Acil ve Yoğun Bakım

284 soru

Soru 41Soru

55 yaşında bir çocuk, deniz kenarında yaklaşık 1010 dakika su altında kalmış şekilde bulunuyor. Olay yerinde yapılan resüsitasyonla spontan dolaşımı sağlanan hasta, acil servise entübe halde getiriliyor. Fizik muayenesinde akciğerlerinde yaygın raller ve SpO2SpO_2 değeri %82\%82 (FiO 2_2: 1.01.0 altında) saptanıyor. Bu hastanın patofizyolojik durumu ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipokseminin temel nedeni olan intrapulmoner şant ve V/Q uyumsuzluğunu düzeltmede PEEP (PozitifPozitif sonusonu ekspiratuarekspiratuar basınc\cbasınç) uygulaması kilit rol oynar.

Cevap

Hipokseminin temel nedeni olan intrapulmoner şant ve V/Q uyumsuzluğunu düzeltmede PEEP (Pozitif sonu ekspiratuar basınç) uygulamasının kilit rol oynaması doğrudur.
Suda boğulma vakalarında aspire edilen sıvı sürfaktan sistemini bozar. Bu durum yaygın atelektazilere ve buna bağlı olarak intrapulmoner şanta (kanın ventile edilmeyen alveollerden geçmesi) yol açar. PEEP uygulaması, bu kapalı alveolleri açık tutarak oksijenasyonu iyileştiren ve patofizyolojik süreci geri döndüren en kritik müdahaledir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hipoksemi nedenini analiz et.
Su aspirasyonu sürfaktanı yıkayarak (tuzlu su) veya inaktive ederek (tatlı su) alveollerin kollabe olmasına (atelektazi) neden olur.
Sürfaktan disfonksiyonu, yüzey gerilimini artırarak akciğer kompliyansını düşürür.
2
Ventilasyon/Perfüzyon (V/Q) ilişkisini değerlendir.
Kollabe olan alveollerde perfüzyon devam etmesine rağmen ventilasyon olmadığı için intrapulmoner şant gelişir.
Şant, suda boğulmada görülen dirençli hipokseminin temel patofizyolojik mekanizmasıdır.
3
Tedavi yöntemini belirle.
PEEP uygulaması, kollabe olan alveolleri tekrar açarak (alveoler recruitment) fonksiyonel rezidüel kapasiteyi artırır ve şantı azaltır.
Mekanik ventilasyonda PEEP kullanımı oksijenasyonu düzeltmek için esastır.
4
Gereksiz tedavileri dışla.
Profilaktik antibiyotik, steroid ve rutin mide lavajı gibi uygulamaların yeri yoktur.
Güncel kılavuzlar bu ajanların sağkalımı artırmadığını ve komplikasyon riskini artırabileceğini belirtmektedir.

Anahtar Kavram

Suda boğulmada hipoksemi; sürfaktan kaybı, atelektazi, V/Q uyumsuzluğu ve intrapulmoner şant mekanizmalarıyla gelişir; yönetimde PEEP esastır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 42Soru

44 yaşında bir erkek çocuk, tatlı su gölünde boğulma tehlikesi geçirdikten sonra sudan çıkarılıyor. Olay yerindeki müdahale ile solunumu geri dönen çocuk acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde takipnesi saptanan ve oskültasyonda yaygın ralleri bulunan hastanın oda havasındaki oksijen saturasyonu %88\%88 ölçülüyor. Bu hastada gelişen akciğer hasarının fizyopatolojisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aspire edilen suyun sürfaktan fonksiyonlarını bozarak alveolar kollaps ve şant artışına yol açması temel mekanizmadır.

Cevap

Aspire edilen suyun sürfaktan fonksiyonlarını bozarak alveolar kollaps ve şant artışına yol açması
Doğru cevap, aspire edilen suyun sürfaktan fonksiyonlarını bozarak alveolar kollaps ve şant artışına yol açtığını belirten ifadedir. Suda boğulma olayında, akciğerlere giren sıvı sürfaktan yapısını bozar veya seyreltir. Sürfaktan kaybı, yüzey geriliminin artmasına, alveollerin sönmesine (atelektazi) ve dolayısıyla oksijenin kana geçemediği şant alanlarının oluşmasına neden olur. Bu süreç, suyun tonisitesinden (tatlı veya tuzlu) bağımsız olarak her iki boğulma türünde de hipoksinin ana nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu (takipne, ralller, hipoksi) analiz et.
Hastada suda boğulma sonrası gelişen akut akciğer hasarı ve pulmoner ödem saptanmıştır.
Suda boğulma sonrası gelişen hipoksinin altında yatan mekanizmayı belirlemek için patofizyolojik süreçleri değerlendirmek gerekir.
2
Tatlı su ve tuzlu su aspirasyonunun ortak etkisini hatırla.
Her iki durumda da ana problem sürfaktan bütünlüğünün bozulmasıdır.
Tatlı su sürfaktanı dilüe eder (seyreltir), tuzlu su ise sürfaktanı denatüre eder veya yıkayıp uzaklaştırır.
3
Sürfaktan kaybının akciğer mekaniği üzerindeki etkisini değerlendir.
Alveolar instabilite gelişir, alveoller kollabe olur (atelektazi) ve intrapulmoner şant artar.
Gaz değişimi yapılamayan ancak perfüzyonu devam eden bu alanlar (şant), hastada görülen derin hipoksinin temel nedenidir.

Anahtar Kavram

Suda boğulmada (hem tatlı hem tuzlu su) temel patoloji, sürfaktan kaybı sonucu gelişen alveolar instabilite ve hipoksidir.
Soru 43Soru

8 yaşında, 25 kg25\text{ kg} ağırlığındaki bir çocuk, suda boğulma sonrası arest halde acil servise getiriliyor. İki sağlık personeli tarafından 15:215:2 oranında yüksek kaliteli kalp masajı ve balon-maske ventilasyonu uygulanırken hasta başarılı bir şekilde entübe ediliyor. İleri havayolu sağlandıktan sonra yapılan monitörizasyonda ritmin asistoli olarak devam ettiği gözleniyor.

Güncel pediatrik ileri yaşam desteği kılavuzlarına (PALS 2020) göre, bu aşamada uygulanması gereken ventilasyon hızı ve göğüs basısı yönetimi aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göğüs basısı kesintisiz (dakikada 100120100-120 kez) uygulanmalı ve her 232-3 saniyede bir soluk (dakikada 203020-30 soluk) verilmelidir.

Cevap

Göğüs basısının kesintisiz uygulanması ve her 2-3 saniyede bir soluk verilmesi
2020 PALS kılavuz güncellemesine göre, pediatrik bir hastada endotrakeal tüp gibi bir ileri havayolu aracı yerleştirildikten sonra, göğüs basıları dakikada 100-120 hızında kesintisiz olarak uygulanmalı ve eş zamanlı olarak her 2-3 saniyede bir (dakikada 20-30 soluk) ventilasyon sağlanmalıdır. Bu değişiklik, pediatrik arrestlerde daha yüksek solunum hızlarının daha iyi sağkalım oranları ile ilişkili olduğunu gösteren çalışmalara dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın ileri havayolu (entübasyon) durumunu ve kurtarıcı sayısını değerlendir.
Hasta entübe edilmiştir ve iki kurtarıcı mevcuttur.
İleri havayolu sağlandığında senkronize CPR (bası/ventilasyon oranı) sona erer.
2
Güncel PALS 2020 ventilasyon hızı önerilerini hatırla.
İleri havayolu olan çocuklarda ventilasyon hızı dakikada 203020-30 soluk (232-3 saniyede bir) olmalıdır.
Bu hızın pediatrik resüsitasyonda daha iyi sonuçlar sağladığı gösterilmiştir.
3
Göğüs basısı yöntemini belirle.
Göğüs basısı dakikada 100120100-120 hızında kesintisiz olarak uygulanmalıdır.
Kesintisiz bası, koroner ve serebral perfüzyon basıncının sürekliliğini sağlar.

Anahtar Kavram

İleri Havayolu Sonrası Pediatrik CPR Yönetimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

8 yaşında ve 25 kg ağırlığındaki bir kız çocuğu, beden eğitimi dersinde aniden yere yığılıyor. 112 ekibi tarafından olay yerinde monitörize edilen hastada nabızsız ventriküler taşikardi (pVT) saptanıyor. Yüksek kaliteli CPR başlanıyor ve intraosseöz (İO) yol açılıyor. 50 J (2 J/kg) ile ilk defibrilasyon uygulanıyor. İki dakika süren CPR sonrası yapılan ritim kontrolünde pVT’nin devam ettiği görülüyor. Bunun üzerine 100 J (4 J/kg) ile ikinci defibrilasyon uygulanıyor ve göğüs kompresyonlarına hemen devam ediliyor.

Pediatrik İleri Yaşam Desteği kılavuzlarına göre, bu aşamada uygulanması gereken en uygun farmakolojik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenalin 0.25 mg İO

Cevap

Adrenalin 0.25 mg İO
Pediatrik arrest algoritmasında şoklanabilir bir ritim (VF veya nabızsız VT) varlığında sıralama şöyledir: 1. Şok \rightarrow CPR \rightarrow 2. Şok \rightarrow CPR + Adrenalin \rightarrow 3. Şok \rightarrow CPR + Amiodaron/Lidokain. Vaka senaryosunda 2. şok uygulandığı ve CPR'a devam edildiği belirtilmiştir; dolayısıyla sıra Adrenalin uygulamasındadır. Doz 0.01 mg/kg0.01\text{ mg/kg} üzerinden 25×0.01=0.25 mg25 \times 0.01 = 0.25\text{ mg} olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın ritmini ve mevcut tedavi aşamasını belirle.
Hasta nabızsız VT (şoklanabilir ritim) tablosunda. İlk şok (2 J/kg) verilmiş, CPR yapılmış, dirençli olduğu görülünce ikinci şok (4 J/kg) verilmiş ve CPR'a devam ediliyor.
Tedavi algoritmasındaki sırayı (şok-ilaç-şok) tespit etmek için.
2
Kılavuza göre bu aşamadaki ilacı seç.
Pediatrik İleri Yaşam Desteği (PALS) kılavuzuna göre, şoklanabilir ritimlerde Adrenalin 2. şoktan sonra (veya 2. şok başarısız olduktan sonra CPR sırasında) uygulanır. Antiaritmikler (Amiodaron/Lidokain) ise 3. şoktan sonra verilir.
İlaç zamanlamasının doğruluğunu sağlamak için.
3
İlaç dozunu hastanın kilosuna göre hesapla.
Hasta 25 kg. Adrenalin dozu: 0.01 mg/kg0.01\text{ mg/kg}. Hesaplanan: 25×0.01=0.25 mg25 \times 0.01 = 0.25\text{ mg}. (Maksimum tek doz 1 mg).
Doğru dozu belirlemek ve toksisiteden kaçınmak için.

Anahtar Kavram

Pediatrik kardiyak arrest (şoklanabilir ritim) algoritmasında ilaç uygulama sırası: Adrenalin 2. şoktan sonra, Antiaritmik (Amiodaron/Lidokain) 3. şoktan sonra uygulanır.

Daha Fazla Pratik

Şoklanamayan ritimlerde (Asistoli/NEA) Adrenalin uygulama zamanlamasını (mümkün olan en kısa sürede) ve Amiodaronun yerinin olmadığını (rutin değil) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru

77 yaşında kız çocuk, araç dışı trafik kazası sonucu acil servise getiriliyor. Birincil bakıda; hava yolu açık, solunum sesleri bilateral doğal, solunum sayısı 26/dk26/dk ve SpO2SpO_2 %97\%97 olarak saptanıyor. Dolaşım değerlendirmesinde; nabız 150/dk150/dk, kan basıncı 70/40mmHg70/40 mmHg, kapiller dolum zamanı 44 saniye ve periferik nabızlar zayıf olarak alınıyor. Hastaya 20ml/kg20 ml/kg izotonik kristaloid bolus infüzyonu yapılıyor. Bolus sonrası yapılan kontrolde nabız 148/dk148/dk, kan basıncı 72/42mmHg72/42 mmHg olarak ölçülüyor.

Bu hastada bundan sonraki en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 10ml/kg10 ml/kg eritrosit süspansiyonu transfüzyonuna başlanması

Cevap

İlk kristaloid bolusuna rağmen hemodinamik parametreleri düzelmeyen (non-responder) travma hastasında 10ml/kg10 ml/kg eritrosit süspansiyonu transfüzyonuna başlanması en uygun yaklaşımdır.
Çocuklarda hemorajik şok yönetiminde, ilk 20ml/kg20 ml/kg izotonik kristaloid bolusuna rağmen yaşamsal bulguları düzelmeyen (taşikardisi ve hipotansiyonu devam eden) hastalar 'yanıtsız' (non-responder) olarak kabul edilir. ATLS ve PALS kılavuzlarına göre, bu durumda bir sonraki adım eritrosit süspansiyonu (1020ml/kg10-20 ml/kg) transfüzyonudur. Bu yaklaşım, doku perfüzyonunu ve oksijen sunumunu geri kazandırmak için kritiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik durumu ve şok tipini belirle.
Hasta hipotansif taşikardik ve travma öyküsü var; bu durum dekompanse hemorajik şoku gösterir.
Tedavi stratejisini belirlemek için şokun evresini bilmek gerekir.
2
İlk resüsitasyon basamağına verilen yanıtı analiz et.
20ml/kg20 ml/kg izotonik sonrasında yaşamsal bulgularda anlamlı iyileşme saptanmadı (yanıtsız hasta).
ATLS/PALS protokollerinde bir sonraki basamağa geçiş kararını belirler.
3
Kılavuzlara göre kan ürünü endikasyonunu değerlendir.
Kristaloide yanıtsız dekompanse şokta kan transfüzyonu gereklidir.
Aktif kanama ve doku hipoksisi durumunda oksijen taşıma kapasitesini artırmak için altın standarttır.

Anahtar Kavram

Pediatrik travma resüsitasyonunda 'non-responder' (yanıtsız) hastaların yönetimi ve kan transfüzyonu endikasyonu.
Soru 46Soru

3yas\cında3 \, yaşında, 15kg15 \, kg ağırlığında bir kız çocuk; iki gündür devam eden şiddetli kusma ve ishal şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde uyuklamaya meyilli olduğu, göz kürelerinin çökük ve mukozalarının kuru olduğu gözleniyor. Kalp hızı 165/dk165/dk, solunum sayısı 38/dk38/dk, kan basıncı 85/55mmHg85/55 \, mmHg, kapiller geri dolum zamanı 4saniye4 \, saniye ve ekstremiteleri soğuk olarak saptanıyor.

Bu hastanın yönetimi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi en uygun yaklaşımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 20ml/kg20 \, ml/kg dozunda izotonik kristaloidin 5205-20 dakikada intravenöz yolla verilmesi

Cevap

Doku perfüzyonu bozuk olan ancak kan basıncı normal sınırlarda seyreden hastaya kompanse şok tanısıyla 20 ml/kg izotonik kristaloid (SF veya Ringer Laktat) 5-20 dakika içinde verilmelidir.
Hastada taşikardi (165/dk165/dk), uzamış kapiller geri dolum zamanı (4saniye4 \, saniye) ve soğuk ekstremiteler gibi doku perfüzyon bozukluğu bulguları varken sistolik kan basıncının yaşa göre normal (85mmHg>76mmHg85 \, mmHg > 76 \, mmHg) olması 'kompanse şok' tablosunu gösterir. Pediatrik İleri Yaşam Desteği (PALS) kılavuzuna göre, bu durumdaki hastalarda ilk basamak tedavi 20ml/kg20 \, ml/kg dozunda izotonik kristaloidin 5205-20 dakika içinde intravenöz veya intraosseöz yolla hızlıca verilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik parametrelerini (kalp hızı, kan basıncı, perfüzyon bulguları) değerlendir.
3yas\cında3 \, yaşında çocukta kan basıncının 85/55mmHg85/55 \, mmHg olması alt sınırın (76mmHg76 \, mmHg) üzerindedir ancak taşikardi ve perfüzyon bozukluğu mevcuttur.
Şokun evresini belirlemek için hayati bulgular ve fizik muayene birlikte yorumlanmalıdır.
2
Şokun tipini ve evresini belirle.
Gastroenterit öyküsü ve klinik bulgularla uyumlu olarak 'Kompanse Hipovolemik Şok' tanısı konur.
Kan basıncı henüz düşmediği için şok kompanse evrededir.
3
PALS (Pediatrik İleri Yaşam Desteği) kılavuzuna göre uygun sıvı resüsitasyonunu seç.
20ml/kg20 \, ml/kg izotonik kristaloid (SF veya RL) bolus hacmi belirlenir (15kg×20=300ml15 \, kg \times 20 = 300 \, ml).
Hipovolemik şokta ilk seçenek damar içi hacmi hızla artıracak izotonik sıvılardır.

Anahtar Kavram

Pediatrik Kompanse Şok ve Sıvı Resüsitasyonu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru

1818 aylık bir erkek çocuk, evde yaklaşık 1.51.5 metre yükseklikteki bir dolabın üzerinden sert zemine düşme sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; ağrılı uyarana gözlerini açtığı, sürekli huzursuz olduğu ve ağladığı ancak kucağa alındığında kısa süreliğine sakinleştiği, kendisine dokunulduğunda elini çekerek uyarandan kaçındığı saptanıyor. Arka oksipital bölgede 4cm4 cm çapında yumuşak doku hematomu izleniyor. Vital bulgularında kan basıncı 120/80mmHg120/80 mmHg, kalp hızı 65/dk65/dk ve solunum hızı 14/dk14/dk olup düzensizdir. Bu hastanın klinik değerlendirmesi ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olası bir kafa içi enfeksiyonu dışlamak ve intrakraniyal basıncı doğrudan ölçmek amacıyla ilk aşamada lomber ponksiyon yapılmalıdır.

Cevap

Kafa içi basınç artışı şüphesi olan hastalarda lomber ponksiyon yapılması kontrendikedir.
İntrakraniyal basınç artışı (KİBAS) şüphesi uyandıran klinik tabloda (Cushing triadı: hipertansiyon, bradikardi, solunum düzensizliği) lomber ponksiyon yapılması, kranyospinal basınç farkı oluşturarak beyin sapı herniasyonuna ve ölüme neden olabileceği için kesinlikle kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Pediatrik Glasgow Koma Skoru (pGKS) hesaplanması.
Göz (22): Ağrılı uyarana açma; Sözel (44): Huzursuz ancak teselli edilebiliyor; Motor (55): Ağrılı uyaranı lokalize etme/dokunmadan kaçınma. Toplam: 1111.
Travmanın şiddetini belirlemek için objektif bir kriterdir.
2
Vital bulguların yaşa göre yorumlanması.
1818 aylık çocukta kan basıncının yüksek (120/80120/80), kalp hızının düşük (6565) ve solunumun düzensiz olması Cushing triadını doğrular.
Bu bulgular kritik düzeyde intrakraniyal basınç artışını (KİBAS) gösterir.
3
Görüntüleme kararının PECARN kriterlerine göre verilmesi.
22 yaş altı, pGKS 1111 ve ciddi mekanizma (fall >0.9m> 0.9m) nedeniyle tomografi (BT) çekilmelidir.
Hayati kafa içi yaralanmaları saptamak için BT en hızlı yöntemdir.
4
Kontrendike uygulamaların tespiti.
KİBAS varlığında lomber ponksiyon (LP) herniasyon riskinden dolayı yapılmaz.
Basınç farkı nedeniyle beyin dokusunun foramen magnuma doğru itilmesini engellemek gerekir.

Anahtar Kavram

KİBAS bulguları (Cushing triadı) olan hastalarda lomber ponksiyon herniasyon riski nedeniyle kontrendikedir.
Soru 48Soru

88 yaşındaki bir kız çocuğu, at binerken düşerek başını sert bir kayaya çarpması sonucu acil servise getiriliyor. Kask takmadığı öğrenilen hastanın ilk nörolojik değerlendirmesinde; gözlerini sadece ağrılı uyaranla açtığı, ağrılı uyarana yalnızca anlamsız iniltilerle yanıt verdiği ve ekstremitelerinde ağrılı uyaranla anormal fleksiyon (dekortike postür) geliştirdiği saptanıyor. Yaşamsal bulgularında; kalp tepe atımı 5252/dk, kan basıncı 145/95145/95 mmHg ve solunumu düzensiz (Cheyne-Stokes paterninde) olarak ölçülüyor.

PECARN (Pediatric Emergency Care Applied Research Network) klinik karar kuralları ve hastanın mevcut bulguları dikkate alındığında, bu hastanın acil yönetiminde aşağıdaki işlemlerden hangisinin yapılması kesinlikle kontrendikedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olası bir merkezi sinir sistemi enfeksiyonunu dışlamak için tanısal lomber ponksiyon prosedürünün uygulanması

Cevap

Hastada KİBAS bulguları ve beyin herniasyonu riski olduğu için lomber ponksiyon prosedürünün uygulanması kesinlikle kontrendikedir.
Hastada KİBAS'ın klasik bir göstergesi olan Cushing triadı (hipertansiyon, bradikardi, düzensiz solunum) ve koma hali (GKS=7) mevcuttur. Kafa içi basıncının belirgin olarak arttığı durumlarda lomber ponksiyon (LP) yapılması, spinal kanaldaki basıncın aniden düşmesine ve beyin dokusunun foramen magnum'a doğru yer değiştirmesine (herniasyon) neden olacağından kesinlikle kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın Glaskow Koma Skorunu (pGKS) hesaplama
Göz açma: 22, Sözel yanıt: 22, Motor yanıt: 33 olmak üzere toplam pGKS = 77 bulunur.
Kafa travmasının şiddetini ve hava yolu güvenliği ihtiyacını (GKS 8\leq 8) belirlemek için.
2
Yaşamsal bulguları yorumlama
Bradikardi, hipertansiyon ve düzensiz solunum tablosu 'Cushing triadı' olarak tanımlanır.
Kafa içi basınç artışı sendromunun (KİBAS) ve yaklaşan beyin herniasyonunun klinik bulgularını tanımak için.
3
PECARN kriterlerini uygulama
GKS <14< 14 olduğu için hasta yüksek risk grubundadır ve acil beyin tomografisi çekilmelidir.
Klinik karar kurallarına göre radyolojik görüntüleme endikasyonunu netleştirmek için.
4
Kontrendike olan işlemi tespit etme
Lomber ponksiyon prosedürünün kontrendike olduğu sonucuna varılır.
KİBAS varlığında omurilik kanalından sıvı alınması, basınç farkı yaratarak fatal beyin fıtıklaşmasına (herniasyon) neden olur.

Anahtar Kavram

Kafa travmasında KİBAS bulguları (Cushing triadı) ve lomber ponksiyon kontrendikasyonu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, araç dışı trafik kazası sonrası ağır yüz yaralanması, maksillofasiyal fraktür şüphesi ve kontrol edilemeyen ağız içi kanama ile acil servise getiriliyor. Birincil bakıda; hastanın bilincinin kapalı olduğu, havayolunun kan ve sekresyonlarla tıkalı olduğu, SpO2SpO_2 düzeyinin %7575 olduğu ve maske-balon ile etkili ventilasyon yapılamadığı saptanıyor. Uzman hekim tarafından yapılan iki ardışık orotrakeal entübasyon girişimi, anatomik bozulma ve yoğun kanama nedeniyle başarısız oluyor. Bu aşamada, hastanın havayolu yönetiminde uygulanması gereken en uygun ve yaş grubu itibarıyla kontrendike olmayan yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İğne krikotiroidotomi (jet ventilasyon ile birlikte) uygulanması

Cevap

Hava yolu sağlanamayan ve ventilasyon yapılamayan 12 yaş altı çocuklarda en uygun invaziv girişim iğne krikotiroidotomidir.
Çocuklarda havayolu yönetimi sırasında 'entübe edilemez ve havalandırılamaz' durumuyla karşılaşıldığında invaziv girişim gereklidir. ATLS ve PALS kılavuzlarına göre, krikoid kartilajın küçük çocuklarda havayolunun en dar kısmı olması ve cerrahi girişim sonrası gelişebilecek subglottik stenoz riski nedeniyle, 1212 yaş altındaki (bazı kaynaklarda 88-1010 yaş) çocuklarda cerrahi krikotiroidotomi kontrendikedir. Bu yaş grubunda en güvenli ve hızlı invaziv yöntem iğne krikotiroidotomi ve ardından uygulanan perkütan transtrakeal jet ventilasyondir.

Adım Adım Çözüm

1
Havayolu (A) değerlendirmesi yapılması
Hastanın 'entübe edilemez ve oksijenize edilemez' (cannot intubate, cannot oxygenate) durumunda olduğu saptanır.
Maksillofasiyal travma ve kanama nedeniyle rutin yöntemler başarısız olmuştur.
2
Yaşa uygun invaziv havayolu yöntemi seçilmesi
Cerrahi krikotiroidotomi yerine iğne krikotiroidotomi kararı verilir.
7 yaşındaki bir çocukta cerrahi krikotiroidotomi subglottik stenoz riski nedeniyle kontrendikedir.
3
İğne krikotiroidotomi ve perkütan transtrakeal jet ventilasyon uygulanması
Oksijenizasyonun geçici olarak sağlanması.
Kesin havayolu (trakeostomi veya ameliyathane şartlarında cerrahi havayolu) sağlanana kadar zaman kazanmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Pediatrik travmada cerrahi havayolu yönetimi ve yaşa bağlı kontrendikasyonlar.

Daha Fazla Pratik

Pediatrik travmada 'Hipotansif Şok' gelişen hastada sıvı resüsitasyonu ve kan ürünü kullanım eşiklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 50Soru

66 yaşında bir kız çocuk, yüksekten (33 metre) beton zemine düşme sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında havayolu açık, solunum hızı 34/dak34/\text{dak}, SpO2SpO_2 %92\%92, nabız 128/dak128/\text{dak} ve kan basıncı 98/62 mmHg98/62\text{ mmHg} olarak saptanıyor. Fizik muayenede sol hemitoraksta ekimoz ve oskültasyonda akciğer seslerinde azalma saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde kot kırığı izlenmezken, sol akciğerde yama tarzında pulmoner kontüzyon ile uyumlu opasiteler görülüyor. Bu hastada belirgin parankimal hasara rağmen kot kırığı görülmemesinin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çocuklarda toraks kafesinin kompliyansının yüksek olması

Cevap

Çocuklarda toraks kafesinin kompliyansının (esnekliğinin) yüksek olması
Çocuklarda toraks duvarı erişkinlere göre çok daha yüksek kompliyansa (esnekliğe) sahiptir. Kotların kıkırdaksı yapısının fazla olması nedeniyle, göğüs kafesine gelen travmatik enerji kotları kırmak yerine onları içeri doğru esnetir. Bu esneme sonucunda kinetik enerji doğrudan akciğer parankimine iletilir ve ağır pulmoner kontüzyonlar oluşur. Dolayısıyla çocuklarda kot kırığı olmaması, ciddi bir intratorasik yaralanma olmadığı anlamına gelmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et
Belirgin parankimal akciğer hasarı (kontüzyon) varlığına rağmen radyolojik olarak kot kırığının yokluğu saptandı.
Pediatrik travmalarda dıştan gelen enerjinin vücut içindeki dağılımını anlamak için pediatrik anatomi bilinmelidir.
2
Pediatrik göğüs kafesi yapısını değerlendir
Çocuklarda kotların daha fazla kıkırdak içermesi nedeniyle toraks duvarı çok daha esnektir.
Yüksek kompliyans, dışarıdan gelen travmatik gücün kotlar tarafından absorbe edilmeden (kırılmadan) iç organlara iletilmesine yol açar.
3
Mekanizmayı klinik tabloyla birleştir
Gelen enerji kotu kırmadan akciğer parankimine ulaşarak kontüzyona neden olmuştur.
Bu durum pediatrik travmalarda 'gizli' veya ağır iç organ yaralanmalarının kot kırığı olmasa bile akılda tutulması gerektiğini gösterir.

Anahtar Kavram

Pediatrik Toraks Kompliyansı ve Travma Mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 51Soru

Bir ev yangını sonrası acil servise getirilen 25 kg25 \text{ kg} ağırlığındaki bir çocuğun fizik muayenesinde; burun kıllarında ütülenme ve isli (karbonöz) balgam saptanmamıştır. Gövde ön yüzünde %10\%10 vücut yüzey alanını etkileyen, ağrılı ve büllerle seyreden ikinci derece yanıklar saptanan bu hastada, Parkland formülüne göre ilk 88 saatte verilmesi gereken toplam resüsitasyon kristaloid miktarı kaç ml\text{ml}'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 500 ml500 \text{ ml}

Cevap

İlk 88 saatte verilmesi gereken miktar 500 ml500 \text{ ml}'dir.
Doğru cevap olan 500 ml500 \text{ ml} seçeneği, Parkland formülü (4 ml×25 kg×10=1000 ml4 \text{ ml} \times 25 \text{ kg} \times 10 = 1000 \text{ ml}) ile bulunan günlük toplam miktarın tam yarısını ifade eder. Pediatrik yanık yönetiminde kristaloid resüsitasyonunun yarısı ilk 88 saat içinde infüze edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parkland formülünü kullanarak 2424 saatlik toplam resüsitasyon sıvı miktarını hesapla.
4 ml×25 kg×10=1000 ml4 \text{ ml} \times 25 \text{ kg} \times 10 = 1000 \text{ ml}
Parkland formülü pediatrik hastalarda 4 ml/kg/% yanık alanı4 \text{ ml/kg/\% yanık alanı} olarak uygulanır.
2
Zamanlamaya göre ilk 88 saatlik dilimi belirle.
1000 ml/2=500 ml1000 \text{ ml} / 2 = 500 \text{ ml}
Hesaplanan toplam sıvının yarısı ilk 88 saatte, kalan yarısı ise sonraki 1616 saatte verilmelidir.

Anahtar Kavram

Pediatrik yanık hastalarında resüsitasyon sıvısı Parkland formülü (4 ml×kg×%4 \text{ ml} \times \text{kg} \times \% yanık) ile hesaplanır ve yarısı ilk 88 saatte verilir.
Soru 52Soru

Ev yangınında kapalı ortamda duman ve alevlere maruz kalan 6 yaşında ve 20 kg ağırlığındaki bir kız çocuğu acil servise getiriliyor. Fizik muayenede genel durumu orta, ses kısıklığı mevcut ve ağız içinde isli görünüm saptanıyor. Vücut yüzey alanı değerlendirmesinde; sırtın tamamında (Tüm arka gövde) ve her iki üst ekstremitenin tamamında 2. ve 3. derece yanıklar olduğu belirleniyor. Hastanın hava yolu güvenliği sağlandıktan sonra, Parkland formülü ve pediatrik idame sıvı gereksinimleri dikkate alındığında, ilk 8 saatte uygulanması gereken en uygun intravenöz sıvı tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1440 ml Ringer Laktat + 500 ml %5 Dekstroz-NaCl

Cevap

1440 ml Ringer Laktat + 500 ml %5 Dekstroz-NaCl
6 yaşındaki çocukta kol (%9) ve gövde (%18 ön, %18 arka) oranları yetişkinle aynı kabul edilebilir. Toplam yanık alanı %36'dır (18+9+9). Resüsitasyon sıvısı (Parkland): 4 x 20 x 36 = 2880 ml/24 saat; ilk 8 saatte 1440 ml verilir. Pediatrik hastalarda buna ek olarak idame sıvısı (Holliday-Segar: 10x100 + 10x50 = 1500 ml/24 saat) verilir; ilk 8 saatte idamenin 1/3'ü olan 500 ml eklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Yanık yüzey alanını (TBSA) hesapla.
Sırt (Arka gövde) %18 + Sağ Kol %9 + Sol Kol %9 = %36 TBSA. (Çocuklarda kol ve gövde oranları yetişkinle benzer kabul edilir).
Sıvı hesabı için toplam yanık yüzdesi gereklidir.
2
Parkland formülü ile 24 saatlik ve ilk 8 saatlik resüsitasyon sıvısını hesapla.
24 saatlik: 4 ml x 20 kg x 36 = 2880 ml. İlk 8 saat (yarısı): 1440 ml Ringer Laktat.
Yanık şokunu önlemek için intravasküler hacim tamamlanmalıdır.
3
Holliday-Segar formülü ile 24 saatlik ve ilk 8 saatlik idame sıvısını hesapla.
24 saatlik: (10 kg x 100) + (10 kg x 50) = 1500 ml. İlk 8 saat (1/3'ü): 500 ml Dekstrozlu sıvı.
Çocuklarda (genellikle <30 kg) glikojen depoları sınırlı olduğundan resüsitasyona ek olarak idame sıvısı verilmelidir.
4
Toplam tedaviyi belirle.
1440 ml RL (Resüsitasyon) + 500 ml Dekstrozlu mayi (İdame).
İki sıvı ihtiyacı eş zamanlı karşılanmalıdır.

Anahtar Kavram

Pediatrik yanıklarda sıvı tedavisi: Parkland formülü ile hesaplanan resüsitasyon sıvısına (RL), yaşa uygun idame sıvısı (genellikle Dekstrozlu) eklenmelidir.

İpuçları

1
Çocuklarda yanık yüzdeleri (9'lar kuralı) yaşa göre değişir, ancak kollar ve gövde oranları sabit kalır.
2
Yetişkinlerden farklı olarak, çocuklarda yanık resüsitasyonuna (Parkland) ek olarak 'idame' sıvısı da hesaplanıp verilmelidir.
3
Parkland formülü: 4 ml x kg x %Yanık. İdame formülü (ilk 20kg için): 1500 ml/gün. İlk 8 saatte Parkland'ın yarısı, İdamenin üçte biri verilir.

Daha Fazla Pratik

İnhalasyon hasarı durumunda entübasyon endikasyonları ve karbonmonoksit zehirlenmesi tedavisi.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 53Soru

Kömür sobası ile ısıtılan bir odada uyuyan 8 yaşındaki bir çocuk, sabah bilinç bulanıklığı, şiddetli baş ağrısı ve kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hastanın taşikardik ve takipneik olduğu saptanıyor. Parmak ucundan ölçülen standart puls oksimetre ile oksijen satürasyonu (SpO2SpO_2) %98\%98 olarak ölçülüyor.

Karbonmonoksit (CO) zehirlenmesi düşünülen bu hastanın patofizyolojisi ve klinik değerlendirmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Standart puls oksimetre, karboksihemoglobini oksihemoglobinden ayırt edemediği için doku düzeyinde hipoksi olmasına rağmen satürasyon değerini yanlışlıkla normal gösterir.

Cevap

Standart puls oksimetrenin karboksihemoglobini oksihemoglobinden ayırt edememesi nedeniyle satürasyonu yanlışlıkla normal göstermesi.
Karbonmonoksit zehirlenmelerinde hastalar şiddetli doku hipoksisi yaşamalarına rağmen, standart puls oksimetre cihazları iki dalga boyunda ışık emilimine göre çalıştığı için karboksihemoglobini oksihemoglobin gibi algılar. Bu nedenle oksijen satürasyonunu yalancı bir şekilde yüksek (%98-100) gösterir. Tanı ve oksijenasyonun doğru değerlendirilmesi için kan gazında çoklu dalga boyu kullanan CO-oksimetre cihazları ile karboksihemoglobin (COHb) düzeyi ölçülmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın öyküsünü ve fizik muayene bulgularını değerlendir
Kömür sobası kullanımı sonrası bilinç bulanıklığı karbonmonoksit (CO) zehirlenmesi için tipiktir. Hasta taşikardik ve takipneik olmasına rağmen standart oksijen satürasyonu normaldir (%98).
Klinik zehirlenme tablosu ile laboratuvar/ölçüm aracının (puls oksimetre) uyumsuzluğunu fark etmek.
2
Standart puls oksimetrenin çalışma prensibini hatırla
Standart cihazlar oksihemoglobin ve karboksihemoglobini birbirinden ayıramaz. Bu yüzden kanında yüksek oranda CO bulunan hastada satürasyon düşüklüğü tespit edilemez.
Doku hipoksisini değerlendirmede standart ölçümlerin CO zehirlenmesindeki kör noktasını anlamak.
3
Seçeneklerdeki diğer fizyolojik mekanizmaları ele
CO, disosiyasyon eğrisini sola kaydırır (sağa değil). PaO2PaO_2 düzeyi plazmada çözünen oksijeni gösterdiğinden normaldir. CO, mitokondriyal enzimleri doğrudan inhibe eder.
Zehirlenmenin moleküler patofizyolojisine dair yanlış ifadeleri dışlamak.

Anahtar Kavram

Karbonmonoksit zehirlenmesinde oksijenasyonun değerlendirilmesi ve patofizyoloji

İpuçları

1
Standart bir puls oksimetrenin hangi molekülleri birbirinden ayırt edemediğini düşünün.
2
Arteriyel kan gazında bakılan PaO2 parametresi hemoglobine bağlı oksijeni mi yoksa plazmada çözüneni mi yansıtır?

Daha Fazla Pratik

Karbonmonoksit zehirlenmesinde hiperbarik oksijen (HBO) tedavisi kesin endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

1414 aylık bir erkek çocuk, yaklaşık 11 metre yükseklikteki mama sandalyesinden sert zemine düşme öyküsüyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; pupillerin izokorik olduğu ancak ışık refleksinin bilateral yavaş alındığı saptanıyor. Hastanın kalp hızı 6262/dakika, kan basıncı 118/74118/74 mmHg ve solunumu düzensizdir. Pediatrik Glasgow Koma Skoru (pGKS) 99 olarak hesaplanan ve ön fontaneli bombeli olan bu hastada, aşağıdakilerden hangisinin yapılması kesinlikle kontrendikedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lomber ponksiyon yapılarak beyin omurilik sıvısı örneği alınması

Cevap

Kafa içi basınç artışı bulguları olan pediatrik kafa travmalı hastada lomber ponksiyon yapılması kontrendikedir.
Hastada saptanan bradikardi, hipertansiyon ve solunum düzensizliği 'Cushing Triadı' olarak bilinir ve kafa içi basınç artışının (KİBAS) kesin göstergesidir. Bu durumda, intrakraniyal ve spinal kompartmanlar arasındaki basınç gradyanını bozarak serebral herniasyona yol açabilecek olan lomber ponksiyon girişimi kesinlikle kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Bradikardi (6262/dak), hipertansiyon (118/74118/74 mmHg) ve solunum düzensizliği saptandı.
Bu üçlü (Cushing triadı), kafa içi basınç artışı sendromunun (KİBAS) karakteristik göstergesidir.
2
Fizik muayene bulgularının yorumlanması
Ön fontanelin bombeli olması ve pGKS'nin 99 (orta şiddette travma) olması KİBAS tanısını desteklemektedir.
Bebeklerde fontanel bombeliği intrakraniyal basınç artışının doğrudan bir bulgusudur.
3
Kontrendikasyonların belirlenmesi
Lomber ponksiyonun herniasyona yol açabileceği saptandı.
KİBAS varlığında spinal bölgeden sıvı boşaltılması, beyin dokusunun basınç farkıyla foramen magnuma doğru kaymasına (herniasyon) ve ani ölüme neden olabilir.

Anahtar Kavram

Cushing triadı (bradikardi, hipertansiyon, solunum düzensizliği) varlığında herniasyon riski nedeniyle lomber ponksiyon yapılamaz.
Soru 55Soru

55 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 22 saat önce babasına ait propranolol (beta bloker) tabletlerinden belirsiz miktarda yuttuğu fark edilerek acil servise getiriliyor. Acil servisteki ilk fizik muayenesinde bilinci letarjik, kalp hızı 5555/dakika, kan basıncı 70/4570/45 mmHgmmHg ve parmak ucu kan şekeri 4848 mg/dLmg/dL olarak saptanıyor. Damar yolu açılıp uygun dozda izotonik sodyum klorür yüklemesi ve atropin tedavisi uygulanmasına rağmen vital bulgularında düzelme olmayan bu hastada, miyokardiyal kontraktiliteyi ve kalp hızını artırmak amacıyla kullanılması gereken en uygun spesifik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glukagon

Cevap

Atropin ve sıvı tedavisine yanıtsız beta bloker zehirlenmesinde en uygun spesifik tedavi glukagon uygulamasıdır.
Doğru seçenek olan glukagon, miyokardiyal hücre zarı üzerindeki spesifik reseptörlerine bağlanarak beta reseptörlerini tamamen baypas eder. Bu bağlanma, G-proteini aracılığıyla adenilat siklaz enzimini aktive eder ve ATPATP'den cAMPcAMP sentezini artırır. Artan cAMPcAMP, protein kinaz A'yı aktive ederek kalsiyum kanallarının açılmasını sağlar ve hücre içine kalsiyum girişini artırarak pozitif inotrop (kasılma gücü) ve kronotrop (kalp hızı) etki oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analiz edilmesi
Bradikardi (5555/dk), hipotansiyon (70/4570/45 mmHgmmHg) ve hipoglisemi (4848 mg/dLmg/dL)
Bu triad, çocuklarda beta bloker zehirlenmesinin klasik klinik sunumudur.
2
İlk tedaviye yanıtın değerlendirilmesi
Sıvı replasmanı ve atropine yanıt alınamamıştır.
Beta bloker zehirlenmesinde beta reseptörler işgal edildiği için standart antikolinerjik dozları genellikle yetersiz kalır.
3
Spesifik antidot seçimi
Glukagon tedavisine başlanması
Glukagon, beta reseptörlerinden bağımsız bir yolla miyokardiyal hücre içi cAMPcAMP seviyesini artırabilen en önemli antidottur.

Anahtar Kavram

Beta bloker zehirlenmesinde glukagonun etki mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 56Soru

55 yaşında bir erkek çocuk, araç dışı trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakıda hava yolu açık, solunum hızı 4848/dk'dır. Sol hemitoraksta solunum sesleri alınamıyor ve perküsyonda matite saptanıyor. Dolaşım değerlendirmesinde nabız 175175/dk, kan basıncı 62/3862/38 mmHgmmHg (hipotansif) ve kapiller geri dolum zamanı 55 saniyedir. Hastaya damar yolu açılarak toplam 4040 ml/kgml/kg izotonik kristalloid bolus uygulanmasına rağmen hemodinamik bulgularda düzelme saptanmıyor. Sol göğüs boşluğuna tüp torakostomi uygulanıyor ve toraks tüpünden hemen 400400 mlml taze kanlı drenaj geliyor. Bu hasta için en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil torakotomi kararı verilmesi

Cevap

Çocuklarda tüp torakostomi sonrası başlangıç drenajının 1515 ml/kgml/kg üzerinde olması masif hemotoraks olarak tanımlanır ve acil torakotomi endikasyonudur.
Vakada 55 yaşındaki bir çocukta tüp torakostomi sonrası 400400 ml kan drenajı saptanmıştır. Çocuklarda masif hemotoraks tanımı başlangıçta >15>15 ml/kg veya >24>2-4 ml/kg/saat kan gelmesidir. 55 yaşındaki bir çocuğun tahmini ağırlığı 182018-20 kg kabul edildiğinde, 400400 ml drenaj yaklaşık 202220-22 ml/kg'a tekabül eder. Bu durum acil torakotomi endikasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tahmini ağırlığını hesapla ve şok durumunu değerlendir.
55 yaşındaki bir çocuğun tahmini ağırlığı yaklaşık 182018-20 kgkg'dır. Belirgin taşikardi ve hipotansiyon dekompanse şoku gösterir.
Tedavi dozları ve cerrahi eşikler çocuğun ağırlığına göre belirlenir.
2
Göğüs tüpü drenaj miktarını ağırlığa göre oranla.
400400 ml/20ml / 20 kg=20kg = 20 ml/kgml/kg (veya 400400 ml/18ml / 18 kg22kg \approx 22 ml/kgml/kg).
Drenajın masif olup olmadığını belirlemek için ml/kg cinsinden miktar hesaplanmalıdır.
3
Cerrahi endikasyonları gözden geçir.
Drenaj miktarı 1515 ml/kgml/kg (veya toplam kan hacminin %\% 2020'si) eşiğini aşmıştır.
Masif hemotoraks durumunda kanama genellikle cerrahi müdahale gerektiren büyük damar veya hiler yaralanmalardan kaynaklanır.
4
Bir sonraki adımı belirle.
Acil torakotomi uygulanmalıdır.
Kristalloid resüsitasyonuna yanıt vermeyen ve aktif masif kanaması olan hastada altın standart cerrahi kontroldür.

Anahtar Kavram

Çocuklarda masif hemotoraks tanısı ve acil torakotomi endikasyonları.
Soru 57Soru

66 yaşında ve 20kg20 kg ağırlığında olan, dilate kardiyomyopati tanısıyla izlenen bir çocuk; yüksek ateş, öksürük ve halsizlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; genel durumu kötü, uykuya meylli, vücut ısısı 39.2C39.2^\circ C, nabız 155/dk155/dk, solunum sayısı 42/dk42/dk ve kan basıncı 70/40mmHg70/40 mmHg saptanıyor. Kapiller geri dolum zamanı 44 saniye olan hastanın akciğer oskültasyonunda bazallerde ince krepitan ralleri, batın muayenesinde ise karaciğerin kot altını 4cm4 cm geçtiği görülüyor. Bu hastaya yönelik en uygun ilk sıvı resüsitasyonu yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 510ml/kg5-10 ml/kg izotonik kristaloidin 102010-20 dakikada verilmesi

Cevap

Kalp yetmezliği bulguları (hepatomegali, raller) eşlik eden septik şok tablosunda, ilk sıvı resüsitasyonu 5-10 ml/kg dozunda kısıtlanarak ve daha yavaş bir sürede uygulanmalıdır.
Pediatrik şok yönetiminde standart yaklaşım 20ml/kg20 ml/kg izotonik kristaloid olsa da; dilate kardiyomyopati, hepatomegali ve raller gibi kalp yetmezliği bulguları olan hastalarda bu doz 510ml/kg5-10 ml/kg olarak kısıtlanmalı ve sıvı yüklenmesi bulguları açısından hasta yakından izlenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunun ve altta yatan risk faktörlerinin değerlendirilmesi.
Hastada hipotansif şok tablosu ile birlikte dilate kardiyomyopati öyküsü mevcut.
Altta yatan kronik hastalıklar sıvı yönetimini doğrudan etkiler.
2
Fizik muayenedeki sıvı yüklenmesi bulgularının analizi.
Akciğerde krepitan raller ve hepatomegali saptanması.
Bu bulgular agresif sıvı yüklemesinin (20 ml/kg) pulmoner ödem riskini artıracağını gösterir.
3
PALS ve pediatrik septik şok kılavuzlarına göre uygun dozun seçilmesi.
5-10 ml/kg izotonik kristaloid kararı.
Riskli hasta gruplarında (kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, ağır malnütrisyon) kısıtlı sıvı bolusu hayat kurtarıcıdır.

Anahtar Kavram

Özel durumlarda (Kalp yetmezliği vb.) şokta sıvı resüsitasyonu modifikasyonu.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 58Soru

33 yaşında bir erkek çocuk, evde açık bırakılan bir ilaç şişesinden yaklaşık 2020 adet tablet yuttuğu şüphesiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hiperpne, taşikardi, huzursuzluk ve hafif dehidratasyon bulguları saptanıyor.

Laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
pHpH7.467.46
pCO2pCO_22222 mmHgmmHg
HCO3HCO_31515 mEq/LmEq/L
Serum Salisilat5555 mg/dLmg/dL

Bu hastanın yönetiminde en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz sodyum bikarbonat ile idrar alkalizasyonu

Cevap

İntravenöz sodyum bikarbonat ile idrar alkalizasyonu
Hastada saptanan hiperpne ve kan gazındaki düşük pCO2pCO_2 ile düşük HCO3HCO_3 tablosu, salisilat zehirlenmesinin klasik bulgusudur. Salisilatlar asidiktir ve idrar alkalize edildiğinde (sodyum bikarbonat ile) idrar lümeninde iyonize formda hapsolurlar. Bu durum, salisilatın lipid membranlardan geçerek kana geri dönmesini engeller ve böbrek yoluyla atılımını yaklaşık 10-20 kat artırır. Ayrıca alkalizasyon, salisilatın dokulara (özellikle beyne) geçişini de azaltarak toksisiteyi sınırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hiperpne, taşikardi ve huzursuzluk ile birlikte mikst tip (respiratuar alkaloz ve metabolik asidoz) bozukluk saptandı.
Salisilatlar solunum merkezini uyararak respiratuar alkaloza, hücresel metabolizmayı bozarak da metabolik asidoza neden olurlar.
2
Zehirlenme düzeyinin değerlendirilmesi
Serum salisilat düzeyi 5555 mg/dLmg/dL olarak belirlendi.
Bu düzey orta şiddette bir zehirlenmeyi gösterir ve eliminasyonu artırıcı tedavi gerektirir.
3
Uygun eliminasyon yönteminin seçilmesi
İdrar pHpH'ının 7.58.57.5-8.5 arasına çıkarılması planlandı.
Sodyum bikarbonat ile sağlanan idrar alkalizasyonu, salisilatın iyonize halde kalmasını sağlayarak böbrek tübüllerinden geri emilimini azaltır (iyon tuzağı prensibi).

Anahtar Kavram

Salisilat zehirlenmesinde iyon tuzağı (ion trapping) mekanizması ile renal eliminasyonun artırılması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru

18 aylık, 12 kg12 \text{ kg} ağırlığında bir çocuk, evde çıkan yangın sonrası 2 saat gecikmeli olarak acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; tüm baş-boyun bölgesi, gövde ön yüzü ve sağ kolun tamamında büllü, yer yer ağrılı, yer yer beyaz renkli ve basmakla solmayan alanlar saptanıyor. Hastanın burun kıllarının (vibrissalar) yanmış olduğu, orofarenkste kurum partikülleri görüldüğü ve hafif ses kısıklığı başladığı izleniyor. Bu hasta için en uygun acil yönetim ve ilk 6 saatte (ilk 8 saatlik dilimin geri kalanında) uygulanması gereken sıvı infüzyon hızı aşağıdakilerden hangisidir? (Sıvı resüsitasyonu için Ringer Laktat; idame için %5 Dekstroz + 1/4 S/F kullanılacaktır.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endotrakeal entübasyon; 241 mL/sa241 \text{ mL/sa}

Cevap

Endotrakeal entübasyon yapılması ve sıvının 241 mL/sa241 \text{ mL/sa} hızında verilmesi en uygun yaklaşımdır.
Hastada ses kısıklığı, orofarenkste kurum ve vibrissalarda yanma olması ciddi inhalasyon hasarı ve yaklaşan üst hava yolu obstrüksiyonunu gösterir; bu nedenle acil endotrakeal entübasyon ilk adımdır. Sıvı tedavisinde Parkland formülü (4 mL/kg/%4 \text{ mL/kg/\%}) ile hesaplanan resüsitasyon sıvısının yarısına, hastanın bazal idame sıvısının (Holiday-Segar) 8 saatlik payı eklenir. 2 saatlik gecikme, toplam 8 saatlik ihtiyacın kalan 6 saatte verilmesini gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
İnhalasyon hasarı ve hava yolu değerlendirmesi
Acil endotrakeal entübasyon endikasyonu
Burun kıllarında yanma, ağızda kurum ve özellikle 'ses kısıklığı' üst hava yolu ödeminin progresif olduğunu gösterir; obstrüksiyon gelişmeden hava yolu güvenceye alınmalıdır.
2
Pediyatrik '9'lar Kuralı' ile yanık yüzdesi (VYA) hesabı
VYA = %45
18 aylık çocukta; Baş-boyun %18, Gövde ön yüz %18, Sağ kol %9 olarak hesaplanır (18+18+9=4518+18+9 = 45).
3
Parkland formülü ile 24 saatlik resüsitasyon sıvısı hesabı
2160 mL (Ringer Laktat)
4 mL×12 kg×45%=2160 mL4 \text{ mL} \times 12 \text{ kg} \times 45\% = 2160 \text{ mL}.
4
Holiday-Segar yöntemi ile 24 saatlik idame sıvı hesabı
1100 mL (%5 Deks + 1/4 S/F)
10 kg×100+2 kg×50=1100 mL10 \text{ kg} \times 100 + 2 \text{ kg} \times 50 = 1100 \text{ mL}. (Pediyatrik yanıklarda Parkland'e idame eklenmelidir).
5
İlk 8 saatlik dilim için gereken toplam volüm ve hız hesabı
241 mL/sa
İlk 8 saatlik pay: Resüsitasyonun yarısı (1080 mL1080 \text{ mL}) + 8 saatlik idame (1100/3367 mL1100 / 3 \approx 367 \text{ mL}) = 1447 mL1447 \text{ mL}. Gecikme nedeniyle bu volüm 6 saatte (828-2) verilmelidir: 1447/6241 mL/sa1447 / 6 \approx 241 \text{ mL/sa}.

Anahtar Kavram

Pediyatrik yanık yönetiminde hava yolu güvenliği (erken entübasyon), yaşa uygun yanık alanı hesabı (modifiye 9'lar kuralı) ve Parkland formülüne mutlaka idame sıvının eklenmesi gerekliliği.
Soru 60Soru

1010 yaşında bir erkek çocuk, araç dışı trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında; havayolu açık, solunumu yüzeysel ve hızı 30/dak30/\text{dak}, akciğer sesleri bilateral doğal alınıyor. Nabız 148/dak148/\text{dak}, kan basıncı 78/45 mmHg78/45\text{ mmHg}, kapiller dolum süresi 44 saniye olarak saptanıyor. Nörolojik değerlendirmede bilinci kapalı (GCS:6GCS: 6), pupilleri izokorik ve ışık reaksiyonu her iki tarafta zayıf alınıyor. Batın muayenesinde distansiyon ve sağ üst kadranda yaygın ekimoz mevcut.

Bu hastanın acil servisteki yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Havayolu güvenliği sağlandıktan sonra, agresif sıvı resüsitasyonu ile normotansiyon sağlanmalı; hipotansiyondan kaçınılarak sekonder beyin hasarı önlenmelidir.

Cevap

Havayolu güvenliği sağlandıktan sonra agresif sıvı resüsitasyonu ile normotansiyon sağlanması, kafa travmalı hastada sekonder beyin hasarını önlemek için en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım, havayolu güvenliğini sağladıktan sonra agresif sıvı resüsitasyonu ile normovolemi ve normotansiyonun hedeflenmesidir. Çocuklarda kafa travması varlığında tek bir hipotansiyon atağı bile mortaliteyi ve kötü nörolojik sonuçları belirgin şekilde artırır. Bu nedenle, batın içi kanama şüphesi olsa dahi serebral perfüzyonu korumak için yeterli kan basıncı sağlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Havayolu ve Solunum (A-B) kontrolü
Glaskow Koma Skoru 88 ve altında olduğu için hasta hızlı ardışık entübasyon ile güvenceye alınır.
Havayolu koruyucu reflekslerin kaybı ve hipoventilasyon riskini önlemek.
2
Dolaşım (C) kontrolü ve Şok Tanımı
Hastanın kan basıncı (78/45 mmHg78/45\text{ mmHg}) yaşa göre hipotansif sınırdadır (1010 yaş için alt sınır 90 mmHg90\text{ mmHg}).
Dekompanse şok tablosunun belirlenmesi resüsitasyon hızını belirler.
3
Sıvı Resüsitasyonu
20 ml/kg20\text{ ml/kg} kristaloid bolusları başlanır, yanıt alınmazsa kan ürünlerine geçilir.
Serebral perfüzyon basıncını (Ortalama Arteryel Basınç - Kafa İçi Basınç) korumak için normotansiyon şarttır.
4
Kontrendike uygulamalardan kaçınma
Mannitol gibi ozmotik diüretikler şok düzelene kadar ertelenir.
Hipotansif bir hastada mannitol kullanımı vasküler volümü daha da azaltarak serebral iskemiye yol açar.

Anahtar Kavram

Pediatrik travmada 'Beyin vs Karın' ikileminde, hipotansiyon sekonder beyin hasarının en büyük nedenidir; bu yüzden şok tedavisi beyin ödemi endişesinin önüne geçer.

Daha Fazla Pratik

Pediatrik kafa travmasında yaşa göre hipotansiyon sınırlarını (0-1 ay: <60, 1-12 ay: <70, 1-10 yaş: <70+2n, >10 yaş: <90) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 15Sonraki
Acil ve Yoğun Bakım Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin