Tüberküloz

49 soru

Soru 21Soru

Ankilozan spondilit tanısıyla takip edilen ve NSAİİ tedavisine yanıt alınamayan 34 yaşındaki erkek hastaya Anti-TNF (infliximab) tedavisi başlanması planlanmaktadır. Hastanın sorgulamasında aktif tüberküloz semptomu (öksürük, gece terlemesi, kilo kaybı) saptanmıyor. Çekilen akciğer grafisi normal olarak değerlendiriliyor. Yapılan Tüberkulin Deri Testi (PPD) sonucu 14 mm olarak ölçülüyor ve hastanın BCG skarı olduğu görülüyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İsoniazid profilaksisi başlanmalı ve Anti-TNF tedavisine en az 4 hafta sonra geçilmelidir

Cevap

İsoniazid profilaksisi başlanıp, Anti-TNF tedavisinin 4 hafta sonra eklendiği seçenektir.
Anti-TNF ilaçlar (özellikle monoklonal antikorlar) granülom yapısını bozarak latent tüberkülozun reaktivasyonuna neden olabilir. Bu nedenle tedavi öncesi tarama şarttır. Akciğer grafisi normal ve semptomsuz olan, ancak PPD testi pozitif (>5 mm) saptanan bu hastada Latent Tüberküloz Enfeksiyonu (LTBE) mevcuttur. Kılavuzlara göre, 9 ay İsoniazid profilaksisi planlanmalı ve Anti-TNF tedavisi, profilaksinin başlangıcından en az 4 hafta sonra devreye sokulmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk grubunu ve PPD sonucunu değerlendir
Anti-TNF kullanacak immünsupresif adaylarında PPD eşik değeri 5 mm'dir. 14 mm belirgin pozitiftir (Latent Tüberküloz).
Biyolojik ajanlar tüberküloz reaktivasyon riskini ciddi oranda artırır, bu nedenle eşik değer düşük tutulur.
2
Aktif tüberkülozu dışla
Semptom yok, Akciğer Grafisi normal.
Profilaksiye başlamadan önce aktif hastalık mutlaka dışlanmalıdır, aksi takdirde tek ilaçla direnç gelişebilir. Bu hastada aktif hastalık bulgusu yoktur.
3
Tedavi zamanlamasını planla
Önce profilaksi (İsoniazid) başlanmalı, biyolojik ajan 1 ay (4 hafta) sonra tedaviye eklenmelidir.
Bu süre, basillerin metabolik aktivitesini baskılamak ve immün sistem baskılandığında reaktivasyonu önlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Latent Tüberküloz Yönetimi ve Biyolojik Ajanlar

İpuçları

1
Biyolojik ajanlar bağışıklık sistemini baskılayarak eski enfeksiyonların uyanmasına neden olabilir.
2
Tedavinin amacı, immün sistemi baskılamadan önce vücuttaki mikobakteri yükünü kontrol altına almaktır.
3
Koruyucu ilacın (İsoniazid) etkisini göstermesi için biyolojik ajandan önce belli bir süre (genellikle 1 ay) tek başına kullanılması gerekir.

Daha Fazla Pratik

Latent tüberküloz tedavisinde İsoniazid direnci şüphesi olan hastalarda alternatif rejimlerin (Rifampisin vb.) sorgulanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

5252 yaşında erkek hasta; 33 aydır devam eden balgamlı öksürük, ateş, gece terlemesi ve 1010 kgkg kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer üst zonda bronşiyal solunum ve krepitan raller duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum düzeyi 12.212.2 mg/dLmg/dL (N: 8.510.58.5-10.5), albümin 4.04.0 g/dLg/dL, parathormon (PTH) düzeyi ise 88 pg/mLpg/mL (N: 156515-65) olarak saptanıyor. Balgam yaymasında her sahada 1010010-100 arası asidorezistan basil (ARB) görülüyor. Akciğer grafisinde sağ akciğer apeksinde, çevresinde infiltrasyonun eşlik ettiği kalın duvarlı kavitaryer lezyon izleniyor. Hastaya izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol içeren standart dörtlü tüberküloz tedavisi başlanıyor. Bu hastanın klinik ve laboratuvar bulguları ile tedavi süreci hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastanın vücut sıvılarının turuncu renge boyanması, DNA'ya bağımlı RNA polimeraz enzimini inhibe eden ilacın beklenen ve selim bir yan etkisidir.

Cevap

Vücut sıvılarında turuncu renk değişikliği, RNA polimeraz inhibisyonu yapan rifampisinin beklenen ve selim bir yan etkisidir.
Doğru seçenek, tüberküloz tedavisinin temel taşlarından biri olan rifampisinin etki mekanizmasını (DNA'ya bağımlı RNA polimeraz inhibisyonu) ve karakteristik, selim bir yan etkisini (vücut sıvılarının turuncu-kırmızıya boyanması) doğru bir şekilde birleştirmektedir. Bu bulgu hastayı endişelendirebileceği için klinik olarak da bilinmesi gereken önemli bir noktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
3 aylık öksürük, kilo kaybı, gece terlemesi ve ARB (+) balgam bulguları 'Aktif Akciğer Tüberkülozu' tanısını kesinleştirir.
Tüberkülozun klasik anayasa semptomları ve mikrobiyolojik kanıtı mevcuttur.
2
Hiperkalsemi mekanizmasını değerlendir
Düşük PTH ile seyreden hiperkalsemi, granülomatöz hastalıklarda makrofajlardaki 1-alfa hidroksilaz aktivitesine bağlı 1,25(OH)2D3 artışından kaynaklanır.
PTH bağımsız hiperkalsemi mekanizmasını anlamak ayırıcı tanı için kritiktir.
3
İlaç mekanizmalarını ve yan etkilerini sorgula
Rifampisin RNA polimerazı inhibe eder ve turuncu vücut sıvılarına neden olur. Etambutol optik nörit yaparsa kalıcı kesilir.
TUS sınavında antitüberküloz ilaçların etki mekanizmaları ve toksisite yönetimi sık sorgulanır.

Anahtar Kavram

Tüberkülozda hiperkalsemi mekanizması (ekstra-renal vitamin D aktivasyonu) ve rifampisin farmakolojisi.

Daha Fazla Pratik

Tüberkülozda steroid kullanım endikasyonlarını (menenjit, perikardit) ve rifampisinin diğer ilaçlarla (warfarin, steroid, OKS) olan etkileşimlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 23Soru

Tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu ön tanısıyla takip edilen 3434 yaşındaki kadın hastanın tıbbi öyküsünden; son 44 aydır kullanılan multipl geniş spektrumlu antibiyotik tedavilerine rağmen dizüri, sık idrara çıkma ve künt yan ağrısı şikayetlerinin geçmediği öğreniliyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde idrar pHpH değeri 5.55.5, dansitesi 10151015 saptanmış; idrar sedimentinde her sahada 202520-25 lökosit izlenmesine rağmen ardışık yapılan üç standart idrar kültüründe de üreme saptanmamıştır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Renal tüberküloz

Cevap

Renal tüberküloz
Verilen vaka 'steril piyüri' (idrarda lökosit varlığına rağmen standart kültürde üreme olmaması) tablosunun en klasik örneğidir. TUS yaklaşımında, kronik üriner semptomlar ve antibiyotiğe yanıtsızlık durumunda steril piyüri saptanması aksi ispatlanana kadar renal tüberküloz olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca tüberkülozda idrar asidiktir (asidürik idrar).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve tedavi yanıtını değerlendir.
Dört aydır devam eden ve standart antibiyotiklere yanıt vermeyen bir tablo mevcuttur.
Kronikleşen üriner semptomlar spesifik enfeksiyonları veya yapısal bozuklukları düşündürür.
2
İdrar sedimenti ve kültür sonuçlarını analiz et.
İdrarda belirgin lökosit varlığına (piyüri) rağmen standart kültürlerin negatif olması 'steril piyüri' tablosudur.
Steril piyüri, TUS'ta renal tüberkülozun en klasik laboratuvar bulgusu olarak sorgulanır.
3
Ayırıcı tanıda en spesifik nedeni belirle.
Mycobacterium tuberculosis standart besi yerlerinde üremez ve kronik granülomatöz inflamasyon sonucu steril piyüriye neden olur.
Hastanın klinik tablosu (yan ağrısı, dizüri) ve laboratuvar bulguları renal tüberkülozu doğrular.

Anahtar Kavram

Steril Piyüri ve Renal Tüberküloz İlişkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 24Soru

5252 yaşındaki erkek hasta; yaklaşık sekiz haftadır devam eden öksürük, halsizlik, gece terlemesi ve 66 kgkg kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Çekilen akciğer grafisinde sağ akciğer üst lobda kalın duvarlı bir kavitasyonel lezyon saptanıyor. Balgam yaymasında asidorezistan basil (ARB) (+) saptanan hastaya İzoniazid, Rifampisin, Pirazinamid ve Etambutol'den oluşan standart antitüberküloz tedavi başlanıyor. Bu hastanın klinik tablosu ve tedavisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pirazinamid, renal ürat atılımını azaltarak hiperürisemi ve klinik olarak artraljiye neden olabilir.

Cevap

Pirazinamid, renal ürat atılımını azaltarak hiperürisemi ve artraljiye neden olabilir.
Pirazinamid, tüberküloz tedavisinde kullanılan ve renal ürik asit atılımını azaltarak hiperürisemiye yol açan bir ajandır. Bu durum hastada klinik olarak artraljiye veya akut gut ataklarına neden olabilir. Özellikle önceden gut öyküsü olan hastalarda dikkatli olunmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularının (kilo kaybı, gece terlemesi, kavitasyon, ARB pozitifliği) değerlendirilmesi.
Hastaya aktif akciğer tüberkülozu tanısı konulur.
Belirtilen semptomlar ve radyolojik/mikrobiyolojik bulgular tüberküloz için karakteristiktir.
2
Başlanan dörtlü tedavideki (HRZE) ilaçların yan etkilerinin analizi.
Pirazinamid'in hiperürisemi yaptığı bilgisi hatırlanır.
Pirazinamid renal tübüllerden ürik asit atılımını kompetitif olarak inhibe eder.
3
Diğer seçeneklerin tüberküloz ve ayırıcı tanı prensipleri açısından irdelenmesi.
Diğer şıkların tüberküloz yönetimiyle uyumlu olmadığı sonucuna varılır.
Skorlama sistemleri, ayırıcı tanılar ve menenjit tipleri arasındaki temel farkların ayırt edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz tedavisinde kullanılan birinci kuşak ilaçların yan etkileri ve ayırıcı tanı özellikleri.

Alternatif Yöntem

İlaç yan etkilerini 'RIP-E' (Rifampisin-Turuncu, İzoniazid-Nöropati, Pirazinamid-Pürin/Gut, Etambutol-E/Eyes/Göz) kısaltmasıyla akılda tutmak tanı koymayı hızlandırabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

3232 yaşında erkek hasta, akciğer ve mediastinal lenf nodu tüberkülozu tanısıyla 22 ay izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol; ardından 44 ay izoniazid ve rifampisin (22 HRZE/44 HR) planlanarak tedaviye başlanıyor. Tedavinin 55. haftasında hastanın öksürüğünün azaldığı, iştahının arttığı ve yaklaşık 33 kg aldığı saptanıyor. Ancak çekilen kontrol akciğer grafisinde mediastinal lenf nodlarında önceki grafilere göre belirgin büyüme ve yeni gelişen minimal plevral efüzyon izleniyor. Hastanın bu aşamada alınan balgam yayması negatiftir. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut antitüberküloz tedaviye herhangi bir değişiklik yapılmadan devam edilmesi

Cevap

Doğru yaklaşım, hastanın klinik ve bakteriyolojik iyileşmesi göz önüne alınarak mevcut tüberküloz tedavisine herhangi bir değişiklik yapılmadan devam edilmesidir.
Doğru cevap olan mevcut tedaviye devam edilmesi seçeneği, hastanın klinik olarak düzelmesi ve balgamının negatife dönmesiyle uyumludur. Tüberküloz tedavisi sırasında (genellikle ilk 33-1212 haftada) görülen bu tablo, konakçının basil antijenlerine karşı verdiği gecikmiş tipte aşırı duyarlılık reaksiyonudur. HIV negatif hastalarda %1010-1515 oranında görülebilir ve tedavinin değiştirilmesini gerektirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik yanıtını değerlendir
Öksürüğün azalması ve 33 kg ağırlık artışı klinik iyileşme göstergesidir.
Tedavi başarısını değerlendirmede klinik durum, radyolojiden daha önceliklidir.
2
Bakteriyolojik durumu analiz et
Balgam yaymasının negatife dönmesi mikrobiyolojik başarıyı teyit eder.
Bulaştırıcılığın azalması ve basil yükünün düşmesi tedavinin etkinliğini kanıtlar.
3
Radyolojik bulguları klinik tabloyla birleştir
Klinik iyileşmeye rağmen radyolojik olarak yeni lezyonların (lenf nodu büyümesi, efüzyon) görülmesi 'Paradoksal Yanıt' (Paradoxical Upgrading Reaction) olarak tanımlanır.
Ölen tüberküloz basillerinden salınan antijenlere karşı gelişen abartılı immün yanıt lezyonların geçici olarak büyümesine neden olur.
4
Yönetim planını belirle
Tedavi rejiminde değişiklik yapılmaz; hasta yakın izlenir.
Bu durum tedavi başarısızlığı değildir ve genellikle ek müdahale gerektirmeden kendiliğinden düzelir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz Tedavisinde Paradoksal Yanıt (Paradoxical Upgrading Reaction)
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 26Soru

5555 yaşında erkek hasta; son 22 aydır devam eden öksürük, akşamları yükselen ateş, gece terlemesi ve 6 kg6 \text{ kg} kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde sağ üst lobda kavitasyonel lezyon izleniyor. Balgam yaymasında asido-rezistan basiller (ARB)(ARB) pozitif saptanan hastaya İsoniazid, Rifampisin, Pirazinamid ve Etambutol'den oluşan dörtlü anti-tüberküloz tedavi başlanıyor. Tedavinin birinci ayında hasta, görme keskinliğinde azalma ve renkleri (özellikle kırmızı-yeşil) ayırt etmede güçlük yaşadığını belirtiyor. Bu hastadaki klinik tabloya neden olması en olası ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etambutol

Cevap

Dörtlü anti-tüberküloz tedavisi alan bir hastada gelişen görme keskinliği kaybı ve kırmızı-yeşil renk körlüğü, Etambutol kullanımına bağlı gelişen optik nöritin tipik belirtileridir.
Doğru yanıt olan ilaç, bakteri hücre duvarındaki arabinogalaktan sentezini inhibe eden Etambutol'dür. Bu ilacın en önemli ve karakteristik yan etkisi doza bağımlı olarak gelişen optik nörittir. Hastalarda santral skotom, görme keskinliğinde azalma ve kırmızı-yeşil renkleri ayırt edememe görülür. Tedavi öncesi ve sırasında periyodik göz muayenesi önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Öksürük, kavitasyon ve ARBARB pozitifliği aktif akciğer tüberkülozunu doğrular.
Tanıyı netleştirmek ve tedavi sürecini anlamak için gereklidir.
2
Yan etkileri değerlendir
Görme keskinliği kaybı ve kırmızı-yeşil renk görme bozukluğu saptandı.
Spesifik ilaç toksisitelerini ayırt etmek için yan etki profili incelenmelidir.
3
İlaç ve yan etki eşleşmesini yap
Etambutol toksisitesinin en karakteristik bulgusu optik nörittir.
Anti-tüberküloz ilaçların (HRZE) her birinin kendine has toksisite profili vardır.

Anahtar Kavram

Etambutol Toksisitesi ve Optik Nörit

İpuçları

1
Anti-tüberküloz ilaçların (HRZE) her birinin kendine özgü bir 'hedef organ' toksisitesi vardır.
2
Özellikle 'renk görme kusuru' (kırmızı-yeşil) bu ilaç için patognomonik bir sınav sorusu ipucudur.
3
Göz (Eye) kelimesi ile ilacın baş harfi (E) arasında bir ilişki kurarak hatırlayabilirsiniz.

Daha Fazla Pratik

Diğer ilaçların (İsoniazid ve Pirazinamid) ortak yan etkisi olan hepatotoksisite sınırlarını ve yönetimini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 27Soru

2626 yaşında kadın hasta, yaklaşık 33 haftadır devam eden sol yan ağrısı, nefes darlığı ve akşamları belirginleşen ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol akciğer bazalinde matite saptanıyor ve solunum sesleri alınamıyor. Akciğer grafisinde sol plevral mesafede efüzyon izleniyor. Yapılan torasentez incelemesinde plevral sıvı protein değeri 4.5 g/dL4.5 \text{ g/dL} (serum protein: 7.2 g/dL7.2 \text{ g/dL}), LDH değeri 480 U/L480 \text{ U/L} (serum LDH: 210 U/L210 \text{ U/L}), glukoz değeri 52 mg/dL52 \text{ mg/dL} ve hücre sayımında %85\%85 lenfosit hakimiyeti saptanıyor. Sıvıda adenozin deaminaz (ADA) düzeyi 78 U/L78 \text{ U/L} olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberküloz plevriti

Cevap

Tüberküloz plevriti
Tüberküloz plevriti, genç erişkinlerde plevral efüzyonun en sık nedenlerinden biridir. Tanıda plevral sıvının eksüda karakterinde olması (Light kriterleri pozitifliği), lenfosit hakimiyeti göstermesi ve adenozin deaminaz (ADA) düzeyinin 40 U/L40 \text{ U/L} (bazı kaynaklarda 70 U/L70 \text{ U/L}) üzerinde olması patognomonik olmasa da çok güçlü bir kanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Plevral sıvının Light kriterlerine göre değerlendirilmesi
Sıvı/serum protein oranı 0.620.62 (>0.5>0.5) ve sıvı/serum LDH oranı 2.282.28 (>0.6>0.6) olduğu için sıvı eksüdadır.
Sıvının kökenini (transüda/eksüda) belirlemek ayırıcı tanıdaki ilk adımdır.
2
Hücre tipinin ve biyokimyasal belirteçlerin analizi
Sıvıda belirgin lenfosit hakimiyeti (%85\%85) ve yüksek ADA düzeyi (78 U/L78 \text{ U/L}) saptanmıştır.
Lenfosit hakimiyetli eksüdalarda tüberküloz ve malignite en önemli iki ön tanıdır.
3
Klinik bağlam ile sentezleme
Genç yaş, subakut ateş ve yüksek ADA düzeyi tüberküloz plevritini doğrular.
ADA düzeyinin 4070 U/L40-70 \text{ U/L} üzerinde olması tüberküloz için yüksek özgüllüğe sahiptir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz plevriti tanısında lenfosit hakimiyetli eksüda ve yüksek ADA düzeyi birlikteliği.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

4242 yaşında erkek hasta; yaklaşık 22 aydır devam eden öksürük, gece terlemesi ve 8 kg8 \text{ kg} kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde sağ üst lobda kavitasyonel lezyon izleniyor. Balgam yaymasında her sahada 353-5 adet asidorezistan basil (ARB) saptanıyor. Hastaya izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol içeren standart antitüberküloz tedavi başlanıyor. Tedavinin 1010. gününde hasta, idrarının ve terinin turuncu-kırmızı renkte olması nedeniyle endişeli bir şekilde polikliniğe başvuruyor.

Bu klinik tabloyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DNA bağımlı RNA polimerazı inhibe eden ilaca bağlı gelişen selim bir yan etkidir.

Cevap

İdrarın ve terin turuncu-kırmızı renge boyanması, bakteriyel DNA bağımlı RNA polimerazı inhibe eden rifampisin kullanımına bağlı gelişen selim (zararsız) bir yan etkidir.
Vücut sıvılarının (idrar, ter, gözyaşı) turuncu-kırmızı renge boyanması rifampisin kullanımının karakteristik ve selim bir yan etkisidir. Rifampisin, bakteriyel DNA bağımlı RNA polimeraz enzimini inhibe ederek RNA sentezini durdurur. Bu durum klinik bir tehlike arz etmez ve hastanın ilaca uyumunu bozmadığı sürece tedavi değişikliği gerektirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Öksürük, gece terlemesi, kilo kaybı, üst lobda kavitasyon ve ARB pozitifliği hastada aktif pulmoner tüberküloz tanısını kesinleştirir.
Tanının doğru konulması, başlanan tedavinin (HRZE) içeriğinin bilinmesi için şarttır.
2
Yan etkinin ilaçla eşleştirilmesi
Standart tüberküloz tedavisinde vücut sıvılarını (idrar, ter, gözyaşı) turuncu-kırmızı renge boyayan spesifik ilacın rifampisin olduğu hatırlanır.
Hastanın endişesini gidermek ve yanlışlıkla tedaviyi kesmemek için bu spesifik yan etkiyi tanımak önemlidir.
3
İlacın etki mekanizmasının belirlenmesi
Rifampisinin etki mekanizması bakteriyel DNA bağımlı RNA polimeraz enziminin inhibisyonudur.
TUS gibi sınavlarda yan etkiler sıklıkla ilacın etki mekanizması ile birlikte sorgulanır.
4
Klinik yönetimin planlanması
Bu durumun selim bir yan etki olduğu, toksisite belirtisi olmadığı ve tedavinin aynen devam etmesi gerektiği sonucuna varılır.
Gereksiz ilaç kesilmesini ve direnç gelişimini önlemek için yönetim bilgisi kritiktir.

Anahtar Kavram

Antitüberküloz ilaçların (HRZE) etki mekanizmaları ve spesifik yan etkilerinin klinik yönetimi.

Alternatif Yöntem

İlaçların baş harflerine göre yan etkileri kodlanabilir: R (Rifampisin) - Red/Orange (Kırmızı/Turuncu sıvılar), I (İzoniazid) - İnsülin/İnflamasyon (Hepatit) ve İğneleme (Nöropati), E (Etambutol) - Eye (Göz/Optik nörit), P (Pirazinamid) - Pürin/Pürüz (Hiperürisemi/Artralji).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 29Soru

4242 yaşında erkek hasta, son 33 haftadır devam eden halsizlik, 66 kgkg kilo kaybı, akşamları yükselen ateş ve giderek şiddetlenen baş ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde konfüzyon saptanıyor, ense sertliği pozitif ve sağ gözde dışa bakış kısıtlılığı (6.6. kranial sinir felci) mevcut. Akciğer grafisinde her iki üst lobda fibrotik çekintiler ve kalsifiye lenf nodları izleniyor. Yapılan lomber ponksiyon tetkikinde; BOS basıncı artmış, hücre sayısı 320/mm3320/mm^3 (%85\%85 lenfosit), protein 540540 mg/dLmg/dL, glikoz 2424 mg/dLmg/dL (eş zamanlı kan şekeri 110110 mg/dLmg/dL) olarak saptanıyor. BOS yaymasında ARB görülmüyor. Bu hastanın yönetimi ve prognozu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adjuvan kortikosteroid tedavisi, klinik evreden bağımsız olarak mortaliteyi ve nörolojik sekelleri azaltmak amacıyla anti-tüberküloz tedaviye eklenmelidir.

Cevap

Adjuvan kortikosteroid tedavisi, tüberküloz menenjit tanısı alan tüm hastalarda klinik evreden bağımsız olarak mortaliteyi azaltmak için verilmelidir.
Tüberküloz menenjitinde kortikosteroidlerin (özellikle deksametazon) kullanımı, serebral ödemi azaltarak, bazal eksüdasyonu ve vasküliti sınırlayarak hem mortaliteyi hem de kalıcı nörolojik sekel oranlarını anlamlı ölçüde azaltır. Bu fayda tüm klinik evrelerde gösterilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Halsizlik, kilo kaybı ve gece terlemesi gibi konstitüsyonel semptomlar tüberkülozu; baş ağrısı, ense sertliği ve 6. sinir felci santral sinir sistemi tutulumunu işaret eder.
Hastanın klinik tablosu tüberküloz menenjit ile yüksek oranda uyumludur.
2
BOS bulgularının yorumlanması
Artmış protein, belirgin düşük glikoz ve lenfositik pleositoz tüberküloz menenjit için klasiktir.
Tanısal doğruluğu pekiştirmek ve ayırıcı tanıyı (bakteriyel/viral) dışlamak için gereklidir.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Hemen 4'lü anti-tüberküloz tedavi (RIPE) ve adjuvan deksametazon başlanmalıdır.
TBM tıbbi bir acildir ve steroidler mortaliteyi azaltan en önemli adjuvan tedavidir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz menenjitte mortaliteyi azaltan en önemli adjuvan müdahale kortikosteroidlerdir.

Daha Fazla Pratik

Tüberküloz menenjitinin klinik evrelemesini (British Medical Research Council evrelemesi) gözden geçirmek, prognoz tahmini açısından faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru

4545 yaşında erkek hasta; 22 aydır devam eden öksürük, gece terlemesi ve 55 kgkg kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan balgam incelemesinde asidorezistan basiller (ARBARB) saptanması üzerine hastaya izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol tedavisi başlanıyor. Tedavinin 4.4. haftasında sağ ayak birinci metatarsofalangeal ekleminde ani gelişen şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık ile başvuran hastanın serum ürik asit düzeyi 10.810.8 mg/dLmg/dL ölçülüyor. Bu hastadaki klinik tablodan sorumlu olan antitüberküloz ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pirazinamid

Cevap

Klinik tabloda tarif edilen hiperürisemi ve buna bağlı gelişen akut gut artriti tablosundan sorumlu olan ilaç pirazinamiddir.
Pirazinamid kullanımı sırasında hiperürisemi görülmesi oldukça yaygın bir durumdur. İlaç, böbreklerden ürik asit atılımını azaltarak serum düzeylerini yükseltir ve duyarlı kişilerde akut gut artriti atağını (bu vakada sağ ayak başparmağındaki podagra) tetikleyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada konstitüsyonel semptomlar ve ARBARB (+) akciğer tüberkülozu tedavisi sırasında hiperürisemi ve podagra (gut artriti) geliştiği saptandı.
Yan etki profilini belirlemek için hangi metabolik değişikliğin hangi patolojiye yol açtığını anlamak gerekir.
2
Antitüberküloz ilaçların yan etki profilleriyle eşleştirilmesi
Pirazinamidin renal ürik asit klerensini azalttığı bilgisiyle klinik tablo eşleşmektedir.
Birinci basamak tüberküloz ilaçlarının her birinin kendine özgü ve sınavda sık sorulan karakteristik yan etkileri mevcuttur.

Anahtar Kavram

Pirazinamid, renal tübüler ürik asit sekresyonunu inhibe ederek hiperürisemiye ve klinik olarak gut artriti ataklarına neden olabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

Geçmişte akciğer tüberkülozu nedeniyle tedavi görmüş 58 yaşındaki erkek hasta, artan nefes darlığı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede trakeanın sola deviye olduğu, sol hemitoraksta solunum seslerinin azaldığı ve matite alındığı saptanıyor. Akciğer grafisinde sol akciğerin tamamen büzüştüğü ve mediyastinal yapıların sola yer değiştirdiği (destroyed lung) izleniyor. Bu hastanın solunum fonksiyon testi (SFT) sonuçlarında aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: FEV1/FVC oranının normal veya artmış olması

Cevap

FEV1/FVC oranının normal veya artmış olması
Hastanın klinik tablosu (trakeal deviasyon, matite, grafide büzüşme) tüberküloz sekeline bağlı 'Destroyed Lung' sendromu ile uyumludur. Bu durum, akciğer parankiminin harabiyeti ve fibrozisi ile karakterize tipik bir Restriktif Akciğer Hastalığı örneğidir. Restriktif hastalıklarda total akciğer kapasitesi (TLC) ve vital kapasite (FVC) azalır. Hava yollarında obstrüksiyon olmadığı (veya parankimdeki elastik geri çekilme arttığı) için FEV1FEV_1 değeri FVC'ye kıyasla daha az düşer. Sonuç olarak **FEV1/FVCFEV_1/FVC oranı normal kalır veya artar** (>%70-80).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hastada eski tüberküloza bağlı 'destroyed lung' (harap akciğer) ve fibrothorax tablosu mevcuttur. Bu durum akciğer hacminde kayıp ve fibrozis ile karakterizedir.
Trakeal deviasyon ve büzüşme, hacim kaybını (restriksiyonu) işaret eder.
2
Patolojinin SFT üzerindeki etkisini belirle
Akciğer parankim kaybı ve fibrozis, akciğerlerin genişlemesini engeller. Bu durum 'Restriktif Patern' oluşturur.
Restriktif hastalıklarda hem FEV1 hem de FVC azalır, ancak FVC'deki azalma daha belirgin veya orantılı olduğu için oran korunur.
3
SFT parametrelerini restriktif paterne göre yorumla
Restriktif paternde FVC azalır, ancak hava yolu obstrüksiyonu olmadığı için FEV1/FVC oranı normal kalır veya artar.
Obstrüktif paternin aksine, restriksiyonda hava akım hızı (oran) korunur.

Anahtar Kavram

Tüberküloz Sekeli ve Restriktif Akciğer Hastalığı

İpuçları

1
Hastanın fizik muayene ve radyolojik bulguları (büzüşme, deviasyon) akciğer hacminde bir kayıp olduğunu gösteriyor.
2
Hacim kaybı 'Restriktif' bir patolojidir. Restriktif hastalıklarda hava yolu direncinden ziyade akciğerin genişleyebilmesi sorundur.
3
Obstrüktif hastalıklarda (KOAH) oran düşerken, restriktif hastalıklarda (Fibrozis) oran korunur veya artar.

Daha Fazla Pratik

Tüberkülozun diğer bir geç komplikasyonu olan aspergillom (miçetom) ve hemoptizi ilişkisini çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

32 yaşında erkek hasta; bir aydır devam eden ateş, gece terlemesi, halsizlik ve sol yan ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol akciğer bazalinde matite ve solunum seslerinde azalma saptanıyor. Torasentez ile alınan plevral sıvı analizinde; sıvının eksüda niteliğinde olduğu ve hücre sayımında %80 oranında lenfosit hakimiyeti bulunduğu görülüyor. Bu hastada tüberküloz plörezi tanısını en güçlü şekilde destekleyen plevral sıvı bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenozin deaminaz (ADA) düzeyinin 40 U/L üzerinde olması

Cevap

Adenozin deaminaz (ADA) düzeyinin 40 U/L üzerinde olması
Tüberküloz plörezi, plevranın Mycobacterium tuberculosis'e karşı gelişen gecikmiş tip aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Bu süreçte aktive olan T-lenfositlerden salınan adenozin deaminaz (ADA) enziminin plevral sıvıda 40 U/L'nin üzerinde bulunması, tüberküloz plörezi tanısı için yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Genç hasta, subakut başlangıçlı ateş, gece terlemesi ve plöritik ağrı tüberküloz plöreziyi düşündürür.
Semptomlar tüberkülozun sistemik ve lokal tutulum bulgularıyla uyumludur.
2
Plevral sıvı analizini yorumla.
Eksüda niteliğinde ve lenfosit hakimiyetinde sıvı saptanmıştır.
Bu tablo tüberküloz, lenfoma veya metastatik kanserlerde görülür; ancak genç hastada tüberküloz ilk sıradadır.
3
Tanısal biyokimyasal parametreyi belirle.
ADA düzeyi tüberküloz tanısı için anahtar bir belirteçtir.
ADA, T-lenfositlerin aktivasyonu sırasında salgılanır ve tüberküloz plörezide plevral sıvıda yüksek değerlere ulaşır.

Anahtar Kavram

Tüberküloz plörezide plevral sıvı ADA yüksekliği ve düşük mezotel hücre sayısı tanısal öneme sahiptir.

İpuçları

1
Eksüda ve lenfosit hakimiyeti olan sıvılarda tüberkülozu destekleyen spesifik bir enzim vardır.
2
Bu enzim T-hücre aktivasyonuyla ilişkilidir ve plevral sıvıda 40-45 U/L üzerindeki değerleri tüberküloz lehinedir.

Daha Fazla Pratik

Tüberküloz plörezide kesin tanı için plevra biyopsisi ve mikrobiyolojik kültürün önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 33Soru

32 yaşında kadın hasta; bir aydır süren öksürük, halsizlik ve gece terlemesi şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan tetkikler sonucunda aktif akciğer tüberkülozu tanısı konulan hastaya izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol içeren standart tedavi rejimi başlanıyor. Tedavi sırasında hastanın ellerinde ve ayaklarında uyuşma ve karıncalanma şikayetleri ortaya çıkıyor. Bu hastada gelişen nörolojik yan etkiyi önlemek amacıyla tedaviye eklenmesi gereken ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piridoksin

Cevap

İzoniazid kullanımına bağlı gelişen periferik nöropatiyi önlemek için Piridoksin (B6 vitamini) verilmelidir.
İzoniazid (INH), piridoksin (B6 vitamini) ile yapısal benzerlik gösterir ve onun metabolizmasını bozarak eksikliğine yol açar. Bu durum distal parestezi ve uyuşma ile karakterize periferik nöropatiye neden olur. Tedaviye piridoksin eklenmesi bu yan etkiyi etkili bir şekilde önler.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut semptomlarını ve kullandığı ilaçları analiz et.
Hasta tüberküloz tedavisi (özellikle izoniazid) almaktadır ve ellerde-ayaklarda uyuşma (periferik nöropati) tariflemektedir.
İzoniazid, B6 vitamini metabolizmasını bozarak nörotoksisiteye yol açar.
2
Gelişen tablonun önlenmesi için gereken spesifik desteği belirle.
Piridoksin (B6 vitamini) takviyesi bu tabloyu engeller.
Piridoksin, izoniazidin nöronlar üzerindeki toksik etkisini antagonize eder.

Anahtar Kavram

İzoniazid yan etkisi olan periferik nöropati ve Piridoksin (B6) ile önlenmesi.

İpuçları

1
İzoniazidin yapısı bir B vitamini türüne çok benzer.
2
Gelişen uyuşma, ilacın vücuttaki vitamin metabolizmasını rekabetçi olarak bozmasından kaynaklanır.

Daha Fazla Pratik

İzoniazidin diğer önemli yan etkileri olan hepatotoksisite ve lupus benzeri tabloyu gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 34Soru

68 yaşında kadın hasta; son 2 aydır devam eden iştahsızlık, halsizlik, 8 kg kilo kaybı ve özellikle akşamları belirginleşen ateş şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde hepatosplenomegali ve hafif servikal lenfadenopati saptanıyor. Akciğer grafisinde her iki akciğer alanında yaygın, yaklaşık 121-2 mm çapında, homojen dağılım gösteren mikronodüler opasiteler izleniyor. Bu klinik tabloda tanıyı destekleyecek en özgün (patognomonik) bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fundus muayenesinde koroid tüberküllerinin görülmesi

Cevap

Fundus muayenesinde koroid tüberküllerinin saptanması, miliyer tüberküloz tanısında en özgün bulgudur.
Koroid tüberkülleri, miliyer tüberkülozlu hastaların yaklaşık %10-30'unda görülen, fundus muayenesinde sarı-beyaz renkli, sınırları belirsiz lezyonlar şeklinde izlenen ve hematojen yayılımı kanıtlayan patognomonik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et.
Hastada konstitüsyonel semptomlar (kilo kaybı, ateş) ve akciğer grafisinde tipik 'miliyer' (mikronodüler) patern mevcuttur.
Bu bulgular Mycobacterium tuberculosis'in hematojen yolla yayılımını gösteren miliyer tüberkülozu işaret eder.
2
Miliyer tüberkülozun tanısal özelliklerini değerlendir.
Miliyer tüberkülozda balgam yayması genellikle negatiftir ve PPD anerji nedeniyle yanıltıcı olabilir.
Hastalık intersitisyel yerleşimli olduğu için bronşiyal sekresyonlara basil çıkışı kısıtlıdır.
3
Patognomonik bulguyu belirle.
Göz dibi muayenesinde koroid tüberkülleri saptanması.
Koroid tüberkülleri hematojen yayılımın direkt kanıtıdır ve saptandığında tanı için son derece değerlidir.

Anahtar Kavram

Miliyer tüberkülozda hematojen yayılım ve koroid tüberkülleri.
Soru 35Soru

24 yaşında erkek hasta; 3 haftadır devam eden öksürük, iştahsızlık, yaklaşık 44 kg kilo kaybı ve özellikle geceleri belirginleşen terleme şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan tetkiklerinde balgam yaymasında aside dirençli basiller (ARBARB) pozitif saptanan hastaya; İzoniazid, Rifampisin, Pirazinamid ve Etambutol'den oluşan standart dörtlü antitüberküloz tedavi başlanıyor. Tedavinin 2. gününde idrarının ve terinin turuncu-kırmızı bir renk aldığını fark ederek endişelenen hastada, bu duruma neden olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rifampisin

Cevap

Rifampisin, vücut sıvılarında (idrar, ter, gözyaşı) turuncu-kırmızı renk değişikliğine neden olan spesifik antitüberküloz ilaçtır.
Doğru yanıt olan seçenek, tüberküloz tedavisinde kullanılan Rifampisin'in iyi bilinen ve zararsız bir yan etkisini belirtmektedir. Rifampisin ve metabolitleri turuncu-kırmızı renkte olduğu için idrar, ter, gözyaşı, dışkı ve tükürük gibi tüm vücut sıvılarında bu renkte bir boyanmaya yol açar. Bu durum hastalar için endişe verici olsa da klinik olarak zararsızdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve tanısal bulguları değerlendir.
Konstitüsyonel semptomlar (kilo kaybı, gece terlemesi) ve balgamda ARB pozitifliği, aktif akciğer tüberkülozu tanısını doğrular.
Sorunun tüberküloz tedavisi ve ilaç yan etkileri ile ilgili olduğunu kesinleştirmek için.
2
Hastanın tarif ettiği yan etkiyi tanımla.
İdrar ve terde turuncu-kırmızı renk değişikliği saptanmıştır.
Tüberküloz ilaçları arasından bu spesifik tabloya yol açan ilacı ayırt etmek için.
3
Dörtlü tedavideki ilaçların karakteristik yan etkilerini karşılaştır.
Rifampisin bu tip bir boyanma yaparken, diğer ilaçların (İzoniazid, Etambutol, Pirazinamid) böyle bir etkisi yoktur.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Rifampisin yan etkisi: Vücut sıvılarında turuncu boyanma.

Daha Fazla Pratik

Rifampisinin karaciğer enzim indüksiyonu yaparak diğer ilaçların (örneğin varfarin, oral kontraseptifler) metabolizmasını hızlandırdığı bilgisini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

5050 yaşında erkek hasta, 22 aydır süren öksürük, halsizlik ve gece terlemesi şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde sağ üst lobda kavitasyon saptanıyor ve balgam yaymasında asidorezistan basiller (ARBARB) izleniyor. Hastaya İzoniazid, Rifampisin, Pirazinamid ve Etambutol'den oluşan dörtlü anti-tüberküloz tedavi başlanıyor. Tedavinin birinci ayında hasta; sağ ayak birinci metatarsofalangeal ekleminde ani gelişen şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık şikayetiyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde serum ürik asit düzeyi 10.510.5 mg/dLmg/dL (N:3.57.2N: 3.5 - 7.2 mg/dLmg/dL) saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olma olasılığı en yüksek olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pirazinamid

Cevap

Pirazinamid
Doğru cevap olan ilaç, böbrek tübüllerinde ürik asit sekresyonunu inhibe ederek serum ürik asit seviyelerinde artışa (hiperürisemi) yol açar. Bu durum, özellikle gut öyküsü olan veya yatkınlığı bulunan hastalarda akut gut artriti ataklarını tetikleyebilir. Standart dörtlü tüberküloz rejiminde bu yan etki en karakteristik olarak bu ilaçta izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Hastada anti-tüberküloz tedavi başlangıcı sonrası akut monoartrit (podagra) ve hiperürisemi geliştiği saptandı.
Tedavi altındaki hastada yeni gelişen semptomların ilaç yan etki profilleri ile eşleştirilmesi tanısal bir yaklaşımdır.
2
İlaç yan etkilerini değerlendirme
Kullanılan ilaçlar arasından Pirazinamid'in renal ürik asit klerensini azalttığı belirlendi.
Pirazinamid, tüberküloz tedavisinde hiperürisemi ve gut atağına en sık neden olan ajandır.

Anahtar Kavram

Anti-tüberküloz İlaç Yan Etkileri: Pirazinamid ve Hiperürisemi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 37Soru

3535 yaşında kadın hasta, yaklaşık 11 aydır devam eden sağ taraflı batıcı göğüs ağrısı, kuru öksürük, halsizlik ve akşamları yükselen ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer bazalinde perküsyonda matite ve oskültasyonda solunum seslerinde belirgin azalma saptanıyor. Yapılan torasentezde elde edilen plevral sıvının laboratuvar incelemesinde; protein 4.5 g/dL\text{4.5 g/dL} (serum protein 6.8 g/dL\text{6.8 g/dL}), LDH 480 U/L\text{480 U/L} (serum LDH üst sınırı 200 U/L\text{200 U/L}), glukoz 40 mg/dL\text{40 mg/dL} ve hücre sayımında %80\%80 lenfosit hakimiyeti saptanıyor. Sıvının Adenozin deaminaz (ADA) düzeyi 65 U/L\text{65 U/L} (Normal: <40<40) ölçülüyor. Plevra biyopsisinde ise kazeifiye granülomatöz inflamasyon izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberküloz plörezi

Cevap

Plevral sıvıda lenfosit hakimiyeti, yüksek ADA düzeyi ve kazeifiye granülom varlığı ile karakterize olan Tüberküloz plörezi.
Tüberküloz plörezi tipik olarak subakut bir başlangıç sergiler; plevral sıvı eksüda niteliğindedir ve belirgin lenfosit hakimiyeti gösterir. Adenozin deaminaz (ADA) düzeyinin 40 U/L\text{40 U/L} üzerinde olması (özellikle genç hastalarda) tüberküloz için oldukça spesifiktir. En kesin bulgu ise plevra biyopsisinde kazeifiye granülomların gösterilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Plevral sıvının niteliğini (Light kriterleri) değerlendir.
Sıvı protein/serum protein >0.5> 0.5 ve LDH yüksek olduğu için sıvı 'eksüda' vasfındadır.
Tanısal algoritmada transüda-eksüda ayrımı ilk adımdır.
2
Hücre tipini ve biyokimyasal belirteçleri incele.
Lenfosit hakimiyeti (%80\%80) ve yüksek ADA (65 U/L\text{65 U/L}) saptandı.
Lenfositik eksüdalarda tüberküloz, malignite ve sarkoidoz ön planda düşünülür; ADA tüberküloz için yüksek özgüllüğe sahiptir.
3
Patolojik bulguyu yorumla.
Kazeifiye granülom varlığı tüberkülozu doğrular.
Kazeifikasyon nekrozu Mycobacterium tuberculosis enfeksiyonuna patognomonik kabul edilir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz plörezisinde plevral sıvı analizi ve biyopsi bulguları
Soru 38Soru

54 yaşında erkek hasta, yaklaşık 4 aydır devam eden ilerleyici sırt ağrısı, halsizlik, iştahsızlık ve akşamları belirginleşen hafif ateş şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde torakal bölge üzerinde lokal hassasiyet ve hafif gibbus deformitesi saptanıyor. Çekilen torakal vertebral MR incelemesinde birbirine komşu T11T_{11} ve T12T_{12} vertebra korpuslarında anterior kemik yıkımı, bu iki vertebra arasındaki disk mesafesinde belirgin daralma ve paravertebral bölgede yumuşak doku apsesi izleniyor. Bu apseden yapılan aspirasyonun mikroskobik incelemesinde aside dirençli basiller (ARB) pozitif saptanıyor.

Bu hastadaki klinik ve radyolojik bulguların vertebral metastazdan ziyade öncelikle tüberküloz spondilitini (Pott hastalığı) desteklemesinin en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntervertebral disk mesafesinin tutulmuş olması

Cevap

İntervertebral disk mesafesinin tutulmuş olması tüberküloz spondilitini malignitelerden ayıran en önemli radyolojik bulgudur.
Tüberküloz spondilitinde (Pott hastalığı) enfeksiyon genellikle komşu iki vertebra korpusunu ve bu vertebralar arasındaki intervertebral diski tutar. Malign tümörler ve metastazlar ise intervertebral diski genellikle korur (avasküler olduğu için disk bariyerini geçemezler). Bu fark, radyolojik ayırıcı tanıda en güvenilir kriterlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Kronik sırt ağrısı, konstitüsyonel semptomlar (ateş, kilo kaybı) ve gibbus deformitesi kronik bir enfeksiyonu veya maligniteyi düşündürür.
Tüberküloz spondiliti yavaş seyirli bir yıkıma neden olarak kifotik deformiteye (gibbus) yol açar.
2
Radyolojik bulguları analiz et.
Komşu iki vertebra ile birlikte aradaki disk mesafesinin tutulması saptanmıştır.
Malign hücreler disk dokusunu geçmekte zorlanır ve periost altında sınırlı kalır; ancak tüberküloz gibi enfeksiyon ajanları disk aralığını kolayca invaze eder.
3
Tanıyı doğrula.
ARB pozitifliği ve disk tutulumu Pott hastalığı tanısını kesinleştirir.
Vertebral metastazlarda disk mesafesi tipik olarak korunur.

Anahtar Kavram

Pott hastalığında disk mesafesi tutulumu ayırıcı tanıda kritiktir.

Daha Fazla Pratik

Tüberküloz perikarditinde konstriksiyonu önlemek için tedaviye eklenen ilaçları ve endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru

34 yaşında erkek hasta; yaklaşık iki aydır devam eden öksürük, halsizlik, gece terlemeleri ve iştahsızlık şikayetleri ile başvuruyor. Çekilen akciğer grafisinde sağ üst zonda kavitasyon izleniyor ve balgam yaymasında aside dirençli basil pozitif saptanıyor. Hastaya dörtlü anti-tüberküloz tedavisi (İsoniazid, Rifampisin, Pirazinamid, Etambutol) başlanıyor. Tedavinin 6. haftasında hasta görme keskinliğinde azalma ve renkleri (özellikle kırmızı-yeşil) ayırt etmede güçlük şikayetiyle tekrar başvuruyor. Oftalmolojik muayenede retrobulbar optik nörit bulguları saptanan hastada, bu tabloya neden olma olasılığı en yüksek olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etambutol

Cevap

Bu klinik tablodan sorumlu olan ilaç Etambutol'dür.
Etambutol, tüberküloz tedavisinde kullanılan ve hücre duvarı sentezini inhibe eden bir ajandır. En önemli ve doz kısıtlayıcı yan etkisi retrobulbar optik nörittir. Hastalar tipik olarak görme keskinliğinde azalma, skotomlar ve özellikle kırmızı-yeşil renk ayrımında bozukluk ile başvururlar. Bu yan etki genellikle tedavi kesildiğinde geri dönüşlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et.
Tüberküloz tedavisi alan hastada görme keskinliğinde azalma ve kırmızı-yeşil renk körlüğü (optik nörit) gelişmiş.
Yan etkinin spesifik doğası, sorumlu ilacı belirlemek için anahtardır.
2
Anti-tüberküloz ilaçların yan etki profillerini değerlendir.
İsoniazid nöropati, Rifampisin sıvı boyanması/karaciğer toksisitesi, Pirazinamid gut/ürik asit artışı yapar.
Diğer ilaçların yan etkileri görme sistemi ile ilişkili değildir.
3
Etambutol ile semptomları eşleştir.
Etambutol kullanımına bağlı en önemli yan etki, dozla ilişkili retrobulbar optik nörit ve renk görme bozukluğudur.
Tanımlanan tablo Etambutol toksisitesi ile birebir uyumludur.

Anahtar Kavram

Anti-tüberküloz İlaç Yan Etkileri
Soru 40Soru

4848 yaşında erkek hasta; 33 haftadır devam eden ateş, öksürük ve iştahsızlık şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer grafisinde sol akciğer üst lobda infiltrasyon ve kavitasyon izleniyor. Balgam mikroskopisinde asidorezistan basillerin (ARB) görülmesi üzerine hastaya izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol tedavisi başlanıyor. Tedavinin birinci ayında hasta görme bulanıklığı ve merkezi görme kaybı tarifliyor. Bu hastanın klinik tablosu ve tedavisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yan etkiden sorumlu olan ilaç, arabinozil transferaz enzimini inhibe ederek hücre duvarı sentezini bozar.

Cevap

Yan etkiden sorumlu olan etambutol, arabinozil transferaz enzimini inhibe ederek hücre duvarı sentezini bozar.
Hastada gelişen görme bulanıklığı ve merkezi görme kaybı, dörtlü tüberküloz tedavisindeki etambutolün neden olduğu retrobulber nörit tablosudur. Etambutol, mikobakteri hücre duvarındaki arabinogalaktan sentezini arabinozil transferaz enzimini inhibe ederek bozar ve bu yan etkisi doza bağımlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et.
Üç haftalık konstitüsyonel semptomlar (ateş, iştahsızlık), kavitasyon ve ARB pozitifliği aktif akciğer tüberkülozu tanısını kesinleştirir.
Tüberkülozun tanınması ve standart tedavinin (HRZE) hatırlanması için gereklidir.
2
Tedavi yan etkisini tanımla.
Tedavinin ilk aylarında gelişen görme bulanıklığı ve merkezi skotom, etambutolün klasik bir yan etkisi olan optik (retrobulber) nörittir.
Birinci basamak tüberküloz ilaçlarının toksisite profilini ayırt etmek gerekir.
3
Sorumlu ilacın etki mekanizmasını belirle.
Etambutol, bakterilerin hücre duvarındaki arabinogalaktan sentezini katalize eden arabinozil transferaz enzimini inhibe eder.
İlacın farmakolojik temelini ve klinik yan etkisiyle ilişkisini doğrular.

Anahtar Kavram

Etambutolün etki mekanizması (arabinozil transferaz inhibisyonu) ve en önemli doza bağımlı yan etkisi olan optik nörittir.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Tüberküloz Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin