Tüm alıştırma soruları

6755 soru

Soru 181Soru
aa ve bb gerçel sayıları için,
a3b3=124a^3 - b^3 = 124
a2bab2=20a^2b - ab^2 = 20
eşitlikleri sağlanmaktadır.

Buna göre, aba - b farkı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 4

Cevap

a - b farkı 4'tür.
İki terimin farkının küpü özdeşliği olan (ab)3=(a3b3)3(a2bab2)(a-b)^3 = (a^3 - b^3) - 3(a^2b - ab^2) eşitliğinde verilen a3b3=124a^3 - b^3 = 124 ve a2bab2=20a^2b - ab^2 = 20 değerleri yerine yazıldığında (ab)3=12460=64(a-b)^3 = 124 - 60 = 64 bulunur. Buradan küpü 64 olan gerçel sayı ab=4a - b = 4 olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İki terimin farkının küpü özdeşliğini yazarak ortak terimler cinsinden gruplandırın.
(ab)3=(a3b3)3(a2bab2)(a-b)^3 = (a^3 - b^3) - 3(a^2b - ab^2)
Verilen a3b3a^3-b^3 ve a2bab2a^2b-ab^2 ifadelerini tek bir eşitlikte ilişkilendirmek için.
2
Bilinen sayısal değerleri özdeşlikte yerine yazın.
(ab)3=1243×20=64(a-b)^3 = 124 - 3 \times 20 = 64
(ab)3(a-b)^3 ifadesinin sayısal değerini hesaplamak için.
3
Bulunan sonucun küp kökünü alarak farkın değerini elde edin.
ab=4a - b = 4
Hangi sayının küpünün 64 olduğunu belirlemek için.

Anahtar Kavram

İki terimin farkının küpü açılımı olan (ab)3=a33a2b+3ab2b3(a-b)^3 = a^3 - 3a^2b + 3ab^2 - b^3 ifadesinin ortak çarpan parantezine alınarak (ab)3=(a3b3)3ab(ab)(a-b)^3 = (a^3-b^3) - 3ab(a-b) şeklinde gruplandırılması.
Soru 182Soru

Bir sanat eserinin kalıcılığı, yalnızca sunduğu estetik hazla değil; çağının sorunlarına karşı takındığı tavır ve toplumsal belleği besleme gücüyle ölçülür.

Bu cümledeki 'besleme' sözcüğünün anlamca yerini tutabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazarın çocukluk anıları, onun yaratıcılığını sürekli zenginleştiren tükenmez bir kaynak niteliğindedir.

Cevap

Yaratıcılığı zenginleştiren bir kaynaktan bahsedilen cümledeki 'zenginleştiren' sözcüğü, metindeki 'besleme' sözcüğünün bağlamsal anlamını karşılamaktadır.
Doğru yanıt, yaratıcılığı zenginleştiren bir kaynaktan bahsedilen seçenektir. Soru kökündeki 'toplumsal belleği beslemek' ifadesinde geçen 'beslemek' sözcüğü; geliştirmek, zenginleştirmek, ona katkıda bulunmak anlamında kullanılmıştır. Benzer şekilde, 'yaratıcılığı zenginleştirmek' ifadesindeki 'zenginleştiren' sözcüğü de zihinsel/sanatsal bir süreci beslemek ve geliştirmek anlamını karşıladığından bu iki sözcük birbirinin yerine kullanılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki cümlede geçen 'besleme' sözcüğünün bağlamsal anlamı belirlenir.
'Toplumsal belleği besleme' ifadesinde 'besleme' sözcüğü; mecazi anlamda bir şeyi veriyle, bilgiyle zenginleştirmek, geliştirmek ve ona olumlu katkı sunmak anlamındadır.
Sözcüklerin eş veya yakın anlamlılarını bulabilmek için öncelikle cümle içindeki tam anlamını (bağlamını) netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki koyu/vurgulu yazılan sözcüklerin anlamları ve cümledeki işlevleri incelenir.
Diğer seçeneklerdeki 'barındırmak' (sevgi beslemek/içinde tutmak), 'büyütmek' (fiziksel beslemek), 'desteklemek' (teknik/enerjiyle beslemek) ve 'korumak' (muhafaza etmek) anlamlarındadır. 'Zenginleştiren' sözcüğü ise yaratıcılığı beslemek/geliştirmek anlamındadır.
Bağlamsal olarak en yakın kullanımı tespit etmek için seçeneklerdeki sözcüklerin de bağlamsal anlamları değerlendirilir.
3
Soru kökündeki anlamla örtüşen en uygun kullanım seçilir.
'Belleği beslemek' ile 'yaratıcılığı zenginleştirmek' ifadelerindeki eylemler birbirinin yerine kullanılabilir (belleği zenginleştirmek / yaratıcılığı beslemek).
Her iki kelime de soyut, entelektüel/sanatsal bir birikimi artırma ve ona katkıda bulunma anlamında birleşmektedir.

Anahtar Kavram

Eş ve Yakın Anlamlı Sözcüklerin Bağlamsal Kullanımı
Soru 183Soru

Modernist edebiyatta zaman algısının dönüşümünü ele alan bu cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir paragraf oluşturacak biçimde doğru sıralaması: Geleneksel roman��n doğrusal zaman algısı ile başlanmalı, Bergson'un bu algıya karşı çıkan süre kavramıyla devam edilmeli, ardından bu felsefi dönüşümün edebiyata yansıması aktarılmalı, bu yansımanın modernist yazarlardaki örneği verilmeli ve nihayetinde bu sürecin romandaki genel sonucunu özetleyen cümleyle tamamlanmalıdır.
Doğru sıralamada öncelikle konunun temeli olan geleneksel romandaki zaman anlayışı kurulur; ardından Bergson'un buna karşıt olan süre kavramı getirilir; üçüncü adımda bu felsefi değişimin edebiyattaki karşılığı belirtilir; dördüncü adımda bu karşılığın öncü yazarlardaki örnekleri verilir ve son olarak tüm sürecin vardığı nihai sonuç özetlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Geleneksel roman anlayışının zamanı doğrusal ve ölçülebilir bir olgu olarak ele aldığını belirten cümle birinci sıraya yerleştirilir.
Kendinden önceki bir yargıya atıfta bulunan bağlantı ögeleri içermeyen ve konuyu genel hatlarıyla sunan tek bağımsız cümle budur.
2
Karşıt fikre ve teze geçişin yapılması
Henri Bergson'un süre kavramının mekanik zaman bölünmesini reddettiğini belirten cümle ikinci sıraya getirilir.
Bu cümle 'Ancak' karşıtlık bağlacıyla başlayarak ilk cümledeki mekanik/doğrusal zaman algısına doğrudan karşı çıkmaktadır.
3
Fikirsel dönüşümün edebiyata yansımasının tespiti
Felsefi dönüşümün edebiyatta kronolojik zamanın bırakılmasına yol açtığını söyleyen cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
'Bu felsefi dönüşüm' ifadesi kendisinden önceki Bergsoncu zaman kuramına atıfta bulunarak konuyu edebiyat alanına taşımaktadır.
4
Dönüşümün modernist romancılar üzerinden örneklendirilmesi
Virginia Woolf ve Marcel Proust gibi modernist yazarların karakter iç dünyasındaki zaman sıçramalarını eserlerine taşıdıklarını belirten cümle dördüncü sıraya getirilir.
'Nitekim' onaylama ve açıklama bağlacıyla başlayan bu cümle, bir önceki cümledeki edebi değişimi somut örneklerle desteklemektedir.
5
Paragrafın sonuçlandırılması
Öznel zaman deneyiminin romanın temel izleği haline geldiğini vurgulayan cümle son sıraya yerleştirilir.
'Böylece' sonuç bağlacı ile başlayan bu cümle, anlatılan tüm sürecin modernist roman üzerindeki nihai etkisini özetleyerek paragrafı tamamlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Sıralama ve Mantıksal Akış
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 184Soru

Türkçede isim çekim ekleri, isim soylu sözcüklere gelerek onları diğer sözcüklerle ilişkilendiren ve cümlede görev almalarını sağlayan eklerdir. Buna göre, aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla getirilmesi gereken iyelik (sahiplik) ve bulunma hâli eklerini yazınız:

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Senin kardeş şu an okul ders çalışıyor.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa senin zamiriyle uyumlu olan ikinci tekil kişi iyelik eki olan '-in', ikinci boşluğa ise bulunma durumunu bildiren '-da' eki getirilmelidir.
Cümledeki anlam ilişkilerini doğru kurabilmek için 'Senin' zamirine uygun olarak 'kardeş' ismine ikinci tekil şahıs iyelik eki olan '-in', çalışılan yeri belirtmek için de 'okul' ismine bulunma durum eki olan '-da' getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin başındaki 'Senin' zamirine göre 'kardeş' sözcüğüne gelmesi gereken iyelik ekini belirlemek.
Sözcük 'kardeşin' biçimini alır ve buraya ikinci tekil kişi iyelik eki olan '-in' gelmelidir.
Öznenin 'senin' (ikinci tekil şahıs) olması, aitlik bildiren iyelik ekinin de ikinci tekil şahıs eki (-in) olmasını gerektirir.
2
'okul' sözcüğünün cümlede bulunma bildirecek şekilde hangi hâl ekini alması gerektiğini tespit etmek.
Sözcük 'okulda' şeklini alır ve buraya bulunma hâli eki olan '-da' gelmelidir.
Ders çalışma eyleminin gerçekleştiği yeri belirtmek için bulunma durumu eki olan '-da' ekine ihtiyaç vardır.

Anahtar Kavram

İsim Çekim Ekleri (İyelik ve Hâl Ekleri)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 185Soru

Aşağıdaki parçada bir cam üfleme ustasının sanatına dair ifadeleri yer almaktadır. Sol sütunda verilen cümleleri, sağ sütunda verilen ve bu cümlelerin yansıttığ�� karakter özelliği veya duygu durumuyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

"Ateşin karşısında geçirdiğim her an, maddenin direnciyle girilen sessiz bir düellodur benim için. Akışkan camın o delişmen, ele avuca sığmaz hâlini şekillendirmeye çalışırken sabrın en uç sınırlarında gezinirim. Bazen tek bir nefes hatası, saatlerce emek verdiğim bir eserin tuzla buz olmasına yol açar; o an içimde biriken burukluğu tarif edemem ama asla ateşi söndürüp gitmeyi düşünmem. Herkesin kırılgan ve dayanıksız gördüğü bu malzemeden, yıllara meydan okuyacak bir zarafet süzüp çıkarmak, bana bu dünyada var olduğumu hissettiren yegane şeydir. Kendi ellerimle var ettiğim o şeffaf gövdeye son kez bakıp onu fırından çıkarırken, yaratılan güzelliğin gururunu her hücremde hissederim."

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Akışkan camın o delişmen, ele avuca sığmaz hâlini şekillendirmeye çalışırken sabrın en uç sınırlarında gezinirim.
Bazen tek bir nefes hatası, saatlerce emek verdiğim bir eserin tuzla buz olmasına yol açar; o an içimde biriken burukluğu tarif edemem ama asla ateşi söndürüp gitmeyi düşünmem.
Herkesin kırılgan ve dayanıksız gördüğü bu malzemeden, yıllara meydan okuyacak bir zarafet süzüp çıkarmak, bana bu dünyada var olduğumu hissettiren yegane şeydir.
Kendi ellerimle var ettiğim o şeffaf gövdeye son kez bakıp onu fırından çıkarırken, yaratılan güzelliğin gururunu her hücremde hissederim.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle zorluklar karşısında sabır ve metanet göstermeyle, ikinci cümle başarısızlıklara rağmen kararlılıkla mücadeleye devam etmeyle, üçüncü cümle dayanıksız kabul edileni estetik bir değere dönüştürme tutkusuyla, dördüncü cümle ise üretmenin verdiği kıvanç ve mesleki doyumla eşleşmektedir.
Verilen parçada cam ustasının ifadeleri sırasıyla zorluklara karşı sabrı (metaneti), başarısızlıklar karşısında vazgeçmeyişi (kararlılığı), dayanıksız malzemeden estetik bir değer yaratma çabasını (dönüştürme tutkusunu) ve son olarak biten ürün karşısında hissettiği gururu (mesleki doyumu) yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümledeki 'sabrın en uç sınırlarında gezinmek' ifadesinin anlamını belirlemek.
Bu ifade, ustanın camı şekillendirirken karşılaştığı zorluklara karşı gösterdiği sabır ve metaneti yansıtır.
Zorlu bir sürece karşı gösterilen tahammülü saptamak amacıyla bu adım atılmıştır.
2
İkinci cümledeki 'asla ateşi söndürüp gitmeyi düşünmem' ifadesini incelemek.
Bu ifade, eserin kırılmasıyla yaşanan hayal kırıklığına rağmen vazgeçmemeyi, yani kararlılığı yansıtır.
Zorluklar ve olumsuzluklar karşısındaki iradeyi belirlemek amacıyla bu analiz yapılmıştır.
3
Üçüncü cümledeki 'kırılgan malzemeden yıllara meydan okuyacak bir zarafet süzüp çıkarmak' ifadesini değerlendirmek.
Bu ifade, geçici ve dayanıksız olan bir nesneyi sanatsal bir uğraşla kalıcı ve estetik bir değere dönüştürme tutkusunu gösterir.
Ustanın nesnelere yaklaşımındaki sanatsal dönüşümü ve yaratıcılık boyutunu saptamak amaçlanmıştır.
4
Dördüncü cümledeki 'yaratılan güzelliğin gururunu her hücremde hissederim' ifadesini çözümlemek.
Bu ifade, üretilen eserin tamamlanmasıyla hissedilen kıvancı ve mesleki doyumu temsil eder.
Eserin bitişiyle ortaya çıkan nihai mesleki duyguyu belirlemek için bu adım uygulanmıştır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Soru 186Soru

Cam ustası Ahmet, ocağın karşısında biriken kor ateşe bakıp derin bir nefes aldı. Uzun metal üfleme borusunun ucundaki erimiş cam kütlesini yavaşça alevlerin arasından çıkardı. Cam, akkor hâlinde parlıyor ve akıcı bir macun gibi kıvrılıyordu. Ahmet, borunun ucunu sürekli çevirerek camın yer çekimiyle şeklini kaybetmesini önledi. Ardından borunun diğer ucundan sakin ve kontrollü bir nefes üfledi; kızgın cam, tıpkı büyüyen bir balon gibi genişlemeye başladı. Islak ahşap kalıplarla sıcak yüzeye dokunarak biçim verdi, cama son şeklini kazandırdı. Soğuması için onu yavaşça kenara bıraktığında yüzünde işini bitirmenin huzuru vardı.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olay akışının kişi ve zaman ögeleriyle aktarıldığı öyküleme ile varlıkların ayırt edici özellikleriyle zihinde canlandırıldığı betimlemeye

Cevap

Doğru cevap, olay akışının kişi ve zaman ögeleriyle aktarıldığı öyküleme ile varlıkların ayırt edici özellikleriyle zihinde canlandırıldığı betimlemenin bir arada kullanıldığını belirten seçenektir.
Bu parçada cam ustası Ahmet'in camı fırından çıkarıp ona şekil vermesi ve soğumaya bırakması süreci bir olay akışı (kronolojik düzen) içinde aktarılmıştır. Bu eylemler zinciri öyküleme anlatım biçimine dayanır. Aynı zamanda 'kor ateş', 'akıcı bir macun', 'kızgın cam' ve 'zarif vazo' gibi niteleyici ifadelerle varlıklar okuyucunun zihninde canlandırılacak şekilde tasvir edilmiştir. Bu durum da betimlemeden yararlanıldığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki olay örgüsünü ve hareketliliği inceleyin.
Cam ustasının ocağın karşısında durması, camı çıkarması, boruyu çevirmesi, üflemesi ve vazoyu kenara bırakması gibi eylemler bir olay akışı (kronolojik sıra) oluşturmaktadır. Bu durum öyküleme anlatım biçiminin kullanıldığını gösterir.
Öykülemede temel amaç okuyucuyu bir olay içinde yaşatmaktır.
2
Metindeki tasvir edici, niteleyici unsurları belirleyin.
'Kor ateş', 'akıcı bir macun', 'kızgın cam', 'ıslak ahşap kalıp', 'zarif vazo' gibi ifadelerle varlıklar ayırt edici özellikleriyle tasvir edilmiştir. Bu da betimleme anlatım biçiminin kullanıldığını gösterir.
Betimlemede temel amaç varlıkların özelliklerini belirterek okuyucunun zihninde resim çizmektir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Öyküleme ve Betimleme)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 187Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükteki -ı, -i, -u, -ü eki, diğerlerinden farklı bir görevde kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Misafirler için demlediği taze çayı bardaklara doldurdu.

Cevap

Misafirler için demlediği taze çayı bardaklara doldurdu cümlesindeki 'çayı' sözcüğü
Misafirler için demlediği taze çayı bardaklara doldurdu cümlesinde yer alan 'çayı' sözcüğü, bir varlığın kime veya neye ait olduğunu bildirmemektedir. Cümledeki 'doldurdu' eyleminden doğrudan etkilenen varlığı (belirtili nesneyi) göstermektedir. Bu nedenle buradaki ek belirtme durum ekidir. Diğer seçeneklerde yer alan uykusu, sözü, gözleri ve ekranı kelimeleri ise birer varlığa veya şahsa ait olma anlamı taşıdıklarından iyelik eki almışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili sözcüklerin aldığı '-ı, -i, -u, -ü' eklerinin aitlik (sahiplik) mi bildirdiğini yoksa cümlede nesne belirtme görevi mi üstlendiğini analiz etmek üzere sözcükleri inceleyelim.
Kelimelerin aldıkları eklerin iyelik eki mi yoksa durum eki mi olduğunu tespit edeceğiz.
Türkçede üçüncü tekil şahıs iyelik eki ile belirtme durum eki aynı seslerden oluşur ve bu iki ek birbiriyle sıkça karıştırılır.
2
İsimlere gelerek sahiplik/aitlik bildiren iyelik eklerini tespit edelim.
'uykusu' (kardeşimin uykusu), 'sözü' (onun sözü), 'gözleri' (onun gözleri) ve 'ekranı' (telefonun ekranı) sözcüklerinin başına 'onun' getirebildiğimizi ve bu sözcüklerin sahiplik bildirdiğini görürüz.
Bu sözcüklerdeki ekler ismin kime ya da neye ait olduğunu gösteren iyelik ekidir.
3
Geriye kalan sözcüğün cümledeki görevini ve ekini inceleyelim.
'taze çayı bardaklara doldurdu' ifadesindeki 'çayı' sözcüğü herhangi bir sahiplik bildirmemekte, eylemin yöneldiği nesneyi belirtmektedir (Neyi doldurdu? -> taze çayı). Dolayısıyla buradaki ek belirtme durum ekidir.
Bu sözcük aitlik taşımayıp yüklemle nesne ilişkisi kurduğu için üzerindeki ek belirtme durum (hâl) ekidir.

Anahtar Kavram

İsim Çekim Ekleri (İyelik Eki ve Belirtme Hâl Eki Ayrımı)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 188Soru

(I) Antik Çağ'da ve erken Orta Çağ'da okuma eylemi, günümüzün aksine neredeyse tamamen sesli olarak gerçekleştirilen, fiziksel ve toplumsal bir deneyimdi. (II) Yazının icadından bu yana kil tabletler, papirüs ruloları ve parşömenler insanlığın hafızasını koruma görevini üstlenmiştir. (III) Metinlerin kelimeler arasında boşluk bırakılmadan (scriptura continua) yazılması da okuyucuyu zihinsel anlamlandırma için ses tellerinin titreşiminden destek almaya zorluyordu. (IV) Dolayısıyla dönemin kitaplıkları sessiz birer sığınak olmaktan uzak, okuyucuların mırıltılarıyla yankılanan uğultulu mekânlardı. (V) Nitekim Aziz Augustinus'un İtiraflar'ında Milano Piskoposu Ambrosius'u ses çıkarmadan, sadece gözleriyle okurken gördüğünde yaşadığı şaşkınlık, sessiz okumanın o devirdeki sıra dışılığına dair en ünlü kanıttır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

İkinci cümle (Yazının icadından bu yana kil tabletler, papir��s ruloları ve parşömenler insanlığın hafızasını koruma görevini üstlenmiştir.) parçadaki düşüncenin akışını bozmaktadır.
Paragrafta Antik Çağ ve Orta Çağ'daki okuma eyleminin sesli gerçekleştirilmesi, bu durumun teknik nedenleri (scriptura continua) ve bunun kütüphanelere yansıması ile sessiz okumanın dönemdeki sıra dışılığı ele alınmaktadır. Ancak ikinci cümlede konu birdenbire yazı malzemelerinin (kil tablet, papirüs, parşömen) tarih boyunca insanlığın hafızasını koruma görevine kaymaktadır. Parçanın genel teması olan okuma biçimi ve kütüphane atmosferinden uzaklaşan bu cümle, düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirlemek.
Paragrafta Antik Çağ ve erken Orta Çağ'da okuma eyleminin sesli yapılmasının nedenleri ve bunun kütüphane kültürü üzerindeki etkileri tartışılmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle parçanın hangi konu etrafında şekillendiğini anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cümlelerin tamamen sesli okuma eylemi, bunun teknik gerekçesi ve bu durumun tarihsel/mekânsal sonuçları üzerinde birleştiği görülür.
Cümlelerin birbirine nasıl bağlandığını görmek, zincirin zayıf veya kopuk halkasını tespit etmeyi sağlar.
3
Konu dışına sapan veya konuyu farklı bir boyuta taşıyan cümleyi tespit etmek.
İkinci cümlede konunun sesli okuma pratiğinden tamamen uzaklaşarak genel anlamda yazı malzemelerinin (tablet, papirüs, parşömen) insan hafızasını koruma işlevine kaydığı belirlenir.
Ana konudan kopan ve parçanın diğer cümleleriyle güçlü bir düşünsel bağ kuramayan cümle akışı bozan cümledir.

Anahtar Kavram

Paragrafta düşüncenin akışını bozan cümleyi bulmak için metnin ana konusunun dışına çıkan, konunun yönünü aniden değiştiren veya farklı bir konuya değinen cümleyi belirlemek gerekir.
Soru 189Soru

Ahzâb suresi 21. ayetinde geçen ifadeler ve üsve-i hasene kavramının boyutları ile bu ifadelerin ahlaki/inançsal açılımları aşağıda verilmiştir. Sol sütunda yer alan kavramsal boyutları, sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) üsve-i hasene olarak nitelendirilmesinin evrensel boyutu
Ahzâb suresi 21. ayetindeki 'Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar' ifadesinin vurgusu
Hz. Peygamber’in örnekliğinin 'bütüncül ahlak' niteliğinin hayatın geneline yansıması
Ahzâb suresi 21. ayetinde geçen 'Allah’ı çokça zikredenler' ibaresinin örnek alma süreciyle ilişkisi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hz. Peygamber’in evrensel boyutu tüm insanlığa rehberlik etmesiyle; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı ummak peygamberi örnek almada sorumluluk bilinci ve motivasyonla; bütüncül ahlak niteliği hayatın her alanında uygulanmasıyla; Allah'ı çokça zikretmek ise sünnete bağlılıktaki kararlılık ve ihlasla eşleşir.
Eşleştirmede evrensellik boyutu tüm insanlığa hitap etmeyle, ahireti umma ifadesi ahlaki sorumluluk ve içsel yönelimle, bütüncül ahlak hayatın her alanında ahlakın uygulanmasıyla, zikir ise sünnete uygun davranmadaki kararlılıkla doğru biçimde ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Evrensellik ilkesini analiz etme
Hz. Peygamber'in rehberliğinin tüm insanlığa hitap ettiğini belirten bölgesel ve tarihsel sınırları aşma açıklaması ile eşleştirilir.
Evrensellik kavramı yerel ve geçici olmayıp tüm zaman ve mekanlara hitap etmeyi gerektirir.
2
Ahiret ve Allah inancının peygamberi örnek alma üzerindeki etkisini belirleme
Bu inancın peygamberi rehber edinmedeki sorumluluk bilincini ve motivasyon kaynağını oluşturduğu açıklaması ile eşleştirilir.
İnsanın ahiret sorumluluğu ve Allah'a kavuşma arzusu, onu ahlaki olarak peygambere benzemeye sevk eden itici güçtür.
3
Bütüncül ahlak yapısını değerlendirme
Peygamberliğin sadece ibadetlerle sınırlı kalmayıp aile, ticaret ve adalet gibi hayatın tüm alanlarını kapsaması gerektiği açıklaması ile eşleştirilir.
Üsve-i hasene ahlakın bölünmezliğini ve hayatın tüm pratik alanlarında somutlaşmasını gerektirir.
4
Allah'ı zikretmenin peygamberin yolunu takip etmeyle bağını kurma
Allah'ı hatırda tutarak rızasına uygun yaşamanın, sünnete uygun davranmadaki kararlılığı beslemesi açıklaması ile eşleştirilir.
Zikir, kulun sürekli uyanık ve bilinçli olmasını sağlayarak peygamberin sünnetini samimiyetle sürdürmesine yardımcı olur.

Anahtar Kavram

Üsve-i hasene kavramı, Ahzâb Suresi 21. ayetinin tefsiri ve Hz. Peygamber'in örnekliğinin boyutları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 190Soru

Bir nn pozitif tam sayısı için n!n! sayısının farklı asal çarpanlarının sayısı A(n)A(n) ile gösterilmektedir.

Buna göre,
A(n+3)A(n)=2A(n+3) - A(n) = 2
eşitliğini sağlayan iki basamaklı kaç farklı nn doğal sayısı vardır?
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 6

Cevap

Koşulu sağlayan iki basamaklı 6 farklı n doğal sayısı vardır.
Faktöriyel tanımına göre A(n)A(n) değeri, nn sayısına eşit veya küçük asal sayıların adedini verir. A(n+3)A(n)=2A(n+3) - A(n) = 2 eşitliği ise n+1,n+2,n+3n+1, n+2, n+3 sayılarından tam olarak iki tanesinin asal olmasını gerektirir. Sayıların teklik-çiftlik durumları incelendiğinde nn çift olmalı ve n+1n+1 ile n+3n+3 ikiz asal sayılar olmalıdır. İki basamaklı nn değerleri arasından bu şartı sağlayanlar 10,16,28,40,58,7010, 16, 28, 40, 58, 70 sayıları olup toplam 6 tanedir.

Adım Adım Çözüm

1
A(n)A(n) fonksiyonunun tanımını yapmak.
A(n)A(n) değeri, nn'den küçük veya nn'ye eşit asal sayıların adedidir.
n!n! sayıs��nın asal çarpanları 11 ile nn arasındaki asal sayılardan oluşur.
2
A(n+3)A(n)=2A(n+3) - A(n) = 2 eşitliğinin anlamını yazmak.
{n+1,n+2,n+3}\{n+1, n+2, n+3\} kümesinde tam olarak 2 tane asal sayı bulunmalıdır.
Bu iki fonksiyon arasındaki fark, aradaki ardışık üç tam sayının içindeki asal sayıların adedini verir.
3
nn sayısının teklik-çiftlik durumunu sorgulamak.
nn sayısı çift olmak zorundadır.
nn tek olduğunda n+1n+1 ve n+3n+3 çift ve 2'den büyük olacağından asal olamazlar, bu da kümedeki asal sayısının en fazla 1 olabilmesine yol açar.
4
nn çift iken asal olabilecek sayıları belirlemek.
n+1n+1 ve n+3n+3 sayılarının ikisi de asal olmalıdır (ikiz asallar).
nn çift olduğunda n+2n+2 çift (ve >2>2) olacağından asal olamaz. Farkın 2 çıkabilmesi için geriye kalan iki sayının da asal olması gerekir.
5
İki basamaklı uygun nn değerlerini listelemek.
nn değerleri 10,16,28,40,58,7010, 16, 28, 40, 58, 70 olmak üzere 6 adettir.
10n9910 \le n \le 99 aralığında aralarında 2 fark bulunan ve ikisi de asal olan sayı çiftlerinin arasındaki çift sayılar belirlenmiştir.

Anahtar Kavram

Faktöriyel kavramında asal çarpanların bulunması ve ikiz asal sayıların analizi
Soru 191Soru

Bir seradaki bitkilerin sağlıklı büyüyebilmesi için ortamdaki nem oranının yüzde cinsinden değeri (nn), %40'tan büyük veya eşit, %65'ten ise küçük olmalıdır.

Buna göre, bu bitkiler için uygun nem oranını ifade eden aralık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: [40,65)[40, 65)

Cevap

Sol sınır olan 40 değeri dahil olduğu için köşeli parantez, sağ sınır olan 65 değeri dahil olmadığı için açık parantez kullanılarak elde edilen [40,65)[40, 65) aralığıdır.
Doğru seçenekte sol sınır olan 40 değeri dahil olduğu için köşeli parantezle, sağ sınır olan 65 değeri hariç olduğu için normal parantezle gösterilmiştir. Bu durum [40,65)[40, 65) aralığına karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen sözel koşulları matematiksel eşitsizlik olarak ifade edin.
40n<6540 \le n < 65
Nem oranının (nn) %40'a eşit veya büyük, %65'ten küçük olması gerektiği belirtilmiştir.
2
Eşitsizlik sınırlarının dahil olma durumuna göre aralık sembollerini belirleyin.
Sol sınır için [[, sağ sınır için )) sembolü kullanılır.
Eşitlik (40n40 \le n) kapalı sınırı yani köşeli parantezi, küçüklük (n<65n < 65) ise açık sınırı yani normal parantezi gerektirir.
3
Belirlenen sınır değerlerini ve parantezleri birleştirerek aralığı yazın.
[40,65)[40, 65)
Nem oranının alabileceği uygun değerlerin oluşturduğu küme bu aralığa karşılık gelir.

Anahtar Kavram

Aralık Kavramı ve Gösterimi
Tahmini Süre:45s
Soru 192Soru

Aşağıda iki farklı kutuda bulunan bilyelerin sayıları cebirsel olarak verilmiştir:

* A kutusundaki bilye sayısı: 3x53x - 5
* B kutusundaki bilye sayısı: 2(x+4)2(x + 4)

Kutulardaki bilye sayıları pozitif birer tam sayıya eşit ve bu iki kutudaki bilye sayıları birbirine eşittir.

Buna göre, A kutusunda bulunan bilye sayısı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 34

Cevap

A kutusunda bulunan bilye sayısı 34'tür.
Denklemin doğru çözümü ile x=13x = 13 bulunur. A kutusundaki bilye sayısı formülü olan 3x53x - 5 ifadesinde xx yerine 13 yazıldığında 3434 sonucuna ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Kutulardaki bilye sayılarının eşitliği kullanılarak birinci dereceden bir bilinmeyenli denklem kurulur.
3x5=2(x+4)3x - 5 = 2(x + 4)
Soruda her iki kutudaki bilye sayılarının birbirine eşit olduğu belirtilmiştir.
2
Eşitliğin sağ tarafındaki parantez dağıtılır.
3x5=2x+83x - 5 = 2x + 8
Parantezin dışındaki 2 çarpanı, parantez içindeki her bir terimle ayrı ayrı çarpılır.
3
Bilinmeyenler eşitliğin bir tarafına, bilinen sayılar diğer tarafına toplanarak denklem çözülür.
3x2x=8+5x=133x - 2x = 8 + 5 \Rightarrow x = 13
Değişkenin değerini bulmak için xx yalnız bırakılır.
4
Bulunan xx değeri, A kutusundaki bilye sayısını veren ifadede yerine yazılır.
3(13)5=395=343(13) - 5 = 39 - 5 = 34
Soruda bizden doğrudan xx değeri değil, kutulardan birindeki bilye sayısı istenmektedir.

Anahtar Kavram

Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemlerin kurulması ve çözülmesi
Soru 193Soru

Bir laboratuvardaki üç farklı kimyasal maddenin sıcaklık değerleri santigrat derece (°C) cinsinden sırasıyla aa, bb ve cc gerçel sayılarıdır. Bu sıcaklık değerleri ile ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:

* aa sıcaklık değeri, pozitif olmayan en büyük tam sayıdır.
* bb sıcaklık değeri, başlangıç noktasına uzaklığı 33 birim olan negatif tam sayıdır.
* cc sıcaklık değeri, QZ\mathbb{Q} \setminus \mathbb{Z} kümesinin bir elemanıdır ve sayı doğrusunda aa ile bb değerlerinin tam ortasındadır.

Buna göre, cc sıcaklık değeri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 32-\frac{3}{2}

Cevap

c sıcaklık değeri eksi üç bölü ikiye eşittir.
Pozitif olmayan en büyük tam sayı sıfırdır, dolayısıyla a=0a = 0 bulunur. Başlangıç noktasına uzaklığı 3 birim olan negatif tam sayı 3-3 olduğundan b=3b = -3 olur. Bu iki değerin tam ortasındaki sayı 0+(3)2=32\frac{0 + (-3)}{2} = -\frac{3}{2} olarak hesaplanır. Bu sayı rasyonel sayılar kümesinde olup tam sayılar kümesinde yer almadığı için QZ\mathbb{Q} \setminus \mathbb{Z} kümesinin bir elemanıdır ve tüm koşulları sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
a sayısının değerini belirleme
a=0a = 0
Pozitif olmayan tam sayılar kümesi {...,2,1,0}\{..., -2, -1, 0\} şeklindedir ve bu kümenin en büyük elemanı 00 sayısıdır.
2
b sayısının değerini belirleme
b=3b = -3
Sayı doğrusunda başlangıç noktasına (sıfıra) uzaklığı 3 birim olan sayılar 3-3 ve 33'tür. Bu sayının negatif tam sayı olduğu belirtildiğinden b=3b = -3 olur.
3
c sayısını hesaplama ve sayı kümeleriyle ilişkisini kontrol etme
c=32c = -\frac{3}{2}
Sayı doğrusunda a=0a = 0 ve b=3b = -3 sayılarının tam ortasındaki sayı bu iki sayının aritmetik ortalamasıdır: 0+(3)2=32\frac{0 + (-3)}{2} = -\frac{3}{2}. Bu sayı rasyonel olup tam sayı olmadığından cQZc \in \mathbb{Q} \setminus \mathbb{Z} koşulunu sağlar.

Anahtar Kavram

Sayı kümeleri (doğal sayılar, tam sayılar, rasyonel sayılar) arasındaki ilişkiler ve sıfır sayısının bu kümelerdeki yeri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 194Soru

Sayı doğrusu üzerinde bir xx gerçel sayısının başlangıç noktasına olan uzaklığı, 6-6 noktasına olan uzaklığının 2 katıdır.

Buna göre, xx sayısının alabileceği farklı değerlerin toplamı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: -16

Cevap

x sayısının alabileceği farklı değerlerin toplamı -16'dır.
Verilen sözel ifade mutlak değerli bir denkleme dönüştürüldüğünde x=2x+6|x| = 2|x + 6| eşitliği elde edilir. Bu eşitliğin çözümünden x=12x = -12 ve x=4x = -4 değerlerine ulaşılır. Bu iki değerin toplamı 16-16 olur.

Adım Adım Çözüm

1
Uzaklık ifadelerini mutlak değer kullanarak denklem haline getirme
x=2x+6|x| = 2|x + 6| denklemi elde edilir.
Bir sayının başka bir sayıya uzaklığı, bu iki sayının farkının mutlak değeridir. Başlangıç noktas��na olan uzaklık x0=x|x-0| = |x|, 6-6 noktasına uzaklık ise x(6)=x+6|x - (-6)| = |x + 6| olur.
2
Mutlak değerli denklemi iki farklı durumda çözme
x=12x = -12 ve x=4x = -4 değerleri bulunur.
A=B|A| = |B| denklemi A=BA = B veya A=BA = -B durumları incelenerek çözülür.
3
Bulunan değerleri toplama
(12)+(4)=16(-12) + (-4) = -16
Soru bizden alabileceği farklı değerlerin toplamını istemektedir.

Anahtar Kavram

Mutlak değerin sayı doğrusu üzerindeki iki nokta arasındaki uzaklık olarak tanımlanması ve x=a|x| = a biçimindeki denklemlerin çözümü.
Soru 195Soru

Bir terzinin elinde AA ve BB olarak adlandırılan iki farklı tahta mezura bulunmaktadır.

* AA mezurasının boyu, BB mezurasının boyundan 2020 cm daha uzundur.
* Terzi, bir kumaşın boyunu AA mezurası ile 66 kez ölçtüğünde son ölçümde mezuranın 1212 cm'lik kısmı kumaşın dışına taşmaktadır.
* Aynı kumaşın boyunu BB mezurası ile 88 kez ölçtüğünde son ölçümde kumaşın boyu mezuradan 1818 cm daha uzun kalmaktadır.

Buna göre, BB mezurasının boyu kaç cm'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 45

Cevap

B mezurasının boyu 45 cm'dir.
B mezurasının boyu x cm olarak alındığında, A mezurasının boyu x + 20 cm olur. Kumaşın boyu her iki ölçüm için eşit olduğundan 6(x + 20) - 12 = 8x + 18 denklemi kurulur. Bu denklem çözüldüğünde x = 45 olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
BB mezurasının boyu xx cm olarak kabul edilip, AA mezurasının boyu xx cinsinden yazılır.
AA mezurasının boyu x+20x + 20 cm olur.
AA mezurasının boyunun BB mezurasının boyundan 2020 cm daha uzun olduğu belirtilmiştir.
2
Kumaşın boyu, her iki mezura ile yapılan ölçüm sonuçlarına göre xx değişkeni kullanılarak modellenir.
AA mezurası ile yapılan ölçüme göre kumaşın boyu: 6(x+20)126(x + 20) - 12 cm, BB mezurası ile yapılan ölçüme göre kumaşın boyu: 8x+188x + 18 cm olur.
AA mezurası ile 66 ölçüm yapıldığında 1212 cm dışarı taştığı için kumaşın boyu 66 mezura boyundan 1212 cm eksiktir. BB mezurası ile 88 ölçüm yapıldığında kumaş 1818 cm arttığı için kumaşın boyu 88 mezura boyundan 1818 cm fazladır.
3
Kumaşın boyu değişmediği için elde edilen iki ifade birbirine eşitlenir ve oluşan birinci dereceden bir bilinmeyenli denklem çözülür.
6(x+20)12=8x+186x+12012=8x+186x+108=8x+182x=90x=456(x + 20) - 12 = 8x + 18 \Rightarrow 6x + 120 - 12 = 8x + 18 \Rightarrow 6x + 108 = 8x + 18 \Rightarrow 2x = 90 \Rightarrow x = 45 cm bulunur.
Aynı kumaşın boyu ölçüldüğü için her iki ölçüm sonucu birbirine eşittir.

Anahtar Kavram

Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler yardımıyla problem çözme ve modelleme
Soru 196Soru

Bir okulda düzenlenen iki farklı gezi grubu için kiralanan özdeş kapasiteli A ve B otobüslerinin doluluk durumlarıyla ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:

* A otobüsündeki boş koltuk sayısı, dolu koltuk sayısının 3 kat��ndan 5 eksiktir.
* B otobüsündeki dolu koltuk sayısı, A otobüsündeki dolu koltuk sayısından 8 fazladır.
* B otobüsündeki boş koltuk sayısı, bu otobüsteki dolu koltuk sayısının yarısından 3 fazladır.

A ve B otobüslerinin toplam koltuk kapasiteleri eşit olduğuna göre, A otobüsündeki dolu koltuk sayısı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 8

Cevap

A otobüsündeki dolu koltuk sayısı 8'dir.
Kurulan birinci dereceden denklem çözüldüğünde A otobüsündeki dolu koltuk sayısı 8 olarak elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
A otobüsündeki dolu koltuk sayısı üzerinden değişken tanımlama ve A otobüsünün toplam kapasitesini ifade etme.
A otobüsündeki dolu koltuk sayısı xx ise, boş koltuk sayıs�� 3x53x - 5 olur. Toplam kapasite x+(3x5)=4x5x + (3x - 5) = 4x - 5 olarak bulunur.
Soruda verilen oranları tek bir bilinmeyen cinsinden yazıp toplam kapasiteyi bulmak için.
2
B otobüsündeki dolu ve boş koltuk sayılarını xx cinsinden yazarak B otobüsünün toplam kapasitesini ifade etme.
B otobüsündeki dolu koltuk sayısı x+8x + 8, boş koltuk sayısı ise x+82+3\frac{x + 8}{2} + 3 olur. Toplam kapasite x+8+x+82+3=3(x+8)2+3x + 8 + \frac{x + 8}{2} + 3 = \frac{3(x + 8)}{2} + 3 olarak elde edilir.
B otobüsünün kapasitesini A'nın kapasitesiyle eşitlemek üzere ifade etmek için.
3
Kapasitelerin eşitliği bilgisini kullanarak birinci dereceden bir bilinmeyenli denklem kurma ve çözme.
4x5=3(x+8)2+34x - 5 = \frac{3(x + 8)}{2} + 3 denklemi çözüldüğünde 8x10=3x+24+65x=40x=88x - 10 = 3x + 24 + 6 \Rightarrow 5x = 40 \Rightarrow x = 8 bulunur.
A otobüsünün dolu koltuk sayısını temsil eden xx değerine ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Birinci dereceden bir bilinmeyenli denklemlerin kurulması ve çözülmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 197Soru

Türkçede bazı sözcükler, günlük dilde veya edebi metinlerde aralarında benzetme amacı olmaksızın parça-bütün, iç-dış, yer-insan gibi çeşitli ilişkiler kurularak başka bir sözcüğün yerine kullanılabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamayı örneklendiren bir kullanım vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Köye yaklaşırken uzaktan görünen bacalar, yorgun yolcuların i��ini sıcak bir yurt hayaliyle ısıtıverdi.

Cevap

Köye yaklaş��rken uzaktan görünen bacalar, yorgun yolcuların içini sıcak bir yurt hayaliyle ısıtıverdi.
Doğru cevap seçeneğinde yer alan 'bacalar' sözcüğü, evin bir parçasıdır ancak bu cümlede parça-bütün ilgisiyle 'evler' kastedilmiştir. İki kavram arasında benzetme ilişkisi bulunmadığı için bu kullanım net bir ad aktarması (mecazımürsel) örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki tüm mecazlı ve aktarmalı kullanımları belirlemek.
Seçeneklerdeki 'rüzgârın fısıldaması', 'parlamak', 'bacalar', 'dağın sırtı' ve 'dalgaların hırçın çığlıkları' ifadeleri mecazlı ve aktarmalı kullanımlar olarak tespit edilmiştir.
Soruda istenen ad aktarmasını bulabilmek için öncelikle cümlelerdeki anlam olaylarını ortaya çıkarmak gerekir.
2
Belirlenen ifadelerin aralarındaki anlam ilişkilerini analiz etmek.
'Fısıldamak' ve 'hırçın çığlıklar' insandan doğaya aktarım (deyim aktarması); 'parlamak' benzetme ilgisiyle kurulan mecaz anlam; 'dağın sırtı' benzerlik ilişkisine dayanan yan anlamdır. 'Bacalar' ise benzetme amacı güdülmeden, evin bir bölümü verilerek evin tamamını kastetmiştir.
Ad aktarmasını diğer anlam olaylarından ayıran temel fark, kavramlar arasında benzetme amacının olmamasıdır.
3
Ad aktarması tanımına uyan seçeneği doğru cevap olarak seçmek.
'Bacalar' sözcüğünün parça-bütün ilgisiyle 'evler/konutlar' anlamında kullanıldığı cümle doğru cevaptır.
Bu kullanım, benzetme amacı taşımadan bir kavramın diğeri yerine kullanılması prensibine (ad aktarmasına) tam olarak uymaktadır.

Anahtar Kavram

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 198Soru

(I) Sanatçı, toplumsal sorunları dile getirirken tarafsız bir gözlemci gibi davranmalıdır. (II) Eserlerinde didaktik bir üsluptan kaçınarak toplumu yönlendirmeyi değil, aynalamayı tercih ediyor. (III) Son romanında da bu çizgiyi koruyor ve okura herhangi bir d��şünceyi dayatmıyor. (IV) Yazarın bu tutumu, onun edebiyat dünyasında kalıcı olmasını sağlayacaktır. (V) Okur, onun cümlelerinde kendi yaşamının izlerini buldukça yapıta daha çok güveniyor.

Bu parçada yer alan eylemlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV. cümlenin yüklemi, ek-fiilin şart kipiyle çekimlenmiş basit yapılı bir eylemdir.

Cevap

Dördüncü cümlenin yüklemi olan 'sağlayacaktır' eylemi, basit yapılı olmayıp türemiş yapılıdır ve ek-fiilin şartıyla değil, gelecek zaman ile bildirme ekiyle çekimlenmiştir.
Dördüncü cümlenin yüklemi olan 'sağlayacaktır' eylemi, 'sağ' isminden '-la' yapım ekiyle türetilmiş türemiş yapılı bir fiildir. Bu eylem gelecek zaman kipi (-acak) ve ek-fiilin bildirme eki (-dır) ile çekimlenmiştir, ek-fiilin şart kipiyle (-se/-sa) çekimlenmemiştir. Dolayısıyla bu cümleyle ilgili verilen bilgi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin yüklemlerini ve bu yüklemleri oluşturan eylemleri belirleyin.
I. cümlede 'davranmalıdır', II. cümlede 'tercih ediyor', III. cümlede 'koruyor' ve 'dayatmıyor', IV. cümlede 'sağlayacaktır', V. cümlede 'güveniyor' yüklemlerdir ve hepsi çekimli eylemdir.
Soruda eylemlerin yapı, çekim ve kök özellikleri sorgulandığı için öncelikle yüklem konumundaki eylemleri doğru saptamak gerekir.
2
Doğru bilgi içeren seçenekleri elemek üzere eylemlerin yapılarını ve çekimlerini inceleyin.
'davranmalıdır' türemiş ve gereklilik (dilek) kiplidir; 'tercih ediyor' yardımcı eylemle kurulmuş birleşik eylemdir; 'dayatmıyor' eyleminde ünlü daralması varken 'koruyor' eyleminde yoktur; 'güveniyor' eyleminin kökü ortak köktür ve yapısı basittir. Bu seçenekler elenir.
Seçeneklerdeki yargıların doğruluk derecesini dil bilgisi kurallarına göre test etmek için.
3
Yanlış bilgi içeren seçeneği saptayarak doğruluğunu kontrol edin.
Dördüncü cümlenin yüklemi 'sağlayacaktır' eylemidir. 'Sağ' kökünden 'sağ-la-' şeklinde türetildiği için türemiş yapılıdır, basit yapılı değildir. Gelecek zaman kipi (-acak) ve bildirme eki (-dır) almıştır, şart kipi (-se) almamıştır.
Yargının yanlışlığını kanıtlayarak doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Fiillerin yapısı, çekimi, ek-fiil almaları, kök türleri ve fiildeki ses olayları
Soru 199Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, bir hedef doğrultusunda gerçekleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazar, çocukluk yıllarında yaşadığı kasabayı daha canlı tasvir edebilmek için o bölgenin eski fotoğraflarını inceledi.

Cevap

Yazarın çocukluk yıllarında yaşadığı kasabayı daha canlı tasvir edebilmek amacıyla eski fotoğrafları incelediğini belirten seçenek doğrudur.
Eski fotoğrafların incelenmesi eyleminin hangi hedef doğrultusunda yapıldığı net bir şekilde belirtilmiştir. Yazarın amacı kasabayı daha canlı tasvir edebilmektir. Bu da cümleye amaç-sonuç anlamı katmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerin yüklemlerini ve bu yüklemlere bağlı gerçekleşen ana eylemleri belirlemek.
Ana eylemler; barajlardaki su seviyesinin düşmesi, eserlerin güncelliğini koruması, eski fotoğrafların incelenmesi, köprünün trafiğe kapatılması ve çalışmanın ertelenmesidir.
Yargıların hangi anlam ilişkisiyle (neden-sonuç, amaç-sonuç vb.) bağlandığını görebilmek için temel yargıyı saptamak gerekir.
2
Belirlenen ana eylemlere 'Hangi gerekçeyle / neden?' ve 'Hangi amaçla / hedefle?' sorularını yönelterek anlam ilişkilerini çözmek.
Fotoğrafları inceleme eylemi 'kasabayı daha canlı tasvir edebilmek amacıyla' yapılmıştır. Diğer cümlelerdeki eylemler ise bir amaca değil, bir nedene (kuraklık, titiz davranma, hasar görme, arkadaşla karşılaşma) dayanmaktadır.
Amaç-sonuç cümlelerinde eylem henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yöneliktir; neden-sonuç cümlelerinde ise eylemin gerekçesi geçmişte veya halihazırda gerçekleşmiş bir olgudur.

Anahtar Kavram

Amaç-Sonuç cümlelerinde eylemin gerçekleşmesi henüz gerçekleşmemiş bir hedefe (amaca) bağlıyken, Neden-Sonuç cümlelerinde eylem gerçekleşmiş bir gerekçeye dayanır.
Soru 200Soru

Kombucha çayı yapımında kullanılan ve "Scoby" olarak adlandırılan simbiyotik bakteri ve maya kolonisi, son yıllarda sürdürülebilir moda tasarımcılarının ilgi odağı hâline gelmiştir. (I) Bu maya ve bakteri birliği, şekerli çay ortamında fermantasyon gerçekleştirirken yüzeyde selüloz liflerinden oluşan jelimsi kalın bir tabaka üretir. (II) Elde edilen bu ıslak tabaka kurutulduğunda, mukavemeti yüksek ve esnek yapısıyla geleneksel hayvan derisine oldukça benzeyen bitkisel bir malzemeye dönüşür. (III) Bu olumsuz özellikleri ortadan kaldırmak amacıyla araştırmacılar, selüloz tabakasını hidrofobik nano-kaplamalarla veya doğal mumlarla işleyerek suya dayanıklı hâle getirmeye çalışmaktadır. (IV) Böylece hem tamamen doğada çözünebilen hem de günlük kullan��ma uygun, çevre dostu alternatif bir tekstil ürünü elde edilmesi hedeflenmektedir. (V)

Bu parçanın anlam bütünlüğünün sağlanması için "Ancak bu yenilikçi malzemenin giyim sektöründe yaygınlaşmasının önünde, suya karşı aşırı hassas olması ve ıslandığında hızla formunu kaybetmesi gibi ciddi teknik engeller bulunmaktadır." cümlesi numaralanmış yerlerin hangisine getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Roma rakamıyla üç (III) ile gösterilen yer
Verilen cümle, Kombucha Scoby'sinden üretilen malzemenin suya hassasiyeti ve formunu kaybetmesi gibi olumsuz yönlerinden bahsetmektedir. Paragrafta üçüncü boşluktan sonra gelen cümle ise 'Bu olumsuz özellikleri ortadan kaldırmak amacıyla...' şeklinde başlamaktadır. Bu durum, yerleştirilecek cümlenin mutlaka üçüncü boşluğa gelmesi gerektiğini gösterir. Böylece anlam bütünlüğü ve dilsel bağ kurulmuş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümleler arasındaki anlam akışını ve dilsel bağlayıcıları incelemek
Parçanın üçüncü cümlesinden sonra gelen 'Bu olumsuz özellikleri ortadan kaldırmak amacıyla...' ifadesi, kendinden önceki cümlede olumsuz bazı özelliklerin sayılmış olmasını gerektirmektedir.
Paragraftaki düşünce zincirini kuran anahtar ifadeleri belirlemek amacıyla.
2
Yerleştirilmesi istenen cümleyi ve içerdiği anlamı analiz etmek
Verilen cümlede malzemenin 'suya karşı aşırı hassas olması ve ıslandığında hızla formunu kaybetmesi' gibi olumsuz yönleri (ciddi teknik engeller) belirtilmektedir.
Boşluğa yerleştirilecek cümlenin, paragraftaki hangi boşluğu anlamca tamamladığını saptamak amacıyla.
3
Verilen cümleyi anlam akışına uygun olan en doğru boşluğa yerleştirmek
Verilen cümle üçüncü boşluğa (III) yerleştirildiğinde, hem bir önceki cümlede bahsedilen malzemenin deriye benzemesiyle kurulan olumlu durumdan olumsuz duruma 'ancak' bağlacıyla geçiş sağlanır hem de sonraki cümlede geçen 'Bu olumsuz özellikleri...' ifadesinin işaret ettiği unsurlar netleşmiş olur.
Anlam bütünlüğünü ve dil bilgisel bağlantıyı eksiksiz şekilde sağlamak amacıyla.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan anahtar kelimeler ve zamirler yardımıyla cümle yerleştirme
ÖncekiSayfa 10 / 338Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin