Neonatoloji
406 soru
Postnatal . saatinde olan, miadında ( haftalık) doğan erkek bebek, geçici takipne nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenmektedir. Bebeğe henüz oral besleme başlanamamış olup dekstroz içeren intravenöz sıvı desteği verilmektedir. Bebeğin doğum ağırlığı , güncel ağırlığı dır. Bebeğin son saatlik idrar çıkışı olarak hesaplanmıştır.
Bu bebeğin sıvı ve elektrolit yönetiminde bir sonraki adımda aşağıdakilerden hangisinin yapılması en uygundur?
Postnatal . saatinde olan, haftalık gebelik sonrası normal spontan vajinal yol ile doğan ve anne sütü ile beslenen bir yenidoğanın rutin takibinde kapiller kan şekeri olarak saptanmıştır. Bebek aktif emmekte olup fizik muayenesinde patolojik bulgu saptanmamıştır. Bu bebek için bir sonraki aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
haftalık, gram ağırlığında doğan bir prematüre bebek, postnatal . gününde beslenme sonrası batın distansiyonu, letarji ve dışkıda gizli kan pozitifliği ile değerlendiriliyor. Fizik muayenede bağırsak sesleri azalmış ve batında hassasiyet saptanıyor. Ayakta direkt batın grafisinde (ADBG) bağırsak duvarında yaygın pnömatozis intestinalis ve portal venöz gaz izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde hafif metabolik asidoz ve trombosit sayısında düşüş () saptanan bu hasta için en olası tanı ve Bell evrelemesi aşağıdakilerden hangisidir?
gebelik haftasında, gram ağırlığında doğan prematüre bir bebekte postnatal . günde beslenme sonrası batın distansiyonu, safralı rezidü ve dışkıda gizli kan pozitifliği saptanıyor. Direkt batın grafisinde pnömatozis intestinalis izlenen hastaya Bell evrelemesine göre Evre Nekrotizan Enterokolit (NEK) tanısıyla tıbbi tedavi başlanıyor. Tedavinin . saatinde hastanın genel durumu bozuluyor; inatçı metabolik asidoz () ve belirgin trombositopeni () gelişiyor. Seri çekilen grafilerde sağ alt kadranda lokalizasyonu ve şekli değişmeyen, dilate bir bağırsak ansı ("fixed loop") saptanıyor. Pnömoperitonyum saptanmayan bu bebekte en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Otuz dokuz haftalık miadında doğan ve sadece anne sütü ile beslenen üç günlük bir yenidoğan, jeneralize konvülziyon geçirmesi üzerine acil servise getiriliyor.
Fizik muayenesinde konvülziyon dışında dismorfik bir bulgu veya kardiyak üfürüm saptanmıyor.
Laboratuvar incelemelerinde;
- Kan glukozu:
- Serum total kalsiyumu:
- Fosfor:
- Magnezyum:
- Parathormon (PTH): (Düşük) olarak saptanıyor.
Annenin tıbbi öyküsü derinleştirildiğinde, gebelikten kısa bir süre önce tekrarlayan böbrek taşları nedeniyle araştırıldığı ve boyun bölgesinden bir cerrahi operasyon geçirdiği öğreniliyor.
Bu bebeğin klinik ve laboratuvar bulgularını açıklayan en olası temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
haftalık, olarak spontan vajinal yolla doğan bir yenidoğanın ilk değerlendirmesinde solunumu yetersiz ve kas tonusu zayıf bulunmuştur. Isıtma, kurulama ve stimülasyon sonrası yapılan değerlendirmede apneik olduğu ve kalp hızının olduğu saptanan bebeğe uygun teknikle pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlanmıştır. PBV’nin . saniyesinde yapılan ilk değerlendirmede kalp hızının artmadığı ve göğüs hareketinin olmadığı gözlenmiştir.
Bu aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Yirmi dört haftalık, ağırlığında doğan bir bebek, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde radyan ısıtıcı (açık yatak) altında ve aktif fototerapi alarak izlenmektedir. Postnatal 24. saatte bebeğin vücut ağırlığının düştüğü ( kayıp), serum sodyum düzeyinin , potasyum düzeyinin ve idrar çıkışının olduğu saptanıyor. Bebeğin sadece dekstroz içeren hızında intravenöz sıvı aldığı bilinmektedir.
Bu bebekteki sıvı-elektrolit dengesizliğini yönetmek için atılması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?
Gestasyonel diyabeti olan 36 yaşındaki anneden, 34. gebelik haftasında elektif sezaryen ile 2700 gram ağırlığında bir erkek bebek doğuyor. Doğumdan 30 dakika sonra bebekte inleme, interkostal çekilmeler ve siyanoz gelişiyor. Oskültasyonda solunum sesleri bilateral azalmış olarak duyuluyor. Çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde yaygın retikülogranüler infiltrasyon (buzlu cam görünümü) ve hava bronkogramları izleniyor.
Bu hastadaki klinik tablonun gelişiminden sorumlu olan en olası temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
haftalık, plasenta dekolmanı nedeniyle acil sezaryenle doğurtulan ağırlığındaki bir yenidoğanın; doğumda soluk ve apneik olduğu, kas tonusunun ise gevşek olduğu saptanmıştır. Kurulama, pozisyon verme ve stimülasyon sonrası apneik kalan bebeğe pozitif basınçlı ventilasyon (PBV) başlanmış, ancak göğüs hareketi gözlenmemesi üzerine hızlıca endotrakeal entübasyon yapılmıştır. Entübasyon sonrası bilateral solunum sesleri alınmış ve göğüs hareketleri doğrulanmıştır. Yapılan değerlendirmede kalp hızı olarak saptanması üzerine, oksijen konsantrasyonu ile saniye boyunca kordone göğüs basısı ve ventilasyon uygulanmıştır. Bu sürenin sonunda yapılan kontrolde kalp hızı ölçülmüştür.
Bu aşamada uygulanacak adrenalin tedavisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Miadında ve uygun ağırlıkta doğan bir bebek, postnatal dördüncü gününde cildinde sararma fark edilmesi üzerine polikliniğe getiriliyor. Yapılan ilk tetkiklerde total bilirubin düzeyi fototerapi sınırı üzerinde saptanan hastaya zaman kaybetmeden ışık tedavisi başlanıyor. Fototerapi altındaki klinik izleminde bebeğin cilt ve serum renginin koyu kahverengi-bronz bir görünüm aldığı, idrarının da belirgin şekilde koyulaştığı dikkati çekiyor. Buna göre hastada ortaya çıkan tablonun gelişmesini önlemek amacıyla, fototerapi kararı verilmeden önce aşağıdaki laboratuvar parametrelerinden hangisinin öncelikle değerlendirilmiş olması gerekirdi?
Gebeliğinin . haftasında yaygın veziküler döküntü ve ateş şikayeti olan bir anneden, haftalık ve gram olarak doğan erkek bebeğin fizik muayenesinde; sol kolda ekstremite hipoplazisi, bu ekstremite üzerinde dermatom takibine uymayan lineer skatrisyel (nedbe benzeri) cilt lezyonları, mikrosefali ve korioretinit saptanmıştır. Bu bebekte görülen klinik tabloya en olası neden olan enfeksiyöz etken aşağıdakilerden hangisidir?
haftalık, gram (miadında ve uygun ağırlıklı) olarak dünyaya gelen bir bebeğin yaşamının birinci dakikasında yapılan fiziksel değerlendirmesinde; kalp hızı /dakika, solunumu düzenli ve ağlaması kuvvetli, ekstremitelerinde aktif hareketleri mevcut, uyarana sadece yüz buruşturma ile yanıt veriyor ve gövdesi pembe ancak el-ayakları siyanotik (mavi) olarak saptanmıştır. Buna göre, bu bebeğin APGAR skoru aşağıdakilerden hangisidir?
. gebelik haftasında, gram () olarak doğan bir günlük erkek bebeğin fizik muayenesinde mikrosefali, hepatosplenomegali ve yaygın peteşiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde trombositopeni ve direkt hiperbilirubinemi belirlenen bebeğin kraniyal ultrasonografisinde periventriküler kalsifikasyonlar izlenmiştir. Bu klinik tabloya sahip bir bebekte, en sık gelişmesi beklenen uzun dönem morbidite aşağıdakilerden hangisidir?
haftalık, gram ağırlığında doğan bir prematüre bebeğin, postnatal . gününde enteral beslenmeye geçildikten sonra batın distansiyonu ve safralı mide rezidüsü geliştiği gözleniyor. Çekilen direkt karın grafisinde bağırsak duvarında lineer hava gölgeleri (pnömatozis intestinalis) saptanıyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Gestasyonel yaşı , doğum ağırlığı olan bir prematüre bebek, postnatal gününde yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenmektedir. Yapılan ekokardiyografik incelemesinde hemodinamik olarak anlamlı patent duktus arteriyozus (PDA) saptanan, solunum desteği ihtiyacı artan ve idrar çıkışı olan bu bebeğin sıvı tedavisi planlanırken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
haftalık, elektif sezaryen ile doğan bir yenidoğanda doğumdan saat sonra başlayan takipne ve hafif interkostal çekilmeler saptanıyor. Akciğer grafisinde interlober fissürlerde sıvı görünümü, perihiler havalanma artışı ve vasküler belirginleşme izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan temel patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
haftalık, diyabetik bir anneden (LGA) olarak doğan bir erkek bebeğin postnatal . saatindeki rutin değerlendirmesinde ekstremitelerde ince titremeler (jitteriness) ve emme zayıflığı saptanıyor. Yapılan ölçümde kan şekeri olarak saptanan bu bebek için en uygun ilk yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Miadında, ağırlığında doğan bir bebek, postnatal . saatte inlemeli solunum ve takipne nedeniyle yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılmıştır. Bebeğin oral beslenmesi kesilerek intravenöz (İV) sıvı tedavisi planlanmıştır. Bu bebekte ilk saatlik sıvı ve elektrolit yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?
haftalık gebelikten gram ağırlığında doğan bir erkek bebeğin fizik muayenesinde; cildinin kuru ve parşömen kağıdı gibi soyulduğu, tırnaklarının uzun olduğu ve vücudunun mekonyumla boyandığı gözleniyor. Ayrıca kafa muayenesinde sağ parietal bölgede sütür hatlarını geçmeyen, flüktüasyon veren yumuşak bir şişlik saptanıyor. Doğum sonrası dakika değerlendirmesinde; kalp hızının /dakika olduğu, solunumun yavaş ve düzensiz seyrettiği, bebeğin uyaranla sadece yüzünü buruşturduğu, ekstremitelerinin hafif fleksiyon pozisyonunda olduğu ve gövdesinin pembe, ekstremitelerinin ise siyanotik olduğu belirleniyor. Bu bebek için yapılan aşağıdaki sınıflandırma ve değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
30 haftalık, 1300 gram olarak prematüre doğan bir bebekte, postnatal 12. günde enteral beslenme sonrası karın şişliği, safralı kusma ve gaitada kan saptanıyor. Çekilen ayakta direkt batın grafisinde bağırsak duvarında hava birikimini ifade eden 'pnömatozis intestinalis' görünümü saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?