Hematoloji

406 soru

Soru 41Soru

54 yaşında kadın hasta, uzun süredir devam eden epigastrik ağrı ve şişkinlik şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan endoskopide mide antrumunda yüzeyel ülsere lezyon saptanıyor. Biyopsi sonucu 'Ekstranodal marjinal zon lenfoma (MALT lenfoma)' ile uyumlu geliyor. Evreleme tetkiklerinde hastalığın mideye sınırlı olduğu (Evre I) görülüyor. Yapılan incelemelerde *Helicobacter pylori* pozitif saptanıyor ve sitogenetik analizde t(11;18) translokasyonu izlenmiyor.

Bu hasta için en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Helicobacter pylori eradikasyon tedavisi

Cevap

Helicobacter pylori eradikasyon tedavisi
Gastrik MALT lenfoma, *Helicobacter pylori* enfeksiyonu ile güçlü ilişkisi olan bir 'marjinal zon' lenfomasıdır. Erken evre (lokalize) ve *H. pylori* pozitif hastalarda, eğer antibiyotik direncini öngören t(11;18) translokasyonu yoksa, ilk ve en etkili tedavi yöntemi H. pylori eradikasyonudur. Bu yaklaşım ile hastaların büyük çoğunluğunda lenfoma geriler ve uzun süreli remisyon sağlanır. Diğer tedaviler (Radyoterapi, Kemoterapi) eradikasyona yanıt alınamayan veya *H. pylori* negatif durumlarda düşünülür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tanısını ve evresini belirle.
Gastrik MALT Lenfoma, Evre I (Lokalize), H. pylori pozitif.
Tedavi yaklaşımı hastalığın evresine ve etyolojik ajana göre değişir.
2
Risk faktörlerini (sitogenetik) değerlendir.
t(11;18) translokasyonu negatif.
t(11;18) pozitifliği antibiyotik tedavisine direnç göstergesidir; negatif olması eradikasyon şansını artırır.
3
En uygun başlangıç tedavisini seç.
Helicobacter pylori eradikasyonu.
Erken evre, H. pylori pozitif ve dirençli translokasyonu olmayan olgularda tek başına antibiyotik tedavisi ile %70-80 oranında tam remisyon sağlanabilir.

Anahtar Kavram

Gastrik MALT Lenfoma Tedavi Algoritması

İpuçları

1
Bu lenfoma tipi bir bakteriyel enfeksiyon zemininde gelişir ve erken evrede bu etkenin ortadan kaldırılması tümörü geriletebilir.
2
Hastalık 'Mukoza ile ilişkili lenfoid doku'dan köken alır ve t(11;18) negatifliği antibiyotik tedavisine iyi yanıtın göstergesidir.
3
Tedavinin temeli kemoterapi veya cerrahi değil, *Helicobacter pylori*'nin yok edilmesidir.

Daha Fazla Pratik

Gastrik MALT lenfomada t(11;18) pozitifliğinin tedavi seçimine etkisini araştırın.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 42Soru

Rutin kontrol sırasında saptanan, belirgin bir yakınması olmayan 72 yaşındaki erkek hastada laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.5 g/dL ve MCV 108 fL bulunuyor. Vitamin B12 ve folat düzeyleri normal saptanan hastanın periferik yaymasında nötrofillerde hiposegmentasyon (Pseudo-Pelger-Huët anomalisi) izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde sellülarite %80 (hipersellüler) saptanıyor ancak eritroid seride belirgin displazi ve megaloblastoid değişiklikler görülüyor.

Bu hastada gelişen derin aneminin temel patofizyolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artmış intramedüller apoptoz (İnefektif eritropoez)

Cevap

Artmış intramedüller apoptoz (İnefektif eritropoez)
Sorudaki vaka tipik bir Miyelodisplastik Sendrom (MDS) tablosudur: İleri yaş, makrositer anemi, normal vitamin düzeyleri ve en önemlisi 'Pseudo-Pelger-Huët' gibi displastik bulgular. MDS'nin temel patofizyolojik özelliği 'İnefektif Hematopoez'dir. Bu durumda kemik iliği çok çalışır (hipersellülerdir), öncü hücreler boldur ancak bu hücreler genetik hasar nedeniyle olgunlaşamaz ve kemik iliği dışına (perifere) çıkamadan apoptoza uğrar (intramedüller yıkım). Bu nedenle ilik doluyken kan boştur (sitopeni).

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Yaşlı hasta, makrositer anemi, B12/Folate normal (eksiklik anemisi değil).
Aneminin nedenini daraltmak için (Megaloblastik anemi ekarte edildi).
2
Morfolojik bulguları değerlendir
Pseudo-Pelger-Huët anomalisi (nötrofil displazisi) ve kemik iliğinde displazi var.
Displazi varlığı MDS'yi (Miyelodisplastik Sendrom) işaret eder.
3
Kemik iliği ve periferik kan uyumsuzluğunu yorumla
İlik hipersellüler (%80 dolu) ancak perifer kanda anemi (sitopeni) var.
Bu durum 'İnefektif Hematopoez'in tanımıdır.
4
İnefektif hematopoezin mekanizmasını belirle
Hücreler üretiliyor ancak olgunlaşamadan ilik içinde ölüyor (intramedüller apoptoz).
MDS'nin temel patofizyolojisi budur.

Anahtar Kavram

Miyelodisplastik Sendromlar (MDS)

İpuçları

1
Kemik iliğinin %80 dolu (hipersellüler) olmasına rağmen kanda hücre sayısının düşük olması (anemi), üretilen hücrelerin kana geçemediğini gösterir.
2
MDS (Miyelodisplastik Sendrom) kelime anlamı olarak 'kötü oluşum' demektir; hücreler şekil bozukluğu (displazi) nedeniyle kalite kontrol mekanizmalarına takılarak yok edilir.
3
Hücrelerin kemik iliği içinde ölmesine 'intramedüller apoptoz' veya 'inefektif hematopoez' denir.

Daha Fazla Pratik

MDS hastalarında prognostik skorlama sistemlerini (IPSS-R) ve hangi sitogenetik anomalilerin kötü prognozla ilişkili olduğunu (örn. Monozomi 7) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru

68 yaşında erkek hasta, son 3 aydır giderek artan halsizlik ve efor dispnesi şikayetleriyle iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor, organomegali izlenmiyor. Yapılan tetkiklerinde saptanan değerler aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğer
Hemoglobin8.88.8 g/dL
MCV106106 fL
Lökosit (WBC)2.4002.400 /µL
Mutlak Nötrofil Sayısı (ANC)900900 /µL
Trombosit45.00045.000 /µL

Kemik iliği aspirasyonunda %12\%12 oranında myeloblast saptanıyor ve eritroid seride dispoetik değişiklikler izleniyor. Sitogenetik analizde monozomi 7 ve del(5q)del(5q) içeren kompleks karyotip (3\geq 3 anomali) saptanıyor.

Bu hasta için Gözden Geçirilmiş Uluslararası Prognostik Skorlama Sistemi (IPSS-R) değerlendirmesine göre, en yüksek puanı (en kötü prognostik ağırlığı) sağlayan parametre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitogenetik bulgular

Cevap

Sitogenetik bulgular (Kompleks karyotip)
IPSS-R skorlama sisteminde sitogenetik risk grupları 00 ile 44 puan arasında değişen en geniş ağırlığa sahiptir. Hastada saptanan kompleks karyotip (3 veya daha fazla sitogenetik anomali) 'Çok Kötü' (Very Poor) kategorisinde yer alır ve 44 puan ile değerlendirilir. Bu puan, hastanın sahip olduğu diğer tüm klinik ve laboratuvar parametrelerinden (Blast oranı: 3 puan, Hb: 1 puan, Trombosit: 1 puan, ANC: 0 puan) daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
WHO sınıflamasına göre tanıyı belirle.
Kemik iliğinde %12 blast olması nedeniyle hasta 'Blast artışlı miyelodisplastik sendrom-2' (MDS-EB-2) tanısı alır.
MDS alt tiplerini belirlemek için blast yüzdesi kritiktir.
2
IPSS-R parametrelerini ve hastadaki karşılıklarını analiz et.
Blast: %12, Sitogenetik: Çok kötü (Kompleks), Hb: 8.88.8 g/dL, Trombosit: 45.00045.000, ANC: 0.9×109/L0.9 \times 10^9/L.
Prognoz tayini için her bir bileşenin puan değerini bilmek gerekir.
3
IPSS-R puanlarını karşılaştır.
Sitogenetik (4 puan) > Blast (3 puan) > Hb (1 puan) = Trombosit (1 puan) > ANC (0 puan).
En yüksek puana sahip parametre prognozu en olumsuz etkileyen faktördür.

Anahtar Kavram

IPSS-R (Revised International Prognostic Scoring System) parametre ağırlıkları
Soru 44Soru

65 yaşında kadın hasta, son 2 aydır giderek artan halsizlik ve diş eti kanamaları şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor, organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde pancitopeni saptanması üzerine yapılan kemik iliği biyopsisinde hücresellik yaşına göre belirgin azalmış (%15) bulunuyor. Ancak dikkatli morfolojik incelemede eritroid ve granülositik seride belirgin displastik değişiklikler saptanıyor ve blast oranı %4 olarak hesaplanıyor. Sitogenetik incelemede klonal bir anomali saptanmıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2022 sınıflamasına göre bu tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipoplastik miyelodisplastik sendrom (MDS-h)

Cevap

Hipoplastik miyelodisplastik sendrom (MDS-h)
Doğru cevap Hipoplastik miyelodisplastik sendromdur (MDS-h). DSÖ 2022 sınıflamasına göre, yaşa göre düzeltilmiş kemik iliği hücreselliğinin %25'in altında olması (bu hastada %15) ve blast oranının %5'ten az olması (bu hastada %4) durumunda, belirgin morfolojik displazi eşlik ediyorsa tanı MDS-h'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Hastada pancitopeni ve hiposellüler kemik iliği (%15) mevcuttur.
Tanısal algoritmayı belirlemek için hücresellik oranı kritiktir.
2
Morfolojik bulguları ve blast oranını incele
Belirgin displazi ve %4 blast saptanmıştır.
Hipoplastik kemik iliğinde displazi ve blast artışı varlığı aplastik anemi tanısından uzaklaştırır.
3
DSÖ 2022 kriterlerine göre sınıflandır
Hücresellik < %25, blast < %5 ve displazi varlığı MDS-h tanısı ile uyumludur.
Güncel sınıflamada hipoplastik MDS ayrı bir klinik antitite olarak tanımlanmıştır.

Anahtar Kavram

DSÖ 2022 sınıflamasına göre hipoplastik MDS (MDS-h) tanısı için kemik iliği hücreselliğinin %25'in altında olması, blast oranının %5'ten az olması ve belirgin morfolojik displazi bulunması gereklidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru

Hodgkin lenfoma tanısı alan 42 yaşında erkek hasta evreleme amacıyla değerlendiriliyor. Öyküsünden son 6 aydır vücut ağırlığının %12'sini kaybettiği ve haftada birkaç kez çarşafları ıslatacak düzeyde gece terlemeleri olduğu öğreniliyor. Fizik muayene ve radyolojik görüntüleme (PET-BT) sonucunda hastada sağ servikal, sağ aksiller ve sol inguinal lenf nodu istasyonlarında patolojik tutulum saptanıyor. Dalak, karaciğer ve kemik iliği biyopsisi normal olarak değerlendiriliyor.

Buna göre, hastanın Ann Arbor sınıflamasına göre evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre III-B

Cevap

Evre III-B
Ann Arbor evreleme sistemine göre, diyaframın her iki tarafındaki lenf nodu gruplarının (bu vakada diyafram üstünde servikal/aksiller ve diyafram altında inguinal) tutulumu Evre III olarak tanımlanır. Hastada açıklanamayan ateş, gece terlemesi veya son 6 ayda vücut ağırlığının %10'undan fazla kaybı (bu vakada %12 kayıp ve terleme) gibi semptomların varlığı 'B' sonekini gerektirir. Karaciğer veya kemik iliği gibi lenfatik sistem dışı yaygın organ tutulumu olmadığı için Evre IV değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf nodu bölgelerinin lokalizasyonunu belirle
Sağ servikal ve sağ aksiller (diyafram üstü), sol inguinal (diyafram altı).
Evreleme için diyaframın referans alınması gereklidir.
2
Diyaframın tutulumuna göre evreyi saptama
Diyaframın her iki tarafında lenf nodu tutulumu olduğu için Evre III.
Evre I: Tek bölge, Evre II: Diyaframın aynı tarafında ≥2 bölge, Evre III: Diyaframın her iki tarafında tutulum.
3
Sistemik semptomların (B semptomları) varlığını değerlendir
%10'dan fazla kilo kaybı (%12) ve gece terlemeleri mevcut -> 'B' ibaresi eklenir.
Ateş (>38°C), gece terlemesi veya son 6 ayda >%10 kilo kaybı 'B' semptomlarıdır.
4
Ekstralenfatik organ tutulumunu dışla
Karaciğer ve kemik iliği negatif -> Evre IV değil.
Evre IV için diffüz veya dissemine ekstralenfatik organ tutulumu gereklidir.

Anahtar Kavram

Lenfoma Evrelemesi (Ann Arbor)

İpuçları

1
Lenf nodlarının diyaframa göre konumlarını belirleyiniz (üstte mi altta mı?).
2
Servikal ve aksiller nodlar diyaframın üstünde, inguinal nodlar ise altındadır. Her iki tarafın tutulumu hangi evreyi işaret eder?
3
Diyaframın her iki tarafı tutulmuşsa Evre III'tür. Kilo kaybı >%10 olduğu için 'B' eklenmelidir.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir senaryoda dalağın tutulumu (S) veya lokalize ekstralenfatik yayılım (E) olsaydı evrelemenin nasıl değişeceğini çalışınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 46Soru

Miyeloproliferatif neoplaziler içerisinde JAK2JAK2 V617F mutasyonunun görülme sıklığı en yüksek olan (yaklaşık %95-98) hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polisitemia vera

Cevap

Miyeloproliferatif neoplaziler arasında JAK2 V617F mutasyonu prevalansının en yüksek olduğu hastalık Polisitemia vera'dır.
Polisitemia vera (PV) tanısı alan hastaların neredeyse tamamında (%95-98) JAK2 V617F mutasyonu saptanır. Geri kalan hastaların çoğunda ise JAK2 ekzon 12 mutasyonları bulunur. Bu yüksek oran nedeniyle JAK2 mutasyonu PV tanısı için majör bir kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Miyeloproliferatif neoplazilerdeki (MPN) temel sürücü mutasyonları değerlendir.
BCR-ABL1 negatif MPN'lerde (PV, ET, PMF) en sık görülen mutasyonun JAK2 V617F olduğu belirlendi.
Tanı kriterlerini belirlemek için her bir MPN'in genetik profilini bilmek gerekir.
2
JAK2 V617F mutasyonunun hastalık bazlı prevalanslarını karşılaştır.
PV'de %95-98, ET ve PMF'de ise %50-60 oranında mutasyon saptandı.
En yüksek sıklığı belirlemek için sayısal verileri karşılaştırmak gerekir.

Anahtar Kavram

JAK2 V617F mutasyonu, Polisitemia vera için en duyarlı genetik belirteçtir ve WHO 2022 kriterlerine göre majör tanı kriteridir.
Tahmini Süre:45s
Soru 47Soru

6666 yaşında erkek hasta, son aylarda artan halsizlik ve efor dispnesi şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk dışında ek bulgu saptanmıyor. Hastanın laboratuvar incelemeleri şu şekildedir:

ParametreSonuç
Hemoglobin9.49.4 g/dL
MCV108108 fL
Beyaz Küre3.200/mm33.200/\text{mm}^3
Mutlak Nötrofil Sayısı1.400/mm31.400/\text{mm}^3
Trombosit130.000/mm3130.000/\text{mm}^3
Retikülosit%0.4\%0.4

Kemik iliği aspirasyonunda hipersellülerite ve eritroid seride belirgin dispoez izleniyor. Blast oranı %3\%3 olarak saptanırken, demir boyası ile yapılan incelemede eritroid öncüllerin %22\%22’sinin ring sideroblast olduğu görülüyor. Sitogenetik incelemede normal karyotip saptanan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ring sideroblastlı miyelodisplastik sendrom (MDS-RS)

Cevap

Ring sideroblastlı miyelodisplastik sendrom (MDS-RS)
Hastada saptanan makrositik anemiye eşlik eden kemik iliği dispoezi, %5'in altındaki blast oranı (%3) ve %15 eşiğinin üzerindeki ring sideroblast varlığı (%22), WHO sınıflamasına göre 'Ring sideroblastlı miyelodisplastik sendrom' (MDS-RS) tanısı için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram ve periferik yayma bulgularını değerlendir
Makrositik anemi ve hafif lökopeni/trombositopeni (bisitopeni) saptandı.
MDS klinik tablosunun ilk adımı periferik sitopenilerin ve displazi bulgularının belirlenmesidir.
2
Kemik iliği blast oranını kontrol et
Blast oranı %3 olarak belirlendi.
Blast oranının %5'in altında olması, hastayı 'aşırı blastlı' kategorilerinden ve AML'den ayırır.
3
Ring sideroblast varlığını ve sitogenetiği analiz et
Ring sideroblast oranı %22 (>%15) ve sitogenetik normal bulundu.
WHO kriterlerine göre %15 (veya SF3B1 mutasyonu varsa %5) üzerindeki ring sideroblast varlığı MDS-RS tanısı koydurur.

Anahtar Kavram

Miyelodisplastik sendrom alt tiplerinin kemik iliği blast yüzdesi ve ring sideroblast oranına göre sınıflandırılması.

İpuçları

1
Kemik iliğindeki blast oranının %5 sınırının altında mı üstünde mi olduğuna dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

IPSS-R skorlama sistemindeki değişkenleri (sitogenetik, blast %, Hb, ANC, Plt) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

50 yaşında erkek hasta; ilerleyici halsizlik ve karın sol üst kadranda dolgunluk şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde diyaframı 6 cm6 \text{ cm} geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 10.2 g/dL10.2 \text{ g/dL}, lökosit 12.500/μL12.500/\mu L, trombosit 550.000/μL550.000/\mu L ve serum LDH düzeyi 850 U/L850 \text{ U/L} (Normal: <250<250) saptanıyor. Periferik yaymada gözyaşı hücreleri (dakriyositler) ve lökoeritroblastik tablo izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde belirgin retikülin lif artışı (Grade 3) ve hiperkromatik, pleomorfik nükleuslu megakaryosit kümeleri saptanıyor. JAK2V617FJAK2 V617F mutasyonu pozitif bulunan bu hastada, DSÖ (WHO) 2022 sınıflamasına göre Primer Miyelofibroz tanısı konulurken kullanılan aşağıdaki bulgulardan hangisi "minör kriterler" grubunda yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliğinde Grade 2 veya 3 retikülin fibrozisi saptanması

Cevap

Kemik iliğinde Grade 2 veya 3 retikülin fibrozisi saptanması bir majör kriterdir.
DSÖ 2022 sınıflamasına göre, Overt Primer Miyelofibroz tanısı için 3 majör kriterin tamamı ve en az 1 minör kriter bulunmalıdır. Majör kriterler arasında megakaryosit proliferasyonu ve atipisine eşlik eden belirgin retikülin veya kollajen fibrozisi (Grade 2 veya 3) yer alır. Dolayısıyla bu bulgu minör değil, majör bir kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik (splenomegali) ve laboratuvar (anemi, lökositoz, LDH yüksekliği, lökoeritroblastik tablo, Grade 3 fibrozis) verilerini analiz et.
Hasta klinik olarak Overt (Belirgin) Primer Miyelofibroz (PMF) tablosu ile uyumludur.
PMF tanısı için majör ve minör kriterlerin bir kombinasyonu gereklidir.
2
DSÖ 2022 PMF tanı kriterlerini (Majör vs Minör) sınıflandır.
Majör kriterler: 1) Megakaryosit atipisi + Fibrozis (Grade 2/3), 2) Diğer miyeloid neoplazilerin dışlanması, 3) Mutasyon varlığı. Minör kriterler: Anemi, lökositoz, splenomegali, LDH artışı, lökoeritroblastoz.
Tanı için 3 majör kriterin tamamı ve en az 1 minör kriterin varlığı şarttır.
3
Seçeneklerdeki bulguları bu sınıflamaya göre eşleştir.
Fibrozis majör kriterdir; diğerleri minör kriterdir.
Soru kökü minör kriter olmayan (yani majör olan) bulguyu sormaktadır.

Anahtar Kavram

Primer Miyelofibroz (PMF) tanısında Grade 2 veya 3 fibrozis majör bir kriterken; anemi, lökositoz, splenomegali ve LDH yüksekliği minör kriterlerdir.

Daha Fazla Pratik

Prefibrotik PMF ile Esansiyel Trombositemi arasındaki morfolojik farkları (megakaryosit yapısı) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

66 yaşında erkek hasta, son haftalarda belirginleşen halsizlik ve boyun bölgesinde saptadığı şişlikler nedeniyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede bilateral servikal (2×2cm2 \times 2 cm) ve aksiller (3×2cm3 \times 2 cm) hareketli, ağrısız lenfadenopatiler saptanıyor. Batın muayenesinde karaciğer palpabl değilken, dalak kot kavsini 3cm3 cm geçiyor; traube alanı kapalıdır.

Laboratuvar tetkiklerinde:
- Hemoglobin: 12.4g/dL12.4 g/dL
- Lökosit: 62.000/μL62.000/\mu L (Periferik yaymada %88 olgun lenfosit ve ezilmiş "smudge" hücreleri)
- Trombosit: 190.000/μL190.000/\mu L
- Akım sitometrisi: CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+), CD20CD20 (zayıf pozitif), CD10()CD10(-)

Bu hasta için en olası klinik evreleme ve en kötü prognozla ilişkili genetik belirteç aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rai Evre II - 17p delesyonu

Cevap

Rai Evre II ve 17p delesyonu birlikteliği hastanın klinik tablosunu ve en riskli prognostik durumunu doğru tanımlar.
Hastanın fizik muayenesinde saptanan lenfadenopati ve splenomegali, lenfositozla birleştiğinde Rai Evre II'yi tanımlar. KLL seyrinde sağkalımı en olumsuz etkileyen ve tedavi direncine neden olan temel genetik bozukluk ise 17p delesyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastalık tanısını doğrula
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Yaş, belirgin lenfositoz, smudge hücreleri ve tipik akım sitometrisi (CD5+CD5+, CD23+CD23+, CD20CD20 zayıf) KLL tanısını koydurur.
2
Rai evrelemesini uygula
Rai Evre II
Lenfositoz + LAP varlığına ek olarak splenomegali (dalak büyüklüğü) saptanması hastayı orta risk grubu olan Evre II'ye sokar. Anemi (III) veya trombositopeni (IV) yoktur.
3
Genetik prognostik belirteçleri karşılaştır
17p delesyonu
KLL'de 17p delesyonu (TP53TP53 kaybı), kemoimmünoterapiye en kötü yanıt ve en kısa sağkalım süresi ile ilişkilidir.

Anahtar Kavram

KLL'de Rai evrelemesi fizik muayene ve CBC bulgularına dayanırken, prognoz genetik belirteçlerle (FISH) tayin edilir.
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 50Soru

42 yaşında kadın hasta, rutin kontrol sırasında saptanan trombositoz (950.000/μL950.000/\mu L) nedeniyle hematoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde minimal splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 13.2g/dL13.2 g/dL, lökosit sayısı 10.200/μL10.200/\mu L ve laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyi normalin üst sınırında bulunuyor. Periferik yaymada lökoeritroblastik tablo saptanmıyor. WHO 2022 kriterlerine göre bu hastada Esansiyel Trombositemi (ET) tanısını, Pre-fibrotik Primer Miyelofibrozis (pre-PMF)'ten ayırt etmede en değerli kemik iliği morfolojik bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geniş, matür ve hiperlobüle çekirdekli megakaryositlerin varlığı

Cevap

Esansiyel trombositemide (ET) kemik iliğinde geniş, matür ve hiperlobüle çekirdekli megakaryositlerin görülmesi ayırt edici özelliktir.
WHO 2022 tanı kriterlerine göre, Esansiyel Trombositemi (ET) tanısı için kemik iliği biyopsisinde matür, geniş sitoplazmalı ve hiperlobüle (staghorn benzeri) çekirdekli megakaryositlerin artışı majör kriterdir. Bu hücrelerde belirgin atipi veya pleomorfizm görülmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
İzole trombositoz ve minimal splenomegali varlığı saptandı.
ET ve pre-PMF ayrımı bu tür tablolarda en kritik basamaktır.
2
WHO 2022 morfolojik kriterlerinin uygulanması
ET'de matür megakaryositler, pre-PMF'de ise pleomorfik/atipik megakaryositler görüldüğü hatırlandı.
Bu iki antite arasındaki en önemli majör kriter morfolojik farklılıktır.
3
Doğru morfolojik tanımın seçilmesi
Hiperlobüle çekirdekli matür megakaryositlerin ET tanısını desteklediği belirlendi.
Pre-PMF'de çekirdeklerin 'bulutsu' veya 'bulboz' yapıda olması ve nükleositoplazmik oranın artması beklenir.

Anahtar Kavram

WHO 2022 MPN sınıflamasında ET ve pre-PMF morfolojik ayırımı

Alternatif Yöntem

Pre-PMF'de ET'den farklı olarak LDH yüksekliği, lökositoz ve aneminin eşlik etme olasılığı daha yüksektir. Tanıda bu ikincil bulgular da yol gösterici olabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 51Soru

6868 yaşında erkek hasta, 88 yıl önce mide kanseri nedeniyle uygulanan total gastrektomi öyküsüyle takip edilmektedir. Son 33 aydır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve her iki ayak tabanında yanma/karıncalanma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, dilde papillalarda silinme saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)8.28.2 g/dL13.517.513.5 - 17.5
Hematokrit (Hct)%25\%25%41%53\%41 - \%53
MCV8888 fL8010080 - 100
RDW%22\%22<%14.5<\%14.5
Retikülosit%0.4\%0.4%0.5%1.5\%0.5 - \%1.5

Periferik yaymada mikrositer hipokrom hücrelerin yanı sıra makroovalositler ve hipersegmente nötrofiller izleniyor. Bu hastadaki anemi tablosunun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kombine demir ve B12 vitamini eksikliği

Cevap

Kombine demir ve B12 vitamini eksikliği
Doğru seçenek olan kombine eksiklik durumu, hastanın total gastrektomi öyküsüyle tam uyumludur. Gastrektomi sonrası hem demir (asit eksikliği ve duodenum bypassı) hem de B12 vitamini (intrinsik faktör eksikliği) eksikliği sık görülür. Laboratuvarda MCV'nin normal aralıkta kalması, mikrositer ve makrositer hücrelerin ortalamasından kaynaklanır; ancak RDW'nin yüksek olması bu hücre boyutu çeşitliliğini kanıtlar. Periferik yaymadaki hipersegmente nötrofiller B12 eksikliğini, hipokrom mikrositer hücreler ise demir eksikliğini destekler.

Adım Adım Çözüm

1
MCV ve RDW değerlerini analiz et
MCV normal (8888 fL), ancak RDW belirgin yüksek (%22\%22)
MCV, eritrosit hacimlerinin ortalamasıdır; farklı boyuttaki hücrelerin varlığı ortalamayı normalleştirebilir.
2
Klinik öykü ve periferik yayma bulgularını değerlendir
Total gastrektomi öyküsü (demir ve B12 emilim bozukluğu), parestezi (B12 eksikliği), periferik yaymada mikrositer ve makrositer hücrelerin bir arada bulunması (dimorfik popülasyon)
Gastrektomi hem asit eksikliği nedeniyle demir emilimini hem de intrinsik faktör eksikliği nedeniyle B12 emilimini bozar.
3
Ayırıcı tanıyı doğrula
Hem mikrositoz hem makrositoz yapan nedenlerin birlikteliği MCV'yi ortalamada normal gösterir.
Yüksek RDW, eritrosit boyutlarındaki heterojeniteyi (anizositoz) gösteren en duyarlı parametredir.

Anahtar Kavram

Dimorfik Anemi Popülasyonu ve MCV/RDW İlişkisi
Soru 52Soru

Ellerinde yanma, kızarıklık ve özellikle sıcak banyo sonrası artan yaygın kaşıntı yakınmaları olan 34 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde dalak kosta yayını 4 cm geçmektedir. Tam kan sayımı sonuçları şöyledir:

* Hemoglobin: 15.2 g/dL
* Hematokrit: %46
* MCV: 71 fL
* Lökosit: 12.500/mm³
* Trombosit: 560.000/mm³
* Ferritin: 9 ng/mL

Bu hasta için en olası tanı ve bu tanıyı destekleyen patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maskelenmiş Polistemia Vera; demir eksikliği eritrositozun tam olarak ortaya çıkmasını engellemektedir.

Cevap

Maskelenmiş Polistemia Vera; demir eksikliği eritrositozun tam olarak ortaya çıkmasını engellemektedir.
Hastada Polistemia Vera'nın (PV) klasik semptomları olan akuajenik pruritus (duş sonrası kaşıntı), eritromelalji (ellerde yanma) ve splenomegali mevcuttur. Laboratuvar tetkiklerinde mikrositoz (MCV düşüklüğü) ve çok düşük ferritin düzeyi ciddi demir eksikliğini gösterir. Normal şartlarda bu düzeyde bir demir eksikliği belirgin anemiye yol açmalıdır. Ancak hastanın hemoglobinin normal sınırlarda (15.2 g/dL) olması, aslında altta yatan bir eritrositoz (kırmızı küre artışı) olduğunu ancak demir eksikliği nedeniyle hemoglobinin baskılandığını gösterir. Bu tabloya 'Maskelenmiş Polistemia Vera' adı verilir. PV hastalarında gastrointestinal kayıplar veya artmış kullanım nedeniyle demir eksikliği sık görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları analiz et.
Sıcak banyo sonrası kaşıntı (akuajenik pruritus) ve ellerde yanma (eritromelalji), Miyeloproliferatif Neoplazileri (özellikle Polistemia Vera) güçlü şekilde düşündürür.
Semptomların özgüllüğü tanıyı daraltır.
2
Laboratuvar verilerindeki uyumsuzluğu fark et.
Hastada ciddi demir eksikliği var (Ferritin < 15 ng/mL, MCV düşük), ancak Hemoglobin (15.2 g/dL) anemik değil, aksine normal/üst sınırdadır.
Normal bir bireyde bu düzeyde demir eksikliği belirgin anemi yapmalıdır. Anemi olmaması, altta yatan bir eritrositoz dürtüsünü (PV) gösterir.
3
Tanıyı kesinleştir.
Demir eksikliği nedeniyle Hb düzeyi WHO kriterlerini (Erkek >16.5) sağlamasa da, bu durum 'Maskelenmiş Polistemia Vera' olarak tanımlanır.
PV'de eritrositoz, eşlik eden demir eksikliği tarafından maskelenebilir.

Anahtar Kavram

Maskelenmiş Polistemia Vera ve Demir Eksikliği İlişkisi

İpuçları

1
Hastanın ferritin düzeyi çok düşük olmasına rağmen hemoglobin değeri neden normal sınırlarda?
2
Normalde bu kadar düşük ferritin ve MCV ile hastanın derin anemik olması gerekirdi. Anemi olmaması, kemik iliğinin aşırı kırmızı küre üretme çabasını gösterir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 53Soru

1919 yaşında erkek hasta, son 33 haftadır artan halsizlik, solukluk ve bacaklarında oluşan kırmızı lekeler (peteşiler) şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk ve alt ekstremitelerde yaygın peteşiler saptanıyor; hepatosplenomegali veya lenfadenopati izlenmiyor. Yapılan laboratuvar tetkikleri aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin6,2 g/dL6,2\text{ g/dL}
MCV94 fL94\text{ fL}
Lökosit1.500/mm31.500/\text{mm}^3
Mutlak Nötrofil Sayısı350/mm3350/\text{mm}^3
Trombosit12.000/mm312.000/\text{mm}^3
Retikülosit%0,1\%0,1

Kemik iliği biyopsisinde sellülarite %15\%15 saptanmış olup hematopoetik hücrelerde belirgin azalma ve yağ dokusunda artış izlenmiştir. HLA tam uyumlu kardeşi olduğu belirlenen bu hasta için en uygun küratif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Allojenik hematopoetik kök hücre nakli

Cevap

Allojenik hematopoetik kök hücre nakli
Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları (pansitopeni, hiposellüler ilik) 'Ağır Aplastik Anemi' kriterlerini karşılamaktadır. 1919 yaşında olması ve HLA tam uyumlu kardeş donörünün bulunması, hastayı doğrudan allojenik hematopoetik kök hücre nakli aday yapar. Bu yaklaşım, bu yaş grubunda en yüksek kür potansiyeline sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar verilerini Camitta kriterlerine göre değerlendir.
Nötrofil < 500/mm3500/\text{mm}^3, Trombosit < 20.000/mm320.000/\text{mm}^3 ve Retikülosit < %1\%1 olması nedeniyle tablo 'Ağır Aplastik Anemi' (AAA) olarak tanımlanır.
Tedavi protokolünü belirlemek için hastalığın şiddetini sınıflandırmak gerekir.
2
Hastanın yaşını ve donör durumunu analiz et.
Hasta 1919 yaşında (genç) ve HLA tam uyumlu kardeşi mevcuttur.
Aplastik anemide küratif tedavi seçimi yaş ve donör varlığına göre yapılır.
3
Algoritmaya göre uygun tedaviyi seç.
Genç yaş (<40<40 yaş) ve HLA uyumlu kardeş donör varlığında ilk seçenek Allojenik Hematopoetik Kök Hücre Nakli'dir.
Bu grup hastada nakil, immünsüpresif tedaviye göre daha yüksek sağkalım ve kür şansı sunar.

Anahtar Kavram

Ağır Aplastik Anemide tedavi seçimi hastanın yaşı ve uygun HLA kardeş donör varlığına göre yapılır; genç hastalarda uygun donör varsa kök hücre nakli önceliklidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

62 yaşında erkek hasta, son 6 aydır giderek artan halsizlik ve tekrarlayan diş eti kanamaları şikayetiyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı sonuçları şu şekildedir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Hemoglobin9.29.2 g/dL13.517.513.5 - 17.5
MCV104104 fL8010080 - 100
Lökosit3,200/μL3,200/\mu L4,00010,0004,000 - 10,000
Trombosit75,000/μL75,000/\mu L150,000450,000150,000 - 450,000

Periferik yaymada makrositoz, nötrofillerde hiposegmentasyon (Pseudo-Pelger-Huët anomalisi) ve %2 blast saptanıyor. Kemik iliği aspirasyonunda hiperselülerite, eritroid ve granülositik seride belirgin displastik değişiklikler ve %7 oranında blast saptanıyor. Sitogenetik incelemede herhangi bir anomali izlenmiyor.

Güncel DSÖ (WHO) sınıflamasına göre bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artmış blastlı miyelodisplastik sendrom-1 (MDS-IB1)

Cevap

Artmış blastlı miyelodisplastik sendrom-1 (MDS-IB1)
Artmış blastlı miyelodisplastik sendrom-1 (MDS-IB1) tanısı, kemik iliğinde %5 ile %9 arasında blast bulunması veya periferik kanda %2 ile %4 arasında blast saptanması durumunda konur. Bu vakada kemik iliğinde %7, periferik kanda ise %2 oranında blast saptanması bu tanıyı doğrular. Ayrıca pansitopeni ve displazi bulguları tanıyı destekleyen klasik MDS özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Tam kan sayımı ve periferik yayma bulgularını analiz et.
Hastada makrositik anemi, lökopeni ve trombositopeni (pansitopeni) mevcuttur. Pseudo-Pelger-Huët anomalisi ve periferik kandaki %2 blast oranı miyelodisplazi lehinedir.
MDS tanısında periferik kan bulguları ilk ipucunu sağlar.
2
Kemik iliği aspirasyon bulgularını blast oranına göre değerlendir.
Kemik iliğinde saptanan %7 blast oranı, hastayı 'Artmış Blastlı' kategorisine sokar.
Blast oranı MDS sınıflamasında en temel prognostik ve tanısal kriterdir.
3
DSÖ (WHO) 2022 kriterlerini uygula.
Kemik iliğinde %5-9 arası blast (hastada %7) veya periferik kanda %2-4 arası blast (hastada %2) bulunması MDS-IB1 tanısı için yeterlidir.
MDS-IB1 ve IB2 ayrımı blast yüzdelerine göre net çizgilerle belirlenmiştir.

Anahtar Kavram

MDS sınıflamasında kemik iliği ve periferik kan blast oranları, alt tiplerin belirlenmesinde ve prognozun öngörülmesinde en kritik faktörlerdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru

52 yaşında erkek hasta, banyo sonrası artan jeneralize kaşıntı ve yüzünde kızarıklık şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede pletorik görünüm ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 18.818.8 g/dL, hematokrit %57\%57, lökosit 13.20013.200/μ\mu L ve trombosit 510.000510.000/μ\mu L bulunuyor. Yapılan moleküler tetkiklerde JAK2 V617F mutasyonu pozitif saptanıyor.

Bu hastada Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2022 kriterlerine göre Polycythemia Vera (PV) tanısının kesinleştirilmesi için gerekli olan diğer majör kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği biyopsisinde eritroid, granülositik ve megakaryositik seride artışla karakterize panmiyeloz görülmesi

Cevap

Kemik iliği biyopsisinde eritroid, granülositik ve megakaryositik seride artışla karakterize panmiyeloz görülmesi
Polycythemia Vera tanısı için DSÖ 2022 kriterlerinde üç majör kriter tanımlanmıştır: 1) Yüksek hemoglobin/hematokrit seviyeleri (>16.5>16.5 g/dL veya >%49>\%49 erkeklerde), 2) Kemik iliği biyopsisinde panmiyeloz, 3) JAK2 mutasyonu varlığı. Soru kökündeki hastada Hb/Hct yüksekliği ve JAK2 mutasyonu verildiği için, tanıyı kesinleştiren diğer majör kriter kemik iliğindeki karakteristik morfolojik değişikliklerdir (panmiyeloz).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Hastada Hb 18.818.8 g/dL, Hct %57\%57 ve JAK2 V617F pozitifliği mevcuttur. Bu bulgular DSÖ 2022 PV majör kriterlerinden ikisini karşılamaktadır.
PV tanısı için klinik şüphe yüksek olduğunda güncel tanı algoritması uygulanmalıdır.
2
Kalan tanı kriterlerini gözden geçir
Tanı için 3 majör kriterin tamamı veya 2 majör + 1 minör kriter gereklidir. Majör 1 (Hb/Hct yüksekliği) ve Majör 3 (JAK2 mutasyonu) hastada mevcuttur.
Kesin tanı için eksik olan kriterin majör mü yoksa minör mü olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Majör kriter olan kemik iliği bulgusunu tanımla
DSÖ 2022 kriterlerine göre 2. majör kriter kemik iliği biyopsisinde panmiyeloz (eritroid, granülositik ve megakaryositik proliferasyon) görülmesidir.
Kemik iliği morfolojisi MPN'lerin ayırıcı tanısında altın standarttır.

Anahtar Kavram

Polycythemia Vera DSÖ 2022 Tanı Kriterleri
Soru 56Soru

Akut lösemi ön tanısıyla tetkik edilen bir hastanın kemik iliği aspirasyon örneğinde blast oranı %85 saptanmıştır. Akım sitometrik incelemede blastların CD13, CD33 ve MPO pozitif olduğu; ancak CD34 ve HLA-DR yüzey antijenlerini eksprese etmediği (negatif olduğu) belirlenmiştir. Bu immünfenotipik profil ve olası tanı dikkate alındığında, hastada saptanması en muhtemel sitogenetik anomali ve klinik seyir aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(15;17) translokasyonu - Hedefe yönelik tedavi ile kür şansı yüksektir

Cevap

t(15;17) translokasyonu - Hedefe yönelik tedavi ile kür şansı yüksektir
Soruda verilen immünfenotipik profil (MPO+, CD13+, CD33+ olup; CD34 ve HLA-DR negatifliği), Akut Promiyelositik Lösemi (APL) için patognomoniktir. APL, sitogenetik olarak t(15;17) translokasyonu (PML-RARA füzyon geni) ile karakterizedir. Bu lösemi türü, ATRA (All-trans retinoik asit) ve Arsenik trioksit gibi hedefe yönelik tedavilerle %90'ın üzerinde kür şansı olan, 'iyi prognozlu' bir AML alt tipidir.

Adım Adım Çözüm

1
İmmünfenotipik bulguları analiz et
Blastlar miyeloid kökenli (MPO+, CD13+, CD33+) ancak kök hücre belirteçleri (CD34, HLA-DR) negatif.
Miyeloid belirteçlerin varlığı AML tanısını desteklerken, CD34 ve HLA-DR negatifliği spesifik bir alt tipi işaret eder.
2
CD34(-) ve HLA-DR(-) fenotipini spesifik AML alt tipiyle eşleştir
Bu profil Akut Promiyelositik Lösemi (APL) için tipiktir.
Diğer AML alt tiplerinin aksine, APL (FAB M3) blastları genellikle CD34 ve HLA-DR eksprese etmez.
3
Tanımlanan alt tipin sitogenetik karşılığını ve prognozunu belirle
APL, t(15;17) translokasyonu (PML-RARA füzyonu) ile karakterizedir ve ATRA + Arsenik Trioksit tedavisiyle prognozu çok iyidir.
t(15;17) APL'nin tanımlayıcı genetik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi (APL) İmmünfenotipi ve Genetiği

İpuçları

1
Miyeloid belirteçler pozitif (MPO, CD13, CD33) ancak kök hücre belirteçleri (CD34, HLA-DR) negatiftir. Bu 'paradoks' tek bir özel AML alt tipini işaret eder.
2
Bu lösemi türü, kanama diyatezi (DİK) ile başvurmasıyla ünlüdür ve A vitamini türevi bir ilaçla tedavi edilir.

Daha Fazla Pratik

APL tedavisinde gelişebilecek 'Diferansiasyon Sendromu'nun klinik bulguları ve tedavisi nedir?

Alternatif Yöntem

Hastanın kliniğinde yaygın ekimoz veya kanama belirtilseydi (DİK bulguları), bu da tanıyı destekleyen güçlü bir klinik ipucu olurdu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 57Soru

42 yaşında kadın hasta, karın ağrısı ve şişkinlik yakınması ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenede splenomegali (4cm4 cm palpabl) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; Hemoglobin 12.4g/dL12.4 g/dL, lökosit 12.800/μL12.800/\mu L, trombosit 910.000/μL910.000/\mu L, LDH 580U/L580 U/L (N:<250N: <250) saptanıyor. Periferik yaymada lökoeritroblastik tablo izlenmiyor. Yapılan moleküler incelemede JAK2 V617F, CALR ve MPL mutasyonları negatif; BCRABL1BCR-ABL1 ise negatif saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde hücresellikte artış, granülositik proliferasyon ve kümelenme gösteren, 'bulutsu' (cloud-like) nükleuslu atipik megakaryositler izleniyor. Gümüşleme yönteminde retikülin lif artışı saptanmıyor (Grade 0). Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF)

Cevap

En olası tanı Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) seçeneğidir.
Doğru cevap olan Prefibrotik Primer Miyelofibrozis tanısı, hastadaki 'bulutsu' nükleuslu megakaryosit morfolojisi ve eşlik eden üç minör kriter (lökositoz, LDH artışı ve splenomegali) ile konur. WHO 2022 sınıflamasında bu morfolojik özellik, ET'de görülen 'geyik boynuzu' benzeri hiperlobüle megakaryositlerden ayrımı sağlayan temel histopatolojik bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Splenomegali, lökositoz (>11.000/μL>11.000/\mu L) ve LDH yüksekliği saptanmıştır.
WHO 2022 Pre-PMF tanı kriterlerinde yer alan minör kriterlerin varlığını sorgulamak gerekir.
2
Kemik iliği morfolojisinin değerlendirilmesi
Hücresellik artışı ve 'bulutsu' (cloud-like) megakaryosit atipisi izlenirken, fibrozis saptanmamıştır (Grade 0).
Pre-PMF'yi Esansiyel Trombositemi'den ayıran en önemli özellik megakaryositlerin morfolojik yapısıdır (ET'de 'geyik boynuzu' benzeri büyük/olgun hücreler izlenir).
3
Moleküler profilin yorumlanması
Sürücü mutasyonların (JAK2, CALR, MPL) negatif olması 'Triple Negatif' MPN tablosunu gösterir.
Mutasyon negatifliği tanıyı dışlamaz; morfoloji ve minör kriterler tanı için yeterlidir.
4
WHO 2022 kriterleri ile kesin tanıya ulaşma
Majör kriterler (morfoloji ve diğer MPN'lerin dışlanması) ile 3 minör kriterin (Lökositoz, LDH, Splenomegali) eşliği.
En az bir minör kriterin varlığı Pre-PMF tanısı için zorunludur.

Anahtar Kavram

WHO 2022 kriterlerine göre Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) ve Esansiyel Trombositemi (ET) ayrımında morfoloji ve minör kriterlerin (Lökositoz, LDH, Splenomegali) rolü.

Daha Fazla Pratik

Triple negatif MPN'lerde prognozu etkileyen ek mutasyonları (ASXL1, EZH2, SRSF2, IDH1/2) inceleyen bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

7373 yaşında erkek hasta, son aylarda artan halsizlik, çabuk yorulma ve sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor; lenfadenopati veya organomegali izlenmiyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
Hemoglobin8.48.4 g/dL
MCV102102 fL
Lökosit2.8002.800 /mm³ (Nötrofil %3535)
Trombosit85.00085.000 /mm³

Periferik yayma incelemesinde hipogranüler nötrofiller ve psödo-Pelger Huët anomalisi dikkati çekiyor. Kemik iliği aspirasyonunda hiperselülerite, eritroid dizide megaloblastoid değişiklikler ve %77 oranında miyeloblast saptanıyor. Bazı blastların sitoplazmasında belirgin Auer çubukları (Auer rods) izleniyor. Sitogenetik incelemede ise normal karyotip (46,XY46,XY) saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MDS ile ilişkili aşırı blastlı sendrom-2 (MDS-EB-2)

Cevap

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre, Auer çubuklarının varlığı blast sayısından bağımsız olarak (ancak %20'nin altında olmak kaydıyla) MDS-EB-2 tanısını gerektirir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) miyeloid maligniteler sınıflamasına göre; kemik iliğinde %5-19 arasında blast bulunan MDS olgularında, eğer blastlarda Auer çubukları saptanmışsa, blast sayısı %10'un altında (bu vakada %7) olsa dahi tanı MDS-EB-2 olarak konur. Auer çubuklarının varlığı daha agresif bir seyri ve yüksek AML dönüşüm riskini simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
Hematolojik parametreleri ve periferik yaymayı değerlendir.
Makrositer anemi, nötropeni ve trombositopeni (pansitopeni) ile birlikte nötrofillerde displastik bulgular (Pelger-Huët) saptandı.
Miyelodisplastik sendrom (MDS) ön tanısını desteklemek için klinik ve laboratuvar korelasyonu gerekir.
2
Kemik iliği blast yüzdesini ve özel morfolojik yapıları incele.
Blast oranı %7 olarak belirlendi ancak sitoplazmada Auer çubukları saptandı.
MDS alt tipini belirlemede blast sayısı kadar Auer çubuklarının varlığı da kritiktir.
3
WHO MDS sınıflama kriterlerini uygula.
Auer çubuklarının varlığı tanıyı otomatik olarak MDS-EB-2 (Aşırı blastlı sendrom-2) kategorisine taşır.
Tanısal kriterlere göre Auer çubuğu pozitifliği, %5-9 arası blast olsa bile EB-1 tanısını ekarte ettirir.

Anahtar Kavram

MDS-EB-1 ve MDS-EB-2 ayırıcı tanısında Auer çubuklarının belirleyici rolü.

İpuçları

1
Blast oranının %5-20 aralığında olması MDS-EB alt tiplerini düşündürür.
2
Sitoplazmada görülen Auer çubukları, blast sayısı ne olursa olsun (Eğer <%20 ise) tanıyı her zaman en ileri MDS evresine taşır.

Daha Fazla Pratik

IPSS-R prognostik skorlama sistemindeki değişkenleri (blast %, sitogenetik, sitopeni sayısı ve derinliği) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru

5252 yaşında erkek hasta, son iki aydır giderek artan halsizlik ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivaları soluk saptanan hastanın alt ekstremitelerinde peteşiler izleniyor; organomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Yapılan tetkiklerinde Hemoglobin: 7.57.5 g/dL, lökosit: 1,8001,800 /mm³ (mutlak nötrofil sayısı: 400400 /mm³), trombosit: 15,00015,000 /mm³ ve düzeltilmiş retikülosit sayısı: %0.3\%0.3 (18,00018,000 /mm³) olarak bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde %15\%15 selülerite, artmış yağ dokusu izleniyor ve anormal hücre artışı saptanmıyor. HLA doku tiplemesinde hastaya uygun akraba içi tam uyumlu verici saptanmıyor.

Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antitimosit globülin + Siklosporin

Cevap

Ağır aplastik anemi tanısı alan, 5050 yaş üzerinde olan veya uygun akraba içi vericisi bulunmayan hastalarda en uygun ilk basamak tedavi antitimosit globülin (ATG) ve siklosporin kombinasyonudur.
Antitimosit globülin ve siklosporin kombinasyonu, vericisi olmayan AAA hastalarında T-hücre aracılı hematopoetik kök hücre baskılanmasını kırarak hematolojik düzelme sağlayan temel tedavidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının belirlenmesi
Ağır Aplastik Anemi (AAA)
Kemik iliği selüleritesinin %25'in altında olması ve eşlik eden mutlak nötrofil sayısının < 500, trombosit sayısının < 20,000 ve retikülosit sayısının < 20,000 olması AAA kriterlerini karşılar.
2
Tedavi seçimi için hasta yaşı ve verici durumunun değerlendirilmesi
İmmünsüpresif Tedavi Endikasyonu
Genç hastalarda (<4050<40-50 yaş) HLA uyumlu kardeş verici varsa ilk seçenek kök hücre naklidir; ancak verici yoksa veya hasta ileri yaştaysa immünsüpresif tedavi tercih edilir.
3
Standart immünsüpresif rejimin belirlenmesi
ATG + Siklosporin
Bu kombinasyon, AAA hastalarında en yüksek yanıt oranlarını sağlayan standart ilk basamak farmakolojik yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Ağır Aplastik Anemi Tedavi Algoritması

İpuçları

1
Hastanın pansitopeni ve hiposelüler iliği 'Ağır Aplastik Anemi' (AAA) kriterlerini tam olarak karşılıyor.
2
AAA tedavisinde iki ana yol vardır: Kök hücre nakli ve immünsüpresif tedavi. Seçim genellikle yaşa ve verici varlığına bağlıdır.

Daha Fazla Pratik

AAA kriterlerini (Camitta kriterleri) ve tedaviye Eltrombopag eklenmesinin güncel yaklaşımdaki yerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 60Soru

5555 yaşında erkek hasta, özellikle sıcak banyo sonrası ortaya çıkan yaygın kaşıntı ve zonklayıcı baş ağrısı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde pletorik (kırmızımtırak) yüz görünümü ve belirgin splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 18,818,8 g/dLg/dL, hematokrit %58\%58, lökosit 13.200/μL13.200/\mu L ve trombosit 520.000/μL520.000/\mu L olarak bulunuyor. Bu klinik tabloya göre, kesin tanıya yardımcı olması beklenen en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük serum eritropoetin düzeyi

Cevap

Polisitemia Vera tanısı için karakteristik olan bulgu düşük serum eritropoetin düzeyidir.
Polisitemia Vera bir miyeloproliferatif neoplazi olup, eritroid serideki öncül hücrelerin eritropoetin (EPO) sinyaline ihtiyaç duymadan otonom olarak çoğalmasıyla karakterizedir. Artan eritrosit kitlesi, fizyolojik geri bildirim mekanizması yoluyla böbreklerden EPO sentezini baskılar. Bu nedenle, PV hastalarında serum EPO düzeyi tipik olarak referans aralığın altındadır. Akuajenik pruritus (banyo sonrası kaşıntı) ve splenomegali ile birlikte panmiyeloz (tüm serilerde artış) PV için klasik bir sunumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Yüksek hemoglobin/hematokrit, lökositoz, trombositoz (pansitoz), splenomegali ve suyla tetiklenen kaşıntı (akuajenik pruritus).
Bu bulgular primer bir miyeloproliferatif neoplazi olan Polisitemia Vera'yı (PV) güçlü bir şekilde destekler.
2
Primer ve sekonder eritrositozu ayırt et
Primer eritrositozda (PV) eritrosit üretimi eritropoetinden (EPO) bağımsızdır, sekonder nedenlerde ise EPO artmıştır.
Tanısal algoritmada EPO düzeyi, PV ile sekonder eritrositoz ayırıcı tanısında kullanılan temel parametredir.
3
Genetik ve laboratuvar kriterlerini doğrula
PV hastalarının >%95>\%95'inde JAK2 V617F mutasyonu ve düşük serum EPO düzeyi bulunur.
WHO kriterlerine göre yüksek hemoglobin düzeyi ile birlikte düşük EPO ve JAK2 mutasyonu tanı koydurucudur.

Anahtar Kavram

Polisitemia Vera (PV) tanısında en özgül biyokimyasal bulgulardan biri düşük serum eritropoetin (EPO) düzeyidir.

İpuçları

1
Hastadaki kaşıntı ve splenomegali, eritrositozun sekonder (hipoksi gibi) değil, primer bir kemik iliği hastalığına bağlı olduğunu düşündürür.
2
Primer eritrositozlarda vücut, artmış eritrosit sayısını dengelemek için eritropoetin (EPO) üretimini durdurmaya çalışır.

Daha Fazla Pratik

Polisitemia Vera tanısı alan bir hastada JAK2 mutasyon analizinin tanısal değerini ve tedavi hedeflerini (hematokrit < %45) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 3 / 21Sonraki
Hematoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin