Perikard Hastalıkları

54 soru

Soru 1Soru

34 yaşında erkek hasta, ani başlayan nefes darlığı ve fenalık hissi ile acil servise başvuruyor. Yaklaşık 1010 gün önce üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü olan hastanın fizik muayenesinde; kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 120120/dakika ve juguler venöz dolgunluk saptanıyor. Dinlemekle kalp seslerinin derinden geldiği ve inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1515 mmHg'lık bir düşüş olduğu belirleniyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Perikard tamponadı

Cevap

Perikard tamponadı
Doğru seçenek olan perikard tamponadı, hastadaki Beck triadı (hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk, derinden gelen kalp sesleri) ve pulsus paradoksus (>10> 10 mmHg düşüş) bulgularını tam olarak açıklar. Hastanın 1010 gün önceki viral enfeksiyon öyküsü, akut perikardit sonrası gelişen hızlı sıvı birikimini ve tamponad tablosunu destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezi
Hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk ve derinden gelen kalp sesleri (Beck Triadı) saptandı.
Bu üçlü bulgu, perikard boşluğunda basınç artışına bağlı kardiyak dolumun engellendiğini gösterir.
2
Pulsus paradoksus değerlendirmesi
İnspiryumda sistolik kan basıncında 1515 mmHg düşüş (> 1010 mmHg) belirlendi.
Tamponadda sağ ventrikülün inspiryumda artan dolumu, ortak perikardiyal alan kısıtlılığı nedeniyle interventriküler septumu sola iter ve sol ventrikül atım hacmini düşürür.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Viral prodrom öyküsü ile akut efüzyonel perikardit sonrası tamponad gelişimi doğrulandı.
Viral enfeksiyonlar perikardit ve buna bağlı perikardiyal efüzyonun en sık nedenlerindendir.

Anahtar Kavram

Perikard Tamponadı ve Beck Triadı

Daha Fazla Pratik

Perikard tamponadı tanısı kesinleşen bu hastada bir sonraki acil basamak tedaviyi (perikardiyosentez) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

4848 yaşında kadın hasta, son 33 gündür giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve çarpıntı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde meme kanseri nedeniyle radyoterapi öyküsü mevcut. Fizik muayenede kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 118/dakika118/dakika ve pulsus paradoksus saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğu olan hastada, inspiryum sırasında juguler venöz basınçta düşme gözleniyor (Kussmaul belirtisi negatif). Kardiyak oskültasyonda seslerin derinden geldiği duyuluyor. Juguler venöz nabız traseleri incelendiğinde belirgin bir "xx" inişi izlenirken, "yy" inişinin saptanamadığı (silikleştiği) dikkati çekiyor. Bu klinik tablo için en uygun yönetim adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil perikardiyosentez uygulanması

Cevap

Hipotansiyon, pulsus paradoksus ve juguler venöz traselerde 'y' inişinin silikleşmesi ile karakterize olan kardiyak tamponad tablosunda en uygun adım acil perikardiyosentezdir.
Hastada saptanan hipotansiyon, pulsus paradoksus ve derinden gelen kalp sesleri kardiyak tamponadı düşündürür. Juguler venöz traselerdeki silik 'y' inişi, ventriküler doluşun diyastolün başında bile ciddi şekilde kısıtlandığını göstererek tamponad tanısını kesinleştirir. Bu tablo acil dekompresyon gerektirdiğinden en uygun yaklaşım perikardiyosentezdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hipotansiyon, taşikardi, derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı) ve pulsus paradoksus tespiti.
Hastanın hemodinamik olarak anstabil olduğunu ve perikardiyal bir patolojinin (sıvı birikimi) ventriküler doluşu engellediğini anlamak için.
2
Hemodinamik traselerin (JVP) değerlendirilmesi
Belirgin 'x' inişi ve silik/yok 'y' inişi.
Kardiyak tamponadda intraperikardiyal basınç diyastol boyunca yüksek kaldığından, erken diyastolik doluşu temsil eden 'y' inişi silikleşir. Bu bulgu tamponadı konstriktif perikarditten (derin 'y') ayırır.
3
Tedavi kararı
Acil perikardiyosentez.
Tamponad hayatı tehdit eden bir tıbbi acildir ve perikardiyal mesafedeki basıncın acilen düşürülmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Kardiyak tamponadda JVP traselerinde 'y' inişinin silikleşmesi ve pulsus paradoksus en karakteristik bulgulardır; konstriktif perikarditte ise 'y' inişi derinleşir (Friedreich belirtisi) ve Kussmaul belirtisi pozitiftir.
Soru 3Soru

3232 yaşında erkek hasta, bir hafta önce geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında başlayan, derin nefes almakla ve sırtüstü yatmakla şiddetlenen, öne eğilmekle hafifleyen göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede kardiak odaklar üzerinde ekspiryumda daha belirgin duyulan, gıcırtı sesine benzer bir frotman saptanıyor. Çekilen EKG'de aVRaVR ve V1V1 dışındaki tüm derivasyonlarda yaygın konkav ST segment yükselmesi ve belirgin PR segment depresyonu izleniyor. Bu hasta için en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İbuprofen ve kolşisin

Cevap

İlk basamak tedavi yaklaşımı ibuprofen ve kolşisin kombinasyonudur.
Hastada saptanan öne eğilmekle hafifleyen göğüs ağrısı, perikardiyal frotman ve EKG'deki yaygın ST segment yükselmesi ile PR segment depresyonu akut perikardit için tanısal kriterlerdir. Güncel kılavuzlara göre akut perikardit tedavisinde ilk seçenek, semptomların kontrolü için NSAİİ (ibuprofen, aspirin gibi) ve nüksleri önlemek amacıyla kolşisin kombinasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Pozisyonel ağrı (öne eğilince azalan) ve frotman varlığı perikarditi düşündürür.
Perikard yapraklarının inflamasyonu sürtünme sesine ve karakteristik ağrıya neden olur.
2
EKG bulgularının analizi
Yaygın ST elevasyonu ve PR depresyonu saptandı.
PR depresyonu, akut perikardit için en spesifik (patognomonik sayılan) EKG bulgusudur.
3
Tedavi planının oluşturulması
NSAİİ + Kolşisin tedavisi başlanmalıdır.
Kılavuzlara göre bu kombinasyon akut perikardit tedavisinde altın standarttır.

Anahtar Kavram

Akut perikardit tanısında klinik (pozisyonel ağrı, frotman) ve EKG (yaygın ST elevasyonu, PR depresyonu) birlikteliği tipiktir ve tedavide NSAİİ + Kolşisin kullanılır.

Daha Fazla Pratik

Perikardit tanısı alan bir hastada EKG'de elektriksel alternans ve düşük voltaj görülmesi durumunda kardiak tamponad gelişimi açısından ekokardiyografi ile değerlendirme yapılması gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

Özgeçmişinde geçirilmiş tüberküloz öyküsü bulunan 54 yaşında erkek hasta, son altı aydır ilerleyici nefes darlığı, karında şişlik ve bacaklarda ödem şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 105/75 mmHg, nabız 92/dk ritmik olarak ölçülüyor. Juguler venöz dolgunluk saptanıyor ve derin inspiryum sırasında boyun venlerinde genişleme (Kussmaul belirtisi) gözleniyor. Ekokardiyografide perikardiyal kalınlaşma ve ventriküler septumda inspiryumla sol ventriküle doğru kayma (septal bounce) izleniyor. Bu hastada kesin tanı ve ayırıcı tanı için yapılan kardiyak kateterizasyon işleminde aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnspiryum sırasında sol ventrikül sistolik basıncı düşerken sağ ventrikül sistolik basıncının artması (diskordan değişim)

Cevap

İnspiryum sırasında sol ventrikül sistolik basıncı düşerken sağ ventrikül sistolik basıncının artması (diskordan değişim)
Hastadaki bulgular (TB öyküsü, Kussmaul belirtisi, septal bounce) Konstriktif Perikardit ile uyumludur. Konstriktif perikarditin kateterizasyondaki en ayırt edici özelliği, solunumla ventrikül basınçlarında görülen 'diskordan' (ters yönlü) değişimdir (Ventriküler İnterdependans). İnspiryumda sağ ventrikül doluşu artarken septum sola itilir ve sol ventrikül doluşu/basıncı azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Tüberküloz öyküsü, sağ kalp yetersizliği bulguları (ödem, asit, JVD), Kussmaul belirtisi ve 'septal bounce' bulguları Konstriktif Perikardit tanısını işaret etmektedir.
Bu bulgular, kalbin diyastolik doluşunun kalınlaşmış perikard nedeniyle kısıtlandığını gösterir.
2
Ayırıcı tanıyı değerlendir
Konstriktif Perikardit ile en çok karışan durumlar Restriktif Kardiyomiyopati ve Kardiyak Tamponaddır.
Her üç durumda da sağ kalp yetmezliği bulguları görülebilir, ancak hemodinamik mekanizmaları farklıdır.
3
Hemodinamik kriterleri uygula
Konstriktif perikarditte solunumla intratorasik basınç değişimleri kalbe iletilmez ancak ventriküller arası etkileşim artar. Bu durum inspiryumda sağ ventrikül doluşu artarken sol ventrikül doluşunun azalmasına (diskordan değişim) yol açar.
Restriktif kardiyomiyopatide ise değişimler paraleldir (konkordan). Tamponadda ise y inişi siliktir.

Anahtar Kavram

Konstriktif Perikardit Hemodinamiği ve Ayırıcı Tanısı

İpuçları

1
Hastada sağ kalp yetmezliği bulguları ve 'Kussmaul belirtisi' var; bu durum kalbin doluşunun kısıtlandığını (konstriksiyon) gösterir.
2
Konstriktif perikarditi Restriktif Kardiyomiyopatiden ayıran en önemli mekanizma, kalınlaşmış perikardın ventrikülleri bir bütün olarak sarması ve solunumla septumun hareket etmesidir.
3
İnspiryumda sağ kalp doluşu artarken, kısıtlı alanda septum sola itilir ve sol kalp doluşu azalır. Bu durum basınçlarda ters yönlü (diskordan) bir ilişki yaratır.

Daha Fazla Pratik

Restriktif Kardiyomiyopati ayırıcı tanısında kullanılan BNP düzeyi ve kardiyak MR bulgularını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

3232 yaşında kadın hasta, yaklaşık 11 hafta önce geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ani başlayan, nefes almakla ve sırtüstü yatmakla artan, öne eğilmekle hafifleyen şiddetli göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde mezokardiyak odakta solunum fazından bağımsız, gıcırtı sesine benzer bir sürtünme sesi (frotman) duyuluyor. Çekilen EKG'de V2V_2-V6V_6, II, IIII, IIIIII ve aVFaVF derivasyonlarında yaygın, yukarı bakan konkav ST segment elevasyonu ve IIII derivasyonunda belirgin PR segment depresyonu saptanıyor. Bu hastanın yönetimi için en uygun ilk basamak yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aspirin ve kolşisin başlanması

Cevap

Akut perikardit tanısı konulan bu hastada en uygun yaklaşım aspirin ve kolşisin kombinasyonu tedavisine başlanmasıdır.
Hastanın öyküsü (pozisyonel ağrı), fizik muayenesi (frotman) ve EKG'si (yaygın konkav ST elevasyonu ve PR depresyonu) akut perikardit ile tam uyumludur. Akut perikardit yönetiminde ilk basamak tedavi rekürrensi azaltmak için aspirin veya NSAİİ ile kolşisin kombinasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü değerlendir.
Plevritik (nefesle artan) ve pozisyonel (öne eğilmekle azalan) göğüs ağrısı akut perikarditi düşündürür.
Perikardın inflamasyonu, perikard yapraklarının birbirine sürtünmesi sonucu pozisyonla değişen ağrıya yol açar.
2
Fizik muayene bulgularını yorumla.
Duyulan frotman (sürtünme sesi) akut perikardit için patognomoniktir.
İnflame perikard yüzeylerinin hareketi karakteristik gıcırtı sesini oluşturur.
3
EKG bulgularını analiz et.
Yaygın konkav ST elevasyonu ve PR segment depresyonu akut perikarditin evre 1 bulgusudur.
ST elevasyonunun konkav olması ve PR depresyonu varlığı, miyokard enfarktüsünden (konveks ST ve resiprokal çökme) ayrımda en önemli kriterlerdir.
4
En uygun tedaviyi belirle.
NSAİİ (veya Aspirin) + Kolşisin tedavisi başlanmalıdır.
NSAİİ inflamasyonu baskılarken, kolşisin eklenmesi nüks oranlarını %50'ye varan oranda azaltır.

Anahtar Kavram

Akut perikardit tanısında klinik (pozisyonel ağrı), fizik muayene (frotman) ve EKG (yaygın konkav ST elevasyonu, PR depresyonu) üçlüsü esastır; ilk basamak tedavi NSAİİ + Kolşisindir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Bronş karsinomu nedeniyle takip edilen 62 yaşında erkek hasta, son günlerde giderek artan nefes darlığı ve halsizlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 112112/dk olarak ölçülüyor. Hastada boyun venlerinde belirgin dolgunluk izleniyor ve oskültasyonda kalp sesleri derinden, hipoaktif olarak duyuluyor. Ayrıca derin inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1818 mmHg düşüş olduğu saptanıyor.

Buna göre, bu hastanın elektrokardiyografisinde (EKG) aşağıdaki bulgulardan hangisinin izlenmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: QRS komplekslerinin genliğinde atımdan atıma değişiklik (Elektriksel Alternans)

Cevap

QRS komplekslerinin genliğinde atımdan atıma değişiklik (Elektriksel Alternans)
Soruda verilen bulgular (hipotansiyon, boyun ven dolgunluğu, derinden gelen kalp sesleri) klasik Beck Triadı'nı oluşturur ve Kardiyak Tamponad'ı işaret eder. Ayrıca inspiryumda sistolik kan basıncının 1010 mmHg'den fazla düşmesi (Pulsus Paradoxus) tamponad için çok güçlü bir kanıttır. Tamponad durumunda perikard yaprakları arasında biriken masif sıvı, kalbin her atımda serbestçe sallanmasına (swinging heart) neden olur. Bu durum EKG'de QRS komplekslerinin aksının ve voltajının atımdan atıma değişmesi (Elektriksel Alternans) şeklinde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hipotansiyon, boyun ven dolgunluğu ve kalp seslerinin derinden gelmesi (Beck Triadı) + Pulsus Paradoxus (>10 mmHg düşüş).
Bu bulgular Kardiyak Tamponad tanısını koydurur.
2
Tanıya özgü EKG bulgusunu belirle
Kardiyak tamponadda, kalbin sıvı dolu perikard boşluğu içinde serbestçe hareket etmesine bağlı olarak QRS genliklerinin bir büyük bir küçük görülmesi (Elektriksel Alternans) tipiktir.
Diğer şıklar (ST elevasyonu, PR depresyonu) daha çok akut perikardit veya MI ile ilişkilidir, tamponadın mekanik etkisini yansıtmaz.

Anahtar Kavram

Kardiyak tamponadın klinik tanısı (Beck triadı + Pulsus paradoxus) ve spesifik EKG bulgusu (Elektriksel Alternans)

İpuçları

1
Hastadaki hipotansiyon, boyun ven dolgunluğu ve sessiz kalp bulguları 'Beck Triadı' olarak bilinir.
2
Bu tablo Kardiyak Tamponad işaretidir. Kalp, perikard içindeki sıvı havuzunda bir sarkaç gibi sallanmaktadır.
3
Kalbin bu 'sallanma' hareketi, EKG'de QRS boyutlarının bir büyük bir küçük görünmesine neden olur.

Daha Fazla Pratik

Pulsus paradoxus mekanizmasının fizyolojik detaylarını ve konstriktif perikardit ile ayrımını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

5858 yaşında, akciğer adenokarsinomu tanısıyla izlenen bir hasta, son 22 gündür giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve göğüste dolgunluk hissi ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dakika ve ritmik saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğu olan hastanın kalp sesleri derinden duyuluyor. Akciğer oskültasyonu her iki hemitoraksta doğal olup, inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1515 mmHg'lik bir düşüş izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kardiyak tamponad

Cevap

Beck triadı ve pulsus paradoksus bulguları ile başvuran, akciğer sesleri doğal olan hastada en olası tanı kardiyak tamponaddır.
Hastada saptanan hipotansiyon, juguler venöz dolgunluk ve derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı), kardiyak tamponadın klasik klinik tablosudur. Ayrıca inspiryumda sistolik kan basıncında 1010 mmHg'den fazla düşüş (pulsus paradoksus), bu tanıyı güçlü şekilde destekler. Akciğer kanseri gibi maligniteler perikardiyal efüzyon ve tamponadın en sık nedenleri arasındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Hipotansiyon (85/5585/55 mmHg), JVD ve derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı) saptandı.
Bu üçlü bulgu perikardiyal efüzyonun hemodinamik olarak anlamlı olduğunu (tamponad) gösterir.
2
Pulsus paradoksus değerini yorumlama
1515 mmHg'lik düşüş (normali <10<10 mmHg) saptandı.
Tamponadda sağ ventrikülün inspiryumda genişlemesi interventriküler septumu sola iter, bu da sol ventrikül dolumunu ve dolayısıyla sistolik basıncı düşürür.
3
Ayırıcı tanıları dışlama
Normal akciğer sesleri tansiyon pnömotoraksı; elektriksel alternans veya rallerin yokluğu ise MI kaynaklı şoku dışlamada yardımcıdır.
Fizik muayene bulguları arasındaki uyumsuzluklar ayırıcı tanıda kritik rol oynar.

Anahtar Kavram

Kardiyak tamponad tanısı klinik olarak konur; Beck triadı ve pulsus paradoksus en önemli fizik muayene bulgularıdır.

Alternatif Yöntem

Hemodinamik traseleri hatırlamak: Tamponadda intraperikardiyal basınç çok yüksek olduğu için ventrikülün hızlı diyastolik dolumu engellenir, bu da juguler venöz basınç traselerinde 'y' inişinin kaybolmasına veya azalmasına neden olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

4242 yaşında kadın hasta, son 33 aydır giderek artan nefes darlığı, karında şişlik ve bacaklarda ödem şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 1515 yıl önce mediastinal bölgeyi içeren radyoterapi öyküsü mevcuttur. Fizik muayenede boyun venöz dolgunluğunun inspiryumla arttığı (Kussmaul belirtisi) gözleniyor ve oskültasyonda erken diyastolde yüksek frekanslı bir ek ses (perikardiyal vuru) duyuluyor. EKG'de düşük voltaj dışında özellik saptanmıyor. Bu hastada yapılan sağ kalp kateterizasyonunda saptanması en olası hemodinamik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Venöz basınç traselerinde belirgin ve derin "y" inişi

Cevap

Venöz basınç traselerinde belirgin ve derin "y" inişi
Hastadaki radyoterapi öyküsü, Kussmaul belirtisi (inspiryumla JVP artışı) ve perikardiyal vuru sesi (erken diyastolik ses) konstriktif perikardit tanısını koydurur. Konstriktif perikarditte ventriküller erken diyastolde perikardın kısıtlayıcı etkisi başlayana kadar hızla dolar; bu da venöz basınç traselerinde karakteristik, derin ve hızlı bir 'y' inişine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Radyoterapi öyküsü, Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru (knock).
Bu bulgular klasik olarak konstriktif perikardite işaret eder.
2
Hemodinamik mekanizmayı analiz et
Erken diyastolde ventriküler doluşun hızlanması ve ardından perikardın rijitliği nedeniyle aniden durması.
Bu mekanizma venöz traselerde "dip ve plato" (karekök işareti) ve belirgin "y" inişini açıklar.
3
Ayırıcı tanı yap
Kardiyak tamponadda "y" inişi silinirken, konstriksiyonda belirginleşir.
Tamponadda doluş tüm diyastol boyunca kısıtlıdır, konstriksiyonda ise sadece orta ve geç diyastolde kısıtlıdır.

Anahtar Kavram

Konstriktif Perikardit Hemodinamiği
Soru 9Soru

6060 yaşında erkek hasta, 55 yıl önce akciğer kanseri nedeniyle mediastinal radyoterapi görmüş olup son 66 aydır giderek artan nefes darlığı, karında şişkinlik ve bacaklarda ödem şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/75110/75 mmHg, nabız 9595/dakika ritmik saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğu olan hastada, inspiryum sırasında bu dolgunluğun azalmadığı, aksine hafif arttığı gözleniyor. Kalp oskültasyonunda S2'den hemen sonra duyulan yüksek frekanslı ek bir ses (perikardiyal vuru) saptanıyor. Bu hastada öncelikle düşünülen tanı için aşağıdakilerden hangisi en karakteristik hemodinamik bulgudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ atriyal basınç trasesinde hızlı ve derin 'y' inişi (Friedreich belirtisi)

Cevap

Sağ atriyal basınç trasesinde hızlı ve derin 'y' inişinin (Friedreich belirtisi) saptanması
Hastadaki radyoterapi öyküsü, Kussmaul bulgusu ve perikardiyal vuru, rijitleşmiş bir perikardın ventrikül doluşunu engellediği konstriktif perikarditi tanımlar. Bu tabloda, erken diyastolde ventrikül doluşu çok hızlı başladığı için sağ atriyal basınç trasesinde belirgin ve derin bir 'y' inişi (Friedreich belirtisi) gözlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Radyoterapi öyküsü, sağ kalp yetmezliği bulguları (asit, ödem), Kussmaul bulgusu (inspiryumda JVD artışı) ve perikardiyal vuru.
Bu bulgular bir bütün olarak 'Konstriktif Perikardit' tanısını işaret eder.
2
Konstriksiyon ve tamponad hemodinamiğini karşılaştır
Tamponadda diyastol boyu süren bir bası varken, konstriksiyonda erken diyastolde ventriküller hızla dolar ancak hacim limitine ulaşınca doluş aniden durur.
Hızlı doluş derin 'y' inişine, doluşun aniden durması ise ventriküler trasede 'karekök' (dip-and-plateau) işaretine neden olur.
3
Ayırıcı tanıları dışla
MI, aort diseksiyonu ve pnömotoraks; hastanın fizik muayene ve radyoterapi öyküsüyle uyumlu değildir.
Bu durumlar akut tablolardır ve konstriksiyonun karakteristik sağ kalp kateterizasyon bulgularını göstermezler.

Anahtar Kavram

Konstriktif perikardit ile kardiyak tamponadın ayırıcı tanısında 'y' inişi ve Kussmaul bulgusu

Daha Fazla Pratik

Konstriktif perikardit ile restriktif kardiyomiyopati arasındaki basınç eşitlemesi farkını inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

28 yaşında kadın hasta, yaklaşık 10 hafta önce geçirdiği akut idiyopatik perikardit atağı nedeniyle ibuprofen ve kolşisin tedavisi almıştır. Hasta son iki haftadır giderek artan efor dispnesi ve alt ekstremitelerde ödem şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede kan basıncı 110/70 mmHg, nabız 92/dk, juguler venöz dolgunluk belirgin ve 'Y' inişi derinleşmiş olarak izleniyor. Ekokardiyografide perikard kalınlığı 5 mm ölçülüyor, inspiryumda interventriküler septumun sol ventriküle doğru kaydığı (septal bounce) görülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde C-reaktif protein (CRP) düzeyi 54 mg/L (N<5) olarak saptanıyor. Çekilen kardiyak MR görüntülemesinde perikardda diffüz ödem ve yoğun geç gadolinyum tutulumu izleniyor.

Bu hasta için prognoz ve tedavi yönetimi açısından en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-inflamatuar tedavi rejimi düzenlenerek cerrahi kararı için 2-3 ay beklenmesi

Cevap

Anti-inflamatuar tedavi rejimi düzenlenerek cerrahi kararı için 2-3 ay beklenmesi seçeneği doğrudur.
Bu hastada 'Geçici (Transient) Konstriktif Perikardit' tablosu mevcuttur. Konstriktif perikardit tanısı alan hastalarda, eğer akut inflamasyon belirteçleri (yüksek CRP, sedimantasyon) veya görüntülemede aktif inflamasyon bulguları (Kardiyak MR'da perikardiyal ödem ve geç gadolinyum tutulumu) varsa, bu durum konstriksiyonun fibrozisten ziyade ödem ve inflamasyona bağlı olduğunu düşündürür. Bu hastalarda cerrahi öncesi mutlaka anti-inflamatuar tedavi (NSAİİ/Kolşisin veya Steroid) denenmeli ve cerrahi karar en az 2-3 ay ertelenmelidir. Birçok hastada bu tedavi ile konstriksiyon bulguları tamamen gerileyebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hasta akut perikardit sonrası gelişen konstriktif perikardit (KP) bulguları (kalın perikard, septal bounce, derin Y inişi) sergilemektedir.
Konstriktif perikardit tanısı klinik ve ekokardiyografik bulgularla konulur.
2
Hastalığın alt tipinin ve aktivitesinin belirlenmesi
Yüksek CRP ve Kardiyak MR'da geç gadolinyum tutulumu (LGE), perikardda halen 'aktif inflamasyon' olduğunu gösterir. Bu durum 'Geçici (Transient) Konstriktif Perikardit' lehinedir.
Kronik fibrotik KP ile inflamatuar (geçici) KP ayrımı tedavi kararı için kritiktir.
3
Tedavi stratejisinin seçilmesi
Aktif inflamasyonun olduğu bu dönemde, anti-inflamatuar tedavi (genellikle steroid + kolşisin) ile konstriksiyonun tamamen düzelme şansı vardır (%10-20).
Bu nedenle cerrahi (perikardiyektomi) hemen yapılmaz; medikal tedavi ile 2-3 ay izlenir. Düzelme olmazsa cerrahi planlanır.

Anahtar Kavram

Geçici Konstriktif Perikardit (Transient Constrictive Pericarditis) Yönetimi

İpuçları

1
Hastada konstriktif perikardit bulguları var ancak laboratuvar (CRP) ve MR bulguları sürecin halen 'aktif' ve 'inflamatuar' olduğunu gösteriyor.
2
Konstriksiyon her zaman kalıcı fibrozise bağlı değildir; bazen ödem ve inflamasyona bağlı 'geçici' bir durum olabilir.
3
İnflamasyonun aktif olduğu bu 'geçici' dönemde cerrahi yapmak yerine, inflamasyonu baskılayıp beklemek organ koruyucu bir yaklaşımdır.

Daha Fazla Pratik

Konstriktif perikardit ile Restriktif Kardiyomiyopati ayırıcı tanısında kullanılan ekokardiyografik kriterleri (anulus reversus vb.) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 11Soru

4242 yaşında erkek hasta, son 44 aydır giderek artan nefes darlığı, karın şişliği ve ayak bileklerinde ödem şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde juguler venöz dolgunluk saptanıyor ve inspiryumla juguler venöz basıncın azalmak yerine arttığı gözleniyor (KussmaulKussmaul belirtisi). Kalp oskültasyonunda erken diyastolik dönemde duyulan yüksek frekanslı, kısa ve keskin bir ses (perikardiyalperikardiyal vuru) saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastanın juguler venöz nabız trasesinde görülmesi en olası bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirgin ve derin "y" inişi

Cevap

Konstrüktif perikarditte diyastol başındaki hızlı doluşun ani duraksamasına bağlı olarak juguler venöz nabızda belirgin ve derin bir 'y' inişi görülür.
Hastada saptanan Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru sesi kronik konstrüktif perikarditi işaret eder. Bu hastalıkta ventriküller diyastol başında hızla dolar (derin y inişi), ancak rijit perikardın hacim sınırına ulaşıldığında doluş aniden durur (diyastolde 'dip ve plato' ya da 'karekök' işareti).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Kussmaul belirtisi (inspiryumda JVP artışı) ve perikardiyal vuru (pericardial knock), hastada konstrüktif perikardit olduğunu düşündürür.
Bu bulgular rijit bir perikardın ventrikül doluşunu diyastol başında aniden kısıtlamasının sonucudur.
2
Konstrüktif perikardit ile kardiyak tamponadı hemodinamik olarak ayırt et
Tamponadda 'y' inişi siliktir, konstrüktif perikarditte ise 'y' inişi derin ve diktir (Friedreich belirtisi).
Tamponadda ventrikül doluşu tüm diyastol boyunca kısıtlanırken, konstrüksiyonda doluş diyastol başında hızlı başlar ancak perikardın genişleme sınırı nedeniyle aniden durur.
3
Seçeneklerdeki diğer patolojileri ekarte et
MI, aort diseksiyonu ve pnömotoraks bulguları hastanın konjesyon ve oskültasyon bulgularını açıklamaz.
Ayırıcı tanıda yer alan bu durumlar göğüs ağrısı ve nefes darlığı yapsa da spesifik perikardiyal vuru ve JVP traselerini oluşturmazlar.

Anahtar Kavram

Konstrüktif perikarditte juguler venöz nabız traseleri
Soru 12Soru

3434 yaşında erkek hasta, 33 gündür devam eden, derin nefes almakla ve sırtüstü yatmakla artan, öne eğilmekle hafifleyen şiddetli retrosternal göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde mezokardiyak odakta kaba, sürtünme sesi tarzında bir frotman duyuluyor. Elektrokardiyografisinde (EKG) aVRaVR ve V1V_1 dışındaki tüm derivasyonlarda yaygın konkav STST segment yükselmesi ve DIID_{II} derivasyonunda PRPR segment depresyonu saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve başlanması gereken en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut perikardit; Aspirin ve kolşisin

Cevap

Akut perikardit tanısı konulan bu hastada en uygun başlangıç tedavisi Aspirin (veya NSAİİ) ve kolşisin kombinasyonudur.
Hastada görülen şiddetli retrosternal ağrının öne eğilmekle azalması ve fizik muayenede frotman duyulması akut perikarditin tipik klinik özellikleridir. EKG'de izlenen yaygın konkav ST segment yükselmesi ve özellikle DIID_{II}'deki PR depresyonu tanıyı kesinleştirir. Güncel kılavuzlara göre akut perikardit tedavisinde nüksleri önlemek amacıyla Aspirin veya bir NSAİİ'ye kolşisin eklenmesi en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların değerlendirilmesi
Pozisyonel ve plöritik ağrı (öne eğilmekle rahatlama) perikardiyal inflamasyonu düşündürür.
Ağrının karakteri, perikardit ile miyokard infarktüsünü ayıran en önemli klinik ipuçlarından biridir.
2
Fizik muayene bulgularının analizi
Duyulan 'sürtünme sesi' (perikardiyal frotman) perikardit için patognomonik bir bulgudur.
Visseral ve paryetal perikardın birbirine sürtünmesi bu sesi oluşturur.
3
EKG bulgularının yorumlanması
Yaygın (konkav) ST yükselmesi ve PR depresyonu saptanmıştır.
MI'da ST yükselmesi lokalizedir; perikarditte ise perikardın yaygın tutulumuna bağlı olarak tüm derivasyonlarda (aVR ve V1 hariç) değişiklik izlenir.
4
Tedavi planının oluşturulması
Aspirin/NSAİİ + Kolşisin başlanması kararlaştırılmıştır.
Kolşisin, hem tedaviye yanıtı hızlandırır hem de nüks oranını %50 oranında azaltır.

Anahtar Kavram

Akut perikardit tanısında klinik (pozisyonel ağrı), fizik muayene (frotman) ve EKG (yaygın ST yükselmesi, PR depresyonu) triadı ile ilk basamak tedavide NSAİİ + kolşisin kullanımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

5858 yaşında, akciğer adenokarsinomu nedeniyle mediastinal radyoterapi öyküsü olan erkek hasta; son 22 haftada giderek artan nefes darlığı, halsizlik ve boyun venlerinde dolgunluk şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dk, solunum sayısı 2424/dk saptanıyor. Juguler venöz dolgunluğun inspiryumda belirginleştiği (Kussmaul belirtisi) ve inspiryum sırasında sistolik kan basıncında 1818 mmHg düşüş olduğu (Pulsus paradoksus) izleniyor. Kalp sesleri derinden duyuluyor. Acil yapılan ekokardiyografide masif perikardiyal efüzyon ve sağ ventrikül diyastolik kollapsı saptanması üzerine hastaya perikardiyosentez uygulanıyor. 450450 mL hemorajik mayi boşaltıldıktan sonra intraperikardiyal basınç 1616 mmHg'dan 11 mmHg'ya gerilemesine rağmen, sağ atriyal basınç 1414 mmHg düzeyinde yüksek kalıyor ve trasede belirgin bir yy inişi saptanıyor. Bu klinik tablo ve hemodinamik bulgular ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efüzif-konstriktif perikardit

Cevap

Efüzif-konstriktif perikardit, perikardiyal efüzyonun boşaltılmasına rağmen intrakardiyak basınçların yüksek kalmasıyla karakterize, hem tamponad hem de konstriksiyon özelliklerini barındıran klinik tablodur.
Efüzif-konstriktif perikardit, radyoterapi ve malignite gibi durumlarda sık görülür. Tanı, perikardiyosentez öncesi ve sonrası yapılan hemodinamik ölçümlerle konur. Sıvı boşaltıldıktan sonra intraperikardiyal basıncın normale (020-2 mmHg) inmesine rağmen sağ atriyal basıncın yüksek kalması ve konstriktif bir patern (yy inişinin belirginleşmesi) sergilemesi tanısaldır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Pulsus paradoksus ve kalp seslerinin derinden gelmesi başlangıçta kardiyak tamponadı düşündürür.
Masif efüzyonun varlığı ve diyastolik kollaps tamponad fizyolojisini doğrular.
2
Atypik bulgunun değerlendirilmesi
Kussmaul belirtisi (inspiryumda JVD artışı) saptandı.
Kussmaul belirtisi klasik tamponadda görülmez, perikardın konstriktif özellik taşıdığını işaret eder.
3
Hemodinamik yanıtın yorumlanması
Perikardiyosentez sonrası intraperikardiyal basınç düşmesine rağmen sağ atriyal basınç yüksek kaldı ve belirgin yy inişi (konstriksiyon bulgusu) saptandı.
Sıvı boşaltılsa da viseral perikardın kalbi sıkıştırmaya devam etmesi, efüzif-konstriktif perikardit tanısı için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Efüzif-konstriktif perikarditte, parietal perikarddaki sıvı tamponada neden olurken; viseral perikarddaki kalınlaşma sıvı boşaltıldıktan sonra konstriktif fizyolojinin devam etmesine yol açar.

Daha Fazla Pratik

Efüzif-konstriktif perikardit tanısı konan hastalarda definitif tedavinin viseral perikardiyektomi olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 14Soru

32 yaşında erkek hasta, bir hafta önce geçirdiği üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası ani başlayan, sırtına ve sol omzuna yayılan, öne eğilmekle hafifleyen şiddetli göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenede nabız 105/dk, kan basıncı 120/80120/80 mmHg olarak ölçülüyor ve sternumun sol kenarında oskültasyonla pürüzlü bir sürtünme sesi (frotman) duyuluyor. Bu hastanın elektrokardiyografisinde (EKG) aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en az olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konveks (kubbeleşmiş) ST yükselmesi ve patolojik Q dalgaları

Cevap

Konveks (kubbeleşmiş) ST yükselmesi ve patolojik Q dalgaları
Doğru cevap olan konveks ST yükselmesi ve patolojik Q dalgaları, akut miyokard enfarktüsünün (STEMI) karakteristik özellikleridir. Akut perikarditte inflamasyon miyokardın tamamını etkilemediği için Q dalgaları oluşmaz ve ST segmenti tipik olarak çukurlaşmış (konkav) bir görünüm sergiler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç hasta, viral enfeksiyon öyküsü, plöritik ve pozisyonel ağrı, perikardiyal frotman varlığı.
Bu bulguların kombinasyonu yüksek olasılıkla 'Akut Perikardit' tanısına işaret eder.
2
Akut perikardit EKG bulgularını hatırla
Evre 1: Yaygın (diffüz) konkav ST yükselmesi ve PR depresyonu (aVR hariç).
İnflamasyon epikardiyal yüzeyi etkileyerek yaygın repolarizasyon değişikliklerine neden olur.
3
Ayırıcı tanı (MI vs Perikardit) kriterlerini uygula
Miyokard enfarktüsünde ST yükselmesi konvekstir, lokalize bir alanı (damar trasesini) tutar ve patolojik Q dalgaları gelişir; perikarditte ise ST konkavdır, yaygındır ve Q dalgası görülmez.
Miyokardial hasar ve nekroz (MI) ile sadece perikardiyal inflamasyon arasındaki elektrofizyolojik farkı ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Akut perikardit ve miyokard enfarktüsü arasındaki EKG ayırıcı tanısı.

İpuçları

1
Hastanın ağrısı öne eğilmekle azalıyor; bu tipik bir perikardit bulgusudur.
2
Akut perikardit EKG'sinde 'konkav' ve 'yaygın' değişiklikler beklenirken, MI'da 'lokal' ve 'konveks' değişiklikler görülür.
3
Patolojik Q dalgaları miyokardiyal nekrozun işaretidir; perikardın inflamasyonunda (perikardit) doku ölümü beklenmediğinden Q dalgası görülmez.

Daha Fazla Pratik

Perikarditteki EKG evrelerini (Evre 1: ST yükselmesi, Evre 2: Normale dönme, Evre 3: T inversiyonu, Evre 4: Tam düzelme) sırasıyla çalışınız.

Alternatif Yöntem

Semptomların yayılımı ve doğasına bakarak tanıyı netleştirin. Plöritik ağrı ve sürtünme sesi (frotman) duyulması perikarditi MI'dan klinik olarak ayırır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 15Soru

4545 yaşında erkek hasta, 11 yıl önce geçirilmiş koroner arter bypass greft (KABGKABG) cerrahisi öyküsü ile başvuruyor. Son 33 aydır giderek artan halsizlik, karın şişliği ve ayak bileklerinde ödem şikayetleri mevcut. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabız 88/dk88/dk ritmik saptanıyor. Juguler venöz dolgunluk izlenen hastada, bu dolgunluğun inspiryumla artış gösterdiği (Kussmaul belirtisi) gözleniyor. Kalp oskültasyonunda apeks komşuluğunda S2S_2’den hemen sonra duyulan, kısa ve yüksek frekanslı bir ek ses (perikardiyal vuru/knock) saptanıyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak amacıyla yapılacak hemodinamik değerlendirmede aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Juguler venöz nabız traselerinde derin ve hızlı 'y' inişi

Cevap

Juguler venöz nabız traselerinde derin ve hızlı 'y' inişi saptanması en olası hemodinamik bulgudur.
Vakada tarif edilen Kussmaul belirtisi (inspiryumda juguler dolgunluğun artması) ve perikardiyal vuru (pericardial knock), konstriktif perikarditin tipik bulgularıdır. Konstriktif perikarditte, ventrikül doluşu erken diyastolde çok hızlıdır ancak perikardın rijitliği nedeniyle aniden durur. Bu durum juguler venöz traselerde derin ve hızlı bir 'y' inişine, ventrikül basınç traselerinde ise 'dip-plateau' (karekök) belirtisine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Post-operatif dönem (KABGKABG), sağ kalp yetmezliği bulguları (ödem, asit, juguler dolgunluk).
Hastanın özgeçmişi ve semptomları perikardiyal bir süreci düşündürür.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru (knock) pozitif.
Kussmaul belirtisi ve perikardiyal knock, konstriktif perikardit tanısı için oldukça spesifik bulgulardır.
3
Konstriksiyon ve tamponad ayrımını yap.
Konstriktif perikarditte hızlı ventriküler doluş gerçekleşirken, tamponadda diyastol boyunca doluş kısıtlıdır.
Bu fizyopatolojik fark, hemodinamik dalga formlarına (özellikle y inişine) doğrudan yansır.

Anahtar Kavram

Konstriktif perikardit ile kardiyak tamponadın hemodinamik ayrımı.
Soru 16Soru

45 yaşında erkek hasta, bir hafta önce başlayan göğüs ağrısı ve ateş şikayetleri sonrası "akut perikardit" tanısı almıştır. İbuprofen ve kolşisin tedavisi altındayken şikayetleri kısmen gerileyen hastada, bugün ani başlayan şiddetli nefes darlığı, halsizlik ve soğuk terleme gelişiyor. Fizik muayenede; kan basıncı 80/5080/50 mmHg, nabız 125/dk125/dk, kalp sesleri derinden duyuluyor ve juguler venöz dolgunluk (JVP) izleniyor. İnspiryum sırasında juguler venöz dolgunlukta artış saptanmazken (Kussmaul negatiftir), sistolik kan basıncında 1515 mmHg'lık bir düşüş ölçülüyor.

Aşağıdakilerden hangisi bu hastadaki klinik tabloyu en iyi açıklar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Juguler venöz basınç trasesinde 'x' inişinin korunmuş, 'y' inişinin ise silinmiş olması

Cevap

Kardiyak tamponadda juguler venöz basınç trasesinde 'x' inişi korunurken 'y' inişi silinmiştir.
Kardiyak tamponadda, perikard boşluğundaki sıvı basıncı diyastol boyunca tüm kalp odacıklarını baskılar. Bu durum, diyastol başında ventriküllere hızlı kan doluşunu engeller, bu nedenle JVP trasesindeki 'y' inişi silinir veya kaybolur. Sistolik boşalmayı takiben atriyumun gevşemesini temsil eden 'x' inişi ise genellikle korunur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Akut perikardit tanısıyla izlenen hastada ani gelişen hipotansiyon, taşikardi, JVP artışı ve derinden gelen kalp sesleri (Beck Triadı) kardiyak tamponadı işaret eder.
Hastanın perikardit öyküsü ve gelişen şok tablosu tamponadın en olası nedenidir.
2
Hemodinamik ayrımın yapılması
Pulsus paradoksus (>10>10 mmHg) varlığı tamponadı desteklerken, Kussmaul belirtisinin olmaması tabloyu konstriktif perikarditten uzaklaştırır.
Tamponadda venöz doluş inspiryumda kısmen devam ederken, konstriksiyonda sert perikard nedeniyle inspiryumda JVP artar (Kussmaul).
3
Venöz basınç dalga formunun değerlendirilmesi
Tamponadda 'y' inişi baskılanmıştır; çünkü diyastol başında perikardiyal basınç ventrikül basıncından yüksektir ve doluşu engeller.
Konstriktif perikarditte ise tam tersine derin ve hızlı bir 'y' inişi (Friedreich belirtisi) görülür.

Anahtar Kavram

Kardiyak Tamponad Hemodinamisi
Soru 17Soru

5252 yaşında erkek hasta, 1010 yıl önce geçirilmiş tüberküloz öyküsü mevcut. Son 33 aydır giderek artan nefes darlığı, bacaklarda ödem ve karında şişlik yakınmalarıyla başvuruyor. Fizik muayenede juguler venöz dolgunluk, inspiryumda juguler venöz basınçta artış (KussmaulKussmaul belirtisi) ve oskültasyonda diyastolün hemen başında duyulan yüksek frekanslı bir ses (perikardiyal vuru) saptanıyor. Hastanın sağ atriyal basınç trasesinde "y" inişinin oldukça derin ve hızlı olduğu, ardından basıncın aniden yükselip sabit kaldığı gözleniyor. Buna göre, bu klinik tablo ve hemodinamik bulgularla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basınç trasesindeki derin "y" inişi, erken diyastolde ventriküler doluşun çok hızlı olduğunu; sonrasındaki plato ise rijit perikard nedeniyle doluşun aniden durduğunu gösterir.

Cevap

Konstrüktif perikarditte sağ atriyal basınç trasesindeki derin "y" inişi hızlı erken diyastolik doluşu, ardından gelen plato ise rijit perikard nedeniyle doluşun aniden durmasını yansıtır.
Doğru seçenek, konstrüktif perikarditin temel hemodinamik mekanizmasını açıklar. Perikardın rijit ve kalsifiye olması (genellikle tüberküloz veya radyoterapi sonrası), ventriküllerin diyastolün başında hızlı dolmasına izin verir (derin y inişi), ancak ventrikül hacmi perikardın sınırına ulaştığında doluş aniden durur ve basınç sabitlenerek karekök (dip ve plato) bulgusunu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Tüberküloz öyküsü, Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru bulguları saptandı.
Bu bulgular tipik olarak konstrüktif perikardit tablosunu işaret eder.
2
Hemodinamik trasesinin yorumlanması
Derin "y" inişi ve ardından gelen plato (dip ve plato / karekök işareti) gözlendi.
Konstrüksiyonda rijit perikard, ventriküllerin diyastolün sadece başında hızla genişlemesine izin verir; bu da derin y inişine yol açar.
3
Kardiyak tamponad ile ayırıcı tanı
Tamponadda "y" inişinin silik olduğu hatırlandı.
Tamponadda intraperikardiyal basınç diyastol boyunca yüksektir, bu da hızlı doluşu (y inişini) engeller.

Anahtar Kavram

Konstrüktif perikarditte hemodinamik özellikler ve "dip-plato" bulgusunun fizyopatolojisi.
Soru 18Soru

2626 yaşında erkek hasta, son 22 gündür devam eden, nefes almakla ve sırtüstü yatmakla şiddetlenen, öne eğilmekle hafifleyen batıcı karakterde göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde oskültasyonda frotman (sürtünme sesi) duyuluyor. EKG'de aVRaVR hariç tüm derivasyonlarda konkav (yukarı bakan) STST segment elevasyonu ve PRPR segment depresyonu saptanıyor. Bu hastanın ilk basamak tedavisinde aşağıdakilerden hangisinin kullanılması en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Non-steroid anti-inflamatuar ilaç (NSAİİ) ve Kolşisin

Cevap

Akut perikardit tanısı konulan bu hastada ilk basamak tedavi Non-steroid anti-inflamatuar ilaç (NSAİİ) ve Kolşisin kombinasyonudur.
Hastanın kliniği (öne eğilmekle azalan ağrı, frotman) ve EKG bulguları (yaygın konkav ST elevasyonu, PR depresyonu) akut perikardit ile tam uyumludur. Akut perikardit tedavisinde kontrendikasyon yoksa ilk seçenek NSAİİ (örneğin ibuprofen veya yüksek doz aspirin) ve nüksleri önlemek amacıyla Kolşisin kombinasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Öne eğilmekle azalan ağrı ve frotman varlığı akut perikarditi düşündürür.
Perikardın paryetal ve visseral yapraklarının sürtünmesi frotmana neden olur; pozisyonel ağrı perikardit için karakteristiktir.
2
EKG bulgularını yorumla.
Yaygın konkav ST elevasyonu ve PR depresyonu tanıyı doğrular.
Miyokard enfarktüsünde ST elevasyonu konveks ve lokalizedir; perikarditte ise yaygındır (aVR hariç).
3
Tedavi rejimini belirle.
NSAİİ ve Kolşisin başlanır.
NSAİİ inflamasyonu baskılarken, Kolşisin tedaviye yanıtı artırır ve nüks riskini azaltır.

Anahtar Kavram

Akut perikardit tanısında 'pozisyonel göğüs ağrısı + frotman + yaygın ST elevasyonu/PR depresyonu' üçlemesi tipiktir ve ilk basamak tedavi NSAİİ + Kolşisindir.

Daha Fazla Pratik

Kardiyak tamponad ve konstriktif perikardit arasındaki hemodinamik farkları (örneğin yy inişi karakteri) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 19Soru

6262 yaşında erkek hasta, akciğer adenokarsinomu tanısıyla izlenirken ilerleyici nefes darlığı ve boyun venlerinde dolgunluk şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde arteriyel kan basıncı 95/6095/60 mmHgmmHg, kalp hızı 110/dk110/dk saptanıyor ve inspiryumda sistolik kan basıncında 1818 mmHgmmHg düşüş (pulsus paradoksus) izleniyor. Ekokardiyografide perikardiyal boşlukta yaygın sıvı ve sağ ventrikül diyastolik kollapsı saptanması üzerine hastaya acil perikardiyosentez uygulanıyor. 750750 mlml hemorajik sıvı boşaltıldıktan sonra intraperikardiyal basınç 22 mmHgmmHg'ye düşüyor ve pulsus paradoksus kayboluyor. Ancak sağ atriyum basıncı 1616 mmHgmmHg olarak yüksek seyretmeye devam ediyor. İnvaziv basınç monitörizasyonunda, sıvı boşaltılmadan önce silik olan 'y' inişinin işlem sonrası oldukça derinleştiği ve belirgin bir 'dip-plato' (kök-kare) trasesinin oluştuğu gözleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efüzif-konstriktif perikardit

Cevap

En olası tanı, perikardiyosentez sonrası ortaya çıkan konstriktif bulgular nedeniyle efüzif-konstriktif perikardittir.
Doğru cevap olan efüzif-konstriktif perikardit, hem pariyetal tabakadaki efüzyonun tamponad yapması hem de viseral tabakanın kalınlaşarak konstriksiyon oluşturmasıdır. Perikardiyosentez sonrası tamponadın (pulsus paradoksus ve intraperikardiyal basınç artışı) düzelmesine rağmen, sağ atriyum basıncının yüksek kalması ve traselerde konstriksiyona özgü derin 'y' inişinin ortaya çıkması (unmasking) bu hastalığın klasik tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik başlangıcın değerlendirilmesi
Hipotansiyon, JVD, pulsus paradoksus ve ekokardiyografik bulgular akut perikardiyal tamponadı doğrular.
Tanı sürecinin ilk aşaması mevcut acil tablonun tanımlanmasıdır.
2
Girişim sonrası yanıtın analizi
Perikardiyosentez sonrası intraperikardiyal basınç düşmesine rağmen sağ atriyum basıncının >10>10 mmHgmmHg kalması beklenmedik bir durumdur.
Saf tamponadda sıvı boşaltımı sonrası venöz basınçların normale dönmesi beklenir; dönmemesi altta yatan başka bir patolojiyi (unmasking) düşündürür.
3
İnvaziv basınç traselerinin yorumlanması
Küntleşmiş 'y' inişinin derinleşmesi ve 'dip-plato' (square root) trasesinin oluşması tamponadın yerini konstriksiyonun aldığını gösterir.
Tamponadda diyastol başında ventrikül dolumu engellendiği için 'y' inişi siliktir; konstriksiyonda ise erken diyastolik dolum hızlıdır ve aniden durur, bu da derin 'y' ve plato oluşturur.

Anahtar Kavram

Efüzif-konstriktif perikarditte, perikardiyosentez sonrası intraperikardiyal basınç normale dönse de viseral perikarddaki kalınlaşma nedeniyle konstriktif fizyoloji (belirgin y inişi ve dip-plato) maskelenmiş halden görünür hale gelir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

2828 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 hafta önce geçirdiği viral üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası başlayan, öne eğilmekle hafifleyen ve sırtüstü yatmakla şiddetlenen batıcı karakterde göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde mezokardiyak odakta her iki fazda duyulan sürtünme sesi (frotman) saptanıyor. EKG incelemesinde DII,DIII,aVFD_{II}, D_{III}, aVF ve V2V6V_2-V_6 derivasyonlarında yaygın konkav ST segment yükselmesi ile birlikte DIID_{II} derivasyonunda belirgin PR segment depresyonu izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut perikardit; NSAİİ ve kolşisin tedavisi

Cevap

Akut perikardit tanısı konularak tedaviye NSAİİ ve kolşisin ile başlanmalıdır.
Hastanın klinik tablosu (plöretik ve pozisyonel göğüs ağrısı, frotman) tipik akut perikardit tablosudur. EKG'de görülen yaygın konkav ST segment yükselmesi ve atriyal inflamasyonu yansıtan PR segment depresyonu bu tanıyı kesinleştirir. Güncel kılavuzlar, hem akut atağın tedavisi hem de nükslerin önlenmesi amacıyla NSAİİ (örneğin yüksek doz aspirin veya ibuprofen) ile kolşisin kombinasyonunu ilk basamak tedavi olarak önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Öne eğilmekle hafifleyen ağrı ve perikardiyal frotman akut perikardit tanısını güçlü bir şekilde destekler.
Perikardial frotman, perikard yapraklarının inflamasyon nedeniyle birbirine sürtünmesiyle oluşan patognomonik bir bulgudur.
2
EKG bulgularının analizi
Yaygın konkav ST yükselmesi ve PR depresyonu saptandı.
ST yükselmesinin konkav ve yaygın olması MI'dan; PR depresyonu ise atriyal inflamasyonu göstererek perikardit tanısını doğrular.
3
Tedavi planının oluşturulması
NSAİİ ve Kolşisin kombinasyonu seçildi.
Kolşisin eklenmesi hem semptomları daha hızlı düzeltir hem de nüks oranını yaklaşık %50 azaltır.

Anahtar Kavram

Akut perikarditte EKG'de yaygın konkav ST yükselmesi ve PR depresyonu görülür; tedavide ilk seçenek NSAİİ + Kolşisin'dir.

İpuçları

1
Hastanın ağrısının öne eğilmekle azalması perikardiyal bir patolojiyi düşündürür.
2
EKG'de ST yükselmesinin tüm derivasyonlarda (yaygın) olması ve PR çökmesi, MI'dan çok perikardite özgüdür.
3
Perikardit tedavisinde nüksleri önlemek için mutlaka eklenmesi gereken ilaç kolşisindir.

Daha Fazla Pratik

Perikardit ve MI arasındaki EKG farklarını (konkav vs konveks, resiprok değişiklikler) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Perikard Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin