Kistik Fibrozis

29 soru

Soru 1Soru

Tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonları ve kronik sinüzit nedeniyle takip edilen 88 yaşındaki bir erkek çocukta çekilen yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (HRCT) bronşektazi saptanıyor. Bu hastada altta yatan primer patolojinin kistik fibrozis olduğunu, ayırıcı tanıda yer alan primer siliyer diskineziden (Kartagener sendromu) ayırt etmede en yardımcı olan bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekzokrin pankreas yetmezliği ve steatore

Cevap

Ekzokrin pankreas yetmezliği ve steatore bulgusu, kistik fibrozisi primer siliyer diskineziden ayıran en önemli sistemik farktır.
Kistik fibroziste CFTRCFTR proteinindeki bozukluk, pankreas gibi ekzokrin bezlerin salgılarını koyulaştırarak kanallarda tıkanmaya ve progresif fibrozise neden olur. Bu durum hastaların yaklaşık %85-90'ında ekzokrin pankreas yetmezliği ve yağ malabsorbsiyonuna (steatore) yol açar. Primer siliyer diskinezide ise sadece siliyer motilite bozulmuş olup, gastrointestinal sistemde bu tür bir malabsorbsiyon tablosu beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta tekrarlayan enfeksiyonlar ve bronşektazi ile başvurmuş; hem kistik fibrozis (KF) hem de primer siliyer diskinezi (PSD) bu tabloya neden olabilir.
Her iki hastalık da kronik sinopulmoner hastalık grubundadır.
2
Ekstrapulmoner (akciğer dışı) bulguları karşılaştır
KF'de CFTR mutasyonu sonucu pankreas kanallarında tıkanma ve yetmezlik gelişir. PSD'de ise silier yapı bozukluğu vardır ancak pankreas etkilenmez.
Sistemik tutulum farklarını belirlemek tanıda kritiktir.
3
Ayırıcı tanı kriterlerini uygula
Steatore ve büyüme geriliğine yol açan ekzokrin pankreas yetmezliği kistik fibrozis lehine bir bulgudur.
Pankreatik yetmezlik KF hastalarının büyük çoğunluğunda tanı anında veya izlemde saptanır.

Anahtar Kavram

Kistik fibrozis ve primer siliyer diskinezi ayırıcı tanısında pankreatik tutulumun yeri.
Soru 2Soru

55 aylık bir bebek; son bir haftadır devam eden iştahsızlık, kilo alamama, halsizlik ve emmede azalma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Hikayesinden bebeğin sadece anne sütü aldığı, kusma veya ishalinin olmadığı ve son günlerde hava sıcaklığının aşırı arttığı öğreniliyor. Fizik muayenede; vücut ağırlığı 1010. persentilin altında, deri turgoru azalmış ve ön fontaneli hafif çökük saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum sodyum: 128 mEq/L128 \text{ mEq/L}, potasyum: 3,0 mEq/L3,0 \text{ mEq/L}, klor: 82 mEq/L82 \text{ mEq/L}, kan gazında pH:7,55pH: 7,55, HCO3:34 mEq/LHCO_3: 34 \text{ mEq/L} ve idrar kloru: 8 mEq/L8 \text{ mEq/L} (referans: >20 mEq/L>20 \text{ mEq/L}) olarak bulunuyor. Bu bebek için en olası ön tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik fibrozis

Cevap

Kistik fibrozis (Pseudo-Bartter tablosu)
Kistik fibrozisli bebeklerde, özellikle sadece anne sütü aldıkları dönemde (anne sütünün tuz içeriği düşüktür) ve sıcak havalarda terle aşırı sodyum ve klor kaybı meydana gelir. Bu durum sekonder hiperaldosteronizme yol açarak potasyum ve hidrojen atılımını artırır, sonuçta hiponatremi, hipokloremi, hipokalemi ve metabolik alkaloz ile karakterize 'Pseudo-Bartter Sendromu' gelişir. İdrar klorunun düşük olması (<20 mEq/L<20 \text{ mEq/L}) kistik fibrozisi, renal kaynaklı olan gerçek Bartter sendromundan ayıran en kritik laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metabolik tablonun tanımlanması
Hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloz ve hiponatremi.
Hastanın kan gazı ve elektrolit değerleri bu spesifik tabloyu işaret etmektedir.
2
Klor kaybının kaynağının belirlenmesi
Düşük idrar kloru (8 mEq/L8 \text{ mEq/L}), kaybın böbrek dışı olduğunu gösterir.
İdrar klorunun 20 mEq/L20 \text{ mEq/L} altında olması, vücudun kloru korumaya çalıştığını ve kaybın ter veya mide içeriği gibi başka bir yolla olduğunu kanıtlar.
3
Klinik ipuçlarının birleştirilmesi
Kusma yokluğu, sıcak hava maruziyeti ve büyüme geriliği.
Kusma olmadığı için mide kaybı elenir; sıcak havada terle aşırı tuz kaybı yaşayan kistik fibrozisli bebeklerde Pseudo-Bartter tablosu tipiktir.

Anahtar Kavram

Pseudo-Bartter Sendromu

Daha Fazla Pratik

Kistik fibrozisli hastalarda ter testi sınır değerlerini ve mutasyon sınıflarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Doğumdan sonraki ilk 4848 saat içinde dışkı çıkaramama, safralı kusma ve karın şişliği şikayetleri olan bir yenidoğanda yapılan fizik muayene ve radyolojik incelemeler sonucunda mekonyum ileusu tanısı konulmuştur. Bu klinik tabloya eşlik etme olasılığı en yüksek olan genetik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik fibrozis

Cevap

Kistik fibrozis, mekonyum ileusu saptanan yenidoğanlarda en olası altta yatan tanıdır.
Mekonyum ileusu, kistik fibrozisin (KF) en erken klinik belirtisidir. KF'li yenidoğanların yaklaşık %1520\%15-20'sinde görülür ve terminal ileumun anormal derecede yoğun ve yapışkan mekonyum ile tıkanması sonucu oluşur. Mekonyum ileusu tanısı alan bir bebekte altta yatan hastalığın kistik fibrozis olma ihtimali çok yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Yenidoğanda ilk 4848 saatte dışkı çıkışının olmaması (distal intestinal obstrüksiyon) ve mekonyum ileusu varlığı tespit edildi.
Mekonyum ileusu, kistik fibrozisin patognomonik sayılabilecek en erken belirtisidir.
2
Diferansiyel tanıyı gözden geçir.
Mekonyum ileusu saptanan bebeklerin %8090\%80-90'ında altta yatan neden kistik fibrozistir.
Kistik fibroziste ekzokrin pankreas yetmezliği nedeniyle barsak lümenindeki mekonyum aşırı koyu ve yapışkan hale gelir.
3
En olası tanıyı belirle.
Kistik fibrozis.
Diğer seçenekler yenidoğan döneminde mekanik barsak tıkanıklığı (mekonyum ileusu) ile ilişkili değildir.

Anahtar Kavram

Mekonyum ileusu saptanan her yenidoğan, aksi kanıtlanana kadar kistik fibrozis yönünden araştırılmalıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru

Kistik fibrozis tanısı alan 6 yaşındaki bir çocukta yapılan moleküler genetik incelemede, kistik fibrozisli hastalarda en sık görülen mutasyon olan homozigot ΔF508\Delta F508 mutasyonu saptanmıştır. Bu hastadaki temel moleküler patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CFTR proteininin endoplazmik retikulumda hatalı katlanması ve hücre yüzeyine taşınamaması

Cevap

CFTR proteininin endoplazmik retikulumda hatalı katlanması ve hücre yüzeyine taşınamaması
Kistik fibrozis hastalarının büyük çoğunluğunda saptanan ΔF508\Delta F508 mutasyonu, Sınıf II mutasyon olarak sınıflandırılır. Bu mutasyonda CFTR proteini ribozomlarda sentezlenir ancak endoplazmik retikulumda (ER) üç boyutlu yapısını düzgün kazanamaz (katlanma hatası). ER'deki kalite kontrol sistemleri bu hatalı proteini belirler ve hücre yüzeyine taşınmasına izin vermeden proteazomlarda yıkıma gönderir.

Adım Adım Çözüm

1
Mutasyonu tanımla
Hastada saptanan ΔF508\Delta F508 mutasyonu, kistik fibroziste dünya genelinde en sık görülen (yaklaşık %70) mutasyondur.
Sorunun çözümü için bu mutasyonun hangi sınıfa girdiğinin bilinmesi gerekir.
2
Mutasyon sınıfını ve mekanizmasını hatırla
ΔF508\Delta F508 mutasyonu, Sınıf II mutasyon grubunda yer alır. Bu grupta protein sentezlenir ancak endoplazmik retikulumda hatalı katlanır.
CFTR mutasyonları moleküler mekanizmalarına göre I'den VI'ya kadar sınıflandırılır.
3
Hücresel akıbeti belirle
Hatalı katlanan protein, kalite kontrol mekanizmaları (proteazomlar) tarafından tanınarak hücre yüzeyine ulaşamadan yıkılır.
Sonuç olarak hücre zarında fonksiyonel klor kanalı bulunmaz veya çok az bulunur.

Anahtar Kavram

ΔF508\Delta F508 mutasyonu ve Sınıf II CFTR mutasyon mekanizması (Hatalı katlanma/İşlenme kusuru)

Daha Fazla Pratik

İvakaftor (Ivacaftor) gibi potansiyatör ilaçların hangi mutasyon sınıflarında (özellikle Sınıf III) etkili olduğunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 5Soru

17 yaşında kistik fibrozis tanısıyla takip edilen bir hasta; son bir haftadır artan nefes darlığı, pürülan balgam çıkarma, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde hasta toksik görünümde, taşipneik ve febril saptanıyor; akciğer dinlemekle yaygın raller ve ronküstler duyuluyor. Balgam kültüründe; kanlı agarda 48-72 saatte üreyen, McConkey agarda laktoz negatif (renksiz), oksidaz pozitif ve polimiksin B’ye dirençli Gram negatif basiller saptanıyor. Biyokimyasal testlerde bu mikroorganizmanın lizine dekarboksilaz pozitif olduğu belirleniyor. Bu hastadaki klinik tablo ve saptanan mikroorganizma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı en olası Burkholderia cepacia kompleksi enfeksiyonu olup, 'cepacia sendromu' olarak bilinen fatal seyre sahip tabloya yol açabilir.

Cevap

Tanı en olası Burkholderia cepacia kompleksi enfeksiyonu olup, 'cepacia sendromu' olarak bilinen fatal seyre sahip tabloya yol açabilir.
Soruda tanımlanan mikrobiyolojik özellikler (oksidaz pozitifliği, polimiksin direnci ve lizine dekarboksilaz pozitifliği) Burkholderia cepacia kompleksi için tipiktir. Bu mikroorganizma, kistik fibrozisli hastalarda akciğer fonksiyonlarında ani ve kalıcı bozulmaya neden olabilen, 'cepacia sendromu' adı verilen ağır septisemi ve pnömoni tablosuna yol açan önemli bir patojendir.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür ve biyokimyasal özellikleri analiz etme
Laktoz negatif, oksidaz pozitif, polimiksin dirençli ve lizine dekarboksilaz pozitif Gram negatif basil saptandı.
Bu kombinasyon Burkholderia cepacia kompleksini Pseudomonas aeruginosa'dan (polimiksin duyarlı, lizine dekarboksilaz negatif) ayırt eder.
2
Mikroorganizmanın kistik fibrozisteki klinik önemini değerlendirme
B. cepacia, kistik fibrozisli hastalarda akciğer fonksiyonlarında hızlı düşüşe ve 'cepacia sendromu'na neden olur.
Cepacia sendromu, yüksek ateş, hızlı ilerleyen nekrotizan pnömoni ve bakteriyemi ile seyreden yüksek mortaliteli bir klinik tablodur.
3
İzolasyon ve prognoz özelliklerini gözden geçirme
Hastalar arası yüksek bulaş ve nakil sonrası kötü prognoz saptandı.
B. cepacia varlığı, agresif enfeksiyon kontrol önlemleri gerektirir ve akciğer nakli sonrası sağkalımı olumsuz etkiler.

Anahtar Kavram

Kistik fibroziste Burkholderia cepacia kompleksinin mikrobiyolojik ve klinik özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Kistik fibrozisli bir hastada Pseudomonas aeruginosa mucoid suşlarının patogenezi ve biyofilm oluşumunun tedaviye dirençteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Yineleyen akciğer enfeksiyonları, büyüme geriliği ve kötü kokulu, yağlı dışkılama (steatore) şikayetleri olan 1818 aylık bir çocukta tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılması gereken altın standart test aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ter testi (Klor konsantrasyonu ölçümü)

Cevap

Kistik fibrozis tanısında altın standart yöntem ter testi ile klor konsantrasyonunun ölçülmesidir.
Kistik fibrozis, CFTR genindeki mutasyonlar sonucu gelişen otozomal resesif bir hastalıktır. Bu bozukluk ter bezlerinde klorun geri emilimini engeller. Bu nedenle terde klor konsantrasyonunun ölçülmesi (Ter testi) tanıda altın standarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonları, malabsorbsiyon (yağlı dışkılama) ve gelişme geriliği üçlüsü saptandı.
Bu klinik tablo pediatrik yaş grubunda kistik fibrozisi güçlü bir şekilde düşündürür.
2
Kesin tanı için gereken fizyopatolojik kanıtı belirle.
CFTR (Cystic Fibrosis Transmembrane Conductance Regulator) proteininin ekzokrin bezlerdeki fonksiyon bozukluğunu gösteren test seçilmelidir.
Kistik fibrozis sistemik bir hastalıktır ve kesin tanı için ter bezlerindeki klor kaçağının gösterilmesi gerekir.
3
Altın standart yöntemi uygula.
Ter testi (pilocarpine iontophoresis) yapılarak klor düzeyi ölçülür.
Ter klor düzeyinin 60 mEq/L\geq 60 \text{ mEq/L} olması kistik fibrozis tanısını kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Kistik fibrozis tanısında en önemli ve ilk yapılması gereken altın standart tetkik ter testidir.

Daha Fazla Pratik

Ter testi sınırda (3059 mEq/L30-59 \text{ mEq/L}) çıkan hastalarda bir sonraki adımın mutasyon analizi olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 7Soru

1212 yaşında kistik fibrozis tanısıyla izlenen bir hasta; son iki haftadır giderek artan öksürük, hırıltılı solunum ve koyu renkli balgam çıkarma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral yaygın hışıltı ve raller saptanıyor. Uygun intravenöz antibiyotik tedavisine rağmen klinik yanıt alınamayan hastanın akciğer grafisinde gezici infiltrasyon alanları izleniyor. Laboratuvar incelemesinde total IgE düzeyi 1250 IU/mL1250\text{ IU/mL} (normal: <100<100) ve mutlak eozinofil sayısı 850/mm3850\text{/mm}^3 bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Allerjik bronkopulmoner aspergillozis

Cevap

Allerjik bronkopulmoner aspergillozis (ABPA), kistik fibrozis hastalarında hırıltı, gezici infiltratlar ve yüksek IgE düzeyi ile karakterize önemli bir komplikasyondur.
Kistik fibrozis hastalarında hırıltılı solunumun kötüleşmesi, uygun antibiyotik tedavisine rağmen klinik ve radyolojik düzelme sağlanamaması, akciğer grafisinde gezici infiltratların görülmesi ve laboratuvarda total IgE düzeyinin 1000 IU/mL1000\text{ IU/mL} üzerinde olması ile periferik eozinofili varlığı ABPA tanısını koydurur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik kötüleşmeyi değerlendir
Kistik fibrozis hastasında antibiyotik tedavisine rağmen düzelmeyen solunum şikayetleri ve hırıltı saptandı.
Enfeksiyöz olmayan komplikasyonların düşünülmesi gerekir.
2
Radyolojik bulguları incele
Gezici (migratuar) akciğer infiltrasyonları saptandı.
Bu bulgu özellikle ABPA ve bazı eozinofilik akciğer hastalıkları için tipiktir.
3
Laboratuvar verilerini entegre et
Belirgin IgE yüksekliği (>1000 IU/mL>1000\text{ IU/mL}) ve periferik eozinofili saptandı.
Bu immünolojik profil, Aspergillus fumigatus'a karşı gelişen aşırı duyarlılığı (ABPA) destekler.

Anahtar Kavram

Allerjik Bronkopulmoner Aspergillozis (ABPA) Tanı Kriterleri
Soru 8Soru

İki yaşında bir kız çocuk, bebeklik döneminden itibaren başlayan tekrarlayan hırıltı atakları ve yaşıtlarına göre tartı alamama şikayetleriyle getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde bilateral ekspiratuar raller ve çomak parmak saptanıyor. İncelemeler sırasında yapılan ter testinde klor düzeyi 52 mmol/L52 \text{ mmol/L} olarak ölçülüyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgusu karşısında, tanıyı netleştirmek için bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerin hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ter testinin tekrarlanması ve CFTR gen mutasyon analizi yapılması

Cevap

Ter testinin tekrarlanması ve CFTR gen mutasyon analizinin yapılması bir sonraki en uygun adımdır.
Kistik fibrozis tanısında altın standart ter testidir. Terde klor düzeyinin 4059 mmol/L40-59 \text{ mmol/L} arasında saptanması 'ara değer' olarak tanımlanır. Bu durumda klinik şüphe devam ediyorsa, testin tekrarlanması ve tanıyı kesinleştirmek için CFTR genetik analizi yapılması önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Tekrarlayan akciğer enfeksiyonu bulguları (hırıltı, raller), büyüme geriliği ve çomak parmak kistik fibrozis (KF) için güçlü şüphe uyandırır.
KF, multisistemik tutulum gösteren ve sıklıkla solunum ve sindirim sistemini etkileyen bir hastalıktır.
2
Ter testi sonucunu yorumla.
52 mmol/L52 \text{ mmol/L} değeri, 22 yaşındaki bir çocuk için 4059 mmol/L40-59 \text{ mmol/L} arasındaki 'ara değer' (borderline) kategorisine girmektedir.
Tanısal algoritmada klor düzeyinin 60\geq 60 olması pozitif, 39\leq 39 olması normal kabul edilir.
3
Ara değer yönetimine karar ver.
Ara değer saptanan ve klinik şüphesi olan hastalarda ter testi tekrarlanmalı ve CFTR mutasyon analizi (genetik test) istenmelidir.
Tek başına ara değer tanı koydurmaz veya dışlatmaz; kesin tanı için ek kanıtlar gereklidir.

Anahtar Kavram

Kistik fibrozis tanısında ter testi ara değer (borderline) yönetimi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

22 yaşında bir erkek çocuk; doğumdan itibaren tartı alamama, kötü kokulu ve yağlı dışkılama ile tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral akciğerlerde yaygın raller ve çomak parmak saptanan hastanın öyküsünde bir kez rektal prolapsus geliştiği öğreniliyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek amacıyla öncelikle yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ter testi

Cevap

Kistik fibrozis tanısı için ilk basamakta uygulanması gereken altın standart test ter testidir.
Ter testi, pilokarpin iyontoforezi yöntemiyle terde klor konsantrasyonunun ölçülmesidir. 6060 mmol/L üzerindeki değerler kistik fibrozis tanısı için pozitiftir ve hastanın klinik bulgularıyla birleştiğinde tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Gelişme geriliği, steatore (yağlı dışkı) ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonları kistik fibrozisin klasik triadı olarak değerlendirilir.
Hastanın klinik tablosu kistik fibrozis için oldukça spesifiktir.
2
Rektal prolapsus gibi spesifik bulguların değerlendirilmesi
Özellikle küçük çocuklarda rektal prolapsus kistik fibrozis için önemli bir klinik ipucudur.
Kabızlık veya steatoreye bağlı olarak gelişen rektal prolapsus bu yaş grubunda KF araştırmasını zorunlu kılar.
3
Tanı yönteminin seçilmesi
Ter testi ile terde klor konsantrasyonunun ölçülmesi (genellikle pilokarpin iyontoforezi ile).
KF klinik şüphesi olan her çocukta altın standart tanı yöntemi ter testidir.

Anahtar Kavram

Kistik fibrozis klinik tanısında ter testi altın standarttır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

Doğumdan sonraki ilk 4848 saat içerisinde mekonyum çıkaramayan, karın şişliği ve safralı kusma şikayetleri olan bir yenidoğanda yapılan incelemeler sonucunda mekonyum ileusu tanısı konulmuştur. Bu klinik tablo aşağıdaki genetik hastalıkların hangisi için karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik fibrozis

Cevap

Kistik fibrozis
Kistik fibrozis, CFTR proteinindeki bozukluk nedeniyle ekzokrin salgıların koyulaşmasıyla karakterizedir. Mekonyum ileusu, bu koyulaşmış salgıların yenidoğan döneminde ince bağırsağı tıkamasıdır ve kistik fibrozis için oldukça spesifik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Yenidoğanda mekonyum çıkışında gecikme (>48>48 saat), safralı kusma ve karın şişliği bir distal ince bağırsak tıkanıklığını işaret eder.
Mekonyum ileusu, anormal derecede yapışkan ve yoğun mekonyumun terminal ileumda tıkanıklık yapmasıdır.
2
En olası genetik ilişkiyi belirle
Mekonyum ileusu tanısı konulan yenidoğanların yaklaşık %90\%90'ında altta yatan neden kistik fibrozistir.
CFTR proteinindeki defekt, ekzokrin salgıların dehidratasyonuna ve bağırsak içeriğinin viskozitesinin artmasına neden olur.
3
Tanıyı onayla
Bu tablo, kistik fibrozis hastalarının yaklaşık %1520\%15-20'sinde görülen karakteristik bir başlangıç bulgusudur.
Hastalığın erken tanısı için mekonyum ileusu kritik bir ipucudur.

Anahtar Kavram

Mekonyum ileusu, kistik fibrozisin yenidoğan dönemindeki en spesifik ve erken klinik prezentasyonudur.

Daha Fazla Pratik

Mekonyum ileusu saptanan bir bebekte tanıyı kesinleştirmek için yapılacak bir sonraki adım olan 'ter testi' ve sınır değerlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru

33 yaşında bir erkek çocuk; doğumdan itibaren başlayan büyüme geriliği, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve bol miktarda, kötü kokulu, yağlı dışkılama şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde bilateral yaygın raller ve ronküşler saptanan hastanın yapılan ter testinde klor düzeyi 7070 mmol/L (normal: <40<40 mmol/L) bulunmuştur. Kistik fibrozis tanısı kesinleşen bu hasta ve hastalık süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ter testi klor konsantrasyonu için tanısal alt eşik değer 9090 mmol/L'dir; bu değerin altındaki sonuçlar hastalığı kesin olarak dışlar.

Cevap

Ter testi klor konsantrasyonu için tanısal alt eşik değer 6060 mmol/L'dir; bu değerin altında saptanan 305930-59 mmol/L arası sonuçlar ara değer olarak kabul edilir ve ileri inceleme gerektirir.
Kistik fibrozis tanısı için kabul edilen ter kloru eşik değeri 6060 mmol/L'dir. 305930-59 mmol/L arası değerler 'ara değer' (borderline) olarak kabul edilir ve klinik şüphe devam ediyorsa mutasyon analizi veya nazal potansiyel fark ölçümü gibi ileri testler istenir. Dolayısıyla, eşik değerin 9090 mmol/L olduğu ve altındaki değerlerin hastalığı dışladığı bilgisi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Büyüme geriliği, akciğer enfeksiyonları ve steatore (yağlı dışkı) üçlüsü kistik fibrozis için tipiktir.
Hastalığın temelini oluşturan ekzokrin bez disfonksiyonu akciğer ve GİS sistemini etkiler.
2
Ter testi sonucunu yorumla
Hastadaki 7070 mmol/L değeri tanısal eşik olan 6060 mmol/L'nin üzerindedir.
Uluslararası kılavuzlara göre 6060 mmol/L ve üzeri klor konsantrasyonu kistik fibrozis tanısını doğrular.
3
Yanlış olan seçeneği belirle
Tanısal eşiğin 9090 mmol/L olduğunu iddia eden ifade yanlıştır.
Eşik değerin yanlış bilinmesi tanı konulmasını geciktirebilir; standart sınır 6060 mmol/L'dir.

Anahtar Kavram

Kistik fibrozis tanısında altın standart terdeki klor konsantrasyonunun ölçülmesidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

Kistik fibrozis patogenezinde yer alan kistik fibrozis transmembran kondüktans regülatörü (CFTRCFTR), temel olarak aşağıdaki iyonlardan hangisinin transportunu sağlayan bir kanaldır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klor

Cevap

Kistik fibroziste mutasyona uğrayan CFTRCFTR proteini temel olarak bir klor kanalıdır.
Kistik fibrozis, 7.7. kromozomun uzun kolunda yer alan CFTRCFTR genindeki mutasyonlar sonucu gelişir. Bu gen tarafından kodlanan CFTRCFTR proteini, apikal membranlarda yer alan cAMP bağımlı bir klor kanalıdır. Bu kanalın işlevsizliği sonucu klor hücre dışına çıkamaz, bu da lümenlerdeki suyun azalmasına ve sekresyonların dehidre/koyu hale gelmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
CFTRCFTR geninin ve proteininin temel görevini belirlemek.
CFTRCFTR (Cystic Fibrosis Transmembrane Conductance Regulator), epitel hücrelerinde iyon transportunu düzenleyen bir proteindir.
Hastalığın patogenezini anlamak için mutasyona uğrayan yapının işlevi bilinmelidir.
2
CFTRCFTR proteininin hangi spesifik iyonun geçişine izin verdiğini hatırlamak.
Bu protein, cAMP bağımlı bir klor (ClCl^-) kanalı olarak işlev görür.
Kistik fibrozisteki temel sorun, klorun hücre dışına salınamaması ve buna bağlı gelişen sekresyon koyulaşmasıdır.
3
Diğer iyonlarla olan ilişkisini değerlendirmek.
Klor transportu bozulduğunda, sodyum ve su emilimi değişir ancak kanalın kendisi klora spesifiktir.
Kanalın birincil fonksiyonu ile ikincil etkileri (sodyum emilim artışı gibi) ayırt edilmelidir.

Anahtar Kavram

CFTR Proteini ve Klor Transportu

Daha Fazla Pratik

Kistik fibroziste ter bezlerindeki klor emilimi bozukluğunu ve bunun ter testi ile olan ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

1414 yaşında, homozigot ΔF508\Delta F508 mutasyonu olan ve pankreatik yetmezlik nedeniyle yüksek doz enzim replasmanı alan kistik fibrozis tanılı bir hasta; son iki gündür giderek artan sağ alt kadran ağrısı, karında şişkinlik ve dışkı çıkışının tamamen durması şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda yaklaşık 44 cm boyutunda, dolgun, palpasyonla ağrılı kitle saptanıyor. Batın grafisinde sağ alt kadranda çekum ve terminal ileum trasesine uyan bölgede "sabun köpüğü" (bubbly) görünümü izleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı ve öncelikle planlanması gereken tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Distal intestinal obstrüksiyon sendromu (DİOS) - Oral veya nazogastrik yolla yüksek doz polietilen glikol (PEG) solüsyonu uygulaması

Cevap

Distal intestinal obstrüksiyon sendromu (DİOS) tanısı konularak, tedavi amacıyla oral veya nazogastrik yolla yüksek doz polietilen glikol (PEG) solüsyonu başlanmalıdır.
Klinik senaryoda sunulan sağ alt kadran ağrısı, kitle ve radyolojik olarak tarif edilen 'sabun köpüğü' görünümü, kistik fibrozisli hastalarda terminal ileum ve çekumda yapışkan mukofekal materyalin birikmesiyle karakterize olan Distal İntestinal Obstrüksiyon Sendromu (DİOS) için tipiktir. Bu tablonun ilk basamak tedavisi cerrahi değil, ozmotik bir laksatif olan polietilen glikol (PEG) solüsyonunun oral veya nazogastrik yoldan agresif bir şekilde (irrigasyon amacıyla) uygulanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın temel klinik verilerini ve risk faktörlerini analiz et.
1414 yaşında, homozigot ΔF508\Delta F508 mutasyonu ve pankreatik yetmezliği olan bir kistik fibrozis hastasının Distal İntestinal Obstrüksiyon Sendromu (DİOS) için yüksek riskli olduğu belirlendi.
DİOS, özellikle pankreatik yetmezliği olan ve belirli genotiplere sahip kistik fibrozisli adolesanlarda sık görülen bir gastrointestinal komplikasyondur.
2
Klinik ve radyolojik bulguları sentezleyerek ayırıcı tanı yap.
Sağ alt kadran ağrısı, palpabl kitle ve grafideki "sabun köpüğü" (bubbly) görünümü, terminal ileumda viskoz mukofekal materyal birikimini doğrular.
Sabun köpüğü görünümü, mekanik bir engel olmaksızın fekaloid materyal ile hava kabarcıklarının karışması sonucu oluşur ve DİOS için karakteristiktir.
3
Doğru tedavi stratejisini belirle.
Komplike olmayan (peritonit veya tam obstrüksiyon bulgusu olmayan) DİOS vakalarında öncelikle tıbbi tedavi (PEG ile irrigasyon) seçildi.
DİOS vakalarında cerrahi müdahale yapışıklık riskini artırdığı için, mekanik bir zorunluluk olmadıkça agresif laksatif tedavisi ilk seçenektir.

Anahtar Kavram

Distal İntestinal Obstrüksiyon Sendromu (DİOS), kistik fibrozisli hastalarda sağ alt kadranda fekaloid kitle ve sabun köpüğü grafi bulgusu ile karakterize, cerrahiden ziyade tıbbi (PEG) tedavi gerektiren bir tablodur.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 14Soru

Kistik fibrozis tanısı amacıyla uygulanan pilokarpin iyontoforezi (ter testi) sonucunun, kistik fibrozis varlığına rağmen yanıltıcı şekilde normal (yalancı negatif) saptanmasına yol açabilen klinik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipoproteinemi ve ödem varlığı

Cevap

Hipoproteinemi ve ödem varlığı, ter testinin yalancı negatif sonuçlanmasına neden olan bir klinik durumdur.
Kistik fibrozisli hastalarda, özellikle pankreas yetmezliği ve malnütrisyon nedeniyle gelişen hipoproteinemiye bağlı ödem varlığında, terdeki klor konsantrasyonu yanıltıcı şekilde düşük (normal) saptanabilir. Bu durum klinik olarak yüksek şüphe duyulan hastalarda tanının atlanmasına yol açabileceğinden, bu tür hastalarda ödem çözüldükten sonra test tekrarlanmalı veya genetik analiz yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kistik fibrozis tanı testlerini ve bu testleri etkileyen faktörleri değerlendirmek.
Ter testi (pilokarpin iyontoforezi) tanıda altın standarttır ancak bazı durumlarda yanıltıcı sonuçlar verebilir.
Tanının doğruluğu için test sonucunu etkileyebilecek komorbid durumların bilinmesi gerekir.
2
Yalancı negatiflik ve yalancı pozitiflik nedenlerini ayırt etmek.
Ödem ve hipoproteinemi yalancı negatiflik yaparken; adrenal yetmezlik, hipotiroidi ve nefrojenik diyabetes insipidus gibi durumlar yalancı pozitiflik yapar.
Ödemli hastalarda ter hacminin ve seyreltmenin klor konsantrasyonu üzerindeki etkisi göz önünde bulundurulmalıdır.

Anahtar Kavram

Ter testi (Pilokarpin İyontoforezi) yorumlanması ve kısıtlılıkları.
Tahmini Süre:50s
Soru 15Soru

Dört yaşındaki kız hasta, son altı ay içinde üçüncü kez rektal prolapsus gelişmesi nedeniyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Alınan ayrıntılı öyküden hastanın dışkısının bol miktarda, yağlı ve kötü kokulu olduğu; ayrıca sık sık uzamış öksürük atakları geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde boy ve kilo gelişiminin 3103-10. persentil aralığında olduğu, her iki nazal pasajda polipler bulunduğu saptanıyor. Ön planda kistik fibrozis düşünülen hastaya yapılan ter testinde klor düzeyi 4848 mmol/L olarak ölçülüyor.

Buna göre, hastanın tanı sürecinde atılması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kapsamlı CFTR gen mutasyon analizi yapılması

Cevap

Doğru yaklaşım, ter testi ara değerde geldiği için tanıyı doğrulamak amacıyla kapsamlı CFTR gen mutasyon analizi yapılmasıdır.
Kistik fibrozis (KF) tanı algoritmasına göre, ter klorür düzeyi 60\ge 60 mmol/L ise tanı konur; 29\le 29 mmol/L ise hastalık büyük ölçüde dışlanır. Ancak 305930-59 mmol/L arasındaki sonuçlar 'ara değer' olarak kabul edilir. Hastada rektal prolapsus, steatore ve nazal polip gibi KF'yi kuvvetle destekleyen klinik bulgular mevcuttur. Ter testi sonucunun 4848 mmol/L (ara değer) gelmesi durumunda, hastalığı dışlamak veya kesin kabul etmek yerine, tanıyı doğrulamak için en uygun ve standart yaklaşım genişletilmiş CFTR gen mutasyon analizinin yapılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını (rektal prolapsus, steatore, nazal polip, büyüme geriliği) değerlendir.
Bulgular kistik fibrozis kliniği ile birebir uyumludur. Rektal prolapsus ve çocukluk çağında nazal polip varlığı kistik fibrozis için güçlü uyarıcı işaretlerdir.
Tanı algoritmasını başlatmak için klinik şüphenin derecesi belirlenmelidir.
2
Ter testi sonucunu güncel tanı kriterlerine göre yorumla.
4848 mmol/L değeri, normal sınırın (<30< 30 mmol/L) üzerinde, kesin tanı sınırının (60\ge 60 mmol/L) ise altındadır. Bu değer 'ara değer / şüpheli' (intermediate) kategorisine girer.
Ter testi değerinin referans aralıklarına göre doğru sınıflandırılması bir sonraki adımı belirler.
3
Ara değer durumunda kistik fibrozis tanı algoritmasındaki bir sonraki adımı belirle.
Klinik şüphenin devam ettiği ve ter testinin ara değerde olduğu durumlarda en uygun adım CFTR gen mutasyon analizidir. Genetik testte hastalığa neden olan iki mutasyonun gösterilmesi tanıyı kesinleştirir.
Kesin tanı konulmadan yaşam boyu sürecek ağır bir hastalığın tedavisine başlanamaz veya hastalık doğrudan dışlanamaz.

Anahtar Kavram

Kistik Fibrozis Tanı Algoritması ve Ter Testi Yorumlaması

İpuçları

1
Hastanın ter testi değeri (4848 mmol/L) referans aralıklarına göre ne anlama gelmektedir? Normal mi, şüpheli (ara değer) mi, yoksa diagnostik mi?
2
Ter klor düzeyinin 305930-59 mmol/L arasında gelmesi durumunda klinik algoritma doğrulamak için başka bir araca ihtiyaç duyar.

Daha Fazla Pratik

Kistik fibroziste ter testinin normal saptanabildiği atipik mutasyonları ve nazal potansiyel fark testinin prensiplerini gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Klinik bulgular ile birlikte ter testi şüpheli ise, algoritma ter testinin tekrarlanmasını veya genetik testin yapılmasını önerir. Güncel pratiğimizde, kliniği kuvvetle muhtemel vakalarda doğrudan CFTR genetiğine bakmak zaman kazandırır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 16Soru

22 yaşında bir erkek çocuk; doğumdan itibaren kilo alamama, kötü kokulu ve yağlı dışkılama ile sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde persentil değerleri yaşının altında saptanan ve akciğerlerinde yaygın raller duyulan bu hastada, öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik fibrozis

Cevap

Kistik fibrozis, multisistemik tutulumu nedeniyle hem sindirim (pankreatik yetmezlik) hem de solunum sistemi bulgularını açıklayan en olası tanıdır.
Büyüme geriliği, yağlı dışkılama (steatore) ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarının birlikteliği, kistik fibrozisin klasik klinik triadıdır. Bu durum, CFTR proteinindeki bozukluğa bağlı olarak pankreas kanallarının ve bronşların koyu sekresyonlarla tıkanması sonucu gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hastada büyüme geriliği, steatore ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonları mevcut.
Bu triad, hem ekzokrin pankreas yetmezliğini hem de kronik akciğer hastalığını işaret eder.
2
Diferansiyel tanı yap
Sadece sindirim sistemini (Çölyak) veya sadece solunum sistemini (Primer siliyer diskinezi) etkileyen hastalıklar elenir.
Multisistemik tutulum kistik fibrozis için karakteristiktir.
3
Tanıyı doğrula
Kistik fibrozis tanısı ön plana çıkar.
Klinik tablo kistik fibrozisin klasik erken çocukluk dönemi sunumuyla tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Kistik fibrozis; ekzokrin bezleri etkileyen, pankreatik yetmezlik (malabsorbsiyon) ve kronik akciğer hastalığı ile seyreden otozomal resesif bir hastalıktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, kronik burun tıkanıklığı ve ağızdan soluma şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral nazal polip saptanıyor. Özgeçmişinde bebeklikten itibaren tekrarlayan sinüzit ve alt solunum yolu enfeksiyonu öyküsü olan bu hastada, en olası sistemik hastalığın tanısını kesinleştirmek için yapılması gereken altın standart test hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ter testi (Pilokarpin iyontoforezi)

Cevap

En olası sistemik hastalık kistik fibrozistir ve tanıda altın standart yöntem pilokarpin iyontoforezi ile yapılan ter testidir.
Çocukluk çağında nazal polip saptanan hastalarda, bu bulgu kistik fibrozis için oldukça patognomonik bir ipucudur. Kistik fibrozis tanısında altın standart yöntem, ter klor düzeyinin pilokarpin iyontoforezi yöntemiyle ölçülmesidir. Ter klor düzeyinin 60 mEq/L\geq 60 \text{ mEq/L} olması tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Çocukta nazal polip ve tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları saptandı.
Çocukluk çağında nazal polip saptandığında akla gelmesi gereken ilk sistemik hastalık kistik fibrozistir.
2
Tanısal yöntemi belirleme
Kistik fibrozis tanısı için standart tarama ve tanı testi gereklidir.
Kistik fibrozis şüphesi olan her hastada ilk ve altın standart test ter klor düzeyinin ölçülmesidir.
3
Altın standart testi seçme
Pilokarpin iyontoforezi (ter testi) seçilir.
Ter testi, KFTR protein fonksiyon bozukluğunu göstermede en güvenilir ve standart kabul edilen yöntemdir.

Anahtar Kavram

Çocukluk çağında saptanan nazal polip, aksi kanıtlanana kadar kistik fibrozis olarak kabul edilmeli ve ter testi ile araştırılmalıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 18Soru

Üç aylık bir kız bebek; uzamış sarılık, karın şişliği ve tartı alamama yakınmalarıyla getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut ağırlığı ve boy uzunluğu 3.3. persentilin altında, hepatomegali ve yaygın pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hipoalbüminemi ve direkt hiperbilirubinemi saptanan hastada, kistik fibrozis ön tanısıyla yapılan ter testi sonucu normal sınırda raporlanıyor. Bu hastada klinik şüpheye rağmen ter testinin yalancı negatif sonuçlanmasının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödem ve hipoproteinemi varlığı

Cevap

Ödem ve hipoproteinemi varlığı
Kistik fibrozis tanısı için kullanılan ter kloru testi, ödem ve hipoproteinemi varlığında yalancı düşük sonuçlar verebilir. Bu klinik tabloda (kolestaz, FTT ve ödem) ter testi sonucu normal çıksa bile ödem düzeldikten sonra testin tekrarlanması veya genetik analiz yapılması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hastada kistik fibrozis ile uyumlu kolestatik sarılık, büyüme geriliği ve hipoproteinemik ödem mevcuttur.
Kistik fibrozis, yenidoğan döneminde kolestatik hepatit ve malnütrisyon nedeniyle ödem ile prezante olabilir.
2
Tanısal testi değerlendirme
Ter testi klor düzeyi kistik fibrozis tanısında altın standarttır ancak bazı durumlarda yanıltıcı olabilir.
Klinik bulgular CF ile uyumluyken testin normal çıkması yalancı negatiflik olasılığını düşündürür.
3
Yalancı negatiflik nedenlerini sorgulama
Ödem ve hipoproteinemi, ter testinin en önemli yalancı negatiflik nedenlerinden biridir.
İnterstisyel sıvı artışı ve protein eksikliği, terdeki elektrolit konsantrasyonunun hatalı ölçülmesine yol açar.

Anahtar Kavram

Kistik fibrozisli hastalarda ödem ve hipoproteinemi varlığı ter testinde yalancı negatifliğe yol açabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

On iki yaşında kistik fibrozis tanısıyla izlenen bir erkek hasta, son altı ayda pulmoner alevlenme sıklığında artış ve vücut ağırlığı persentilinde düşüş nedeniyle kontrole getiriliyor. Hastanın yapılan sorgulamasında poliüri veya polidipsi şikayeti saptanmıyor. Kistik fibrozis ile ilişkili diyabet (CFRD) şüphesiyle tarama yapılması planlanıyor. Bu hastada CFRD tanısını kesinleştirmek veya dışlamak amacıyla kullanılması gereken altın standart yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oral glukoz tolerans testi (OGTTOGTT)

Cevap

Oral glukoz tolerans testi (OGTTOGTT)
Kistik fibrozis ile ilişkili diyabet (CFRD) tanısında altın standart yöntem 75 g75\text{ g} oral glukoz tolerans testidir (OGTTOGTT). Kistik fibrozisli hastalarda insülin sekresyonu bozulduğu için öncelikle yemek sonrası hiperglisemi görülür ve bu durum en iyi OGTT ile saptanır. 10 yaşından büyük tüm hastalarda yıllık tarama önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kistik fibrozisli hastada klinik kötüleşme belirtilerini analiz et.
Akciğer fonksiyonlarında düşüş ve kilo kaybı, CFRD için erken klinik uyarıcılar olabilir.
CFRD, kistik fibrozisli adolesanlarda semptomsuz (poliüri/polidipsi olmadan) seyredebilir.
2
Hastanın yaşına göre tarama gerekliliğini değerlendir.
12 yaşındaki hasta, 10 yaşından itibaren başlayan yıllık tarama protokolü kapsamındadır.
Kistik fibrozis rehberleri 10 yaşından itibaren yıllık tarama önerir.
3
Tanısal yöntemlerin popülasyona özgü güvenilirliğini karşılaştır.
HbA1c kistik fibroziste düşük duyarlılığa sahipken, OGTT en güvenilir yöntemdir.
Kronik inflamasyon ve eritrosit ömrü değişiklikleri HbA1c'yi etkiler.

Anahtar Kavram

Kistik Fibrozis ile İlişkili Diyabet (CFRD) Tanı ve Tarama Kriterleri

Daha Fazla Pratik

CFRD tedavisi ile ilgili olarak insülin kullanımının akciğer fonksiyonları üzerindeki anabolik etkisini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

Kistik fibrozis (KF) hastalarında pankreatik fonksiyonların durumu, hastalığın klinik gidişatını ve komplikasyonlarını belirleyen önemli bir faktördür. CFTRCFTR genindeki bazı mutasyonlar (Sınıf IV ve V gibi) pankreatik ekzokrin fonksiyonların bir miktar korunmasına (pankreatik süfisyen) olanak tanır. Buna göre, pankreatik fonksiyonları korunmuş bir KF hastasında, pankreatik yetmezliği olan hastalara kıyasla daha sık görülmesi beklenen klinik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tekrarlayan akut pankreatit atakları

Cevap

Pankreatik fonksiyonları korunmuş kistik fibrozis hastalarında, pankreatik yetmezliği olanlara kıyasla tekrarlayan akut pankreatit atakları daha sık görülür.
Kistik fibrozisli hastaların bir kısmı (pankreatik süfisyen grup), pankreatik enzimleri yeterli miktarda salgılayabildiği için steatorre (yağlı dışkılama) veya malabsorbsiyon semptomları göstermez. Ancak bu hastalarda kanalların tıkanması sonucu aktif enzimlerin doku içinde kalarak oto-sindirime yol açması, tekrarlayan akut pankreatit ataklarına neden olur. Tam pankreatik yetmezliği olanlarda ise pankreas dokusu zaten fibrotik/atropik hale geldiğinden akut inflamasyon (pankreatit) gelişme olasılığı çok daha düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Kistik fibrozis hastalarında pankreatik durumu ayırt etmek.
Hastaların %85-90'ında tam pankreatik yetmezlik görülürken, %10-15'inde (süfisyen) pankreatik fonksiyonlar bir miktar korunur.
Sınıf IV ve V gibi hafif mutasyonlar, bir miktar klor kanalı fonksiyonuna izin vererek asiner dokunun tamamen yıkılmasını engeller.
2
Pankreatit oluşum mekanizmasını değerlendirmek.
İnflamasyonun (pankreatit) tetiklenmesi için hâlâ fonksiyonel asiner dokunun bulunması gerekir.
Zaten tamamen fibrotik veya yağlı dokuya dönüşmüş (atropik) bir pankreasın akut olarak iltihaplanma kapasitesi yoktur.
3
Klinik sonuçları karşılaştırmak.
Pankreatik süfisyen hastalar malabsorbsiyon semptomları göstermez ancak akut pankreatit atağı geçirmeye yatkındırlar.
Asiner sekresyonların kanallarda birikmesiyle oluşan asiner hasar, korunan dokularda oto-sindirime neden olur.

Anahtar Kavram

Pankreatik süfisyen kistik fibrozis ve akut pankreatit ilişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 2Sonraki