Hematoloji

406 soru

Soru 101Soru →

6262 yaşında erkek hasta, özellikle sıcak banyo sonrası artan yaygın kaşıntı ve yüzünde kızarıklık yakınması ile başvuruyor. Fizik muayenesinde pletorik görünüm ve dalak kot kavsini 3cm3 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 16.2g/dL16.2 g/dL, hematokrit %48.5\%48.5, lökosit 12.400/μL12.400/\mu L, trombosit 510.000/μL510.000/\mu L, MCV 72fL72 fL, ferritin 6ng/mL6 ng/mL ve serum eritropoetin (EPO) düzeyi 2mU/mL2 mU/mL (N:4−24N: 4-24) bulunuyor. Periferik kanda JAK2V617FJAK2 V617F mutasyonu pozitif saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polisitemia vera

Cevap

Polisitemia vera
Hastada görülen akuajenik kaşıntı, pletora ve splenomegali klasik miyeloproliferatif neoplazi bulgularıdır. JAK2V617FJAK2 V617F mutasyonunun varlığı ve serum eritropoetin düzeyinin baskılanmış olması (<4mU/mL<4 mU/mL), WHO 2022 kriterlerine göre Polisitemia Vera tanısını güçlü bir şekilde destekler. Demir eksikliğinin varlığı (düşük MCV ve ferritin), eritrosit üretimini kısıtlayarak hemoglobinin WHO eşik değerlerinin (>16.5g/dL>16.5 g/dL) altında kalmasına neden olmuş ve 'maskelenmiş' bir tablo oluşturmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların değerlendirilmesi
Akuajenik kaşıntı (banyo sonrası kaşıntı) ve splenomegali, miyeloproliferatif bir neoplaziye, özellikle Polisitemia Vera'ya (PV) işaret eder.
Bu semptomlar PV hastalarının yaklaşık %40-50'sinde görülen spesifik bulgulardır.
2
Laboratuvar ve demir parametrelerinin analizi
Hemoglobin düzeyi (16.2g/dL16.2 g/dL) normal sınırlarda görünse de, eşlik eden ciddi bir mikrositoz (MCV72fLMCV 72 fL) ve demir eksikliği (Ferritin6ng/mLFerritin 6 ng/mL) mevcuttur.
Demir eksikliği varlığında hemoglobinin bu kadar yüksek olması, demir replasmanı yapıldığında çok daha yüksek değerlere ulaşacak gizli bir eritrositozun varlığını (maskelenmiş PV) gösterir.
3
Moleküler ve biyokimyasal belirteçlerin yorumlanması
JAK2 V617F pozitifliği ve baskılanmış EPO (2mU/mL2 mU/mL), WHO 2022 PV kriterlerini destekleyen temel bulgulardır.
Düşük EPO düzeyi, eritrositozun otonom olduğunu ve sekonder nedenlere bağlı olmadığını kanıtlar.
4
WHO 2022 tanı kriterlerine göre sentez
Hasta, Majör kriterlerden 3. kriteri (JAK2 pozitifliği) ve Minör kriteri (Düşük EPO) karşılamaktadır; klinik tablo Majör 1'i maskelemektedir.
Kemik iliği biyopsisi ile panmiyelozun gösterilmesi durumunda tanı kesinleşir ancak mevcut seçenekler arasında en olası klinik tablo PV'dir.

Anahtar Kavram

Maskelenmiş Polisitemia Vera (Iron-deficient masked PV)

Daha Fazla Pratik

Demir replasmanı sonrası bu hastada hematokrit düzeyinin hızla yükseleceği ve flebotomi ihtiyacı doğabileceği unutulmamalıdır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 102Soru →

3838 yaşında bir kadın hasta, son birkaç haftadır giderek artan halsizlik, çabuk yorulma ve bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde belirgin konjonktival solukluk ve her iki alt ekstremitede çok sayıda peteşi ve ekimoz saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati izlenmiyor. Yapılan laboratuvar tetkikleri aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
Hemoglobin7,27,2 g/dL
MCV9292 fL
Lökosit2.100/mm32.100/mm^3
Mutlak Nötrofil Sayısı800/mm3800/mm^3
Trombosit15.000/mm315.000/mm^3
Retikülosit%0,3\%0,3

Periferik yaymasında atipik hücre veya blast görülmeyen bu hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aplastik anemi

Cevap

Pansitopeni, normositer anemi ve düşük retikülosit yüzdesi ile prezente olan, fizik muayenesinde organomegali saptanmayan bu hastada en olası tanı Aplastik anemi'dir.
Hastada saptanan pansitopeni (Hb, WBC ve trombosit düşüklüğü), normositer eritrosit indeksi (MCV) ve kemik iliğinin yetersiz yanıtını gösteren düşük retikülosit oranı (%0,3\%0,3), periferik yaymada blast olmamasıyla birleştiğinde tipik bir aplastik anemi tablosunu yansıtmaktadır. Fizik muayenede organomegali (splenomegali gibi) olmaması da bu tanıyı destekleyen klasik bir TUS bilgisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemogram verilerini analiz et.
Hemoglobin, lökosit ve trombosit değerlerinin tamamı düşüktür (pansitopeni).
Hastanın klinik tablosunun (solukluk, kanama bulguları) hematolojik temelini belirlemek için gereklidir.
2
Retikülosit oranını ve eritrosit indekslerini değerlendir.
MCV normal (9292 fL), retikülosit ise düşüktür (%0,3\%0,3).
Retikülosit düşüklüğü, periferik yıkımdan ziyade kemik iliğinde üretim yetmezliğini işaret eder.
3
Ayırıcı tanı için ek bulguları gözden geçir.
Blast yokluğu lösemiyi, normal MCV megaloblastik anemiyi, organomegali yokluğu ise infiltratif süreçleri uzaklaştırır.
Pansitopeni yapan diğer nedenleri ekarte ederek spesifik tanıya ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Pansitopeni ile başvuran bir hastada düşük retikülosit sayısı kemik iliği üretim yetmezliğini (örneğin Aplastik Anemi) gösterirken, yüksek retikülosit sayısı periferik yıkımı veya kanamayı düşündürür.

İpuçları

1
Hastadaki tüm hücre serilerinin düşük olmasına (pansitopeni) ve vücudun buna verdiği retikülosit yanıtına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Bu hastanın tanısını kesinleştirmek için yapılacak altın standart işlem olan kemik iliği aspirasyon ve biyopsisi bulgularını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 103Soru →

6262 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır boyun ve kasık bölgelerinde fark ettiği, boyutları zaman zaman kendiliğinden azalıp artış gösteren ("waxing and waning") ağrısız şişlikler nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde servikal, aksiller ve inguinal bölgelerde yaygın, lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor; organomegali saptanmıyor. Lenf nodu biyopsisinde germinal merkez hücrelerinden köken alan, lenf nodu mimarisini bozan folliküler patern izleniyor. İmmünohistokimyasal boyamada CD10 ve BCL-2 pozitifliği saptanıyor. Bu klinik ve patolojik bulgularla başvuran hastada saptanması en olası sitogenetik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(14;18)t(14;18) translokasyonu

Cevap

Folliküler lenfomada izlenen en olası sitogenetik değişiklik t(14;18)t(14;18) translokasyonudur.
Hastada saptanan "waxing and waning" tarzındaki lenfadenopatiler, folliküler morfoloji ve CD10/BCL-2 pozitifliği folliküler lenfoma tanısını doğrular. Bu lenfoma tipinde 18. kromozomdaki BCL-2 onkogeni ile 14. kromozomdaki IgH ağır zincir lokusu arasında gerçekleşen t(14;18)t(14;18) translokasyonu karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Hastanın yaş grubu (6262), lenfadenopatilerin zaman zaman küçülüp büyümesi ("waxing and waning") ve ağrısız seyir, düşük dereceli (indolen) bir non-Hodgkin lenfomayı düşündürür.
Folliküler lenfoma, indolen lenfomalar arasında en sık görülen ve bu tipik klinik seyri gösteren türdür.
2
Patolojik ve immünohistokimyasal verileri analiz et.
Biyopside saptanan folliküler patern, CD10 pozitifliği (germinal merkez kökeni) ve BCL-2 pozitifliği (apoptozun baskılanması) tanıyı destekler.
Normal germinal merkezlerde BCL-2 negatiftir; lenfomada saptanan pozitiflik malignite lehinedir.
3
Tanı ile sitogenetik eşleştirmeyi yap.
Folliküler lenfoma vakalarının yaklaşık %90\%90'ında t(14;18)t(14;18) translokasyonu saptanır.
Bu translokasyon sonucunda 18. kromozomdaki BCL-2 geni, 14. kromozomdaki IgH (immünglobulin ağır zincir) lokusunun yanına gelir ve sürekli aktif kalır.

Anahtar Kavram

Folliküler lenfoma tanısında klinik seyir (waxing and waning), morfoloji (folliküler patern) ve sitogenetik (t(14;18)t(14;18)) triadının bilinmesi esastır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 104Soru →

2222 yaşında erkek hasta, halsizlik ve göz aklarında hafif sarılık şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin splenomegali, kafa kemiklerinde belirginleşme (sincap yüzü görünümü) ve maksiller genişleme saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde aşağıdaki bulgular elde ediliyor:

ParametreDeğer
Hemoglobin8.68.6 g/dL
MCV6464 fL
Retikülosit%4.2\%4.2
İndirekt Bilirubin2.82.8 mg/dL
LDH450450 U/L
Direkt CoombsNegatif

Hastanın çocukluğundan beri benzer hemoglobin seviyelerine sahip olduğu ancak bu zamana kadar hiç düzenli kan transfüzyonu almadığı öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı ve klinik seyir ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doku hipoksisini önlemek ve kemik deformitelerini durdurmak amacıyla tanıyla birlikte aylık düzenli eritrosit transfüzyon programına başlanmalıdır.

Cevap

Tedavi yönetiminde tanıyla birlikte aylık düzenli eritrosit transfüzyon programına başlanması gerektiği ifadesi yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek (tanıyla birlikte düzenli transfüzyon programı) yanlıştır çünkü Beta-talasemi İntermedia tanısı alan hastalar tanım gereği 'transfüzyon bağımlı olmayan talasemi' (NTDT) grubuna girer. Bu hastalarda düzenli transfüzyon, büyüme gelişme geriliği, kemik deformitelerinin ilerlemesi veya splenomegaliye bağlı komplikasyonlar gibi spesifik durumlar gelişmedikçe uygulanmaz. Düzenli transfüzyon tedavisi Beta-talasemi Majör için standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Düşük MCVMCV (6464 fL), orta derece anemi (HbHb 8.68.6 g/dL), hemoliz bulguları (bilirubin ve LDHLDH yüksekliği) ve belirgin kemik değişiklikleri (sincap yüzü) saptandı.
Hastanın anemi tipini ve ciddiyetini belirlemek için başlangıç adımıdır.
2
Transfüzyon öyküsü ve yaşı değerlendir
Hastanın çocukluğundan beri transfüzyon almadan bu yaşa gelebilmiş olması, Beta-talasemi Majör tanısını eler.
Majör formda yaşamın ilk iki yılında transfüzyon bağımlılığı başlar.
3
Tanıyı netleştir
Klinik tablo Beta-talasemi İntermedia ile uyumludur.
Orta şiddette anemi ve transfüzyon bağımsızlığı İntermedia için karakteristiktir.
4
Tedavi prensiplerini hatırla
İntermedia hastalarında rutin aylık transfüzyon yapılmaz; tedavi semptomatiktir ve komplikasyon izlemine dayanır.
Düzenli transfüzyonlar sadece büyüme başarısızlığı veya fonksiyonel kısıtlılık durumunda Majör protokolüne benzer şekilde uygulanır.

Anahtar Kavram

Beta-Talasemi İntermedia ile Majör arasındaki en temel fark transfüzyon bağımlılığıdır.
Soru 105Soru →

7272 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır karın sol üst kadranda dolgunluk, çabuk doyma ve hafif halsizlik şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral aksiller bölgede yaklaşık 2.52.5 cm çapında mobil lenfadenopatiler ve kot kenarını 66 cm geçen masif splenomegali saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Lökosit52.000/μL52.000/\mu L
Lenfosit oranı%82\%82
Hemoglobin12.4g/dL12.4 g/dL
Trombosit190.000/μL190.000/\mu L

Periferik yaymada "smudge" (ezilmiş) hücreleri izleniyor. Akım sitometrisinde; CD5(+)CD5(+), CD19(+)CD19(+), CD23(+)CD23(+), CD20CD20 (zayıf) saptanırken Cyclin D1Cyclin\ D1 negatif bulunuyor.

Bu hasta için en olası Rai evresi ve uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rai evre II; semptomatik ve masif splenomegali nedeniyle tedavi başlanmalıdır.

Cevap

Hastanın Rai evresi II'dir ve semptomatik masif splenomegali nedeniyle tedavi edilmelidir.
Hastada saptanan bulgular (lenfositoz, smudge hücreleri, CD5+CD5+, CD23+CD23+) tipik bir Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tablosudur. Rai evreleme sistemine göre; lenfositoz + lenfadenopati + splenomegali varlığı hastayı Evre II (orta risk) kategorisine sokar. KLL'de her hastaya hemen tedavi başlanmaz; ancak masif (>6>6 cm) veya semptomatik (karın ağrısı, dolgunluk, erken doyma) splenomegali varlığı tedavi başlanması için kesin bir endikasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının netleştirilmesi
Kronik Lenfositik Lösemi (KLL)
Yaşlı hasta, olgun görünümlü lenfositoz, periferik yaymada smudge hücreleri ve tipik akım sitometrisi (CD5+CD5+, CD23+CD23+, CD20CD20 zayıf, Cyclin D1−Cyclin\ D1-) KLL tanısını doğrular.
2
Rai evrelemesinin yapılması
Rai Evre II
Rai 0: Sadece lenfositoz; Rai I: +Lenfadenopati; Rai II: +Splenomegali/Hepatomegali; Rai III: Hemoglobin <11g/dL<11 g/dL; Rai IV: Trombosit <100.000/μL<100.000/\mu L. Hastada splenomegali olduğu için evre II'dir.
3
Tedavi endikasyonunun değerlendirilmesi
Tedavi endikasyonu vardır
Semptomatik (çabuk doyma, dolgunluk) veya masif (>6>6 cm) splenomegali, IWCLL kriterlerine göre aktif hastalık göstergesidir ve tedavi gerektirir.

Anahtar Kavram

KLL'de Rai evreleme sistemi ve IWCLL tedavi endikasyonları.
Soru 106Soru →

48 yaşında erkek hasta, son zamanlarda artan halsizlik ve sol üst kadranda dolgunluk hissi şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde dalak kot kavisini 3 cm3 \text{ cm} geçiyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 12.5 g/dL12.5 \text{ g/dL}, lökosit 13.200/μL13.200/\mu L, trombosit 920.000/μL920.000/\mu L ve serum LDH düzeyi 580 U/L580 \text{ U/L} (Normal: <250<250) saptanıyor. Periferik yaymada hafif sola kayma ve seyrek dakriyositler (gözyaşı hücreleri) izleniyor. Kemik iliği biyopsisinde retikülin lif artışı evre 1 (grade 1) olarak raporlanıyor. WHO 2022 kriterlerine göre bu hastada Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısını, Esansiyel Trombositemi (ET) tanısından ayıran en tipik kemik iliği morfolojik bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Megakaryositlerin atipik (bulut benzeri) morfolojiye sahip olması ve granülositik seri proliferasyonu

Cevap

Megakaryositlerin atipik (bulut benzeri) morfolojisi ve beraberinde granülositik seri proliferasyonunun izlenmesi
WHO 2022 sınıflamasına göre, prefibrotik primer miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısı için kemik iliğinde megakaryosit proliferasyonu ile birlikte nükleer atipi (bulut benzeri veya kümelenmiş nükleuslar) ve eşlik eden granülositik seri artışı izlenmesi en karakteristik majör kriterdir. Bu özellikler, megakaryositlerin büyük ve matür (hiperlobüle) olduğu, granülositik artışın izlenmediği esansiyel trombositemiden (ET) ayırt edilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hastada splenomegali, anemi, lökositoz ve LDH yüksekliği mevcuttur. Bu bulgular ET'den ziyade miyelofibrozis tablosunu destekler.
ET'de genellikle LDH, lökosit sayısı ve dalak boyutu normaldir; Pre-PMF'de ise bu 'minör kriterler' sıklıkla pozitiftir.
2
Kemik iliği fibrozis derecesinin değerlendirilmesi
Lif artışı evre 1 (Grade 1) olarak saptanmıştır.
Lif artışının evre 0-1 olması tabloyu 'prefibrotik' aşamaya, evre 2-3 olması ise 'belirgin (overt)' aşamaya sokar.
3
Megakaryosit morfolojisinin karşılaştırılması
Atipik (bulut benzeri/cloud-like) nükleus yapısı saptanmıştır.
WHO 2022 kriterlerine göre Pre-PMF'yi ET'den ayıran en önemli majör kriter megakaryositlerin morfolojik farkı ve granülositik artıştır.

Anahtar Kavram

WHO 2022 Pre-PMF ve ET Ayırıcı Tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 107Soru →

4545 yaşında erkek hasta, 1010 yıl önce peptik ulkus perforasyonu nedeniyle geçirilmiş Billroth II ameliyatı (gastrojejunostomigastrojejunostomi) öyküsü ile başvuruyor. Son 66 aydır giderek artan karında şişkinlik, kronik ishal ve halsizlik şikayetleri olan hastanın fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde Hb: 9.8 g/dL9.8 \, g/dL, MCV: 112 fL112 \, fL ve periferik yaymada nötrofillerde hipersegmentasyon izleniyor.

Bu hastada aşağıdaki vitamin düzeyi kombinasyonlarından hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum Vitamin B12B_{12} düşük, serum folat yüksek

Cevap

Serum Vitamin B12B_{12} düzeyinin düşük, serum folat düzeyinin ise yüksek saptanması
Billroth II ameliyatı sonrası afferent (getirici) ansa bağlı gelişen kör lup sendromunda bağırsak içeriğinin stazı sonucu bakteriyel aşırı çoğalma (SIBO) meydana gelir. Bu anaerobik bakteriler intestinal lümendeki Vitamin B12B_{12}'yi metabolize ederek tüketirken, aynı zamanda aktif olarak folat sentezleyerek kana verirler. Sonuçta hastada B12B_{12} eksikliğine bağlı makrositer megaloblastik anemi gelişirken, serum folat düzeyinin normalin üzerinde (veya yüksek normal) saptanması tipik ve ayırt edici bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve cerrahi öyküsünün değerlendirilmesi
Billroth II ameliyatı ve kronik ishal varlığı, kör lup sendromuna bağlı bakteriyel aşırı çoğalmayı (SIBO) düşündürür.
Anatomik staz bölgelerinde artan bakteriler besin öğeleri üzerinde metabolik değişiklikler yapar.
2
Hematolojik parametrelerin analizi
Hb 9.89.8, MCV 112112 ve hipersegmente nötrofiller, bir megaloblastik anemi tablosunu doğrular.
Megaloblastik anemi temel olarak B12B_{12} veya folat eksikliğinden kaynaklanır.
3
Kör lup sendromunun vitamin metabolizması üzerindeki etkisinin belirlenmesi
Bağırsaktaki bakteriler lümendeki B12B_{12} vitaminini tüketir (düşük seviye) ve folat öncüllerini sentezleyerek kana verir (yüksek seviye).
Bakteriyel aşırı çoğalma durumunda folat sentezi, B12B_{12} tüketimiyle eş zamanlı olarak ayırt edici bir bulgudur.

Anahtar Kavram

Kör lup sendromunda (SIBO) bakterilerin B12B_{12} tüketmesi ve folat sentezlemesi sonucu oluşan özgün laboratuvar paterni.

Daha Fazla Pratik

Bakteriyel aşırı çoğalma tanısında kullanılan nefes testlerini ve Schilling testinin (tarihsel) SIBO'daki yanıtını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 108Soru →

48 yaşında kadın hasta, rutin sağlık taraması sırasında saptanan trombosit sayısının 820.000/mm3820.000/mm^3 olması üzerine değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde splenomegali saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 13,2g/dL13,2 g/dL, hematokrit %40\%40, lökosit 8.400/mm38.400/mm^3 ve serum laktat dehidrogenaz (LDHLDH) seviyesi normal bulunuyor. Periferik yaymada eritrosit morfolojisi normal olup lökoeritroblastik tablo izlenmiyor. Genetik incelemede CALRCALR mutasyonu pozitif bulunuyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2022 sınıflamasına göre bu hastada 'Esansiyel Trombositemi' tanısı koymak için aşağıdakilerden hangisi gerekli olan majör kriterlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum eritropoetin (EPOEPO) düzeyinin normalin altında saptanması

Cevap

Serum eritropoetin (EPO) düzeyinin normalin altında saptanması seçeneği yanlıştır çünkü bu bulgu Polisitemia Vera'nın minör kriteridir.
Esansiyel Trombositemi (ET) tanısı için DSÖ 2022 kriterlerinde minör kriter tanımlanmamıştır; tanı için 4 majör kriterin tamamı veya ilk 3 majör kriterle birlikte bir minör klonal belirteç gereklidir. Serum eritropoetin (EPOEPO) düzeyinin düşük olması ise Polisitemia Vera (PV) tanısında kullanılan bir minör kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Esansiyel Trombositemi (ET) DSÖ 2022 majör kriterlerini hatırla.
ET tanısı için 4 majör kriter gereklidir: Trombositoz (≥450k\geq 450k), spesifik ilik morfolojisi, diğer neoplazilerin dışlanması ve sürücü mutasyon (JAK2,CALR,MPLJAK2, CALR, MPL).
Tanısal doğruluğu sağlamak için resmi kriter setini bilmek gerekir.
2
Seçenekleri bu kriterlerle karşılaştır.
B, C, D ve E seçenekleri doğrudan ET majör kriterlerini temsil ederken, A seçeneği bu sette yer almaz.
Benzer hastalıkların (MPN ailesi) kriterleri arasındaki farkları ayırt etmek gerekir.
3
Serum EPO düşüklüğünün hangi hastalıkta kriter olduğunu belirle.
Düşük serum EPO düzeyi, Polisitemia Vera (PV) için DSÖ 2022 sınıflamasında yer alan tek minör kriterdir.
Hatalı seçeneğin neden yanlış olduğunu ve hangi duruma ait olduğunu doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

DSÖ 2022 Esansiyel Trombositemi Tanı Kriterleri ve Polisitemia Vera'dan farkı

İpuçları

1
ET tanısı için sadece majör kriterler tanımlanmıştır; oysa kardeş hastalık olan PV'de bir adet minör kriter vardır.

Daha Fazla Pratik

Polisitemia Vera tanısında JAK2 negatif vakalarda kemik iliği biyopsisinin zorunlu olup olmadığını DSÖ 2022 kriterlerine göre inceleyin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 109Soru →

48 yaşında kadın hasta, 10 yıldır Romatoid Artrit (RA) tanısıyla takip edilmektedir. Son zamanlarda artan halsizlik ve solukluk şikayeti ile başvuran hastanın laboratuvar tetkiklerinde mikrositer bir anemi saptanıyor. Hastanın detaylı kan sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Hemoglobin (Hb)8.5 g/dL8.5 \, g/dL12−16 g/dL12-16 \, g/dL
MCV70 fL70 \, fL80−100 fL80-100 \, fL
RDW%19\%19%11.5−14.5\%11.5 - 14.5
Serum Demiri20 μg/dL20 \, \mu g/dL50−150 μg/dL50 - 150 \, \mu g/dL
SDBK (TIBC)480 μg/dL480 \, \mu g/dL250−450 μg/dL250 - 450 \, \mu g/dL
Ferritin75 ng/mL75 \, ng/mL15−150 ng/mL15 - 150 \, ng/mL
CRP55 mg/L55 \, mg/L0−5 mg/L0 - 5 \, mg/L

Periferik yaymasında hipokrom mikrositer eritrositler ve belirgin anizositoz izlenen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Laboratuvar bulgularında saptanan mikrositer anemiye eşlik eden yüksek SDBK (480 μg/dL480 \, \mu g/dL) ve artmış RDW (%19\%19), demir eksikliği anemisi için karakteristiktir. Hastanın Romatoid Artrit gibi kronik bir inflamatuar hastalığının olması ve CRP yüksekliği, ferritinin bir akut faz reaktanı olarak yükselmesine neden olmuştur. Ancak demir eksikliği anemisinde SDBK'nın artması, onu kronik hastalık anemisinden ayıran en önemli parametredir.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrosit indekslerinin değerlendirilmesi
Hb: 8.5 g/dL8.5 \, g/dL ve MCV: 70 fL70 \, fL olması mikrositer bir anemi olduğunu gösterir.
Anemi ayırıcı tanısında ilk adım MCV değerine göre morfolojik sınıflama yapmaktır.
2
RDW değerinin analizi
RDW: %19\%19 (artmış) olması anizositozu gösterir.
Artmış RDW, demir eksikliği anemisini talasemi minörden ayırmada önemli bir ipucudur.
3
Demir parametrelerinin ve inflamasyonun birlikte yorumlanması
SDBK (TIBC) 480 μg/dL480 \, \mu g/dL (yüksek), Ferritin 75 ng/mL75 \, ng/mL (normal aralıkta) ve CRP 55 mg/L55 \, mg/L (belirgin yüksek).
SDBK'nın yüksek olması demir eksikliği için çok spesifiktir. Ferritin bir akut faz reaktanıdır; kronik inflamasyonu (yüksek CRP) olan bir hastada ferritinin 100 ng/mL100 \, ng/mL altında olması demir eksikliğini dışlamaz, aksine destekler.
4
Ayırıcı tanının kesinleştirilmesi
Klinik ve laboratuvar verileri eşliğinde en olası tanı demir eksikliği anemisidir.
Kronik hastalık anemisinde SDBK düşük olurken, demir eksikliğinde SDBK artar.

Anahtar Kavram

İnflamatuar hastalıklarda demir eksikliği tanısında ferritin eşik değerinin yükselmesi ve SDBK'nın ayırıcı tanıdaki önemi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 110Soru →

4242 yaşında erkek hasta, son üç haftadır giderek artan halsizlik, bacaklarda morluklar oluşması ve diş etlerinde hafif şişlik şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve palpabl splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 8.6 g/dL8.6\text{ g/dL}, trombosit 42.000/μL42.000/\mu\text{L} ve lökosit 64.000/μL64.000/\mu\text{L} olarak bulunuyor. Periferik yayma ve kemik iliği aspirasyon incelemesinde sitoplazmalarında Auer rodları içeren, monositik diferansiyasyon gösteren blastlar izleniyor. Kemik iliği incelemesinde ayrıca eozinofilik seride artış ve bu hücrelerde büyük, atipik mor-bazofilik granüller saptanıyor. Bu klinik ve morfolojik tabloyla başvuran hastada en olası genetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: inv(16)(p13.1q22)inv(16)(p13.1q22)

Cevap

Kemik iliğinde atipik mor-bazofilik granüllü eozinofillerin izlendiği Akut Miyelomonositik Lösemi tablosu için en olası genetik anomali inv(16)(p13.1q22)inv(16)(p13.1q22)'dir.
Hastada saptanan monositik diferansiyasyon gösteren blastlar ve özellikle kemik iliğinde izlenen büyük, bazofilik granüllü anormal eozinofiller inv(16)(p13.1q22)inv(16)(p13.1q22) veya t(16;16)t(16;16) genetik anomalisi için tanısal bir morfolojidir. Bu durum Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınıflamasında 'inv(16) veya t(16;16) ile giden AML' olarak adlandırılır ve genellikle iyi prognozla ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Anemi, trombositopeni ve lökositoz eşliğinde blastların görülmesi akut lösemiyi doğrular.
Hastanın sitopenileri ve yüksek blast oranı akut lösemi tanısını düşündürür.
2
Morfolojik ipuçlarının değerlendirilmesi
Diş eti hiperplazisi ve monositik diferansiyasyon, miyelomonositik kökeni (M4/M5) işaret eder.
Monositik lösemilerde diş eti infiltrasyonu sıktır.
3
Spesifik genetik-morfolojik eşleştirme
Büyük, mor-bazofilik granüllü atipik eozinofiller inv(16)inv(16) veya t(16;16)t(16;16) anomalisi için patognomoniktir.
Bu anomali CBFB−MYH11CBFB-MYH11 füzyonuna yol açar ve karakteristik bir eozinofili ile seyreder.

Anahtar Kavram

AML'de inv(16)/t(16;16)inv(16)/t(16;16) varlığı, anormal kemik iliği eozinofilleri ve miyelomonositik diferansiyasyon ile karakterizedir.

Alternatif Yöntem

Akış sitometrisinde CD13 ve CD33 gibi miyeloid belirteçlerin yanı sıra monositik diferansiyasyonu gösteren CD14, CD64, CD11b veya CD11c pozitifliği de tanıyı destekler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 111Soru →

22 yaşında erkek hasta, son 2 aydır giderek artan halsizlik, çarpıntı ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünde çocukluk döneminde geçirilmiş bir renal cerrahi (at nalı böbrek düzeltilmesi) dışında özellik saptanmıyor. Fizik muayenesinde boy ve kilo gelişimi normal sınırlarda olup; baş-boyun muayenesi, ekstremiteler ve iskelet sistemi normal olarak değerlendiriliyor. Organomegali saptanmıyor. Laboratuvar verileri şöyledir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin6.46.4 g/dL13.5−17.513.5 - 17.5
MCV108108 fL80−10080 - 100
Lökosit1.400/μL1.400/\mu L4.000−10.0004.000 - 10.000
Mutlak Nötrofil Sayısı380/μL380/\mu L1.500−7.0001.500 - 7.000
Trombosit Sayısı14.000/μL14.000/\mu L150.000−450.000150.000 - 450.000
Retikülosit Sayısı%0.2\%0.2%0.5−1.5\%0.5 - 1.5

Kemik iliği biyopsisinde selülarite %10\%10 saptanan ve hiposelüler ilik tanısı konulan bu hastada, immünsüpresif tedaviye başlanmadan önce altta yatan herediter bir kemik iliği yetmezliğini dışlamak için öncelikle yapılması gereken tetkik hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferik kan lenfositlerinde diepoksibütan (DEB) ile uyarılmış kromozom kırık analizi

Cevap

Periferik kan lenfositlerinde diepoksibütan (DEB) ile uyarılmış kromozom kırık analizi yapılması gereklidir.
Fanconi anemisi, kalıtsal kemik iliği yetmezliklerinin en sık nedenidir. Vakaların bir kısmında boy kısalığı veya başparmak anomalisi gibi klasik bulgular bulunmayabilir. Ancak at nalı böbrek gibi iç organ anomalileri önemli bir ipucudur. Ağır aplastik anemi tanısı alan genç hastalarda, lenfositlerde diepoksibütan (DEB) veya mitomisin C (MMC) ile yapılan kromozom kırılganlık testi, herediter zemini dışlamak için mutlak endikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar verilerini ve kemik iliği selülaritesini değerlendir
Mutlak nötrofil sayısı < 500/μL500/\mu L, trombosit sayısı < 20.000/μL20.000/\mu L ve retikülosit < %1\%1 olması hastada 'Ağır Aplastik Anemi' olduğunu gösterir.
Camitta kriterlerine göre tanısal sınıflandırma için gereklidir.
2
Hastanın yaşına ve ek bulgularına odaklan
22 yaşındaki genç bir hastada 'at nalı böbrek' öyküsü, Fanconi anemisi (FA) gibi konstitüsyonel nedenleri düşündürmelidir.
FA hastalarının %25-30'unda iskelet anomalisi bulunmazken, organ anomalileri (renal, kardiyak) görülebilir.
3
Tedavi öncesi gerekli tarama testini belirle
Genç erişkinlerde (genellikle < 40 yaş) immünsüpresif tedavi (ATG/Siklosporin) başlanmadan önce FA mutlaka dışlanmalıdır.
FA hastalarında standart immünsüpresif tedavi etkisizdir ve kök hücre nakli öncesi hazırlama rejimleri DNA tamir kusuru nedeniyle modifiye edilmelidir.

Anahtar Kavram

Genç erişkinlerde saptanan aplastik anemide, fiziksel stigmalar olmasa dahi Fanconi anemisi taraması için kromozom kırılganlık testi (DEB/MMC) zorunludur.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 112Soru →

52 yaşında erkek hastada rutin incelemede trombosit sayısı 850.000/μL850.000/\mu L saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde atipik, pleomorfik, 'bulutsu' (cloud-like) çekirdekli megakaryositlerde artış, belirgin granülositik proliferasyon ve evre 1 retikülin fibrozu saptanıyor. WHO 2022 kriterlerine göre bu hastada 'Prefibrotik Primer Miyelofibrozis' (Pre-PMF) tanısını, 'Esansiyel Trombositemi' (ET) tanısından ayırt etmede kullanılan en değerli minör kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyinin normalin üzerinde olması

Cevap

Serum laktat dehidrogenaz (LDH) düzeyinin normalin üzerinde olması, WHO 2022 kriterlerine göre Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısı için gerekli olan minör kriterlerden biridir.
WHO 2022 kriterlerine göre, Prefibrotik Primer Miyelofibrozis (Pre-PMF) tanısı konulabilmesi için karakteristik kemik iliği morfolojisine ek olarak en az bir minör kriter bulunmalıdır. Bu minör kriterler; anemi (başka bir nedene bağlanamayan), lökositoz (≥11.000/μL\geq 11.000/\mu L), palpabl splenomegali ve serum LDH düzeyinin normalin üzerinde olmasıdır. Esansiyel trombositemi (ET) tanısında bu minör kriterler aranmaz ve genellikle laboratuvar değerleri (trombosit dışında) normal sınırlardadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kemik iliği morfolojisini değerlendir.
Atipik, 'bulutsu' megakaryositler ve granülositik artış Pre-PMF lehinedir; ET'de staghorn megakaryositler görülür ve granülopoez normaldir.
WHO 2022'ye göre morfoloji, ET ve Pre-PMF ayrımındaki en temel majör kriterdir.
2
Majör kriterlerin ortaklıklarını belirle.
Trombosit sayısı, mutasyon varlığı ve KML dışlanması her iki hastalık için de majör kriterdir.
BCR-ABL negatif MPN'lerin tanısal algoritması benzer basamakları içerir.
3
Tanısal doğrulamada minör kriterlerin rolünü saptan.
Pre-PMF tanısı için anemi, lökositoz, splenomegali veya LDH yüksekliği gibi minör kriterlerden en az biri gereklidir.
Esansiyel trombositemide bu laboratuvar ve klinik minör kriterler tanı kriterleri arasında yer almaz.

Anahtar Kavram

Pre-PMF ve ET Ayrımı

Alternatif Yöntem

Pre-PMF'yi ET'den ayırırken 'benign' görünümlü bir trombositoz tablosuna eşlik eden lökositoz, LDH yüksekliği veya anemi gibi 'ekstradan' kötücül bulguların varlığı sizi her zaman miyelofibrozis yönüne itmelidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 113Soru →

4545 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan halsizlik ve karın sol üst kadranda dolgunluk hissi ile başvuruyor. Fizik muayenesinde dalak kostal marjı 8cm8 cm geçecek şekilde (masif splenomegali) palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde; lökosit sayısı 115.000/mm3115.000/mm^3, hemoglobin 11,2g/dL11,2 g/dL, trombosit sayısı 440.000/mm3440.000/mm^3 saptanıyor. Periferik yaymada miyelositer serinin her aşamasından hücreler (miyeloblast %2\%2, promiyelosit %4\%4, miyelosit %18\%18, metamiyelosit %15\%15, çomak ve parçalılar) görülüyor. Ayrıca belirgin bazofili (%7\%7) ve eozinofili dikkati çekiyor. Lökosit alkalen fosfataz (LAP) skoru 1212 (Normal: 20−10020-100) olarak bulunuyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kronik Miyeloid Lösemi

Cevap

Verilen klinik bulgular ve laboratuvar sonuçları (lökositoz, periferik yaymada miyeloid seri elemanlarının tamamının görülmesi, bazofili ve düşük LAP skoru) en olası tanının Kronik Miyeloid Lösemi olduğunu göstermektedir.
Kronik Miyeloid Lösemi tanısı, hastadaki masif splenomegali, çok yüksek lökosit sayısı, miyelositer serinin her aşamasının (miyelosit, metamiyelosit vb.) kanda görülmesi ve özellikle bazofili varlığı ile konulur. Ayrıca düşük lökosit alkalen fosfataz (LAP) skoru KML için klasik bir laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları ve fizik muayene bulgularını değerlendir
Halsizlik ve masif splenomegali saptandı. Bu durum miyeloproliferatif bir süreci düşündürür.
Splenomegali, kemik iliği dışı kan yapımı veya miyeloproliferatif hastalıklarda sık görülen bir bulgudur.
2
Hemogram ve periferik yayma bulgularını analiz et
Belirgin lökositoz (115.000/mm3115.000/mm^3), miyeloid seride 'sol kayma' (blasttan parçalıya tüm evreler) ve 'miyelosit hörgücü' izlendi.
KML kronik fazda tipik olarak matürasyonun korunduğu ancak miyeloid öncüllerin arttığı bir tablo sunar.
3
Spesifik laboratuvar belirteçlerini kontrol et
Belirgin bazofili ve düşük LAP skoru (1212) saptandı.
Bazofili, BCR-ABL1 pozitif KML için çok karakteristik bir bulgudur; düşük LAP skoru ise KML'yi lökemoid reaksiyondan ayıran önemli bir parametredir.

Anahtar Kavram

Kronik Miyeloid Lösemi (KML), BCR-ABL1 füzyon geni ile karakterize, lökositoz, bazofili ve düşük LAP skoru ile seyreden bir miyeloproliferatif neoplazidir.

Daha Fazla Pratik

KML tedavisinde kullanılan tirozin kinaz inhibitörlerinin (örn. İmatinib) etki mekanizmasını ve yan etkilerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 114Soru →

2828 yaşında kadın hasta, son 22 haftadır giderek artan halsizlik ve efor dispnesi şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısı mevcut olan hastanın fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar hafif ikterik saptanıyor ve yapılan batın muayenesinde Traub alanı kapalı bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7,87,8 g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 9494 fL, retikülosit %\% 99, haptoglobin <5< 5 mg/dL (N: 30−20030-200), laktat dehidrogenaz (LDH) 850850 U/L ve indirekt bilirubin 3,23,2 mg/dL olarak ölçülüyor. Periferik yaymada belirgin polikromazi ve sferositler izleniyor. Direkt Coombs testi IgG ile (++) pozitif, C3 ile (−-) negatif bulunuyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulguları temelinde, hastadaki eritrosit yıkımının birincil olarak gerçekleştiği bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dalak

Cevap

Eritrosit yıkımının temel bölgesi dalaktır.
Hastada saptanan bulgular (SLE öyküsü, sferositler, Direkt Coombs IgG pozitifliği) sıcak tip otoimmün hemolitik anemiye işaret etmektedir. Bu tabloda eritrositler IgG ile kaplıdır. Dalaktaki makrofajlar, üzerlerindeki Fc reseptörleri aracılığıyla bu IgG'li eritrositleri yakalar. Bu etkileşim sonucu eritrosit membranının bir kısmı koparılır (sferosit oluşumu) ve hücreler nihayetinde dalak sinüzoidlerinde parçalanır. Dolayısıyla birincil yıkım yeri dalaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz varlığını doğrula
Düşük hemoglobin, yüksek retikülosit, yüksek LDH, yüksek indirekt bilirubin ve düşük haptoglobin hemolizi kanıtlar.
Aneminin etiyolojisini belirlemek için ilk adım hemolitik-nonhemolitik ayrımıdır.
2
Hemolizin mekanizmasını belirle
Direkt Coombs testinin IgG ile pozitif olması, sıcak tip otoimmün hemolitik anemi (S-OTHA) tanısını koydurur.
İmmün aracılı hemolizi konjenital nedenlerden ayırt etmek için Direkt Coombs testi kullanılır.
3
Yıkım bölgesini tanımla
IgG ile kaplı eritrositler, dalaktaki makrofajların Fc reseptörleri tarafından tanınır ve ekstravasküler olarak yıkılır.
Sıcak tip OTHA'da temel patoloji dalakta gerçekleşen ekstravasküler hemolizdir.

Anahtar Kavram

Sıcak tip otoimmün hemolitik anemide (IgG aracılı) eritrositler, dalaktaki makrofajlar tarafından kısmi fagositoza uğrayarak sferositlere dönüşür ve birincil olarak dalakta yıkılır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 115Soru →

2222 yaşında erkek hasta, yaklaşık 33 ay önce geçirdiği ve kendiliğinden düzelen akut viral hepatit (seronegatif) tablosunun ardından; son 22 haftadır giderek artan halsizlik, diş eti kanamaları ve ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde belirgin solukluk ve alt ekstremitelerde yaygın peteşi-purpura saptanıyor; lenfadenopati veya hepatosplenomegali saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.27.2 g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 9898 fL, lökosit 1.2001.200/mm³ (mutlak nötrofil sayısı 300300/mm³), trombosit 15.00015.000/mm³ ve retikülosit %0.2\%0.2 bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde hematopoetik hücrelerin ileri derecede azaldığı ve iliğin yağ dokusu ile yer değiştirdiği izleniyor. Bu hastada pansitopeniye neden olan en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aplastik anemi

Cevap

Aplastik anemi
Hastada saptanan ağır pansitopeni (nötropeni, trombositopeni ve anemi) ile birlikte kemik iliğinde hematopoetik hücre kaybı ve yağ dokusu artışı, aplastik anemi için karakteristiktir. Özellikle akut hepatit sonrası (genellikle A, B veya C dışı virüslerle) gelişen pansitopeni tablolarında ilk akla gelmesi gereken tanı post-hepatitik aplastik anemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Hepatit sonrası gelişen pansitopeni ve organomegali yokluğu.
Hepatit ilişkili aplastik anemi klasik bir TUS senaryosudur.
2
Laboratuvar verilerini Camitta kriterlerine göre analiz et
Nötrofil < 500/mm³, Trombosit < 20.000/mm³, Retikülosit < %1 ve Kemik iliği selülaritesi < %25.
Ağır Aplastik Anemi (SAA) tanısı için bu kriterlerin karşılanması gerekir.
3
Kemik iliği biyopsisini yorumla
Hematopoetik hücrelerin kaybı ve yağlı ilik değişimi.
Bu bulgu aplastik aneminin altın standart tanısal özelliğidir.

Anahtar Kavram

Aplastik anemi, kemik iliğinde hematopoetik kök hücrelerin azalması sonucu gelişen pansitopeni tablosudur; post-hepatitik form özellikle genç erkeklerde seronegatif hepatit sonrası görülebilir.

Daha Fazla Pratik

Aplastik anemi tanısı alan bu hastada HLA uyumlu kardeşi varsa ilk seçenek tedavinin allojenik kök hücre nakli olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 116Soru →

5050 yaşında kadın hasta, rutin sağlık kontrolünde saptanan trombositoz nedeniyle hematoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde dalak kot kavisini 33 cm geçecek şekilde palpe ediliyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 13.513.5 g/dL, lökosit 12.800/μL12.800/\mu L, trombosit 1.150.000/μL1.150.000/\mu L ve LDH 680680 U/L (N: <450<450) olarak saptanıyor. Periferik yaymada hafif derecede lökositoz ve nadir dakriyositler izleniyor. Moleküler analizde JAK2JAK2 V617F mutasyonu pozitif saptanırken, BCR−ABL1BCR-ABL1 negatif bulunuyor. Kemik iliği biyopsisinde; granülositer seride artış (proliferasyon), retikülin fibrozisi Grade 00 ve megakaryositlerde "bulutsu (cloud-like)" nükleer atipi ile yoğun kümelenme saptanıyor. Bu hasta için WHO 20222022 kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pre-fibrotik primer miyelofibroz

Cevap

Pre-fibrotik primer miyelofibroz
Pre-fibrotik primer miyelofibroz (Pre-PMF), WHO 20222022 sınıflamasında esansiyel trombositemiden kemik iliği morfolojisi ile kesin olarak ayrılır. Pre-PMF'de megakaryositler 'atipik' olup nükleus-sitoplazma oranı artmış ve nükleer lobülasyonlar düzensiz/bulutsu (cloud-like) görünümdedir. Ayrıca granülositer seride artış izlenir. Hastadaki splenomegali, lökositoz ve LDH yüksekliği, Pre-PMF tanısını destekleyen minör kriterlerdir. Fibrozisin Grade 00 olması tanıyı pre-fibrotik evrede tutar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Trombositoz (>450.000/μL>450.000/\mu L), splenomegali, artmış LDH ve lökositoz mevcuttur.
Bu bulgular bir miyeloproliferatif neoplaziye (MPN) işaret eder.
2
Moleküler profilin değerlendirilmesi
JAK2JAK2 V617F pozitif ve BCR−ABL1BCR-ABL1 negatiftir.
Bu durum tanıyı BCR-ABL1 negatif MPN'ler (PV, ET, PMF) grubuna daraltır.
3
Kemik iliği morfolojisinin WHO 2022 kriterlerine göre incelenmesi
Megakaryositlerde 'bulutsu (cloud-like)' nükleer atipi ve eşlik eden granülositer artış saptanmıştır.
Bu morfolojik özellik, esansiyel trombositemideki (ET) 'olgun/geyik boynuzu' megakaryositlerden PMF'yi ayıran en temel farktır.
4
Fibrozis derecesine göre evreleme
Grade 00 fibrozis saptanmıştır.
WHO kriterlerine göre atipik morfolojiye rağmen fibrozisin düşük dereceli olması (Grade 0-1) tanıyı 'pre-fibrotik' evreye koyar.

Anahtar Kavram

Pre-fibrotik PMF ile Esansiyel Trombositemi (ET) arasındaki en önemli morfolojik fark, megakaryositlerin atipik (bulutsu/atipik lobülasyonlu) olması ve granülositer proliferasyon eşlik etmesidir.
Soru 117Soru →

34 yaşında erkek hasta, işe giriş muayenesi sırasında yapılan tam kan sayımında anemi saptanması üzerine değerlendiriliyor. Hastanın herhangi bir aktif şikayeti bulunmuyor ve özgeçmişinde özellik saptanmıyor. Fizik muayenede hafif konjonktival solukluk dışında patolojik bulgu izlenmiyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdaki gibidir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin11,4 g/dL11,4 \text{ g/dL}13,5−17,513,5-17,5
Hematokrit%35\%35%41−53\%41-53
Eritrosit (RBC)6,1 milyon/μL6,1 \text{ milyon/}\mu\text{L}4,5−5,94,5-5,9
MCV62 fL62 \text{ fL}80−10080-100
MCH19 pg19 \text{ pg}27−3427-34
RDW%13,5\%13,5%11,5−14,5\%11,5-14,5
Ferritin95 ng/mL95 \text{ ng/mL}30−40030-400

Buna göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beta talasemi taşıyıcılığı

Cevap

Hastadaki bulgular (düşük MCV, yüksek RBC, normal RDW ve normal ferritin) Beta talasemi taşıyıcılığı (Talasi minör) ile uyumludur.
Bu vakada 'Beta talasemi taşıyıcılığı' en olası tanıdır. Hastada derin bir mikrositoz (MCV 62 fL) olmasına rağmen eritrosit sayısı (RBC) paradoksal olarak yüksektir (6,1 milyon). Ayrıca RDW normal sınırlardadır ve ferritin normaldir. Bu 'sessiz' veya hafif anemi tablosu, özellikle asemptomatik genç erişkinlerde talasemi minör için tipiktir. Mentzer indeksi (MCV/RBC) hesaplanırsa 62/6,1≈1062/6,1 \approx 10 bulunur; 13'ün altında olması talasemiyi destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Aneminin morfolojik tipini belirle.
MCV 62 fL62 \text{ fL} (< 80 fL80 \text{ fL}) olduğu için belirgin mikrositer anemi mevcuttur.
Anemi ayırıcı tanısında ilk adım hücre hacminin değerlendirilmesidir.
2
Eritrosit sayısı (RBC) ve RDW değerlerini yorumla.
RBC 6,1 milyon/μL6,1 \text{ milyon/}\mu\text{L} (yüksek) ve RDW %13,5\%13,5 (normal).
Demir eksikliğinde RBC genellikle düşük ve RDW yüksektir; talasemi taşıyıcılığında ise RBC yüksek ve RDW genellikle normaldir.
3
Demir depolarını (Ferritin) kontrol et.
Ferritin 95 ng/mL95 \text{ ng/mL} (Normal).
Normal ferritin düzeyi, demir eksikliği anemisini dışlar.
4
Bulguları birleştir.
Derin mikrositoz, rölatif eritrositoz (yüksek RBC), normal RDW ve normal ferritin tablosu Beta Talasemi Taşıyıcılığı (Minör) tanısını işaret eder.
Bu parametre kombinasyonu talasemi taşıyıcılığının klasik laboratuvar görünümüdür.

Anahtar Kavram

Mikrositer anemilerde ayırıcı tanı: Düşük MCV, yüksek RBC ve normal RDW kombinasyonu, demir eksikliğinden ziyade talasemi taşıyıcılığını düşündürmelidir.
Soru 118Soru →

Orak hücreli anemi tanısı ile takip edilen 21 yaşındaki erkek hasta, son günlerde gelişen aşırı halsizlik, çarpıntı ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastanın öyküsünden, bir hafta önce yeğeninde 'yüzünde tokat atılmış gibi kızarıklık' ile seyreden döküntülü bir hastalık olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede cilt ve mukozalar soluk, skleralar subikterik görünümdedir. Dalak palpe edilmiyor.

Yapılan laboratuvar tetkiklerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

* Hemoglobin: 4.84.8 g/dL
* Lökosit: 8.5008.500/µL
* Trombosit: 210.000210.000/µL
* Retikülosit: %0.1\%0.1
* LDH: 650650 U/L
* İndirekt Bilirubin: 3.13.1 mg/dL

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aplastik kriz

Cevap

Aplastik kriz
Soruda tarif edilen vaka, orak hücreli anemi zemininde gelişen bir aplastik kriz tablosudur. Bu tanıyı destekleyen en önemli bulgular şunlardır:
1. Derin Anemi: Hemoglobinin hastanın bazal düzeyinin (genellikle 8-9 g/dL) çok altına (4.84.8 g/dL) düşmesi.
2. Retikülositopeni: Hemolitik anemilerde normalde retikülosit sayısı artmışken, burada kemik iliği eritroid serisinin duraklaması nedeniyle retikülositin çok düşük (%0.1\%0.1) olması.
3. Parvovirus B19 Teması: Yeğenindeki 'tokatlanmış yanak' bulgusu, Parvovirus B19 enfeksiyonunu (5. Hastalık) işaret eder. Bu virüs, eritroid progenitör hücrelere tropizm göstererek geçici aplaziye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın zemin hastalığını ve mevcut klinik tablosunu tanımla.
Orak hücreli anemi hastasında ani gelişen derin anemi (Hb: 4.8 g/dL).
Kronik hemolitik anemili hastalarda hemoglobinin bazal değerin çok altına düşmesi akut bir krizi işaret eder.
2
Aneminin kemik iliği yanıtını (retikülosit) değerlendir.
Retikülosit %0.1 (Ciddi retikülositopeni).
Normalde hemolitik anemide retikülositin yüksek olması beklenir. Düşük olması kemik iliğinin baskılandığını gösterir.
3
Etiyolojik ipuçlarını değerlendir.
Öyküde 'tokat atılmış gibi kızarıklık' (Eritema İnfeksiyozum - Parvovirus B19) teması var.
Parvovirus B19, eritroid öncül hücreleri enfekte ederek geçici saf kırmızı hücre aplazisine (aplastik kriz) neden olur.
4
Ayırıcı tanıları dışla.
Sekestrasyon ve hiperhemolitik krizlerde retikülosit yüksektir. Vazo-oklüzif krizde ağrı ön plandadır.
Retikülositopeni ve öykü birleştiğinde tanı kesinleşir.

Anahtar Kavram

Orak hücreli anemide Parvovirus B19 enfeksiyonuna bağlı gelişen aplastik krizin tanınması (Derin anemi + Düşük retikülosit).
Soru 119Soru →

3838 yaşında erkek hasta, 55 yıldır aktif ülseratif kolit tanısıyla takip edilmektedir. Son zamanlarda artan halsizlik, çarpıntı ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde saptanan bulgular aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Hemoglobin9.09.0 g/dL13.5−17.513.5 - 17.5
MCV7070 fL80−10080 - 100
RDW19.2%19.2\%11.5−14.511.5 - 14.5
Serum Demiri1818 μ\mug/dL60−17060 - 170
TDBK190190 μ\mug/dL250−450250 - 450
Ferritin125125 ng/mL20−30020 - 300

Bu hastada aneminin etiyolojisinde kronik hastalık anemisine ek olarak demir eksikliği bileşeninin de bulunduğunu göstermede en yararlı laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çözünür transferrin reseptör düzeyi (sTfR)

Cevap

Çözünür transferrin reseptör düzeyi (sTfR), inflamasyonun eşlik ettiği durumlarda kronik hastalık anemisi ile demir eksikliği anemisini ayırt etmede en duyarlı parametredir.
Doğru cevap olan çözünür transferrin reseptör düzeyi (sTfR), demir eksikliğinde eritroblastların yüzeyindeki reseptörlerin dökülmesiyle kanda artış gösterir. En önemli özelliği, ferritin ve transferrinin aksine inflamatuar süreçlerden ve akut faz yanıtından etkilenmemesidir. Bu nedenle, ülseratif kolit gibi kronik inflamatuar süreçlerde KHA ve DEA ayrımında en güvenilir laboratuvar testidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın bazal laboratuvar verilerinin analizi
Hb düşük (9.09.0), MCV düşük (7070), RDW yüksek (19.2%19.2\%). Bu bulgular mikrositer anemiyi işaret eder.
Aneminin morfolojik tipini belirlemek ayırıcı tanının ilk adımıdır.
2
Demir parametrelerinin değerlendirilmesi
Serum demiri düşük (1818), TDBK düşük (190190), Ferritin normal/yüksek (125125).
Düşük TDBK ve yüksek ferritin normalde Kronik Hastalık Anemisi'ni (KHA) desteklerken, belirgin mikrositoz ve yüksek RDW eşlik eden bir Demir Eksikliği Anemisi (DEA) şüphesi doğurur.
3
İnflamasyon varlığında ayırıcı tanı testi seçimi
Çözünür transferrin reseptörü (sTfR) ölçümü.
Ferritin inflamasyondan etkilenen bir akut faz reaktanıdır. sTfR ise inflamasyondan etkilenmez ve demir eksikliğinde hücrelerin demir ihtiyacı arttığı için düzeyi yükselir. KHA'da ise sTfR düzeyi normaldir.

Anahtar Kavram

İnflamasyonun (akut faz yanıtı) eşlik ettiği durumlarda ferritin düzeyi demir depolarını yansıtmayabilir; bu durumda sTfR veya sTfR/log Ferritin indeksi ayırıcı tanıda altın standarttır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 120Soru →

2626 yaşında erkek hasta, daha önce bilinen bir sağlık sorunu olmadığını ifade etmektedir. Arkadaşlarıyla çıktığı yüksek irtifa dağ tırmanışı sırasında aniden başlayan şiddetli sol üst kadran ağrısı, bulantı ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde sol üst kadranda belirgin hassasiyet ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar bulguları: Hemoglobin 13.813.8 g/dL, Hematokrit %41\%41, BK 10.500/mm310.500/mm^3, Trombosit 220.000/mm3220.000/mm^3. Batın tomografisinde dalakta kama şeklinde hipodens enfarkt alanları izleniyor. Hemoglobin elektroforezinde HbA:%62HbA: \%62, HbS:%35HbS: \%35, HbA2:%3HbA_2: \%3 ve HbF:%0HbF: \%0 saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orak hücreli taşıyıcılık (HbASHbAS)

Cevap

Orak hücreli taşıyıcılık (HbASHbAS)
Hastanın hemoglobin düzeyinin normal olması ve elektroforezde HbAHbA oranının HbSHbS oranından yüksek olması (HbA>HbSHbA > HbS), tabloyu orak hücreli taşıyıcılık (HbASHbAS) olarak tanımlar. HbASHbAS taşıyıcıları normalde asemptomatiktir; ancak yüksek irtifa gibi düşük oksijen basıncına maruz kalınan durumlarda dalak mikrosirkülasyonunda oraklaşma ve buna bağlı enfarkt gelişebilir. Ayrıca HbSSHbSS hastalarında dalak genellikle çocukluk çağında oto-splenektomiye uğradığı için erişkin dönemde splenomegali ve akut dalak enfarktı beklenmez; bu bulgu da HbASHbAS tanısını destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Daha önce sağlıklı olan bir gençte, yüksek irtifada (hipoksi tetikleyici) akut sol üst kadran ağrısı ve dalak enfarktı gelişmiş.
Yüksek irtifadaki düşük oksijen basıncı, oraklaşma eğilimi olan hücrelerin dalak mikrosirkülasyonunda tıkanıklığa yol açmasına neden olur.
2
Hemoglobin elektroforezini yorumla
HbA:%62HbA: \%62, HbS:%35HbS: \%35, HbA2:%3HbA_2: \%3.
HbAHbA'nın HbSHbS'den fazla olması (HbA>HbSHbA > HbS) ve normal HbA2HbA_2 düzeyi, orak hücreli taşıyıcılığın (HbASHbAS) kesin göstergesidir.
3
Ayırıcı tanı yap
Normal hemoglobin düzeyi (13.813.8 g/dL) anemiyi dışlar, bu durum taşıyıcılıkla uyumludur.
Orak hücreli anemi (HbSSHbSS) veya HbS/βHbS/\beta-talasemi vakalarında genellikle belirgin anemi mevcuttur.

Anahtar Kavram

Orak hücreli taşıyıcılık (HbASHbAS) genellikle asemptomatik olsa da, aşırı hipoksi (yüksek irtifa gibi), dehidratasyon veya asidoz durumlarında dalak enfarktı veya renal papiller nekroz (hematüri) gibi komplikasyonlara yol açabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 6 / 21Sonraki
Hematoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 6 | Examkin