Subkutan Mikozlar

62 soru

Soru 21Soru →

Bahçıvanlık yapan 35 yaşında bir kadın hasta, sağ elinde bir gül dikeni batması sonrası gelişen ve iyileşmeyen nodüler bir lezyon şikayetiyle başvurmuştur. Fizik muayenede, primer lezyondan ön kola doğru lenf drenaj yolunu izleyen ağrısız, subkutan nodüller saptanmıştır. Biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde granülomatöz inflamasyon ve asteroid cisimcikleri görüldüğü bildirilmiştir. Bu klinik tabloya en sık neden olan mantar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Sporothrix schenckii*

Cevap

*Sporothrix schenckii*, bahçıvanlarda görülen lenfokutanöz yayılımın en tipik mantar etkenidir.
*Sporothrix schenckii*, toprakta ve bitkilerde bulunan dimorfik bir mantardır. Gül dikeni batması gibi travmatik inokülasyon sonrası primer nodül ve ardından proksimaldeki lenf yolları boyunca ikincil nodüllerle (lenfokutanöz sporotrikoz) seyreden tabloya en sık neden olan etkendir. Histopatolojide maya hücrelerinin etrafında eozinofilik materyalden oluşan asteroid cisimcikleri görülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve yayılımın değerlendirilmesi
Gül dikeni batması (travma) ve lenfatik drenaj hattını izleyen nodüller "sporotrikoid yayılım" olarak tanımlanır.
Karakteristik yayılım paternini belirlemek tanı için ilk adımdır.
2
Patolojik bulguların analizi
Asteroid cisimcikleri (Splendore-Hoeppli fenomeni), *Sporothrix schenckii* enfeksiyonlarında görülen karakteristik bir bulgudur.
Spesifik mikrobiyolojik ve histopatolojik ipuçlarını değerlendirmek etkeni doğrular.

Anahtar Kavram

Sporotrikoz (Bahçıvan Hastalığı) ve Lenfokutanöz Yayılım
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru →

4242 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 yıldır yüzünün orta kısmında, özellikle burun ve üst dudak bölgesinde yavaş ilerleyen, ağrısız, belirgin bir şişlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan muayenede burun ve çevre dokularda sert, üzerine basmakla çöküntü bırakmayan (non-pitting), çevre dokulara yapışık ancak üzerindeki derinin normal göründüğü bir kitle saptanıyor. Hastanın anamnezinde travma öyküsü bulunmamaktadır. Alınan derin doku biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; granülomatöz inflamasyon zemininde, geniş çaplı ve seyrek septalı hifler ile bu hiflerin etrafını çevreleyen eozinofilik "Splendore-Hoeppli" materyali izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Conidiobolus coronatus

Cevap

Conidiobolus coronatus
Doğru yanıt olan Conidiobolus coronatus, özellikle tropikal bölgelerde yetişkinlerde görülen ve burun, paranazal sinüsler ile yüzün yumuşak dokularını etkileyen 'rinofasiyal entomoftoromikoz' etkenidir. Lezyonlar tipik olarak ağrısız, sert ve üzerindeki derinin sağlam olduğu subkutan kitleler şeklindedir. Histopatolojide geniş çaplı, ince duvarlı, seyrek septalı zigomiçet hiflerinin etrafında Splendore-Hoeppli fenomeni (asteroid benzeri eozinofilik halelenme) izlenmesi tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik lezyonun anatomik yerleşimi ve hasta grubunun analizi.
Yetişkin bir erkekte yüz orta hattında (burun/üst dudak) yerleşmiş, ağrısız ve sert kitle bulgusu rinofasiyal entomoftoromikoz (subkutan zigomikoz) lehinedir.
Subkutan zigomikozlar yerleşim yerlerine göre iki ana klinik tabloya ayrılır: Rinofasiyal ve subkutan (trunkal).
2
Histopatolojik bulguların değerlendirilmesi.
Geniş, seyrek septalı hifler ve etrafındaki yoğun eozinofilik materyal (Splendore-Hoeppli fenomeni) zigomikoz tanısını doğrular.
Splendore-Hoeppli fenomeni, mikroorganizma etrafında antijen-antikor komplekslerinin birikmesiyle oluşan asteroid benzeri bir yapıdır.
3
Etken düzeyinde ayırıcı tanı yapılması.
Yüz yerleşimi ve yetişkin hasta profili nedeniyle etken Conidiobolus coronatus olarak belirlenir.
Basidiobolus ranarum benzer patolojik bulgular yapsa da tipik olarak çocuklarda gövde ve bacakları tutar.

Anahtar Kavram

Entomoftoromikoz (Subkutan Zigomikoz) Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Diğer subkutan mikozlardaki karakteristik yapılar (kromoblastomikozda Medlar cisimcikleri, misetomada granüller) ile karşılaştırmalı bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru →

Güney Amerika'nın tropikal bölgelerinde yaşayan 5252 yaşındaki bir balıkçının sağ kulak kepçesinde ve el sırtında, yaklaşık 1515 yıldır mevcut olan, yavaş ilerleyen, ağrısız, sert kıvamlı, parlak yüzeyli ve keloid benzeri nodüler lezyonlar saptanıyor. Lezyondan alınan doku örneğinin mikroskobik incelemesinde; çok katlı yassı epitelyum altında yoğun granülomatöz inflamasyon ve dev hücreleri içerisinde 'tespih tanesi' şeklinde birbirine ince bağlantılarla tutunmuş, kalın duvarlı, yaklaşık 10μm10 \mu m çapında çok sayıda maya benzeri yapı gözleniyor. Bu hastadaki klinik ve histopatolojik bulgular değerlendirildiğinde, etken mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken mikroorganizma, günümüzdeki teknolojik imkanlarla henüz laboratuvar ortamında (in vitro) üretilememiştir

Cevap

Etken mikroorganizma olan Lacazia loboi, günümüzde henüz in vitro ortamda (besiyerlerinde) üretilememiştir.
Vakada tanımlanan klinik tablo (Amazon bölgesi, keloid benzeri lezyonlar) ve mikroskobik bulgular (tespih tanesi şeklinde dizilmiş mayalar) Lobomikoz (etken: Lacazia loboi) tanısını kesinleştirir. Lacazia loboi'nin en önemli mikrobiyolojik özelliği, günümüzdeki hiçbir yapay besiyerinde (in vitro) üretilememesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Amazon/Güney Amerika yerleşimi, uzun süreli (15 yıl), ağrısız, keloid benzeri lezyonlar Lobomikoz (Lobo hastalığı) tanısını düşündürür.
Keloid benzeri subkutan lezyonlar bu hastalık için patognomoniktir.
2
Patolojik bulguları değerlendir
Dokuda saptanan 'tespih tanesi' (catenulate) dizilimi gösteren maya benzeri yapılar, Lacazia loboi'nin tipik görünümüdür.
Hücrelerin ince köprülerle birbirine bağlanması bu ajanı diğer subkutan mantarlardan ayırır.
3
Mikrobiyolojik özellikleri hatırla
Lacazia loboi laboratuvar besiyerlerinde üretilemeyen, sadece doku örneklerinde veya deneysel hayvan modellerinde (armadillo) gözlenebilen bir etkendir.
TUS sınavında kültürü yapılamayan etkenler (M. leprae, T. pallidum, L. loboi vb.) önemli birer soru hedefidir.

Anahtar Kavram

Lacazia loboi'nin (Lobomikoz) laboratuvar ortamında kültüre edilememe özelliği

Daha Fazla Pratik

Diğer kültürü yapılamayan tıbbi öneme sahip mikroorganizmaları (Mycobacterium leprae, Treponema pallidum, Tropheryma whipplei) gözden geçirmek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru →

Deri ve deri altı doku enfeksiyonlarında, primer lezyondan lenfatik drenaj hattı boyunca nodüler lezyonların gelişmesi 'sporotrikoz benzeri' (lenfokutanöz) yayılım olarak tanımlanır. Aşağıdaki etkenlerden hangisinin bu klinik tabloyu oluşturması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Madurella mycetomatis

Cevap

Madurella mycetomatis eumisetom etkenidir ve sporotrikoz benzeri lenfatik yayılım değil, lokal doku invazyonu ile karakterize misetom tablosu oluşturur.
Madurella mycetomatis, eumisetom (mantar kaynaklı misetom) tablosunun en sık etkenidir. Bu enfeksiyon; lokal şişlik, fistülleşme ve granül (drenaj) oluşumu ile karakterizedir. Lenfatik sistem boyunca nodüler yayılım (sporotrikoz benzeri yayılım) misetom klinik seyrinde beklenen bir bulgu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımlama
Soruda tanımlanan 'sporotrikoz benzeri' yayılım, primer bir travmatik lezyondan lenfatik drenaj yoluyla proksimale doğru nodüllerin dizilmesidir.
Ayırıcı tanıda yer alan etkenleri belirlemek için klinik paternin doğru anlaşılması gerekir.
2
Lenfokutanöz yayılım yapan etkenleri hatırlama
Ana etkenler: Sporothrix schenckii, Mycobacterium marinum, Nocardia brasiliensis, Leishmania brasiliensis ve nadiren Francisella tularensis.
TUS sınavlarında sıkça sorulan bu ayırıcı tanı listesi, klinik mikrobiyolojinin temel bilgilerindendir.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Madurella mycetomatis, tipik bir misetom (Madura ayağı) etkenidir ve lenfatik yayılım göstermez.
Misetomlar lokalize, kronik ve destrüktif enfeksiyonlardır; lenfatik yayılım bu klinik tablo için beklenen bir özellik değildir.

Anahtar Kavram

Sporotrikoz benzeri (lenfokutanöz) yayılımın ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:50s
Soru 25Soru →

Yüzme antrenmanları yapan 2222 yaşında erkek hasta, burun deliğinden dışarı sarkan, saplı, pembe renkli ve kolay kanayan polipoid bir kitle şikayetiyle başvurmuştur. Alınan biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde, çok sayıda endospor içeren 300μm300 \mu m çapında büyük sferüller görülmüştür. Bu hastalık tablosu ve etkeni ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken, Mesomycetozoea grubunda yer alan ve rutin mikolojik besiyerlerinde üretilemeyen bir mikroorganizmadır

Cevap

Rhinosporidium seeberi, Mesomycetozoea grubunda yer alan ve rutin mikolojik besiyerlerinde üretilemeyen bir mikroorganizmadır.
Vakadaki klinik (nazal polip, su teması) ve histopatolojik (300μm300 \mu m büyüklüğünde endosporlu sferüller) bulgular Rhinosporidium seeberi'yi işaret etmektedir. Bu etkenin en karakteristik özelliği Mesomycetozoea grubunda yer alması ve rutin laboratuvar besiyerlerinde kültüre edilememesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Yüzücü/su teması öyküsü, nazal polip ve kanama bulguları rinosporidiyozu (Rhinosporidium seeberi) düşündürür.
Rinosporidiyoz tipik olarak burun ve konjonktiva mukozasında polipoid kitlelerle seyreder.
2
Histopatolojik boyutu analiz et
300μm300 \mu m çapında sferüller saptanmıştır.
Rhinosporidium seeberi sferülleri (100−350μm100-350 \mu m), Coccidioides immitis sferüllerinden (20−60μm20-60 \mu m) çok daha büyüktür ve tanı koydurucudur.
3
Etkenin biyolojik özelliklerini hatırla
Rhinosporidium seeberi kültürü yapılamayan bir etkendir.
Geleneksel olarak mantarlar arasında incelense de, moleküler analizler sonucu Mesomycetozoea grubunda sınıflandırılmıştır ve yapay besiyerlerinde üremez.

Anahtar Kavram

Rhinosporidium seeberi'nin kültürü yapılamaz ve modern sınıflamada Mesomycetozoea grubunda yer alır.

Daha Fazla Pratik

Coccidioides immitis ve Rhinosporidium seeberi sferüllerini çap ve konak öyküsü açısından karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru →

Tarım işçisi olarak çalışan 4545 yaşındaki erkek hasta, sağ ayak tabanında yaklaşık 22 yıldır devam eden, giderek büyüyen ve üzerinden yer yer iltihaplı akıntı gelen ağrısız şişlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede ayak sırtına doğru yayılan tümefaksiyon ve çok sayıda sinüs ağzı saptanıyor. Akıntının mikroskobik incelemesinde 1−21-2 mm çapında, sert yapıda siyah renkli granüller (tanecikler) gözleniyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Madurella mycetomatis

Cevap

Hastada saptanan tümefaksiyon, sinüs yolları ve siyah granül varlığı, en sık Madurella mycetomatis tarafından oluşturulan eumisetoma (mantar kaynaklı miçetoma) tablosunu işaret etmektedir.
Hastada tarif edilen klinik tablo (tümefaksiyon, sinüs yolları ve granüller) miçetoma triadıdır. Akıntıda saptanan siyah renkli granüller, etkenin bir mantar olduğunu (eumisetoma) kesinleştirir. Madurella mycetomatis, siyah granül oluşturan eumisetoma vakalarının en yaygın nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik üçlünün değerlendirilmesi
Tümefaksiyon (şişlik), sinüs yolları ve granüllü akıntı varlığı 'Miçetoma' tanısını koydurur.
Bu üçlü bulgu subkutan dokuların kronik, destrüktif granülomatöz enfeksiyonu için karakteristiktir.
2
Etiyolojik ayrımın yapılması (Aktinomisetoma vs Eumisetoma)
Siyah renkli granüller saptanması, enfeksiyonun mantar kaynaklı (eumisetoma) olduğunu gösterir.
Bakteriyel etkenler (Nocardia, Actinomadura vb.) siyah granül oluşturmaz; siyah granül her zaman mantarları işaret eder.
3
En olası mantar etkeninin belirlenmesi
Eumisetoma tablolarında dünyada ve Türkiye'de en sık izole edilen siyah granül etkeni Madurella mycetomatis'tir.
Epidemiyolojik veriler ve morfolojik özellikler bu etkeni ön plana çıkarır.

Anahtar Kavram

Miçetoma tanısında granül rengi; etkenin bakteriyel (aktinomisetoma) mi yoksa fungal (eumisetoma) mı olduğunun ayrımında kritik öneme sahiptir.

İpuçları

1
Şişlik, sinüs yolları ve granüllerden oluşan tablo 'miçetoma' olarak adlandırılır.
2
Granüllerin siyah olması, etkenin bakteriyel değil, mantar kaynaklı (eumisetoma) olduğunu gösterir.
3
Eumisetoma vakalarında dünyada en sık saptanan siyah granül etkenini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Aktinomisetoma ile eumisetoma arasındaki tedavi farklarını (antibiyotik vs antifungal) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 27Soru →

Tropikal iklimde yaşayan 4848 yaşında bir erkek hasta, sağ bacağında yaklaşık 22 yıldır yavaş büyüme gösteren, ağrısız, karnabahar benzeri verrüköz (siğilsi) lezyonlar nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Lezyonlardan alınan biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde granülomatöz inflamasyon odağında; koyu renkli, kalın duvarlı, ortadan septa ile bölünmüş 'bakır parası' görünümünde (Medlar cisimcikleri) yapılar saptanıyor.

Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kromoblastomikoz

Cevap

Kromoblastomikoz
Verrüköz (siğilsi) lezyonlar ve histopatolojide saptanan bakır parası görünümlü, septalı sklerotik yapılar (Medlar cisimcikleri) kromoblastomikozun tipik özelliğidir. Bu hastalık genellikle toprakla temas eden çiftçilerde, travma sonrası deri altı dokuya yerleşen dematiyöz (pigmentli) mantarlar (örn. Fonsecaea pedrosoi) tarafından oluşturulur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik görünümü analiz et
Karnabahar benzeri verrüköz lezyonlar saptandı.
Subkutan mikozlar içinde kromoblastomikoz tipik olarak siğilsi/verrüköz büyüme yapar.
2
Patolojik bulguyu değerlendir
Medlar cisimcikleri (sklerotik cisimcikler) belirlendi.
Bu yapılar, etken mantarların dokudaki patognomonik formudur.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikozun tanısında en karakteristik bulgu, dokuda görülen pigmentli, kalın duvarlı ve septalı sklerotik cisimciklerdir (Medlar cisimcikleri).

Daha Fazla Pratik

Medlar cisimciklerinin görüldüğü diğer dematiyöz mantar cinslerini (Phialophora, Cladophialophora) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 28Soru →

Batı Afrika seyahati sonrası 4242 yaşında erkek hasta; burun, üst dudak ve yanak bölgesinde yaklaşık 88 aydır devam eden, ağrısız, sert ve giderek genişleyen subkutan bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede gode bırakmayan ödem ve belirgin fasiyal deformite saptanıyor; ancak bölgesel lenfadenopati saptanmıyor. Alınan doku biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; eozinofillerden zengin granülomatöz iltihap zemininde, geniş çaplı ve ince duvarlı hiflerin çevresinde eozinofilik ışınsal çıkıntılar (Splendore-Hoeppli fenomeni) izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Conidiobolus coronatus

Cevap

Rinofasiyal bölgede ağrısız sert şişlik ve histopatolojide Splendore-Hoeppli fenomeni ile karakterize olan tablo Conidiobolus coronatus enfeksiyonudur.
Doğru seçenek olan patojen, entomofitoromikozun bir formu olan rinofasiyal enfeksiyona neden olur. Tipik olarak tropikal bölgelerdeki erişkin erkeklerde görülür ve burun, yanak, üst dudak gibi bölgelerde ağrısız, subkutan, sert ödematöz şişliklerle karakterizedir. Histopatolojik incelemede geniş, ince duvarlı hiflerin etrafında biriken eozinofilik materyal (Splendore-Hoeppli fenomeni) bu grup için tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastanın erişkin olması, tropikal bölge öyküsü ve özellikle yüzün orta hattında (burun ve üst dudak) gelişen gode bırakmayan sert ödem, rinofasiyal entomofitoromikozu düşündürür.
Klinik yerleşim ve hasta profili etken ayrımında kritiktir.
2
Histopatolojik verilerin yorumlanması
Geniş hifler ve etrafındaki Splendore-Hoeppli fenomeni, Zygomycota şubesi içindeki Entomophthorales takımına ait mantarları (Conidiobolus ve Basidiobolus) işaret eder.
Splendore-Hoeppli fenomeni bu grup için ayırt edici bir patolojik bulgudur.
3
Etken düzeyinde ayırıcı tanı yapılması
Rinofasiyal tutulum ve erişkin yaş grubu Conidiobolus coronatus için karakteristiktir; Basidiobolus ranarum ise daha çok çocuklarda ve ekstremite/gövde yerleşimli kitleler yapar.
Anatomik lokalizasyon iki ana entomofitoromikoz etkenini birbirinden ayırır.

Anahtar Kavram

Subkutan Entomofitoromikoz Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Diğer subkutan mikoz etkenlerinden olan Kromoblastomikoz ve Miçetoma arasındaki histopatolojik farkları (sklerotik cisimcikler vs. granüller) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru →

4242 yaşında bir erkek çiftçi, sağ ayağında yaklaşık 22 yıldır devam eden, yavaş ilerleyen şişlik ve üzerinden iltihaplı akıntı gelen çok sayıda delik (fistül) şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede lezyonlardan drene olan akıntıda beyaz-sarı renkli granüller dikkati çekiyor. Bu granüllerin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile hazırlanan preparatında geniş, septalı hif yapıları ve bu hiflerin uçlarında klamidokonidyumlar gözleniyor. Sabouraud dekstroz agarda (SDASDA) 25∘C25^\circ C’de yapılan ekimde gri-beyaz renkli, kadifemsi koloniler ürüyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Scedosporium apiospermum

Cevap

Scedosporium apiospermum
Vakada tanımlanan klinik tablo, fistüllerden drene olan granüllerle karakterize bir miçetoma tablosudur. Granüllerin mikroskobik incelemesinde 'geniş, septalı hiflerin' görülmesi, etkenin bir mantar olduğunu (eumiçetoma) kanıtlar. Beyaz-sarı renkli granüller ve kültürde gri-beyaz koloniler Scedosporium apiospermum tanısını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve lezyon karakterini değerlendirin.
Ayakta kronik şişlik, fistülizasyon ve granül varlığı miçetoma (Madura ayağı) sendromunu işaret eder.
Miçetoma üçlüsü: Lokal şişlik, fistül oluşumu ve granül drenajıdır.
2
Granül rengi ve mikroskobik yapıyı analiz edin.
Beyaz-sarı granüller ve geniş septalı hifler, tablonun bir mantar enfeksiyonu (eumiçetoma) olduğunu gösterir.
Aktinomiçetoma (bakteriyel) etkenleri çok ince filamanlar oluştururken, eumiçetoma (fungal) etkenleri gerçek hif yapıları oluşturur.
3
Kültür özelliklerini etkenle eşleştirin.
25∘C25^\circ C'de gri-beyaz kadifemsi koloniler Scedosporium apiospermum için tipiktir.
Scedosporium apiospermum beyaz granüllü eumiçetomanın en yaygın nedenidir.

Anahtar Kavram

Eumiçetoma ve Aktinomiçetoma Ayırıcı Tanısı
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 30Soru →

Ayak bölgesinde yavaş ilerleyen, ağrısız şişlik, multipl sinüs ağızları ve bu sinüslerden granül (tane) çıkışıyla karakterize misetoma tablosunda; etkenin bir mantar olduğunu aktinomisetlerden (bakteri) ayırt etmek için kullanılan en güvenilir mikroskobik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Granül kesitlerinde 22-55 μm\mu m çapında, bölmeli hif yapılarının görülmesi

Cevap

Granül kesitlerinde 22-55 μm\mu m çapında, bölmeli hif yapılarının görülmesi en güvenilir mikroskobik ayırıcı özelliktir.
Misetoma olgularında kesin tanı granüllerin incelenmesiyle konur. Mikroskobik incelemede granülü oluşturan yapıların çapı 22-55 μm\mu m arasındaysa ve septalı hifler/klamidosporlar görülüyorsa bu bir mantar enfeksiyonudur (eumisetoma). Eğer yapılar yaklaşık 11 μm\mu m çapında ince filamentlerden oluşuyorsa bu bir bakteri enfeksiyonudur (aktinomisetoma).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Şişlik, sinüs yolları ve granül drenajı 'misetoma' (Madura ayağı) sendromunu gösterir.
Bu üçlü bulgu subkutan dokunun kronik, granülomatöz enfeksiyonları için karakteristiktir.
2
Etken gruplarını karşılaştır
Misetoma etkenleri mantarlar (eumisetoma) veya aktinomiset adı verilen bakteriler (aktinomisetoma) olabilir.
Tedavi rejimleri (antifungal vs antibiyotik) tamamen farklı olduğu için bu ayrım hayatidir.
3
Mikroskobik boyut farkını hatırla
Mantar hifleri 22-55 μm\mu m (veya daha geniş) iken, bakteri filamentleri yaklaşık 11 μm\mu m çapındadır.
Işık mikroskobunda hif ve filament arasındaki bu belirgin çap farkı en temel laboratuvar ayrım kriteridir.

Anahtar Kavram

Misetoma tanısında hif çapı (>2>2 μm\mu m) mantar etkenini, ince filament çapı (∼1\sim 1 μm\mu m) ise bakteri etkenini gösterir.

Daha Fazla Pratik

Nocardia brasiliensis ve Madurella mycetomatis arasındaki temel klinik ve laboratuvar farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 31Soru →

5050 yaşında bir tarım işçisi, sağ ayağında yaklaşık 55 yıldır devam eden, yavaş ilerleyen ağrısız şişlikler ve bu şişliklerin üzerindeki fistül ağızlarından gelen siyah tanecikli (granül) akıntı şikayetiyle başvuruyor. Akıntıdan alınan örneğin direkt mikroskobik incelemesinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması, enfeksiyonun bir eumisetom (mantar kaynaklı misetom) olduğunu en güçlü şekilde destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2−52 - 5 μm\mu m çapında geniş, septalı hif yapılarının ve klamidosporların saptanması

Cevap

Eumisetom tanısında en güçlü kanıt, granül içinde 2−52 - 5 μm\mu m çapında geniş, septalı hif ve klamidosporların gösterilmesidir.
Doğru seçenek olan geniş, septalı hif ve klamidosporların görülmesi eumisetomlar için spesifiktir. Mantarlar ökaryotik hücre yapısına sahip oldukları için hif yapıları aktinomiset adı verilen bakterilerin flamanlarından çok daha kalındır (genellikle 2−52 - 5 μm\mu m veya daha fazla).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Hastadaki ağrısız şişlik, fistülizasyon ve granüllü akıntı 'Misetom' tanısını koydurur.
Misetom, subkutan dokuların kronik, süpüratif ve granülomatöz bir enfeksiyonudur.
2
Eumisetom ve Aktinomisetom ayrımı
Etken mantar (Eumisetom) veya bakteri (Aktinomisetom) olabilir.
Bu iki grubun tedavisi tamamen farklı olduğu için (antifungal vs. antibiyotik) ayrım kritiktir.
3
Mikroskobik boyut analizi
2−52 - 5 μm\mu m çaplı yapılar mantarları, 11 μm\mu m altındaki flamanlar bakterileri gösterir.
Gerçek mantar hifleri, prokariotik aktinomiset flamanlarından belirgin şekilde daha kalındır.

Anahtar Kavram

Misetomlarda eumisetom (mantar) ve aktinomisetom (bakteri) ayrımı, granül içindeki yapıların çapına göre yapılır (2−52 - 5 μm\mu m hif vs. <1< 1 μm\mu m flaman).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 32Soru →

Klinik olarak 'misetom' (Madura ayağı) ön tanısı alan bir hastanın lezyonundan drene olan granüllerin mikroskobik incelemesinde; yaklaşık 1μm1 \mu m çapında, dallanma gösteren ince filamanlar saptanmıştır. Bu mikroskobik bulguya dayanarak konulacak en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktinomisetom

Cevap

Aktinomisetom tanısı doğrudur çünkü saptanan 1μm1 \mu m çapındaki ince filamanlar bakteriyel etkenleri işaret eder.
Aktinomisetom, aerobik aktinomisetler (Nocardia, Actinomadura, Streptomyces) tarafından oluşturulan bir subkutan enfeksiyondur. Bu etkenler yapısal olarak bakteri oldukları için filaman çapları yaklaşık 1μm1 \mu m (bakteri boyutunda) düzeyindedir. Bu özellik, gerçek mantarların (2μm2 \mu m ve üzeri) oluşturduğu eumisetomdan en önemli mikroskobik farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve mikroskobik bulguyu analiz et.
Lezyonun bir 'misetom' olduğu ve granül içerdiği, ancak granül içindeki filamanların çok ince (1μm1 \mu m) olduğu belirlenir.
Misetomlar, hem gerçek mantarlar (eumisetom) hem de yüksek yapılı bakteriler (aktinomisetom) tarafından oluşturulabilir; ayrım mikroskobik inceleme ile yapılır.
2
Filaman çapını taksonomik gruplarla eşleştir.
Bakteriyel filamanlar (Nocardia, Actinomadura vb.) yaklaşık 1μm1 \mu m çapındayken, gerçek mantar hifleri >2−4μm>2-4 \mu m çapındadır.
Eukaryotik mantar hücreleri, prokaryotik bakteri hücrelerine göre belirgin şekilde daha kalındır.
3
Tanıyı ve tedavi yaklaşımını belirle.
Tanı aktinomisetomdur.
Bu ayrım kritiktir çünkü aktinomisetom antibiyotiklerle (örn. TMP-SMX) tedavi edilirken, eumisetom antifungal ve cerrahi tedavi gerektirir.

Anahtar Kavram

Misetomlarda etkenin prokaryotik (bakteri) veya eukaryotik (mantar) oluşunun filaman çapına bakılarak ayırt edilmesi.

Daha Fazla Pratik

Aktinomisetom ve Eumisetom arasındaki tedavi farklarını (Antibiyotik vs Antifungal) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 33Soru →

Subkutan mikoz etkenlerinden olan ve termal dimorfizm özelliği gösteren *Sporothrix schenckii*'nin, 37∘C37^{\circ}C sıcaklıkta veya doku örneklerinde görülen karakteristik morfolojik formu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Puro (sigar) benzeri maya hücreleri

Cevap

Sporothrix schenckii'nin doku ve 37∘C37^{\circ}C formunda puro (sigar) benzeri maya hücreleri görülür.
Doğru yanıt olan seçenek, mantarın vücut ısısında (37∘C37^{\circ}C) veya doğrudan doku biyopsilerinde aldığı tipik eliptik, uzun ve dar görünümü ifade eder. Bu morfoloji tıp literatüründe 'puro' veya 'sigar' benzeri maya olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Etkenin biyolojik özelliklerini belirle
Sporothrix schenckii termal dimorfik bir mantardır.
Düşük sıcaklıkta küf, vücut sıcaklığında maya formunda bulunur.
2
İstenen sıcaklık veya ortamdaki formu hatırla
Doku veya 37∘C37^{\circ}C derecede maya formu baskındır.
Vücut ısısı mantarın maya fazına geçişini tetikler.
3
Maya formunun spesifik görünümünü tanımla
Puro (sigar) benzeri görünüm.
Bu morfoloji Sporothrix tanısında yüksek değer taşıyan tipik bir bulgudur.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii'nin termal dimorfizmi ve doku morfolojisi
Soru 34Soru →

Sağ ön kolunda yaklaşık 44 hafta önce başlayan ve iyileşmeyen ülseröz bir lezyon şikayetiyle başvuran 3838 yaşındaki bir orman işçisinin fizik muayenesinde; lezyonun proksimaline doğru lenfatik drenaj hattı boyunca dizilmiş ağrısız, sert nodüller palpe ediliyor. Alınan biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde granülomatöz inflamasyon alanında, merkezinde maya hücresi bulunan ve çevresinde eozinofilik ışınsal çıkıntılar izlenen bir yapı saptanıyor.

Bu hasta için en olası etken ve dokuda saptanan yapı aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sporothrix schenckii\textit{Sporothrix schenckii} - Asteroid cisimciği

Cevap

Sporothrix schenckii\textit{Sporothrix schenckii} - Asteroid cisimciği
Vakadaki klinik görünüm (lenfokütanöz yayılım) ve histopatolojik bulgu (maya hücresi etrafında eozinofilik ışınsal çıkıntılar - Asteroid cisimciği) Sporothrix schenckii\textit{Sporothrix schenckii} enfeksiyonu olan sporotrikoz için klasiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Travmatik inokülasyon sonrası primer lezyondan proksimale doğru lenfatik hat boyunca nodüllerin dizilmesi (lenfokütanöz yayılım) saptandı.
Bu patern subkutan mikozlar içinde en tipik olarak sporotrikozda görülür.
2
Histopatolojik bulguyu yorumla
Maya hücresini çevreleyen eozinofilik radyasyonlar 'Asteroid cisimciği' (Splendore-Hoeppli fenomeni) olarak tanımlandı.
Bu yapı, konak immün yanıtının mantar hücresi etrafında çökelmesiyle oluşur ve sporotrikoz tanısında karakteristiktir.
3
Ayırıcı tanıyı değerlendir
Nocardia\textit{Nocardia} ve M. marinum\textit{M. marinum} lenfatik yayılım yapsa da mikroskobik bulgular uyuşmamaktadır.
Hücre tipi (maya) ve spesifik cisimcik (asteroid) etkenin mantar olduğunu doğrular.

Anahtar Kavram

Sporotrikozun lenfokütanöz formu ve dokudaki spesifik asteroid cisimciği bulgusu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru →

5555 yaşında, böbrek nakli nedeniyle immünsüpresif tedavi gören erkek hasta, sol el sırtında 33 aydır yavaş büyüyen, ağrısız bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede el sırtında yaklaşık 33 cm çapında, yumuşak kıvamlı, flüktüasyon veren kistik bir kitle saptanıyor. Kitle eksize edildikten sonra yapılan histopatolojik incelemede; kist duvarının fibröz dokudan oluştuğu, lümende ise süpüratif debris ve koyu renkli (melanin içeren), septalı, dallanan hif yapıları ile düzensiz maya benzeri formlar izleniyor. Dokuda sklerotik (Medlar) cisimcik saptanmıyor.

Bu hastadaki klinik tablo ve olası etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klinik tablo "subkutan feohifomikoz" olup, dokuda melanin içeren septalı hiflerin ve maya benzeri yapıların görülmesi karakteristiktir.

Cevap

Klinik tablo subkutan feohifomikoz olup, dokuda melanin içeren septalı hiflerin ve maya benzeri yapıların görülmesi karakteristiktir.
Doğru yanıt olan seçenek, hastadaki klinik ve histopatolojik bulguları tam olarak karşılamaktadır. İmmünsüpresif hastalarda sıklıkla kistik lezyonlar şeklinde ortaya çıkan subkutan feohifomikozda, dokuda melanin içeren (dematiyöz) septalı hifler, psödohif benzeri yapılar ve düzensiz maya hücreleri izlenir. Bu tabloyu kromoblastomikozdan ayıran en temel özellik, dokuda hif yapılarının baskın olması ve karakteristik sklerotik (Medlar) cisimciklerinin bulunmamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve immünolojik durumunu değerlendir.
İmmünsüpresif bir hastada yavaş büyüyen, ağrısız, kistik bir subkutan lezyon (feohifomikotik kist) mevcuttur.
Risk faktörlerini ve lezyon morfolojisini belirlemek ayırıcı tanı için ilk adımdır.
2
Histopatolojik bulguları analiz et.
Dokuda melanin (koyu renk) içeren septalı hifler ve maya benzeri formlar izlenmiş, ancak sklerotik cisimcikler saptanmamıştır.
Mantarın doku morfolojisi subkutan mikozların sınıflandırılmasında anahtar rol oynar.
3
Kromoblastomikoz ve feohifomikoz ayrımını yap.
Dokuda hif yapıları varsa feohifomikoz; hif olmayıp sadece sklerotik cisimcikler (Medlar) varsa kromoblastomikoz tanısı konur.
Bu iki dematiyöz mantar enfeksiyonu histopatolojik olarak bu temel farkla ayrılır.
4
Doğru tanıyı ve karakteristik özelliği doğrula.
Tanı subkutan feohifomikozdur ve bu tabloda pigmentli septalı hifler görülmesi beklenir.
Mevcut bulgular feohifomikoz tanısı ile tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Feohifomikoz ve Kromoblastomikoz Ayırıcı Tanısı

Daha Fazla Pratik

Kromoblastomikoz ve feohifomikozun doku morfolojilerini karşılaştıran tabloları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 36Soru →

5454 yaşında bir erkek hasta, sağ diz çevresinde yaklaşık 44 yıldır devam eden, yavaş büyüyen, ağrısız şişlik ve üzerinden zaman zaman iltihaplı akıntı gelen fistül ağızları şikayetiyle başvuruyor. Akıntı örneğinde yapılan incelemede beyaz-sarı renkli, yumuşak kıvamlı granüller saptanıyor. Granüllerin %10\%10 KOH ile ezilerek incelenmesinde 2−5μm2-5 \mu m çapında hiyalin (şeffaf), septalı hifler ve klamidosporlar izleniyor. Sabouraud dekstroz agarda üretilen kolonilerin mikroskobik incelemesinde, annellidlerden tek tek köken alan, kahverengi renkli, limon şeklinde annellokonidyumlar saptanıyor. Bu tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amfoterisin B'ye karşı intrinsik dirençli olması nedeniyle tedavide genellikle vorikonazol tercih edilir.

Cevap

Etken olan Scedosporium apiospermum, Amfoterisin B'ye karşı intrinsik direnç gösterir ve tedavisinde vorikonazol tercih edilir.
Scedosporium apiospermum (teleomorfu: Pseudallescheria boydii), eumisetomaların en yaygın etkenlerinden biridir. Kültüründe tipik annellokonidyumlar görülür. Klinik olarak en önemli özelliği, çoğu antifungal ajana ve özellikle Amfoterisin B'ye karşı dirençli olmasıdır. Bu nedenle tedavide vorikonazol ilk seçenek olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Şişlik, fistülize kanallar ve granül varlığı 'Misetoma' triadını oluşturur.
Subkutan enfeksiyonların karakteristik bir prezentasyonudur.
2
Eumisetoma ve Aktinomisetoma ayrımı
Granüllerin mikroskobisinde 2−5μm2-5 \mu m çapında septalı hiflerin görülmesi, etkenin bir mantar (Eumisetoma) olduğunu kanıtlar.
Aktinomisetomalarda hif yerine çok daha ince (<1μm<1 \mu m) dallanan filamentler (bakteriyel yapılar) görülür.
3
Etkenin morfolojik olarak tanımlanması
Beyaz granül, annellid ve limon şeklinde annellokonidyum bulguları Scedosporium apiospermum'u işaret eder.
Annellid yapısı Scedosporium türleri için spesifik bir mikroskobik bulgudur.
4
Tedavi ve direnç profilinin belirlenmesi
Scedosporium apiospermum Amfoterisin B'ye dirençlidir.
Bu özellik TUS'ta sorgulanan yüksek zorluk dereceli bir klinik bilgidir.

Anahtar Kavram

Scedosporium apiospermum, beyaz granüllü eumisetoma etkenidir ve Amfoterisin B'ye karşı intrinsik dirençlidir.
Soru 37Soru →

2525 yaşında bir çiçekçi, sağ elinde gül dikeni batması sonrası gelişen ve yaklaşık iki haftadır iyileşmeyen ülsere bir nodül şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede, eldeki primer lezyondan başlayarak ön kola doğru uzanan, lenfatik drenaj hattı üzerinde dizilmiş, ağrısız, subkutan yerleşimli nodüller saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan etken ve tanısal özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken, doğada ve oda ısısında (25∘C25^{\circ}C) küf formunda, dokuda ve vücut ısısında (37∘C37^{\circ}C) maya formunda bulunan dimorfik bir mantardır.

Cevap

Etkenin doğada küf, dokuda maya formunda bulunan dimorfik bir mantar olması doğrudur.
Sporothrix schenckii, klasik olarak lenfokutanöz yayılım yapan ve termal dimorfizm gösteren bir mantardır. Doğada ve oda ısısında (25∘C25^{\circ}C) hifli küf formunda (papatya benzeri konidiyumlar) bulunurken, dokuda ve vücut ısısında (37∘C37^{\circ}C) 'puro' (sigar) şeklinde maya formuna dönüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Gül dikeni batması öyküsü ve lenfatik drenajı izleyen subkutan nodüller, tipik 'lenfokutanöz Sporotrikoz' (Sporothrix schenckii) tablosudur.
Vakadaki maruziyet ve yayılım şekli bu hastalık için karakteristiktir.
2
Etkenin biyolojik özelliklerini belirle
S. schenckii termal dimorfik bir mantardır; oda ısısında (25∘C25^{\circ}C) küf, vücut ısısında (37∘C37^{\circ}C) maya formundadır.
Subkutan mikoz etkenleri arasında termal dimorfizm gösteren en önemli etkendir.
3
Diğer tanısal yapıları değerlendir
Medlar cisimcikleri Kromoblastomikoz, sülfür granülleri Miçetoma ile ilişkilidir.
Ayırıcı tanıda kullanılan patolojik bulguların ayırt edilmesi doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii'nin termal dimorfizm özelliği ve karakteristik lenfokutanöz yayılımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru →

88 yaşındaki erkek çocuk, sağ uyluk bölgesinde yaklaşık 33 aydır devam eden, ağrısız, sınırları net olmayan, odunsu sertlikte (woody-hard) ve giderek büyüyen bir şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede kitle üzerindeki deri hiperpigmente görülmekle birlikte herhangi bir ülserasyon veya akıntı saptanmıyor. Alınan derin doku biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; dermis ve cilt altında yoğun eozinofilik amorf materyal (Splendore-Hoeppli fenomeni) ile çevrelenmiş, geniş çaplı, ince duvarlı ve seyrek septalı hif yapıları gözleniyor. Bu klinik ve histopatolojik bulgular ışığında, en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Basidiobolus ranarum*

Cevap

Vakada tanımlanan odunsu sertlikteki subkutan kitle ve histopatolojide hifler etrafındaki Splendore-Hoeppli materyali, Basidiobolus ranarum tarafından oluşturulan entomofıtoromikozu (subkutan zigomikoz) tanımlamaktadır.
Vakada tanımlanan ağrısız, akıntısız, odunsu sertlikteki kitle ve histopatolojik olarak geniş hifler etrafındaki Splendore-Hoeppli materyali, entomofıtoromikozun (Basidiobolomycosis) klasik bulgusudur. Basidiobolus ranarum, özellikle tropikal bölgelerdeki çocuklarda uyluk, kalça ve gövde gibi bölgelerde bu tabloya neden olan en olası etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik prezantasyonu analiz et
Çocuk hasta, uyluk yerleşimli, ağrısız, akıntısız ve odunsu sertlikte subkutan kitle saptandı.
Entomofıtoromikozlar (Basidiobolus ve Conidiobolus) diğer subkutan mikozlardan farklı olarak granül veya fistül oluşturmadan masif, sert şişliklerle seyreder.
2
Histopatolojik bulguyu yorumla
Geniş, seyrek septalı hifler ve bu hifleri çevreleyen yoğun eozinofilik Splendore-Hoeppli materyali izlendi.
Bu patolojik görünüm subkutan zigomikozlar için karakteristiktir ve dokunun mantara karşı oluşturduğu yoğun immün reaksiyonu yansıtır.
3
Lokalizasyon ve yaşa göre ayırıcı tanı yap
Ekstremite tutulumu ve çocuk yaş grubu olması nedeniyle etkenin Basidiobolus ranarum olduğu sonucuna varıldı.
Conidiobolus coronatus yetişkinleri ve yüz bölgesini tercih ederken, Basidiobolus ranarum çocukları ve gövde/ekstremite bölgesini tercih eder.

Anahtar Kavram

Entomofıtoromikoz (Basidiobolus ranarum): Çocuklarda gövde/ekstremitede odunsu sertlikte kitle; histopatolojide hifler çevresinde Splendore-Hoeppli materyali.

İpuçları

1
Histopatolojideki Splendore-Hoeppli fenomeni sadece Sporotrikoz'da değil, subkutan zigomikozlarda da görülebilir.
2
Subkutan kitlelerin 'odunsu sertlikte' olması ve granül içermemesi, misetomadan ziyade entomofıtoromikozları akla getirmelidir.
3
Çocuk hasta ve ekstremite (uyluk) yerleşimi bizi Basidiobolus'a, yetişkin hasta ve yüz yerleşimi Conidiobolus'a yönlendirir.

Daha Fazla Pratik

Diğer subkutan mikoz etkenlerinin (örneğin Kromoblastomikoz'daki Medlar cisimcikleri) ayırıcı tanı özelliklerini tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Etkenler arasındaki morfolojik farka odaklanılabilir: Zygomycota sınıfına ait olan Basidiobolus geniş çaplı hifler yaparken, Madurella granül içinde sıkı paketlenmiş hifler, Sporothrix ise dokuda maya formu yapar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 39Soru →

Ayağında travma öyküsü olan 3232 yaşındaki bir tarım işçisinde, zamanla gelişen ağrısız kitle, çok sayıda sinüs ağzı ve bu sinüslerden gelen siyah renkli granüller saptanmıştır. Granüllerin mikroskobik incelemesinde geniş ve septalı hif yapıları ile klamidosporlar gözlenmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Madurella mycetomatis

Cevap

Siyah granüllere ve septalı hif yapısına sahip olan Madurella mycetomatis
Vakada tanımlanan tümefaksiyon, sinüs yolları ve granül varlığı miçetoma tanısını koydurur. Mikroskopide septalı hiflerin görülmesi bunun bir mantar enfeksiyonu (ömiçetoma) olduğunu, siyah granüllerin varlığı ise etkenin en olası Madurella mycetomatis olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Travma sonrası ayakta şişlik (tümefaksiyon), sinüs yolları ve granül çıkışı 'Miçetoma' (Madura ayağı) üçlüsünü gösterir.
Miçetoma tanısı için bu klinik triad karakteristiktir.
2
Etkenin doğasını belirle (Fungal vs Bakteriyel)
Mikroskopide 'septalı hif' görülmesi etkenin bir mantar (Ömiçetoma) olduğunu kanıtlar.
Aktinomiçetomalarda (bakteriyel) hif yapıları görülmez, çok daha ince filamentöz bakteriler izlenir.
3
Granül rengine göre ayırıcı tanı yap
Siyah renkli granüller fungal etkenlerden özellikle Madurella türlerini akla getirir.
Madurella mycetomatis dünya genelinde siyah granüllü ömiçetomanın en sık nedenidir.

Anahtar Kavram

Ömiçetoma (Fungal Miçetoma) Tanısı
Soru 40Soru →

28 yaşında bir veteriner teknikeri, sol el bileğinde iki hafta önce başlayan ve sonrasında lenfatik drenajı izleyerek ön kola doğru doğrusal bir hat boyunca yayılan ağrısız nodüler lezyonlar nedeniyle başvuruyor. Öyküsünden lezyonların, sokakta bulduğu ve hasta görünümlü bir kedi tarafından tırmalanması sonrası başladığı öğreniliyor. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde, maya hücrelerinin etrafında eozinofilik antijen-antikor çökeltilerinden oluşan "asteroid cisimcikleri" (Splendore-Hoeppli fenomeni) saptanıyor. Bu klinik tablodan sorumlu olan etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25∘C25^{\circ}C’deki kültüründe hiflerin ucunda papatya benzeri (rosette) dizilim gösteren mikrokonidiyalar görülür

Cevap

Sporothrix türleri termal dimorfik mantarlar olup, oda ısısındaki (25∘C25^{\circ}C) kültürlerinde hiflerin ucunda papatya (rosette) şeklinde dizilen konidiyalar oluştururlar.
Hastanın klinik tablosu (lenfatik yayılım gösteren nodüller) ve tırmalanma öyküsü Sporotrikoz ile uyumludur. Bu hastalığın etkeni olan Sporothrix schenckii kompleksi termal dimorfiktir. Kültüründe 25∘C25^{\circ}C'de (oda ısısı) üreyen küf formu, papatya (rosette) benzeri dizilim gösteren konidiyalar içermesiyle tanınır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Lenfokutanöz sporotrikoz
Kedi tırmalaması sonrası gelişen ve lenfatik hattı izleyen nodüler lezyonlar tipik sporotrikoz prezentasyonudur.
2
Patolojik bulguyu yorumla
Asteroid cisimciği (Splendore-Hoeppli)
Sporotrikozda maya hücresi etrafındaki eozinofilik birikimler tanıya yardımcı olan ancak spesifik olmayan bir bulgudur.
3
Etkenin mikrobiyolojik özelliklerini belirle
Papatya benzeri konidiyalar
Sporothrix schenckii oda ısısında ince hifler ve bunların ucunda kümelenmiş mikrokonidiyalar ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

Sporotrikozda termal dimorfizm ve lenfatik yayılım
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 4Sonraki
Subkutan Mikozlar Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin