Neonatoloji

406 soru

Soru 221Soru

3535 haftalık, 2400 gram2400\text{ gram} ağırlığında, mekonyumsuz amniyotik sıvı ile doğan bir bebek; doğum sonrası apneik olması nedeniyle radyan ısıtıcı altına alınmıştır. Isıtma, pozisyon verme, hava yolu temizliği ve kurulama adımları tamamlanmış, ancak apne devam ettiği için yaşamın 3030. saniyesinde pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlanmıştır. 1515 saniye sonra yapılan kontrolde kalp hızının 50 vuru/dakika50\text{ vuru/dakika} olduğu ve göğüs hareketinin saptanmadığı görülmüştür. "MR. SOPA" adımları uygulanarak göğüs hareketleri sağlanmış ve PBV'ye devam edilmiştir. Yaşamın 6060. saniyesinde yapılan değerlendirmede kalp hızı 55 vuru/dakika55\text{ vuru/dakika} olarak saptanmıştır.

Bu aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endotrakeal entübasyon yapılması ve 3030 saniye boyunca göğüs hareketini sağlayan PBV uygulanması

Cevap

Endotrakeal entübasyon yapılması ve 3030 saniye boyunca göğüs hareketini sağlayan PBV uygulanması
Yenidoğan canlandırmasında en kritik basamak etkin ventilasyondur. Kalp hızı 60 vuru/dakika60\text{ vuru/dakika} altında olan bir bebekte göğüs kompresyonuna karar vermeden önce, havalandırmanın göğüs hareketini sağladığından emin olunmalı ve bu şekilde en az 3030 saniye PBV uygulanmalıdır. Senaryoda göğüs hareketleri "MR. SOPA" adımlarıyla yaşamın 456045-60. saniyeleri arasında yeni sağlanmaya başlanmıştır. Bu nedenle, henüz 3030 saniyelik etkin ventilasyon süresi dolmamıştır. Bu aşamada en uygun adım, hava yolunu endotrakeal tüp (veya LMA) ile garanti altına alıp 3030 saniyelik etkin PBV süresini tamamlamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Mevcut kalp hızı ve solunum eforunun değerlendirilmesi
Kalp hızı 55 vuru/dakika55\text{ vuru/dakika} (bradikardi) ve apne saptanmıştır.
Canlandırma basamaklarının devam edip etmeyeceğine karar vermek için ilk parametredir.
2
Uygulanan ventilasyonun etkinliğinin kontrol edilmesi
Göğüs hareketinin "MR. SOPA" ile yeni sağlandığı belirlenmiştir.
Kalp hızı artmıyorsa öncelikle ventilasyonun etkinliği (göğüs hareketi) sağlanmalıdır.
3
Etkin ventilasyon süresinin değerlendirilmesi
Göğüs hareketini sağlayan PBV henüz 3030 saniye boyunca uygulanmamıştır.
NRP 8. edisyon kurallarına göre göğüs kompresyonuna geçmeden önce 3030 saniye etkin PBV şarttır.
4
Hava yolunun güvenli hale getirilmesi ve PBV'ye devam edilmesi
Bebek entübe edilmeli ve 3030 saniye daha etkin PBV verilmelidir.
Kompresyon öncesi entübasyon önerilir ve ventilasyon süresi tamamlanmalıdır.

Anahtar Kavram

NRP'de göğüs kompresyonuna geçiş kriteri, en az 3030 saniye süren 'göğüs hareketini sağlayan' (etkin) pozitif basınçlı ventilasyondur.
Soru 222Soru

Anne sütünün bileşimi, laktasyonun başlangıcından itibaren bebeğin biyolojik gereksinimlerine göre evreler halinde değişim gösterir. Doğumdan sonraki ilk 55 gün içinde salgılanan; protein, sodyum (Na+Na^+), potasyum (K+K^+), klor (ClCl^-) ve immünoglobulin AA (IgAIgA) içeriği yönünden oldukça zengin, ancak yağ ve laktoz konsantrasyonu olgun süte göre daha düşük olan süt evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolostrum

Cevap

Doğumdan sonraki ilk 5 gün içinde salgılanan ve belirtilen zengin içeriğe sahip olan süt evresi kolostrumdur.
Doğumdan sonraki ilk birkaç gün (genellikle 1-5 gün) üretilen süte kolostrum denir. Kolostrum, olgun süte göre daha fazla protein, sodyum ve klor içerirken; daha az yağ ve karbonhidrat (laktoz) içerir. Ayrıca yüksek konsantrasyonda immünoglobulin (özellikle IgA) içermesi nedeniyle bebeğin ilk aşısı olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Laktasyon evrelerinin zamanlamasını belirle.
İlk 5 gün kolostrum, 5-15. günler geçiş sütü, 15. günden sonrası olgun süt olarak adlandırılır.
Soru kökünde belirtilen ilk 5 günlük süre bizi doğrudan kolostruma yönlendirir.
2
Sütün besinsel içeriğini analiz et.
Kolostrumun protein ve elektrolit (Na, K, Cl) içeriği yüksektir; yağ ve laktoz içeriği ise olgun süte göre daha düşüktür.
Bu biyokimyasal farklar, yenidoğanın ilk günlerdeki immünolojik ve elektrolit ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmıştır.

Anahtar Kavram

Anne sütü, laktasyon süresine göre kolostrum, geçiş sütü ve olgun süt olmak üzere üç ana evreye ayrılır.
Soru 223Soru

Yenidoğan canlandırması (NRP) algoritmasına göre; doğum sonrası ısıtılan, başa pozisyon verilerek havayolu temizlenen, kurulanarak taktil uyarı verilen bir bebekte yapılan değerlendirmede apne saptanmıştır. Bu durumda atılması gereken en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlatılması

Cevap

Apneik bir yenidoğanda ilk basamak müdahalelerden sonra yapılması gereken en uygun adım pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlatılmasıdır.
NRP algoritmasına göre, doğum sonrası yapılan ilk basamak müdahalelere (ısıt, pozisyon ver, aspire et, kurula, uyar) rağmen bebek apneik ise veya kalp hızı 100/dk100/dk altında ise gecikmeden pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlatılmalıdır. Bu, canlandırmanın en kritik basamağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin solunumunun ve kas tonusunun değerlendirilmesi.
Bebek apneik (nefes almıyor) ve zayıf tonuslu olarak saptandı.
Müdahale ihtiyacını belirlemek için ilk klinik değerlendirme gereklidir.
2
Isıtma, pozisyon verme, havayolu temizliği ve taktil uyarı uygulanması.
İlk basamaklar tamamlandı ancak bebek hala apneik.
NRP'nin standart ilk müdahale protokolüdür.
3
Pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlatılması.
Bebeğin akciğerlerinin havalanması sağlanır.
NRP algoritmasına göre apne veya kalp hızının 100/dk100/dk altında olması PBV endikasyonudur.

Anahtar Kavram

NRP'de ventilasyonun önceliği: Canlandırmanın en önemli ve etkili adımı akciğerlerin havalandırılmasıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 224Soru

3939 haftalık gestasyon yaşında, 32003200 gram ağırlığında, evde yardımsız normal spontan vajinal yolla doğan ve sadece anne sütü ile beslenen bir erkek bebek, yaşamının 3.3. gününde göbek kordonundan sızıntı şeklinde kanama ve dışkıda kan şikayetiyle getiriliyor. Özgeçmişinde doğum sonrası herhangi bir profilaktik uygulama yapılmadığı öğrenilen bebeğin fizik muayenesinde ciltte yaygın ekimozlar saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde protrombin zamanı (PTPT) 6060 saniye, aktive parsiyel tromboplastin zamanı (aPTTaPTT) 8585 saniye ve trombosit sayısı 240.000/mm3240.000/mm^3 olarak bulunuyor.

Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klasik tip Vitamin K eksikliğine bağlı kanama

Cevap

Klasik tip Vitamin K eksikliğine bağlı kanama
Klasik tip Vitamin K eksikliğine bağlı kanama, tipik olarak yaşamın 2. ile 7. günleri arasında ortaya çıkar. Profilaktik Vitamin K uygulanmayan ve sadece anne sütüyle beslenen bebeklerde risk yüksektir. Laboratuvarda pıhtılaşma faktörlerinin (Faktör II, VII, IX, X) sentezlenememesi nedeniyle PT ve aPTT uzamışken, trombosit sayısı ve fibrinojen düzeyi normaldir. Bu vakada 3. günde başlayan kanama ve laboratuvar bulguları bu tanıyı doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve klinik başvurusunu değerlendir
Bebek 3 günlük ve kanama (göbek, GIS, cilt) ile başvurmuş.
Vitamin K eksikliği kanamaları (VKDB) zamanlamasına göre sınıflandırılır.
2
Koagülasyon profili ve trombosit sayısını analiz et
PT ve aPTT belirgin uzamış, ancak trombosit sayısı normal.
K vitamini bağımlı faktörlerin (II, VII, IX, X) eksikliği hem iç hem dış yolu etkiler, ancak trombositleri etkilemez.
3
Risk faktörlerini (doğum ve beslenme öyküsü) kontrol et
Profilaksi yapılmamış, ev doğumu ve sadece anne sütü ile beslenme mevcut.
K vitamini profilaksisi yapılmaması ve anne sütünün K vitamini içeriğinin düşük olması klasik VKDB için temel risk faktörleridir.

Anahtar Kavram

Yenidoğanın Vitamin K eksikliğine bağlı kanaması (VKDB) zamanlaması ve laboratuvar bulguları.

Daha Fazla Pratik

Geç tip Vitamin K eksikliğinde en sık görülen kanama bölgesi olan intrakraniyal kanamaları ve eşlik eden kolestatik durumları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 225Soru

Miadında doğan ve doğum öyküsünde asfiksi saptanan bir yenidoğanda, yaşamın 1818. saatinde letarji, belirgin hipotoni, proksimal zayıflık ve konvülsiyonlar saptanıyor. Bu klinik tablo Sarnat ve Sarnat evrelemesine göre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre 22

Cevap

Letarji, hipotoni ve konvülsiyonların eşlik ettiği klinik tablo Sarnat Evre 22 olarak tanımlanır.
Sarnat ve Sarnat evrelemesine göre, orta derece hipoksik iskemik ensefalopati (Evre 22), letarji, hipotoni, proksimal kas zayıflığı ve özellikle konvülsiyonların (nöbet) görülmesi ile karakterizedir. Bu evre genellikle doğumdan sonraki ilk 2424 saat içinde belirginleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Bebekte letarji, hipotoni ve konvülsiyon saptanmıştır.
Sarnat evrelemesi bilincin durumu, kas tonusu ve nöbet varlığına dayanır.
2
Evreleme kriterleri ile karşılaştır
Evre 11 hiperalert, Evre 22 letarjik/nöbetli, Evre 33 komatözdür.
Nöbetlerin varlığı ve hipotoninin eşlik etmesi Evre 22'ye özgüdür.

Anahtar Kavram

Sarnat ve Sarnat HİE Evrelemesi
Tahmini Süre:45s
Soru 226Soru

3737 haftalık gestasyon yaşında, 43504350 gram (LGA) olarak diyabetik anneden doğan erkek bebek, postnatal 4.4. saatinde pletore, letarji ve beslenme güçlüğü nedeniyle değerlendiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde pletorik görünüm dışında özellik saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde topuktan alınan kapiller hematokrit değeri %74\%74, eş zamanlı bakılan venöz hematokrit değeri ise %68\%68 olarak bulunuyor. Kan şekeri 4242 mg/dL ölçülen ve hipoglisemisi düzeltilen bebeğin letarji ve beslenme güçlüğü gibi klinik bulgularının devam ettiği gözleniyor. Bu hastanın klinik yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bebek semptomatik olduğu ve venöz hematokrit değeri %65\%65 eşiğini aştığı için parsiyel exchange transfüzyon uygulanmalıdır.

Cevap

Semptomatik yenidoğanlarda venöz hematokrit değerinin %65\%65 üzerinde olması durumunda parsiyel exchange transfüzyon uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Yenidoğan döneminde venöz hematokritin %65\%65 üzerinde olması polisitemi olarak tanımlanır. Eğer bebekte letarji, jitteriness, taşipne, beslenme güçlüğü veya siyanoz gibi semptomlar eşlik ediyorsa (ve bu semptomlar hipoglisemi gibi diğer nedenlerle açıklanamıyorsa), venöz hematokritin %65\%65 ve üzerinde olması parsiyel exchange transfüzyon (PET) endikasyonudur. Bu hastada venöz hematokrit %68\%68 olduğu ve klinik bulgular devam ettiği için PET uygulanması doğru yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanısal doğruluğun teyit edilmesi.
Kapiller hematokrit değeri (%74\%74) yüksek olsa da, venöz hematokrit değeri (%68\%68) kesin tanı ve tedavi kararı için esas alınır.
Kapiller kan, periferik staza bağlı olarak hematokriti yapay olarak yüksek gösterebilir.
2
Klinik durumun ve tedavi eşiğinin belirlenmesi.
Bebekte hipoglisemi düzeltilmesine rağmen devam eden nörolojik (letarji) ve gastrointestinal (beslenme güçlüğü) semptomlar mevcuttur. Bu durumda tedavi eşiği venöz hematokrit için %65\%65 olarak belirlenir.
Polisitemi yönetimi semptom varlığına göre değişir; asemptomatik bebeklerde bu eşik %70\%70 venöz hematokrittir.
3
Tedavi yönteminin ve risklerin planlanması.
Replasman sıvısı olarak serum fizyolojik kullanılarak parsiyel exchange transfüzyon uygulanır. İşlem sırasında NEC riski açısından dikkatli olunmalıdır.
Viskoziteyi düşürmek için en güvenli ve etkin sıvı kristaloidlerdir.

Anahtar Kavram

Yenidoğan polisitemisinde venöz hematokrit bazlı tedavi endikasyonları ve parsiyel exchange transfüzyon prensipleri.

Daha Fazla Pratik

Polisitemik bebeklerde görülebilecek diğer metabolik komplikasyonları (hipokalsemi, hiperbilirubinemi) ve trombositopeni riskini gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Parsiyel exchange transfüzyon hacmi şu formülle hesaplanabilir: V=[(Go¨zlenen HctHedef Hct)/Go¨zlenen Hct]×Vu¨cut Kan HacmiV = [(\text{Gözlenen Hct} - \text{Hedef Hct}) / \text{Gözlenen Hct}] \times \text{Vücut Kan Hacmi}. Yenidoğanlar için vücut kan hacmi genellikle 809080-90 mL/kg olarak alınır ve hedef hematokrit genellikle %5055\%50-55 olarak belirlenir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 227Soru

Annesinde ek bir hastalık öyküsü bulunmayan, 3737 haftalık gebelik sonrası travay ağrıları başlamadan planlı sezaryen operasyonu ile dünyaya gelen bir yenidoğanda, doğumdan yaklaşık 11 saat sonra solunum sayısının 90/dakika90/\text{dakika} olduğu ve hafif burun kanadı solunumu eşlik ettiği saptanıyor. Oksijen desteği ile siyanozu hızla düzelen hastanın çekilen akciğer grafisinde, akciğer sahalarında havalanma artışı, düzleşmiş diyaframlar ve interlober fissür belirginliği izleniyor. Bu yenidoğanda gözlenen klinik tabloya neden olan temel patofizyolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fetal akciğer sıvısının epitelyal sodyum kanalları (ENaCENaC) üzerinden temizlenmesindeki gecikme

Cevap

Fetal akciğer sıvısının epitelyal sodyum kanalları (ENaC) üzerinden temizlenmesindeki gecikme
Doğru seçenek olan sodyum kanalları üzerinden sıvının temizlenmesindeki gecikme, Yenidoğanın Geçici Takipnesi (TTN) tablosunun temel nedenidir. Fetal akciğer epitelindeki ENaC kanalları, travay sırasında salınan katekolaminlerin etkisiyle aktifleşerek sıvıyı alveol dışına taşır. Planlı sezaryende bu sürecin tetiklenmemesi sıvının akciğerlerde kalmasına ve takipneye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın gestasyonel yaşı, doğum şekli ve semptom başlama zamanını analiz et.
3737 hafta, planlı sezaryen ve ilk saatlerde başlayan takipne Yenidoğanın Geçici Takipnesi (TTN) için tipik klinik senaryodur.
TTN genellikle geç preterm veya term bebeklerde, travaysız sezaryen doğumlarda sık görülür.
2
Radyolojik bulguları değerlendir.
Havalanma artışı, düzleşmiş diyaframlar ve fissürde sıvı saptanması TTN tanısını destekleyen klasik radyolojik bulgulardır.
Bu bulgular akciğerlerdeki aşırı sıvı yükünü ve buna ikincil gelişen hava hapsini gösterir.
3
Patofizyolojik süreci tanı ile eşleştir.
Doğum sırasında akciğer sıvısının temizlenmesini sağlayan sodyum kanallarının (ENaC) yetersiz aktivasyonu temel sorundur.
Normal doğumdaki hormonal değişimler ve mekanik bası olmayınca sıvı emilimi gecikir.

Anahtar Kavram

Yenidoğanın Geçici Takipnesi (TTN) patogenezi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 228Soru

4040 haftalık gestasyon yaşında, 32003200 gram ağırlığında doğan sağlıklı bir term bebekte, postnatal süreçte görülen "fizyolojik anemi" tablosunda hemoglobin konsantrasyonunun en düşük seviyeye (nadir) ulaşması beklenen zaman aralığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 8128-12. haftalar

Cevap

Term bebeklerde fizyolojik anemi nadirine 8128-12. haftalar arasında ulaşılır.
Sağlıklı term bebeklerde, doğum sonrası doku oksijenasyonunun artması eritropoetin sentezini baskılar. Buna bağlı olarak azalan eritropoez, artan plazma hacmi ve fetal eritrositlerin kısa ömrü nedeniyle hemoglobin seviyesi düşer. Bu düşüşün en alt noktaya (nadir) ulaştığı dönem postnatal 8128-12. haftalardır ve bu tablo 'fizyolojik anemi' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin matürasyon durumunu değerlendirin.
Bebek 4040 haftalık (term) bir bebektir.
Term ve preterm bebeklerde fizyolojik aneminin zamanlaması ve derinliği farklılık gösterir.
2
Postnatal doku oksijenasyonu ve eritropoetin (EPO) ilişkisini analiz edin.
Doğum sonrası doku oksijenasyonunun artmasıyla EPO üretimi geçici olarak baskılanır ve eritropoez yavaşlar.
Fizyolojik aneminin temel mekanizmalarından biri EPO üretimindeki azalmadır.
3
Term bebekler için nadir (lowest point) süresini belirleyin.
Eritrosit yaşam süresinin kısalığı ve plazma hacminin artışıyla birlikte hemoglobin postnatal 2.32.-3. aylarda en düşük seviyeye iner.
Bu süre term bebeklerde 8128-12. haftalara tekabül eder.

Anahtar Kavram

Term bebeklerde fizyolojik anemi nadiri 8128-12. haftalarda (9119-11 g/dL) gerçekleşirken, preterm bebeklerde bu süreç daha erken (363-6. haftalar) ve daha derin (797-9 g/dL) görülür.
Soru 229Soru

3939 haftalık, 27002700 gram (SGASGA) olarak doğan bir erkek bebeğin fizik muayenesinde mikrosefali, her iki gözde lens opasitesi (katarakt) ve sol klavikula altında 2/62/6 şiddetinde devamlı (makine benzeri) üfürüm saptanıyor. Ayrıca gövde ve ekstremitelerinde yaygın, morumsu-eritematöz makülopapüler döküntüler (blueberry muffin döküntüsü) izleniyor. Annenin gebeliğinin 88. haftasında ateş ve döküntü ile seyreden bir hastalık geçirdiği öğreniliyor. Bu bebekte görülen klinik tabloya en olası neden olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rubella virüsü

Cevap

Rubella virüsü
Rubella virüsü enfeksiyonu, özellikle gebeliğin ilk 88-1212 haftasında geçirildiğinde fetüste ağır anomalilere yol açar. Vakada sunulan katarakt (lens opasitesi) ve Patent Duktus Arteriozus (sol klavikula altında devamlı üfürüm) birlikteliği, Konjenital Rubella Sendromu için karakteristik bir klinik tablodur. Ayrıca mikrosefali ve 'blueberry muffin' döküntüsü (ekstramedüller hematopoez) bu tabloyu destekleyen ek bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Bebekte mikrosefali, katarakt (lens opasitesi), PDA (makine benzeri üfürüm) ve 'blueberry muffin' döküntüsü mevcut.
Bu bulgular bir araya geldiğinde spesifik bir TORCH etkenini işaret eder.
2
Maternal öyküyü değerlendir.
Annenin gebeliğin ilk trimesterinde (88. hafta) geçirdiği döküntülü hastalık öyküsü.
Rubella virüsü ilk trimesterde fetüste en ağır teratojenik etkiyi gösterir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Katarakt ve PDA birlikteliği Rubella için patognomonik sayılabilecek kadar tipiktir.
Diğer TORCH etkenleri (CMV, Toxo) katarakt yerine koryoretinit yapar.

Anahtar Kavram

Konjenital Rubella Sendromu (KRS) Triadı: Katarakt, Kalp Hastalığı (en sık PDA ve Periferik Pulmoner Arter Stenozu) ve Sensörinöral İşitme Kaybı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 230Soru

Miadında, 32003200 gram ağırlığında doğan bir yenidoğan, doğum sonrası 66. saatinde izlenmektedir. Bebeğin muayenesinde hiperalert (aşırı uyanık) olduğu, irritabilite gösterdiği ve taşikardisinin olduğu saptanmıştır. Kas tonusu normal olan ve konvülsiyon gözlenmeyen bu bebeğin klinik tablosu, Sarnat ve Sarnat evrelemesine göre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre 1 hipoksik iskemik ensefalopati

Cevap

Evre 1 hipoksik iskemik ensefalopati
Evre 1 hipoksik iskemik ensefalopati (HİE) tablosunda bebek hiperalerttir, irritabilite mevcuttur ve sempatik sistem aktivitesinde artış (taşikardi, midriyazis) görülür. En kritik ayırıcı özelliklerden biri kas tonusunun bu evrede normal olması ve genellikle konvülsiyon izlenmemesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Bebekte hiperalert durum, irritabilite ve sempatik aktivite artışı (taşikardi) mevcuttur; kas tonusu ise normaldir.
HİE evrelemesi için uyanıklık düzeyi, kas tonusu ve otonom bulgular temel belirleyicilerdir.
2
Sarnat evreleme kriterleri ile karşılaştır
Hiperalert durum ve normal tonusun korunduğu tek evrenin Evre 1 olduğu görülür.
Evre 2 ve 3'te uyanıklık düzeyi azalır ve tonus bozulur.

Anahtar Kavram

Sarnat ve Sarnat Evrelemesi (Evre 1)
Tahmini Süre:45s
Soru 231Soru

3838 haftalık, 3200 gram3200\text{ gram} olarak spontan vajinal yolla doğan bir yenidoğanın ilk değerlendirmesinde kas tonusunun zayıf olduğu ve solunumunun olmadığı saptanıyor. Radyan ısıtıcı altında kurulanan, uygun pozisyon verilen ve taktil uyarı uygulanan bebeğin yapılan tekrar değerlendirmesinde apneik olduğu, ancak kalp hızının 120/dakika120\text{/dakika} olduğu belirleniyor. Bu aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) uygulanması

Cevap

Apneik olan ve başlangıç basamaklarına yanıt vermeyen yenidoğanda en uygun yaklaşım pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) uygulanmasıdır.
NRP (Yenidoğan Canlandırma Programı) algoritmasına göre, doğum sonrası yapılan başlangıç basamaklarına (ısıtma, kurulama, taktil uyarı) rağmen bebek apneik ise veya gasping tarzı solunumu varsa, kalp hızına bakılmaksızın ilk yapılması gereken işlem pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) uygulamaktır. Kalp hızının 100/dakika100\text{/dakika}'nın üzerinde olması PBV'nin gerekli olmadığını göstermez; apnenin devam etmesi solunum desteği ihtiyacını belirler.

Adım Adım Çözüm

1
Doğum sonrası başlangıç sorularını değerlendir (Term? Tonus? Solunum?).
Tonus zayıf ve solunum yok; bebek radyan ısıtıcıya alınmalıdır.
Bebeğin canlandırma ihtiyacı olup olmadığını belirlemek için ilk basamaktır.
2
Başlangıç basamaklarını uygula (Isıt, pozisyon ver, havayolunu temizle, kurula, uyar).
Bebek hala apneik ve kalp hızı 120/dakika120\text{/dakika}.
Solunumun uyarılması ve bebeğin kurulanarak ısı kaybının önlenmesi amaçlanır.
3
Solunum ve kalp hızını tekrar değerlendirerek sonraki basamağa karar ver.
Apne veya gasping varlığında PBV endikasyonu doğar.
Kalp hızı 100/dakika100\text{/dakika}'nın üzerinde olsa dahi, solunumu olmayan bebekte ventilasyon desteği hayat kurtarıcıdır.

Anahtar Kavram

Yenidoğan canlandırmasında apne veya gasping varlığı, kalp hızı 100/dakika100\text{/dakika}'nın üzerinde olsa bile pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlanması için kesin bir endikasyondur.
Tahmini Süre:45s
Soru 232Soru

Otuz sekiz haftalık, 31503150 gram ağırlığında bir kız bebek, annenin isteği üzerine elektif sezaryen ile doğurtulmuştur. Doğumdan sonraki 11. saatte solunum sayısının 8585/dakika olduğu, hafif burun kanadı solunumu ve interkostal çekilmelerinin başladığı saptanmıştır. Çekilen akciğer grafisinde interlober fissürlerde sıvı çizgilenmeleri saptanmış ve parankimal havalanmanın arttığı görülmüştür. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN)

Cevap

Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN), elektif sezaryenle doğan term bebeklerde akciğer sıvısının emilimindeki gecikmeye bağlı gelişen ve radyolojide fissürde sıvı ile karakterize olan klinik tablodur.
Doğru yanıt olan seçenek (TTN), sezaryen ile doğan term bebeklerde görülen, erken başlangıçlı takipne ve karakteristik radyolojik bulgularla (fissürde sıvı, hiperaerasyon) seyreden tabloyu tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörlerini değerlendir.
Bebek 3838 haftalık (term) ve sezaryen ile doğmuş. Solunum sıkıntısı ilk saatte başlamış.
Yenidoğan solunum sorunlarında gestasyonel yaş ve doğum şekli en önemli tanısal ipuçlarıdır.
2
Radyolojik bulguları analiz et.
Akciğer grafisinde interlober fissürlerde sıvı saptanmış ve akciğer havalanması artmış.
Fissürde sıvı çizgilenmesi, akciğer sıvısının lenfatiklerle uzaklaştırılamadığını gösteren TTN için patognomonik bir bulgudur.
3
Ayırıcı tanı yap.
RDS için bebek fazla matür, MAS için mekonyum öyküsü yok.
Klinik ve radyolojik verilerin birleşimi en olası tanının TTN olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Yenidoğanın geçici takipnesinde (TTN) temel mekanizma, doğum kanalından geçiş sırasında gerçekleşmesi beklenen akciğer sıvısı temizliğinin sezaryen veya hızlı doğum nedeniyle gecikmesidir.

Daha Fazla Pratik

RDS'de sürfaktan eksikliği mekanizmasını ve preterm bebeklerdeki radyolojik bulguları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 233Soru

Otuz dokuz haftalık, 4400 g4400\text{ g} ağırlığında (LGA) doğan bir yenidoğan, postnatal 9090. dakikasında yapılan muayenesinde hafif derecede irritabilite, huzursuzluk ve tremor benzeri hareketler (jitteriness) sergiliyor. Yapılan glukometre ölçümünde kan şekeri düzeyi 34 mg/dL34\text{ mg/dL} olarak saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, bu bebekte izlenmesi gereken en uygun yönetim basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %10 Dekstroz 2 ml/kg2\text{ ml/kg} IV bolus uygulanması ve ardından glukoz infüzyonu başlanması

Cevap

Semptomatik yenidoğan hipoglisemisinde acil IV glukoz bolusu (%10 Dekstroz, 2 ml/kg2\text{ ml/kg}) verilmesi ve ardından glukoz infüzyonu başlanması en uygun yaklaşımdır.
Yenidoğanlarda huzursuzluk, tremor (jitteriness), irritabilite ve emme zayıflığı gibi semptomlar eşliğinde saptanan hipoglisemi tablosunda, kan şekeri düzeyi ne olursa olsun (bu vakada 34 mg/dL34\text{ mg/dL}) ilk ve en uygun yaklaşım acil IV glukoz bolusu (%10 Dekstroz, 2 ml/kg2\text{ ml/kg}) verilmesi ve ardından glukoz infüzyon hızının (68 mg/kg/dak6-8\text{ mg/kg/dak}) ayarlanmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun değerlendirilmesi
Bebekte irritabilite ve tremor (jitteriness) gibi semptomlar mevcuttur.
Yenidoğanlarda hipoglisemi yönetimi, bebeğin semptomatik olup olmamasına göre kökten değişmektedir.
2
Kan şekeri ve postnatal yaşın karşılaştırılması
Postnatal 90. dakikadaki 34 mg/dL34\text{ mg/dL} düzeyi, riskli gruptaki (LGA) bir bebek için hipoglisemi olarak kabul edilir.
İlk 4 saatte asemptomatik bebeklerde müdahale eşiği 25 mg/dL25\text{ mg/dL} iken, semptomatiklerde bu kısıtlama yoktur.
3
Tedavi protokolünün seçimi
Semptomatik bebeklerde doğrudan IV tedavi (bolus + infüzyon) uygulanır.
Besleme ile vakit kaybetmek nörolojik morbiditeyi artırabilir.

Anahtar Kavram

Semptomatik neonatal hipoglisemi yönetimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 234Soru

3939 haftalık, 34003400 g ağırlığında, sorunsuz bir gebelik ve normal vajinal doğumla dünyaya gelen bir erkek bebek, yaşamının ilk 2424 saatinde tamamen sağlıklı izlenmiştir. Yaşamının 3636. saatinde aniden başlayan, jeneralize klonik karakterde kısa süreli nöbetler gözleniyor. Nöbet aralarında bebeğin aktivitesi doğal, emmesi canlı ve fizik muayenesi (fontanel bombeliği yok, tonus normal) olağan saptanıyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer subaraknoid kanama

Cevap

Term bir bebekte nöbet aralarında klinik durumun tamamen normal olması primer subaraknoid kanama tanısını destekler.
Term bebeklerde yaşamın ilk birkaç gününde görülen, nöbetler dışında bebeğin tamamen sağlıklı ve uyanık olduğu, nörolojik muayenesinin doğal olduğu klinik tablo primer subaraknoid kanama için karakteristiktir. Bu kanamalar genellikle subaraknoid aralıktaki venöz yapılardan köken alır ve prognozları genellikle iyidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın temel klinik özelliklerini değerlendir.
Term bebek, sorunsuz doğum öyküsü, ilk gün sağlıklı izlem.
Primer subaraknoid kanama (SAK) genellikle komplikasyonsuz doğumlarda ve sağlıklı bebeklerde görülür.
2
Nöbetlerin zamanlamasını ve bebek üzerindeki etkisini analiz et.
3636. saatte başlayan jeneralize nöbetler ve nöbet aralarında normal aktivite.
Primer SAK'ta 'iyi görünümlü bebekte nöbet' (well-baby with seizures) klasik bir prezantasyondur.
3
Ayırıcı tanıda diğer intrakraniyal kanama ve nöbet nedenlerini dışla.
HİE, menenjit ve metabolik nedenlerin sistemik bulgu eksikliği nedeniyle elenmesi.
Primer SAK dışındaki ciddi nedenler genellikle bebeğin genel durumunda bozulma (letarji, tonus değişikliği, fontanel bombeliği) yaratır.

Anahtar Kavram

İyi görünümlü yenidoğanda nöbet (Well-baby with seizures) tablosu en sık primer subaraknoid kanamada görülür.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 235Soru

Gebelik takipleri olağan seyreden 2626 yaşındaki anneden, miadında normal spontan vajinal yolla doğurtulan kız bebeğin doğum odasında belirgin soluk görünüme sahip olduğu dikkati çekiyor. Bebeğin değerlendirmesinde kalp tepe atımı 175/dk175/\text{dk}, solunum sayısı 60/dk60/\text{dk} olarak ölçülüyor; hepatomegali, splenomegali veya ciltte sarılık izlenmiyor. Alınan kan örneklerinde; hemoglobin 6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}, retikülosit %9\%9, trombosit sayısı 260.000/μL260.000/\mu L ve total bilirubin 1.2 mg/dL1.2\text{ mg/dL} (direkt bilirubin 0.2 mg/dL0.2\text{ mg/dL}) saptanıyor. Periferik kan yaymasında belirgin polikromazi izlenirken, şistosit veya sferosit görülmüyor. Direkt antiglobulin (Coombs) testi negatif sonuçlanıyor.

Bu yenidoğanda aneminin etiyolojisini doğrulamak amacıyla ilk aşamada yapılması gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anne kanından hazırlanan yaymada Kleihauer-Betke boyaması yapılması

Cevap

Maternal kanda fetal eritrositlerin araştırıldığı Kleihauer-Betke testinin yapılması
Hastada derin bir anemi olmasına rağmen sarılık (hiperbilirubinemi) ve hepatosplenomegali bulunmamaktadır. Ayrıca kemik iliği yanıtının iyi olduğunu gösteren yüksek retikülosit değeri mevcuttur. Sarılık ve organomegali olmaksızın görülen yüksek retikülositli yenidoğan anemileri akut kan kaybına ikincildir. En sık görülen gizli kan kaybı nedeni fetomaternal kanamadır ve bu durum, anne kanında fetal eritrositleri tespit eden asit elüsyon (Kleihauer-Betke) testi veya akım sitometrisi ile kanıtlanır.

BulguAkut Kan KaybıHemolitik Anemi
RetikülositArtmış / NormalArtmış
Sarılık (Bilirubin)Yok (Normal)Var (Yüksek)
OrganomegaliYokSıklıkla Var
Coombs TestiNegatifİzoimmün ise Pozitif

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Yenidoğanda derin anemi (Hb 6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}) ve buna bağlı kompanzatuar taşikardi/taşipne saptanmıştır.
Solukluk, taşikardi ve taşipne akut aneminin temel bulgularıdır.
2
Aneminin patofizyolojik mekanizmasının ayırt edilmesi
Sarılık, hepatosplenomegali olmaması ve bilirubin düzeylerinin normal olması hemolitik anemiyi; retikülositin yüksek olması (%9\%9) ise kemik iliği yapım kusurunu (hipoplastik anemi) dışlar.
Yenidoğan döneminde sarılık ve organomegali eşlik etmeyen, yüksek retikülositli anemi öncelikle kan kaybını (hemorajiyi) düşündürür.
3
Kanama odağının belirlenmesi ve tanısal testin seçilmesi
Doğum öncesi veya sırasında gelişen gizli kan kaybının en sık nedeni fetomaternal kanamadır. Bunu kanıtlamak için anne dolaşımına geçen fetal eritrositleri gösteren test istenir.
Kleihauer-Betke testi, fetal hemoglobin içeren hücreleri asit elüsyonu prensibiyle anne kanında göstererek fetomaternal kanama tanısını kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Yenidoğanda non-hemolitik anemilerin ayırıcı tanısı ve fetomaternal kanama
Soru 236Soru

Gebeliğinin 34. haftasında erken membran rüptürü nedeniyle doğurtulan bir erkek bebeğin doğum öyküsünde, annenin doğumdan yaklaşık bir hafta önce ateş, halsizlik ve kas ağrıları ile seyreden grip benzeri bir hastalık geçirdiği öğreniliyor. Doğum sırasında amniyon sıvısının mekonyumdan ziyade kahverengi renkte olduğu dikkat çekiyor. Fizik muayenede bebekte solunum sıkıntısı, hepatosplenomegali ve gövde ile ekstremitelerde yaygın, 1-2 mm çapında eritematöz papüller saptanıyor. Akciğer grafisinde ise milier tarzda retikülonodüler infiltrasyonlar izleniyor.

Bu klinik tabloya neden olma olasılığı en yüksek etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Listeria monocytogenes

Cevap

Listeria monocytogenes
Soruda tarif edilen klinik tablo Granulomatosis infantiseptica'dır. Bu tablo, Listeria monocytogenes'in neden olduğu ciddi, erken başlangıçlı bir intrauterin enfeksiyon formudur. Annenin doğum öncesi geçirdiği grip benzeri hastalık (ateş, kas ağrısı) öyküsü, gebelerde listeriyozisin en tipik bulgusudur. Amniyon sıvısının mekonyumdan farklı olarak kahverengi renkte olması, intrauterin dönemde fetüsün enfekte amniyon sıvısını yutması ve akciğer/sistemik tutulumun (milier infiltrasyonlar) gelişmesini açıklar. Ciltteki papüller aslında mikroapselerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Anamnezdeki ipuçlarını analiz et.
Anne doğumdan önce 'grip benzeri' (flu-like) bir hastalık geçirmiş. Bu durum gebelerde Listeriyozis için çok tipiktir çünkü hücresel immünite baskılanmıştır.
Maternal semptomlar etiyolojiye yönlendirir.
2
Klinik bulguları (döküntü ve amniyon sıvısı) değerlendir.
Amniyon sıvısının kahverengi olması ve bebekte yaygın eritematöz papüller (mikroapseler/granülomlar), 'Granulomatosis infantiseptica' tablosunu işaret eder.
Granulomatosis infantiseptica, Listeria enfeksiyonunun patognomonik ağır formudur.
3
Ayırıcı tanıyı yap.
Diğer seçenekler (Sifiliz, CMV, GBS) döküntü karakteri ve maternal öykü açısından bu tabloyla tam uyuşmaz.
En olası tanıyı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Erken başlangıçlı Listeria sepsisi ve Granulomatosis Infantiseptica
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 237Soru

Yeni doğan bir bebeğin fizik muayenesinde hidrosefali ve korioretinit saptanıyor. Çekilen kranial bilgisayarlı tomografide serebral parankim içinde yaygın (diffüz) dağılımlı kalsifikasyonlar görülen bu bebekte, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital toksoplazmozis

Cevap

Konjenital toksoplazmozis
Konjenital toksoplazmozis; klasik olarak hidrosefali, korioretinit ve intrakranial yaygın (diffüz) kalsifikasyonlardan oluşan Sabin triadı ile karakterizedir. Soruda sunulan klinik tablo bu klasik bulguların tamamını içermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (hidrosefali ve korioretinit) değerlendirilmesi
Merkezi sinir sistemi ve göz tutulumu lehine bulgular saptandı.
TORCH grubu enfeksiyonların ayırt edici klinik özelliklerini belirlemek için ilk adımdır.
2
Kranial görüntülemedeki kalsifikasyon paterninin analizi
Yaygın (diffüz) parankimal kalsifikasyonlar görüldü.
Toksoplazmozis (yaygın) ve CMV (periventriküler) arasındaki en önemli radyolojik ayrımı yapmak içindir.
3
Sabin-Feldman triadının doğrulanması
Hidrosefali + Korioretinit + Yaygın kalsifikasyon = Toksoplazmozis
Bu üçlü bulgunun bir arada olması konjenital toksoplazmozis için tanısaldır.

Anahtar Kavram

Sabin Triadı (Konjenital Toksoplazmozis)
Soru 238Soru

3737 haftalık, 2100 g2100\text{ g} ağırlığında doğan (SGA) bir bebekte, postnatal 11. saatte bakılan plazma glukoz düzeyi 32 mg/dL32\text{ mg/dL} saptanmıştır. Asemptomatik olan ve emmesi iyi olan bebeğe bir öğün beslenme sonrası 3030. dakikada bakılan kontrol glukoz değeri 22 mg/dL22\text{ mg/dL} bulunmuştur. Bu bebek için bu aşamada uygulanması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %10\%10 Dekstrozdan 2 mL/kg2\text{ mL/kg} IV bolus yapılmalı ve 68 mg/kg/dk6-8\text{ mg/kg/dk} hızında IV infüzyon başlanmalıdır.

Cevap

%10\%10 Dekstrozdan 2 mL/kg2\text{ mL/kg} IV bolus yapılmalı ve 68 mg/kg/dk6-8\text{ mg/kg/dk} hızında IV infüzyon başlanmalıdır.
Doğru yaklaşım olan IV bolus ve infüzyon, AAP rehberine dayanmaktadır. Postnatal ilk 44 saatlik dönemde, asemptomatik bir bebekte kan şekeri 2540 mg/dL25-40\text{ mg/dL} arasındaysa ilk adım beslemedir; ancak beslenme sonrası kontrol değeri hala <25 mg/dL<25\text{ mg/dL} ise veya bebek semptomatikleşirse acil IV glukoz tedavisi başlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin postnatal yaşını ve glukoz düzeyini klinik durumla birlikte değerlendir.
Postnatal 11. saatte, asemptomatik bebekte glukozun 2540 mg/dL25-40\text{ mg/dL} aralığında (32 mg/dL32\text{ mg/dL}) olduğu saptandı.
AAP rehberine göre bu aralıkta ilk adım beslemedir.
2
İlk müdahalenin (beslenme) etkinliğini 3030 dakika sonra kontrol et.
Beslenme sonrası glukozun 22 mg/dL22\text{ mg/dL}'ye düştüğü görüldü.
Beslenmenin başarısız olması parenteral tedavi endikasyonudur.
3
Uygun IV glukoz protokolünü başlat.
%10\%10 Dekstrozdan 2 mL/kg2\text{ mL/kg} bolus ve 68 mg/kg/dk6-8\text{ mg/kg/dk} infüzyon hızı seçildi.
Semptomatik bebeklerde veya beslenmeye yanıtsız ciddi hipoglisemide standart başlangıç dozudur.

Anahtar Kavram

Yenidoğan asemptomatik hipoglisemisinde AAP (Amerikan Pediatri Akademisi) yönetim algoritması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 239Soru

3030 gebelik haftasında, 13501350 gram ağırlığında doğan prematüre bir bebekte postnatal 1010. günde beslenme intoleransı, safralı kusma ve batın distansiyonu gelişiyor. Çekilen direkt karın grafisinde yaygın pnömatosis intestinalis saptanarak Bell Evre 2A tanısıyla medikal tedaviye alınıyor. Tedavinin 2424. saatinde hastada letarji, apne atakları ve batın ön duvarında belirgin ödem ve eritem gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde trombosit sayısının 40.000/mm340.000/mm^3'e düştüğü ve dirençli metabolik asidoz geliştiği saptanıyor. Seri grafilerde sağ alt kadranda yerleşen bir barsak ansının 1212 saat boyunca konumunu ve şeklini değiştirmediği (sabit ans) görülüyor. Bu klinik verilere göre, hastanın Bell evrelemesi ve bir sonraki en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bell Evre 3A - Nekrotik barsak ansı şüphesiyle cerrahi laparotomi planlanmalıdır.

Cevap

Bell Evre 3A - Nekrotik barsak ansı şüphesiyle cerrahi laparotomi planlanmalıdır.
Hastada görülen batın duvarında eritem ve ödem (abdominal selülit), sistemik olarak derinleşen metabolik asidoz ve 50.000/mm350.000/mm^3'ün altına düşen trombosit sayısı Bell Evre 3A ile uyumludur. Ayrıca seri grafilerde saptanan 'sabit ans' (fixed loop), o bölgedeki barsak ansının peristaltizminin durduğunu ve muhtemelen gangrenöz olduğunu gösteren rölatif bir cerrahi endikasyondur. Bu durumda cerrahi eksplorasyon/laparotomi en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Dirençli metabolik asidoz, trombositopeni (<50.000/mm3<50.000/mm^3) ve batın duvarında eritem saptanması.
Bu bulgular hastalığın sistemik tutulum gösterdiği ileri evreye (Evre 3) geçtiğini gösterir.
2
Radyolojik bulgunun (sabit ans) yorumlanması
Seri grafilerde değişmeyen 'sabit ans' (fixed loop) görülmesi.
Sabit ans, o bölgedeki barsak segmentinin nekroze veya gangrenöz olduğunu düşündüren önemli bir radyolojik cerrahi endikasyondur.
3
Bell evrelemesi ve tedavi kararının verilmesi
Evre 3A (perforasyon yok ama ağır klinik) tanısı konulması.
Evre 3B'de pnömoperitoneum görülür; 3A'da ise henüz perforasyon yoktur ancak sabit ans ve duvar eritemi gibi bulgular cerrahi müdahale gerektirir.

Anahtar Kavram

Nekrotizan Enterokolit'te (NEC) Bell Evre 3A kriterleri ve sabit ans (fixed loop) varlığının cerrahi önemidir.

Daha Fazla Pratik

Bell Evre 3B'nin patognomonik radyolojik bulgusu olan pnömoperitoneumu (Rigler işareti, futbol belirtisi) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 240Soru

Doğumun hemen ardından yapılan değerlendirmede 1.1. dakika APGAR skoru 22 olarak hesaplanan bir bebek için en uygun klinik tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağır deprese yenidoğan

Cevap

Ağır deprese yenidoğan
APGAR skorlamasında 030-3 puan arası 'ağır derecede deprese', 464-6 puan arası 'hafif-orta derecede deprese' ve 7107-10 puan arası 'normal' olarak kabul edilir. Soruda belirtilen 22 puan, 030-3 aralığında yer aldığı için bebek ağır derecede deprese olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
APGAR skorunun hangi sayısal aralıkta olduğunun belirlenmesi
Bebeğin skoru 2 olarak verilmiştir, bu da 0-3 aralığına girmektedir.
Klinik sınıflandırma skor aralıklarına göre yapılır.
2
Skor aralığının klinik karşılığının saptanması
0-3 puan aralığı 'Ağır derecede deprese' olarak tanımlanır.
Standart yenidoğan değerlendirme protokolleri bu puanlamayı esas alır.

Anahtar Kavram

APGAR skorunun klinik sınıflandırması
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 12 / 21Sonraki
Neonatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 12 | Examkin