Gonadal Hastalıklar

64 soru

Soru 1Soru

1717 yaşında, kız çocuğu olarak büyütülen bir hasta, primer amenore ve son bir yıldır fark edilen seste kalınlaşma, yüz ve vücut kıllanmasında artış şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde akne, seste kabalaşma ve 33 cm ölçülen klitoromegali saptanıyor. Bilateral inguinal kanallarda palpabl kitleleri mevcut olan hastanın pelvik ultrasonografisinde uterus ve overler izlenmiyor. Laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Karyotip46,XY46, XY-
Serum Testosteron700700 ng/dL3001000300 - 1000 ng/dL
Dihidrotestosteron (DHT)1515 ng/dL308530 - 85 ng/dL
LH1414 mIU/mL2122 - 12 mIU/mL
FSH55 mIU/mL1121 - 12 mIU/mL

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 55-alfa redüktaz eksikliği

Cevap

55-alfa redüktaz eksikliği
Hastadaki 46,XY46, XY karyotipi, pelvik ultrasonda uterus/over yokluğu ve inguinal kanallardaki testisler bir 'erkek psödohermafroditizm' tablosuna işaret eder. Pubertede seste kalınlaşma ve klitoromegali gibi virilizasyon bulgularının ortaya çıkması, androjen reseptörlerinin fonksiyonel olduğunu gösterir. Laboratuvar incelemesinde testosteronun normal olup DHT'nin düşük saptanması ve Testosteron/DHT oranının belirgin artışı (>20>20), testosteronu DHT'ye dönüştüren 55-alfa redüktaz enziminin eksikliğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
46,XY46, XY karyotipine sahip bir bireyin kadın fenotipinde doğması ancak pubertede virilizasyon (seste kalınlaşma, klitoromegali) yaşaması.
Dış genital organ gelişimi için intrauterin dönemde DHT gerekirken, pubertede virilizasyon için yüksek düzeydeki testosteron yeterli olabilir.
2
Laboratuvar bulgularını ve hormon oranlarını değerlendir
Testosteron düzeyi normal erkek sınırlarında (700700 ng/dL), ancak DHT düzeyi düşüktür (1515 ng/dL). Testosteron/DHT oranı yaklaşık 46.646.6 olarak hesaplanır.
55-alfa redüktaz eksikliğinde Testosteron/DHT oranının >20>20 olması tanısal bir kriterdir.
3
Ayırıcı tanı yap
Uterus yokluğu Mullerian İnhibe Edici Madde (MIS) salınımının normal olduğunu, virilizasyon ise androjen reseptörlerinin çalıştığını gösterir.
Androjen duyarsızlığında reseptör kusuru nedeniyle virilizasyon olmaz; Swyer sendromunda ise gonadal gelişim olmadığı için MIS salınmaz ve uterus bulunur.

Anahtar Kavram

55-alfa redüktaz eksikliğinde testosteronun dihidrotestosterona (DHT) dönüşümü bozulur; bu durum doğumda dişi fenotipine, pubertede ise testosteron etkisiyle virilizasyona yol açar.

Daha Fazla Pratik

Pubertede virilizasyon gösteren 46,XY46, XY bireylerde 55-alfa redüktaz eksikliği ile 1717-beta HSD eksikliğini ayırt etmek için öncül hormon (Androstenedion) düzeylerine bakılmalıdır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 2Soru

3434 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır giderek artan halsizlik, libido kaybı ve baş ağrısı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde sakal ve bıyık tıraşı olma sıklığının azaldığı, bilateral testislerin yumuşak kıvamda ve 88 mL\text{mL} hacminde olduğu saptanıyor.

Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralık
Total Testosteron120120 ng/dL\text{ng/dL}3001000300 - 1000 ng/dL\text{ng/dL}
FSH0.80.8 mIU/mL\text{mIU/mL}1.512.41.5 - 12.4 mIU/mL\text{mIU/mL}
LH1.11.1 mIU/mL\text{mIU/mL}1.78.61.7 - 8.6 mIU/mL\text{mIU/mL}
Prolaktin450450 ng/mL\text{ng/mL}5205 - 20 ng/mL\text{ng/mL}

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prolaktinoma

Cevap

Hormon profili ve klinik bulgular ışığında en olası tanı Prolaktinoma'dır.
Hastanın laboratuvar bulguları düşük testosteron ile beraber düşük FSH ve LH düzeylerini göstermektedir; bu durum sekonder (hipogonadotropik) hipogonadizm ile uyumludur. Eşlik eden belirgin prolaktin yüksekliği (450450 ng/mL\text{ng/mL}), hipogonadizmin nedeninin bir prolaktinoma olduğunu kanıtlar. Hiperprolaktinemi, hipotalamusta GnRH salınımını baskılayarak gonadotropinlerin ve dolayısıyla testosteronun düşmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hipogonadizm tipini belirlemek için hormon panelini analiz et.
Düşük testosteron (120120 ng/dL\text{ng/dL}) ile birlikte düşük/uygunsuz normal FSH (0.80.8 mIU/mL\text{mIU/mL}) ve LH (1.11.1 mIU/mL\text{mIU/mL}) saptandı. Bu tablo sekonder (hipogonadotropik) hipogonadizmi gösterir.
Gonadotropinlerin düşük olması sorunun hipotalamus veya hipofiz düzeyinde olduğunu kanıtlar.
2
Eşlik eden biyokimyasal ve klinik bulguları değerlendir.
Belirgin prolaktin yüksekliği (450450 ng/mL\text{ng/mL}) ve kitle etkisine işaret eden baş ağrısı saptandı.
Makroprolaktinomalarda prolaktin düzeyi genellikle >200>200 ng/mL\text{ng/mL} saptanır ve kitle etkisine bağlı semptomlar sıktır.
3
Prolaktin ile hipogonadizm arasındaki ilişkiyi kur.
Hiperprolaktinemi, GnRH salınımını inhibe ederek sekonder hipogonadizme yol açmıştır.
Yüksek prolaktin düzeyleri hipotalamik-pituiter-gonadal ekseni baskılar.

Anahtar Kavram

Hiperprolaktinemiye bağlı sekonder hipogonadizm
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

2828 yaşında kadın hasta, son 88 aydır adet görememe şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Hastanın anamnezinden daha önce adetlerinin düzenli olduğu, ancak son bir yıldır adet miktarının azaldığı ve beraberinde gece terlemeleri ile sıcak basmalarının başladığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde sekonder seksüel gelişim Tanner evre 55 ile uyumlu bulunurken, pelvik muayenede vajinal mukoza soluk ve atrofik izleniyor.

Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
FSH65 mIU/mL65\text{ mIU/mL}520 mIU/mL5-20\text{ mIU/mL}
LH42 mIU/mL42\text{ mIU/mL}520 mIU/mL5-20\text{ mIU/mL}
Estradiol12 pg/mL12\text{ pg/mL}>30 pg/mL>30\text{ pg/mL}
Prolaktin14 ng/mL14\text{ ng/mL}525 ng/mL5-25\text{ ng/mL}
TSH1.8 mIU/L1.8\text{ mIU/L}0.44.0 mIU/L0.4-4.0\text{ mIU/L}

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer over yetmezliği

Cevap

Primer over yetmezliği
Hastada saptanan düşük estradiol seviyesi ile birlikte FSH ve LH değerlerinin referans aralığının çok üzerinde olması (hipergonadotropik hipogonadizm), overlerin uyarılara yanıt vermediğini ve primer bir yetmezlik olduğunu gösterir. Ayrıca sıcak basması ve vajinal atrofi bulguları, östrojen eksikliğinin klinik yansımalarıdır ve bu tablo primer over yetmezliği (erken menopoz) ile tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların değerlendirilmesi
Sekonder amenore ve östrojen eksikliğine bağlı vazomotor semptomlar (sıcak basması, gece terlemesi) tespit edildi.
Bu bulgular hipogonadizm tablosunu destekler.
2
Gonadotropin (FSH, LH) seviyelerinin analizi
FSH (65 mIU/mL65\text{ mIU/mL}) ve LH (42 mIU/mL42\text{ mIU/mL}) seviyelerinin belirgin şekilde yüksek olduğu görüldü.
Yüksek gonadotropinler, sorunun gonad (over) düzeyinde olduğunu (primer hipogonadizm) gösterir.
3
Eşlik eden hormonal bozuklukların dışlanması
Prolaktin ve TSH seviyeleri normal saptandı.
Hiperprolaktinemi ve tiroid hastalıkları gibi amenore yapabilen diğer sistemik nedenler dışlanmış oldu.
4
Tanının netleştirilmesi
Hipergonadotropik hipogonadizm tablosu ile uyumlu olan primer over yetmezliği tanısına varıldı.
Kırk yaşından önce gelişen bu tablo erken over yetmezliğini (premature ovarian insufficiency) tanımlar.

Anahtar Kavram

Hipergonadotropik Hipogonadizm (Primer Over Yetmezliği)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

28 yaşında erkek hasta, evliliğinin 3. yılında çocuk sahibi olamama nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünden adolesan dönemde bilateral ağrılı skrotal şişlik ile seyreden kabakulak enfeksiyonu geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede bilateral testis volümleri 5 mL5 \text{ mL} (Normal: >15 mL> 15 \text{ mL}) olarak ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan bulgular aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Total Testosteron140 ng/dL140 \text{ ng/dL}3001000 ng/dL300 - 1000 \text{ ng/dL}
FSH38 mIU/mL38 \text{ mIU/mL}1.512 mIU/mL1.5 - 12 \text{ mIU/mL}
LH24 mIU/mL24 \text{ mIU/mL}1.78.6 mIU/mL1.7 - 8.6 \text{ mIU/mL}

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki durum için en olası tanısal sınıflandırma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer (hipergonadotropik) hipogonadizm

Cevap

Primer (hipergonadotropik) hipogonadizm
Hastanın öyküsündeki kabakulak orşiti testis dokusunda kalıcı hasara yol açmıştır. Laboratuvarda saptanan düşük testosteron düzeyine karşılık FSH ve LH'ın yüksek olması, sorunun hipotalamo-hipofizer aksta değil, doğrudan hedef organ olan testislerde olduğunu (Primer Hipogonadizm) gösterir. Bu tablo 'hipergonadotropik hipogonadizm' olarak da adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Post-pubertal dönemde geçirilen bilateral kabakulak orşiti öyküsü saptandı.
Kabakulak orşiti, erkeklerde primer testis yetmezliğinin (edinsel) en sık nedenlerinden biridir.
2
Laboratuvar bulgularının analizi
Düşük testosteron ile birlikte yüksek FSH ve LH düzeyleri saptandı.
Gonadlardaki (testis) hasar nedeniyle testosteron üretilememesi, merkezi sinir sistemi üzerindeki baskılayıcı etkiyi kaldırarak gonadotropinlerin artmasına (hipergonadotropik) neden olur.
3
Tanısal sınıflandırmanın yapılması
Patolojinin doğrudan gonadda olduğu 'Primer Hipogonadizm' tanısına ulaşıldı.
Hormon profili (Düşük efektör hormon + Yüksek uyarıcı hormon) doğrudan hedef organ yetmezliğini işaret eder.

Anahtar Kavram

Primer hipogonadizmde gonadotropinler (FSH/LH) yüksek, sekonder hipogonadizmde ise düşük veya uygunsuz şekilde normaldir.

Alternatif Yöntem

Hormon akslarını yorumlarken 'aşağı mı bozuk yukarı mı' sorusunu sorabilirsiniz: Eğer uç hormon (testosteron) düşükken uyarıcılar (FSH/LH) yüksekse, sorun 'aşağıdadır' (primer). Eğer her ikisi de düşükse sorun 'yukarıdadır' (sekonder).
Tahmini Süre:45s
Soru 5Soru

3131 yaşında erkek hasta, son bir yıldır devam eden cinsel istekte azalma ve sertleşme sorunu şikayetiyle başvuruyor. Hastanın anamnezinden son birkaç aydır aşırı su içme (66-77 litre/gün) ve sık idrara çıkma şikayetlerinin de eklendiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde bilateral testis hacimleri 88 mL (normal >15>15 mL) ve yumuşak kıvamlı olarak saptanıyor, jinekomasti saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde:

- Total testosteron: 160160 ng/dL (Ref: 300300-10001000)
- LH: 1.51.5 mIU/mL (Ref: 1.71.7-8.68.6)
- FSH: 1.91.9 mIU/mL (Ref: 1.51.5-12.412.4)
- Prolaktin: 1212 ng/mL (Ref: <20<20)
- Serum sodyum: 146146 mEq/L (Ref: 135135-145145)
- İdrar dansitesi: 10041004

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sarkoidoz

Cevap

Sekonder hipogonadizm ve santral diabetes insipidus bulgularının bir arada olduğu hastada en olası tanı Sarkoidozdur.
Hastada saptanan düşük testosteron ve düşük/normale yakın LH/FSH düzeyleri sekonder hipogonadizm tablosudur. Buna eşlik eden poliüri, polidipsi ve düşük idrar dansitesi ise santral diabetes insipidusa işaret eder. Sarkoidoz, hipotalamus ve hipofiz sapını infiltre ederek hem GnRH sekresyonunu bozup sekonder hipogonadizme, hem de ADH eksikliğine yol açarak diabetes insidus tablosuna neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Gonadal eksenin değerlendirilmesi
Düşük testosteron (160160 ng/dL) ile birlikte düşük/uygunsuz normal gonadotropinler (1.51.5 ve 1.91.9 mIU/mL) saptanması sekonder (hipogonadotropik) hipogonadizme işaret eder.
Primer hipogonadizmde gonadotropinlerin yüksek olması beklenirdi.
2
Su-elektrolit dengesinin değerlendirilmesi
Poliüri, polidipsi, hafif hipernatremi (146146 mEq/L) ve düşük idrar dansitesi (10041004) varlığı santral diabetes insipidus tanısını koydurur.
Vücut su kaybına rağmen idrarın konsantre edilememesi ADH eksikliğini gösterir.
3
Etyolojik birleştirme
Hem ön hipofiz hormon eksikliği (sekonder hipogonadizm) hem de arka hipofiz/hipotalamus tutulumu (diabetes insipidus) varlığı, hipofiz sapı veya hipotalamusu tutan infiltratif süreçleri düşündürür.
Sarkoidoz, hipotalamik tutulum ile her iki tabloya birden neden olabilen sistemik bir hastalıktır.

Anahtar Kavram

Sekonder hipogonadizm ile santral diabetes insipidus birlikteliği hipotalamik tutulum yapan infiltratif hastalıklara (Sarkoidoz, Langerhans hücreli histiyositoz, metastaz vb.) yönlendirmelidir.
Soru 6Soru

1818 yaşında kadın hasta, primer amenore ve ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişmemesi şikayetiyle endokrinoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde boyu 172 cm172\text{ cm} (hedef boyun üzerinde), meme gelişimi Tanner evre 11, pubik ve aksiller kıllanma ise yok olarak saptanıyor. Hastanın kan basıncı 165/100 mmHg165/100\text{ mmHg} ölçülüyor. Laboratuvar incelemelerinde aşağıdaki sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuç
Serum Potasyum3.0 mEq/L3.0\text{ mEq/L}
Serum FSH72 mIU/mL72\text{ mIU/mL} (Yüksek)
Serum LH45 mIU/mL45\text{ mIU/mL} (Yüksek)
Östradiol<10 pg/mL<10\text{ pg/mL} (Düşük)
Progesteron9 ng/mL9\text{ ng/mL} (Yüksek)
Karyotip46,XX46,XX

Bu klinik tabloya neden olan en olası patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği

Cevap

17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği (CYP17A1CYP17A1 eksikliği)
Hastada saptanan primer amenore, meme gelişimi ve pubik kıllanma yokluğu (cinsel infantilizm) östrojen ve androjen eksikliğini; hipertansiyon ve hipokalemi ise 11-deoksikortikosteron (DOC) gibi mineralokortikoid öncüllerinin aşırı birikimini gösterir. Bu tablo, hem adrenal hem gonadal steroid sentezinde kritik olan 17α17\alpha-hidroksilaz enziminin eksikliğinde görülür. Progesteronun 1717-OH-progesterona dönüşememesi sonucu progesteron düzeylerinin yüksek saptanması tanısal bir ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını birleştir
Primer amenore + Cinsel infantilizm (meme/kıl yokluğu) + Hipertansiyon + Hipokalemi
Hastada hem gonadal (seks steroidi eksikliği) hem de adrenal (kortizol eksikliği ve mineralokortikoid fazlalığı) aksın etkilendiğini anlamak için.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Hipergonadotropik hipogonadizm (Yüksek FSH/LH, düşük östrojen) + Mineralokortikoid etkisi (Düşük K+)
Primer gonadal yetmezliğin mineralokortikoid fazlalığı ile birlikteliğini doğrulamak için.
3
Biyokimyasal blok noktasını saptan
Yüksek progesteron düzeyi
17α17\alpha-hidroksilaz enziminin progesteronu 1717-OH-progesterona dönüştüremediğini, dolayısıyla progesteronun biriktiğini saptamak için.

Anahtar Kavram

17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği, hem adrenal hem de gonadal steroidogenezi etkileyen; kortizol ve seks steroidlerinin sentezlenememesi sonucunda ACTH artışına, mineralokortikoid öncüllerinin (özellikle 11-deoksikortikosteron) birikimine ve hipergonadotropik hipogonadizme yol açan nadir bir konjenital adrenal hiperplazi formudur.

İpuçları

1
Primer amenoreye eşlik eden hipertansiyon ve hipokalemi, adrenal steroidogenez yolaklarındaki bir enzimatik bloğu akla getirmelidir.

Daha Fazla Pratik

Konjenital adrenal hiperplazi formlarında hipertansiyon ve virilizasyon durumlarını karşılaştıran bir tabloyu gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

34 yaşında erkek hasta, iki yıldır korunmasız cinsel ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamama şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde boy 186 cm, vücut ağırlığı 82 kg olarak ölçülüyor. Öneunoid (uzun boy, uzun ekstremiteler) vücut yapısı ve jinekomasti dikkat çekiyor. Testisler bilateral skrotumda, sert kıvamda ve yaklaşık 3-4 ml hacminde (küçük) palpe ediliyor. Koku alma duyusunun normal olduğu belirtiliyor. Semen analizinde azospermi saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve beklenen gonadotropin (FSH, LH) düzeyleri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleşmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klinefelter Sendromu – Yüksek FSH, Yüksek LH

Cevap

Klinefelter Sendromu – Yüksek FSH, Yüksek LH seçeneği doğru cevaptır.
Hastada tarif edilen klinik tablo (uzun boy, jinekomasti, küçük sert testisler, azospermi) Klinefelter Sendromu (47, XXY) ile uyumludur. Klinefelter sendromu, primer testiküler yetmezliğin en sık nedenlerinden biridir. Testislerdeki seminifer tübül hasarı ve Leydig hücre fonksiyon bozukluğu nedeniyle inhibin ve testosteron üretimi azalır. Bu durum hipofiz üzerindeki negatif feedback etkisini kaldırarak FSH ve LH düzeylerinin yükselmesine (Hipergonadotropik Hipogonadizm) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Uzun boy, jinekomasti, küçük ve sert testisler, azospermi.
Bu bulgular primer testiküler yetmezliği ve özellikle Klinefelter sendromunu işaret eder.
2
Hipogonadizm tipini belirle
Primer Hipogonadizm (Hipergonadotropik).
Testislerin kendisindeki (primer) sorun nedeniyle negatif feedback ortadan kalkar, hipofizden salgılanan FSH ve LH düzeyleri artar.
3
Ayırıcı tanıları dışla
Kallmann (koku normal), Prolaktinoma (sekonder neden), Androjen duyarsızlığı (fenotip uymuyor).
Koku alma duyusunun normal olması Kallmann sendromunu dışlatır; hormon profili sekonder nedenleri dışlar.

Anahtar Kavram

Primer hipogonadizmde (testiküler yetmezlik) testosteron düşükken, negatif feedback mekanizmasının bozulması nedeniyle gonadotropinler (FSH ve LH) yükselir.

İpuçları

1
Hastanın fiziksel özellikleri (uzun boy, jinekomasti) ve testis muayenesi (küçük, sert) genetik bir sendromu işaret etmektedir.
2
Testislerin 'sert' ve 'küçük' olması seminifer tübül fibrozisini gösterir; bu durum primer (testis kaynaklı) bir sorundur.
3
Primer organ yetmezliğinde, beyinden salgılanan uyarıcı hormonlar (FSH, LH) azalır mı, artar mı? Feedback mekanizmasını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Primer ve sekonder hipogonadizm ayırıcı tanısında kullanılan dinamik testleri (GnRH stimülasyon testi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

19 yaşında erkek hasta, akranlarına göre gelişiminin geride kalması, sesinin kalınlaşmaması ve sakallarının çıkmaması şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde boyu 182182 cm, kol açıklığı 185185 cm, bilateral testis volümleri 33 mL (prepubertal) ve pubik kıllanma evre 1 olarak saptanıyor. Hastanın ayrıntılı anamnezinde çocukluğundan beri koku alma duyusunun olmadığı öğreniliyor.

Laboratuvar sonuçları aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Total Testosteron4242 ng/dL240950240 - 950 ng/dL
FSH0.60.6 mIU/mL1.512.41.5 - 12.4 mIU/mL
LH0.40.4 mIU/mL1.78.61.7 - 8.6 mIU/mL
Prolaktin1010 ng/mL4154 - 15 ng/mL

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kallmann sendromu

Cevap

Kallmann sendromu
Kallmann sendromu, GnRH üreten nöronların embriyolojik dönemde olfaktör plakoddan hipotalamusa göç edememesi sonucu oluşur. Bu durum hem GnRH eksikliğine (hipogonadotropik hipogonadizm) hem de olfaktör bulbus aplazisi/hipoplazisine bağlı koku alma bozukluğuna (anosmi/hipozmi) neden olur. Hastadaki düşük testosteron, düşük gonadotropinler ve koku alamama bulguları bu tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik muayene ve antropometrik verilerin değerlendirilmesi
Hastada puberte gecikmesi, prepubertal testisler ve önikoid yapı mevcuttur.
Gonadal eksen yetersizliğinin klinik yansımasını belirlemek için gereklidir.
2
Hormonal profilin analizi
Düşük testosteron ile birlikte düşük FSH ve LH (hipogonadotropik hipogonadizm) saptanmıştır.
Hipogonadizmin primer (gonadal) mi yoksa sekonder (hipotalamik/hipofizer) mi olduğunu ayırt etmek için gereklidir.
3
Eşlik eden semptomun (anosmi) tanı ile ilişkilendirilmesi
GnRH nöronlarının migrasyon kusuruna bağlı gelişen anosmi ve sekonder hipogonadizm birlikteliği Kallmann sendromuna işaret eder.
Sekonder hipogonadizmin spesifik nedenini belirlemek için kilit bulgudur.

Anahtar Kavram

Kallmann sendromu, GnRH sentez veya salınım kusuruna bağlı gelişen hipogonadotropik hipogonadizm ile anosmi veya hipozminin birlikteliğidir.
Soru 9Soru

1717 yaşında kız hasta, hiç adet görmeme şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde boyu 176176 cm (>95.>95. persentil), bilateral meme gelişimi Tanner evre 44 olarak saptanıyor. Ancak aksiller ve pubik kıllanmanın belirgin derecede az olduğu fark ediliyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler izlenmiyor; inguinal kanalda bilateral kitleler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum testosteron düzeyi 700700 ng/dL (erkek referans aralığı: 3001000300-1000 ng/dL) ve LH düzeyi yüksek bulunuyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tam androjen duyarsızlığı sendromu

Cevap

Tam androjen duyarsızlığı sendromu
Tam androjen duyarsızlığı sendromu tanısı; hastanın uzun boylu olması (46,XY46,XY etkisi), meme gelişiminin bulunması (testosteronun östrojene dönüşümü), ancak aksiller ve pubik kıllanmanın olmaması (androjen reseptör direnci) ve uterusun yokluğu (testis kaynaklı AMH etkisi) ile konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (meme varlığı, kıllanma yokluğu, uterus yokluğu) analiz et.
Meme gelişiminin olması (östrojen etkisi) ve aksiller/pubik kıllanmanın yokluğu (androjen etkisizliği) androjen reseptör defektine işaret eder.
Androjen reseptörü çalışmadığı için vücut testosterona yanıt vermez, ancak bu testosteronun periferal aromatizasyonu ile oluşan östrojen meme gelişimini sağlar.
2
Görüntüleme ve laboratuvar sonuçlarını değerlendir.
Uterusun olmaması AMH (Anti-Müllerian Hormon) etkisini, inguinal kitleler ise testislerin varlığını gösterir.
Testislerin varlığı 46,XY46,XY karyotipini ve Müller kanallarının gerilemesine neden olan AMH salınımını doğrular.
3
Ayırıcı tanı yap.
Testosteronun erkek düzeyinde olması ve LH yüksekliği androjen duyarsızlığı ile uyumludur.
Androjen direnci nedeniyle hipotalamo-hipofizer akstaki negatif geri bildirim bozulur, bu da LH artışına ve sonuçta testosteron üretiminin stimülasyonuna yol açar.

Anahtar Kavram

Tam Androjen Duyarsızlığı Sendromu (CAIS) tanısında; 46,XY46,XY karyotipi, erkek düzeyinde testosteron, yüksek LH, meme gelişimi varlığı ve pubik/aksiller kıllanma yokluğu karakteristik bir triaddır.
Soru 10Soru

1818 yaşında kadın hasta, hiç adet görmeme ve sekonder cinsiyet özelliklerinin gelişmemesi şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde boyu 176176 cm (+2+2 SD), memeler Tanner evre 11, aksiller ve pubik tüylenme Tanner evre 22 olarak saptanıyor. Pelvik ultrasonografide rudimenter bir uterus ve fallop tüpleri izleniyor, ancak her iki lojda over dokusu seçilemiyor. Laboratuvar tetkiklerinde FSH: 8484 mIU/mL, LH: 3939 mIU/mL, Estradiol: <10<10 pg/mL ölçülüyor. Karyotip analizi 46,XY46,XY olarak sonuçlanan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Swyer sendromu

Cevap

Swyer sendromu (46,XY Saf Gonadal Disgenezi)
Swyer sendromu (46,XY46,XY saf gonadal disgenezi), SRYSRY geni veya ilişkili yolaklardaki bozukluk sonucu gonadların farklılaşamaması durumudur. Gonadlar fonksiyonel olmadığı için ne testosteron ne de Anti-Müllerian Hormon (AMHAMH) üretilir. AMHAMH yokluğu, Müller kanallarının (uterus, fallop tüpleri) gelişmesine izin verir. Östrojen eksikliği sonucu meme gelişimi olmaz (Tanner 11) ve negatif feedback kalktığı için FSH/LHFSH/LH çok yükselir. Epifizlerin geç kapanması nedeniyle hastalar tipik olarak uzun boyludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik fenotip ve boy uzunluğunu değerlendir
Hasta kadın fenotipinde, primer amenoreik ve uzun boyludur. Uzun boy, epifizlerin östrojen eksikliği nedeniyle geç kapanmasına ve Y kromozomu üzerindeki boy genlerine işaret eder.
Ayırıcı tanıda Turner (kısa boy) ve Swyer (uzun boy) ayrımı için kritiktir.
2
Laboratuvar bulgularını (Gonadotropinler ve Östrojen) analiz et
FSH ve LH belirgin yüksek (hipergonadotropik), estradiol ise düşüktür (hipogonadizm).
Sorunun primer (gonadal) bir yetmezlik olduğunu doğrular; sekonder (hipofizer) nedenleri (Kallmann vb.) eler.
3
Görüntüleme ve Karyotip bulgularını birleştir
Uterus mevcut ve karyotip 46,XY'dir.
46,XY karyotipine rağmen uterusun varlığı, embriyolojik dönemde Anti-Müllerian Hormon (AMH) salgılanmadığını kanıtlar. Bu durum streak (iz) gonadlara sahip Swyer sendromu ile tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Swyer sendromunda 46,XY karyotipine rağmen gonadlar gelişmediği (streak gonad) için AMH ve testosteron üretilemez; bu nedenle Müller kanalları gerilemez ve uterus gelişir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

2020 yaşında erkek hasta, sakal tıraşı olmama, sesinde kalınlaşma gerçekleşmemesi ve cinsel gelişimde gerilik şikayetleriyle endokrinoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde boyu 182 cm182\text{ cm}, kulaç açıklığı 188 cm188\text{ cm} olarak ölçülüyor. Testis volümleri bilateral 2 mL2\text{ mL} saptanırken jinekomasti gözlenmiyor. Hastanın anamnezi derinleştirildiğinde, çocukluğundan beri koku alma duyusunun olmadığını ifade ediyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan değerler şöyledir:

- Total testosteron: 45 ng/dL45\text{ ng/dL} (Normal: 3001000300-1000)
- LH: 0.9 mIU/mL0.9\text{ mIU/mL} (Normal: 1.78.61.7-8.6)
- FSH: 1.1 mIU/mL1.1\text{ mIU/mL} (Normal: 1.512.41.5-12.4)

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kallmann sendromu

Cevap

Kallmann sendromu
Düşük testosteron seviyeleri ile birlikte LH ve FSH'nin de düşük saptanması merkezi (sekonder) bir yetmezliği gösterir. Klinik tabloda bu duruma 'anosmi' (koku alamama) eşlik ediyorsa, bu durum GnRH sentezleyen nöronların olfaktör sistemle birlikte migrasyon yapamaması sonucu oluşan Kallmann sendromudur.

Adım Adım Çözüm

1
Testosteron düzeyini değerlendir
45 ng/dL45\text{ ng/dL} (Düşük)
Hastada klinik olarak görülen puberte gecikmesinin biyokimyasal olarak hipogonadizm olduğunu doğrulamak için.
2
Gonadotropin (LH ve FSH) düzeylerini değerlendir
LH ve FSH düzeyleri düşük (Hipogonadotropik)
Hipogonadizmin primer (testis kaynaklı) mi yoksa sekonder (merkezi kaynaklı) mi olduğunu ayırt etmek için.
3
Klinik ipuçlarını (Anosmi) birleştir
Hipogonadotropik hipogonadizm + Anosmi = Kallmann sendromu
GnRH nöronlarının koku soğancığı (olfaktör bulb) ile birlikte embriyolojik göç kusuru bu spesifik sendromu tanımlar.

Anahtar Kavram

Kallmann sendromu, hipogonadotropik hipogonadizm ile anosmi veya hiposminin birlikteliğiyle karakterize, GnRH eksikliğine bağlı bir hastalıktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

2828 yaşında erkek hasta, 11 yıldır evli olmasına rağmen çocuk sahibi olamama şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde hastanın boyu 178178 cm, vücut kitle indeksi 2424 kg/m² ölçülüyor. Sekonder cinsiyet karakterleri ve sakal-bıyık gelişimi normal izleniyor. Jinekomasti saptanmayan hastanın testis hacimleri bilateral 1010 mL (N:1525N: 15-25 mL) olarak ölçülüyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Total Testosteron480480 ng/dL3001000300 - 1000
LH55 mIU/mL2122 - 12
FSH2626 mIU/mL1121 - 12

Spermiogramında azoospermi saptanan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sertoli cell only sendromu

Cevap

Sertoli cell only sendromu (Del Castillo sendromu)
Sertoli cell only sendromunda (Del Castillo sendromu), seminifer tübüllerde germ hücreleri bulunmaz, sadece Sertoli hücreleri mevcuttur. Bu durum azoospermiye ve İnhibin B eksikliğine bağlı olarak izole FSH yüksekliğine yol açar. Leydig hücreleri ve testosteron üretimi normal olduğu için LH seviyeleri ve sekonder cinsiyet karakterleri normal kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hormonal profilini analiz et.
Total testosteron ve LH normal sınırlarda iken FSH belirgin şekilde yüksek saptanmıştır.
Bu durum Leydig hücre fonksiyonunun (LH/Testosteron) korunduğunu, ancak seminifer tübül düzeyinde (germ hücreleri/Sertoli hücreleri) bir patoloji olduğunu gösterir.
2
Fizik muayene ve spermiogram bulgularını birleştir.
Azoospermi ve hafif küçülmüş testis hacmi ile izole FSH yüksekliği birlikteliği saptanmıştır.
İnhibin B üretiminin (Sertoli hücreleri kaynaklı) yetersizliği sonucu FSH üzerindeki negatif geri bildirim ortadan kalkmıştır.
3
Ayırıcı tanıları değerlendirerek en olası sonuca ulaş.
Germinal epitelyumun yokluğu ile karakterize Sertoli cell only sendromu tanıya en uygun tablodur.
Klinik muayenede sekonder seks karakterlerinin korunmuş olması, normal androjen düzeylerini destekler.

Anahtar Kavram

İzole FSH yüksekliği, germ hücre hasarını veya yokluğunu (Sertoli cell only sendromu gibi) gösterir; çünkü FSH sekresyonu germinal epitelden salınan İnhibin B ile negatif feedback kontrolü altındadır.

Daha Fazla Pratik

Primer ve sekonder hipogonadizm ayrımında FSH ve LH düzeylerinin testosteron ile korelasyonunu tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

1919 yaşında erkek hasta, akranlarına göre ergenlik gelişiminin geride kalması ve sakal tıraşı ihtiyacı duymama şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 178178 cm, testis hacimleri bilateral 33 ml (pre-pubertal) ölçülüyor. Hastanın yapılan koku testinde koku alma duyusunun olmadığı (anozmi) saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde total testosteron, LHLH ve FSHFSH düzeyleri normal referans değerlerinin altında bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kallmann sendromu

Cevap

Kallmann sendromu
Kallmann sendromu, hipotalamik GnRH eksikliğine bağlı sekonder hipogonadizm ve olfaktör bulb hipoplazisine bağlı anozmi/hipozmi ile seyreden genetik bir hastalıktır. Vaka sunumundaki düşük testosteron, düşük gonadotropinler ve anozmi üçlüsü bu tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hasta 1919 yaşında olup pre-pubertal testis boyutlarına (33 ml) sahiptir ve anozmi (koku alamama) mevcuttur.
Puberte gecikmesi ve küçük testisler gonadal yetmezliği düşündürür; anozmi ise spesifik bir ipucudur.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Düşük testosteron ile birlikte düşük LHLH ve FSHFSH saptanmıştır.
Bu tablo, sorunun hipotalamus veya hipofiz kaynaklı olduğunu gösteren hipogonadotropik hipogonadizm (sekonder hipogonadizm) göstergesidir.
3
Ayırıcı tanı ve sentez
Hipogonadotropik hipogonadizm + Anozmi = Kallmann sendromu.
GnRHGnRH salgılayan nöronların ve olfaktör nöronların embriyolojik migrasyon kusuru bu iki bulgunun bir arada görülmesini açıklar.

Anahtar Kavram

Hipogonadotropik hipogonadizme (düşük LH/FSH) eşlik eden anozmi, Kallmann sendromu için patognomoniktir.
Soru 14Soru

4545 yaşında erkek hasta, son 55 yıldır giderek artan bacaklarda güçsüzlük, ellerde titreme ve yutma güçlüğü şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde son 22 yıldır libido kaybı ve her iki memesinde ağrısız büyüme fark ettiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; her iki m. quadriceps femoris'te atrofi, perioral bölgede belirgin fasikülasyonlar, bilateral jinekomasti ve her iki testis boyutunda küçülme (88 mL, yumuşak kıvamlı) saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Total Testosteron10501050 ng/dL3001000300 - 1000
LH2222 mIU/mL2122 - 12
FSH1818 mIU/mL1121 - 12
Prolaktin1212 ng/mL4204 - 20
Kreatin Kinaz (CK)720720 U/L3017030 - 170

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kennedy hastalığı

Cevap

En olası tanı Kennedy hastalığıdır (Spinal ve Bulbar Müsküler Atrofi).
Kennedy hastalığı (Spinal ve Bulbar Müsküler Atrofi), androjen reseptöründeki mutasyon nedeniyle hem motor nöron hasarına (fasikülasyonlar, atrofi, yutma güçlüğü) hem de hafif androjen duyarsızlığına (jinekomasti, yüksek testosteron ve LH) yol açar. CK yüksekliği de bu miyopatik ve nörojenik süreçte sık görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hastada hem nörolojik (progresif kas güçsüzlüğü, fasikülasyon, atrofi, CK yüksekliği) hem de endokrin (jinekomasti, libido kaybı, testis atrofisi) bulgular mevcuttur.
Tanı, her iki sistemin de etkilendiği bir sendromu hedeflemelidir.
2
Hormon profilinin yorumlanması
Yüksek total testosteron ile birlikte yüksek LH/FSH seviyeleri 'androjen duyarsızlığı' (target organ resistance) tablosunu göstermektedir.
Primer hipogonadizmde testosteron düşük olurdu; sekonderde ise gonadotropinler düşük olurdu.
3
Nörolojik-Endokrin birleşimi
X'e bağlı çekinik geçişli, androjen reseptör genindeki CAG tekrar artışına bağlı gelişen Kennedy hastalığı (SBMA), bu kombine tabloyu açıklayan tek tanıdır.
Motor nöron dejenerasyonu ile androjen reseptör disfonksiyonu bu hastalığın temel patofizyolojisidir.

Anahtar Kavram

Androjen duyarsızlığı tablosuna eşlik eden alt motor nöron bulguları Kennedy Hastalığını (SBMA) düşündürmelidir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 15Soru

4242 yaşında erkek hasta, son 11 yıldır giderek artan cinsel isteksizlik, erektil disfonksiyon ve genel halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden özellikle el bileği ve 232-3. metakarpofalangeal eklemlerinde ağrı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde ciltte hiperpigmentasyon (bronz görünüm), hepatomegali ve bilateral testislerde atrofi (78 mL7-8\text{ mL}) saptanıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralık
Açlık Kan Şekeri152 mg/dL152\text{ mg/dL}70100 mg/dL70-100\text{ mg/dL}
Total Testosteron165 ng/dL165\text{ ng/dL}3001000 ng/dL300-1000\text{ ng/dL}
LH1,1 mIU/mL1,1\text{ mIU/mL}212 mIU/mL2-12\text{ mIU/mL}
FSH1,4 mIU/mL1,4\text{ mIU/mL}212 mIU/mL2-12\text{ mIU/mL}

Bu klinik ve laboratuvar bulguları ışığında, hastada saptanan hipogonadizmin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herediter hemokromatozis

Cevap

Herediter hemokromatozis
Doğru yanıt olan herediter hemokromatozis, demir yüklenmesiyle seyreden bir hastalık olup hipofiz bezine demir çökmesi sonucu gonadotropin salınımını bozar. Bu durum sekonder hipogonadizm ile sonuçlanır. Hastadaki cilt hiperpigmentasyonu, hepatomegali, diyabet ve özellikle 232-3. metakarpofalangeal eklemleri tutan artropati bu tanı için klasik bir birleşimi (klinik triadın genişletilmiş hali) temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hormon profilinin değerlendirilmesi
Düşük testosteron düzeyi ile birlikte düşük/normale yakın LH ve FSH düzeyleri saptanmıştır.
Bu tablo, patolojinin testislerde değil hipotalamus veya hipofiz aksında olduğunu gösteren sekonder (hipogonadotropik) hipogonadizmdir.
2
Eşlik eden sistemik bulguların analizi
Hastada hiperpigmentasyon, diabetes mellitus (yüksek kan şekeri), hepatomegali ve spesifik eklem ağrısı (metakarpofalangeal artropati) mevcuttur.
Sistemik tutulum bulguları, hipofizdeki hasarın sistemik bir depo hastalığına bağlı olabileceğini düşündürür.
3
Ayırıcı tanı ve sentez
Hipogonadotropik hipogonadizm ile birlikte bronz cilt, diyabet ve karaciğer büyüklüğünün bir arada bulunması 'Bronz Diyabet' tablosunu tanımlar.
Herediter hemokromatozis, hipofiz bezinde demir birikimi yaparak sekonder hipogonadizmin en önemli nedenlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Herediter hemokromatozis, hipofiz ön lobunda demir birikimine bağlı olarak hipogonadotropik (sekonder) hipogonadizme neden olur.
Soru 16Soru

4242 yaşında erkek hasta; halsizlik, son 66 aydır belirginleşen cinsel istekte azalma ve her iki elindeki eklem ağrıları şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde ciltte grimsi-kahverengi hiperpigmentasyon, hepatomegali ve el 2.2. ile 3.3. metakarpofalangeal eklemlerde hassasiyet saptanıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralık
Total Testosteron180180 ng/dLng/dL3001000300 - 1000 ng/dLng/dL
LHLH1.21.2 mIU/mLmIU/mL1.78.61.7 - 8.6 mIU/mLmIU/mL
FSHFSH1.51.5 mIU/mLmIU/mL1.512.41.5 - 12.4 mIU/mLmIU/mL
Açlık Kan Şekeri135135 mg/dLmg/dL7010070 - 100 mg/dLmg/dL

Bu hastada gonadal yetmezliğin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herediter hemokromatozis

Cevap

Herediter hemokromatozis, hipofizdeki gonadotrop hücrelerde demir birikimine bağlı olarak sekonder hipogonadizme yol açan sistemik bir hastalıktır.
Herediter hemokromatozis, vücutta aşırı demir birikimi ile karakterize bir hastalıktır. Demir, hipofiz bezinde birikerek gonadotropin salınımını bozar ve hipogonadotropik hipogonadizme yol açar. Hastadaki el eklemlerindeki artropati (özellikle 2.2. ve 3.3. MCP eklemleri), karaciğer büyümesi, cilt rengi değişikliği ve diyabet (hiperglisemi) bu tanıyı destekleyen klasik bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Gonadal aksın değerlendirilmesi
Düşük testosteron düzeyi ile birlikte düşük/uygunsuz normal LH ve FSH düzeyleri saptanmıştır.
Bu tablo hipogonadotropik (sekonder) hipogonadizme işaret eder.
2
Eşlik eden klinik bulguların analizi
Artropati (23.2-3. MCP eklemleri), hepatomegali, hiperpigmentasyon ve hiperglisemi saptanmıştır.
Bu bulgular 'Bronz Diyabet' olarak bilinen sistemik demir yüklenmesi tablosunu düşündürür.
3
Tanının sentezlenmesi
Hipofizde demir birikimi sonucu oluşan sekonder hipogonadizm ve sistemik bulgular birleştirildiğinde tanı Herediter Hemokromatozis'tir.
Demir, hipofiz ön lobunda en sık gonadotrop hücreleri etkileyerek hipogonadizme yol açar.

Anahtar Kavram

Herediter hemokromatoziste hipogonadizm, demir birikiminin testislerden ziyade hipofizde (gonadotrop hücrelerde) gerçekleşmesi sonucu sekonder olarak gelişir.

İpuçları

1
Hastadaki testosteron, LH ve FSH düzeylerinin tamamının düşük olması hipofiz veya hipotalamus kaynaklı bir sorunu (sekonder) düşündürür.
2
Ciltteki hiperpigmentasyon (bronz deri) ve el eklemlerindeki ağrı ile birlikte olan diyabet tablosu tipik bir sistemik hastalığı işaret eder.
3
Demir birikiminin hipofizde en sık etkilediği hücre grubu gonadotroplardır.

Daha Fazla Pratik

Sekonder hipogonadizmin diğer infiltratif nedenlerini (örneğin sarkoidoz veya histiyositoz) ve bunların ayırt edici klinik özelliklerini gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Tanıyı kesinleştirmek için serum ferritin düzeyi ve transferrin satürasyonu bakılmalı, gerekirse genetik analiz (HFE mutasyonu) yapılmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

2424 yaşında erkek hasta, ergenlik gelişiminin tamamlanmaması, cinsel isteksizlik ve sakal-bıyık çıkmaması şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden, henüz 33 haftalıkken hiponatremik dehidratasyon ve hiperkalemi ile seyreden sürrenal kriz nedeniyle hastaneye yatırıldığı ve o zamandan beri düzenli glukokortikoid ile mineralokortikoid replasman tedavisi aldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde boyu 182182 cm, kulaç mesafesi 186186 cm, testis volümleri bilateral 22 ml (yumuşak kıvamda) ve pubik kıllanması Tanner evre 22 olarak saptanıyor. Hastanın koku alma duyusu normaldir.

Aşağıdaki tablo hastanın güncel laboratuvar bulgularını göstermektedir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Total Testosteron6060 ng/dL240950240 - 950 ng/dL
LH0,50,5 mIU/mL1,591,5 - 9 mIU/mL
FSH0,80,8 mIU/mL1,5121,5 - 12 mIU/mL
Prolaktin1010 ng/mL3153 - 15 ng/mL
Hipofiz MRGNormal-

Bu hastada saptanan hipogonadotropik hipogonadizmin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DAX1 (NR0B1) gen mutasyonu

Cevap

DAX1 (NR0B1) gen mutasyonu
DAX1 (NR0B1) gen mutasyonu, X'e bağlı kalıtılan sürrenal hipoplazi konjenita (AHC) tablosuna yol açar. Bu hastalık yenidoğan döneminde veya erken çocuklukta hayatı tehdit eden sürrenal krizlerle (tuz kaybı) prezante olur. DAX1 aynı zamanda hipotalamus ve hipofiz gonadotrof hücrelerinin gelişiminde/fonksiyonunda rol oynadığı için, bu hastalar ergenlik döneminde hipogonadotropik hipogonadizm (düşük testosteron, düşük LH/FSH) tablosuyla başvururlar. Hipofiz MRG'nin normal olması ve koku alma duyusunun korunmuş olması da bu tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykünün analizi
Yenidoğan döneminde primer sürrenal yetmezlik (tuz kaybı krizi) varlığı saptandı.
Hastanın çocukluktan beri glukokortikoid ve mineralokortikoid alması sürrenal korteks yetmezliğini gösterir.
2
Güncel hormonal durumun değerlendirilmesi
Düşük testosteron ile birlikte düşük LH ve FSH (hipogonadotropik hipogonadizm) saptandı.
Primer sürrenal yetmezliği olan bir hastada beklenen gonadotropin yanıtının (yüksek LH/FSH) aksine, merkezi bir yetersizlik olduğu görüldü.
3
Sendromik eşleştirme
X'e bağlı Adrenal Hipoplazi Konjenita (AHC) ve Hipogonadotropik Hipogonadizm birlikteliği saptandı.
Bu iki spesifik klinik tablonun bir arada görüldüğü en tipik genetik defekt DAX1 mutasyonudur.

Anahtar Kavram

DAX1 (NR0B1) mutasyonu, adrenal korteks gelişimi için kritik olan bir transkripsiyon faktörü kusurudur ve hem primer sürrenal yetmezliğe (Adrenal Hipoplazi Konjenita) hem de hipotalamik-hipofizer seviyede hipogonadotropik hipogonadizme neden olur.

Daha Fazla Pratik

Sürrenal yetmezlik ile birlikte giden diğer hipogonadizm nedenlerini (örn: adrenolökodistrofi - ancak burada primer hipogonadizm görülür) gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 18Soru

2424 yaşında erkek hasta, evliliğinin 33. yılında çocuk sahibi olamama ve cinsel istekte azalma şikayetiyle başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünden, ergenlik döneminde yaşıtlarına göre belirgin derecede daha uzun boylu olduğu ve sakal gelişiminin oldukça geç başladığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde bilateral jinekomasti, ince ses tonu ve kadın tipi pubik kıllanma saptanıyor. Testisleri bilateral 33 mL hacminde ve sert kıvamda palpe ediliyor.

Laboratuvar inceleme sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralık
Total Testosteron120120 ng/dL3001000300 - 1000
FSH4242 mIU/mL1.512.41.5 - 12.4
LH2828 mIU/mL1.78.61.7 - 8.6

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klinefelter sendromu

Cevap

Klinefelter sendromu
Laboratuvar verilerindeki düşük testosteron ve yüksek gonadotropin (FSH, LH) düzeyleri primer hipogonadizmi kanıtlar. Klinik tablodaki uzun boy, jinekomasti ve özellikle seminifer tübül hiyalinazasyonu sonucu oluşan 'küçük ve sert' testisler Klinefelter sendromu için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Uzun boy, jinekomasti ve özellikle 'küçük ve sert' testis bulguları primer testiküler yetmezliğe işaret eder.
Klinefelter sendromunda seminifer tübüllerin hiyalinize olması testislerin sert hissedilmesine neden olur.
2
Hormon profilini yorumla
Düşük testosteron ile birlikte yüksek FSH ve LH düzeyleri 'hipergonadotropik hipogonadizm' (primer hipogonadizm) tanısını koydurur.
Testislerdeki Leydig ve Sertoli hücre yetmezliği nedeniyle negatif geri bildirimin kalkması gonadotropinleri artırır.
3
Ayırıcı tanı yap
Primer hipogonadizm nedenleri arasında 47,XXY karyotipi ile uyumlu olan Klinefelter sendromu en olası tanıdır.
Karakteristik fiziksel bulgular ve hormonal verilerin birleşimi bu tanıyı spesifik kılar.

Anahtar Kavram

Hipergonadotropik hipogonadizm ve Klinefelter sendromu klinik özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

1717 yaşında kız hasta, hiç adet görmeme (primer amenore) şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde meme gelişiminin normal (Tanner evre 44) olduğu, ancak aksiller ve pubik kıllanmanın izlenmediği (Tanner evre 11) saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler saptanamazken, her iki inguinal kanalda solid kitleler izleniyor. Hastanın laboratuvar ve genetik sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Testosteron850850 ng/dL (N: 208020-80 ng/dL)
Serum LH2424 mIU/mL (N: 2122-12 mIU/mL)
Karyotip46,XY46,XY

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Komple androjen duyarsızlığı sendromu

Cevap

Komple androjen duyarsızlığı sendromu
Komple androjen duyarsızlığı sendromu (AIS), 46,XY genotipine sahip bireylerde androjen reseptörlerinin işlevsizliği sonucu oluşur. Testislerden salınan Müllerian İnhibe Edici Madde (MİS) nedeniyle uterus ve fallop tüpleri gelişmez (vaka sunumunda uterusun görülmemesi). Testislerden salınan yüksek düzeydeki testosteron, periferde östrojene dönüşerek meme gelişimini (telarş) sağlar, ancak hedef dokularda androjen etkisi olmadığı için pubik ve aksiller kıllanma (adrenarş yanıtı) gerçekleşmez.

Adım Adım Çözüm

1
Fenotipik ve fiziksel bulguları değerlendir
Meme gelişimi var (androjenlerin aromatizasyonu ile östrojen oluşumu), ancak androjen reseptör direnci nedeniyle pubik/aksiller kıllanma yok.
Androjen duyarsızlığı sendromunun en tipik fizik muayene bulgusu 'meme var, kıl yok' tablosudur.
2
Görüntüleme ve laboratuvar bulgularını yorumla
Uterus ve over yok (Müllerian İnhibe Edici Madde etkisiyle), testosteron erkek düzeyinde ve LH yüksek.
Testislerin varlığı Müllerian yapıların (uterus) gelişimini engeller; LH yüksekliği ise hipofiz düzeyindeki androjen direncini yansıtır.
3
Karyotip ile tanıyı doğrula
46,XY karyotipi ve dişi fenotipi komple androjen duyarsızlığını doğrular.
Müllerian agenezi (MRKH) ile en önemli fark karyotipin 46,XY olması ve testosteronun yüksekliğidir.

Anahtar Kavram

Androjen duyarsızlığı sendromunda (Testiküler Feminizasyon), androjen reseptörlerindeki mutasyon nedeniyle 46,XY bireyler fenotipik olarak dişi görünümündedir; ancak uterus yoktur ve pubik kıllanma görülmez.

Daha Fazla Pratik

AIS tanılı hastalarda malignite riskini önlemek için gonadektomi zamanlamasını (puberte sonrası) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

3232 yaşında erkek hasta, 33 yıldır süregelen çocuk sahibi olamama (primer infertilite) şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde; boy 182182 cm, ağırlık 8080 kg, sekonder seksüel karakterler (sakal, ses kalınlığı, kıllanma) normal saptanıyor ve jinekomasti gözlenmiyor. Penis gelişimi normal olan hastanın her iki testisi skrotumda olup kıvamları hafif sert ve hacimleri 1111 mL (normal: >20>20 mL) olarak ölçülüyor. Yapılan iki farklı semen analizinde "azoospermi" saptanıyor.

Laboratuvar bulguları şöyledir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Total Testosteron520520 ng/dL3001000300 - 1000
LH5.15.1 mIU/mL1.59.31.5 - 9.3
FSH2929 mIU/mL1.512.41.5 - 12.4
Prolaktin1212 ng/mL<20<20

Bu klinik ve laboratuvar tablosuna göre, bu hasta için aşağıdakilerden hangisi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum inhibin B düzeyinin çok düşük saptanması

Cevap

İzole FSH yüksekliği ve azoospermi ile başvuran, normal testosteron düzeyine sahip bu hastada en olası durum serum inhibin B düzeyinin çok düşük saptanmasıdır.
Hastada saptanan normal testosteron ve LH düzeyleri, Leydig hücrelerinin ve hipofiz-gonadal aksın testosteron bacağının sağlam olduğunu gösterir. Ancak azoospermiye eşlik eden belirgin FSH yüksekliği, seminifer tübüllerdeki germinal epitelin ağır hasar gördüğünü veya yok olduğunu (Sertoli Cell Only Sendromu/Germinal Aplazi) kanıtlar. Sertoli hücreleri tarafından üretilen ve FSH salınımını baskılayan temel faktör İnhibin B'dir. Bu hücrelerin veya germinal kütlenin yokluğunda İnhibin B saptanamayacak kadar düşük düzeylere iner, bu da negatif feedback kaybı sonucu FSH'ın izole olarak yükselmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hormon profilini analiz et
Testosteron ve LH normal, ancak FSH belirgin şekilde yüksek.
Testiküler yetmezliğin selektif olarak spermatogenetik tübülleri/Sertoli hücrelerini mi yoksa tüm testisi mi etkilediğini anlamak için.
2
Azoospermi tipini belirle
Yüksek FSH, azoosperminin obstrüktif değil, non-obstrüktif (primer testiküler yetmezlik) olduğunu gösterir.
FSH düzeyi spermatogenez hakkında bilgi verir; obstrüksiyonda FSH normal kalır.
3
Spesifik sendromu tanımla
Sertoli Cell Only Sendromu (Germinal Aplazi) veya şiddetli germ hücre hasarı düşünülmelidir.
Leydig hücre fonksiyonu (T ve LH) korunmuşken, sadece germinal serinin etkilendiği tablolarda izole FSH yüksekliği görülür.
4
Biyokimyasal belirteci eşleştir
İnhibin B, Sertoli hücrelerinden salınır ve FSH üzerinde negatif feedback yapar; germinal doku kaybında düzeyi düşer.
İnhibin B, spermatogenezin ve Sertoli hücre kütlesinin en duyarlı laboratuvar göstergelerinden biridir.

Anahtar Kavram

İzole FSH yüksekliği ile giden non-obstrüktif azoospermide (Sertoli Cell Only Sendromu), Sertoli hücre fonksiyonu ve germinal kütle kaybına bağlı olarak İnhibin B düzeyi düşer.

Alternatif Yöntem

Spermatogenez durumunu değerlendirmek için invaziv olan testis biyopsisi yerine, invaziv olmayan bir parametre olan serum FSH ve İnhibin B kombinasyonunun kullanılması klinik pratikte önemli bir yaklaşımdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 4Sonraki
Gonadal Hastalıklar Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin