Romatoloji

414 soru

Soru 81Soru →

Yirmi iki aylık bir erkek çocuk, yaklaşık bir haftadır süregelen yüksek ateş (39,5∘C39,5^\circ\text{C}) ve belirgin huzursuzluk şikâyetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktivit ve dudaklarda eritem/çatlama saptanıyor; servikal lenfadenopati veya polimorfik döküntü gözlenmiyor. Hastanın laboratuvar değerleri aşağıda sunulmuştur:

İncelemeSonuç
Hemoglobin (Hb)9,4 g/dL9,4\text{ g/dL}
Lökosit sayısı17.600/mm317.600/\text{mm}^3
C-reaktif protein (CRP)92 mg/L92\text{ mg/L}
Eritrosit sedimantasyon hızı (ESH)88 mm/sa88\text{ mm/sa}
Albümin2,7 g/dL2,7\text{ g/dL}
İdrar mikroskobisi15 lo¨kosit/SST (piyu¨ri)15\text{ lökosit/SST (piyüri)}

Ekokardiyografik incelemede koroner arterlerin normal olduğu saptanan bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz immünglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanmalıdır.

Cevap

İntravenöz immünglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanmalıdır.
İntravenöz immünglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanması en uygun yaklaşımdır çünkü hasta 'İnkomplet Kawasaki Hastalığı' algoritmasına göre tanı almaktadır. En az 5 gün süren ateşle beraber 2 klasik kriterin bulunması, CRP ve ESH yüksekliği ve eşlik eden 4 destekleyici laboratuvar bulgusu (anemi, hipoalbüminemi, lökositoz ve piyüri), ekokardiyografi normal olsa dahi tedaviyi zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik kriterleri ve ateş süresini değerlendir.
Ateş ≥ 5 gün sürmekte ve 2 klasik kriter (konjonktivit, mukoza değişikliği) mevcut. Bu durum 'İnkomplet Kawasaki Hastalığı' şüphesi doğurur.
Klasik tanı için gereken 4 kriter tam olarak karşılanmamaktadır.
2
İnflamatuar belirteçleri (CRP ve ESH) kontrol et.
CRP 92 mg/L92\text{ mg/L} (>30> 30) ve ESH 88 mm/sa88\text{ mm/sa} (>40> 40) olarak saptandı.
İnkomplet Kawasaki algoritmasında ilk adım bu belirteçlerin yüksekliğinin gösterilmesidir.
3
Destekleyici laboratuvar kriterlerini analiz et.
Anemi (Hb<11Hb < 11), hipoalbüminemi (≤3\leq 3), lökositoz (≥15.000\geq 15.000) ve steril piyüri (≥10\geq 10 lökosit) olmak üzere 4 pozitif bulgu mevcuttur.
Tanı için bu laboratuvar kriterlerinden en az 3 tanesinin pozitif olması yeterlidir.
4
Tanıyı kesinleştir ve tedaviye başla.
Kriterler karşılandığı için ekokardiyografi sonucu beklenmeksizin (veya normal olsa bile) tedaviye geçilmelidir.
Erken İVİG tedavisi koroner arter anevrizmalarını önlemede kritiktir.

Anahtar Kavram

İnkomplet Kawasaki Hastalığı Tanı Algoritması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 82Soru →

1313 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 55 yıldır ağır seyreden bronşiyal astım tanısıyla izlenmektedir. Son iki haftadır bacaklarda basmakla solmayan döküntü, karın ağrısı ve her iki ayakta "eldiven-çorap" tarzında uyuşma şikayetleri gelişmiştir. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 18.500/μL18.500/\mu L, periferik yaymada eozinofil oranı %15\%15 (2.775/μL2.775/\mu L) olarak saptanmıştır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eozinofilik Granülomatozlu Polianjiitis (EGPA)

Cevap

Eozinofilik Granülomatozlu Polianjiitis (EGPA)
Eozinofilik Granülomatozlu Polianjiitis (EGPA), pediatrik yaş grubunda nadir görülen ancak karakteristik bir triada sahip bir vaskülittir. Bu triad; prodromal dönemde astım veya alerjik rinit, periferik kan ve doku eozinofilis (>%10>\%10 veya >1500/μL>1500/\mu L) ve küçük-orta çaplı damar vaskülitidir (purpura, mononöritis mültipleks, gastrointestinal tutulum). Hastadaki yüksek eozinofil oranı ve astım zemini bu tanıyı diğer vaskülitlerden net bir şekilde ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküdeki anahtar bulguların analizi
Hastada kronik bronşiyal astım, vaskülitik purpura, nöropatik bulgular (uyuşma) ve karın ağrısı mevcuttur.
Vaskülit tiplerini ayırmak için prodromal hastalıklar ve sistemik tutulumlar incelenmelidir.
2
Laboratuvar verilerinin değerlendirilmesi
Belirgin periferik eozinofili (2.775/μL2.775/\mu L ve >%10>\%10) saptanmıştır.
Eozinofili, vaskülitler arasında özellikle EGPA için tanısal bir ipucudur.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Astım + Eozinofili + Vaskülit (nöropati/purpura) triadı EGPA (Churg-Strauss) tanısını koydurur.
Diğer ANCA ilişkili vaskülitlerde (GPA, MPA) veya orta damar vaskülitlerinde (PAN) bu spesifik kombinasyon görülmez.

Anahtar Kavram

ANCA ilişkili vaskülitler arasında astım ve eozinofili ile karakterize olan tek vaskülit EGPA'dır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 83Soru →

1010 yaşında bir kız çocuk, jimnastik aktiviteleri sonrası artan eklem ağrıları nedeniyle getirilmiştir. Fizik muayenede eklemlerdeki aşırı gevşekliğin (hipermobilite) değerlendirilmesi amacıyla Beighton skorlaması yapılması planlanmaktadır. Toplam 99 puan üzerinden değerlendirilen bu skorlama sisteminde, aşağıdaki fizik muayene bulgularından hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayak bileği ekleminin 20∘20^\circ üzerinde dorsifleksiyona gelmesi

Cevap

Ayak bileği ekleminin dorsifleksiyon derecesi Beighton skorlamasında kullanılan bir parametre değildir.
Beighton skorlaması 99 puanlık bir sistem olup; küçük parmak hiperekstansiyonu (22 puan), başparmağın ön kola değmesi (22 puan), dirsek hiperekstansiyonu (22 puan), diz hiperekstansiyonu (22 puan) ve gövde fleksiyonu (11 puan) bileşenlerinden oluşur. Ayak bileği eklemi bu değerlendirme sisteminde yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Beighton skorlaması bileşenlerini hatırla.
Skorlama; küçük parmak, başparmak, dirsek, diz ve gövde fleksiyonu olmak üzere 5 bölgeyi kapsar.
Beighton skoru, jeneralize eklem laksisitesini objektif olarak ölçmek için kullanılan standart bir araçtır.
2
Seçeneklerdeki eklemleri skorlama kriterleri ile karşılaştır.
Ayak bileği bu sistemde yer almaz.
Beighton sistemi belirli büyük ve küçük eklemlerin hiperekstansiyon yeteneğine odaklanır, ayak bileği mobilite derecesi bu skora dahil edilmemiştir.

Anahtar Kavram

Beighton Hipermobilite Skoru Bileşenleri

Alternatif Yöntem

Beighton skorunun bileşenlerini bir tablo ile ezberlemek, tanısal soruları çözmede en hızlı yoldur:

ParametrePuanlama (Sağ + Sol)
Küçük parmak hiperekstansiyonu (>90∘>90^\circ)1+11 + 1
Başparmağın ön kola değdirilmesi1+11 + 1
Dirsek hiperekstansiyonu (>10∘>10^\circ)1+11 + 1
Diz hiperekstansiyonu (>10∘>10^\circ)1+11 + 1
Gövde fleksiyonu (avuç içleri yerde)11
Toplam**99**
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 84Soru →

22 yaşındaki bir kız çocuk, 55 gündür devam eden yüksek ateş, her iki gözde akıntısız kızarıklık, dudaklarda çatlama, "çilek dili" görünümü ve el sırtlarında belirgin ödem şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde tek taraflı servikal lenfadenopati (>1.5>1.5 cm) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kawasaki Hastalığı

Cevap

En olası tanı Kawasaki Hastalığı'dır.
Hastada 55 gün süren ateşe eşlik eden akıntısız bulbar konjonktivit, orofaringeal değişiklikler (çilek dili, çatlamış dudak), ekstremite değişiklikleri (el sırtında ödem) ve tek taraflı servikal lenfadenopati (>1.5>1.5 cm) bulunmaktadır. Bu klinik tablo, klasik Kawasaki hastalığının tanı kriterlerini (55 gün ateş + 55 kriterden en az 44'ü) tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ateş süresini değerlendir.
Ateş 55 gündür devam ediyor.
Kawasaki tanısı için ateşin en az 55 gün sürmesi temel kriterdir.
2
Tanı kriterlerini klinik bulgularla karşılaştır.
Hastada akıntısız konjonktivit, çilek dili, el ödemi ve servikal lenfadenopati mevcuttur.
Ateşe ek olarak 55 ana kriterden 44'ünün varlığı tanı koydurur.
3
Klinik sentez yap.
Tanı: Klasik Kawasaki Hastalığı.
Vaka tüm tipik vaskülit kriterlerini karşılamaktadır.

Anahtar Kavram

Kawasaki Hastalığı Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:45s
Soru 85Soru →

1515 yaşında bir kız hasta; son birkaç aydır devam eden halsizlik, kilo kaybı ve kollarını kullandığında artan ağrı (kladikasyo) şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde her iki kol arasındaki sistolik kan basıncı farkı 20 mmHg20 \text{ mmHg} olarak saptanmış ve sol radial nabzın zayıfladığı belirlenmiştir. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Takayasu arteriti

Cevap

Takayasu arteriti
Takayasu arteriti, adolesan kızlarda daha sık görülen, aorta ve dallarını (özellikle subklavyen arter) tutarak damar darlıklarına yol açan bir büyük damar vaskülitidir. Hastadaki kol kladikasyosu, kan basıncı farkı ve nabız zayıflığı bu darlıkların tipik fizik muayene bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik ve klinik verilerini analiz et.
Ergenlik dönemindeki bir kız hastada sistemik semptomlar ve vasküler kladikasyo bulguları mevcuttur.
Takayasu arteriti tipik olarak genç kadınlarda ve adolesan kızlarda görülür.
2
Fizik muayene bulgularını (nabız ve kan basıncı farkı) vaskülit sınıflandırmasına göre değerlendir.
Büyük damar tutulumunu gösteren sistolik kan basıncı farkı (>10 mmHg>10 \text{ mmHg}) ve nabız zayıflığı saptanmıştır.
Bu bulgular aorta ve ana dallarının (subklavyen arter gibi) daralmasıyla uyumludur.
3
Ayırıcı tanıda vaskülitlerin damar çapına göre dağılımını gözden geçir.
Takayasu arteriti en olası tanıdır.
PAN orta çaplı, Wegener ve HSP ise küçük çaplı damarları tutar; bu tablodaki büyük arter bulgularını açıklamazlar.

Anahtar Kavram

Takayasu arteriti, büyük damarları (aorta ve dalları) tutan granülomatöz bir vaskülit olup nabızsızlık hastalığı olarak da bilinir.
Soru 86Soru →

1111 aylık bir erkek bebek, 66 gündür devam eden 39,2∘C39,2^\circ\text{C} ateş, huzursuzluk ve vücudunda döküntü şikayetiyle acil servise getiriliyor. Yapılan değerlendirme sonuçları aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

DeğerlendirmeBulgular
Fizik MuayeneBilateral non-pürülan konjonktivit, dudaklarda fissür ve eritem, gövdede polimorfik döküntü
LaboratuvarESR: 95 mm/saat95\text{ mm/saat}, CRP: 120 mg/L120\text{ mg/L}, Albumin: 2,9 g/dL2,9\text{ g/dL}

Bu hastaya "İnkomplet Kawasaki Hastalığı" tanısı konularak 2 g/kg2\text{ g/kg} dozunda intravenöz immünglobulin (IVIG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanmıştır. Bu hastanın rutin aşı takviminde yer alan Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) aşısının zamanlaması ile ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IVIG tedavisinden 1111 ay sonraya ertelenmelidir.

Cevap

Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak (KKK) aşısı, yüksek doz IVIG tedavisinden en az 1111 ay sonraya ertelenmelidir.
Doğru yanıt olan yaklaşım, yüksek doz IVIG (2 g/kg2\text{ g/kg}) alan hastalarda pasif antikorların canlı aşı virüslerine karşı oluşturacağı interferansı önlemek için KKK ve suçiçeği aşılarının 1111 ay ertelenmesi gerektiğini belirtir. Bu süre, aşılanan çocuğun kendi aktif immün yanıtını geliştirebilmesi için pasif antikorların yeterli düzeyde azalması için gereklidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Ateş süresi (66 gün), klinik kriterler (konjonktivit, dudak bulguları, döküntü) ve laboratuvar desteği (yüksek ESR/CRP, düşük albumin) ile İnkomplet Kawasaki tanısı doğrulanır.
Tedavi planını ve sonrasındaki aşı takvimini belirlemek için doğru tanı şarttır.
2
Uygulanan tedavinin (IVIG) aşılar üzerindeki etkisini değerlendir.
2 g/kg2\text{ g/kg} dozunda IVIG, vücuda yüksek miktarda pasif antikor girmesini sağlar.
Pasif antikorlar, canlı virüs aşılarının (KKK, suçiçeği) replikasyonunu engelleyerek aşıyı etkisiz kılar.
3
Doz miktarına göre uygun bekleme süresini belirle.
Kawasaki hastalığında kullanılan immünomodülatör doz (2 g/kg2\text{ g/kg}) için önerilen bekleme süresi 1111 aydır.
Aşı başarısını garantilemek için pasif antikorların temizlenmesi beklenmelidir.

Anahtar Kavram

Kawasaki Hastalığı Tedavisi ve Canlı Aşı Etkileşimi

Alternatif Yöntem

Eğer aşı salgın nedeniyle mutlaka yapılmalıysa, yapıldıktan sonra yeterli süre (11 ay) geçtiğinde aşı yanıtı kontrol edilmeli veya aşı tekrarlanmalıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 87Soru →

88 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 33 aydır devam eden sağ dizde şişlik ve her iki topuk arkasında sabahları belirginleşen ağrı şikayeti ile pediatrik romatoloji polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenede sağ dizde belirgin efüzyon ve hareket kısıtlılığı, Achilles tendonu yapışma yerlerinde ve plantar fasya üzerinde hassasiyet saptanıyor. Hastanın tıbbi öyküsünden 11 yıl önce tek taraflı, ağrılı göz kızarıklığı ve fotofobi ile seyreden bir atak geçirdiği ve oftalmoloji tarafından tedavi edildiği öğreniliyor. Soygeçmişinde babasına 2020'li yaşlarda Ankilozan Spondilit tanısı konulduğu biliniyor.

Bu klinik tabloya göre, International League of Associations for Rheumatology (ILAR) kriterleri uyarınca en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Entezit ile ilişkili artrit

Cevap

Entezit ile ilişkili artrit (ERA), klinik olarak artrit ve entezit birlikteliğine ek olarak ILAR kriterlerini tam karşıladığı için doğru tanıdır.
Doğru seçenek olan entezit ile ilişkili artrit tanısı, hastanın artrit ve entezit klinik bulgularına ek olarak; 66 yaşından büyük bir erkek olması, akut anterior üveit öyküsü bulunması ve birinci derece akrabasında (babasında) ankilozan spondilit öyküsü olması nedeniyle ILAR kriterlerini tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Artrit (sağ diz) ve Entezit (Achilles ve plantar fasya hassasiyeti) mevcuttur.
ERA tanısı için temel giriş kriterleri belirlenmelidir.
2
Destekleyici kriterleri değerlendir
8 yaş (erkek), akut semptomatik anterior üveit öyküsü ve babada AS öyküsü saptanmıştır.
Artrit ve entezit birlikteliğinde en az iki ek kriterin varlığı ERA tanısı koydurur.
3
Dışlama kriterlerini kontrol et
Psöriyazis veya romatoid faktör pozitifliği gibi dışlama kriterleri bulunmamaktadır.
ILAR sınıflamasında diğer JIA alt tiplerinden ayrım için dışlama kriterleri kritiktir.

Anahtar Kavram

Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) ILAR Tanı Kriterleri

Daha Fazla Pratik

ERA tanısı konulan bir hastada aksiyel tutulum riskini değerlendirmek için sakroiliak MR görüntüleme ve HLA-B27 tetkiki planlanmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 88Soru →

77 yaşında kız hasta, son 22 aydır yerinden kalkarken zorlanma ve kollarını yukarı kaldırırken çabuk yorulma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde heliotrop döküntü ve Gottron papülleri saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK), laktat dehidrogenaz (LDHLDH) ve aldolaz düzeyleri yüksek bulunuyor. Bu hastada Juvenil Dermatomiyozit (JDMJDM) tanısı ve klinik seyri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kas biyopsisinde saptanan perifasiküler atrofi, vaskülopatiyi yansıtan karakteristik bir bulgudur.

Cevap

Kas biyopsisinde saptanan perifasiküler atrofi, vaskülopatiyi yansıtan karakteristik bir bulgudur.
Juvenil Dermatomiyozit (JDMJDM) patogenezinde kompleman aracılı vaskülopati temel mekanizmadır. Bu vaskülopati sonucu oluşan iskemi, kas liflerinde özellikle fasikül çevresinde atrofiye (perifasiküler atrofi) yol açar. Bu bulgu JDMJDM için oldukça karakteristiktir ve diğer inflamatuar miyopatilerden ayırt edicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Proksimal kas güçsüzlüğü, Heliotrop döküntü, Gottron papülleri ve artmış kas enzimleri Juvenil Dermatomiyozit (JDMJDM) ile uyumludur.
Tanısal yaklaşımın ilk basamağı klinik ve laboratuvar bulguları birleştirmektir.
2
Bohan ve Peter kriterlerinin uygulanması
Döküntüye eşlik eden proksimal güçsüzlük ve enzim yüksekliği, kesin (definitedefinite) tanı için yeterli kriter sayısına (döküntü + 3/4 kriter) yaklaşmaktadır.
Kesin tanı için biyopsi veya EMG gibi ileri tetkiklerin gerekip gerekmediğini belirlemek.
3
Histopatolojik ve prognostik özelliklerin analizi
Kas biyopsisindeki perifasiküler atrofinin JDMJDM'ye özgü bir patolojik marker olduğu saptanır.
Hastalığın patogenezindeki vaskülopatik süreci doğrulamak.

Anahtar Kavram

Juvenil Dermatomiyozit'te Perifasiküler Atrofi ve Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 89Soru →

10 yaşında bir kız çocuk, son 6 aydır ellerde başlayan ve hızla kollara, yüze ve gövdeye yayılan deri sertleşmesi şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede ciltte yaygın indürasyon, hiperpigmentasyon (tuz-biber görünümü) ve el bileklerinde tendon sürtünme sesleri (friction rubs) tespit ediliyor. Öyküsünde eforla artan nefes darlığı olduğu öğreniliyor ve çekilen yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (HRCT) bazal ağırlıklı buzlu cam görünümleri saptanıyor.

Bu hastanın klinik tablosuna eşlik etmesi en muhtemel olan ve kötü prognozla ilişkili otoantikor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I)

Cevap

Klinik tabloya eşlik etmesi en muhtemel otoantikor Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I) antikorudur.
Vakada tanımlanan hızla ilerleyen deri sertleşmesi (gövdeye yayılım), tendon sürtünme sesleri (kötü prognoz göstergesi) ve interstisyel akciğer hastalığı bulguları, Juvenil Sistemik Skleroz'un Diffüz Kutanöz alt tipine uymaktadır. Bu alt tip ile en güçlü ilişkili olan ve pulmoner fibrozis riskini artıran otoantikor Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I) antikorudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et
Deri sertleşmesinin dirseklerin proksimaline ve gövdeye yayılması (diffüz tutulum), tendon sürtünme sesleri ve akciğer tutulumu (nefes darlığı, HRCT bulguları) mevcuttur.
Bu bulgular 'Diffüz Kutanöz Sistemik Skleroz' tanısını işaret eder.
2
Diffüz tip ile ilişkili antikorları değerlendir
Diffüz tip sistemik sklerozda en sık görülen ve interstisyel akciğer hastalığı (İAH) ile güçlü korelasyon gösteren antikor Anti-Scl-70'tir.
Anti-sentromer sınırlı tipte, Anti-U1-RNP ise MCTD'de görülür.
3
Doğru seçeneği belirle
Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I)
Klinik tablo (hızlı ilerleyen diffüz cilt tutulumu + pulmoner fibrozis riski) ile tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Diffüz kutanöz sistemik skleroz, tendon sürtünme sesleri ve interstisyel akciğer hastalığı ile seyreder; bu tabloya en spesifik eşlik eden antikor Anti-Scl-70 (Anti-topoizomeraz I)'dir.
Soru 90Soru →

4,54,5 yaşında kız çocuk, 66 gündür devam eden 39,8∘C39,8^\circ\text{C} ateş, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral non-pürülan konjonktival enjeksiyon ve çatlamış, eritemli dudaklar saptanıyor; lenfadenopati veya döküntü gözlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 9,2 g/dL9,2\text{ g/dL}, lökosit 16.500/mm316.500\text{/mm}^3 (çomak hakimiyeti mevcut), albumin 2,9 g/dL2,9\text{ g/dL}, CRP 145 mg/L145\text{ mg/L} ve idrar mikroskopisinde 20 lo¨kosit/HPF20\text{ lökosit/HPF} (kültür negatif) saptanıyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz immünglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanmalı; kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) ve suçiçeği aşıları 11 ay ertelenmelidir.

Cevap

İntravenöz immünglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanmalı; kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) ve suçiçeği aşıları 11 ay ertelenmelidir.
Hastada 5 günden uzun süren ateşle birlikte 2 klinik kriter (bilateral non-pürülan konjonktivit ve mukozal değişiklikler) mevcuttur. Bu tablo, eşlik eden anemi (Hb: 9,2), hipoalbuminemi (Albumin: 2,9), lökositoz (16.500) ve steril piyüri (20 WBC) gibi en az 3 laboratuvar bulgusu ile birleştiğinde 'İnkomplet Kawasaki Hastalığı' tanısı koydurur ve derhal İVİG + Aspirin tedavisi gerektirir. Ayrıca, yüksek doz İVİG tedavisi alan hastalarda canlı aşıların (KKK ve suçiçeği) etkinliği azalacağı için bu aşıların 11 ay ertelenmesi standart protokoldür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik kriterleri değerlendir.
Hasta 5 günden uzun süren ateşe ek olarak 2 kriter (konjonktivit ve oral mukoza değişikliği) karşılamaktadır.
Klasik Kawasaki tanısı için 4/5 kriter gerekirken, 2 veya 3 kriter varlığında 'İnkomplet Kawasaki' düşünülür.
2
Laboratuvar bulgularını inkomplet algoritmasına göre analiz et.
Albumin < 3 g/dL, Anemi, Lökositoz (>15.000) ve Steril piyüri (>10 WBC) saptanmıştır.
AHA kılavuzuna göre inkomplet şüphesinde CRP > 3 mg/dL iken en az 3 laboratuvar desteği varsa tedavi başlanmalıdır.
3
Tedavi ve uzun dönem takibi planla.
İVİG (2 g/kg) ve Aspirin başlanır. İVİG içerisindeki antikorlar canlı aşı yanıtını bozacağı için KKK ve suçiçeği 11 ay ertelenir.
Eksojen antikorların pasif bağışıklık süresi yüksek doz uygulamalarda 11 aya kadar uzayabilir.

Anahtar Kavram

İnkomplet Kawasaki Hastalığı tanı algoritması ve İVİG sonrası canlı aşı zamanlaması.

Daha Fazla Pratik

İVİG tedavisine dirençli Kawasaki vakalarında ikinci doz İVİG veya steroid kullanım endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 91Soru →

66 yaşında bir kız çocuk, merdiven çıkarken zorlanma ve oturduğu yerden kalkarken güçlük çekme şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde proksimal kas gruplarında belirgin güçsüzlük saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) ve laktat dehidrogenaz (LDHLDH) düzeyleri yüksek bulunuyor. El muayenesinde metakarpofalangeal ve interfalangeal eklemler üzerinde simetrik, menekşe rengi, atrofik papül ve plaklar izleniyor. Bu hastada saptanan ve juvenil dermatomiyozit için patognomonik kabul edilen bu deri bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gottron papülleri

Cevap

Gottron papülleri
Vakadaki çocukta proksimal kas güçsüzlüğü (merdiven çıkma zorluğu) ve kas enzim yüksekliği ile birlikte el eklemleri (metakarpofalangeal ve interfalangeal) üzerinde tipik deri bulguları tarif edilmektedir. Bu spesifik lokalizasyondaki menekşe rengi atrofik papüller 'Gottron papülleri' olarak adlandırılır ve Juvenil Dermatomiyozit için tanı koydurucu (patognomonik) bir fizik muayene bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Proksimal kas güçsüzlüğü ve yükselmiş kas enzimleri (CKCK, LDHLDH) miyozit varlığını gösterir.
Juvenil dermatomiyozitin temel klinik bileşenlerini tanımlamak için gereklidir.
2
Deri bulgusunun yerleşimini belirle
Metakarpofalangeal ve interfalangeal eklemler üzerindeki morumsu papüller saptandı.
Döküntünün lokalizasyonu ayırıcı tanı için kritiktir.
3
Patognomonik ismi tanımla
Bu spesifik yerleşimli döküntü 'Gottron papülleri' olarak adlandırılır.
Juvenil dermatomiyozitin tanı kriterlerinden en spesifik olanını seçmek amaçlanır.

Anahtar Kavram

Gottron papülleri, Juvenil Dermatomiyozit'in (JDM) el eklemleri üzerinde görülen ve hastalık için patognomonik kabul edilen deri bulgusudur.

Daha Fazla Pratik

Bohan ve Peter kriterleri arasındaki diğer tanı basamaklarını (kas biyopsisi, EMG bulguları) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 92Soru →

1515 yaşında bir kız hasta; yaklaşık 66 aydır soğuk havada parmaklarında belirginleşen renk değişikliği (beyazlaşma ve morarma), ellerinde yaygın şişlik, el eklemlerinde ağrı ve proksimal kas güçsüzlüğü şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede her iki el parmaklarında 'puffy' (ödemli) görünüm, metakarpofalangeal eklemlerde sinovit bulguları ve omuz kuşağı kaslarında hafif güçsüzlük saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde ANA pozitifliği (1:12801:1280, granüler patern) saptanan bu hastada, tanıyı doğrulamak için aşağıdakilerden hangisinin pozitif bulunması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-U1 ribonükleoprotein (U1RNP)

Cevap

Miks bağ dokusu hastalığı tanısı için karakteristik olan Anti-U1RNP antikorudur.
Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH), klinik olarak Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Sistemik Skleroz ve Polimiyozit klinik özelliklerinin 'overlap' (örtüşme) gösterdiği bir hastalıktır. Çocuklarda Raynaud fenomeni ve 'puffy' (ödemli/sosis) parmak görünümü tipik başlangıçtır. Tanı için serolojik olarak yüksek titrede Anti-U1RNP pozitifliği şarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Raynaud fenomeni, 'puffy' (ödemli) parmaklar, artrit ve miyozit birlikteliği saptandı.
Bu kombinasyon 'overlap' (örtüşme) sendromlarını, özellikle Miks Bağ Dokusu Hastalığını düşündürür.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Yüksek titrede (1:12801:1280) granüler paternli ANA pozitifliği saptandı.
MBDH'de ANA genellikle çok yüksek titrede ve granüler paternde pozitifleşir.
3
Tanısal antikor ile eşleştir
Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MBDH) tanısı için yüksek titrede Anti-U1RNP pozitifliği gereklidir.
Sharp kriterleri veya Kasukawa kriterlerine göre Anti-U1RNP varlığı tanının olmazsa olmazıdır.

Anahtar Kavram

Miks bağ dokusu hastalığı (MBDH), SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit bulgularının bir arada görüldüğü, yüksek titrede Anti-U1RNP antikorunun karakterize ettiği bir tablodur.

Daha Fazla Pratik

MBDH'de çocukluk çağında mortalitenin en önemli nedeninin Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon (PAH) olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 93Soru →

1818 aylık kız çocuk, 66 aylıktan itibaren başlayan, yaklaşık 11 ay arayla tekrarlayan, her biri 5−75-7 gün süren ateş atakları şikayetiyle getirilmiştir. Ataklara ağrılı servikal lenfadenopati, kusma, ishal ve gövdede makülopapüler döküntü eşlik etmektedir. Annesi, atakların özellikle çocukluk çağı aşılamalarından sonra tetiklendiğini ifade etmektedir. Fizik muayenesinde atak sırasında splenomegali saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde atak sırasında belirgin akut faz yanıtı (CRPCRP ve sedimantasyon yüksekliği) izlenirken, idrarda mevalonik asit atılımının arttığı saptanmıştır.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevalonat Kinaz Eksikliği (Hiper-IgD Sendromu)

Cevap

Mevalonat Kinaz Eksikliği (Hiper-IgD Sendromu)
Vakada tarif edilen 5−75-7 gün süren ateş atakları, aşı sonrası tetiklenme öyküsü, servikal lenfadenopati ve en önemlisi idrarda mevalonik asit atılımının artması Mevalonat Kinaz Eksikliği (eski adıyla Hiper-IgD Sendromu) tanısını doğrular. Bu hastalık otozomal resesif kalıtılır ve MVKMVK genindeki mutasyonlar sonucu oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Atak süresini ve sıklığını analiz et
66 aylıktan başlayan ve 5−75-7 gün süren tekrarlayan ateş atakları belirlendi.
Otoinflamatuar hastalıkların ayırıcı tanısında atak süresi en kritik parametrelerden biridir.
2
Eşlik eden klinik bulguları ve tetikleyici faktörleri değerlendir
Servikal lenfadenopati, aşı sonrası tetiklenme ve splenomegali saptandı.
Aşı sonrası tetiklenme Mevalonat Kinaz Eksikliği (HIDS) için oldukça spesifik bir ipucudur.
3
Spesifik laboratuvar belirtecini yorumla
İdrarda mevalonik asit artışı olduğu görüldü.
Bu bulgu MVKMVK gen mutasyonu sonucu oluşan enzim eksikliğini ve dolayısıyla hastalığın tanısını kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Mevalonat Kinaz Eksikliği (HIDS), MVKMVK gen mutasyonu ile seyreden, atakları aşı ile tetiklenebilen ve idrarda mevalonik asit artışı ile karakterize bir periyodik ateş sendromudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 94Soru →

1414 yaşında bir kız hasta; son 33 aydır devam eden halsizlik, güneş ışığına maruz kalma sonrası yüzde kızarıklık ve eklem ağrıları şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sert damakta ağrısız ülserler, malar eritem ve her iki el bileğinde simetrik hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 9,8 g/dL9,8\text{ g/dL} (direkt Coombs pozitif), lökosit 3.100/mm33.100/mm^3 ve tam idrar tetkikinde 2+2+ proteinüri belirleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, tanıyı doğrulamada spesifitesi (özgüllüğü) en yüksek olan laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-Smith (Sm) antikor pozitifliği

Cevap

Anti-Smith (Sm) antikor pozitifliği
Vakada tanımlanan malar eritem, ağrısız oral ülserler, simetrik artrit, lökopeni ve proteinüri bulguları SLE için tipiktir. Anti-Smith (Sm) antikorları, SLE'ye özgü (pathognomonic) kabul edilir ve %99'un üzerinde özgüllüğe sahiptir. Bu nedenle tanıyı kesinleştirmede ve doğrulamada en değerli antikor bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada malar eritem, fotosensitivite, oral ülserler, artrit, hematolojik tutulum (anemi, lökopeni) ve renal tutulum (proteinüri) mevcuttur.
Bu bulgular bir bütün olarak Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) ön tanısını güçlü bir şekilde destekler.
2
Tanı kriterlerini ve laboratuvar belirteçlerini değerlendir.
SLE tanısında ANA tarama testi olarak kullanılır (yüksek sensitivite), Anti-Sm ve Anti-dsDNA ise tanısal doğrulama için kullanılır (yüksek spesifite).
Spesifitesi en yüksek olan kriter sorulduğu için tanısal değeri en özgül antikor seçilmelidir.
3
Seçenekler arasından en spesifik antikorun belirlenmesi.
Anti-Smith (Sm) antikoru %99 özgüllük ile tanı için en karakteristik bulgudur.
Nelson Textbook of Pediatrics ve ACR/SLICC kriterleri Anti-Sm'yi tanısal özgüllüğü en yüksek parametrelerden biri olarak kabul eder.

Anahtar Kavram

SLE tanısında Anti-Smith (Sm) antikorlarının yüksek tanısal özgüllüğü.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 95Soru →

Özgeçmişinde tekrarlayan ateş ve peritonit (karın ağrısı) atakları öyküsü bulunan 77 yaşındaki erkek çocukta; alt ekstremitelerde palpabl purpurik döküntüler, her iki dizde ağrı ve şişlik ile mikroskobik hematüri saptanıyor. Trombosit sayısı ve kompleman (C3C3, C4C4) düzeyleri normal olan hastaya Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vasküliti) tanısı konuluyor. Bu hastanın klinik tablosu ve altta yatan olası genetik ilişkiler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MEFV (Ailesel Akdeniz Ateşi) gen mutasyonu taşıyıcılığı bu hastalık için bir risk faktörüdür ve bu hastalarda vaskülit tablosu mutasyon taşımayanlara göre daha sık veya ağır seyredebilir.

Cevap

MEFV (Ailesel Akdeniz Ateşi) gen mutasyonu taşıyıcılığı Henoch-Schönlein Purpurası (HSP) için bir risk faktörüdür ve klinik gidişatı etkileyebilir.
Henoch-Schönlein Purpurası (IgA vasküliti), MEFV (Ailesel Akdeniz Ateşi) gen mutasyonu taşıyan çocuklarda daha sık görülmektedir. Literatürde bu mutasyonun varlığının vaskülit tablosunu daha belirgin kıldığı ve özellikle renal veya gastrointestinal tutulum riskini artırabileceği gösterilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını (purpura, artralji, hematüri) ve laboratuvar sonuçlarını (normal trombosit, normal kompleman) değerlendir.
EULAR/PRINTO kriterlerine göre HSP (IgA Vasküliti) tanısı doğrulanır.
Purpura (zorunlu) + artralji/renal tutulum kriterleri karşılanmaktadır.
2
Hastanın özgeçmişindeki tekrarlayan ateş ve karın ağrısı öyküsünü analiz et.
Altta yatan bir Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) veya MEFV mutasyon taşıyıcılığı şüphesi doğar.
HSP, MEFV mutasyonu taşıyan çocuklarda normal popülasyona göre daha sık görülür.
3
HSP ile MEFV gen mutasyonu arasındaki patofizyolojik ilişkiyi hatırla.
MEFV mutasyonlarının HSP ve PAN gibi vaskülitlerin gelişimine zemin hazırladığı ve tabloyu ağırlaştırabildiği sonucuna varılır.
Vaskülit ve otoinflamatuar süreçler arasındaki genetik bağlantı HSP yönetiminde önemlidir.

Anahtar Kavram

HSP ve MEFV Gen Mutasyonu İlişkisi

Daha Fazla Pratik

MEFV mutasyonu ile ilişkili diğer vaskülit olan Poliarteritis Nodosa (PAN) klinik özelliklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 96Soru →

66 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 44 aydır haftada 22-33 kez tekrarlayan, genellikle akşam saatlerinde ortaya çıkan veya gece uykudan uyandıran her iki bacak ağrısı şikayetiyle getiriliyor. Ağrının uyluk ve baldır bölgesinde derin yerleşimli olduğu, masaj veya basit analjeziklerle hızla geçtiği ve sabah uyandığında tamamen düzeldiği öğreniliyor. Fizik muayenede eklem hareket açıklıkları, nörolojik değerlendirme ve yürüyüş tamamen normal saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, ESHESH ve CRPCRP değerleri normal sınırlarda bulunuyor.

Bu hastanın klinik tablosu ve patofizyolojisi ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağrının sabahları hafif bir topallama veya eklem tutukluğu ile devam etmesi, klinik tablonun beklenen bir parçasıdır.

Cevap

Ağrının sabahları hafif bir topallama veya eklem tutukluğu ile devam etmesi ifadesi yanlıştır; çünkü bu bulgular benign ağrılardan ziyade patolojik durumları işaret eder.
Büyüme ağrıları (benign nocturnal limb pains) doğası gereği sabahları tamamen düzelmiş olmalıdır. Eğer çocuk sabah uyandığında topallıyor, eklem tutukluğu yaşıyor veya ağrısı devam ediyorsa, bu durum 'kırmızı bayrak' (red flag) olarak kabul edilir ve ileri tetkik (malignite, JİA, enfeksiyon) gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hasta 33-1212 yaş aralığında, bilateral, gece gelen ve sabah geçen, normal muayeneli tipik bir 'Büyüme Ağrısı' (Growing Pains) vakasıdır.
Büyüme ağrılarının temel özellikleri bilateralite, nokturnal olması ve fizik muayene/laboratuvarın normal olmasıdır.
2
İleri düzey patofizyolojik bilgileri kontrol et.
Literatürde bu çocuklarda kemik mineral yoğunluğunda (özellikle tibiada) azalma ve basınç ağrı eşiğinde düşüklük (yaygın hassasiyet) saptanmıştır.
Bu bulgular tanının sadece 'büyüme' ile değil, yapısal ve nöro-psikolojik faktörlerle ilişkili olduğunu gösterir.
3
Kırmızı bayrakları (red flags) sorgula.
Topallama, ateş, kilo kaybı ve sabah devam eden ağrı büyüme ağrısı ile uyumsuzdur.
Topallama varsa ayırıcı tanıda mutlaka malignite (lösemi, kemik tümörleri) ve inflamatuar artritler dışlanmalıdır.

Anahtar Kavram

Büyüme ağrılarında 'Kırmızı Bayrak' (Red Flag) bulgularının tanınması ve ileri düzey klinik özellikler.

Alternatif Yöntem

Ayırıcı tanı için 'Kırmızı Bayraklar' tablosunu ezberlemek, en kısa sürede doğru cevaba ulaşmanızı sağlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 97Soru →

Yedi yaşındaki erkek hasta, bacaklarında son üç gündür var olan döküntü, kolik tarzında şiddetli karın ağrısı ve ayak bileklerinde şişlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede alt ekstremitelerde ve gluteal bölgede yerleşimli, basmakla solmayan, palpabl purpurik döküntüleri saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde trombosit sayısı 350.000/μL350.000 / \mu L, PT ve aPTT değerleri normal sınırlarda bulunuyor. Tam idrar tetkikinde 2+ protein ve mikroskopisinde her sahada 30-40 dismorfik eritrosit ile eritrosit silendirleri görülüyor. İzleminde çilek jölesi kıvamında kanlı dışkılaması olan hastanın yapılan batın ultrasonografisinde bağırsak ansları düzeyinde "hedef tahtası (target)" bulgusu saptanıyor.

Bu hastanın klinik tablosu ve gelişen komplikasyonu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gastrointestinal sistemde saptanan patolojinin gelişiminde, bağırsak duvarındaki vaskülite ikincil oluşan submukozal hematom öncü lezyon (lead point) rolü oynar.

Cevap

Gastrointestinal sistemde saptanan patolojinin gelişiminde, bağırsak duvarındaki vaskülite ikincil oluşan submukozal hematom öncü lezyon (lead point) rolü oynar.
Vaka sunumundaki çocukta görülen normal trombosit sayılı palpabl purpura, artrit ve karın ağrısı tablosu Henoch-Schönlein Purpurası (HSP) için tipiktir. HSP bir küçük çaplı damar vaskülitidir ve gastrointestinal sistemde, özellikle bağırsak duvarında IgA birikimine ikincil submukozal kanama ve ödeme (hematom) neden olur. Bu hematomlar mekanik olarak bir öncü lezyon (lead point) işlevi görerek invajinasyona zemin hazırlar. İdiyopatik invajinasyonlar genellikle ileokolik iken, HSP'de gelişen invajinasyonlar klasik olarak ileoileal yerleşimlidir. Doğru seçenek bu patofizyolojiyi kesin ve net bir biçimde açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (palpabl purpura, artrit, karın ağrısı) ve laboratuvar sonuçlarının (normal trombosit) değerlendirilmesi.
Hastanın kliniği Henoch-Schönlein Purpurası (IgA vasküliti) ile uyumludur.
EULAR/PRINTO kriterlerine göre normal trombosit sayısı ile birlikte alt ekstremitede palpabl purpura ve eşlik eden eklem, GİS veya böbrek tutulumu HSP tanısı koydurur.
2
İdrar tetkikindeki eritrosit silendirleri ve dismorfik eritrositlerin yorumlanması.
HSP'ye bağlı gelişen böbrek tutulumunun (glomerülonefrit) nefritik sendrom karakterinde olduğu belirlenir.
Dismorfik eritrosit ve silendirler glomerüler kanamayı (nefritik patern) gösterir.
3
Klinik izlemde gelişen safralı kusma, çilek jölesi dışkılama ve USG'deki 'hedef tahtası' bulgusunun analiz edilmesi.
Hastada invajinasyon (intussusepsiyon) geliştiği tespit edilir.
Hedef tahtası bulgusu ve çilek jölesi kaka invajinasyonun patognomonik işaretleridir.
4
HSP'de invajinasyon patogenezinin belirlenmesi.
HSP'de invajinasyonun sıklıkla submukozal kanama ve ödemin öncü lezyon (lead point) oluşturmasıyla geliştiği sonucuna varılır.
Vaskülitik tutulum bağırsağın submukozasında hematomlara neden olur. HSP'deki invajinasyonlar genellikle ileo-ileal yerleşimlidir.

Anahtar Kavram

Henoch-Schönlein Purpurası (IgA Vaskuliti) komplikasyonları ve böbrek/GİS tutulumu
Soru 98Soru →

3,53,5 yaşında bir erkek çocuk; 88 gündür devam eden 39,5∘C39,5^\circ\text{C} ateş, boyunda şişlik ve dilde kızarıklık şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde tek taraflı 2,5 cm2,5 \text{ cm} boyutunda servikal lenfadenopati, çilek dili görünümü ve belirgin orofaringeal hiperemi saptanıyor; döküntü veya ekstremite değişikliği izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 9,2 g/dL9,2 \text{ g/dL}, lökosit 17.500/mm317.500/\text{mm}^3 (polimorf nüveli lökosit baskın), serum albümin 2,8 g/dL2,8 \text{ g/dL}, C-reaktif protein (CRP) 110 mg/L110 \text{ mg/L} ve eritrosit sedimantasyon hızı (ESH) 95 mm/saat95 \text{ mm/saat} saptanıyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravenöz immünglobulin ve yüksek doz aspirin tedavisi başlanması

Cevap

İntravenöz immünglobulin (İVİG) ve yüksek doz aspirin tedavisine hemen başlanması en uygun yaklaşımdır.
Hastada 5 günden uzun süren (88 gün) ateş mevcuttur. Fizik muayenede klasik kriterlerden ikisi (mukozal değişiklik ve lenfadenopati) saptanmıştır. Amerikan Kalp Cemiyeti'nin inkomplet Kawasaki algoritmasına göre; uzayan ateşi olan ve 2-3 kriteri karşılayan hastalarda CRP ≥30 mg/L\geq 30 \text{ mg/L} ve ESH ≥40 mm/saat\geq 40 \text{ mm/saat} ise destekleyici laboratuvar bulgularına bakılır. Hastada anemi, lökositoz ve hipoalbüminemi olmak üzere 3 adet destekleyici bulgu saptandığı için inkomplet Kawasaki tanısı kesinleşir ve İVİG ile yüksek doz aspirin tedavisine başlanması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik kriterleri değerlendir
5 günden uzun süren ateş + 2 kriter (mukozal değişiklik ve servikal lenfadenopati) saptandı.
Klasik Kawasaki tanısı için 4/5 kriter gerekirken, bu hastada 'Incomplete Kawasaki' şüphesi oluşur.
2
Destekleyici laboratuvar bulgularını kontrol et
CRP ≥30 mg/L\geq 30 \text{ mg/L} ve ESH ≥40 mm/saat\geq 40 \text{ mm/saat} olduğu görüldü. Ek olarak 3 adet ek laboratuvar kriteri (anemi, lökositoz, hipoalbüminemi) mevcut.
Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) algoritmasına göre, inkomplet şüpheli hastada CRP/ESH yüksekliği ve ≥3\geq 3 laboratuvar kriteri varsa tedaviye başlanmalıdır.
3
Tedavi protokolünü uygula
İVİG (2 g/kg2 \text{ g/kg}) ve anti-inflamatuar dozda (8080 - 100 mg/kg/gu¨n100 \text{ mg/kg/gün}) aspirin başlanır.
Erken tedavi, koroner arter anevrizması gelişme riskini %25'ten %5'in altına indirir.

Anahtar Kavram

İnkomplet (Atipik) Kawasaki Hastalığı Algoritması

Daha Fazla Pratik

İVİG tedavisi sonrası canlı aşıların (KKK ve suçiçeği) uygulama zamanlamasını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 99Soru →

1212 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 33 aydır devam eden sağ kalça ve sol dizde ağrı ile şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Sabahları yaklaşık 4545 dakika süren hareket kısıtlılığı tariflenen hastanın fizik muayenesinde sol dizde artrit ve bilateral Achilles tendonu yapışma yerlerinde belirgin hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde RF ve ANA negatif bulunan bu hastada, International League of Associations for Rheumatology (ILAR) sınıflama kriterlerine göre "Entezit ile İlişkili Artrit" (ERA) tanısı düşünülürken, aşağıdakilerin hangisinin varlığı bu tanı için bir "dışlama" (exclusion) kriteri olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastanın kendisinde veya birinci derece akrabasında psöriazis öyküsü

Cevap

Hastanın kendisinde veya birinci derece akrabasında psöriazis öyküsü olması, Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) tanısı için bir dışlama kriteridir.
Entezit ile İlişkili Artrit (ERA), ILAR kriterlerine göre artrit ve entezit birlikteliği veya bunlardan birine eşlik eden en az iki minör kriter (sakroiliak hassasiyet, HLA-B27 pozitifliği, akut anterior üveit, ailede ilişkili hastalık öyküsü) ile tanımlanır. Ancak hastanın kendisinde veya birinci derece akrabasında psöriazis varlığı, hastanın 'Psöriatik Artrit' kategorisinde değerlendirilmesini gerektirdiği için kesin bir dışlama kriteridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hasta 66 yaşından büyük bir erkek, alt ekstremite asimetrik artriti ve enteziti (Achilles hassasiyeti) var. Bu tablo öncelikle ERA düşündürür.
ERA tipik olarak okul çağı erkek çocuklarda alt ekstremite büyük eklemlerini ve entezis bölgelerini tutar.
2
ILAR ERA tanı kriterlerini hatırla.
Tanı için Artrit + Entezit VEYA Artrit/Entezit + 2 minör kriter (HLA-B27+, üveit, sakroiliak ağrı, aile öyküsü) gereklidir.
Sınıflandırmanın standartize edilmesi için bu kriterlerin karşılanması gerekir.
3
Dışlama (Exclusion) kriterlerini gözden geçir.
Psöriazis öyküsü, RF pozitifliği ve sistemik JIA varlığı ERA tanısını dışlar.
Psöriazis varlığı hastanın Psöriatik Artrit olarak sınıflandırılmasını gerektirir.

Anahtar Kavram

ILAR Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) Sınıflandırma ve Dışlama Kriterleri

Daha Fazla Pratik

Psöriatik artrit ve ERA arasındaki ayrıcı tanı kriterlerini tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 100Soru →

1414 yaşında bir kız hasta; son 22 aydır devam eden iştahsızlık, kilo kaybı ve sağ kolda hareketle artan ağrı (klodikasyon) yakınmalarıyla başvuruyor. Fizik muayenede sağ radial nabzın sol tarafa göre belirgin derecede zayıf alındığı, kan basıncının sol kolda 135/85135/85 mmHgmmHg, sağ kolda ise 110/70110/70 mmHgmmHg olduğu saptanıyor. Batın oskültasyonunda abdominal aort trasesi üzerinde üfürüm duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı (ESR) 7878 mm/saatmm/saat bulunuyor.

EULAR/PRINTO/PRES pediatrik Takayasu arteriti sınıflandırma kriterlerine göre, bu hastada kesin tanı konulabilmesi için aşağıdakilerden hangisinin bulunması zorunludur (major)?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konvansiyonel, BT veya MR anjiyografide aorta veya ana dallarında saptanan darlık, tıkanıklık veya anevrizma gibi anormallikler

Cevap

Konvansiyonel, BT veya MR anjiyografide aorta veya ana dallarında saptanan darlık, tıkanıklık veya anevrizma gibi anormallikler
EULAR/PRINTO/PRES tarafından belirlenen pediatrik Takayasu arteriti sınıflandırma kriterlerine göre, aorta veya ana dallarının anjiyografik olarak (konvansiyonel, BT veya MR) tutulduğunun gösterilmesi zorunlu kriterdir. Bu zorunlu kriterin yanına; nabız kaybı/klodikasyon, kan basıncı farkı, üfürüm, hipertansiyon veya akut faz reaktanı yüksekliği kriterlerinden en az birinin eklenmesiyle kesin tanı konulur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Adolesan bir kız hastada sistemik bulgular (kilo kaybı, yüksek ESR), nabız farkı, klodikasyon ve üfürüm büyük damar vasküliti (Takayasu arteriti) ön tanısını koydurur.
Takayasu arteriti tipik olarak aort ve dallarını tutan bir vaskülittir.
2
Pediatrik tanı kriterlerini hatırla
Pediatrik hastalar için EULAR/PRINTO/PRES kriterleri kullanılır.
Erişkin ACR kriterlerinden farklı olarak pediatrik kriterlerde anjiyografi merkezi bir role sahiptir.
3
Zorunlu kriteri belirle
EULAR kriterlerine göre kesin tanı için anjiyografik bulgu (BT, MR veya konvansiyonel) zorunludur.
Diğer klinik bulgular (nabız kaybı, üfürüm vb.) bu zorunlu kriterin yanında en az bir adet bulunması gereken yardımcı kriterlerdir.

Anahtar Kavram

Pediatrik Takayasu arteriti tanısında görüntüleme yöntemleri ile damar duvarı veya lümenindeki anormalliklerin gösterilmesi (anjiyografi) tek zorunlu kriterdir.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 5 / 21Sonraki
Romatoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 5 | Examkin