Kardiyoloji

409 soru

Soru 81Soru →

4242 yaşında kadın öğretmen, derste aniden başlayan çarpıntı ve hafif baş dönmesi şikayetiyle revire başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde bilinci açık, koopere; kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg, nabız 185/dk185/dk ve düzenli, solunum sayısı 16/dk16/dk saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda ek ses veya üfürüm duyulmuyor, akciğer sesleri doğal izleniyor. Çekilen EKG'de QRSQRS süresi 0.070.07 sn, RRRR mesafeleri eşit ve PP dalgaları seçilemiyor. Hastaya uygulanan valsalva manevrasına rağmen taşikardisi devam etmektedir. Bu hasta için en uygun bir sonraki tedavi adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 66 mgmg Adenozin IV hızlı bolus

Cevap

En uygun bir sonraki adım 66 mgmg Adenozin IV hızlı bolus uygulamasıdır.
Hastanın EKG bulguları (dar QRS, düzenli ritim, P dalgası yokluğu) ve klinik tablosu stabil bir PSVT (muhtemelen AVNRT) ile uyumludur. Algoritmaya göre, vagal manevralar başarısız olduğunda ilk tercih edilecek ilaç 66 mgmg IV hızlı bolus Adenozin'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg ve bilinç açık olduğu için hasta 'stabil' kabul edilir.
Stabil ve anstabil hastaların tedavi algoritmaları tamamen farklıdır.
2
EKG ritmini analiz et.
Dar QRSQRS (<0.12< 0.12 sn), düzenli RRRR ve PP dalgası yokluğu Paroksizmal Supraventriküler Taşikardi (PSVT) ile uyumludur.
Ritim tipi ilaç seçimini belirler.
3
Birinci basamak tedaviyi uygula ve sonucu gör.
Vagal manevra (valsalva) uygulanmış ancak yanıt alınamamıştır.
Stabil PSVT'de ilk adım vagal manevralardır.
4
İkinci basamak farmakolojik tedaviye geç.
66 mgmg IV Adenozin hızlı bolus uygulanır.
Vagal manevralara dirençli stabil PSVT'de ilk seçenek farmakolojik ajan adenozindir.

Anahtar Kavram

Hemodinamik olarak stabil dar QRS'li düzenli taşikardilerde (SVT) tedavi algoritması: Vagal manevralar -> Adenozin -> Kalsiyum kanal blokörleri/Beta blokörler.
Soru 82Soru →

5555 yaşında erkek hasta, polikliniğe baş ağrısı ve halsizlik şikayeti ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 165/105165/105 mmHg, nabız 78/dk78/dk ritmik, vücut kitle indeksi (VKİ) 3333 kg/m2kg/m^2 olarak saptanıyor. Hastanın özgeçmişinde tip 22 diyabet ve son iki yıl içerisinde üç kez akut gut atağı geçirme öyküsü mevcuttur. Laboratuvar incelemesinde açlık kan şekeri 138138 mg/dLmg/dL, serum kreatinin 1.01.0 mg/dLmg/dL ve ürik asit 8.28.2 mg/dLmg/dL (N:3.4−7.0N: 3.4-7.0) bulunuyor. Bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi kombinasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Losartan + Amlodipin

Cevap

En uygun başlangıç tedavisi Losartan ve Amlodipin kombinasyonudur.
Hastanın kan basıncı 165/105165/105 mmHg (Evre 22) olduğu için kılavuzlar doğrudan ikili kombinasyon tedavisini önermektedir. Tip 22 diyabeti olan hastalarda renal koruma için ACE inhibitörü veya ARB kullanımı zorunludur. Hastanın aynı zamanda gut hastası olması ve serum ürik asit düzeyinin yüksekliği, ARB grubu içerisinde özel bir yeri olan Losartan'ı ön plana çıkarır. Losartan, proksimal tübülde URAT1URAT1 taşıyıcısını inhibe ederek ürikosürik etki gösterir ve serum ürik asit düzeyini düşürür. İkinci ajan olarak kalsiyum kanal blokeri (Amlodipin) eklenmesi metabolik olarak nötrdür ve etkin bir kan basıncı kontrolü sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve risk faktörlerini analiz et.
Evre 22 hipertansiyon (165/105165/105 mmHg), obezite, tip 22 diyabet ve hiperürisemi/gut mevcuttur.
Başlangıç tedavi stratejisi, hipertansiyon evresine ve komorbiditelere göre belirlenir.
2
Kılavuzlara göre uygun ilaç sınıflarını belirle.
ESC/ESH kılavuzlarına göre Evre 22 HT ve yüksek riskli hastalarda (Diyabet gibi) başlangıçta ikili kombinasyon önerilir.
Tekli tedavi genellikle Evre 11 veya çok yaşlı/kırılgan hastalarda tercih edilir.
3
Kontrendikasyon ve özel endikasyonları değerlendir.
Tiyazid ve tiyazid benzeri diüretikler hiperürisemi ve gut varlığında göreceli kontrendikedir. Losartan ise ürikosürik etkisi olan tek ARB'dir.
Komorbid durumlar (gut), spesifik ilaç seçiminde belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Gut ve diyabeti olan hipertansif hastalarda ürikosürik etkili Losartan ve kalsiyum kanal blokeri kombinasyonu idealdir.

Daha Fazla Pratik

İzole sistolik hipertansiyonu ve osteoporozu olan yaşlı bir hastada tercih edilmesi gereken diüretik grubunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 83Soru →

6464 yaşında erkek hasta, yaklaşık 22 saattir devam eden şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/55 mmHg85/55\text{ mmHg}, nabız 52/dakika52/\text{dakika} ve solunum sayısı 18/dakika18/\text{dakika} olarak saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda her iki hemitoraks doğal, ancak boyun venöz dolgunluğu belirgin izleniyor. Çekilen elektrokardiyografide (EKG) II, III ve aVF derivasyonlarında 3 mm3\text{ mm} ST segment elevasyonu gözleniyor. Bu hasta için en uygun ilk tedavi adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz izotonik sodyum klorür infüzyonu

Cevap

Hipotansif seyreden sağ ventrikül enfarktüsünde en uygun ilk tedavi adımı intravenöz izotonik sodyum klorür infüzyonudur.
İnferior MI seyri sırasında ortaya çıkan hipotansiyon, temiz akciğer sesleri ve boyun venöz dolgunluğu tablosu sağ ventrikül enfarktüsünü (RV MI) düşündürür. Sağ ventrikül, pompa fonksiyonu azaldığında debiyi korumak için yüksek ön yüke (preload) ihtiyaç duyar. Bu nedenle, RV MI'da hipotansiyonun düzeltilmesi için ilk ve en önemli adım agresif sıvı (izotonik sodyum klorür) resüsitasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
EKG bulgularının analizi
II, III, aVF'de ST elevasyonu, inferior duvar miyokard enfarktüsünü (MI) gösterir.
İnferior MI hastalarının yaklaşık yarısında sağ ventrikül (RV) tutulumu eşlik edebilir.
2
Klinik ve fizik muayene bulgularının değerlendirilmesi
Hipotansiyon, temiz akciğer sesleri ve venöz dolgunluk triadı saptandı.
Bu triad, sağ ventrikül enfarktüsünün klasik klinik sunumudur ve sağ kalbin preload (ön yük) bağımlı olduğunu gösterir.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Preload'u azaltan ajanlardan kaçınılarak sıvı yüklemesi yapılması kararlaştırıldı.
RV MI'da sağ ventrikül kontraktilitesi azaldığı için sistemik dolaşımın devamı pasif doluşa (yüksek venöz basınç) bağlıdır.

Anahtar Kavram

Sağ Ventrikül Enfarktüsü Yönetimi

İpuçları

1
EKG'deki inferior derivasyonlara (II, III, aVF) ve fizik muayenedeki temiz akciğer seslerine dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Sağ ventrikül enfarktüsünden şüphelenilen durumlarda EKG'de hangi ek derivasyonların çekilmesi gerektiğini gözden geçirin (V3R−V4RV_{3R}-V_{4R}).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 84Soru →

Profesyonel basketbol takımına transferi planlanan 22 yaşındaki erkek sporcunun sağlık taramasında, sol sternal kenarda (Erb odağı) en iyi duyulan 3/6 şiddetinde kresendo-dekresendo vasıflı sistolik üfürüm saptanıyor. Hastanın aktif şikayeti bulunmamaktadır. Aort Darlığı ile Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) ayırıcı tanısında; aşağıdaki fizik muayene bulgularından hangisi HOKM tanısını destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üfürümün karotis arterlere yayılım göstermemesi

Cevap

Üfürümün karotis arterlere yayılım göstermemesi
Genç bir hastada sol sternal kenarda duyulan sistolik üfürümde HOKM ve Aort Darlığı (veya biküspit aort) ayırıcı tanısı yapılmalıdır. HOKM üfürümü, sol ventrikül çıkış yolundaki dinamik darlığa bağlıdır ve akım aort köküne yönlendirilse de genellikle karotislere (boyna) yayılım göstermez. Buna karşın valvüler Aort Darlığı üfürümü tipik olarak boyna yayılır. Bu özellik, yatak başı muayenede iki durumu ayırmada oldukça değerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve üfürümün özelliklerini analiz et.
Genç, asemptomatik sporcu. Sol sternal kenarda sistolik üfürüm. Ayırıcı tanı: HOKM vs Aort Darlığı.
Genç sporcularda ani ölüm riski nedeniyle bu iki patolojinin ayrımı kritiktir.
2
Aort Darlığı (AD) ve HOKM üfürümlerinin yayılım özelliklerini karşılaştır.
AD üfürümü türbülansın yönü nedeniyle boyna (karotislere) yayılır. HOKM üfürümü ise dinamik sol ventrikül çıkış yolu darlığına bağlıdır ve boyna yayılım göstermez.
Yayılım özelliği, bu iki üfürümü yatak başında ayıran en güvenilir bulgulardan biridir.
3
Diğer seçeneklerdeki bulguları değerlendir.
Parvus et tardus nabız, S2 yumuşaması ve sağ 2. aralıkta duyulma AD bulgularıdır. Çömelmekle artış AD lehine olabilir (veya HOKM'u dışlar).
HOKM üfürümü çömelmekle (preload artışı ile) azalır.

Anahtar Kavram

HOKM ve Aort Darlığı ayırıcı tanısında fizik muayene manevraları ve üfürüm karakteristiği (yayılım, nabız trasesi)

İpuçları

1
Bu iki hastalıkta oluşan türbülansın kaynağını düşünün: Biri kapakta (sabit darlık), diğeri kapak altında (dinamik darlık).
2
Aort darlığı, aort trasesi boyunca ilerleyen güçlü bir jet akımı yaratır. HOKM'da ise darlık sol ventrikül çıkış yolundadır ve jetin yayılımı farklıdır.
3
Valvüler darlıklar (AS) boyna vurur; subvalvüler dinamik darlıklar (HOKM) genellikle vurmaz.

Daha Fazla Pratik

HOKM'da Valsalva manevrasının fizyolojik etkisini ve üfürüm şiddetini nasıl değiştirdiğini çalışınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 85Soru →

2424 yaşında kadın hasta, zaman zaman olan çarpıntı ve sol göğüs bölgesinde kısa süreli, batıcı karakterde atipik ağrılar nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede oskültasyonda apekste mezosistolik bir klik ve bu kliği takip eden geç sistolik bir üfürüm duyuluyor.

Bu hastada yapılan aşağıdaki manevralardan hangisi, kliği birinci kalp sesine (S1S_1) yaklaştırarak üfürümün daha erken başlamasına ve süresinin uzamasına neden olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayakta durma (Standing)

Cevap

Ayakta durma manevrası, venöz dönüşü azaltıp sol ventrikül hacmini küçülterek kliği birinci kalp sesine yaklaştırır ve üfürüm süresini uzatır.
Ayakta durma pozisyonu yerçekimi etkisiyle venöz dönüşü (preload) azaltır. Sol ventrikül son diyastolik hacminin küçülmesi, mitral kapak yaprakçıklarının korda tendinealar tarafından daha erken gerilmesine ve prolapsusun sistolün başında gerçekleşmesine yol açar. Bu durum kliği birinci kalp sesine (S1S_1) yaklaştırırken, üfürümün sistolün daha büyük bir bölümünü kapsamasına (süresinin uzamasına) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları tanımla
Mezosistolik klik ve geç sistolik üfürüm birlikteliği 'Mitral Valv Prolapsusu' (MVP) tanısını koydurur.
MVP'nin karakteristik fizik muayene bulgusu klik ve ardından gelen yetmezlik üfürümüdür.
2
Fizyolojik mekanizmayı analiz et
MVP'de klik ve üfürümün zamanlaması sol ventrikül hacmine bağlıdır.
Ventrikül hacmi ne kadar küçükse kapak o kadar erken prolabe olur (klik erkene kayar), hacim ne kadar büyükse prolapsus o kadar geç gerçekleşir (klik gecikir).
3
Manevraların hacim üzerindeki etkisini değerlendir
Ayakta durma ve Valsalva (ıkınma fazı) venöz dönüşü azaltarak ventrikül hacmini küçültür.
Soruda istenen üfürümün erkene kayması ve uzaması ancak ventrikül hacminin azaltılmasıyla mümkündür.

Anahtar Kavram

Mitral Valv Prolapsusu'nda üfürüm ve klik zamanlaması sol ventrikül hacmi ile ters orantılıdır; hacmi azaltan manevralar (ayakta durma, Valsalva) üfürümü uzatırken, hacmi artıran manevralar (çömelme, bacak kaldırma) üfürümü kısaltır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 86Soru →

7272 yaşında erkek hasta, son 66 aydır artan efor dispnesi ve anjina şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde aort odağında 3/63/6 şiddetinde, karotislere yayılan sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Transtorasik ekokardiyografide (TTETTE) sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %28, aort kapak alanı (AVAAVA) 0,750,75 cm2cm^2 ve ortalama transvalvüler gradyan 3232 mmHgmmHg olarak ölçülüyor. Hastaya düşük doz dobutamin stres ekokardiyografi (DSEDSE) planlanıyor. DSEDSE sırasında atım hacminin (SVSV) %25 arttığı, AVAAVA'nın 0,820,82 cm2cm^2 olarak hesaplandığı ve ortalama gradyanın 4848 mmHgmmHg'ye yükseldiği gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve bir sonraki aşamada en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerçek ağır aort darlığı; aort kapak replasmanı (cerrahi veya transkateter) planlanmalıdır.

Cevap

Düşük doz dobutamin stres ekokardiyografide akış rezervi bulunan ve gerçek ağır aort darlığı kriterlerini karşılayan bu hastada aort kapak replasmanı planlanmalıdır.
Düşük ejeksiyon fraksiyonuna bağlı düşük akımlı aort darlığı olan bu hastada, dobutamin stres ekokardiyografi sırasında atım hacminin %20'den fazla artması kontraktil rezervin olduğunu kanıtlar. Bu artışa rağmen aort kapak alanının 1 cm²'nin altında kalması ve ortalama gradyanın 40 mmHg barajını aşması, darlığın 'gerçek ağır' olduğunu gösterir ve kapak replasmanı endikasyonu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Düşük akım-düşük gradyanlı aort darlığı (LFLG AS) tipini belirle.
LVEF %28 (<%50) olduğu için 'Klasik Düşük Akımlı Düşük Gradyanlı AS' kategorisindedir.
Tanısal algoritmanın ilk basamağı EF durumuna göre sınıflandırmadır.
2
Dobutamin yanıtına göre akış (kontraktil) rezervini değerlendir.
Atım hacminde (SV) %25 artış olması (%20 eşik değer), akış rezervinin mevcut olduğunu gösterir.
Rezerv varlığı cerrahi başarı ve prognoz tahmini için kritiktir.
3
DSE sonrasındaki AVA ve gradyan değerlerini analiz et.
AVA 0,82 cm² (<1,0 cm²) ve ortalama gradyan 48 mmHg (>40 mmHg) olarak saptanmıştır.
Bu kombinasyon 'Gerçek Ağır AS' tanısını doğrular (Psödo-ağırda AVA > 1,0 cm² olurdu).
4
Tedavi kararını ver.
Gerçek ağır AS ve semptomatik düşük EF varlığında kapak replasmanı (AVR veya TAVI) endikedir.
Mekanik tıkanıklık giderilmeden medikal tedavi ile prognoz düzelmez.

Anahtar Kavram

Klasik Düşük Akımlı-Düşük Gradyanlı Aort Darlığında Dobutamin Stres Eko ile Gerçek vs. Yalancı Darlık Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Düşük akımlı-düşük gradyanlı aort darlığında kontraktil rezervi olmayan hastaların tanısında Kalsiyum Skorlaması (BT) yöntemini inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 87Soru →

5252 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır enseden yayılan zonklayıcı baş ağrısı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 162/98162/98 mmHg saptanıyor. Hastanın özgeçmişinde ayda 3−43-4 kez tekrarlayan migren atakları ve çocukluğundan beri takip edilen bronşiyal astım öyküsü mevcuttur.

Bu hastada hem migren profilaksisi hem de hipertansiyon tedavisi amacıyla aşağıdaki ilaçlardan hangisinin kullanımı, eşlik eden hastalıkları nedeniyle kontrendikedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Propranolol

Cevap

Propranolol, bronşiyal astımı olan hastalarda bronkospazm riski nedeniyle kontrendikedir.
Propranolol, non-selektif bir beta-adrenerjik reseptör blokeridir. Bronş düz kaslarındaki β2\beta_2 reseptörlerini bloke ederek bronkokonstriksiyona neden olur. Bu durum bronşiyal astımı veya KOAH'ı olan hastalarda ciddi bronkospazm ataklarını tetikleyebileceği için bu hasta grubunda kullanımı kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve komorbiditelerini analiz etme.
Hastada Evre 2 hipertansiyon (162/98162/98 mmHg) ile birlikte migren ve bronşiyal astım bulunmaktadır.
Antihipertansif ilaç seçimi, hastanın ek hastalıklarına göre optimize edilmelidir.
2
Migren profilaksisi ve hipertansiyon için ortak seçenekleri değerlendirme.
Beta blokerler (özellikle propranolol) ve kalsiyum kanal blokerleri (verapamil) her iki durum için de endikedir.
İlaç seçiminde 'bir taşla iki kuş' prensibi tedavi uyumunu artırır.
3
Seçilen ilaçların bronşiyal astım üzerindeki etkilerini kontrol etme.
Propranolol non-selektif bir beta blokerdir ve β2\beta_2 reseptörlerini bloke ederek bronkospazma yol açar.
Astım hastalarında non-selektif beta bloker kullanımı kontrendikedir.

Anahtar Kavram

Hipertansiyon tedavisinde komorbiditelere göre ilaç seçimi ve kontrendikasyonlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 88Soru →

34 yaşında kadın hasta, son altı aydır devam eden baş ağrısı ve dirençli hipertansiyon nedeniyle nefroloji polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın özgeçmişinde özellik bulunmuyor. Kullandığı valsartan, amlodipin ve hidroklorotiyazid tedavisine rağmen ofis kan basıncı ölçümleri 155/95 mmHg, ev ölçümleri ise benzer seyrediyor. Fizik muayenede vücut kitle indeksi 23 kg/m² olup, batında epigastrik bölgenin sağında sistolik üfürüm duyuluyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin 0.8 mg/dL, potasyum 3.7 mEq/L, sodyum 141 mEq/L olarak saptanıyor. Yapılan BT anjiyografide sağ renal arterin orta-distal kesiminde darlıklar ve genişlemelerle giden 'tesbih tanesi' (string-of-beads) görünümü izleniyor.

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stentsiz perkütan transluminal renal anjiyoplasti (PTRA)

Cevap

Stentsiz perkütan transluminal renal anjiyoplasti (PTRA)
Hastanın yaşı (genç kadın), klinik bulguları (dirençli hipertansiyon, üfürüm) ve görüntülemedeki karakteristik 'tesbih tanesi' görünümü Fibromüsküler Displazi (FMD) tanısını koydurur. FMD kaynaklı hipertansiyonda, özellikle hipertansiyonun yeni başladığı veya dirençli olduğu genç hastalarda revaskülarizasyon önerilir. FMD için revaskülarizasyon yöntemi, aterosklerotik darlıkların aksine, stent yerleştirilmeksizin yapılan balon anjiyoplastidir (PTRA). Stentleme sadece balon anjiyoplasti sırasında diseksiyon gelişirse veya başarı sağlanamazsa (kurtarma tedavisi olarak) uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve görüntüleme bulgularını analiz et.
Genç kadın hasta, dirençli hipertansiyon, epigastrik üfürüm ve BT anjiyografide 'tesbih tanesi' görünümü. Bu bulgular Fibromüsküler Displazi (FMD) kaynaklı renal arter stenozunu işaret eder.
Aterosklerotik darlıklar genellikle yaşlı hastalarda ve ostial bölgede olurken, FMD genç kadınlarda ve arterin orta-distal kesiminde görülür.
2
FMD için revaskülarizasyon endikasyonlarını değerlendir.
Dirençli hipertansiyon varlığı ve hastanın genç olması (küratif potansiyel) nedeniyle revaskülarizasyon endikedir.
Genç hastalarda renal akımı düzeltmek hipertansiyonu tamamen tedavi edebilir.
3
FMD için en uygun girişimsel yöntemi belirle.
FMD tedavisinde stent yerleştirilmeksizin yapılan balon anjiyoplasti (PTRA) tercih edilir.
Aterosklerotik darlıkların aksine, FMD'de stentleme (komplikasyon yoksa) önerilmez; çünkü stent kırılma riski ve uzun dönem sonuçları balon anjiyoplastiye göre daha kötüdür.

Anahtar Kavram

Fibromüsküler displaziye (FMD) bağlı renal arter stenozunda tercih edilen tedavi yöntemi, stentsiz perkütan transluminal renal anjiyoplastidir (PTRA). Stentleme genellikle aterosklerotik lezyonlar veya komplikasyon (diseksiyon) varlığında tercih edilir.

İpuçları

1
Hastadaki 'tesbih tanesi' görünümü ve yaş profili, ateroskleroz dışı bir renal arter darlığı nedenini (Fibromüsküler Displazi) işaret etmektedir.
2
Bu hastalıkta darlık genellikle damarın başlangıcında (ostial) değil, daha ilerisinde (orta-distal) yer alır.
3
Aterosklerotik darlıklarda damarın açık kalması için genellikle metal bir kafes (stent) gerekirken, bu hastalığın tedavisinde sadece darlığı genişletmek (balon) yeterlidir.

Daha Fazla Pratik

Primer hiperaldosteronizm tarama ve doğrulama testlerini içeren bir vaka çalışması önerilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 89Soru →

3434 yaşında erkek hasta, 33 gündür devam eden, derin nefes almakla ve sırtüstü yatmakla artan, öne eğilmekle hafifleyen şiddetli retrosternal göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde mezokardiyak odakta kaba, sürtünme sesi tarzında bir frotman duyuluyor. Elektrokardiyografisinde (EKG) aVRaVR ve V1V_1 dışındaki tüm derivasyonlarda yaygın konkav STST segment yükselmesi ve DIID_{II} derivasyonunda PRPR segment depresyonu saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve başlanması gereken en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut perikardit; Aspirin ve kolşisin

Cevap

Akut perikardit tanısı konulan bu hastada en uygun başlangıç tedavisi Aspirin (veya NSAİİ) ve kolşisin kombinasyonudur.
Hastada görülen şiddetli retrosternal ağrının öne eğilmekle azalması ve fizik muayenede frotman duyulması akut perikarditin tipik klinik özellikleridir. EKG'de izlenen yaygın konkav ST segment yükselmesi ve özellikle DIID_{II}'deki PR depresyonu tanıyı kesinleştirir. Güncel kılavuzlara göre akut perikardit tedavisinde nüksleri önlemek amacıyla Aspirin veya bir NSAİİ'ye kolşisin eklenmesi en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların değerlendirilmesi
Pozisyonel ve plöritik ağrı (öne eğilmekle rahatlama) perikardiyal inflamasyonu düşündürür.
Ağrının karakteri, perikardit ile miyokard infarktüsünü ayıran en önemli klinik ipuçlarından biridir.
2
Fizik muayene bulgularının analizi
Duyulan 'sürtünme sesi' (perikardiyal frotman) perikardit için patognomonik bir bulgudur.
Visseral ve paryetal perikardın birbirine sürtünmesi bu sesi oluşturur.
3
EKG bulgularının yorumlanması
Yaygın (konkav) ST yükselmesi ve PR depresyonu saptanmıştır.
MI'da ST yükselmesi lokalizedir; perikarditte ise perikardın yaygın tutulumuna bağlı olarak tüm derivasyonlarda (aVR ve V1 hariç) değişiklik izlenir.
4
Tedavi planının oluşturulması
Aspirin/NSAİİ + Kolşisin başlanması kararlaştırılmıştır.
Kolşisin, hem tedaviye yanıtı hızlandırır hem de nüks oranını %50 oranında azaltır.

Anahtar Kavram

Akut perikardit tanısında klinik (pozisyonel ağrı), fizik muayene (frotman) ve EKG (yaygın ST yükselmesi, PR depresyonu) triadı ile ilk basamak tedavide NSAİİ + kolşisin kullanımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 90Soru →

3434 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır artan efor dispnesi ve çarpıntı şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde çocukluk döneminde geçirilmiş akut romatizmal ateş öyküsü olan hastanın yapılan fizik muayenesinde apekste düşük frekanslı diyastolik üfürüm (rulman), S1S_1 şiddetinde artma ve S2S_2 sesinden hemen sonra duyulan yüksek frekanslı bir açılma sesi (opening snap - OS) saptanıyor. Yapılan tetkiklerde mitral darlığı tanısı kesinleşen bu hastada, kapak darlığının klinik olarak ileri derecede (ciddi) olduğunu aşağıdakilerden hangisi en iyi yansıtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: S2S_2 ile açılma sesi (OSOS) arasındaki sürenin kısalması

Cevap

Mitral darlığında ciddiyetin en iyi göstergesi S2S_2 ile açılma sesi (OSOS) arasındaki sürenin kısalmasıdır.
Mitral darlığında sol atriyum (LALA) basıncı yükseldikçe, sol ventrikül (LVLV) basıncı diyastolün başlangıcında LALA basıncının altına daha erken düşer. Bu durum, mitral kapağın S2S_2 (A2A_2) sesinden hemen sonra daha erken açılmasına ve dolayısıyla S2−OSS_2-OS aralığının kısalmasına yol açar. S2−OSS_2-OS süresinin <0.08< 0.08 saniye olması genellikle ciddi mitral darlığını işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını ve olası tanısını analiz et.
Romatizmal öykü, apekste diyastolik rulman ve açılma sesi (OSOS) varlığı mitral darlığı tanısını kesinleştirir.
Bu bulgular klasik mitral darlığı fizik muayene triadıdır.
2
Mitral darlığında sol atriyum (LALA) basıncı ile kapak açılma zamanlaması arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Darlık ciddileştikçe LALA basıncı artar.
Sol ventrikül basıncı, yüksek olan LALA basıncının altına diyastol başında daha erken iner, bu da kapağın daha erken açılmasına (S2−OSS_2-OS aralığının kısalmasına) neden olur.
3
Diğer fizik muayene bulgularının ciddiyetle ilişkisini gözden geçir.
Diyastolik üfürümün süresi (şiddeti değil) ve S2−OSS_2-OS aralığı en iyi göstergelerdir.
S1S_1 şiddeti veya üfürümün derecesi kapak alanı ile doğrudan lineer bir ilişki göstermez.

Anahtar Kavram

Mitral darlığında S2−OSS_2-OS aralığı, sol atriyum basıncıyla ters orantılıdır; basınç arttıkça (darlık ciddileştikçe) aralık kısalır.

Daha Fazla Pratik

Mitral darlığında üfürüm süresinin diyastol sonuna kadar uzamasının (presistolik şiddetlenme dışında) ciddiyetle ilişkisini çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 91Soru →

6565 yaşında erkek hasta, son 66 aydır yokuş çıkarken ortaya çıkan göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 115/80115/80 mmHgmmHg, kalp hızı 82/dak82/dak saptanıyor. Karotis palpasyonunda nabız trasesinin zayıf ve geç yükseldiği (pulsuspulsus parvusparvus etet tardustardus) izleniyor. Oskültasyonda sağ üst sternal kenarda 3/63/6 şiddetinde, geç sistolik zirve yapan kreşendo-dekreşendo karakterli sert bir üfürüm duyuluyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması, aort darlığının ciddi (ileri derecede) olduğunu en güçlü şekilde destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci kalp sesinde (S2S_2) paradoksal çiftleşme

Cevap

İkinci kalp sesinde (S2S_2) paradoksal çiftleşme saptanması, sol ventrikül ejeksiyon süresinin belirgin uzadığını göstererek ciddi aort darlığını destekler.
İkinci kalp sesinde (S2S_2) paradoksal çiftleşme, ciddi aort darlığında sol ventrikül ejeksiyon süresinin aşırı uzaması nedeniyle aort kapağının pulmoner kapaktan daha geç kapanması (A2A_2'nin P2P_2'den sonra gelmesi) sonucu oluşur. Bu bulgu, mekanik obstrüksiyonun ileri derecede olduğunu gösteren spesifik bir muayene bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada anjina ve dispne ile birlikte pulsuspulsus parvusparvus etet tardustardus saptanması tipik aort darlığı tablosudur.
Bu bulgular aort kapağındaki obstrüksiyona bağlı gelişen debi azalması ve basınç yükünü yansıtır.
2
Üfürümün özelliklerini değerlendir.
Geç sistolik zirve yapan kreşendo-dekreşendo üfürüm, kanın aort kapağından geçiş süresinin uzadığını gösterir.
Darlık arttıkça sol ventrikülün kanı boşaltması daha uzun sürer, bu da üfürümün zirvesini geç sistole kaydırır.
3
Darlığın ciddiyet kriterlerini belirle.
Ciddi darlıkta sol ventrikül boşalması o kadar uzar ki A2A_2 (aortik kapanma) P2P_2 (pulmoner kapanma) sesinden sonra gerçekleşir (S2S_2 paradoksal çiftleşme).
Normalde inspiryumda belirginleşen fizyolojik çiftleşmenin aksine, paradoksal çiftleşme ekspiryumda duyulur ve ciddi sol ventrikül çıkım yolu obstrüksiyonunu gösterir.

Anahtar Kavram

Ciddi aort darlığında fizik muayenede üfürümün geç zirve yapması, S2S_2'nin yumuşaması/tek ses olması veya paradoksal çiftleşmesi darlığın ciddiyetini gösteren temel bulgulardır.
Soru 92Soru →

7070 yaşında kadın hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi (NYHANYHA Sınıf II) ve çabuk yorulma şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde 1515 yıldır esansiyel hipertansiyon ve 1010 yıldır tip 22 diabetes mellitus tanıları mevcut olan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 146/94146/94 mmHgmmHg, nabız 74/dakika74/dakika ve ritmiktir. Kardiyak oskültasyonda S4S_4 galo duyulmakta olup pretibial +1+1 ödem saptanıyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %56\%56, sol ventrikül duvarlarında konsantrik hipertrofi ve sol atrial volüm indeksinde artış (4242 ml/m2ml/m^2) izleniyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada, kardiyovasküler ölüm ve kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatıştan oluşan birleşik sonlanım noktasını azalttığı randomize kontrollü klinik çalışmalarda gösterilen tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Empagliflozin

Cevap

Korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFpEF) olan bu hastada mortalite ve hastaneye yatış riskini azalttığı kanıtlanan tedavi Empagliflozin'dir.
Empagliflozin bir SGLT2 inhibitörüdür. EMPEROR-Preserved çalışması, Empagliflozin'in ejeksiyon fraksiyonu >%40>\%40 olan (hem HFmrEFHFmrEF hem de HFpEFHFpEF) hastalarda kardiyovasküler ölüm veya kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış riskini yaklaşık %21\%21 oranında azalttığını kanıtlamıştır. Bu nedenle güncel kılavuzlarda bu grup hastalar için en güçlü öneri düzeyine (SınıfSınıf I) sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kalp yetersizliği tipini belirle
Ejeksiyon fraksiyonu %56\%56 olduğu için hasta 'Korunmuş Ejeksiyon Fraksiyonlu Kalp Yetersizliği' (HFpEFHFpEF) kategorisindedir.
EF≥%50EF ≥ \%50 olması HFpEFHFpEF tanısı için temel kriterdir.
2
Klinik ve ekokardiyografik bulguları doğrula
Hipertansiyon, obezite, S4S_4 varlığı ve sol atrial dilatasyon HFpEFHFpEF tanısını destekleyen yapısal ve fonksiyonel kanıtlardır.
HFpEFHFpEF tanısı için sadece EFEF yeterli değildir; diyastolik disfonksiyon veya yapısal kalp hastalığı kanıtı (LVH, LA dilatasyonu) gereklidir.
3
Kanıta dayalı tedavi seçeneklerini değerlendir
SGLT2 inhibitörleri (EmpagliflozinEmpagliflozin ve DapagliflozinDapagliflozin), HFpEFHFpEF hastalarında kardiyovasküler ölüm ve kalp yetersizliği hastaneye yatış riskini azalttığı kanıtlanmış tek Sınıf I tedavi grubudur.
EMPEROR-Preserved ve DELIVER çalışmaları bu faydayı kesin olarak ortaya koymuştur.

Anahtar Kavram

Korunmuş Ejeksiyon Fraksiyonlu Kalp Yetersizliği (HFpEF) Tedavi Kanıtları

Daha Fazla Pratik

Kalp yetersizliği fenotiplerine (HFrEF, HFmrEF, HFpEF) göre SGLT2 inhibitörlerinin kullanım endikasyonlarını karşılaştırın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 93Soru →

6565 yaşında erkek hasta, 11 saat önce aniden başlayan çarpıntı, nefes darlığı ve hafif konfüzyon şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde 33 yıl önce geçirilmiş anterior miyokard enfarktüsü ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun %30\%30 olduğu bilinmektedir. Fizik muayenede; kan basıncı 82/5482/54 mmHg, kalp hızı 175175 atım/dakika, solunum sayısı 2626/dakika ve oksijen satürasyonu oda havasında %91\%91 olarak saptanıyor. Çekilen elektrokardiyografide (EKG) 160160 ms süreli, düzenli, monomorfik geniş QRS taşikardi izleniyor.

Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senkronize DC kardiyoversiyon

Cevap

Senkronize DC kardiyoversiyon
Hastada saptanan düşük kan basıncı (82/5482/54 mmHg) ve konfüzyon, tablonun 'anstabil' olduğunu kanıtlamaktadır. ACLS (İleri Kardiyak Yaşam Desteği) kılavuzlarına göre, nabızlı ancak anstabil olan taşiaritmilerde (dar veya geniş QRS) ilk ve en uygun yaklaşım senkronize DC kardiyoversiyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendirin.
Kan basıncının 82/5482/54 mmHg olması ve konfüzyon varlığı, hastanın hemodinamik olarak anstabil olduğunu gösterir.
Anstabil kriterleri arasında hipotansiyon, şok bulguları, iskemik göğüs ağrısı, akut kalp yetersizliği ve bilinç değişikliği yer alır.
2
EKG ritmini analiz edin.
Geniş QRS'li (>120>120 ms), düzenli ve monomorfik bir taşikardi (Ventriküler Taşikardi - VT) mevcuttur.
Özgeçmişinde geçirilmiş MI ve düşük EF olması, bu ritmin %95'ten yüksek olasılıkla VT olduğunu destekler.
3
Uygun tedavi yöntemini seçin.
Anstabil taşiaritmilerde (dar veya geniş QRS fark etmeksizin) acil senkronize DC kardiyoversiyon uygulanmalıdır.
Farmakolojik tedaviler anstabil hastada etkisiz kalabilir veya durumu daha da kötüleştirebilir; elektrik tedavisi en hızlı ve kesin çözümdür.

Anahtar Kavram

Anstabil Taşiaritmilerde Acil Yönetim

Alternatif Yöntem

Eğer hasta stabil olsaydı, amiodaron veya prokainamid gibi antiaritmikler ilk seçenek olarak düşünülebilirdi. Ancak anstabilite kriterlerinden biri bile varsa (hipotansiyon gibi) farmakoloji atlanarak doğrudan elektriksel tedaviye geçilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 94Soru →

3838 yaşında kadın hasta, son bir aydır özellikle sabaha karşı uykudan uyandıran, yaklaşık 1515 dakika süren ve istirahatle kendiliğinden geçen baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde günde 11 paket sigara kullanımı dışında ek özellik saptanmıyor. Fizik muayenesi ve rutin laboratuvar tetkikleri normal sınırlarda bulunuyor. Hastanın ağrılı dönemde çekilen elektrokardiyografisinde (EKG) prekordial derivasyonlarda belirgin ST segment yükselmesi izleniyor; ancak ağrı geçtikten 2020 dakika sonra çekilen kontrol EKG'si tamamen normal olarak değerlendiriliyor. Bu hastada semptomların kontrolü için en uygun ilk basamak farmakolojik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalsiyum kanal blokerleri

Cevap

Varyant (Prinzmetal) angina tanısı konulan bu hastada en uygun ilk basamak tedavi kalsiyum kanal blokerleridir.
Varyant (Prinzmetal) angina, koroner arterlerin bir veya birden fazla segmentinde meydana gelen yoğun vazospazm sonucu ortaya çıkan bir klinik tablodur. Tipik olarak istirahatte, sıklıkla gece yarısı ile sabaha karşı olan saatlerde ortaya çıkar. EKG'de ağrı sırasında geçici ST segment yükselmesi izlenmesi karakteristiktir. Kalsiyum kanal blokerleri (örneğin diltiazem, amlodipin), düz kas hücresine kalsiyum girişini azaltarak vazodilatasyon yapar ve spazmı önlemede ilk basamak tedavi olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Genç kadın hasta, sigara kullanımı, sabaha karşı gelen istirahat anginası ve geçici ST yükselmesi bulguları Varyant (Prinzmetal) anginayı işaret etmektedir.
Varyant angina, koroner arterlerin epikardiyal segmentlerindeki geçici spazm sonucu oluşur.
2
Patofizyolojik mekanizmaya yönelik ilaç seçimi
Vasküler düz kas hücrelerinde kalsiyum girişini engelleyerek vazodilatasyon sağlayan ajanlar tercih edilmelidir.
Kalsiyum kanal blokerleri hem akut atağı sonlandırmada hem de proflakside en etkili ajanlardır.
3
Kontrendike ilaçların dışlanması
Beta bloker kullanımından kaçınılmalıdır.
Beta blokaj, alfa reseptörleri üzerinden vazokonstriksiyonu şiddetlendirebilir.

Anahtar Kavram

Varyant (Prinzmetal) Angina Tanı ve Tedavisi

İpuçları

1
Hastanın ağrısının tipik olarak istirahatte ve sabaha karşı olması patofizyolojik bir ipucudur.

Daha Fazla Pratik

Varyant angina tanısı için yapılan provokatif testleri (örneğin ergonovin veya asetilkolin testi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 95Soru →

68 yaşında erkek hasta, son altı aydır giderek artan efor dispnesi ve göğüs ağrısı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 105/80 mmHg, kalp hızı 72/dakika ve ritmik olarak saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda sağ 2. interkostal aralıkta en iyi duyulan ve karotis arterlere yayılım gösteren 3/6 şiddetinde, kaba, sistolik ejeksiyon üfürümü alınıyor.

Bu hastada aşağıdaki fizik muayene bulgularından hangisinin saptanması, mevcut kapak hastalığının ciddi düzeyde olduğunu en çok destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci kalp sesinin (S2S_2) paradoks çiftleşmesi

Cevap

İkinci kalp sesinin (S2S_2) paradoks çiftleşmesi
Ciddi aort darlığında sol ventrikülün sistolik ejeksiyon süresi belirgin şekilde uzar. Bu durum, aort kapağının kapanma sesinin (A2A_2) gecikmesine ve pulmoner kapak kapanma sesinden (P2P_2) sonra duyulmasına neden olur. Nefes alma sırasında P2P_2 de gecikeceği için sesler birleşir (tek ses), nefes vermede ise A2A_2 hala gecikmiş olduğu için ayrım belirginleşir. Buna paradoks çiftleşme denir ve ciddi darlığın güçlü bir göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanıla
Sağ 2. interkostal aralıkta duyulan ve boyna yayılan sistolik ejeksiyon üfürümü ile anjina/dispne semptomları Aort Darlığı (AD) tanısını koydurur.
Üfürümün karakteri ve lokalizasyonu aort darlığı için tipiktir.
2
Ciddiyet kriterlerini hatırla
Ciddi aort darlığında sol ventrikül ejeksiyon süresi uzar.
Sol ventrikül çıkış yolundaki obstrüksiyon, kanın atılmasını zorlaştırır ve süreyi uzatır.
3
Bulguları yorumla
Ejeksiyon süresinin uzaması, aort kapağının kapanmasını (A2A_2) geciktirir. Normalde A2A_2 önce, P2P_2 sonra kapanırken; bu gecikme A2A_2'nin P2P_2'den sonra kapanmasına neden olur (Paradoks Çiftleşme).
Bu hemodinamik değişiklik, darlığın ciddi olduğunu gösteren en önemli oskültasyon bulgularından biridir.

Anahtar Kavram

Ciddi Aort Darlığı Fizik Muayene Bulguları

İpuçları

1
Ciddi aort darlığında sol ventrikülün kanı aortaya pompalaması daha uzun zaman alır.
2
Sol ventrikül ejeksiyonunun uzaması, aort kapağının kapanma zamanlamasını (A2A_2) nasıl etkiler?
3
Normalde A2A_2, P2P_2'den önce gelir. A2A_2 çok gecikirse P2P_2'nin arkasına düşebilir.

Daha Fazla Pratik

Aort yetmezliğinin periferik bulguları (De Musset, Quincke, Traube vb.) ve bunların fiziksel mekanizmaları üzerine bir soru çözünüz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 96Soru →

7070 yaşında kadın hasta, eşinin ani vefat haberini aldıktan kısa süre sonra başlayan şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Çekilen EKG'sinde V2−V6V_2-V_6 derivasyonlarında STST segment elevasyonu izlenen hastanın yapılan acil koroner anjiyografisinde koroner arterler normal saptanıyor. Sol ventrikülografide bazal segmentlerde hiperkontraktilite, apikal segmentlerde ise belirgin akinezi ve balonlaşma görünümü saptanıyor. Bu klinik tablo (Takotsubo kardiyomiyopatisi) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sol ventrikül fonksiyonları genellikle haftalar içinde tama yakın düzelir.

Cevap

Sol ventrikül fonksiyonlarının genellikle haftalar içinde tama yakın düzelmesi bu hastalık için doğru bir bilgidir.
Takotsubo kardiyomiyopatisi, stresle tetiklenen ve sol ventrikül apeksinde geçici disfonksiyona (balonlaşma) yol açan bir tablodur. Hastalığın en karakteristik özelliklerinden biri, miyokard enfarktüsünü taklit etmesine rağmen koroner arterlerin normal olması ve sol ventrikül fonksiyonlarının genellikle 1-4 hafta gibi kısa bir sürede tamamen düzelmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tetikleyiciyi değerlendir
Duygusal stres (eşin vefatı) varlığı saptandı.
Takotsubo kardiyomiyopatisi genellikle ağır stres faktörleriyle tetiklenir.
2
Görüntüleme bulgularını analiz et
Anjiyografide normal koroner arterler ve ventrikülografide 'apikal balonlaşma' görüldü.
Bu kombinasyon miyokard enfarktüsünü dışlayıp Takotsubo tanısını kesinleştirir.
3
Prognozu belirle
Tablonun geçici (reversible) olduğu sonucuna varıldı.
Takotsubo, miyokardın stres sonrası geçici 'sersemlemesi' durumudur ve mortalite düşük, iyileşme hızı yüksektir.

Anahtar Kavram

Takotsubo Kardiyomiyopatisi (Kırık Kalp Sendromu)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 97Soru →

5858 yaşında, akciğer adenokarsinomu nedeniyle mediastinal radyoterapi öyküsü olan erkek hasta; son 22 haftada giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve boyun venlerinde dolgunluk şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dk, solunum sayısı 2424/dk saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğun inspiryumda belirginleştiği (Kussmaul belirtisi) ve inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1818 mmHg düşüş olduğu (Pulsus paradoksus) izleniyor. Kalp sesleri derinden duyuluyor. Acil yapılan ekokardiyografide masif perikardiyal efüzyon ve sağ ventrikül diyastolik kollapsı saptanması üzerine hastaya perikardiyosentez uygulanıyor. 450450 mL hemorajik mayi boşaltıldıktan sonra intraperikardiyal basınç 1616 mmHg'dan 11 mmHg'ya gerilemesine rağmen, sağ atriyal basınç 1414 mmHg düzeyinde yüksek kalıyor ve trasede belirgin bir yy inişi saptanıyor. Bu klinik tablo ve hemodinamik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efüzif-konstriktif perikardit

Cevap

Efüzif-konstriktif perikardit, perikardiyal efüzyonun boşaltılmasına rağmen intrakardiyak basınçların yüksek kalmasıyla karakterize, hem tamponad hem de konstriksiyon özelliklerini barındıran klinik tablodur.
Efüzif-konstriktif perikardit, radyoterapi ve malignite gibi durumlarda sık görülür. Tanı, perikardiyosentez öncesi ve sonrası yapılan hemodinamik ölçümlerle konur. Sıvı boşaltıldıktan sonra intraperikardiyal basıncın normale (0−20-2 mmHg) inmesine rağmen sağ atriyal basıncın yüksek kalması ve konstriktif bir patern (yy inişinin belirginleşmesi) sergilemesi tanısaldır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Pulsus paradoksus ve kalp seslerinin derinden gelmesi başlangıçta kardiyak tamponadı düşündürür.
Masif efüzyonun varlığı ve diyastolik kollaps tamponad fizyolojisini doğrular.
2
Atypik bulgunun değerlendirilmesi
Kussmaul belirtisi (inspiryumda JVD artışı) saptandı.
Kussmaul belirtisi klasik tamponadda görülmez, perikardın konstriktif özellik taşıdığını işaret eder.
3
Hemodinamik yanıtın yorumlanması
Perikardiyosentez sonrası intraperikardiyal basınç düşmesine rağmen sağ atriyal basınç yüksek kaldı ve belirgin yy inişi (konstriksiyon bulgusu) saptandı.
Sıvı boşaltılsa da viseral perikardın kalbi sıkıştırmaya devam etmesi, efüzif-konstriktif perikardit tanısı için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Efüzif-konstriktif perikarditte, parietal perikarddaki sıvı tamponada neden olurken; viseral perikarddaki kalınlaşma sıvı boşaltıldıktan sonra konstriktif fizyolojinin devam etmesine yol açar.

Daha Fazla Pratik

Efüzif-konstriktif perikardit tanısı konan hastalarda definitif tedavinin viseral perikardiyektomi olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 98Soru →

Profesyonel basketbolcu olan 2626 yaşında erkek hasta, son dönemde antrenman yükü arttığında ortaya çıkan göğüste sıkışma hissi ve bir kez gelişen bayılma benzeri (near-syncope) durum şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde karotis nabzı "bisferiens" karakterde, apeks vurusu ise prekordiyal bölgede "üçlü tepe" (triple ripple) şeklinde palpe ediliyor. Mezokardiyak odakta duyulan 3/63/6 şiddetindeki sert sistolik ejeksiyon üfürümünün, çömelme (squatting) manevrası ile hafiflediği, Valsalva manevrasının ıkınma fazında ise belirgin şekilde şiddetlendiği gözleniyor. Bu hasta için klinik ve hemodinamik bulgular ışığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventriküler ekstrasistolü takip eden ilk vuruşta üfürüm şiddeti artarken, periferik nabız basıncı azalır.

Cevap

Ventriküler ekstrasistolü takip eden vuruşta üfürümün şiddetlenmesi ve nabız basıncının azalması (Brockenbrough-Braunwald-Morrow bulgusu) bu tablo için karakteristik bir hemodinamik bulgudur.
Doğru seçenek olan bulgu, Brockenbrough-Braunwald-Morrow fenomenini tanımlar. Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatide (HOKM), bir ventriküler ekstrasistolü izleyen kompanse edici duraklama sonrası, sol ventrikülün dolumu ve Frank-Starling mekanizması ile kontraktilitesi artar. Ancak bu kontraktilite artışı, dinamik obstrüksiyonu daha da şiddetlendirerek sol ventrikülden aorta kan çıkışını zorlaştırır. Sonuç olarak sistolik ejeksiyon üfürümü şiddetlenirken, sistemik dolaşıma geçen kan azaldığı için periferik nabız basıncı düşer. Bu, aort stenozundan (ekstrasistol sonrası nabız basıncı artar) ayırıcı tanıda kullanılan çok değerli bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Genç sporcu, senkop/anjina benzeri semptomlar, bisferiens nabız ve 'triple ripple' apeks vurusu.
Bu bulgular hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatiyi (HOKM) kuvvetle düşündürür.
2
Üfürüm manevra yanıtlarını analiz et
Valsalva (preload ↓) ile artan, Squatting (preload ↑ ve afterload ↑) ile azalan sistolik üfürüm.
Bu manevra yanıtları dinamik sol ventrikül çıkış yolu obstrüksiyonunu (HOKM) doğrular (Aort stenozunda Valsalva ile üfürüm azalır).
3
Spesifik hemodinamik bulguyu tanımla
Brockenbrough-Braunwald-Morrow bulgusu: Ekstrasistol sonrası artan dolum ve kontraktilite obstrüksiyonu derinleştirir.
Kontraktilite artışı (post-ekstrasistolik potansiyasyon) obstrüksiyonu artırdığı için atım hacmi düşer, üfürüm şiddetlenir.

Anahtar Kavram

Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) Fizik Muayene ve Hemodinamik Belirteçleri

Daha Fazla Pratik

Fizik muayene bulgularını doğrulamak için Valsalva manevrasının hemodinamik fazlarını ve her fazın kalp sesleri üzerindeki etkisini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 99Soru →

52 yaşında kadın hasta, 2 gündür aralıklı olarak gelen ve istirahatte de devam eden göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Başvuru sırasında ağrısız olan hastanın fizik muayenesi ve vital bulguları normal saptanıyor. İlk troponin değeri sınırda yüksek (üst sınırın hemen üzerinde) bulunuyor. Ağrısız dönemde çekilen 12 derivasyonlu EKG'de V2 ve V3 derivasyonlarında bifazik T dalgaları izleniyor; Q dalgası veya ST segment değişikliği saptanmıyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kritik LAD darlığı şüphesiyle koroner anjiyografi planlamak

Cevap

Kritik LAD darlığı şüphesiyle koroner anjiyografi planlamak
Hastanın kliniği ve EKG bulguları (ağrısız dönemde V2-V3'te bifazik T dalgaları) Wellens Sendromu ile uyumludur. Bu tablo, sol ön inen arterin (LAD) proksimalinde kritik bir darlığın göstergesidir ve tedavi edilmezse kısa sürede geniş bir anterior miyokard enfarktüsüne dönüşme riski çok yüksektir. Bu nedenle en uygun yaklaşım, darlığı görüntülemek ve tedavi etmek için zaman kaybetmeden koroner anjiyografi yapılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
EKG bulgularını ve klinik tabloyu analiz et.
Ağrısız dönemde V2-V3'te bifazik T dalgaları ve sınırda troponin yüksekliği saptandı.
Bu bulgular Wellens Sendromu (Tip A) için karakteristiktir.
2
Olası patolojiyi ve risk düzeyini belirle.
Sol Ön İnen Arterin (LAD) proksimalinde kritik darlık ve yaklaşmakta olan geniş anterior MI riski mevcuttur.
Wellens sendromu, tam tıkanıklık öncesi bir uyarı işaretidir.
3
Uygun yönetim stratejisini seç.
Erken koroner anjiyografi ve revaskülarizasyon gereklidir.
Stres testleri kontrendikedir çünkü infarktüsü tetikleyebilir; medikal takip ise yetersizdir.

Anahtar Kavram

Wellens Sendromu Yönetimi
Soru 100Soru →

32 yaşında erkek hasta, bir hafta önce geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ani başlayan, sırtına ve sol omzuna yayılan, öne eğilmekle hafifleyen şiddetli göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenede nabız 105/dk, kan basıncı 120/80120/80 mmHg olarak ölçülüyor ve sternumun sol kenarında oskültasyonla pürüzlü bir sürtünme sesi (frotman) duyuluyor. Bu hastanın elektrokardiyografisinde (EKG) aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en az olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konveks (kubbeleşmiş) ST yükselmesi ve patolojik Q dalgaları

Cevap

Konveks (kubbeleşmiş) ST yükselmesi ve patolojik Q dalgaları
Doğru cevap olan konveks ST yükselmesi ve patolojik Q dalgaları, akut miyokard enfarktüsünün (STEMI) karakteristik özellikleridir. Akut perikarditte inflamasyon miyokardın tamamını etkilemediği için Q dalgaları oluşmaz ve ST segmenti tipik olarak çukurlaşmış (konkav) bir görünüm sergiler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç hasta, viral enfeksiyon öyküsü, plöritik ve pozisyonel ağrı, perikardiyal frotman varlığı.
Bu bulguların kombinasyonu yüksek olasılıkla 'Akut Perikardit' tanısına işaret eder.
2
Akut perikardit EKG bulgularını hatırla
Evre 1: Yaygın (diffüz) konkav ST yükselmesi ve PR depresyonu (aVR hariç).
İnflamasyon epikardiyal yüzeyi etkileyerek yaygın repolarizasyon değişikliklerine neden olur.
3
Ayırıcı tanı (MI vs Perikardit) kriterlerini uygula
Miyokard enfarktüsünde ST yükselmesi konvekstir, lokalize bir alanı (damar trasesini) tutar ve patolojik Q dalgaları gelişir; perikarditte ise ST konkavdır, yaygındır ve Q dalgası görülmez.
Miyokardial hasar ve nekroz (MI) ile sadece perikardiyal inflamasyon arasındaki elektrofizyolojik farkı ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Akut perikardit ve miyokard enfarktüsü arasındaki EKG ayırıcı tanısı.

İpuçları

1
Hastanın ağrısı öne eğilmekle azalıyor; bu tipik bir perikardit bulgusudur.
2
Akut perikardit EKG'sinde 'konkav' ve 'yaygın' değişiklikler beklenirken, MI'da 'lokal' ve 'konveks' değişiklikler görülür.
3
Patolojik Q dalgaları miyokardiyal nekrozun işaretidir; perikardın inflamasyonunda (perikardit) doku ölümü beklenmediğinden Q dalgası görülmez.

Daha Fazla Pratik

Perikarditteki EKG evrelerini (Evre 1: ST yükselmesi, Evre 2: Normale dönme, Evre 3: T inversiyonu, Evre 4: Tam düzelme) sırasıyla çalışınız.

Alternatif Yöntem

Semptomların yayılımı ve doğasına bakarak tanıyı netleştirin. Plöritik ağrı ve sürtünme sesi (frotman) duyulması perikarditi MI'dan klinik olarak ayırır.
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 5 / 21Sonraki
Kardiyoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 5 | Examkin