Temel Cerrahi Prensipler

398 soru

Soru 61Soru →

42 yaşında kadın hastaya kronik peptik ülser nedeniyle elektif subtotal gastrektomi uygulanmaktadır. Operasyon sırasında mide lümeni açıldığında çevre dokulara ve batın içine kontrol dışı belirgin miktarda gastrik içerik döküldüğü (grossgross spillagespillage) gözlenmiştir. Bu cerrahi girişim, cerrahi yara sınıflamasına göre aşağıdakilerden hangisi kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kontamine (Sınıf III)

Cevap

Gastrointestinal sistemden operasyon sırasında belirgin içerik dökülmesi meydana gelen bu vaka Kontamine (Sınıf III) yara olarak sınıflandırılır.
Kontamine (Sınıf III) yaralar; açık, taze, travmatik yaraları, gastrointestinal sistemden belirgin içerik dökülmesini, akut non-pürülan inflamasyonu ve cerrahi teknik sırasında meydana gelen büyük sterilite bozulmalarını kapsar. Soruda belirtilen belirgin gastrik içerik dökülmesi bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın başlangıç durumunu analiz et.
Elektif gastrektomi, sindirim sisteminin kontrollü açıldığı bir işlem olduğu için başlangıçta 'Temiz-kontamine (Sınıf II)' olarak değerlendirilir.
Sindirim, solunum veya ürogenital sistemlerin kontrollü girişi Sınıf II'dir.
2
Operasyon sırasındaki olayı değerlendir.
Belirgin gastrik içerik dökülmesi (grossgross spillagespillage) meydana gelmiştir.
İçerik dökülmesi, ortamdaki kontaminasyon yükünü artırarak sınıflamayı değiştirir.
3
Modifiye edici faktörü kurala uygula.
Gastrointestinal sistemden belirgin dökülme olması vakayı Sınıf III (Kontamine) yapar.
Cerrahi yara sınıflama kurallarına göre major teknik hatalar ve belirgin lümen içeriği dökülmesi Kontamine sınıfına girer.

Anahtar Kavram

Cerrahi yara sınıflamasında lümenli organlardan belirgin içerik dökülmesi (grossgross spillagespillage), yarayı Temiz-kontamine sınıfından Kontamine sınıfına taşır.

İpuçları

1
Gastrointestinal sistemin kontrollü açılması ile kontrolsüz içerik dökülmesi arasındaki farkı düşünün.
2
Major teknik hatalar veya lümen içeriğinin batın içine yayılması sınıflamayı bir basamak yukarı taşır.
3
Akut inflamasyon (püy yok) ve belirgin dökülme 'Kontamine' (Sınıf III) yaranın anahtar özellikleridir.

Daha Fazla Pratik

Akut kolesistit veya apandisit vakalarında gangren veya perforasyon varlığında sınıflamanın nasıl 'Kirli' (Sınıf IV) olduğunu inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 62Soru →

7272 yaşında kadın hasta, bir haftadır artan karın ağrısı, şişkinlik ve son 33 gündür devam eden safralı kusmalar nedeniyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde batında yaygın hassasiyet ve defans saptanıyor. Çekilen ayakta direkt batın grafisinde sigmoid kolon seviyesinde obstrüksiyon ve diafragma altında serbest hava izleniyor. Hastanın arter kan gazı ve elektrolit değerleri şöyledir:

ParametreDeğer
pHpH7.367.36
pCO2pCO_23232 mmHgmmHg
HCO3−HCO_3^-1818 mEq/LmEq/L
Na+Na^+140140 mEq/LmEq/L
Cl−Cl^-9090 mEq/LmEq/L
K+K^+3.23.2 mEq/LmEq/L
Albu¨minAlbümin4.04.0 g/dLg/dL

Bu bulgulara göre, hastada mevcut olan asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak tanımlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçlü (triple) asit-baz bozukluğu: Artmış anyon açıklı metabolik asidoz, metabolik alkaloz ve respiratuar alkaloz

Cevap

Üçlü (triple) asit-baz bozukluğu: Artmış anyon açıklı metabolik asidoz, metabolik alkaloz ve respiratuar alkaloz
Hastada sepsis (peritonit) nedeniyle laktat artışına bağlı artmış anyon açıklı metabolik asidoz (AG=32AG=32) mevcuttur. Kusmalara bağlı gelişen ek metabolik alkaloz, düzeltilmiş bikarbonatın (3838 mEq/LmEq/L) normalin çok üzerinde olmasıyla kanıtlanır. Son olarak, ölçülen pCO2pCO_2 değerinin (3232 mmHgmmHg), Winters formülü ile beklenen alt sınır olan 3333 mmHgmmHg'nin altında olması, hastada kompanzasyonun ötesinde bir primer respiratuar alkalozun (muhtemelen ağrı ve sepsise bağlı taşipne nedeniyle) olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Anyon açığını (AGAG) hesapla
AG=Na−(Cl+HCO3)=140−(90+18)=32AG = Na - (Cl + HCO_3) = 140 - (90 + 18) = 32
Artmış anyon açıklı metabolik asidoz (HAGMA) varlığını belirlemek için.
2
Düzeltilmiş bikarbonatı (ΔΔ\Delta\Delta hesabı) hesapla
ΔAG=32−12=20\Delta AG = 32 - 12 = 20. Düzeltilmiş HCO3=ΔAG+HCO3(o¨lc\cu¨len)=20+18=38HCO_3 = \Delta AG + HCO_{3(ölçülen)} = 20 + 18 = 38
HAGMA'ya eşlik eden ek bir metabolik bozukluk olup olmadığını anlamak için. Sonuç >24>24 ise ek metabolik alkaloz vardır.
3
Metabolik asidoz için beklenen solunumsal kompanzasyonu (Winters formülü) hesapla
BeklenenBeklenen pCO2=1.5×18+8±2=35±2pCO_2 = 1.5 \times 18 + 8 \pm 2 = 35 \pm 2 (33−3733 - 37 mmHgmmHg)
Ölçülen pCO2pCO_2 değeri beklenen aralığın dışındaysa ek bir solunumsal bozukluk mevcuttur.
4
Tüm bulguları sentezle
HAGMA (AG=32AG=32), Metabolik Alkaloz (ΔΔ=38\Delta\Delta=38) ve Respiratuar Alkaloz (32<3332 < 33 mmHgmmHg)
Hastanın klinik tablosu (sepsis/peritonit ve kusma) bu üçlü bozuklukla tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Üçlü (triple) asit-baz bozukluklarında, anyon açığı artışına ek olarak hem düzeltilmiş bikarbonat fazlalığı (metabolik alkaloz) hem de beklenen kompanzasyonun ötesinde pCO2pCO_2 düşüklüğü (respiratuar alkaloz) bir arada bulunur.

Daha Fazla Pratik

Sıvı resüsitasyonu sonrası asit-baz dengesindeki değişimleri takip etmek için klorür/anyon açığı oranını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 63Soru →

5858 yaşında kadın hasta, ince bağırsak rezeksiyonu sonrası 7.7. günde gelişen yüksek debili (12001200 ml/gün) enterokutan fistül nedeniyle takip edilmektedir. Hastanın fizik muayenesinde turgor ve tonus azalmış, mukozalar kurudur. Yapılan tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
pH7.297.29
pCO2pCO_23030 mmHg
HCO3HCO_31414 mEq/L
Na+Na^+138138 mEq/L
Cl−Cl^-114114 mEq/L

Bu hastadaki asit-baz dengesi bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Normal anyon açıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz

Cevap

Normal anyon açıklı (hiperkloremik) metabolik asidoz
Hastada asidemi (pH 7.297.29) ve düşük bikarbonat (1414 mEq/L) mevcuttur. Anyon açığı hesaplandığında (138−[114+14]=10138 - [114+14] = 10) normal sınırlarda olduğu görülmektedir. Enterokutan fistül gibi yüksek miktarda bikarbonat kaybına neden olan durumlarda vücut elektronetraliteyi korumak için klor tutulumunu artırır, bu da hiperkloremik normal anyon açıklı metabolik asidoz tablosuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
pH ve primer bozukluk değerlendirmesi
pH 7.297.29 (<7.35< 7.35) asidemi; HCO3HCO_3 1414 mEq/L (<22< 22) düşük.
Düşük pH ve düşük bikarbonat primer bir metabolik asidozu işaret eder.
2
Anyon açığının (Anion Gap) hesaplanması
AG=Na−(Cl+HCO3)=138−(114+14)=10AG = Na - (Cl + HCO_3) = 138 - (114 + 14) = 10 mEq/L.
Anyon açığı 8−128-12 mEq/L aralığında olduğu için normal kabul edilir.
3
Solunumsal kompansasyonun yeterliliğinin kontrolü (Winters Formülü)
BeklenenpCO2=1.5×14+8±2=29±2Beklenen pCO_2 = 1.5 \times 14 + 8 \pm 2 = 29 \pm 2 (27−3127-31 mmHg).
Hastanın pCO2pCO_2 değeri (3030 mmHg) beklenen aralıkta olduğu için kompansasyon uygundur, mikst bozukluk yoktur.

Anahtar Kavram

İnce bağırsak veya pankreas fistülü gibi yüksek bikarbonat içerikli sıvı kayıplarında, kaybolan bikarbonatın yerine klor geçtiği için 'Normal Anyon Açıklı (Hiperkloremik) Metabolik Asidoz' gelişir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 64Soru →

7575 yaşında erkek hasta, son 33 ayda 10 kg10\ kg kaybı ve ilerleyici sarılık şikayetiyle başvuruyor. Yapılan tetkiklerde pankreas başı tümörü saptanıyor ve hastaya elektif pankreatikoduodenektomi (Whipple) operasyonu planlanıyor. Hastanın tıbbi öyküsü ve klinik bulguları şu şekildedir:

* 44 ay önce miyokard enfarktüsü (MI) öyküsü mevcut.
* KOAH tanısı ile takipte (aktif sigara içicisi, 4545 paket/yıl).
* Fizik muayenede ikter, batında hafif asit ve pretibial (++)(++) ödem saptanıyor.
* Laboratuvar: Albümin 2.6 g/dl2.6\ g/dl, Total Bilirubin 2.8 mg/dl2.8\ mg/dl, Kreatinin 1.4 mg/dl1.4\ mg/dl, INR 1.51.5.

Bu hastanın preoperatif değerlendirmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Postoperatif pulmoner komplikasyon riskini azaltmak amacıyla sigaranın operasyondan en az 22 hafta önce bırakılması yeterli olup, bu süre sekresyonların temizlenmesi için en ideal zaman dilimidir.

Cevap

Sigaranın operasyondan 2 hafta önce bırakılmasının yeterli ve ideal olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Sigarayı bırakmanın postoperatif pulmoner komplikasyonlar üzerindeki en olumlu etkisi 8 hafta ve üzerindeki sürelerde görülür. Operasyondan 2 hafta önce bırakmak, balgam miktarını artırabilir ve mukosiliyer temizleme kapasitesini henüz tam düzeltmediği için riski azaltmaz; aksine atelektazi riskini artırabilir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kardiyak riskin Goldman indeksi ile hesaplanması
MI < 6 ay (10), Yaş > 70 (5), İntraperitoneal cerrahi (3) = 18 Puan (Sınıf III)
Hastanın cerrahi öncesi kardiyak mortalite riskini belirlemek.
2
Kardiyak riskin Revize Lee (RCRI) indeksi ile hesaplanması
Yüksek riskli cerrahi (1), İskemik kalp hastalığı (1) = 2 Kriter
Güncel klinik pratikte standart olan Lee indeksine göre risk kategorisini belirlemek.
3
Karaciğer rezervinin Child-Pugh ile değerlendirilmesi
Alb 2.6 (3), Bil 2.8 (2), INR 1.5 (1), Asit (2), Ensefalopati yok (1) = 9 Puan (Sınıf B)
Siroz veya karaciğer disfonksiyonu olan hastada cerrahi mortaliteyi öngörmek.
4
Pulmoner risk faktörlerinin ve sigara bırakma süresinin analizi
İdeal süre 8 haftadır, 2 hafta yetersizdir.
Postoperatif solunum yetmezliği ve enfeksiyon riskini minimize etmek.

Anahtar Kavram

Preoperatif risk değerlendirmesinde kardiyak (Goldman, Lee), pulmoner ve hepatik (Child-Pugh) indekslerin sentezi ve sigara bırakma süresinin patofizyolojik önemi.

Daha Fazla Pratik

Kardiyak risk değerlendirmesinde fonksiyonel kapasitenin (METs) önemini ve ASA sınıflamasındaki güncel değişiklikleri inceleyin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 65Soru →

Genel cerrahi pratiğinde uygulanan antimikrobiyal profilaksi ilkeleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Operasyon süresinin kullanılan antibiyotiğin yarı ömrünün iki katını aşması durumunda intraoperatif ek doz uygulaması endikedir.

Cevap

Ameliyat süresinin kullanılan antibiyotiğin yarı ömrünün iki katını aşması durumunda intraoperatif ek doz uygulanması doğrudur.
Cerrahi profilakside temel amaç, operasyonun her aşamasında dokuda yeterli miktarda antibiyotik bulundurmaktır. Eğer operasyon süresi kullanılan ilacın (örneğin sefazolin) yarı ömrünün iki katını geçerse, doku konsantrasyonu koruyucu seviyenin altına düşeceğinden ek doz yapılması zorunludur. Ayrıca büyük kan kayıplarında da ek doz gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Cerrahi profilaksinin amacını belirle.
İnsizyon anında ve operasyon süresince cerrahi sahada yeterli antibakteriyel doku konsantrasyonu sağlamak.
Kontaminasyonun başladığı anda bakteriyel yükü minimalize etmek.
2
İlaç farmakokinetiğini değerlendir.
Antibiyotiklerin doku düzeyi zamanla (yarı ömürle ilişkili olarak) azalır.
Uzun süren operasyonlarda (yarı ömrün iki katını aşan süreler) doku düzeyi koruyucu eşiğin altına düşer.
3
Ek doz kriterlerini kontrol et.
Yarı ömür kuralı dışında, yaklaşık 15001500 mLmL üzerindeki kanamalarda da ek doz gerekir.
Kayıp ve yerine konan sıvılarla antibiyotik konsantrasyonunun seyrelmesi.

Anahtar Kavram

Cerrahi profilakside intraoperatif ek doz endikasyonları ve genel uygulama prensipleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 66Soru →

Altmış beş yaşında kadın hasta, metastatik meme kanseri tanısıyla takip edilmektedir. Son üç gündür giderek artan halsizlik, iştahsızlık, şiddetli kabızlık ve sık idrara çıkma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde letarjik olduğu ve mukoza kuruluğu saptanıyor. Hastanın laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Sodyum142 mEq/L142\text{ mEq/L}135−145135-145
Potasyum3.8 mEq/L3.8\text{ mEq/L}3.5−5.03.5-5.0
Klor104 mEq/L104\text{ mEq/L}98−10798-107
Kalsiyum13.8 mg/dL13.8\text{ mg/dL}8.5−10.58.5-10.5
Albümin4.0 g/dL4.0\text{ g/dL}3.5−5.03.5-5.0
pH7.427.427.35−7.457.35-7.45
HCO3−\text{HCO}_3^-24 mEq/L24\text{ mEq/L}22−2622-26

Bu hastada mevcut olan klinik tabloya neden olan en olası elektrolit bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiperkalsemi

Cevap

Hiperkalsemi
Hastanın laboratuvar sonuçlarında kalsiyum düzeyi 13.8 mg/dL13.8\text{ mg/dL} olarak saptanmış olup bu değer hiperkalsemi tanısı için yeterlidir. Maligniteye bağlı gelişen hiperkalsemi; poliüri, kabızlık, iştahsızlık, bulantı ve nörolojik durum değişiklikleri (letarji, konfüzyon) ile karakterize klasik bir klinik tablo oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar tetkiklerini referans değerlerle karşılaştırın.
Kalsiyum düzeyi 13.8 mg/dL13.8\text{ mg/dL} (Normal: 8.5−10.58.5-10.5) olarak saptandı.
Hastanın temel biyokimyasal bozukluğunu belirlemek.
2
Semptomlar ile laboratuvar bulgularını ilişkilendirin.
Halsizlik, kabızlık, poliüri ve letarji, belirgin kalsiyum yüksekliği ile uyumludur.
Hiperkalseminin 'kemik, taş, karın ağrısı ve psişik belirtiler' şeklindeki klinik sunumunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Maligniteye bağlı hiperkalseminin klinik belirtileri ve tanısı.
Tahmini Süre:45s
Soru 67Soru →

6262 yaşında kadın hasta, ülseratif kolit nedeniyle yapılmış olan total proktokolektomi ve uç ileostomi sonrası cerrahi polikliniğine başvuruyor. Son 44 gündür ileostomi debisinin günlük 35003500 mlml üzerine çıktığı, halsizlik ve baş dönmesi olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 80/5580/55 mmHgmmHg, nabız 120/dk120/dk ve cilt turgoru azalmış olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde kan üre azotu (BUNBUN) 4545 mg/dLmg/dL, kreatinin 1.81.8 mg/dLmg/dL bulunuyor. Arter kan gazı ve serum elektrolitleri şu şekildedir:

ParametreDeğer
pHpH7.257.25
pCO2pCO_22828 mmHgmmHg
HCO3HCO_31212 mmol/Lmmol/L
Na+Na^+140140 mmol/Lmmol/L
Cl−Cl^-110110 mmol/Lmmol/L

Bu hastadaki asit-baz bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikst tip metabolik asidoz (Artmış anyon açıklı ve normal anyon açıklı)

Cevap

Hastada hem artmış anyon açıklı metabolik asidoz hem de normal anyon açıklı metabolik asidoz bir arada bulunmaktadır (Mikst tip metabolik asidoz).
Hastanın anyon açığı 1818 mmol/Lmmol/L olarak hesaplanır, bu da artmış anyon açıklı metabolik asidozu kanıtlar. Ancak bikarbonat düzeyi (1212 mmol/Lmmol/L), anyon açığındaki artış miktarından (18−12=618-12=6) çok daha fazla azalmıştır. Eğer sadece artmış AG'li asidoz olsaydı bikarbonatın 1818 mmol/Lmmol/L civarında olması beklenirdi. Bu fark, hastada yüksek debili ileostomiye bağlı bikarbonat kaybının (normal anyon açıklı metabolik asidoz) tabloya eşlik ettiğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Anyon açığını (AGAG) hesaplayın.
AG=Na−(Cl+HCO3)=140−(110+12)=18AG = Na - (Cl + HCO_3) = 140 - (110 + 12) = 18 mmol/Lmmol/L.
Artmış anyon açıklı bir asidozun varlığını belirlemek için ilk adımdır (12±212 \pm 2 normaldir).
2
Delta oranını (veya beklenen bikarbonat düşüşünü) hesaplayın.
ΔAG=18−12=6\Delta AG = 18 - 12 = 6. Beklenen HCO3=24−6=18HCO_3 = 24 - 6 = 18 mmol/Lmmol/L.
Artmış AG'li asidozda bikarbonatın AG artışı kadar düşmesi beklenir.
3
Ölçülen bikarbonatı beklenen ile karşılaştırın.
Ölçülen HCO3=12HCO_3 = 12 mmol/L<mmol/L < Beklenen HCO3=18HCO_3 = 18 mmol/Lmmol/L.
Bikarbonat beklenen değerden daha düşükse, ek bir normal anyon açıklı metabolik asidoz (NAGMA) mevcuttur.
4
Solunumsal kompansasyonu Winters formülü ile kontrol edin.
Beklenen pCO2=(1.5×12)+8=26±2pCO_2 = (1.5 \times 12) + 8 = 26 \pm 2 (24−2824-28). Ölçülen pCO2=28pCO_2 = 28 mmHgmmHg.
Kompansasyonun uygun olup olmadığını ve ek bir solunumsal bozukluk olup olmadığını belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Mikst tip metabolik asidozlarda (Artmış AG + Normal AG), bikarbonat düşüşü anyon açığındaki artıştan daha fazladır.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir hastada anyon açığı artışı bikarbonat düşüşünden daha fazla olsaydı (Delta ratio > 2), eşlik eden bir metabolik alkalozdan şüphelenilirdi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 68Soru →

6262 yaşında kadın hastaya romatoid artrit nedeniyle son 11 yıldır yüksek doz sistemik kortikosteroid tedavisi uygulanmaktadır. Sigmoid kolon perforasyonu nedeniyle acil şartlarda opere edilen hastaya Hartmann prosedürü uygulanmıştır. Postoperatif 36.36. saatte hastada ani gelişen konfüzyon, bulantı, karın ağrısı ve 38,8∘C38,8^{\circ}C ateş saptanıyor. Kan basıncı 70/4070/40 mmHg, nabız 120120/dakika ölçülen hastada, 33 litrelik izotonik sodyum klorür resüsitasyonuna rağmen arteriyel kan basıncı yükselmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde sodyum: 126126 mEq/L, potasyum: 5,85,8 mEq/L ve kan şekeri: 5858 mg/dL olarak saptanıyor.

Bu hastadaki klinik tabloyu en iyi açıklayan postoperatif komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut adrenal yetmezlik

Cevap

Sıvı resüsitasyonuna dirençli hipotansiyon, ateş ve karakteristik elektrolit bozuklukları (hiponatremi, hiperkalemi) olan steroid kullanıcısı hastada en olası tanı akut adrenal yetmezliktir.
Kortikosteroid kullanan hastalarda cerrahi gibi majör stres durumlarında HPA aksı baskılanmış olduğu için vücut yeterli kortizol üretemez. Bu durum postoperatif dönemde 'akut adrenal kriz' ile sonuçlanır. Klinik olarak açıklanamayan ve sıvıya dirençli hipotansiyon, yüksek ateş, karın ağrısı ve mental durum değişikliği görülür. Laboratuvar olarak sodyum düşüklüğü (hiponatremi), potasyum yüksekliği (hiperkalemi) ve kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) tanıyı destekleyen en önemli bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın özgeçmişindeki steroid kullanımını ve cerrahi stres faktörünü değerlendir.
Uzun süreli steroid kullanımı hipotalamo-hipofizer-adrenal (HPA) aksı baskılamıştır.
Cerrahi stres anında vücudun ihtiyaç duyduğu artmış kortizol yanıtı oluşamaz.
2
Hipotansiyonun niteliğini ve sıvı tedavisine yanıtı analiz et.
Hipotansiyon 33 litre sıvıya rağmen düzelmemektedir (refrakter şok).
Kortizol eksikliği vasküler tonusu ve katekolamin duyarlılığını azaltır.
3
Laboratuvar verilerini (sodyum, potasyum, glukoz) incele.
Hiponatremi, hiperkalemi ve hipoglisemi triadının varlığı.
Aldosteron eksikliği sodyum kaybı ve potasyum tutulumuna; kortizol eksikliği ise glukoneogenez azalmasına bağlı hipoglisemiye yol açar.
4
Ayırıcı tanıda septik şoku ekarte et.
Septik şokta bu spesifik elektrolit triadı beklenmez ve adrenal kriz klinik önceliğe sahiptir.
Hastanın klinik tablosu hormonal eksiklik belirtileriyle tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Postoperatif Adrenal Kriz (Addisonian Crisis)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 69Soru →

55 yaşında erkek hasta, bilinen pilor stenozu nedeniyle son bir haftadır devam eden şiddetli kusmaları varken, ani başlayan ve tüm karına yayılan şiddetli karın ağrısı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde batında yaygın hassasiyet, defans ve rebound saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları şu şekildedir:

ParametreDeğer
pH7.40
pCO2pCO_240 mmHg
HCO3−HCO_3^-24 mEq/L
Na+Na^+140 mEq/L
Cl−Cl^-90 mEq/L

Bu tabloya göre hastadaki asit-baz denge bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikst anyon açığı artmış metabolik asidoz ve metabolik alkaloz

Cevap

Mikst anyon açığı artmış metabolik asidoz ve metabolik alkaloz
Hastada anyon açığı (140−[90+24]=26140 - [90 + 24] = 26) belirgin şekilde artmıştır, bu da bir metabolik asidoz varlığını kanıtlar. Delta-delta analizi yapıldığında, ΔAG\Delta AG (14) ölçülen bikarbonata (24) eklendiğinde ulaşılan düzeltilmiş bikarbonat değeri (38), normalin çok üzerindedir. Bu durum, hastada hem anyon açığı artmış bir metabolik asidozun (perforasyon/peritonit/laktik asidoz) hem de bir metabolik alkalozun (pilor stenozuna bağlı kusma) aynı anda bulunduğunu gösterir. pH'ın 7.40 olması, bu iki zıt bozukluğun birbirini dengelemesi sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Anyon açığı (AGAG) hesaplanır.
AG=Na+−(Cl−+HCO3−)=140−(90+24)=26AG = Na^+ - (Cl^- + HCO_3^-) = 140 - (90 + 24) = 26 mEq/L.
Normal anyon açığı 12±212 \pm 2 mEq/L'dir. 26 değeri belirgin bir artışı ve buna bağlı gelişen metabolik asidozu temsil eder.
2
Delta-Anyon Açığı (ΔAG\Delta AG) hesaplanır.
ΔAG=AGhasta−AGnormal=26−12=14\Delta AG = AG_{hasta} - AG_{normal} = 26 - 12 = 14 mEq/L.
Artmış anyon açığının ne kadarının eksternal bir asit yükünden kaynaklandığını belirlemek için kullanılır.
3
Düzeltilmiş (beklenen) bikarbonat değeri hesaplanır.
HCO3_du¨zeltilmis\c=HCO3_o¨lc\cu¨len+ΔAG=24+14=38HCO_{3\_düzeltilmiş} = HCO_{3\_ölçülen} + \Delta AG = 24 + 14 = 38 mEq/L.
Eğer hastada sadece anyon açığı artmış metabolik asidoz olsaydı, düzeltilmiş bikarbonat değeri normal sınırlarda (24-26) olmalıydı.
4
Düzeltilmiş bikarbonat değeri yorumlanır.
38 mEq/L > 26 mEq/L olduğu için hastada ek bir metabolik alkaloz mevcuttur.
Kusmalara bağlı gelişen metabolik alkaloz ile perforasyon/sepsis sonrası gelişen laktik asidozun (metabolik asidoz) birbirini maskelemesi sonucu pH normal sınırlarda (7.40) kalmıştır.

Anahtar Kavram

Delta-Delta Analizi ve Mikst Asit-Baz Bozuklukları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 70Soru →

2222 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 saat önce karın bölgesinden delici-kesici aletle yaralanma sonrası acil servise getirilmiştir. Hastaya uygulanan acil eksploratif laparotomide herhangi bir karın içi organ yaralanması saptanmamış, batın serum fizyolojik ile yıkanarak katlar anatomisine uygun kapatılmıştır. Bu cerrahi girişim, cerrahi alan enfeksiyonu (CAE) riskini belirleyen yara sınıflamasına göre aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kontamine (Sınıf III)

Cevap

Kontamine (Sınıf III)
Cerrahi yara sınıflandırmasına (Altemeier) göre, açık ve taze (ilk 44 saat içinde gerçekleşen) kaza yaraları, herhangi bir içi boş organ yaralanması olmasa dahi 'Kontamine (Sınıf III)' olarak kabul edilir. Bu sınıfta enfeksiyon riski profilaksiye rağmen yaklaşık %15\%15-2020 civarındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yaralanma mekanizmasını ve süresini değerlendir.
Hasta bir kaza/travma (bıçaklanma) sonucu gelmiştir ve olay üzerinden 11 saat geçmiştir (taze kaza yarası).
Yara sınıflandırmasında travmanın varlığı ve süresi temel belirleyicidir.
2
İşlem sırasında içi boş organ yaralanması olup olmadığını kontrol et.
Organ yaralanması saptanmamıştır.
Organ yaralanması olması durumunda kontaminasyon derecesi artabilir.
3
Standart yara sınıflandırma (Altemeier) kriterlerini uygula.
Açık, taze kaza yaraları 'Kontamine (Sınıf III)' olarak tanımlanır.
Sokak ortamı ve suç aleti sterilitenin olmadığını gösterir, bu nedenle organ yaralanması olmasa da yara kontamine kabul edilir.

Anahtar Kavram

Altemeier Cerrahi Yara Sınıflandırması
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 71Soru →

6565 yaşında erkek hasta, infrarenal aort anevrizması nedeniyle elektif aortobifemoral bypass operasyonu planlanarak preoperatif değerlendirmeye alınıyor. Hastanın tıbbi özgeçmişinde insülin bağımlı diyabet ve kronik stabil anjina pektoris mevcuttur. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 1.71.7 mg/dL olarak saptanmıştır. Fizik muayenesinde kalp yetmezliği bulgusu saptanmayan ve inme öyküsü olmayan bu hastada, Lee’nin Revize Kardiyak Risk İndeksi'ne (RCRI) göre kaç adet risk faktörü bulunmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 33

Cevap

Lee'nin Revize Kardiyak Risk İndeksi'ne (RCRI) göre bu hastada toplam 33 risk faktörü bulunmaktadır.
Doğru yanıt olan 33 değeri; hastadaki yüksek riskli cerrahi tipi (suprainguinal vasküler), iskemik kalp hastalığı öyküsü (stabil anjina) ve insülin bağımlı diyabetin toplamıdır. Bu kriterlerin her biri 11 puan değerindedir ve toplam puan hastanın Sınıf IV risk grubunda olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Cerrahi girişimin risk düzeyini belirle.
Aortobifemoral bypass bir suprainguinal vasküler cerrahidir ve RCRI'ya göre yüksek riskli cerrahi grubundadır (+1+1 puan).
RCRI'da intraperitoneal, intratorasik ve suprainguinal vasküler işlemler yüksek riskli kabul edilir.
2
Kardiyak ve sistemik hastalıkları değerlendir.
Hastada stabil anjina pektoris (iskemik kalp hastalığı, +1+1 puan) ve insülin bağımlı diyabet (+1+1 puan) mevcuttur.
İskemik kalp hastalığı öyküsü ve insülin kullanımı RCRI'daki temel risk faktörlerindendir.
3
Renal fonksiyon ve diğer parametreleri kontrol et.
Serum kreatinin 1.71.7 mg/dL (eşik değer >2.0> 2.0 mg/dL altı, 00 puan). KKY ve inme öyküsü yoktur (00 puan).
RCRI puanlamasında sadece 2.02.0 mg/dL üzerindeki kreatinin değerleri risk faktörü olarak sayılır.

Anahtar Kavram

Lee'nin Revize Kardiyak Risk İndeksi (RCRI), majör non-kardiyak cerrahi planlanan hastalarda perioperatif kardiyak komplikasyon riskini belirlemek için kullanılan altı temel kriterden oluşur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 72Soru →

6262 yaşında kadın hasta, periampuller bölge tümörü nedeniyle Whipple operasyonu (pankreatikoduodenektomi) geçirmiştir. Postoperatif 5.5. günde hastanın batın içi dreninden günlük 800800 ml berrak, alkali içerikli sıvı geldiği gözlenmiştir. Fizik muayenesinde turgor ve tonusu azalmış olan hastanın kan basıncı 95/6095/60 mmHg, nabzı 108108/dk olarak saptanmıştır.

Hastanın arteryel kan gazı ve laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

ParametreDeğer
pH7.287.28
pCO2pCO_23030 mmHg
HCO3−HCO_3^-1414 mEq/L
Na+Na^+142142 mEq/L
Cl−Cl^-116116 mEq/L
K+K^+3.73.7 mEq/L

Bu hastadaki asit-baz bozukluğunun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pankreatik fistül yoluyla gelişen bikarbonat kaybı

Cevap

Pankreatik fistül yoluyla gelişen bikarbonat kaybı
Hastanın kan gazı analizi; düşük pH ve düşük bikarbonat ile metabolik asidozu, hesaplanan anyon açığının (1212 mEq/L) normal olmasıyla da Normal Anyon Açıklı Metabolik Asidozu (NAGMA) işaret etmektedir. Whipple operasyonu sonrası dreninden yüksek debili sıvı gelen bir hastada, bikarbonattan zengin pankreas sıvısının kaybı bu tabloyu açıklayan en olası cerrahi nedendir.

Adım Adım Çözüm

1
pH değerini değerlendiriniz.
pH 7.28<7.357.28 < 7.35 olduğu için hastada asidemi mevcuttur.
Asit-baz analizinin ilk adımı kan pH'ına bakmaktır.
2
Primer bozukluğu belirleyiniz.
HCO3−=14HCO_3^- = 14 mEq/L (düşük) ve pCO2=30pCO_2 = 30 mmHg (düşük).
HCO3−HCO_3^- düşüklüğü primer olayın metabolik asidoz olduğunu gösterir; pCO2pCO_2 düşüklüğü ise kompansatuar solunumsal alkalozdur.
3
Anyon Açığını (AG) hesaplayınız.
AG=Na+−(Cl−+HCO3−)=142−(116+14)=12AG = Na^+ - (Cl^- + HCO_3^-) = 142 - (116 + 14) = 12 mEq/L.
Normal anyon açığı (8-12 mEq/L) aralığındadır. Bu durum Normal Anyon Açıklı Metabolik Asidoz (NAGMA) tanısını koydurur.
4
Klinik tablo ile asit-baz sonucunu eşleştiriniz.
Whipple operasyonu sonrası yüksek debili drenaj, bikarbonattan zengin pankreas sıvısının kaybını düşündürür.
Pankreatik fistüller, HCO3−HCO_3^- kaybı nedeniyle hiperkloremik (normal anyon açıklı) metabolik asidozun en klasik cerrahi nedenlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Normal anyon açıklı metabolik asidoz (NAGMA), bikarbonat kaybı (diyare, fistül, RTA) veya klor artışı ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

İnce bağırsak fistülleri ve üreterosigmoidostomi gibi durumların da benzer şekilde NAGMA tablosuna yol açabileceğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru →

6868 yaşında erkek hasta, elektif infrarenal abdominal aort anevrizması onarımı planıyla değerlendirilmektedir. Hastanın özgeçmişinde insülin bağımlı diabetes mellitus, geçirilmiş iskemik inme ve stabil anjina pektoris öyküsü mevcuttur. Preoperatif laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 1.21.2 mg/dLmg/dL, hemoglobin 1313 g/dLg/dL ve fizik muayenede kan basıncı 135/85135/85 mmHgmmHg olarak saptanmıştır. Lee’nin Revize Edilmiş Kardiyak Risk İndeksi’ne (RCRIRCRI) göre bu hastada toplam kaç adet risk faktörü mevcuttur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 44

Cevap

Lee’nin Revize Edilmiş Kardiyak Risk İndeksi'ne (RCRIRCRI) göre bu hastada 44 adet risk faktörü bulunmaktadır.
Doğru yanıt olan 44 sayısı, Lee indeksindeki altı kriterden dördünün hastada bulunmasından kaynaklanır: 1) Yüksek riskli cerrahi (infrarenal aort cerrahisi), 2) İskemik kalp hastalığı öyküsü (stabil anjina), 3) Serebrovasküler hastalık öyküsü (geçirilmiş inme), 4) İnsülin tedavisi gerektiren diyabet. Kreatinin düzeyi 2.02.0 mg/dLmg/dL üzerinde olmadığı için puan verilmemiştir ve konjestif kalp yetmezliği bulgusu/öyküsü belirtilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cerrahi riskin belirlenmesi
11 puan
Abdominal aort anevrizması onarımı (infrarenal) bir suprainguinal vasküler cerrahidir ve RCRI kriterlerine göre 'yüksek riskli cerrahi' kategorisindedir.
2
Kardiyak ve serebrovasküler öykünün değerlendirilmesi
22 puan
Hastada stabil anjina pektoris (iskemik kalp hastalığı) ve geçirilmiş iskemik inme (serebrovasküler hastalık) öyküsü mevcuttur; her biri 11 puandır.
3
Metabolik faktörlerin incelenmesi
11 puan
İnsülin bağımlı diabetes mellitus RCRI'da tanımlanmış bir risk faktörüdür.
4
Laboratuvar değerlerinin kontrol edilmesi
00 puan
Serum kreatinin düzeyinin kriter sayılabilmesi için >2.0> 2.0 mg/dLmg/dL olması gerekir. Hastanın değeri 1.21.2 mg/dLmg/dL olduğu için puan verilmez.

Anahtar Kavram

Lee’nin Revize Edilmiş Kardiyak Risk İndeksi (RCRIRCRI) Kriterleri

Daha Fazla Pratik

RCRI puanına göre hastanın major kardiyak olay (MACE) risk yüzdelerini ve sınıflamasını (Sınıf I-IV) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 74Soru →

Abdominal cerrahi sonrası gelişen, bağırsak peristaltizminin geçici olarak durması ile karakterize olan ve genellikle ek bir müdahale gerektirmeden ilk 2424-4848 saat içinde kendiliğinden düzelen klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fizyolojik ileus

Cevap

Abdominal cerrahi sonrası görülen bu tablo fizyolojik ileustur.
Doğru cevap olan fizyolojik ileus, cerrahi travma, anestezi ve opioid kullanımı gibi nedenlerle bağırsak motilitesinin geçici olarak durmasıdır. İnce bağırsaklar genellikle ilk 2424 saatte, mide 2424-4848 saatte ve kolon 4848-7272 saatte normal fonksiyonuna döner.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Bağırsak hareketlerinin durması ve gaz-gaita çıkışının olmaması (ileus).
Hastanın postoperatif erken dönemdeki şikayetlerini sınıflandırmak için gereklidir.
2
Zamanlamanın değerlendirilmesi
Postoperatif ilk 2424-4848 saat.
Bağırsak segmentlerinin normal fonksiyonuna dönme süreleri tanıyı belirlemede kritiktir.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Fizyolojik ileus tanısının konulması.
Kendiliğinden düzelen ve cerrahi travmaya beklenen bir yanıt olan bu süreç fizyolojik kabul edilir.

Anahtar Kavram

Fizyolojik ileus, abdominal cerrahi sonrası gastrointestinal motilitenin geçici olarak inhibe olmasıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 75Soru →

6565 yaşında erkek hasta, yüksek ateş, titreme ve genel durum bozukluğu ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/4585/45 mmHgmmHg, nabız 120/dk120/dk ve solunum sayısı 24/dk24/dk ölçülüyor. Hastanın ekstremitelerinin sıcak ve pembe olduğu, kapiller dolum zamanının ise kısalmış olduğu gözleniyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada beklenen en muhtemel hemodinamik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kardiyak debi (COCO) artışı

Cevap

Septik şokun erken evresinde (hiperdinamik evre) beklenen bulgu kardiyak debi (COCO) artışıdır.
Septik şok, distribütif şok grubundadır. Bu tabloda mediyatör salınımına bağlı gelişen masif vazodilatasyon sistemik vasküler direnci (SVRSVR) düşürür. Kalp bu direnç düşüşüne ve dokuların oksijen ihtiyacına yanıt olarak atım sayısını ve gücünü artırarak kardiyak debiyi (COCO) yükseltir. Bu durum klinik olarak 'sıcak şok' (warm shock) olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hastada ateş, taşikardi ve 'sıcak' ekstremiteler mevcuttur.
Bu bulgular hiperdinamik (sıcak) evredeki septik şoku (distribütif şok) işaret eder.
2
Hemodinamik parametreleri değerlendirme
Vazodilatasyon nedeniyle SVRSVR düşer ve kalp hızı ile atım hacmi artarak COCO yükselir.
Distribütif şokun ayırt edici özelliği düşük direnç karşısında artan kardiyak çıkışıdır.
3
Doğru bulguyu tespit etme
Kardiyak debi (COCO) artışı seçeneği işaretlenir.
Diğer şok tiplerinde (hipovolemik, kardiyojenik) kardiyak debi azalırken, erken septik şokta artış görülmesi tipik bir sınav sorusu bilgisidir.

Anahtar Kavram

Septik şokun erken evresi (hiperdinamik şok), düşük sistemik vasküler direnç (SVRSVR) ve yüksek kardiyak debi (COCO) ile karakterizedir.
Tahmini Süre:45s
Soru 76Soru →

Sentetik fıtık yaması (meshmesh) kullanılarak elektif şartlarda gerçekleştirilen bir cerrahi girişimde, cerrahi alan enfeksiyonunu (CAE) önlemeye yönelik profilaksi stratejileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kullanılan protez materyalin enfekte olma riskini en aza indirmek amacıyla, profilaktik antibiyotik kullanımına postoperatif 55. güne kadar devam edilmelidir.

Cevap

Protez materyal (mesh) kullanılan temiz cerrahi vakalarda dahi, antibiyotik profilaksisinin postoperatif 24 saati geçecek şekilde uzatılması önerilmez.
Cerrahi profilaksinin temel amacı, operasyon sırasında dokuda yeterli konsantrasyon sağlamaktır. CDC ve diğer uluslararası kılavuzlar, protez materyal (meshmesh, greft vb.) kullanıldığı durumlarda bile profilaksinin postoperatif 2424 saati (veya genellikle tek dozu) geçmemesini kesin olarak önermektedir. Profilaksinin gereksiz uzatılması cerrahi alan enfeksiyonu riskini azaltmaz, aksine dirençli suşların gelişimine ve ilaç yan etkilerine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın yara sınıfını ve profilaksi gerekliliğini belirle.
Elektif ventral fıtık onarımı 'temiz' bir yaradır; ancak mesh (yabancı cisim) kullanımı profilaksiyi zorunlu kılar.
Yabancı cisimler, enfeksiyon için gereken bakteri inokulum miktarını belirgin şekilde düşürür.
2
Profilaksi zamanlamasını değerlendir.
Antibiyotik insizyondan önceki 6060 dakika içinde uygulanmalıdır.
İnsizyon anında doku düzeyinin MİK değerinin üzerinde olması gerekir.
3
Profilaksi süresini belirle.
Profilaksi süresi 2424 saati geçmemelidir.
Sürenin uzatılması enfeksiyon riskini azaltmaz; sadece dirençli bakteri gelişimine ve maliyet artışına neden olur.

Anahtar Kavram

Cerrahi profilakside antibiyotik kullanım süresi, protez materyal varlığında dahi postoperatif 2424 saati aşmamalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru →

6464 yaşında erkek hasta, feçesle komplike olmuş karın içi ateşli silah yaralanması sonrası acil cerrahiye alınıyor. Postoperatif 2424. saatte septik tablo ve koagülopati (INR:1,8INR: 1,8) nedeniyle taze donmuş plazma (TDPTDP) transfüzyonu başlanıyor. Transfüzyonun ikinci ünitesi sırasında hastada ani gelişen dispne, hipotansiyon (85/5085/50 mmHgmmHg) ve ateş (38,8∘C38,8^{\circ}C) gözleniyor. Fizik muayenede akciğerlerde yaygın bilateral raller duyuluyor. Santral venöz basıncı (CVPCVP) 44 cmH2OcmH_2O, NT-proBNP seviyesi ise normal sınırlarda saptanıyor. Bu hastadaki klinik tablonun patofizyolojisinden sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Donör plazmasındaki anti-HLA veya anti-HNA antikorlarının, hastanın akciğer mikrosirkülasyonunda aktive olmuş nötrofilleri ile etkileşime girmesi

Cevap

Patofizyolojik temel mekanizma; donör plazmasındaki antikorların, hastanın akciğerlerinde sepsise bağlı olarak önceden aktive edilmiş (primed) nötrofillerle etkileşime girerek endotel hasarı ve non-kardiyojenik pulmoner ödem oluşturmasıdır.
Vakada sunulan düşük CVP, normal BNP ve ateş varlığı, tablonun bir non-kardiyojenik akciğer hasarı olan TRALI olduğunu göstermektedir. TRALI patofizyolojisindeki 'İki Vuruş Hipotezi'ne göre; hastadaki mevcut sepsis durumu akciğer kapillerindeki nötrofilleri aktive olmaya hazır hale getirir (1. vuruş), transfüzyonla gelen donör antikorları ise bu hücreleri degranüle ederek hasarı başlatır (2. vuruş).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Transfüzyon sırasında ani dispne, ateş, hipotansiyon ve bilateral akciğer ödemi bulguları saptandı.
Ayırıcı tanıda TRALI, TACO ve anafilaksi önceliklidir.
2
Hemodinamik verilerin değerlendirilmesi
CVP'nin düşük olması (44 cmH2OcmH_2O) ve NT-proBNP'nin normal olması tablonun kardiyojenik (hidrostatik) olmadığını kanıtlar.
TACO'da BNP yüksek ve CVP artmış beklenir.
3
Altta yatan risk faktörlerinin incelenmesi
Hastadaki sepsis tablosu, akciğer nötrofillerini 'priming' (hazırlama) sürecine sokan 'Birinci Vuruş' (First Hit) olarak değerlendirilir.
TRALI gelişiminde hastanın inflamatuar durumu duyarlılığı artırır.
4
Mekanizmanın belirlenmesi
Donör plazmasındaki antikorların (İkinci Vuruş) bu nötrofilleri aktive etmesi sonucu pulmoner sızıntı geliştiği sonucuna varılır.
Bu süreç TRALI'nin patognomonik 'İki Vuruş Hipotezi'dir.

Anahtar Kavram

TRALI (Transfüzyon İlişkili Akut Akciğer Hasarı) Patofizyolojisi: İki Vuruş Hipotezi
Soru 78Soru →

7272 yaşında erkek hasta, periferik arter hastalığı nedeniyle elektif aortoiliyak bypass cerrahisi planlanarak genel cerrahi ve vasküler cerrahi ortak konseyine sunuluyor. Hastanın özgeçmişinde hipertansiyon, insülin bağımlı diabetes mellitus ve 22 yıl önce geçirilmiş iskemik inme öyküsü mevcuttur. Hasta, günlük aktivitelerini sınırlı düzeyde gerçekleştirebildiğini ve bir kat merdiven çıkmakla ciddi nefes darlığı ve yorgunluk yaşadığını belirtmektedir (<4< 4 METs). Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 145/85 mmHg145/85\text{ mmHg} ve nabız 78/dk78/\text{dk} ritmik olarak saptanmıştır.

Güncel kardiyak kılavuzlar (ACC/AHA) ve Revize Kardiyak Risk İndeksi (RCRIRCRI) göz önüne alındığında, bu hastada cerrahi öncesi kardiyak değerlendirmede bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farmakolojik stres testi (Dobutamin stres ekokardiyografi veya miyokard perfüzyon sintigrafisi) yapılması

Cevap

Farmakolojik stres testi yapılması, yüksek riskli cerrahi geçirecek ve düşük fonksiyonel kapasiteye sahip riskli hastalar için en uygun adımdır.
Doğru seçenek olan farmakolojik stres testi, hastanın hem cerrahi riskinin yüksek olması hem de fonksiyonel kapasitesinin düşük olması nedeniyle en güvenli ve etkili tanısal adımdır. ACC/AHA algoritmasına göre, birden fazla Lee faktörü olan ve efor kapasitesi yetersiz olan hastalarda operasyon öncesi sessiz iskemiyi dışlamak için bu test gereklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cerrahi riskin belirlenmesi
Aortoiliyak bypass cerrahisi, suprainguinal vasküler bir girişim olduğu için yüksek riskli (>%5>\%5 MACE) cerrahi grubundadır.
Cerrahi girişimin tipi, perioperatif kardiyak riskin ana belirleyicilerinden biridir.
2
Fonksiyonel kapasitenin değerlendirilmesi
Hastanın bir kat merdivenle yorulması, fonksiyonel kapasitesinin 44 METs'in altında olduğunu gösterir.
44 METs altı kapasite, perioperatif komplikasyon riskini artırır ve ek test gereksinimini doğurur.
3
Klinik risk faktörlerinin sayılması (Lee İndeksi/RCRI)
Hastada: 1. Yüksek riskli cerrahi, 2. Geçirilmiş inme, 3. İnsülin kullanımı mevcuttur (Toplam 3 puan, Class IV).
Revize Kardiyak Risk İndeksi, hastanın majör kardiyak olay olasılığını tahmin etmek için kullanılır.
4
Kılavuz algoritmasının uygulanması (ACC/AHA)
Yüksek riskli cerrahi + <4< 4 METs + ≥1\geq 1 risk faktörü varlığında, cerrahi yönetimi değiştirecekse stres testi önerilir.
Hastanın efor kapasitesi yetersiz olduğu için farmakolojik yöntem (Dobutamin veya Talyum) seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Perioperatif kardiyak risk değerlendirmesinde cerrahi tipi, fonksiyonel kapasite (METs) ve klinik risk faktörleri (RCRI) kombinasyonu yönetim planını belirler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 79Soru →

Basit açlık (starvasyon) süreci ile majör cerrahi travma sonrası gelişen metabolik yanıt kıyaslandığında, travma hastasında aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdrar yoluyla atılan nitrojen miktarında artış

Cevap

İdrar yoluyla atılan nitrojen miktarında artış görülmesi beklenir.
Travma ve majör cerrahi sonrasında gelişen nöroendokrin yanıt, basit açlığın aksine protein katabolizmasını (proteoliz) şiddetle uyarır. Bu süreçte iskelet kaslarından salınan amino asitler (özellikle alanin ve glutamin) karaciğerde glukoneogenez için hammadde olarak kullanılır. Sonuç olarak üre sentezi ve idrarla atılan toplam nitrojen miktarı belirgin şekilde artar; bu duruma 'negatif azot dengesi' denir. Basit açlıkta ise vücut hayatta kalmak için protein depolarını korumaya çalışır, metabolik hızı düşürür ve ana enerji kaynağı olarak yağ asitleri ile keton cisimciklerini kullanır.

Adım Adım Çözüm

1
Basit açlık ve travmanın metabolik hedeflerini belirle.
Basit açlıkta vücut enerji korumaya ve protein depolarını saklamaya odaklanırken, travmada hasar onarımı için enerji mobilizasyonu ve katabolizma ön plandadır.
İki durum arasındaki fizyolojik farkı anlamak için temel öncüldür.
2
Protein metabolizmasındaki farkı analiz et.
Basit açlıkta idrar azotu 2-3 g/gün düzeyine kadar düşebilir; travmada ise kas yıkımı nedeniyle 30-50 g/gün seviyelerine çıkabilir.
Azot dengesi, travmanın şiddetini gösteren en önemli parametrelerden biridir.
3
Enerji kaynaklarını ve hızı karşılaştır.
Travmada metabolik hız artarken (hipermetabolizma), basit açlıkta düşer (hipometabolizma).
Metabolik hız farkı, travmaya verilen nöroendokrin yanıtın sonucudur.

Anahtar Kavram

Travma sonrası proteoliz ve negatif azot dengesi

Daha Fazla Pratik

Travma sonrası gelişen 'ebb' ve 'flow' fazları arasındaki hemodinamik ve metabolik farkları tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 80Soru →

2828 yaşında kadın hastaya, kolesistektomi operasyonu sırasında gelişen kanama nedeniyle eritrosit süspansiyonu transfüzyonu başlanmıştır. Transfüzyon başladıktan yaklaşık 55 dakika sonra hastada yaygın ürtiker, hışıltılı solunum (wheezingwheezing) ve kan basıncında ani düşüş (80/5080/50 mmHgmmHg) saptanmıştır. Hastanın tıbbi öyküsünde çocukluğundan beri tekrarlayan sinüzit ve bronşit atakları olduğu bilinmektedir. Bu hastada gelişen klinik tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selektif IgA eksikliği zemininde gelişen anti-IgA antikorlarına bağlı anaflaksi

Cevap

Bu hastada gelişen klinik tablonun en olası nedeni selektif IgA eksikliği zemininde gelişen anti-IgA antikorlarına bağlı anaflaksidir.
Hastada transfüzyonun hemen başında gelişen hipotansiyon, bronkospazm ve ürtiker üçlüsü klasik bir anaflaksi tablosudur. Özgeçmişteki tekrarlayan enfeksiyon öyküsü, alıcıda selektif IgA eksikliği olduğunu ve buna bağlı olarak donör kanındaki IgA'ya karşı gelişmiş anti-IgA antikorlarının varlığını düşündürmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Transfüzyonun ilk dakikalarında gelişen hipotansiyon, bronkospazm (wheezing) ve ürtiker varlığı anaflaktik reaksiyonu düşündürür.
Anaflaksi, transfüzyonun en erken gelişen ve hayatı tehdit eden immünolojik komplikasyonlarından biridir.
2
Hastanın özgeçmişini değerlendir
Tekrarlayan sinopulmoner enfeksiyon (sinüzit, bronşit) öyküsü, selektif IgA eksikliği için tipik bir ipucudur.
IgA eksikliği olan bireylerde mukozal immünite zayıf olduğu için tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları sık görülür.
3
Mekanizmayı tanımla
IgA eksikliği olan alıcının kanında bulunan anti-IgA antikorları, donör plazmasındaki IgA proteini ile reaksiyona girerek anaflaksiyi tetikler.
Transfüzyonla ilişkili anaflaksilerin önemli bir kısmı bu mekanizma ile gerçekleşir ve bu hastalar için yıkanmış eritrosit kullanımı endikedir.

Anahtar Kavram

Transfüzyonla ilişkili anaflaksi ve selektif IgA eksikliği ilişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 20Sonraki
Temel Cerrahi Prensipler Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin