Sinir Sistemi Patolojisi

324 soru

Soru 21Soru

Genellikle viral bir enfeksiyonu veya aşılamayı takiben ortaya çıkan, santral sinir sisteminde küçük venlerin çevresinde inflamatuar hücre birikimi ve 'manşet' tarzında perivenüler demiyelinizasyon alanları ile karakterize olan monofazik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut dissemine ensefalomiyelit

Cevap

Akut dissemine ensefalomiyelit (ADEM), post-enfeksiyöz veya post-vaksinasyon döneminde gelişen, perivenüler inflamasyon ve demiyelinizasyon ile karakterize monofazik bir hastalıktır.
Akut dissemine ensefalomiyelit (ADEM), genellikle çocuklarda viral bir üst solunum yolu enfeksiyonu veya aşılamadan günler/haftalar sonra ortaya çıkan, Tip 4 hipersensitivite reaksiyonu benzeri bir immün mekanizmayla seyreden demiyelinizan bir hastalıktır. Histopatolojisinde, beyin ve omurilikteki küçük venüllerin çevresinde lenfosit ve makrofajlardan oluşan 'manşet' tarzı infiltrasyon ve bu damarların hemen komşuluğundaki miyelin kılıflarının kaybı (perivenüler demiyelinizasyon) görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Etiyolojik ipucunu değerlendir.
Hastalığın viral enfeksiyon veya aşılama sonrası geliştiği saptandı.
ADEM ve Akut Nekrotizan Hemorajik Ensefalomiyelit (ANHE) tipik olarak bir tetikleyici sonrası immün aracılı gelişir.
2
Histopatolojik patern analizi yap.
Perivenüler yerleşimli inflamatuar manşet ve miyelin kaybı saptandı.
Bu patern, MS'in geniş plaklarından farklı olarak ADEM için patognomonik bir morfolojik özelliktir.
3
Klinik seyri karşılaştır.
Hastalığın monofazik olduğu belirlendi.
MS gibi kronik-tekrarlayıcı hastalıkları dışlamak için 'monofazik' ifadesi kritiktir.

Anahtar Kavram

ADEM'in karakteristik morfolojik bulgusu perivenüler (venül çevresi) inflamasyon ve miyelin kaybıdır.

Daha Fazla Pratik

ADEM'in daha şiddetli ve hemorajik formu olan Weston-Hurst hastalığını (Akut Nekrotizan Hemorajik Ensefalomiyelit) inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 22Soru

1010 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 22 hafta önce geçirdiği döküntülü bir viral enfeksiyonun ardından ani gelişen baş ağrısı, letarji ve ataksi şikayetleriyle getirilmiştir. Çekilen kranial MR'da beyaz cevherde yaygın, simetrik olmayan sinyal değişiklikleri saptanmıştır. Beyin dokusunun histopatolojik incelemesinde venüllerin çevresinde miyelin kaybı olan 'manşet' tarzında alanlar ve bu alanlarda yoğun lenfositik infiltrasyonu izlenmiş, aksonların ise büyük oranda korunduğu görülmüştür. Hastalığın monofazik bir klinik seyir izlediği bilindiğine göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut dissemine ensefalomiyelit

Cevap

Histopatolojisinde perivenüler manşet tarzında demiyelinizasyon odakları izlenen ve monofazik klinik seyir gösteren tablo Akut Dissemine Ensefalomiyelit (ADEM)'dir.
Akut dissemine ensefalomiyelit (ADEM), döküntülü viral enfeksiyonlar (kızamık, suçiçeği vb.) veya aşılamadan 11-22 hafta sonra gelişen, perivenüler yerleşimli demiyelinizasyon odakları (perivenüler manşetler) ve yoğun mononükleer hücre infiltrasyonu ile karakterize bir hastalıktır. Bu tablonun en belirgin özelliği monofazik (tek ataklık) klinik seyir göstermesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyrin değerlendirilmesi
Viral enfeksiyon sonrası gelişen monofazik bir tablo olduğu belirlendi.
ADEM tipik olarak post-infeksiyöz veya post-vaksinasyon dönemde ortaya çıkan akut bir süreçtir.
2
Morfolojik bulguların analizi
Perivenüler yerleşimli demiyelinizasyon odakları ve lenfositik infiltrasyon saptandı.
Bu patern, miyelin antijenlerine karşı gelişen geç tip hipersensitivite reaksiyonunun (Tip 4) bir sonucudur.
3
Ayırıcı tanının yapılması
MS, PML ve NMO gibi diğer demiyelinizan hastalıklar elendi.
MS'in multifazik olması, PML'nin viral sitopatik etkisi ve NMO'nun spesifik antikor/yerleşim özellikleri ADEM'den ayrılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Akut dissemine ensefalomiyelit (ADEM), tipik olarak viral enfeksiyonları takiben gelişen, perivenüler 'manşet' tarzı demiyelinizasyon odakları ile karakterize, monofazik bir otoimmün santral sinir sistemi hastalığıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

7272 yaşında bir erkek hasta, sağ orta serebral arter (MCAMCA) sulama alanında tıkayıcı tipte geniş bir enfarkt tanısıyla hastaneye yatırılıyor. Yatışının 66. gününde hastada ani gelişen sol gözde pupilla dilatasyonu ve derin koma tablosu izleniyor. Yapılan tüm müdahalelere rağmen hasta herniasyon nedeniyle kaybediliyor. Bu hastada otopside beyin parankimindeki enfarkt alanından alınan örneklerin mikroskobik incelemesinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin en baskın olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lipid yüklü, köpüksü sitoplazmalı makrofajlar (Gitter hücreleri)

Cevap

Enfarkt sonrası 6. günde en baskın mikroskobik bulgu köpüksü sitoplazmalı makrofajlardır (Gitter hücreleri).
Serebral enfarkt sonrasındaki kronolojik süreçte, 3 ile 10. günler arası 'subakut evre' olarak adlandırılır. Bu dönemde dokudaki nekrotik materyal ve lipid yıkım ürünlerini temizlemek üzere bölgeye yoğun makrofaj (Gitter hücresi) göçü olur ve likefaksiyon (sıvılaşma) nekrozu belirginleşir. Hastanın 6. gününde olması, mikroskobik olarak bu lipid yüklü makrofajların en baskın bulgu olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Zaman çizelgesini belirle
Hasta enfarktın 6. günündedir.
Serebrovasküler olaylarda histopatolojik değişiklikler zamana bağımlıdır.
2
6. gündeki baskın hücresel yanıtı tanımla
3-10 gün arası subakut dönemdir ve makrofaj infiltrasyonu (Gitter hücreleri) hakimdir.
Ölü doku ve miyelin yıkım ürünlerini temizlemek için fagositoz süreci bu dönemde zirve yapar.
3
Klinik tablo ile ilişkilendir
6. gündeki ani herniasyon, enfarkt alanındaki vazojenik ödemin ve sıvılaşma nekrozunun yol açtığı kitle etkisinden kaynaklanır.
Serebral ödem ve sıvılaşma süreci subakut dönemde herniasyon riskini artırır.

Anahtar Kavram

Serebral enfarktın histopatolojik evreleri: 12-24 saatte kırmızı nöronlar, 24-72 saatte nötrofiller, 3-10 günde makrofajlar ve likefaksiyon nekrozu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru

Beyin parankiminde gelişen iskemik hasar sonrası izlenen likefaksiyon nekrozu alanında, doku kaybını telafi etmek için gelişen skar dokusu (gliozis) aşağıdaki hücrelerden hangisi tarafından oluşturulur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Astrositler

Cevap

Santral sinir sisteminde skar dokusunu (gliozis) oluşturan temel hücreler astrositlerdir.
Santral sinir sisteminde (SSS) meydana gelen parankimal hasar sonrası, vücudun diğer bölgelerindeki fibroblastik aktivitenin yerini astrositlerin proliferasyonu ve hipertrofisi alır. Bu sürece gliozis denir ve skar dokusunun ana bileşeni astrositlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hasar tipini ve bölgesini belirle.
Beyin parankiminde iskemik hasar sonucu likefaksiyon nekrozu gelişmiştir.
SSS hasarlarında, diğer organlardaki koagülasyon nekrozunun aksine, lizozomal enzimlerin baskınlığı nedeniyle likefaksiyon (sıvılaşma) nekrozu görülür.
2
Onarım mekanizmasını tanımla.
Vücudun diğer bölgelerindeki fibroblastik skarın yerini SSS'de gliozis alır.
SSS'de kollajen üreten fibroblastlar çok azdır; bu nedenle onarım astrositlerin hipertrofisi ve hiperplazisi ile sağlanır.
3
Sorumlu hücreyi seç.
Astrositler reaktif hale gelerek gliozis oluşturur.
Astrositler, hasar sonrası 'gemistositik astrosit' formuna dönüşerek parankimal boşluğu dolduran skar dokusunu inşa ederler.

Anahtar Kavram

Gliozis ve Astrosit Yanıtı
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru

5656 yaşında bir kadın hasta, sağ bacağında güçsüzlük ve yürürken ayak düşmesi şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ bacak ve sol el küçük kaslarında atrofi ile fasikülasyonlar (alt motor nöron bulguları) saptanırken; her iki alt ekstremitede spastisite, derin tendon reflekslerinde artış ve bilateral pozitif Babinski delili (üst motor nöron bulguları) izleniyor. Hastanın duyusal muayenesi ve kognitif fonksiyonları normaldir. Bu hastada spinal kord ön boynuz motor nöronlarında ve kortikal motor nöronlarda (BetzBetz hücreleri) belirgin kayıp saptanması durumunda, sağ kalan nöronların sitoplazmasında birikmesi en muhtemel olan ve normalde nükleer RNA metabolizmasında görev yapan protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TDP-43

Cevap

Ameliyat sonrası veya progresif seyirde hem üst hem de alt motor nöron bulguları veren Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığında, en yaygın patolojik protein TDP-43'tür.
TDP-43 (Transactive response DNA-binding protein 43), sporadik ALS vakalarının ve C9orf72 ilişkili familial vakaların %95'inden fazlasında görülen ana proteinopatidir. Normalde RNA işleme ve transkripsiyonel düzenlemede görevli olan bu nükleer protein, hastalık durumunda sitoplazmada übikuitinize agregatlar (skein-benzeri veya inklüzyonlar) oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Hem üst (spastisite, Babinski) hem de alt (atrofi, fasikülasyon) motor nöron bulgularının varlığı ALS tanısına yönlendirir.
Duyusal kaybın olmaması ve saf motor tutulum ALS'nin tipik özelliğidir.
2
Histopatolojik bulguları değerlendirme
Betz hücreleri (motor korteks) ve ön boynuz (spinal kord) hücre kaybı ALS'deki temel nöropatolojidir.
Hastalık motor sistemin tamamını etkileyen bir dejenerasyondur.
3
Proteinopatiyi tanımlama
Sporadik ALS ve birçok FTLD tipinde en yaygın biriken protein TDP-43'tür.
Bu protein normalde nükleer lokalizasyon gösterir ancak hastalık durumunda sitoplazmaya geçer.

Anahtar Kavram

Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) vakalarının büyük çoğunluğunda görülen patognomonik moleküler değişiklik TDP-43 proteinopatisi ve bu proteinin nükleustan sitoplazmaya translokasyonudur.

Alternatif Yöntem

Hücrenin normal nükleer boyanmasının kaybolup sitoplazmik boyanma kazanması (mislocalization), patolojide TDP-43'ü diğerlerinden ayıran en önemli immunohistokimyasal özelliktir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

6262 yaşında erkek hasta, son 33 yıldır giderek artan hareket yavaşlığı, denge kaybı ve idrar kaçırma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde parkinsonyen bulgular saptanıyor ancak yüksek doz Levodopa tedavisine belirgin yanıt alınamıyor. Ayrıca belirgin ortostatik hipotansiyon ve serebellar ataksi izleniyor. Beyin MR incelemesinde pons seviyesinde "sıcak bazlama" (hot cross bun) işareti saptanıyor. Bu hastada patognomonik olan histopatolojik bulgu ve biriken temel protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oligodendrositlerde glial sitoplazmik inklüzyonlar - α\alpha-sinüklein

Cevap

Oligodendrositlerde glial sitoplazmik inklüzyonlar - α\alpha-sinüklein
Klinik bulgular (otonom disfonksiyon, levodopaya yanıtsız parkinsonizm ve serebellar ataksi) Multipl Sistem Atrofi (MSA) tanısını koydurur. MSA'nın en spesifik histopatolojik bulgusu oligodendrositlerde gümüş boyasıyla (Gallyas-Braak) boyanan, α\alpha-sinüklein proteini içeren glial sitoplazmik inklüzyonlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hastada parkinsonizm (bradikinezi, rijidite), otonom yetmezlik (ortostatik hipotansiyon, idrar inkontinansı) ve serebellar bulgular (ataksi) mevcuttur.
Bu klinik triad, Multipl Sistem Atrofi (MSA) için tipik olan Shy-Drager sendromunu ve zeytin-köprü-beyincik atrofisini (OPCA) işaret eder.
2
Görüntüleme ve tedavi yanıtını değerlendirme
Levodopa yanıtının olmaması ve MR'da görülen "sıcak bazlama" işareti tanıyı desteklemektedir.
MSA, Parkinson hastalığından farklı olarak levodopaya yanıtsızdır ve MR bulguları pontin nöron kaybını gösterir.
3
Patolojik bulguyu belirleme
MSA bir sinükleinopatidir ancak protein nöronlardan ziyade glia hücrelerinde (oligodendrositler) birikir.
Glial sitoplazmik inklüzyonlar (GCI) veya Papp-Lantos cisimcikleri, MSA için patognomonik histolojik bulgudur.

Anahtar Kavram

Multipl Sistem Atrofi'de (MSA) patognomonik bulgu, oligodendrositlerin içinde biriken α\alpha-sinüklein proteinidir (Glial Sitoplazmik İnklüzyonlar).
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 27Soru

Kafa içi basınç artışı sonucu gelişen hızlı transtentoryal herniasyonlarda, beyin sapının (mezensefalon ve pons) aşağı doğru yer değiştirmesi nedeniyle paramedian arterlerin gerilip yırtılmasıyla oluşan orta hat kanamalarına ne ad verilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duret kanaması

Cevap

Duret kanaması
Doğru seçenek olan Duret kanaması, kafa içi basınç artışına bağlı olarak mezensefalon ve ponsun aşağı doğru (kaudal) yer değiştirmesi sırasında paramedian arterlerin gerilip kopması sonucu oluşan beyin sapı kanamalarını ifade eder. Bu durum genellikle hızlı gelişen herniasyonların ölümcül bir komplikasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kafa içi kitle etkisini ve herniasyon mekanizmasını değerlendir
Supratentoryal yer kaplayan bir lezyonun beyin sapını kaudale (aşağıya) doğru ittiği belirlenir.
Transtentoryal herniasyonun temel mekanizması beyin dokusunun basınç farkıyla aşağı kaymasıdır.
2
Vasküler yapıların bu harekete tepkisini analiz et
Baziller arterden ayrılan ve pons/mezensefalonu besleyen paramedian arterlerin gerildiği ve koptuğu anlaşılır.
Beyin sapı aşağı inerken bu arterler sabit kalmaya zorlandığı için gerilme hasarı oluşur.
3
Oluşan patolojik lezyonu isimlendir
Orta hatta görülen bu sekonder kanamalar Duret kanaması olarak tanımlanır.
Patolojide spesifik olarak paramedian arter kopması sonucu oluşan beyin sapı kanamalarına bu isim verilir.

Anahtar Kavram

Transtentoryal herniasyonun vasküler komplikasyonları (Duret kanaması)

Daha Fazla Pratik

Transtentoryal herniasyon sırasında Posterior Serebral Arter (PSA) basısına bağlı gelişebilecek oksipital lob enfarktı kliniklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 28Soru

Santral sinir sisteminde ventrikül yüzeyini döşeyen ependim hücrelerinin lokalize hasarı veya kaybı durumunda, bu bölgedeki onarım süreci aşağıdakilerden hangisi ile karakterizedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subependimal astrositlerin proliferasyonu ile oluşan ependimal granülasyonlar

Cevap

Subependimal astrositlerin proliferasyonu ile karakterize ependimal granülasyonların oluşması
Santral sinir sisteminde ventriküler sistemi döşeyen ependim hücreleri hasar gördüğünde rejenere olamazlar. Bu durumda defekt, altta yer alan subependimal astrositlerin proliferasyonu ile kapatılır. Bu sürecin sonunda ventrikül yüzeyinde makroskobik olarak görülebilen küçük granüler çıkıntılar oluşur ki bunlara 'ependimal granülasyonlar' adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ependim hücrelerinin biyolojik özelliklerini değerlendir
Ependim hücreleri santral sinir sisteminde ventrikülleri döşeyen, rejenerasyon kapasitesi oldukça sınırlı olan hücrelerdir.
Onarımın rejenerasyonla mı yoksa skar/gliozis ile mi olacağını hücre tipi belirler.
2
Hasar sonrası gelişen doku yanıtını belirle
Hücre kaybı olduğunda alttaki subependimal astrositler proliferasyona uğrar.
SSS'de bağ dokusu (fibrozis) yerine astrosit aracılı onarım (gliozis) baskındır.
3
Spesifik morfolojik yapıyı isimlendir
Astrosit proliferasyonu sonucu ventrikül yüzeyinde oluşan düzensiz küçük çıkıntılara 'ependimal granülasyonlar' denir.
Bu yapı, ependim hasarının karakteristik makroskobik ve mikroskobik bulgusudur.

Anahtar Kavram

Ependimal hücrelerin rejenerasyon kapasitesinin olmaması ve hasarın subependimal astrositlerin proliferasyonu (ependimal granülasyonlar) ile onarılması.

Daha Fazla Pratik

Nöronlardaki akut (kırmızı nöron) ve kronik (dejenerasyon) hasar bulgularını ve bunların glia yanıtlarıyla (nöronofaji gibi) ilişkisini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 29Soru

Geçirdiği miyokard enfarktüsü sonrası kardiyojenik şok tablosuna giren ve ortalama arteriyel basıncı uzun süre 5050 mmHg'nin altında seyreden 6565 yaşındaki bir hastada, global serebral iskemiye bağlı 'sınır sulama alanı' (watershed) enfarktları gelişmiştir. Bu patolojik tablonun en sık gözlendiği lokalizasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anterior ve orta serebral arter sulama alanları arasındaki distal bölgeler

Cevap

Anterior ve orta serebral arter sulama alanları arasındaki distal bölgeler
Global serebral iskemi (sistemik hipotansiyon, şok, kardiyak arrest) durumunda, beyindeki en hassas bölgelerden biri 'sınır sulama alanları'dır (watershed areas). Bu alanlar, iki ana arteriyel sistemin sulama alanlarının birleştiği en uç (distal) bölgelerdir. En sık etkilenen bölge, anterior serebral arter (ACA) ile orta serebral arterin (MCA) sulama alanları arasındaki sınırdır. Burada iskemik hasar genellikle kama şeklinde bir nekroz alanı olarak izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryoyu analiz et
Hastada ağır ve uzun süreli sistemik hipotansiyon (şok) mevcuttur.
Sistemik hipotansiyon, fokal bir damar tıkanıklığından ziyade 'global serebral iskemi'ye yol açar.
2
Hasar mekanizmasını belirle
Düşük perfüzyon basıncı nedeniyle 'sınır sulama alanı' (watershed) enfarktları gelişir.
Arterlerin beslediği alanların en uç noktaları, basınç düştüğünde kanın ulaşamadığı ilk yerlerdir.
3
Tipik lokalizasyonu hatırla
En klasik bölge Anterior Serebral Arter (ACA) ve Orta Serebral Arter (MCA) sulama alanlarının kesiştiği distal sınırdır.
Anatomik olarak bu bölge, her iki majör arterin de en uç terminal dalları tarafından beslenir.

Anahtar Kavram

Global serebral iskemi ve sınır sulama alanı (watershed) enfarktları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 30Soru

34 yaşında, daha önce bilinen bir hastalık öyküsü olmayan kadın hasta, aniden başlayan ve "hayatındaki en şiddetli ağrı" olarak tanımladığı ensefalji ve ense sertliği şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Çekilen beyin tomografisinde (BT) Willis poligonu çevresindeki bazal sisternalarda yaygın kanama izleniyor. Bu hastada gelişen tablodan sorumlu olan vasküler patolojinin temel histopatolojik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Damar duvarında internal elastik lamina ve tunika medianın eksikliği

Cevap

Sakküler (Berry) anevrizmaların temel kusuru olan damar duvarında internal elastik lamina ve tunika medianın eksikliği
Hastanın klinik tablosu (ani başlayan şiddetli baş ağrısı, meningeal irritasyon ve BT bulguları) subaraknoid kanama ile tam uyumludur. Travma dışı subaraknoid kanamaların en yaygın nedeni sakküler (Berry) anevrizma rüptürüdür. Bu anevrizmaların temel histopatolojik özelliği, arteriyel dallanma noktalarında tunika media (kas tabakası) ve internal elastik laminanın konjenital yokluğu veya edinsel zayıflığıdır. Bu yapısal zayıflık, hemodinamik stresle birleşerek anevrizmal genişlemeye ve rüptüre yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumu analiz et
Genç yaşta ani başlayan 'hayatın en şiddetli ağrısı' ve bazal sisternalarda kanama saptandı.
Bu tablo klasik olarak subaraknoid kanamayı (SAK) işaret eder.
2
Etiyolojik odağı belirle
Travma dışı SAK'ın en sık nedeni Berry (sakküler) anevrizma rüptürüdür.
Sakküler anevrizmalar Willis poligonundaki arter dallanma noktalarında sık görülür.
3
Histopatolojik yapıyı hatırla
Sakküler anevrizmalarda damar duvarının yapısal bütünlüğü bozulmuştur.
Anevrizma kesesinde kas tabakası (tunika media) ve elastik tabaka (internal elastik lamina) eksiktir; duvarı sadece adventisya ve kalınlaşmış intima oluşturur.

Anahtar Kavram

Sakküler (Berry) anevrizmalarının patogenezi ve histopatolojisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 31Soru

1212 yaşında bir çocuk, son 66 aydır okul başarısında belirgin düşme, kişilik değişiklikleri ve ani sıçrama şeklinde istemsiz hareketler (miyoklonus) şikayetleriyle getiriliyor. Özgeçmişinde 22 yaşındayken döküntülü ve ateşli bir hastalık geçirdiği, aşılama programının ise eksik olduğu öğreniliyor. Beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde protein hafif yüksek, glukoz normal ve gama globulin düzeyi (oligoklonal bant pozitifliği ile birlikte) oldukça yüksek bulunuyor. Bu hastanın beyin dokusu mikroskopik incelemesinde saptanması en olası patognomonik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hem nöronların hem de oligodendrositlerin nükleuslarında yerleşen eozinofilik inklüzyon cisimcikleri

Cevap

Hem nöronların hem de oligodendrositlerin nükleuslarında yerleşen eozinofilik inklüzyon cisimcikleri
Vakadaki çocukluk çağı miyoklonusu ve kızamık öyküsü SSPE tanısını koydurur. SSPE'de hem nöronlar hem de oligodendrositler enfekte olduğu için her iki hücre tipinde de Cowdry A tipi intranükleer eozinofilik inklüzyonlar görülmesi en ayırt edici morfolojik özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Çocukluk çağında ilerleyici kognitif yıkım ve miyoklonus varlığı 'Subakut Sklerozan Panensefalit' (SSPE) olasılığını güçlü bir şekilde düşündürür.
SSPE, kızamık virüsünün santral sinir sisteminde persistan enfeksiyonu sonucu yıllar sonra gelişen bir tablodur.
2
Özgeçmiş ve laboratuvar verilerini değerlendir
Erken yaşta geçirilen döküntülü hastalık (kızamık) ve BOS'ta yüksek gama globulin (oligoklonal bant) varlığı SSPE tanısını destekler.
Kızamık virüsüne karşı gelişen aşırı immün yanıt BOS'ta globulin artışına neden olur.
3
Morfolojik özellikleri belirle
SSPE'de patognomonik bulgu, hem nöronlarda hem de oligodendrositlerde görülen intranükleer viral inklüzyon cisimcikleridir.
Virüsün hem nöronları hem de destek hücrelerini enfekte etmesi SSPE'yi diğer bazı viral enfeksiyonlardan (örneğin sadece gliayı tutan PML) ayırır.

Anahtar Kavram

Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) morfolojisi ve viral inklüzyonların hücre spesifitesi.
Soru 32Soru

2828 yaşında, akut miyeloid lösemi (AMLAML) tanısıyla indüksiyon kemoterapisi alan ve mutlak nötrofil sayısı 500/mm3500/mm^3’ün altında olan bir hasta; ani gelişen nöbet ve sağ taraflı parezi şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Kraniyal MRGMRG incelemesinde sol serebral hemisferde, geniş bir vasküler sulama alanına tam uymayan, hemorajik komponenti belirgin enfarkt sahası saptanıyor. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde damar duvarlarını invaze eden ve lümende yaygın tromboza neden olan fungal hifler gözleniyor. Bu hastadaki patolojik tabloya neden olan etkenin mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 4545 derece açıyla dallanma gösteren, dar ve septalı hif yapısı

Cevap

Mikroskobik incelemede 4545 derece açıyla dallanma gösteren, dar ve septalı hif yapısının görülmesi en olasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek Aspergillus türlerini tanımlamaktadır. Aspergillus, özellikle nötropenik hastalarda damar duvarlarını invaze ederek (anjioinvazyon) tromboz ve geniş hemorajik enfarktlara yol açar. Mikroskobik olarak dar açılı (4545^{\circ}), düzenli septalı ve dar çaplı hif yapısı ile karakterizedir. Vasküler invazyon, bu etkenin patogenezindeki en belirgin özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Nötropenik bir hastada ani gelişen fokal nörolojik defisit ve hemorajik enfarkt varlığı.
Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda angioinvaziv fungal enfeksiyonlar (Aspergillus veya Mucor) öncelikli tanıdır.
2
Anjioinvaziv özellik gösteren etkenleri ayırt et
Hiflerin damar duvarını infiltre ederek tromboz ve enfarkta yol açması Aspergillus enfeksiyonunu destekler.
Aspergillus, nötropenik hastalarda santral sinir sisteminde en sık hemorajik enfarkt yapan oportunistik fungustur.
3
Spesifik morfolojik özellikleri eşleştir
Aspergillus hifleri dar (242-4 mikron), düzenli septalı ve dar açılı (4545^{\circ}) dallanma gösterir.
Bu morfolojik özellikler, etkenin Mucor (geniş, septasız, 9090^{\circ} dallanma) ile ayrımını sağlar.

Anahtar Kavram

Aspergillus'un angioinvaziv karakteri ve dar açılı dallanma gösteren septalı hif morfolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

4242 yaşında erkek hasta, son 22 yıldır giderek artan irritabilite, depresif ruh hali ve ellerinde istemsiz, sıçrayıcı karakterde hareketler şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde koreiform hareketler ve kognitif fonksiyonlarda hafif gerileme saptanıyor. Kraniyal görüntülemede lateral ventriküllerin frontal boynuzlarında 'kutu vagon' (boxcarboxcar) görünümü ve kaudat nukleus hacminde belirgin azalma izleniyor. Bu hastanın beyin dokusundaki nöronlarda izlenen intranükleer inklüzyonların temel bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliglutamin dizileri içeren huntingtin proteini

Cevap

Poliglutamin dizileri içeren huntingtin proteini
Klinik tabloda sunulan kore, psikiyatrik bulgular ve radyolojik olarak izlenen kaudat nukleus atrofisi (boxcar ventrikül) Huntington hastalığı için tanı koydurucudur. Bu hastalığın patogenezinde huntingtin genindeki (HTT) CAG tekrarlarının artışı sonucu protein yapısında poliglutamin (polyQ) dizileri oluşur ve bu proteinler nöronal nükleer inklüzyonlar şeklinde birikir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Genç yaşta başlayan korenin varlığı, psikiyatrik semptomlar ve kognitif yıkım birleştiğinde Huntington hastalığını düşündürür.
Huntington hastalığı otozomal dominant geçişli, erken-orta yaşlarda başlayan bir nörodejeneratif süreçtir.
2
Radyolojik bulguların değerlendirilmesi
Kaudat nukleus atrofisi sonucu lateral ventriküllerin genişleyerek 'boxcar' görünümü alması bu hastalık için tipiktir.
Striatumdaki (kaudat ve putamen) belirgin nöron kaybı Huntington hastalığının ana patolojik özelliğidir.
3
Moleküler mekanizmanın belirlenmesi
Hastalığın temelinde IT15 genindeki CAG üçlü tekrar artışı ve buna bağlı poliglutamin dizisi içeren huntingtin proteini birikimi yatar.
Huntington hastalığı bir 'trinükleotid tekrar artış hastalığı' ve spesifik bir proteinopatidir.

Anahtar Kavram

Huntington Hastalığı Patolojisi ve Huntingtin Proteini
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 34Soru

Fossa posterior yerleşimli bir kitlesi olan hastada, intrakraniyal basınç artışı sonucu serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağıya doğru yer değiştirdiği saptanmıştır.

Bu klinik tabloda hayatı tehdit eden en önemli patolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medulla oblangatadaki solunum ve dolaşım merkezlerinin basıya uğraması

Cevap

Serebellar tonsillerin foramen magnumdan aşağıya doğru yer değiştirmesi (tonsiller herniasyon), medulla oblangatadaki solunum ve kardiyak merkezlerin basısına neden olarak hayatı tehdit eder.
Doğru seçenekte belirtilen mekanizma, tonsiller herniasyonun en kritik sonucudur. Serebellar tonsiller foramen magnumdan geçtiğinde beyin sapını (medulla) doğrudan sıkıştırır; bu da solunum ve kalp ritminin ani bir şekilde durmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve anatomik bölgeyi tanımla.
Fossa posteriorda artan basınç, serebellar tonsilleri mevcut tek çıkış yolu olan foramen magnuma doğru iter.
Anatomik yerleşim ve kitle etkisi herniasyon tipini belirler.
2
Etkilenen hayati yapıları belirle.
Tonsillerin aşağı itilmesi, foramen magnum düzeyindeki medulla oblangatayı (omurilik soğanı) sıkıştırır.
Medulla, foramen magnumun hemen üzerinde/içinde yer alan kritik bir beyin sapı yapısıdır.
3
Basının klinik sonucunu analiz et.
Solunum ve dolaşımı kontrol eden merkezlerin felç olması sonucunda ani ölüm gerçekleşir.
Bu merkezler otonom hayati fonksiyonların sürdürülmesi için elzemdir.

Anahtar Kavram

Tonsiller herniasyon, foramen magnum düzeyinde medulla oblangata basısına bağlı olarak gelişen ani kardiyorespiratuar arrest ile karakterize, hayatı tehdit eden acil bir durumdur.

Daha Fazla Pratik

Herniasyon tiplerini bir şema üzerinde karşılaştırarak hangi kranial sinirlerin ve damarların hangi fıtıklaşma tipinde etkilendiğini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 35Soru

6767 yaşında kadın hasta; sol kolunda giderek artan beceriksizlik, sertlik ve kolunun kendi kontrolü dışında hareket ederek bazen kıyafetlerini çekiştirmesi şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde asimetrik rijidite, sol kolda belirgin apraksi ve distonik postür saptanıyor. Kraniyal MR görüntülemede sağ pariyetal ve frontal kortekste belirgin asimetrik atrofi izleniyor. Bu hastada beyin biyopsisinde Tau immünhistokimyası ile saptanması en olası patognomonik histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nöropilde ve astrositlerin distal uzantılarında biriken astrositik plaklar

Cevap

Kortikobazal dejenerasyon vakalarında nöropilde ve astrosit uzantılarında biriken astrositik plaklar görülür.
Hastada tarif edilen asimetrik rijidite, apraksi ve yabancı el fenomeni Kortikobazal Dejenerasyon (CBD) tanısı için tipiktir. CBD'nin en karakteristik patolojik bulgusu, astrositlerin distal uzantılarında Tau proteini birikmesiyle oluşan astrositik plaklardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları analiz et.
Asimetrik motor bozukluk, apraksi ve 'yabancı el' (alien limb) fenomeni saptandı.
Bu tablo klasik olarak Kortikobazal Sendromu (CBS) işaret eder.
2
Olası hastalığın patolojisini belirle.
Kortikobazal Dejenerasyon (CBD), bir 4R4R Tauopatidir.
Bu hastalıkta kortikal ve striatal nöronlarda Tau birikimi izlenir.
3
Spesifik histopatolojik bulguyu ayırt et.
Astrositik plaklar CBD için patognomoniktir.
PSP'de görülen püsküllü (tufted) astrositlerden farklı olarak, plaklar daha çok distal uzantılarda yer alır.

Anahtar Kavram

Kortikobazal Dejenerasyon (CBD), asimetrik kortikal atrofi ve astrositik plaklarla karakterize bir 4R4R Tauopatidir.

Daha Fazla Pratik

Tauopatilerin (Alzheimer, Pick, PSP, CBD) morfolojik farklarını bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

Santral sinir sistemi (SSSSSS) parankiminde meydana gelen bir hasar sonrasında gelişen doku onarımı ve hücresel yanıtlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ependim hücreleri, zedelenme sonrası yüksek rejenerasyon kapasitesine sahiptir ve ventrikül yüzeyindeki kayıpları orijinal yapısına uygun şekilde hızla onarır.

Cevap

Ependim hücrelerinin zedelenme sonrası yüksek rejenerasyon kapasitesine sahip olduğu ve ventrikül yüzeyini orijinal haliyle onardığı ifadesi yanlıştır.
Ependim hücreleri, sanılanın aksine labil hücreler değildir ve hasar sonrası ventrikül yüzeyini orijinal yapısına uygun şekilde onaramazlar. Bu hücrelerin kaybı durumunda subependimal bölgedeki astrositler proliferasyona uğrar ve ventrikül yüzeyinde pürüzlü, granüler bir görünüm (granüler epandimit) oluşturur. Bu durum SSSSSS onarımının kısıtlılıklarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
SSSSSS hücrelerinin rejenerasyon kapasitelerini değerlendir.
Nöronlar ve ependim hücreleri kalıcı (permanent) hücreler gibi davranır; rejenerasyon kapasiteleri yok denecek kadar azdır.
Ependim hücreleri hasar gördüğünde bölünebilme ve yüzeyi yeniden örtme yetenekleri kısıtlıdır.
2
Ependimal hasara verilen spesifik yanıtı belirle.
Granüler epandimit gelişimi.
Ependimal kayıp alanlarında alttaki astrositler çoğalarak yüzeye doğru küçük çıkıntılar (granülasyonlar) oluşturur.
3
Diğer glia hücrelerinin (astrosit, mikroglia) rollerini teyit et.
Astrositler gliozisi, mikroglialar fagositozu gerçekleştirir.
Bu hücreler SSSSSS'deki temel koruyucu ve onarıcı mekanizmaları yürütür.

Anahtar Kavram

SSS'de onarımın temel hücresi astrositlerdir (gliozis); ependim hücreleri ise hasar sonrası rejenerasyon yerine subependimal gliozis (granüler epandimit) ile yanıt verir.

Daha Fazla Pratik

Gemistositik astrositlerin morfolojisini ve GFAPGFAP ekspresyonundaki artışın nedenlerini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 37Soru

6868 yaşında, uzun süreli ve düzensiz tedavi edilen sistemik hipertansiyon öyküsü olan erkek hasta, ani başlayan ve sadece vücudun sağ tarafını etkileyen kuvvet kaybı (saf motor hemiparezi) ile acil servise başvuruyor. Çekilen kraniyal MRMR görüntülemesinde sol kapsüla interna arka bacağında (crus posterius) 0.70.7 cmcm çapında, keskin sınırlı iskemik bir alan ("lakün") saptanıyor. Bu hastadaki nörolojik tablonun gelişiminden sorumlu olan en olası vasküler patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derin penetran arterlerde gelişen lipohiyalinozis ve arteriyoloskleroz

Cevap

Derin penetran arterlerde gelişen lipohiyalinozis ve arteriyoloskleroz
Laküner infarktlar, genellikle 1515 mmmm'den küçük olan, bazal ganglionlar, talamus, kapsüla interna ve pons gibi derin gri veya beyaz cevher bölgelerinde görülen iskemik nekroz alanlarıdır. Bu tablonun temel nedeni, kronik hipertansiyon ve diyabet zemininde küçük penetran arterlerde (örneğin lentikülostriat arterler) gelişen lipohiyalinozis ve hiyalin arteriyolosklerozdur. Bu durum lümenin daralmasına ve distaldeki dokunun infarktına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve radyolojik bulguları değerlendir.
Saf motor hemiparezi ve kapsüla internada 1515 mmmm'den küçük (0.70.7 cmcm) derin iskemik odak, tipik bir "laküner infarkt" tablosudur.
Tanının netleştirilmesi için lezyonun boyutu ve yerleşimi kritiktir.
2
Hastanın risk faktörlerini (hipertansiyon) etiyoloji ile ilişkilendir.
Kronik hipertansiyon, küçük penetran arterlerde lipohiyalinozis ve hiyalin arteriyoloskleroza yol açarak lümen tıkanıklığına neden olur.
Laküner infarktların en yaygın patogenetik mekanizması hipertansiyona bağlı damar değişikliğidir.

Anahtar Kavram

Laküner İnfarktlar ve Arteriyoloskleroz
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru

19 yaşında bir genç, geçirdiği kafa travması sonrası kısa süreli baygınlık yaşıyor. Acil servise ulaştığında bilinci açık olan ve normal konuşabilen (bilinçli dönem) hastanın çekilen kranyal grafisinde temporal kemikte lineer bir kırık hattı saptanıyor. Bu hastada, kırık hattının komşu bir arteri zedelemesi sonucu kafatası kemiği ile dura mater arasında kan birikmesiyle karakterize intrakraniyal kanama tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Epidural hematom

Cevap

Epidural hematom
Epidural hematom, sıklıkla temporal kemik kırıklarının arteria meningea media'yı yırtması sonucu kafatası kemiği ile dura mater arasındaki potansiyel boşlukta kan birikmesiyle oluşur. Karakteristik olarak travma sonrası kısa süreli bir iyilik hali (lucid interval) görülür ve görüntülemede bikonveks (lens) şeklinde izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik öyküsü (temporal travma, bilinçli dönem) ve radyolojik bulgusunu (lineer kırık) analiz edin.
Temporal kemik bölgesinde arteriyel yapıların (arteria meningea media) risk altında olduğu bir travma belirlenir.
Temporal kemik incedir ve altından geçen meningeal arterler kırık hattı tarafından kolayca zedelenebilir.
2
Kanamanın toplandığı anatomik boşluğu ve klinik tabloyu eşleştirin.
Arteriyel hasar sonucu kanın kemik ile dura mater arasında (epidural) biriktiği saptanır.
Arteriyel basınç, dura materin kemikten ayrılmasına neden olarak bikonveks bir hematom oluşturur; bu süreçteki geçici bilinç açılması 'lucid interval' olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Epidural hematomun etiyolojik ve anatomik özellikleri
Tahmini Süre:45s
Soru 39Soru

3434 yaşında kadın hasta, bir hafta içinde gelişen her iki gözde görme azlığı ve ardından bacaklarında hissizlik ve tam güç kaybı ile başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral optik nörit ve T4T_4 seviyesinin altında duyu kaybı ile motor paralizi saptanıyor. Spinal MR incelemesinde T2T_2-T7T_7 vertebralar boyunca uzanan, medulla spinalis kalınlığını artıran ve santral yerleşim gösteren hiperintens lezyon izleniyor. BOS incelemesinde lenfositik pleositoz saptanırken oligoklonal bant izlenmiyor. Serumda astrosit ayak çıkıntılarında yer alan su kanallarını hedef alan bir otoantikora karşı pozitiflik saptanan bu olgunun SSS lezyonlarından alınan biyopsi örneğinde izlenmesi en olası morfolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük damarlar çevresinde vaskülosentrik tarzda C5b9C5b-9 kompleman birikimi

Cevap

Küçük damarlar çevresinde vaskülosentrik tarzda C5b9C5b-9 kompleman birikimi
Klinik belirtiler (bilateral optik nörit, longitudinal yayılımlı transvers miyelit) ve laboratuvar bulguları (serum anti-AQP4AQP4 pozitifliği, BOS oligoklonal bant negatifliği) hastanın Nöromiyelitis Optika (Devic Hastalığı) olduğunu kanıtlar. Bu hastalığın patogenezinde akuaporin-44 kanallarına bağlanan antikorlar kompleman kaskadını tetikler. Histopatolojik olarak bu durum, özellikle küçük damarlar çevresinde (vaskülosentrik) belirgin IgG ve kompleman (C5b9C5b-9) depolanması ile karakterizedir. Ayrıca NMO lezyonları MS'ten farklı olarak daha nekrotizan karakterdedir ve akson kaybı daha belirgindir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Bilateral optik nörit ve 33 vertebradan uzun spinal lezyon (LETM), Nöromiyelitis Optika (NMO) tanısını düşündürür.
MS tipik olarak unilateral optik nörit ve kısa segment spinal lezyonlar yapar.
2
Patogenetik mekanizmayı tanımla
Olguda belirtilen 'astrosit ayak çıkıntılarındaki su kanalları' Akuaporin-44 (AQP4AQP4) kanallarıdır.
NMO'nun temelinde anti-AQP4AQP4 antikorları yatar.
3
Histopatolojik karşılığı eşleştir
Anti-AQP4AQP4 antikorları kompleman aktivasyonu (Tip 22 benzeri hipersensitivite) üzerinden doku hasarı yapar.
Kompleman (C5b9C5b-9) birikimi vaskülosentrik (damar merkezli) bir patern oluşturur.

Anahtar Kavram

Nöromiyelitis Optika (NMO) patolojisinde vaskülosentrik kompleman birikimi ve nekrotizan doku hasarı.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 40Soru

7878 yaşındaki bir erkek hasta, evde düşme sonrası gelişen hafif baş ağrısı ve konfüzyon şikayetiyle acil servise getiriliyor. Çekilen bilgisayarlı beyin tomografisinde (BTBT), sağ serebral hemisfer üzerinde geniş bir alana yayılan, kafa tası dikiş hatlarını (su¨tu¨rlerisütürleri) sınırlanmadan geçebilen, hilal şeklinde (konkavkonkav) bir kanama koleksiyonu izleniyor. Bu hastadaki kanamanın yerleştiği anatomik aralık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dura mater ile araknoid mater arası

Cevap

Dura mater ile araknoid mater arası (Subdural aralık)
Klinik senaryoda tanımlanan hilal şeklindeki ve sütür hatlarını geçebilen kanama, tipik bir subdural hematomdur. Subdural hematomlar, dura mater ile araknoid mater arasındaki potansiyel boşlukta köprü venlerinin yırtılması sonucu meydana gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz etme
Hastanın yaşlı olması, hafif travma öyküsü ve BT'de 'hilal şeklinde' ve 'sütürleri geçen' kanama izlenmesi, tipik bir subdural hematom tablosudur.
Subdural hematomlar, epidural hematomların aksine dura materin kafatasına yapışıklığına takılmazlar ve geniş bir alana yayılabilirler.
2
Hematomun anatomik yerleşimini belirleme
Subdural hematomlar, adından da anlaşılacağı gibi dura materin hemen altında (sub-) ve araknoid membranın üzerinde yer alır.
Bu bölge potansiyel bir boşluktur ve köprü venlerinin (bridging veins) yırtılması sonucu kanla dolar.

Anahtar Kavram

Subdural hematomların anatomik lokalizasyonu ve ayırıcı radyolojik özellikleri.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 2 / 17Sonraki
Sinir Sistemi Patolojisi Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin