Pulmoner Vasküler Hastalıklar

61 soru

Soru 1Soru

3838 yaşında kadın hasta, son 22 gündür ani başlayan nefes darlığı, nefes almakla artan batıcı karakterde sağ yan ağrısı ve hemoptizi şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde oral kontraseptif kullanımı mevcut olan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 115/70115/70 mmHgmmHg, nabız 110/dk110/dk, solunum sayısı 22/dk22/dk ölçülüyor. Sol bacakta tek taraflı ödem ve baldır hassasiyeti saptanıyor. Bu hastanın klinik tablosu ve pulmoner vasküler hastalıkların genel yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastada klinik seyir sırasında sağ ventrikül disfonksiyonu ile birlikte sistemik hipotansiyon gelişmesi durumunda, kontrendikasyon yoksa sistemik trombolitik tedavi uygulanmalıdır.

Cevap

Hipotansiyon ve sağ ventrikül disfonksiyonu ile seyreden yüksek riskli pulmoner tromboemboli vakalarında, mutlak bir kontrendikasyon yoksa hızlı reperfüzyon sağlamak amacıyla sistemik trombolitik tedavi ilk seçenek olmalıdır.
Sistemik hipotansiyon (sistolik kan basıncının 9090 mmHgmmHg altına düşmesi veya bazalden 4040 mmHgmmHg fazla düşüş) ve sağ ventrikül disfonksiyonu bulguları masif (yüksek riskli) pulmoner tromboemboliyi işaret eder. Bu tabloda kardiyovasküler kollapsı önlemek için kontrendikasyon yoksa sistemik trombolitik tedavi hayat kurtarıcıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik olasılık skorlamasını hesapla
Wells skoru: DVT bulguları (+3+3), taşikardi (+1.5+1.5), hemoptizi (+1+1) = 5.55.5 puan.
Hastanın PTE olasılığını belirleyerek tanısal algoritmayı seçmek gerekir.
2
Tanısal algoritmayı belirle
Wells >4> 4 olduğu için 'PTE olası' (likely) kategorisi seçilir.
Bu gruptaki hastalarda D-dimer'in negatif çıkması tanıyı dışlamak için güvenli değildir, bu yüzden BT pulmoner anjiyografi (BTPA) önceliklidir.
3
Tedavi stratejisini hemodinamik duruma göre değerlendir
Hipotansiyon (Sistolik KB < 9090 mmHgmmHg) gelişmesi durumunda masif PTE tanısı konur.
Yüksek riskli (masif) PTE'de mortaliteyi azaltmak için trombolitik tedavi endikedir.

Anahtar Kavram

Pulmoner vasküler hastalıkların (PTE ve PH) yönetiminde tanısal algoritmalar klinik olasılık skorlarına dayanırken, tedavi stratejisi hemodinamik stabilite ve etiyolojik sınıflamaya göre belirlenir.

Daha Fazla Pratik

PTE tanılı bir hastada trombolitik tedavi sonrası uzun dönemde efor dispnesi gelişmesi durumunda V/Q sintigrafisi ile KTEPH taraması yapılmasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

7575 yaşında erkek hasta, ani gelişen nefes darlığı, sağ taraflı batıcı yan ağrısı ve az miktarda kan tükürme (hemoptizi) şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85mmHg135/85 mmHg, nabız 94/dak94/dak, solunum sayısı 22/dak22/dak ve oda havasında SpO2SpO_2 %9494 ölçülüyor. Akciğer oskültasyonu doğal saptanırken, Wells skoru ile klinik olasılık "düşük" (22 puan) olarak hesaplanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde D-dimer düzeyi 680ng/mL680 ng/mL (referans: <500ng/mL<500 ng/mL) saptanıyor. Bu hasta için en uygun bir sonraki yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner emboli tanısı dışlanmalı ve ileri tetkik planlanmamalıdır.

Cevap

Pulmoner emboli tanısı dışlanmalı ve ileri tetkik planlanmamalıdır.
Hemodinamik olarak stabil olan ve pulmoner emboli (PE) klinik olasılığı (Wells skoruna göre) düşük veya orta olan hastalarda tanısal yaklaşım D-dimer testi ile başlar. 5050 yaşın üzerindeki hastalarda, D-dimer testinin özgüllüğünü artırmak için 'yaş düzeltmeli eşik değer' (yas\c×10ng/mLyaş \times 10 ng/mL) kullanılır. 7575 yaşındaki bu hasta için eşik değer 750ng/mL750 ng/mL olup, hastanın 680ng/mL680 ng/mL olan sonucu bu değerin altındadır. Bu durum, düşük klinik olasılıklı bir hastada PE tanısını dışlamak için yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik olasılık ve hastanın yaşını değerlendir.
Wells skoru 22 (düşük olasılık) ve yaş 7575.
D-dimer yorumlamasında hastanın klinik olasılığı ve yaşı algoritmayı belirler.
2
Yaş düzeltmeli D-dimer eşik değerini hesapla.
75×10=750ng/mL75 \times 10 = 750 ng/mL.
5050 yaş üzerindeki hastalarda düşük/orta klinik olasılık durumunda eşik değer yas\c×10yaş \times 10 olarak alınır.
3
Hastanın D-dimer sonucunu eşik değerle karşılaştır.
680ng/mL<750ng/mL680 ng/mL < 750 ng/mL.
Hastanın değeri yaşa göre düzeltilmiş eşik değerin altında kalmaktadır.
4
Tanısal kararı ver.
Pulmoner emboli (PE) tanısı dışlanır.
Düşük klinik olasılık ve negatif D-dimer (yaş düzeltmeli) varlığında PE dışlanması güvenlidir.

Anahtar Kavram

Yaş düzeltmeli D-dimer kullanımı

Daha Fazla Pratik

Yüksek riskli (hemodinamik olarak instabil) hastalarda tanısal algoritmanın BTPA veya ekokardiyografi ile başladığını hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 3Soru

Akut pulmoner emboli atağı sonrası en az 3 ay etkin antikoagülan tedavi almasına rağmen efor dispnesi yakınması devam eden 54 yaşındaki erkek hasta değerlendiriliyor. Fizik muayenede P2 sertliği duyuluyor. Transtorasik ekokardiyografide sağ kalp boşluklarında genişleme ve pulmoner arter sistolik basıncında artış saptanıyor. Bu hastada Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (KTEPH) tanısını dışlamak için kullanılması gereken, duyarlılığı en yüksek tarama testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventilasyon/Perfüzyon (V/Q) Sintigrafisi

Cevap

Ventilasyon/Perfüzyon (V/Q) Sintigrafisi
Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (KTEPH) şüphesinde, ventilasyon/perfüzyon (V/Q) sintigrafisi %96-97 gibi çok yüksek bir duyarlılığa (sensitivite) sahiptir. BT anjiyografi akut embolideki büyük pıhtıları mükemmel gösterse de, KTEPH patolojisi olan kronik organize mikrotrombüsleri, web ve bant yapılarını görüntülemede yetersiz kalabilir. Bu nedenle kılavuzlar, açıklanamayan pulmoner hipertansiyonu olan veya PE sonrası semptomları devam eden hastalarda KTEPH'i dışlamak (rule-out) için ilk basamak test olarak V/Q sintigrafisini önerir. Sintigrafi normalse KTEPH tanısı güvenle dışlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Geçirilmiş PE öyküsü, antikoagülasyona rağmen devam eden dispne ve sağ kalp yüklenme bulguları KTEPH şüphesi oluşturur.
KTEPH, akut PE sonrası %0.5-4 oranında gelişebilen ve tedavi edilebilir bir pulmoner hipertansiyon nedenidir.
2
KTEPH için uygun tarama testini belirle
KTEPH taramasında V/Q sintigrafisinin duyarlılığı (sensitivitesi) %96-97 iken, BT anjiyografinin duyarlılığı %51 civarındadır.
Kronik dönemde oluşan distal trombüsler, bantlar ve web yapıları BT anjiyografide gözden kaçabilir ancak sintigrafide perfüzyon defekti olarak görülür.
3
Doğru seçeneği işaretle
Normal bir V/Q sintigrafisi KTEPH tanısını güvenle dışlar.
Kılavuzlar KTEPH şüphesinde dışlama/tarama amaçlı ilk test olarak V/Q sintigrafisini önermektedir.

Anahtar Kavram

Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (KTEPH) taramasında V/Q sintigrafisi, BT anjiyografiden daha duyarlıdır ve ilk tercih edilen dışlama testidir.
Soru 4Soru

3232 yaşında erkek hasta, ani başlayan nefes darlığı, sağ tarafta batıcı tarzda (plöritik) göğüs ağrısı ve öksürükle ağzından az miktarda kan gelmesi (hemoptizi) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yapılan klinik değerlendirmede Wells skoru 22 (düşük klinik olasılık) olarak hesaplanıyor. Bu hastada pulmoner tromboemboli tanısını dışlamak (ekarte etmek) amacıyla ilk basamakta istenmesi gereken tetkik hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: D-dimer düzeyi ölçümü

Cevap

Düşük klinik olasılıklı bir hastada pulmoner tromboemboli tanısını dışlamak için en uygun ilk basamak tetkik D-dimer düzeyi ölçümüdür.
Pulmoner tromboemboli şüphesi olan hastalarda Wells skoru ile klinik olasılık tayini yapılır. Skoru 22 ve altı (veya basitleştirilmiş skorlamaya göre 4\leq 4) olan düşük klinik olasılıklı hastalarda, tanıyı dışlamak için en uygun ve ilk basamak yöntem D-dimer düzeyidir. Negatif bir D-dimer sonucu, yüksek negatif prediktif değeri sayesinde ileri bir görüntülemeye gerek kalmadan tanıyı dışlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik olasılığını Wells skoruna göre belirle.
Wells skoru 22 olarak belirtilmiştir, bu değer hastanın 'düşük klinik olasılık' grubunda olduğunu gösterir.
Tanı algoritması, hastanın klinik olasılığına göre şekillenir.
2
Düşük olasılıklı hasta için uygun dışlama testini seç.
Düşük veya orta olasılıklı hastalarda D-dimer testi istenir.
Hassas bir yöntemle ölçülen D-dimer sonucunun negatif olması, pulmoner tromboemboli tanısını %99'un üzerinde bir doğrulukla dışlar.
3
Test sonucuna göre bir sonraki adımı planla.
D-dimer negatifse ileri tetkik gerekmez; pozitifse bilgisayarlı tomografik pulmoner anjiyografi planlanır.
Gereksiz radyasyon ve kontrast madde maruziyetinden kaçınmak için bu basamaklı yaklaşım uygulanır.

Anahtar Kavram

Pulmoner tromboemboli (PTE) tanı algoritmasında klinik olasılığa göre test seçimi.
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru

4545 yaşında kadın hasta, son 11 yıldır giderek artan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde sistemik skleroz (skleroderma) tanısı mevcut olan hastanın fizik muayenesinde P2P_2 sertliği, triküspit odakta pansistolik üfürüm ve pretibial ++++ ödem saptanıyor. Hastada plöritik göğüs ağrısı veya hemoptizi öyküsü bulunmuyor. Yapılan tetkiklerinde sağ kalp kateterizasyonu bulguları aşağıdaki gibidir:

ParametreDeğer
Ortalama Pulmoner Arter Basıncı (mPAB)3838 mmHg
Pulmoner Kapiller Uç Basıncı (PKUB)1212 mmHg
Pulmoner Vasküler Direnç (PVD)55 Wood ünitesi

Bu hastada Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflandırmasına göre en olası klinik grup ve akut vazoreaktivite testi negatif saptanması durumunda en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup 1 - Endotelin reseptör antagonisti (Ambrisentan)

Cevap

Dünya Sağlık Örgütü sınıflandırmasına göre sistemik sklerozla ilişkili pulmoner hipertansiyon Grup 1 (Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon) olarak kabul edilir ve vazoreaktivite testi negatif olan bu hastalarda endotelin reseptör antagonistleri uygun bir başlangıç tedavisidir.
Verilen vakada mPAB 3838 mmHg ve PKUB 1212 mmHg olması pre-kapiller pulmoner hipertansiyonu tanımlar. Sistemik skleroz öyküsü bu tabloyu WHO Grup 1 (Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon) içine sokar. Akut vazoreaktivite testi negatif olan Grup 1 PAH hastalarında kalsiyum kanal blokörleri kontrendike/etkisizdir; bu durumda endotelin reseptör antagonistleri (Ambrisentan, Bosentan vb.) veya PDE-5 inhibitörleri ilk basamak tedavi seçenekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik verilerin analizi
mPAB 20\geq 20 mmHg ve PKUB 15\leq 15 mmHg olması pre-kapiller pulmoner hipertansiyonu doğrular.
Pulmoner hipertansiyon tanısı mPAB'ın 2020 mmHg'yi aşmasıyla konur; PKUB ise sol kalp (post-kapiller) ile vasküler/akciğer kaynaklı (pre-kapiller) ayrımı sağlar.
2
Etiyolojik sınıflandırma (WHO Grupları)
Sistemik skleroz (Skleroderma) gibi konnektif doku hastalıkları WHO Grup 1 (PAH) altında yer alır.
Grup 1; idiyopatik, herediter veya ilaç/bağ dokusu hastalıklarıyla ilişkili tabloları kapsar.
3
Tedavi seçimi
Vazoreaktivite testi negatif olduğu için kalsiyum kanal blokörleri yerine spesifik PAH tedavileri (ERA, PDE-5i veya Prostanoidler) seçilmelidir.
Vazoreaktivite negatifliği, damar yatağının kalsiyum kanal blokörlerine yanıt vermeyeceğini gösterir.

Anahtar Kavram

Pulmoner Hipertansiyon WHO Sınıflandırması ve Vazoreaktivite Testine Göre Tedavi Algoritması

Daha Fazla Pratik

Vazoreaktivite testi pozitif olan bir hastada tercih edilmesi gereken kalsiyum kanal blokörü dozlarını ve ilaç isimlerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

3434 yaşında kadın hasta, son 88 aydır giderek artan efor dispnesi, eforla tetiklenen batıcı göğüs ağrısı ve dün sabah olan bir kez hemoptizi şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde oskültasyonda pulmoner odakta S2S2 sesinde sertleşme (P2 vurgusu) ve sternum sol kenarında 3/63/6 şiddetinde holosistolik üfürüm saptanıyor. Alt ekstremite ödemi bulunmayan hastanın DD-dimer düzeyi normal saptanmıştır. Yapılan sağ kalp kateterizasyonunda (SKK) ortalama pulmoner arter basıncı (mPABmPAB) 3838 mmHg, pulmoner kapiller uç basıncı (PKUBPKUB) 1111 mmHg ve kardiyak debi 4.24.2 L/dk olarak ölçülmüştür. İnhale nitrik oksit (iNOiNO) ile yapılan farmakolojik test sonrasında mPABmPAB değerinin 2222 mmHg'ye düştüğü ve kardiyak debinin 4.64.6 L/dk'ya yükseldiği gözlenmiştir.

Bu hasta için en uygun ilk basamak farmakolojik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nifedipin

Cevap

Vazoreaktivite testi pozitif olan WHO Grup 1 Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon (PAH) hastalarında ilk basamak tedavi yüksek doz kalsiyum kanal blokerleridir (örneğin nifedipin).
Hastada saptanan mPAB 3838 mmHg ve PKUB 1111 mmHg değerleri pre-kapiller pulmoner hipertansiyon ile uyumludur. Akut vazoreaktivite testi sırasında mPAB'ın en az 1010 mmHg düşerek 40\le 40 mmHg seviyesine inmesi (burada 2222 mmHg) ve kardiyak debinin korunması testi 'pozitif' kılar. Pozitif vazoreaktif yanıt veren WHO Grup 1 PAH hastalarında, kalsiyum kanal blokerleri (Nifedipin, Diltiazem veya Amlodipin) ilk tercih edilen farmakolojik tedavidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik verilerin analizi
mPAB > 2020 mmHg ve PKUB 15\le 15 mmHg olması, hastanın pre-kapiller pulmoner hipertansiyon (PH) olduğunu gösterir.
Tanısal sınıflandırmayı doğru yapabilmek için hemodinamik verileri yorumlamak gerekir.
2
Vazoreaktivite testinin yorumlanması
mPAB'da 1616 mmHg'lik bir düşüş (382238 \rightarrow 22) saptanmış ve sonuç mPAB 4040 mmHg'nin altında kalmıştır; kardiyak debi de düşmemiştir. Bu durum 'vazoreaktivite testi pozitif' olarak kabul edilir.
Tedavi seçimini belirleyen kritik kriter vazoreaktivite testine alınan yanıttır.
3
Tedavi protokolünün belirlenmesi
Akut vazoreaktivite yanıtı olan WHO Grup 1 (PAH) hastalarında yüksek doz kalsiyum kanal blokerleri (KKB) başlanır.
KKB tedavisi, vazoreaktif hastalarda çok iyi prognoz ve uzun dönem sağkalım sağlar.

Anahtar Kavram

Vazoreaktif Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon Yönetimi

Daha Fazla Pratik

Vazoreaktivite testi pozitif olan hastaların takipte bu yanıtı kaybedip kaybetmediklerini belirlemek için yıllık kontrol SKK yapılması gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 7Soru

6464 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi, merdiven çıkarken belirginleşen sağ plöritik yan ağrısı ve balgamda kan görme (hemoptizi) şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden 11 yıl önce ani başlayan nefes darlığı nedeniyle başvurduğu merkezde Wells skoru 6.56.5 (yüksek risk) saptanarak yapılan DdimerD-dimer testi 34003400 ng/mL bulunduğu ve pulmoner emboli (PEPE) tanısıyla 66 ay süreyle antikoagüle edildiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde S2S_2’nin pulmoner bileşeninde sertleşme, juguler venöz dolgunluk ve triküspit odakta pansistolik üfürüm saptanıyor. Yapılan sağ kalp kateterizasyonunda; ortalama pulmoner arter basıncı (mPAPmPAP) 4646 mmHg, pulmoner kapiller uç basıncı (PCWPPCWP) 1111 mmHg ve kardiyak indeks 2.12.1 L/dk/m2m^2 ölçülüyor. Ventilasyon-perfüzyon (V/QV/Q) sintigrafisinde bilateral çok sayıda segmental perfüzyon defekti izleniyor.

Bu hastada küratif amaçla planlanması gereken en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Operabilite açısından değerlendirilerek pulmoner endarterektomi planlanması

Cevap

Operabilite açısından değerlendirilerek pulmoner endarterektomi planlanması
Hastanın öyküsündeki geçirilmiş pulmoner emboli, hemodinamik verilerindeki pre-kapiller pulmoner hipertansiyon tablosu (mPAP20mPAP \geq 20, PCWP15PCWP \leq 15) ve V/QV/Q sintigrafisindeki segmental perfüzyon defektleri birleştiğinde tanı Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflamasına göre Grup 4 Pulmoner Hipertansiyon, yani Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon'dur (KTEPH). KTEPH'in küratif tedavisi, deneyimli merkezlerde gerçekleştirilen pulmoner endarterektomidir. Bu prosedür ile organize olmuş trombüsler temizlenerek pulmoner vasküler direnç düşürülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve anamnez verilerini analiz et.
Geçirilmiş PE öyküsü, progresif dispne, hemoptizi ve sağ kalp yetersizliği bulguları kronik bir süreci işaret eder.
Akut PE sonrası hastaların bir kısmında trombüsün organize olmasıyla KTEPH gelişebilir.
2
Sağ kalp kateterizasyon verilerini yorumla.
mPAP>20mPAP > 20 mmHg ve PCWP15PCWP \leq 15 mmHg olması 'Pre-kapiller Pulmoner Hipertansiyon' tanısını doğrular.
PCWP'nin düşük olması sol kalp hastalığına bağlı (Grup 2) PH'ı dışlar.
3
Görüntüleme bulgularını (V/Q sintigrafisi) değerlendir.
Multipl segmental perfüzyon defektleri KTEPH (Grup 4) için tipik ve tanısal bir bulgudur.
V/Q sintigrafisi, KTEPH tanısında BT anjiyografiden daha duyarlı bir tarama testidir.
4
Tedavi algoritmasını belirle.
Grup 4 (KTEPH) hastalarında ilk ve en etkili (küratif) tedavi pulmoner endarterektomidir.
Cerrahi, vasküler yatağı temizleyerek sağ ventrikül yükünü azaltır ve sürviyi belirgin iyileştirir.

Anahtar Kavram

Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (KTEPH) Tanı ve Tedavi Algoritması

Daha Fazla Pratik

Pulmoner hipertansiyonun 5 grubunun hemodinamik ve etiyolojik özelliklerini içeren bir tabloyu inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8Soru

2626 yaşında kadın hasta; son 66 aydır giderek artan nefes darlığı, nefes almakla artan batıcı yan ağrısı ve son 11 haftadır eşlik eden hemoptizi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki akciğer bazalinde ince raller ve belirgin P2P_2 sertliği saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde DLCODL_{CO} düzeyi beklenenden belirgin düşük (beklenenin %40\%40'ı) bulunuyor. Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (HRCT) interlobüler septal kalınlaşma, sentrilobüler buzlu cam dansiteleri ve mediastinal lenfadenopati izleniyor. Yapılan sağ kalp kateterizasyonunda; ortalama pulmoner arter basıncı 4848 mmHg, pulmoner kapiller uç basıncı (PCWP) ise 1010 mmHg olarak ölçülüyor. Hastaya pulmoner hipertansiyon tedavisi amacıyla başlanan intravenöz epoprostenol infüzyonu sonrası ani gelişen şiddetli solunum yetmezliği ve radyolojik olarak yaygın alveoler ödem saptanıyor. Bu klinik tabloya yol açan en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner veno-oklüzif hastalık

Cevap

Pulmoner veno-oklüzif hastalık
Pulmoner veno-oklüzif hastalık (PVOD), Grup 1' alt grubunda yer alır. Hemodinamik olarak idiyopatik PAH ile karışsa da, HRCT'de interlobüler septal kalınlaşma, mediastinal lenfadenopati ve sentrilobüler buzlu cam dansiteleri ile ayrılır. En karakteristik özelliği, epoprostenol gibi güçlü vazodilatörlerin uygulanması sonrası pulmoner venöz tıkanıklığa bağlı olarak gelişen ani akciğer ödemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik verileri değerlendir
Pre-kapiller pulmoner hipertansiyon (PH)
Ortalama pulmoner arter basıncı 20\geq 20 mmHg ve PCWP 15\leq 15 mmHg olması pre-kapiller PH (Grup 1, 3, 4 veya 5) olduğunu gösterir.
2
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et
Septal kalınlaşma, buzlu cam dansiteleri, düşük DLCODL_{CO} ve lenfadenopati
Bu bulgular tipik Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon (PAH) olgularında görülmez, pulmoner venöz drenaj bozukluğunu (PVOD/PCH) düşündürür.
3
Tedavi komplikasyonunu yorumla
Vazodilatör sonrası akciğer ödemi
PVOD'da post-kapiller venüllerde tıkanıklık vardır. Vazodilatörler arteriyel girişi artırırken çıkış tıkalı olduğu için kapiller hidrostatik basıncı hızla yükselterek ödeme yol açar.

Anahtar Kavram

Pulmoner veno-oklüzif hastalıkta (PVOD), hemodinamik olarak pre-kapiller bir tablo (normal PCWP) izlenmesine rağmen, patolojinin post-kapiller venüllerde olması nedeniyle vazodilatör tedavi ölümcül akciğer ödemine yol açabilir.
Soru 9Soru

4545 yaşında kadın hasta; son 22 saattir ani başlayan nefes darlığı, sağ tarafta nefes alırken artan batıcı karakterde göğüs ağrısı ve öksürükle birlikte çizgisel hemoptizi şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yaklaşık 55 yıldır sistemik skleroz (skleroderma) tanısıyla takip edilen hastanın solunum fonksiyon testinde FVC:%85FVC: \%85 (beklenenin), FEV1/FVC:%82FEV_1/FVC: \%82, DLCO:%35DLCO: \%35 saptanıyor. Fizik muayenesinde; TA 115/75115/75 mmHg, nabız 108108/dk, solunum sayısı 2626/dk, SpO2SpO_2 %90\%90 (oda havasında) ölçülüyor. Kardiyovasküler muayenede S2S_2 sertliği ve juguler venöz dolgunluk saptanıyor. EKG'de V1V4V_1-V_4 derivasyonlarında yeni gelişen TT dalga inversiyonu ve laboratuvarda troponin I yüksekliği saptanıyor. Bu hasta için en olası akut klinik tabloya yönelik en uygun yönetim stratejisi ve hastanın kronik zeminindeki pulmoner vasküler tutulumun WHO sınıflamasındaki yeri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi ile tanının kesinleştirilmesi ve düşük molekül ağırlıklı heparin başlanarak hastaneye yatırılması; Grup 11

Cevap

Bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiyografi ile tanının kesinleştirilmesi ve düşük molekül ağırlıklı heparin başlanarak hastaneye yatırılması; Grup 11
Sistemik sklerozlu bir hastada normal FVC değerlerine rağmen izole ve belirgin DLCO düşüklüğü olması, tutulumun interstisyel akciğer hastalığından (Grup 3) ziyade pulmoner arteriyel hipertansiyon (Grup 1) lehine olduğunu gösterir. Akut tabloda ise hastanın hemodinamik olarak stabil olması (TA 115/75115/75 mmHg) ancak EKG ve troponin bulgularıyla sağ ventrikül yüklenmesinin eşlik etmesi, durumu 'orta-yüksek riskli pulmoner emboli' kategorisine sokar. Bu durumda BT anjiyografi ile tanı doğrulanmalı ve antikoagülan tedavi başlanarak hasta yakın monitörize edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve risk düzeyini değerlendir.
Ani başlayan dispne, yan ağrısı, hemoptizi ve sağ kalp yüklenme bulguları (EKG değişikliği, troponin yüksekliği) orta-yüksek riskli pulmoner emboliyi (PE) gösterir.
TA > 9090 mmHg olması hastanın hemodinamik olarak stabil olduğunu, ancak biyobelirteç ve RV strain bulguları olması riskin 'orta-yüksek' olduğunu kanıtlar.
2
Solunum fonksiyon testlerini (SFT) yorumlayarak pulmoner hipertansiyon (PH) grubunu belirle.
Normal FVCFVC (%85\%85) ve belirgin düşük DLCODLCO (%35\%35), interstisyel akciğer hastalığı (Grup 33) yerine primer vasküler tutulumu (Grup 11 PAH) işaret eder.
Sistemik sklerozda PH, interstisyel akciğer hastalığına (Grup 33) bağlı gelişebileceği gibi, parankimal hastalık olmaksızın doğrudan pulmoner arteriyel hipertansiyon (Grup 11) şeklinde de gelişebilir.
3
Tanı ve tedavi stratejisini seç.
Tanı için BT anjiyografi (veya V/Q sintigrafisi) yapılmalı ve antikoagülan tedavi (LMWH veya UFH) başlanmalıdır.
Orta-yüksek riskli PE'de tanı kesinleştirilmeli ve trombolitik yerine antikoagülasyon tercih edilerek hasta yakın izlenmelidir.

Anahtar Kavram

Pulmoner emboli risk sınıflaması ve sistemik sklerozda pulmoner hipertansiyon etiyolojik ayırımı.

Alternatif Yöntem

Hastanın klinik olasılığı çok yüksek olduğunda, böbrek fonksiyonları (GFR < 3030) kısıtlıysa BTPA yerine V/Q sintigrafisi veya Doppler USG ile tanı aranabilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 10Soru

5454 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi ve zaman zaman olan hemoptizi şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 11 yıl önce geçirilmiş, plöritik göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile seyreden, 66 ay süreyle antikoagülan tedavi almış pulmoner emboli öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde S2S_2'nin pulmoner bileşeni sertleşmiş, juguler venöz dolgunluk ve pretibial ++++ ödem saptanmıştır. Yapılan transtorasik ekokardiyografide sağ ventrikül dilate ve hipokinetik olup sistolik pulmoner arter basıncı 70 mmHg70 \text{ mmHg} olarak hesaplanmıştır. Solunum fonksiyon testleri ve karbonmonoksit difüzyon kapasitesi (DLCODLCO) normal sınırlardadır. Bu hastada pulmoner hipertansiyon etiyolojisini aydınlatmak için algoritmadaki en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventilasyon/Perfüzyon (V/Q) sintigrafisi

Cevap

Ventilasyon/Perfüzyon (V/Q) sintigrafisi
Doğru yanıt olan seçenek, kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTEPH) şüphesinde yapılması gereken en uygun tarama testini belirtmektedir. KTEPH tanısı için algoritma; ekokardiyografi ile PH şüphesinin doğması, ardından parankimal akciğer hastalıklarının ve sol kalp yetmezliğinin dışlanması ve takiben V/Q sintigrafisi ile kronik tromboembolik yükün taranması şeklinde ilerler. Sintigrafinin normal olması KTEPH tanısını dışlatırken, perfüzyon defektlerinin varlığı ileri incelemeyi gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını ve geçmiş öyküsünü değerlendir.
Giderek artan nefes darlığı, hemoptizi ve geçirilmiş pulmoner emboli öyküsü Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (KTEPH - Grup 4) olasılığını güçlendirir.
VTE öyküsü olanlarda semptomatik pulmoner hipertansiyon varlığında Grup 4 öncelikli olarak dışlanmalıdır.
2
Yardımcı tanısal testleri (EKO, SFT) analiz et.
Ekokardiyografide ciddi pulmoner hipertansiyon bulguları varken, SFT ve DLCO'nun normal olması parankimal akciğer hastalıklarını (Grup 3) dışlar.
Etiyolojik ayrımda algoritmayı takip etmek için parankimal ve vasküler hastalıkların ayırıcı tanısı yapılmalıdır.
3
Pulmoner hipertansiyon tanı algoritmasını uygula.
Grup 4 taraması için Ventilasyon/Perfüzyon sintigrafisi yapılmasına karar verilir.
V/Q sintigrafisi, kronik organize trombüsleri saptamada BT anjiyografiye göre daha yüksek duyarlılığa sahiptir.

Anahtar Kavram

Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (KTEPH) Tanı Algoritması
Soru 11Soru

4646 yaşında kadın hasta, sistemik skleroz tanısıyla takip edilmektedir. Son 66 aydır ilerleyen efor dispnesi, son 11 haftadır nefes almakla artan sağ yan ağrısı ve iki kez olan hemoptizi şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan değerlendirmede Wells skoru 1.51.5 (düşük-orta olasılık) ve yaşa göre düzeltilmiş D-dimer düzeyi normal (350350 ng/mL) bulunuyor. Fizik muayenesinde S2S_2 sertliği ve triküspit odakta 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm saptanıyor. Sağ kalp kateterizasyonunda; ortalama pulmoner arter basıncı (mPAB) 3434 mmHg, pulmoner arter uç basıncı (PAÜB) 1313 mmHg ve kardiyak debi 3.53.5 L/dakika ölçülüyor. Bu hasta için en olası DSÖ (WHO) klinik sınıflandırma grubu ve en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup 1 - Ambrisentan ve Tadalafil başlangıç kombinasyonu

Cevap

Grup 1 - Ambrisentan ve Tadalafil başlangıç kombinasyonu
Hastada saptanan mPAB>20mPAB > 20 mmHg, PAU¨B15PAÜB \leq 15 mmHg ve PVR>2PVR > 2 Wood ünitesi hemodinamik olarak pre-kapiller pulmoner hipertansiyonu tanımlar. Sistemik skleroz gibi bağ dokusu hastalıkları DSÖ Grup 1 (Pulmoner Arteriyel Hipotransiyon) kategorisinde yer alır. Güncel rehberlere göre, sistemik skleroz ile ilişkili PAH olgularında vazoreaktivite testi genellikle negatif olduğu için kalsiyum kanal blokeri yerine doğrudan ikili kombinasyon tedavisi (Ambrisentan + Tadalafil gibi) başlanması önerilen standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Akut pulmoner emboli olasılığını değerlendir
Wells skoru 1.51.5 ve yaşa göre düzeltilmiş D-dimer (350<460350 < 460 ng/mL) normaldir.
Dispne, plöritik ağrı ve hemoptizi varlığında ilk adım emboliyi dışlamaktır.
2
Hemodinamik verileri yorumla (mPAB ve PAÜB)
mPAB 3434 mmHg (>20>20), PAÜB 1313 mmHg (15\leq 15).
mPAB >20>20 mmHg PH tanısı koydurur, PAÜB 15\leq 15 mmHg durumun pre-kapiller olduğunu gösterir.
3
Pulmoner Vasküler Rezistansı (PVR) hesapla
PVR=(3413)/3.5=6PVR = (34 - 13) / 3.5 = 6 Wood Ünitesi (>2>2).
Pre-kapiller PH tanısının kesinleşmesi için PVR'nin 22 Wood ünitesinden büyük olması gerekir.
4
Klinik duruma göre DSÖ grubunu ve tedaviyi belirle
Sistemik skleroz Grup 1 (PAH) içindedir; tedavi başlangıç kombinasyonudur.
Bağ dokusu hastalıkları PAH (Grup 1) nedenidir; vazoreaktivite testi nadiren pozitif olduğundan CCB yerine doğrudan kombinasyon tedavisi (ERA ve PDE5i) başlanır.

Anahtar Kavram

Pulmoner hipertansiyonun hemodinamik sınıflaması (Pre-kapiller PH: mPAB >20>20, PAÜB 15\leq 15, PVR >2>2) ve bağ dokusu hastalıkları ile ilişkili PAH yönetimi.

Daha Fazla Pratik

Bağ dokusu hastalıklarında PAH taraması için yıllık transtorasik ekokardiyografi (TTE) ve DLCO ölçümünün önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 12Soru

55 yaşında kadın hasta; son 6 aydır giderek artan efor dispnesi, ara ara olan batıcı yan ağrısı ve dün olan bir kez hemoptizi şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde sistemik skleroz (skleroderma) ve kronik hipertansiyon mevcuttur. Akut pulmoner tromboemboli (PTE) şüphesiyle değerlendirilen hastada Wells skoru "düşük olasılık" (<2<2) olarak hesaplanmış ve yapılan BT anjiyografide akut emboli saptanmamıştır. Fizik muayenede; P2P_2 sertliği, oskültasyonda akciğer bazallerinde ince raller ve pretibial ödem saptanıyor. Ekokardiyografide; sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %55\%55, sol atriyum genişlemiş (4545 mm) ve sağ ventrikül dilate izleniyor. Sağ kalp kateterizasyonunda (RHC) şu veriler elde ediliyor:

- Ortalama pulmoner arter basıncı (mPAPmPAP): 3535 mmHg
- Pulmoner arter uç basıncı (PAWPPAWP): 1818 mmHg
- Pulmoner vasküler direnç (PVRPVR): 4.54.5 Wood Ünitesi

Bu hasta için en olası klinik sınıflandırma (DSÖ grubu) ve en uygun tedavi yönetimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup 2 Pulmoner Hipertansiyon (Kombine Pre- ve Post-kapiller PH); Sol kalp yetmezliği optimizasyonu ve diüretik tedavisi

Cevap

Grup 2 Pulmoner Hipertansiyon (CpcPH); Sol kalp yetmezliği optimizasyonu ve diüretik tedavisi
Doğru seçenek olan 'Grup 2 PH (CpcPH) ve sol kalp yetmezliği optimizasyonu', hastanın sağ kalp kateterizasyonu bulgularına (mPAP 35, PAWP 18, PVR 4.5) tam olarak uymaktadır. 2022 ESC/ERS rehberine göre PAWP > 15 mmHg ve PVR > 2 Wood Ünitesi olan vakalar kombine pre- ve post-kapiller PH olarak tanımlanır ve bu tablo en sık korunan ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetmezliği (HFpEF) gibi sol kalp hastalıklarında görülür. Tedavinin temelini PAH spesifik ajanlar değil, altta yatan sol kalp hastalığının ve konjesyonun (diüretikler ile) yönetilmesi oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Sağ kalp kateterizasyonu verilerini analiz et.
mPAP=35mPAP = 35 mmHg (>20) olması PH varlığını; PAWP=18PAWP = 18 mmHg (>15) olması post-kapiller bileşeni; PVR=4.5PVR = 4.5 Wood Ünitesi (>2) olması ise pre-kapiller bileşeni doğrular.
PH tanımı ve pre/post-kapiller ayrımı için bu eşik değerlerin bilinmesi gerekir.
2
Hemodinamik sınıflamayı yap.
Hasta, PAWP ve PVR değerlerinin her ikisinin de yüksek olması nedeniyle 'Kombine Pre- ve Post-kapiller Pulmoner Hipertansiyon (CpcPH)' kategorisindedir.
İzole post-kapiller PH'da PVR 2\leq 2 olurken, CpcPH'da PVR >2> 2 olarak saptanır.
3
Klinik tabloyu (DSÖ Grubu) belirle.
Skleroderma tanısına rağmen, PAWP yüksekliği ve ekokardiyografik bulgular (LA genişlemesi, bazal raller) hastayı Grup 2 (Sol kalp hastalığına bağlı PH) sınıfına sokar.
Skleroderma hem Grup 1 (PAH) hem de Grup 2 (HFpEF aracılığıyla) PH nedeni olabilir.
4
Uygun tedaviyi seç.
Grup 2 PH'da tedavi, PAH-spesifik ilaçlar değil, altta yatan sol kalp hastalığının optimizasyonudur.
Grup 2'de PAH ilaçlarının kullanımı akciğer ödemine yol açabilir ve mortaliteyi iyileştirmez.

Anahtar Kavram

Pulmoner Hipertansiyon Hemodinamik Sınıflandırması (ESC/ERS 2022 Güncellemesi)

Daha Fazla Pratik

Pulmoner veno-oklüziv hastalık (PVOD) ve Grup 1 PH arasındaki ayrımı DLCO ve BT bulguları üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 13Soru

4949 yaşında erkek hasta; son 22 aydır giderek artan nefes darlığı ve efor kapasitesinde kısıtlanma şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden, yaklaşık 66 ay önce geçirdiği büyük bir cerrahi operasyon sonrası ani başlayan nefes darlığı, batıcı yan ağrısı ve hemoptizi (kan tükürme) nedeniyle pulmoner tromboemboli tanısı aldığı ve o dönemden beri düzenli antikoagülan tedavi kullandığı öğreniliyor. Yapılan fizik muayenede; nabız 88/dk88/dk, tansiyon 122/78mmHg122/78 mmHg, akciğer oskültasyonunda her iki bazalde hafif inspiratuar raller saptanıyor. Transtorasik ekokardiyografide sağ ventrikül dilate, sağ atrium genişlemiş ve pulmoner arter sistolik basıncı 55mmHg55 mmHg olarak ölçülüyor. Ventilasyon-perfüzyon (V/Q) sintigrafisinde ventilasyonun normal olduğu alanlarda çok sayıda segmental perfüzyon defekti (uyumsuzluk) izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun küratif (kesin) tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon - Pulmoner endarterektomi

Cevap

Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon tanısı ile uyumlu olan bu hastada en uygun küratif tedavi pulmoner endarterektomidir.
Hastanın geçirilmiş pulmoner tromboemboli öyküsünün olması, eforla artan ilerleyici nefes darlığı tanımlaması ve V/Q sintigrafisinde tipik segmental perfüzyon defektlerinin görülmesi Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (KTEPH) tanısını kesinleştirir. KTEPH, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflandırmasında Grup 44 olarak yer alır ve bu grubun en önemli özelliği pulmoner endarterektomi cerrahisi ile kür şansının olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Hastada 66 ay önce geçirilmiş akut PE (nefes darlığı, yan ağrısı, hemoptizi) sonrası kronikleşen bir dispne tablosu mevcuttur.
Akut emboli hastalarının yaklaşık %22-44'ünde perfüzyon defektlerinin rezolüye olmaması sonucu kronik süreç gelişebilir.
2
Tanısal testlerin yorumlanması
Ekokardiyografide pulmoner hipertansiyon (PAB 55mmHg55 mmHg) ve V/Q sintigrafisinde segmental perfüzyon defektleri saptanmıştır.
V/Q sintigrafisi, KTEPH taramasında bilgisayarlı tomografiden daha duyarlıdır ve segmental defektlerin varlığı Grup 4 PH'ı doğrular.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Grup 4 PH (KTEPH) için kesin tedavi yöntemi cerrahi olarak pıhtıların temizlenmesidir.
Pulmoner endarterektomi (PEA), KTEPH'de sağ ventrikül fonksiyonlarını düzelten ve sürviyi artıran tek küratif tedavi yöntemidir.

Anahtar Kavram

Kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon (KTEPH), geçirilmiş pulmoner emboli sonrası gelişen ve cerrahi olarak tedavi edilebilen bir pulmoner hipertansiyon (Grup 4) formudur.

İpuçları

1
Hastanın 66 ay önceki akut emboli semptomlarını ve şu anki pulmoner basınç yüksekliğini birleştirin.
2
V/Q sintigrafisinde 'segmental defektlerin' görülmesi, damar yatağında organize pıhtıların (trombüslerin) kaldığını gösterir.
3
Dünya Sağlık Örgütü Grup 44 kapsamında yer alan bu hastalığın tek küratif (iyileştirici) tedavisi cerrahidir.

Daha Fazla Pratik

İnoperabl KTEPH vakalarında onaylanmış medikal tedavi olan Riociguat'ın mekanizmasını (çözünür guanilat siklaz stimülatörü) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

34 yaşında kadın hasta, son 6 aydır eforla artan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Bilinen ek hastalığı olmayan hastanın fizik muayenesinde S2'nin pulmoner komponenti (P2) sert duyuluyor ve triküspit odağında 2/6 sistolik üfürüm alınıyor. Transtorasik ekokardiyografide sağ ventrikül genişlemiş ve sistolik pulmoner arter basıncı 65 mmHg olarak ölçülüyor. V/Q sintigrafisi normal olarak değerlendiriliyor.

Yapılan sağ kalp kateterizasyonunda aşağıdaki değerler elde ediliyor:
* Ortalama Pulmoner Arter Basıncı (mPAP): 52 mmHg
* Pulmoner Arter Kama Basıncı (PAWP): 10 mmHg
* Kardiyak İndeks (CI): 2.4 L/dk/m²

İnhale nitrik oksit ile yapılan vazoreaktivite testinde mPAP değeri 15 mmHg düşerek 37 mmHg'ye geriliyor ve kalp debisi korunuyor.

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek doz kalsiyum kanal blokeri başlanması

Cevap

Doğru cevap, yüksek doz kalsiyum kanal blokeri (KKB) başlanmasıdır.
Hastada sağ kalp kateterizasyonu ile Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon (PAH) tanısı doğrulanmıştır (mPAP ≥ 20 mmHg, PAWP ≤ 15 mmHg). İdiyopatik PAH tanısı alan hastalarda tedaviye karar vermeden önce mutlaka vazoreaktivite testi yapılmalıdır. Testin pozitif kabul edilmesi için mPAP değerinde en az 10 mmHg düşüş sağlanarak mutlak değerin 40 mmHg'nin altına inmesi ve bu sırada kalp debisinin bozulmaması gerekir. Bu hastada mPAP 52'den 37'ye düşmüş (15 mmHg düşüş) ve 40'ın altına inmiştir; yani test pozitiftir. Vazoreaktivite testi pozitif olan hastalarda ilk ve en etkili tedavi seçeneği yüksek doz Kalsiyum Kanal Blokerleridir (KKB).

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve hemodinamik verilerini tanımla.
Genç kadın hasta, sağ kalp yetersizliği bulguları var. Kateterde mPAP > 20 mmHg ve PAWP ≤ 15 mmHg olması 'Pre-kapiller Pulmoner Hipertansiyon' (muhtemelen İdiyopatik PAH) tanısını koydurur.
PAH tanısı için sağ kalp kateterizasyonu altın standarttır.
2
Vazoreaktivite testini yorumla.
Test pozitif kabul edilir. Kriter: mPAP değerinde en az 10 mmHg düşüş ile 40 mmHg'nin altına inmesi ve kardiyak debinin düşmemesi/artmasıdır (52 -> 37 mmHg, 15 mmHg düşüş ve <40 mmHg).
Tedavi seçimini belirleyen en kritik basamak bu testin sonucudur.
3
Pozitif test sonucuna göre tedavi seç.
Vazoreaktivite testi pozitif olan hastalarda (%10-15) ilk tercih ve sağkalımı en çok uzatan tedavi yüksek doz Kalsiyum Kanal Blokerleridir (KKB).
Diğer spesifik PAH ilaçları (Bosentan, Sildenafil vb.) test negatif olduğunda veya KKB yanıtı olmadığında kullanılır.

Anahtar Kavram

İdiyopatik Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon (PAH) hastalarında vazoreaktivite testi pozitif ise (mPAP >10 mmHg düşüp <40 mmHg oluyorsa) ilk tercih tedavi yüksek doz Kalsiyum Kanal Blokerleridir.

İpuçları

1
Tedavi kararını vermeden önce 'Vazoreaktivite Testi' sonucuna dikkat edin. mPAP değerindeki değişimi yorumlayın.
2
Test sonucu pozitif (mPAP 40 mmHg'nin altına inmiş). Bu durumda 'vazodilatasyon' yeteneği korunmuş demektir.
3
Sistemik hipertansiyonda da kullanılan, damar genişletici etkisi güçlü olan ilaç grubu bu hastalarda ilk tercihtir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

66 yaşında kadın hasta; aniden başlayan nefes darlığı, sağ tarafta nefes almakla artan batıcı ağrı ve balgamda kan görme (hemoptizi) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde aktif meme kanseri tanısı ile kemoterapi aldığı ve 22 yıl önce derin ven trombozu geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; nabız 96/dk96/dk, solunum sayısı 22/dk22/dk, tansiyon 120/75120/75 mmHgmmHg ve SpO2SpO_2 %\% 9494 saptanıyor. Yapılan değerlendirmede Wells skoru 3.53.5 puan (orta olasılık / muhtemel değil) olarak hesaplanan hastanın laboratuvar incelemesinde D-dimer düzeyi 620620 μg/L\mu g/L (referans: <500<500 μg/L\mu g/L) bulunuyor. Bu hasta için en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner emboli dışlanmış kabul edilerek ek tetkike gidilmemelidir.

Cevap

Pulmoner emboli dışlanmış kabul edilerek ek tetkike gidilmemelidir.
66 yaşındaki hastada Wells skoru 3.5 olarak hesaplanmıştır (orta olasılık/PE muhtemel değil). Bu durumda tanısal algoritma D-dimer testi ile devam eder. 50 yaş üzerindeki hastalarda D-dimer eşik değeri 'yaş × 10' formülü ile hesaplanır. Hastanın eşik değeri 660 μg/L\mu g/L olup, ölçülen 620 μg/L\mu g/L değeri bu sınırın altındadır. Dolayısıyla pulmoner emboli güvenle dışlanır ve ek tetkike gerek kalmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Wells skorunu doğrula.
Malignite (+1) + Geçirilmiş DVT (+1.5) + Hemoptizi (+1) = 3.5 puan.
Klinik olasılık düşük/orta (muhtemel değil) ise bir sonraki adım D-dimer testidir.
2
Yaşa göre düzeltilmiş D-dimer eşik değerini hesapla.
66 yaş × 10 = 660 μg/L\mu g/L.
50 yaş üzerindeki hastalarda yanlış pozitifliği azaltmak için yaşa göre düzeltilmiş eşik değer (yaş × 10) kullanılır.
3
Laboratuvar sonucunu eşik değerle karşılaştır.
620 < 660 olduğundan sonuç negatiftir.
Eşik değerin altındaki D-dimer sonuçları, düşük/orta klinik olasılıklı hastalarda pulmoner emboliyi dışlar.

Anahtar Kavram

Pulmoner emboli tanı algoritmasında Wells skoru ve yaşa göre düzeltilmiş D-dimer kullanımı.

Daha Fazla Pratik

Hastanın klinik olasılığı yüksek (Wells > 4) olsaydı, D-dimer değerine bakılmaksızın ilk tercih edilecek yöntemi tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

7878 yaşında kadın hasta; son 2424 saattir ani başlayan nefes darlığı, sağ tarafta batıcı yan ağrısı ve balgamda kan görme (hemoptizi) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde 33 hafta önce kalça protezi operasyonu geçirdiği ve 55 yıl önce derin ven trombozu tanısı aldığı öğreniliyor. Yapılan fizik muayenesinde nabız 104104/dakika, kan basıncı 135/85135/85 mmHg, solunum sayısı 2424/dakika ve sağ bacakta tek taraflı belirgin ödem saptanıyor. Plazma D-dimer düzeyi (ELISAELISA) 720720 ng/mL olarak ölçülüyor.

Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Wells skoru 'olası' (likely) kategorisinde olduğu için D-dimer sonucu eşik değerin altında olsa dahi BT anjiyografi yapılmalıdır.

Cevap

Hastanın klinik olasılık skoru yüksek olduğu için D-dimer sonucuna bakılmaksızın BT anjiyografi ile ileri inceleme yapılmalıdır.
Hastanın Wells skoru hesaplandığında (Klinik DVT bulgusu: 33, Nabız >100> 100: 1.51.5, Yakın zamanda cerrahi: 1.51.5, Önceki venöz tromboemboli öyküsü: 1.51.5) toplamda 7.57.5 puana ulaşılır. Wells skorunun >4> 4 (veya üçlü sınıflamada >6> 6) olması, hastayı 'yüksek olasılık' veya 'pulmoner emboli olası' kategorisine sokar. Bu kategorideki hastalarda D-dimer düzeyi ne olursa olsun (yaşa göre düzeltilmiş eşiğin altında olsa dahi) BT pulmoner anjiyografi ile ileri inceleme yapılması tanısal algoritmanın temel kuralıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Wells skorunu hesapla
Puanlar: Klinik DVT bulguları (+3), Alternatif tanı az olası (+3), Nabız > 100 (+1.5), Cerrahi (+1.5), Önceki DVT/PE (+1.5) = 10.5 (veya DVT bulgusu, cerrahi ve nabız ile en az 7.5)
Tanısal algoritmanın hangi kolundan ilerleneceğine karar vermek için klinik olasılık belirlenmelidir.
2
Klinik olasılık kategorisini belirle
Wells > 4 (Olası/Likely) veya Wells > 6 (Yüksek Risk)
Yüksek riskli grupta D-dimer'in negatif prediktif değeri tanı dışlatmak için yeterli değildir.
3
Uygun tanısal testi seç
Doğrudan BT Pulmoner Anjiyografi
Algoritmaya göre 'Likely' grubunda D-dimer sonucu ne olursa olsun görüntüleme zorunludur.

Anahtar Kavram

Pulmoner Emboli Tanı Algoritması ve D-dimer Kullanım Sınırları
Soru 17Soru

68 yaşında erkek hasta, son bir yıldır giderek artan efor dispnesi ve son iki aydır ortaya çıkan ortopne şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon öyküsü bulunuyor. Fizik muayenede akciğer bazallerinde ince raller ve oskültasyonda S3 duyuluyor. Transtorasik ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %60 olarak ölçülüyor, ancak sol atriyum hacminde artış izleniyor. Hastaya yapılan sağ kalp kateterizasyonu (RHC) sonuçları aşağıdaki gibidir:

ParametreDeğer
Ortalama Pulmoner Arter Basıncı (mPAP)48 mmHg
Pulmoner Arter Kama Basıncı (PAWP)24 mmHg
Pulmoner Vasküler Direnç (PVR)2.2 Wood Ünitesi

Buna göre, bu hastadaki pulmoner hipertansiyonun klinik sınıflandırması ve en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup 2 - Sol Kalp Hastalığına Bağlı Pulmoner Hipertansiyon

Cevap

Grup 2 - Sol Kalp Hastalığına Bağlı Pulmoner Hipertansiyon
Hastanın sağ kalp kateterizasyon verileri incelendiğinde, ortalama Pulmoner Arter Basıncı (mPAP) 48 mmHg (>20 mmHg) olması Pulmoner Hipertansiyon (PH) tanısını koydurur. Ayırıcı tanı için en kritik parametre Pulmoner Arter Kama Basıncıdır (PAWP). Bu hastada PAWP 24 mmHg (>15 mmHg) ölçülmüştür, bu da patolojinin sol kalp kaynaklı olduğunu (Post-kapiller PH) gösterir. Ayrıca Pulmoner Vasküler Direnç (PVR) 2.2 Wood Ünitesi (<3 WU) olduğu için bu durum 'İzole Post-kapiller PH' olarak adlandırılır. Bu hemodinamik profil ve hastadaki ortopne, S3, sol atriyal genişleme bulguları, WHO Grup 2 (Sol Kalp Hastalığına Bağlı PH) tanısı ile uyumludur. Bu hastada EF %60 olmasına rağmen (korunmuş EF), diyastolik disfonksiyon (HFpEF) mevcuttur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve hemodinamik verilerini analiz et.
Ortopne, S3 ve akciğerde raller sol kalp yetersizliğini düşündürür. Hemodinamik veriler: mPAP > 20 mmHg (PH var), PAWP > 15 mmHg (Post-kapiller).
Pulmoner hipertansiyonun varlığını ve hemodinamik tipini (pre-kapiller vs post-kapiller) belirlemek için gereklidir.
2
PAWP ve PVR değerlerine göre PH tipini belirle.
PAWP = 24 mmHg (>15 mmHg) olduğu için post-kapiller PH'dir. PVR = 2.2 WU (<3 WU) olduğu için 'İzole Post-kapiller PH' olarak sınıflandırılır.
PAWP > 15 mmHg olması sorunun sol kalpten kaynaklandığını (post-kapiller) gösterir. PVR'nin düşük olması pulmoner vasküler yatakta ek bir remodeling olmadığını gösterir.
3
Sınıflandırma grupları ile eşleştir.
Post-kapiller PH, WHO Klinik Sınıflandırması'nda Grup 2 (Sol Kalp Hastalığına Bağlı PH) grubuna girer.
Grup 1, 3, 4 ve 5 genellikle pre-kapiller (PAWP ≤ 15 mmHg) özellik gösterir.

Anahtar Kavram

Pulmoner Hipertansiyonun Hemodinamik Sınıflandırması (Pre-kapiller vs Post-kapiller ayrımı)

İpuçları

1
Hastanın 'geceleri düz yatamama' (ortopne) şikayeti ve fizik muayenedeki S3, sorunun hangi sistemden kaynaklandığına dair güçlü bir ipucudur.
2
Pulmoner hipertansiyonun 'Pre-kapiller' (akciğer damarları kaynaklı) mi yoksa 'Post-kapiller' (sol kalp kaynaklı) mi olduğunu anlamak için PAWP (Kama Basıncı) değerine bakın. Sınır değer 15 mmHg'dir.
3
PAWP 24 mmHg (>15 mmHg) olduğu için sorun sol kalptedir. Bu durum, WHO Grup 2 sınıflandırmasına işaret eder.

Daha Fazla Pratik

İzole post-kapiller PH (Ipc-PH) ile Kombine pre- ve post-kapiller PH (Cpc-PH) arasındaki PVR sınır değerini (genellikle >3 WU) sorgulayan bir soru çalışılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

55 yaşında kadın hasta, ani başlayan nefes darlığı ve batıcı tipte yan ağrısı (plevritik göğüs ağrısı) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde özellik saptanmıyor.

Fizik muayenede;
Arteriyel Kan Basıncı: 125/80 mmHg
Nabız: 112/dk
Solunum sayısı: 24/dk
SpO2: %92 (oda havasında) olarak ölçülüyor.

Çekilen Toraks BT Anjiyografide sağ ve sol ana pulmoner arterlerde dolum defektleri (emboli) izleniyor. Transtorasik ekokardiyografide sağ ventrikül genişlemiş ve hipokinetik görünümde olup, plazma Troponin I düzeyi yüksek saptanıyor.

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük molekül ağırlıklı heparin (DMAH) başlanması

Cevap

Düşük molekül ağırlıklı heparin (DMAH) başlanması
Hasta hemodinamik olarak stabildir (TA 125/80 mmHg), ancak ekokardiyografide sağ ventrikül yüklenmesi ve biyokimyasal olarak troponin yüksekliği mevcuttur. Bu tablo 'Orta-Yüksek Riskli' (Intermediate-High Risk) Pulmoner Emboliyi tanımlar. Güncel kılavuzlara göre bu gruptaki hastalarda rutin sistemik trombolitik tedavi önerilmez (kanama riski/fayda dengesi nedeniyle). İlk seçenek tedavi parenteral antikoagülasyondur (Düşük molekül ağırlıklı heparin veya UFH). Trombolitik tedavi, sadece bu hastaların takibinde hemodinamik bozulma (hipotansiyon/şok) gelişirse 'kurtarıcı tedavi' olarak uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk grubunu belirle.
Orta-Yüksek Risk (Intermediate-High Risk).
Hasta hemodinamik olarak stabil (TA > 90 mmHg) ancak sağ ventrikül yüklenme bulguları (Eko) ve miyokard hasar belirteçleri (Troponin) pozitif.
2
Kılavuzlara göre tedavi endikasyonunu değerlendir.
Antikoagülasyon tedavisi.
Orta-yüksek risk grubunda rutin sistemik trombolitik tedavi önerilmez; kanama riski nedeniyle sadece hemodinamik bozulma (şok) gelişirse 'kurtarıcı' (rescue) tedavi olarak saklanır. Primer tedavi antikoagülasyondur.

Anahtar Kavram

Pulmoner Embolide Risk Sınıflaması ve Tedavi

İpuçları

1
Hastanın tansiyon değerine (125/80 mmHg) dikkat edin; hasta şok tablosunda değildir.
2
Sağ ventrikül yüklenmesi ve troponin yüksekliği riskin 'düşük' olmadığını, ancak tansiyonun normal olması riskin 'çok yüksek (masif)' olmadığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Yüksek riskli (Masif) pulmoner emboli tanı ve tedavi algoritmasını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

4242 yaşında kadın hasta; bir hafta önce geçirdiği bacak kırığı sonrası evde istirahat halindeyken aniden başlayan şiddetli nefes darlığı, sağ tarafta nefes almakla artan batıcı yan ağrısı ve az miktarda kanlı balgam çıkarma (hemoptizi) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 105/65105/65 mmHg, nabız 118118/dk, solunum sayısı 2828/dk ve SpO2SpO_2 %89\%89 saptanıyor. Bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografide bilateral segmenter ve subsegmenter pulmoner arterlerde dolum defektleri izleniyor. Ekokardiyografide sağ ventrikül dilate (RV/LVRV/LV oranı 1.21.2) ve hipokinetik bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde Troponin I ve BNP düzeyleri referans değerlerin üzerinde saptanıyor. Bu hasta için en uygun tedavi yönetimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastaneye yatış, düşük molekül ağırlıklı heparin başlanması ve hemodinamik bozulma açısından yakın izlem

Cevap

Hastaneye yatış, antikoagülan tedavi başlanması ve hemodinamik monitorizasyon
Vakadaki hasta; hemodinamik olarak stabil (sistolik kan basıncı >90>90 mmHg) ancak ekokardiyografik olarak sağ ventrikül disfonksiyonu ve pozitif kardiyak biyobelirteçlere (Troponin, BNP) sahiptir. Bu kombinasyon hastayı 'orta-yüksek risk' (intermediate-high risk) grubuna sokar. ESC ve Türk Toraks Derneği kılavuzlarına göre bu grupta önerilen yaklaşım; hastaneye yatış, antikoagülan tedavi (öncelikle DMAH veya UFH) ve hastanın hemodinamik bozulma (hipotansiyon gelişimi) açısından yakın monitorizasyonudur. Rutin trombolitik tedavi bu grupta önerilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncı 105/65105/65 mmHg (>90>90 mmHg), hasta hemodinamik olarak stabildir (Yüksek risk/masif değil).
Tedavi algoritması hastanın şokta olup olmamasına göre değişir.
2
Sağ ventrikül (RV) fonksiyonunu ve biyobelirteçleri analiz et.
Eko'da RV dilatasyonu mevcut, Troponin ve BNP yüksek. Bu bulgular hastayı 'Orta-Yüksek Risk' (Submasif) kategorisine sokar.
RV hasarı ve miyokardiyal stres bulguları klinik kötüleşme riskini gösterir.
3
Güncel kılavuzlara (ESC 2019) göre tedavi seçeneğini belirle.
Orta-yüksek riskli hastalarda rutin tromboliz önerilmez; antikoagülasyon başlanır ve hemodinamik bozulma (hipotansiyon gelişmesi) durumunda kurtarıcı tromboliz planlanır.
PEITHO çalışması, stabil hastalarda trombolizin mortaliteyi azaltmadığını ancak majör kanama ve intrakraniyal kanama riskini anlamlı artırdığını göstermiştir.

Anahtar Kavram

Pulmoner Emboli Risk Stratifikasyonu ve Yönetimi
Soru 20Soru

29 yaşında kadın hasta, son 6 aydır giderek artan efor dispnesi ve bir kez olan senkop atağı nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede P2 sertleşmiş olarak duyuluyor ve trispit odaklarında 3/6 şiddetinde sistolik üfürüm alınıyor. Solunum sistemi muayenesi ve solunum fonksiyon testleri normal bulunuyor. Ekokardiyografide sistolik pulmoner arter basıncı 85 mmHg ölçülüyor. Yapılan sağ kalp kateterizasyonunda; Ortalama Pulmoner Arter Basıncı (mPAP): 58 mmHg, Pulmoner Kapiller Kama Basıncı (PCWP): 10 mmHg ve Kardiyak Debi düşük saptanıyor. Vazoreaktivite testi negatif bulunan hastaya pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) tanısıyla parenteral prostasiklin (epoprostenol) tedavisi başlanıyor. Tedavinin 12. saatinde hastada ani gelişen ağır dispne, hipoksemi ve akciğer grafisinde bilateral diffüz infiltrasyonlar (akciğer ödemi) gözleniyor. Bu klinik tabloyu en iyi açıklayan tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner veno-oklüziv hastalık

Cevap

Pulmoner veno-oklüziv hastalık
Sorudaki vaka, klinik ve hemodinamik olarak İdiyopatik PAH (İPAH) ile karışan ancak patofizyolojisi farklı olan Pulmoner Veno-Oklüziv Hastalık (PVOD) tablosudur. PVOD'da patoloji küçük pulmoner venlerdedir. Standart PAH tedavileri (prostasiklinler, ERA'lar) pulmoner arteriyolleri dilate ederek kapiller yatağa gelen kan akımını artırır. Ancak post-kapiller venöz direnç sabit (tıkalı) olduğu için artan akım drene edilemez ve kapiller hidrostatik basınç aniden yükselerek akut akciğer ödemine neden olur. Bu 'vazodilatör sonrası akciğer ödemi' PVOD için tipik ve tanı koydurucu bir komplikasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik verileri analiz et
mPAP yüksek (58 mmHg), PCWP normal (10 mmHg). Bu bulgular pre-kapiller pulmoner hipertansiyonu gösterir (Grup 1 PAH ile uyumlu).
Tanısal kategorizasyon için PCWP'nin 15 mmHg sınırının altında olması kritiktir.
2
Tedaviye verilen yanıtı değerlendir
PAH spesifik vazodilatör (prostasiklin) başlanması sonrası ani akciğer ödemi gelişmiştir.
Bu paradoksal yanıt, PAH ayırıcı tanısında spesifik bir patolojiyi işaret eder.
3
Patofizyolojik mekanizmayı eşleştir
Arteriyollerin genişlemesiyle artan kan akımı, tıkanık venüllerden (veno-oklüziv) geçemeyince kapiller yatakta göllenir ve ödeme neden olur. Tanı Pulmoner Veno-Oklüziv Hastalıktır (PVOD).
PVOD, klinik olarak İdiyopatik PAH'ı taklit eder ancak vazodilatörlere yanıtı ölümcüldür.

Anahtar Kavram

Pulmoner Veno-Oklüziv Hastalık (PVOD) tanısında en önemli klinik ipucu, PAH spesifik tedavisi (özellikle prostasiklinler) sonrası gelişen akut akciğer ödemidir.

İpuçları

1
Hastanın hemodinamik verileri (mPAP yüksek, PCWP normal) pre-kapiller bir sorunu işaret ediyor, ancak tedaviye yanıtı beklenmedik şekilde kötü.
2
Pulmoner arterleri genişleten bir ilaç verildiğinde, kan akciğerlere daha rahat giriyor ancak çıkış yolunda bir tıkanıklık varsa bu kan nerede birikir?

Daha Fazla Pratik

PVOD şüphesi olan hastalarda kesin tanı için genetik test (EIF2AK4 mutasyonu) istenebilir.

Alternatif Yöntem

PVOD tanısı için Toraks BT'de sentrilobüler buzlu cam manzarası, septal kalınlaşma ve mediastinal lenfadenopati üçlüsü de ipucu olabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 4Sonraki