Paraneoplastik Sendromlar

56 soru

Soru 21Soru

5858 yaşında, 5555 paket-yıl sigara öyküsü olan erkek hasta; son 33 haftada hızla ilerleyen belirgin halsizlik, hiperpigmentasyon ve proksimal kas güçsüzlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 165/105165/105 mmHg saptanıyor; Cushingoid tipik fiziksel bulgular (santral obezite, stria vb.) henüz belirginleşmemiş olarak izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum sodyumu 142142 mEq/L, potasyumu 2.12.1 mEq/L, klorürü 9292 mEq/L, bikarbonatı 3838 mEq/L, plazma ACTHACTH düzeyi 500500 pg/mL (N<60N < 60) ve kan şekeri 245245 mg/dL bulunuyor. Yüksek doz (88 mg) deksametazon baskılama testinde kortizol düzeylerinde anlamlı bir supresyon izlenmiyor. Bu hastada saptanan klinik ve metabolik tablodan sorumlu olan en olası tümör tipi ve biyokimyasal mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük hücreli akciğer kanseri — Masif kortizol artışının renal 11β11\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 22 enzimini satüre etmesi

Cevap

Küçük hücreli akciğer kanseri zemininde gelişen ektopik ACTH üretimi ve buna bağlı masif kortizolün renal 11β11\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 22 enzimini satüre ederek mineralokortikoid reseptörlerini uyarması
Hastadaki klinik tablo (hiperpigmentasyon, hızlı seyir, hipertansiyon, ağır hipokalemik alkaloz) ve biyokimyasal veriler (yüksek ACTH, baskılanamayan kortizol) ektopik ACTH sendromunu işaret etmektedir. Küçük hücreli akciğer kanseri bu sendromun en sık nedenidir. Patogenezde, aşırı miktardaki kortizol böbreklerde kortizolü inaktif kortizona çeviren 11β11\beta-HSD2 enzimini doyurur (satüre eder). Bunun sonucunda kortizol, mineralokortikoid reseptörlerine (MR) bağlanarak aldesteron benzeri etki yapar; bu da şiddetli potasyum kaybına, sodyum tutulumuna ve metabolik alkaloza yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hızlı seyirli hiperpigmentasyon, hipertansiyon, ağır hipokalemik alkaloz ve hiperglisemi saptandı.
Bu bulgular klasik Cushing hastalığından ziyade ektopik ACTH sendromunu düşündürür.
2
Baskılama testi ve hormonal değerlendirme
Yüksek plazma ACTH ve yüksek doz deksametazon ile baskılanamayan kortizol saptandı.
Yüksek doz deksametazon ile baskılanmama, ACTH kaynağının hipofiz dışı (ektopik) olduğunu doğrular.
3
Etiyolojik eşleştirme
Yoğun sigara öyküsü ve perihiler kitle olasılığı ile ektopik ACTH'ın en sık nedeni olan Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK) belirlendi.
KHAK, nöroendokrin kökenli olduğu için ACTH gibi peptid hormonları en sık salgılayan akciğer tümörüdür.
4
Patofizyolojik mekanizmanın açıklanması
Aşırı kortizolün mineralokortikoid reseptörleri üzerindeki etkisi anlaşıldı.
Normalde böbrekte kortizolü kortizona çeviren 11β11\beta-HSD2 enzimi, ektopik sendromdaki aşırı kortizol karşısında yetersiz kalır (satüre olur). Serbest kalan kortizol mineralokortikoid reseptörlerine bağlanarak potasyum kaybına ve alkalozuna yol açar.

Anahtar Kavram

Ektopik ACTH sendromunda ağır hipokalemik alkalozun mekanizması renal 11β11\beta-HSD2 enziminin satüre olmasıdır.

Alternatif Yöntem

Ektopik ACTH sendromunda ağır hipokalemik alkalozun, klasik Cushing hastalığından ayrılmasında en önemli metabolik ipucu olduğu hatırlanarak KHAK seçeneğine gidilebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 22Soru

5858 yaşında erkek hasta, 4040 paket-yıl sigara kullanımı ve son 22 aydır devam eden öksürük şikayetiyle başvuruyor. Çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde santral yerleşimli, hiler lenfadenopatilerin eşlik ettiği kitle saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde sodyum: 124124 mEq/L (N: 135145135-145), serum osmolalitesi: 255255 mOsm/kg (N: 280295280-295) ve idrar osmolalitesi: 450450 mOsm/kg olarak bulunuyor.

Bu klinik tabloya neden olan en olası akciğer kanseri tipi ve paraneoplastik sendrom eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük hücreli karsinom - Uygunsuz ADH salınımı sendromu

Cevap

Küçük hücreli karsinom ve Uygunsuz ADH salınımı sendromu eşleşmesi en olası tanıdır.
Hastada saptanan hiponatremi, düşük serum osmolalitesi ve uygunsuz olarak yüksek idrar osmolalitesi tablosu 'Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu' (UADHS) tanısını doğrulamaktadır. Akciğer kanserleri arasında UADHS'ye en sık yol açan tür, santral yerleşimli ve nöroendokrin kökenli olan 'Küçük hücreli karsinom'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar bulgularının analizi
Düşük sodyum (124124 mEq/L) ve düşük serum osmolalitesi (255255 mOsm/kg) ile birlikte idrar osmolalitesinin serumdan yüksek olması (450450 mOsm/kg) saptandı.
Bu bulgular övolemik hiponatremi ve uygunsuz konsantre idrar varlığını gösterir, bu da Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu (UADHS) için karakteristiktir.
2
Klinik ve radyolojik bulguların değerlendirilmesi
Santral yerleşimli kitle ve yoğun sigara öyküsü saptandı.
Küçük hücreli akciğer kanseri ve yassı hücreli akciğer kanseri tipik olarak santral yerleşimlidir.
3
Kanser tipi ve paraneoplastik sendrom eşleştirilmesi
Küçük hücreli karsinom, paraneoplastik sendromlar açısından en zengin akciğer kanseri türüdür ve UADHS'nin en yaygın nedenidir.
TUS sınavında en sık sorulan yüksek verimli (high-yield) eşleşmelerden biridir.

Anahtar Kavram

Küçük hücreli akciğer kanseri ektopik ADH salgılayarak UADHS'ye (hiponatremi) neden olur.

İpuçları

1
Hastadaki sodyum düşüklüğünün (hiponatremi) ve idrar yoğunluğunun nedenini düşünün.
2
Küçük hücreli akciğer kanseri ile en sık ilişkilendirilen elektrolit bozukluğu hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Akciğer kanserlerinde görülen diğer paraneoplastik sendromları (Lambert-Eaton, Hiperkalsemi) tablo şeklinde tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru

6363 yaşında erkek hasta, son bir aydır bacaklarında giderek artan şişlik ve iştahsızlık şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 4545 paket-yıl sigara öyküsü bulunan hastanın fizik muayenesinde bilateral pretibial 3+3+ ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum albümin düzeyi 2.42.4 g/dL, 2424 saatlik idrarda protein ekskresyonu 5.25.2 g/gün olarak ölçülüyor. Yapılan böbrek biyopsisinin ışık mikroskobik incelemesinde glomerüler bazal membranda yaygın kalınlaşma ve gümüş boyamada bazal membranda "spike" (hörgüç) oluşumları izleniyor. Çekilen akciğer grafisinde sağ üst lobda 44 cm çaplı kitle saptanıyor. Bu hastada saptanan renal patoloji ile ilişkili olma olasılığı en yüksek olan akciğer kanseri histolojik tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenokarsinom

Cevap

Adenokarsinom
Adenokarsinom tipi akciğer kanseri, solid organ maligniteleri arasında paraneoplastik membranöz nefropatiye en sık yol açan histolojik tiptir. Vakada sunulan hipoalbüminemi ve masif proteinüri ile karakterize nefrotik sendrom tablosu ve biyopsi bulguları (spike görünümü), altta yatan bu kanser tipini güçlü bir şekilde desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Hipolabüminemi, masif proteinüri (>3.5>3.5 g/gün) ve ödem varlığı hastada nefrotik sendrom olduğunu gösterir.
Tanısal sürecin ilk adımı temel sendromu belirlemektir.
2
Biyopsi bulgusunun yorumlanması
Bazal membranda kalınlaşma ve gümüş boyamada görülen "spike" yapıları Membranöz Nefropati (MN) için karakteristiktir.
Malignite ile ilişkili en yaygın paraneoplastik glomerülopatinin tipini belirlemek gerekir.
3
Malignite-renal sendrom ilişkisinin kurulması
Solid tümörler (akciğer, mide, kolon) en sık membranöz nefropatiye neden olur.
Paraneoplastik sendromlar ile tümör tipi arasındaki spesifik eşleşmeyi saptamak için bu bilgi kritiktir.
4
Akciğer kanseri histolojik tipinin seçilmesi
Akciğer kanserleri arasında adenokarsinom tipi, membranöz nefropati ile en güçlü ilişkiye sahip olan tiptir.
Vakada verilen sigara öyküsü ve kitle varlığı ile en uyumlu paraneoplastik eşleşme budur.

Anahtar Kavram

Paraneoplastik Membranöz Nefropati ve Adenokarsinom İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

62 yaşında erkek hasta, 50 paket-yıl sigara öyküsü mevcut. Öksürük ve son 3 ayda 8 kg zayıflama şikayetiyle başvuruyor. Çekilen toraks BT'de hiler bölgede 4 cm çapında, santral yerleşimli kitle saptanıyor. Yapılan biyopsi sonucu "küçük hücreli akciğer kanseri" olarak raporlanıyor. Bu hastanın klinik seyri sırasında aşağıdaki paraneoplastik sendromlardan hangisinin görülme olasılığı en düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PTHrP ilişkili hiperkalsemi

Cevap

PTHrP ilişkili hiperkalsemi, küçük hücreli akciğer kanserinden ziyade yassı hücreli akciğer kanseri ile ilişkilidir.
Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK), nöroendokrin özellikler taşıyan bir tümör olduğu için ADH (SIADH), ACTH (Ektopik Cushing) ve çeşitli nörolojik sendromlara (Lambert-Eaton, serebellar dejenerasyon) neden olur. Ancak, PTHrP (Paratiroid hormon ilişkili protein) salınımı ile oluşan hümoral hiperkalsemi, akciğer kanserleri arasında klasik olarak yassı hücreli (skuamöz) karsinom ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın tanısını belirle.
62 yaşında, ağır sigara öyküsü olan ve santral kitlesi olan hastada tanı Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK) olarak verilmiştir.
Paraneoplastik sendromlar spesifik tümör tiplerine göre farklılık gösterir.
2
KHAK ile ilişkili yüksek verimli paraneoplastik sendromları hatırla.
KHAK nöroendokrin kökenli olduğu için SIADH (ADH), ektopik Cushing (ACTH), Lambert-Eaton ve serebellar dejenerasyon gibi sendromlar sık görülür.
Bu sendromlar KHAK'ın biyolojik özellikleri ile doğrudan ilişkilidir.
3
Akciğer kanserinde hiperkalsemi mekanizmalarını ayırt et.
PTHrP (Paratiroid hormon ilişkili protein) salınımı ile karakterize hümoral hiperkalsemi, tipik olarak yassı (skuamöz) hücreli akciğer kanserinde görülür.
Skuamöz hücreli kanserlerde PTHrP sentezi karakteristiktir, KHAK'ta ise nadirdir.

Anahtar Kavram

Akciğer kanseri tiplerine göre paraneoplastik sendrom ayrımı: KHAK (SIADH, ACTH, Lambert-Eaton) vs Yassı Hücreli (Hiperkalsemi/PTHrP).

Daha Fazla Pratik

Akciğer kanseri tipleri ile paraneoplastik sendrom eşleşmelerini bir tablo üzerinden tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru

6161 yaşında, 4545 paket-yıl sigara öyküsü olan kadın hasta; son iki ayda yaklaşık 1212 kg zayıflama, yaygın kas güçsüzlüğü ve cilt renginde belirgin koyulaşma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 175/105175/105 mmHgmmHg ölçülüyor; ancak tipik Cushingoid bulgular (sentral obezite, stria) izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde; serum sodyumu 144144 mEq/LmEq/L, potasyumu 2,12,1 mEq/LmEq/L, kloru 9191 mEq/LmEq/L, bikarbonatı 3838 mEq/LmEq/L ve açlık kan şekeri 215215 mg/dLmg/dL bulunuyor. Akciğer grafisinde sağ hiler bölgede dolgunluk saptanıyor.

Bu klinik tabloya neden olan en olası paraneoplastik hormon ve ilişkili olduğu akciğer kanseri tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ektopik ACTH - Küçük hücreli karsinom

Cevap

Ektopik ACTH üretimi ve buna eşlik eden Küçük hücreli karsinom
Hastadaki derin hipokalemi, metabolik alkaloz, hipertansiyon ve hiperpigmentasyon kombinasyonu, Küçük Hücreli Akciğer Kanseri'nden salınan ektopik ACTH'ın klasik sunumudur. Bu vakalarda tümörün hızlı büyümesi, santral obezite gibi yavaş gelişen fiziksel bulguların ortaya çıkmasına engel olur.

Adım Adım Çözüm

1
Metabolik profilin analizi
Hipokalemi (2,12,1 mEq/LmEq/L), metabolik alkaloz (HCO3HCO_3: 3838) ve hiperglisemi (215215 mg/dLmg/dL) saptandı.
Ektopik ACTH salınımında aşırı kortizol üretimi, böbreklerdeki 11β11\beta-HSD2 enzim kapasitesini aşarak mineralokortikoid reseptörlerini uyarır ve bu tabloyu oluşturur.
2
Klinik ipuçlarının değerlendirilmesi
Hiperpigmentasyon, hipertansiyon ve hızlı kilo kaybı mevcut.
ACTH'ın öncül maddesi olan POMC'un yıkımı ile MSH benzeri etki oluşur (pigmentasyon). Agresif tümörlerde klasik Cushingoid yağ dağılımı için yeterli süre yoktur.
3
Tümör eşleştirmesi
Santral yerleşimli hiler dolgunluk ve sigara öyküsü KHAK ile uyumludur.
Nöroendokrin kökenli olan Küçük Hücreli Akciğer Kanseri, ektopik ACTH salınımının en sık nedenidir.

Anahtar Kavram

Ektopik ACTH sendromu, agresif seyirli Küçük Hücreli Akciğer Kanseri vakalarında klasik Cushing fiziksel bulgularından ziyade, baskın mineralokortikoid etki (hipokalemi, alkaloz, HTN) ve hiperpigmentasyon ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Küçük hücreli akciğer kanserinde görülen diğer nörolojik paraneoplastik sendromları (Lambert-Eaton, Anti-Hu ilişkili duyusal nöropati) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

Son bir aydır ilerleyici kas güçsüzlüğü, hiperpigmentasyon ve yeni gelişen dirençli hipertansiyon şikayetleri olan 6262 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde belirgin pretibial ödem saptanıyor. 4848 paket-yıl sigara öyküsü olan ve son iki ayda 9 kg9\ kg kaybeden hastanın laboratuvar incelemesinde; açlık kan şekeri 265 mg/dL265\ mg/dL, sodyum 144 mEq/L144\ mEq/L, potasyum 2.1 mEq/L2.1\ mEq/L, klor 90 mEq/L90\ mEq/L, bikarbonat 38 mEq/L38\ mEq/L ve pH:7.56pH: 7.56 ölçülüyor. Akciğer grafisinde sol hiler bölgede 4 cm4\ cm çapında, düzensiz sınırlı kitle saptanıyor.

Bu hastadaki elektrolit ve asit-baz bozukluğunun gelişmesinden sorumlu olan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aşırı yüksek kortizolün renal 11β11\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 2 (11β11\beta-HSD2) enzimini doyurarak mineralokortikoid reseptörlerini aktive etmesi

Cevap

Elektrolit bozukluğundan sorumlu temel mekanizma, aşırı kortizolün renal 11β11\beta-HSD2 enzimini doyurarak mineralokortikoid reseptörlerini aktive etmesidir.
Doğru seçenek, ektopik ACTH sendromunun spesifik elektrolit mekanizmasını açıklar. Küçük hücreli akciğer kanserinde salınan aşırı ACTH, adrenal korteksten çok yüksek miktarda kortizol sentezletir. Böbrek tübüllerinde bulunan 11β11\beta-HSD2 enzimi, normal şartlarda kortizolü kortizona çevirerek mineralokortikoid reseptörlerini (MR) korur. Ancak kortizol düzeyi aşırı arttığında bu enzim doygunluğa ulaşır (saturasyon) ve inaktive edilemeyen serbest kortizol, MR'lere tıpkı aldosteron gibi bağlanarak şiddetli potasyum kaybına ve metabolik alkaloza yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Dirençli hipertansiyon, hiperpigmentasyon, ödem ve hiperglisemi ile birlikte şiddetli hipokalemik metabolik alkaloz saptandı.
Bu tablo, klasik bir paraneoplastik ektopik ACTH sendromuna işaret eder.
2
Altta yatan primer maligniteyi ve sendromu ilişkilendir.
Yoğun sigara öyküsü ve hiler kitle varlığında, ektopik ACTH salınımının en olası kaynağı Küçük Hücreli Akciğer Kanseri'dir.
Ektopik ACTH sendromunun en yaygın nedeni akciğerin küçük hücreli karsinomudur.
3
Metabolik bozukluğun moleküler mekanizmasını açıkla.
Kortizolün mineralokortikoid reseptörlerine (MR) bağlanması mineralokortikoid etkiyi (Na tutulumu, K/H atılımı) başlatır.
Normalde böbrekteki 11β11\beta-HSD2 enzimi kortizolü inaktif kortizona çevirerek bu etkiyi önler; ancak ektopik sendromda kortizol miktarı bu enzimin kapasitesini (Vmax) aşar.

Anahtar Kavram

Ektopik ACTH sendromunda 11β11\beta-HSD2 enzim doygunluğu ve kortizolün mineralokortikoid etkisi.
Soru 27Soru

5454 yaşında erkek hasta; son iki aydır devam eden gece terlemesi, 66 kg kilo kaybı ve boyun bölgesinde saptadığı ağrısız şişlikler nedeniyle başvuruyor. 1010 paket-yıl sigara öyküsü olan hastanın fizik muayenesinde bilateral servikal ve aksiller bölgede çapları 22-33 cm arasında değişen, fikse olmayan lenfadenopatiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde kalsiyum 12.812.8 mg/dL, fosfor 4.54.5 mg/dL, albumin 4.04.0 g/dL, PTH 44 pg/mL (N: 1515-6565), 2525-hidroksivitamin D 3232 ng/mL (N: 2020-5050) ve 1,251,25-dihidroksivitamin D 9696 pg/mL (N: 1818-6464) olarak saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki hiperkalseminin en olası patofizyolojik mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Malign hücrelerde ektopik 1-alfa-hidroksilaz enzim aktivitesi artışı

Cevap

Malign hücrelerde ektopik 1-alfa-hidroksilaz enzim aktivitesi artışı
Doğru yanıt olan mekanizma, lenfoma hücrelerinin bağımsız olarak 1-alfa-hidroksilaz enzimi üretmesidir. Bu enzim, karaciğerde sentezlenen 25(OH)D'yi aktif form olan 1,25(OH)2D'ye (kalsitriol) dönüştürür. Artan kalsitriol, hem bağırsaktan kalsiyum ve fosfor emilimini artırır hem de kemik rezorpsiyonunu tetikleyerek hiperkalsemiye yol açar. Bu tabloda vitamin D profilinin (yüksek aktif form) ve klinik tablonun (lenfadenopati) uyumu bu seçeneği doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Kalsiyum ve PTH düzeylerini değerlendir
Kalsiyum yüksek (12.812.8 mg/dL) ve PTH süprese (44 pg/mL) olarak saptandı.
Hiperkalsemi durumunda PTH'nın baskılanması, sorunun paratiroid dışı bir nedenden (paraneoplastik, metastaz veya vitamin D) kaynaklandığını gösterir.
2
Klinik ipuçlarını analiz et
Gece terlemesi, kilo kaybı ve yaygın lenfadenopati mevcuttur.
Bu bulgular öncelikle lenfoma gibi lenfoproliferatif bir süreci düşündürür.
3
Vitamin D metabolitlerini incele
2525-hidroksivitamin D normal, ancak 1,251,25-dihidroksivitamin D (aktif form) belirgin şekilde yüksektir.
Aktif vitamin D artışı, kalsiyum ile birlikte fosforun da bağırsaktan emilimini artırarak (P: 4.54.5 mg/dL) hiperkalsemiye yol açar. Bu durum lenfoma hücrelerindeki ektopik 1-alfa-hidroksilaz enziminin karakteristiğidir.

Anahtar Kavram

Lenfomalarda görülen paraneoplastik hiperkalseminin temel mekanizması, malign hücreler veya çevreleyen makrofajlar tarafından kontrolsüz 1-alfa-hidroksilaz ekspresyonu sonucu artan 1,25-dihidroksivitamin D düzeyidir.

Daha Fazla Pratik

Sarkoidoz gibi granülomatöz hastalıklarda da benzer bir hiperkalsemi mekanizmasının (makrofaj kökenli 1-alfa-hidroksilaz) işlediğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

54 yaşında erkek hasta, son bir aydır giderek artan halsizlik, kas güçsüzlüğü ve cilt renginde koyulaşma şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 35 paket/yıl sigara öyküsü bulunuyor. Fizik muayenede kan basıncı 155/95 mmHg ölçülüyor. Hastada belirgin kilo kaybı olmasına rağmen, tipik santral obezite veya 'ay dede yüzü' görünümü izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde kan şekeri 210 mg/dL, potasyum 2.9 mEq/L (düşük) ve venöz kan gazında bikarbonat düzeyi artmış (metabolik alkaloz) saptanıyor. Plazma ACTH düzeyi >200 pg/mL (yüksek) bulunuyor ve yüksek doz deksametazon testine yanıt alınamıyor.

Bu hastadaki klinik tabloya neden olması en muhtemel akciğer kanseri histolojik alt tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük hücreli akciğer karsinomu

Cevap

Küçük hücreli akciğer karsinomu
Hastadaki tablo Ektopik ACTH Sendromu'na (Ektopik Cushing) uymaktadır. Yüksek ACTH (hiperpigmentasyon nedeni), hipokalemik metabolik alkaloz, hipertansiyon ve hiperglisemi tipik bulgulardır. Malignitenin hızlı seyri nedeniyle klasik Cushingoid fiziksel bulgular (ay dede yüzü, buffalo hörgücü) genellikle gelişmez; bunun yerine kas güçsüzlüğü ve kilo kaybı ön plandadır. Bu tabloya en sık neden olan malignite Küçük Hücreli Akciğer Karsinomudur (SCLC).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta hipertansif, hipokalemik, hiperglisemik ve metabolik alkaloz tablosunda. Ayrıca hiperpigmentasyon (yüksek ACTH işareti) mevcut.
Bu bulgular mineralokortikoid etkili bir Cushing sendromunu işaret eder.
2
Sendromun tipini belirle
Tipik Cushingoid görünüm (santral obezite, stria) yok, ancak ağır metabolik bozukluklar ve kilo kaybı var. Yüksek ACTH ve baskılanamayan kortizol 'Ektopik ACTH Sendromu'nu gösterir.
Maligniteye bağlı hızlı gelişim nedeniyle klasik fiziksel özellikler oluşmaya fırsat bulamaz.
3
Tümör histolojisi ile eşleştir
Ektopik ACTH sendromunun en sık nedeni Küçük Hücreli Akciğer Karsinomudur (KHAK/SCLC).
Paraneoplastik sendromların en sık görüldüğü akciğer kanseri tipidir.

Anahtar Kavram

Ektopik ACTH Sendromu ve Küçük Hücreli Akciğer Karsinomu İlişkisi
Soru 29Soru

6565 yaşında, 4040 paket-yıl sigara öyküsü olan erkek hasta; son bir aydır devam eden öksürük, iştahsızlık ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum kalsiyum düzeyi 13.213.2 mg/dL (N: 8.510.58.5-10.5), fosfor düzeyi 2.12.1 mg/dL (N: 2.54.52.5-4.5) ve paratiroid hormon (PTH) düzeyi baskılanmış olarak saptanıyor. Toraks BT tetkikinde hiler yerleşimli kitle tespit edilen bu hastada, mevcut klinik ve laboratuvar tabloya en sık neden olan akciğer kanseri tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yassı (skuamöz) hücreli karsinom

Cevap

Maligniteye bağlı hümoral hiperkalsemi tablosu en sık yassı (skuamöz) hücreli akciğer karsinomunda görülür.
Laboratuvar bulguları (hiperkalsemi ve baskılanmış PTH) ve radyolojik görünüm (santral kitle), paratiroid hormon ilişkili protein (PTHrP) salınımına bağlı gelişen hümoral hiperkalsemiyi göstermektedir. Bu tablo akciğer kanserleri arasında en sık yassı (skuamöz) hücreli karsinomda görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar bulgularının analizi
Yüksek kalsiyum (13.213.2 mg/dL) ve düşük fosfor ile birlikte baskılanmış PTH düzeyi, ektopik bir kaynaktan (genellikle PTHrP) kaynaklanan hiperkalsemiyi işaret eder.
Primer hiperparatiroidizmde PTH yüksek olurken, maligniteye bağlı hümoral hiperkalsemide tümörden salınan PTHrP etkisiyle kemik yıkımı artar ve PTH baskılanır.
2
Klinik ve radyolojik korelasyon
Sigara öyküsü olan yaşlı bir hastada hiler (santral) yerleşimli kitle ve hiperkalsemi birlikteliği saptanmıştır.
Akciğerin santral yerleşimli kanserleri (yassı hücreli ve küçük hücreli) sigara ile güçlü ilişkilidir.
3
Tümör tipi ile paraneoplastik sendrom eşleştirmesi
Hiperkalsemi (PTHrP aracılı) tablosunun yassı hücreli karsinom ile ilişkili olduğu sonucuna varılır.
Küçük hücreli karsinom nöroendokrin özellikler gösterip ADH/ACTH salgılarken, yassı hücreli karsinom hümoral hiperkalseminin en sık nedenidir.

Anahtar Kavram

Maligniteye bağlı hümoral hiperkalsemi ve PTHrP (Paratiroid Hormon İlişkili Protein) salınımı
Tahmini Süre:45s
Soru 30Soru

62 yaşında, 4242 paket-yıl sigara öyküsü olan erkek hasta; son bir haftadır ilerleyen iştahsızlık, hafif konfüzyon ve uykuya meyil şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabız 7878/dakika saptanıyor; ödem veya juguler venöz dolgunluk artışı izlenmiyor (övolemik durum). Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralık
Serum Sodyum124124 mEq/L135145135-145
Serum Ozmolalitesi255255 mOsm/kg280295280-295
İdrar Ozmolalitesi520520 mOsm/kg50120050-1200
İdrar Sodyumu5555 mEq/L>40> 40 (spot)
Serum Ürik Asit2.22.2 mg/dL3.57.23.5-7.2
BUN77 mg/dL102010-20

Bu hastada saptanan klinik ve laboratuvar tablosuna neden olan en olası malignite ve ilişkili paraneoplastik hormon eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük hücreli akciğer kanseri - Antidiüretik hormon (ADH)

Cevap

Küçük hücreli akciğer kanseri - Antidiüretik hormon (ADH)
Hastanın klinik tablosu (övolemik hiponatremi, yüksek idrar ozmolalitesi ve sodyumu) tipik Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu (UADHSS) ile uyumludur. Serum ürik asit ve BUN düzeylerinin düşük olması, UADHSS tanısını destekleyen önemli biyokimyasal ipuçlarıdır. Bu paraneoplastik sendrom, sigara öyküsü olan bir hastada en sık Küçük Hücreli Akciğer Kanseri ile birlikte görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve övolemi durumunu değerlendir
Ödem ve juguler dolgunluk yokluğu, normal kan basıncı ile hastanın övolemik hiponatremi tablosunda olduğu belirlenir.
UADHSS tanısı için hastanın klinik olarak övolemik olması şarttır.
2
Serum ve idrar ozmolalitesini karşılaştır
Serum ozmolalitesi düşük (255255 mOsm/kg) iken idrar ozmolalitesi beklenmedik şekilde yüksek (520520 mOsm/kg) saptanmıştır.
Vücut hipoozmolaliteye idrarı seyreltik çıkararak yanıt vermelidir; yüksek idrar ozmolalitesi uygunsuz ADH etkisini gösterir.
3
Destekleyici laboratuvar bulgularını (Ürik asit, BUN) analiz et
Hipoürisemi (2.22.2 mg/dL) ve düşük BUN (77 mg/dL) saptanmıştır.
UADHSS'de hafif volüm artışına bağlı proksimal tübüler reabsorpsiyon azalması bu bulgulara neden olur ve tanıyı güçlendirir.
4
Paraneoplastik ilişkiyi kur
UADHSS tablosu, akciğer kanserleri arasında en sık küçük hücreli karsinom ile ilişkilidir.
Küçük hücreli karsinom nöroendokrin kökenli olup ektopik hormon salınımı potansiyeli en yüksek olan akciğer tümörüdür.

Anahtar Kavram

Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu (UADHSS) ve Küçük Hücreli Akciğer Kanseri İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 31Soru

Uzun süreli tütün kullanımı öyküsü olan 5858 yaşındaki erkek hasta, alt ekstremitelerinde belirgin olan yorgunluk ve merdiven çıkmada zorlanma şikayetiyle başvuruyor. Hastanın şikayetleri sabah uyandığında en üst düzeydedir, ancak gün içinde hareket ettikçe bir miktar düzelme göstermektedir. Ayrıca son dönemde ağız kuruluğu ve erektil disfonksiyon eşlik etmeye başlamıştır. Fizik muayenede proksimal kas gücü 3/53/5 olarak saptanırken, derin tendon refleksleri başlangıçta alınamıyor; ancak hastanın kısa süreli maksimal kas kontraksiyonu sonrası reflekslerin tetiklenebildiği gözleniyor. Çekilen toraks BT'de hiler bölgede 44 cm'lik kitle izlenen bu hastada, etiyolojideki en olası patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Voltaja bağımlı P/QP/Q tipi kalsiyum kanallarına karşı antikor varlığı

Cevap

Voltaja bağımlı P/Q tipi kalsiyum kanallarına karşı antikor varlığı
Hastanın klinik tablosu (egzersizle düzelen güçsüzlük, otonomik bulgular ve post-egzersiz refleks fasilitasyonu) Lambert-Eaton Miyastenik Sendromu'nu (LEMS) tanımlamaktadır. LEMS, nöromüsküler kavşaktaki presinaptik voltaj bağımlı P/QP/Q tipi kalsiyum kanallarına karşı gelişen otoantikorlar nedeniyle asetilkolin salınımının azalmasıyla karakterize bir paraneoplastik sendromdur. En sık küçük hücreli akciğer kanseri ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Proksimal kas güçsüzlüğü, egzersizle düzelme (post-egzersiz fasilitasyon) ve otonomik bulgular (ağız kuruluğu, empotans).
Bu üçlü kombinasyon, özellikle sigara öyküsü olan bir hastada Lambert-Eaton Miyastenik Sendromu (LEMS) için çok spesifiktir.
2
Fizik muayene bulgularının yorumlanması
Arefleksinin maksimal kontraksiyon sonrası düzelmesi.
Bu bulgu, presinaptik aralıkta egzersizle kalsiyum birikimine bağlı olarak asetilkolin salınımının artmasını gösterir (LEMS karakteristiği).
3
Etiyolojik ve paraneoplastik ilişkilendirme
Küçük hücreli akciğer kanseri (SCLC) şüphesi ve patofizyolojik mekanizmanın belirlenmesi.
LEMS hastalarının yaklaşık %50-60'ında zemininde SCLC bulunur ve hastalık presinaptik voltaj bağımlı kalsiyum kanallarına (VGCC - P/Q tipi) karşı antikorlarla karakterizedir.

Anahtar Kavram

Lambert-Eaton Miyastenik Sendromu (LEMS) ve Küçük Hücreli Akciğer Kanseri ilişkisi

Daha Fazla Pratik

LEMS ve Myasthenia Gravis ayırıcı tanısında kullanılan 'repetitif sinir stimülasyonu' bulgularını ve 'Edrofonyum (Tensilon) testi' yanıtlarını tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 32Soru

34 yaşında erkek hasta, son 3 aydır giderek artan gündüz aşırı uyku hali (narkolepsi benzeri tablo), unutkanlık ve çift görme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede vertikal bakış kısıtlılığı, yüzde maske görünümü ve rijidite saptanıyor. Kraniyal MRI incelemesinde hipotalamus, talamus ve beyin sapı tegmentumunda T2/FLAIR hiperintens sinyal artışı izleniyor. Hastada paraneoplastik limbik/diensefalik ensefalit düşünülerek paraneoplastik antikor paneli isteniyor.

Tanısal sürecin yönetimi açısından, bu hastada altta yatan maligniteyi saptamak için öncelikle hangi organa yönelik inceleme yapılması en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Testis (Skrotal USG)

Cevap

Testis (Skrotal USG)
Hastanın kliniği (gündüz uyku hali, vertikal bakış kısıtlılığı, ataksi/parkinsonizm) ve MR bulguları (diensefalon ve beyin sapı tutulumu), Anti-Ma2 (Anti-Ta) ilişkili paraneoplastik ensefaliti işaret etmektedir. Bu sendrom özellikle genç erkeklerde görülür ve vakaların çok büyük bir kısmında (%90+) altta yatan neden Testis Germ Hücreli Tümörüdür. Bu tümörler bazen çok küçük (mikroskobik) olabilir ve palpasyonla saptanamayabilir, bu nedenle Skrotal USG taramada esastır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç erkek hasta + Gündüz aşırı uyku hali (Hipotalamik tutulum) + Vertikal bakış parezisi (Beyin sapı tutulumu) + Parkinsonizm.
Bu bulgular Anti-Ma2 (Anti-Ta) antikorları ile ilişkili paraneoplastik diensefalik/beyin sapı ensefaliti için karakteristiktir.
2
İlgili antikoru ve sendromu malignite ile eşleştir
Anti-Ma2 ensefaliti.
Anti-Ma2 ensefaliti, özellikle 45 yaş altı erkeklerde %95'in üzerinde Testis Germ Hücreli Tümörleri (Seminom veya Non-seminom) ile ilişkilidir.
3
Diğer seçenekleri dışla
SCLC (Anti-Hu) daha çok yaşlılarda ve limbik/duyusal tutulumla gider; Timoma ve diğerleri bu spesifik klinik triad ile uyumlu değildir.
Yaş grubu ve spesifik sendrom (Ma2) doğrudan testisi işaret eder.

Anahtar Kavram

Anti-Ma2 (Anti-Ta) Ensefaliti ve Testis Tümörü İlişkisi

İpuçları

1
Hastanın yaşı (34) ve cinsiyeti (erkek), en sık görülen paraneoplastik neden olan akciğer kanserinden uzaklaşmanızı gerektiren önemli bir ipucudur.
2
Gündüz aşırı uyku hali (narkolepsi) ve yukarı bakış kısıtlılığı, limbik sistemden ziyade diensefalon ve beyin sapının etkilendiğini gösterir. Bu tablo 'Anti-Ma2' antikorları ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Anti-NMDA reseptör ensefaliti ve over teratomu ilişkisini de gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 33Soru

Yaklaşık 30 yıldır günde iki paket sigara içen 60 yaşındaki erkek hasta, son zamanlarda artan halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde övolemik olduğu (ödem veya dehidratasyon bulgusu yok) saptanan hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğerReferans Aralığı
Serum Sodyumu124124 mEq/L135145135 - 145 mEq/L
Serum Ürik Asidi1.91.9 mg/dL3.57.23.5 - 7.2 mg/dL
İdrar Sodyumu4545 mEq/L>20> 20 mEq/L
İdrar Osmolalitesi520520 mOsm/kg50120050 - 1200 mOsm/kg

Çekilen akciğer grafisinde santral yerleşimli bir kitle saptanan bu hastada, klinik tablodan sorumlu olan en olası paraneoplastik sendrom ve buna en sık neden olan akciğer kanseri tipi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygunsuz ADH salınımı sendromu - Küçük hücreli karsinom

Cevap

Hastadaki övolemik hiponatremi, uygunsuz şekilde yüksek idrar osmolalitesi ve hipoürisemi bulguları Küçük hücreli karsinom ile ilişkili Uygunsuz ADH salınımı sendromunu (UADHS) işaret etmektedir.
Hastanın övolemik hiponatremi tablosuna eşlik eden yüksek idrar osmolalitesi ve karakteristik hipoürisemi bulgusu, Uygunsuz ADH salınımı sendromunu (UADHS) kesinleştirir. Akciğer kanserleri arasında bu sendromun en sık görüldüğü tip, nöroendokrin özellikler taşıyan Küçük hücreli karsinomdur.

Adım Adım Çözüm

1
Hiponatremi tipini belirle
Serum sodyumu 124124 mEq/L (hiponatremi) ve klinik muayenede ödem/dehidratasyon yok (övolemik hiponatremi).
Ayırıcı tanı için volüm durumu kritiktir.
2
İdrar bulgularını değerlendir
İdrar osmolalitesi (520520 mOsm/kg) serumun üzerindedir ve idrar sodyumu (4545 mEq/L) yüksektir.
Bu bulgular serbest su atılımının kısıtlandığını ve uygunsuz ADH etkisini gösterir.
3
Ek laboratuvar ipuçlarını kontrol et
Serum ürik asit düzeyi (1.91.9 mg/dL) düşüktür (hipoürisemi).
UADHS'de artan ekstraselüler volüm nedeniyle ürik asit klerensi artar ve hipoürisemi görülür; bu önemli bir tanısal ipucudur.
4
Malignite ilişkisini kur
Santral kitle ve sigara öyküsü olan hastada UADHS'ye en sık neden olan tip Küçük hücreli karsinomdur.
Nöroendokrin kökenli olması nedeniyle hormon üretimi sıktır.

Anahtar Kavram

Uygunsuz ADH Salınımı Sendromu (UADHS) tanı kriterleri: Övolemik hiponatremi, idrar osmolalitesinin uygunsuz yüksekliği (>100> 100 mOsm/kg), yüksek idrar sodyumu ve düşük serum ürik asit düzeyidir.
Soru 34Soru

6464 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan halsizlik, merdiven çıkarken zorlanma ve ağız kuruluğu şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde 5050 paket-yıl sigara öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde proksimal kas gücü 4/54/5 olarak saptanıyor; ancak hastaya istemli kas kasılması yaptırıldıktan hemen sonra yapılan muayenede kas gücünün kısa süreliğine düzeldiği (5/55/5) gözleniyor. Derin tendon refleksleri başlangıçta alınamıyor, ancak tekrarlayan kasılmalar sonrası deprese olarak saptanıyor. Yapılan sinir ileti çalışmalarında yüksek frekanslı repetitif sinir stimülasyonu sonrası bileşik kas aksiyon potansiyeli (CMAP) amplitüdünde %250\%250 artış (inkrement) izleniyor. Serumda P/Q tipi voltaj bağımlı kalsiyum kanalı (VGCC) ve anti-glial nükleer antikor (anti-SOX1) pozitifliği saptanıyor. Bu hastada anti-SOX1 antikorlarının saptanması, aşağıdaki klinik durumlardan hangisinin varlığı için en yüksek spesifiteye sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altta yatan bir küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK) varlığına

Cevap

Doğru yanıt, anti-SOX1 antikorlarının altta yatan bir küçük hücreli akciğer kanseri varlığını güçlü bir şekilde göstermesidir.
Lambert-Eaton Miyastenik Sendromu (LEMS) hastalarında anti-SOX1 (anti-glial nükleer antikor) saptanması, altta yatan bir malignite (özellikle Küçük Hücreli Akciğer Kanseri - KHAK) varlığı için %95\%95 üzerinde spesifiteye sahiptir. Bu antikor, LEMS'in idiyopatik (otoimmün) formu ile paraneoplastik formunu ayırt etmede en değerli serolojik belirteçlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve EMG bulgularını değerlendir
Proksimal kas güçsüzlüğü, egzersizle düzelen güç (post-egzersiz fasilitasyon), otonomik bulgular (ağız kuruluğu) ve EMG'de CMAP inkrementi Lambert-Eaton Miyastenik Sendromu (LEMS) tanısını koydurur.
Bu bulgular presinaptik nöromüsküler kavşak hastalığının tipik özellikleridir.
2
Eşlik eden antikorları analiz et
P/Q tipi VGCC antikorları LEMS için tanısaldır; ancak anti-SOX1 antikorları paraneoplastik ayrımı için kritiktir.
LEMS hastalarının yaklaşık %50-60'ında altta yatan bir malignite (genellikle KHAK) bulunur.
3
Anti-SOX1 antikorunun klinik önemini belirle
Anti-SOX1 pozitifliği, LEMS tablosunun idiyopatik değil, bir küçük hücreli akciğer kanserine (KHAK) ikincil geliştiğini gösterir.
Bu antikor KHAK hücrelerinde eksprese edilen glial nükleer proteinlere karşı gelişir ve paraneoplastik form için yüksek spesifiteye sahiptir.

Anahtar Kavram

Lambert-Eaton Miyastenik Sendromu'nda (LEMS) anti-SOX1 antikorlarının varlığı, altta yatan küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK) için yüksek derecede spesifiktir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 35Soru

58 yaşında erkek hasta, 45 paket-yıl sigara öyküsü mevcut. Son 22 haftadır iştahsızlık, belirgin kabızlık ve poliüri şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları dışında özellik saptanmıyor. Toraks BT tetkikinde sağ hiler yerleşimli, santral kavitasyon alanı içeren 55 cm çapında kitle izleniyor. Laboratuvar incelemesinde; serum kalsiyum: 14.214.2 mg/dL, albumin: 4.04.0 g/dL, fosfor: 2.22.2 mg/dL ve PTH: <5< 5 pg/mL (N:1065N: 10-65) olarak saptanıyor. Bu hastada saptanan metabolik anomali dikkate alındığında, aşağıdaki bulgulardan hangisinin görülmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdrar cAMP düzeyinde artış

Cevap

İdrar cAMP düzeyinde artış görülmesi en olası bulgudur.
Doğru seçenek olan idrar cAMP artışı, PTHrP'nin (Paratiroid hormon ilişkili peptid) böbrek tübüllerindeki PTH-1 reseptörlerini aktive etmesinin doğrudan bir sonucudur. PTHrP, paraneoplastik olarak skuamöz hücreli akciğer kanserinden salınır ve kalsiyum yüksekliği nedeniyle endojen PTH baskılanmış olsa dahi, PTHrP'nin kendisi nefrogenik cAMP üretimini uyararak idrarda bu değerin yükselmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablo ve görüntüleme bulgularını değerlendir.
Hasta ağır sigara içicisi ve akciğerinde santral yerleşimli, kaviter bir kitle mevcut. Bu bulgular tipik olarak Skuamöz Hücreli Akciğer Kanseri'ni (SqCC) işaret eder.
SqCC, akciğer kanserleri arasında kavitasyon ve hiler yerleşimle en sık ilişkilendirilen tiptir.
2
Biyokimyasal parametreleri analiz et.
Belirgin hiperkalsemi (14.214.2 mg/dL), hipofosfatemi ve baskılanmış PTH (<5< 5 pg/mL) mevcut.
Yüksek kalsiyumun normal şartlarda PTH'yı baskılaması gerekir. PTH baskılanmışken kalsiyumun bu denli yüksek olması, paratiroid dışı bir kalsiyum kaynağını (paraneoplastik veya metastatik) gösterir.
3
Paraneoplastik sendromu tanımla.
SqCC ile en sık ilişkili paraneoplastik tablo, PTHrP (Paratiroid hormon ilişkili peptid) salınımına bağlı gelişen 'Maligniteye Bağlı Humoral Hiperkalsemi'dir (HHM).
PTHrP, yapısal olarak PTH'ya benzer ve böbrekteki/kemikteki PTH-1 reseptörlerini uyararak hiperkalsemiye yol açar.
4
Mekanizmanın hücresel düzeydeki etkisini belirle.
PTHrP, PTH-1 reseptörü üzerinden adenilat siklaz aktivasyonu yapar, bu da hücre içi cAMP artışına ve sonuç olarak idrarda cAMP düzeyinin artmasına (nefrogenik cAMP) neden olur.
Nefrogenik cAMP artışı, PTH veya PTHrP etkisinin biyokimyasal bir göstergesidir.

Anahtar Kavram

Skuamöz hücreli akciğer kanserinde görülen paraneoplastik hiperkalsemi genellikle PTHrP aracılıdır ve biyokimyasal olarak düşük PTH ile yüksek idrar cAMP düzeyleri ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 36Soru

55 yaşında kadın hasta, son altı haftadır kollarda ve bacaklarda giderek artan yanıcı tarzda ağrı, uyuşma ve karanlıkta belirginleşen yürüme güçlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde 35 paket-yılı sigara öyküsü bulunuyor. Nörolojik muayenede kas gücü tam (5/5) saptanmasına rağmen, dört ekstremitede derin tendon refleksleri alınamıyor. Vibrasyon ve pozisyon duyusu distalde belirgin olmak üzere azalmış bulunuyor ve Romberg testi pozitif saptanıyor. Yapılan elektronöromiyografi (ENMG) incelemesinde; motor iletimlerin normal olduğu, ancak duyu sinir aksiyon potansiyellerinin (SNAP) diffüz olarak alınamadığı (saf duyusal nöronopati) görülüyor.

Bu klinik tabloya neden olan patoloji ile en sık ilişkili malignite aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küçük hücreli akciğer kanseri

Cevap

Küçük hücreli akciğer kanseri
Soruda tarif edilen klinik tablo Paraneoplastik Subakut Duyusal Nöronopatidir (Denny-Brown Sendromu). Bu sendrom, dorsal kök gangliyonlarındaki nöronların inflamasyonu ve yıkımı ile karakterizedir.

Klinik ipuçları:
1. Ağrı ve Parestezi: Yanıcı, asimetrik ve şiddetli başlangıç.
2. Duyusal Ataksi: Derin duyu kaybına bağlı yürüme güçlüğü ve Romberg pozitifliği.
3. Refleks Kaybı: Afferent (duyu) yolların hasarı nedeniyle arefleksi.
4. Korunmuş Motor Güç: Motor nöronlar etkilenmediği için güç kaybı beklenmez (ENMG'de motor iletim normal).

Bu tabloya en sık (%80) eşlik eden malignite Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (SCLC)dir. Eşlik eden karakteristik antikor Anti-Hu (ANNA-1) antikorudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Paraneoplastik Duyusal Nöronopati (Subakut Duyusal Nöropati)
Hastada motor gücün korunmasına rağmen derin tendon reflekslerinin kaybı, belirgin derin duyu kusuru (ataksi) ve ENMG'de saf duyusal tutulum (SNAP kaybı) olması dorsal kök gangliyonu tutulumunu (gangliyonopati) gösterir.
2
İlgili paraneoplastik antikor ve sendromu belirle
Anti-Hu (ANNA-1) antikorları
Bu tablo klasik olarak Anti-Hu antikorları pozitifliği ile seyreden paraneoplastik ensefalomiyelit spektrumunun bir parçasıdır.
3
En sık eşlik eden maligniteyi saptama
Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK)
Anti-Hu pozitif paraneoplastik sendromların (duyusal nöronopati, limbik ensefalit) %75-80'inden Küçük Hücreli Akciğer Kanseri sorumludur.

Anahtar Kavram

Paraneoplastik Duyusal Nöronopati (Denny-Brown Sendromu) tipik olarak Küçük Hücreli Akciğer Kanseri ve Anti-Hu antikorları ile ilişkilidir.

İpuçları

1
Hastanın sigara öyküsü ve nörolojik bulguların motor güçten bağımsız 'duyusal' karakterde olması (Dorsal Kök Gangliyonu hasarı) akciğer kaynaklı bir patolojiyi düşündürmelidir.
2
Bu sendrom 'Anti-Hu' antikorları ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

Anti-Hu antikorlarının pozitif olduğu diğer paraneoplastik sendromlar (Limbik ensefalit) nelerdir?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 37Soru

6363 yaşında, 4242 paket-yıl sigara öyküsü olan erkek hasta; son bir aydır giderek artan dengesizlik, yürürken sendeleme ve konuşmasında peltekleşme şikayetleriyle başvuruyor. Nörolojik muayenesinde trunkal ataksi, dizartri ve dismetri saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum sodyum 139139 mEq/L, potasyum 4.14.1 mEq/L, kalsiyum 9.49.4 mEq/L ve ADHADH, ACTHACTH, PTHrPPTHrP düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. Toraks BT'de hiler bölgede 1.81.8 cm çaplı kitle görülüyor ve biyopsi sonucu küçük hücreli akciğer karsinomu (KHAKKHAK) ile uyumlu geliyor. Serum paraneoplastik panelinde AntiHuAnti-Hu (ANNA1ANNA-1) antikoru pozitif saptanan bu hasta ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hastalarda antitümör immün yanıt tümörü sınırlama eğiliminde olduğundan, tümör genellikle sınırlı evrede saptanır ve onkolojik sağkalım antikor negatif vakalara göre daha uzundur.

Cevap

Anti-Hu (ANNA-1) pozitifliği olan küçük hücreli akciğer kanseri vakalarında, immün yanıt tümörü sınırlama eğiliminde olduğundan tümör genellikle sınırlı evrede saptanır ve onkolojik sağkalım antikor negatif vakalara göre daha uzundur.
Anti-Hu (ANNA-1) antikorları, küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK) hücrelerinde ifade edilen Hu proteinlerine karşı gelişir. Bu antikorların pozitif olduğu hastalarda, paraneoplastik nörolojik hasar ciddi olsa da, immün sistem tümör büyümesini sınırlama eğilimindedir. Bu nedenle, bu hastalar genellikle 'sınırlı evre' KHAK ile tanı alırlar ve onkolojik açıdan (tümör progresyonu baz alındığında) antikor negatif KHAK hastalarına göre daha uzun sağkalım sürelerine sahiptirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hasta ağır sigara öyküsü, santral kitle (KHAK) ve serebellar bulgularla (ataksi, dizartri) başvurmuştur.
Paraneoplastik serebellar dejenerasyon (PSD) ön tanısını doğrulamak için klinik veriler kullanılır.
2
Antikor ve tümör ilişkisini değerlendirme
Anti-Hu (ANNA-1) antikoru KHAK ile en sık ilişkilendirilen onkonöral antikordur.
PSD'ye yol açan antikorların spesifik malignite eşleşmelerini belirlemek gerekir.
3
Prognostik önemi yorumlama
Anti-Hu pozitifliği, tümör hücrelerine karşı gelişen T-hücreli ve hümoral immün yanıtın bir göstergesidir.
Onkonöral antikorların varlığının tümörün evresi ve sağkalım üzerindeki paradoksal olumlu etkisini anlamak soruyu çözmek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Paraneoplastik Serebellar Dejenerasyon ve Anti-Hu Antikorlarının Prognostik Değeri

Alternatif Yöntem

Laboratuvar verilerinde elektrolitlerin (Na, K, Ca) normal olması, diğer yaygın paraneoplastik sendromları (SIADH, Cushing, Hiperkalsemi) dışlamanıza yardımcı olur ve sizi nöro-paraneoplastik bir tabloya yönlendirir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

6262 yaşında, 4545 paket-yıl sigara öyküsü olan erkek hasta; son bir aydır giderek artan unutkanlık, yakınlarını tanıyamama, zaman-mekan oryantasyonunda bozulma ve yeni gelişen jeneralize tonik-klonik nöbetler nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kognitif fonksiyonlarda belirgin azalma saptanırken, motor ve duyusal muayenesi normal olarak değerlendiriliyor. Kraniyal MR görüntülemesinde bilateral mezial temporal loplarda T2 ve FLAIR sekanslarında hiperintensite saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum sodyumu 139139 mEq/L, kalsiyumu 9.29.2 mg/dL, plazma ACTHACTH ve ADHADH düzeyleri ise referans aralığında bulunuyor.

Bu klinik tabloya neden olan en olası paraneoplastik antikor ve ilişkili olduğu malignite aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Hu (ANNA-1) - Küçük hücreli akciğer kanseri

Cevap

Anti-Hu (ANNA-1) - Küçük hücreli akciğer kanseri eşleşmesi bu klinik tablo için en olası durumdur.
Limbik ensefalit; unutkanlık, kafa karışıklığı ve epileptik nöbetlerle karakterize, temporal lobların etkilendiği bir tablodur. Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK) olan hastalarda bu tablo geliştiğinde en sık saptanan antikor Anti-Hu (ANNA-1) antikordur. Hastanın yaş, sigara öyküsü ve MR bulguları bu tanıya tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Unutkanlık, nöbetler ve kognitif yıkım limbik sistem tutulumunu; MR'daki temporal lob sinyal artışı ise limbik ensefaliti düşündürür.
Limbic ensefalit tanısı klinik ve radyolojik bulguların kombinasyonu ile konur.
2
Eşlik eden faktörleri değerlendir
Hastanın yaşlı olması ve ağır sigara öyküsü (4545 paket-yıl) altta yatan malignite için küçük hücreli akciğer kanserini (KHAK) birincil aday yapar.
Sigara KHAK için en güçlü risk faktörüdür ve KHAK nörolojik paraneoplastik sendromların en sık nedenidir.
3
Antikor eşleşmesini yap
KHAK ile ilişkili limbik ensefalit ve subakut duyusal nöronopatide en sık saptanan antikor Anti-Hu'dur (ANNA-1).
Anti-Hu, KHAK'ın nörolojik paraneoplastik tabloları için yüksek özgüllüğe sahip bir belirteçtir.

Anahtar Kavram

Paraneoplastik Limbik Ensefalit ve Anti-Hu Antikor İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Küçük hücreli akciğer kanserinin diğer paraneoplastik sendromlarını (SIADH, Lambert-Eaton) ve bunların biyokimyasal özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 39Soru

Yaklaşık 3535 yıldır günde 1.51.5 paket sigara içen 6363 yaşındaki erkek hasta, son bir haftadır belirginleşen halsizlik, bulantı ve kabızlık şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Çekilen akciğer grafisinde sağ hiler bölgede düzensiz sınırlı bir kitle saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kalsiyum düzeyi 14.214.2 mg/dLmg/dL (8.510.58.5-10.5 mg/dLmg/dL) ve PTHPTH düzeyi <5<5 pg/mLpg/mL (106510-65 pg/mLpg/mL) olarak ölçülüyor. Bu hastadaki klinik tabloyu açıklayan en olası paraneoplastik mekanizma aşağıdakilerinden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Skuamöz hücreli akciğer kanserinden PTH-ilişkili protein (PTHrP) salınımı

Cevap

Skuamöz hücreli akciğer kanserinden PTH-ilişkili protein (PTHrP) salınımı
Skuamöz hücreli akciğer kanserinden PTH-ilişkili protein (PTHrP) salınımı, hiler kitle ve belirgin hiperkalsemi ile başvuran ağır sigara içicisi bir hastada en olası tanıdır. PTHrP, yapısal olarak PTH'a benzer ve kemik yıkımı ile böbrekten kalsiyum geri emilimini artırarak hiperkalsemiye yol açarken, negatif geri bildirim ile endojen PTH üretimini baskılar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Ağır sigara içiciliği ve santral (hiler) yerleşimli kitle mevcudiyeti, öncelikle skuamöz hücreli veya küçük hücreli akciğer kanserini düşündürür.
Sigara ile en güçlü ilişkili ve santral yerleşim gösteren kanserler bunlardır.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Serum kalsiyumunun yüksek (14.214.2 mg/dLmg/dL) ve PTH'ın baskılanmış (<5<5 pg/mLpg/mL) olması, paratiroid dışı bir nedene bağlı hiperkalsemiyi gösterir.
Primer hiperparatiroidizmde PTH yüksek veya uygunsuz olarak normal sınırdadır.
3
Tanı ile paraneoplastik sendromu eşleştir
Skuamöz hücreli akciğer kanseri, PTH-ilişkili protein (PTHrP) salgılayarak 'maligniteye bağlı hümoral hiperkalsemi' yapar.
TUS sınavında skuamöz hücreli kanser - hiperkalsemi (PTHrP) eşleşmesi yüksek verimli ve temel bir bilgidir.

Anahtar Kavram

Hümoral Hiperkalsemi (PTHrP) ve Skuamöz Hücreli Akciğer Kanseri İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 40Soru

6767 yaşında, 4848 paket-yıl sigara öyküsü olan erkek hasta; son bir aydır iştahsızlık ve 99 kg kilo kaybı şikayetlerine ek olarak, son 33 haftadır tüm vücudunda asimetrik başlayan ancak hızla yayılan ağrılı uyuşma, yanma ve karıncalanma şikayetleriyle başvuruyor. Nörolojik muayenesinde; vibrasyon ve pozisyon duyusunda ileri derecede bozulma saptanmış olup hastada belirgin duyusal ataksi mevcuttur. Kas gücü 5/55/5 tam bulunmasına rağmen, derin tendon refleksleri (DTR) tüm ekstremitelerde arefleksiktir. Elektromiyografide (EMG); motor sinir iletim hızları ve bileşik kas aksiyon potansiyelleri (CMAP) normal sınırlarda iken, duysal sinir aksiyon potansiyellerinin (SNAP) hiçbir sinirden elde edilemediği (yaygın arefleksi) görülmüştür. Toraks tomografisinde santral yerleşimli, mediastinal lenfadenopatilerin eşlik ettiği 44 cm çapında kitle saptanıyor.

Bu hastadaki nörolojik tablodan sorumlu olan en olası paraneoplastik tanı ve ilişkili antikor eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subakut duysal nöronopati - Anti-Hu (ANNA-1)

Cevap

Subakut duysal nöronopati ve Anti-Hu (ANNA-1) antikoru eşleşmesi doğrudur.
Subakut duysal nöronopati (ganglionopati), küçük hücreli akciğer kanserinin (KHAK) son derece spesifik bir paraneoplastik sendromudur. Dorsal kök ganglionlarındaki duysal nöronların enflamasyonu ve kaybı sonucu oluşur. Hastalarda asimetrik başlayan, ağrılı paresteziler, arefleksi ve propriyosepsiyon kaybına bağlı duyusal ataksi görülür. Motor fonksiyonların korunması (5/5 güç) ve EMG'de motor CMAP normal iken SNAP yokluğu tanı koydurucudur. Bu tabloya eşlik eden karakteristik antikor Anti-Hu (ANNA-1) antikoru olup, genellikle santral yerleşimli kitleler (KHAK) ile birliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını birleştir
İleri yaş, ağır sigara öyküsü ve kilo kaybı, tablonun malignite zemininde gelişen bir paraneoplastik sendrom olduğunu düşündürür.
Paraneoplastik sendromlar sıklıkla tümör tanısından önce ortaya çıkar.
2
Nörolojik bulguları analiz et
Kas gücünün korunması (motor sağlam), ancak tüm modalitelerde duysal kayıp, arefleksi ve duyusal ataksi mevcudiyeti, tablonun bir nöropati değil, 'ganglionopati' (nöronopati) olduğunu gösterir.
Dorsal kök ganglionundaki duysal nöronların seçici kaybı bu tabloya yol açar.
3
EMG verilerini yorumla
Motor iletimlerin (CMAP) normal olması, duysal iletimlerin (SNAP) ise alınamaması, periferik sinirin motor liflerinin sağlam olduğunu ancak duysal nöronların yok olduğunu kanıtlar.
Bu spesifik EMG paterni duysal nöronopatinin ayırıcı tanısında altın standarttır.
4
Hastalık ve antikor eşleşmesini yap
Subakut duysal nöronopati, küçük hücreli akciğer kanserinin (KHAK) en karakteristik paraneoplastik tablosudur ve Anti-Hu (ANNA-1) antikoru ile %90'ın üzerinde birliktelik gösterir.
Anti-Hu antikorları hem santral hem de periferik sinir sistemindeki nöronal çekirdekleri hedef alır.

Anahtar Kavram

Subakut Duysal Nöronopati (Ganglionopati) ve Anti-Hu İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Anti-Hu pozitifliğinin eşlik edebileceği diğer paraneoplastik tabloları (Limbik ensefalit, serebellar dejenerasyon, gastrointestinal dismotilite) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Paraneoplastik Sendromlar Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin