Kardiyoloji

409 soru

Soru 61Soru

5858 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan efor dispnesi ve çabuk yorulma şikayetleriyle kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Özgeçmişinde 22 yıl önce geçirilmiş geniş ön duvar miyokard enfarktüsü öyküsü bulunan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 145/90145/90 mmHg, nabız 8282/dakika ve akciğer bazallerinde ince raller saptanıyor. Kalp odasındaki dinlemede apekste sol aksillaya yayılan 3/63/6 şiddetinde pansistolik üfürüm duyuluyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %30\%30 ölçülüyor ve ventrikül dilatasyonuna bağlı mitral yaprakçıklarda çadırlaşma (tenting) ile karakterize ağır sekonder (fonksiyonel) mitral yetmezliği saptanıyor. Bu hastanın yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksimal dozda kılavuzlara uygun tıbbi tedaviye rağmen semptomatik kalan bu hastada transkateter "edge-to-edge" onarım (MitraClip) düşünülmelidir.

Cevap

Maksimal tıbbi tedaviye rağmen semptomatik kalan ağır sekonder mitral yetmezliği olan hastalarda transkateter uç-uca onarım (TEER/MitraClip) uygulanması uygundur.
Sekonder (fonksiyonel) mitral yetmezliğinde, kapak yapısı normaldir ancak sol ventrikül dilatasyonu ve papiller adale deplasmanı sonucu yaprakçıklar ventrikül içine doğru çekilir (tenting). Bu hastalarda ilk adım optimal tıbbi tedavidir (GDMT). Maksimal dozda GDMT'ye rağmen semptomatik (NYHA Sınıf II-IV) kalan ve ekokardiyografik kriterleri (EROA, ventrikül boyutları) uygun olan hastalarda transkateter uç-uca onarım (TEER - MitraClip), hastaneye yatışları ve mortaliteyi azalttığı için önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ekokardiyografik bulguları analiz et.
Hastada iskemik kardiyomiyopatiye (Düşük EF) bağlı gelişen sekonder (fonksiyonel) mitral yetmezliği mevcut.
Üfürümün lokalizasyonu (apeks) ve ekokardiyografideki 'tenting' görünümü tanıyı mitral yetmezliğine yönlendirir.
2
Kalp yetersizliği ve kapak hastalığı yönetimini değerlendir.
Düşük EF'li hastalarda mortaliteyi azaltan ilaçlar (ACEi/ARNI, Beta bloker, MRA, SGLT2i) önceliklidir.
Sekonder MY'de kapaktan ziyade sol ventrikülün tedavisi yetmezlik derecesini azaltabilir.
3
İleri tedavi seçeneklerini gözden geçir.
Optimal tıbbi tedaviye rağmen semptomları (NYHA III-IV) devam eden ağır sekonder MY hastalarında MitraClip (TEER) endikedir.
Güncel kılavuzlar (ESC 2021 ve AHA 2020), COAPT çalışması verilerine dayanarak bu yaklaşımı önermektedir.

Anahtar Kavram

Sekonder Mitral Yetmezliği Yönetimi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 62Soru

6868 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla artan nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Bilinen dilate kardiyomiyopatiye bağlı düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (SVEFSVEF: %30\%30) tanısı olan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg, nabız 7272/dakika ritmik, akciğer bazallerinde ince raller ve belirgin S3S3 galo saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğu pozitif olan hasta; enalapril 2×102 \times 10 mg, metoprolol süksinat 1×1001 \times 100 mg, spironolakton 1×251 \times 25 mg ve furosemid 1×401 \times 40 mg kullanmaktadır. NYHANYHA Sınıf III semptomları devam eden bu hastada, mortaliteyi azaltmak amacıyla atılması gereken en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enalaprilin kesilerek sakubitril/valsartan tedavisine geçilmesi

Cevap

Enalaprilin kesilerek sakubitril/valsartan (ARNI) tedavisine geçilmesi
Semptomatik düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği olan hastalarda, ACE inhibitörü tedavisine rağmen semptomların devam etmesi durumunda sakubitril/valsartan (ARNI) tedavisine geçilmesi, kardiyovasküler ölüm ve kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış riskini anlamlı oranda azalttığı kanıtlanmış bir basamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut durumunu analiz et.
Hasta düşük EF'li (SVEFSVEF %30\%30) ve optimal üçlü tedaviye (ACEi, Beta bloker, MRA) rağmen NYHANYHA Sınıf III semptomatik.
Tedavi değişikliği veya eklemesi için hastanın mevcut tedavi altındaki klinik durumunun belirlenmesi gerekir.
2
Mortaliteyi azaltan ilaç seçeneklerini değerlendir.
Kılavuzlara göre bu aşamada ya SGLT2 inhibitörü eklenmeli ya da ACEi'den ARNI'ye (sakubitril/valsartan) geçilmelidir.
Kalp yetersizliği yönetiminde temel hedef yaşam süresini uzatmaktır.
3
Seçenekler arasında en uygun sağkalım stratejisini seç.
Enalaprilin kesilip sakubitril/valsartan başlanması en uygun adımdır.
PARADIGM-HF çalışması, ACE inhibitöründen ARNI'ye geçişin mortaliteyi ACE inhibitörüne göre ek olarak %20\%20 oranında azalttığını göstermiştir.

Anahtar Kavram

HFrEF'te (Düşük Ejeksiyon Fraksiyonlu Kalp Yetersizliği) mortaliteyi azaltan 'Dörtlü Temel Tedavi' (ARNI/ACEi, Beta Bloker, MRA, SGLT2i) yönetimi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

5656 yaşında erkek hasta, yaklaşık 4545 dakika önce başlayan çarpıntı ve göğüste dolgunluk hissi şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde 22 yıl önce geçirilmiş anterior miyokard enfarktüsü ve sol ventrikül disfonksiyonu öyküsü mevcut olan hastanın yapılan fizik muayenesinde; kan basıncı 118/76118/76 mmHgmmHg, nabız 150150/dakika, solunum sayısı 1818/dakika ve vücut ısısı 36.736.7 C^\circ C olarak ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda S1S_1 ve S2S_2 doğal, ek ses veya üfürüm saptanmıyor. Akciğer bazallerinde ral duyulmuyor. Çekilen elektrokardiyografide (EKG) ardışık iki RR dalgası arasında 1010 küçük kare olduğu, ritmin düzenli ve QRS süresinin 150150 msms olduğu izleniyor.

Bu hastanın yönetiminde en uygun ilk basamak yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz amiodaron yüklemesi yapılması

Cevap

Hemodinamik olarak stabil seyreden, geniş QRS'li ve düzenli ritme (Ventriküler Taşikardi) sahip hastada intravenöz amiodaron yüklemesi en uygun yaklaşımdır.
Hastada eski miyokard enfarktüsü öyküsü bulunması, düzenli ve geniş QRS'li (150150 msms) bir taşikardi olması klinik olarak yüksek olasılıkla Ventriküler Taşikardi (VT) olduğunu gösterir. Hastanın kan basıncının normal olması ve kalp yetmezliği bulgusunun (ral vb.) olmaması hemodinamik olarak stabil olduğunu kanıtlar. Stabil VT vakalarında kılavuzlar öncelikle farmakolojik tedaviyi (Amiodaron veya Prokainamid) önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalp hızını hesapla
1500/10=1501500 / 10 = 150/dakika
EKG kağıdı hızı standart 2525 mm/smm/s olduğundan 15001500 küçük kare 11 dakikaya eşittir.
2
Ritmi ve QRS genişliğini analiz et
Geniş QRS (150150 msms) ve düzenli ritim
QRS süresinin 120120 msms üzerinde olması geniş QRS'li taşikardi tanısı koydurur.
3
Hemodinamik stabiliteyi değerlendir
Hasta stabil (118/76118/76 mmHgmmHg, bilinç açık, akciğerler temiz)
Tedavi algoritması hastanın stabil olup olmamasına göre elektriksel veya farmakolojik olarak ikiye ayrılır.
4
Tedavi yöntemini seç
Anti-aritmik ilaç tedavisi (Amiodaron)
Stabil geniş QRS'li taşikardilerde (özellikle eski MI öyküsü varlığında VT lehine) farmakolojik kardiyoversiyon ilk seçenektir.

Anahtar Kavram

Geniş QRS'li taşikardilere yaklaşımda en kritik adım hemodinamik stabilite tayini ve altta yatan koroner hastalık varlığına göre VT/SVT ayrımıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 64Soru

7474 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır giderek artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde juguler venöz dolgunluk ve bilateral pretibial +2+2 ödem saptanıyor. EKG'de düşük voltajlı QRS kompleksleri ve prekordial derivasyonlarda R dalga progresyon kaybı izleniyor. Ekokardiyografide ventrikül duvarlarında diffüz kalınlaşma (1616 mm), "speckled" (benekli) miyokard görünümü ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %42\%42 olarak saptanıyor. Longitudinal strain ekokardiyografide "apical sparing" (tepe bölgesinin korunması) paterni görülüyor. Yapılan incelemelerde serum ve idrar immünfiksasyon elektroforezinde monoklonal band saptanmıyor. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için bir sonraki en uygun tanısal adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 99mTc^{99m}Tc-Pirofosfat (PyP) sintigrafisi

Cevap

Transtiretin amiloidozu (ATTR) şüphesi olan ve monoklonal proteini bulunmayan hastalarda 99mTc^{99m}Tc-Pirofosfat (PyP) sintigrafisi ile tanı konulmalıdır.
Hastanın klinik, EKG (düşük voltaj) ve ekokardiyografik (speckled görünüm, apical sparing) bulguları kardiyak amiloidoz için tipiktir. Monoklonal proteinin (AL tipi) immünfiksasyon ile dışlandığı durumlarda, transtiretin amiloidozu (ATTR) tanısı için 99mTc^{99m}Tc-Pirofosfat (PyP) sintigrafisi non-invaziv altın standarttır. Grade 2 veya 3 kalp tutulumu saptanması, biyopsiye gerek kalmadan kesin tanı koydurur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ekokardiyografik bulguları değerlendir.
Düşük voltajlı EKG, kalınlaşmış ventrikül duvarları ve strain'de 'apical sparing' restriktif kardiyomiyopatiyi (özellikle amiloidoz) düşündürür.
Amiloid birikimi miyokardda kalınlaşma yaparken elektriksel voltajı düşürür.
2
Monoklonal protein varlığını araştır.
Serum/idrar immünfiksasyon negatif olması AL tip amiloidozu uzaklaştırır.
AL tipi plazma hücre diskrazileri ile ilişkilidir ve tedavi yaklaşımı tamamen farklıdır.
3
ATTR tipini doğrula.
Pirofosfat sintigrafisinde Grade 2-3 tutulum ATTR için tanısaldır.
ATTR tipinde miyokarddaki transtiretin fibrilleri pirofosfatı yüksek oranda bağlar.

Anahtar Kavram

Kardiyak Amiloidoz Tanı Algoritması
Soru 65Soru

28 yaşında kadın hasta, yaklaşık 10 hafta önce geçirdiği akut idiyopatik perikardit atağı nedeniyle ibuprofen ve kolşisin tedavisi almıştır. Hasta son iki haftadır giderek artan efor dispnesi ve alt ekstremitelerde ödem şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70 mmHg, nabız 92/dk, juguler venöz dolgunluk belirgin ve 'Y' inişi derinleşmiş olarak izleniyor. Ekokardiyografide perikard kalınlığı 5 mm ölçülüyor, inspiryumda interventriküler septumun sol ventriküle doğru kaydığı (septal bounce) görülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde C-reaktif protein (CRP) düzeyi 54 mg/L (N<5) olarak saptanıyor. Çekilen kardiyak MR görüntülemesinde perikardda diffüz ödem ve yoğun geç gadolinyum tutulumu izleniyor.

Bu hasta için prognoz ve tedavi yönetimi açısından en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-inflamatuar tedavi rejimi düzenlenerek cerrahi kararı için 2-3 ay beklenmesi

Cevap

Anti-inflamatuar tedavi rejimi düzenlenerek cerrahi kararı için 2-3 ay beklenmesi seçeneği doğrudur.
Bu hastada 'Geçici (Transient) Konstriktif Perikardit' tablosu mevcuttur. Konstriktif perikardit tanısı alan hastalarda, eğer akut inflamasyon belirteçleri (yüksek CRP, sedimantasyon) veya görüntülemede aktif inflamasyon bulguları (Kardiyak MR'da perikardiyal ödem ve geç gadolinyum tutulumu) varsa, bu durum konstriksiyonun fibrozisten ziyade ödem ve inflamasyona bağlı olduğunu düşündürür. Bu hastalarda cerrahi öncesi mutlaka anti-inflamatuar tedavi (NSAİİ/Kolşisin veya Steroid) denenmeli ve cerrahi karar en az 2-3 ay ertelenmelidir. Birçok hastada bu tedavi ile konstriksiyon bulguları tamamen gerileyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hasta akut perikardit sonrası gelişen konstriktif perikardit (KP) bulguları (kalın perikard, septal bounce, derin Y inişi) sergilemektedir.
Konstriktif perikardit tanısı klinik ve ekokardiyografik bulgularla konulur.
2
Hastalığın alt tipinin ve aktivitesinin belirlenmesi
Yüksek CRP ve Kardiyak MR'da geç gadolinyum tutulumu (LGE), perikardda halen 'aktif inflamasyon' olduğunu gösterir. Bu durum 'Geçici (Transient) Konstriktif Perikardit' lehinedir.
Kronik fibrotik KP ile inflamatuar (geçici) KP ayrımı tedavi kararı için kritiktir.
3
Tedavi stratejisinin seçilmesi
Aktif inflamasyonun olduğu bu dönemde, anti-inflamatuar tedavi (genellikle steroid + kolşisin) ile konstriksiyonun tamamen düzelme şansı vardır (%10-20).
Bu nedenle cerrahi (perikardiyektomi) hemen yapılmaz; medikal tedavi ile 2-3 ay izlenir. Düzelme olmazsa cerrahi planlanır.

Anahtar Kavram

Geçici Konstriktif Perikardit (Transient Constrictive Pericarditis) Yönetimi

İpuçları

1
Hastada konstriktif perikardit bulguları var ancak laboratuvar (CRP) ve MR bulguları sürecin halen 'aktif' ve 'inflamatuar' olduğunu gösteriyor.
2
Konstriksiyon her zaman kalıcı fibrozise bağlı değildir; bazen ödem ve inflamasyona bağlı 'geçici' bir durum olabilir.
3
İnflamasyonun aktif olduğu bu 'geçici' dönemde cerrahi yapmak yerine, inflamasyonu baskılayıp beklemek organ koruyucu bir yaklaşımdır.

Daha Fazla Pratik

Konstriktif perikardit ile Restriktif Kardiyomiyopati ayırıcı tanısında kullanılan ekokardiyografik kriterleri (anulus reversus vb.) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 66Soru

52 yaşında erkek hasta, halsizlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 155/95155/95 mmHg ölçülüyor. Hastanın özgeçmişinde 5 yıldır Tip 2 Diabetes Mellitus öyküsü mevcut olup, laboratuvar tetkiklerinde mikroalbüminüri saptanıyor. Bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ramipril

Cevap

Diyabet ve mikroalbüminürisi olan hipertansif hastalarda ilk basamak tedavi seçeneği ACE inhibitörüdür.
Diyabetik hastalarda ve özellikle mikroalbüminüri (böbrek hasarının erken belirtisi) varlığında, ACE inhibitörleri (Ramipril gibi) veya Anjiyotensin Reseptör Blokerleri (ARB) ilk basamak tedavi olarak önerilir. Bu ilaçlar efferent arteriolü genişleterek intraglomerüler filtrasyon basıncını düşürür ve bu sayede nefropati ilerlemesini yavaşlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın komorbiditelerini belirle.
Hasta diyabetik ve mikroalbüminürisi mevcut.
Eşlik eden hastalıklar antihipertansif ilaç seçimini doğrudan etkiler.
2
Kılavuzlara göre öncelikli ilaç grubunu seç.
Diyabetik nefropati riski nedeniyle ACE inhibitörü veya ARB seçilmelidir.
Bu ilaçlar efferent arteriolde dilatasyon yaparak intraglomerüler basıncı düşürür ve proteinüriyi azaltır.
3
Seçenekler arasından uygun ilacı işaretle.
Ramipril bir ACE inhibitörüdür.
Verilen seçenekler arasında mekanizması uygun olan tek ilaç ramiprildir.

Anahtar Kavram

Diyabetik hastalarda hipertansiyon tedavisinde nefropatiyi önlemek için ACE inhibitörleri veya ARB'ler ilk tercihtir.

İpuçları

1
Hastanın sadece tansiyonuna değil, diyabeti ve böbrek bulgusuna da odaklanın.
2
Böbreklerdeki efferent arteriolü genişleterek intraglomerüler basıncı düşüren ilaç grubunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Eğer bu hasta öksürük yan etkisi nedeniyle ACE inhibitörünü bırakmak zorunda kalsaydı, hangi grup ilaca geçilirdi?
Tahmini Süre:45s
Soru 67Soru

5252 yaşında kadın hasta, check-up sırasında saptanan üfürüm nedeniyle kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın efor kapasitesi iyi olup aktif bir şikayeti bulunmamaktadır. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabız 7878/dakika ritmiktir. Apeksde 3/63/6 şiddetinde holosistolik üfürüm ve S3S_3 sesi duyulmaktadır. Ekokardiyografide; dejeneratif (miksomatöz) ciddi mitral yetmezliği, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %68\%68, sol ventrikül sistol sonu çapı (LVESD) 3434 mm ve pulmoner arter sistolik basıncı 3535 mmHg olarak saptanmaktadır. Hastanın yapılan 2424 saatlik ritim Holter incelemesinde yeni başlangıçlı paroksismal atriyal fibrilasyon atakları izlenmiştir. Bu hasta için en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mitral kapak tamiri veya replasmanı

Cevap

En uygun yaklaşım mitral kapak cerrahisidir (tamir öncelikli).
Ciddi primer (dejeneratif) mitral yetmezliği olan hastalarda yönetim, semptom varlığına ve sol ventrikül fonksiyonlarına göre belirlenir. Hasta asemptomatik olsa dahi, sol ventrikül disfonksiyonu kriterleri (LVEF %60\leq \%60 veya LVESD 40\geq 40 mm) karşılanmasa bile; yeni başlangıçlı atriyal fibrilasyon gelişimi veya istirahat pulmoner arter sistolik basıncının >50> 50 mmHg olması cerrahi endikasyon (Class IIa) oluşturur. Bu hastada paroksismal AF saptanması cerrahi müdahale kararını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ekokardiyografik verilerin analizi
Hastada dejeneratif (miksomatöz) kaynaklı 'Ciddi Primer Mitral Yetmezliği' mevcuttur.
Holosistolik üfürüm, S3S_3 varlığı ve ekokardiyografik bulgular tanıyı doğrular.
2
Semptom ve sol ventrikül (SV) parametrelerinin değerlendirilmesi
Hasta asemptomatiktir; LVEF %68\%68 (>%60\%60) ve LVESD 3434 mm (<4040 mm) ile SV fonksiyonları korunmuştur.
Class I cerrahi endikasyonları için bu eşik değerlerin aşılması veya semptom varlığı gerekir.
3
Ek cerrahi tetikleyicilerin (Class IIa endikasyonlar) kontrolü
Holter monitorizasyonunda 'Yeni Başlangıçlı Atriyal Fibrilasyon' saptanmıştır.
Primer ciddi mitral yetmezliğinde SV fonksiyonları korunmuş olsa bile yeni AF gelişimi veya pulmoner hipertansiyon (PASB > 5050 mmHg) cerrahi endikasyonudur.
4
Yönetim planının belirlenmesi
Hastanın kapak tamiri için uygunluğu değerlendirilmeli ve cerrahiye yönlendirilmelidir.
Kılavuzlar (ESC/ACC), bu durumda cerrahi müdahaleyi (özellikle tamir şansı yüksekse) önermektedir.

Anahtar Kavram

Ciddi primer mitral yetmezliğinde cerrahi zamanlaması
Soru 68Soru

2828 yaşında kadın hasta, aniden başlayan çarpıntı ve nefes darlığı hissi ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg, nabız 175175/dakika ve düzenli, solunum sayısı 1818/dakika olarak ölçülüyor. Çekilen EKG'de 175175/dakika hızında, düzenli, dar QRS kompleksli taşikardi saptanıyor ve P dalgaları net seçilemiyor. Bu hastada ilk olarak yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vagal manevralar

Cevap

Hemodinamik olarak stabil, dar QRS kompleksli ve düzenli taşikardisi olan bu hastada (muhtemel AVNRT) ilk basamak tedavi vagal manevralardır.
Hastanın kan basıncının normal olması ve bilinç durumunun yerinde olması stabil olduğunu gösterir. Dar ve düzenli QRS kompleksleri supraventriküler taşikardiyi (SVT) düşündürür. Bu durumda uluslararası kılavuzlar ilk basamak olarak karotis sinüs masajı veya Valsalva manevrası gibi vagal manevraların uygulanmasını önerir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncı 115/75115/75 mmHgmmHg olduğu için hasta hemodinamik olarak stabildir.
Tedavi algoritması hastanın stabil olup olmamasına göre elektriksel veya farmakolojik/manevra odaklı olarak ikiye ayrılır.
2
EKG ritmini analiz et.
Dar QRS (<120<120 ms), düzenli ve P dalgası seçilemeyen taşikardi saptandı.
Dar ve düzenli QRS, supraventriküler bir odağı (genellikle AVNRT) işaret eder.
3
Stabil dar kompleksli düzenli taşikardi algoritmasını uygula.
İlk basamak olarak vagal manevra uygulanmalıdır.
Vagal manevralar invaziv olmayan, hızlı uygulanabilen ve hastaların bir kısmında ritmi normale döndürebilen ilk tercihtir.

Anahtar Kavram

Stabil dar QRS kompleksli düzenli taşikardilerde (SVT) yönetim sırası: Vagal manevralar -> Adenozin -> Kalsiyum kanal blokerleri/Beta blokerler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 69Soru

6565 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 saattir devam eden, sol kola yayılan şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ve soğuk terleme şikayeti ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve 4040 paket-yıl sigara öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHg, nabız 92/dk92/dk ve solunum sayısı 18/dk18/dk olarak saptanıyor. Çekilen 1212 derivasyonlu yüzey EKG'sinde V1V_1, V2V_2 ve V3V_3 derivasyonlarında belirgin ST segment depresyonu, uzun RR dalgaları (R/S>1R/S > 1) ve dik TT dalgaları izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut posterior miyokard enfarktüsü

Cevap

Akut posterior miyokard enfarktüsü
V1-V3 derivasyonları kalbin ön yüzüne yerleştirildiği için, kalbin arka (posterior) duvarında gerçekleşen transmural iskemik olayları bir ayna görüntüsü gibi ters yansıtır. Posterior MI'da arka duvarda oluşan ST elevasyonu, göğüs derivasyonlarında (V1-V3) ST depresyonu olarak; arka duvardaki patolojik Q dalgaları ise bu derivasyonlarda uzun R dalgaları olarak izlenir. Dik T dalgaları da bu 'ters dönmüş STEMI' görüntüsünü tamamlar. Tanıyı kesinleştirmek için hastaya arka duvarı doğrudan gören V7, V8 ve V9 derivasyonları çekilmeli ve buralarda 0.5\geq 0.5 mm ST elevasyonu aranmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
EKG derivasyonlarındaki değişikliklerin lokalizasyonunu belirle.
V1, V2 ve V3 derivasyonlarında ST depresyonu ve uzun R dalgaları saptandı.
V1-V3 derivasyonları kalbin anterior yüzüne bakarken, posterior duvardaki elektriksel olayları ters yansıtır.
2
R dalga morfolojisini ve T dalga yönelimini analiz et.
V2'de R/S oranının 1'den büyük olması ve dik T dalgaları posterior MI için tipiktir.
Posterior duvardaki patolojik Q dalgası V1-V2'de uzun R dalgası olarak, ST elevasyonu ise ST depresyonu olarak görülür.
3
Bulguları klinik tablo ile birleştirerek tanıya ulaş.
Tipik göğüs ağrısı ve V1-V3'teki resiprok bulgular posterior MI tanısını doğrular.
Bu patern bir STEMI eşdeğeridir ve acil reperfüzyon stratejisi gerektirir.

Anahtar Kavram

Posterior MI Tanısı ve Resiprok EKG Değişiklikleri

Daha Fazla Pratik

Posterior MI saptanan bir hastada, tanıyı doğrulamak için arka duvar derivasyonlarının (V7-V9) çekilmesi gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 70Soru

Kronik iskemik kalp hastalığı tanısıyla takip edilen 7272 yaşındaki erkek hasta, eforla artan nefes darlığı şikayetiyle kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 115/70115/70 mmHgmmHg, nabız 78/78/ dakika ritmik olarak saptanıyor. Dinlemekle S3S_3 galo ritmi, juguler venöz dolgunluk ve akciğer bazallerinde ince ralleri olan hastanın transtorasik ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %35\%35 ölçülüyor. Halihazırda NYHANYHA Sınıf IIII semptomları olan ve optimal dozda Lisinopril ile Bisoprolol tedavisi almakta olan bu hastada, sağkalımı (mortaliteyi) iyileştirmek amacıyla tedaviye eklenmesi gereken bir sonraki basamak ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spironolakton

Cevap

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği olan hastalarda ACE inhibitörü ve beta bloker tedavisine rağmen semptomları devam eden (NYHANYHA II-IV) hastalarda mortaliteyi azaltmak için Spironolakton eklenmelidir.
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tedavisinde 'dörtlü sütun' olarak adlandırılan ve mortaliteyi (ölüm oranını) azalttığı kanıtlanmış ilaç gruplarından biri Mineralokortikoid Reseptör Antagonistleri (MRA) olan Spironolaktondur. ACEACE inhibitörü ve beta bloker kullanan ancak semptomatik (NYHANYHA II-IV) kalmaya devam eden hastalarda bu ajanın eklenmesi sağkalımı belirgin şekilde artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve tanısını tanımla.
Hasta LVEFLVEF %35\%35 (HFrEF) ve NYHANYHA Sınıf IIII (semptomatik) olarak değerlendirilir.
Tedavi algoritmasının hangi basamağında olduğumuzu belirlemek için gereklidir.
2
Mevcut tedavinin yeterliliğini kontrol et.
Hasta halihazırda birinci basamak olan ACEACE inhibitörü ve beta bloker kullanmaktadır.
Kılavuzlara göre mortaliteyi azaltan ek tedavilerin sırasını belirlemek için gereklidir.
3
Sağkalım faydası sağlayan ek tedavi seçeneklerini değerlendir.
MRA (Spironolakton/Eplerenon) veya SGLT2 inhibitörleri bu aşamada mortaliteyi azaltmak için endikedir.
Semptomatik düzelme sağlayan ilaçlar (diüretik, digoksin) ile sağkalım sağlayanları ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

HFrEF (LVEFLVEF 40%\leq 40\%) hastalarında mortaliteyi azaltan temel ilaç grupları: ACEi/ARB/ARNI, Beta-blokerler, MRA (Spironolakton) ve SGLT2 inhibitörleridir.

Daha Fazla Pratik

Kalp yetersizliğinde ARNI (Sakubitril/Valsartan) geçiş kriterlerini ve SGLT2 inhibitörlerinin diyabetten bağımsız mortalite faydasını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 71Soru

6464 yaşında kadın hasta, son iki gündür artan halsizlik, bulantı ve kafa karışıklığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde evre 44 kronik böbrek yetmezliği bulunan hastanın, son iki diyaliz seansını kaçırdığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde; konfüzyon mevcut, kan basıncı 82/54 mmHg82/54\text{ mmHg}, nabız 112/dk112\text{/dk}, solunum sayısı 24/dk24\text{/dk} ve SpO2SpO_2 %93\%93 olarak saptanıyor. Çekilen EKG'de; PP dalgalarının izlenmediği, QRS süresinin 220 ms220\text{ ms} olduğu, QRS ve TT dalgalarının birleşerek sinüzoidal (dalgalı) bir görünüm oluşturduğu ve ritmin düzenli olduğu görülüyor. Bu klinik tablo ve EKG bulguları ışığında, hastaya yapılması gereken ilk müdahale aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz kalsiyum glukonat uygulaması

Cevap

İntravenöz kalsiyum glukonat uygulaması
Hastadaki diyaliz aksatma öyküsü ve EKG'deki aşırı geniş QRS (220 ms220\text{ ms}) ile sinüzoidal görünüm, şiddetli hiperkaleminin tipik bulgularıdır. Bu tabloya 'sinoventriküler ritim' denir. Hasta her ne kadar hipotansif (unstable) olsa da, altta yatan neden metabolik olduğu için öncelikli tedavi kardiyak membranı stabilize eden intravenöz kalsiyumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarının (KBY, diyaliz aksatma, konfüzyon) ve EKG bulgularının (P yokluğu, aşırı geniş QRS, sinüzoidal patern) değerlendirilmesi.
Hastada şiddetli hiperkalemiye bağlı 'sinoventriküler ritim' tablosu olduğu saptandı.
Diyalize girmeyen bir KBY hastasında sinusoidal EKG görünümü hiperkalemi için patognomoniktir.
2
Hipotansif (unstable) hastada öncelikli tedavinin belirlenmesi.
Elektriksel tedaviden (kardiyoversiyon) ziyade metabolik stabilizasyonun (kalsiyum) önceliğine karar verildi.
Hiperkalemi kaynaklı geniş QRS taşikardilerinde membran potansiyeli stabilize edilmeden yapılan elektriksel şoklar etkisizdir veya ventriküler fibrilasyonu tetikleyebilir.
3
İntravenöz kalsiyum glukonat (veya kalsiyum klorür) uygulanması.
Miyokardial eşik potansiyelinin yukarı çekilerek membran stabilizasyonunun sağlanması.
Kalsiyum iyonları, potasyumun neden olduğu membran hipereksitabilitesini antagonize ederek VF riskini hızla azaltır.

Anahtar Kavram

Hiperkalemiye bağlı sinoventriküler ritim ve acil membran stabilizasyonu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 72Soru

1919 yaşında erkek üniversite öğrencisi, halı saha maçı sırasında aniden fenalaşarak bayılma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde herhangi bir kronik hastalık veya ilaç kullanımı öyküsü bulunmayan hastanın, amcasının 2424 yaşında ani kalp durması nedeniyle öldüğü öğreniliyor. Acil servisteki ilk değerlendirmesinde bilinci açık, koopere ve oryante olan hastanın kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabzı 7272/dk ve regülerdir. İstirahat EKG'si tamamen normal (QT mesafesi dahil) olarak saptanan hastaya kardiyoloji polikliniğinde yapılan efor testinde, kalp hızı 130130/dk'ya ulaştığında her vuruşta frontal düzlemde aksı değişen (bidireksiyonel) geniş QRS'li taşikardi atakları gözleniyor. Bu hastada en olası tanı ve ilk basamakta başlanması gereken tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Katekolaminerjik polimorfik ventriküler taşikardi - Nadolol

Cevap

Katekolaminerjik polimorfik ventriküler taşikardi (CPVT) tanısı ile Nadolol tedavisi başlanmalıdır.
Doğru seçenek olan CPVT tanısı, hastanın yaş grubu, egzersizle tetiklenen senkop tablosu, normal istirahat EKG'si ve efor testinde saptanan patognomonik bidireksiyonel VT bulgusu ile tam uyumludur. Tedavide nadolol gibi non-selektif beta-blokerler kalsiyum dengesizliğini düzelterek mortaliteyi azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Genç yaş, ailede ani ölüm öyküsü ve egzersizle tetiklenen (halı saha maçı) senkop saptandı.
Gençlerde egzersizle ilişkili senkop her zaman kalıtsal bir aritmi sendromunu akla getirmelidir.
2
İstirahat ve efor EKG bulgularını analiz et
İstirahat EKG normal ancak efor sırasında 'bidireksiyonel VT' (vuruştan vuruşa aks değişimi) saptandı.
Normal istirahat EKG'sine rağmen eforla ortaya çıkan bidireksiyonel VT, CPVT için en spesifik tanısal bulgudur.
3
Tanıyı netleştir
Tanı: Katekolaminerjik Polimorfik Ventriküler Taşikardi (CPVT).
CPVT, ryanodin reseptör (RyR2) mutasyonuna bağlı kalsiyum sızıntısı sonucu egzersizle tetiklenen polimorfik/bidireksiyonel VT ile karakterizedir.
4
Tedavi protokolünü belirle
İlk basamak tedavi olarak Nadolol (veya Propranolol) başlanmalıdır.
Beta-blokerler katekolamin deşarjını baskılayarak aritmi riskini azaltır; Nadolol uzun yarı ömrü ve kanıtlanmış etkinliği ile tercih edilir.

Anahtar Kavram

Katekolaminerjik polimorfik ventriküler taşikardi (CPVT), yapısal olarak normal kalplerde egzersiz veya duygusal stresle tetiklenen polimorfik veya bidireksiyonel VT atakları ile karakterize, yaşamı tehdit eden bir aritmi sendromudur.

Daha Fazla Pratik

CPVT'de beta-bloker tedavisine rağmen atakları devam eden hastalarda Flekainid eklenmesinin veya sol kardiyak sempatik denervasyon (LCSD) cerrahisinin etkilerini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

CPVT tanısında efor testi yapılamayan veya şüpheli durumlarda, ryanodin reseptör (RyR2) veya kalsekestrin (CASQ2) genlerindeki mutasyonları araştıran genetik testler kesin tanı koydurabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 73Soru

6262 yaşında erkek hasta, son 44 aydır merdiven çıkarken veya hızlı yürürken göğüs kemiğinin arkasında sıkıştırıcı bir ağrı oluştuğunu, durup dinlenince 232-3 dakika içinde tamamen geçtiğini ifade ederek polikliniğe başvuruyor. Ağrının nefes alıp vermekle veya vücut hareketiyle değişmediği öğreniliyor. Özgeçmişinde 2020 paket-yıl sigara ve hipertansiyon öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesi ve istirahat EKGEKG'si normal saptanıyor. Bu hastadaki klinik tabloyu en iyi tanımlayan durum hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stabil anjina pektoris

Cevap

Stabil anjina pektoris
Stabil anjina pektoris; miyokardın oksijen sunumu ile gereksinimi arasındaki dengesizliğe bağlı olarak ortaya çıkan, eforla veya emosyonel stresle tetiklenen, istirahat veya dilaltı nitratla 5105-10 dakika içinde geçen tipik göğüs ağrısı tablosudur. Hastanın eforla gelen ve dinlenmekle geçen semptomları bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın ağrı karakteristiğini değerlendir
Eforla (merdiven çıkma) gelen ve istirahatle geçen retrosternal baskı ağrısı saptandı
Tipik anjina pektorisin en önemli üç kriterinden ikisi eforla tetiklenme ve dinlenmekle rahatlamadır.
2
Ayırıcı tanı için ek bulguları kontrol et
Ağrının nefesle veya hareketle değişmemesi plöritik veya kas-iskelet kaynaklı ağrı olasılığını azaltır
Koroner arter hastalığına bağlı iskemik ağrı genellikle pozisyondan bağımsızdır.
3
Klinik tabloyu sentezle
Sabit bir eşikte (efor) ortaya çıkan kronik semptomlar stabil anjina tanısına yönlendirir
Hastanın risk faktörleri (sigara, HT, yaş) ve klinik seyri stabil iskemik kalp hastalığını destekler.

Anahtar Kavram

Tipik Anjina Pektoris Kriterleri
Tahmini Süre:45s
Soru 74Soru

7272 yaşında erkek hasta, ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı, baş dönmesi ve soğuk terleme şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde 55 yıl önce geçirilmiş anterior miyokard enfarktüsü ve kalp yetersizliği öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 80/5080/50 mmHgmmHg, solunum sayısı 26/dk26/dk ve konfüzyonel olduğu saptanıyor. EKG incelemesinde ardışık iki RR dalgası arasında 99 küçük kare (0.360.36 saniye) mesafe olduğu, QRS süresinin 160160 msms olduğu ve ritmin düzenli olduğu izleniyor. Ayrıca V1V_1 derivasyonunda geniş QRS'li vuruşların arasında zaman zaman dar QRS'li yakalama (capture) vuruşlarının olduğu görülüyor.

Bu hasta için en uygun ilk yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senkronize elektriksel kardiyoversiyon

Cevap

Senkronize elektriksel kardiyoversiyon, hemodinamik instabilite bulguları gösteren taşiaritmilerde uygulanması gereken acil tedavi yöntemidir.
Hastada saptanan düşük kan basıncı (80/5080/50 mmHgmmHg), iskemik göğüs ağrısı ve konfüzyon hemodinamik instabiliteyi gösterir. EKG'de izlenen geniş QRS'li düzenli taşikardi ve 'capture' (yakalama) vuruşları ventriküler taşikardi (VT) tanısını kesinleştirir. ACLS protokollerine göre nabızlı taşikardi yönetiminde instabilite kriterlerinden herhangi biri varsa, aritminin tipine bakılmaksızın ilk seçenek senkronize elektriksel kardiyoversiyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik durumunu değerlendir
Kan basıncı 80/5080/50 mmHgmmHg, göğüs ağrısı ve konfüzyon mevcuttur. Hasta instabildir.
Tedavi stratejisini belirlemek için ilk adım stabilite kontrolüdür.
2
EKG bulgularını ve kalp hızını analiz et
Hız 15009167/dk\frac{1500}{9} \approx 167/dk, QRS >120>120 msms (geniş), düzenli ritim ve yakalama (capture) vuruşları mevcuttur. Tanı ventriküler taşikardidir (VT).
Aritminin tipini belirlemek, farmakolojik ve elektriksel seçenekleri netleştirir.
3
İnstabil taşikardi algoritmasını uygula
İnstabil (şok bulguları, hipotansiyon, iskemik ağrı) taşikardilerde hızla senkronize kardiyoversiyon uygulanır.
Farmakolojik tedavilerle zaman kaybetmek hastanın arrest olmasına neden olabilir.

Anahtar Kavram

Hemodinamik instabilite (hipotansiyon, şok bulguları, iskemik göğüs ağrısı, bilinç değişikliği, akut kalp yetersizliği) varlığında tüm taşiaritmilerin ilk basamak tedavisi senkronize elektriksel kardiyoversiyondur.

Daha Fazla Pratik

İnstabilite bulgusu olmayan geniş QRS'li taşikardilerde (Stabil VT) Prokainamid ve Amiodaron tercihlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 75Soru

4242 yaşında erkek hasta, son 44 aydır giderek artan nefes darlığı, karın şişliği ve ayak bileklerinde ödem şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde juguler venöz dolgunluk saptanıyor ve inspiryumla juguler venöz basıncın azalmak yerine arttığı gözleniyor (KussmaulKussmaul belirtisi). Kalp oskültasyonunda erken diyastolik dönemde duyulan yüksek frekanslı, kısa ve keskin bir ses (perikardiyalperikardiyal vuru) saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastanın juguler venöz nabız trasesinde görülmesi en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirgin ve derin "y" inişi

Cevap

Konstrüktif perikarditte diyastol başındaki hızlı doluşun ani duraksamasına bağlı olarak juguler venöz nabızda belirgin ve derin bir 'y' inişi görülür.
Hastada saptanan Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru sesi kronik konstrüktif perikarditi işaret eder. Bu hastalıkta ventriküller diyastol başında hızla dolar (derin y inişi), ancak rijit perikardın hacim sınırına ulaşıldığında doluş aniden durur (diyastolde 'dip ve plato' ya da 'karekök' işareti).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Kussmaul belirtisi (inspiryumda JVP artışı) ve perikardiyal vuru (pericardial knock), hastada konstrüktif perikardit olduğunu düşündürür.
Bu bulgular rijit bir perikardın ventrikül doluşunu diyastol başında aniden kısıtlamasının sonucudur.
2
Konstrüktif perikardit ile kardiyak tamponadı hemodinamik olarak ayırt et
Tamponadda 'y' inişi siliktir, konstrüktif perikarditte ise 'y' inişi derin ve diktir (Friedreich belirtisi).
Tamponadda ventrikül doluşu tüm diyastol boyunca kısıtlanırken, konstrüksiyonda doluş diyastol başında hızlı başlar ancak perikardın genişleme sınırı nedeniyle aniden durur.
3
Seçeneklerdeki diğer patolojileri ekarte et
MI, aort diseksiyonu ve pnömotoraks bulguları hastanın konjesyon ve oskültasyon bulgularını açıklamaz.
Ayırıcı tanıda yer alan bu durumlar göğüs ağrısı ve nefes darlığı yapsa da spesifik perikardiyal vuru ve JVP traselerini oluşturmazlar.

Anahtar Kavram

Konstrüktif perikarditte juguler venöz nabız traseleri
Soru 76Soru

3838 yaşında erkek hasta, son bir aydır özellikle gece istirahatte gelen ve yaklaşık 152015-20 dakika süren, baskı tarzında şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden yoğun sigara kullandığı öğrenilen hastanın, ağrı sırasında çekilen elektrokardiyografisinde (EKG) prekordiyal derivasyonlarda belirgin ST segment yükselmesi izleniyor. Dilaltı nitrat sonrası ağrısı hızla geçen hastanın kontrol EKG'sinin tamamen normale döndüğü görülüyor. Yapılan koroner anjiyografisinde epikardiyal koroner arterlerin yapısal olarak normal olduğu saptanıyor.

Bu hastanın uzun dönemli yönetiminde en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalsiyum kanal blokerleri

Cevap

Varyant (Prinzmetal) angina tedavisinde kalsiyum kanal blokerleri tercih edilmelidir.
Varyant (Prinzmetal) angina, epikardiyal koroner arterlerin geçici spazmı ile karakterizedir. Anjiyografide koronerlerin normal saptanması ve istirahatte gelen geçici ST yükselmesi tanıyı doğrular. Tedavide düz kas gevşemesi sağlayan kalsiyum kanal blokerleri ve nitratlar ilk seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Genç hasta, sigara kullanımı, istirahat (gece) ağrısı ve geçici ST yükselmesi.
Bu bulgular tipik olarak Varyant (Prinzmetal) anginasını düşündürür.
2
Anjiyografi bulgularını yorumla
Normal koroner arterler.
ST yükselmesinin sabit bir darlığa bağlı değil, koroner vazospazma bağlı olduğunu doğrular.
3
Uygun farmakolojik tedaviyi seç
Kalsiyum kanal blokerleri veya nitratlar.
Vazospazmı çözerek semptomları ve iskemiyi önlerler.

Anahtar Kavram

Varyant (Prinzmetal) Angina Tanı ve Tedavisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru

5757 yaşında kadın hasta, son 33 aydır merdiven çıkarken çabuk yorulma ve akşamları belirginleşen ayak bileği ödemi şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 118/74 mmHg118/74\text{ mmHg}, nabız 76/dk76/\text{dk} ritmik saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda apekste S3S_3 galo duyuluyor; akciğer bazallerinde ise hafif raller mevcut. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %29\%29 saptanıyor. Hastanın mevcut tedavisi Ramipril 10 mg/gu¨n10\text{ mg/gün} ve Bisoprolol 10 mg/gu¨n10\text{ mg/gün} şeklindedir. Laboratuvar değerlerinde serum potasyumu 4.3 mEq/L4.3\text{ mEq/L} ve kreatinini 1.1 mg/dL1.1\text{ mg/dL} olarak ölçülüyor.

Bu hastanın klinik evrelemesi ve mortaliteyi azaltmak amacıyla tedaviye eklenmesi gereken bir sonraki en uygun seçenek aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hasta NYHA Sınıf II semptomatik olup, sağkalımı artırmak için tedaviye Spironolakton eklenmelidir.

Cevap

Hasta NYHA Sınıf II semptomatik olup, sağkalımı artırmak için tedaviye Spironolakton eklenmelidir.
Düşük ejeksiyon fraksiyonuna (%29) sahip olan ve halihazırda ACE inhibitörü ile beta bloker kullanan ancak NYHA Sınıf II düzeyinde semptomatik kalmaya devam eden hastalarda, bir sonraki aşamada tedaviye mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) olan Spironolakton eklenmesi önerilir. Bu yaklaşım, RALES çalışması gibi büyük klinik araştırmalarda mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış bir standarttır. Hastanın potasyum (<5.0 mEq/L< 5.0\text{ mEq/L}) ve kreatinin (<2.5 mg/dL< 2.5\text{ mg/dL}) değerleri bu ekleme için uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve Fonksiyonel Değerlendirme
Hasta merdiven çıkarken zorlanıyor (NYHA II) ve yapısal kalp hastalığı ile birlikte aktif semptomları var (ACC Evre C).
Tedavi stratejisini belirlemek için hastanın semptom şiddetini ve evresini tanımlamak gerekir.
2
Mevcut Tedavi Analizi
Hasta ACE inhibitörü (Ramipril) ve Beta bloker (Bisoprolol) almaktadır.
HFrEF (düşük EF'li KY) tedavisinde mortaliteyi azaltan '4 Temel Direk'ten hangilerinin eksik olduğu belirlenmelidir.
3
Bir Sonraki Adımın Belirlenmesi
MRA (Mineralokortikoid Reseptör Antagonisti) olan Spironolakton eklenmesi en uygun adımdır.
Potasyum ve kreatinin değerleri uygun olan, ACEi/BB altında semptomatik seyreden düşük EF'li hastalarda MRA eklenmesi mortalite ve morbiditeyi anlamlı ölçüde azaltır.

Anahtar Kavram

HFrEF (Düşük EF'li Kalp Yetersizliği) Tedavisinde Mortaliteyi Azaltan İlaçlar

Daha Fazla Pratik

Düşük EF'li hastalarda SGLT2 inhibitörlerinin (Dapagliflozin/Empagliflozin) eklenmesinin mortalite üzerindeki etkisini ve endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 78Soru

3838 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla artan nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde apekste S1S_1 şiddetli, S2S_2'den hemen sonra duyulan yüksek frekanslı bir klik sesi (açılma sesi) ve ardından gelen kaba karakterde diyastolik rulman saptanıyor. Transtorasik ekokardiyografide mitral kapak alanı 1.21.2 cm², ortalama gradiyent 99 mmHg ve Wilkins skoru 77 olarak hesaplanıyor. İşlem öncesi yapılan transözofageal ekokardiyografide sol atrial apendiks içerisinde 0.8×0.50.8 \times 0.5 cm boyutlarında trombüs izleniyor. Bu hasta için en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üç ay süreyle etkin oral antikoagülan (warfarin) tedavi sonrası transözofageal ekokardiyografinin tekrarlanması

Cevap

Üç ay süreyle etkin oral antikoagülan (warfarin) tedavi sonrası transözofageal ekokardiyografinin tekrarlanması en uygun yaklaşımdır.
Ciddi mitral darlığı olan ve Wilkins skoru düşük (anatomisi uygun) hastalarda ilk tercih PMBV'dir. Ancak sol atriumda trombüs varlığı bu işlem için kesin bir engeldir. Kılavuzlar bu durumda hastaya 3-6 ay süreyle warfarin verilmesini ve trombüsün eriyip erimediğinin TEE ile kontrol edilmesini, erimesi durumunda PMBV yapılmasını önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve fizik muayene bulgularının analizi
Açılma sesi (opening snap) ve diyastolik rulman bulguları mitral darlığını doğrular.
Miyokardiyal darlıkta kapağın kalsifikasyonu arttıkça açılma sesi S2S_2'ye yaklaşır.
2
Ekokardiyografik verilerin değerlendirilmesi
Mitral kapak alanı 1.21.2 cm² ve ortalama gradiyent 99 mmHg olması, ciddi mitral darlığına (MVA 1.5\leq 1.5 cm²) işaret eder. Wilkins skorunun 77 olması kapağın PMBV için anatomik olarak uygun olduğunu gösterir.
Wilkins skoru 8\leq 8 olan hastalar balon valvüloplasti için ideal adaylardır.
3
Transözofageal ekokardiyografi (TEE) bulgusunun yorumlanması
Sol atrial trombüs saptanması PMBV işlemi için mutlak kontrendikedir.
İşlem sırasında trombüsün mobilize edilerek inme veya periferik emboliye yol açma riski çok yüksektir.
4
Tedavi protokolünün belirlenmesi
Hastaya 363-6 ay süreyle warfarin tedavisi başlanır ve ardından TEE tekrarlanır.
Güncel kılavuzlar, anatomisi uygun hastalarda trombüsün eritilip tekrar değerlendirilmesini cerrahiye tercih eder.

Anahtar Kavram

Romatizmal Mitral Darlığında Girişim Endikasyonları ve Kontrendikasyonları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 79Soru

Elli beş yaşında erkek hasta, eforla gelen nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 150/45 mmHg ölçülüyor ve periferik nabızların sıçrayıcı karakterde (Corrigan nabzı) olduğu saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda, sol sternal kenar boyunca 3/6 şiddetinde erken diyastolik üfürüm ve apekste düşük frekanslı diyastolik bir rulman duyuluyor. Amil nitrit inhalasyonu sonrası apeksteki rulmanın şiddetinin azaldığı gözleniyor. Bu hastada apekste duyulan diyastolik rulmanın en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Austin Flint üfürümü

Cevap

Austin Flint üfürümü
Hastada şiddetli aort yetmezliği (AY) bulguları mevcuttur (geniş nabız basıncı, Corrigan nabzı, erken diyastolik üfürüm). Şiddetli AY'de, regürjitan akım ön mitral kapakçığı iterek açılmasını kısıtlar ve 'Austin Flint' adı verilen fonksiyonel bir diyastolik rulmana neden olur. Amil nitrit, periferik vazodilatasyon yaparak afterload'u düşürür; bu da aorttan geri kaçan kan miktarını (regürjitasyonu) azaltır. Regürjitasyon azalınca mitral kapağa olan bası azalır ve Austin Flint üfürümü hafifler. Bu bulgu, üfürümün organik bir darlık değil, AY'ye bağlı fonksiyonel bir durum olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve fizik muayene bulgularını analiz et
Geniş nabız basıncı (150/45 mmHg) ve sol sternal kenarda erken diyastolik üfürüm, şiddetli Aort Yetmezliğini (AY) işaret eder.
Sıçrayıcı nabızlar ve diyastolik dekreşendo üfürüm AY'nin klasik bulgularıdır.
2
Apekste duyulan diyastolik rulmanın kaynağını ayırt et (Organik MD vs. Austin Flint)
Diyastolik rulman hem mitral darlığında (MD) hem de şiddetli AY'de (Austin Flint) duyulabilir.
Ayırıcı tanı için manevralar veya farmakolojik ajanlara yanıt değerlendirilmelidir.
3
Amil nitrit yanıtını değerlendir
Amil nitrit afterload'u (ard yükü) azaltır. Bu durum AY miktarını azaltacağı için Austin Flint üfürümü hafifler. Oysa organik MD üfürümü, artan debi nedeniyle şiddetlenirdi.
Üfürümün amil nitrit ile azalması, patolojinin afterload bağımlı olduğunu (AY) ve rulmanın fonksiyonel olduğunu (Austin Flint) kanıtlar.

Anahtar Kavram

Aort yetmezliğinde görülen Austin Flint üfürümü ile organik mitral darlığı üfürümünün dinamik oskültasyon (amil nitrit) ile ayrımı.
Soru 80Soru

7070 yaşında erkek hasta, son 44 aydır giderek artan efor dispnesi (NYHANYHA sınıf IIIIII) şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde aort odağında 2/62/6 şiddetinde geç sistolik üfürüm ve S2S2 sertliğinde azalma saptanıyor. Yapılan transtorasik ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %25\%25, aort kapak alanı (AVAAVA) 0,70,7 cm2cm^2, ortalama gradiyent 2626 mmHgmmHg ve atım hacmi indeksi (SVISVI) 2828 mL/m2mL/m^2 olarak ölçülüyor. Hastaya yapılan düşük doz dobutamin stres ekokardiyografisinin (DSEDSE) sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreBazal DeğerDüşük Doz Dobutamin (2020 μ\mug/kg/dk)
Atım Hacmi İndeksi (SVISVI)2828 mL/m2mL/m^23131 mL/m2mL/m^2
Ortalama Gradiyent2626 mmHgmmHg3030 mmHgmmHg
Aort Kapak Alanı (AVAAVA)0,70,7 cm2cm^20,80,8 cm2cm^2

Bu hasta için yönetime karar vermek amacıyla yapılması gereken en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çok kesitli bilgisayarlı tomografi ile aort kapak kalsiyum yükü ölçümü

Cevap

Çok kesitli bilgisayarlı tomografi ile aort kapak kalsiyum yükü ölçümü yapılması en uygun adımdır.
Hastada saptanan düşük akımlı, düşük gradiyentli aort darlığı (LFLG-AS) tablosunda, dobutamin stres ekokardiyografide atım hacmi artışının %20'nin altında kalması 'kontraktil rezerv yokluğu' olarak tanımlanır. Bu durumda gradiyent veya kapak alanındaki minimal değişimler darlığın gerçek ciddiyetini ayırt edemez. Güncel kılavuzlar, bu hasta grubunda kapağın anatomik kalsifikasyon yükünün (erkeklerde >2000, kadınlarda >1200 Agatston ünitesi ciddi darlık lehinedir) BT ile ölçülmesini önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Bazal ekokardiyografi bulgularını analiz et.
Düşük EF (%25), düşük gradiyent (26 mmHg < 40) ve düşük akım (SVI 28 < 35) saptandı.
Bu tablo 'Klasik Düşük Akımlı, Düşük Gradiyentli Aort Darlığı' olarak tanımlanır ve gerçek darlık ile psödo-darlık ayrımı gerektirir.
2
Dobutamin Stres Ekokardiyografi (DSE) yanıtını değerlendir.
Atım hacmi indeksi 28'den 31'e çıkmıştır; bu %10,7'lik bir artışa tekabül eder.
Kontraktil rezerv varlığı için atım hacminde en az %20 artış beklenir; bu hastada kontraktil rezerv yoktur.
3
Kontraktil rezerv yokluğunda güncel kılavuz algoritmasını uygula.
Rezerv yokluğunda DSE sonuçları (AVA ve gradiyent değişimi) güvenilir kabul edilmez.
2021 ESC Valvüler Kalp Hastalıkları kılavuzuna göre, rezervi olmayan düşük gradiyentli AD hastalarında darlığın ciddiyetini teyit etmek için BT kalsiyum skoru bakılması Sınıf I endikasyondur.

Anahtar Kavram

Düşük akımlı, düşük gradiyentli aort darlığında kontraktil rezerv yoksa kapak kalsiyum skoru ile ciddiyet tayini yapılır.
ÖncekiSayfa 4 / 21Sonraki
Kardiyoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin