Akut Böbrek Hasarı

57 soru

Soru 1Soru

6565 yaşında erkek hasta, son 22 haftadır devam eden halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 22 ay önce gastroözofageal reflü hastalığı tanısıyla pantoprazol 4040 mg/gu¨nmg/gün başlandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 130/80130/80 mmHgmmHg, nabız 76/dakika76/dakika olup döküntü veya ateş saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin 2.62.6 mg/dLmg/dL (bazal değeri: 0.90.9 mg/dLmg/dL), BUNBUN 4242 mg/dLmg/dL, serum sodyum 138138 mEq/LmEq/L, potasyum 4.84.8 mEq/LmEq/L olarak ölçülüyor. İdrar tetkikinde; dansite 10121012, mikroskopide 152015-20 lökosit/BBA ve lökosit silindirleri gözleniyor. İdrar kültürü negatif sonuçlanıyor. İdrar sodyumu 4545 mEq/LmEq/L ve fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFENa) %1.8\%1.8 olarak hesaplanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut interstisiyel nefrit

Cevap

Akut interstisiyel nefrit
Hastada akut böbrek hasarı tablosuna eşlik eden yüksek FENaFENa (%1.8\%1.8) intrinsik bir renal hasarı gösterir. İdrar sedimentinde lökosit silindirlerinin görülmesi ve idrar kültürünün negatif olması (steril piyüri), hasarın interstisiyel alandaki inflamasyona bağlı olduğunu kanıtlar. Proton pompası inhibitörleri (pantoprazol gibi), klasik aşırı duyarlılık bulguları (ateş, döküntü) olmadan da sinsi bir şekilde akut interstisiyel nefrite neden olabilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Böbrek fonksiyonlarının ve FENaFENa değerinin değerlendirilmesi
Kreatinin değerindeki belirgin artış (0.90.9 \rightarrow 2.62.6) akut böbrek hasarını, FENaFENa değerinin %1.8\%1.8 olması ise intrinsik (renal) tipte bir hasarı gösterir.
Hasarın tipini belirlemek ayırıcı tanıdaki ilk adımdır.
2
İdrar sedimentinin ve klinik öykünün analizi
Lökosit silindirleri ve steril piyüri varlığı, interstisiyel inflamasyonu; Proton Pompası İnhibitörü (pantoprazol) kullanımı ise olası etiyolojiyi gösterir.
Lökosit silindirleri tübülit ve interstisiyel nefrit için oldukça spesifiktir.
3
Sistemik bulguların sorgulanması
Klasik triadın (ateş, döküntü, eozinofili) olmaması tanıyı dışlamaz.
PPI ilişkili akut interstisiyel nefritlerde sistemik bulgular vakaların çoğunda görülmeyebilir.

Anahtar Kavram

İlaca bağlı Akut İnstertisiyel Nefrit (AİN) tanısında lökosit silindirleri ve steril piyüri en önemli idrar bulgularıdır.
Soru 2Soru

4242 yaşında erkek hasta, ateşli silah yaralanması sonrası yapılan acil laparotomi ve splenektomi sonrası yoğun bakım ünitesinde izlenmektedir. Ameliyat sırasında 1212 ünite eritrosit süspansiyonu replasmanı yapılmıştır. Postoperatif 3636. saatte hastanın idrar çıkışının <10< 10 mL/saat olduğu fark ediliyor. Fizik muayenesinde batın ileri derecede gergin, timpanik ve hassas saptanıyor. Mekanik ventilatörde izlenen hastanın havayolu tepe basınçlarında (peak airway pressure) belirgin artış ve tidal volümlerde azalma izleniyor.

Laboratuvar bulguları şöyledir:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin2.82.8 mg/dL (Bazal: 0.90.9 mg/dL)
BUN6464 mg/dL
İdrar Sodyumu88 mEq/L
FENa (Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu)%0.4\%0.4
Santral Venöz Basınç (CVP)1919 mmHg

Bu klinik tabloyu ve laboratuvar bulgularını açıklayan en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Abdominal kompartman sendromu

Cevap

Mevcut klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı Abdominal Kompartman Sendromu'dur.
Abdominal Kompartman Sendromu, intraabdominal basıncın 2020 mmHg üzerine çıkması ve buna bağlı yeni gelişen organ disfonksiyonu olarak tanımlanır. Masif sıvı replasmanı yapılan travma hastalarında visseral ödem nedeniyle sık görülür. Böbrekler bu basınç artışına çok hassastır. Renal perfüzyon basıncı, ortalama arter basıncı ile intraabdominal basınç arasındaki farka eşittir. Basınç arttıkça RPP düşer ve renal venler basıya uğrar. Bu durum RAAS sistemini aktive ederek sodyum tutulumuna ve prerenal benzeri bir laboratuvar tablosuna (FENa <%1<\%1) neden olur. Hastadaki yüksek CVP ve ventilatör basınç artışı tanıyı klinik olarak tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Böbrek hasarının tipini belirlemek için idrar indekslerini değerlendir.
FENa'nın %0.4\%0.4 ( <%1<\%1) ve idrar sodyumunun 88 mEq/L olması, böbreğin sodyumu geri emme kapasitesinin korunduğunu, yani hasarın 'prerenal' mekanizmalı olduğunu gösterir.
Prerenal azotemi, böbrek perfüzyonunun azaldığı ancak tübüler fonksiyonun henüz bozulmadığı durumlarda görülür.
2
Hastanın hacim durumunu ve fizik muayene bulgularını entegre et.
CVP'nin 1919 mmHg (yüksek) olması hastanın hipovolemik olmadığını, batın gerginliği ve ventilatör basınç artışı ise intraabdominal basıncın çok yüksek olduğunu gösterir.
Yüksek intraabdominal basınç diyaframı yukarı iterek intratorasik basıncı ve dolayısıyla havayolu basınçlarını artırır.
3
Tanıyı netleştir.
Artmış intraabdominal basınç (>20> 20 mmHg) ve buna eşlik eden organ disfonksiyonu (böbrek yetmezliği) Abdominal Kompartman Sendromu (AKS) tanısını koydurur.
AKS'de böbrek yetmezliği hem renal ven kompresyonu hem de renal perfüzyon basıncındaki (RPP=MAPIAPRPP = MAP - IAP) düşüş nedeniyle oluşur.

Anahtar Kavram

Abdominal Kompartman Sendromu'nda (AKS) gelişen akut böbrek hasarı, artmış renal venöz basınç ve azalmış renal perfüzyon basıncı nedeniyle prerenal karakterli laboratuvar bulguları (FENa < %1) ile seyreder.
Soru 3Soru

68 yaşında erkek hasta, son 44 gündür devam eden şiddetli bulantı, kusma ve diyare şikayetleri sonrası idrar miktarında azalma nedeniyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ortostatik hipotansiyon ve taşikardi saptanıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin2.02.0 mg/dL (Bazal: 0.90.9 mg/dL)
Serum BUN8080 mg/dL
İdrar Sodyumu (UNaUNa)1515 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0.6\%0.6
İdrar Osmolalitesi550550 mOsm/kg

Bu klinik tablo ve laboratuvar verileri ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal azotemi

Cevap

En olası tanı prerenal azotemidir.
Prerenal azotemi tanısı, hastadaki belirgin sıvı kaybı öyküsü (kusma, diyare) ve buna eşlik eden fizik muayene bulguları (hipotansiyon, taşikardi) ile laboratuvar verilerinin uyumu sayesinde konur. Özellikle BUN/KreatininBUN/Kreatinin oranının 4040 (>20>20) olması, FENaFENa değerinin %0.6\%0.6 (<%1<\%1) olması ve idrar osmolalitesinin yüksek (550550 mOsm/kg) bulunması, böbrek tübül fonksiyonlarının sağlam olduğunu ancak renal perfüzyonun azaldığını gösteren klasik prerenal bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendirin.
Hastada şiddetli kusma, diyare ve ortostatik hipotansiyon mevcuttur; bu durum renal perfüzyonun azaldığını (volüm kaybı) gösterir.
Prerenal akut böbrek hasarının en sık nedeni hipovolemidir.
2
Serum BUNBUN / Kreatinin oranını hesaplayın.
80/2.0=4080 / 2.0 = 40 sonucuna ulaşılır.
Prerenal azotemide üre geri emilimi arttığı için bu oranın 2020'nin üzerinde olması beklenir.
3
İdrar sodyumu ve FENaFENa değerlerini analiz edin.
UNa<20UNa < 20 mEq/L ve FENa<%1FENa < \%1 olarak saptanmıştır.
Böbrek tübüllerinin sağlam olduğunu ve sodyumu geri emerek volümü korumaya çalıştığını gösterir, bu da prerenal tanısını doğrular.

Anahtar Kavram

Prerenal ve renal akut böbrek hasarı ayrımında idrar biyokimyası ve BUN/Kreatinin oranı kullanımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

6464 yaşında erkek hasta, son 33 haftadır giderek artan bel ağrısı, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde bel ağrısı nedeniyle son iki haftadır yoğun non-steroid anti-inflamatuar ilaç (NSAI˙I˙NSAİİ) kullanımı öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk saptanıyor, pretibial ödem saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyinin bazal değeri olan 1.01.0 mg/dLmg/dL'den 3.43.4 mg/dLmg/dL'ye yükseldiği görülüyor.

Laboratuvar bulguları aşağıda özetlenmiştir:

TetkikSonuç
Hemoglobin9.29.2 g/dLg/dL
Serum Kalsiyum11.611.6 mg/dLmg/dL
Total Protein9.49.4 g/dLg/dL
Albumin3.13.1 g/dLg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})4545 mEq/LmEq/L
FENaFENa%2.6\%2.6
İdrar Tetkiki (DipstickDipstick)1+1+ Protein, sedimentte asellüler silendirler

Bu hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyeloma böbreği (Kast nefropatisi)

Cevap

Bu hastadaki akut böbrek hasarının en olası nedeni Miyeloma böbreği (Kast nefropatisi) tablosudur.
Doğru cevap olan Miyeloma böbreği (Kast nefropatisi), hastadaki klinik tabloyu (bel ağrısı, anemi, hiperkalsemi) ve laboratuvar verilerini (intrinsik ABHABH paterni ve globulin açığı) bütünsel olarak açıklar. Kast nefropatisinde monoklonal hafif zincirler distal tübüllerde Tamm-Horsfall proteini ile birleşerek obstrüktif silendirler oluşturur ve tübüler hasara yol açar. İdrar çubuğunun (dipstickdipstick) sadece albumine duyarlı olması nedeniyle, hafif zincirlerin (globulinlerin) idrardaki yoğunluğu bu testle tam olarak yansıtılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Böbrek hasarının tipini belirle
FENa>%1FENa > \%1 ve UNa>40U_{Na} > 40 mEq/LmEq/L bulunması
Bu değerler sürecin prerenal değil, intrinsik renal bir hasar (tübüler veya interstisyel) olduğunu gösterir.
2
Sistemik bulguları analiz et (CRAB kriterleri)
Kalsiyum yüksek (11.611.6), Böbrek hasarı var (Cr:3.4Cr: 3.4), Anemi mevcut (Hb:9.2Hb: 9.2), Kemik/bel ağrısı var.
Bu dörtlü (Kalsiyum, Renal, Anemi, Bone) Multiple Miyeloma için klasik tanısal ipuçlarıdır.
3
Protein farkını (globulin gap) hesapla
9.43.1=6.39.4 - 3.1 = 6.3 g/dLg/dL
Total protein ile albumin arasındaki farkın 44 g/dLg/dL'den fazla olması, monoklonal gamopati (aşırı immünglobulin üretimi) lehinedir.
4
İdrar bulgularını yorumla
DipstickDipstick proteinüri az (1+1+), sediment asellüler.
Kast nefropatisinde idrara çıkan proteinler esasen hafif zincirlerdir (BenceJonesBence-Jones). Standart dipstickdipstick yöntemleri sadece albumini saptadığı için, ağır proteinüriye rağmen dipstickdipstick yalancı düşük sonuç verebilir.

Anahtar Kavram

Multiple Miyeloma'da kast nefropatisi (Miyeloma böbreği), intrinsik akut böbrek hasarının önemli bir nedenidir ve hiperkalsemi ile anemi eşliğinde değerlendirilmelidir.
Soru 5Soru

5252 yaşında kadın hasta, son bir haftadır halsizlik, hafif ateş ve gövdesinde yeni gelişen döküntü şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın özgeçmişinden iki hafta önce dispeptik yakınmaları nedeniyle lansoprazol tedavisine başlandığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde gövdede yaygın makülopapüler döküntü saptanıyor ve kan basıncı 125/80125/80 mmHg ölçülüyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkikleri aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Kreatinin2,92,9 mg/dL (Bazal: 0,90,9 mg/dL)
Kan Üre Azotu (BUN)4242 mg/dL
İdrar Sodyumu4848 mEq/L
FENa (Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu)%1,8\%1,8

Tam idrar tetkikinde; dansite 10141014, protein (+), idrar sedimentinde bol lökosit ve lökosit silindirleri saptanıyor; ancak idrar kültüründe üreme izlenmiyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut interstisyel nefrit

Cevap

Akut interstisyel nefrit
Akut interstisyel nefrit, genellikle ilaçlara karşı gelişen bir aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Proton pompa inhibitörleri (lansoprazol vb.) günümüzde en sık neden olan ilaç grupları arasındadır. Ateş, döküntü ve böbrek fonksiyonlarında bozulma klasik triadıdır. İdrar sedimentinde lökosit silindirlerinin görülmesi, tübül ve interstisyumun tutulduğunu kanıtlar. Ayrıca steril piyüri (kültürde üreme olmaksızın lökosit varlığı) bu tablo için oldukça karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın ilaç öyküsü ve sistemik bulgularını değerlendir.
İki hafta önce başlanan Proton Pompa İnhibitörü (lansoprazol) kullanımı ile ortaya çıkan ateş ve döküntü, aşırı duyarlılık reaksiyonunu düşündürür.
İlaca bağlı akut interstisyel nefrit (AİN), tipik olarak ilaç kullanımından 1-2 hafta sonra gelişir.
2
Laboratuvar ve idrar bulgularını analiz et.
Kreatinin artışı böbrek hasarını gösterirken; FENa değerinin >%1>\%1 olması intrinsik (renal) tipte bir hasarı, idrar sedimentindeki lökosit silindirleri ve steril piyüri ise interstisyel enflamasyonu işaret eder.
Lökosit silindirleri, lökositlerin tübül içinde silindir haline gelmesiyle oluşur ve tübülointerstisyel hastalıklar için karakteristiktir.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Prerenal nedenler düşük FENa ile, ATN granüler silindirlerle, post-renal nedenler ise obstrüksiyon bulgularıyla dışlanır.
Hastadaki döküntü ve steril piyüri eşliğindeki lökosit silindirleri kombinasyonu en çok AİN tanısını destekler.

Anahtar Kavram

İlaca bağlı gelişen Akut İnterstisyel Nefrit tanısında klinik (ateş, döküntü) ve idrar (steril piyüri, lökosit silindirleri) bulgularının sentezi.
Soru 6Soru

5555 yaşında kadın hasta, son 22 gündür devam eden yüksek ateş, titreme ve sağ yan ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 80/50 mmHg80/50\text{ mmHg}, nabız 110/dk110/\text{dk}, ateş 39.2C39.2^\circ\text{C} saptanıyor. Hastaya intravenöz sıvı ve ampirik antibiyotik tedavisi başlanıyor. Yatışının 33. gününde idrar miktarının azaldığı (300 mL/gu¨n300\text{ mL/gün}) fark ediliyor.

TetkikSonuç
Serum Kreatinin3.2 mg/dL3.2\text{ mg/dL} (Yatışta: 1.1 mg/dL1.1\text{ mg/dL})
BUN52 mg/dL52\text{ mg/dL}
İdrar Sodyumu50 mEq/L50\text{ mEq/L}
FENa (Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu)%2.8\%2.8
İdrar sedimentiKahverengi (çamur rengi) granüler silendirler

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, hastada gelişen akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut tübüler nekroz

Cevap

Akut tübüler nekroz
Hastada saptanan belirgin hipotansiyon ve sepsis, böbreklerin iskemik hasar görmesine neden olmuştur. Laboratuvar bulgularında Fraksiyone Sodyum Ekskresyonunun (FENa) %1'in (ve hatta %2'nin) üzerinde olması ile idrar sodyumunun 40 mEq/L'den yüksek bulunması, böbrek tübüllerinin sodyumu tutma fonksiyonunu kaybettiğini (intrinsik hasar) gösterir. İdrar mikroskobisinde görülen kahverengi 'çamur rengi' granüler silendirler ise dökülen tübüler hücrelerin oluşturduğu tipik bir Akut Tübüler Nekroz (ATN) bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı değerlendir.
Hasta sepsis ve derin hipotansiyon (80/50 mmHg80/50\text{ mmHg}) tablosundadır; bu durum böbrek perfüzyonunu bozarak iskemik hasar riskini artırır.
Tanısal yaklaşımın ilk adımı risk faktörlerini belirlemektir.
2
Böbrek fonksiyon testlerini analiz et.
Kreatinin değerinin 1.11.1'den 3.23.2'ye yükselmesi ve oligüri (300 mL/gu¨n300\text{ mL/gün}), KDIGO kriterlerine göre evre 3 Akut Böbrek Hasarı ile uyumludur.
Böbrek hasarının varlığı ve şiddeti kreatinin artışıyla teyit edilir.
3
Laboratuvar parametrelerini Prerenal/Renal ayrımı için kullan.
FENa'nın %2.8\%2.8 (>%2>\%2) ve idrar sodyumunun 50 mEq/L50\text{ mEq/L} (>40 mEq/L>40\text{ mEq/L}) olması, tübüllerin sodyum geri emme yeteneğini kaybettiğini, yani parankimal (renal) hasar geliştiğini gösterir.
FENa ve idrar sodyumu, böbreğin konsantrasyon ve geri emilim kapasitesini ölçer.
4
İdrar sediment bulgusunu yorumla.
Kahverengi (çamur rengi) granüler silendirler, dökülen tübül epitellerini temsil eder ve Akut Tübüler Nekroz (ATN) için patognomoniktir.
Sediment bulguları, hasarın anatomik bölgesini doğrular.

Anahtar Kavram

İskemik Akut Tübüler Nekroz (ATN) Tanısı

Daha Fazla Pratik

Prerenal azotemiden ATN'ye geçiş sürecindeki patofizyolojik değişiklikleri ve idrar ozmolaritesindeki değişimleri inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

7474 yaşında erkek hasta, koroner arter hastalığı nedeniyle yapılan stent uygulamasından 1010 gün sonra idrar miktarında azalma ve halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 150/90mmHg150/90 \, mmHg, nabız 84/dk84/dk saptanıyor. Alt ekstremite muayenesinde her iki ayak parmaklarında morarma (mavi parmak sendromu) ve uyluk bölgesinde livedo reticularis izleniyor. Hastanın laboratuvar tetkikleri aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kreatinin3.4mg/dL3.4 \, mg/dL0.71.2mg/dL0.7 - 1.2 \, mg/dL
BUN72mg/dL72 \, mg/dL1020mg/dL10 - 20 \, mg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})18mEq/L18 \, mEq/L-
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0.7\%0.7-
Tam Kan SayımıEozinofili (%9\%9)-

Bu hastada gelişen akut böbrek hasarı için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ateroembolik renal hastalık

Cevap

Ateroembolik renal hastalık
Doğru cevap olan ateroembolik renal hastalık; vasküler girişimlerden günler veya haftalar sonra ortaya çıkan, livedo reticularis, mavi parmak sendromu ve eozinofili ile karakterize bir tablodur. FENa değerinin düşük saptanması, yamalı mikrovasküler tıkanıklığın yol açtığı ve tübüler nekrozun henüz tam yerleşmediği iskemik süreci yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve zamanlamanın değerlendirilmesi
Girişimden 1010 gün sonra başlayan renal fonksiyon kaybı, kontrast nefropatisinden ziyade daha geç ortaya çıkan nedenleri düşündürür.
Zamanlama, akut böbrek hasarı ayırıcı tanısında en kritik parametrelerden biridir.
2
Deri bulgularının analizi
Livedo reticularis ve mavi parmak sendromu, sistemik kolesterol kristal embolizasyonunun tipik göstergeleridir.
Vasküler girişim sırasında plakların yerinden oynaması distal embolilere yol açar.
3
Laboratuvar verilerinin (FENa ve eozinofili) yorumlanması
FENa değerinin %0.7\%0.7 (\%1'den küçük) olması yamalı mikrovasküler iskemiyi, eozinofili ise kristal embolizasyonuna ikincil inflamasyonu destekler.
Ateroembolik hastalıkta başlangıçta tübüler hasardan ziyade iskemik süreç baskın olduğu için FENa düşük kalabilir.
4
Ayırıcı tanının kesinleştirilmesi
Eozinofili, tipik deri lezyonları ve uygun zamanlama ile en olası tanı ateroembolik renal hastalıktır.
TUS sınav formatında bu üçlü bulgu kombinasyonu doğrudan ateroemboliyi işaret eder.

Anahtar Kavram

Vasküler girişim sonrası gelişen ateroembolik renal hastalıkta 'livedo reticularis', 'eozinofili' ve 'geç başlangıç' (Kontrast nefropatisine göre daha geç) anahtar tanısal özelliklerdir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

5858 yaşında erkek hasta, karın şişliğinde artış ve son birkaç gündür idrar miktarında belirgin azalma şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 1010 yıldır Hepatit BB'ye bağlı siroz tanısı olan hastanın fizik muayenesinde yaygın asit, skleralarda ikter ve evre 22 hepatik ensefalopati ile uyumlu konfüzyon saptanıyor. Kan basıncı 92/5892/58 mmHg, nabız 9090/dakika ve vücut ısısı 36,836,8 °C ölçülüyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
Serum Kreatinin3,43,4 mg/dL (Bazal: 0,90,9 mg/dL)
BUN7878 mg/dL
Serum Sodyumu131131 mEq/L
İdrar Sodyumu66 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0,3\%0,3
İdrar Proteinüri180180 mg/gün
İdrar MikroskopisiNormal (silendir saptanmadı)

Renal ultrasonografisi normal olan hastada mevcut diüretik tedavisi kesilip 22 gün boyunca 11 g/kg/gün dozunda albumin infüzyonu yapılmasına rağmen serum kreatinin değerinde iyileşme gözlenmiyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hepatorenal sendrom

Cevap

Sirozlu ve asiti olan bir hastada, diüretik kesilmesi ve albumin infüzyonuna rağmen düzelmeyen, diğer nedenlerin dışlandığı akut böbrek hasarı tablosunda en olası tanı Hepatorenal Sendromdur.
Verilen vakada siroz ve asit zemininde gelişen akut böbrek hasarı mevcuttur. Uluslararası Asit Kulübü (ICA) kriterlerine göre; kreatinin artışının olması, şok veya nefrotoksik ilaç kullanımının olmaması, ultrasonografide obstrüksiyon saptanmaması, proteinürinin düşük olması ve en önemlisi diüretik kesilip 22 gün albumin verilmesine rağmen yanıt alınamaması Hepatorenal Sendrom (HRS-AKI) tanısını kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Akut böbrek hasarı varlığının ve evresinin belirlenmesi.
Serum kreatinin değerinin bazalden 33 kattan fazla artması (0,93,40,9 \rightarrow 3,4), KDIGO Evre 33 ABH ile uyumludur.
Tanısal sürecin ilk adımı böbrek hasarının ciddiyetini belirlemektir.
2
Prerenal nedenlerin (volüm eksikliği) değerlendirilmesi ve albumin testi.
22 gün boyunca 11 g/kg/gün albumin verilmesine rağmen kreatinin düşmemesi, prerenal azotemiyi dışlar.
Hepatorenal sendrom tanısı için volüm replasmanına yanıtsızlık temel bir kriterdir.
3
İntrinsik ve postrenal nedenlerin dışlanması.
Normal ultrasonografi ile postrenal nedenler; normal idrar sedimenti ve düşük FENaFENa ile ATN dışlanmıştır.
HRS bir dışlama tanısıdır; parankimal hastalık veya tıkanıklık olmadığı gösterilmelidir.
4
ICA kriterlerine göre kesin tanının konulması.
Hasta tüm kriterleri karşıladığı için tanı Hepatorenal Sendromdur (HRS-AKI).
Klinik seyir ve laboratuvar bulguları siroza özgü bu fonksiyonel yetmezlik tablosunu doğrular.

Anahtar Kavram

Hepatorenal sendrom (HRS-AKI), sirozlu hastalarda yoğun vazokonstriksiyon sonucu gelişen, volüm replasmanına yanıt vermeyen fonksiyonel bir akut böbrek hasarıdır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 9Soru

2828 yaşında erkek hasta, çok yoğun bir cross-fit antrenmanından 22 gün sonra başlayan yaygın kas ağrısı, halsizlik ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHgmmHg, nabız 94/dk94/dk ve uyluk kaslarında belirgin hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin4.24.2 mg/dLmg/dL
BUN4848 mg/dLmg/dL
Serum Potasyum6.26.2 mEq/LmEq/L
Serum Kreatin Kinaz (CK)115.000115.000 U/LU/L
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})1414 mEq/LmEq/L
İdrar Kreatinini (UCrU_{Cr})8080 mg/dLmg/dL
Serum Sodyumu (PNaP_{Na})138138 mEq/LmEq/L
İdrar Dipstick4+4+ kan, 1+1+ protein
İdrar Mikroskopisi010-1 eritrosit, granüler silendirler

Hastanın fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFENa) yaklaşık %0.53\%0.53 olarak hesaplandığına göre, bu tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut tübüler nekroz

Cevap

En olası tanı rabdomiyolize bağlı gelişen Akut Tübüler Nekroz (ATN)'dur.
Doğru yanıt olan Akut Tübüler Nekroz seçeneği, hastadaki klinik tabloyla tam uyumludur. Yoğun egzersiz sonrası CK yüksekliği (115.000115.000 U/LU/L) ve idrar dipstick-mikroskopi uyumsuzluğu rabdomiyolizi doğrular. Rabdomiyolize bağlı gelişen AKH tipik bir intrarenal (ATN) tablosudur; ancak miyoglobinin indüklediği yoğun vazokonstriksiyon nedeniyle başlangıçta FENaFENa değeri <%1<\%1 bulunur, bu da TUS'ta sıkça sorulan bir ayırıcı tanı noktasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Yoğun egzersiz öyküsü, kas ağrısı ve ekstremite hassasiyeti rabdomiyoliz lehinedir.
Rabdomiyoliz, iskelet kası yıkımı sonucu miyoglobinin dolaşıma katılmasıdır.
2
İdrar bulgularını analiz et.
Dipstick testinde 4+4+ kan saptanırken mikroskopide eritrosit görülmemesi (dipstick-mikroskopi uyumsuzluğu), idrarda miyoglobin veya hemoglobin olduğunu gösterir.
Miyoglobin, dipstick testindeki peroksidaz reaksiyonu nedeniyle kan varmış gibi pozitif sonuç verir.
3
Böbrek hasarının tipini ve FENa değerini yorumla.
Hesaplanan FENaFENa değerinin <%1<\%1 olması yanıltıcı olabilir; pigment nefropatilerinde (rabdomiyoliz, hemoliz) ve kontrast nefropatisinde ATN olmasına rağmen erken dönemde FENa<%1FENa <\%1 saptanabilir.
Bu durumlarda renal vazokonstriksiyon çok baskın olduğu için tübüler hasara rağmen sodyum tutulumu devam eder.

Anahtar Kavram

Pigment Nefropatilerinde Düşük FENa Paradoksu

Daha Fazla Pratik

Kontrast nefropatisi ve rabdomiyolizde görülen düşük FENa değerinin mekanizmasını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

Melena (siyah dışkılama) ve genel durum bozukluğu şikayetleriyle acil servise getirilen 6565 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 118118/dakika, cilt turgor ve tonusu azalmış olarak saptanıyor. Hastanın laboratuvar incelemesinde saptanan değerler aşağıdadır:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin2.12.1 mg/dL (bazal: 1.01.0 mg/dL)
BUN8888 mg/dL
İdrar Sodyumu1010 mEq/L
FENaFENa (Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu)%0.50.5
İdrar Dansitesi1.0281.028

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki akut böbrek hasarının en olası tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal akut böbrek hasarı

Cevap

Prerenal akut böbrek hasarı
Prerenal akut böbrek hasarı, böbrek perfüzyonunun azaldığı ancak tübüler fonksiyonların henüz bozulmadığı bir durumdur. Bu hastada görülen düşük FENaFENa (%0.50.5), düşük idrar sodyumu (1010 mEq/L) ve yüksek idrar dansitesi (1.0281.028), böbreğin sodyum ve suyu koruma yeteneğinin devam ettiğini kanıtlar. Ayrıca, gastrointestinal kanama varlığında protein yüküne bağlı olarak BUN düzeyi kreatinine oranla çok daha fazla yükselir (BUN/Kreatinin > 2020).

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunun (melena, hipotansiyon, taşikardi) değerlendirilmesi.
Hastada gastrointestinal kanamaya bağlı ciddi bir hipovolemi ve efektif arteriyel kan hacminde azalma mevcuttur.
Gastrointestinal kanamalar, prerenal akut böbrek hasarının en sık nedenlerinden olan sıvı kaybına yol açar.
2
Laboratuvar parametrelerinin (BUN, Kreatinin, FENa) analiz edilmesi.
BUN/Kreatinin oranının 4040'ın üzerinde olması, idrar sodyumunun 1010 mEq/L ve FENaFENa değerinin %0.50.5 olması saptandı.
Böbrek parankimi sağlamsa, hipovolemiye yanıt olarak sodyum ve suyu geri emerek idrarı konsantre etmeye çalışır (FENaFENa < %11, İdrar sodyumu < 2020 mEq/L).
3
Klinik ve laboratuvar verilerinin birleştirilerek tanıya ulaşılması.
Tüm bulgular böbrek öncesi bir perfüzyon bozukluğunu işaret etmektedir.
Prerenal azotemi, böbrek parankimal hasarı gelişmeden önceki geri dönüşlü aşamayı temsil eder.

Anahtar Kavram

Prerenal akut böbrek hasarında tubüler fonksiyonlar korunmuştur, bu nedenle böbrek sodyumu tutar (FENaFENa < %11) ve idrarı konsantre eder (Yüksek dansite).
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru

4242 yaşında erkek hasta, 33 gündür devam eden şiddetli bulantı, kusma ve diyare şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/5585/55 mmHg, nabız 115115/dakika, cilt turgoru azalmış ve mukozalar kuru olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2.22.2 mg/dL (bazal: 0.80.8 mg/dL) ve BUN düzeyi 5656 mg/dL bulunuyor. Bu hastada aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENa) %11'in altında olması

Cevap

Fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENa) %11'in altında saptanması bu klinik tablo için beklenen bir bulgudur.
Hastanın öyküsündeki sıvı kaybı (diyare, kusma) ve fizik muayenedeki hipovolemi bulguları (hipotansiyon, taşikardi), saptanan akut böbrek hasarının 'prerenal' tipte olduğunu göstermektedir. Prerenal AKI'de tübüler fonksiyonlar henüz bozulmamıştır. Böbrek, azalan perfüzyon basıncına yanıt olarak sodyumu ve suyu maksimum düzeyde geri emer. Bu durumun laboratuvardaki en karakteristik yansıması, fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENa) %11'in altında olması ve idrar sodyumunun 2020 mEq/L'nin altında kalmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Hipotansiyon (85/5585/55 mmHg), taşikardi (115115/dakika) ve sıvı kaybı (kusma, diyare) bulguları mevcuttur.
Bu bulgular hastada volüm eksikliğine bağlı prerenal bir tablonun olduğunu gösterir.
2
Serum kreatinin ve BUN düzeylerini analiz et.
Kreatinin 0.80.8'den 2.22.2'ye yükselmiş, BUN/Kreatinin oranı ise yaklaşık 2525 (56/2.256/2.2) bulunmuştur.
BUN/Kreatinin oranının 2020'den büyük olması prerenal azotemi lehinedir.
3
Prerenal Akut Böbrek Hasarı için beklenen idrar parametrelerini belirle.
Böbrekler perfüzyonu korumak için Na+ geri emilimini artırır, bu da FENa < %11 ve İdrar Na+ < 2020 mEq/L ile sonuçlanır.
Fonksiyonel olarak sağlam tübüller, hipovolemiye yanıt olarak sodyumu tutmaya çalışır.

Anahtar Kavram

Prerenal Akut Böbrek Hasarı Parametreleri

Daha Fazla Pratik

Prerenal ABH olan bir hastada idrar sodyumu hangi durumda yüksek saptanabilir? (İpucu: Diüretik kullanımı)
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru

7878 yaşında erkek hasta, son 2424 saattir idrar yapamama ve alt karın bölgesinde giderek artan şiddetli ağrı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde son 11 yıldır devam eden idrar akımında zayıflama ve çatallı işeme öyküsü mevcuttur. Fizik muayenesinde kan basıncı 145/90145/90 mmHg, nabız 9292/dakika saptanıyor. Suprapubik bölgede palpasyonla hassas, perküsyonla matite veren kitle tespit ediliyor.

Laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Kreatinin5.25.2 mg/dL (Bazal: 1.11.1 mg/dL)
BUN112112 mg/dL
İdrar Sodyumu5858 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENa)%2.6\%2.6

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Post-renal azotemi

Cevap

Klinik öykü, fizik muayenedeki glob vesicale bulgusu ve tübüler fonksiyonun bozulduğunu gösteren yüksek FENa değeri ile en olası tanı post-renal azotemidir.
Hastada saptanan suprapubik matite ve hassas kitle (glob vesicale), mesane çıkış yolu obstrüksiyonuna (genellikle BPH kaynaklı) bağlı post-renal akut böbrek hasarının karakteristik bulgusudur. Obstrüksiyonun yerleşmesiyle birlikte distal tübüllerdeki sodyum geri emilimi bozulduğundan idrar sodyumu (>40>40 mEq/L) ve FENa (>%1>\%1) değerleri yüksek saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendiriniz.
Hastada kronik prostatizm semptomları ve akut anüriye eşlik eden suprapubik matite (glob vesicale) mevcuttur.
Mekanik obstrüksiyonun fiziksel kanıtlarını belirlemek tanı koydurucudur.
2
Laboratuvar değerlerini yorumlayınız.
BUN/Kreatinin oranı >20>20 ve FENa >%1>\%1 olarak saptanmıştır.
Post-renal yetmezliğin ilerlemiş/yerleşmiş evrelerinde tübüler hasar nedeniyle FENa değeri yükselir.
3
Ayırıcı tanı yapınız.
Prerenal nedenler (düşük idrar Na/FENa) ve intrensek nedenler (glob vesicale yokluğu) elenmiştir.
Klinik bulgular ile laboratuvar verilerinin korelasyonu post-renal tanısını kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Post-renal Akut Böbrek Hasarı (Obstrüktif Üropati)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

72 yaşında erkek hasta, 3 gündür devam eden şiddetli ishal ve kusma şikayetleri sonrası acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde mukozaları kuru, turgor ve tonusu azalmış saptanıyor. Kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 115/dk115/dk ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 2.62.6 mg/dLmg/dL (bazal: 0.80.8 mg/dLmg/dL) olarak bulunuyor. Bu hastada mevcut tablonun prerenal akut böbrek hasarı lehine olduğunu destekleyen laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENaFENa) %1\%1’in altında olması

Cevap

Fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENa) %1’in altında olması
Prerenal akut böbrek hasarında, böbrek dokusu anatomik olarak sağlamdır. Azalmış renal perfüzyon karşısında böbrekler, Aldosteron ve ADH etkisiyle sodyum ve suyu geri emerek volümü korumaya çalışır. Bu nedenle fraksiyone sodyum ekskresyonunun (FENa) %1'den küçük olması, tübüler fonksiyonların sodyumu tutacak kadar sağlam olduğunu ve hasarın perfüzyon kaynaklı (prerenal) olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve volüm durumunu değerlendir.
Hipovolemi bulguları (85/5585/55 mmHgmmHg KB, taşikardi, kuru mukozalar) saptandı.
Klinik ipuçları prerenal bir etiyolojiye (renal perfüzyon azalması) işaret etmektedir.
2
Akut böbrek hasarı tanısını doğrula.
Kreatinin düzeyindeki bazale göre 33 kattan fazla artış AKI (KDIGO evre 3) ile uyumludur.
Kreatinin artışı böbrek fonksiyon kaybının objektif bir göstergesidir.
3
Prerenal ve renal (ATN) ayrımı için laboratuvar parametrelerini karşılaştır.
Sağlam tübüler fonksiyonları gösteren FENa<%1FENa < \%1 bulgusu prerenal tanısını destekler.
Prerenal ABH'da böbrek parankimi sağlamdır, ancak hipoperfüzyona sekonder GFR düşmüştür.

Anahtar Kavram

Prerenal Akut Böbrek Hasarı ve Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)

İpuçları

1
Hastadaki fizik muayene bulguları (hipotansiyon, taşikardi, dehidratasyon) sıvı kaybına bağlı bir tabloyu düşündürmektedir.
2
Prerenal ABH'da böbrek tübülleri sağlam olduğu için sodyumu geri emebilir; bu durum idrarda çok az sodyum atılmasına yol açar.
3
Prerenal azotemi ve ATN ayrımında en güvenilir göstergelerden biri sodyumun fraksiyone ekskresyonudur (FENa).

Daha Fazla Pratik

İntrensek akut böbrek hasarında (ATN) görülen idrar sedimenti bulgularını (muddy brown silindirler) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

5252 yaşında erkek hasta, evre 44 Burkitt lenfoma tanısıyla kemoterapi başlanmasının 22. gününde idrar miktarında azalma ve halsizlik şikayetleri ile değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 110/70110/70 mmHg, nabız 9595/dakika saptanıyor.

Laboratuvar bulguları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Kreatinin4.54.5 mg/dL (Bazal: 1.01.0)
Serum Ürik Asit1717 mg/dL
Serum Potasyum6.16.1 mEq/L
Serum Fosfor8.28.2 mg/dL
Serum Kalsiyum7.17.1 mg/dL
İdrar Sodyumu4545 mEq/L
FENa%2.2\%2.2

İdrar mikroskopisinde bol miktarda amorf ürat kristalleri görülüyor.

Bu hastada gelişen akut böbrek hasarının (ABH) tanısında, tablonun akut tübüler nekrozdan (ATN) ayrımını yapmak için en güvenilir idrar parametresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdrar ürik asit / idrar kreatinin oranının 1.01.0 üzerinde olması

Cevap

İdrar ürik asit / idrar kreatinin oranının 1.01.0 üzerinde olması
Akut ürat nefropatisi, tümör lizis sendromu sırasında tübüler lümende ürik asit kristallerinin masif çökmesi sonucu gelişir. Bu hastaların idrarında ürik asit atılımı kreatinin atılımına göre çok daha belirgin arttığı için, idrar ürik asit / idrar kreatinin oranının 1.01.0’den büyük olması (bazı kaynaklarda >0.9>0.9) bu durumu diğer intrinsik ABH nedenlerinden ayıran en güvenilir ve klasik parametredir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Tümör Lizis Sendromu (TLS) ve ilişkili Akut Böbrek Hasarı
Hızlı çoğalan lenfoma tanısı, kemoterapi sonrası hiperürisemi, hiperfosfatemi, hipokalsemi ve hiperpotasyum varlığı TLS'yi gösterir.
2
ABH tipinin belirlenmesi
Renal (İntrinsik) tip ABH
İdrar sodyumunun >40>40 mEq/L ve FENa'nın >%1>\%1 olması prerenal nedenleri dışlayarak renal hasarı işaret eder.
3
Ayırıcı tanı kriterinin uygulanması
Akut ürat nefropatisi tanısı için oran kontrolü
Akut ürat nefropatisinde tübüllerde aşırı ürik asit birikimi nedeniyle idrar ürik asit / kreatinin oranı 1.01.0'in üzerine çıkar; bu değer ATN'de genellikle 1.01.0'in altındadır.

Anahtar Kavram

Tümör lizis sendromunda gelişen akut ürat nefropatisinin laboratuvar tanısı ve ATN'den ayrımı.

Alternatif Yöntem

Laboratuvar verilerindeki fosfor ve ürik asit düzeylerindeki aşırı yüksekliği (TLS göstergeleri) fark ederek, spesifik olarak bu durum için tanımlanmış olan ürik asit/kreatinin oranını hatırlamak en kestirme yoldur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

2828 yaşında erkek hasta, bir madde aşırı alımı sonrası yaklaşık 1212 saat hareketsiz kaldığı tahmin edilen bir pozisyonda arkadaşları tarafından bulunarak acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ kol ve bacakta belirgin ödem, deri üzerinde gerginlik, sertlik ve palpasyonla şiddetli hassasiyet saptanıyor. Hastanın idrar renginin koyu kahverengi olduğu gözleniyor. Yapılan tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Serum Kreatinin3.53.5 mg/dL
BUN7272 mg/dL
Serum Potasyum5.85.8 mEq/L
İdrar Sodyumu (UNaUNa)1212 mEq/L
İdrar Osmolalitesi460460 mOsm/kg
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0.4\%0.4
İdrar Dipstik TetkikiKan (++++++), Protein (++)
İdrar MikroskopisiHer sahada 020-2 eritrosit, granüler silendirler

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, hastadaki akut böbrek hasarının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyoglobinüriye bağlı akut tübüler nekroz

Cevap

Miyoglobinüriye bağlı akut tübüler nekroz
Doğru yanıt olan miyoglobinüriye bağlı akut tübüler nekroz, hastanın uzun süreli immobilizasyonu, kas hassasiyeti ve idrardaki dipstik-mikroskopi uyumsuzluğu (miyoglobinüri lehine) ile tam uyumludur. Bu tabloda saptanan düşük FENaFENa (\%0.4) değeri, miyoglobinin renal tübüllerdeki toksik etkisi başlamadan hemen önce tetiklediği şiddetli pre-glomerüler vazokonstriksiyonun bir sonucudur ve bu durum prerenal azotemi ile karışabilen klasik bir sınav bilgisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularının analizi
Uzun süreli immobilizasyon ve ekstremitede ödem/hassasiyet rabdomiyoliz (kompartman sendromu riski ile) düşündürür.
Hareketsiz kalma, kas dokusunda iskemi ve nekroza (rabdomiyoliz) yol açan en yaygın nedenlerden biridir.
2
İdrar tetkiki bulgularının (Dipstik vs Mikroskopi) karşılaştırılması
Dipstik testinde kanın pozitif olması ancak mikroskopide eritrosit saptanmaması 'psödo-hematüri' yani miyoglobinüriyi doğrular.
Dipstik testi hemoglobini olduğu gibi miyoglobini de algılar; mikroskopide eritrosit yokluğu renk değişikliğinin pigmentten kaynaklandığını gösterir.
3
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa) ve renal parametrelerin yorumlanması
FENa<%1FENa < \%1 olması, rabdomiyolizin erken fazındaki yoğun renal vazokonstriksiyon ile uyumludur.
Genellikle ATN'de FENa>%2FENa > \%2 beklenirken; miyoglobinüri, kontrast nefropatisi ve akut glomerülonefrit gibi durumlarda FENa<%1FENa < \%1 saptanabilir (TUS için kritik bir tuzaktır).
4
Tanının netleştirilmesi
Akut böbrek hasarının nedeni rabdomiyolize sekonder gelişen toksik/iskemik tübüler hasardır.
Tüm klinik ve laboratuvar verileri miyoglobinüriye bağlı gelişen renal hasarı desteklemektedir.

Anahtar Kavram

Rabdomiyolize bağlı akut böbrek hasarında, miyoglobinin neden olduğu yoğun renal vazokonstriksiyon nedeniyle erken evrede idrar sodyumu düşük (FENa<%1FENa < \%1) saptanabilir.

Daha Fazla Pratik

Rabdomiyolizli hastada gelişen hiperpotasemi ve hiperfosfateminin yanı sıra görülebilen erken hipokalsemi-geç hiperkalsemi döngüsünü inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 16Soru

7272 yaşında kadın hasta, son 2424 saattir idrar miktarında belirgin azalma ve konfüzyon nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 38,9C38,9^\circ C, kan basıncı 85/5085/50 mmHg ve nabız 115115/dk olarak saptanıyor. Hastanın yapılan ilk tetkik sonuçları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Laboratuvar ParametresiSonuç
Serum Kreatinin3,23,2 mg/dL (Bazal: 0,90,9 mg/dL)
BUN6262 mg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})1414 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0,7\%0,7
İdrar MikroskopisiYaygın "muddy brown" (çamur rengi) granüler silendirler

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada gelişen akut böbrek hasarı için en olası tanı hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sepsis ilişkili akut tübüler nekroz

Cevap

Sepsis ilişkili akut tübüler nekroz
Sepsis ilişkili akut böbrek hasarı, her ne kadar klasik olarak ATN (intrinsik hasar) olarak sınıflandırılsa da, erken evrede şiddetli böbrek içi vazokonstriksiyon ve tübüler fonksiyonların kısmen korunması nedeniyle düşük fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENa<%1FENa < \%1) ile seyredebilir. İdrar mikroskopisinde görülen 'muddy brown' granüler silendirler ise tübüler hücre nekrozunun kesin kanıtıdır. Bu iki bulgunun birleşimi, sepsis bağlamında tanıyı sepsis ilişkili ATN'ye yönlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Kreatinin artışı ve idrar miktarındaki azalma ile hastanın Akut Böbrek Hasarı (ABH) evresinde olduğu saptanır.
KDIGO evrelemesine göre şiddetli ABH mevcuttur.
Tanısal yaklaşımın ilk basamağı hasarın varlığını ve şiddetini belirlemektir.
2
Klinik tablo (ateş, hipotansiyon, taşikardi) sepsis ile uyumludur.
Olası etiyoloji olarak sepsis ön plana çıkar.
ABH nedenlerini sınıflandırmak için klinik bağlam kritiktir.
3
İdrar biyokimyası (FENa<%1FENa < \%1) ve idrar mikroskopisi (granüler silendirler) karşılaştırılır.
Çelişkili gibi görünen bu bulgular, sepsis ilişkili ATN'nin tipik bir özelliğidir.
Sepsis, kontrast nefropatisi ve pigment nefropatileri gibi durumlarda ATN'ye rağmen FENa<%1FENa < \%1 saptanabilir.

Anahtar Kavram

Sepsis ilişkili ATN'de idrar sodyum itrahının düşük seyredebilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

3030 yaşında erkek hasta, sıcak bir havada katıldığı maraton koşusu sonrasında aşırı halsizlik ve son 1212 saattir idrar miktarında belirgin azalma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 90/6090/60 mmHg, nabız 115115/dakika, mukozalar kuru ve cilt turgoru azalmış olarak saptanıyor.

Hastanın tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Serum Kreatinin1.91.9 mg/dL (Bazal: 0.90.9 mg/dL)
BUN5858 mg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})1414 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFE_{Na})%0.5\%0.5

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prerenal akut böbrek hasarı

Cevap

Prerenal akut böbrek hasarı
Hastada saptanan fizik muayene bulguları (hipotansiyon, taşikardi, dehidratasyon) böbrek perfüzyonunun azaldığını göstermektedir. Laboratuvar verilerinde FENaFE_{Na}'nın %1\%1 altında olması ve idrar sodyumunun 2020 mEq/L'den düşük olması, böbrek tübüllerinin sodyumu tutma yeteneğinin korunduğunu, yani henüz yapısal bir hasar (ATN gibi) gelişmediğini kanıtlar. Bu tablo prerenal akut böbrek hasarı için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik muayene bulgularını değerlendir
Hipotansiyon (90/6090/60 mmHg), taşikardi (115115/dakika) ve kuru mukozalar ciddi volüm kaybını (hipovolemi) göstermektedir.
Prerenal yetmezliğin en sık nedeni böbrek perfüzyonunun azalmasına yol açan intravasküler volüm kaybıdır.
2
BUN ve Kreatinin oranını hesapla
BUN/Kreatinin oranı 58/1.930.558 / 1.9 \approx 30.5 olarak saptandı.
Prerenal durumlarda proksimal tübüllerde üre geri emilimi arttığı için bu oranın 2020'den büyük olması tanıya yardımcıdır.
3
İdrar sodyumu ve FE_Na değerlerini yorumla
UNa<20U_{Na} < 20 mEq/L ve FENa<%1FE_{Na} < \%1 bulunmuştur.
Böbrek tübüllerinin sağlam olduğunu ve hipovolemiye yanıt olarak sodyumu maksimum düzeyde geri emmeye çalıştığını gösterir; bu prerenal azoteminin tipik bulgusudur.

Anahtar Kavram

Prerenal ve İntrensek (Renal) Akut Böbrek Hasarı Ayırımı
Tahmini Süre:45s
Soru 18Soru

6262 yaşında diyabetik ve hipertansif erkek hasta, stabil angina pektoris nedeniyle 22 gün önce koroner anjiyografi yapıldıktan sonra kontrole çağrılıyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHg, nabız 7878/dakika, cilt turgor ve tonusu normal saptanıyor; pretibial ödem veya cilt döküntüsü izlenmiyor. Hastanın bazal serum kreatinin değeri 1.11.1 mg/dL iken güncel laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin2.52.5 mg/dL
BUN4848 mg/dL
Serum Sodyum140140 mEq/L
İdrar Sodyumu1414 mEq/L
İdrar Kreatinini4040 mg/dL
İdrar MikroskopisiBirkaç granüler silindir, nadir epitel hücresi

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kontrast nefropatisi

Cevap

Kontrast nefropatisi
Kontrast nefropatisi, iyotlu kontrast madde maruziyetinden genellikle 244824-48 saat sonra ortaya çıkan kreatinin artışı ile karakterizedir. Patogenezinde tübüler toksisite ve yoğun vazokonstriksiyon (medüller hipoksi) yer alır. Bu vazokonstriksiyon nedeniyle, intrinsik bir hasar olmasına rağmen fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFENa) sıklıkla %1\%1’in altında saptanır; bu durum prerenal azotemi ile karışmasına neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kreatinin artışının değerlendirilmesi
Bazal 1.11.1 mg/dL olan kreatinin değerinin 2.52.5 mg/dL'ye çıkması akut böbrek hasarı (ABH) tanısını doğrular.
Tanısal süreci başlatmak için bazal ve güncel değerler kıyaslanmalıdır.
2
Zaman çizelgesinin analizi
Hastanın koroner anjiyografiden 4848 saat sonra kreatinin artışı göstermesi, kontrast nefropatisi için tipik bir süredir.
Kontrast maruziyeti sonrası AKI gelişme zamanı tanı için kritiktir.
3
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa) hesaplanması
FENa=(14×2.5)/(140×40)×100=0.625FENa = (14 \times 2.5) / (140 \times 40) \times 100 = 0.625.
Düşük FENaFENa (%1'in altı) genellikle prerenal durumları gösterse de kontrast nefropatisi bu kuralın önemli bir istisnasıdır.
4
Klinik ve laboratuvar korelasyonu
Hastanın euvolemik olması prerenal azotemiyi dışlarken, idrardaki granüler silindirler ve kontrast öyküsü kontrast nefropatisini destekler.
Euvolemik bir hastada düşük FENaFENa ile seyreden ABH, vazokonstriktif renal hasarı (kontrast gibi) düşündürür.

Anahtar Kavram

Kontrast nefropatisi, intrinsik bir renal hasar olmasına rağmen, renal perfüzyondaki yoğun azalma ve medüller vazokonstriksiyon nedeniyle düşük FENaFENa (%1'in altı) ile seyreden nadir tablolardan biridir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

74 yaşında, tip 2 diyabet ve yaygın aterosklerotik vasküler hastalık öyküsü olan erkek hasta; 3 hafta önce yapılan koroner anjiyografi ve stent yerleştirilmesi işlemi sonrası progresif halsizlik ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 165/95165/95 mmHgmmHg saptanıyor; her iki ayak parmaklarında siyanotik "mavi parmak" görünümü ve gövdede livedo reticularis izleniyor. Yapılan laboratuvar incelemeleri aşağıdadır:

ParametreSonuç
Serum Kreatinin4.24.2 mg/dLmg/dL (Bazal: 1.21.2 mg/dLmg/dL)
Serum BUN7272 mg/dLmg/dL
İdrar Sodyumu (Na+Na^+)1212 mEq/LmEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFENa)%0.6\%0.6
Serum C3 DüzeyiDüşük
Periferik YaymaEozinofili mevcut

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ateromembolik böbrek hastalığı

Cevap

En olası tanı ateromembolik böbrek hastalığıdır.
Ateromembolik böbrek hastalığı (kolesterol emboli sendromu), sıklıkla yaygın aterosklerozu olan yaşlı hastalarda vasküler girişimlerden haftalar sonra ortaya çıkan bir tablodur. Hastadaki livedo reticularis ve 'mavi parmak' görünümü, vasküler yataktaki kolesterol kristallerinin perifere embolize olduğunu gösterir. Laboratuvarda eozinofili ve hipokomplemantemi (özellikle C3) saptanması bu tanı için çok karakteristiktir. Ayrıca, sanılanın aksine ateromembolik hastalıkta böbrekteki yamalı iskemi nedeniyle FENa değeri %1'in altında (prerenal gibi) saptanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Zaman çizelgesini değerlendir.
Hasar vasküler girişimden 3 hafta sonra belirginleşmiştir.
Kontrast nefropatisi (erken) ile ateromembolik hastalık (geç) ayrımı için kritiktir.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Livedo reticularis ve mavi parmak sendromu saptanmıştır.
Bu bulgular kolesterol kristal embolizasyonunun sistemik vasküler etkilerini gösterir.
3
Laboratuvar verilerini (sistemik) yorumla.
Eozinofili ve kompleman (C3) düşüklüğü mevcuttur.
Bu bulgular ateromembolik hastalıkta kristallerin tetiklediği inflamatuar yanıtın göstergesidir.
4
Böbrek fonksiyon ve idrar analizini değerlendir.
FENa < %1 saptanmıştır.
Ateromembolik hastalıkta erken evrede yamalı (patchy) arteriyoler tıkanıklık prerenal benzeri (düşük FENa) bir tabloya neden olabilir; bu durum tanıyı dışlamaz.

Anahtar Kavram

Vasküler girişim sonrası gecikmiş AKH, sistemik emboli bulguları (livedo, mavi parmak) ve inflamatuar belirteçler (eozinofili, hipokomplemantemi) ateromembolik böbrek hastalığının tipik prezentasyonudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

6262 yaşında erkek hasta, 22 gün önce stabil angina pektoris nedeniyle yapılan elektif koroner anjiyografi sonrası kontrol muayenesine geliyor. Hastanın bilinen diabetes mellitus ve hipertansiyon öyküsü bulunmaktadır. Fizik muayenesinde kan basıncı 135/85135/85 mmHg, nabız 7272/dakika saptanıyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkikleri aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğer
Serum Kreatinin2.42.4 mg/dL (Bazal: 1.21.2 mg/dL)
BUN5252 mg/dL
İdrar Sodyumu (UNaU_{Na})1414 mEq/L
Fraksiyone Sodyum Ekskresyonu (FENaFE_{Na})%0.7\%0.7
İdrar SedimentindeNadir granüler silendirler

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kontrast nefropatisi

Cevap

Kontrast nefropatisi
Kontrast nefropatisi, iyotlu kontrast maddelerin doğrudan tübüler toksisitesi ve indüklediği yoğun renal vazokonstriksiyon sonucu oluşur. Vazokonstriksiyon baskın olduğu için idrar sodyumu ve fraksiyone sodyum ekskresyonu (FENaFE_{Na}) tipik olarak düşük bulunur. Hastadaki anjiyografi öyküsü, zamanlama ve laboratuvar bulguları bu tanıyı en olası kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı değerlendir.
Hastada koroner anjiyografi (kontrast madde maruziyeti) sonrası 4848. saatte akut böbrek hasarı gelişmiştir.
Zamanlama kontrast nefropatisi için çok tipiktir (2424-4848 saat).
2
Laboratuvar verilerini ve fraksiyone sodyum ekskresyonunu analiz et.
FENa<%1FE_{Na} < \%1 saptanmıştır.
Kontrast nefropatisi, akut tübüler nekrozun (ATN) bir formu olmasına rağmen, yoğun renal vazokonstriksiyon nedeniyle prerenal benzeri düşük FENaFE_{Na} değeriyle seyreden önemli bir istisnadır.
3
İdrar sedimentini yorumla.
Granüler silendirler parankimal hasarı gösterir.
Prerenal azotemide sediment genellikle temizdir; granüler silendirler tübüler hasarı (ATNATN) doğrular.

Anahtar Kavram

Kontrast nefropatisi, FENa<%1FE_{Na} < \%1 ile seyreden 'intrinsic' bir akut böbrek hasarı nedenidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Akut Böbrek Hasarı Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin