Neonatoloji

406 soru

Soru 301Soru

2828 gebelik haftasında, 10501050 gram olarak doğan prematüre bir bebekte postnatal 1414. günde beslenme intoleransı, safralı mide rezidüsü ve abdominal distansiyon gelişiyor. Çekilen direkt karın grafisinde yaygın bağırsak anslarında dilatasyon ve sağ alt kadranda *pnömatozis intestinalis* saptanarak Nekrotizan Enterokolit (NEK) tanısıyla izleme alınıyor. Agresif medikal tedaviye (oral beslenmenin kesilmesi, dekompresyon, geniş spektrumlu antibiyotikler ve sıvı-elektrolit desteği) başlanmasına rağmen 4848 saat sonra hastada hipotansiyon, dirençli trombositopeni (35.000/mm335.000/mm^3), derin hiponatremi (122mEq/L122 mEq/L) ve şiddetli metabolik asidoz (pH:7.15pH: 7.15) gelişiyor. Fizik muayenede karın duvarında endürasyon ve eritem gözlenirken, seri çekilen grafilerde sağ alt kadranda şekli ve yerleşimi 2424 saattir değişmeyen dilate bir bağırsak ansı (fiks ans) saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, Bell evrelemesi ve en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA - Cerrahi eksplorasyon (laparotomi) planlanması

Cevap

Mevcut klinik ve radyolojik bulgular Bell Evre IIIA Nekrotizan Enterokolit tablosunu yansıtmakta olup, intestinal gangren işaretleri (fiks ans, karın duvarı eritemi) nedeniyle en uygun adım cerrahi eksplorasyondur.
Hastada görülen hipotansiyon, şiddetli metabolik asidoz, derin hiponatremi ve trombositopeni, Bell evrelemesine göre sistemik yetmezliği temsil eden Evre III tablosudur. Grafide serbest hava görülmemesi nedeniyle tablo henüz 'perfore' (IIIB) değil, 'ileri derece hasta' (IIIA) evresindedir. Ancak, fizik muayenede saptanan karın duvarı eritemi ve radyolojik olarak izlenen, yer değiştirmeyen dilate bağırsak ansı (fiks ans), alttaki bağırsağın gangrenöz olduğunu gösteren spesifik bulgulardır ve bu durum acil cerrahi eksplorasyon gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Hipotansiyon, pH:7.15pH: 7.15 (asidoz), 35.000/mm335.000/mm^3 trombositopeni ve 122mEq/L122 mEq/L hiponatremi tespit edildi.
Bu bulgular NEK'in sistemik etkilerinin (Evre III) başladığını gösterir.
2
Radyolojik bulguların ve evrelemenin analizi
Pnömatozis mevcut, ancak pnömoperitonyum (serbest hava) yok. Bu durum vakayı Evre IIIA kategorisine sokar.
Serbest hava varlığı Evre IIIB, yokluğu ancak ağır sistemik bulgular olması Evre IIIA olarak tanımlanır.
3
Cerrahi endikasyonların belirlenmesi
Karın duvarı eritemi ve 'fiks ans' varlığı intestinal gangren/nekrozun göstergesi olarak kabul edildi.
Pnömoperitonyum kesin cerrahi endikasyon olsa da, fiks ans ve karın duvarı selüliti gibi bulgular perforasyon öncesi nekrozu gösteren güçlü cerrahi endikasyonlardır.

Anahtar Kavram

Nekrotizan Enterokolit'te Bell Evre IIIA tanımı (sistemik yetmezlik + sağlam bağırsak bütünlüğü) ve perforasyon dışı cerrahi endikasyonların (fiks ans, abdominal duvar eritemi) tanınması.

Daha Fazla Pratik

Bell Evrelemesindeki tüm klinik ve radyolojik kriterleri içeren bir karşılaştırma tablosunu inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 302Soru

Yenidoğan bir bebekte kan şekeri düşüklüğü saptandığında, eşlik eden jitteriness (titreme), irritabilite, apne veya beslenme güçlüğü gibi klinik bulgular mevcutsa en uygun ilk yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz (İV) bolus %10 dekstroz uygulaması ve ardından infüzyon desteği

Cevap

Semptomatik yenidoğan hipoglisemisinde ilk yapılması gereken müdahale intravenöz (İV) bolus dekstroz uygulamasıdır.
Yenidoğanlarda jitteriness, irritabilite, apne veya letarji gibi hipoglisemi ile uyumlu klinik bulgular saptandığında, kan şekeri düzeyinin laboratuvar sonucunu beklemeden ve ölçülen değerden bağımsız olarak acilen intravenöz (İV) bolus dekstroz (%10 dekstroz, 2 mL/kg2 \text{ mL/kg}) tedavisine başlanması hayati önem taşır. Bu yaklaşım, merkezi sinir sisteminin enerji ihtiyacını hızlıca karşılayarak kalıcı nörolojik sekelleri önlemeyi hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme yapmak
Bebekte jitteriness, apne veya irritabilite gibi hipoglisemi semptomlarının varlığını saptamak.
Semptom varlığı, tedavi yöntemini (oral vs. İV) belirleyen en kritik kriterdir.
2
Tedavi yöntemine karar vermek
Semptomatik olması nedeniyle İV yolun tercih edilmesi.
Semptomatik bebeklerde kan şekeri düzeyinden bağımsız olarak hızlı glukoz replasmanı nörolojik hasarı önlemek için gereklidir.
3
İV dekstroz uygulamak
2 mL/kg2 \text{ mL/kg} dozunda %10 dekstrozun bolus olarak verilmesi.
Plazma glukoz düzeyini hızlıca güvenli sınıra (ideal olarak >4050 mg/dL>40-50 \text{ mg/dL}) çıkarmak.

Anahtar Kavram

Semptomatik yenidoğan hipoglisemisi acil bir durumdur ve tedavisi eşik değerden bağımsız olarak İV glukoz desteğidir.

İpuçları

1
Bebekte 'jitteriness' gibi klinik bulguların olması, durumun asemptomatik bir tarama sonucundan farklı olduğunu gösterir.
2
Yenidoğan yönetiminde semptom varlığı, tedavinin hızını ve yolunu (oral veya intravenöz) belirleyen en önemli faktördür.
3
Semptomatik yenidoğan hipoglisemisinde ilk ve en hızlı müdahale her zaman İV bolus dekstroz uygulamasıdır.

Daha Fazla Pratik

Diyabetik anne bebeklerinde (IDM) hipogliseminin en sık görüldüğü zaman dilimini ve patofizyolojik mekanizmasını (hiperinsülinizm) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 303Soru

3030 haftalık doğan ve postnatal 1212. gününde beslenme intoleransı ile batın distansiyonu gelişen prematüre bir bebeğin direkt karın grafisinde saptanan aşağıdaki bulgulardan hangisi Nekrotizan Enterokolit (NEK) tanısı için patognomoniktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pnömatozis intestinalis

Cevap

Pnömatozis intestinalis, Nekrotizan Enterokolit (NEK) tanısı için karakteristik ve patognomonik radyolojik bulgudur.
Pnömatozis intestinalis, bağırsak lümenindeki gazın hasarlı mukoza yoluyla bağırsak duvarına (submukoza veya subseroza) sızmasıdır. Bu bulgu radyolojik olarak bağırsak duvarı boyunca lineer veya kistik hava birikimleri şeklinde görülür ve NEK tanısı için patognomonik kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryoyu değerlendir.
Prematüre doğum (3030 hafta) ve beslenme intoleransı ile batın distansiyonu bulguları NEK ön tanısını düşündürür.
NEK, özellikle beslenen prematüre bebeklerde görülen en yaygın gastrointestinal acildir.
2
Radyolojik bulguları analiz et.
Bağırsak lümenindeki gazın bağırsak duvarı içine geçmesi sonucu oluşan görünümü tanımla.
Tanısal doğruluğu en yüksek olan bulgu pnömatozis intestinalistir.
3
Doğru seçeneği belirle.
Pnömatozis intestinalis seçeneği işaretlenmelidir.
Bell evrelemesinde Evre II'den itibaren görülen bu bulgu tanı için temeldir.

Anahtar Kavram

Pnömatozis intestinalis, NEK tanısı için patognomonik radyolojik bulgudur.

Daha Fazla Pratik

NEK'te perforasyon geliştiğinde görülen 'football sign' veya pnömoperitonyum bulgularını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 304Soru

3838 haftalık, 3150 gram3150 \ gram ağırlığında doğan erkek bebeğin postnatal 3636. saatinde yapılan fizik muayenesinde göbek seviyesine kadar uzanan sarılık saptanıyor. Annenin kan grubu O Rh(+)O \ Rh(+), bebeğin kan grubu B Rh(+)B \ Rh(+) ve direkt Coombs testi pozitif bulunuyor. Toplam serum bilirubin (TSBTSB) düzeyi 17 mg/dL17 \ mg/dL saptanan hastaya yoğun fototerapi başlanıyor. Yoğun tedaviye rağmen 66 saat sonraki kontrol TSBTSB düzeyi 19 mg/dL19 \ mg/dL ölçülüyor.

Bu aşamada uygulanması gereken en uygun tedavi adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz immünglobulin (IVIG) uygulaması

Cevap

İntravenöz immünglobulin (IVIG) uygulaması en uygun tedavi adımıdır.
Vakada OBO-B uygunsuzluğuna bağlı direkt Coombs pozitif immün hemolitik sarılık mevcuttur. Yoğun fototerapiye rağmen bilirubin düzeyinin yükselmeye devam etmesi (1719 mg/dL17 \rightarrow 19 \ mg/dL), hemolizin çok aktif olduğunu gösterir. Bu durumda, kılavuzlar kan değişiminden önceki adım olarak retiküloendotelyal sistemdeki Fc reseptörlerini bloke ederek hemolizi yavaşlatan intravenöz immünglobulin (IVIG) tedavisini önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakanın immünolojik durumu ve tedavi yanıtını değerlendir.
Bebekte OBO-B uygunsuzluğu ve direkt Coombs pozitifliği ile kanıtlanmış bir immün hemoliz mevcuttur. Yoğun fototerapiye rağmen bilirubin düzeyi yükselmeye devam etmektedir.
Tedaviye dirençli immün hemoliz varlığını saptamak bir sonraki basamağı belirler.
2
Güncel kılavuzlara göre fototerapiye yanıtsızlık durumundaki önerilen müdahaleyi seç.
İmmün hemolitik hastalıklarda (Rh, ABO, subgrup), yoğun fototerapiye rağmen bilirubin yükseliyorsa veya kan değişimi sınırına 23 mg/dL2-3 \ mg/dL kadar yaklaşılmışsa 0.51 g/kg0.5-1 \ g/kg dozunda IVIG önerilir.
IVIG, retiküloendotelyal sistemdeki Fc reseptörlerini bağlayarak antikorla kaplı eritrositlerin yıkımını engeller.

Anahtar Kavram

İmmün hemolitik hiperbilirubinemide yoğun fototerapiye yanıtsızlık durumunda IVIG kullanımı.
Soru 305Soru

3838 haftalık, 32003200 gram olarak doğan erkek bebek, yaşamının 2020. saatinde belirginleşen sarılık nedeniyle değerlendiriliyor. Annenin kan grubu B Rh (+)(+), bebeğin kan grubu B Rh (+)(+)'dir. Yapılan laboratuvar incelemeleri şu şekildedir:

TetkikSonuç
Total Bilirubin1515 mg/dL
Hemoglobin11,811,8 g/dL
Retikülosit%9\%9
Direkt Coombs Testi(+++)(+++) Pozitif
Periferik YaymaPolikromazi, nadir sferositler

Buna göre, bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subgrup (minör grup) uyuşmazlığı

Cevap

Subgrup (minör grup) uyuşmazlığı
Vakada ilk 2424 saatte başlayan (patolojik) sarılık, anemi, retikülositoz ve Direkt Coombs testi pozitifliği mevcuttur. Bu bulgular immün aracılı bir hemolizi işaret eder. Anne ve bebeğin kan gruplarının (B Rh +) tamamen aynı olması, hemolizin majör kan grupları dışındaki (c, E, Kell, Duffy, Kidd vb.) minör antijenlere karşı gelişen antikorlar nedeniyle oluştuğunu (Subgrup uyuşmazlığı) kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sarılığın başlama zamanını değerlendir
Yaşamın ilk 2424 saati içerisinde (2020. saat) başlayan sarılık patolojiktir.
Fizyolojik sarılık genellikle 2.3.2.-3. günlerde başlar.
2
Hemoliz varlığını kontrol et
Düşük hemoglobin (11,811,8 g/dL) ve yüksek retikülosit (%9\%9) değerleri aktif hemolizi gösterir.
Hiperbilirubineminin nedenini belirlemek için hemoliz varlığı kritiktir.
3
Hemolizin mekanizmasını belirle
Direkt Coombs testinin pozitif olması, hemolizin immün aracılı (antikor kaynaklı) olduğunu kanıtlar.
İmmün ve non-immün hemoliz ayrımı tanısal algoritmanın ana basamağıdır.
4
Majör kan gruplarını karşılaştır
Anne ve bebek her ikisi de B Rh (+)(+) olduğu için majör (ABO ve Rh-D) uyuşmazlık yoktur.
İmmün hemoliz varlığında majör uyuşmazlık yoksa minör grup uyuşmazlığı düşünülmelidir.

Anahtar Kavram

İmmün aracılı hemoliz bulguları (pozitif Coombs) varken ABO ve Rh(D) uygunluğu olan vakalarda tanı minör grup uyuşmazlığıdır.

Alternatif Yöntem

Laboratuvar verilerini elerken önce Coombs testine bakmak tanıya en hızlı ulaştıran yöntemdir. Pozitifse immün (ABO, Rh, Alt grup), negatifse non-immün (G6PD, Sferositoz, PK eksikliği) nedenler değerlendirilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 306Soru

3939 haftalık gestasyon yaşında, 34003400 gram ağırlığında, sağlıklı bir anneden normal spontan vajinal yolla doğan erkek bebekte, postnatal 2.2. saatte yapılan fizik muayenede belirgin solukluk saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)10,210,2 g/dLg/dL
Ortalama eritrosit hacmi (MCV)8080 fLfL
Retikülosit%9\%9
Direkt Coombs testiNegatif
Periferik yaymaMikrositoz, hipokromi, hedef (hedef) hücreleri

Hemoglobin elektroforezinde %20\%20 oranında hızlı hareket eden (fast-moving) bir hemoglobin varyantı saptandığına göre, bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: α\alpha-talasemi (HbH hastalığı)

Cevap

En olası tanı, klinik ve laboratuvar bulguları temelinde α\alpha-talasemi (HbH hastalığı) olarak belirlenmiştir.
Doğru yanıt olan durum, yenidoğanda normalde 100120100-120 fLfL olması gereken MCV değerinin 8080 fLfL olmasıyla karakterize belirgin bir mikrositik anemidir. Yenidoğanda mikrositik anemi ve hemoglobin elektroforezinde hızlı hareket eden band (Hb Bart's, yani γ4\gamma_4 tetramerleri) varlığı, α\alpha-globin zincir sentezinin azaldığı α\alpha-talasemi durumunu kesinleştirir. Hb Bart's düzeyinin %20\%20 civarında olması, klinik olarak HbH hastalığına (3 gen delesyonu) karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Yenidoğan dönemindeki eritrosit indekslerinin değerlendirilmesi
Hb 10,210,2 g/dLg/dL (anemi) ve MCV 8080 fLfL (yenidoğan için normali 100120100-120 fLfL olduğundan belirgin mikrositoz) saptandı.
Yenidoğanda mikrositik anemi ayırıcı tanısı sınırlıdır ve yetişkinlerden farklıdır.
2
Ayırıcı tanıda β\beta-globin sentez bozukluklarının dışlanması
Doğumda bulgu vermediği için β\beta-talasemi elendi.
Yenidoğanda HbF (α2γ2\alpha_2\gamma_2) baskın olduğu için β\beta zinciri eksikliği klinik semptom oluşturmaz.
3
Hemoglobin elektroforez bulgusunun yorumlanması
Hızlı hareket eden bandın γ4\gamma_4 tetramerleri (Hb Bart's) olduğu belirlendi.
α\alpha zinciri eksikliğinde fazla kalan γ\gamma zincirleri tetramerler oluşturur (Hb Bart's); bu varyant elektroforezde hızlı hareket eder.
4
Klinik tablonun genetik karşılığının belirlenmesi
%20\%20 Hb Bart's varlığı 33 gen delesyonu olan HbH hastalığını işaret eder.
HbH hastalığı neonatal dönemde belirgin anemi ve mikrositoz ile prezante olan en yaygın alfa talasemi formudur.

Anahtar Kavram

Yenidoğan döneminde mikrositik aneminin en önemli nedeni α\alpha-talasemidir ve elektroforezde Hb Bart's varlığı ile tanınır.
Soru 307Soru

3939 haftalık, 32003200 gram doğan bir erkek bebeğin doğum sonrası 1.1. dakikadaki değerlendirmesinde; kalp hızının 110110/dakika, solunumunun yavaş ve düzensiz olduğu, ekstremitelerinin hafif fleksiyonda olduğu ancak aktif hareketin görülmediği, vücudunun pembe ancak el ve ayaklarının siyanotik olduğu ve burun aspirasyonuna sadece yüz buruşturma ile yanıt verdiği gözleniyor. Fizik muayenede kafa sağ parietal bölgesinde, suturları geçmeyen ve sert sınırlı bir şişlik saptanıyor. Bu bebek için en olası APGAR skoru ve saptanan kranyal bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: APGAR skoru 66 - Sefal hematom

Cevap

Bebeğin değerlendirmesi sonucu APGAR skoru 66 ve kranyal bulgusu sefal hematomdur.
Bebeğin APGAR parametreleri incelendiğinde; kalp hızı 110110/dakika (22 puan), solunumu yavaş ve düzensiz (11 puan), ekstremiteleri hafif fleksiyonda (11 puan), vücudu pembe el-ayakları siyanotik (akrosiyanoz, 11 puan) ve aspirasyona sadece yüz buruşturma yanıtı (11 puan) vermektedir. Toplam skor 66'dır. Fizik muayenede saptanan 'suturları geçmeyen' şişlik ise periost altı kanama olan sefal hematom için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
APGAR puanlarını tek tek hesapla.
Kalp hızı >100>100 (22 puan), yavaş/düzensiz solunum (11 puan), hafif fleksiyon (11 puan), yüz buruşturma (11 puan), akrosiyanoz (11 puan).
Standart APGAR skorlama tablosuna göre her parametre 00, 11 veya 22 puan alır.
2
Parametreleri topla.
Toplam =2+1+1+1+1=6= 2 + 1 + 1 + 1 + 1 = 6.
Bebeğin genel iyilik halini belirlemek için toplam skor kullanılır.
3
Kafadaki şişliğin anatomik özelliğini değerlendir.
Suturları geçmeyen şişlik = Sefal hematom.
Sefal hematom periost altı kanamadır ve periost suturlara yapışık olduğu için şişlik suturları geçemez.

Anahtar Kavram

Yeni doğan muayenesinde APGAR skorlaması ve kafa şişliklerinin (kaput suksedaneum vs sefal hematom) ayırıcı tanısı.

Daha Fazla Pratik

Subgaleal kanama ile sefal hematom arasındaki farkları ve subgaleal kanamanın neden hipovolemik şoka yol açabileceğini gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

APGAR puanlamasında 'her şey tam değilse 11 puan' kuralı uygulanabilir. Tam pembe değilse 11, tam ağlamıyorsa 11, tam aktif değilse 11 gibi.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 308Soru

Otuz altı haftalık, 28002800 gram ağırlığında, annesindeki bronşiyal astım öyküsü nedeniyle elektif sezaryen ile eylemsiz olarak doğan bir erkek bebekte, doğumdan 22 saat sonra takipne (75/dk75/\text{dk}), hafif interkostal çekilmeler ve burun kanadı solunumu saptanıyor. Bebek %40\%40 oranında oksijen desteği ile izleniyor. Akciğer grafisinde her iki akciğer alanında havalanma artışı, belirgin perihiler gölgelenmeler ve minör fissürde sıvı görünümü saptanıyor. Bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenidoğanın geçici takipnesi

Cevap

Bu bebekte görülen klinik ve radyolojik tablo Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN) ile uyumludur.
Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN) tanısı; geç preterm doğum, sezaryen ile eylemsiz doğum ve maternal astım gibi güçlü risk faktörlerinin varlığına ek olarak, radyolojide görülen havalanma artışı ve minör fissürde sıvı (sıvı replasmanı gecikmesi) bulgularıyla konur. Bu tabloda takipne genellikle doğumdan kısa süre sonra başlar ve 247224-72 saat içinde düzelir.

Adım Adım Çözüm

1
Risk faktörlerini değerlendir
Geç preterm (3636 hafta), elektif sezaryen ve maternal astım öyküsü saptandı.
TTN riskini artıran en önemli faktörler sezaryen doğum ve maternal astımdır.
2
Radyolojik bulguları analiz et
Havalanma artışı, perihiler çizgilenme ve minör fissürde sıvı saptandı.
Bu bulgular alveoler sıvının lenfatik yolla temizlenmesindeki gecikmeyi gösterir (TTN için patognomonik).
3
Ayırıcı tanı yap
RDS için buzlu cam yok, MAS için mekonyum yok; tanı TTN.
Klinik seyrin hafifliği ve spesifik radyoloji tanıyı doğrular.

Anahtar Kavram

Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN), fetal akciğer sıvısının temizlenmesindeki gecikme nedeniyle oluşur; en önemli radyolojik bulgusu fissürde sıvıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 309Soru

2828 gebelik haftasında, 11501150 gram ağırlığında doğan prematüre bir bebek, postnatal 99. günde beslenme sonrası batın distansiyonu, letarji ve dışkıda gizli kan pozitifliği nedeniyle değerlendiriliyor. Çekilen direkt karın grafisinde bağırsak duvarında lineer radyolüsensiler saptanıyor. Bu hastada saptanan radyolojik bulgunun adı ve Bell evrelemesine göre karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pnömatozis intestinalis - Evre 2A2A

Cevap

Pnömatozis intestinalis - Evre 2A2A
Vakadaki lineer radyolüsensi tanımı pnömatozis intestinalis'i işaret etmektedir. Bell sınıflamasına göre, klinik bulgulara ek olarak sadece pnömatozis intestinalis'in saptanması Evre 2A (orta derecede hasta, kanıtlanmış NEC) olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Prematüre bebekte abdominal distansiyon ve dışkıda kan varlığı Nekrotizan Enterokolit (NEC) lehinedir.
NEC tipik olarak prematürelerde beslenme sonrası abdominal semptomlarla ortaya çıkar.
2
Radyolojik bulguyu tanımla
Bağırsak duvarında görülen lineer radyolüsensiler 'pnömatozis intestinalis'tir.
Bu bulgu, submukozal veya subserozal gaz birikimini gösteren NEC için patognomonik bir bulgudur.
3
Bell sınıflamasına göre evrele
Pnömatozis intestinalis'in saptanması hastayı Evre 2A2A (Hafif NEC) kategorisine sokar.
Bell sınıflamasında evre 2, kanıtlanmış NEC'i temsil eder ve 2A alt başlığı pnömatozis varlığı ile tanımlanır.

Anahtar Kavram

Nekrotizan enterokolit tanısında direkt grafide bağırsak duvarında gaz (pnömatozis intestinalis) görülmesi Bell Evre 2A için karakteristiktir.

İpuçları

1
NEC tanısında bağırsak duvarındaki gazın özel bir adı vardır.
2
Pnömatozis intestinalis, Bell sınıflamasında 'kanıtlanmış NEC'in ilk aşamasıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 310Soru

3131 haftalık, 14001400 gram doğan prematüre bir bebekte, postnatal 1111. günde beslenme toleranssızlığı, safralı rezidü artışı ve batın distansiyonu gelişiyor. Fizik muayenede batın ön duvarında yaygın ödem ve eritem izlenirken, laboratuvar incelemesinde trombosit sayısının 45.000/mm345.000/mm^3 olduğu görülüyor. Çekilen ayakta direkt batın grafisinde diyafram altında serbest hava saptanıyor. Bu hasta için Bell evreleme sistemine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nekrotizan enterokolit - Evre 3B3B

Cevap

Nekrotizan enterokolit - Evre 3B3B
Nekrotizan Enterokolit (NEC) tanısında Bell evreleme sistemi kullanılır. Pnömoperitonyum (batın içinde serbest hava), bağırsak perforasyonunun kesin göstergesidir ve bu durum Bell Evre 3B (Ağır NEC - Perfore) olarak sınıflandırılır. Olgudaki trombositopeni ve abdominal duvar eritemi de hastalığın şiddetli seyrettiğini destekleyen ek bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Bebek 3131 haftalık (prematüre), postnatal 1111. günde (NEC için tipik zamanlama) ve beslenme intoleransı mevcut.
Risk faktörlerini ve klinik başlangıç zamanını belirlemek için gereklidir.
2
Sistemik ve fizik muayene bulgularının değerlendirilmesi
Trombositopeni (45.000/mm345.000/mm^3) ve batın duvarında eritem/ödem saptandı.
Bu bulgular hastalığın ileri (evre 3) aşamada olduğunu destekleyen sistemik ve lokal inflamasyon göstergeleridir.
3
Radyolojik bulgunun sınıflandırılması
Diyafram altında serbest hava (pnömoperitonyum) saptandı.
Bell evreleme kriterlerine göre pnömoperitonyum (perforasyon kanıtı) mutlak şekilde Evre 3B olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Bell Evreleme Kriterleri ve Pnömoperitonyum
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 311Soru

Otuz sekiz haftalık gebelik haftasında, 34003400 gram olarak elektif sezaryen ile doğan bir erkek bebekte doğumdan 11 saat sonra başlayan takipne (8585/dakika), hafif interkostal retraksiyonlar ve burun kanadı solunumu saptanıyor. Bebeğin fizik muayenesinde siyanoz izlenmiyor ve akciğer oskültasyonu normal olarak değerlendiriliyor. Çekilen akciğer grafisinde perihiler dolgunluk, havalanma artışı ve interlober fissürlerde sıvı saptanıyor. Bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenidoğanın geçici takipnesi

Cevap

Yenidoğanın geçici takipnesi (TTN), fetal akciğer sıvısının emilimindeki gecikmeye bağlı gelişen ve akciğer grafisindeki fissür sıvısı ile karakterize olan klinik tablodur.
Yenidoğanın geçici takipnesi, sezaryenle doğan term veya sınırda prematüre bebeklerde en sık görülen solunum sıkıntısı nedenidir. Akciğer grafisinde görülen fissürlerde sıvı birikimi ve perihiler dolgunluk, lenfatiklerden emilemeyen sıvıyı gösterir ve bu tanı için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Risk faktörlerini değerlendir.
Bebek 3838 haftalık (term) ve elektif sezaryen ile doğmuştur. Sezaryen, alveolar sıvının mekanik olarak atılamaması nedeniyle TTN için ana risk faktörüdür.
Vajinal doğumda göğüs kafesinin sıkışması sıvının atılmasına yardımcı olurken, sezaryende bu mekanizma eksiktir.
2
Klinik seyri ve fizik muayeneyi analiz et.
Doğumdan kısa süre sonra başlayan takipne ve hafif solunum sıkıntısı bulguları mevcut, ancak siyanoz yok.
TTN genellikle doğumdan sonraki ilk saatlerde başlar ve selim seyirlidir.
3
Radyolojik bulguları yorumla.
Perihiler çizgilenme (güneş ışını manzarası) ve interlober fissürlerde sıvı birikimi görülmüştür.
Bu bulgular interstisyel mesafede ve fissürlerde hapsolmuş fetal sıvıyı temsil eder ve TTN için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Yenidoğanın Geçici Takipnesi (TTN) Tanısı

Daha Fazla Pratik

TTN'nin patofizyolojisinde rol oynayan 'Epiteliyal Sodyum Kanalları (ENaC)' mutasyonlarının etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 312Soru

3939 haftalık gestasyon yaşında, 33003300 gram ağırlığında sağlıklı bir anneden normal spontan vajinal yolla doğan erkek bebekte, postnatal 8.8. saatte belirgin sarılık ve solukluk saptanıyor. Bebeğin annesinin kan grubu 00 Rh pozitif, kendisinin ise AA Rh pozitif olduğu biliniyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 11.511.5 g/dL, retikülosit %14\%14, total bilirubin 10.210.2 mg/dL (indirekt bilirubin 9.79.7 mg/dL) bulunuyor. Periferik yaymasında yaygın sferositler izlenen bebeğin direkt Coombs testi negatif, ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu (MCHC) ise 37.537.5 g/dL saptanıyor.

Bu klinik tabloya göre, bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herediter sferositoz

Cevap

Herediter sferositoz
Herediter sferositoz, yenidoğan döneminde erken başlangıçlı sarılık ve anemi ile prezente olabilir. Olguda hemoliz bulguları mevcuttur ancak direkt Coombs testinin negatif olması, bu hemolizin immün kaynaklı (ABO veya Rh uygunsuzluğu gibi) olmadığını gösterir. Periferik yaymada sferositlerin görülmesi ve özellikle ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonunun (MCHC) 3636 g/dL'nin üzerinde (37.537.5 g/dL) olması, herediter sferositoz tanısı için en değerli ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoliz varlığını değerlendir
Düşük hemoglobin (11.511.5 g/dL), yüksek retikülosit (%14\%14) ve indirekt hiperbilirubinemi ile hemoliz kanıtlanmıştır.
Anemi ve sarılığın nedenini belirlemek için hemoliz parametrelerine bakılmalıdır.
2
İmmün ve non-immün ayrımı yap
Direkt Coombs testi negatif bulunmuştur.
Anne ve bebek arasındaki kan grubu mismatch'ine rağmen direkt Coombs'un negatif olması, hemolizin immün bir nedenden (ABO/Rh) kaynaklanmadığını gösterir.
3
Periferik yayma ve eritrosit indekslerini incele
Yaygın sferositler ve çok yüksek MCHC (37.537.5 g/dL) saptanmıştır.
MCHC değerinin 3636 g/dL'nin üzerinde olması, yenidoğan döneminde herediter sferositoz için oldukça spesifik bir bulgudur.

Anahtar Kavram

Yenidoğan döneminde non-immün hemolitik anemilerin ayırıcı tanısında MCHC yüksekliği ve sferositlerin önemi.

Daha Fazla Pratik

Herediter sferositozda yenidoğan döneminde ozmotik frajilite testinin güvenilirliğini ve EMA bağlama testinin tanıdaki yerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 313Soru

Otuz dokuz haftalık, 3300 gram3300 \text{ gram} ağırlığında doğan ve sadece anne sütü ile beslenen bir erkek bebek, postnatal beşinci gününde huzursuzluk ve emmede isteksizlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde ağırlığının 2800 gram2800 \text{ gram} olduğu, fontanelinin çökük, cildinin hamur kıvamında (doughy skin) ve mukozalarının kuru olduğu gözleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum sodyumu 164 mEq/L164 \text{ mEq/L}, potasyumu 4.8 mEq/L4.8 \text{ mEq/L}, BUNBUN 48 mg/dL48 \text{ mg/dL} ve kreatinini 1.1 mg/dL1.1 \text{ mg/dL} saptanıyor. Bu bebeğin yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hesaplanan serbest su açığı ve idame sıvı gereksinimi toplamda 487248-72 saate yayılmalı, serum sodyum düşüş hızı 0.5 mEq/L/saat0.5 \text{ mEq/L/saat}'i geçmemelidir.

Cevap

Hipernatremik dehidratasyonu olan bu bebekte serbest su açığı ve idame sıvı tedavisi, serum sodyum düşüş hızı 0.5 mEq/L/saat0.5 \text{ mEq/L/saat}'i geçmeyecek şekilde 487248-72 saatlik bir sürece yayılmalıdır.
Vakada %15 ağırlık kaybı ve 164 mEq/L164 \text{ mEq/L} sodyum değeriyle ciddi hipernatremik dehidratasyon mevcuttur. Neonatal dönemde özellikle anne sütüyle beslenme yetersizliğinde görülen bu tabloda, serebral ödem riskini önlemek için sodyumun düşüş hızı günlük 1012 mEq/L10-12 \text{ mEq/L} (0.5 mEq/L/saat0.5 \text{ mEq/L/saat}) ile sınırlandırılmalı ve tedavi 232-3 güne yayılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ağırlık kaybını hesapla
Doğum ağırlığı 3300 g3300 \text{ g}, mevcut ağırlık 2800 g2800 \text{ g}. Kayıp: 500 g500 \text{ g}. Yüzde: (500/3300)×100%15.1(500/3300) \times 100 \approx \%15.1.
Kayıp %10'un üzerinde olduğu için patolojik dehidratasyon tanısı konur.
2
Sodyum düzeyini ve dehidratasyon tipini belirle
Sodyum 164 mEq/L>150 mEq/L164 \text{ mEq/L} > 150 \text{ mEq/L} olduğu için hipernatremik dehidratasyon.
Tedavi stratejisi sodyumun düşürülme hızına göre planlanmalıdır.
3
Sıvı düzeltme hızını belirle
Serum sodyumu 160 mEq/L160 \text{ mEq/L} üzerinde olduğu için düzeltme süresi 487248-72 saat olarak belirlenir.
Hızlı düzeltme serebral ödem, konvülsiyon ve kalıcı nörolojik hasar riskini taşır.

Anahtar Kavram

Yenidoğanda yetersiz anne sütü alımına bağlı hipernatremik dehidratasyon ve yavaş sodyum düzeltme prensibi.

Daha Fazla Pratik

Hipernatremik dehidratasyon düzeltilirken idrar çıkışının artmasıyla sodyum düşüşünün hızlanabileceğini ve bu durumda sıvı içeriğinin sodyum miktarının artırılması gerekebileceğini unutmayın.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 314Soru

3232 haftalık, 16501650 gram ağırlığında doğan prematüre bir bebek, postnatal 1414. gününde beslenme intoleransı, karın distansiyonu ve dışkıda gizli kan pozitifliği nedeniyle değerlendiriliyor. Bu bebeğin ayakta direkt karın grafisinde bağırsak duvarı içerisinde hava (pnömatozis intestinalis) saptanıyor.

Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nekrotizan enterokolit

Cevap

Nekrotizan enterokolit
Verilen vakada prematüre doğum öyküsü, postnatal 22. haftada başlayan beslenme intoleransı ve distansiyon klinik olarak NEC düşündürmektedir. Ayakta direkt karın grafisinde saptanan 'pnömatozis intestinalis' (bağırsak duvarında gaz kabarcıkları), Nekrotizan Enterokolit için patognomonik (tanı koydurucu) kabul edilen en önemli radyolojik bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini belirle.
Bebek prematüre (3232 hafta) ve düşük doğum ağırlıklı (16501650 g) olup postnatal 22. haftadadır.
Nekrotizan enterokolit (NEC) en sık prematüre bebeklerde, enteral beslenme sonrası ilk haftalarda görülür.
2
Klinik bulguları değerlendir.
Beslenme intoleransı, karın distansiyonu ve dışkıda kan saptanmıştır.
Bu bulgular bağırsak iskemisi ve hasarının klinik göstergeleridir.
3
Radyolojik bulguyu yorumla.
Grafide saptanan pnömatozis intestinalis (bağırsak duvarında hava) NEC için patognomoniktir.
Bağırsak lümenindeki gazın hasarlı mukoza yoluyla submukoza veya subserozaya geçmesi sonucu oluşur.

Anahtar Kavram

Nekrotizan enterokolit tanısında pnömatozis intestinalis en spesifik ve patognomonik radyolojik bulgudur.

İpuçları

1
Bebeğin prematüre olması ve beslenme sonrası distansiyon gelişmesi hangi bağırsak hastalığını akla getirir?
2
Grafide saptanan 'bağırsak duvarında hava' bulgusu NEC için ne kadar özgüldür?

Daha Fazla Pratik

Bell'in evreleme kriterlerini (özellikle evre 2 ve 3 ayrımını) gözden geçirmek faydalı olabilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 315Soru

2828 haftalık, 1000 gram1000\text{ gram} olarak sezaryen ile doğan bir prematüre bebeğe; apne ve bradikardi (KH<100 vuru/dakikaKH < 100\text{ vuru/dakika}) nedeniyle doğum odasında uygun teknikle pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlanmış, göğüs hareketleri sağlandığı halde kalp hızı 60 vuru/dakika60\text{ vuru/dakika}'nın altında seyrettiği için bebek entübe edilmiştir. Endotrakeal tüp yerleşimi CO2CO_2 dedektörü ile doğrulanmış ve %100\%100 oksijen eşliğinde 60 saniye60\text{ saniye} boyunca kurallara uygun göğüs kompresyonu uygulanmıştır. Yapılan kontrolde kalp hızının 40 vuru/dakika40\text{ vuru/dakika} olduğu saptanmıştır. Bu sırada umbilikal venöz kateter yerleştirme çalışmaları devam etmektedir ancak henüz vasküler erişim sağlanamamıştır.

Bu bebek için bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endotrakeal tüp yoluyla 0.1 mg/kg0.1\text{ mg/kg} dozunda adrenalin (1:10.0001:10.000’lik formdan) uygulanması

Cevap

Endotrakeal tüp yoluyla 0.1 mg/kg0.1\text{ mg/kg} dozunda adrenalin uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Yenidoğan Canlandırma Programı (NRP) 8. baskı güncellemelerine göre, etkin havalanma sağlanan ve entübe edilen bir bebekte, %100 oksijenle 60 saniye göğüs kompresyonu yapılmasına rağmen kalp hızı hala 60'ın altındaysa adrenalin uygulanmalıdır. Tercih edilen yol intravenöz (IV) veya intraosseöz (İO) yoldur. Ancak vasküler erişim henüz sağlanamadıysa, IV yol açılana kadar zaman kaybetmemek için bir kez endotrakeal yoldan 0.050.1 mg/kg0.05-0.1\text{ mg/kg} dozunda adrenalin uygulanması önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kritik durumun değerlendirilmesi
Bebek entübe, %100 oksijen alıyor ve 60 saniye kompresyon yapılmış ancak kalp hızı hala < 60.
NRP algoritmasında bu nokta adrenalin uygulama aşamasıdır.
2
Uygulama yolunun seçilmesi
IV yol henüz açılmadığı için vasküler erişim beklenirken endotrakeal (ET) yol kullanılır.
Rehberler vasküler yol açılana kadar zaman kaybetmemek için bir doz ET adrenali kabul eder.
3
Doz hesaplaması
ET yolu için doz 0.050.1 mg/kg0.05-0.1\text{ mg/kg} iken IV yolu için 0.010.03 mg/kg0.01-0.03\text{ mg/kg}'dır.
ET emilimi daha düşük ve belirsiz olduğu için çok daha yüksek doz gerekir.

Anahtar Kavram

NRP'de adrenalin uygulama yolları ve dozaj farklılıkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 316Soru

3939 haftalık gestasyon yaşında, 32003200 gram ağırlığında doğan ve postnatal 44. saatinde olan bir yenidoğanın tarama amacıyla bakılan kapiller hematokrit değeri %71\%71 bulunmuştur. Bebeğin fizik muayenesi doğal olup herhangi bir semptomu saptanmamıştır. Bu bebekte polistemi tanısını kesinleştirmek için yapılması gereken ilk işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Venöz kan örneğinden hematokrit ölçümü yapılması

Cevap

Yenidoğan polistemi tanısını kesinleştirmek için yapılması gereken ilk işlem venöz kan örneğinden hematokrit ölçümü yapılmasıdır.
Yenidoğan polistemisi, venöz hematokrit değerinin %65\%65 veya üzerinde olması (veya hemoglobinin >22>22 g/dL olması) olarak tanımlanır. Kapiller kan örnekleri özellikle yaşamın ilk saatlerinde venöz kandan daha yüksek değerler verir. Bu nedenle, tarama amacıyla bakılan kapiller kan sonucunda polistemi saptanan bebeklerde tanı mutlaka venöz kan örneği ile doğrulanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarama testi sonucunu değerlendir
Kapiller hematokrit değeri %71\%71 (eşik değer olan %65\%65'in üzerinde).
Yenidoğanda polistemi şüphesini belirlemek için ilk adım tarama testidir.
2
Örnekleme yönteminin doğruluğunu sorgula
Kapiller kan örnekleri, venöz örneklere göre %515\%5-15 daha yüksek sonuç verebilir.
Tanısal hata payını azaltmak için standart yönteme geçilmelidir.
3
Tanı doğrulama yöntemini belirle
Periferik venöz kan örneği alınması kararı verilir.
Polistemi tanısı için altın standart, venöz hematokrit değerinin %65\%65 veya üzerinde olmasıdır.

Anahtar Kavram

Yenidoğan polistemisi tanısı periferik venöz hematokrit değerine göre konur.
Tahmini Süre:45s
Soru 317Soru

Sadece anne sütü ile beslenen 1212 günlük bir yenidoğan, son 2424 saattir bacaklarda titreme ve ardından gelişen jeneralize nöbet şikayeti ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde patolojik bir bulgu saptanmıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde serum total kalsiyum: 6.2 mg/dL6.2\text{ mg/dL}, fosfor: 4.5 mg/dL4.5\text{ mg/dL} ve alkalen fosfataz (ALP): 680 U/L680\text{ U/L} (yüksek) saptanıyor. Maternal öyküde annenin gebeliği boyunca güneş ışığından kısıtlı yararlandığı ve vitamin desteği almadığı öğreniliyor.

Bu bebekte gelişen klinik tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maternal D vitamini eksikliği

Cevap

Bebekteki klinik tablo ve laboratuvar bulguları, maternal D vitamini eksikliğine bağlı gelişen geç neonatal hipokalsemi ile en uyumludur.
Maternal D vitamini eksikliği, anne sütü ile beslenen yenidoğanlarda genellikle yaşamın 7.21.7.-21. günleri arasında semptomatik hipokalsemiye yol açar. Bu tabloda paratiroid hormon (PTH) sekonder olarak artmıştır, serum fosforu PTH etkisiyle idrarla atıldığı için düşük veya normal sınırlardadır ve kemik turnover'ı arttığı için ALP düzeyi yüksektir. Annenin güneş ışığı almaması ve vitamin desteği kullanmaması tanıyı destekleyen en güçlü verilerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve başlangıç zamanını değerlendir.
1212 günlük olması, tablonun bir 'geç hipokalsemi' (7272 saatten sonra) olduğunu gösterir.
Yenidoğan hipokalsemileri başlangıç zamanına göre erken ve geç olarak ikiye ayrılır ve etiyolojileri farklıdır.
2
Beslenme şekli ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Sadece anne sütü alması, normal fosfor (4.5 mg/dL4.5\text{ mg/dL}) ve yüksek ALP değerleri saptandı.
Anne sütü alan bir bebekte fosforun yüksek olmaması, inek sütüne bağlı (yüksek fosforlu) geç hipokalsemiyi dışlar. ALP yüksekliği kemik döngüsündeki artışı (raşitizm öncüsü bulgular) destekler.
3
Maternal risk faktörlerini sorgula.
Annenin güneş ışığı almaması ve vitamin desteği kullanmaması D vitamini eksikliğine işaret eder.
Anne sütündeki D vitamini miktarı annenin depolarıyla ilişkilidir; eksiklik durumunda bebekte geç neonatal hipokalsemi ve konjenital raşitizm gelişebilir.

Anahtar Kavram

Geç neonatal hipokalsemi ayırıcı tanısında beslenme şekli, serum fosfor düzeyi ve maternal vitamin depoları belirleyicidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 318Soru

4040 haftalık gebelikten 23002300 gram olarak doğan bir bebeğin 1.1. dakika değerlendirmesinde; kalp hızının 120120/dakika, solunumunun düzenli ve güçlü, ekstremitelerinin aktif hareketli olduğu, uyarana kuvvetli ağlama ile yanıt verdiği, ancak gövdesi pembe iken ellerinin ve ayaklarının siyanotik olduğu saptanıyor. Fizik muayenesinde meme dokusunun 77 mm, ayak tabanı çizgilerinin tüm tabanı kapsadığı görülüyor. Baş muayenesinde suturları geçen, yumuşak, basmakla gode bırakan bir şişlik izlendiğine göre, bu bebek için en uygun sınıflandırma ve bulguların yorumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Term - SGA - APGAR 99 - Kaput suksadenum

Cevap

Bu bebek Term - SGA olarak sınıflandırılmalı, APGAR skoru 9 olarak hesaplanmalı ve kafa şişliği Kaput suksadenum olarak yorumlanmalıdır.
Bebeğin 4040 haftalık olması term olduğunu; 23002300 gram olması ise gebelik haftasına göre düşük ağırlıklı (SGA) olduğunu gösterir. APGAR skorlamasında sadece akrosiyanozdan 11 puan kırıldığı için toplam skor 99'dur. Baştaki şişliğin suturları geçmesi ve yumuşak (ödemli) yapısı kaput suksadenum tanısını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Gebelik haftasını değerlendir.
40 hafta = Term.
37-42 hafta arası gebelikler term olarak kabul edilir. Meme dokusu ve taban çizgileri bu süreyi destekler.
2
Doğum ağırlığını gebelik haftasına göre sınıflandır.
2300 gram = SGA (Small for Gestational Age).
Term bir bebek için 2500 gramın altı düşük doğum ağırlığıdır ve genellikle 10. persentilin altı SGA olarak tanımlanır.
3
APGAR skorunu hesapla.
APGAR 9.
Kalp hızı (>100): 2, Solunum (güçlü): 2, Tonus (aktif): 2, Refleks (ağlama): 2, Renk (akrosiyanoz): 1. Toplam = 9.
4
Kafa şişliğini özelliklerine göre tanımla.
Kaput suksadenum.
Suturları geçmesi ve gode bırakması (ödem karakterinde olması) kaput suksadenumun tipik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Yenidoğan sınıflandırması, APGAR skorlaması ve doğum travmalarının ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 319Soru

3636 haftalık, 2600 gram2600\text{ gram} ağırlığında, elektif sezaryen ile doğan bir yenidoğan; hipotoni ve apneik solunum nedeniyle radyan ısıtıcı altına alınmış, kurulama ve taktil uyarı sonrası yeterli solunum eforu gözlenmemiştir. Yaşamın 30.30. saniyesinde pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlanan bebeğin, 60.60. saniyedeki değerlendirmesinde göğüs kafesinin PBV ile yeterli hareket ettiği ancak kalp hızının 55 atım/dakika55\text{ atım/dakika} olduğu saptanmıştır. Bu aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göğüs kompresyonuna başlanması ve %100\%100 oksijen desteğine geçilmesi

Cevap

Kalp hızı 60 atım/dakikanın altına düşen ve etkin ventilasyona rağmen yükselmeyen yenidoğanda göğüs kompresyonuna başlanmalı ve oksijen konsantrasyonu %100'e yükseltilmelidir.
NRP algoritmasına göre, 3030 saniyelik etkin pozitif basınçlı ventilasyona rağmen kalp hızı 60 atım/dakika60\text{ atım/dakika}'nın altında kalmaya devam ediyorsa, göğüs kompresyonuna başlanmalıdır. Kompresyon sırasında kullanılan oksijen konsantrasyonu mutlaka %100\%100'e yükseltilmelidir. Vakada göğüs kafesinin hareket ettiği belirtildiği için ventilasyonun etkin olduğu kabul edilir ve doğrudan kompresyon aşamasına geçilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ventilasyon etkinliğinin değerlendirilmesi
Göğüs kafesi hareketli, PBV etkin
Göğüs kafesi hareket etmiyorsa kompresyona geçmeden önce ventilasyon düzeltilmelidir (MR. SOPA).
2
Kalp hızının eşik değerle karşılaştırılması
Kalp hızı 55 atım/dakika<60 atım/dakika55\text{ atım/dakika} < 60\text{ atım/dakika}
NRP algoritmasına göre kalp hızı 6060'ın altında ise dolaşım desteği gerekir.
3
Kardiyak kompresyon ve oksijen konsantrasyonu artırımı
3:1 oranında kompresyon/ventilasyon ve %100 O2\%100\text{ }O_2 başlanması
Kompresyon sırasında doku perfüzyonunu ve oksijenasyonu maksimize etmek için %100\%100 oksijen kullanımı standart protokoldür.

Anahtar Kavram

Yenidoğan canlandırmasında (NRP) göğüs kompresyonu endikasyonu ve uygulama kuralları.

Daha Fazla Pratik

Göğüs kompresyonu sırasında ventilasyon/kompresyon oranını ve tekniğini (başparmak tekniği) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 320Soru

3131 gebelik haftasında, 14501450 gram doğan prematüre bir bebekte postnatal 1010. günde abdominal distansiyon ve safralı rezidü saptanıyor. Direkt batın grafisinde pnömatosis intestinalis ve portal venöz gaz izleniyor. Agresif medikal tedaviye rağmen 2424 saat sonra hastada batın duvarında ödem, eritem, lökopeni ve dirençli metabolik asido (pH:7.18pH: 7.18) gelişiyor. Seri grafilerde serbest hava saptanmıyor ancak sağ alt kadranda lokalizasyonu 2424 saattir değişmeyen genişlemiş bir bağırsak ansı tespit ediliyor. Bu klinik tabloya göre en olası Bell evresi ve pnömoperitonyum gelişmese dahi cerrahi girişim endikasyonu olarak kabul edilebilecek radyolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre 3A - Sabit bağırsak ansı (fixed loop) varlığı

Cevap

En olası tanı Evre 3A'dır ve cerrahi kararı aldırması gereken bulgu sabit bağırsak ansı (fixed loop) varlığıdır.
Hastadaki sistemik bozulma (asidoz, lökopeni) ve batın duvarındaki inflamatuar değişiklikler durumu 'İleri NEC' (Evre 3) kategorisine sokar. Perforasyonun radyolojik kanıtı (serbest hava) olmadığı için bu tablo Evre 3A'dır. Bell kriterlerine göre seri grafilerde 2424 saatten uzun süren ve yeri değişmeyen 'fixed loop' varlığı, o bölgedeki nekrozu işaret eder ve pnömoperitonyum gelişmese dahi cerrahi eksplorasyon için bir endikasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik evreleme yapılması
Bell Evre 3A
Hastada pnömatosis intestinalis ve portal gazın üzerine eklenen sistemik instabilite (asidoz, lökopeni) ve batın duvarı bulguları Evre 3A'yı gösterir. Serbest hava (perforasyon) olmadığı için 3B değildir.
2
Radyolojik bulgunun yorumlanması
Sabit Ans (Fixed Loop)
Seri grafilerde 2424 saat boyunca aynı noktada kalan ve genişlemiş görünen bağırsak ansı, o segmentte transmural nekroz veya gangren olduğunu düşündürür ve perforasyon beklenmeksizin cerrahi endikasyonudur.

Anahtar Kavram

Nekrotizan Enterokolit (NEC) Bell Evrelemesi ve Cerrahi Endikasyonları
ÖncekiSayfa 16 / 21Sonraki
Neonatoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 16 | Examkin