Hematoloji

406 soru

Soru 81Soru →

4848 yaşında kadın hasta, son 11 yıldır giderek artan halsizlik, dilde yanma ve kronik diyare şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde uzun süredir devam eden ve diyet uyumu zayıf olan çölyak hastalığı tanısı mevcuttur. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, dil atrofik ve kırmızı (glossit) olarak saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (HbHb)8,18,1 g/dL12−1612-16 g/dL
Hematokrit (HctHct)%25\%25%36−46\%36-46
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCVMCV)8484 fL80−10080-100 fL
Eritrosit Dağılım Genişliği (RDWRDW)%28\%28%11,5−14,5\%11,5-14,5
Serum Ferritini1212 ng/mL15−15015-150 ng/mL
Vitamin B12B_{12}140140 pg/mL200−900200-900 pg/mL
Serum Folatı3,23,2 ng/mL5−155-15 ng/mL
Retikülosit%0,4\%0,4%0,5−1,5\%0,5-1,5

Bu hastadaki tam kan sayımı parametreleri (özellikle MCVMCV ve RDWRDW) ile klinik tablo birlikte değerlendirildiğinde, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği ve megaloblastik aneminin (Vitamin B12B_{12}/Folat) eş zamanlı varlığı

Cevap

Demir eksikliği ve megaloblastik aneminin (Vitamin B12B_{12}/Folat) eş zamanlı varlığı (Mikst Tip Eksiklik Anemisi)
Doğru yanıt olan mikst tip eksiklik anemisi (Demir + Vitamin B12B_{12}/Folat), tam kan sayımı cihazlarının 'ortalama' bir değer olan MCVMCV üzerinden yaptığı ölçümü yanıltan klasik bir tablodur. Çölyak hastalığı gibi pan-malabsorbsiyon durumlarında, demir eksikliğine bağlı oluşan mikrositler ile megaloblastik sürece bağlı oluşan makrositler kanda bir arada bulunur. Cihaz bu farklı boyutlardaki hücrelerin ortalamasını aldığında MCVMCV sayısal olarak normal (normositoz) görünür, ancak hücre boyutlarındaki bu aşırı değişkenlik RDWRDW değerinin çok yükselmesine ve periferik yaymada 'dimorfik populasyon' (iki farklı hücre tipi) görülmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrosit indislerini ve RDWRDW değerini analiz et.
MCVMCV 8484 fL (normal aralıkta), ancak RDWRDW %28\%28 (aşırı yüksek).
Normal bir MCVMCV değeri, tüm eritrositlerin aynı boyutta olduğunu değil, boyut ortalamasının normal olduğunu gösterir. Aşırı yüksek RDWRDW, populasyonda hem çok küçük hem de çok büyük hücrelerin olduğunu (dimorfik populasyon) düşündürür.
2
Klinik bağlamı ve laboratuvar sonuçlarını birleştir.
Çölyak hastasında hem demir (duodenum) hem de B12B_{12}/folat (jejunum/ileum) emilimi bozulmuştur.
Ferritin düşüklüğü demir eksikliğini; B12B_{12} ve folat düşüklüğü ise megaloblastik süreci kanıtlar.
3
Ayırıcı tanıyı doğrula.
Mikst tip eksiklik anemisi (dimorfik anemi).
Demir eksikliği eritrositleri küçültürken, B12B_{12}/folat eksikliği büyütür. Bu iki zıt kuvvetin ortalaması 'yalancı bir normositoz' oluşturur.

Anahtar Kavram

Dimorfik Anemi ve Yalancı Normositoz
Soru 82Soru →

50 yaşında kadın hasta, rutin kontrollerde saptanan 850.000/mm3850.000/mm^3 trombosit düzeyi ile hematoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenede hafif splenomegali saptanıyor. Tam kan sayımında hemoglobin 13.5g/dL13.5 g/dL, hematokrit %41\%41, lökosit sayısı 9.200/mm39.200/mm^3 olarak ölçülüyor. Periferik yaymada trombosit kümeleri ve dev trombositler görülüyor. BCR−ABL1BCR-ABL1 füzyon geni ve JAK2JAK2 V617F mutasyonu negatif saptanan bu hastada, Esansiyel Trombositemi (ETET) tanısını doğrulamak için bir sonraki aşamada incelenmesi en uygun moleküler belirteç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CALRCALR mutasyonu

Cevap

İncelenmesi en uygun moleküler belirteç CALRCALR mutasyonudur.
DSÖ 2022 kriterlerine göre Esansiyel Trombositemi tanısı için üç ana sürücü mutasyondan (JAK2, CALR, MPL) birinin gösterilmesi gerekir. JAK2JAK2 V617F negatif olan ET vakalarında en sık saptanan ikinci mutasyon CALRCALR mutasyonudur. Bu mutasyonun saptanması, hastayı 'triple negatif' grubundan çıkararak tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
İzole trombositoz ve splenomegali varlığı saptandı.
Miyeloproliferatif neoplazi (MPN) ön tanısını koymak için klinik ve laboratuvar bulguları birleştirilir.
2
BCR-ABL1 ve JAK2 V617F sonuçlarını yorumla.
Negatif sonuçlar, hastayı KML'den uzaklaştırır ve klasik MPN (PV, ET, PMF) ayırıcı tanısına yönlendirir.
KML'nin dışlanması ve MPN algoritmasının izlenmesi gerekir.
3
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tanı algoritmasını uygula.
Esansiyel Trombositemi (ET) şüphesinde JAK2JAK2 negatif ise bir sonraki basamak CALRCALR analizidir.
ET vakalarının yaklaşık %25−30\%25-30'unda CALRCALR mutasyonu pozitiftir.

Anahtar Kavram

Esansiyel trombositemide tanısal moleküler algoritma (JAK2 → CALR → MPL).

İpuçları

1
Miyeloproliferatif neoplazilerde mutasyonel analiz belirli bir sıra ile yapılır.
2
Esansiyel trombositemide JAK2JAK2 mutasyonu vakaların yaklaşık yarısında görülür; görülmediği durumlarda daha nadir mutasyonlara bakılır.
3
JAK2JAK2 negatif ET ve primer miyelofibrozis vakalarında en sık saptanan ikinci mutasyon nedir?

Daha Fazla Pratik

Üçlü negatif (Triple-negative) MPN vakalarında kemik iliği biyopsisinin tanısal önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 83Soru →

68 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında saptanan lökositoz nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller bölgelerde çok sayıda, çapları 1−21-2 cm olan ağrısız ve hareketli lenfadenopatiler saptanıyor. Laboratuvar tetkikleri aşağıdadır:

ParametreSonuç
Lökosit42.000/mm342.000/mm^3
Lenfosit Oranı%82\%82
Hemoglobin13.513.5 g/dL
Trombosit210.000/mm3210.000/mm^3

Periferik yayma incelemesinde olgun görünümlü lenfositler ve belirgin 'ezilmiş hücreler' (smudge cells / Gumprecht hereleri) dikkati çekiyor.

Bu hasta için en olası tanıda beklenen immünfenotipik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+)

Cevap

Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısında beklenen immünfenotipik özellik CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+) ve CD23(+)CD23(+) olmasıdır.
Klinik senaryoda sunulan yaşlı hasta, belirgin lenfositoz, ağrısız lenfadenopatiler ve yaymada görülen smudge cell (ezilmiş hücreler) varlığı Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) için klasiktir. KLL'de neoplastik hücreler CD19CD19, CD20CD20 ve CD23CD23 gibi B-hücre belirteçlerini eksprese ederken, anormal olarak CD5CD5 (T-hücre belirteci) pozitifliği de gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Yaşlı hasta, asemptomatik lenfadenopati, belirgin mutlak lenfositoz ve periferik yaymada smudge cell (Gumprecht hereleri) varlığı saptandı.
Bu bulgular tipik olarak Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısını düşündürür.
2
KLL'nin immünfenotipik özelliklerini hatırla.
KLL hücreleri olgun B lenfositleridir (CD19+CD19+, CD20+CD20+, CD23+CD23+) ancak anormal bir şekilde T-hücre belirteci olan CD5CD5 eksprese ederler.
İmmünfenotipleme, morfolojik olarak benzer görünen diğer kronik lenfoproliferatif hastalıklardan ayrım yapmak için gereklidir.
3
Ayırıcı tanıdaki anahtar belirteci (CD23) kontrol et.
KLL'de CD23CD23 pozitifken, en önemli ayırıcı tanısı olan Mantle hücreli lenfomada CD23CD23 negatiftir.
Bu ayrım tedavi ve prognoz açısından kritiktir.

Anahtar Kavram

KLL tanısında akım sitometri (flow cytometry) ve CD5/CD23 birlikteliği.

İpuçları

1
Periferik yaymadaki 'ezilmiş hücreler' (smudge cells) lenfositlerin frajil (kırılgan) olduğunu ve bir kronik B-hücreli lösemiyi işaret eder.

Daha Fazla Pratik

KLL tanısı alan bir hastada ani gelişen lenfadenopati büyümesi ve sistemik semptomların ortaya çıkması (Richter transformasyonu) durumunda hangi patolojinin beklendiğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 84Soru →

5858 yaşında kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) tanısıyla takip edilen erkek hasta, son zamanlarda artan halsizlik şikayeti ile başvuruyor. Yapılan tetkiklerinde; hemoglobin 11.2g/dL11.2 g/dL, hematokrit %34\%34, MCV 82fL82 fL, eritrosit dağılım genişliği (RDW) %14.2\%14.2 (N: 11−14.511-14.5), serum demiri 40μg/dL40 \mu g/dL (N: 60−17060-170), total demir bağlama kapasitesi (TDBK) 210μg/dL210 \mu g/dL (N: 250−450250-450) ve ferritin 120ng/mL120 ng/mL (N: 20−25020-250) saptanıyor. Bu hastada kronik hastalık anemisine eşlik eden bir demir eksikliği olduğunu en duyarlı şekilde gösteren laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum çözünür (soluble) transferrin reseptör düzeyinin yüksek olması

Cevap

Serum çözünür transferrin reseptör düzeyinin yüksek olması
Kronik hastalık anemisi (KHA) olan hastalarda demir eksikliğinin eşlik edip etmediğini anlamak zordur çünkü ferritin düzeyi inflamasyonla yükselebilir. Çözünür transferrin reseptörü (sTfR), eritroid öncül hücrelerin yüzeyindeki reseptörlerin dolaşıma katılan formudur ve demir eksikliğinde artar. sTfR'nin en önemli özelliği, ferritinin aksine akut faz reaksiyonlarından etkilenmemesidir. Dolayısıyla KHA varlığında demir eksikliğini göstermede en güvenilir parametre sTfR yüksekliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut laboratuvar profilini değerlendir
Düşük serum demiri, düşük TDBK ve normal/yüksek ferritin değerleri kronik hastalık anemisi (KHA) ile uyumludur.
KHA'da inflamatuar sitokinler (özellikle IL-6) etkisiyle hepsidin artar, bu da demirin makrofajlarda hapsedilmesine ve TDBK'nın düşmesine neden olur.
2
KHA zemininde gizli demir eksikliğini (DE) saptayacak parametreyi belirle
Ferritin bir akut faz reaktanı olduğu için inflamasyon durumunda (KOAH alevlenmesi, enfeksiyon vb.) normal görünebilir ve DE'yi maskeleyebilir.
DE'yi KHA'dan ayırmak için akut faz reaksiyonlarından etkilenmeyen sTfR düzeyine bakılmalıdır.
3
sTfR'nin tanısal değerini analiz et
sTfR demir eksikliğinde hücrelerin demir ihtiyacı arttığı için yükselir, ancak KHA'da inflamasyondan etkilenmez.
sTfR/log ferritin indeksi, bu iki durumu ayırt etmede en yüksek duyarlılığa sahip yöntemlerden biridir.

Anahtar Kavram

Kronik hastalık anemisi ve demir eksikliği anemisi ayırıcı tanısında çözünür transferrin reseptörü (sTfR) kullanımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 85Soru →

58 yaşında erkek hasta, tekrarlayan baş ağrısı ve yüzünde kızarıklık şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pletorik görünüm ve kosta yayını 22 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 17,817,8 g/dL, hematokrit %53\%53, lökosit 11.20011.200/μ\mu L ve trombosit 480.000480.000/μ\mu L olarak bulunuyor. Serum eritropoietin (EPO) düzeyi 33 mU/mL (Düşük) ve JAK2JAK2 V617F mutasyonu pozitif saptanıyor.

WHO 2022 kriterlerine göre bu hastada kesin Polycythemia Vera (PV) tanısı koymak için üçüncü bir majör kriter olarak aşağıdakilerden hangisinin varlığı gereklidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği biyopsisinde panmiyelozis (eritroid, granülositik ve megakaryositik proliferasyon) gösterilmesi

Cevap

WHO 2022 kriterlerine göre, hemoglobin düzeyi 18,518,5 g/dL'nin (kadınlarda 16,516,5) altında olan vakalarda kemik iliği biyopsisinde panmiyelozis gösterilmesi tanıyı kesinleştirmek için gereken majör kriterdir.
WHO 2022 sınıflamasında Polycythemia Vera tanısı için üç majör kriter tanımlanmıştır: 1) Yüksek Hb (>16,5>16,5 g/dL erkek) veya Hct, 2) Kemik iliği biyopsisinde yaşa göre hipersellülerite ve panmiyelozis, 3) JAK2JAK2 mutasyonu. Ayrıca minör kriter olarak düşük serum EPO düzeyi bulunur. Tanı için ya 3 majör kriter ya da ilk 2 majör + minör kriter gereklidir. Hastanın Hb değeri 18,518,5 g/dL altında olduğu için kemik iliği biyopsisi (panmiyelozis) tanıyı kesinleştiren eksik majör kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut verilerini WHO 2022 kriterleri ile karşılaştırın.
Hasta Majör 1 (Hb >16,5>16,5 g/dL), Majör 3 (JAK2+) ve Minör (Düşük EPO) kriterlerini karşılamaktadır.
Tanı için 3 majör kriterin tamamı veya ilk 2 majör + minör kriter gereklidir.
2
Kemik iliği biyopsisi muafiyet durumunu kontrol edin.
Hb 17,817,8 g/dL olduğu için (18,518,5 g/dL sınırının altında) biyopsi muafiyeti geçerli değildir.
WHO 2022'ye göre çok yüksek Hb değerlerinde (>18,5>18,5 m, >16,5>16,5 f) JAK2 ve düşük EPO varsa biyopsi yapılmayabilir, ancak bu hasta bu sınırın altındadır.
3
Eksik olan majör kriteri belirleyin.
Majör kriter 2: Kemik iliği biyopsisinde panmiyelozis.
Tanının kesinleşmesi için trilineaj (üç seride) büyümenin gösterilmesi şarttır.

Anahtar Kavram

WHO 2022 Polycythemia Vera Tanı Kriterleri

Daha Fazla Pratik

Esansiyel Trombositemi (ET) ve Pre-fibrotik PMF ayrımında kemik iliği morfolojisinin (geyik boynuzu vs. bulut benzeri megakaryositler) önemini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 86Soru →

54 yaşında kadın hasta, son 3 aydır giderek artan halsizlik, çarpıntı ve eforla gelen nefes darlığı yakınmalarıyla polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde bilinen bir kronik hastalık öyküsü bulunmuyor. Fizik muayenede deri ve mukozalarda belirgin solukluk saptanıyor; lenfadenopati veya hepatosplenomegali izlenmiyor.

Yapılan laboratuvar tetkiklerinde:
- Hemoglobin: 6.2 g/dL
- MCV: 91 fL
- Lökosit: 7.800/mm³
- Trombosit: 265.000/mm³
- Düzeltilmiş Retikülosit: %0.1

olarak bulunuyor. Periferik yaymada eritrosit morfolojisi normal olup, atipik hücre görülmüyor. Kemik iliği aspirasyon ve biyopsisinde selülarite normal sınırlarda izlenmekle birlikte, eritroid seride tama yakın yokluk (saf eritroid aplazi) saptanıyor; miyeloid ve megakaryositik serilerin maturasyonu normal olarak değerlendiriliyor.

Bu hastada etyolojiyi aydınlatmak amacıyla öncelikle planlanması gereken görüntüleme tetkiki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toraks bilgisayarlı tomografisi

Cevap

Toraks bilgisayarlı tomografisi
Hastadaki bulgular (izole anemi, düşük retikülosit, kemik iliğinde izole eritroid öncü hücre yokluğu) Saf Kızıl Hücre Aplazisi (PRCA) ile uyumludur. Edinsel PRCA'nın en önemli sekonder nedenlerinden biri Timoma'dır. Bu nedenle, PRCA tanısı alan her hastada mediastinal bir kitleyi araştırmak için Toraks Bilgisayarlı Tomografisi (BT) çekilmesi standart yaklaşımdır. Timomanın rezeksiyonu hastaların önemli bir kısmında aneminin düzelmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et
İzole derin anemi (Hb 6.2), retikülositopeni (%0.1), normal lökosit ve trombosit sayıları mevcut. Kemik iliğinde sadece eritroid serinin yokluğu görülüyor.
Bu tablo 'Edinsel Saf Kızıl Hücre Aplazisi' (Pure Red Cell Aplasia - PRCA) tanısını koydurur.
2
Tanımlanan hastalığın etyolojik ilişkilerini sorgula
Edinsel PRCA olgularının önemli bir kısmı (%10-50 arası serilere göre değişir) Timoma ile ilişkilidir.
Timoma, PRCA'nın en sık görülen ve tedavi edilebilir paraneoplastik nedenidir.
3
En uygun görüntüleme yöntemini seç
Mediastendeki bir kitleyi (timoma) ekarte etmek için Toraks BT gereklidir.
Timomanın tespiti ve çıkarılması, aneminin düzelmesini sağlayabilir.

Anahtar Kavram

Saf Kızıl Hücre Aplazisi (PRCA) ve Timoma İlişkisi

İpuçları

1
Hastada diğer kan serileri (lökosit, trombosit) normalken sadece kırmızı kan hücreleri üretilememektedir.
2
Bu tablo Saf Kızıl Hücre Aplazisi (PRCA) olarak adlandırılır.
3
PRCA vakalarının önemli bir kısmı mediastinal bir kitle ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

Saf Kızıl Hücre Aplazisi'nin viral etyolojisinde rol oynayan Parvovirus B19 enfeksiyonunun tanısal yöntemleri çalışılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 87Soru →

Akut üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle sulfonamid tedavisi başlanan 2929 yaşında erkek hastada, tedavinin 44. gününde ani gelişen halsizlik, skleralarda sararma ve idrar renginde belirgin koyulaşma şikayetleri ortaya çıkmıştır. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin: 8.9 g/dL8.9 \text{ g/dL}, retikülosit: %8\%8, indirekt bilirubin: 3.6 mg/dL3.6 \text{ mg/dL} ve LDH: 920 U/L920 \text{ U/L} saptanmıştır. Periferik yaymada polikromazi ile birlikte 'bite cells' (ısırılmış hücreler) ve Heinz cisimcikleri gözlenmiştir.

Bu hastada kesin tanı için uygulanması gereken en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut hemoliz atağı düzeldikten 8−128-12 hafta sonra enzim düzeyinin ölçülmesi

Cevap

Kesin tanı için akut hemoliz atağı düzeldikten yaklaşık 8-12 hafta sonra enzim düzeyinin ölçülmesi gerekir.
Kesin tanı için akut hemoliz atağı düzeldikten 8-12 hafta sonra enzim düzeyinin ölçülmesi ifadesi doğrudur. G6PD eksikliğinde, oksidatif stres altında enzim düzeyi en düşük olan yaşlı eritrositler ilk olarak parçalanır. Bu sırada kemik iliği yanıtı olarak kana yeni salınan genç eritrositlerin (retikülositlerin) enzim aktivitesi normal veya yüksektir. Bu durum, akut fazda yapılan enzim ölçümlerinin yanlışlıkla normal çıkmasına (yalancı negatiflik) neden olur. Gerçek bazal enzim düzeyini görmek için retikülositozun yatışması beklenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
İlaç tetikleyici (sulfonamid), 'bite cells' ve Heinz cisimcikleri varlığı Glikoz-6-Fosfat Dehidrogenaz (G6PD) eksikliğine işaret eder.
G6PD eksikliği, oksidatif stres (ilaç, enfeksiyon, bakla) sonrası ani gelişen intravasküler ve ekstravasküler hemoliz ile karakterizedir.
2
Tanısal zamanlamayı analiz et
Akut atak sırasında retikülositoz mevcuttur ve retikülositler enzim içeriği bakımından zengindir.
Atak sırasında enzim düzeyi düşük olan yaşlı eritrositler hemolize uğradığı için, ölçülen enzim aktivitesi yanlış bir şekilde normal çıkabilir (yalancı negatiflik).
3
Doğru tanı yöntemini belirle
Hemoliz durduktan ve retikülosit sayısı normale döndükten (yaklaşık 2-3 ay) sonra kantitatif enzim analizi yapılmalıdır.
Eritrosit popülasyonu stabilize olduğunda gerçek enzim aktivitesi doğru ölçülebilir.

Anahtar Kavram

G6PD eksikliğinde tanısal yalancı negatifliği önlemek için test zamanlamasının önemi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 88Soru →

20 yaşında erkek hasta, son bir haftadır diş etlerinde kanama, halsizlik ve efor dispnesi şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde aşağıdaki sonuçlar saptanıyor:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin7,47,4 g/dL13,5−17,513,5 - 17,5
Lökosit1.2001.200/mm³4.000−10.0004.000 - 10.000
Mutlak Nötrofil Sayısı180180/mm³1.500−7.0001.500 - 7.000
Trombosit14.00014.000/mm³150.000−450.000150.000 - 450.000
Mutlak Retikülosit Sayısı12.00012.000/mm³50.000−100.00050.000 - 100.000
Kemik İliği Sellülaritesi%\% 1010%\% 40−40 - \% 60$

Kemik iliği aspirasyon ve biyopsisinde morfolojik olarak belirgin displazi izlenmiyor, sitogenetik incelemede anomali saptanmıyor ve akım sitometrik incelemede PNH klonuna rastlanmıyor. HLA doku tiplemesinde tam uyumlu kardeş donörü bulunmayan bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: At kaynaklı antitimosit globulin (ATG), siklosporin ve eltrombopag kombinasyonu

Cevap

At kaynaklı antitimosit globulin (ATG), siklosporin ve eltrombopag kombinasyonu bu hasta için en uygun yaklaşımdır.
Hastada mutlak nötrofil sayısının 200200/mm³'ün altında olması 'Çok Ağır Aplastik Anemi' kriteridir. Genç bir hastada tam uyumlu kardeş donörü yoksa, At kaynaklı ATG ve siklosporine eltrombopag eklenmesi (RACE çalışması verileri uyarınca) en yüksek tam yanıt oranlarını sağlayan standart ilk basamak tedavidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hematolojik parametrelerini Camitta kriterlerine göre değerlendir.
Nötrofil < 200/mm³, Trombosit < 20.000/mm³, Retikülosit < %1 ve sellülarite < %25 olduğu için 'Çok Ağır Aplastik Anemi' (vSAA) tanısı konur.
Tedavi kararını belirlemek için hastalığın şiddetini (Ağır vs Çok Ağır) sınıflandırmak gerekir.
2
Hastanın yaşına ve donör durumuna göre tedavi hiyerarşisini belirle.
Genç hasta (20 yaş) ve tam uyumlu kardeş donörü yok.
Gençlerde tam uyumlu kardeş varsa ilk seçenek nakildir; yoksa immünsüpresif tedavi (IST) önceliklidir.
3
İmmünsüpresif tedavi ajanlarını güncel rehberlere göre seç.
At kaynaklı ATG'nin tavşana üstünlüğü ve Eltrombopag eklenmesinin yanıt oranlarını artırdığı bilgisi uygulanır.
At kaynaklı ATG + Siklosporin + Eltrombopag (üçlü tedavi), güncel standart bakımdır.

Anahtar Kavram

Çok Ağır Aplastik Anemi (vSAA) tanılı ve kardeş donörü olmayan genç hastalarda, At kaynaklı ATG içeren üçlü immünsüpresif tedavi protokolü en etkin ilk basamak yaklaşımdır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 89Soru →

4040 yaşında kadın hasta, son 22 aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve bacaklarında yeni oluşan morluklar şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor; ancak splenomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin7,47,4 g/dL1212-1616
MCV9494 fL8080-100100
Retikülosit%\% 0,10,1%\% 0,50,5-1,51,5
Lökosit (WBC)2.1002.100/mm3^34.0004.000-10.00010.000
Mutlak Nötrofil800800/mm3^31.5001.500-7.5007.500
Trombosit (PLT)18.00018.000/mm3^3150.000150.000-450.000450.000

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına sahip hastada, kesin tanı amacıyla yapılan kemik iliği biyopsisinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiposellüler ilik ve hematopoetik hücrelerin yerini alan yağ dokusu artışı

Cevap

Hiposellüler ilik ve hematopoetik hücrelerin yerini alan yağ dokusu artışı
Hastanın klinik tablosundaki pansitopeni ve laboratuvardaki düşük retikülosit sayısı (eritrosit üretiminin durması), tabloyu bir kemik iliği yetmezliği olan aplastik anemiye yönlendirir. Aplastik anemide kemik iliği selülaritesi %\% 2525'in altına iner ve hematopoetik dokunun yerini yağ hücreleri alır. Bu bulgu hastalığın patognomonik biyopsi bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Hastada pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) mevcut ve retikülosit sayısı belirgin şekilde düşük (hipoproliferatif anemi).
Ayırıcı tanıda kemik iliği üretim yetersizliği mi yoksa periferik yıkım mı olduğunu anlamak için retikülosit kritik öneme sahiptir.
2
Fizik muayene bulgularının değerlendirilmesi
Splenomegali ve lenfadenopati saptanmaması.
Organomegali olmaması, primer kemik iliği yetmezliğini (Aplastik Anemi) lösemi veya miyelofibrozis gibi durumlardan ayırmada yardımcıdır.
3
Altın standart tanı yönteminin belirlenmesi
Kesin tanı kemik iliği biyopsisi ile konur.
Aplastik anemi tanısı için kemik iliğinin hiposellüler olması ve selülaritenin yerini yağ dokusunun alması şarttır.

Anahtar Kavram

Aplastik Anemi Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 90Soru →

6565 yaşında kadın hasta, banyo sonrası tüm vücutta şiddetli kaşıntı ve ellerinde yanma hissi (eritromelalji) şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pletorik yüz görünümü ve splenomegali saptanıyor. Tam kan sayımında hemoglobin 17.817.8 g/dL, hematokrit %5454, lökosit 13.20013.200/μ\mu L ve trombosit 510.000510.000/μ\mu L olarak bulunuyor. Moleküler incelemede JAK2JAK2 V617F mutasyonu pozitif saptanıyor. Bu hastada WHO 2022 tanı kriterlerine göre Polisitemia Vera tanısı için gereken minör kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum eritropoetin (EPO) düzeyinin normal referans aralığının altında olması

Cevap

WHO 2022 kriterlerine göre Polisitemia Vera tanısında tek minör kriter serum eritropoetin (EPO) düzeyinin subnormal (düşük) olmasıdır.
Polisitemia Vera tanısı için WHO 2022 kriterlerine göre üç majör kriter (yüksek Hb/Htc, kemik iliğinde panmiyeloz, JAK2 mutasyonu) ve bir minör kriter (subnormal EPO) tanımlanmıştır. Soruda minör kriter sorulduğu için doğru cevap düşük serum EPO düzeyidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini WHO 2022 majör kriterleri ile karşılaştırın.
Hemoglobin/Hematokrit yüksekliği ve JAK2 V617F mutasyonu pozitifliği hastada iki majör kriterin bulunduğunu gösterir.
Polisitemia Vera (PV) tanısı için majör kriterlerin varlığı önceliklidir.
2
PV tanı algoritmasındaki minör kriteri tanımlayın.
WHO 2022 sınıflandırmasında PV için tek bir minör kriter belirlenmiştir: düşük serum EPO düzeyi.
Majör kriterlerin tam olmadığı durumlarda veya tanıyı desteklemek amacıyla minör kriter kullanılır.
3
Diğer miyeloproliferatif neoplazilerin kriterlerini dışlayın.
LDH yüksekliği PMF kriteridir, t(9;22) ise KML kriteridir.
Ayırıcı tanıda kriterlerin spesifikliğini bilmek önemlidir.

Anahtar Kavram

Polisitemia Vera WHO 2022 Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 91Soru →

5656 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan boyun ve koltuk altı bölgelerinde şişlik ile gece terlemesi şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller bölgelerde yaygın, ağrısız lenfadenopatiler ve palpasyonla kot kavsini 3 cm3 \text{ cm} geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; lökosit sayısı 65.000/μL65.000/\mu L (lenfosit %85\%85), hemoglobin 11,8 g/dL11,8 \text{ g/dL} ve trombosit sayısı 155.000/μL155.000/\mu L olarak ölçülüyor. Akım sitometrisinde matür lenfositlerin CD19,CD5CD19, CD5 ve CD23CD23 pozitif olduğu, CD20CD20 ve yüzey immünglobulin (sIgsIg) ekspresyonunun zayıf olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası Rai evresi ve eşlik etmesi durumunda en kötü prognoza ve tedavi direncine işaret eden sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre II - del(17p)del(17p)

Cevap

Rai Evre II ve del(17p) sitogenetik anomalisi
Hastada saptanan splenomegali, Rai evreleme sistemine göre lenfositoz varlığında Evre II olarak sınıflandırılmasını sağlar. Sitogenetik anomaliler arasında del(17p)del(17p), p53 yolunu etkileyerek hastalığın standart kemoterapilere direnç göstermesine ve en kısa sağkalım süresine neden olan en olumsuz prognostik faktördür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularına göre temel tanının konulması
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Lökositoz (lenfositoz baskın), matür lenfositler, CD5/CD19/CD23 pozitifliği ve CD20/sIg zayıf ekspresyonu tipik KLL bulgularıdır.
2
Fizik muayene ve tam kan sayımı parametrelerine göre Rai evrelemesinin yapılması
Rai Evre II
Lenfositoza eşlik eden splenomegali mevcuttur. Hemoglobin > 11 ve Trombosit > 100k olduğu için daha ileri evreler (III veya IV) dışlanır.
3
Prognostik belirteçlerin ve tedavi yanıtının değerlendirilmesi
del(17p) en riskli anomalidir
TP53 gen kaybına yol açan del(17p), standart FCR gibi kemoimmünoterapilere dirençli, agresif seyreden KLL formunu temsil eder.

Anahtar Kavram

KLL'de Rai Evreleme ve Moleküler Prognostik Faktörler

Daha Fazla Pratik

Binet evreleme sistemindeki kriterleri ve del(17p) varlığında tercih edilen BTK inhibitörü (Ibrutinib) tedavisini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 92Soru →

18 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri aralıklı olarak tekrarlayan halsizlik ve göz aklarında hafif sararma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivaları soluk saptanıyor ve dalak kot kavsini 33 cm geçecek şekilde palpabl bulunuyor. Laboratuvar incelemelerinde şu bulgular saptanıyor:

ParametreSonuç
Hemoglobin9.89.8 g/dL
MCV9494 fL
Retikülosit%8.28.2
İndirekt Bilirubin3.43.4 mg/dL
LDH720720 U/L
Direkt CoombsNegatif

Periferik yaymasında "ekinositler" (dikenli hücreler) görülen ve hemoglobin-oksijen disosiasyon eğrisinde sağa kayma saptanan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pirüvat kinaz eksikliği

Cevap

Vakada tarif edilen bulgular pirüvat kinaz eksikliğini işaret etmektedir.
Pirüvat kinaz eksikliği, glikoliz yolundaki distal bir enzim eksikliği olduğu için proksimalde yer alan 2,3-difosfogliseratın (2,3-DPG) hücre içinde birikmesine neden olur. Bu madde, hemoglobinin oksijeni bırakmasını kolaylaştırarak eğriyi sağa kaydırır. Morfolojik olarak ekinosit (dikenli hücre) görülmesi de bu tanı için karakteristik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz varlığını değerlendir
Düşük hemoglobin, yüksek retikülosit, yüksek indirekt bilirubin ve yüksek LDH değerleri aktif bir hemolitik süreci doğrular.
Anemi ile birlikte indirekt hiperbilirubinemi ve laktat dehidrogenaz artışı tipik hemoliz göstergeleridir.
2
İmmüniteyi kontrol et
Direkt Coombs testinin negatif olması, hemolizin otoimmün kaynaklı olmadığını gösterir.
Antikor aracılı hemolizleri dışlamak için Coombs testi temel bir basamaktır.
3
Spesifik morfolojik ve fizyolojik ipuçlarını analiz et
Periferik yaymadaki ekinositler ve oksijen eğrisindeki sağa kayma (azalmış oksijen afinitesi), pirüvat kinaz eksikliğine özgüdür.
Pirüvat kinaz enzim bloğu sonrası biriken ara ürünler (2,3-DPG), oksijen-hemoglobin eğrisini sağa kaydırarak doku oksijenlenmesini artırır.

Anahtar Kavram

Pirüvat kinaz eksikliğinde 2,3-DPG birikimine bağlı hemoglobin oksijen afinitesinin azalması (sağa kayma).

Daha Fazla Pratik

Pirüvat kinaz eksikliği olan hastaların, hemoglobin düzeylerine göre beklenenden daha az semptomatik olmalarının nedenini 2,3-DPG artışıyla ilişkilendirerek çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 93Soru →

3939 yaşında kadın hasta; son 22 aydır devam eden, özellikle akşamları belirginleşen 38,4∘C38,4^\circ C ateş ve son 44 ay içerisinde vücut ağırlığının yaklaşık %12\%12'sini kaybetme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ servikal zincirde 4×34 \times 3 cm boyutlarında, ağrısız, lastik kıvamında ve mobil lenfadenopati (LAP) saptanıyor. Çekilen toraks BT normal sınırlarda iken, batın BT'de paraaortik bölgede en büyüğü 22 cm çapında birkaç adet lenf nodu ve karaciğer parankiminde multipl hipodens nodüler lezyonlar izleniyor. Dalak boyutu ve parankimi normaldir. Eksizyonel lenf nodu biyopsisinde CD15 ve CD30 pozitif Reed-Sternberg hücreleri saptanan hastada en olası Ann Arbor evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IVBIV_B

Cevap

Karaciğer gibi ekstralenfatik organ tutulumu ve belirgin B semptomlarının (ateş ve kilo kaybı) varlığı nedeniyle hastalık Evre IVBIV_B olarak sınıflandırılır.
Hastada diyaframın her iki tarafında lenf nodu tutulumu (servikal ve paraaortik) mevcuttur. Ancak karaciğer parankiminde multipl nodüllerin saptanması, hastalığın ekstralenfatik bir organa yayıldığını gösterir ve bu durum Ann Arbor sınıflamasına göre Evre IV'tür. Ayrıca hastada ateş ve altı ay içinde vücut ağırlığının %10\%10'undan fazla kaybı (B semptomları) olduğu için evre 'B' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf nodu tutulum bölgelerinin diyaframa göre konumunu belirle.
Servikal (diyafram üstü) ve paraaortik (diyafram altı) tutulum saptandı.
Diyaframın her iki yanındaki lenf nodu tutulumu en az Evre III olduğunu gösterir.
2
Ekstralenfatik organ tutulumunu değerlendir.
Karaciğerde multipl nodüler lezyonlar saptandı.
Ann Arbor evrelemesinde karaciğer, kemik iliği veya akciğer gibi organların yaygın tutulumu Evre IV olarak tanımlanır (dalak evre III kabul edilir).
3
B semptomlarının varlığını kontrol et.
Ateş (>38∘C>38^\circ C) ve son 66 ayda %10\%10'dan fazla kilo kaybı mevcut.
Bu bulgular evreleme sonuna 'B' ekinin getirilmesini gerektirir.
4
Tüm verileri birleştirerek nihai evreyi belirle.
Evre IVBIV_B.
Klinik, radyolojik ve patolojik verilerin sentezi bu sonuca ulaştırır.

Anahtar Kavram

Ann Arbor evrelemesinde karaciğer tutulumu ekstralenfatik (evre IV) kabul edilirken, dalak tutulumu lenfatik (evre III) kabul edilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 94Soru →

4242 yaşında erkek hasta, son 11 aydır giderek artan halsizlik, efor dispnesi ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve purpuralar saptanıyor. Organomegali veya lenfadenopati saptanmayan hastanın laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Değerler
Hemoglobin7.2 g/dL7.2 \, g/dL13−17 g/dL13-17 \, g/dL
Lökosit2.400/mm32.400/mm^34.000−10.000/mm34.000-10.000/mm^3
Mutlak Nötrofil900/mm3900/mm^31.500−7.000/mm31.500-7.000/mm^3
Trombosit18.000/mm318.000/mm^3150.000−450.000/mm3150.000-450.000/mm^3
Retikülosit%0.3\%0.3%0.5−1.5\%0.5-1.5
MCV94 fL94 \, fL80−100 fL80-100 \, fL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına sahip hastada kesin tanı için yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi

Cevap

Kesin tanı için kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi yapılmalıdır.
Hastada saptanan normositik pansitopeni ve düşük retikülosit yanıtı, kemik iliği üretiminde bir sorun olduğunu (kemik iliği yetmezliği) düşündürmektedir. Fizik muayenede organomegali bulunmaması aplastik anemi olasılığını artırır. Bu durumda kemik iliğinin selülaritesini değerlendirmek, yağ dokusuyla yer değiştirdiğini görmek ve diğer infiltratif hastalıkları (lösemi, MDS, myelofibroz) dışlamak için kemik iliği aspirasyon ve biyopsisi yapılması zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar verilerini analiz et.
Düşük Hemoglobin, Lökosit ve Trombosit değerleri ile pansitopeni saptandı.
Kemik iliği yetmezliği ayırıcı tanısında ilk adım pansitopeninin varlığını doğrulamaktır.
2
Kemik iliği yanıtını değerlendir.
Retikülosit sayısının (%.0.3\%.0.3) düşük olduğu görüldü.
Düşük retikülosit yanıtı, pansitopeninin periferik yıkım yerine kemik iliği üretim yetersizliğinden kaynaklandığını gösterir.
3
Kesin tanı yöntemini belirle.
Kemik iliği aspirasyon ve biyopsisi yapılmasına karar verildi.
Aplastik anemide altın standart tanı yöntemi, ilikteki hiposellülariteyi ve yağ dokusu artışını gösteren kemik iliği biyopsisidir.

Anahtar Kavram

Aplastik anemi tanısında altın standart yöntem kemik iliği biyopsisidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 95Soru →

40 yaşında erkek hasta, rutin bir sağlık taramasında saptanan yüksek hemoglobin ve hematokrit düzeyleri nedeniyle hematoloji polikliniğine sevk ediliyor. Hastanın sigara öyküsü bulunmuyor ve fizik muayenesinde splenomegali saptanmıyor. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Hemoglobin19.219.2 g/dLg/dL
Hematokrit%58\%58
Lökosit (WBC)7.500/μL7.500/\mu L
Trombosit240.000/μL240.000/\mu L
Serum Eritropoetin (EPO)1.81.8 mU/mLmU/mL (N: 4−254-25)

Moleküler analizde JAK2JAK2 V617FV617F mutasyonu negatif saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde yaşa göre artmış selülerite ile birlikte baskın olarak eritroid hiperplazi izleniyor; granülositik ve megakaryositik serilerde belirgin bir artış veya atipi saptanmıyor.

Bu hastada en olası tanı ve tanıyı kesinleştirmek için bir sonraki basamakta yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polisitemi Vera - JAK2 ekzon 12 mutasyon analizi

Cevap

En olası tanı Polisitemi Vera olup, bir sonraki basamakta JAK2 ekzon 12 mutasyon analizi yapılmalıdır.
Doğru seçenek olan Polisitemi Vera ve JAK2 ekzon 12 analizi kombinasyonu, hastadaki düşük EPO, izole eritrositoz ve V617F negatifliği ile tam uyumludur. WHO 2022 kriterlerine göre, V617F negatif PV vakalarının ayırıcı tanısında ekzon 12 mutasyonu aranmalıdır ve bu alt tipte kemik iliğinde panmiyelozis yerine sadece eritroid baskınlık izlenebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrositozun doğasını değerlendir (Primer vs Sekonder).
Serum EPO düzeyinin normalin altında (1.81.8 mU/mLmU/mL) olması, durumun hipoksiye veya EPO üreten tümörlere bağlı olmadığını, aksine bir kemik iliği hastalığı (MPN) olduğunu gösterir.
Düşük EPO, primer polisitemilerin (özellikle PV) en karakteristik minör kriteridir.
2
JAK2 V617F negatifliğini ve kemik iliği bulgularını analiz et.
Hastada PV'nin klasik panmiyelozis bulgusu yerine izole eritroid hiperplazi saptanmıştır.
JAK2 ekzon 12 mutasyonu taşıyan PV hastaları, tipik olarak sadece eritrosit serisinde artışla (izole eritrositoz) seyreder ve kemik iliğinde granülositik/megakaryositik artış görülmeyebilir.
3
WHO 2022 kriterlerine göre tanısal algoritmayı uygula.
V617F negatif PV şüphesinde bir sonraki adım JAK2 ekzon 12 mutasyon analizidir.
PV olgularının %95−98\%95-98'i V617F pozitifken, kalan %2−5\%2-5'lik kısmın neredeyse tamamı ekzon 12 mutasyonu taşır.

Anahtar Kavram

JAK2 ekzon 12 mutasyonu, Polisitemi Vera hastalarının küçük bir kısmında görülür ve tipik olarak izole eritrositoz, düşük EPO ve kemik iliğinde sadece eritroid seride artışla karakterizedir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 96Soru →

35 yaşında erkek hasta, sol aksiller bölgede yaklaşık 6 aydır fark ettiği, ağrısız ve yavaş büyüyen şişlik nedeniyle başvuruyor. B semptomları (ateş, gece terlemesi, kilo kaybı) tariflenmiyor. Fizik muayenede sol aksiller bölgede 4x3 cm boyutlarında, hareketli, lastik kıvamında lenf nodu palpe ediliyor. Eksizyonel biyopsi sonucunda nodüler büyüme paterni izleniyor. İmmünohistokimyasal incelemede neoplastik hücrelerin CD20(+) ve CD45(+) olduğu, CD15(-) ve CD30(-) olduğu; ayrıca zemininde CD57(+) T hücre rozetlerinin bulunduğu 'popcorn' (L&H) hücreleri saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma

Cevap

Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma (NLPHL)
Soruda tarif edilen vaka tipik bir Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma (NLPHL) tablosudur. NLPHL, Hodgkin lenfomaların yaklaşık %5'ini oluşturur ve diğer klasik tiplerden (Nodüler Sklerozan, Karma Hücreli, vb.) belirgin farklarla ayrılır. En önemli ayrım immünofenotiptir: Klasik Hodgkin hücreleri (Reed-Sternberg) CD15(+) ve CD30(+) iken; NLPHL'deki neoplastik hücreler (L&H veya 'popcorn' hücreleri) B-hücre belirteçlerini korur (CD20+, CD45+) ancak klasik belirteçleri (CD15-, CD30-) taşımaz. Ayrıca klinik olarak genellikle genç erkeklerde, periferik lenfadenopati ile ve indolent (yavaş) bir seyirle karşımıza çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz et
Genç erkek hasta, yavaş büyüyen lokalize lenfadenopati, B semptomları yok (indolent seyir).
Klinik gidişatın indolent (yavaş) olduğunu belirlemek.
2
İmmünofenotipik belirteçleri değerlendir
CD20(+) ve CD45(+) (B hücre kökenli), CD15(-) ve CD30(-) (Klasik Hodgkin belirteçleri yok).
Klasik Hodgkin Lenfoma ile Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma ayrımını yapmak.
3
Histopatolojik bulguları yorumla
'Popcorn' (L&H) hücreleri ve nodüler büyüme paterni.
NLPHL için patognomonik olan hücresel morfolojiyi tanımak.

Anahtar Kavram

Nodüler Lenfosit Baskın Hodgkin Lenfoma (NLPHL), klasik Hodgkin Lenfoma'dan farklı olarak CD15 ve CD30 negatif; CD20 ve CD45 pozitiftir. Karakteristik hücresi 'popcorn' (L&H) hücresidir.

İpuçları

1
Bu lenfoma türü, Hodgkin ailesinde olmasına rağmen immünofenotipik olarak (CD20+, CD45+) bir Non-Hodgkin Lenfoma gibi davranır.
2
Klasik Hodgkin Lenfoma belirteçleri olan CD15 ve CD30 bu hastalıkta negatiftir.
3
Patolojide görülen karakteristik hücre 'popcorn' (patlamış mısır) hücresi veya L&H hücresidir.

Daha Fazla Pratik

Klasik Hodgkin Lenfoma alt tiplerinin (Nodüler Sklerozan, Karma Hücreli, Lenfositten Zengin, Lenfositten Fakir) prognostik sıralamasını inceleyin.

Alternatif Yöntem

Hücre morfolojisi ve immünofenotip tablosu ezberlenerek; CD20+/CD30- kombinasyonunun Hodgkin başlığı altında sadece NLPHL'ye uyduğu hatırlanabilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 97Soru →

2828 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır vejetaryen beslendiğini ve son aylarda giderek artan halsizlik, çabuk yorulma şikayetlerinin başladığını belirtiyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk dışında özellik saptanmıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)10.5 g/dL10.5\text{ g/dL}
Hematokrit (Hct)%32\%32
MCV72 fL72\text{ fL}
RDW%19\%19
Ferritin6 ng/mL6\text{ ng/mL}

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Düşük hemoglobin, mikrositoz (düşük MCV), artmış RDW ve özellikle çok düşük ferritin düzeyi ile karakterize olan klinik tablo demir eksikliği anemisidir.
Hastada saptanan hemoglobin düşüklüğü ile birlikte MCV'nin 80 fL80\text{ fL} altında olması (mikrositoz) ve ferritin düzeyinin 15−30 ng/mL15-30\text{ ng/mL}'nin altında olması, demir eksikliği anemisi tanısını kesinleştirir. Vejetaryen diyet öyküsü de yetersiz demir alımı yoluyla bu tanıyı desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve hematokrit düzeylerini kontrol et.
10.5 g/dL10.5\text{ g/dL} Hb ve %32\%32 Hct ile anemi varlığı doğrulandı.
Hastanın halsizlik şikayetinin objektif temelini belirlemek için ilk adımdır.
2
MCV değerine bakarak anemi tipini sınıflandır.
72 fL72\text{ fL} olan MCV değeri aneminin mikrositer olduğunu gösterir.
Ayırıcı tanıyı mikrositer nedenlere (demir eksikliği, talasemi, kronik hastalık, sideroblastik) daraltmak için gereklidir.
3
Demir depolarını yansıtan ferritin düzeyini değerlendir.
6 ng/mL6\text{ ng/mL} ferritin düzeyi, demir depolarının boşaldığını kesin olarak gösterir.
Ferritin, demir eksikliğini diğer mikrositer anemilerden ayıran en spesifik parametredir.
4
RDW değerini kontrol ederek tanıyı destekle.
%19\%19 olan RDW değeri anizositozu (eritrosit boyut farklılığı) gösterir.
Demir eksikliği anemisinde eritrosit boyutları değişkendir, bu da yüksek RDW'ye neden olur ve talasemiden (genellikle normal RDW) ayrımda yardımcıdır.

Anahtar Kavram

Mikrositer anemilerde demir eksikliğini diğer nedenlerden ayıran en güvenilir laboratuvar parametresi düşük serum ferritin düzeyidir.

Alternatif Yöntem

Mentzer indeksi (MCV/Eritrosit sayısı) hesaplanarak da ayrım yapılabilir. İndeks >13>13 ise demir eksikliği, <13<13 ise talasemi olasılığı artar.
Tahmini Süre:45s
Soru 98Soru →

65 yaşında kadın hasta, son 3 aydır giderek artan halsizlik ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikleniğe başvuruyor. Fizik muayenede deri ve konjonktivalarda solukluk saptanıyor, organomegali veya lenfadenopati izlenmiyor. Tam kan sayımında Hemoglobin: 6.2 g/dL, MCV: 90 fL, Lökosit: 7.200/mm³ ve Trombosit: 280.000/mm³ olarak bulunuyor. Düzeltilmiş retikülosit oranı %0.1 saptanıyor. Yapılan kemik iliği biyopsisinde selülarite normal olup, miyeloid ve megakaryositik serilerin normal olduğu, ancak eritroid seride tam yokluk (saf kırmızı dizi aplazisi) olduğu görülüyor. Bu hastada etyolojiyi belirlemek amacıyla istenmesi gereken en uygun görüntüleme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toraks bilgisayarlı tomografisi

Cevap

Toraks bilgisayarlı tomografisi
Vaka, klasik bir Edinsel Saf Kırmızı Dizi Aplazisi (PRCA) tablosudur. PRCA; normositik normokrom anemi, retikülositopeni ve kemik iliğinde eritroid öncüllerin seçici yokluğu ile karakterize nadir bir kemik iliği yetmezliğidir. Lökosit ve trombosit serileri korunmuştur. Yetişkinlerde PRCA saptandığında akla gelmesi gereken ilk ve en önemli eşlikçi hastalık Timoma'dır. Hastaların önemli bir kısmında timomektomi sonrası anemi düzeldiği için, tanı anında mediastenin görüntülenmesi (Toraks BT) standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hematolojik tablosunu tanımla
İzole derin anemi, retikülositopeni ve kemik iliğinde sadece eritroid serinin yokluğu (diğer seriler normal).
Bu bulgular 'Edinsel Saf Kırmızı Dizi Aplazisi' (Pure Red Cell Aplasia - PRCA) tanısını koydurur.
2
Yetişkinlerde PRCA'nın en sık sekonder nedenini belirle
Timoma (Thymoma).
PRCA tanısı alan her yetişkin hastada mutlaka Timoma araştırılmalıdır, çünkü timomektomi ile anemi düzelebilir.
3
Bu nedeni saptamak için uygun tetkiki seç
Toraks bilgisayarlı tomografisi (BT).
Mediastendeki kitleleri (timoma) en iyi gösteren görüntüleme yöntemidir.

Anahtar Kavram

Saf Kırmızı Dizi Aplazisi (PRCA) ve Timoma İlişkisi

İpuçları

1
Hastada lökosit ve trombositler normal, sadece kırmızı kan hücresi üretiminde bir duraklama (aplazi) var.
2
Bu hastalık 'Saf Kırmızı Dizi Aplazisi'dir ve göğüs boşluğundaki bir organın tümörüyle yakından ilişkilidir.
3
Timus bezi tümörleri (Timoma) bu hastalığın en sık görülen paraneoplastik nedenidir.

Daha Fazla Pratik

Parvovirus B19 enfeksiyonuna bağlı geçici aplastik kriz ile kronik PRCA ayrımını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 99Soru →

99 yaşında bir kız çocuğu; gelişme geriliği, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve vücudundaki koyu renkli lekeler nedeniyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boyunun yaş grubuna göre oldukça kısa olduğu (<3.<3. persentil), mikroftalmi ve sol el başparmağında yapısal anomali saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7,87,8 g/dLg/dL, MCVMCV 104104 fLfL, lökosit 1.800/mm31.800/mm^3 ve trombosit 32.000/mm332.000/mm^3 olarak saptanmıştır. Bu klinik verilere göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fanconi anemisi

Cevap

Fanconi anemisi
Fanconi anemisi, DNA tamir defekti sonucu gelişen, otozomal resesif geçişli bir hastalıktır. Klinik tabloda ilerleyici kemik iliği yetmezliğine (pansitopeni) ek olarak boy kısalığı, başparmak ve radius anomalileri, mikroftalmi ve hiperpigmente cilt lekeleri tipik olarak bir arada bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki fiziksel anomaliler ve büyüme geriliği değerlendirilir.
Boy kısalığı, mikroftalmi ve başparmak anomalisi (bifid/hipoplastik) saptandı.
Bu bulgular kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromlarını akla getirir.
2
Laboratuvar verileri ve kan sayımı sonuçları analiz edilir.
Düşük hemoglobin, lökosit ve trombosit değerleri ile pansitopeni tablosu doğrulandı.
Kemik iliği yetmezliğinin hematolojik boyutu belirlenmiş olur.
3
Klinik ve laboratuvar bulguları birleştirilerek ayırıcı tanı yapılır.
Pansitopeni + İskelet anomalileri + Boy kısalığı birlikteliği Fanconi anemisini işaret eder.
Fanconi anemisi, kalıtsal pansitopenilerin en sık görülen nedenidir.

Anahtar Kavram

Fanconi anemisi, pansitopeniye eşlik eden boy kısalığı, başparmak anomalileri ve cilt bulguları (café-au-lait lekeleri) ile karakterize en sık kalıtsal aplastik anemi nedenidir.

Daha Fazla Pratik

Fanconi anemisi tanısını doğrulamak için altın standart test olan Diepoksibütan (DEB) veya Mitomisin C (MMC) ile indüklenen 'kromozom kırılma testi' konusunu gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 100Soru →

6262 yaşında erkek hasta, son zamanlarda fark ettiği hafif halsizlik şikayeti ve rutin check-up sonuçlarıyla iç hastalıkları polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal zincirde ağrısız, hareketli, çapları yaklaşık 1−1.51-1.5 cm olan birkaç lenfadenopati (LAPLAP) saptanıyor. Karın muayenesinde organomegali saptanmıyor. Laboratuvar bulguları: Hemoglobin 14.214.2 g/dL, Lökosit 38.000/μL38.000/\mu L (Lenfosit %82\%82), Trombosit 225.000/μL225.000/\mu L, LDHLDH 185185 U/L (100−250100-250). Periferik yaymada küçük, matür görünümlü lenfositler ve belirgin "smudge" (ezilmiş) hücreleri izleniyor. Akım sitometrisinde hücrelerin CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+), CD10(−)CD10(-) ve yüzey immünglobulini (sIgsIg) zayıf pozitif olduğu bildiriliyor. Bu hasta için Rai evrelemesine göre evre ve en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rai evre I - Rutin aralıklarla klinik izlem

Cevap

Rai evre I ve rutin aralıklarla klinik izlem
Correct_reason: KLL tanılı bu hastada lenfadenopati varlığı Rai sistemine göre evre I olarak kabul edilir. Asemptomatik, hemoglobin ve trombosit değerleri normal olan ve progresif organomegalisi bulunmayan bu aşamadaki bir KLL hastasında standart yaklaşım, 'izle ve bekle' (watch and wait) stratejisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının belirlenmesi
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
>5000/μL>5000/\mu L klonal lenfositoz, periferik yaymada smudge hücreleri ve tipik akım sitometrisi (CD5+,CD19+,CD23+,CD10−,sIgCD5+, CD19+, CD23+, CD10-, sIg zayıf) bulguları KLL tanısını koydurur.
2
Rai evrelemesinin yapılması
Rai Evre I
Rai sistemine göre; Evre 0 sadece lenfositoz, Evre I lenfositoz + lenfadenopati, Evre II organomegali, Evre III anemi (Hb<11Hb < 11 g/dL), Evre IV ise trombositopenidir (Plt<100.000/μLPlt < 100.000/\mu L).
3
Tedavi endikasyonunun değerlendirilmesi
İzlem (Watch and Wait)
KLL'de erken evre (Rai 0-I-II) hastalarda, "aktif hastalık" kriterleri (B semptomları, masif/progresif organomegali, lenfosit ikilenme zamanının <6< 6 ay olması, progresif sitopeni) yoksa tedavi başlanmaz, izlem yapılır.

Anahtar Kavram

KLL'de Rai evrelemesi ve asemptomatik erken evre hastada izlem kararı.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 5 / 21Sonraki
Hematoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 5 | Examkin