Serebral Palsi

35 soru

Soru 1Soru

1010 aylık bir erkek bebek, annesi tarafından sol elini neredeyse hiç kullanmadığı, oyuncakları her zaman sağ eliyle kavradığı fark edilerek polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sol kol ve bacakta tonus artışı, derin tendon reflekslerinde canlılık ve sol tarafta Babinski pozitifliği saptanıyor. Miadında doğan ve özgeçmişinde belirgin bir özellik olmayan bu bebek için en olası tanı ve etiyolojik ilişki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spastik hemipleji — Fokal serebral enfarkt

Cevap

Spastik hemipleji — Fokal serebral enfarkt eşleşmesi bu klinik tablo için en olası durumdur.
Serebral palsi vakalarında, özellikle miadında doğan ve tek taraflı motor bulguları (spastisite, DTR canlılığı) olan çocuklarda en sık görülen tip spastik hemiplejidir. Bu hastaların en tipik başvuru şikayeti, 12 aydan önce gelişen el tercihidir (handedness). Miadında doğan bebeklerde hemiplejinin en sık nedeni fokal serebral enfarktlar (özellikle arteria cerebri media alanı) iken, prematürelerde periventriküler lökomalaziye sekonder hemipleji görülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguyu analiz et
10 aylık bebekte erken el tercihi (handedness)
Normalde el tercihi 18-24. aylar arasında gelişir; 12 aydan önce görülmesi karşı taraf serebral hemisferde hasarı gösteren patolojik bir bulgudur.
2
Nörolojik muayeneyi yorumla
Sol taraflı spastisite ve artmış DTR
Tek taraflı üst motor nöron bulguları (spastisite, Babinski+) serebral palsinin hemiplejik formuna işaret eder.
3
Etiyoloji ile klinik tipi eşleştir
Miadında doğan bebekte fokal enfarkt
Spastik hemiplejili miadında doğan bebeklerde en yaygın radyolojik bulgu ve neden perinatal inme/fokal serebral enfarkttır.

Anahtar Kavram

Bir yaşından önce el tercihi (early handedness) gelişmesi, patolojik bir bulgu olup en sık spastik hemiplejik serebral palsiye işaret eder.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

88 aylık bir bebek, motor gelişim basamaklarında duraksama ve bacaklarında fark edilen sertlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde; bacaklarda belirgin spastisite, adduktör kas spazmına bağlı "makaslama" postürü ve persistan asimetrik tonik boyun refleksi (ATNBATNB) saptanıyor. Bu klinik tablo ve olası tanıya yönelik aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saptanan bu kas tonusu artışı ve spastisite tipik olarak bir alt motor nöron hasarı bulgusudur.

Cevap

Kas tonusu artışı ve spastisitenin alt motor nöron hasarı bulgusu olarak tanımlanması yanlıştır; bu bulgular üst motor nöron hasarına işaret eder.
Serebral palsi, gelişmekte olan beyindeki non-progresif bir hasar sonucu ortaya çıkan bir üst motor nöron (ÜMN) hastalığıdır. ÜMN hasarının temel bulguları spastisite (çakı bıçağı fenomeni), derin tendon reflekslerinde artış, klonus ve Babinski delili gibi patolojik reflekslerin varlığıdır. Alt motor nöron hasarında ise tam tersine kaslarda flask (gevşek) paralizi, atrofi ve refleks kaybı görülür. Bu nedenle spastisitenin alt motor nöron hasarına bağlanması temel bir tıbbi bilgi hatasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir.
8 aylık bebekte ATNB persistansı, bacaklarda spastisite ve makaslama saptanması spastik tip serebral palsiyi (SPSP) gösterir.
İlkel reflekslerin 4-6 aydan sonra devam etmesi ve anormal tonus artışı ÜMN hasarı lehinedir.
2
Klinik alt tipi ve olası etiyolojiyi belirle.
Bacak etkilenmesinin ön planda olması spastik dipleji ile uyumludur ve bu tablo sıklıkla prematüreliğe bağlı PVLPVL ile ilişkilidir.
Diplejik formda kortikospinal liflerin periventriküler seyri nedeniyle bacaklar daha fazla etkilenir.
3
Nörolojik lezyonun seviyesini ve beklenen muayene bulgularını analiz et.
Serebral palsi bir üst motor nöron hasarıdır; hiperrefleksi, spastisite ve Babinski delili beklenir.
Kortikospinal yol (piramidal sistem) hasarında inhibitör kontrol kalktığı için tonus ve refleksler artar.

Anahtar Kavram

Serebral Palsi (SP) bir üst motor nöron bozukluğudur ve klinik bulgular bu seviyedeki hasara göre (spastisite, hiperrefleksi) şekillenir.

Alternatif Yöntem

Ayırıcı tanıda 'spastisite' kelimesini gördüğünüz anda 'Üst Motor Nöron' (ÜMN) etiketini yapıştırarak seçeneklerde AMN arayan ifadeleri kolayca eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 3Soru

1515 aylık bir çocuk, gövde dengesini sağlayamama ve yürüme sırasında belirgin dengesizlik şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede; geniş tabanlı yürüyüş, ekstremitelerde belirgin hipotoni, oyuncaklara uzanırken niyet titremesi (intensiyonel tremor) ve dismetri saptanıyor. Motor gelişim basamaklarında gecikme izlenen ancak kognitif gelişimi motor etkilenimine göre daha iyi korunan bu hastanın öyküsünde doğum sonrası belirgin bir asfiksi veya hiperbilirubinemi saptanmamıştır. Bu hastada kraniyal manyetik rezonans (MR) incelemesinde en olası görülmesi beklenen nöroradyolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serebellar hipoplazi veya atrofi

Cevap

Ataksik serebral palsi ile uyumlu olan klinik tablo (ataksi, hipotoni, intensiyonel tremor) en sık serebellar hipoplazi veya atrofi ile ilişkilidir.
Vakada tanımlanan geniş tabanlı yürüyüş, intensiyonel tremor, dismetri ve hipotoni kombinasyonu klasik 'Ataksik Serebral Palsi' tablosudur. Bu tip, serebral palsinin diğer formlarına göre daha nadir görülür ve nöroanatomik olarak serebellumdaki (beyincik) hasar veya gelişimsel kusurlarla (hipoplazi, atrofi) doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Geniş tabanlı yürüyüş, ataksi, hipotoni ve intensiyonel tremor saptanmıştır.
Bu bulgular koordinasyon ve denge bozukluğunu, yani serebellar sistem etkilenmesini gösterir.
2
Serebral Palsi tipinin belirlenmesi
Klinik tablo 'Ataksik Serebral Palsi' ile uyumludur.
Ataksik tip, SP vakalarının yaklaşık %55-%1010'unu oluşturur ve tipik olarak serebellar bulgularla seyreder.
3
Nöroradyolojik korelasyonun yapılması
Serebellar malformasyonlar veya atrofi en olası bulgudur.
Ataksik tipte altta yatan neden genellikle serebellar yapıların gelişimsel kusurlarıdır.

Anahtar Kavram

Ataksik Serebral Palsi ve Serebellar Bulgular

Daha Fazla Pratik

Serebral palsi tipleri ile nöroanatomik hasar bölgeleri arasındaki eşleşmeleri tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Serebral palsi (SPSP) klinik tiplerinin prognozu, eşlik eden bulguları ve nöroradyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diskinetik tip serebral palsili çocuklarda, motor kısıtlılık belirgin olsa da kognitif fonksiyonlar sıklıkla iyi korunmuştur.

Cevap

Diskinetik tip serebral palsili çocuklarda kognitif fonksiyonlar sıklıkla iyi korunmuştur.
Diskinetik (ekstrapiramidal) serebral palsi genellikle bazal ganglion hasarı (örneğin kernikterus veya asfiksiye bağlı) sonucu oluşur. Bu hastalarda ağır motor engellilik ve koreatetoik hareketler izlense de, serebral korteks sıklıkla korunduğu için zeka ve bilişsel fonksiyonlar spastik kuadriplejik hastalara göre çok daha iyi seviyededir.

Adım Adım Çözüm

1
Serebral palsi tiplerinin nöroanatomik odaklarını belirle.
Spastik tipler kortikal/piramidal, diskinetik tip bazal ganglionlar, ataksik tip ise serebellum kaynaklıdır.
Klinik bulgular hasarın yerine göre değişir.
2
Tipler arasındaki kognitif ve komorbid farkları analiz et.
Spastik kuadriplejide yaygın kortikal hasar nedeniyle zeka etkilenimi fazlayken, diskinetik tipte hasar derin gri cevherde (bazal ganglion) sınırlı kaldığından zeka daha iyi korunur.
Prognoz ve eşlik eden sorunların ayrımı tanısal açıdan kritiktir.
3
Seçeneklerdeki gelişimsel ve radyolojik eşleştirmeleri kontrol et.
Periventriküler lökomalazi (PVL) dipleji ile, erken el tercihi hemipleji ile ilişkilidir.
Yanlış eşleştirmeleri eleyerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Serebral palsi tiplerinin klinik seyir ve ek sorunlar (zeka, epilepsi, radyoloji) açısından farklılıkları.

Alternatif Yöntem

Serebral palsi tiplerini hasar bölgesiyle eşleştirerek akılda tutmak: Diplegia=Periventriküler (Bacaklar), Hemiplegia=Vasküler/İnme, Dyskinetic=Bazal Ganglion, Ataxic=Serebellum.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 5Soru

2929 haftalık prematüre doğan ve kraniyal ultrasonografisinde periventriküler lökomalazi saptanan 1212 aylık bir bebek; bacaklarındaki sertlik, desteksiz oturamama ve altı temizlenirken bacaklarının zor açılması şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde belirgin spastisite, adduktor kas tonusunda artış ve makaslama postürü saptanmıştır.

Bu bebeğin nörolojik değerlendirmesinde aşağıdakilerden hangisinin saptanması en az beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Landau refleksinin 44. ayda ortaya çıkmış olması

Cevap

Landau refleksinin 44. ayda ortaya çıkmış olması, serebral palsili bir bebekte motor gelişimin sekteye uğraması nedeniyle en az beklenen bulgudur.
Serebral palsili (SPSP) çocuklarda nörolojik gelişim basamakları normal sırayı izlemez. Landau refleksi gibi postüral refleksler normalde 343-4. aylarda ortaya çıkar ve motor gelişimin bir parçasıdır. SPSP hastalarında bu tür 'olumlu' motor basamakların zamanında gerçekleşmesi beklenmez; aksine bu reflekslerin ortaya çıkışı belirgin şekilde gecikir. Diğer seçeneklerdeki bulgular (Moro ve ATNR sebatı, paraşüt gecikmesi, artmış DTR) ise SPSP tanısını destekleyen tipik patolojik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini ve klinik tipini belirle
Prematüre doğum (2929 hafta) ve periventriküler lökomalazi (PVLPVL) öyküsü, alt ekstremite spastisitesi ile birleştiğinde tipik 'Spastik Dipleji' tablosunu gösterir.
PVL, özellikle prematürelerde kortikospinal yolların bacaklara giden liflerini etkileyerek spastik diplejiye yol açar.
2
Primitif ve postüral reflekslerin durumunu değerlendir
Serebral palside ilkel (primitif) refleksler kaybolmaz (sebat eder), koruyucu/postüral refleksler ise geç ortaya çıkar veya hiç çıkmaz.
Üst motor nöron kontrolünün gelişememesi, ilkel spinal/beyin sapı reflekslerinin baskılanmasını önler ve üst düzey motor yanıtların oluşumunu geciktirir.
3
Seçeneklerdeki refleks zamanlamalarını karşılaştır
Moro ve ATNR'nin sebatı, paraşüt refleksinin gecikmesi ve DTR artışı beklenen patolojilerdir. Landau refleksinin normal zamanında (343-4. ay) gelişmesi ise motor sistemin sağlamlığını gösterir ve bu hastada beklenmez.
Landau refleksi gövde ve bacak ekstansiyonunu içeren kompleks bir postüral yanıttır; motor hasarı olan bir dipleji hastasında bu yanıtın normal gelişmesi mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Serebral Palside Refleks Evrimi (Primitif Reflekslerin Sebatı ve Postüral Reflekslerin Gecikmesi)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 6Soru

44 yaşında bir çocuk, gövdesinde istemsiz kasılmalar, konuşma güçlüğü ve kollarında dalgalanan sertlik şikayetleriyle getiriliyor. Öyküsünden miadında doğduğu, yenidoğan döneminde şiddetli indirekt hiperbilirubinemi nedeniyle kan değişimi uygulandığı öğreniliyor. Fizik muayenede; emosyonel stresle artan koreoatetotik hareketler, distonik postür ve yukarı bakış kısıtlılığı saptanıyor. Bilişsel fonksiyonları yaşına uygun bulunan bu çocukta, kraniyal manyetik rezonans (MRMR) görüntülemede aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilateral globus palliduslarda T2T2 ağırlıklı kesitlerde hiperintensite

Cevap

Bilateral globus palliduslarda T2T2 ağırlıklı kesitlerde hiperintensite görülmesi en olası bulgudur.
Hastanın öyküsündeki şiddetli sarılık ve kan değişimi gereksinimi, klinik tablodaki koreoatetotik hareketler ve yukarı bakış kısıtlılığı ile birleştiğinde 'Kernikterus' tanısını koydurur. Kernikterusta bilirubin, bazal ganglionların özellikle globus pallidus bölgesine yerleşerek nörotoksik hasar oluşturur. Bu durum MRMR görüntülemede bilateral globus palliduslarda T2T2 sinyal artışı olarak izlenir. Zekanın korunmuş olması da diskinetik tip SPSP için tipik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tipin belirlenmesi
Diskinetik (ekstrapiramidal) serebral palsi
Koreoatetoz, distoni ve yukarı bakış kısıtlılığı gibi bulgular ekstrapiramidal sistem hasarına işaret eder.
2
Etiyolojik ipuçlarının değerlendirilmesi
Kernikterus (bilirubin ensefalopatisi) sekeli
Yenidoğan döneminde şiddetli sarılık ve kan değişimi öyküsü ile zekanın korunmuş olması kernikterusu güçlü bir şekilde destekler.
3
Nöroradyolojik korelasyonun kurulması
Globus pallidus tutulumu
Bilirubin toksisitesi bazal ganglionlar içinde en spesifik olarak globus pallidusu (ve bazen subtalamik nükleusları) etkiler.

Anahtar Kavram

Kernikterus kaynaklı diskinetik serebral palside karakteristik üçlü: koreoatetoz, sensörinöral işitme kaybı/yukarı bakış kısıtlılığı ve globus pallidus tutulumu.

Alternatif Yöntem

Semptomlar ve öykü arasındaki korelasyonu (Sarılık + Göz bulgusu + Normal IQ) kullanarak seçeneklerdeki anatomik bölgeleri eleme yöntemi uygulanabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

Serebral palsi (SPSP) klinik formlarının özellikleri, nöroradyolojik bulguları ve ayırıcı tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diskinetik SPSP formunda derin tendon refleksleri genellikle normal veya hafif artmış saptanırken, spastik tiplerin aksine kalıcı eklem kontraktürleri daha nadir ve geç dönemde gelişir.

Cevap

Diskinetik serebral palside derin tendon refleksleri genellikle korunur ve spastik formlara kıyasla eklem kontraktürleri daha nadir/geç görülür.
Doğru olan ifade diskinetik SPSP ile ilgilidir. Bu formda lezyon bazal ganglionlardadır, bu nedenle spastik tiplerde görülen artmış derin tendon refleksleri ve erken dönem kontraktürler beklenmez. İstemsiz hareketler (koreoatetoz, distoni) ön plandadır ve bunlar uyku sırasında kaybolur.

Adım Adım Çözüm

1
Serebral palsi tiplerinin fizyolojik ve topografik özelliklerini karşılaştırın.
Spastik formlarda piramidal sistem (motor korteks/traktuslar), diskinetik formlarda ise ekstrapiramidal sistem (bazal ganglionlar) etkilenir.
Klinik bulguların (refleksler, tonus değişkenliği) ayrımı bu temel farka dayanır.
2
Tipler arası nöbet ve zeka geriliği riskini değerlendirin.
Spastik kuadripleji en ağır gruptur; dipleji ve hemiplejide prognoz daha iyidir.
Beyindeki hasarın yaygınlığı (global atrofi vs fokal lezyon) komorbiditeleri belirler.
3
Nöroradyolojik bulguları etiyoloji ile eşleştirin.
Prematürite \rightarrow PVLPVL (Dipleji); Term/Asfiksi \rightarrow Status Marmoratus (Diskinetik) veya Parasagittal Hasar (Kuadripleji).
Beynin maturasyon evresine göre hasar alan bölgeler farklılık gösterir.

Anahtar Kavram

Serebral Palsi Klinik Sınıflandırması ve Fenotip-Genotip/Radyoloji Korelasyonu

Daha Fazla Pratik

Serebral palsili bir hastada hangi klinik tipin kernikterus veya ağır asfiksi (talamik hasar) sonrası daha sık görüldüğünü inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8Soru

22 yaşında bir çocuk; gövdede ve ekstremitelerde istemsiz, yavaş, kıvrılma tarzında hareketler (atetozatetoz) ve distonik postür nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Özgeçmişinde yenidoğan döneminde ağır hiperbilirubinemi nedeniyle kan değişimi yapıldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde aksiyel hipotoniye eşlik eden ekstremite rijititesi saptanıyor. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erken çocukluk döneminde belirgin eklem kontraktürleri gelişmesi beklenir.

Cevap

Erken çocukluk döneminde belirgin eklem kontraktürleri gelişmesi beklenir ifadesi yanlıştır.
Serebral palsinin diskinetik formunda (koreoathetotik veya distonik), spastik formun aksine sürekli ve sabit bir kas sertliği (hipertonisite) yoktur. Kas tonusu dinamik olarak değişir. Bu nedenle, eklemlerin belirli bir pozisyonda kalarak kısalması sonucu oluşan kontraktürler, diskinetik tipte nadir görülür veya çok ileri yaşlarda ortaya çıkar. Erken kontraktür gelişimi spastik SP (özellikle dipleji ve kuadripleji) için tipik bir özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların ve özgeçmişin sentezlenmesi
Atetoz, distoni ve kernikterus (ağır sarılık) öyküsü hastada 'Diskinetik Serebral Palsi' olduğunu gösterir.
İstemsiz hareketler bazal ganglion hasarının (özellikle globus pallidus) karakteristik bulgusudur.
2
Diskinetik SP motor özelliklerinin analizi
Bu tipte tonus değişkendir (hipotoni ve hipertoni atakları); piramidal sistem etkilenmediği için DTR'ler normaldir ve sabit spastisite yoktur.
Eklem kontraktürleri, kasın sürekli kısa pozisyonda kaldığı sabit spastisite durumlarında (spastik tip) gelişir.
3
Yanlış olan seçeneğin belirlenmesi
Diskinetik tipte eklem kontraktürleri erken dönemde beklenen bir bulgu değildir; çok geç dönemde veya hiç gelişmeyebilir.
Tonusun değişkenliği ve istemsiz hareketler eklemlerin sürekli tek bir pozisyonda kalmasını engeller.

Anahtar Kavram

Diskinetik Serebral Palsi Klinik Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

2222 aylık bir çocuk; istemli hareketler sırasında belirginleşen koreoatetoid hareketler, ağır dizartri ve motor becerilerindeki kısıtlılığa oranla çok daha belirgin olan kognitif gerilik nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Özgeçmişinde term doğum ve ağır perinatal asfiksi öyküsü bulunan hastanın kraniyal MRGMRG incelemesinde bazal ganglionlarda "status marmoratus" görünümü saptanıyor. Bu klinik ve radyolojik tabloya sahip hastada, MRGMRG incelemesinde hasar görmesi en olası beyin bölgeleri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Talamus ve putamen

Cevap

Derişimsel ve anatomik olarak 'status marmoratus' tablosunda hasar görmesi en olası bölgeler talamus ve putamendir.
Term bebeklerde meydana gelen akut ve derin perinatal asfiksi, enerjiden en zengin ve metabolik olarak en aktif olan derin gri madde çekirdeklerini (talamus ve putamen) etkiler. Bu hasar sonucunda gelişen atrofi ve anormal miyelin liflerinin birikimi kraniyal MRG'de 'mermerleşmiş' bir görünüm (status marmoratus) oluşturur. Bu tablo klinik olarak ağır kognitif gerilik, disartri ve diskinetik hareketlerle kendini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tipin belirlenmesi
Hastada koreoatetoz ve dizartri varlığı, diskinetik serebral palsi (SP) tablosunu işaret etmektedir.
İstemsiz hareketler ve motor bozuklukların karakteri SP tipini belirlemede kritiktir.
2
Etiyolojik ipuçlarının değerlendirilmesi
Term doğum, asfiksi öyküsü ve eşlik eden ağır kognitif gerilik, bilirubin ensefalopatisi yerine asfiksiye bağlı diskinetik SP'yi (status marmoratus) destekler.
Bilirubin ensefalopatisi genellikle kognitif fonksiyonları korurken, ağır asfiksi (HİE) yaygın nöronal hasar ve kognitif kayıp yapar.
3
Radyolojik-anatomik korelasyonun kurulması
Status marmoratus, bazal ganglionların özellikle talamus ve putamen kısımlarında anormal miyelin birikimi ve hücre kaybı ile karakterizedir.
Bu spesifik patolojik tablo, derin gri madde çekirdeklerinin ağır ve ani asfiksiye verdiği yanıtın bir sonucudur.

Anahtar Kavram

Diskinetik serebral palsinin term bebeklerdeki en önemli etiyolojik nedenlerinden biri olan ağır perinatal asfiksi, bazal ganglionlarda (özellikle talamus ve putamen) 'status marmoratus' tablosuna yol açar.
Soru 10Soru

1616 aylık bir çocuk, bacaklarda belirgin sertlik ve gelişim basamaklarında gerilik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden 3030 haftalık doğduğu, yenidoğan döneminde solunum sıkıntısı nedeniyle izlendiği ve kranial ultrasonografisinde periventriküler lökomalazi (PVLPVL) saptandığı öğreniliyor. Fizik muayenede; alt ekstremitelerde belirgin olmak üzere derin tendon reflekslerinde artış, bilateral klonus ve makaslama postürü saptanıyor. Üst ekstremite becerilerinin ise daha iyi olduğu gözleniyor. LandauLandau refleksinin henüz ortaya çıkmadığı ve alt ekstremitelerde koruyucu ekstansiyon (parachuteparachute) yanıtının alınamadığı fark ediliyor.

Bu hastadaki klinik tablonun anatomik temeli ve eşlik etmesi en muhtemel ek bulgu aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kortikospinal traktusun bacaklara giden liflerinin periventriküler bölgede ventrikül duvarına en yakın (medial) konumda olması; strabismus ve görme alanı defektleri

Cevap

Kortikospinal traktusun bacaklara giden liflerinin periventriküler bölgede ventrikül duvarına en yakın (medial) konumda olması ve buna eşlik eden strabismus/görme alanı defektleri.
Doğru yanıt, spastik diparezinin patofizyolojisini anatomik verilerle açıklar. Periventriküler bölgede yer alan kortikospinal traktus lifleri, vücut kısımlarına göre topografik bir dizilim sergiler; bacaklara giden lifler ventrikül duvarına en yakın (medial) olanlardır. Bu nedenle, prematüre bebeklerde görülen periventriküler lökomalazi (PVLPVL) en çok bacak fonksiyonlarını etkiler. Ayrıca, optik radyasyon liflerinin bu bölgeye yakınlığı, strabismus gibi görme problemlerinin sık görülmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tipini belirle.
Prematürite öyküsü, PVL tanısı ve alt ekstremite ağırlıklı spastisite (makaslama postürü, klonus) 'Spastik Diparezi' tipini gösterir.
Serebral palsinin bu formu prematüre bebeklerin en sık görülen motor bozukluk tipidir.
2
Anatomik lokalizasyonu ve lif topografisini analiz et.
Periventriküler beyaz cevherde, bacaklara giden kortikospinal lifler ventrikül duvarına en yakın (en medialde) yerleşmiştir.
Bu bölgedeki vasküler 'watershed' alanlarının iskemisi, medial liflerin daha ağır hasar görmesine neden olarak diparetik tabloyu oluşturur.
3
Eşlik eden komorbiditeleri değerlendir.
Optik radyasyon lifleri de periventriküler bölgeden geçtiği için bu hastalarda strabismus ve görme alanı defektleri sıktır.
Beyaz cevher hasarının yayılımı motor yollarla sınırlı kalmayıp duyusal ve vizüel yolları da etkileyebilir.

Anahtar Kavram

Periventriküler lökomalazi (PVL) zemininde gelişen spastik diparezinin anatomik topografisi ve komorbiditeleri.

Daha Fazla Pratik

Serebral palsi tipleri ile neonatal risk faktörleri (asfiksi vs prematürite) arasındaki ilişkiyi tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 11Soru

Serebral palsi (SPSP), gelişmekte olan fetal veya infantil beyinde meydana gelen non-progresif bir hasar sonucu oluşan, kalıcı hareket ve postür bozukluklarını tanımlayan heterojen bir gruptur. Klinik tablo, beyindeki hasarın yerine ve yaygınlığına göre farklı motor bozukluk tipleriyle seyredebilir.

Buna göre, tüm serebral palsi vakaları arasında en sık karşılaşılan klinik tip aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spastik tip

Cevap

Serebral palsi vakalarında en sık görülen klinik tip spastik tiptir.
Serebral palsili çocukların büyük çoğunluğunda (%7080\%70-80) spastik tip görülür. Bu tip, piramidal sistem hasarı (motor korteks ve kortikospinal yollar) sonucu ortaya çıkar ve artmış kas tonusu, hiperrefleksi ve patolojik reflekslerle karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Serebral palsi klinik sınıflandırmasını ve prevalans oranlarını gözden geçiriniz.
SP vakaları baskın motor bozukluğa göre spastik, diskinetik, ataksik ve mikst olarak ayrılır.
Klinik tiplerin sıklığı, altta yatan etiyoloji ve beyin hasarının lokalizasyonu ile ilişkilidir.
2
Motor korteks veya piramidal yol hasarı ile ilişkili olan spastik tipin sıklığını belirleyiniz.
İstatistiksel veriler, spastik tipin tüm olguların yaklaşık %7580\%75-80'ini oluşturduğunu göstermektedir.
En yaygın beyin hasarı paternleri (örneğin prematürelerde periventriküler lökomalazi) piramidal sistem etkilenmesine yol açar.

Anahtar Kavram

Serebral palside en sık görülen motor bozukluk tipi spastik tiptir ve piramidal sistem hasarını yansıtır.
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru

33 yaşındaki bir çocuk; başını tutamama, desteksiz oturamama ve yutma güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede; mikrosefali, dört ekstremitede de belirgin spastisite, hiperrefleksi ve bilateral Babinski pozitifliği saptanmıştır. Ağır mental retardasyon ve epilepsinin eşlik ettiği bu çocuk için en olası serebral palsi tipi ve bu tipte en sık görülen etiyolojik neden aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spastik kuadripleji – Ağır perinatal asfiksi

Cevap

Spastik kuadripleji – Ağır perinatal asfiksi
Vakadaki çocukta dört ekstremitenin de etkilenmiş olması (kuadripleji), psödobulber paralizi bulguları (yutma güçlüğü) ve mikrosefali ile birlikte ağır mental retardasyon görülmesi, spastik kuadripleji tipini tanımlar. Miadında doğan bebeklerde bu tablonun en yaygın nedeni, beyinde yaygın hasara yol açan ağır perinatal asfiksidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Dört ekstremite tutulumu, mikrosefali, yutma güçlüğü ve ağır mental retardasyon.
Serebral palsi tiplerini topografik ve klinik özelliklerine göre ayırt etmek gerekir.
2
Motor tipin belirlenmesi
Bulgular en ağır form olan spastik kuadriplejiye işaret eder.
Jeneralize beyin hasarı (ensefalomalazi) tüm motor ve kognitif fonksiyonları etkiler.
3
Etiyolojik ilişkilendirme
Miadında doğan bir çocukta bu tablonun en olası nedeni ağır perinatal asfiksidir.
Asfiksiye bağlı multikistik ensefalomalazi kuadriplejinin tipik nedenidir.

Anahtar Kavram

Spastik kuadripleji, jeneralize beyin hasarını yansıtan ve dört ekstremitenin yanı sıra sıklıkla bulber kasların da etkilendiği, kognitif geriliğin en ağır olduğu serebral palsi tipidir.

Daha Fazla Pratik

Serebral palsi tiplerinin kraniyal MR görüntüleme bulguları arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

Miadında, 3.2003.200 gram olarak doğan ve ağır perinatal asfiksi öyküsü bulunan 1818 aylık bir çocuk; başını tutamama, desteksiz oturamama ve vücudunda yaygın sertlik şikayetleri ile değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde her dört ekstremitede artmış tonus, aksiller asıltıda bacaklarda makaslama postürü ve asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNRATNR) halen alınabildiği saptanıyor.

Bu klinik tabloya göre en olası Serebral Palsi (SPSP) tipi ve kraniyal MRGMRG'de saptanması beklenen tipik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spastik kuadripleji — Multikistik ensefalomalazi

Cevap

Spastik kuadripleji — Multikistik ensefalomalazi
Spastik kuadripleji ve multikistik ensefalomalazi seçeneği doğrudur. Çünkü miadında doğan bebeklerde görülen ağır perinatal asfiksi (hipoksik iskemik ensefalopati), beyinde yaygın kortikal ve subkortikal nekroza yol açarak klinik olarak her dört ekstremiteyi ve bulbar kasları tutan spastik kuadriplejiye neden olur. Bu yaygın doku kaybı radyolojik olarak multikistik ensefalomalazi olarak izlenir. Ayrıca ATNRATNR gibi primitif reflekslerin 66. aydan sonra devam etmesi patolojiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Dört ekstremitede artmış tonus (kuadripleji) ve makaslama postürü saptandı.
Serebral palsinin topografik sınıflandırmasını yapmak için tutulan ekstremite sayısı kritiktir.
2
Gelişimsel refleksleri değerlendir
1818. ayda ATNRATNR persistansı saptandı.
ATNRATNR'nin 66. aydan sonra devam etmesi ağır motor nöron hasarının ve serebral palsinin önemli bir göstergesidir.
3
Etiyoloji ve radyoloji ilişkisini kur
Miadında doğumda ağır asfiksi (HİE) öyküsü ve kuadriplejik tablo multikistik ensefalomalazi ile ilişkilidir.
Yaygın kortikal ve subkortikal hasar, miadında asfiktik bebeklerde multikistik görünüm oluşturur.

Anahtar Kavram

Serebral palsi tiplerinin etiyolojik ve radyolojik korelasyonu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

3030 haftalık, 14001400 gram doğan ve yenidoğan döneminde kistik periventriküler lökomalazi (PVLPVL) tanısı alan 2424 aylık bir çocuk; yürüme gecikmesi nedeniyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde; her iki alt ekstremitede belirgin spastisite, artmış derin tendon refleksleri, bilateral babinski pozitifliği ve vertikal süspansiyonda 'makaslama' postürü saptanmıştır. Hastanın üst ekstremite fonksiyonlarının ve objeleri manipülasyon becerisinin yaşına yakın olduğu gözlenmiştir. Bu hastada aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin görülme olasılığı en düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psödobulbar paralizi ve şiddetli yutma güçlüğü

Cevap

Psödobulbar paralizi ve şiddetli yutma güçlüğü, bu hasta profili için en az olası bulgudur.
Vakadaki çocuk, prematürelik ve periventriküler lökomalazi (PVLPVL) öyküsüyle birlikte alt ekstremitelerin üst ekstremitelerden daha fazla etkilendiği klasik bir 'Spastik Dipleji' tablosuna sahiptir. Bu grupta, lezyonlar ventrikül duvarına komşu motor lifleri etkiler. Psödobulbar paralizi, drooling (salya akışı) ve şiddetli yutma güçlüğü ise genellikle miyadında doğan, ağır hipoksik iskemik ensefalopati (asfiksi) sonucu gelişen 'Spastik Kuadripleji' veya bazal ganglion hasarı olan 'Diskinetik' tip SP'de görülen bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını analiz etme
Hasta 3030 haftalık (preterm) doğumlu, PVLPVL öyküsü var ve bacakları kollarından daha fazla etkilenmiş.
Bu bulgular klasik 'Spastik Dipleji' tipine işaret eder.
2
Spastik diplejinin anatomik temelini değerlendirme
Periventriküler lökomalazi (PVLPVL), lateral ventriküllerin köşesindeki beyaz cevherde (kortikospinal traktus) hasara yol açar.
Bu bölgede alt ekstremiteye giden motor lifler ventrikül duvarına en yakın seyrettiği için dipleji gelişir.
3
İlişkili ek bulguları tarama
Diplejik çocuklarda görme yolları (optik radyasyon) komşuluk nedeniyle sık etkilenirken, oromotor lifler ve kognitif merkezler genellikle daha az etkilenir.
Etyolojik olarak PVLPVL ile ilişkili diplejide IQ genellikle korunurken, psödobulbar paralizi daha çok miyadında ağır asfiksi sonrası gelişen spastik kuadripleji tipinde görülür.

Anahtar Kavram

Spastik diplejinin (PVL zeminli) diğer serebral palsi tiplerinden klinik ve anatomik ayrımı

Daha Fazla Pratik

Spastik kuadripleji ile spastik dipleji arasındaki etiyolojik (miyadında asfiksi vs prematüre PVL) farkları çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

Miyadında (3939 hafta), 32003200 gram doğan ve öyküsünde ağır perinatal asfiksi nedeniyle hipotermi tedavisi uygulanan 22 yaşındaki bir çocuk; kaba motor gelişim geriliği nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenesinde tüm ekstremitelerde spastisite saptanıyor ancak üst ekstremitelerin proksimal kısımlarının ve gövde kaslarının, alt ekstremitelerden daha belirgin ve ağır etkilendiği (man-in-a-barrel görünümü) gözleniyor. Bu hastada görülen klinik tabloya neden olan en olası nöropatolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parasagittal serebral yaralanma

Cevap

Parasagittal serebral yaralanma
Parasagittal serebral yaralanma, miyadında doğan bebeklerde görülen karakteristik bir hipoksik iskemik hasar formudur. Bu hasar, anterior, orta ve posterior serebral arterlerin sulama alanlarının sınır bölgelerinde (watershed zones) meydana gelir. Korteksteki homunculus dizilimine bağlı olarak, bu bölgeler gövde ve omuzların (üst ekstremite proksimali) motor kontrol alanlarına denk gelir; bu nedenle klinik tabloda bu bölgelerde belirgin spastisite görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın doğum haftası ve klinik profilini analiz et
Hasta miyadında (term) bir bebektir ve asfiksi öyküsü vardır.
Serebral palsi etiyolojisinde nöropatolojik bulgular bebeğin matürasyonuna göre değişir.
2
Spastisite dağılımını değerlendir
Üst ekstremite proksimali ve gövde, alt ekstremitelerden daha ağır etkilenmiştir (man-in-a-barrel).
Bu dağılım, serebral kortekste büyük arterlerin uç dallarının birleştiği 'watershed' (sınır) bölgelerinin etkilendiğini gösterir.
3
Patoloji ile klinik bulguyu eşleştir
Miyadındaki asfiktik bebeklerde bu pattern 'Parasagittal Serebral Yaralanma' olarak adlandırılır.
Term bebeklerde hipotansiyon ve hipoksi en çok watershed bölgelerini (motor korteksin gövde ve omuz temsil alanları) vurur.

Anahtar Kavram

Term bebeklerdeki hipoksik iskemik ensefalopati (HİE) sonrası gelişen parasagittal serebral yaralanmanın klinik izdüşümü proksimal üst ekstremite ve gövde hakimiyetli spastisitedir.
Soru 16Soru

Doğum öyküsünde ağır perinatal asfiksi bulunan 33 yaşındaki bir çocukta; emosyonel stresle artan, uyku sırasında kaybolan koreoatetotik hareketler saptanıyor. Bu çocukta, spastik kuadriplejik serebral palsili bir hastaya kıyasla aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması daha olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Derin tendon reflekslerinin normal veya hafif artmış olması

Cevap

Derin tendon reflekslerinin normal veya hafif artmış olması
Doğru yanıt olan derin tendon reflekslerinin normal veya hafif artmış olması, diskinetik tip serebral palsinin (SP) spastik tipten ayrılmasında temel bir nörolojik bulgudur. Diskinetik SP'de hasar bazal gangliyonlardadır (ekstrapiramidal), bu nedenle piramidal traktus bulgusu olan belirgin hiperrefleksi ve spastisite beklenmez. Ayrıca bu çocuklarda zeka (IQ) genellikle spastik kuadriplejik çocuklara göre daha iyi korunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Diskinetik (Ateoid) Serebral Palsi
Koreoatetotik hareketler, emosyonel stresle artış ve uykuda kaybolma ekstrapiramidal sistem hasarını (diskinetik tip) gösterir.
2
Piramidal ve Ekstrapiramidal sistem muayenesinin karşılaştırılması
Diskinetik tipte piramidal bulgular (belirgin hiperrefleksi, klonus) genellikle yoktur.
Spastisite piramidal traktus hasarıyla ilişkiliyken, diskinezi bazal gangliyon hasarıyla (ekstrapiramidal) ilişkilidir.
3
Eşlik eden bulguların analizi
Zeka ve kognitif yetiler diskinetik tipte daha iyi korunma eğilimindedir.
Spastik kuadriplejideki yaygın serebral korteks hasarı yerine, diskinetik tipte daha lokalize bazal gangliyon ve talamus hasarı (status marmoratus) görülür.

Anahtar Kavram

Diskinetik ve Spastik Serebral Palsi Ayrımı
Soru 17Soru

Term (39 hafta) doğan ve yenidoğan döneminde ağır perinatal asfiksiye bağlı hipoksik iskemik ensefalopati (HİE) evre 3 tanısıyla izlenen 18 aylık bir çocuk; kaba motor gelişim geriliği ve ekstremitelerinde değişken hipertonisite ile karakterize istemsiz hareketler nedeniyle değerlendirilmektedir. Kraniyal MRG incelemesinde talamus ve bazal ganglionlarda 'Status Marmoratus' ile uyumlu hiperintens sinyal değişiklikleri saptanmıştır. Bu olgunun klinik özellikleri ve nörolojik gelişimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNR) persistansı nedeniyle Landau refleksinin gelişimi ve istemli yuvarlanma becerisi engellenmiştir.

Cevap

Asimetrik tonik boyun refleksinin (ATNR) persistansı nedeniyle Landau refleksinin gelişimi ve istemli yuvarlanma becerisi engellenmiştir.
Doğru seçenek olan ATNR persistansı ifadesi, diskinetik serebral palsinin en tipik fizyopatolojik sonuçlarından biridir. ATNR (asimetrik tonik boyun refleksi), başın çevrildiği taraftaki ekstremitelerin ekstansiyonu, karşı tarafın fleksiyonu ile karakterizedir. Bu refleksin 'oblikatuar' (zorlayıcı) olarak kalması, çocuğun vücudunu düz bir hat üzerinde ekstansiyona getirmesini (Landau refleksi) ve orta hattı kullanarak dönmesini (yuvarlanma) imkansız kılar. Status Marmoratus bulgusu bu klinik tabloyu destekleyen klasik bir radyolojik belirteçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik verileri sentezle.
Term doğum, HİE öyküsü, istemsiz hareketler ve MRG'de 'Status Marmoratus' bulgusu bizi 'Diskinetik (Atetoid) Serebral Palsi' tanısına götürür.
Status Marmoratus, term bebeklerde asfiksi sonrası bazal ganglion ve talamusta oluşan karakteristik hasardır.
2
Primitif reflekslerin motor gelişime etkisini değerlendir.
ATNR'nin 6. aydan sonra sebat etmesi patolojiktir ve Landau gibi postural reflekslerin çıkışını baskılar.
ATNR vücudun asimetrik duruşuna neden olurken, Landau tam ekstansiyon gerektirir; bu iki durum birbirine zıttır.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Preterm/PVL/Diplegia (B), Yüksek nöbet riski/Kortikal hasar (C) ve Uyku-tonus ilişkisi (D) seçenekleri diskinetik tip ile uyumsuzdur.
Diskinetik tipte motor-kognitif dissosiasyon (motor kötü, zeka iyi) sıktır.

Anahtar Kavram

Diskinetik SP'de Primitif Refleks Persistansı ve Klinik Korelasyon

Daha Fazla Pratik

Preterm bir bebekte spastik diplejiye eşlik eden 'göz bulguları' (şaşılık, optik atrofi) ve PVL arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözünüz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 18Soru

3232 haftalık olarak prematüre doğan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 44 hafta izlenen 1414 aylık bir çocuk; bacaklarında belirgin sertlik ve emeklerken bacaklarını sürükleme şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede; alt ekstremitelerde belirgin spastisite, makaslama postürü, bilateral 22 saniyelik aşil klonusu ve parmak ucunda basma eğilimi saptanırken; üst ekstremite motor fonksiyonları, dil gelişimi ve sosyal becerileri yaş grubuna uygun bulunuyor. Bu çocuk için en olası klinik tanı ve kranial manyetik rezonans görüntülemede (MRG) saptanması beklenen en spesifik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spastik dipleji — Periventriküler lökomalazi

Cevap

Spastik dipleji ve periventriküler lökomalazi birlikteliği
Vakada sunulan 3232 haftalık prematürelik öyküsü, alt ekstremitelerde belirginleşen spastisite (makaslama, klonus, parmak ucu basma) ve üst ekstremitelerin/zihinsel gelişimin korunmuş olması spastik dipleji için tipiktir. Bu klinik form, prematüre doğan bebeklerde en sık görülen serebral palsi tipi olup, patogenezinde ventrikül çevresindeki beyaz cevherin hasarı (periventriküler lökomalazi) yatar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik muayene bulgularını değerlendir.
Alt ekstremitelerde spastisite, makaslama ve klonus mevcutken, üst ekstremitelerin ve bilişsel gelişimin korunmuş olması 'Spastik Dipleji' tanısını doğrular.
Dipleji tanımı, vücudun her iki tarafının etkilendiği ancak alt ekstremitelerin üstlere göre belirgin olarak daha fazla etkilendiği durumları tanımlar.
2
Etyolojik risk faktörlerini analiz et.
3232 haftalık prematüre doğum öyküsü, spastik dipleji için en önemli risk faktörüdür.
Prematüre bebeklerde germinal matriksin hassasiyeti ve periventriküler beyaz cevherin iskemiye duyarlılığı diplegia gelişimine zemin hazırlar.
3
Radyolojik korelasyonu kur.
Prematürelik ve dipleji varlığında kranial MRG'de en sık beklenen bulgu periventriküler lökomalazidir (PVL).
PVL, ventrikül komşuluğundaki beyaz cevher liflerinin (özellikle bacaklara giden kortikospinal yolların) hasar görmesi sonucu oluşur.

Anahtar Kavram

Serebral palsi tipleri içinde prematüre doğumla en güçlü ilişkisi olan form spastik diplejidir ve bu formda karakteristik radyolojik bulgu periventriküler lökomalazidir.

Daha Fazla Pratik

Serebral palsili çocuklarda erken dönemde görülen 'el tercihi' (handedness) bulgusunun hangi tipte daha sık görüldüğünü inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

2020 aylık bir kız çocuk, sağ elini kullanmayı reddetme ve sağ bacağındaki sertlik şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Hikayesinden annesinin bebeğin 77 aylıkken "çok yetenekli olduğunu ve sadece sol elini kullandığını" fark ettiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde sağ üst ve alt ekstremitede spastisite (AshworthAshworth skoru: 22), sağda aşil klonusu ve sağ el tırnak yataklarında sol tarafa göre belirgin küçüklük izleniyor. Bu olgu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hastanın motor kısıtlılığının altında yatan en olası radyolojik patoloji bilateral periventriküler lökomalazidir (PVLPVL).

Cevap

Motor kısıtlılığın en olası nedeninin periventriküler lökomalazi olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü bu bulgu hemiplejiden ziyade dipleji ile ilişkilidir.
Vaka sunumundaki çocukta tek taraflı tutulum (sağ hemipleji), trofik değişiklikler ve 1212 aydan önce gelişen el tercihi mevcuttur. Bu tablo 'Spastik Hemipleji' tanısı ile uyumludur. Periventriküler lökomalazi (PVLPVL), beyin ak maddesinin bilateral iskemik hasarıdır ve klinik olarak bacakların kollardan daha fazla etkilendiği 'Spastik Dipleji' formunun en tipik radyolojik bulgusudur. Hemiplejide ise en olası neden perinatal arteriyel iskemik inmelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et.
Tek taraflı spastisite (sağ taraf), erken el tercihi (77 ay) ve trofik değişiklikler (tırnak küçüklüğü) saptandı.
Bu bulgular tipik bir spastik hemiplejik serebral palsi tablosuna işaret eder.
2
Etiyoloji ve radyoloji korelasyonunu değerlendir.
Hemiplejide en sık neden fokal vasküler olaylar (inme) veya asimetrik beyin hasarıdır.
Periventriküler lökomalazi (PVLPVL) ise bilateral ve simetrik bir hasardır, klasik olarak alt ekstremitelerin daha çok etkilendiği spastik diplejiye yol açar.
3
Eşlik eden bulguları (nöbet, duyusal kayıp, trofik değişiklikler) gözden geçir.
Hemiplejide fokal nöbetler ve kortikal duyusal kayıp (astereognozi) sıktır.
Bu bilgiler seçeneklerin doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Serebral Palsi Alt Tiplerinin Klinik ve Radyolojik Ayırımı
Soru 20Soru

Yürüme güçlüğü ve gövde dengesinde bozukluk nedeniyle değerlendirilen 22 yaşındaki bir çocukta; fizik muayenede belirgin hipotoni, dismetri ve intensiyonel tremor saptanmıştır. Klinik tablosu durağan (non-progresif) seyreden bu hastada serebral palsi (SPSP) düşünülüyorsa, aşağıdaki radyolojik bulgulardan hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serebellar hipoplazi veya atrofi

Cevap

Ataksik serebral palsi ile uyumlu olan 'Serebellar hipoplazi veya atrofi' bulgusudur.
Serebral palsinin (SPSP) ataksik tipi, nadir görülen bir formdur ve klinik olarak yaygın hipotoni, gövde ataksisi, dismetri, intensiyonel tremor ve bozulmuş koordinasyon ile karakterizedir. Bu klinik tablo, motor kontrolün denge merkezini etkileyen serebellar hipoplazi veya atrofi gibi radyolojik bulgularla yakından ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını (hipotoni, ataksi, dismetri, tremor) analiz et.
Bu bulgular koordinasyon ve denge bozukluğu ile giden ataksik tip serebral palsiyi işaret etmektedir.
Serebral palsinin ataksik formu, spastik ve diskinetik formlardan farklı olarak denge kaybı ve intensiyonel tremor ile karakterizedir.
2
Klinik tip ile nöroanatomik hasar bölgesini eşleştir.
Denge ve koordinasyon merkezi olan serebellumun hasarı veya gelişimsel yetersizliği beklenir.
Ataksik SP olgularının çoğunda radyolojik olarak serebellar hipoplazi, atrofi veya dördüncü ventrikül genişlemesi saptanır.

Anahtar Kavram

Serebral palsi klinik tipleri ve radyolojik korelasyonu (Ataksik tip - Serebellum).
Sayfa 1 / 2Sonraki
Serebral Palsi Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin