Kardiyoloji

409 soru

Soru 41Soru

5858 yaşında erkek hasta, 66 ay önce geçirilmiş anterior miyokard enfarktüsü sonrası kardiyoloji polikliniğine rutin kontrole geliyor. Hastanın bugüne kadar nefes darlığı, çabuk yorulma veya ödem gibi herhangi bir şikayeti olmamıştır ve günlük aktivitelerini kısıtlanma olmaksızın sürdürebilmektedir. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabız 72/dk72/dk olup kalp sesleri doğal, akciğer bazalleri temizdir. Ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %35\%35 olarak ölçülmüştür.

Bu hasta için en olası ACC/AHAACC/AHA evresi ve mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre BB; ACEACE inhibitörü ve Beta bloker başlanması

Cevap

Yapısal kalp hastalığı olan ancak semptomu bulunmayan hasta Evre B olarak sınıflandırılır ve mortaliteyi azaltmak için ACE inhibitörü ile Beta bloker kombinasyonu başlanmalıdır.
Hastada geçirilmiş MI sonrası sol ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğu (EFEF %35\%35) mevcuttur ancak henüz klinik olarak kalp yetersizliği semptomu gelişmemiştir. ACC/AHAACC/AHA sınıflamasına göre bu durum Evre B (asemptomatik yapısal kalp hastalığı) olarak tanımlanır. Bu hastalarda kalp yetersizliği progresyonunu durdurmak ve mortaliteyi azaltmak için ACEACE inhibitörleri ve Beta blokerlerin kombinasyonu (kontrendikasyon yoksa) temel tedavi yaklaşımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik evreleme yapılması
Hasta miyokard enfarktüsü sonrası düşük EF'ye (LVEFLVEF %35\%35) sahiptir (yapısal bozukluk) ancak semptomsuzdur. Bu profil ACC/AHAACC/AHA sınıflamasına göre Evre B'ye karşılık gelir.
Evre B, yapısal kalp hastalığı olup henüz kalp yetersizliği semptomu gelişmemiş hastaları tanımlar.
2
Tedavi hedeflerinin belirlenmesi
Asemptomatik düşük EF'li hastalarda ana hedef, kalp yetersizliği gelişimini önlemek ve sağkalımı artırmaktır.
Kılavuzlar, LVEF%40LVEF \leq \%40 olan tüm Evre B hastalarda ACE inhibitörleri ve Beta blokerlerin (kanıtlanmış sağkalım yararı nedeniyle) kullanılmasını önermektedir.
3
Uygun seçeneğin işaretlenmesi
Evre B tanısı ile ACE inhibitörü ve Beta bloker tedavisini içeren seçenek doğrudur.
Diğer seçenekler ya evreleme hatası içermekte ya da mortaliteyi azaltmayan (diüretik, digoksin) ilaçları tedaviye dahil etmektedir.

Anahtar Kavram

Kalp yetersizliğinde ACC/AHAACC/AHA evrelemesi (özellikle asemptomatik yapısal bozukluk olan Evre B) ve bu evrede sağkalımı artıran temel farmakolojik ajanlar.
Soru 42Soru

5858 yaşında erkek hasta, ani başlayan göğüste sıkışma hissi, çarpıntı ve soğuk terleme şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde iki yıl önce geçirilmiş anterior miyokard enfarktüsü öyküsü bulunan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 170/dk170/dk ve solunum sayısı 26/dk26/dk olarak ölçülüyor. Çekilen elektrokardiyogramda (EKG) QRS süresi 150150 msms olan, düzenli, geniş QRS'li bir taşikardi ve belirgin atriyoventriküler (AV) dissosiasyon izleniyor. Bu hasta için en uygun ilk yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 100100 JJ senkronize kardiyoversiyon

Cevap

Hipotansiyonu bulunan instabil hastada en uygun yaklaşım senkronize kardiyoversiyondur.
Senkronize kardiyoversiyon, hastanın kan basıncı düşüklüğü (85/5585/55 mmHgmmHg) ve geniş QRS'li taşikardisi (VT lehine) olması nedeniyle acil olarak uygulanması gereken tedavidir. Senkronizasyon, şokun R dalgası üzerine verilmesini sağlayarak ventriküler fibrilasyon riskini önler.

Adım Adım Çözüm

1
Ritim analizi yapılması
Geniş QRS'li (>120>120 msms) ve düzenli bir taşikardi saptanmıştır.
Tedavi algoritmasını belirlemek için QRS genişliği kritiktir.
2
Klinik ipuçlarının değerlendirilmesi
Eski MI öyküsü ve AV dissosiasyon varlığı %90'ın üzerinde olasılıkla Ventriküler Taşikardiye (VT) işaret eder.
Geniş QRS'li taşikardilerde aksi kanıtlanana kadar VT kabul edilmelidir.
3
Hemodinamik stabilitenin kontrolü
Kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg olup hasta instabil (hipotansif) kabul edilir.
Instabilite kriterleri (hipotansiyon, şok, bilinç değişikliği, akut KY, göğüs ağrısı) tedavinin tipini (ilaç vs. şok) belirler.
4
Tedavinin uygulanması
100100 JJ (veya cihaz tipine göre uygun dozda) senkronize kardiyoversiyon uygulanır.
Instabil taşikardilerde farmakolojik tedavi ile vakit kaybedilmeden senkronize DC şok uygulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Nabızlı taşikardi algoritmasında hemodinamik instabilite varlığında (hipotansiyon, şok bulguları vb.) altın standart tedavi senkronize kardiyoversiyondur.

Alternatif Yöntem

Eğer senkronizasyon başarılı olmazsa veya cihaz R dalgasını yakalayamazsa (çok hızlı veya polimorfik VT), yüksek dozda unsekronize defibrilasyon uygulanmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 43Soru

4242 yaşında kadın hasta, son 33 aydır giderek artan nefes darlığı, karında şişlik ve bacaklarda ödem şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 1515 yıl önce mediastinal bölgeyi içeren radyoterapi öyküsü mevcuttur. Fizik muayenede boyun venöz dolgunluğunun inspiryumla arttığı (Kussmaul belirtisi) gözleniyor ve oskültasyonda erken diyastolde yüksek frekanslı bir ek ses (perikardiyal vuru) duyuluyor. EKG'de düşük voltaj dışında özellik saptanmıyor. Bu hastada yapılan sağ kalp kateterizasyonunda saptanması en olası hemodinamik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Venöz basınç traselerinde belirgin ve derin "y" inişi

Cevap

Venöz basınç traselerinde belirgin ve derin "y" inişi
Hastadaki radyoterapi öyküsü, Kussmaul belirtisi (inspiryumla JVP artışı) ve perikardiyal vuru sesi (erken diyastolik ses) konstriktif perikardit tanısını koydurur. Konstriktif perikarditte ventriküller erken diyastolde perikardın kısıtlayıcı etkisi başlayana kadar hızla dolar; bu da venöz basınç traselerinde karakteristik, derin ve hızlı bir 'y' inişine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Radyoterapi öyküsü, Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru (knock).
Bu bulgular klasik olarak konstriktif perikardite işaret eder.
2
Hemodinamik mekanizmayı analiz et
Erken diyastolde ventriküler doluşun hızlanması ve ardından perikardın rijitliği nedeniyle aniden durması.
Bu mekanizma venöz traselerde "dip ve plato" (karekök işareti) ve belirgin "y" inişini açıklar.
3
Ayırıcı tanı yap
Kardiyak tamponadda "y" inişi silinirken, konstriksiyonda belirginleşir.
Tamponadda doluş tüm diyastol boyunca kısıtlıdır, konstriksiyonda ise sadece orta ve geç diyastolde kısıtlıdır.

Anahtar Kavram

Konstriktif Perikardit Hemodinamiği
Soru 44Soru

2424 yaşında erkek hasta, eforla gelen nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde juguler venöz nabız trasesinde belirgin (dev) "a" dalgası saptanıyor. Kalp oskültasyonunda mezokardiyak odakta ve pulmoner odakta duyulan, 2.2. sol interkostal aralıkta en belirgin olan, sol klavikula altına yayılan 3/63/6 şiddetinde kreşendo-dekreşendo karakterli sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Bu hasta için fizik muayenede saptanması en olası ek bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnspiryumla şiddeti azalan pulmoner ejeksiyon kliği

Cevap

İnspiryumla şiddeti azalan pulmoner ejeksiyon kliği
Vakada tanımlanan dev 'a' dalgası sağ ventrikülün kompliyansının azaldığını (hipertrofi), 2.2. sol interkostal aralıktaki sistolik ejeksiyon üfürümü ise pulmoner darlığı işaret etmektedir. Valvüler pulmoner stenozda kapak açılırken duyulan 'ejeksiyon kliği' karakteristiktir. Bu klik, inspiryum sırasında venöz dönüşün artmasıyla sağ ventrikül son diyastolik basıncının artması ve kapağın sistol öncesi hafifçe açılması nedeniyle, sistol başında kapağın katettiği mesafenin azalmasına bağlı olarak yumuşar veya kaybolur. Bu, sağ kalp sesleri için önemli bir istisnadır.

Adım Adım Çözüm

1
JVP ve üfürüm lokalizasyonunu analiz et
Dev 'a' dalgası (sağ ventrikül hipertrofisi/basınç yükü) ve 2.2. sol interkostal aralıkta sistolik ejeksiyon üfürümü.
Bu bulgular sağ ventrikül çıkış yolu tıkanıklığını (en olası pulmoner stenoz) düşündürür.
2
Kapak patolojisine özgü ek sesleri değerlendir
Valvüler pulmoner stenozda (PS) kapağın açılma anında ejeksiyon kliği duyulur.
Darlığa eşlik eden valvüler yapıların mobilitesi klik sesini oluşturur.
3
Dinamik oskültasyon yanıtını belirle
İnspiryumla sağ ventrikül doluşu artar, diyastol sonunda kapak daha yukarı itilir ve sistol başında kapağın açılma mesafesi azaldığı için klik şiddeti azalır.
PS kliği, sağ kalp kökenli olup inspiryumla şiddeti azalan tek sestir (klinik bir istisna).

Anahtar Kavram

Valvüler Pulmoner Stenozda Dinamik Oskültasyon
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

2222 yaşında erkek hasta, basketbol antrenmanı sırasında bayılma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde nabız 7272/dk, kan basıncı 115/75115/75 mmHg ölçülüyor. Kardiyak oskültasyonda sol sternal kenar boyunca duyulan ve apexe yayılmayan, sert karakterli bir sistolik ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Bu hastada üfürüm şiddetini etkileyen faktörler göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisinin üfürüm şiddetini artırması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayakta durma

Cevap

Ayakta durma manevrası venöz dönüşü (preload) azaltarak sol ventrikül çıkış yolu obstrüksiyonunu artırır ve üfürüm şiddetini yükseltir.
Ayakta durma (standing) venöz dönüşü azaltan bir manevradır. Sol ventrikül dolumunun azalması, ventrikülün daha küçük bir hacimle kasılmasına neden olur. Bu durum, hipertrofik septum ile mitral kapağın birbirine daha fazla yaklaşmasına (SAM fenomeni) ve sol ventrikül çıkış yolundaki tıkanıklığın şiddetlenmesine yol açarak üfürümün artmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Genç hastada egzersizle tetiklenen senkop ve sol sternal kenarda sistolik ejeksiyon üfürümü, Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) tanısını düşündürür.
HOKM, genç sporcularda ani ölüm ve senkopun en sık nedenlerinden biridir.
2
Üfürümün mekanizmasını analiz et
HOKM üfürümü, sol ventrikül çıkış yolundaki (LVOT) dinamik darlıktan kaynaklanır.
Darlığın derecesi ventrikül içi hacimle ters orantılıdır.
3
Manevraların hemodinamik etkisini belirle
Preload'u azaltan durumlar (ayakta durma, Valsalva'nın ıkınma fazı) darlığı artırırken; preload veya afterload'u artıran durumlar (çömelme, el sıkma) darlığı azaltır.
Daha küçük bir ventrikül hacmi, septal hipertrofinin mitral kapakla daha kolay temas etmesine (SAM fenomeni) ve darlığın artmasına yol açar.

Anahtar Kavram

HOKM'de üfürüm şiddeti, ventrikül içi hacim (preload) ve periferik direnç (afterload) ile ters, miyokardiyal kontraktilite ile doğru orantılıdır.
Soru 46Soru

6565 yaşında erkek hasta, nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 168/104168/104 mmHg, nabız 8282/dakika ve pretibial 2+2+ ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin 2,82,8 mg/dL ve hesaplanan eGFR değeri 2424 mL/dk/1,73m21,73m^2 olarak bulunuyor. İdrar analizinde 22 gram/gün proteinüri saptanıyor. Bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi kombinasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enalapril + Furosemid

Cevap

Enalapril ve furosemid kombinasyonu
Doğru seçenek olan enalapril ve furosemid kombinasyonu, hastanın klinik tablosuna en uygun olanıdır. Proteinürik KBH hastalarında ACE inhibitörleri (enalapril) progresyonu yavaşlattığı için temel tedavidir. Hastanın eGFR değeri 2424 mL/dk/1,73m21,73m^2 olduğu için, volüm yükünü ve kan basıncını kontrol etmek amacıyla kıvrım diüretikleri (furosemid) seçilmelidir; çünkü tiyazidler bu seviyede etkisizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın böbrek fonksiyon evresini ve proteinüri durumunu değerlendiriniz.
Hasta eGFR 2424 mL/dk/1,73m21,73m^2 ile Evre 44 Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) ve nefrotik düzeyde olmayan proteinüriye sahiptir.
Tedavi seçimi eGFR düzeyi ve eşlik eden proteinüri varlığına göre belirlenir.
2
Proteinüri varlığında ilk seçenek ajanı belirleyiniz.
ACE inhibitörü (Enalapril) veya ARB seçilmelidir.
RAAS blokerleri efferent arteriolde dilatasyon yaparak intraglomerüler basıncı düşürür ve proteinüriyi azaltarak böbreği korur.
3
eGFR düzeyine göre uygun diüretik sınıfını seçiniz.
Kıvrım diüretikleri (Furosemid) tercih edilmelidir.
Tiyazid diüretikler eGFR 3030 mL/dk/1,73m21,73m^2 altına düştüğünde etkinliklerini kaybederken, kıvrım diüretikleri düşük GFR değerlerinde de etkilidir.

Anahtar Kavram

İleri evre kronik böbrek yetmezliğinde (eGFR < 3030) antihipertansif tedavi seçimi

Daha Fazla Pratik

Renal arter darlığı şüphesi olan hastalarda ACE inhibitörü kullanımının etkilerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru

6060 yaşında erkek hasta, 55 yıl önce akciğer kanseri nedeniyle mediastinal radyoterapi görmüş olup son 66 aydır giderek artan nefes darlığı, karında şişkinlik ve bacaklarda ödem şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/75110/75 mmHg, nabız 9595/dakika ritmik saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğu olan hastada, inspiryum sırasında bu dolgunluğun azalmadığı, aksine hafif arttığı gözleniyor. Kalp oskültasyonunda S2'den hemen sonra duyulan yüksek frekanslı ek bir ses (perikardiyal vuru) saptanıyor. Bu hastada öncelikle düşünülen tanı için aşağıdakilerden hangisi en karakteristik hemodinamik bulgudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ atriyal basınç trasesinde hızlı ve derin 'y' inişi (Friedreich belirtisi)

Cevap

Sağ atriyal basınç trasesinde hızlı ve derin 'y' inişinin (Friedreich belirtisi) saptanması
Hastadaki radyoterapi öyküsü, Kussmaul bulgusu ve perikardiyal vuru, rijitleşmiş bir perikardın ventrikül doluşunu engellediği konstriktif perikarditi tanımlar. Bu tabloda, erken diyastolde ventrikül doluşu çok hızlı başladığı için sağ atriyal basınç trasesinde belirgin ve derin bir 'y' inişi (Friedreich belirtisi) gözlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Radyoterapi öyküsü, sağ kalp yetmezliği bulguları (asit, ödem), Kussmaul bulgusu (inspiryumda JVD artışı) ve perikardiyal vuru.
Bu bulgular bir bütün olarak 'Konstriktif Perikardit' tanısını işaret eder.
2
Konstriksiyon ve tamponad hemodinamiğini karşılaştır
Tamponadda diyastol boyu süren bir bası varken, konstriksiyonda erken diyastolde ventriküller hızla dolar ancak hacim limitine ulaşınca doluş aniden durur.
Hızlı doluş derin 'y' inişine, doluşun aniden durması ise ventriküler trasede 'karekök' (dip-and-plateau) işaretine neden olur.
3
Ayırıcı tanıları dışla
MI, aort diseksiyonu ve pnömotoraks; hastanın fizik muayene ve radyoterapi öyküsüyle uyumlu değildir.
Bu durumlar akut tablolardır ve konstriksiyonun karakteristik sağ kalp kateterizasyon bulgularını göstermezler.

Anahtar Kavram

Konstriktif perikardit ile kardiyak tamponadın ayırıcı tanısında 'y' inişi ve Kussmaul bulgusu

Daha Fazla Pratik

Konstriktif perikardit ile restriktif kardiyomiyopati arasındaki basınç eşitlemesi farkını inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 48Soru

6464 yaşında kadın hasta, aniden gelişen halsizlik, baş dönmesi ve fenalık hissi şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hastanın konfüzyonel olduğu ve soğuk terlediği gözleniyor. Kan basıncı 80/5080/50 mmHgmmHg, solunum sayısı 1818 /dak/dak olarak ölçülüyor. Elektrokardiyografi (EKGEKG) incelemesinde her PP dalgasını dar bir QRSQRS kompleksinin takip ettiği saptanıyor ve ardışık iki RR dalgası arasında 88 büyük kare olduğu gözleniyor. Bu hasta için yönetimin ilk basamağında uygulanması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11 mgmg intravenöz atropin uygulaması

Cevap

Semptomatik instabil bradikardi tablosundaki bu hastada ilk adım 11 mgmg intravenöz atropin uygulamasıdır.
Hastada hipotansiyon ve konfüzyon gibi instabilite bulguları mevcuttur. Erişkin ileri yaşam desteği (ACLS) algoritmalarına göre, semptomatik bradikardi yönetiminde ilk basamak farmakolojik tedavi 11 mgmg dozunda intravenöz atropin uygulanmasıdır. EKGEKG'deki sinüs bradikardisi tablosu atropine iyi yanıt vermesi beklenen bir durumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik stabiliteyi değerlendir
Hastada hipotansiyon (80/5080/50 mmHgmmHg) ve akut bilinç değişikliği (konfüzyon) olması instabilite kriteridir.
Tedavi algoritması hastanın stabil olup olmamasına göre şekillenir.
2
Ritim ve hız analizi yap
EKGEKG'de her PP'yi QRSQRS takip etmesi sinüs ritmini, 88 büyük kare ise yaklaşık 373837-38 /dak/dak hızı gösterir (300/8=37,5300 / 8 = 37,5).
Bradikardinin tipi (sinüs vs. AV blok) tedavi yanıtını öngörmek için önemlidir.
3
İlk basamak tedaviyi seç
İnstabil bradikardide ilk farmakolojik ajan atropindir.
Atropin, vagal tonusu azaltarak hızı artırır ve hızlı uygulanabilir bir tedavidir.

Anahtar Kavram

İnstabil (hipotansiyon, şok bulguları, bilinç değişikliği, akut kalp yetmezliği veya iskemik göğüs ağrısı) bradikardi yönetiminde ilk basamak tedavi atropindir.
Soru 49Soru

5858 yaşında kadın hasta, bir haftadır devam eden şiddetli ishal ve kusma sonrası gelişen ani başlangıçlı çarpıntı ve sersemlik hissi ile acil servise başvuruyor. Acil serviste yapılan monitörizasyonda, EKG'de QRS aksının izoelektrik hat etrafında dönerek polimorfik bir görünüm oluşturduğu izleniyor. Taşikardi atağı sırasında iki R dalgası arasındaki mesafenin yaklaşık 88 küçük kare olduğu ve bazal EKG'de QTcQTc mesafesinin 540540 ms olduğu belirleniyor. Hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 90/6090/60 mmHg, nabız ise 185/dak185/dak (düzensiz) olarak ölçülüyor. Bu hastanın klinik tablosu ve EKG bulguları göz önüne alındığında, tedavisinde ilk sırada tercih edilmesi gereken seçenek aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Magnezyum sülfat intravenöz bolus

Cevap

Magnezyum sülfat intravenöz bolus uygulaması bu hastada en uygun yaklaşımdır.
Hastada görülen polimorfik ventriküler taşikardi görünümü ve bazal EKG'deki QTcQTc uzaması (540540 ms), tipik bir Torsades de Pointes (TdP) tablosudur. TdP vakalarında magnezyum sülfat, hemodinamik durumdan bağımsız olarak (hasta nabızsız arrest değilse) ilk seçenek tedavidir. Magnezyum, ventriküler aksiyon potansiyeli sırasındaki kalsiyum akışını modüle ederek aritmiyi sonlandırır.

Adım Adım Çözüm

1
EKG bulgularını ve hızı analiz et.
QRS komplekslerinin aks değiştirdiği polimorfik bir taşikardi (Torsades de Pointes) mevcuttur. Hız, 1500/8=187.5/dak1500 / 8 = 187.5/dak olarak hesaplanır.
Tanının netleştirilmesi için polimorfik paternin ve eşlik eden QT uzamasının saptanması gerekir.
2
Altta yatan nedeni sorgula.
Şiddetli kusma ve ishal sonucu gelişen elektrolit kaybı (hipokalemi/hipomagnezemi) saptanmıştır.
Edinsel uzun QT sendromu genellikle elektrolit bozuklukları veya ilaç kullanımıyla tetiklenir.
3
Hastanın hemodinamik stabilitesini ve nabzını değerlendir.
Kan basıncı 90/6090/60 mmHg (sınırda/düşük) ancak nabız alınabilmektedir.
Nabızsız arrest durumunda defibrilasyon gerekirken, nabızlı TdP'de tedavi önceliği magnezyumdur.
4
Uygun tedaviyi uygula.
11-22 gram magnezyum sülfat intravenöz olarak verilir.
Magnezyum, TdP'nin sonlandırılmasında ve tekrarlamasının önlenmesinde altın standarttır.

Anahtar Kavram

Torsades de Pointes (TdP) ve Magnezyum Tedavisi

Daha Fazla Pratik

Konuyu pekiştirmek için Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu eşliğinde gelişen atriyal fibrilasyon ve bu durumda kontrendike olan ilaçları (Digoksin, Kalsiyum kanal blokerleri) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Eğer magnezyum tedavisine yanıt alınamazsa ve taşikardi bradikardiye/duraksamalara bağlı tetikleniyorsa, geçici 'overdrive' pacing (hız artırıcı uyarı) bir sonraki adım olarak düşünülebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 50Soru

Nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleri ile başvuran 52 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde bilateral akciğer bazallerinde ince ralleri ve S3S_3 gallop ritmi saptanıyor. Ekokardiyografisinde tüm kalp boşluklarında dilatasyon ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %30\%30 (EF:%30EF: \%30) olarak raporlanıyor. ACE inhibitörü ve diüretik tedavisi başlanan ve NYHA sınıf II semptomları devam eden bu hastada, aşağıdakilerden hangisinin tedaviye eklenmesinin mortalite (sağkalım) üzerine olumlu bir etkisi yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Digoksin

Cevap

Mortalite üzerine olumlu etkisi olmayan ilaç Digoksin'dir.
Digoksin, sodyum-potasyum ATPaz pompasını inhibe ederek pozitif inotropik etki gösterir ve semptomatik düzelme sağlar. Ancak, klinik çalışmalarda (DIG çalışması gibi) kalp yetersizliği olan hastalarda toplam mortaliteyi azaltmadığı saptanmıştır. Bu nedenle temel tedaviye (ACEi, Beta-bloker, MRA, SGLT2i) rağmen semptomatik olan veya hızlı ventrikül yanıtlı atriyal fibrilasyonu olan hastalarda tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Dört boşlukta genişleme ve düşük EF (%30), hastanın Dilate Kardiyomiyopati (DKMP) zemininde Kalp Yetersizliği (HFrEF) tablosunda olduğunu gösterir.
Tedavi stratejisini belirlemek için öncelikle hastanın kalp yetersizliği tipini ve evresini belirlemek gerekir.
2
Tedavi kılavuzlarını ve mortalite verilerini gözden geçirme
Beta-blokerler, MRA'lar, SGLT2 inhibitörleri ve ARNI grubunun mortaliteyi azalttığı, digoksinin ise bu konuda etkisiz olduğu belirlenir.
Kalp yetersizliği yönetiminde temel amaç sağkalımı artırmak ve semptomları kontrol altına almaktır.

Anahtar Kavram

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde (HFrEF) mortaliteyi azaltan ve azaltmayan ilaçların ayrımı.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 51Soru

36 yaşında kadın hasta, iki kat merdiven çıkmakla oluşan nefes darlığı ve yorgunluk şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde çocukluk döneminde sık boğaz enfeksiyonu geçirme öyküsü mevcut. Fizik muayenede kan basıncı 110/70110/70 mmHg, nabız 8484/dakika ve ritmik saptanıyor. Apeks bölgesinde yapılan oskültasyonda S1S_1 sesinin şiddetlendiği; S2S_2 sesinden hemen sonra yüksek frekanslı bir "açılma sesi" (opening snap) duyulduğu ve bu sesi takiben aksillaya yayılım göstermeyen, düşük frekanslı middiyastolik bir üfürümün başladığı saptanıyor. Bu hastada mitral darlık ciddiyetinin arttığını gösteren en güvenilir fizik muayene bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: S2S_2 ile açılma sesi (OS) arasındaki sürenin kısalması

Cevap

Mitral darlığında ciddiyet arttıkça sol atriyum basıncı yükselir, bu da mitral kapağın S2S_2 (A2/P2) sonrası daha erken açılmasına neden olarak S2S_2-açılma sesi (OS) intervalini kısaltır.
Mitral darlığında sol atriyum basıncı ne kadar yüksekse, sol ventrikül basıncı diyastolde o kadar çabuk SA basıncının altına düşer ve kapak o kadar erken açılır. Bu durum S2S_2 ile açılma sesi arasındaki sürenin kısalmasına yol açar; bu nedenle dar interval (genellikle <0.08<0.08 sn) ciddi darlığı gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Genç kadın hasta, romatizmal öykü, sert S1S_1, açılma sesi ve diyastolik rulman bulguları Mitral Darlığı (MD) tanısını koydurur.
Bu bulgular klasik mitral darlığı fizik muayene kompleksidir.
2
Darlık ciddiyeti ile hemodinamik verileri ilişkilendirme
Mitral darlığı ciddileştikçe sol ventriküle kan geçişi zorlaşır ve sol atriyum (SA) basıncı belirgin şekilde artar.
Gradient artışı darlığın bir sonucudur.
3
S2S_2-OS intervalinin mekanizmasını değerlendirme
Sol ventrikül basıncı, yüksek olan SA basıncının altına diyastol başında daha erken düşer; bu da kapağın daha erken açılmasını (S2S_2-OS intervalinin kısalmasını) sağlar.
Açılma sesi, SA basıncının sol ventrikül basıncını geçtiği anda oluşur.

Anahtar Kavram

Mitral darlığında darlık ciddiyeti ile S2S_2-OS intervali ters orantılıdır (SA basıncı arttıkça interval kısalır).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru

48 yaşında kadın hasta, son iki gündür göğüs ön duvarında baskı hissi ve yanma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Hasta şu an ağrısız olduğunu belirtiyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve sigara kullanımı öyküsü bulunuyor. Fizik muayenede kan basıncı 135/85 mmHg, kalp hızı 78/dk ve ritmik saptanıyor. Kardiyak oskültasyonda ek ses veya üfürüm duyulmuyor. Çekilen 12 derivasyonlu EKG'de V2 ve V3 derivasyonlarında bifazik T dalgaları izleniyor, ancak ST segment elevasyonu veya patolojik Q dalgası saptanmıyor. Hastanın ilk troponin I değeri normal sınırlarda ölçülüyor.

Buna göre, bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vakit kaybetmeden koroner anjiyografi planlanması

Cevap

Vakit kaybetmeden koroner anjiyografi planlanması
Hastanın EKG'sinde V2 ve V3 derivasyonlarında izlenen bifazik T dalgaları, özellikle göğüs ağrısının geçtiği dönemde görülmesiyle tipik Wellens Sendromu (Tip A) bulgusudur. Bu durum, Sol Ön İnen Arterin (LAD) proksimalinde kritik bir darlık olduğunu gösterir. Hastalar şu an stabil görünse de, yakın gelecekte gelişebilecek geniş bir anterior miyokard enfarktüsü açısından çok yüksek risk altındadırlar. Bu nedenle doğru yaklaşım, iskemi provokasyon testleri (eforlu EKG vb.) ile zaman kaybetmeden ve riske girmeden koroner anjiyografi ile anatomik yapının gösterilmesi ve revaskülarizasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
EKG bulgularını ve klinik tabloyu analiz et
Ağrısız dönemde V2-V3'te bifazik T dalgaları (Wellens paterni) tespit edildi.
Bu spesifik EKG bulgusu, hastanın şu an ağrısız olmasına rağmen kritik bir anatomik sorunu işaret eder.
2
Tanıyı koy
Wellens Sendromu (Tip A).
Sol Ön İnen Arterin (LAD) proksimalinde kritik darlığın klasik işaretidir.
3
Tedavi stratejisini belirle
Geniş anterior MI riski nedeniyle erken invaziv girişim (anjiyografi) gereklidir.
LAD'nin tam tıkanması ölümcül sonuçlar doğurabileceğinden, provokatif testlerden kaçınılmalı ve damar görüntülenmelidir.

Anahtar Kavram

Wellens Sendromu Yönetimi
Soru 53Soru

64 yaşında erkek hasta, son 6 aydır giderek artan nefes darlığı, karında şişlik ve bacaklarda ödem şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede jugüler venöz basınç artmış olup inspiryumda daha da belirginleşmektedir (Kussmaul belirtisi). Oskültasyonda S3 duyuluyor ancak üfürüm alınmıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül duvar kalınlıkları artmış, miyokardda 'buzlu cam' (granüler parlak) görünümü mevcut ve her iki atriyum dilate izleniyor. Ejeksiyon fraksiyonu %60 olarak ölçülüyor. Yapılan kardiyak kateterizasyonda sol ve sağ ventrikül sistolik basınçlarının solunumla eş yönlü (konkordan) değiştiği saptanıyor.

Buna göre, bu hasta için en olası tanı ve bu tanıyı konstriktif perikarditten ayıran en önemli laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Restriktif Kardiyomiyopati - Plazma BNP düzeyinin belirgin yüksek olması (>400 pg/mL)

Cevap

Restriktif Kardiyomiyopati - Plazma BNP düzeyinin belirgin yüksek olması (>400 pg/mL)
Soruda tarif edilen hasta tablosu (sağ kalp yetmezliği, normal EF, kalın duvarlar, granüler miyokard görünümü) infiltratif bir hastalık olan kardiyak amiloidoza bağlı Restriktif Kardiyomiyopati ile uyumludur. Restriktif KMP ile Konstriktif Perikardit klinik olarak çok benzerdir (ikisinde de Kussmaul, asit, ödem olur). Ancak ayrımda en kritik noktalardan biri hemodinamik etkileşimdir: Restriktif KMP'de solunumla ventrikül basınçları paralel (konkordan) değişirken, Konstriktif Perikarditte ventriküler etkileşim nedeniyle zıt (diskordan) değişir. Ayrıca, Restriktif KMP'de miyokard duvar stresi arttığı için BNP düzeyleri belirgin yüksektir; Konstriktif Perikarditte ise miyokard korunduğu için BNP genellikle normal veya sadece hafif yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Sağ kalp yetmezliği bulguları (ödem, asit, Kussmaul) ve normal ejeksiyon fraksiyonu (%60) mevcut. Bu tablo 'Korunmuş EF'li Kalp Yetersizliği' kliniğidir.
Sistolik fonksiyon bozukluğu (Diyalize KMP) dışlanır.
2
Ayrıcı tanıyı daralt (Restriktif vs. Konstriktif)
Duvar kalınlaşması, biatriyal dilatasyon ve özellikle miyokarddaki 'buzlu cam' görünümü infiltratif bir süreci (amiloidoz gibi) yani Restriktif Kardiyomiyopatiyi işaret eder.
Konstriktif perikarditte perikard kalınlaşması beklenir, miyokard yapısı genellikle normaldir.
3
Hemodinamik veriyi yorumla
Ventrikül basınçlarının solunumla 'eş yönlü (konkordan)' değişmesi Restriktif KMP bulgusudur. Konstriktif perikarditte ventriküler etkileşim (interdependence) nedeniyle basınçlar 'zıt yönlü (diskordan)' değişir.
Konkordans = Restriksiyon, Diskordans = Konstriksiyon.
4
BNP düzeyini ayrıcı tanıda kullan
Restriktif KMP'de miyokard gerilimi nedeniyle BNP çok yüksekken (>400), Konstriktif Perikarditte miyokard gerilimi sınırlı olduğu için BNP genellikle normal veya hafiftir.
BNP, bu iki durumu ayırmada en değerli biyobelirteçtir.

Anahtar Kavram

Restriktif Kardiyomiyopati ile Konstriktif Perikardit ayrımında hemodinamik konkordans ve yüksek BNP düzeyleri restriksiyonu destekler.

İpuçları

1
Hastada 'buzlu cam' görünümü ve kalın duvarlar infiltratif bir hastalığı (örneğin amiloidoz) düşündürmelidir.
2
Hemodinamik bulgu olarak basınçların 'eş yönlü' (konkordan) değişmesi perikardiyal bir kısıtlama olmadığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Konstriktif perikardit ile Restriktif KMP ayrımında kullanılan diğer kriterleri (örneğin LVEDP-RVEDP farkı) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 54Soru

6868 yaşında erkek hasta, acil servise ani başlayan şiddetli nefes darlığı ve baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 82/5082/50 mmHg, nabız 172172/dakika ve düzensiz, solunum sayısı 2828/dakika, SpO2SpO_2 ise %\% 8888 (oda havasında) olarak ölçülüyor. Akciğer oskültasyonunda her iki akciğer bazalinde orta hatlara kadar yükselen ince raller duyuluyor. Çekilen elektrokardiyografisinde (EKG); PP dalgalarının seçilemediği, RRRR mesafelerinin değişkenlik gösterdiği ve QRSQRS süresinin 9090 ms olduğu saptanıyor. Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil senkronize DC kardiyoversiyon uygulanması

Cevap

Hemodinamik instabilite bulguları (hipotansiyon ve pulmoner ödem) gösteren atriyal fibrilasyonlu hastada acil senkronize DC kardiyoversiyon uygulanmalıdır.
Hastada saptanan düşük kan basıncı (82/5082/50 mmHg), akut sol kalp yetmezliği bulguları (bazallerde raller) ve göğüs ağrısı, aritminin hemodinamik instabiliteye yol açtığını kanıtlamaktadır. Atriyal fibrilasyon gibi hızlı ventrikül yanıtlı taşiaritmilerde, hasta instabil ise farmakolojik tedavi beklenmeden senkronize DC kardiyoversiyon uygulanması hayat kurtarıcıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın EKG bulgularını analiz et.
P dalgası yokluğu ve düzensiz RR mesafeleri, dar QRS ile birlikte Atriyal Fibrilasyon (AF) tanısını koydurur.
Ritim bozukluğunun tipini belirlemek tedavi algoritmasını seçmek için ilk adımdır.
2
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncının 82/5082/50 mmHg olması (hipotansiyon), göğüs ağrısı ve akciğerde raller (akut kalp yetmezliği/pulmoner ödem) hastanın instabil olduğunu gösterir.
Taşiaritmilerde tedavi seçeneği (ilaç vs. elektrik) hastanın stabilitesine göre belirlenir.
3
İnstabil taşiaritmi algoritmasını uygula.
Nabızlı instabil taşiaritmilerde (dar veya geniş QRS fark etmeksizin) tedavi acil senkronize kardiyoversiyondur.
İlaçla tedavi süreci instabil hastalarda yeterince hızlı sonuç vermez ve durumu kötüleştirebilir.

Anahtar Kavram

İnstabil taşiaritmilerde (AF dahil) altın standart tedavi senkronize DC kardiyoversiyondur.

Daha Fazla Pratik

Atriyal fibrilasyonda stabil hastalarda CHADS-VASc skoru üzerinden antikoagülan tedavi endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru

3838 yaşında, günde 11 paket sigara içen kadın hasta, yaklaşık 22 haftadır sabaha karşı 04:0005:0004:00-05:00 saatlerinde istirahatte gelen, yaklaşık 101510-15 dakika süren şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Ağrı sırasında çekilen elektrokardiyografisinde (EKGEKG) DIIDII, DIIIDIII ve aVFaVF derivasyonlarında 22 mm STST segment yükselmesi saptanıyor. Hastaya uygulanan dilaltı nitrat sonrası ağrısı tamamen geçiyor ve kontrol EKGEKG'si normale dönüyor. Yapılan koroner anjiyografisinde koroner arterlerin normal olduğu izleniyor.

Bu hasta için en uygun uzun dönem profilaktik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diltiazem

Cevap

Varyant (Prinzmetal) anjina tanısı konulan bu hastada en uygun profilaktik tedavi kalsiyum kanal blokeri olan diltiazemdir.
Varyant (Prinzmetal) anjina, koroner arterlerin geçici spazmı sonucu gelişen, istirahatte gelen ve ST segment yükselmesiyle karakterize bir tablodur. Kalsiyum kanal blokerleri (Diltiazem, Amlodipin vb.) bu spazmı önlemede en etkili ve ilk tercih edilen ilaçlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Genç yaş, sigara kullanımı, istirahat ağrısı (özellikle sabaha karşı) ve geçici ST yükselmesi Varyant (Prinzmetal) anjinayı düşündürür.
Vazospastik anjina tipik olarak eforla değil, istirahatte ve sirkadiyen ritme uygun olarak gece/sabah saatlerinde görülür.
2
Anjiyografi bulgularının yorumlanması
Anjiyografide koroner arterlerin normal bulunması, iskeminin altında yatan ana nedenin sabit bir stenoz değil, vazospazm olduğunu doğrular.
Varyant anjinada epikardiyal koroner arterlerde geçici ve şiddetli vazospazm gelişir.
3
Uygun tedavi seçeneğinin belirlenmesi
Diltiazem gibi kalsiyum kanal blokerleri veya nitratlar seçilmelidir.
Kalsiyum kanal blokerleri damar düz kaslarını gevşeterek spazmı önleyen temel tedavi grubudur.

Anahtar Kavram

Varyant (Prinzmetal) anjinada klinik tablo (istirahat ağrısı + geçici ST yükselmesi) ve ilk seçenek tedavi (Kalsiyum kanal blokerleri).

Daha Fazla Pratik

Varyant anjinası olan bir hastada nitratlara ek olarak sigaranın bırakılmasının önemi ve kaçınılması gereken ilaçlar (triptanlar, beta blokerler) konusunu gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Varyant anjina tanısı konulurken koroner anjiyografi sırasında 'ergonovin' veya 'asetilkolin' provokasyon testleri ile spazmın tetiklenmesi de bir yöntemdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 56Soru

6262 yaşında erkek hasta, rutin sağlık taramasında saptanan kardiyomegali nedeniyle kardiyoloji polikliniğine yönlendiriliyor. Aktif şikayeti olmayan ve efor kapasitesi iyi olan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 160/50160/50 mmHgmmHg, nabız 84/dakika84/dakika ve ritmiktir. Dinlemekle aort odağında, hasta öne eğilmekle belirginleşen diyastolik çekici üfürüm ve apekste orta diyastolik rulman (Austin Flint üfürümü) duyuluyor. Ekokardiyografide ağır aort yetmezliği saptanan bu hastada, semptom olmasa dahi cerrahi kapak replasmanı kararı verdiren bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (LVEF) < %50 olması

Cevap

Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (LVEF) %50'nin altına düşmesi, asemptomatik ağır aort yetmezliğinde cerrahi için temel kriterdir.
Kronik ağır aort yetmezliği olan hastalarda, sol ventrikül volüm yüküne bağlı olarak zamanla dilate olur ve sistolik fonksiyonları bozulur. Güncel kardiyoloji kılavuzlarına göre, şikayeti olmayan (asemptomatik) hastalarda istirahat LVEF değerinin %50\%50'nin altına düşmesi (LVEF %50\leq \%50) Sınıf I cerrahi endikasyonudur. Bu eşik, miyokardiyal hasarın geri dönüşsüz hale gelmesini önlemek için belirlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kapak patolojisini ve şiddetini belirle
Geniş nabız basıncı (160/50160/50 mmHgmmHg) ve erken diyastolik üfürüm ağır kronik aort yetmezliğini (AY) işaret eder.
Austin Flint üfürümü gibi bulgular AY'nin hemodinamik olarak ciddi olduğunu gösterir.
2
Semptom durumunu değerlendir
Hasta asemptomatiktir.
AY yönetiminde semptom varlığı (nefes darlığı, anjina) doğrudan cerrahi endikasyonudur.
3
Kılavuzlara göre asemptomatik hastada cerrahi eşiklerini kontrol et
LVEF %50\leq \%50 veya sol ventrikül sistol sonu çapının (LVESD) >50> 50 mmmm olması.
Miyokard hasarı kalıcı hale gelmeden müdahale edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Kronik ağır aort yetmezliğinde asemptomatik hastalarda sistolik disfonksiyon (LVEF < %50) gelişmesi cerrahi endikasyonudur.

Daha Fazla Pratik

Aort yetmezliğinin fizik muayene bulgularını (Corrigan nabzı, De Musset belirtisi, Quincke nabzı gibi eponymleri) tekrar etmeniz önerilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 57Soru

6565 yaşında erkek hasta, kronik kalp yetersizliği (LVEF %30\%30) tanısıyla takip edilmektedir. Ramipril, bisoprolol ve spironolakton tedavisi altında olan hastanın eforla gelen nefes darlığı şikayetleri NYHA sınıf II olarak değerlendirilmektedir. Fizik muayenesinde S3 gallop ritmi duyulmakta, juguler venöz dolgunluk ve akciğer bazallerinde ince raller saptanmaktadır. Son bir aydır bilateral meme dokusunda hassasiyet ve büyüme (jinekomasti) şikayeti ile başvuran hastada, mevcut sağkalım avantajını korumak için spironolakton yerine başlanması en uygun olan ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eplerenon

Cevap

Eplerenon
Eplerenon, selektif bir mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) olarak progesteron ve androjen reseptörlerine bağlanmaz, bu sayede spironolaktonun en önemli yan etkilerinden biri olan jinekomastiye neden olmadan sağkalım avantajını sürdürür. HFrEF (LVEF < %40) hastalarında üçlü/dörtlü tedavinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve mevcut tedavisini analiz et.
Hasta düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) tanılı, NYHA sınıf II (ACC/AHA Evre C) semptomları olan ve temel sağkalım artırıcı tedavileri (ACE inhibitörü, Beta-bloker, MRA) alan bir hastadır.
Mevcut tedavi kılavuzlarına göre bu üçlü tedavi mortaliteyi azalttığı için korunmalıdır.
2
Yeni gelişen jinekomasti şikayetinin nedenini saptat.
Jinekomasti, spironolaktonun non-selektif etkisine (androjen reseptörlerine bağlanma) bağlı sık görülen bir yan etkidir.
Yan etki yönetimi için ilacın kesilmesi ancak yerinin aynı sınıftan bir ilaçla doldurulması gerekir.
3
Spironolakton yerine aynı gruptan (MRA) sağkalım avantajını koruyacak selektif bir alternatif seç.
Eplerenon, selektif mineralokortikoid reseptör antagonisti olarak benzer sağkalım yararı sunarken jinekomastiye neden olmaz.
RALES ve EMPHASIS-HF çalışmaları MRA'ların HFrEF'te mortaliteyi azalttığını kanıtlamıştır.

Anahtar Kavram

HFrEF'te mineralokortikoid reseptör antagonistlerinin (MRA) mortalite yararı ve spironolaktonun jinekomasti yan etkisi nedeniyle selektif bir ajan olan eplerenon ile değiştirilmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

6565 yaşında kadın hasta, 44 gün önce geçirdiği inferior miyokard enfarktüsü sonrası stabil seyretmekteyken aniden gelişen şiddetli nefes darlığı ve terleme şikayetleriyle acil servise tekrar başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg, nabız 115/dakika115/dakika, solunum sayısı 26/dakika26/dakika ve oksijen satürasyonu %88\%88 ölçülüyor. Dinlemekle akciğer bazallerinde bilateral raller saptanıyor. Kardiyak muayenesinde mezokardiyak odakta duyulan, tüm prekordiyuma yayılan 4/64/6 şiddetinde pansistolik bir üfürüm ve bu odağa uyan bölgede tril palpe ediliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ventriküler septal defekt

Cevap

Pansistolik üfürüm ve tril ile karakterize olan Ventriküler septal defekt en olası tanıdır.
Ventriküler septal defekt, miyokard enfarktüsü (özellikle anterior veya inferior) sonrası ilk bir hafta içinde gelişen ağır bir mekanik komplikasyondur. Akut gelişen soldan sağa şant nedeniyle akciğerlerde raller (pulmoner ödem) ve sistemik hipotansiyon görülür. Mezokardiyak odakta duyulan pansistolik üfürümün yanı sıra tril saptanması, bu tanıyı papiller adale rüptüründen ayıran en önemli klinik ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zamanlamayı değerlendir
MI sonrası 44. gün olması mekanik komplikasyon riskinin en yüksek olduğu dönemi işaret eder.
Miyokardın en yumuşak ve nekrotik olduğu evre 33-55. günlerdir.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et
Hipotansiyon, raller (akut sol kalp yetmezliği), pansistolik üfürüm ve tril saptanmıştır.
Bu bulgular soldan sağa şantın veya ağır kapak yetmezliğinin göstergesidir.
3
Üfürümün lokalizasyonu ve trili değerlendir
Mezokardiyak odak ve tril varlığı saptanmıştır.
Ventriküler septal defektte (VSD) tril sıktır ve üfürüm mezokardiyak alanda en şiddetlidir; papiller adale rüptüründe tril nadirdir ve üfürüm apekstedir.

Anahtar Kavram

Miyokard enfarktüsü sonrası mekanik komplikasyonların ayırıcı tanısı.

Daha Fazla Pratik

Post-MI mekanik komplikasyonların kesin tanısında ekokardiyografinin rolünü ve cerrahi zamanlamasını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru

5454 yaşında erkek hasta, 22 saattir devam eden şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ve nefes darlığı ile acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon ve sigara kullanımı mevcut. Fizik muayenesinde kan basıncı 100/60100/60 mmHg, nabız 110110/dakika ve solunum hızı 2424/dakika olarak saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral bazallerde raller duyuluyor, nörolojik muayenesi doğal ve periferik nabızları simetrik alınıyor. EKG’de V4V6V_4-V_6 derivasyonlarında 22 mm ST segment depresyonu ve troponin I yüksekliği saptanıyor. Aspirin, tikagrelor ve anfraksiyone heparin başlanan; ancak intravenöz nitrogliserin infüzyonuna rağmen göğüs ağrısı devam eden ve dispnesi derinleşen bu hastada en uygun yönetim hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 22 saat içerisinde acil invaziv girişim planlanması

Cevap

Dirençli göğüs ağrısı ve akut kalp yetersizliği bulguları nedeniyle hastaya 2 saat içerisinde acil invaziv girişim planlanmalıdır.
Doğru yanıt olan acil invaziv girişim seçeneği, hastanın 'çok yüksek risk' (very high risk) kriterlerini karşılaması nedeniyle en uygun yaklaşımdır. NSTEMI tanısı alan bir hastada medikal tedaviye (nitrat, antikoagülan, antiplatelet) rağmen devam eden iskemi, hemodinamik bozukluk (hipotansiyon), akut kalp yetersizliği bulguları veya hayatı tehdit eden aritmiler varlığında koroner anjiyografi ve revaskülarizasyon 22 saat içerisinde (hemen) yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve EKG bulgularının değerlendirilmesi
ST segment depresyonu ve troponin yüksekliği ile NSTEMI tanısı konuldu.
Hastanın risk kategorisini belirlemek için ilk adımdır.
2
Risk sınıflaması kriterlerinin kontrol edilmesi
Medikal tedaviye dirençli iskemi ve akut sol kalp yetersizliği bulguları (raller, dispne) 'çok yüksek risk' olarak sınıflandırıldı.
Girişimsel tedavinin zamanlamasını belirlemek için risk düzeyinin saptanması gerekir.
3
Uygun revaskülarizasyon zamanlamasına karar verilmesi
Çok yüksek riskli hastalarda hedef sürenin < 2 saat olduğu belirlendi.
Güncel kılavuzlar instabil seyreden NSTEMI vakalarında acil (hemen) invaziv stratejiyi zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

NSTEMI'de 'Çok Yüksek Risk' Kriterleri ve İnvaziv Girişim Zamanlaması

Daha Fazla Pratik

NSTEMI hastalarında GRACE risk skorunun hangi parametreleri içerdiğini ve hangi skorun 'yüksek risk' sınırını (140) belirlediğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 60Soru

6464 yaşında erkek hasta, 33 saat önce başlayan şiddetli retrosternal baskı tarzında göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Çekilen EKG'de DII,DIIID_{II}, D_{III} ve aVFaVF derivasyonlarında 2 mm2\text{ mm} ST segment elevasyonu saptanıyor. Hastaya acil olarak primer perkütan koroner girişim uygulanıyor ve sağ koroner arter (RCARCA) proksimalindeki tam tıkanıklık stent ile açılıyor. Yatışının 44. gününde hastada ani gelişen şiddetli nefes darlığı, ortopne ve hipotansiyon tablosu gelişiyor. Fizik muayenede apekste 4/64/6 şiddetinde, aksillaya yayılan pansistolik bir üfürüm duyuluyor; prekordiyal bölgede palpasyonla tril saptanmıyor. Akciğer oskültasyonunda her iki sahada yaygın raller mevcut. Bu hastanın klinik tablosunu açıklayan en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner kapiller uç basıncı (PCWPPCWP) trasesinde belirgin "v" dalgalarının gözlenmesi

Cevap

Pulmoner kapiller uç basıncı (PCWPPCWP) trasesinde belirgin "v" dalgalarının gözlenmesi
Hastada inferior MI sonrası (RCA tıkanıklığı) 44. günde ani gelişen hipotansiyon ve akciğer ödemi tablosu, apekste aksillaya yayılan üfürümle birleştiğinde akut papiller adale rüptürüne bağlı mitral yetersizliğini işaret eder. Akut gelişen şiddetli mitral yetersizliğinde, sol atriyum henüz genişlemeye vakit bulamadığı için kompliyansı düşüktür. Sistolde ventrikülden atriyuma kaçan kan, atriyal basıncı hızla yükselterek pulmoner kapiller uç basıncı (PCWPPCWP) trasesinde karakteristik dev 'v' dalgaları oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk prezentasyonun ve sorumlu damarın belirlenmesi
DII,DIII,aVFD_{II}, D_{III}, aVF elevasyonu inferior MI olduğunu ve primer suçlu damarın RCARCA olduğunu gösterir.
Papiller adale rüptürünün tipini ve riskini anlamak için infarktüs lokalizasyonu kritiktir.
2
Klinik kötüleşme ve fizik muayene bulgularının analizi
Post-MI 44. günde ani sol kalp yetmezliği ve apekste aksillaya yayılan, trilsiz pansistolik üfürüm saptanmıştır.
Bu tablo akut mitral yetersizliğini (MY) ventriküler septal defektten (VSD) ayırır; VSD'de genellikle tril vardır ve üfürüm sternum kenarındadır.
3
Hemodinamik karşılığın belirlenmesi
Akut MY'de sol atriyum henüz genişlememiştir ve serttir (kompliyan değildir).
Sistolde sol atriyuma yüksek basınçla kaçan kan, PCWP trasesinde karakteristik dev 'v' dalgaları oluşturur.

Anahtar Kavram

Post-MI Mekanik Komplikasyonlar: Akut Mitral Yetersizliği vs VSD

Daha Fazla Pratik

Akut mitral yetersizliği ile ventriküler septal defektin üfürüm yayılımı ve hemodinamik izlem (sağ kalp kateterizasyonu) farklarını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 21Sonraki
Kardiyoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin