Nöroloji

293 soru

Soru 21Soru

1515 aylık bir çocuk, gövde dengesini sağlayamama ve yürüme sırasında belirgin dengesizlik şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede; geniş tabanlı yürüyüş, ekstremitelerde belirgin hipotoni, oyuncaklara uzanırken niyet titremesi (intensiyonel tremor) ve dismetri saptanıyor. Motor gelişim basamaklarında gecikme izlenen ancak kognitif gelişimi motor etkilenimine göre daha iyi korunan bu hastanın öyküsünde doğum sonrası belirgin bir asfiksi veya hiperbilirubinemi saptanmamıştır. Bu hastada kraniyal manyetik rezonans (MR) incelemesinde en olası görülmesi beklenen nöroradyolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serebellar hipoplazi veya atrofi

Cevap

Ataksik serebral palsi ile uyumlu olan klinik tablo (ataksi, hipotoni, intensiyonel tremor) en sık serebellar hipoplazi veya atrofi ile ilişkilidir.
Vakada tanımlanan geniş tabanlı yürüyüş, intensiyonel tremor, dismetri ve hipotoni kombinasyonu klasik 'Ataksik Serebral Palsi' tablosudur. Bu tip, serebral palsinin diğer formlarına göre daha nadir görülür ve nöroanatomik olarak serebellumdaki (beyincik) hasar veya gelişimsel kusurlarla (hipoplazi, atrofi) doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Geniş tabanlı yürüyüş, ataksi, hipotoni ve intensiyonel tremor saptanmıştır.
Bu bulgular koordinasyon ve denge bozukluğunu, yani serebellar sistem etkilenmesini gösterir.
2
Serebral Palsi tipinin belirlenmesi
Klinik tablo 'Ataksik Serebral Palsi' ile uyumludur.
Ataksik tip, SP vakalarının yaklaşık %55-%1010'unu oluşturur ve tipik olarak serebellar bulgularla seyreder.
3
Nöroradyolojik korelasyonun yapılması
Serebellar malformasyonlar veya atrofi en olası bulgudur.
Ataksik tipte altta yatan neden genellikle serebellar yapıların gelişimsel kusurlarıdır.

Anahtar Kavram

Ataksik Serebral Palsi ve Serebellar Bulgular

Daha Fazla Pratik

Serebral palsi tipleri ile nöroanatomik hasar bölgeleri arasındaki eşleşmeleri tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 22Soru

1616 yaşında bir erkek çocuk, lise futbol takımında antrenmanlara başladıktan sonra ortaya çıkan bacak ağrısı ve kas krampları şikayetiyle getirilmiştir. Bu şikayetlerin özellikle kısa süreli ve yoğun egzersizler (örneğin 100100 metre koşusu) sırasında belirginleştiği, ancak egzersize kısa bir ara verip dinlendiğinde ağrısının hafiflediği ve aktiviteye daha rahat devam edebildiği ("ikinci rüzgar" fenomeni) ifade edilmektedir. Hastanın öyküsünde zorlayıcı fiziksel aktivitelerden sonra idrar renginin koyulaştığı öğrenilmiştir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: McArdle hastalığı (Glikojen depo hastalığı tip VV)

Cevap

McArdle hastalığı (Glikojen depo hastalığı tip VV)
Doğru cevap olan seçenek, hastanın semptomlarının başlangıç zamanı (yoğun ve kısa süreli egzersiz) ve 'ikinci rüzgar' (second wind) fenomeni ile tam uyumludur. McArdle hastalığında kas glikojen fosforilaz enzimi eksiktir, bu da egzersizin başlangıcında glikojenin enerji kaynağı olarak kullanılmasını engeller. Ancak egzersiz devam ettikçe serbest yağ asitlerinin kullanımı artar ve hastanın şikayetleri azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Egzersizle tetiklenen kas ağrısı, kramp ve miyoglobinüri saptandı.
Bu bulgular metabolik bir miyopatiyi (glikojenoliz veya yağ asidi oksidasyon bozukluğu) düşündürür.
2
Ayırıcı tanı için 'ikinci rüzgar' fenomenini değerlendir.
İkinci rüzgar (second wind) fenomeninin varlığı doğrulandı.
Egzersizin başında glikojen yıkımı bozuk olduğu için ağrı oluşur; ancak bir süre sonra yağ asitlerinin ve karaciğer kaynaklı glukozun kaslara ulaşmasıyla ağrının azalması McArdle hastalığına özgüdür.
3
Olası laboratuvar bulgusu ile tanıyı kesinleştir.
İskemik egzersiz testinde laktat artışı görülmemesi beklenir.
Miyofosforilaz eksikliğinde glikojen laktata dönüştürülemez, bu da tanısal bir bulgudur.

Anahtar Kavram

McArdle hastalığında egzersiz intoleransı ve karakteristik 'ikinci rüzgar' fenomeni.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

66 yaşında bir kız çocuk, öğretmeninin derste sık sık dalmalar yaşadığını ve seslenildiğinde tepki vermediğini bildirmesi üzerine ailesi tarafından getiriliyor. Ailesi bu durumun yaklaşık 22 aydır devam ettiğini, atakların günde 2020’den fazla kez tekrarlandığını, çocuğun aniden durup birkaç saniye boşluğa baktığını ve sonrasında hiçbir şey olmamış gibi etkinliğine devam ettiğini belirtiyor. Fizik muayenede çocuğun gelişimi normal saptanıyor ve poliklinikte yapılan 33 dakikalık hiperventilasyon testi ile klinik tabloyla birebir örtüşen 1010 saniyelik bir atak gözleniyor. Bu klinik tabloya sahip bir çocukta en olası tanıda ilk tercih edilmesi gereken antiepileptik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etosüksimid

Cevap

Çocukluk çağı absans epilepsisi tanısında ilk tercih edilmesi gereken ilaç etosüksimiddir.
Vakada tanımlanan ani başlayıp biten dalma atakları, postiktal dönemin olmaması ve hiperventilasyonla atağın tetiklenmesi klasik Çocukluk Çağı Absans Epilepsisi tablosudur. Bu tabloda ilk basamakta tercih edilen ilaçlar etosüksimid ve valproattır. Eğer eşlik eden jeneralize tonik-klonik nöbet yoksa, yan etki profilinin daha uygun olması nedeniyle etosüksimid öncelikli tercih kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Günde çok sayıda tekrarlayan kısa süreli dalma atakları ve atak sonrası hemen normale dönme durumu absans nöbetlerini düşündürür.
Absans nöbetleri, fokal nöbetlerin aksine postiktal dönem (atak sonrası sersemlik) içermez ve çok sık tekrarlar.
2
Tetikleyici faktörü değerlendir
Hiperventilasyonun poliklinik şartlarında atağı tetiklemesi, absans epilepsisi için patognomonik bir bulgudur.
Hiperventilasyon, serebral vazokonstriksiyon ve alkaloz yoluyla absans nöbetlerini provoke eder.
3
Uygun tedaviyi belirle
Tanı Çocukluk Çağı Absans Epilepsisi (ÇÇAE) olup, ilk seçenek etosüksimid veya valproattır.
Saf absans nöbetlerinde bilişsel fonksiyonları daha az etkilediği için etosüksimid önceliklidir.

Anahtar Kavram

Çocukluk Çağı Absans Epilepsisi (ÇÇAE) Tanı ve Tedavisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru

Doğumdan itibaren belirgin hipotoni ve solunum yetmezliği saptanan 11 günlük bir erkek bebeğin muayenesinde; fasial diplejiye bağlı olarak üst dudağın "çadır ağız" (ters-VV) şeklinde olduğu, emme ve yutma reflekslerinin zayıf olduğu görülüyor. Bebeğin annesiyle yapılan görüşmede, annenin ellerini gevşetmekte zorlandığı (miyotonimiyotoni) ve 3030 yaşında katarakt operasyonu geçirdiği öğreniliyor. Bu klinik tabloya göre, bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital miyotonik distrofi

Cevap

Konjenital miyotonik distrofi tanısı, yenidoğanda görülen fasial dipleji (çadır ağız) ve annedeki miyotoni/katarakt bulguları ile konur.
Konjenital miyotonik distrofi (Steinert hastalığı), yenidoğan döneminde ağır hipotoni ve solunum yetmezliğine neden olan en önemli myopatilerden biridir. Karakteristik 'çadır ağız' (inverted-V upper lip) görünümü fasial güçsüzlüğün sonucudur. Hastalığın anneden geçmesi durumunda, trinükleotid (CTGCTG) tekrar sayısındaki artış (antisipasyon) nedeniyle klinik tablo anneden çok daha ağır seyreder; bu nedenle tanıda anne muayenesi (miyotoni ve katarakt kontrolü) anahtar rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Bebekte yenidoğan döneminde ağır hipotoni, solunum sıkıntısı ve fasial diplejiyi yansıtan 'çadır ağız' (ters-VV dudak) saptanmıştır.
Bu bulgular primer bir nöromüsküler hastalığı işaret eder.
2
Maternal (anne) öyküsünün analizi
Annenin elini gevşetmekte zorlanması (miyotoni) ve erken yaşta katarakt öyküsü saptanmıştır.
Miyotonik distrofi otozomal dominant geçişlidir ve anneden geçişlerde antisipasyon nedeniyle klinik çok daha ağır (konjenital form) seyreder.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Tipik yüz görünümü ve annedeki miyotonik fenomen birleştiğinde konjenital miyotonik distrofi tanısı kesinleşir.
Diğer hipotoni nedenlerinde (SMA, Pompe vb.) annede bu tür spesifik muayene bulguları görülmez.

Anahtar Kavram

Konjenital miyotonik distrofi, anneden geçişte antisipasyon gösteren, fasial dipleji ve ağır hipotoni ile karakterize bir hastalıktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

77 aylık bir erkek bebek, son iki haftadır uykudan uyandıktan sonra ortaya çıkan, başın öne doğru düşmesi ve kolların gövdeye doğru çekilmesi şeklinde, her biri 121-2 saniye süren ve 101510-15’li kümeler halinde tekrarlayan kasılmalar nedeniyle getiriliyor. Anne, bebeğin son bir aydır eskisi kadar gülmediğini, çevresine olan ilgisinin azaldığını ve nesneleri yakalamayı bıraktığını ifade ediyor. Fizik muayenesinde gövdesinde üç adet 121-2 cm boyutlarında hipopigmente makül saptanan hastanın EEG incelemesinde hipsaritmi paterni görülüyor.

Bu hasta için en olası tanı ve başlanması gereken ilk seçenek tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: West sendromu - Vigabatrin

Cevap

Bebekte saptanan klinik tablo ve fizik muayene bulguları ışığında en olası tanı West sendromu olup, Tüberoz Skleroz Kompleksi varlığı nedeniyle ilk seçenek tedavi Vigabatrin'dir.
Hastadaki fleksiyon spazm kümeleri, psikomotor regresyon ve EEG'deki hipsaritmi bulguları West sendromu için patognomoniktir. Ciltteki hipopigmente maküller Tüberoz Skleroz Kompleksi varlığını gösterir. Tüberoz skleroza sekonder gelişen West sendromunda Vigabatrin, nöbet kontrolünde ACTH'den daha etkili olduğu için ilk seçenek tedavidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Bebekteki küme şeklinde spazmlar, gelişimsel gerileme ve EEG'deki hipsaritmi bulguları West sendromu tanısını doğrular.
West sendromu tanısı infantil spazmlar, hipsaritmi ve psikomotor regresyon triadı ile konur.
2
Etiyolojik ipuçlarının yorumlanması
Hipopigmente maküller (ash-leaf lekeleri), West sendromunun en sık nedenlerinden biri olan Tüberoz Skleroz Kompleksi'ne işaret eder.
West sendromu olgularında altta yatan yapısal veya genetik nedenlerin araştırılması tedavi seçimini değiştirir.
3
Tedavi protokolünün belirlenmesi
Tüberoz sklerozla ilişkili West sendromunda Vigabatrin, ACTH'ye göre daha yüksek etkinlik gösterir.
Genel West sendromu tedavisinde ACTH ilk seçenek olsa da, spesifik olarak Tüberoz skleroz varlığında Vigabatrin ilk tercihtir.

Anahtar Kavram

West Sendromu ve Tüberoz Skleroz İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Vigabatrin kullanımında görülebilecek görme alanı daralması yan etkisini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

Spinal Müsküler Atrofi (SMASMA) hastalığında temel patoloji SMN1SMN1 genindeki homozigot delesyon olmasına rağmen, üretilen fonksiyonel protein miktarını etkileyerek klinik tablonun ağırlığını (fenotipik şiddeti) belirleyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SMN2SMN2 gen kopya sayısı

Cevap

SMN2SMN2 gen kopya sayısı, SMASMA hastalarında klinik tablonun ağırlığını belirleyen en önemli genetik modifikatördür.
Doğru yanıt olan seçenekte belirtildiği gibi, SMN2SMN2 gen kopya sayısı SMASMA hastalığının fenotipik şiddetini belirleyen ana faktördür. SMN2SMN2 geni, SMN1SMN1 ile neredeyse aynıdır ancak ekzon 77 bölgesindeki bir nükleotid değişikliği nedeniyle büyük oranda (%90) kusurlu protein üretir. Ancak üretilen %10'luk sağlam protein miktarı, SMN2SMN2 geninin kopyası arttıkça birikerek hastanın daha hafif bir klinik tablo sergilemesini (örneğin Tip 1 yerine Tip 3 olması gibi) sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
SMASMA patogenezindeki temel genetik kusuru tanımla.
Hastalık, SMN1SMN1 geninin homozigot kaybı sonucu ortaya çıkar.
SMN1SMN1, vücuttaki tam uzunluktaki SMNSMN proteininin ana kaynağıdır.
2
SMN2SMN2 geninin fonksiyonunu ve SMN1SMN1 ile ilişkisini değerlendir.
SMN2SMN2 geni, ekzon 77 atlanması nedeniyle sadece %10\%10 oranında fonksiyonel protein üretebilir.
Bu az miktardaki üretim, SMN1SMN1 yokluğunda hücrenin hayatta kalmasını sağlar ancak motor nöron kaybını tamamen engelleyemez.
3
Kopya sayısı ile klinik şiddet arasındaki ilişkiyi kur.
SMN2SMN2 kopya sayısı arttıkça, üretilen toplam fonksiyonel protein miktarı artar ve klinik tablo hafifler.
Tip 11 SMASMA (en ağır form) genellikle 22 kopya SMN2SMN2'ye sahipken, Tip 33 ve 44 gibi hafif formlarda kopya sayısı daha fazladır.

Anahtar Kavram

SMN2SMN2 geninin bir modifikatör olarak rolü ve kopya sayısının SMASMA fenotipi üzerindeki etkisi.

Daha Fazla Pratik

SMASMA Tip 11 (Werdnig-Hoffmann) ile Tip 22 arasındaki temel motor gelişim basamağı farkını (desteksiz oturma) gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 27Soru

Üç yaşındaki erkek hasta, ateş yüksekliği (39,5°C) ile birlikte başlayan ve 20 dakika süren jeneralize tonik-klonik nöbet sonrası acil servise getiriliyor. Nöromotor gelişimi normal olan hastanın soygeçmişinde özellik saptanmıyor. Fizik muayenede meningeal iritasyon bulgusu izlenmiyor ve nörolojik muayene doğal değerlendiriliyor.

Bu hasta için prognoz ve yönetim açısından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nöbetin süresi dikkate alındığında, ileride epilepsi gelişme riski basit febril nöbet geçiren çocuklara göre daha yüksektir

Cevap

Nöbetin süresi dikkate alındığında, ileride epilepsi gelişme riski basit febril nöbet geçiren çocuklara göre daha yüksektir
Hastadaki nöbet 15 dakikadan uzun sürdüğü (20 dk) için 'Komplike Febril Nöbet' olarak sınıflandırılır. Basit febril nöbetlerde ileride epilepsi gelişme riski genel topluma yakınken (%1-2), komplike febril nöbetlerde bu risk artmaktadır (%5-10). Dolayısıyla nöbetin süresi, epilepsi gelişimi için bir risk faktörüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın nöbet tipini sınıflandır
Nöbet süresi 20 dakika (>15 dk) olduğu için bu bir 'Komplike Febril Nöbet'tir.
Febril nöbetlerde süre >15 dk, fokal başlangıç veya 24 saatte tekrar etme durumu 'komplike' olarak sınıflandırılır.
2
Komplike febril nöbetin risk profiliyle ilişkisini analiz et
Komplike özellikler (uzun süre, fokalite), febril nöbetin 'tekrarlama' (nüks) riskinden ziyade, ileride 'epilepsi' gelişme riskini artıran faktörlerdir.
Nüks risk faktörleri: Küçük yaş (<18 ay), düşük ateş derecesi, ailede febril nöbet öyküsüdür. Epilepsi risk faktörleri: Nörogelişimsel gerilik, komplike nöbet, ailede epilepsi öyküsüdür.
3
Diğer yönetim seçeneklerini (LP, EEG, Profilaksi) değerlendir
Meningeal bulgu yoksa LP gerekmez; tek nöbette sürekli profilaksi verilmez; akut EEG'nin yeri yoktur.
Güncel rehberlere göre 18 ay üstü, klinik olarak stabil hastalarda rutin LP önerilmez.

Anahtar Kavram

Komplike Febril Nöbet ve Epilepsi Riski

İpuçları

1
Bu hastanın nöbet süresi 20 dakikadır. Bu süre, nöbeti 'Basit' ve 'Komplike' ayrımında hangi gruba sokar?
2
Komplike febril nöbet kriterleri: 15 dakikadan uzun sürmesi, fokal özellik taşıması veya 24 saat içinde tekrarlamasıdır.
3
Komplike febril nöbetler, nöbetin 'tekrarlama' (nüks) riskinden ziyade, beyinde kalıcı bir hasar veya yatkınlık (epilepsi) riskini artırır.

Daha Fazla Pratik

Febril nöbetlerde LP (Lomber Ponksiyon) endikasyonlarını yaş gruplarına göre (6 ay altı, 6-12 ay, >12 ay) gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

33 aylık bir bebek; nistagmus, büyüme geriliği ve tekrarlayan hipoglisemi atakları nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boy ve tartı persentili 33’ün altında saptanıyor; oftalmolojik bakısında bilateral optik disk hipoplazisi izleniyor. Kraniyal manyetik rezonans görüntülemesinde (MRG) lateral ventriküller arasındaki septum pellucidumun izlenmediği ve lateral ventriküllerin frontal boynuzlarının düzleşmiş (kutu benzeri) bir görünüm aldığı saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Septo-optik displazi (De Morsier sendromu)

Cevap

Bilateral optik disk hipoplazisi, septum pellucidumun yokluğu ve hipotalamo-hipofizer aks bozukluğu (hipoglisemi, büyüme hormonu eksikliği) bulguları Septo-optik displazi (De Morsier sendromu) tanısını doğrular.
Hastada saptanan optik sinir hipoplazisi (nistagmus ve küçük optik diskler), kraniyal MRG'de septum pellucidumun izlenmemesi ve endokrin yetmezlik bulguları (hipoglisemi ve büyüme geriliği), Septo-optik displazi (De Morsier sendromu) için klasik tanısal triaddır. Bu sendromda hipotalamo-hipofizer disfonksiyon en sık büyüme hormonu eksikliği şeklinde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Nistagmus (görme kusuru), büyüme geriliği ve hipoglisemi (endokrin bozukluk) saptandı.
Bu bulgular optik sinir ve hipofiz bezi etkilenimini düşündürür.
2
Radyolojik bulguları değerlendir
Septum pellucidumun yokluğu orta hat gelişim kusuruna işaret eder.
Septum pellucidumun yokluğu ile optik hipoplazinin birlikteliği tanısal değer taşır.
3
Ayırıcı tanı yap
Karakteristik üçlemeye uyan Septo-optik displazi tanısı konuldu.
Diğer malformasyonlar (HPE, DWM) farklı anatomik bölgeleri ve yapısal bozuklukları içerir.

Anahtar Kavram

Septo-optik displazi (De Morsier sendromu) triadının (optik hipoplazi, septum pellucidum yokluğu, hipofizer yetmezlik) tanınması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru

77 yaşında bir kız çocuk, merdiven çıkarken zorlanma ve yokuş yukarı yürürken çabuk yorulma şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden motor gelişim basamaklarının (desteksiz oturma, yürüme) zamanında tamamlandığı ancak son bir yıldır fiziksel aktivitelerde yaşıtlarından geri kaldığı öğreniliyor. Anne ve babası arasında birinci derece kuzen evliliği mevcuttur. Fizik muayenesinde proksimal kaslarda belirgin güçsüzlük, hafif baldır psödohipertrofisi ve yerden kalkarken ellerini dizlerine dayayarak destek aldığı (Gowers belirtisi) gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 5.200 U/L5.200 \text{ U/L} (N<170N < 170) olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Limb-girdle (ekstremite kuşağı) musküler distrofi

Cevap

Limb-girdle (ekstremite kuşağı) musküler distrofi
Limb-girdle musküler distrofisi, pelvik ve pektoral kuşak kaslarını etkileyen, kız çocuklarında da görülebilen ve sıklıkla akraba evliliği ile ilişkili (otozomal resesif) seyreden bir müsküler distrofi grubudur. Vakadaki kız çocuk cinsiyeti, Gowers belirtisi ve belirgin CK yüksekliği bu tanıyı en olası hale getirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın cinsiyetini ve aile öyküsünü değerlendir.
Kız çocuk olması ve anne-baba arasında akraba evliliği bulunması, X'e bağlı kalıtımdan ziyade otozomal resesif bir geçişi düşündürür.
DMD ve BMD X'e bağlı olduğu için kızlarda çok nadir (Turner sendromu vb. durumlar dışında) görülür.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Proksimal güçsüzlük, Gowers belirtisi ve psödohipertrofi varlığı primer bir kas hastalığını (miyopati/distrofi) doğrular.
Gowers belirtisi pelvik kuşak kaslarının zayıflığını gösteren tipik bir miyopatik bulgudur.
3
Laboratuvar bulgusunu (CK düzeyi) yorumla.
CKCK düzeyinin 5.000 U/L5.000 \text{ U/L} üzerinde olması masif kas yıkımına işaret eden müsküler distrofilerle uyumludur.
CKCK yüksekliği kas lifi nekrozunun en önemli biyokimyasal göstergesidir.

Anahtar Kavram

Limb-girdle musküler distrofisi (LGMD), hem erkek hem kız çocukları etkileyebilen, heterojen bir grup olan ve genellikle proksimal kas güçsüzlüğü ile seyreden müsküler distrofilerdir.
Soru 30Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, okulda ders sırasında aniden gelişen, 55-1010 saniye süren dalarak bakma ve yaptığı işi bırakma şikayetiyle getiriliyor. Nöbet sonrası konfüzyon gözlenmeyen ve atakları günde birçok kez tekrarlayan bu hastanın tanısı için en karakteristik EEG bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 33 Hz simetrik diken-dalga deşarjları

Cevap

33 Hz simetrik diken-dalga deşarjları içeren seçenek doğrudur.
Vakada tarif edilen dalarak bakma (staring spells), nöbet sonrası konfüzyonun olmaması ve kısa süreli ataklar Çocukluk Çağı Absans Epilepsisi'ni işaret eder. Bu durumun en karakteristik ve tanı koydurucu EEG bulgusu hiperventilasyonla da tetiklenebilen 33 Hz simetrik, jeneralize diken-dalga deşarjlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin analizi
Dalarak bakma, ani başlangıç ve bitiş, post-iktal konfüzyonun olmaması
Bu tablo tipik bir 'absans nöbeti' tanımlamaktadır.
2
Yaş grubunun değerlendirilmesi
77 yaş, çocukluk çağı absans epilepsisi için en uygun yaştır.
Absans epilepsisi genellikle 44-1010 yaş arasında pik yapar.
3
Tanısal testin (EEG) yorumlanması
33 Hz diken-dalga deşarjları saptanması.
Absans epilepsisi tanısı için bu EEG bulgusu patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Absans epilepsisi klinik ve EEG özellikleri
Soru 31Soru

On yaşındaki (1010) bir erkek çocuk, özellikle öksürme ve hapşırma gibi Valsalva manevraları ile tetiklenen şiddetli oksipital baş ağrısı ve kollarında uyuşma şikayetiyle getiriliyor. Nörolojik muayenesinde omuz ve üst ekstremitelerde "pelerin tarzı" ağrı ve ısı duyusu kaybı saptanırken, dokunma duyusunun korunduğu gözleniyor. Kraniyal manyetik rezonans görüntülemede (MRG) serebellar tonsillerin foramen magnum düzleminden 88 mm aşağıda yerleştiği ve servikal spinal kord içinde kistik bir genişleme (siringomiyeli) olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Chiari Tip 1 malformasyonu

Cevap

Hastadaki oksipital baş ağrısı, pelerin tarzı dissosiye duyu kaybı (siringomiyeli bulgusu) ve tonsillerin 55 mm'den fazla herniasyonu Chiari Tip 1 malformasyonu tanısını koydurur.
Hastada görülen Valsalva ile tetiklenen ağrı ve pelerin tarzı duyu kaybı, Chiari Tip 1 malformasyonu ve buna eşlik eden siringomiyelinin klasik kliniğidir. MRG'de tonsillerin 88 mm aşağıda olması tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları analiz et.
Valsalva ile artan oksipital ağrı ve üst ekstremitelerde dissosiye duyu kaybı (pelerin tarzı) saptandı.
Serebellar tonsil herniasyonu BOS akımını bozarak baş ağrısına, eşlik eden siringomiyeli ise spinotalamik liflere bası yaparak duyu kaybına yol açar.
2
Radyolojik ölçümü değerlendir.
Tonsillerin 88 mm (eşik değer olan 55 mm'nin üzerinde) aşağıda olduğu görüldü.
Chiari Tip 1 tanısı için tonsillerin foramen magnumdan aşağıya sarkma miktarı objektif bir kriterdir.
3
Eşlik eden anomalileri ve ayırıcı tanıyı kontrol et.
Miyelomeningosel olmadığı için Tip 2 dışlandı; vermis hipoplazisi ve kist olmadığı için Dandy-Walker elendi.
Chiari Tip 1, Tip 2'den farklı olarak genellikle infant döneminden sonra bulgu verir ve nöral tüp defekti eşlik etmez.

Anahtar Kavram

Chiari Tip 1 malformasyonu, serebellar tonsillerin izole herniasyonu olup sıklıkla adolesan dönemde siringomiyeli komplikasyonu ile prezante olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

2222 aylık bir kız çocuk, 39.5C39.5^\circ C ateşle acil servise getiriliyor. Annesi, çocuğun ağzının sağ kenarında çekilme ile başlayan ve ardından tüm vücudunda kasılma ile devam eden, yaklaşık 66 dakika süren bir nöbet geçirdiğini ifade ediyor. Fizik muayenesinde bilateral otit saptanan hastanın menenjit bulgusu saptanmıyor ve nörolojik muayenesi doğal bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Komplike febril nöbet; ateş odağına yönelik tedavi ve klinik izlem

Cevap

Komplike febril nöbet tanısı konulmalı ve saptanan ateş odağına (otit) yönelik tedavi ile hasta klinik olarak izlenmelidir.
Vakada nöbetin ağız kenarında çekilme ile başlaması fokal bir başlangıca işaret eder. Febril nöbetlerde fokal özelliklerin varlığı, nöbet süresi ne kadar kısa olursa olsun (bu vakada 66 dakika) nöbetin 'Komplike Febril Nöbet' olarak sınıflandırılmasını gerektirir. Hastanın muayenesinde bilateral otit saptanması ateş odağını açıklar. Menenjit bulgusu olmayan ve 1212 aydan büyük olan bu hastada rutin lomber ponksiyon gerekli değildir; öncelikli yaklaşım saptanan enfeksiyona yönelik tedavi ve hastanın klinik takibidir.

Adım Adım Çözüm

1
Nöbet karakterini analiz et.
Nöbetin ağız kenarında çekilme ile fokal başlaması not edildi.
Febril nöbet sınıflandırmasında başlangıç şekli (fokal vs. jeneralize) kritik öneme sahiptir.
2
Febril nöbeti sınıflandır.
Nöbet 1515 dakikadan kısa sürse de fokal başlangıçlı olduğu için 'Komplike Febril Nöbet' olarak tanımlandı.
Komplike febril nöbet kriterleri: >15>15 dakika sürmesi, 2424 saatte tekrarlaması veya fokal özellik göstermesidir.
3
Fizik muayene ve yaşa göre ileri tetkik gerekliliğini değerlendir.
Hasta 2222 aylık, menenjit bulgusu yok ve ateş odağı (otit) saptandı; rutin LP veya acil görüntüleme gereksinimi dışlandı.
1212 ayın üzerindeki çocuklarda menenjit kuşkusu yoksa rutin LP önerilmez; fokal nöbet sonrası nörolojik defisit yoksa acil görüntüleme şart değildir.

Anahtar Kavram

Fokal başlangıçlı febril nöbetler, süre ve sayıdan bağımsız olarak 'komplike' olarak sınıflandırılır.

Daha Fazla Pratik

Komplike febril nöbet geçiren hastalarda epilepsi gelişme risk faktörlerini (aile öyküsü, gelişimsel gerilik, nöbet tipi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

1414 aylık bir erkek çocuk, ateşi 38.4C38.4^\circ C ölçüldükten kısa süre sonra başlayan, sağ kol ve bacakta kasılmalarla karakterize ve 1010 dakika süren bir nöbet geçirmesi üzerine acil servise getiriliyor. Öyküsünden, hastanın jeneralize epilepsi tanısıyla izlenen bir ablası olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde ateş 38.6C38.6^\circ C, genel durumu iyi, meninks iritasyon bulguları negatif ve nörolojik muayenesi doğal saptanıyor. Bu hastanın klinik tablosu ve prognozu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastada ileride epilepsi gelişme riski; hem fokal nöbet geçirmesi hem de birinci derece akrabasında epilepsi öyküsü olması nedeniyle genel popülasyona göre artmıştır.

Cevap

Doğru yanıt, hastanın fokal nöbet geçirmesi ve ailesinde epilepsi öyküsü bulunması nedeniyle ileride epilepsi gelişme riskinin arttığını belirten seçenektir.
Doğru seçenek, hastanın hem komplike nöbet (fokal başlangıç) geçirmesi hem de ailede epilepsi öyküsü olması nedeniyle epilepsi riskinin arttığını doğru bir şekilde tanımlamaktadır. Febril nöbet sonrası epilepsi gelişimi için üç ana risk faktörü vardır: nörolojik gelişimsel gerilik, komplike nöbet ve ailede epilepsi öyküsü. Bu hastada iki faktör birden bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nöbetin karakterini analiz et.
Nöbet sağ kol ve bacakta başlamıştır (fokal başlangıç).
Fokal başlangıçlı nöbetler, süreleri ne olursa olsun "komplike febril nöbet" olarak sınıflandırılır.
2
Epilepsi risk faktörlerini değerlendir.
Komplike nöbet varlığı ve birinci derece akrabada (abla) epilepsi öyküsü mevcuttur.
Bu iki faktör, basit febril nöbet sonrası %1 olan epilepsi riskini bu hastada yaklaşık %7-10 seviyelerine çıkarır.
3
Yönetim planını belirle.
LP açısından hastayı değerlendir ve prognoz hakkında aileyi bilgilendir.
14 aylık olması ve komplike nöbet geçirmesi, menenjit şüphesi açısından yakın izlem veya gerekirse LP gerektirir.

Anahtar Kavram

Febril nöbetlerde basit-komplike ayrımı ve uzun dönem epilepsi risk faktörleri.

Daha Fazla Pratik

Febril nöbetlerde rekürrens (tekrarlama) risk faktörlerini de gözden geçiriniz: düşük yaş (<12 ay), düşük ateş, kısa süreli ateş-nöbet arası zaman ve ailede febril nöbet öyküsü.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 34Soru

77 aylık sağlıklı bir erkek bebeğin rutin nörolojik muayenesinde aşağıdaki gelişimsel (primitif) reflekslerden hangisinin halen alınıyor olması, nörolojik gelişimde bir duraksama veya patoloji olduğunu düşündürür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Moro refleksi

Cevap

Moro refleksi normal gelişim basamaklarına göre 66. aydan sonra kaybolmuş olmalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, Moro refleksinin normalde 33-66. aylar arasında kaybolması gerektiğini vurgular. 77 aylık bir bebekte bu refleksin halen aktif olması, merkezi sinir sistemi olgunlaşmasında bir sorun olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını belirle.
Bebek 77 aylıktır.
Primitif reflekslerin kaybolma zamanları kronolojik yaşa göre değerlendirilir.
2
Seçeneklerdeki reflekslerin kaybolma zamanlarını hatırla.
Moro (66 ay), Plantar yakalama (1010-1515 ay), Babinski (11-22 yıl), Landaü (11-22 yıl).
Nörolojik gelişim takibinde her refleksin bir 'son kullanma tarihi' vardır.
3
Yaş ile refleks durumunu karşılaştır.
Moro refleksi 77. ayda saptanıyorsa bu bir gelişimsel gecikme göstergesidir.
Moro refleksinin 66. aydan sonra devam etmesi serebral palsi veya diğer nörolojik bozuklukların erken belirtisi olabilir.

Anahtar Kavram

Primitif reflekslerin (özellikle Moro) kaybolma zamanları nörolojik muayenenin en kritik değerlendirme basamaklarından biridir.

Daha Fazla Pratik

Moro refleksinin asimetrik alınması durumunda hangi patolojilerin (örneğin brakiyal pleksus zedelenmesi veya klavikula kırığı) düşünülmesi gerektiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 35Soru

Otuz sekizinci gebelik haftasında, polihidramnios öyküsü olan bir anneden doğan ve doğum odasında solunum yetmezliği nedeniyle entübe edilen erkek bebeğin fizik muayenesinde jeneralize hipotoni, yüz kaslarında belirgin güçsüzlük ve üst dudakta 'ters V' görünümü (balık ağzı) saptanıyor. Derin tendon refleksleri alınamıyor. Aile öyküsü derinleştirildiğinde, annenin yüz ifadesinin donuk olduğu, temporal kaslarında atrofi bulunduğu ve el sıkışma sonrası elini gevşetmekte zorlandığı fark ediliyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital Myotonik Distrofi

Cevap

Konjenital Myotonik Distrofi
Vaka, Konjenital Myotonik Distrofi için son derece tipiktir. Hastalık Otozomal Dominant geçişlidir ve 'antisipasyon' (kuşaklar boyu hastalığın şiddetinin artması ve yaşın erkene kayması) fenomeninin en tipik örneğidir. Özellikle anne etkilendiğinde, bebekte CTG tekrar sayısı çok artarak 'Konjenital Form' ortaya çıkar. Bebekteki 'ters V' ağız yapısı (fasiyal dipleji), polihidramnios öyküsü (intrauterin yutma güçlüğüne bağlı) ve solunum yetmezliği klasik üçlüdür. Tanının kilit noktası, annedeki klinik miyotoni (el sıkıp gevşetememe) bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın ana bulgularını analiz et
Yenidoğan döneminde ağır hipotoni, solunum yetmezliği, yüz diplejisi (ters V ağız) ve polihidramnios öyküsü.
Bu bulgular 'gevşek bebek' (floppy infant) ayırıcı tanısını gerektirir.
2
Anneye ait bulguları değerlendir
Annede yüz ifadesinde donukluk (fasiyal zayıflık), temporal atrofi ve miyotoni (elini gevşetememe).
Annedeki bu bulgular, hastalığın kalıtsal ve miyotonik özellikli olduğunu gösterir.
3
Bebek ve anne bulgularını birleştirerek tanıya git
Bebekteki konjenital hipotoni ve annedeki miyotonik distrofi bulguları, 'Konjenital Myotonik Distrofi' tanısını koydurur.
Myotonik distrofi Tip 1, anneden geçerse 'antisipasyon' nedeniyle bebekte çok daha ağır (konjenital) formda görülür.

Anahtar Kavram

Konjenital Myotonik Distrofi, anneden geçen ağır formda (antisipasyon) yenidoğanda ciddi hipotoni ve solunum yetmezliği ile bulgu verirken, annede sıklıkla hafif veya tanı almamış miyotoni bulguları (elini gevşetememe) mevcuttur.

Daha Fazla Pratik

Konjenital Myotonik Distrofi tanısı alan bir hastada takip edilmesi gereken diğer sistemik bulgular (katarakt, diyabet, aritmi) nelerdir?
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

Serebral palsi (SPSP) klinik tiplerinin prognozu, eşlik eden bulguları ve nöroradyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diskinetik tip serebral palsili çocuklarda, motor kısıtlılık belirgin olsa da kognitif fonksiyonlar sıklıkla iyi korunmuştur.

Cevap

Diskinetik tip serebral palsili çocuklarda kognitif fonksiyonlar sıklıkla iyi korunmuştur.
Diskinetik (ekstrapiramidal) serebral palsi genellikle bazal ganglion hasarı (örneğin kernikterus veya asfiksiye bağlı) sonucu oluşur. Bu hastalarda ağır motor engellilik ve koreatetoik hareketler izlense de, serebral korteks sıklıkla korunduğu için zeka ve bilişsel fonksiyonlar spastik kuadriplejik hastalara göre çok daha iyi seviyededir.

Adım Adım Çözüm

1
Serebral palsi tiplerinin nöroanatomik odaklarını belirle.
Spastik tipler kortikal/piramidal, diskinetik tip bazal ganglionlar, ataksik tip ise serebellum kaynaklıdır.
Klinik bulgular hasarın yerine göre değişir.
2
Tipler arasındaki kognitif ve komorbid farkları analiz et.
Spastik kuadriplejide yaygın kortikal hasar nedeniyle zeka etkilenimi fazlayken, diskinetik tipte hasar derin gri cevherde (bazal ganglion) sınırlı kaldığından zeka daha iyi korunur.
Prognoz ve eşlik eden sorunların ayrımı tanısal açıdan kritiktir.
3
Seçeneklerdeki gelişimsel ve radyolojik eşleştirmeleri kontrol et.
Periventriküler lökomalazi (PVL) dipleji ile, erken el tercihi hemipleji ile ilişkilidir.
Yanlış eşleştirmeleri eleyerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Serebral palsi tiplerinin klinik seyir ve ek sorunlar (zeka, epilepsi, radyoloji) açısından farklılıkları.

Alternatif Yöntem

Serebral palsi tiplerini hasar bölgesiyle eşleştirerek akılda tutmak: Diplegia=Periventriküler (Bacaklar), Hemiplegia=Vasküler/İnme, Dyskinetic=Bazal Ganglion, Ataxic=Serebellum.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 37Soru

99 yaşında bir erkek çocuk, parmak ucunda yürüme ve koşarken sık düşme şikayetleriyle çocuk nörolojisi polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral Aşil tendonu gerginliği, dirseklerde tam ekstansiyon yapılamaması (fleksiyon kontraktürü) ve boyun hareketlerinde belirgin kısıtlılık saptanıyor. Kas gücü değerlendirmesinde özellikle biseps, triseps ve peroneal kaslarda zayıflık dikkati çekerken, proksimal alt ekstremite kas gücü nispeten korunmuş bulunuyor. Özgeçmişinde bir özellik olmayan hastanın soygeçmişinden, dayısının 3232 yaşında ani kalp durması nedeniyle vefat ettiği öğreniliyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CK) düzeyi 450 U/L450 \text{ U/L} (hafif yüksek) olarak saptanıyor.

Bu klinik bulgulara göre, hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Emery-Dreifuss müsküler distrofi

Cevap

En olası tanı Emery-Dreifuss müsküler distrofidir.
Emery-Dreifuss müsküler distrofi (EDMD); belirgin kas zayıflığı ortaya çıkmadan önce gelişen erken kontraktürler (Aşil tendonu, dirsekler ve posterior servikal kaslar), humeroperoneal kas zayıflığı (biseps, triseps ve distal bacak kasları) ve kardiyak tutulum (ileti defektleri, aritmiler ve ani ölüm riski) triadı ile karakterize bir hastalıktır. Hastadaki muayene bulguları ve dayıdaki ani kardiyak ölüm öyküsü bu tanıyı kesinleştirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analiz edilmesi
Hastada kas zayıflığından ziyade ön planda olan erken başlangıçlı kontraktürler (Aşil, dirsek, posterior servikal kaslar) saptanmıştır.
Kontraktürlerin dağılımı ve başlama zamanı distrofi tiplerini birbirinden ayırmada kritik öneme sahiptir.
2
Kas zayıflığı paterninin belirlenmesi
Proksimal kas grupları yerine, humeroperoneal bölgede (biseps, triseps, peroneal kaslar) belirgin zayıflık tespit edilmiştir.
Zayıflığın anatomik dağılımı miyopati alt tiplerinin ayırıcı tanısında kullanılır.
3
Soygeçmiş ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Dayıda genç yaşta ani kardiyak ölüm öyküsü, X'e bağlı kalıtımı ve kardiyak ileti defekti riskini destekler. CK düzeyi miyopatiyi doğrulayacak şekilde hafif yüksektir.
Kardiyak aritmiler bazı müsküler distrofilerin en ölümcül komplikasyonudur ve tanı koydurucudur.
4
Bilgilerin sentezlenerek tanıya gidilmesi
Erken kontraktürler, humeroperoneal zayıflık ve kardiyak ileti kusurları/ani ölüm triadı Emery-Dreifuss müsküler distrofisi (EDMD) ile tam uyumludur.
Bu üçlü bulgu kombinasyonu spesifik olarak EDMD tanısını koydurur.

Anahtar Kavram

Emery-Dreifuss Müsküler Distrofisi (EDMD) klinik triadı

İpuçları

1
Hastadaki bulgular klasik proksimal kas zayıflığına benzememektedir; boyun ve dirsekteki kontraktürler ön plandadır.
2
Kas tutulumunun humeroperoneal (biseps, triseps, peroneal) bölgeyle sınırlı olması spesifik bir sendromu düşündürmelidir.
3
Dayıdaki genç yaşta ani kalp durması, bu hastalığın en ölümcül komplikasyonu olan kardiyak ileti defektlerine işaret etmektedir.

Daha Fazla Pratik

Bu hastada kesin tanı için hangi genetik veya kardiyolojik testlerin yapılması gerektiğini araştırınız.

Alternatif Yöntem

Hastanın soygeçmişindeki X'e bağlı geçişi düşündüren dayı öyküsü ve ani kardiyak ölüm bilgisi üzerinden şıklar elendiğinde, kardiyak aritmilerin en ölümcül ve erken komplikasyon olduğu distrofi tipine doğrudan ulaşılabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 38Soru

Yüzün bir yarısında, trigeminal sinirin oftalmik dalı (V1V_1) dağılımına uygun yerleşimli şarap lekesi (port-wine stain) saptanan bir çocukta; aynı taraflı glokom ve leptomeningeal anjiyomatozis saptanmıştır. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sturge-Weber sendromu

Cevap

Sturge-Weber sendromu
Doğru cevap olan Sturge-Weber sendromu, yüzün bir yarısında trigeminal sinirin oftalmik (V1V_1) veya maksiller (V2V_2) dalları boyunca uzanan konjenital kapiller malformasyon (port-wine stain), ipsilateral glokom ve leptomeningeal anjiyomatozis ile karakterize non-herediter bir hastalıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Cilt bulgusunun değerlendirilmesi
Trigeminal sinir dağılımındaki şarap lekesi (kapiller malformasyon) tanımlandı.
Bu bulgu Sturge-Weber sendromunun en önemli ve belirgin cilt belirtisidir.
2
Eşlik eden sistemik bulguların analizi
Aynı taraflı glokom ve beyin zarlarında vasküler malformasyon (leptomeningeal anjiyomatozis) saptandı.
Bu bulgular vasküler kökenli bir nörokütanöz bozukluğu işaret eder.
3
Tanının netleştirilmesi
Klinik triadın Sturge-Weber sendromuna ait olduğu belirlendi.
Belirtilen klasik triad (cilt, göz ve SSS tutulumu) bu sendrom için tanı koydurucudur.

Anahtar Kavram

Sturge-Weber sendromu klinik triadı: Port-wine stain, glokom ve leptomeningeal anjiyomatozis.
Tahmini Süre:45s
Soru 39Soru

2929 haftalık prematüre doğan ve kraniyal ultrasonografisinde periventriküler lökomalazi saptanan 1212 aylık bir bebek; bacaklarındaki sertlik, desteksiz oturamama ve altı temizlenirken bacaklarının zor açılması şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde belirgin spastisite, adduktor kas tonusunda artış ve makaslama postürü saptanmıştır.

Bu bebeğin nörolojik değerlendirmesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en az beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Landau refleksinin 44. ayda ortaya çıkmış olması

Cevap

Landau refleksinin 44. ayda ortaya çıkmış olması, serebral palsili bir bebekte motor gelişimin sekteye uğraması nedeniyle en az beklenen bulgudur.
Serebral palsili (SPSP) çocuklarda nörolojik gelişim basamakları normal sırayı izlemez. Landau refleksi gibi postüral refleksler normalde 343-4. aylarda ortaya çıkar ve motor gelişimin bir parçasıdır. SPSP hastalarında bu tür 'olumlu' motor basamakların zamanında gerçekleşmesi beklenmez; aksine bu reflekslerin ortaya çıkışı belirgin şekilde gecikir. Diğer seçeneklerdeki bulgular (Moro ve ATNR sebatı, paraşüt gecikmesi, artmış DTR) ise SPSP tanısını destekleyen tipik patolojik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini ve klinik tipini belirle
Prematüre doğum (2929 hafta) ve periventriküler lökomalazi (PVLPVL) öyküsü, alt ekstremite spastisitesi ile birleştiğinde tipik 'Spastik Dipleji' tablosunu gösterir.
PVL, özellikle prematürelerde kortikospinal yolların bacaklara giden liflerini etkileyerek spastik diplejiye yol açar.
2
Primitif ve postüral reflekslerin durumunu değerlendir
Serebral palside ilkel (primitif) refleksler kaybolmaz (sebat eder), koruyucu/postüral refleksler ise geç ortaya çıkar veya hiç çıkmaz.
Üst motor nöron kontrolünün gelişememesi, ilkel spinal/beyin sapı reflekslerinin baskılanmasını önler ve üst düzey motor yanıtların oluşumunu geciktirir.
3
Seçeneklerdeki refleks zamanlamalarını karşılaştır
Moro ve ATNR'nin sebatı, paraşüt refleksinin gecikmesi ve DTR artışı beklenen patolojilerdir. Landau refleksinin normal zamanında (343-4. ay) gelişmesi ise motor sistemin sağlamlığını gösterir ve bu hastada beklenmez.
Landau refleksi gövde ve bacak ekstansiyonunu içeren kompleks bir postüral yanıttır; motor hasarı olan bir dipleji hastasında bu yanıtın normal gelişmesi mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Serebral Palside Refleks Evrimi (Primitif Reflekslerin Sebatı ve Postüral Reflekslerin Gecikmesi)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 40Soru

1818 aylık bir erkek çocuk, son 2424 saat içerisinde iki kez tekrarlayan kasılma şikayeti ile acil servise getiriliyor. Öyküsünden ilk nöbetin 55 dakika, ikinci nöbetin ise 88 dakika sürdüğü ve her ikisinin de tüm vücutta kasılma (jeneralize tonik-klonik) şeklinde olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde ateşi 39.2C39.2^\circ C saptanıyor; menenjit bulgusu saptanmayan hastanın postiktal dönemdeki nörolojik muayenesi doğal bulunuyor.

Bu hasta için en olası tanı ve yapılması gereken bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Komplike febril nöbet; ateş odağının saptanmasına yönelik inceleme

Cevap

Komplike febril nöbet; ateş odağının saptanmasına yönelik inceleme
Vakada nöbet süresi 1515 dakikadan kısa ve tipi jeneralize olsa da, 2424 saat içinde iki kez tekrarlamış olması tanıyı 'komplike febril nöbet' yapar. Bu tür hastalarda öncelikli yaklaşım, ateşe neden olan odağın saptanması ve hastanın stabilize edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve nöbet karakterini değerlendir
1818 aylık ve jeneralize tonik-klonik nöbet.
Febril nöbetler tipik olarak 66 ay ile 55 yaş arasında görülür.
2
Nöbetin süresini ve tekrarlama durumunu analiz et
Nöbetler <15<15 dakika sürmüş ancak 2424 saat içinde 22 kez tekrarlamış.
2424 saat içinde tekrarlayan nöbetler 'komplike' olarak sınıflandırılır.
3
Menenjit bulgularını ve nörolojik durumu kontrol et
Menenjit bulgusu yok, postiktal muayene doğal.
Bu durum acil lomber ponksiyon ihtiyacını azaltır ve ateş odağına odaklanılmasını sağlar.
4
Yönetim planını belirle
Ateş odağını bul ve aileyi bilgilendir.
Komplike febril nöbetlerde de temel yaklaşım altta yatan enfeksiyonu bulmaktır.

Anahtar Kavram

Febril nöbetlerin sınıflandırılması (Basit vs. Komplike) ve tanısal yaklaşım.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 15Sonraki
Nöroloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin