Sjögren Sendromu ve Karma Bağ Dokusu Hastalığı

50 soru

Soru 21Soru

4747 yaşında kadın hasta, yaklaşık 1818 aydır devam eden ağızda kuruluk, çiğneme güçlüğü ve gözlerde batma hissi şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan muayenesinde Schirmer testi her iki gözde 4mm/5dk4 mm/5 dk (pozitif) bulunuyor. Laboratuvar incelemesinde ANAANA, AntiRo(SSA)Anti-Ro (SS-A) ve AntiLa(SSB)Anti-La (SS-B) antikorları negatif saptanıyor. Bu hastada Sjögren sendromu tanısını kesinleştirmek için yapılan minör tükürük bezi biyopsisinde görülmesi beklenen tanısal bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her 4mm24 mm^2’lik doku kesitinde en az 5050 lenfositten oluşan bir veya daha fazla odak (focus) saptanması

Cevap

Minör tükürük bezi biyopsisinde her 4mm24 mm^2’lik alanda en az 5050 lenfositten oluşan odakların (focus score 1\geq 1) görülmesi Sjögren sendromu tanısını kesinleştirir.
Sjögren sendromu tanısında histopatolojik inceleme (minör tükürük bezi biyopsisi), odak skoru (focus score) üzerinden değerlendirilir. Bir odağın varlığı, 4mm24 mm^2’lik glandüler doku alanında en az 5050 lenfositten oluşan bir kümenin görülmesi olarak tanımlanır. Bu skorun 11 ve üzerinde olması, serolojik bulgular negatif olsa dahi tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hastada objektif sicca bulguları (kuruluk semptomları ve pozitif Schirmer testi) mevcut ancak seroloji (AntiRoAnti-Ro, AntiLaAnti-La) negatif.
Sjögren sendromu tanısı için klinik bulguların yanı sıra ya serolojik pozitiflik ya da histopatolojik kanıt gereklidir.
2
Tanı kriterlerini hatırla.
ACR/EULARACR/EULAR kriterlerine göre seronegatif hastalarda biyopsi şarttır.
Seronegatif Sjögren olguları mevcuttur ve bu hastalarda biyopsi tanıyı doğrular.
3
Histopatolojik kriteri belirle.
Odak skoru (focus score) 1\geq 1 olmalıdır.
Bu skor, 4mm24 mm^2’lik bez dokusunda 5050 ve daha fazla lenfosit içeren agregatların varlığına dayanır.

Anahtar Kavram

Sjögren Sendromu Tanı Kriterleri ve Odak Skoru (Focus Score)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

3535 yaşında kadın hasta; soğukta ellerinde morarma, parmaklarında genel bir şişlik ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleri ile romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde el parmaklarında "sucuk parmak" (puffy hands) görünümü ve proksimal kas güçsüzlüğü saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA pozitifliği (1:25601:2560, granüler patern) ve yüksek eritrosit sedimantasyon hızı saptanıyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak için istenmesi gereken en spesifik laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-U1 RNP antikor pozitifliği

Cevap

Karma Bağ Dokusu Hastalığı tanısını doğrulamak için en spesifik laboratuvar bulgusu Anti-U1 RNP antikor pozitifliğidir.
Vakadaki Raynaud fenomeni, sucuk parmak görünümü ve proksimal kas güçsüzlüğü bulguları; SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit klinik özelliklerinin bir arada görüldüğü Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nı (MCTD) düşündürür. Bu hastalığın serolojik imzası ve tanı için temel kriteri, yüksek titrede Anti-U1 RNP (ribonükleoprotein) antikor pozitifliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Raynaud fenomeni, parmaklarda şişlik (puffy hands) ve proksimal miyozit bulguları saptandı.
Bu bulgular Sistemik Lupus Eritematozus, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerinin bir arada bulunduğu bir 'overlap' sendromuna işaret eder.
2
Serolojik verilerin değerlendirilmesi
Yüksek titrede (1:25601:2560) granüler paternli ANA pozitifliği saptandı.
MCTD hastalarında neredeyse tüm olgularda çok yüksek titrede granüler ANA pozitifliği görülür.
3
Spesifik antikorun belirlenmesi
Tanı için Anti-U1 RNP antikorunun varlığı gereklidir.
Sharp sendromu olarak da bilinen MCTD'nin tanı kriterlerinde Anti-U1 RNP antikorunun yüksek titrede bulunması temel şarttır.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı için klinik overlap bulguları ile birlikte yüksek titrede Anti-U1 RNP antikor pozitifliği patognomoniktir.

İpuçları

1
Hastadaki bulgular birden fazla bağ dokusu hastalığının özelliklerini içermektedir.
2
Bu tabloya 'Sharp Sendromu' da denir ve belirli bir ribonükleoproteine karşı oluşan antikor ile karakterizedir.

Daha Fazla Pratik

Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nda en sık ölüm nedeninin Pulmoner Arter Hipertansiyonu (PAH) olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

4242 yaşında kadın hasta, yaklaşık 11 yıldır devam eden gözlerde kumlanma hissi, ağız kuruluğu ve tekrarlayan parotis bez şişliği şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki parotiste ağrısız büyüme ve oral mukozada kuruluk saptanıyor. Hastanın acil servise ani gelişen yaygın kas güçsüzlüğü ile başvurması üzerine yapılan laboratuvar tetkiklerinde; serum potasyumu: 2.82.8 mEq/LmEq/L, sodyum: 140140 mEq/LmEq/L, klor: 112112 mEq/LmEq/L ve bikarbonat: 1616 mEq/LmEq/L olarak ölçülüyor. Bu hastada görülen klinik tablo ve laboratuvar bulguları temel alındığında, aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdrar pH değerinin 5.55.5 üzerinde saptanması

Cevap

Sjögren sendromu zemininde gelişen distal renal tübüler asidoza bağlı olarak idrar pH değerinin 5.5'in üzerinde saptanması beklenir.
Hastadaki sicca semptomları ve parotis büyümesi Primer Sjögren Sendromu'nu (pSS) düşündürmektedir. pSS'de görülen interstisyel nefrit sıklıkla Tip 1 (distal) RTA'ya neden olur. Bu klinik tabloda hidrojen iyonlarının idrara salgılanması bozulduğu için idrar asidifiye edilemez ve idrar pH'sı sistemik asidoza rağmen 5.5'in üzerinde kalır. Ayrıca distal RTA'da gelişen derin hipokalemi, hastadaki gibi kas güçsüzlüğü ve paralizi ile prezente olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tanının konulması
Primer Sjögren Sendromu
Göz ve ağız kuruluğu (sicca semptomları) ile tekrarlayan parotis büyümesi tipik Sjögren bulgularıdır.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Normal Anyon Açıklı Metabolik Asidoz ve Hipokalemi
Serum anyon açığı: 140(112+16)=12140 - (112 + 16) = 12 mEq/LmEq/L (normal). Potasyumun düşük olması renal tübüler asidozu destekler.
3
Organ tutulumu ile asidozun ilişkilendirilmesi
Tip 1 (Distal) RTA
Sjögren sendromunda en sık görülen böbrek tutulumu tübülointerstisyel nefrit sonucu gelişen distal RTA'dır. Bu durum şiddetli hipokalemiye ve kas felcine yol açabilir.
4
Ayırıcı tanı kriterinin belirlenmesi
İdrar pH > 5.5
Distal RTA'nın en karakteristik laboratuvar bulgusu, asidoza rağmen distal tübülün hidrojen salgılayamaması nedeniyle idrar pH'sının 5.5'in altına düşürülememesidir.

Anahtar Kavram

Sjögren Sendromunda Renal Tutulum ve Tip 1 RTA
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 24Soru

Klinik tablosunda Raynaud fenomeni, el parmaklarında yaygın ödem ve artralji saptanan bir hastanın laboratuvar incelemesinde ANA 1/12801/1280 granüler patern ve yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği saptanmıştır. Bu hastada aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin varlığı, tanının Karma Bağ Dokusu Hastalığı'ndan (MCTD) ziyade öncelikle Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) olarak değerlendirilmesini gerektirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Sm antikor pozitifliği

Cevap

Anti-Sm antikor pozitifliği
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), klinik olarak Raynaud fenomeni ve el parmaklarında şişlik (puffy hand) gibi bulguların yanında laboratuvarda zorunlu olarak yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği ile karakterizedir. MCTD bir örtüşme sendromu olmasına rağmen, tanının netleştirilmesi için SLE'ye özgü olan Anti-Sm ve Anti-dsDNA antikorlarının negatif olması beklenir. Anti-Sm pozitifliği, hastanın klinik tablosunun öncelikle SLE olarak sınıflandırılmasına neden olan en spesifik laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut bulgularını (Raynaud, puffy hand, yüksek titre Anti-U1 RNP) değerlendirerek olası ön tanıyı belirle.
Bu klasik üçlü, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) için tipik bir sunumdur.
MCTD tanısı için yüksek titrede Anti-U1 RNP varlığı zorunludur.
2
MCTD ile SLE arasındaki ayırıcı tanıda kullanılan immünolojik kriterleri hatırla.
MCTD; SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerini içeren bir örtüşme (overlap) sendromudur ancak SLE'ye özgü bazı belirteçlerin negatif olması beklenir.
Tanısal özgüllüğü sağlamak için hastalıklara spesifik antikorların ayrımı kritiktir.
3
Seçeneklerdeki antikorların hastalık özgüllüklerini karşılaştır.
Anti-Sm ve Anti-dsDNA antikorları SLE için patognomonik kabul edilirken, MCTD hastalarında bu antikorların saptanması tanıyı genellikle SLE yönüne kaydırır.
Anti-Sm antikoru MCTD tanı kriterlerinde dışlayıcı veya tanıyı başka yöne yönlendirici bir rol oynar.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) ve SLE Ayırıcı Tanısı
Soru 25Soru

34 yaşında kadın hasta, sabah saatlerinde gelişen ve bacaklardan gövdeye yayılan belirgin kas güçsüzlüğü şikayetiyle acil servise başvuruyor. Anamnezinde son altı aydır gözlerinde batma hissi ve kuru gıdaları yutmakta zorlanma (kserostomi) şikayetleri olduğu, diş çürüklerinin arttığı öğreniliyor. Fizik muayenede proksimal kas gücü 2/5, derin tendon refleksleri hipoaktif saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; Serum Potasyum: 2.2 mEq/L, Sodyum: 138 mEq/L, Klor: 114 mEq/L, Bikarbonat: 14 mEq/L ve arter kan gazı pH: 7.28 olarak ölçülüyor. İdrar pH'sı 6.5 saptanıyor.

Bu hastada tanımlanan klinik tablonun en olası nedeni ve eşlik eden renal patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer Sjögren Sendromu - Tip 1 (Distal) Renal Tübüler Asidoz

Cevap

Primer Sjögren Sendromu - Tip 1 (Distal) Renal Tübüler Asidoz
Vakada tanımlanan hasta, tipik sicca semptomları (gözde batma, ağız kuruluğu) ile Sjögren sendromu kliniği sergilemektedir. Hastanın başvuru şikayeti olan kas güçsüzlüğü, laboratuvardaki derin hipokalemiye (2.2 mEq/L) bağlı hipokalemik paralizidir. Kan gazı tablosu, normal anyon açıklı hiperkloremik metabolik asidoz ile uyumludur. Sistemik asidoz varlığında idrar pH'sının 5.5'in üzerinde olması (bu vakada 6.5), böbreğin distal tübülünde hidrojen iyonu sekresyonunun bozulduğunu gösterir; bu durum Distal (Tip 1) Renal Tübüler Asidoz tanısı koydurur. Sjögren sendromu, erişkinlerde Tip 1 RTA'nın en sık görülen otoimmün nedenidir ve patogenezde lenfositik interstisyel nefrit rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları analiz et
Gözde batma ve ağız kuruluğu (sicca semptomları) Sjögren sendromunu düşündürür.
Genç kadın hastada sicca semptomları otoimmün etyolojiyi işaret eder.
2
Elektrolit ve asit-baz dengesini değerlendir
Hipokalemi (2.2 mEq/L), Hiperkloremi (114 mEq/L), Düşük HCO3 (14 mEq/L) ve Asidoz (pH 7.28).
Bu tablo Normal Anyon Açıklı (Hiperkloremik) Metabolik Asidoz ile uyumludur.
3
Renal tübüler asidoz tipini belirle
Sistemik asidoza rağmen İdrar pH > 5.5 olması böbreğin asidi atamadığını (Distal/Tip 1 RTA) gösterir.
Tip 1 RTA'da distal tübülde H+ sekresyonu bozuktur, idrar alkali kalır ve hipokalemi görülür.
4
Hastalık-patoloji eşleştirmesini yap
Sjögren sendromunun en karakteristik renal tutulumu lenfositik interstisyel nefrite bağlı Tip 1 RTA'dır.
Tip 1 RTA hipokalemik paraliziye yol açabilir.

Anahtar Kavram

Sjögren sendromunda glandüler olmayan (ekstraglandüler) tutulumlardan biri renal tutulumdur. En sık görülen form tubülointerstisyel nefrittir ve klinik olarak sıklıkla hipokalemik distal renal tübüler asidoz (Tip 1 RTA) ile prezente olur.

İpuçları

1
Hastanın göz ve ağız şikayetleri spesifik bir romatolojik hastalığa işaret ediyor.
2
Derin kas güçsüzlüğünün nedeni laboratuvardaki elektrolit bozukluğudur (Potasyum düzeyine dikkat).
3
Asidoz varlığında idrarın asidik olamaması (pH > 5.5) distal tübül fonksiyon bozukluğunu gösterir.

Alternatif Yöntem

Normal anyon açıklı asidoz ayırıcı tanısında idrar anyon açığına bakılabilir. RTA'da idrar anyon açığı pozitiftir.
Soru 26Soru

4646 yaşında kadın hasta, yaklaşık 55 yıldır primer Sjögren sendromu tanısıyla izlenmektedir. Hastanın bilinen Anti-Ro (SS-A) ve Anti-La (SS-B) antikor pozitifliği mevcuttur. Son 22 aydır bacaklarda dengesizlik, yürüme güçlüğü ve ellerde uyuşma şikayetleri başlayan hastanın fizik muayenesinde; belirgin ataksik yürüyüş, vibrasyon ve pozisyon duyusunda derin kayıp saptanırken, kas gücü tam (5/55/5) olarak değerlendiriliyor. Derin tendon refleksleri ise tüm ekstremitelerde generalize hipoaktif bulunuyor. Bu hastadaki nörolojik tablonun en olası nedeni olan ve Sjögren sendromunda karakteristik olarak görülen patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dorsal kök ganglionu (Duyu ganglionopatisi) tutulumu

Cevap

Dorsal kök ganglionu (Duyu ganglionopatisi) tutulumu
Duyu ganglionopatisi (dorsal kök ganglionu tutulumu), primer Sjögren sendromunda görülen oldukça karakteristik ve ağır bir nörolojik komplikasyondur. Bu tabloda motor güç tamamen korunurken, propriyoseptif duyu liflerinin (büyük çaplı miyelinli lifler) hücre gövdelerinin tutulması nedeniyle vibrasyon ve pozisyon duyusu kaybolur. Sonuçta hasta 'duyusal ataksi' geliştirir ve derin tendon refleksleri kaybolur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada ataksik yürüyüş, vibrasyon/pozisyon (derin duyu) kaybı ve generalize hiporefleksi mevcut; ancak kas gücü korunmuş (5/55/5).
Bu tablo saf duyusal bir bozukluğu ve özellikle propriyoseptif liflerin etkilendiğini gösterir.
2
Ayırıcı tanı yap
Duyusal ataksi ve motor güç korunumu, lezyonun periferik sinirden ziyade dorsal kök ganglionunda (sensory neuronopathy) olduğunu düşündürür.
Distal nöropatilerde genellikle motor lifler de etkilenir veya ataksi bu kadar baskın değildir.
3
Hastalık ilişkisini kur
Primer Sjögren sendromu, otoimmün hastalıklar arasında 'Duyu Ganglionopatisi' ile en spesifik ilişkisi olan hastalıktır.
Sjögren sendromunda dorsal kök ganglionlarına yönelik lenfositik infiltrasyon bu tabloya yol açar.

Anahtar Kavram

Sjögren sendromunda nörolojik tutulum ve Duyu Ganglionopatisi

İpuçları

1
Hastada motor güçsüzlük olmaması, patolojinin ön boynuz veya karma periferik sinirlerden ziyade saf duyusal yollarda olduğunu gösterir.
2
Propriyosepsiyon (pozisyon duyusu) kaybına bağlı ataksi, genellikle sinir gövdesinden ziyade arka kök ganglionlarının etkilendiği 'ganglionopati' tablolarında görülür.
3
Sjögren sendromu, paraneoplastik sendromlar ile birlikte 'Duyu Ganglionopatisi'nin en klasik nedenidir.

Daha Fazla Pratik

Sjögren sendromunda gelişen purpura ve hipokomplemanteminin lenfoma riski ile ilişkisini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru

4242 yaşında kadın hasta; her iki parotis bezinde ağrısız şişlik, ağızda kuruluk ve gözlerde kum kaçmış hissi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede evre 22 parotomegali ve oral mukozada kuruluk saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Anti-Ro (SSASS-A) antikoru negatif saptanıyor. Sjögren sendromu şüphesi olan bu hastada, 20162016 ACR/EULAR sınıflandırma kriterlerine göre tanı koyulabilmesi için aşağıdaki klinik veya laboratuvar bulgularından hangisinin varlığı "tek başına" en yüksek puanı (33 puan) sağlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Minör tükürük bezi biyopsisinde odak skorunun 1\geq 1 odak/44 mm2mm^2 olması

Cevap

Minör tükürük bezi biyopsisinde odak skorunun 1\geq 1 (4 mm2mm^2’de) olması
Sjögren sendromu için 20162016 ACR/EULAR sınıflandırma kriterlerine göre; Anti-SSA (Ro) pozitifliği ve labial tükürük bezi biyopsisinde odak skorunun 1\geq 1 (44 mm2mm^2’de) olması, her biri 33 puan değerinde olan en güçlü kriterlerdir. Hastanın Anti-SSA sonucu negatif olduğu için, tanı koydurucu eşik olan 44 puana ulaşmak adına en kritik ve en yüksek puanlı bulgu tükürük bezi biyopsisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut bulgularını ve şüpheli tanıyı belirle.
Hasta klinik olarak Sjögren sendromu ile uyumludur ancak Anti-SSA negatiftir.
Tanı için güncel sınıflandırma kriterlerini uygulamak gerekir.
2
20162016 ACR/EULAR kriterlerindeki puanlama sistemini hatırla.
Anti-SSA (3 puan), Biyopsi (3 puan), OSS (1 puan), Schirmer (1 puan), Tükürük akışı (1 puan).
Toplamda 4\geq 4 puan alan hastalar Sjögren sendromu olarak sınıflandırılır.
3
Anti-La antikoru ve diğer objektif testlerin ağırlığını karşılaştır.
Anti-La antikoru 20162016 kriterlerinde yer almaz. Diğer testler ise 11’er puan değerindedir.
En yüksek puanı veren seçenek biyopsidir.

Anahtar Kavram

Sjögren sendromu tanı kriterlerinde Anti-SSA pozitifliği ve minör tükürük bezi biyopsisi (odak skoru 1\geq 1) en yüksek ağırlığa (33’er puan) sahiptir.

Alternatif Yöntem

Puanlama sistemini akılda tutmak için '3-3-1-1-1' kuralı uygulanabilir: 3 puanlıklar (SSA ve Biyopsi), 1 puanlıklar (Schirmer, OSS, Akış hızı). Anti-La'nın listede olmadığını unutmamak gerekir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

3333 yaşında kadın hasta; el eklemlerinde ağrı, proksimal kaslarda güçsüzlük, soğukta ellerinde morarma ve nefes alırken batan yan ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde ANA 1/12801/1280 (granüler) ve yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği saptanıyor. Hastaya Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı konularak kortikosteroid tedavisi planlanıyor. Bu hastada aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin steroid tedavisine dirençli olması veya zayıf yanıt vermesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Raynaud fenomeni

Cevap

Raynaud fenomeni
Karma Bağ Dokusu Hastalığında (MCTD) klinik tablonun yönetiminde steroidler oldukça etkilidir; ancak bu yanıt tüm organ tutulumları için geçerli değildir. Artrit, miyozit, plevrit, perikardit ve ateş gibi inflamatuar bulgular steroid tedavisine mükemmel yanıt verirken, Raynaud fenomeni ve skleroderma benzeri deri değişiklikleri bu tedaviye genellikle dirençlidir. Bu durum, hastanın takibinde tedavi hedeflerinin belirlenmesi açısından kritiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hasta; SLE (plevrit), Sistemik Skleroz (Raynaud) ve Polimiyozit (proksimal güçsüzlük) bulgularını bir arada göstermektedir.
MCTD, farklı bağ dokusu hastalıklarının özelliklerinin bir arada görüldüğü bir overlap sendromudur.
2
Spesifik laboratuvar belirtecinin değerlendirilmesi
Yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği MCTD tanısı için patognomoniktir.
MCTD tanısının konulabilmesi için yüksek titrede Anti-U1 RNP varlığı zorunludur.
3
Tedavi yanıtı özelliklerinin karşılaştırılması
Miyozit, artrit ve serozit steroidlere duyarlıyken, vazospastik ve fibrotik süreçler (Raynaud, sklerodaktili) dirençlidir.
Vasküler ve fibrotik komponentler inflamatuar süreçlerden farklı bir patofizyolojiye sahiptir.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nda (MCTD) inflamatuar bulgular (artrit, miyozit, serozit) steroid tedavisine iyi yanıt verirken; Raynaud fenomeni, sklerodaktili ve pulmoner hipertansiyon steroidlere dirençlidir.

Daha Fazla Pratik

MCTD'de en sık ölüm nedeninin Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon olduğunu ve bunun da steroidlere dirençli olabileceğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru

5454 yaşında kadın hasta, son 66 aydır belirginleşen her iki parotis bölgesinde şişlik, ağızda kuruluk ve gözlerde kuruluk şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde baş-boyun radyoterapisi, Hepatit C veya HIV enfeksiyonu öyküsü bulunmuyor. Yapılan objektif değerlendirmelerde Schirmer testi 44 mm/5 dk, uyarılmamış tam tükürük akış hızı 0.080.08 mL/dk ve oküler boyama skoru (OSS) 66 olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1:3201:320 (granüler), Anti-La (SS-B) pozitif, Anti-Ro (SS-A) negatif ve Romatoid Faktör (RF) pozitifliği tespit ediliyor. ACR/EULAR 20162016 sınıflandırma kriterlerine göre bu hastada Sjögren sendromu tanısını kesinleştirmek için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dudak biyopsisi (minör tükürük bezi biyopsisi) yapılması

Cevap

Dudak biyopsisi (minör tükürük bezi biyopsisi) yapılması en uygun adımdır.
ACR/EULAR 20162016 kriterlerine göre, bir hastaya primer Sjögren sendromu tanısı konulabilmesi için toplam puanın en az 44 olması gerekir. Sorudaki hastada Schirmer testi (5\leq 5 mm/5 dk) 11 puan, uyarılmamış tükürük akış hızı (0.1\leq 0.1 mL/dk) 11 puan ve oküler boyama skoru (OSS 5\geq 5) 11 puan olmak üzere toplam 33 puan bulunmaktadır. Anti-La (SS-B) pozitifliği güncel kriterlerde yer almadığı için puan kazandırmaz. Tanıyı kesinleştirmek için 33 puan değerindeki minör tükürük bezi biyopsisi (Focus skoru 1\geq 1 olması şartıyla) en uygun ve gerekli adımdır.

Adım Adım Çözüm

1
ACR/EULAR 20162016 kriterlerine göre mevcut klinik bulguları puanla.
Schirmer testi (5\leq 5 mm) için 11 puan, uyarılmamış tükürük akış hızı (0.1\leq 0.1 mL/dk) için 11 puan ve OSS (5\geq 5) için 11 puan; toplam 33 puan elde edilir.
Tanı için gerekli olan objektif testlerin ağırlıklarını belirlemek.
2
Laboratuvar bulgularını (seroloji) kriterlere göre değerlendir.
Anti-Ro (SS-A) negatif olduğu için serolojiden puan alınamaz (00 puan). Anti-La (SS-B) 20162016 kriterlerinde yer almaz.
Güncel kriterlerde Anti-SSB'nin tanısal değerinin olmadığını saptamak.
3
Tanı eşiğini kontrol et ve eksik puanı tamamlayacak testi belirle.
Tanı için eşik değer 4\geq 4 puandır. Mevcut 33 puanı artırabilecek en güçlü kanıt 33 puan değerindeki biyopsidir.
Biyopsi sonucunda Focus skoru 1\geq 1 saptanması durumunda toplam puan 66'ya çıkar ve tanı kesinleşir.

Anahtar Kavram

ACR/EULAR 2016 Sjögren sendromu sınıflandırma kriterlerinde Anti-La (SS-B) pozitifliği tek başına puan kazandırmaz; tanı için Anti-Ro (SS-A) pozitifliği veya biyopsi (Focus skoru ≥1) en yüksek ağırlığa sahiptir.

Daha Fazla Pratik

Sjögren sendromu tanılı hastalarda lenfoma gelişimi risk faktörlerini (purpura, düşük C4, kriyoglobulinemi) tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 30Soru

Otuz iki yaşındaki kadın hasta, kış aylarında parmaklarında gelişen renk değişikliği (beyazlaşma ve morarma), ellerinde yaygın şişlik ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleriyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenede her iki el parmaklarında ödemli görünüm (puffy hands), el sırtındaki ciltte gerginleşme ve proksimal kaslarda 4/54/5 kuvvet saptanıyor. Laboratuvarda ANA 1:12801:1280 (benekli patern) ve Anti-U1 RNP yüksek titrede pozitif bulunuyor.

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı alan bu hastada, aşağıdaki klinik veya laboratuvar bulgularından hangisinin saptanması en az olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Sm antikor pozitifliği

Cevap

Anti-Sm antikor pozitifliği Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısında beklenen bir bulgu değildir.
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), klinik olarak Raynaud fenomeni ve puffy hands ile karakterize, serolojik olarak ise çok yüksek titrede Anti-U1 RNP antikorunun saptandığı bir tablodur. MCTD tanısı konulan hastalarda SLE'ye özgü Anti-Sm ve Anti-dsDNA antikorlarının negatif olması veya çok düşük titrede bulunması beklenir. Ayrıca şiddetli renal ve SSS tutulumu da SLE'ye kıyasla MCTD'de oldukça nadirdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Hastada Raynaud fenomeni, puffy hands (şiş parmaklar), proksimal miyopati ve sklerodaktili gibi overlap (çakışma) bulguları mevcut.
Bu bulgular SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerinin bir arada olduğunu gösterir.
2
Serolojik belirteci değerlendirme
ANA benekli patern ve yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği MCTD için karakteristik laboratuvar bulgusudur.
Anti-U1 RNP, MCTD tanısı için zorunlu olan serolojik kriterdir.
3
Ayırıcı tanı ve dışlama kriterlerini uygulama
MCTD tanısında Anti-Sm ve Anti-dsDNA gibi SLE spesifik antikorların negatif olması beklenir.
Bu antikorların varlığı tanıyı genellikle SLE yönüne kaydırır ve MCTD'nin 'temiz' overlap tanımından uzaklaştırır.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) serolojik olarak yüksek titrede Anti-U1 RNP pozitifliği ile tanımlanırken, Anti-Sm ve Anti-dsDNA antikorlarının negatif olması karakteristiktir.

Alternatif Yöntem

Hastalığı bir 'paket' gibi düşünün: SLE (eklem, döküntü), Skleroderma (Raynaud, özofagus) ve Polimiyozit (kas güçsüzlüğü) özelliklerini içerir ancak SLE'nin en tehlikeli iki özelliği (şiddetli böbrek ve beyin tutulumu) ile spesifik antikorları (Sm, dsDNA) genellikle paketin dışındadır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

Otuz iki yaşında kadın hasta; yaklaşık bir yıldır devam eden Raynaud fenomeni, parmaklarda belirgin şişlik (puffy hands) ve proksimal kas güçsüzlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1:2560 (granüler patern) saptanırken; Anti-dsDNA, Anti-Sm ve Anti-Scl-70 antikorları negatif bulunuyor. Hastanın değerlendirilmesinde eforla artan nefes darlığı ve ekokardiyografisinde pulmoner arter basıncında belirgin artış saptanıyor. Bu klinik tablo ve en olası tanı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner arter hipertansiyonu, bu hastalık grubunda en önemli mortalite nedenidir.

Cevap

Pulmoner arter hipertansiyonu, bu hastalık grubunda en önemli mortalite nedenidir.
Karma Bağ Dokusu Hastalığında (KBDH), klinik tablo SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit özelliklerinin karışımından oluşur. Bu hastaların takibinde en kritik nokta pulmoner tutulumdur; çünkü pulmoner arter hipertansiyonu bu popülasyonda mortalitenin bir numaralı sorumlusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Raynaud fenomeni, şiş parmaklar, miyozit ve yüksek titre ANA pozitifliği Karma Bağ Dokusu Hastalığını (KBDH) işaret eder.
MCTD (KBDH), SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerinin bir arada görüldüğü bir overlap tablodur.
2
Serolojik doğrulamanın değerlendirilmesi
Anti-U1 RNP pozitifliği (yüksek titre) KBDH için spesifik ve zorunlu bir bulgudur.
Bu antikorun varlığı, hastayı diğer konnektif doku hastalıklarından ayıran temel özelliktir.
3
Prognostik faktörlerin ve komplikasyonların analizi
Hastada saptanan nefes darlığı ve pulmoner arter basınç artışı, pulmoner hipertansiyonu (PH) düşündürür.
PH, KBDH hastalarında en sık ölüm nedeni olarak kabul edilen kritik bir komplikasyondur.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığında (MCTD) en özgül laboratuvar bulgusu yüksek titre Anti-U1 RNP pozitifliğidir ve en sık ölüm nedeni pulmoner hipertansiyondur.
Soru 32Soru

3535 yaşında kadın hasta; yaklaşık 22 yıldır ellerde yaygın şişlik, soğukta parmaklarda renk değişikliği ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleriyle izlenmektedir. Fizik muayenesinde bilateral "puffy hand" (şiş el) görünümü, sinovit ve proksimal kaslarda 4/54/5 kuvvetsizlik saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1:25601:2560 (benekli), Anti-U1 RNP pozitif (>1:1600>1:1600), Anti-Sm negatif, Anti-dsDNA negatif ve Anti-Jo1 negatif saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı olan Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hastalarda "skleroderma renal kriz" gelişme riski, Anti-Scl-70 pozitif diffüz sistemik skleroz hastalarına kıyasla belirgin şekilde daha yüksektir.

Cevap

Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nda (MCTD) skleroderma renal kriz gelişme riski, diffüz sistemik skleroz hastalarına kıyasla çok daha düşüktür.
Doğru yanıt olan seçenek (yanlış olan ifade), MCTD hastalarında skleroderma renal kriz riskinin diffüz sistemik skleroz hastalarından daha yüksek olduğunu iddia etmektedir. Oysa ki klinik çalışmalar ve ders kitapları, MCTD'de renal tutulumun genellikle hafif olduğunu ve skleroderma renal krizin bu hastalıkta oldukça nadir görüldüğünü bildirmektedir. Diffüz SSc'de bu risk çok daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı Doğrula
Hasta; Raynaud fenomeni, puffy hands ve miyozit bulguları ile yüksek titreli Anti-U1 RNP pozitifliğine sahiptir. Anti-Sm ve Anti-dsDNA negatifliği ile birlikte bu tablo tipik bir Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) vakasıdır.
MCTD, SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit bulgularının bir arada görüldüğü ve yüksek titreli Anti-U1 RNP antikoru ile karakterize bir overlap sendromudur.
2
Karakteristik Bulguları Değerlendir
MCTD'de trigeminal nevralji karakteristik bir nörolojik bulgudur. Akciğer tutulumu (PAH ve İAH) sıktır. Artrit ise non-eroziv veya RA-benzeri eroziv olabilir.
MCTD'nin bileşenlerinden gelen özellikler (SSc benzeri Raynaud/PAH, PM benzeri miyozit, SLE benzeri artrit) klinik tabloyu oluşturur.
3
Renal Risk Analizi Yap
MCTD'de renal tutulum hastaların yaklaşık %25'inde görülür ve genellikle hafiftir. Skleroderma renal kriz, diffüz SSc'nin aksine MCTD'de nadir görülen bir komplikasyondur.
MCTD, parent hastalıkların (SLE, SSc) en ağır organ tutulumlarından (ciddi renal ve SSS tutulumu) genellikle kaçınma eğilimindedir.

Anahtar Kavram

MCTD Tanı Kriterleri ve Organ Tutulum Özellikleri
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 33Soru

4545 yaşında kadın hasta, yaklaşık 22 yıldır devam eden gözlerde kuruluk ve ağızda yanma şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan tetkiklerde Schirmer testi pozitif, ANAANA 1:6401:640 (benekli patern), Anti-Ro ve Anti-La antikorları pozitif bulunuyor. Fizik muayenesinde her iki bacakta palpabl purpurik döküntüler saptanıyor. Bu hastada saptanan vaskülit tablosundan sorumlu olan ve aynı zamanda lenfoma gelişimi için artmış riski gösteren laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kriyoglobulinemi

Cevap

Kriyoglobulinemi; Sjögren sendromunda vaskülit gelişiminden sorumlu olan ve lenfoma riskini artıran temel laboratuvar bulgusudur.
Sjögren sendromunda palpabl purpura ile karakterize vaskülit tabloları çoğunlukla kriyoglobulinemi ile ilişkilidir. Kriyoglobulinemi, düşük kompleman düzeyleri ve parotis büyümesi ile birlikte lenfoma gelişimi için en yüksek prediktif değere sahip olan bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Göz ve ağız kuruluğu (sicca semptomları) ve Anti-Ro/La pozitifliği ile hastaya Primer Sjögren Sendromu tanısı konur.
Tanısal kriterler (semptomlar + otoantikorlar) Sjögren sendromunu desteklemektedir.
2
Ekstraglandüler bulguyu analiz et.
Alt ekstremitelerdeki palpabl purpura, küçük damar vaskülitine (lökositoklastik vaskülit) işaret eder.
Sjögren sendromunda vaskülit en sık görülen ekstraglandüler tutulumlardan biridir.
3
Vaskülit ve lenfoma ilişkisini kur.
Sjögren sendromunda kriyoglobulinemi, purpura ve kompleman düşüklüğü (C4) varlığı, B-hücreli lenfoma gelişimi için en güçlü risk faktörleridir.
Kriyoglobulinler, monoklonal B-hücre proliferasyonunun bir göstergesi olabilir.

Anahtar Kavram

Sjögren sendromunda kriyoglobulinemi varlığı hem vaskülit (purpura) kliniğinden sorumludur hem de lenfoma riskini anlamlı düzeyde artırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

Otuz sekiz yaşında kadın hasta; soğukta ellerinde morarma, parmaklarında belirgin şişlik ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde ellerde "puffy" (şiş) görünüm, proksimal kas güçsüzlüğü ve akciğer bazallerinde ince raller saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1:12801:1280 granüler (speckled) patern ve Anti-U1 RNP antikoru yüksek pozitif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karma bağ dokusu hastalığı

Cevap

Karma bağ dokusu hastalığı
Karma bağ dokusu hastalığı, sistemik lupus eritematozus (SLE), sistemik skleroz ve polimiyozit hastalıklarına ait klinik özelliklerin bir arada görüldüğü bir örtüşme sendromudur. Bu hastalığın tanısı için en spesifik kriter, laboratuvar incelemesinde yüksek titrede Anti-U1 RNP antikorunun pozitif saptanmasıdır. Vakadaki Raynaud fenomeni, 'puffy' parmaklar ve proksimal kas güçsüzlüğü bu örtüşmeyi tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Raynaud fenomeni, şiş parmaklar (puffy hands) ve proksimal miyopati bulgularının varlığı belirlendi.
Bu bulgular birden fazla bağ dokusu hastalığının (SLE, skleroderma, miyozit) özelliklerini içerir.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Yüksek titrede granüler ANA ve Anti-U1 RNP pozitifliği saptandı.
Anti-U1 RNP antikoru, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (KBDH) için patognomonik kabul edilen bir belirteçtir.
3
Ayırıcı tanı ve kesin sonuç
Karma Bağ Dokusu Hastalığı tanısına ulaşıldı.
Klinik 'overlap' (örtüşme) tablosu ve spesifik antikor varlığı tanıyı doğrular.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısında yüksek titre Anti-U1 RNP antikorunun varlığı ve klinik örtüşme sendromu.

Daha Fazla Pratik

Anti-U1 RNP pozitifliği olan bir hastada gelişebilecek en önemli komplikasyonlardan biri olan pulmoner hipertansiyon konusunu gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru

Kırk sekiz yaşında kadın hasta; halsizlik, yaygın artralji, ağız kuruluğu ve gözlerde batma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki parotis bezinde ağrısız şişlik ve skleralarda kuruluk saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; eritrosit sedimentasyon hızı (ESHESH) 8585 mm/saatmm/saat, romatoid faktör (RFRF) pozitif ve ANA 1:3201:320 (benekli patern) saptanırken, C-reaktif protein (CRPCRP) düzeyi normal bulunuyor. Bu hastadaki laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, ESHESH ve CRPCRP düzeyleri arasındaki bu belirgin uyumsuzluğun (sedimentasyon-CRP disosiasyonu) en olası patofizyolojik açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliklonal hipergammaglobulinemiye bağlı eritrosit kümelenmesi

Cevap

ESH ve CRP uyumsuzluğunun temel nedeni, Sjögren sendromundaki poliklonal hipergammaglobulineminin eritrosit rulo formasyonunu artırarak sedimentasyon hızını yükseltmesidir.
Doğru seçenek olan poliklonal hipergammaglobulinemi, Sjögren sendromunun karakteristik bir bulgusudur. Globulinler pozitif yüklü proteinler oldukları için eritrositlerin yüzeyindeki negatif yükleri (zeta potansiyeli) nötralize ederler. Bu durum eritrositlerin birbirine yapışarak 'rulo formasyonu' (rouleaux) oluşturmasına ve yerçekimi etkisiyle daha hızlı çökelmesine (yüksek ESH) neden olur. Ancak Sjögren sendromunda, SLE'de olduğu gibi, IL6IL-6 aracılı CRP sentezi genellikle uyarılmaz; bu nedenle CRP düzeyi normal kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini (yüksek ESH, normal CRP) analiz et.
Sedimentasyon-CRP disosiasyonu olduğu saptandı.
Tanısal süreçte hastalık aktivitesi ve eşlik eden durumların ayırımı için gereklidir.
2
Sjögren sendromunda görülen protein metabolizması değişikliklerini hatırla.
Belirgin poliklonal hipergammaglobulinemi varlığı saptandı.
ESH'nin protein yapısındaki değişikliklerden (özellikle globulin ve fibrinojen) nasıl etkilendiğini belirlemek için.
3
Seçenekler arasından patofizyolojik mekanizmayı doğrula.
Globulinlerin eritrosit zeta potansiyelini azaltarak rulo (rouleaux) formasyonuna yol açtığı ve bunun ESH'yi artırdığı sonucuna varıldı.
Soruda istenen patofizyolojik açıklamayı kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Sjögren Sendromu ve SLE gibi durumlarda görülen sedimentasyon-CRP disosiasyonu.
Soru 36Soru

3838 yaşında kadın hasta, soğukta ellerinde morarma, parmaklarda şişlik ve yutma güçlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ellerde ve parmaklarda yaygın şişlik (puffypuffy handshands), el eklemlerinde sinovit ve proksimal kas gruplarında hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANAANA 1/12801/1280 (benekli patern) ve yüksek titrede AntiU1Anti-U1 RNPRNP pozitifliği saptanırken; AntidsDNAAnti-dsDNA, AntiSmAnti-Sm ve AntiScl70Anti-Scl-70 negatif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu hastalık grubunda en sık görülen mortalite nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karma bağ dokusu hastalığı - Pulmoner arteriyel hipertansiyon

Cevap

Karma bağ dokusu hastalığı tanılı hastalarda prognozu belirleyen en önemli komplikasyon ve en sık mortalite nedeni pulmoner arteriyel hipertansiyondur.
Hastanın klinik tablosu Raynaud fenomeni, parmaklarda yaygın şişlik, eklem iltihabı ve kas tutulumu gibi farklı bağ dokusu hastalıklarının özelliklerini barındırmaktadır. Bu tabloya eşlik eden yüksek titre AntiU1Anti-U1 RNPRNP pozitifliği, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) için tanı koydurucudur. MCTD hastalarında en sık karşılaşılan mortalite nedeni ise pulmoner arteriyel hipertansiyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Raynaud fenomeni, 'puffy hands', sinovit ve miyozit bulgularının bir arada olması bir 'overlap' (örtüşme) sendromuna işaret eder.
MCTD; SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit bulgularının karışımıyla karakterize bir hastalıktır.
2
Serolojik verileri değerlendir
Yüksek titre Anti-U1 RNP pozitifliği, MCTD tanısı için zorunlu ve ayırt edici kriterdir.
Diğer spesifik antikorların (Anti-dsDNA, Anti-Scl-70 vb.) negatif olması tanıyı MCTD lehine kesinleştirir.
3
Prognoz ve mortalite bilgisini sorgula
MCTD hastalarında en sık ölüm nedeni belirlendi.
Literatürde ve TUS kaynaklarında MCTD'de en sık ölüm nedeni olarak pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) vurgulanmaktadır.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı için yüksek titre Anti-U1 RNP şarttır ve en sık ölüm nedeni Pulmoner Arteriyel Hipertansiyondur.

İpuçları

1
Hastadaki bulguların birden fazla romatizmal hastalığı (SLE, skleroderma, miyozit) andırdığına dikkat edin.
2
Laboratuvarda saptanan yüksek titre AntiU1Anti-U1 RNPRNP, bu 'karışık' tabloyu tek bir tanı altında toplar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 37Soru

3232 yaşında kadın hasta; ellerde yaygın şişlik (puffy hands), soğukta parmaklarda belirginleşen renk değişikliği ve eklem ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sklerodaktili ve jeneralize lenfadenopati saptanıyor. Sistemik lupus eritematozus, sistemik skleroz ve polimiyozit klinik özelliklerinin birlikteliği saptanan hastada, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (KBDH) tanısını doğrulamada en spesifik laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-U1RNPU1 RNP antikor pozitifliği

Cevap

Anti-U1RNPU1 RNP antikor pozitifliği
Doğru seçenek olan Anti-U1RNPU1 RNP antikor pozitifliği, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (KBDH) tanısı için hem zorunlu bir kriterdir hem de hastalığın en spesifik laboratuvar bulgusudur. KBDH; SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit klinik özelliklerinin 'overlap' (örtüşme) gösterdiği bir tablo olup, bu antikorun yüksek titrede pozitifliği ile karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını (ellerde şişlik, Raynaud, artralji, lenfadenopati) ve çoklu bağ dokusu hastalığı özelliklerini analiz et.
Hastada SLE, sistemik skleroz ve miyozit özelliklerinin bir arada bulunması (overlap), öncelikle Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nı (KBDH) düşündürür.
KBDH, bu üç hastalığın klinik özelliklerini içeren ve tipik olarak 'puffy hand' görünümü ile seyreden bir tablodur.
2
KBDH tanısı için gerekli olan karakteristik serolojik parametreyi belirle.
KBDH tanısının konulabilmesi için yüksek titrede Anti-U1RNPU1 RNP antikoru pozitifliği şarttır.
Anti-U1RNPU1 RNP, Sharp sendromu olarak da bilinen KBDH'nin serolojik belirtecidir ve tanı kriterlerinin merkezinde yer alır.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (KBDH) tanısında yüksek titrede Anti-U1RNPU1 RNP antikorunun zorunlu ve spesifik bir kriter olması.
Tahmini Süre:45s
Soru 38Soru

Klinik olarak sistemik lupus eritematozus, sistemik skleroz ve polimiyozit bulgularının bir arada görüldüğü karma bağ dokusu hastalığı (MCTDMCTD) tanısında aşağıdaki otoantikorlardan hangisinin yüksek titrede pozitifliği en karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: AntiU1Anti-U1 RNPRNP antikorları

Cevap

Karma bağ dokusu hastalığında (MCTDMCTD) tanısal açıdan en karakteristik bulgu AntiU1Anti-U1 RNPRNP antikorlarının yüksek titrede pozitifliğidir.
Karma bağ dokusu hastalığı (MCTDMCTD), klinik olarak SLESLE, sistemik skleroz ve polimiyozit özelliklerinin bir arada görüldüğü bir tablodur. Bu hastalığın en önemli ve karakteristik laboratuvar özelliği, AntiU1Anti-U1 RNPRNP antikorlarının çok yüksek titrelerde pozitif olmasıdır. Bu antikorun varlığı tanı kriterlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastalıktaki klinik örtüşmeyi tanımla.
MCTDMCTD, SLESLE, sistemik skleroz ve polimiyozit klinik özelliklerini içeren bir örtüşme (overlapoverlap) sendromudur.
Tanısal yaklaşımın temelini bu klinik tablo oluşturur.
2
Spesifik serolojik belirteci belirle.
Bu tabloya eşlik eden ve tanı kriterlerinde yer alan temel antikor AntiU1Anti-U1 RNPRNP'dir.
MCTD tanısı koyabilmek için bu antikorun yüksek titrede bulunması şarttır.

Anahtar Kavram

Karma bağ dokusu hastalığının (MCTDMCTD) serolojik tanısı.

Daha Fazla Pratik

MCTD'de en sık ölüm nedeninin pulmoner arteriyel hipertansiyon olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 39Soru

45 yaşında kadın hasta; yaklaşık bir yıldır devam eden Raynaud fenomeni, el eklemlerinde sabah tutukluğu ile giden artrit, yokuş çıkarken belirginleşen nefes darlığı ve yutma güçlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde parmaklarda sosis benzeri şişlik (daktilit), sklerodaktili ve proksimal kaslarda hafif güçsüzlük saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde ANA 1:6401:640 kaba benekli (speckled) patern ve yüksek titreli Anti-U1 RNP pozitifliği saptanırken; Anti-Sm, Anti-dsDNA ve Anti-Scl-70 negatif bulunuyor. Bu klinik tablo ile izlenen bir hastada, prognozu belirleyen en önemli faktör ve en sık mortalite nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pulmoner arter hipertansiyonu

Cevap

Hastalarda prognozu belirleyen en önemli faktör ve en sık mortalite nedeni pulmoner arter hipertansiyonudur.
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD); SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit bulgularının bir arada görüldüğü ve yüksek titreli Anti-U1 RNP pozitifliği ile karakterize bir tablodur. Bu hastalarda Raynaud fenomeni ve el ödemi başlangıçta çok sık görülür. Klinik seyirde en önemli ve en sık ölüm nedeni pulmoner arter hipertansiyonudur (PAH).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezi
Raynaud fenomeni, el ödemi (puffy fingers/daktilit), özofagus dismotilitesi (yutma güçlüğü) ve miyozit (proksimal güçsüzlük) varlığı not edildi.
Bu bulgular SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerinin bir arada bulunduğunu (overlap) düşündürür.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Yüksek titreli Anti-U1 RNP pozitifliği ve diğer spesifik antikorların (Anti-Sm, Anti-Scl-70) negatifliği belirlendi.
Yüksek titreli Anti-U1 RNP, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) için tanısal bir kriterdir.
3
Tanı ve komplikasyon değerlendirmesi
MCTD tanısı konuldu ve hastadaki nefes darlığının en olası ciddi nedeni olan pulmoner tutulum sorgulandı.
MCTD'de pulmoner tutulum (özellikle PAH) en sinsi ve ölümcül komplikasyondur.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) ve Pulmoner Arter Hipertansiyonu İlişkisi

Daha Fazla Pratik

MCTD ve Sistemik Sklerozda görülen Raynaud fenomeni arasındaki farkları ve tırnak yatağı kapilleroskopi bulgularını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

2727 yaşında kadın hasta; parmaklarında şişlik, eklem ağrıları ve soğuk havalarda ellerinde belirginleşen renk değişikliği şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede her iki el parmaklarında ve el sırtında yaygın ödem, el eklemlerinde hassasiyet ve omuz kuşağı kaslarında miyozit ile uyumlu hassasiyet saptanıyor. Serolojik incelemede; ANA 1/25601/2560 (benekli patern) ve yüksek titrasyonda Anti-U1 RNP pozitifliği saptanıyor. Anti-Sm, Anti-dsDNA ve Anti-Scl-70 antikorları ise negatif olarak raporlanıyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karma Bağ Dokusu Hastalığı

Cevap

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), yüksek titrasyonda Anti-U1 RNP antikoru ile karakterize, klinik olarak SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit özelliklerinin bir arada görüldüğü bir overlap sendromudur.
Vakadaki klinik tablo (Raynaud fenomeni, el parmaklarında yaygın ödem ve miyozit) ile birlikte laboratuvarda saptanan yüksek titreli Anti-U1 RNP pozitifliği, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) için tanısal kriterleri karşılar. Özellikle Anti-Sm ve Anti-dsDNA gibi SLE'ye özgü antikorların negatif olması, hastanın klinik tablosunun SLE'den ziyade bir 'overlap' sendromu olan MCTD olduğunu kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Raynaud fenomeni (soğukta renk değişikliği), 'puffy hand' (ödemli eller) ve kas hassasiyeti (miyozit) saptandı.
Bu üçlü, Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nın klasik klinik sunumudur.
2
Serolojik verilerin değerlendirilmesi
Anti-U1 RNP yüksek titrededir; Anti-Sm, Anti-dsDNA ve Anti-Scl-70 negatiftir.
MCTD tanısı için Anti-U1 RNP pozitifliği şarttır; Anti-Sm ve Anti-dsDNA gibi SLE'ye özgü antikorların yokluğu MCTD tanısını diğer overlap sendromlarından ayırır.
3
Tanının sentezlenmesi
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısına ulaşılır.
Hem klinik örtüşme kriterleri hem de spesifik serolojik profil MCTD'yi işaret etmektedir.

Anahtar Kavram

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı için yüksek titreli Anti-U1 RNP antikoru zorunludur ve klinik tablo SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit bulgularının bir karışımıdır.
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Sjögren Sendromu ve Karma Bağ Dokusu Hastalığı Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin