Dislipidemiler

42 soru

Soru 1Soru

Dislipidemi tedavisinde düşük yoğunluklu lipoprotein reseptörlerinin (LDLRLDLR) yıkımını önleyerek yüzey ekspresyonunu artırmak amacıyla kullanılan alirokumab ve inklisiran ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alirokumab hücre dışı dolaşımdaki PCSK9 proteinini sekestre ederek LDLR yıkımını engellerken; inklisiran hepatosit içinde RISC (RNA-indüklenmiş susturma kompleksi) aracılığıyla PCSK9 mRNA'sının parçalanmasını sağlayarak sentezi durdurur.

Cevap

Alirokumab hücre dışındaki PCSK9'a bağlanan bir antikor iken, inklisiran hücre içinde mRNA düzeyinde sentezi engelleyen bir siRNA'dır.
Alirokumab ve evolocumab gibi monoklonal antikorlar, plazmada serbest halde bulunan PCSK9 proteinine bağlanarak onun LDL reseptörlerine (LDLR) bağlanmasını engeller. Böylece LDLR'lerin lizozomal yıkımı durur ve yüzeydeki reseptör sayısı artar. İnklisiran ise siRNA yapısındadır ve hepatosit içinde RISC (RNA-induced silencing complex) sistemini kullanarak PCSK9 mRNA'sını parçalar, böylece proteinin sentezini henüz hücre içindeyken durdurur.

Adım Adım Çözüm

1
İlaçların temel yapılarını tanımla.
Alirokumab monoklonal antikor (mAb), inklisiran küçük interferans RNA'dır (siRNA).
Mekanizma farkını anlamak için moleküler yapıyı bilmek gerekir.
2
PCSK9 üzerindeki etki yerlerini belirle.
Alirokumab hücre dışı (plazma) PCSK9'a bağlanır; inklisiran hepatosit içinde mRNA'yı parçalar.
mAb'lar proteinlerin kendisine bağlanırken, siRNA'lar sentez aşamasını hedef alır.
3
LDL reseptörü (LDLR) bağımlılığını değerlendir.
Her iki ilaç da LDLR sayısını artırarak çalışır, bu yüzden LDLR yoksa (null mutasyon) etkisizdirler.
Klinik endikasyon sınırlarını belirlemek için reseptör varlığı kritiktir.
4
Klinik uygulama sıklığını karşılaştır.
Alirokumab ~2 haftada bir, inklisiran ise başlangıç dozlarından sonra 6 ayda bir uygulanır.
siRNA'nın RISC kompleksi içindeki uzun süreli etkisi doz aralığını belirler.

Anahtar Kavram

PCSK9 inhibisyonunda monoklonal antikorlar ile siRNA teknolojisi arasındaki farmakokinetik ve farmakodinamik farklar.
Soru 2Soru

2828 yaşında kadın hasta, her iki bacakta yaygın ödem ve halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pretibial 4(+)4(+) ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde; serum albümin 2.42.4 g/dLg/dL, 2424 saatlik idrarda protein 4.24.2 gg, total kolesterol 380380 mg/dLmg/dL ve LDLkolesterolLDL-kolesterol 260260 mg/dLmg/dL olarak bulunuyor.

Bu hastada saptanan hiperlipidemi tablosunun patogenezinde rol oynayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğerde azalan onkotik basınç nedeniyle lipoprotein sentezinin artması

Cevap

Nefrotik sendromda hiperlipideminin temel nedeni, hipoalbüminemi sonucu azalan plazma onkotik basıncının karaciğerde lipoprotein sentezini tetiklemesidir.
Doğru seçenek olan karaciğerde azalan onkotik basınç nedeniyle lipoprotein sentezinin artması, nefrotik sendromdaki hiperlipideminin temel patofizyolojik mekanizmasıdır. Hipoalbüminemiye yanıt olarak karaciğer, albümin sentezini artırmaya çalışırken eş zamanlı olarak lipoproteinlerin (özellikle VLDLVLDL ve dolayısıyla LDLLDL) üretimini de artırır. Bu durum, plazma kolesterol ve trigliserit düzeylerinde belirgin yükselmelere neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Hipoproteinemi (2.42.4 g/dLg/dL albümin), masif proteinüri (4.24.2 g/gu¨ng/gün) ve ödem varlığı hastada nefrotik sendrom olduğunu kanıtlar.
Hastadaki hiperlipideminin sekonder bir nedene (nefrotik sendrom) bağlı olup olmadığını anlamak için tanı konulmalıdır.
2
Nefrotik sendrom ve lipid metabolizması ilişkisini kur
Hipoalbüminemi, plazma onkotik basıncını düşürür; bu da karaciğeri protein sentezi için uyarır.
Vücut, kaybolan proteinlerin yarattığı onkotik basınç düşüşünü dengelemek için karaciğerde albümin ile birlikte apolipoproteinleri de (ApoB100ApoB-100) sentezler.
3
Mekanizmayı kesinleştir
Artan ApoB100ApoB-100 sentezi VLDLVLDL üretimini artırır, bu da plazmada LDLLDL yükselmesine yol açar.
Nefrotik sendromdaki hiperlipideminin patogenezindeki en kabul görmüş temel mekanizma sentez artışıdır.

Anahtar Kavram

Nefrotik sendromda sekonder hiperlipidemi patogenezi

Daha Fazla Pratik

Nefrotik sendromda gelişen hiperlipideminin tedavisinde öncelikle altta yatan renal hastalığın tedavisi ve ardından statin kullanımı önerilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Tip 2 Diabetes Mellitus ve metabolik sendromlu hastalarda görülen 'diyabetik dislipidemi' tablosunda, LDL kolesterol düzeyi normal sınırlarda olsa dahi ateroskleroz riski artmış olarak kabul edilmektedir. Bu klinik tabloda, LDL partiküllerinde gözlenen ve aterojeniteyi artıran temel kalitatif değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük ve yoğun (small dense) LDL partiküllerinin oranının artması

Cevap

Küçük ve yoğun (small dense) LDL partiküllerinin oranının artması
Tip 2 Diabetes Mellitus ve insülin direncinde, artan trigliserit düzeyleri ve kolesteril ester transfer proteini (CETP) aktivitesi nedeniyle LDL partikülleri yapısal değişikliğe uğrar. Trigliseritten zenginleşen LDL, hepatik lipaz tarafından hidrolize edilerek daha küçük ve daha yoğun (small dense) hale gelir. Bu 'küçük, yoğun LDL' (sdLDL) partikülleri; (1) Endotel altına daha kolay sızar, (2) Oksidasyona çok daha yatkındır ve (3) LDL reseptörüne afinitesi düşük olduğu için kanda daha uzun süre kalır. Bu özellikler onları son derece aterojenik yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta Tip 2 DM ve metabolik sendromlu; LDL düzeyi normal ancak KV risk yüksek.
Diyabetik hastalarda standart lipid panelinin riski tam yansıtmadığını anlamak için.
2
Diyabetik dislipideminin patofizyolojisini hatırla
Yüksek Trigliserit + Düşük HDL + Küçük Yoğun LDL (Aterojenik Lipid Triadı).
Tip 2 DM'de artan VLDL ve CETP aktivitesi sonucu LDL'nin yapısının değiştiğini belirlemek için.
3
Doğru seçeneği belirle
Küçük ve yoğun (small dense) LDL artışı aterojeniteyi artırır.
Bu partiküller oksidasyona daha yatkındır ve reseptör afiniteleri düşüktür.

Anahtar Kavram

Diyabetik dislipidemide LDL miktarı normal olsa bile, niteliksel olarak daha aterojenik olan 'küçük, yoğun LDL' (small dense LDL) partikülleri artar.

İpuçları

1
Diyabetik hastalarda görülen 'Aterojenik Lipid Triadı'nı (Yüksek TG, Düşük HDL, ? LDL) hatırlayın.
2
Bu hastalarda LDL'nin 'miktarı' değil 'yapısı' değişir. Daha kolay okside olan bir form oluşur.
3
Büyük ve yüzeyel partiküllerin aksine, damar duvarına kolay giren 'küçük ve yoğun' formlar hakimdir.

Daha Fazla Pratik

Metabolik sendrom tanı kriterlerini ve lipid parametrelerinin bu kriterlerdeki yerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 4Soru

18 yaşında erkek hasta, yağlı yemeklerden sonra artan karın ağrısı şikayetiyle poliklinik başvuruyor. Öyküsünden çocukluk çağında da benzer ataklar geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede, gövde ve ekstremitelerin ekstansör yüzlerinde çok sayıda, 2-5 mm çapında sarı-turuncu papüler lezyonlar (erüptif ksantom) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum trigliserid düzeyi 2400 mg/dL olarak ölçülüyor. Serum örneği +4°C'de bir gece bekletildiğinde, üstte krema benzeri kalın bir tabaka oluştuğu, alttaki sıvının ise berrak kaldığı (Tip 1 Hiperlipoproteinemi fenotipi) gözleniyor. Bu hastadaki klinik tablonun etyolojisinde, Lipoprotein Lipaz (LPL) enzimini aktive etme görevi olan aşağıdaki apolipoproteinlerden hangisinin eksikliği rol oynamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Apolipoprotein C-II

Cevap

Lipoprotein Lipaz (LPL) enzimini aktive eden Apolipoprotein C-II'dir.
Şilomikronemi sendromu (Tip 1 Hiperlipoproteinemi), plazmada şilomikronların aşırı birikimi ile karakterizedir. Bu durum ya Lipoprotein Lipaz (LPL) enziminin kendisindeki genetik bir defekten ya da LPL'nin fonksiyon görmesi için mutlak gerekli olan kofaktörü Apolipoprotein C-II'nin eksikliğinden kaynaklanır. Apo C-II, şilomikron ve VLDL yüzeyinde bulunur ve endoteldeki LPL'yi aktive ederek trigliseridlerin hidrolizini sağlar. Eksikliğinde şilomikronlar parçalanamaz ve kanda birikir, bu da akut pankreatit ve erüptif ksantomlara neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç hasta, tekrarlayan pankreatit riski (karın ağrısı), erüptif ksantomlar ve çok yüksek trigliserid düzeyi (>2000 mg/dL). Beklemiş serumda 'krema tabakası' oluşumu şilomikronların biriktiğini (Şilomikronemi) gösterir.
Bu bulgular klasik Tip 1 Hiperlipoproteinemi (Familyal Şilomikronemi Sendromu) tablosudur.
2
Patofizyolojik mekanizmayı belirle
Şilomikronların dolaşımdan temizlenmesi için endoteldeki Lipoprotein Lipaz (LPL) enzimi tarafından hidrolize edilmeleri gerekir.
LPL enziminin çalışabilmesi için kofaktör olarak Apo C-II'ye ihtiyacı vardır.
3
Doğru proteini seç
Apo C-II eksikliğinde LPL aktive olamaz ve şilomikronlar kanda birikir.
Diğer seçenekler (Apo B-100, Apo E, Apo A-I) farklı metabolik basamaklarda görev alır.

Anahtar Kavram

Lipoprotein Lipaz (LPL) Aktivasyonu ve Apo C-II

İpuçları

1
Bu enzim (LPL), trigliseridleri parçalamak için bir 'anahtara' (kofaktöre) ihtiyaç duyar.
2
Aradığımız apolipoprotein 'C' grubundandır.
3
Şilomikronların temizlenmesi için Apo E (reseptör için) ve Apo C-II (enzim için) gereklidir. Soru enzimi aktive edeni sormaktadır.

Daha Fazla Pratik

Tip 3 Hiperlipoproteinemi (Disbetalipoproteinemi) mekanizması ve Apo E ilişkisini gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Soruda verilen 'Tip 1 Hiperlipoproteinemi' bilgisinden yola çıkarak, bu hastalığın iki ana nedeninin LPL eksikliği veya Apo C-II eksikliği olduğu doğrudan hatırlanabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5Soru

Anterior miyokard enfarktüsü öyküsü nedeniyle günlük 8080 mgmg atorvastatin kullanmakta olan 6464 yaşında erkek hastanın rutin kontrollerinde elde edilen laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
LDL kolesterol5252 mg/dLmg/dL
Trigliserid190190 mg/dLmg/dL
HDL kolesterol3838 mg/dLmg/dL

Fizik muayenesi doğal olan ve uygun yaşam tarzı değişiklikleri önerilen bu hastada, mevcut tedaviye eklendiğinde kardiyovasküler olay (MACE) riskini azalttığı kanıtlanmış olan en uygun farmakolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkosapent etil

Cevap

Mevcut statin tedavisine ikosapent etil eklenmesi, hedeflenen LDL değerine ulaşmış ancak hafif-orta düzeyde hipertriglisidemisi olan çok yüksek riskli hastalarda kardiyovasküler olay riskini azaltan en uygun yaklaşımdır.
Çok yüksek kardiyovasküler risk grubundaki hastalarda (örneğin geçirilmiş miyokard enfarktüsü), yüksek yoğunluklu statin tedavisiyle LDL kolesterol düzeyi hedefe (<55< 55 mg/dLmg/dL) getirilmiş olsa bile, eşlik eden hafif-orta dereceli hipertriglisidemi (135135-499499 mg/dLmg/dL) varlığı önemli bir rezidüel risk oluşturur. Bu spesifik klinik tabloda, günlük 44 gg dozunda ikosapent etil (saf EPA formu) kullanımının, majör istenmeyen kardiyovasküler olayları (MACE) ve kardiyovasküler mortaliteyi azalttığı REDUCE-IT çalışmasıyla gösterilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kardiyovasküler risk kategorisinin belirlenmesi.
Geçirilmiş miyokard enfarktüsü öyküsü nedeniyle hasta 'çok yüksek risk' grubundadır.
Klinik aterosklerotik kardiyovasküler hastalığı olan tüm bireyler ESC/EAS kılavuzlarına göre bu grupta yer alır.
2
LDL kolesterol hedefinin ve mevcut değerin kontrol edilmesi.
Çok yüksek risk grubunda hedef LDL < 5555 mg/dLmg/dL'dir; hastanın değeri 5252 mg/dLmg/dL olup hedef kapsamındadır.
Tedavi etkinliğinin ve rezidüel riskin değerlendirilmesi için önce primer hedefin (LDL) kontrolü gerekir.
3
Rezidüel risk faktörü olan hipertriglisideminin yönetimi için ilaç seçimi.
Trigliserid düzeyi 135135-499499 mg/dLmg/dL arasında olan ve LDL'si hedefte olan çok yüksek riskli hastalarda ikosapent etil (44 g/gu¨ng/gün) tercih edilir.
REDUCE-IT çalışması, bu spesifik hasta grubunda saf EPA kullanımının majör kardiyovasküler olayları belirgin şekilde azalttığını kanıtlamıştır.

Anahtar Kavram

Statine bağlı LDL hedefi sağlanmış hastalarda, 135135-499499 mg/dLmg/dL arasındaki trigliserid düzeyleri için ikosapent etil ile rezidüel risk yönetimi.

Daha Fazla Pratik

İkosapent etil ile fibratların (özellikle fenofibrat) kullanım endikasyonları arasındaki farkı (MACE azaltma vs. pankreatit önleme) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Dislipidemi tedavisinde kullanılan aşağıdaki ilaçlardan hangisi, etkisini ince bağırsak fırçamsı kenarındaki NPC1L1NPC1L1 (NiemannPickNiemann-Pick C1likeC1-like 11) taşıyıcı proteinini inhibe ederek gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ezetimib

Cevap

Ezetimib, NPC1L1 proteinini inhibe ederek kolesterol emilimini azaltan bir ilaçtır.
Ezetimib, ince bağırsak fırçamsı kenarında yer alan ve kolesterol emiliminden sorumlu olan NPC1L1NPC1L1 taşıyıcı proteinini seçici olarak inhibe eder. Bu sayede plazma LDLLDL kolesterol düzeylerinde düşüş sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın hedef proteinini belirle.
NPC1L1NPC1L1 (Niemann-Pick C1-like 1)
NPC1L1, ince bağırsakta kolesterol emiliminden sorumlu temel proteindir.
2
Bu proteini inhibe eden ilacı eşleştir.
Ezetimib
Ezetimib, bu taşıyıcıya bağlanarak kolesterolün enterosite girişini engeller.

Anahtar Kavram

Ezetimib'in etki mekanizması bağırsaklardan kolesterol emiliminin inhibisyonudur.
Tahmini Süre:45s
Soru 7Soru

5252 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan yaygın kaşıntı, halsizlik ve göz kapaklarında sarı renkli kabarıklıklar şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede her iki göz kapağında ksantelazmalar ve palmar çizgilerde ksantomlar saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Total Kolesterol680680 mg/dL<200<200
Trigliserid160160 mg/dL<150<150
Alkalen Fosfataz (ALP)480480 U/L3012030-120
GGT240240 U/L5405-40
Total Bilirubin3.43.4 mg/dL0.31.20.3-1.2
Albümin3.83.8 g/dL3.55.03.5-5.0

Bu hastada saptanan belirgin hiperkolesteroleminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lipoprotein X birikimi

Cevap

Belirgin hiperkolesterolemisi olan ve kolestatik karaciğer enzimleri (ALP, GGT, Bilirubin) yüksek saptanan bu hastada en olası neden Lipoprotein X birikimidir.
Klinik tabloda sunulan yaygın kaşıntı, ksantelazmalar, palmar ksantomlar ve belirgin kolestatik enzim (ALP, GGT) yüksekliği, hastada kronik bir kolestatik süreci (örn. PBK) düşündürmektedir. Kolestazda, safra asitleri ve fosfolipidlerin kana reflüsü ile birlikte 'Lipoprotein X' (LpX) adı verilen anormal bir lipoprotein oluşur. LpX, LDL ile benzer dansitededir ancak apolipoprotein B içermez ve çok yüksek kolesterol düzeylerine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada kaşıntı, ksantelazma ve kolestatik enzim yüksekliği (ALP ve GGT artışı) mevcuttur.
Primer Biliyer Kolanjit gibi kronik kolestatik durumları tanımlamak için gereklidir.
2
Hiperkolesterolemi ile kolestaz arasındaki ilişkinin kurulması
Kolestazda kanda LDL dansitesinde ancak yapısal olarak farklı olan anormal bir lipoprotein partikülü saptanır.
Sekonder dislipidemi nedenlerini ayırt etmek için gereklidir.
3
Spesifik lipoproteinin tanımlanması
Lipoprotein X (LpX).
Kolestatik hastalıklara özgü patolojik lipoprotein partikülüdür.

Anahtar Kavram

Lipoprotein X, kolestatik karaciğer hastalıklarında saptanan ve belirgin hiperkolesterolemiye (genellikle >500>500 mg/dL) neden olan patolojik bir lipoproteindir.

Alternatif Yöntem

Laboratuvarda LDL kolesterol ölçümü yapılırken LpX partikülleri LDL olarak sayıldığı için değerler hatalı yüksek çıkar. Tanıda elektroforez veya ultrasantrifüj yardımcı olabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

Hiperlipidemi tedavisinde kullanılan aşağıdaki ilaç gruplarından hangisi, plazma trigliserid (TG) düzeylerini artırıcı etkisi nedeniyle bazal TG düzeyi yüksek (>300> 300 mg/dlmg/dl) olan hastalarda genellikle tercih edilmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Safra asidi bağlayıcı reçineler (Kolestiramin)

Cevap

Safra asidi bağlayıcı reçineler (Kolestiramin), trigliserid düzeylerini artırabildiği için hipertrigliseridemide tercih edilmez.
Safra asidi bağlayıcı reçineler (kolestiramin, kolestipol, kolesevelam), bağırsaktaki safra asitlerini bağlayarak bunların emilimini engeller. Karaciğer, eksilen safra asitlerini sentezlemek için daha fazla kolesterol kullanır (LDL reseptörleri artar). Ancak bu süreçte karaciğerde kompanse edici olarak VLDL sentezi de artar. VLDL esas olarak trigliserid taşıdığı için plazma TG düzeylerinde artış gözlenir.

Adım Adım Çözüm

1
İlaçların etki mekanizmalarını değerlendir.
Safra asidi bağlayıcı reçineler, bağırsakta safra asitlerini bağlayarak enterohepatik sirkülasyonu bozar.
İlacın birincil etkisini anlamak yan etkisini öngörmeyi sağlar.
2
Karaciğerin bu duruma verdiği yanıtı incele.
Azalan safra asitlerini yerine koymak için karaciğerde kolesterol kullanımı artar ve kompanse edici olarak VLDL sentezi uyarılır.
VLDL üretimi trigliseridlerin ana taşıyıcısıdır.
3
Trigliserid üzerindeki net etkiyi belirle.
Artan VLDL sentezi sonucunda plazma trigliserid (TG) düzeyleri yükselir.
Bu yan etki nedeniyle bazal TG düzeyi 300300 mg/dlmg/dl üzerinde olanlarda bu ilaçlar önerilmez.

Anahtar Kavram

Safra asidi bağlayıcı reçinelerin hipertrigliseridemi yapıcı etkisi

Daha Fazla Pratik

Safra asidi bağlayıcıların diğer ilaçların emilimini engellemesi ve kabızlık yapıcı etkilerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

Aşağıdaki laboratuvar bulguları saptanan 4242 yaşında kadın hasta; halsizlik, soğuğa tahammülsüzlük ve kabızlık şikayetleri ile başvuruyor:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Total Kolesterol310310 mg/dlmg/dl<200< 200
LDL-Kolesterol225225 mg/dlmg/dl<130< 130
Trigliserid175175 mg/dlmg/dl<150< 150
TSH6060 mIU/LmIU/L0.44.00.4 - 4.0
sT40.50.5 ng/dlng/dl0.91.70.9 - 1.7

Hastanın fizik muayenesinde cilt kuruluğu, pretibial ödematöz görünüm ve derin tendon reflekslerinde gevşeme fazında uzama saptanıyor. Bu hastanın mevcut lipid tablosuna yönelik en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Levotiroksin replasmanı ile ötiroidizmin sağlanması

Cevap

Levotiroksin replasmanı ile ötiroidizmin sağlanması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım, hipotiroidi gibi sekonder nedenlerin varlığında öncelikle altta yatan hastalığın tedavi edilmesidir. Hipotiroidide karaciğerdeki LDL reseptör sayısı ve aktivitesi azaldığı için LDL klirensi bozulur ve hiperkolesterolemi gelişir. Levotiroksin replasmanı ile ötiroidizm sağlandığında LDL düzeyleri genellikle belirgin şekilde düşer.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Hastada halsizlik, refleks gecikmesi ve yüksek TSH (6060 mIU/LmIU/L) / düşük sT4 (0.50.5 ng/dlng/dl) ile primer hipotiroidi tanısı konur.
Lipid yüksekliğinin nedenini belirlemek için klinik bağlam şarttır.
2
Sekonder dislipidemi ayrımı
Belirgin LDL yüksekliğinin (225225 mg/dlmg/dl) hipotiroidiye sekonder geliştiği saptanır.
Tiroid hormonları LDL reseptör ekspresyonunu ve aktivitesini artırır; eksikliğinde LDL klirensi azalır.
3
Tedavi planının oluşturulması
Öncelikle altta yatan primer hastalık olan hipotiroidi tedavi edilmelidir.
Sekonder dislipidemilerde altta yatan neden düzeltildiğinde lipid profili sıklıkla normale döner ve gereksiz ilaç kullanımı önlenmiş olur.

Anahtar Kavram

Sekonder dislipidemilerde (özellikle hipotiroidi) tedavi stratejisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

6262 yaşında, tip 22 diyabet ve hipertansiyon tanıları olan erkek hastanın tedavisine hiperlipidemi nedeniyle rosuvastatin eklenmiştir. Üç ay sonraki kontrolde LDL-kolesterol düzeyi hedef değerlere gerilemiş ancak trigliserid düzeyi 480480 mg/dLmg/dL olarak saptanmıştır. Hastanın tedavisine trigliserid düşürücü bir ajan eklenmesi planlanmaktadır.

Aşağıdaki ilaçlardan hangisinin bu hastanın tedavisine eklenmesi, statinlerin glukuronidasyonunu engelleyerek plazma seviyelerini artırır ve rabdomiyoliz riskini belirgin şekilde yükseltir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gemfibrozil

Cevap

Gemfibrozil, statinlerin glukuronidasyonunu inhibe ederek miyopati ve rabdomiyoliz riskini artıran ajandır.
Gemfibrozil, statinlerin eliminasyonunda kritik rol oynayan glukuronidasyon yolunu (özellikle UGT1A1 ve UGT1A3 enzimlerini) inhibe eder. Bu durum statinlerin plazma konsantrasyonunun birkaç kat artmasına, dolayısıyla iskelet kası toksisitesine, miyopatiye ve hayatı tehdit edebilecek rabdomiyolize yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut tedavi ve lipid profilini değerlendir.
Hasta rosuvastatin kullanıyor, LDL hedefte ancak TG (480480 mg/dLmg/dL) yüksek.
Kombine dislipidemi durumunda statine ek ajan ihtiyacı belirlenmelidir.
2
Trigliserid düşürücü ajanların statinlerle etkileşimini analiz et.
Fibratların statinlerle kullanımı genel olarak miyopati riskini artırır.
İlaç güvenliği ve ciddi yan etkilerin (rabdomiyoliz) önlenmesi esastır.
3
Spesifik olarak glukuronidasyon inhibisyonu yapan ajanı belirle.
Gemfibrozil, statinlerin eliminasyon yolu olan glukuronidasyonu (UGT aracılı) güçlü şekilde inhibe eder.
Mekanizma bilgisi, en riskli kombinasyonun Gemfibrozil + Statin olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Statin ve fibrat kombinasyonlarında, Gemfibrozil'in statin metabolizmasını (glukuronidasyon) bozarak miyopati riskini artırması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

Poliklinik kontrolünde değerlendirilen 55 yaşındaki erkek hastanın lipid paneli sonuçları aşağıdaki gibidir:

ParametreSonuç
Total Kolesterol240 mg/dL
HDL Kolesterol35 mg/dL
Trigliserid450 mg/dL

Laboratuvar raporunda LDL kolesterol düzeyi belirtilmemiş ve bu parametre için "Hesaplanamaz" notu düşülmüştür.

Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trigliserid düzeyinin 400 mg/dL üzerinde olması nedeniyle Friedewald formülünün güvenilirliğini yitirmesi

Cevap

Trigliserid düzeyinin 400 mg/dL üzerinde olması nedeniyle Friedewald formülünün güvenilirliğini yitirmesi
Rutin biyokimya laboratuvarlarında LDL kolesterol genellikle direkt ölçülmez, Friedewald formülü (LDL=TCHDLTG/5LDL = TC - HDL - TG/5) ile hesaplanır. Bu formülde TG5\frac{TG}{5} ifadesi VLDL kolesterolü temsil eder. Ancak bu varsayım, trigliserid düzeyinin 400 mg/dL'nin altında olduğu durumlar için geçerlidir. Trigliserid düzeyi 400 mg/dL'yi aştığında (sorudaki hastada 450 mg/dL), plazmada şilomikronlar ve beta-VLDL gibi partiküller artar, VLDL/TG oranı değişir ve formül LDL'yi yanlış (genellikle olduğundan düşük) hesaplar. Bu nedenle laboratuvarlar bu sınırın üzerindeki değerlerde hesaplama yapmaz ve direkt LDL ölçümü önerir.

Adım Adım Çözüm

1
Friedewald formülünü hatırla
LDL=Total KolesterolHDLTrigliserid5LDL = Total\ Kolesterol - HDL - \frac{Trigliserid}{5}
LDL kolesterolü rutin pratikte hesaplamak için kullanılan standart yöntemdir.
2
Formüldeki VLDL varsayımını analiz et
Formül, VLDL kolesterolün trigliseridin beşte birine eşit olduğunu (VLDL=TG5VLDL = \frac{TG}{5}) varsayar.
Bu varsayım, trigliserid moleküllerinin yoğunluğu ile ilgilidir.
3
Hastanın trigliserid düzeyini sınır değer ile karşılaştır
Hasta TG: 450 mg/dL > Sınır: 400 mg/dL.
Trigliserid düzeyi 400 mg/dL'yi aştığında, şilomikronların varlığı ve VLDL bileşimindeki değişiklikler nedeniyle TG5\frac{TG}{5} oranı bozulur ve LDL yanlış hesaplanır.

Anahtar Kavram

Friedewald Formülü Kısıtlılıkları

İpuçları

1
LDL kolesterol genellikle direkt ölçülmez, diğer lipid parametreleri kullanılarak bir formülle hesaplanır.
2
Bu formül (Friedewald), VLDL kolesterolü tahmin etmek için Trigliserid değerini kullanır.
3
Trigliserid değeri çok yükseldiğinde (özellikle >400 mg/dL), VLDL tahmini bozulur ve formül geçersiz hale gelir.

Daha Fazla Pratik

Friedewald formülü geçersiz olduğunda LDL kolesterolün nasıl ölçüleceğini (direkt ölçüm) veya Non-HDL kolesterolün önemini araştırınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 12Soru

Kardiyovasküler risk değerlendirmesi yapılan aşağıdaki hastaların hangisinde, güncel kılavuzlara (ESC/EAS) göre hedeflenmesi gereken LDLkolesterolLDL-kolesterol düzeyi 5555 mg/dLmg/dL’nin altı (veve başlangıca göre en az %50\%50 azalma) olarak belirlenmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip 22 Diyabetes Mellitus tanısına eşlik eden proliferatif retinopatisi bulunan hasta

Cevap

Tip 2 Diyabetes Mellitus tanısına eşlik eden proliferatif retinopatisi bulunan hastada LDL hedefi 55 mg/dL'nin altıdır.
Diyabetes Mellitus tanısı olan bir hastada proliferatif retinopati bulunması, mikrovasküler hedef organ hasarının kanıtıdır. ESC/EAS kılavuzlarına göre diyabete eşlik eden hedef organ hasarı olan hastalar 'Çok Yüksek Risk' kategorisinde yer alır ve bu grupta LDLkolesterolLDL-kolesterol hedefi <55< 55 mg/dLmg/dL (ve bazal değerden en az %50\%50 azalma) olarak belirlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik özelliklerine göre kardiyovasküler risk kategorisini belirle.
Diyabetes Mellitus ve eşlik eden hedef organ hasarı (retinopati) mevcuttur.
Risk kategorizasyonu yapılacak hastada komorbiditeler ve organ hasarları incelenmelidir.
2
Hedef organ hasarı olan diyabet hastalarının hangi risk grubunda olduğunu saptan.
Çok Yüksek Risk (Very High Risk) kategorisi.
Kılavuzlara göre DM + Hedef Organ Hasarı (retinopati, proteinüri, nöropati) çok yüksek risk kriteridir.
3
Çok yüksek risk grubu için LDL-K hedefini belirle.
<55< 55 mg/dLmg/dL ve en az %50\%50 düşüş.
Güncel ESC/EAS kılavuzları çok yüksek riskli hastalarda agresif lipit düşürücü tedaviyi önermektedir.

Anahtar Kavram

Diyabetik hastalarda hedef organ hasarı (retinopati vb.) varlığı, hastayı 'Çok Yüksek Risk' grubuna sokar ve LDL hedefi < 55 mg/dL olur.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 13Soru

1919 yaşında bir erkek hasta, çocukluk yaşlarından itibaren dirsek ve dizlerinde görülen tüberöz ksantomlar ve 1212 yaşında geçirilmiş miyokard enfarktüsü öyküsü ile başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde total kolesterol 780780 mg/dL, LDLLDL kolesterol 710710 mg/dL ve trigliserid 120120 mg/dL saptanıyor. Her iki ebeveyninde de erken yaşta koroner arter hastalığı ve belirgin hiperkolesterolemi öyküsü mevcut olan hastaya yapılan genetik analiz sonucunda, LDLLDL reseptör geni için her iki alelde de 'null' mutasyon (tam fonksiyon kaybı) taşıdığı doğrulanıyor.

Bu hasta için, etki mekanizması LDLLDL reseptör ekspresyonu veya fonksiyonundan tamamen bağımsız olan ve plazma LDLLDL düzeylerini düşürmede en etkili olması beklenen tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evinacumab

Cevap

Evinacumab, ANGPTL3ANGPTL3 (anjiyopoietin benzeri protein 33) inhibitörü olarak, LDLLDL reseptör fonksiyonundan bağımsız bir mekanizmayla LDLLDL kolesterolü düşürebilen en uygun seçenektir.
Doğru yanıt olan seçenek, anjiyopoietin benzeri protein 33 (ANGPTL3ANGPTL3) inhibitörü olan bir monoklonal antikordur. ANGPTL3ANGPTL3, normalde endotelyal lipaz ve lipoprotein lipazı inhibe eden bir proteindir. Bu ajan ile ANGPTL3ANGPTL3 inhibe edildiğinde, özellikle endotelyal lipaz aktivitesi artar. Endotelyal lipazın artması, VLDLVLDL prekürsörlerinin ve LDLLDL partiküllerinin LDLLDL reseptöründen tamamen bağımsız bir yolak üzerinden plazmadan temizlenmesini sağlar. Bu benzersiz mekanizma sayesinde, 'null' mutasyonu olan (hiç reseptör fonksiyonu olmayan) homozigot ailesel hiperkolesterolemi hastalarında LDLLDL düzeylerinde %4545-5050 oranında ek düşüş sağlayabilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve genetik verilerini analiz edin.
Hasta, 'null' mutasyona (tam fonksiyon kaybı) sahip homozigot ailesel hiperkolesterolemi (HoAH) tanısına sahiptir.
Bu durumda hepatosit yüzeyinde işlevsel LDLLDL reseptörü bulunmamaktadır.
2
Seçeneklerdeki ilaçların etki mekanizmalarını değerlendirin.
Alirocumab, Evolocumab, Inclisiran ve Bempedoic asit; temel olarak LDLLDL reseptör sayısını veya aktivitesini artırarak etki ederler.
Fonksiyonel reseptör yokluğunda bu ilaçların LDLLDL düşürücü etkisi minimaldir veya yoktur.
3
Evinacumab'ın etki mekanizmasını inceleyin.
Evinacumab, ANGPTL3ANGPTL3 proteinini inhibe ederek endotelyal lipaz (EL) üzerindeki baskıyı kaldırır.
Artan EL aktivitesi, VLDLVLDL ve LDLLDL partiküllerinin LDLLDL reseptöründen bağımsız yollarla katabolize edilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Homozigot ailesel hiperkolesterolemide (HoAH) 'null' mutasyon varlığında LDLLDL reseptör bağımlı tedaviler (statin, PCSK9PCSK9 inh, ezetimib) yetersiz kalırken, ANGPTL3ANGPTL3 inhibitörleri reseptörden bağımsız temizlenme sağlar.

Daha Fazla Pratik

Homozigot ailesel hiperkolesterolemide LDLLDL reseptör bağımsız diğer bir yöntem olan 'lipoprotein aferezi' ve 'MTP inhibitörü' (Lomitapid) kullanımını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 14Soru

Bilinen koroner arter hastalığı ve tip 22 diyabet tanılarıyla izlenen 5454 yaşındaki erkek hasta, poliklinik kontrolüne gelmiştir. Hasta, yüksek yoğunluklu atorvastatin (80 mg/gu¨n80 \text{ mg/gün}) ve ezetimib (10 mg/gu¨n10 \text{ mg/gün}) tedavisi altında iken tekrarlayan yaygın kas ağrıları ve belirgin kreatin kinaz (CKCK) yüksekliği (>5×u¨st sınır> 5 \times \text{üst sınır}) nedeniyle statin tedavisini tolere edememektedir. Hastanın güncel LDLLDL kolesterol düzeyi 118 mg/dl118 \text{ mg/dl} olarak saptanmıştır.

Bu hastada LDLLDL kolesterol düzeyini düşürmek amacıyla tedaviye eklenmesi planlanan, iskelet kasında aktif formuna dönüşmesini sağlayan "çok uzun zincirli açil-CoA sentetaz 1" (ACSVL1ACSVL1) enziminin bulunmaması nedeniyle miyopati riskini minimalize eden ilacın etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ATPATP sitrat liyaz enziminin inhibisyonu

Cevap

İskelet kasında aktifleşmediği için miyopati riski düşük olan ve ATP sitrat liyaz enzimini inhibe eden ilaç bempedoik asittir.
Doğru seçenek olan ATP sitrat liyaz inhibisyonu, bempedoik asit adlı ilacın mekanizmasıdır. Bu ilaç bir ön ilaç (prodrug) olup, aktif formuna dönüşmesi için gereken ACSVL1 enzimi sadece karaciğerde bulunur, iskelet kasında bulunmaz. Bu sayede statinlerin aksine kasta yan etki yapma potansiyeli minimaldir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk kategorisini belirle.
Koroner Arter Hastalığı (KAH) + Diyabet mevcudiyeti hastayı "Çok Yüksek Risk" grubuna sokar.
ESC kılavuzlarına göre aterosklerotik kardiyovasküler hastalık veya hedef organ hasarlı DM varlığı en yüksek risk grubudur.
2
LDLLDL kolesterol hedefini belirle.
Hedef LDL<55 mg/dlLDL < 55 \text{ mg/dl} ve bazal değerden en az %50\%50 düşüş olmalıdır.
Çok yüksek riskli hastalarda kardiyovasküler olayları önlemek için LDL'nin bu sınırın altına çekilmesi önerilir.
3
Mevcut tedavi kısıtlılığını analiz et.
Hasta statin tedavisine bağlı şiddetli miyopati ve CKCK yüksekliği yaşamaktadır; bu durum "Statin İntoleransı" olarak tanımlanır.
Statinler HMG-CoA redüktazı inhibe ederken kasta da aktif olduklarından yan etki yapabilirler.
4
Doku seçici aktivasyon gösteren yeni ajanı tanımla.
Bempedoik asit, karaciğerde ACSVL1ACSVL1 enzimi ile aktifleşir ancak bu enzim kasta bulunmaz. Bu sayede ATP sitrat liyazı sadece karaciğerde inhibe ederek LDL'yi düşürürken kas ağrısını tetiklemez.
Bu biyokimyasal özellik, statin intoleransı olan hastalarda bempedoik asidi avantajlı kılar.

Anahtar Kavram

Bempedoik asit, karaciğer spesifik aktivasyon gösteren bir ATP sitrat liyaz inhibitörüdür.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

3838 yaşında kadın hasta, son 33 aydır giderek belirginleşen halsizlik, kabızlık ve soğuğa tahammülsüzlük şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde bradikardi, ciltte kuruluk ve pretibial bölgede gode bırakmayan ödem (miksödem) saptanıyor. Hastanın laboratuvar incelemesinde LDL-kolesterol düzeyi 210210 mg/dL ve trigliserid düzeyi 180180 mg/dL olarak ölçülüyor. Bu hastada saptanan dislipidemi tablosunun en olası sekonder nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipotiroidi

Cevap

Hastanın klinik bulguları (bradikardi, gode bırakmayan ödem, kabızlık) ve lipid profili (LDL yüksekliği) bir arada değerlendirildiğinde en olası sekonder neden hipotiroididir.
Hipotiroidi hastalarında tiroid hormon eksikliği, karaciğerdeki LDL reseptör geni transkripsiyonunu azaltır. Bu durum LDL reseptör sayısının ve aktivitesinin azalmasına, dolayısıyla plazma LDL temizliğinin yavaşlayarak kolesterol düzeylerinin yükselmesine neden olur. Hastanın klinik tablosundaki bradikardi ve gode bırakmayan ödem bu tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik semptom ve bulgularını analiz et.
Bradikardi, cilt kuruluğu, soğuğa tahammülsüzlük ve gode bırakmayan pretibial ödem (miksödem) varlığı saptandı.
Bu bulgular primer bir hipotiroidi tablosunu güçlü bir şekilde destekler.
2
Saptanan lipid profilini klinik tablo ile ilişkilendir.
Hipotiroidi, LDL reseptörlerinin klirensini bozarak LDL-kolesterolde belirgin artışa yol açar.
Dislipidemilerin ayırıcı tanısında sekonder nedenlerin dışlanması tedavi stratejisi açısından kritiktir.
3
Diğer sekonder nedenleri klinik bulgularla karşılaştırarak dışla.
Nefrotik sendromdaki ödem gode bırakan tiptedir; diyabette ise trigliserid yüksekliği ön plandadır.
Ödemin karakteri ve eşlik eden sistemik bulgular ayırıcı tanıda belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Hipotiroidi, LDL reseptör aktivitesini azaltarak hiperkolesterolemiye neden olan en önemli sekonder dislipidemi nedenlerinden biridir.

İpuçları

1
Hastanın ödeminin 'gode bırakmayan' nitelikte olması (miksödem) hangi endokrin hastalık için karakteristiktir?
2
Bradikardi ve soğuğa tahammülsüzlük gibi metabolizmanın yavaşladığı durumlarda hangi lipit fraksiyonunun temizliği (klirensi) bozulur?

Daha Fazla Pratik

Sekonder dislipidemi nedenleri tedavi edildiğinde (örneğin L-tiroksin replasmanı), lipid profilinin genellikle normale döndüğünü unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

44 yaşında erkek hasta, ellerinde ve dirseklerinde beliren sarımsı kabartılar şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde babasının 50 yaşından önce miyokard enfarktüsü geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede avuç içi çizgilerinde karakteristik turuncu-sarı renk değişikliği (striata palmaris) ve dirseklerde tübero-erüptif ksantomlar saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Total Kolesterol: 410 mg/dL410\text{ mg/dL} ve Trigliserid: 430 mg/dL430\text{ mg/dL} olarak ölçülüyor. Bu hastada en olası tanı veya altta yatan patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Apolipoprotein E2 homozigotluğu (Tip III Disbetalipoproteinemi)

Cevap

Hastalığın tanısı Tip III Hiperlipoproteinemi (Disbetalipoproteinemi) olup, temel mekanizma Apolipoprotein E2 homozigotluğudur.
Soruda tarif edilen vaka klasik bir Tip III Hiperlipoproteinemi (Disbetalipoproteinemi) tablosudur. Bu hastalığın en önemli ipucu fizik muayenede saptanan 'striata palmaris' (avuç içi çizgilerinde sarı diskolorasyon) ve laboratuvarda Total Kolesterol ile Trigliserid düzeylerinin kabaca birbirine eşit oranda (TCTGTC \approx TG) yüksek olmasıdır. Altta yatan temel mekanizma, şilomikron ve VLDL kalıntılarının (remnant) karaciğer tarafından temizlenmesini sağlayan Apolipoprotein E'nin kusurlu formunun (genellikle Apo E2/E2 homozigotluğu) bulunmasıdır. Bu durum kanda aterojenik IDL (Intermediate Density Lipoprotein) birikimine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Fizik muayene bulgularını analiz et
Avuç içlerinde sarı-turuncu çizgilenmeler (Striata palmaris) ve tübero-erüptif ksantomlar saptandı.
Striata palmaris, Tip III Hiperlipoproteinemi (Disbetalipoproteinemi) için patognomonik (hastalığa özgü) bir bulgudur.
2
Lipid profilini değerlendir
Total Kolesterol (410) ve Trigliserid (430) düzeyleri hem yüksek hem de sayısal olarak birbirine yakındır.
Tip III Hiperlipoproteinemide VLDL ve Şilomikron kalıntıları (Remnantlar) biriktiği için hem kolesterol hem de trigliserid eş zamanlı yükselir.
3
Patofizyolojik mekanizmayı belirle
Bu tablo, remnantların karaciğer tarafından temizlenmesini sağlayan Apo E'nin bozukluğu (Apo E2/E2 genotipi) sonucu gelişir.
Remnant partiküllerin (IDL) birikimi bu spesifik klinik tabloyu oluşturur.

Anahtar Kavram

Disbetalipoproteinemi (Tip III)

İpuçları

1
Avuç içindeki spesifik renk değişikliği (striata palmaris) bu hastalık için 'patognomonik' yani tanı koydurucu bir bulgudur.
2
Lipid değerlerine dikkat edin; Total Kolesterol ve Trigliserid düzeyleri sayısal olarak birbirine çok yakındır.
3
Bu hastalıkta kanda biriken partiküller 'remnant' (kalıntı) lipoproteinlerdir ve temizlenmeleri için karaciğerde Apo E reseptörlerine ihtiyaç duyarlar.

Daha Fazla Pratik

Fredrickson sınıflamasındaki diğer tiplerin (Tip I, IIa, IIb, IV, V) karakteristik lipid profillerini ve klinik bulgularını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

5858 yaşında erkek hasta, 11 yıl önce inferior miyokard enfarktüsü tanısıyla koroner stent uygulanması sonrası poliklinik kontrolüne geliyor. Hasta o tarihten itibaren atorvastatin 8080 mg/gün ve ezetimib 1010 mg/gün tedavilerini düzenli kullanmaktadır. Poliklinik muayenesinde kan basıncı 125/75125/75 mmHg, nabız 7272/dakika saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde LDL-kolesterol düzeyi 8484 mg/dL olarak ölçülüyor.

Bu hasta için güncel kılavuzlara (ESC/EAS 2019) göre önerilen hedef LDL-kolesterol değeri ve bir sonraki en uygun tedavi basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hedef LDL <55<55 mg/dL; mevcut tedaviye PCSK9 inhibitörü eklenmelidir.

Cevap

Yerleşmiş kardiyovasküler hastalığı olan çok yüksek riskli hastalarda hedef LDL-kolesterol düzeyi 5555 mg/dL'nin altı olmalı ve mevcut maksimal tedaviye (statin + ezetimib) rağmen hedefe ulaşılamıyorsa tedaviye PCSK9 inhibitörü eklenmelidir.
Geçirilmiş MI öyküsü olan hastalar aterosklerotik kardiyovasküler hastalık (ASKVH) tanısı almış kabul edilir ve bu durum hastayı 'çok yüksek risk' grubuna dahil eder. Güncel ESC/EAS kılavuzlarına göre bu gruptaki hastalar için hedef LDL-kolesterol düzeyi <55<55 mg/dL'dir. Hastanın mevcut tedavisi (maksimum doz atorvastatin 8080 mg ve ezetimib 1010 mg) ile LDL düzeyi 8484 mg/dL saptandığı için, hedefe ulaşmak adına bir sonraki basamak olan PCSK9 inhibitörü tedavisi başlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk kategorisini belirle.
Hasta geçirilmiş MI öyküsü nedeniyle 'Çok Yüksek Risk' (Very High Risk) grubundadır.
Bilinen klinik aterosklerotik kardiyovasküler hastalık (ASKVH) varlığı hastayı en üst risk kategorisine sokar.
2
Risk grubuna göre hedef LDL-kolesterol değerini saptan.
Hedef LDL-kolesterol <55<55 mg/dL'dir.
ESC/EAS 2019 kılavuzuna göre çok yüksek riskli bireylerde hedef <55 mg/dL ve başlangıca göre en az %50 azalmadır.
3
Mevcut tedavi ve ölçülen değer ile bir sonraki adımı belirle.
LDL 8484 mg/dL (hedefin üzerinde); PCSK9 inhibitörü (evoliocumab veya alirocumab) eklenmelidir.
Hasta halihazırda tolere edilen maksimum doz statin ve ezetimib almaktadır; bu durumda bir sonraki basamak PCSK9 inhibitörüdür.

Anahtar Kavram

Dislipidemide risk sınıflaması ve LDL hedefleri

Daha Fazla Pratik

Primer korumada SCORE sistemine göre risk gruplarının ve LDL hedeflerinin tekrar edilmesi önerilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Dislipidemisi olan bir hastada yapılan biyokimyasal incelemelerde saptanan **Lipoprotein X (LpXLp-X)** varlığı, aşağıdaki sekonder dislipidemi nedenlerinden hangisi için karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolestatik karaciğer hastalıkları

Cevap

Kolestatik karaciğer hastalıkları
Lipoprotein X (LpXLp-X), kolestatik karaciğer hastalıklarında (örneğin primer biliyer kolanjit veya ekstrahepatik safra yolu tıkanıklıkları) safra asitlerinin, fosfolipidlerin ve kolesterolün dolaşıma geri kaçması sonucu oluşan anormal bir partiküldür. Bu partikül, standart LDLLDL ölçümlerinde yalancı yüksekliklere neden olabilir ancak aterosklerotik risk açısından tipik LDLLDL kadar riskli kabul edilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Lipoprotein X (LpXLp-X) yapısını ve kökenini tanımla.
LpXLp-X, kolesterol ve fosfolipidden zengin, trigliserid ve apoprotein içeriği düşük olan anormal bir lipoproteindir.
Lipoprotein X'in biyokimyasal özelliklerini anlamak, hangi hastalıkla ilişkili olduğunu belirlemeyi sağlar.
2
LpXLp-X oluşum mekanizmasını klinik durumlarla ilişkilendir.
Safra akışının engellendiği durumlarda safra lipitlerinin plazmaya geri sızmasıyla LpXLp-X oluşur.
Bu mekanizma sadece kolestaz ve nadir görülen LCATLCAT eksikliğinde mevcuttur.
3
Sekonder dislipidemi nedenleri arasında ayırıcı tanı yap.
Nefrotik sendrom, hipotiroidi ve diyabet gibi diğer nedenlerde LDLLDL veya VLDLVLDL artışı görülürken LpXLp-X saptanmaz.
Doğru sekonder nedeni diğerlerinden ayırt etmek için lipid profilindeki spesifik işaretçiyi belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Lipoprotein X (LpXLp-X) kolestatik karaciğer hastalıkları (örn. Primer Biliyer Kolanjit) için karakteristik bir biyokimyasal belirteçtir.
Tahmini Süre:50s
Soru 19Soru

4848 yaşında kadın hasta, yapılan rutin kontrollerinde kan basıncı 150/90150/90 mmHgmmHg ve glomerüler filtrasyon hızı (GFR) 4545 ml/dk/1,73ml/dk/1,73 m2m^2 olarak saptanıyor. Bilinen başka bir ek hastalığı veya vasküler tutulum bulgusu olmayan bu hastada, güncel kılavuzlara göre hedeflenmesi gereken LDL-kolesterol düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: <70< 70 mg/dLmg/dL

Cevap

Evre 33 kronik böbrek yetmezliği olan yüksek riskli bu hastada LDL-kolesterol hedefi 7070 mg/dLmg/dL altı olmalıdır.
Kardiyovasküler risk değerlendirmesinde, orta derecede kronik böbrek yetmezliği (GFR 305930-59 ml/dk/1,73ml/dk/1,73 m2m^2) olan hastalar başka bir risk faktörü olmasa dahi 'Yüksek Risk' grubunda yer alırlar. Bu grup için belirlenen LDL-kolesterol hedefi 7070 mg/dLmg/dL’nin altı ve bazal değerden en az %50\%50 azalma sağlanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kronik böbrek yetmezliği evresini belirle.
GFR 4545 ml/dk/1,73ml/dk/1,73 m2m^2 olduğu için hasta Evre 33 KBY olarak sınıflandırılır.
Risk stratifikasyonu için eşlik eden hastalıkların ağırlığı belirlenmelidir.
2
Hastayı kardiyovasküler risk kategorisine yerleştir.
Evre 33 KBY (305930-59 ml/dk/1,73ml/dk/1,73 m2m^2), kardiyovasküler açıdan 'Yüksek Risk' kategorisindedir.
Güncel lipid kılavuzları (ESC/EAS) KBY evrelerine göre risk ataması yapar.
3
Yüksek risk kategorisi için LDL-K hedefini tanımla.
Yüksek riskli hastalarda hedef LDL-K <70< 70 mg/dLmg/dL ve bazal değere göre en az %50\%50 düşüştür.
Kılavuzlar risk kategorilerine göre spesifik tedavi hedefleri belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Kronik böbrek yetmezliği evrelerine göre kardiyovasküler risk sınıflaması ve LDL-K tedavi hedefleri.
Soru 20Soru

Dislipidemi nedeniyle ilaç tedavisi başlanan 5555 yaşında erkek hastanın kontrol muayenesinde; kan glukoz düzeyinin 115115 mg/dLmg/dL (bazal: 9090 mg/dLmg/dL) ve ürik asit düzeyinin 8.48.4 mg/dLmg/dL (bazal: 5.65.6 mg/dLmg/dL) olduğu saptanmıştır. Hastanın ayrıca ilacı aldıktan kısa bir süre sonra ortaya çıkan ve yaklaşık 11 saat süren yaygın kızarıklık ve sıcaklık basması şikayeti bulunmaktadır. Bu hastada görülen yan etkilerden sorumlu olması en muhtemel ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Niasin

Cevap

Niasin (Nikotinik Asit)
Niasin (Nikotinik asit), VLDL üretimini azaltarak etki eden bir lipid düşürücü ajandır. En karakteristik yan etkilerinden biri olan 'flushing', deri içi makrofajlarda prostaglandin (özellikle PGD2 ve PGE2) sentezinin artmasıyla oluşur ve aspirin kullanımıyla azaltılabilir. Ayrıca niasin, renal tübüllerde ürik asit sekresyonu ile yarışarak hiperürisemiye (gut krizini tetikleyebilir) ve insülin direncini artırarak hiperglisemiye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz edin.
Hastada yeni gelişen hiperglisemi (açlık kan şekerinde artış), hiperürisemi (ürik asit yüksekliği) ve kutanöz vazodilatasyon (flushing) bulguları saptanmıştır.
Bu üçlü bulgu kombinasyonu, dislipidemi ilaçları arasında spesifik bir ajanın yan etki profilini işaret eder.
2
Niasin'in (Nikotinik asit) farmakolojik etkilerini ve yan etkilerini hatırlayın.
Niasin, yağ dokusundan serbest yağ asidi mobilizasyonunu inhibe ederken; yan etki olarak PGD2/PGE2 aracılı flushing, ürat ile yarışarak hiperürisemi ve insülin direnci üzerinden hiperglisemi yapar.
Vaka sunumundaki tüm bulgular (kızarıklık, şeker ve ürik asit artışı) niasin ile tam uyumludur.
3
Ayırıcı tanı için diğer seçenekleri değerlendirin.
Statinler (miyopati), ezetimib (GİS yan etkileri) ve safra asidi reçineleri (kabızlık, TG artışı) bu tabloyu açıklamaz. Fenofibrat ise ürik asidi düşürür.
Doğru ilacın niasin olduğu kesinleşir.

Anahtar Kavram

Niasin (Nikotinik asit) yan etki profili: Hiperürisemi, hiperglisemi ve prostaglandin aracılı flushing.

Daha Fazla Pratik

Niasin'in flushing etkisini önlemek için tedaviden 30 dakika önce 300 mg aspirin verilmesinin mekanizmasını (prostaglandin sentez inhibisyonu) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Dislipidemiler Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin