Kardiyomiyopatiler ve Miyokardit

54 soru

Soru 21Soru →

Yirmi dört yaşında erkek hasta, halı saha maçı sırasında gelişen senkop nedeniyle değerlendiriliyor. Hastanın öyküsünde daha önce eforla gelen nefes darlığı şikayeti olduğu, ancak göğüs ağrısı olmadığı öğreniliyor. Soygeçmişinde babasının 45 yaşında ani kardiyak ölüm nedeniyle vefat ettiği biliniyor. Fizik muayenede sol sternal kenarda 3/6 şiddetinde, kaba sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor.

Bu hastada duyulan üfürümün şiddetinin, aşağıdaki manevralardan hangisiyle artması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valsalva manevrası (Ikınma)

Cevap

Valsalva manevrası (Ikınma)
Hastanın kliniği (genç sporcu, senkop, ailede ani ölüm) Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) ile uyumludur. HOKM'de sol ventrikül çıkış yolu obstrüksiyonu dinamiktir. Sol ventrikül diyastolik doluşunu (önyükü) azaltan veya sistemik vasküler direnci (ardyükü) düşüren durumlar, sol ventrikül kavitesini küçülterek septum ve mitral kapak arasındaki darlığı artırır. Valsalva manevrası (özellikle ıkınma fazı) venöz dönüşü belirgin şekilde azaltır, sol ventrikülü küçültür ve obstrüksiyonu artırarak üfürümün şiddetlenmesine neden olur. Bu özellik HOKM'yi aort darlığından ayıran en önemli fizik muayene bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanı
Genç hasta, eforla senkop, ailede ani ölüm öyküsü ve sol sternal kenarda sistolik üfürüm bulguları Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) tanısını güçlü şekilde düşündürür.
Senkop ve aile öyküsü HOKM için tipik risk faktörleridir; üfürüm ise sol ventrikül çıkış yolu (LVOT) darlığına işaret eder.
2
Üfürümün patofizyolojisini hatırla
HOKM üfürümü, hipertrofik septum ve mitral kapak ön yaprağının sistolik öne hareketi (SAM) nedeniyle oluşan dinamik LVOT obstrüksiyonuna bağlıdır.
Obstrüksiyonun derecesi sol ventrikül hacmi ile ters orantılıdır; ventrikül küçüldükçe darlık ve üfürüm artar.
3
Manevraların sol ventrikül hacmine etkisini analiz et
Valsalva manevrası venöz dönüşü (önyükü) azaltarak sol ventrikül kavitesini küçültür. Diğer seçenekler (çömelme, bacak kaldırma, yatma) önyükü artırır; el sıkma ise ardyükü artırır.
Küçük ventrikül hacmi yapıların birbirine yaklaşmasına ve obstrüksiyonun şiddetlenmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Hipertrofik Kardiyomiyopatide üfürüm şiddeti, sol ventrikül hacmini azaltan manevralarla (Valsalva, ayağa kalkma) artar; hacmi veya direnci artıran manevralarla (çömelme, el sıkma) azalır.

İpuçları

1
Bu hastalıkta üfürüm, sol ventrikül çıkış yolundaki dinamik bir darlıktan kaynaklanır; darlık ne kadar sıkışıksa ses o kadar gür çıkar.
2
Sol ventrikülün içindeki kan miktarı (hacim) azaldığında, kalp duvarları birbirine daha çok yaklaşır ve darlık artar.
3
Seçeneklerden hangisi kalbe dönen kanı azaltarak sol ventrikülü 'boşaltır'?

Daha Fazla Pratik

HOKM hastalarında hangi ilaç gruplarının (ör. nitratlar, diüretikler) kontrendike olduğunu ve nedenlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 22Soru →

Progresif dispne ve bacaklarda şişlik şikayetleri ile refere edilen 54 yaşındaki erkek hastanın ekokardiyografisinde; sol ventrikül sistolik fonksiyonları korunmuş (EF %55), duvar kalınlıkları hafif artmış (septum 13 mm) ve sol atriyum genişlemiş olarak izleniyor. Fizik muayenesinde boyun venöz dolgunluğunun inspiryumla arttığı (Kussmaul belirtisi) saptanıyor. Konstriktif Perikardit ile Restriktif Kardiyomiyopati ayırıcı tanısı için yapılan sağ-sol kalp kateterizasyonunda, her iki ventrikül diyastol sonu basınçlarının eşitlendiği ve 'karekök (dip-and-plateau)' trasesi oluşturduğu görülüyor.

Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması, tanının Konstriktif Perikardit'ten ziyade Restriktif Kardiyomiyopati lehine olduğunu en güçlü şekilde destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner arter sistolik basıncının 60 mmHg olarak ölçülmesi

Cevap

Pulmoner arter sistolik basıncının 60 mmHg olarak ölçülmesi, tanının Restriktif Kardiyomiyopati olduğunu en güçlü şekilde destekleyen bulgudur.
Pulmoner arter sistolik basıncının 50 mmHg üzerinde (örneğin 60 mmHg) olması, Restriktif Kardiyomiyopati (RCM) tanısını güçlü şekilde destekler. Konstriktif Perikardit'te (CP), pulmoner basınçlar genellikle 35-40 mmHg civarındadır ve nadiren 50 mmHg'yi aşar çünkü sorun miyokardiyal değil, dış kısıtlılıktır. RCM'de ise yüksek sol ventrikül dolum basınçları geriye yansıyarak ciddi pulmoner hipertansiyona yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kliniğini ve hemodinamik bulgularını analiz et
Sağ kalp yetersizliği bulguları, Kussmaul belirtisi, normal EF ve eşitlenmiş diyastol sonu basınçları (Restriktif KMP veya Konstriktif Perikardit ile uyumlu).
Bu iki durumun klinik ve temel hemodinamik bulguları (dip-plateau, basınç eşitlenmesi) birbirine çok benzerdir.
2
Ayırıcı tanı kriterlerini uygula (RCM vs CP)
Konstriktif Perikardit (CP) fizyolojisinde perikardiyal kısıtlılık nedeniyle ventriküler etkileşim (diskordans) ön plandadır ve pulmoner basınçlar genellikle düşüktür (<50 mmHg). Restriktif Kardiyomiyopati (RCM) ise miyokardiyal bir sorundur, pulmoner vasküler direnç artar ve basınçlar daha yüksektir (>50 mmHg).
CP'de sorun perikarddadır, miyokard ve pulmoner yatak genellikle normaldir; RCM'de ise sol ventrikül dolum basınçları pulmoner yatağa yansıyarak ciddi pulmoner hipertansiyon yapar.
3
Seçenekleri bu kriterlere göre değerlendir
Pulmoner arter basıncının 60 mmHg olması (yüksek), RCM lehine güçlü bir kanıttır. Diğer seçenekler (diskordans, normal BNP, korunmuş e', kalın perikard) CP lehinedir.
Yüksek pulmoner basınç (>50 mmHg) RCM ile CP ayrımında RCM lehine kullanılan en güvenilir hemodinamik parametrelerden biridir.

Anahtar Kavram

Restriktif Kardiyomiyopati ve Konstriktif Perikardit Ayırıcı Tanısı (Hemodinamik Kriterler)
Soru 23Soru →

6868 yaşında erkek hasta, son 44 aydır giderek artan efor dispnesi, halsizlik ve ayak bileklerinde şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde bilinen bir hastalık öyküsü bulunmayan hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 105/65 mmHg105/65\text{ mmHg}, nabız 92/dk92/\text{dk} ritmik saptanıyor. Juguler venöz dolgunluk ve bilateral +2+2 pretibial ödemi mevcut. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül duvarlarında konsantrik kalınlaşma (16 mm16\text{ mm}), miyokardda granüler (parlak) görünüm ve ejeksiyon fraksiyonu %50\%50 saptanıyor. EKG'de ise ekstremite derivasyonlarında düşük voltaj olduğu görülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve klinik yaklaşım ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanıda en olası neden kardiyak amiloidozdur; diüretikler semptomatik rahatlama için kullanılabilir.

Cevap

En olası tanı kardiyak amiloidozdur ve tedavide semptomatik rahatlama amacıyla diüretikler kullanılır.
Hastanın klinik tablosu (kalp yetersizliği bulguları), ekokardiyografisinde saptanan ventrikül duvarlarında kalınlaşma (psödo-hipertrofi) ve granüler miyokard görünümü ile EKG'deki düşük voltaj bulgusu kardiyak amiloidoz tanısını desteklemektedir. Bu hastalıkta kalınlaşan duvarlara rağmen voltajın düşük kalması, infiltratif amiloid birikiminin iletimi bozmasından kaynaklanır. Tedavide diüretikler konjesyonu kontrol altına almak için temel semptomatik ajandır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ekokardiyografik verileri analiz et.
Hastada kalp yetersizliği semptomları var ve ekoda duvar kalınlığı artmış (16 mm16\text{ mm}), ancak EF korunmuş (%50\%50).
Bu tablo restriktif veya hipertrofik süreçleri düşündürür.
2
EKG ile ekokardiyografi arasındaki uyumu kontrol et.
Ekoda kalın duvarlar (hipertrofi görünümü) varken EKG'de düşük voltaj saptandı.
Voltaj-duvar kalınlığı uyumsuzluğu, infiltratif kardiyomiyopatilerin (özellikle amiloidoz) en önemli göstergesidir.
3
Spesifik ekokardiyografik bulguları değerlendir.
Miyokardda granüler parlak (sparkling) görünüm saptandı.
Bu görünüm, miyokardiyal amiloid birikimi için patognomonik olmasa da oldukça spesifiktir.
4
Tedavi kısıtlamalarını belirle.
Digoksin ve kalsiyum kanal blokerleri toksisite riski nedeniyle dışlandı; semptomlar için diüretik planlandı.
Amiloidozda ilaç yönetimi, standart sistolik kalp yetersizliğinden farklıdır.

Anahtar Kavram

Kardiyak amiloidozda ekokardiyografide kalınlaşmış ventrikül duvarlarına rağmen EKG'de düşük voltaj saptanması (EKG-EKO diskordansı).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru →

4242 yaşındaki bir erkek hasta, son birkaç haftadır tekrarlayan baş dönmesi ve iki kez kısa süreli bayılma (senkop) şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 38/dk38/dk ve düzensiz saptanıyor. Akciğer grafisinde bilateral hiler lenfadenopati mevcuttur. Çekilen elektrokardiyografide (EKG) 3.3. derece (tam) atriyoventriküler (AV) blok izleniyor. Ekokardiyografide ventrikül duvarlarında heterojen kalınlaşma ve bazal septumda anevrizmatik incelme alanları saptanıyor. Bu klinik tablo ve bulgulara göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanıda en olası neden kardiyak sarkoidoz olup, iletim kusurları bu hastalıkta miyokardiyal tutulumun sık ve karakteristik bir göstergesidir.

Cevap

En olası tanı kardiyak sarkoidozdur ve iletim kusurları bu hastalığın karakteristik bir özelliğidir.
Kardiyak sarkoidoz, granülomların iletim sistemini tutması nedeniyle tam AV blok, dal blokları ve ventriküler aritmilerle sıkça karşımıza çıkar. Bilateral hiler lenfadenopati varlığında açıklanamayan bir iletim bloğu saptandığında öncelikli olarak bu tanı düşünülmelidir. Ekokardiyografideki bazal septal incelme de bu tanıyı destekleyen spesifik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların ve radyolojik bulguların analizi
Senkop, ciddi bradikardi (tam AV blok) ve bilateral hiler lenfadenopati birlikteliği saptandı.
Bu bulgular sarkoidozun sistemik (akciğer) ve kardiyak tutulumunu düşündürür.
2
Ekokardiyografik bulguların yorumlanması
Bazal septumda anevrizmatik incelme ve heterojen kalınlaşma izlendi.
Sarkoidozda miyokardiyal infiltrasyon ve granülomlar, septumda lokalize hasar ve anevrizmalara yol açabilir.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Mevcut tablo, sarkomerik hipertrofik kardiyomiyopati veya koroner arter hastalığından ziyade sarkoidoz ile uyumludur.
Hiler lenfadenopati varlığı ve iletim kusurlarının baskınlığı sarkoidoz için anahtardır.

Anahtar Kavram

Kardiyak Sarkoidoz: Tam AV Blok ve Hiler Lenfadenopati İlişkisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 25Soru →

34 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla gelişen nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sol sternal kenarda en iyi duyulan, Valsalva manevrası ile şiddeti artan 3/63/6 sistolik ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Ekokardiyografide asimetrik septal hipertrofi saptanıyor ve mitral kapakta sistolik anterior hareket (SAM) izleniyor. Bu hastanın tedavisinde aşağıdakilerden hangisinin kullanılması, sol ventrikül çıkış yolu gradiyentini artırarak semptomların kötüleşmesine yol açabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Digoksin

Cevap

Digoksin, pozitif inotropik etkisi nedeniyle hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatide (HOCM) sol ventrikül çıkış yolu tıkanıklığını artırabileceği için kaçınılması gereken bir ajandır.
Pozitif inotropik ajan olan digoksin, kalp kasının kasılma gücünü artırarak hipertrofik septumun çıkış yoluna daha fazla yaklaşmasına ve gradiyentin artmasına neden olur. Bu durum hastanın semptomlarını ve tıkanıklığı kötüleştirir. Bu nedenle, atriyal fibrilasyon gibi ek bir endikasyon olmadıkça HOCM hastalarında kullanılmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Genç hastada efor dispnesi, sistolik ejeksiyon üfürümü ve Valsalva ile üfürüm şiddetinin artması saptanmıştır.
Bu bulgular tipik olarak Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOCM) tanısını düşündürür.
2
Ekokardiyografi bulgularını yorumla.
Asimetrik septal hipertrofi ve SAM pozitifliği mevcuttur.
SAM (sistolik anterior hareket), mitral kapağın septumla temas ederek çıkış yolunda dinamik tıkanıklık oluşturduğunu kanıtlar.
3
Farmakolojik kontrendikasyonu belirle.
Kontraktiliteyi artıran (pozitif inotrop) veya ön yükü (preload) azaltan ilaçlar tıkanıklığı artırır.
Digoksin pozitif inotropik etkisiyle çıkış yolu gradiyentini artırarak klinik tabloyu kötüleştirir.

Anahtar Kavram

Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatide (HOCM), sol ventrikül çıkış yolu gradiyentini artıran pozitif inotroplar (digoksin) ve preload azaltıcılar (nitratlar, yüksek doz diüretikler) kontrendikedir.

Daha Fazla Pratik

Hipertrofik kardiyomiyopatide ani kardiyak ölüm risk faktörlerini ve ICD endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 26Soru →

54 yaşında kadın hasta, iskemik olmayan dilate kardiyomiyopati tanısıyla takip ediliyor. Hastanın mevcut tedavisinde maksimal tolere edilebilen dozlarda Ramipril (ACE inhibitörü), Karvedilol (Beta bloker) ve Spironolakton (MRA) bulunuyor. Hasta ilaçlarını düzenli kullanmasına rağmen NYHA Sınıf III düzeyinde nefes darlığı tarifliyor. Fizik muayenede kan basıncı 115/70 mmHg, kalp hızı 72/dk ve ritmik saptanıyor. Serum potasyum düzeyi 4.4 mEq/L, GFR 65 mL/dk olarak ölçülüyor.

Güncel kalp yetersizliği kılavuzlarına göre, bu hastada mortalite ve morbiditeyi daha fazla azaltmak amacıyla farmakolojik tedavide yapılması gereken en uygun değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ramiprilin kesilerek yerine Sakubitril/Valsartan başlanması

Cevap

Ramiprilin kesilerek yerine Sakubitril/Valsartan başlanması
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) olan ve ACE inhibitörü, beta bloker ve mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) tedavisine rağmen semptomatik kalan hastalarda, ACE inhibitörünün kesilip yerine Anjiyotensin Reseptör-Neprilisin İnhibitörü (ARNI) olan Sakubitril/Valsartan başlanması, mortaliteyi ve morbiditeyi ek olarak azalttığı için Klas I düzeyinde önerilmektedir. Hastanın tansiyonu ve potasyum düzeyi bu değişim için uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut tedavisini ve klinik durumunu değerlendir
Hasta ACEI + Beta Bloker + MRA (üçlü tedavi) alıyor ancak hala semptomatik (NYHA III) ve ejeksiyon fraksiyonu düşük (Dilate KMP).
Mevcut standart tedaviye rağmen semptomların devam etmesi tedavi değişikliği gerektirir.
2
Mortaliteyi azaltan tedavi seçeneklerini gözden geçir
ACE inhibitöründen ARNI (Sakubitril/Valsartan) grubuna geçişin, ACE inhibitörüne devam etmeye kıyasla mortaliteyi ve hastaneye yatışı daha fazla azalttığı (PARADIGM-HF çalışması) kanıtlanmıştır.
Kılavuzlar, üçlü tedaviye rağmen semptomatik olan HFrEF hastalarında ACEI yerine ARNI kullanımını (Klas I öneri) tavsiye eder.
3
Diğer seçenekleri ele
Digoksin mortaliteyi azaltmaz. Verapamil kontrendikedir. Spironolakton kesilmemelidir. İvabradin, ARNI geçişine göre öncelikli değildir.
En güçlü kanıt ve mortalite faydası ARNI geçişindedir.

Anahtar Kavram

HFrEF Tedavi Optimizasyonu (ARNI Endikasyonu)
Soru 27Soru →

Eforla tetiklenen bayılma (senkop) ve göğüs ağrısı şikayetleri ile kardiyoloji polikliniğine başvuran 2323 yaşında bir erkek hastanın fizik muayenesinde, mezokardiyak odakta duyulan 3/63/6 şiddetinde kaba sistolik bir ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Üfürümün şiddetinin Valsalva manevrası ile arttığı, çömelme (squatting) ile ise belirgin olarak azaldığı gözleniyor. EKG'de sol aks sapması ve V4−V6V_4-V_6 derivasyonlarında derin, dar "dagger-like" QQ dalgaları izleniyor.

Bu hastanın klinik tablosu ve yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjestif semptomların ve dispnenin rahatlatılması amacıyla yüksek doz diüretik ve nitrat tedavisi ilk basamakta tercih edilmelidir.

Cevap

Semptomları rahatlatmak için nitrat ve diüretiklerin kullanımı, obstrüktif hipertrofik kardiyomiyopatide çıkış yolu gradyantını artırarak tabloyu kötüleştireceği için yanlıştır.
Nitratlar ve diüretikler, sol ventrikül doluş hacmini (preload) azaltarak interventriküler septum ile mitral kapak arasındaki mesafenin daha da kısalmasına ve çıkış yolu obstrüksiyonunun (LVOT gradyantı) artmasına neden olurlar. Bu nedenle obstrüktif HKM'de bu ilaçlar kontrendikedir veya çok dikkatli kullanılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve EKG bulgularını analiz et.
Genç hastada efor senkopu, Valsalva ile artan sistolik üfürüm ve EKG'deki derin 'dagger-like' Q dalgaları Obstrüktif Hipertrofik Kardiyomiyopati (HKM) tanısını koydurur.
HKM, genç sporcularda ani ölümün en sık nedenidir ve tipik fizik muayene bulguları verir.
2
Patofizyolojiyi değerlendir.
Obstrüktif HKM'de ventrikül hacmi azaldığında (preload azalması) veya kontraktilite arttığında (pozitif inotropi) mitral kapak septuma yaklaşır (SAM) ve çıkış yolu gradyantı artar.
Tedavi stratejisi gradyantı azaltmaya yönelik olmalıdır.
3
Tedavi kontrendikasyonlarını belirle.
Nitratlar (venodilatasyon ile preload azaltır) ve diüretikler (hacim kaybı ile preload azaltır) gradyantı artırarak senkopu ve yetersizliği kötüleştirir. Digoksin gibi pozitif inotroplar da kontrendikedir.
Yanlış tedavi klinik tabloyu fulminan hale getirebilir.

Anahtar Kavram

Obstrüktif HKM'de sol ventrikül hacmini azaltan (diüretik, nitrat) veya kontraktiliteyi artıran (digoksin) ilaçlar gradyantı artırarak kontrendike hale gelir.

Daha Fazla Pratik

HKM'de ani kardiyak ölüm risk faktörlerini (maksimal duvar kalınlığı >30mm, NSVT, aile öyküsü) ve ICD endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru →

7272 yaşında erkek hasta, son 66 aydır giderek artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 55 yıl önce her iki elinden karpal tünel sendromu operasyonu geçirdiği ve kronik bel ağrısı nedeniyle spinal stenoz tanısı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde bilateral pretibial (++)(++) ödem, boyun venöz dolgunluğu ve dinlemekle her iki bazalde ralleri mevcut. Ekokardiyografisinde sol ventrikül duvar kalınlığı 16 mm16\text{ mm}, ejeksiyon fraksiyonu %42\%42 ve global longitudinal strain incelemesinde 'apical sparing' (apikal korunma) paterni saptanıyor. EKG'de düşük voltaj ve V1−V3V1-V3 derivasyonlarında patolojik QQ dalgaları izleniyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde; serum serbest hafif zincir (sFLC) oranı normal sınırlarda, idrar immünfiksasyon elektroforezi negatif, ancak serum immünfiksasyon elektroforezinde monoklonal gammopati (IgG kappa) saptanıyor. Technetium-99m pirofosfat (99mTc-PYP^{99m}\text{Tc-PYP}) sintigrafisinde miyokardiyal tutulum 'Grade 3' olarak raporlanıyor.

Bu bulgular ışığında, kesin tanı ve tedavi planlaması için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kesin tanı için endomiyokardiyal biyopsi ve amiloid tip tayini planlanması

Cevap

Kesin tanı için endomiyokardiyal biyopsi ve amiloid tip tayini planlanması en uygun adımdır.
Kardiyak amiloidoz şüphesinde güncel kılavuzlar non-invaziv bir tanı algoritması sunar. Eğer serum ve idrar incelemelerinde monoklonal protein saptanmazsa ve kemik sintigrafisinde (99mTc-PYP/DPD^{99m}\text{Tc-PYP/DPD}) Grade 22 veya 33 tutulum varsa, biyopsi yapmadan ATTR tanısı konulabilir. Ancak bu hastada serumda monoklonal protein (IgG kappa) saptanmıştır. Monoklonal protein varlığında sintigrafi sonucu ne olursa olsun (Grade 3 olsa bile), bu tutulumun AL-amiloidozuna mı yoksa ATTR-amiloidozuna mı ait olduğu non-invaziv yöntemle ayırt edilemez. Bu nedenle kesin tanı ve tedavi (kemoterapi vs. Tafamidis) kararı için endomiyokardiyal biyopsi yapılarak amiloidin tipi belirlenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ekokardiyografik ipuçlarını birleştirme.
Karpal tünel, spinal stenoz, düşük voltaj EKG ve 'apical sparing' bulguları kardiyak amiloidozu güçlü şekilde düşündürür.
Sistemik tutulum bulguları ile kardiyak görüntüleme bulgularının uyumu tanısal algoritmayı başlatır.
2
Monoklonal protein tarama testlerinin yorumlanması.
Serumda IgG kappa monoklonal band saptanması, plazma hücre diskrazisi (AL-amiloidoz olasılığı) lehinedir.
AL-amiloidoz dışlanmadan non-invaziv algoritma ile ATTR tanısı konulamaz.
3
Sintigrafi ve laboratuvar bulgularının entegrasyonu.
99mTc-PYP^{99m}\text{Tc-PYP} Grade 3 tutulumuna rağmen, monoklonal protein varlığı sintigrafiyi 'yalancı pozitif' veya 'belirsiz' kılar.
AL-amiloidoz vakalarının %20−40\%20-40'ında sintigrafide miyokardiyal tutulum izlenebilir.
4
Tanısal altın standart kararı.
Karmaşık (mixed) tabloda doku biyopsisi (tercihen endomiyokardiyal) ve kütle spektrometrisi/immünhistokimya ile tip tayini gerekir.
Yanlış tedavi (ATTR ilacı yerine kemoterapi veya tersi) mortaliteyi doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

Monoklonal protein varlığında non-invaziv kardiyak amiloidoz algoritmasının geçersizliği.

Alternatif Yöntem

Eğer endomiyokardiyal biyopsi imkanı yoksa, karın yağ aspirasyonu veya tükürük bezi biyopsisi gibi ekstrakardiyak dokularda amiloid gösterilip tipleme yapılabilir; ancak duyarlılık endomiyokardiyal biyopsiye göre daha düşüktür.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 29Soru →

32 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla artan nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sol sternal kenar boyunca duyulan, kaba karakterli sistolik bir ejeksiyon üfürümü saptanıyor. Hastanın ekokardiyografisinde interventriküler septum kalınlığı 2121 mm, sol ventrikül arka duvar kalınlığı 1010 mm ölçülüyor ve sistolik anterior hareket (SAM) pozitifliği izleniyor. Bu hastada duyulan üfürümün şiddetini aşağıdakilerden hangisinin azaltması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çömelme (Squatting)

Cevap

Çömelme (squatting) manevrası, önyük ve artyükü artırarak üfürüm şiddetini azaltır.
Doğru yanıt olan çömelme (squatting) manevrası, sistemik vasküler direnci (artyük) ve venöz dönüşü (önyük) artırır. Sol ventrikül içindeki kan hacmi arttığında, hipertrofik septum ile mitral ön kapak arasındaki mesafe açılır, sol ventrikül çıkış yolu gradiyenti azalır ve buna bağlı olarak duyulan sistolik üfürümün şiddeti azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ekokardiyografik verileri değerlendir.
Asimetrik septal hipertrofi (21/1021/10 mm) ve SAM varlığı, Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) tanısını koydurur.
HOKM'de üfürüm, sol ventrikül çıkış yolundaki (LVOT) dinamik darlıktan kaynaklanır.
2
Üfürüm şiddetini değiştiren hemodinamik faktörleri analiz et.
Sol ventrikül hacmini artıran durumlar (önyük/artyük artışı) üfürümü azaltır; ventrikül hacmini azaltanlar veya kontraktiliteyi artıranlar üfürümü artırır.
Ventrikül hacmi arttığında septum ve mitral kapak birbirinden uzaklaşır, obstrüksiyon azalır.
3
Manevraların etkisini eşleştir.
Çömelme hem venöz dönüşü artırır hem de periferik direnci yükselterek LVOT gradiyentini düşürür.
Bu mekanizma dinamik üfürümün şiddetini azaltan en karakteristik bulgulardan biridir.

Anahtar Kavram

Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati'de (HOKM) üfürüm dinamiktir; sol ventrikül dolumunu artıran manevralar (çömelme, pasif bacak kaldırma, el sıkma) üfürüm şiddetini azaltır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 30Soru →

6565 yaşında kadın hasta, bir yakınının ani ölümü sonrası gelişen şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde hipertansiyon dışında özellik saptanmıyor. Çekilen EKG’de V1−V6V_1-V_6 derivasyonlarında STST segment yükselmesi izleniyor ve troponin düzeyleri yüksek bulunuyor. Acil yapılan koroner anjiyografide epikardiyal koroner arterlerin normal olduğu görülüyor. Sol ventrikülografide ise apeks ve orta segmentlerde genişleme (balonlaşma) ile birlikte bazal segmentlerde hiperkinezi izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takotsubo kardiyomiyopatisi

Cevap

En olası tanı, stresle tetiklenen ve sol ventrikülografide apikal balonlaşma ile karakterize olan Takotsubo kardiyomiyopatisidir.
Takotsubo kardiyomiyopatisi (stres kardiyomiyopatisi), genellikle postmenopozal kadınlarda ağır duygusal stres sonrası ortaya çıkan, koroner arterlerin normal olmasına rağmen EKG ve enzim bulgularıyla miyokard enfarktüsünü taklit eden, karakteristik olarak ventrikül apeksinde balonlaşma ve bazal segmentlerde hiperkinezi ile seyreden bir tablodur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tetikleyiciyi değerlendir
Emosyonel stres (yakın kaybı) saptandı.
Takotsubo kardiyomiyopatisi tipik olarak fiziksel veya emosyonel bir stresör sonrası tetiklenir.
2
Tanısal testleri analiz et
EKG'de STST yükselmesi, troponin yüksekliği ancak normal koroner arterler saptandı.
Bu kombinasyon, tıkayıcı koroner arter hastalığı dışındaki nedenleri (miyokardit, vazospazm veya stres kardiyomiyopatisi) düşündürür.
3
Ventrikülografi bulgusunu yorumla
Apikal balonlaşma ve bazal hiperkinezi paterni doğrulandı.
Bu 'ahtapot tuzağı' (takotsubo) benzeri görünüm stres kardiyomiyopatisi için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Takotsubo (Stres) Kardiyomiyopatisi

Daha Fazla Pratik

Takotsubo kardiyomiyopatisi yönetiminde ACEACE inhibitörleri ve beta blokerlerin rolünü inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru →

2020 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 hafta önce geçirdiği ateşli bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında ani başlayan, nefes almakla ve sırtüstü yatmakla artan şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.4∘C38.4^\circ C, nabız 102/dakika102/dakika, kan basıncı 115/75115/75 mmHg ve kalp sesleri derinden duyuluyor. EKG'de yaygın konkav ST segment elevasyonu ve PRPR segment depresyonu izleniyor. Laboratuvar incelemesinde Troponin I düzeyi belirgin yüksek saptanıyor. Yapılan koroner anjiyografide koroner arterler normal olarak değerlendirilen bu hastada, klinik tanıyı kesinleştirmek amacıyla başvurulması gereken "altın standart" tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endomiyokardiyal biyopsi

Cevap

Miyokardit tanısında kesin tanı ve etiyolojik kanıt sağlayan altın standart yöntem endomiyokardiyal biyopsidir.
Miyokardit tanısında endomiyokardiyal biyopsi, miyokard dokusundaki inflamasyonu ve hücresel hasarı (Dallas kriterleri) doğrudan gösterdiği için altın standart kabul edilir. Günümüzde immünohistokimyasal yöntemler ve PCR ile viral genom analizi biyopsinin tanısal gücünü artırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç hasta, viral prodrom, göğüs ağrısı, ST elevasyonu, troponin yüksekliği ve normal koroner arterler akut miyokardit veya perimiyokardit tablosunu gösterir.
Ayırıcı tanıda akut koroner sendromun dışlanması miyokardit şüphesini artırır.
2
Tanı yöntemlerini hiyerarşik olarak değerlendir
Non-invaziv olarak Kardiyak MRG en değerlidir, ancak kesin tanı histopatolojik inceleme gerektirir.
Altın standart tanımı her zaman en kesin ve referans kabul edilen yöntem için kullanılır.
3
Dallas Kriterlerini hatırla
Endomiyokardiyal biyopsi örneklerinde inflamatuar infiltrat ve miyosit nekrozu görülmesi tanıyı kesinleştirir.
Miyokardit tanısında patolojik doğrulama esastır.

Anahtar Kavram

Akut miyokardit tanısında altın standart yöntem endomiyokardiyal biyopsidir (EMB).

Daha Fazla Pratik

Miyokardit tedavisinde dev hücreli (giant cell) miyokardit gibi spesifik tiplerde immünsüpresif tedavinin önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru →

2828 yaşında kadın hasta, eforla gelen nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sol sternal kenarda duyulan sert karakterli sistolik bir üfürüm saptanıyor. Bu üfürümün çömelmekle (squattingsquatting) şiddetinin azaldığı, Valsalva manevrasının ıkınma (strainstrain) fazında ise şiddetinin arttığı gözleniyor. Ekokardiyografisinde asimetrik septal hipertrofi ve sistolik anterior hareket (SAM\text{SAM}) izleniyor. Bu hastada yapılan aşağıdaki müdahalelerden hangisinin üfürüm şiddetini azaltması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzometrik el sıkma (handgriphandgrip) egzersizi

Cevap

İzometrik el sıkma (handgrip) egzersizi
İzometrik el sıkma (handgrip) egzersizi, periferik direnci (afterload) artırarak sol ventrikül içi hacmin ve basıncın artmasına neden olur. Bu durum, sol ventrikül çıkış yolundaki darlığı (gradienti) azaltarak HOKM'ye özgü sistolik üfürümün şiddetini düşürür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve üfürüm özelliklerini analiz et.
Genç hasta, Valsalva ile artan ve çömelme ile azalan sistolik üfürüm + Eko'da asimetrik septal hipertrofi ve SAM bulguları Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopatiyi (HOKM) tanımlar.
Tanının doğru konulması, müdahalelerin fizyopatolojik etkisini anlamak için gereklidir.
2
HOKM'de dinamik obstrüksiyon mekanizmasını değerlendir.
Obstrüksiyon; sol ventrikül hacmi azaldığında veya kontraktilite arttığında şiddetlenir. Hacim arttığında veya afterload arttığında ise azalır.
Üfürüm şiddetindeki değişim, sol ventrikül çıkış yolundaki gradient ile doğrudan ilişkilidir.
3
İzometrik el sıkma egzersizinin hemodinamik etkisini belirle.
El sıkma egzersizi sistemik vasküler direnci (afterload) belirgin şekilde artırır.
Afterload artışı, sol ventrikül içi basıncı ve hacmi artırarak mitral kapağın septuma yaklaşmasını engeller ve üfürümü azaltır.

Anahtar Kavram

Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati'de (HOKM) dinamik obstrüksiyon; preload ve afterload artışı ile azalırken, preload/afterload azalışı veya kontraktilite artışı ile şiddetlenir.

Daha Fazla Pratik

HOKM'de ani kardiyak ölümü önlemede ICD endikasyonlarını ve medikal tedavide beta blokerlerin rolünü gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru →

Efor dispnesi ve bacaklarda pretibial ödem şikayetiyle izlenen 5858 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan ekokardiyografisinde sol ventrikül diyastol sonu çapı 6666 mm ve ejeksiyon fraksiyonu %25\%25 saptanmıştır. Dilate kardiyomiyopatiye bağlı kalp yetersizliği tanısıyla tedavi planlanan bu hastada, aşağıdaki ilaçlardan hangisinin tedaviye eklenmesi klinik semptomlarda rahatlama sağlasa da mortalite (sağkalım) üzerinde olumlu bir etki göstermez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Furosemid

Cevap

Furosemid, kalp yetersizliğinde semptomatik düzelme sağlayan ancak mortaliteyi azaltmayan bir ilaçtır.
Furosemid, Henle kulpunun çıkan kalın kolunda Na-K-2Cl taşıyıcısını inhibe eden güçlü bir loop diüretiğidir. Akut dekompanse kalp yetersizliğinde ve kronik kalp yetersizliğinde ödem ve pulmoner konjesyon semptomlarını hızla rahatlatır; ancak bugüne kadar yapılan çalışmalarda mortaliteyi azalttığına dair bir kanıt elde edilememiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Düşük ejeksiyon fraksiyonu (%25) ve ventriküler dilatasyon (66 mm) ile uyumlu 'Dilate Kardiyomiyopati' tanısını doğrula.
Tedavi seçimini belirlemek için önce patofizyolojiyi anlamak gerekir.
2
İlaç sınıflarını analiz et
Mortaliteyi azaltanlar (ACEİ/ARB/ARNI, Beta bloker, MRA, SGLT2i) ile sadece semptomatik olanları (diüretikler, digoksin) ayırt et.
Soruda sorulan 'semptomatik iyileşme yapıp mortaliteyi etkilemeyen' ajanı bulmak için gereklidir.
3
Uygun ajanı seç
Furosemid'in bir loop diüretiği olduğunu ve mortalite üzerine etkisi olmadığını belirle.
Diüretikler ödemi çözer ancak hastalığın progresyonunu veya yaşam süresini değiştirmezler.

Anahtar Kavram

Kalp yetersizliği tedavisinde mortaliteyi azaltan temel dörtlü tedavi (ACEİ/ARNI, BB, MRA, SGLT2i) ile semptomatik tedavilerin ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 34Soru →

24 yaşında erkek hasta, birinci derece akrabasında genç yaşta ani kardiyak ölüm öyküsü bulunması üzerine kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan ekokardiyografide asimetrik septal hipertrofi saptanarak hipertrofik kardiyomiyopati (HKM) tanısı konuluyor. Bu hastada ani kardiyak ölümü önlemek amacıyla primer koruma amaçlı ICD (İmplante Edilebilir Kardiyoverter Defibrilatör) tedavisi kararı verilirken göz önünde bulundurulan en güçlü risk faktörlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksimal sol ventrikül duvar kalınlığının 3030 mm veya üzerinde olması

Cevap

Maksimal sol ventrikül duvar kalınlığının 30 mm veya üzerinde olması
Hipertrofik kardiyomiyopatili hastalarda ani kardiyak ölüm riskini belirlemede kullanılan majör kriterlerden biri maksimal sol ventrikül duvar kalınlığının 3030 mm veya üzerinde olmasıdır. Bu durum, diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak yüksek risk göstergesi kabul edilir ve primer koruma amaçlı ICD endikasyonu için en güçlü gerekçelerden birini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve risk faktörlerini değerlendir
Genç yaşta aile öyküsü olan bir HKM hastasında ani kardiyak ölüm (AKÖ) risk stratifikasyonu gereklidir.
HKM, genç erişkinlerde ani ölümün en sık nedenlerinden biridir.
2
HKM'de AKÖ için majör risk faktörlerini hatırla
Masif LV hipertrofisi (≥30 mm), ailede AKÖ öyküsü, açıklanamayan senkop, Holter'de non-sustained VT ve anormal egzersiz kan basıncı yanıtı.
Bu kriterler primer koruma amaçlı ICD endikasyonlarını belirler.
3
Seçenekler arasında en güçlü prediktörü belirle
30 mm ve üzeri duvar kalınlığı masif hipertrofi olarak tanımlanır ve en güçlü risk göstergelerinden biridir.
Artmış miyokard kütlesi aritmonejenik odak oluşumunu tetikler.

Anahtar Kavram

Hipertrofik kardiyomiyopatide ani ölüm risk faktörleri ve ICD endikasyonları

İpuçları

1
HKM'de ani ölüm riskini belirleyen yapısal, elektriksel ve klinik parametreleri düşünün.

Daha Fazla Pratik

HKM'de obstrüksiyonu olan hastalarda hangi ilaç gruplarının (örn. nitratlar, diüretikler) kontrendike olduğunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru →

3131 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır eforla artan nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede sol sternal kenar alt uçta 3/63/6 şiddetinde kaba bir sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Bu üfürümün ayağa kalkmakla ve Valsalva manevrasıyla şiddetlendiği, çömelmekle ise azaldığı saptanıyor. Ekokardiyografide asimetrik septal hipertrofi (22 mm22\text{ mm}) ve mitral kapak ön yaprakçığında sistolik anterior hareket (SAM) izleniyor.

Bu hastada semptomların kontrolü amacıyla aşağıdaki ilaçlardan hangisinin kullanılması kontrendikedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Digoksin

Cevap

Digoksin, kontraktiliteti artırarak sol ventrikül çıkış yolu gradiyentini kötüleştirdiği için bu hastada kontrendikedir.
Pozitif inotropik etkisi olan ilaçlar (örneğin digoksin), sol ventrikülün kasılma gücünü artırarak mitral kapağın septuma daha fazla yaklaşmasına (SAM mekanizması) ve sol ventrikül çıkış yolu (LVOT) gradiyentinin artmasına neden olur. Bu durum, obstrüksiyonu derinleştirerek semptomları kötüleştirdiği için kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve fizik muayene bulgularını analiz et.
Valsalva ve ayağa kalkmakla artan (preload azaldığında artan) üfürüm, Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) tanısını düşündürür.
HOKM'de üfürüm, sol ventrikül hacmi azaldığında dinamik obstrüksiyonun artması nedeniyle şiddetlenir.
2
Ekokardiyografi bulgularını doğrula.
Asimetrik septal hipertrofi ve sistolik anterior hareket (SAM), HOKM tanısını kesinleştirir.
SAM, mitral kapağın septumla temas ederek çıkış yolunu daraltması mekanizmasıdır.
3
İlaçların patofizyoloji üzerindeki etkilerini değerlendir.
Pozitif inotroplar obstrüksiyonu artırırken; negatif inotroplar ve doluşu artıran ajanlar (beta-blokerler) obstrüksiyonu azaltır.
Sol ventrikülün daha güçlü kasılması, çıkış yolunun daha fazla daralmasına yol açar.

Anahtar Kavram

Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati'de dinamik sol ventrikül çıkış yolu obstrüksiyonu (LVOT) yönetimi.

Daha Fazla Pratik

HOKM'de ani kardiyak ölüm risk faktörlerini ve ICD endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru →

3838 yaşında erkek hasta, bilinen hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati (HOKM)(\text{HOKM}) tanısıyla acil servise başvuruyor. Hasta son birkaç saattir başlayan şiddetli çarpıntı ve giderek artan nefes darlığı tarifliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/65 mmHg95/65\text{ mmHg}, nabız 142/dakika142/dakika ve düzensiz saptanıyor. Dinlemekle sol alt sternal kenarda 3/63/6 şiddetinde kaba sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. EKG'de hızlı ventrikül yanıtlı atriyal fibrilasyon (AF)(\text{AF}) saptanıyor. Bu hastada hemodinamik stabilizasyonu sağlamak ve obstrüksiyonu azaltmak için en uygun ilk farmakolojik müdahale aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz Metoprolol

Cevap

İntravenöz Metoprolol uygulanması, diyastolik doluş süresini artırarak ve negatif inotropik etkisiyle sistolik anterior hareketi (SAM)(\text{SAM}) azaltarak obstrüksiyonu gerileten en uygun yaklaşımdır.
Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati (HOKM)(\text{HOKM}) hastalarında gelişen hızlı ventrikül yanıtlı atriyal fibrilasyon, diyastol süresini kısaltarak ve ventrikül doluşunu azaltarak sol ventrikül çıkış yolu (LVOT)(\text{LVOT}) obstrüksiyonunu şiddetlendirir. İntravenöz Metoprolol gibi Beta blokerler, negatif kronotropik etkileri ile diyastolik doluşu artırırken, negatif inotropik etkileri ile sistolik anterior hareketi (SAM)(\text{SAM}) azaltarak dinamik obstrüksiyonu geriletir ve hemodinamik stabilizasyon sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik durumun ve ritmin değerlendirilmesi.
Hızlı ventrikül yanıtlı atriyal fibrilasyon ve sınırda hipotansiyon saptanmıştır.
HOKM hastalarında taşikardi, ventrikül doluş süresini kısaltarak ve kontraktiliteyi artırarak obstrüksiyonu kötüleştirir.
2
Uygun farmakolojik ajanın hedeflenmesi.
Negatif inotropik ve negatif kronotropik etkili bir ajan seçilmelidir.
Obstrüksiyonun temelinde yatan sistolik anterior hareketi (SAM)(\text{SAM}) azaltmak ve doluşu artırmak için Beta blokerler (metoprolol)(\text{metoprolol}) ilk tercihtir.
3
Kontrendike olan tedavilerin dışlanması.
Pozitif inotroplar, diüretikler ve vazodilatörlerden kaçınılmıştır.
Bu ajanlar sol ventrikül hacmini azaltarak veya kontraktiliteyi artırarak obstrüksiyonu ve gradiyenti şiddetlendirir.

Anahtar Kavram

HOKM'de sistolik anterior hareket (SAM)(\text{SAM}) ve obstrüksiyonu artıran durumlar (tazikardi, artmıs¸ kontraktilite, azalmıs¸ o¨n yu¨k/art yu¨k)(\text{tazikardi, artmış kontraktilite, azalmış ön yük/art yük}) ile tedavi ilkeleri.

Alternatif Yöntem

Hemodinamik olarak anstabil (şok tablosu) olan hastalarda farmakolojik tedavi yerine acil senkronize elektriksel kardiyoversiyon düşünülmelidir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 37Soru →

2626 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında değerlendiriliyor. Hastanın özgeçmişinde özellik saptanmıyor ancak kardeşinin 2020 yaşında futbol maçında aniden öldüğü öğreniliyor. Fizik muayenede sol sternal kenarda Valsalva manevrası ile şiddeti artan 3/63/6 derecelik sistolik ejeksiyon üfürümü duyuluyor. Ekokardiyografide asimetrik septal hipertrofi (septum kalınlığı: 2626 mm) ve sol ventrikül çıkış yolunda dinlenimde 4040 mmHg gradiyent saptanıyor. 2424 saatlik Holter monitörizasyonunda 3−43-4 vuruluk non-sustained ventriküler taşikardi (NSVT) atakları izleniyor.

Bu hastada ani kardiyak ölümü (AKÖ) önlemek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) yerleştirilmesi

Cevap

İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) yerleştirilmesi en uygun yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan ICD seçeneği, hastanın sahip olduğu yüksek ani ölüm riski (aile öyküsü ve Holter'de NSVT) nedeniyle en uygun tedavi yaklaşımıdır. Hipertrofik kardiyomiyopatide mortaliteyi ve ani ölümü azalttığı kanıtlanmış tek yöntem ICD uygulamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularına göre tanı konulması
Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOCM)
Genç hastada ailede ani ölüm öyküsü, Valsalva ile artan ejeksiyon üfürümü ve ekokardiyografide asimetrik septal hipertrofi varlığı bu tanıyı koydurur.
2
Ani kardiyak ölüm (AKÖ) risk faktörlerinin değerlendirilmesi
Yüksek riskli profil (Aile öyküsü + NSVT)
Hastada saptanan birinci derece akrabada erken yaşta ani ölüm ve Holter'deki NSVT atakları, AKÖ için majör risk faktörleridir.
3
Yüksek riskli hastada tedavi planının belirlenmesi
ICD (İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör) endikasyonu
Kılavuzlara göre, yüksek risk faktörlerinden bir veya daha fazlasına sahip HKM hastalarında AKÖ'den korunmak için ICD altın standarttır.

Anahtar Kavram

Hipertrofik kardiyomiyopatide ani ölümü önlemede ICD endikasyonları.

Daha Fazla Pratik

HKM'de ani ölüm risk faktörlerini (septum > 30 mm, açıklanamayan senkop, NSVT, aile öyküsü) bir liste olarak tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru →

42 yaşındaki kadın hasta, son 3 aydır giderek artan nefes darlığı ve aralıklı çarpıntı şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde 8 ay önce geçirilmiş bir üveit atağı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede kalp tepe atımı 44/dk ve ritmik, kan basıncı 105/70 mmHg olarak ölçülüyor. Dinlemekle S1 şiddetinde değişkenlik saptanmıyor, ek ses veya üfürüm duyulmuyor. Çekilen EKG'de tam (3. derece) AV blok ve sağ dal bloğu izleniyor. Ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %40, bazal septumda incelme ve anevrizmatik genişleme saptanıyor; ancak koroner anjiyografide epikardiyal koroner arterler normal bulunuyor.

Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kardiyak Sarkoidoz

Cevap

Kardiyak Sarkoidoz
Bu hastadaki klinik tablo Kardiyak Sarkoidoz için oldukça tipiktir. Tanıyı destekleyen üç ana ayak vardır: 1) İletim Sistemi Tutulumu: Genç bir hastada açıklanamayan yüksek dereceli AV blok sarkoidozun en sık görülen kardiyak belirtilerinden biridir. 2) Sistemik Öykü: Hastadaki üveit öyküsü, altta yatan granülomatöz bir hastalığı (Sarkoidoz) düşündürür. 3) Ekokardiyografik Bulgular: İskemik hastalık dışlandığında, 'bazal septumda incelme' veya anevrizma oluşumu kardiyak sarkoidoz için çok karakteristik bir bulgudur (buna 'Posterior Septal thinning' de denir).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve sistemik bulguları analiz et.
Genç-orta yaş kadın hasta, iletim kusuru (Tam AV blok) ve kalp yetersizliği semptomları var. Eşlik eden 'üveit' öyküsü sistemik bir hastalığı işaret ediyor.
Sistemik tutulum ipuçları, kardiyomiyopati etyolojisini belirlemede kritiktir.
2
Kardiyak görüntüleme ve dışlama kriterlerini değerlendir.
Koroner arterler normal (iskemik değil). Ekokardiyografide 'bazal septumda incelme' spesifik bir bulgudur.
Bazal septal incelme ve anormallikler kardiyak sarkoidoz için karakteristik ekokardiyografik bulgulardır.
3
Tanıları karşılaştır.
Genç hastada açıklanamayan AV blok + Sistemik öykü (Üveit/Akciğer tutulumu) + Bazal septal tutulum triadı Kardiyak Sarkoidoz tanısını koydurur.
Diğer infiltratif hastalıklar (örn. Amiloidoz) genellikle duvar kalınlaşması ile gider, incelme ile gitmez.

Anahtar Kavram

Kardiyak Sarkoidozun Klinik Triadı: İletim Bloğu + Ventriküler Aritmi/KY + Sistemik Bulgular

İpuçları

1
Hastanın kalp dışı bir sistemik bulgusu (göz) var mı? Bu bulgu sizi hangi sistemik hastalığa yönlendiriyor?
2
Koroner arterler normalken 'bölgesel duvar hareket bozukluğu' ve 'septal incelme' görülmesi, yama tarzı tutulum yapan granülomatöz bir hastalığı düşündürmelidir.

Daha Fazla Pratik

Kardiyak MR'da Geç Gadolinyum Tutulumu (LGE) paternlerinin ayırıcı tanısını inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru →

4545 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan ekokardiyografik incelemede kalp boşluklarının tamamında genişleme ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun (EFEF) %25\%25 olduğu saptanıyor. Bu klinik bulgular doğrultusunda hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dilate kardiyomiyopati

Cevap

Dört kalp boşluğunda dilatasyon ve ciddi sistolik disfonksiyon (EF<%40EF < \%40) ile karakterize olan klinik tablo dilate kardiyomiyopatidir.
Ekokardiyografide izlenen tüm kalp boşluklarının genişlemiş olması ve ejeksiyon fraksiyonunun ileri derecede düşük olması (%25\%25), dilate kardiyomiyopatinin klasik tanımlayıcı özellikleridir. Bu hastalık grubunda miyokardiyal liflerdeki gerilme ve incelme sonucu pompa fonksiyonu bozulur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların değerlendirilmesi
Nefes darlığı ve yorgunluk, kalp yetersizliği bulgularıdır.
Hastanın başvuru şikayetleri kalp debisinin azaldığını düşündürür.
2
Ekokardiyografik verilerin analizi
Tüm kalp boşluklarında genişleme (dilatasyon) ve %25\%25 ejeksiyon fraksiyonu (belirgin sistolik disfonksiyon) saptanmıştır.
Kardiyomiyopatilerin ayırıcı tanısında morfolojik yapı ve sistolik fonksiyonlar belirleyicidir.
3
Tanısal eşleştirme
Dilatasyon + Sistolik Disfonksiyon = Dilate Kardiyomiyopati.
Dilate kardiyomiyopati, kardiyomiyopatiler arasında en sık görülen ve bu bulgularla karakterize olan formdur.

Anahtar Kavram

Dilate kardiyomiyopati (DKM), ventriküler dilatasyon ve bozulmuş miyokardiyal kontraktilite (sistolik disfonksiyon) ile tanımlanan primer bir kalp kası hastalığıdır.

Daha Fazla Pratik

Dilate kardiyomiyopati hastalarında mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış ilaç gruplarını (ACE inhibitörleri, Beta blokerler, MRA) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 40Soru →

2929 yaşında primipar gebe, doğumdan 44 hafta sonra ilerleyici nefes darlığı, ortopne ve paroksizmal noktürnal dispne şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral akciğer bazallerinde raller ve pretibial (++)(++) ödem saptanıyor. Transtorasik ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEF) %30\%30 ve sol ventrikül end-diyastolik çapı 58 mm58\text{ mm} ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve yönetim süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Patogenezinde vaskülotoksik 16-kDa16\text{-kDa} prolaktin fragmanı rol oynar; standart tedaviye bromokriptin eklenmesi iyileşmeyi hızlandırabilir.

Cevap

Hastalığın patogenezinde prolaktin derivesi olan vaskülotoksik 16-kDa fragmanı rol oynamakta ve bromokriptin tedavisi iyileşmeye katkı sağlamaktadır.
Peripartum kardiyomiyopati patogenezinde artmış oksidatif stres ve prolaktinin bölünmesiyle oluşan 16-kDa16\text{-kDa} prolaktin fragmanının endotel hasarı ve kardiyomiyosit apoptozuna yol açtığı kanıtlanmıştır. Bromokriptin bir dopamin agonisti olarak prolaktin salınımını durdurur ve bu toksik fragmanın oluşumunu engelleyerek miyokardial iyileşmeye katkıda bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri değerlendir
Doğum sonrası 1. ayda gelişen kalp yetersizliği bulguları ve ekokardiyografide saptanan LVEF<%45LVEF < \%45 değerleri Peripartum Kardiyomiyopati (PPCM) tanısını düşündürür.
PPCM, gebeliğin son ayı ile doğum sonrası ilk 5 ay arasında başka bir neden olmaksızın gelişen sol ventrikül sistolik disfonksiyonudur.
2
Patofizyolojik mekanizmayı sorgula
Oksidatif stres artışına bağlı olarak prolaktinin katepsin-D ile yıkılması sonucu ortaya çıkan 16-kDa16\text{-kDa} fragmanı vaskülotoksik ve pro-apoptotik etki gösterir.
Hastalığın moleküler temelini anlamak, spesifik tedavi yaklaşımlarını (bromokriptin) belirlemek için gereklidir.
3
Tedavi ve prognozu analiz et
Standart kalp yetersizliği tedavisine ek olarak prolaktin salınımını baskılayan bromokriptin kullanımı LVEF iyileşmesini artırır.
Moleküler mekanizmaya yönelik hedefe yönelik tedavi, PPCM'de klasik Dilate Kardiyomiyopatiden farklı bir yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Peripartum Kardiyomiyopatide Prolaktin Hipotezi ve Bromokriptin Tedavisi

Daha Fazla Pratik

Peripartum kardiyomiyopatide antikoagülasyon endikasyonlarını ve Bromokriptin kullanılan hastalarda tromboemboli riskini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki