Göğüs Hastalıkları ve Alerji

218 soru

Soru 21Soru

4242 aylık bir erkek çocuk, yaklaşık 22 saat önce odasında yalnız oyun oynarken aniden başlayan şiddetli öksürük ve morarma atağı sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer bazalinde solunum seslerinin azaldığı ve lokalize ekspiratuar vizing duyuluyor. Akciğer grafisinde sağda belirgin hiperinflasyon (hava hapsi) ve mediastenin sola doğru itildiği saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, hem kesin tanı koydurucu hem de yabancı cismin çıkarılmasını sağlayan tedavi edici altın standart yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rijit bronkoskopi uygulanması

Cevap

Rijit bronkoskopi uygulanması
Rijit bronkoskopi, çocukluk çağındaki yabancı cisim aspirasyonlarında hem kesin tanı koyulmasını sağlar hem de cismin havayolu güvenliği korunarak çıkarılmasına olanak tanıdığı için altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Aniden başlayan öksürük ve morarma öyküsü yabancı cisim aspirasyonunu (YCA) düşündürür.
YCA genellikle oyun oynarken veya yemek yerken ani başlayan tıkanma atağı ile karakterizedir.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguların analizi
Lokalize vizing ve akciğer grafisindeki tek taraflı havalanma artışı (check-valve mekanizması) obstrüksiyonu doğrular.
Yabancı cisim havayolunu kısmi tıkayarak havanın içeri girmesine izin verip çıkmasını engelleyebilir, bu da radyolojik olarak hava hapsine yol açar.
3
Kesin tanı ve tedavi yönteminin belirlenmesi
Rijit bronkoskopi ile yabancı cismin doğrudan görülmesi ve çıkarılması.
Rijit bronkoskopi, çocuklarda havayolu güvenliğini sağlaması ve geniş enstrüman kullanımına izin vermesi nedeniyle altın standarttır.

Anahtar Kavram

Yabancı cisim aspirasyonlarında 'check-valve' mekanizması ve rijit bronkoskopinin tanı/tedavideki rolü.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

88 aylık bir erkek bebek, iki gündür devam eden burun akıntısı ve hafif ateş şikayetlerinin ardından başlayan öksürük ve hırıltı (wheezingwheezing) nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 5252/dakika saptanıyor; interkostal çekilmeleri mevcut ve akciğer dinlemesinde yaygın sibilan raller ile ekspiryum uzaması duyuluyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut bronşiolit

Cevap

Sunulan klinik tablo, bir süt çocuğunda viral üst solunum yolu enfeksiyonu (burun akıntısı, ateş) sonrası gelişen alt solunum yolu obstrüksiyon bulguları (hırıltı, ekspiryum uzaması, çekilmeler) nedeniyle tipik bir akut bronşiolit vakasıdır.
Akut bronşiolit, 22 yaşın altındaki süt çocuklarında en sık görülen alt solunum yolu enfeksiyonudur. Genellikle 11-33 günlük burun akıntısı, hapşırık ve hafif ateş gibi üst solunum yolu enfeksiyonu (ÜSYE) semptomlarından sonra öksürük, hırıltı (wheezing) ve takipne ile karakterize alt solunum yolu bulguları eklenir. Fizik muayenede interkostal ve subkostal çekilmeler ile dinlemekle ekspiryum uzaması ve yaygın sibilan raller duyulması tanı için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve klinik öyküsünü değerlendir.
22 yaş altı (88 aylık) çocukta üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularını takiben gelişen solunum sıkıntısı saptandı.
Akut bronşiolit tanısı için tipik hasta profili belirlenmiş olur.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Takipne, çekilmeler ve yaygın sibilan raller (wheezingwheezing) obstrüktif bir tabloyu işaret eder.
Hırıltı ile seyreden hastalıklar arasında ayırıcı tanı yapılır.

Anahtar Kavram

Akut bronşiolit, 22 yaş altındaki çocuklarda en sık görülen alt solunum yolu enfeksiyonudur ve genellikle Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) tarafından oluşturulur.
Soru 23Soru

1010 yaşında bir çocuk; yaklaşık iki haftadır devam eden halsizlik, düşük dereceli ateş ve sol yan ağrısı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde sol akciğer bazalinde vibrasyon torasik alınamıyor ve perküsyonla matite saptanıyor. Akciğer grafisinde sol plevral efüzyon saptanan hastaya torasentez yapılıyor. Bu hastada plevral sıvı analizi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plevral sıvı adenozin deaminaz (ADA) düzeyi yüksek saptanır.

Cevap

Plevral sıvı adenozin deaminaz (ADA) düzeyinin yüksek saptanması tüberküloz plevriti tanısı için en olası ve karakteristiktir.
Tüberküloz plevriti, çocuklarda primer tüberkülozun bir komplikasyonu olarak veya reaktivasyon sonrası görülebilir. Plevral sıvı analizinde ADA (adenozin deaminaz) düzeyinin genellikle >40>40 U/L saptanması, tüberküloz tanısı için yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahiptir. Bu bulgu, klinik şüphe ile birleştiğinde tanıyı güçlü bir şekilde destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Subakut başlangıçlı ateş, göğüs ağrısı ve plevral efüzyon bulguları saptandı.
Halsizlik, iştahsızlık ve düşük dereceli ateş gibi sistemik bulgular tüberküloz plevriti şüphesini artırır.
2
Plevral sıvı niteliğini belirle
Enfeksiyöz süreç olduğu için sıvının eksuda olması beklenir.
Tüberküloz plevriti inflamatuar bir plevral tepkidir.
3
Spesifik biyokimyasal markerları analiz et
ADA yüksekliği ve lenfosit hakimiyeti tüberküloz için tipiktir.
ADA, T-lenfosit aktivasyonunun bir göstergesidir ve tüberküloz plevritinde tanısaldır.

Anahtar Kavram

Tüberküloz plevritinde plevral sıvı eksuda karakterindedir, lenfosit hakimiyeti gösterir ve ADA düzeyi tipik olarak yüksektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 24Soru

1212 yaşında bir kız çocuk, üç haftadır devam eden kuru öksürük, halsizlik, baş ağrısı ve düşük dereceli ateş şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 24/dakika24/\text{dakika}, akciğer oskültasyonunda bilateral bazallerde yaygın ince raller duyuluyor ancak belirgin solunum sıkıntısı (dispne, retraksiyon) gözlenmiyor. Hastanın konjonktivalarının soluk ve skleralarının hafif ikterik olduğu fark ediliyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 8.8 g/dL8.8 \text{ g/dL}, retikülosit %5.2\%5.2, direkt Coombs testi (anti-C3d pozitif) ve indirekt bilirubin 3.1 mg/dL3.1 \text{ mg/dL} saptanıyor. Akciğer grafisinde bilateral yama tarzında interstisyel infiltrasyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanısal etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mycoplasma pneumoniaeMycoplasma \ pneumoniae

Cevap

En olası etken, atipik pnömoni bulguları ile birlikte otoimmün hemolitik anemi (soğuk aglütinin hastalığı) tablosuna yol açan Mycoplasma pneumoniae'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, hastadaki subakut seyirli öksürük, fizik muayenede dinleme bulguları olmasına rağmen solunum sıkıntısının az olması (fizik muayene-radyoloji uyumsuzluğu) ve laboratuvarda saptanan hemolitik anemi tablosu ile tam uyumludur. Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonu sırasında oluşan IgM yapısındaki soğuk aglütininler eritrositlerin üzerindeki I antijenine bağlanarak kompleman aktivasyonu ve hemoliz yoluyla sarılık ve anemiye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyrin analiz edilmesi
Üç haftalık subakut seyir, kuru öksürük ve fizik muayene-radyoloji diskordansı (atipik pnömoni lehine).
Atipik pnömoniler genellikle okul çağı çocuklarında halsizlik, baş ağrısı ve düşük ateşle başlar.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Düşük hemoglobin, yüksek retikülosit, indirekt hiperbilirubinemi ve direkt Coombs (C3d) pozitifliği hemolizi gösterir.
Mycoplasma enfeksiyonları sırasında oluşan I antijenine karşı IgM antikorları (soğuk aglütininler) eritrosit yıkımına neden olabilir.
3
Etyolojik eşleştirme yapılması
Atipik pnömoni + Otoimmün Hemolitik Anemi = Mycoplasma pneumoniae.
Okul çağı ve adolesanlarda en sık atipik pnömoni etkeni olup ekstrapulmoner bulgular (hemoliz, deri döküntüleri, SSS bulguları) sıktır.

Anahtar Kavram

Mycoplasma pneumoniae enfeksiyonlarında gelişen soğuk aglütininlere bağlı otoimmün hemolitik anemi.

Daha Fazla Pratik

Mycoplasma enfeksiyonlarında görülen diğer ekstrapulmoner bulguları (Stevens-Johnson sendromu, eritema multiforme, aseptik menenjit) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 25Soru

Kistik fibrozis tanısı alan 6 yaşındaki bir çocukta yapılan moleküler genetik incelemede, kistik fibrozisli hastalarda en sık görülen mutasyon olan homozigot ΔF508\Delta F508 mutasyonu saptanmıştır. Bu hastadaki temel moleküler patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CFTR proteininin endoplazmik retikulumda hatalı katlanması ve hücre yüzeyine taşınamaması

Cevap

CFTR proteininin endoplazmik retikulumda hatalı katlanması ve hücre yüzeyine taşınamaması
Kistik fibrozis hastalarının büyük çoğunluğunda saptanan ΔF508\Delta F508 mutasyonu, Sınıf II mutasyon olarak sınıflandırılır. Bu mutasyonda CFTR proteini ribozomlarda sentezlenir ancak endoplazmik retikulumda (ER) üç boyutlu yapısını düzgün kazanamaz (katlanma hatası). ER'deki kalite kontrol sistemleri bu hatalı proteini belirler ve hücre yüzeyine taşınmasına izin vermeden proteazomlarda yıkıma gönderir.

Adım Adım Çözüm

1
Mutasyonu tanımla
Hastada saptanan ΔF508\Delta F508 mutasyonu, kistik fibroziste dünya genelinde en sık görülen (yaklaşık %70) mutasyondur.
Sorunun çözümü için bu mutasyonun hangi sınıfa girdiğinin bilinmesi gerekir.
2
Mutasyon sınıfını ve mekanizmasını hatırla
ΔF508\Delta F508 mutasyonu, Sınıf II mutasyon grubunda yer alır. Bu grupta protein sentezlenir ancak endoplazmik retikulumda hatalı katlanır.
CFTR mutasyonları moleküler mekanizmalarına göre I'den VI'ya kadar sınıflandırılır.
3
Hücresel akıbeti belirle
Hatalı katlanan protein, kalite kontrol mekanizmaları (proteazomlar) tarafından tanınarak hücre yüzeyine ulaşamadan yıkılır.
Sonuç olarak hücre zarında fonksiyonel klor kanalı bulunmaz veya çok az bulunur.

Anahtar Kavram

ΔF508\Delta F508 mutasyonu ve Sınıf II CFTR mutasyon mekanizması (Hatalı katlanma/İşlenme kusuru)

Daha Fazla Pratik

İvakaftor (Ivacaftor) gibi potansiyatör ilaçların hangi mutasyon sınıflarında (özellikle Sınıf III) etkili olduğunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 26Soru

2222 aylık bir kız çocuk, evde kuruyemiş (ay çekirdeği) yerken aniden gelişen şiddetli öksürük ve morarma atağı sonrası acil servise getiriliyor. Başvurusunda hastanın öksürüğü azalmış görünmektedir ve siyanozu yoktur. Fizik muayenede solunum sayısı 32/dk32/dk, SpO2SpO_2 %9696 (oda havasında) saptanıyor. Dinlemekle akciğer sol alt alanda solunum seslerinde azalma ve lokalize ekspiratuar hırıltı (wheezing) duyuluyor. Çekilen ekspiratuar akciğer grafisinde sol akciğerde hiperinsüflasyon ve mediastinal yapıların sağa yer değiştirdiği izleniyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rijit bronkoskopi

Cevap

Lokalize fizik muayene ve radyolojik hava hapsi bulguları olan bu hastada rijit bronkoskopi uygulanmalıdır.
Rijit bronkoskopi, çocuklarda yabancı cisim aspirasyonu klinik şüphesi yüksek olduğunda (ani başlangıç, asimetrik dinleme bulgusu, radyolojik hava hapsi) hem tanıyı kesinleştiren hem de cismin çıkarılmasını sağlayan en güvenli yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Öykünün değerlendirilmesi
Yabancı cisim aspirasyonu (YCA) şüphesi
Kuruyemiş yeme sırasında aniden başlayan öksürük ve morarma atağı YCA için tipik penetrasyon evresidir.
2
Fizik muayene bulgularının analizi
Tek taraflı solunum sesi azalması ve hırıltı
Asimetrik akciğer bulguları, hava yolunda lokalize bir tıkanıklığı (yabancı cisim) işaret eder.
3
Radyolojik inceleme (Ekspiratuar grafi)
Obstrüktif amfizem (hava hapsi)
Yabancı cisim ekspiryumda bronşun daralmasıyla hava çıkışını engeller (çek-valf mekanizması), bu da etkilenen akciğerde hiperinsüflasyona ve mediastinal şifte neden olur.
4
Kesin tanı ve tedavi planı
Rijit bronkoskopi
Bulguların varlığında altın standart yaklaşım rijit bronkoskopi ile cismin çıkarılmasıdır.

Anahtar Kavram

Yabancı cisim aspirasyonunda rijit bronkoskopi hem tanısal hem de terapötik altın standarttır.
Soru 27Soru

Yenidoğan bir bebekte doğumdan kısa süre sonra gelişen ilerleyici solunum sıkıntısı nedeniyle çekilen akciğer grafisinde; sol üst lobda belirgin hiperinflasyon, vasküler gölgelenmelerde azalma ve mediastende sağa sapma saptanmıştır. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital lober overenflasyon

Cevap

Konjenital lober overenflasyon
Konjenital lober overenflasyon (veya amfizem), bronşiyal kıkırdak zayıflığına bağlı 'check-valve' mekanizması ile havanın hapsolması sonucu oluşur. En sık sol üst lob tutulur (%405040-50). Radyolojik olarak radyolüsensi artışı (hiperinflasyon), vasküler işaretlerin seyrelmesi ve mediastinal şift görülmesi tanı için yeterlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Yenidoğanda ilerleyici solunum sıkıntısı saptandı.
Tanıya gitmek için ilk adım semptomların başlangıç zamanını belirlemektir.
2
Radyolojik bulguları değerlendir
Tek bir lobda (sol üst lob) hiperinflasyon ve mediastinal şift görüldü.
Lober hiperinflasyon ve kitle etkisinin varlığı ayırıcı tanı için kritiktir.
3
Tanıyı netleştir
Konjenital lober overenflasyon tanısı konuldu.
Sol üst lob yerleşimi ve vasküler gölgelerde azalma bu anomali için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Konjenital lober overenflasyon (KLO), en sık sol üst lobu tutan, etkilenen lobun aşırı havalanması ve komşu dokulara bası yapmasıyla karakterize bir anomalidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 28Soru

3 aylık bir bebek; tekrarlayan sağ alt lob pnömonisi ve özellikle beslenme sırasında tetiklenen öksürük ve morarma şikayetleriyle getiriliyor. Yapılan baryumlu özofagogramda, özofagusun distal kesiminden sağ akciğer bazalindeki bir kitleye kontrast madde geçişi (fistül) olduğu saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada saptanan doğumsal akciğer anomalisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu anomaliler anatomik olarak sıklıkla ekstralober sekestrasyon karakterindedir.

Cevap

Bu anomaliler anatomik olarak sıklıkla ekstralober sekestrasyon karakterindedir.
Beslenme sırasında ortaya çıkan öksürük ve baryumlu grafide izlenen fistül hattı, sekestre bir akciğer segmentinin gastrointestinal sistemle (özofagus) bağlantısını gösteren 'Bronkopulmoner Ön Bağırsak Malformasyonu' için tipiktir. Literatürde bu lezyonların büyük çoğunluğunun anatomik olarak visseral plevrasının ayrı olduğu ekstralober sekestrasyon karakterinde olduğu bildirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (tekrarlayan pnömoni ve özofageal komünikasyon) değerlendirin.
Hastada bir ön bağırsak malformasyonu olduğu saptandı.
Beslenme sırasında öksürük ve özofagogramdaki fistül, akciğer dokusu ile GİS arasında bir bağlantı olduğunu gösterir.
2
Patolojiyi sınıflandırın.
Vaka 'Bronkopulmoner Ön Bağırsak Malformasyonu' (BPFM) ile uyumludur.
Bu spesifik varyant, sekestre akciğer dokusunun özofagus veya mide ile bağlantılı olması durumudur.
3
BPFM'nin anatomik özelliklerini hatırlayın.
BPFM vakalarının çoğu anatomik olarak 'ekstralober sekestrasyon' (ELS) yapısındadır.
ELS, normal akciğerden ayrı bir visseral plevraya sahiptir ve sistemik bağlantılar (fistül veya arter) geliştirmeye daha yatkındır.
4
ELS'nin vasküler özelliklerini seçeneklerle karşılaştırın.
Sistemik arteriyel beslenme ve sistemik venöz drenaj beklenir.
ELS'de drenaj sol atriyuma değil, sistemik venöz dolaşıma (azigos/IVC) olur.

Anahtar Kavram

Bronkopulmoner Ön Bağırsak Malformasyonu ve Ekstralober Sekestrasyon İlişkisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 29Soru

44 aylık bir erkek bebek, öksürük ve hırıltı şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Öyküsünden daha önce de benzer iki atak geçirdiği, dışkısının yağlı ve kötü kokulu olduğu, kilo alımının akranlarına göre geri kaldığı öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde takipne ve yaygın vizing saptanan hastanın nazal muayenesinde polip izlenmiştir. Bu hastada akut bronşiolit tablosuna eşlik eden ek klinik bulgular nedeniyle öncelikle dışlanması gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik fibrozis

Cevap

Kistik fibrozis tanısı, hastadaki tekrarlayan alt solunum yolu semptomları ile malabsorbsiyon ve nazal polip gibi ekstrapulmoner bulguların birlikteliği nedeniyle öncelikle düşünülmelidir.
Kistik fibrozis, CFTR genindeki mutasyon sonucu ekzokrin bezlerin koyu salgı üretmesiyle karakterizedir. Akciğerlerde tekrarlayan enfeksiyonlar ve bronşiolit benzeri tablolara yol açarken, pankreas yetmezliği nedeniyle malabsorbsiyon (yağlı dışkılama) ve büyüme geriliğine sebep olur. Ayrıca, çocuklarda nazal polip saptanması kistik fibrozis için oldukça spesifik bir uyarıcıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada akut bronşiolit ile uyumlu solunum bulguları (vizing, takipne) mevcut ancak tekrarlayan ataklar olması dikkat çekici.
İlk atak genellikle viral bronşiolit olsa da, tekrarlayan ataklar altta yatan kronik bir hastalığı düşündürür.
2
Eşlik eden sistemik bulguları değerlendir.
Yağlı dışkılama (steatore), büyüme geriliği ve nazal polipler saptandı.
Bebeklik ve çocukluk döneminde nazal polip saptanması, aksi kanıtlanana kadar kistik fibrozis olarak kabul edilmelidir.
3
Ayırıcı tanıları sentezle.
Hem solunum sistemini hem de gastrointestinal sistemi (pankreas yetmezliği) etkileyen en olası tanı kistik fibrozistir.
Kistik fibrozis, multisistemik tutulumuyla bu klinik tabloyu tam olarak açıklar.

Anahtar Kavram

Bebeklik döneminde tekrarlayan bronşiolit benzeri ataklara büyüme geriliği, steatore veya nazal polipler eşlik ediyorsa kistik fibrozis öncelikle dışlanmalıdır.

İpuçları

1
Hastadaki tekrarlayan hırıltı ataklarının yanı sıra sindirim sistemi bulgularına dikkat edin.
2
Çocukluk çağında nazal polip saptanması hangi genetik hastalık için çok güçlü bir ipucudur?

Daha Fazla Pratik

Kistik fibrozis tanısında altın standart olan ter testi klor değerlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 30Soru

17 yaşında kistik fibrozis tanısıyla takip edilen bir hasta; son bir haftadır artan nefes darlığı, pürülan balgam çıkarma, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde hasta toksik görünümde, taşipneik ve febril saptanıyor; akciğer dinlemekle yaygın raller ve ronküstler duyuluyor. Balgam kültüründe; kanlı agarda 48-72 saatte üreyen, McConkey agarda laktoz negatif (renksiz), oksidaz pozitif ve polimiksin B’ye dirençli Gram negatif basiller saptanıyor. Biyokimyasal testlerde bu mikroorganizmanın lizine dekarboksilaz pozitif olduğu belirleniyor. Bu hastadaki klinik tablo ve saptanan mikroorganizma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı en olası Burkholderia cepacia kompleksi enfeksiyonu olup, 'cepacia sendromu' olarak bilinen fatal seyre sahip tabloya yol açabilir.

Cevap

Tanı en olası Burkholderia cepacia kompleksi enfeksiyonu olup, 'cepacia sendromu' olarak bilinen fatal seyre sahip tabloya yol açabilir.
Soruda tanımlanan mikrobiyolojik özellikler (oksidaz pozitifliği, polimiksin direnci ve lizine dekarboksilaz pozitifliği) Burkholderia cepacia kompleksi için tipiktir. Bu mikroorganizma, kistik fibrozisli hastalarda akciğer fonksiyonlarında ani ve kalıcı bozulmaya neden olabilen, 'cepacia sendromu' adı verilen ağır septisemi ve pnömoni tablosuna yol açan önemli bir patojendir.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür ve biyokimyasal özellikleri analiz etme
Laktoz negatif, oksidaz pozitif, polimiksin dirençli ve lizine dekarboksilaz pozitif Gram negatif basil saptandı.
Bu kombinasyon Burkholderia cepacia kompleksini Pseudomonas aeruginosa'dan (polimiksin duyarlı, lizine dekarboksilaz negatif) ayırt eder.
2
Mikroorganizmanın kistik fibrozisteki klinik önemini değerlendirme
B. cepacia, kistik fibrozisli hastalarda akciğer fonksiyonlarında hızlı düşüşe ve 'cepacia sendromu'na neden olur.
Cepacia sendromu, yüksek ateş, hızlı ilerleyen nekrotizan pnömoni ve bakteriyemi ile seyreden yüksek mortaliteli bir klinik tablodur.
3
İzolasyon ve prognoz özelliklerini gözden geçirme
Hastalar arası yüksek bulaş ve nakil sonrası kötü prognoz saptandı.
B. cepacia varlığı, agresif enfeksiyon kontrol önlemleri gerektirir ve akciğer nakli sonrası sağkalımı olumsuz etkiler.

Anahtar Kavram

Kistik fibroziste Burkholderia cepacia kompleksinin mikrobiyolojik ve klinik özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Kistik fibrozisli bir hastada Pseudomonas aeruginosa mucoid suşlarının patogenezi ve biyofilm oluşumunun tedaviye dirençteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 31Soru

Altı aydır devam eden aralıklı ateş, gece terlemesi, kilo kaybı ve kronik öksürük şikayetleriyle getirilen 1111 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde sağ akciğer üst zonda matite ve solunum seslerinde azalma saptanıyor. Öyküsünden, aynı evde yaşadıkları dedesinin iki ay önce açıklanamayan kronik bir akciğer hastalığından vefat ettiği öğreniliyor. Çekilen akciğer grafisinde sağ apikal bölgede kavitasyon ve belirgin infiltrasyon izleniyor. Tüberkülin deri testi (TDT) endürasyonu 1818 mm olarak ölçülüyor ve balgam incelemesinde aside dirençli basil (ARB) saptanarak aktif akciğer tüberkülozu tanısı konuluyor.

Buna göre; hastanın klinik tablosu, gelişebilecek komplikasyonları veya temaslı yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: On bir yaşındaki bu hastada radyolojik olarak izlenen apikal yerleşimli kavitasyonlu lezyonlar, küçük çocuklardaki hiler lenfadenopatili primer tüberkülozdan ziyade erişkin tip (reaktivasyon) tüberküloz tablosu ile uyumludur.

Cevap

Radyolojik olarak izlenen apikal yerleşimli kavitasyonlu lezyonların erişkin tip (reaktivasyon) tüberküloz tablosu ile uyumlu olduğunu belirten ifade
On yaşından büyük çocuklarda ve adolesanlarda akciğer tüberkülozu genellikle, süt çocukluğundaki tipik primer tüberküloz paterninden (hiler lenfadenopati ve alt/orta lob infiltrasyonu) farklı bir şekilde seyreder. Bu yaş grubunda hastalık hücresel immünitenin etkisiyle erişkin tip (veya reaktivasyon) paterni gösterir. Bu paternin en klasik radyolojik özellikleri; lezyonların akciğerin apikal (üst) segmentlerinde yerleşmesi, hiler lenfadenopatinin daha az görülmesi ve kavitasyonların oldukça sık izlenmesidir. Hastanın 1111 yaşında olması ve apikal kavitasyon sunumu bu bilgiyle birebir uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve radyolojik bulgularını yaş grubuna göre analiz etmek
1111 yaşındaki hastada apikal kavitasyonlu tüberküloz tablosu saptanmıştır.
Süt çocuğu ve erken çocukluk döneminde (genellikle <5<5 yaş) tipik olan primer tüberküloz; alt/orta zon tutulumu ve belirgin hiler lenfadenopati ile seyrederken, adolesanlarda ve erişkinlerde kavitasyonlu apikal lezyonlarla (erişkin tip/reaktivasyon paterni) kendini gösterir.
2
Seçeneklerde sunulan ilişkili tanısal yaklaşımları ve komplikasyon bulgularını tıp kurallarına göre doğrulamak
BCG aşısı immün yetmezlikte uygulanamaz. Kistik fibrozis tanısı için klor >60>60 mEq/L olmalıdır. TBM'de BOS proteini yüksek, glukozu düşüktür. Eritema nodozum makülopapüler değil, nodülerdir.
Çeldiricilerde çocuk sağlığı ve hastalıklarının temel prensiplerine ve tanı kriterlerine aykırı olan patolojik/yanlış bilgiler yer almaktadır.

Anahtar Kavram

Adolesan dönemdeki hastalarda görülen erişkin tip (reaktivasyon) tüberkülozun karakteristik apikal ve kavitasyonlu radyolojik bulguları ile pediatride tüberkülozun temel ayırıcı tanıları
Soru 32Soru

55 haftalık, 3333 haftalık prematüre doğan bir erkek bebek; 22 gündür devam eden burun tıkanıklığı ve hapşırık şikayetlerini takiben başlayan öksürük ve nefes almada zorluk nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; ateş 38,2C38,2^\circ C, nabız 165/dk165/dk, solunum sayısı 74/dk74/dk, SpO2SpO_2 %87\%87 (oda havasında) saptanıyor. Subkostal ve interkostal çekilmeleri belirgin olan hastanın akciğer oskültasyonunda yaygın ince rallere ek olarak ekspiryum uzaması ve ekspiratuar wheezing duyuluyor. Batın muayenesinde karaciğer orta klaviküler hatta kosta kenarını 33 cm geçiyor ancak perküsyonda karaciğer matite sınırının normal olduğu saptanıyor. Bu hastanın yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygun yaklaşımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nazal aspirasyon, nemlendirilmiş oksijen desteği ve apne takibi amacıyla hastaneye yatırılması

Cevap

Nazal aspirasyon, nemlendirilmiş oksijen desteği ve apne takibi amacıyla hastaneye yatırılması en uygun yaklaşımdır.
Bu vakada hasta hem yaş ( < 8 hafta) hem de prematürite ( < 35 hafta) nedeniyle ağır hastalık ve özellikle apne gelişimi açısından yüksek risk altındadır. SpO2SpO_2 değerinin %90\%90'ın altında olması ve belirgin solunum sıkıntısı (takipne, çekilmeler) hastaneye yatış ve destekleyici tedavi (oksijen, nazal aspirasyon, hidrasyon) endikasyonudur. Karaciğerin kosta kenarını geçmesi, bronşiolitte sık görülen akciğer hiperenflasyonuna bağlı 'displacement' (yer değiştirme) bulgusudur; perküsyonda matite sınırının normal olması hepatomegaliyi dışlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk profilini değerlendir.
Hasta 5 haftalık (8 haftadan küçük) ve 33 haftalık prematüre doğmuştur. Bu durum, ağır bronşiolit ve apne riski açısından en yüksek risk grubunda olduğunu gösterir.
Yatış ve izlem kararı yaş ve prematürite gibi risk faktörlerine göre verilir.
2
Klinik ciddiyeti ve hipoksiyi analiz et.
SpO2 %87 saptanmıştır ve belirgin solunum sıkıntısı bulguları (takipne, çekilmeler) mevcuttur. SpO2 <%90 olması mutlak yatış endikasyonudur.
Hipoksik hastalar oksijen desteği ve solunum monitorizasyonu gerektirir.
3
Batın muayenesindeki karaciğer bulgusunu yorumla.
Perküsyonda matite sınırının normal olması, karaciğerin büyümediğini ancak hiperenflasyon nedeniyle aşağı itildiğini (displacement) gösterir.
Bronşiolitteki hava hapsi diyaframı düzleştirerek karaciğerin palpabl hale gelmesine neden olur; bu durum kalp yetmezliği ile karıştırılmamalıdır.
4
Kanıta dayalı tedavi seçeneklerini gözden geçir.
Bronşiolitte bronkodilatörler, steroidler ve antibiyotiklerin rutin kullanımı önerilmemektedir.
Tedavi esas olarak destekleyicidir (hidrasyon, aspirasyon ve oksijen).

Anahtar Kavram

Bronşiolitte yüksek risk gruplarının belirlenmesi ve destekleyici tedavi prensipleri (karaciğer yer değiştirmesinin hepatomegaliden ayrımı dahil).

Daha Fazla Pratik

Bronşiolitte SIADH gelişimine bağlı hiponatremi ve nöbet komplikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 33Soru

55 yaşındaki bir çocuk, okulda ödevini yaparken ağzına aldığı kalem kapağını takiben aniden gelişen şiddetli öksürük ve morarma atağı sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ akciğerde solunum seslerinin azaldığı ve lokalize vizing (hırıltı) olduğu saptanıyor. Akciğer grafisinde sağda belirgin havalanma artışı (obstrüktif amfizem) izleniyor. Bu hastada kesin tanı ve tedavi amacıyla yapılması gereken en uygun girişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rijit bronkoskopi

Cevap

Kesin tanı ve tedavi amacıyla rijit bronkoskopi uygulanmalıdır.
Rijit bronkoskopi, yabancı cisim aspirasyonu şüphesi olan hastalarda hava yolunun doğrudan gözlenmesini ve saptanan cismin uygun forsepslerle güvenli bir şekilde çıkarılmasını sağladığı için altın standart kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Ani başlayan öksürük ve boğulma hissi
Yabancı cisim aspirasyonlarının en tipik başlangıç öyküsüdür.
2
Fizik muayene bulgularının analizi
Tek taraflı solunum seslerinde azalma ve lokalize vizing
Hava yolundaki asimetrik tıkanıklığın fiziksel kanıtıdır.
3
Radyolojik bulguların yorumlanması
Lokalize havalanma artışı (hava hapsi)
Yabancı cismin 'çek-valf' mekanizmasıyla havanın çıkışını engellediğini gösterir.
4
Tedavi yönteminin belirlenmesi
Rijit bronkoskopi
Pediatrik yaş grubunda yabancı cisimlerin çıkarılmasında altın standarttır.

Anahtar Kavram

Yabancı cisim aspirasyonlarında rijit bronkoskopi hem tanı hem de tedavi için altın standarttır.

Daha Fazla Pratik

Yabancı cisim aspirasyonlarında radyolojik olarak en sık izlenen bulgu olan 'hava hapsi' mekanizmasını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 34Soru

Juvenil İdiyopatik Artrit (JİA) tanısıyla takip edilen 1010 yaşındaki bir kız çocuğuna Anti-TNF (biyolojik ajan) tedavisi başlanması planlanıyor. Özgeçmişinde bir adet BCG skarı bulunan, bilinen tüberküloz temas öyküsü olmayan ve fizik muayenesi doğal saptanan hastanın Tüberkülin Deri Testi (TDT) 88 mm, akciğer grafisi ise normal bulunuyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TDT sonucu pozitif kabul edilmeli; İzoniazid (İNH) profilaksisi başlanmalı ve en az bir ay sonra biyolojik ajan tedaviye eklenmelidir.

Cevap

TDT sonucu pozitif kabul edilerek İzoniazid profilaksisi başlanmalı ve bir ay bekledikten sonra biyolojik ajan tedaviye eklenmelidir.
Biyolojik ajan (Anti-TNF) tedavisi planlanan hastalar tüberküloz açısından yüksek riskli kabul edilir ve bu grupta TDT pozitiflik sınırı 55 mm'dir. Hastanın 88 mm olan sonucu, latent tüberküloz enfeksiyonu (LTE) lehine değerlendirilerek İzoniazid profilaksisi başlanmasını gerektirir. Tedavi güvenliği açısından profilaksi başlandıktan yaklaşık 11 ay sonra biyolojik ajanın eklenmesi standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk grubunu tanımlayın.
Anti-TNF (biyolojik ajan) tedavisi alacak hastalar, tüberküloz reaktivasyonu açısından yüksek riskli (immünsupresif aday) grubundadır.
Anti-TNF ajanlar, granülom yapısını bozarak latent tüberkülozun aktifleşmesine neden olabilir.
2
Bu risk grubu için TDT eşik değerini belirleyin.
Bağışıklığı baskılanmış veya baskılanacak olan hastalarda TDT pozitiflik sınırı 55 mm'dir.
Bu hastalarda hücresel immünite zayıflamış olabileceği için daha düşük antijenik yanıtlarda bile enfeksiyon varlığı kabul edilir.
3
Hastanın TDT sonucunu (88 mm) yorumlayın.
Sonuç pozitif (858 \geq 5 mm) olarak değerlendirilir.
Hastanın BCG skorunun olması, yüksek riskli gruptaki 55 mm eşik değerini değiştirmez.
4
Yönetim planını oluşturun.
Latent Tüberküloz Enfeksiyonu (LTE) tedavisi (İzoniazid) başlanmalı ve biyolojik ajan için 11 ay beklenmelidir.
Akciğer grafisi normal olduğundan aktif hastalık yoktur, sadece latent enfeksiyon tedavisi yeterlidir.

Anahtar Kavram

İmmünsupresif adaylarında latent tüberküloz taraması ve yönetimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 35Soru

77 aylık bir erkek bebek, son iki gündür devam eden burun akıntısı, hapşırık ve hafif ateş şikayetlerini takiben başlayan öksürük ve hırıltılı solunum nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 52/dk52/dk saptanıyor; dinlemekle yaygın ekspiratuar vizing ve ince raller duyuluyor. Akciğer grafisinde havalanma artışı ve interkostal aralıklarda genişleme saptanan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut bronşiolit

Cevap

Akut bronşiolit
Akut bronşiolit, iki yaşın altındaki çocuklarda en sık görülen alt solunum yolu enfeksiyonudur. Genellikle burun akıntısı ve hapşırık gibi bir viral üst solunum yolu enfeksiyonu prodromunu takiben hırıltı (vizing), takipne ve raller ile karakterizedir. Radyolojik olarak havalanma artışı (diyaframda düzleşme, interkostal aralıklarda genişleme) tipik bir bulgudur. Bu hastanın yaşı (77 aylık) ve klinik seyri bu tanı ile tamamen örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve klinik öyküsünü değerlendiriniz.
Hasta 22 yaşın altında (77 aylık) ve viral bir üst solunum yolu enfeksiyonu (burun akıntısı, hapşırık, hafif ateş) sonrası alt solunum yolu bulguları geliştirmiştir.
Akut bronşiolit tipik olarak bu yaş grubunda viral prodromu takiben gelişir.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguları analiz ediniz.
Yaygın ekspiratuar vizing, ince raller ve grafide havalanma artışı (hiperinflasyon) mevcuttur.
Bu bulgular küçük havayollarındaki obstrüksiyonu ve hava hapsini gösteren klasik bronşiolit bulgularıdır.
3
Tanıyı sentezleyiniz.
Klinik tablo 'Akut Bronşiolit' tanısı ile tam uyumludur.
Genç süt çocuklarında ilk vizing atağının en yaygın nedeni akut bronşiolittir.

Anahtar Kavram

Süt çocuklarında (<2< 2 yaş) viral prodromu takiben gelişen vizing, takipne ve radyolojik hava hapsi bulguları ile seyreden klinik tablo akut bronşiolittir.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

66 yaşındaki bir erkek çocuk, 22 gündür devam eden burun akıntısı, hafif ateş ve havlar tarzda öksürük şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde inspiratuar stridoru ve suprasternal çekilmeleri saptanan hastaya krup ön tanısıyla 0.60.6 mg/kgmg/kg deksametazon ve nebülize adrenalin uygulanıyor. Tedaviye rağmen klinik tablosu düzelmeyen hastanın ateşi 40C40^{\circ}C'ye yükseliyor ve genel durumu bozularak toksik bir görünüm alıyor. Lateral boyun grafisinde epiglottis normal izlenirken, subglottik trakea lümeninde düzensizlik ve membranöz gölgelenmeler saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve bir sonraki en uygun yönetim basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakteriyel trakeit - Ameliyathane koşullarında laringoskopi/bronkoskopi ve endotrakeal entübasyon

Cevap

Bakteriyel trakeit tanısı konulmalı ve pürülan membranların temizlenip havayolu güvenliğinin sağlanması için ameliyathane koşullarında endoskopi ve entübasyon planlanmalıdır.
Bakteriyel trakeit (veya psödomembranöz krup), genellikle bir viral krup enfeksiyonu sonrasında gelişen bakteriyel bir süperenfeksiyondur. Vakada verilen 'viral krup benzeri prodrom', 'adrenaline yanıtsızlık', 'toksik tablo' ve radyolojideki 'shaggy sign' (trakeal lümende düzensizlik) bulguları bu tanıya özgüdür. Tedavide pürülan sekresyonların temizlenmesi ve havayolunun korunması için kontrollü entübasyon şarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyrin analizi
Viral krup (prodromal dönem) sonrası krup tedavisine (steroid ve adrenalin) yanıtsızlık saptandı.
Viral krup genellikle adrenalin sonrası en azından geçici bir klinik düzelme gösterir; düzelme olmaması alternatif tanıları düşündürür.
2
Toksik tablo ve ateşin değerlendirilmesi
Hastanın toksik görünümü ve 40C40^{\circ}C ateşi bakteriyel bir süperenfeksiyonu işaret etmektedir.
Viral krupta ateş genellikle orta derecelidir; bakteriyel trakeit (psödomembranöz krup) ise toksik tabloya yol açar.
3
Radyolojik bulguların yorumlanması
Lateral grafide epiglottisin normal olması epiglottiti dışlarken, trakeal lümendeki düzensizlik (shaggy sign) bakteriyel trakeit tanısını destekler.
Trakea içindeki pürülan membranlar radyografide düzensiz gölgelenmelere neden olur.
4
Yönetim planının belirlenmesi
En güvenli yaklaşım, kontrollü koşullarda havayolunu değerlendirmek ve pürülan tıkaçlar nedeniyle tıkanma riskine karşı entübasyon yapmaktır.
Bakteriyel trakeit, çocukluk çağının en tehlikeli üst solunum yolu obstrüksiyonlarından biridir ve ani tam tıkanma riski taşır.

Anahtar Kavram

Bakteriyel Trakeit (Psödomembranöz Laringotraşeit) Ayırıcı Tanısı

Daha Fazla Pratik

Bakteriyel trakeit tanısı alan bir hastada ampirik antibiyotik seçiminde en sık etken olan S. aureus ve dirençli suşların (MRSA) kapsanması gerektiğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

Altı yaşındaki bir kız çocuk, dört gün önce Influenza A tanısı almış ve oseltamivir tedavisi başlanmıştır. Klinik bulguları düzelme eğilimindeyken, son 2424 saat içinde aniden başlayan yüksek ateş, genel durum bozukluğu, kanlı balgam çıkarma ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; toksik görünümde, kan basıncı 80/45 mmHg80/45 \text{ mmHg}, nabız 145/dk145/\text{dk}, solunum sayısı 48/dk48/\text{dk} ve dinlemekle sol akciğer bazalinde krepitan raller saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; lökosit sayısı 1.800/mm31.800/\text{mm}^3, trombosit sayısı 85.000/mm385.000/\text{mm}^3, CRP 280 mg/L280 \text{ mg/L} bulunuyor. Akciğer grafisinde sol akciğerde multipl hava-sıvı seviyeleri içeren nekrotik alanlar ve pnömatoseller izleniyor. Bu hasta için en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Staphylococcus aureus

Cevap

Staphylococcus aureus
Vakada tanımlanan Influenza sonrası gelişen ani klinik kötüleşme, toksik tablo, hipotansiyon ve özellikle laboratuvarda görülen ağır lökopeni, Panton-Valentine lökosidini (PVL) üreten Staphylococcus aureus (genellikle toplum kaynaklı MRSA) enfeksiyonu için tipiktir. PVL toksini lökositleri parçalayarak lökopeniye ve akciğer dokusunda hızlı nekroza (pnömatosel, hava-sıvı seviyeleri) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü değerlendir.
Influenza A sonrası klinik düzelme varken ani kötüleşme (bifazik ateş eğrisi) saptandı.
Viral enfeksiyonlar sonrası bakteriyel süperenfeksiyon riskini belirlemek için gereklidir.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et.
Ağır lökopeni (1.800/mm31.800/\text{mm}^3), trombositopeni ve çok yüksek CRP düzeyi saptandı.
Lökopeni, Panton-Valentine lökosidini (PVL) salgılayan suşlar için karakteristik bir bulgudur.
3
Radyolojik bulguları yorumla.
Nekrotizan alanlar ve pnömatosel varlığı görüldü.
Bu bulgular doku yıkımına yol açan sitotoksin üreten bakterileri işaret eder.
4
Tüm verileri sentezleyerek etkeni belirle.
Post-influenza nekrotizan pnömoninin en klasik etkeni olan Staphylococcus aureus tanısına ulaşıldı.
Klinik, laboratuvar ve radyolojik üçleme bu etkeni doğrular.

Anahtar Kavram

Post-viral bakteriyel süperenfeksiyon ve PVL(+) MRSA kliniği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

Yirmi sekiz aylık bir kız çocuğu, parkta arkadaşlarıyla koşuştururken aniden gelişen şiddetli öksürük, öğürme ve kısa süreli nefes alamama öyküsüyle acil servise getiriliyor. Aile, bu tablonun yaklaşık 1010 dakika sürdüğünü, sonrasında çocuğun rahatladığını ancak birkaç saat sonra nefes verirken ıslık sesine benzer bir ses çıkarmaya başladığını belirtiyor. Fizik muayenede solunum sayısı 4242/dk, kalp tepe atımı 120120/dk ve oda havasında oksijen satürasyonu %92\%92 olarak ölçülüyor. Dinlemekle sağ akciğer alt zonda solunum seslerinin azaldığı ve ekspiryum uzunluğu ile birlikte lokalize ronküs (wheezing) duyuluyor. Çekilen ekspiryum akciğer grafisinde sağ akciğerde havalanma artışı (radyolüsensi) ve mediastenin sola doğru yer değiştirdiği saptanıyor. Buna göre, bu hastanın yönetiminde uygulanması gereken en uygun tanısal ve terapötik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel anestezi altında rijit bronkoskopik değerlendirme yapılması

Cevap

En uygun yaklaşım, mekanik tıkanıklığı doğrulamak ve çıkarmak amacıyla genel anestezi altında rijit bronkoskopik değerlendirme yapılmasıdır.
Hastanın öyküsündeki ani başlangıçlı boğulma epizodu, ardından gelen asemptomatik dönem ve sonrasında gelişen tek taraflı oskültasyon bulguları yabancı cisim aspirasyonunun klasik üçlüsüdür. Ekspiryum grafisinde görülen sağ akciğerdeki radyolüsensi ve sol tarafa mediastinal şift, kısmi tıkanıklığın (çek valf mekanizması) radyolojik kanıtıdır. Bu durumda en doğru yaklaşım, hem kesin tanı hem de yabancı cismin çıkarılması amacıyla genel anestezi eşliğinde rijit bronkoskopik değerlendirme yapılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü analiz et
Oyun sırasında aniden başlayan şiddetli öksürük ve boğulma hissi saptandı.
Ani başlangıçlı öksürük krizleri, aksi ispat edilene kadar yabancı cisim aspirasyonu şüphesi doğurmalıdır.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguları değerlendir
Tek taraflı (sağ) solunum seslerinde azalma, lokalize wheezing ve ekspiryum grafisinde sağda havalanma artışı (radyolüsensi) ile mediastinal şift görüldü.
Yabancı cisim havayı inspiryumda içeri alır ancak ekspiryumda hava çıkışını engelleyerek 'çek valf' (check-valve) mekanizmasıyla havalanma artışına ve mediastenin karşı tarafa itilmesine yol açar.
3
Doğru tanı ve tedavi aracını seç
Yabancı cismin hem kesin tanısı hem de güvenli bir şekilde çıkarılması için rijit bronkoskopik değerlendirme planlandı.
Çocuklarda yabancı cisim çıkarılmasında hava yolu kontrolünü en iyi sağlayan ve müdahale imkanı veren yöntem genel anestezi altında rijit bronkoskopidir.

Anahtar Kavram

Çocuklarda ani başlangıçlı solunum sıkıntısı, tek taraflı wheezing ve akciğer grafisinde havalanma artışı varlığında yabancı cisim aspirasyonu düşünülmeli ve rijit bronkoskopik değerlendirme yapılmalıdır.
Soru 39Soru

22 yaşında bir erkek çocuk, ani başlayan solunum sıkıntısı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenede hastanın hem soluk alırken hem de soluk verirken duyulan kaba, müzikal bir ses (bifazik stridor) çıkardığı saptanıyor. Bu klinik bulguya göre, obstrüksiyonun en olası anatomik lokalizasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subglottik bölge

Cevap

Bifazik stridorun en olası lokalizasyonu subglottik bölgedir.
Subglottik bölge (vokal kordların hemen altı), hem inspiryumda negatif basınç etkisiyle hem de ekspiryumda hava akımıyla daralmaya duyarlıdır. Bu nedenle bu bölgedeki akut tıkanıklıklar (örneğin krup/laringotrakeit) tipik olarak bifazik stridor ile klinik verir.

Adım Adım Çözüm

1
Stridor tipinin (bifazik) belirlenmesi.
Hem inspiryumda hem de ekspiryumda duyulan ses, tıkanıklığın her iki solunum fazında da hava akımını etkilediğini gösterir.
Anatomik yerleşimi belirlemek için sesin duyulduğu solunum fazı kritiktir.
2
Solunum yolu seviyeleri ile stridor fazları arasındaki ilişkinin kurulması.
Ekstratorasik (supraglottik/glottik) tıkanıklıklar inspiratuar, intratorasik tıkanıklıklar ekspiratuar, subglottik/sabit tıkanıklıklar ise bifazik ses oluşturur.
Solunum sırasında oluşan basınç değişiklikleri hava yolunun farklı seviyelerini farklı etkiler.

Anahtar Kavram

Stridorun solunum fazlarına göre anatomik lokalizasyonu

Alternatif Yöntem

Obstrüksiyonun ekstratorasik mi yoksa intratorasik mi olduğunu anlamak için 'inspiratuar/ekspiratuar' ayrımına bakmak tanısal bir kısayoldur.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 40Soru

Dört yaşında bir erkek çocuk, üç gündür devam eden burun akıntısı ve hafif ateş şikayetlerini takiben, aniden kötüleşen solunum sıkıntısı, yüksek ateş (39.5°C) ve havlar tarzda öksürük nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede çocuğun genel durumu düşkün ve toksik görünümdedir. İnspiratuar stridor duyulmakta olup, salya akması (drooling) veya yutma güçlüğü gözlenmemektedir. Orofaringeal muayenede epiglot normal yapıdadır. Hastaya akut laringotrakeobronşit ön tanısıyla uygulanan nebulize adrenalin ve sistemik steroid tedavisine rağmen klinik tabloda düzelme sağlanamıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökositoz ve formülde sola kayma saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakteriyel trakeit

Cevap

Bakteriyel trakeit
Bakteriyel trakeit (psödomembranöz krup), genellikle viral bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben *S. aureus* gibi bakterilerin süperenfeksiyonu ile gelişir. Hastalarda viral krupta olduğu gibi havlar tarzda öksürük ve stridor görülür, ancak viral kruptan farklı olarak hastalar yüksek ateşli ve toksik görünümdedir. Ayrıca viral krup tedavisinde kullanılan nebulize epinefrin ve steroidlere yanıt vermezler. Epiglottitin aksine yutma güçlüğü ve salya akması daha az görülür ve hasta yatar pozisyonu tolere edebilir. Tanı, klinik şüphe ve hava yolunda pürülan sekresyonların/membranların görülmesiyle konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Viral prodrom sonrası kötüleşme, yüksek ateş, toksik görünüm, havlar tarzda öksürük, krup tedavisine yanıtsızlık.
Bu bulgular basit bir viral enfeksiyondan ziyade bakteriyel süperenfeksiyonu düşündürür.
2
Ayırıcı tanıyı değerlendir
Normal epiglot (Epiglottit değil), havlar öksürük (Krup bulgusu var ama tablo çok ağır), tedaviye yanıtsızlık (Viral krup değil).
Krup semptomları gösteren ancak toksik olan ve tedaviye yanıt vermeyen hastalarda bakteriyel trakeit düşünülmelidir.
3
Tanıyı kesinleştir
Bakteriyel trakeit (Psödomembranöz krup).
Staphylococcus aureus en sık etkendir; viral krup ile epiglottit arası bir tablo çizer (Krup gibi öksürük, Epiglottit gibi toksisite).

Anahtar Kavram

Bakteriyel trakeit; viral krup semptomlarıyla (havlar öksürük, stridor) başlayıp, yüksek ateş, toksik görünüm ve tedaviye yanıtsızlıkla seyreden, hava yolunda pürülan membranların oluştuğu ciddi bir enfeksiyondur.
ÖncekiSayfa 2 / 11Sonraki
Göğüs Hastalıkları ve Alerji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin