Endokrinoloji ve Metabolizma

491 soru

Soru 1Soru

88 yaşında erkek hasta, polidipsi, poliüri ve kusma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Diyabetik ketoasidoz (DKADKA) tanısı ile izleme alınan hastanın başlangıç ve tedavinin 1212. saatindeki laboratuvar değerleri aşağıda verilmiştir:

ParametreBaşlangıç (00. Saat)Tedavi (1212. Saat)
Kan Şekeri (mg/dlmg/dl)550550180180
Kan Gazı pHpH7.107.107.287.28
Serum Bikarbonat (mEq/LmEq/L)10101616
Sodyum (mEq/LmEq/L)138138140140
Klor (mEq/LmEq/L)102102114114
İdrarda Keton(+++)(+++)Negatif

Bu hastanın klinik seyri ve laboratuvar verileri değerlendirildiğinde, bir sonraki adım için aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiperkloremiye bağlı normal anyon açıklı metabolik asidoz gelişmiştir; hasta oral alımı tolere ediyorsa subkutan insüline geçilebilir.

Cevap

Hiperkloremiye bağlı normal anyon açıklı metabolik asidoz gelişmiş olup, genel durum iyiyse subkutan insüline geçilebilir.
Laboratuvar verileri incelendiğinde, hastanın anyon açığının başlangıçtaki 2626 değerinden normal sınır olan 1010'a gerilediği görülmektedir. İdrar ketonunun da negatifleşmesiyle birlikte ketoasidoz tablosu çözülmüştür. Ancak kan gazında pHpH'ın hala hafif düşük olması ve klor düzeyinin 114mEq/L114 mEq/L olması, yüksek hacimli izotonik sıvı tedavisine ikincil gelişen 'hiperkloremik metabolik asidozu' işaret eder. Bu durum benign bir seyir izler ve hastanın genel durumu iyi, oral alımı mevcutsa damar yolu kapatılarak subkutan insülin rejimine geçilmesine engel teşkil etmez.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç anyon açığını hesapla.
AnyonAc\cıg˘ı(AA)=Na(Cl+HCO3)=138(102+10)=26Anyon Açığı (AA) = Na - (Cl + HCO_3) = 138 - (102 + 10) = 26.
Başlangıçtaki yüksek anyon açığı, ketoasitlerin (anyonların) varlığını ve diyabetik ketoasidozu doğrular.
2
1212. saatteki anyon açığını hesapla.
AA=140(114+16)=10AA = 140 - (114 + 16) = 10.
Normal anyon açığı (812±28-12 ± 2) saptanması, ketoasitlerin metabolize edildiğini ve ketozisin düzeldiğini gösterir.
3
pHpH ve klor değerlerini yorumla.
pHpH hala düşük (7.287.28) ancak anyon açığı normal ve klor yüksek (114114).
Tedavide kullanılan izotonik sıvıların yüksek klor içeriği, ketozis düzelse bile geçici bir hiperkloremik metabolik asidoza neden olur.
4
Yönetim kararını belirle.
Subkutan insülin geçişi planlanır.
Ketozis düzelmiş (AAAA normal, keton negatif) ve kan şekeri kontrol altına alınmışsa, asidozun tam düzelmesi beklenmeden subkutan insüline geçilebilir.

Anahtar Kavram

DKA iyileşme fazında görülen hiperkloremik (normal anyon açıklı) metabolik asidozun tanınması.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 2Soru

On beş günlük bir bebek; beslenme güçlüğü, kusma ve halsizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede; yaygın hiperpigmente deri, meme başlarında belirgin koyulaşma ve normal görünümlü kız dış genital yapısı saptanmıştır. Gonadlar palpe edilememektedir. Laboratuvar incelemesinde; Serum Na:122Na: 122 mEq/L, K:7.2K: 7.2 mEq/L, kan şekeri: 4545 mg/dL saptanmıştır. Karyotip analizi 46,XY46,XY olarak raporlanan hastada bazal ve ACTH uyarısı sonrası bakılan tüm adrenal ve gonadal steroid düzeyleri (pregnenolon, 1717-OH progesteron, kortizol, testosteron) saptanabilir sınırın altında bulunmuştur. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital lipoid adrenal hiperplazi (StAR protein eksikliği)

Cevap

Konjenital lipoid adrenal hiperplazi (StAR protein eksikliği)
Konjenital lipoid adrenal hiperplazi, steroidogenezin ilk basamağı olan kolesterolün mitokondri içine taşınmasından sorumlu StAR proteininin (Steroidogenic Acute Regulatory protein) eksikliğidir. Bu durumda mineralokortikoidler, glukokortikoidler ve seks steroidlerinin hiçbirisi sentezlenemez. Sonuç olarak ağır tuz kaybı (hiponatremi, hiperkalemi), hipoglisemi, artmış ACTH nedeniyle hiperpigmentasyon ve 46,XY46,XY bireylerde androjen yokluğu nedeniyle tam dişi fenotipi ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve elektrolit değerlerini analiz edin.
Ağır hiponatremi, hiperkalemi, hipoglisemi ve hiperpigmentasyon; adrenal kriz ve mineralokortikoid/glukokortikoid eksikliğini gösterir.
Tuz kaybı ve metabolik bozukluklar adrenal steroidogenezde erken bir blok olduğunu düşündürür.
2
Karyotip ve fenotip uyumunu değerlendirin.
46,XY46,XY karyotipe rağmen normal dişi dış genital yapı, fetal dönemde androjen sentezinin hiç olmadığını gösterir.
Androjen eksikliği, 46,XY46,XY bireyde erkek yönünde farklılaşmayı engellemiştir.
3
Hormon düzeylerini yorumlayın.
Tüm adrenal ve gonadal steroidlerin (progestinler, mineralokortikoidler, glukokortikoidler, androjenler) yokluğu, yolun en başındaki bir bloğu işaret eder.
StAR protein eksikliği kolesterolün pregnenolona dönüşümünü (mitokondriye girişini) engellediği için hiçbir steroid sentezlenemez.

Anahtar Kavram

StAR protein eksikliği (Konjenital Lipoid Adrenal Hiperplazi), steroidogenezin en erken basamağını etkileyen, ağır adrenal yetmezlik ve 46,XY46,XY bireylerde tam dişi fenotipi ile karakterize bir cinsiyet gelişim bozukluğudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Boy kısalığı ve büyüme hızında azalma nedeniyle değerlendirilen 8 yaşındaki bir çocukta, büyüme hormonu eksikliği tanısını kesinleştirmek için izlenmesi gereken en uygun laboratuvar yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En az iki farklı farmakolojik uyarı testi ile büyüme hormonu yanıtının değerlendirilmesi

Cevap

Büyüme hormonu eksikliği tanısında altın standart, en az iki farklı farmakolojik uyarı testi (L-dopa, insülin, klonidin vb.) ile yetersiz BH yanıtının gösterilmesidir.
Büyüme hormonu pulsatil bir salınım paternine sahip olduğu için rastgele alınan örneklerde düzeyler sıklıkla düşük çıkar. Bu nedenle, fizyolojik veya farmakolojik uyaranlarla hipofiz bezi uyarılmalı ve salınan maksimum BH düzeyi ölçülmelidir. Tanı için genellikle iki farklı uyarı testinde de yetersiz yanıt (genellikle <10 ng/mL) saptanması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme yapılması
Patolojik boy kısalığı ve düşük büyüme hızı saptanır.
Tanısal testlere geçmeden önce klinik şüphenin oluşması gerekir.
2
Tarama testlerinin (IGF-1 ve IGFBP-3) istenmesi
Düşük serum düzeyleri BH eksikliği şüphesini artırır.
Daha invaziv olan uyarı testleri öncesi tarama yapılması uygundur.
3
Farmakolojik uyarı testlerinin uygulanması
İki ayrı testte de BH zirve değerinin eşik değerin altında kalması.
BH pulsatil salındığı için bazal ölçümle tanı konulamaz, uyarılmış yanıt görülmelidir.

Anahtar Kavram

Büyüme hormonu eksikliğinde kesin tanı yöntemi
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru

Yenidoğan taramasında hiperfenilalaninemi saptanan bir bebekte, tetrahidrobiyopterin (BH4BH_4) eksikliği tanısı konulmuştur. Standart kofaktör ve diyet tedavisine rağmen hastanın nörolojik tablosu ilerleme göstermiştir. Yapılan ileri tetkiklerde beyin omurilik sıvısında (BOS) 55-metiltetrahidrofolat düzeylerinin belirgin düşük olduğu ve kraniyal BT'de bazal ganglionlarda kalsifikasyonlar geliştiği saptanmıştır. Bu klinik ve laboratuvar bulguları aşağıdaki enzimlerden hangisinin eksikliğini en güçlü şekilde destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dihidropteridin redüktaz

Cevap

Dihidropteridin redüktaz eksikliği, tetrahidrobiyopterin geri dönüşümünü bozarak hem nörotransmitter sentezini hem de beyin folat dengesini bozan spesifik bir bozukluktur.
Dihidropteridin redüktaz (DHPRDHPR) eksikliği, kinonoid dihidrobiyopterinin (qBH2qBH_2) yeniden BH4BH_4 formuna indirgenmesini sağlar. Bu enzim aynı zamanda beyinde folatın aktif formda tutulmasında kritik rol oynar. Eksikliğinde beyin omurilik sıvısında 55-metiltetrahidrofolat düzeyleri düşer ve progresif beyin hasarı ile bazal ganglionlarda kalsifikasyonlar gelişir. Bu özellikleriyle diğer tetrahidrobiyopterin sentez kusurlarından (PTPS, GTPCH gibi) ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
BH4BH_4 eksikliği tanısı + Tedaviye dirençli nörolojik progresyon
Klasik fenilalanin hidroksilaz eksikliğinden farklı olarak kofaktör bozukluklarını düşünmek gerekir.
2
Spesifik biyokimyasal ipuçlarını değerlendirme
BOS 55-metiltetrahidrofolat düşüklüğü ve bazal ganglion kalsifikasyonları
Bu bulgular sadece BH4BH_4 eksikliği tipleri arasında DHPRDHPR eksikliği için karakteristiktir.
3
Enzimatik yolak kontrolü
Dihidropteridin redüktaz eksikliği
DHPRDHPR enzimi, kofaktörü geri dönüştürürken aynı zamanda dihidrofolat redüktaz ile ilişkili olarak serebral folat havuzunu korur.

Anahtar Kavram

Dihidropteridin redüktaz (DHPR) eksikliği, 'malign fenilketonüri' formları arasında sekonder serebral folat eksikliği ve bazal ganglion kalsifikasyonları ile karakterize edilen en ağır klinik tablodur.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5Soru

Boyunda hızlı uzama ve memelerinde büyüme fark edilen 77 yaşındaki bir kız çocuk polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu +1.8+1.8 SDS (95.95. persentil), telarş evre 3 ve pubark evre 1 olarak saptanıyor. Kemik yaşı 99 yaş ile uyumlu bulunan hastanın bazal LH değeri 0.20.2 mIU/mL ölçülüyor. Bu hastada santral puberte prekoks tanısını doğrulamak amacıyla yapılan LHRH stimülasyon testinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stimülasyon sonrası pik LH değerinin 55 mIU/mL'nin üzerinde olması

Cevap

Santral puberte prekoks tanısını en güçlü destekleyen laboratuvar bulgusu, LHRH stimülasyon testi sonrası pik LH değerinin 55 mIU/mL'nin üzerinde (pubertal yanıt) olmasıdır.
Santral puberte prekoks (SPP), hipotalamo-hipofizer-gonadal aksın vaktinden önce aktif hale gelmesidir. Bu durumda hipofiz bezi GnRH uyarısına duyarlı hale gelir. LHRH stimülasyon testi sonrası pik LH değerinin 55 mIU/mL (bazı kaynaklara göre 88 mIU/mL) üzerine çıkması aksın aktive olduğunu, yani pubertenin santral kökenli olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
77 yaşında meme gelişimi ve boy hızında artış olması puberte prekoks (erken ergenlik) tanımına uyar.
Kız çocuklarında meme gelişiminin 88 yaşından önce başlaması patolojiktir.
2
Kemik yaşı değerlendirmesi
Kemik yaşının takvim yaşından 22 yıl ileri olması, vücudun seks steroidlerine anlamlı düzeyde maruz kaldığını gösterir.
Seks steroidleri epifiz plaklarının olgunlaşmasını hızlandırarak kemik yaşını ilerletir.
3
Etiyolojik ayrım (Santral vs Periferik)
Bazal LH düşükse (<0.3<0.3 mIU/mL), aksın aktive olup olmadığını anlamak için LHRH (GnRH) stimülasyon testi yapılır.
Altın standart test olan LHRH testi, hipofiz bezinin gonadotropin salgılama kapasitesini ölçer.
4
Test sonuçlarının yorumlanması
Pik LH değerinin >5>5 mIU/mL olması santral (gerçek) puberte prekoks lehinedir.
Aks aktive olduğunda hipofiz GnRH uyarısına yüksek miktarda LH salgılayarak yanıt verir.

Anahtar Kavram

Santral puberte prekoks tanısında en güvenilir yöntem LHRH stimülasyon testidir ve LH yanıtının baskın olması (>5>5 mIU/mL) tanıyı doğrular.

Daha Fazla Pratik

Santral puberte prekoks saptanan erkek çocuklarda etiyolojide kranial patoloji (hamartom, optik glioma vb.) saptanma sıklığının kızlara göre çok daha yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Yaşamının ikinci gününde beslenmeyi reddetme ve letarji şikayetleriyle getirilen bir yenidoğanın yapılan fizik muayenesinde hipotoni saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde aşağıdaki bulgular elde ediliyor:

TetkikSonuçReferans
Amonyak1200 μg/dL1200\ \mu g/dL<100 μg/dL< 100\ \mu g/dL
Kan gazı pHpH7.467.467.357.457.35 - 7.45
HCO3HCO_324 mEq/L24\ mEq/L2226 mEq/L22 - 26\ mEq/L
İdrarda ketonNegatifNegatif

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ornitin transkarbamilaz eksikliği

Cevap

Ornitin transkarbamilaz eksikliği
Verilen vakada yaşamın ilk günlerinde ortaya çıkan letarji ve hipotoni, ağır hiperamonemi (1200 μg/dL1200\ \mu g/dL) ile birleştiğinde metabolik bir acili düşündürür. Kan gazında pHpH'ın normal/alkalotik olması ve idrarda ketonun saptanmaması, tabloyu asidozla seyreden organik asidemilerden ayırır ve bir üre döngüsü bozukluğu olan ornitin transkarbamilaz eksikliğine yönlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Amonyak düzeyini değerlendir
1200 μg/dL1200\ \mu g/dL ile çok ağır hiperamonemi saptandı.
Yenidoğanda letarji ve emmeme durumunda ilk bakılması gereken metabolik parametre amonyaktır.
2
Kan gazı ve asit-baz durumunu analiz et
pH 7.46pH\ 7.46 ve HCO3 24HCO_3\ 24 ile metabolik asidoz olmadığı belirlendi.
Metabolik asidozun olmaması, hiperamonemi ayırıcı tanısında organik asidemileri dışlar.
3
İdrar ketonunu kontrol et
Keton negatifliği saptandı.
Üre döngüsü bozukluklarında organik asidemilerin aksine ketozis görülmez.

Anahtar Kavram

Yenidoğanda asidoz ve ketonürinin eşlik etmediği ağır hiperamonemi tablolarında öncelikle Üre Döngüsü Bozuklukları düşünülmelidir.

Daha Fazla Pratik

Üre döngüsü bozukluklarında orotik asit düzeyinin ayırıcı tanıdaki yerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 7Soru

1010 yaşında bir erkek çocuk, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Klinik ve laboratuvar bulguları ile orta derecede diyabetik ketoasidoz (DKADKA) tanısı alan hastanın %10\%10 oranında sıvı açığı (defisit) olduğu hesaplanıyor. Bu hastada hesaplanan sıvı açığının yerine konulması ile ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hesaplanan açığın tamamı 4848 saatlik bir süreye yayılarak eşit hızda verilmelidir

Cevap

Sıvı açığının (defisit) tamamının 4848 saatlik bir süreye yayılarak verilmesi
Diyabetik ketoasidoz (DKADKA) yönetiminde en ciddi komplikasyonlardan biri beyin ödemidir. Uluslararası kılavuzlar (ISPADISPAD, ADAADA), beyin ödemi riskini azaltmak için sıvı açığının (defisit) yerine konulma süresinin genellikle 4848 saat olarak planlanmasını önermektedir. Bu yaklaşım, serum osmolaritesinin kademeli olarak düşmesini sağlayarak osmotik dengenin korunmasına yardımcı olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın dehidratasyon derecesini ve buna bağlı sıvı açığını belirleyin.
Hastada %10\%10 oranında sıvı açığı saptandı.
Tedavi planının oluşturulması için toplam sıvı ihtiyacının (idame + açık) belirlenmesi gerekir.
2
Sıvı açığının yerine konulma süresini planlayın.
Sıvı açığı 4848 saatlik süreye yayılarak verilir.
Diyabetik ketoasidozda hızlı sıvı replasmanı beyin ödemi riskini artırdığı için açığın yavaş kapatılması hayati önem taşır.
3
İdame sıvısı ile hesaplanan açığı birleştirerek infüzyon hızını ayarlayın.
Eşit hızda bir infüzyon planı oluşturulur.
Sabit ve kontrollü bir sıvı akışı, osmotik stabiliteyi sağlar.

Anahtar Kavram

DKA Sıvı Tedavisi ve Beyin Ödemi Profilaksisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

18 günlük bir erkek bebek, doğumundan itibaren devam eden ve giderek belirginleşen sarılık şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Annesi bebeğin çok az ağladığını, sürekli uyuduğunu ve dışkılamasının düzensiz (kabızlık) olduğunu ifade ediyor. Fizik muayenede; ön ve arka fontanellerin normalden geniş olduğu, göbek fıtığı (umbilikal herni) bulunduğu ve kaba bir yüz görünümü olduğu saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konjenital hipotiroidi

Cevap

Vignette'de tanımlanan klinik bulguların (uzamış sarılık, geniş fontanel, kabızlık, umbilikal herni) bir arada bulunduğu en olası tanı konjenital hipotiroididir.
Konjenital hipotiroidi tanısı, yenidoğanda uzamış indirekt hiperbilirubinemi, kaba yüz hatları, geniş arka fontanel (0.5 cm'den büyük), hipotoni, uykuya eğilim ve umbilikal herni kombinasyonu ile klinik olarak güçlü şekilde desteklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Uzamış sarılık (>14 gün), kabızlık ve uykuya eğilim (hipotoni belirtisi) saptandı.
Yenidoğanda bu üçlü semptom grubu sistemik bir metabolik veya endokrin bozukluğu düşündürür.
2
Fizik muayene belirteçlerini değerlendirme
Geniş fontaneller (özellikle arka fontanelin >0.5 cm olması) ve umbilikal herni saptandı.
Bu bulgular kemik matürasyonunda gecikmeyi ve bağ dokusu zayıflığını gösterir; tiroid hormon eksikliği için spesifiktir.
3
Tanıyı netleştirme
Tüm klinik ve fiziksel bulgular konjenital hipotiroidi tablosunu doğrular.
Konjenital hipotiroidi, yenidoğan tarama programlarının en önemli ve tedavi edilebilir zeka geriliği nedenidir.

Anahtar Kavram

Konjenital hipotiroidi, yenidoğan döneminde uzamış sarılık, makroglossi, göbek fıtığı ve kemik olgunlaşmasında gecikme (geniş fontaneller) ile karakterizedir.
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

Doğum öyküsünde özellik saptanmayan, yaşamının 6.6. gününde olan bir erkek bebek; emmeme, tekrarlayan kusmalar, letarji ve derin solunum (Kussmaul) şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları, genel kas hipotonisi ve hipotermi saptanmıştır. Yapılan laboratuvar incelemelerinde; kan şekeri 4242 mg/dL, arter kan gazında pH: 7.127.12, pCO2pCO_2: 2222 mmHg, HCO3HCO_3: 77 mEq/L, plazma sodyum: 136136 mEq/L, klor: 9898 mEq/L, amonyak: 380380 µmol/L (Normal: <100<100 µmol/L) bulunmuştur. İdrar tetkikinde keton (+++) saptanan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Propiyonik asidemi

Cevap

Sunulan klinik ve laboratuvar bulguları (anyon açığı artmış metabolik asidoz, hiperamonemi ve ketozis) en olası tanının Propiyonik asidemi olduğunu göstermektedir.
Hastada saptanan pH: 7.127.12 ve anyon açığının 3131 mEq/L (artmış) olması, beraberinde hiperamonemi (380380 µmol/L) ve belirgin ketonürinin bulunması Propiyonik asidemi gibi organik asidemilerin klasik tablosudur. Organik asitlerin birikimi hem anyon açığını artırır hem de üre döngüsünü sekonder olarak inhibe ederek hiperamonemiye yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Asit-baz dengesini değerlendir
pH: 7.127.12 ve HCO3HCO_3: 77 mEq/L değerleri hastada ağır bir metabolik asidoz olduğunu gösterir.
Metabolik bozukluğun tipini belirlemek için ilk adımdır.
2
Anyon açığını hesapla (Na[Cl+HCO3]Na - [Cl + HCO_3])
136(98+7)=31136 - (98 + 7) = 31 mEq/L.
Normal anyon açığı 12±212 \pm 2 mEq/L olup, 3131 değeri anyon açığının belirgin arttığını gösterir.
3
Amonyak ve keton düzeylerini analiz et
Amonyak 380380 µmol/L (yüksek) ve idrar ketonu pozitif.
Hiperamonemi ile birlikte asidoz ve ketozis varlığı üre döngüsü bozukluklarını dışlar, organik asidemileri (Propiyonik asidemi, Metilmalonik asidemi vb.) destekler.
4
Ayırıcı tanı yap
Tanı Propiyonik asidemidir.
Karbamoil fosfat sentetaz veya OTC eksikliği gibi üre döngüsü bozukluklarında asidoz ve ketozis görülmez. MSUD'da anyon açığı genellikle normaldir.

Anahtar Kavram

Yenidoğanda hiperamonemiye eşlik eden anyon açığı artmış metabolik asidoz ve ketozis varlığı, organik asidemiler için tanı koydurucudur.

Daha Fazla Pratik

Organik asidemilerde sıklıkla görülen hematolojik bulguları (nötropeni, trombositopeni) gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

66 yaşındaki bir erkek çocuk, son bir yıldır boyunun uzamadığı fark edilerek polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede boyu 112112 cm (<3<3. persentil), vücut ağırlığı ise 2020 kg (5050. persentil) olarak saptanıyor. Bir yıl önceki sağlık kayıtlarında boyunun 108108 cm olduğu görülüyor. Fizik muayenesinde gövdesel yağlanma artışı ve sesinin yaşına göre ince olduğu fark edilen hastanın kemik yaşı 44 yaş ile uyumlu bulunuyor. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyüme hormonu eksikliği

Cevap

Büyüme hormonu eksikliği
Büyüme hormonu eksikliğinde yıllık büyüme hızı düşüktür (vaka örneğinde 44 cm/yıl), kemik yaşı takvim yaşının gerisindedir ve boy kısalığına rağmen tartı korunur (rölatif obezite). Ayrıca laringeal gelişimin geri kalmasına bağlı 'ince ses' karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Yıllık büyüme hızının hesaplanması
112108=4112 - 108 = 4 cm/yıl
66 yaşındaki bir çocuk için normal büyüme hızı yılda en az 55 cm olmalıdır. 44 cm/yıl patolojik olarak düşüktür.
2
Boy ve ağırlık persentillerinin karşılaştırılması
Boy <3<3. persentil, Ağırlık 5050. persentil
Boyun ağırlığa göre daha fazla etkilenmesi (rölatif obezite/gövdesel yağlanma), malnütrisyon veya kronik hastalıklardan ziyade endokrin nedenleri (büyüme hormonu eksikliği, hipotiroidi) düşündürür.
3
Kemik yaşı ve diğer klinik bulguların değerlendirilmesi
Kemik yaşı 22 yıl geri, ince ses ve düşük büyüme hızı
Kemik yaşı gecikmesi ile birlikte düşük büyüme hızı patolojik boy kısalığını doğrular. İnce ses (laringeal kıkırdak gelişim geriliği) büyüme hormonu eksikliği için spesifik bir bulgudur.

Anahtar Kavram

Patolojik boy kısalığı değerlendirmesinde en önemli parametre büyüme hızıdır; düşük büyüme hızına eşlik eden kemik yaşı gecikmesi ve boya göre fazla tartı endokrinopatileri (özellikle BHE) işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Büyüme hormonu eksikliği tanısı kesinleştirmek için yapılacak bir sonraki adım olan farmakolojik uyarı testlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

1414 aylık bir erkek çocuk, büyüme geriliği ve karın şişliği yakınmaları ile pediatri polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin hepatomegali, geniş el bilekleri ve kraniyotabes saptanıyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuç
Açlık plazma glukozu5555 mg/dL
Postprandial (22. saat) plazma glukozu185185 mg/dL
İdrar tetkikiGlukozüri (++++), Jeneralize aminoasidüri, Fosfatüri
Serum fosforu282{}8 mg/dL (Düşük)

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada düşünülmesi gereken en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fanconi-Bickel Sendromu

Cevap

Hepatomegali, renal Fanconi sendromu ve açlık hipoglisemisi ile tokluk hiperglisemisinin bir arada bulunduğu Fanconi-Bickel Sendromu en olası tanıdır.
Doğru seçenek olan Fanconi-Bickel sendromu, GLUT2 reseptör kusuru nedeniyle karaciğerde glikojen birikimi (hepatomegali) ve böbrekte proksimal tübül disfonksiyonu (Fanconi sendromu) ile karakterizedir. GLUT2 hem glikoneojenez sonrası glukozun karaciğerden çıkışında hem de yemek sonrası glukozun hücre içine alımında görevli olduğu için açlık hipoglisemisi ve tokluk hiperglisemisi bir arada görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Hepatomegali ve büyüme geriliği sistemik bir metabolik süreci; rickets bulguları ise mineral kaybını işaret eder.
Hastanın temel başvuru nedenlerini sistemik bir çatı altında toplamak için.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
İdrarda aminoasidüri, glukozüri ve fosfatüri varlığı 'Renal Fanconi Sendromu' tanısını koydurur.
Proksimal tübül fonksiyon bozukluğunu tanımlamak için.
3
Glukoz paternini analiz et
Açlıkta hipoglisemi ve yemek sonrası belirgin hiperglisemi saptandı.
Bu bulgu glukozun hücre içine girişi ve çıkışında görevli olan GLUT2 taşıyıcısındaki bir kusuru gösterir.
4
Tanıyı sentezle
Hepatomegali (glikojen birikimi), Fanconi sendromu ve tipik glukoz dalgalanmaları GLUT2 mutasyonu (Fanconi-Bickel Sendromu) ile uyumludur.
Tüm klinik ve laboratuvar verilerini tek bir genetik kusurla açıklamak için.

Anahtar Kavram

Fanconi-Bickel sendromu, GLUT2 taşıyıcı proteinindeki mutasyon sonucu gelişen, hepatomegali, büyüme geriliği ve renal tübüler disfonksiyon ile karakterize nadir bir karbonhidrat metabolizma bozukluğudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

1515 yaşında, dış görünümü tamamen dişi fenotipinde olan bir hasta, primer amenore ve ergenlik belirtilerinin başlamaması şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 172172 cm (9090. persantil), kan basıncı 155/98155/98 mmHg olarak ölçülüyor. Sekonder cinsiyet özelliklerinden telarş ve pubarş evre 11 (prepubertal) olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum potasyum düzeyi 2.82.8 mEq/L, plazma renin aktivitesi ve serum aldosteron düzeyleri düşük bulunuyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve overler izlenmiyor; ancak her iki inguinal kanalda gonadal yapılar saptanıyor. Karyotip analizi 46,XY46,XY olarak rapor ediliyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği

Cevap

Sunulan klinik tablo (46,XY karyotipi, dişi fenotipi, primer amenore, hipertansiyon ve hipokalemi) 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliğini işaret etmektedir.
Doğru yanıt olan durum, adrenal bezde ve gonadlarda ortak olan enzim eksikliğidir. Bu hastalıkta progesteronun 17OH17-OH progesterona dönüşümü engellenir. Sonuç olarak seks steroidleri (testosteron, östrojen) üretilemez; bu da 46,XY46,XY bireylerin dış görünüş olarak tamamen dişi kalmasına (Cinsiyet Gelişim Bozukluğu) yol açar. Aynı zamanda kortizol yolu kapandığı için ACTH artışı yolu mineralokortikoid öncülü olan 1111-deoksikortikosterona (DOC) yönlendirir. DOC artışı, distal tübülde sodyum tutulumu ve potasyum atılımını tetikleyerek hipertansiyon, hipokalemi ve renin baskılanmasıyla sonuçlanan bir tablo oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Karyotip ve iç genital yapı analizi
46,XY46,XY karyotipine rağmen uterusun olmaması, Müllerian İnhibe Edici Madde (AMH) salgılayan testislerin varlığını gösterir.
Testislerden salgılanan AMH, Müllerian kanallarının (uterus, tubalar) gelişimini engeller.
2
Fenotip ve ergenlik gelişimi değerlendirmesi
Dış genital yapının dişi olması ve ergenlik bulgularının yokluğu, androjen ve östrojen sentezinde tam bir blok olduğunu gösterir.
17α17\alpha-hidroksilaz enzimi, progesteron ve pregnenolonu seks steroidlerinin öncüllerine çevirmek için gereklidir.
3
Hormonal ve elektrolit profilinin sentezi
Hipertansiyon ve hipokalemi ile birlikte düşük renin/aldosteron, mineralokortikoid etkili başka bir maddenin arttığını gösterir.
17α17\alpha-hidroksilaz yolu tıkandığında, progesteron mineralokortikoid yoluna (11-deoksikortikosteron ve kortikosteron) kayar. Bu maddeler hacim genişlemesi yaparak renini ve dolayısıyla aldosteronu baskılar.

Anahtar Kavram

17α17\alpha-hidroksilaz eksikliğinde seks steroidleri ve kortizol sentezlenemezken, mineralokortikoid aktiviteye sahip öncüller (DOC) artarak hipertansiyon ve hipokalemiye neden olur.
Soru 13Soru

1010 yaşında bir kız çocuk, boy kısalığı şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde sistem bulguları normal saptanan hastanın boyu 127127 cm (33. persentil), yıllık boy uzama hızı ise 55 cm/yıl olarak hesaplanıyor. Kemik yaşı kronolojik yaşı ile uyumlu (1010 yaş) bulunan ve anne-babasının boyları da kısa (33. persentil) olan bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailevi boy kısalığı

Cevap

Düşük hedef boy, normal büyüme hızı ve yaşla uyumlu kemik yaşı özellikleri nedeniyle en olası tanı ailevi boy kısalığıdır.
Ailevi boy kısalığında büyüme hızı normaldir, kemik yaşı kronolojik yaş ile uyumludur ve çocuğun boyu ebeveyn boyları ile uyumlu şekilde alt persentillerde seyreder. Bu hastada tüm bu kriterler sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Büyüme hızını değerlendir
Yıllık 55 cm uzama 1010 yaşındaki bir çocuk için normaldir.
Patolojik boy kısalıklarında (hormon eksiklikleri, kronik hastalıklar) büyüme hızı genellikle düşüktür.
2
Kemik yaşını kontrol et
Kemik yaşı (1010 yaş) kronolojik yaşla uyumludur.
Yapısal gecikmede ve hormonal eksikliklerde kemik yaşı geriliği beklenir.
3
Ebeveyn boylarını ve hedef boyu analiz et
Hedef boyun kısa olması ailevi faktörleri destekler.
Ailevi boy kısalığında çocuk kendi genetik potansiyeli (alt persentiller) içinde normal hızla büyür.

Anahtar Kavram

Ailevi boy kısalığı ile yapısal büyüme gecikmesi arasındaki en temel fark kemik yaşının durumudur.

Daha Fazla Pratik

Yapısal büyüme gecikmesi olan bir hastada nihai boyun genellikle normal sınırlarda olacağını, ailevi boy kısalığında ise nihai boyun kısa kalacağını hatırlayınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru

55 yaşında bir erkek çocuk, boy kısalığı şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde sistem bulguları normal saptanıyor. Boyu 33. persentilin hemen altında olan çocuğun yıllık boy uzama hızı 66 cm/yıl olarak hesaplanıyor. Kemik yaşı 55 yaş ile uyumlu bulunan, babasının boyu 162162 cm ve annesinin boyu 152152 cm olan bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ailevi boy kısalığı

Cevap

Verilen klinik bulgular ışığında en olası tanı ailevi boy kısalığıdır.
Hastanın yıllık büyüme hızının (66 cm/yıl) normal sınırlar içerisinde olması ve kemik yaşının takvim yaşıyla tam uyum göstermesi, patolojik süreçleri ve yapısal gecikmeyi dışlamaktadır. Anne ve babanın kısa boylu olmasıyla birleştiğinde tablo 'Ailevi Boy Kısalığı' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Boy persentilinin değerlendirilmesi
Boyun 33. persentil altında olması objektif olarak boy kısalığı tanımına girer.
Patolojik değerlendirme için ilk adım boyun standart büyüme eğrilerindeki yerini belirlemektir.
2
Büyüme hızının (yıllık boy artışı) analizi
55 yaşındaki bir çocuk için yıllık 66 cm uzama hızı tamamen normaldir.
Büyüme hızının normal olması, altta yatan kronik veya endokrin bir patolojiden ziyade fizyolojik varyantları (ailevi veya yapısal gecikme) düşündürür.
3
Kemik yaşının yorumlanması
Kemik yaşının takvim yaşı ile tam uyumlu (55 yaş) olması yapısal gecikmeyi dışlar.
Yapısal büyüme ve puberte gecikmesinde kemik yaşı takvim yaşından geridir; ailevi boy kısalığında ise uyumludur.
4
Aile boyu verilerinin entegrasyonu
Anne ve baba boyunun kısa olması genetik potansiyelin düşüklüğünü açıklar.
Fizyolojik boy kısalıklarında hedef boy (target height) hesaplaması tanıyı destekleyen en önemli verilerden biridir.

Anahtar Kavram

Büyüme hızının normal, kemik yaşının takvim yaşına eşit olduğu durumlarda kısa ebeveyn varlığı ailevi boy kısalığını (genetik boy kısalığı) tanımlar.
Tahmini Süre:45s
Soru 15Soru

46,XY karyotipine sahip bir günlük yenidoğan, dış genital yapısındaki belirsizlik nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde 2,52,5 cm mikropenis, bifid skrotum ve perineoskrotal hipospadias saptanıyor. Bilateral gonadlar inguinal kanalda palpe ediliyor. Laboratuvar incelemelerinde serum sodyum: 139139 mEq/L, potasyum: 4,14,1 mEq/L ve 17-hidroksiprogesteron: 1,11,1 ng/mL (normal) bulunuyor. hCG stimülasyon testi sonrasında serum testosteron düzeyi 480480 ng/dL'ye yükselirken, dihidrotestosteron düzeyi 1010 ng/dL (T/DHTT/DHT oranı: 4848) olarak saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 5-alfa redüktaz eksikliği

Cevap

5-alfa redüktaz eksikliği
Vakada sunulan 46,XY karyotipi, palpabl testisler ve normal elektrolit değerleri zemininde, hCG sonrası testosteronun yeterli yükselmesi ancak DHT düzeyinin düşük kalarak T/DHT oranının belirgin artması (>2030> 20-30), testosteronu DHT'ye dönüştüren 5-alfa redüktaz enziminin eksikliğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Karyotip ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
46,XY karyotipi ve palpe edilebilen gonadlar, testislerin varlığını ve androjen üretim/etki kusurunu düşündürür.
Gonadların varlığı androjen sentezindeki basamakların veya hedef doku yanıtının incelenmesini gerektirir.
2
Biyokimyasal verileri (elektrolitler ve 17-OHP) analiz et.
Normal Na, K ve 17-OHP düzeyleri, 21-hidroksilaz eksikliği gibi klasik tuz kaybettiren konjenital adrenal hiperplazi formlarını dışlar.
DSD vakalarında adrenal yetmezlik ekarte edilmesi gereken öncelikli acil durumdur.
3
hCG stimülasyon testi sonrası T/DHT oranını hesapla.
Testosteronun normal artması Leydig hücrelerinin sağlam olduğunu, ancak T/DHT oranının 30'un üzerinde olması testosteronun DHT'ye dönüşemediğini gösterir.
5-alfa redüktaz enzimi testosteronu daha güçlü bir androjen olan dihidrotestosterona dönüştürür; bu eksiklikte dış genitalya virilizasyonu yetersiz kalır.

Anahtar Kavram

46,XY bireyde normal testosteron üretimine rağmen artmış T/DHT oranı 5-alfa redüktaz eksikliği için karakteristiktir.
Soru 16Soru

1414 yaşında, çocukluğundan itibaren kız cinsiyetinde büyütülen bir hasta; son bir yıldır fark edilen ses kalınlaşması, vücut kıllanmasında artış ve klitoris bölgesinde büyüme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde boy ve kilosu 50.75.50.-75. persentil arasında, meme gelişimi evre 11, pubik kıllanma evre 44 olarak saptanıyor. Bilateral inguinal kanalda ele gelen kitleleri mevcut olup, pelvik ultrasonografide uterus ve overler izlenmiyor. Karyotip analizi 46,XY46,XY olarak sonuçlanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum sodyum: 138138 mEq/LmEq/L, potasyum: 4.24.2 mEq/LmEq/L, 1717-hidroksiprogesteron düzeyi normal sınırlarda saptanıyor. Bazal serum androstenedion düzeyi belirgin yüksek iken, testosteron düzeyi düşüktür (Testosteron/Androstenedion oranı <0.8< 0.8). Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17β17\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 33 eksikliği

Cevap

Düşük testosteron/androstenedion oranı ve pubertal virilizasyon ile karakterize olan 17β17\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 33 eksikliği doğru tanıdır.
17β17\beta-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 33 eksikliği, 46,XY46,XY karyotipine sahip bireylerde testosteron sentezinin son basamağındaki enzim defektidir. Hastalar genellikle doğumda dişi fenotipindedir, ancak pubertede testislerden salınan androstenedionun periferde tip 11 veya tip 55 izoenzimlerle testosterona dönüşmesi sonucu belirgin virilizasyon gelişir. Testislerin varlığı nedeniyle uterus izlenmez ve laboratuvarda düşük testosteron/androstenedion oranı tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Karyotip ve iç genital yapı değerlendirmesi
46,XY46,XY karyotip ve uterus yokluğu, hastada testis dokusunun bulunduğunu ve MIH sentezlendiğini gösterir.
Uterus yokluğu, ayırıcı tanıda Swyer sendromu gibi gonadal disgenezi tablolarını dışlar.
2
Pubertal fenotipin analizi
Meme gelişimi yokluğu ve belirgin virilizasyon (ses kalınlaşması, kıllanma), periferik androjen etkisinin olduğunu ancak östrojen etkisinin eksik olduğunu gösterir.
AIS olgularında genellikle meme gelişimi beklenirken, 17β17\beta-HSD3 ve 5α5\alpha-redüktaz eksikliklerinde beklenmez.
3
Biyokimyasal oranların yorumlanması
Testosteron/Androstenedion oranının <0.8< 0.8 olması, androstenedionun testosterona dönüşemediğini kanıtlar.
Bu oran 17β17\beta-HSD3 eksikliği için spesifik bir tanı kriteridir.

Anahtar Kavram

46,XY46,XY bireylerde pubertede virilizasyon ile başvuran, uterusun olmadığı ve düşük testosteron/androstenedion oranının izlendiği tablo 17β17\beta-HSD3 eksikliğidir.

Daha Fazla Pratik

Androjen duyarsızlığı sendromu (AIS) ile 5α5\alpha-redüktaz eksikliği arasındaki meme gelişimi farkını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

33 aylık bir erkek bebek; giderek artan halsizlik, beslenme güçlüğü ve solunum sıkıntısı nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin hipotoni ( gevşek bebek ), makroglossi ve masif kardiyomegali saptanıyor. Akciğer grafisinde kardiyotorasik oranın arttığı ve küresel bir kalp gölgesi olduğu görülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatin kinaz (CKCK) ve laktat dehidrogenaz (LDHLDH) düzeyleri yüksek bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pompe hastalığı

Cevap

Pompe hastalığı
Vaka sunumunda belirtilen masif kardiyomegali, ağır hipotoni ve makroglossi üçlüsü, lizozomal bir enzim olan asit alfa-glukozidaz (asit maltaz) eksikliğinde görülen Pompe hastalığı için klasiktir. Akciğer grafisinde görülen dev kalp gölgesi ve laboratuvardaki kas enzimi yükseklikleri tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hipotoni, makroglossi ve masif kardiyomegali saptandı.
Süt çocukluğu döneminde bu üçlü bulgu öncelikle Pompe hastalığını düşündürür.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
CKCK ve LDHLDH yüksekliği.
Kas enzimlerindeki yükseklik, hastalığın iskelet ve kalp kası üzerindeki etkisini gösterir.
3
Diferansiyel tanı ve patogenez eşleştirmesi
Asit alfa-glukozidaz eksikliği (Pompe).
Glikojen depo hastalıkları içinde lizozomal olan tek tip Tip II'dir (Pompe).

Anahtar Kavram

Pompe hastalığı (Glikojen Depo Hastalığı Tip II), asit alfa-glukozidaz enzim eksikliği sonucu lizozomlarda glikojen birikimi ile karakterize, kardiyak tutulumun baskın olduğu tek lizozomal depo hastalığıdır.

Daha Fazla Pratik

Pompe hastalığının lizozomal bir glikojen depo hastalığı olduğunu ve asit maltaz enzim eksikliğine bağlı geliştiğini unutmayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Ekstremitelerde şiddetli yanıcı ağrılar (akroparezis), gövdede özellikle göbek çevresinde kırmızı-mor renkli vasküler döküntüler (anjiyokeratom) ve göz muayenesinde korneada "vortex" opasiteleri saptanan bir erkek çocukta aşağıdaki enzimlerden hangisinin eksikliği en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alfa-galaktozidaz A

Cevap

Hastada saptanan akroparezis, anjiyokeratom ve vortex opasiteleri Fabry hastalığına özgüdür ve bu tabloda Alfa-galaktozidaz A enzimi eksiktir.
Alfa-galaktozidaz A eksikliği, Fabry hastalığının temel nedenidir. Hastalıkta görülen akroparezis (özellikle egzersiz veya sıcakla artan el-ayak ağrıları), anjiyokeratomlar ve korneada görülen vortex opasiteleri (cornea verticillata) bu enzim eksikliği için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Akroparezis (yanıcı ağrı), anjiyokeratom (cilt döküntüsü) ve vortex keratopati (göz bulgusu) bir arada saptanmıştır.
Bu üçlü bulgu kombinasyonu lizozomal depo hastalıkları içinde Fabry hastalığına işaret eder.
2
Hastalığın genetik ve biyokimyasal temelini hatırla.
Fabry hastalığı X'e bağlı geçiş gösteren bir glikosfingolipid depo hastalığıdır.
Doğru teşhis için spesifik enzim eksikliğinin bilinmesi gerekir.
3
Eksik olan enzimi belirle.
Fabry hastalığında Alfa-galaktozidaz A enzimi eksiktir.
Bu enzim eksikliği sonucu globotriaozilserebrosid (Gb3) dokularda birikir.

Anahtar Kavram

Fabry hastalığı, Alfa-galaktozidaz A enzim eksikliği sonucu gelişen, anjiyokeratom ve akroparezis ile karakterize X'e bağlı bir lizozomal depo hastalığıdır.
Soru 19Soru

Gestasyon yaşı 41 hafta41\ hafta, doğum ağırlığı 4200 gram4200\ gram olan bir erkek bebekte yaşamın ikinci gününde başlayan uzamış sarılık, makroglossi ve beslenme güçlüğü saptanıyor. Fizik muayenesinde geniş arka fontanel ve bifid uvula saptanırken; her iki nazal pasajdan kateter geçmediği (koanal atrezi) fark ediliyor. Bebeğin saçlarının alışılmadık şekilde sert ve dik ("dikenimsi") olduğu görülüyor.

Laboratuvar tetkikleri aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuçReferans Aralığı
TSHTSH145 mU/L145\ mU/L0.55.00.5 - 5.0
Serbest T4T_40.3 ng/dL0.3\ ng/dL0.92.30.9 - 2.3
Serum Tiroglobulin<0.1 ng/mL< 0.1\ ng/mL208020 - 80

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada aşağıdaki genlerden hangisinde mutasyon saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: FOXE1FOXE1

Cevap

FOXE1FOXE1 (TTF2TTF-2) gen mutasyonu
Vakada tanımlanan tiroid disgenezisi (atiroidi düşündüren düşük tiroglobulin), yarık damak/bifid uvula, koanal atrezi ve karakteristik dikenimsi saç birlikteliği Bamforth-Lazarus sendromu için patognomoniktir. Bu tabloya tiroid transkripsiyon faktörlerinden biri olan FOXE1FOXE1 (TTF2TTF-2) genindeki mutasyonlar neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Tiroid fonksiyon testlerini ve tiroglobulin düzeyini değerlendir.
Belirgin TSHTSH yüksekliği, düşük serbest T4T_4 ve saptanamayan tiroglobulin düzeyi; tiroid bezinin gelişmediğini (atiroidi/disgenezis) gösterir.
Primer konjenital hipotiroidi tanısını doğrulamak ve bez varlığını (tiroglobulin aracılığıyla) anlamak için gereklidir.
2
Eşlik eden ekstratiroidal bulguları analiz et.
Koanal atrezi, bifid uvula (yarık damak varyantı) ve karakteristik "dikenimsi" (spiky) saç yapısı saptanmıştır.
Bu bulgular, hipotiroidinin izole olmadığını, spesifik bir sendromun parçası olduğunu gösterir.
3
Sendromik tanı ve ilgili genetik defekti eşleştir.
Tiroid disgenezisi + Yarık damak + Koanal atrezi + Dikenimsi saç = Bamforth-Lazarus Sendromu (FOXE1/TTF2FOXE1/TTF-2 mutasyonu).
Bu klinik kombinasyon tıp literatüründe sadece FOXE1FOXE1 mutasyonları için tanımlanmıştır.

Anahtar Kavram

Bamforth-Lazarus sendromu (FOXE1FOXE1 mutasyonu)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 20Soru

22 haftalık bir erkek bebek; emmede zayıflama, kusma ve kilo kaybı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde hiperpigmentasyon ve belirgin dehidratasyon bulguları saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum sodyumu (Na+Na^+) 121121 mEq/L, potasyumu (K+K^+) 7.67.6 mEq/L, kan gazında ise pH:7.22pH: 7.22 ve HCO3:11HCO_3^-: 11 mEq/L olarak ölçülüyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına sahip bir hastada, kesin tanıya yönelik aşağıdakilerden hangisinin serum düzeyinin yüksek bulunması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1717-hidroksiprogesteron

Cevap

En olası tanı 2121-hidroksilaz eksikliğine bağlı tuz kaybettiren tip konjenital adrenal hiperplazidir ve bu durumda serum 1717-hidroksiprogesteron düzeyi yüksek bulunur.
Hastadaki elektrolit tablosu (düşük sodyum, yüksek potasyum) ve asidoz, tipik bir adrenal kriz ve mineralokortikoid eksikliğine işaret eder. Yenidoğan döneminde bu tablonun en yaygın nedeni, adrenal steroidogenez yolunda 1717-hidroksiprogesteronun 1111-deoksikortizole dönüşümünü sağlayan 2121-hidroksilaz enziminin eksikliğidir. Bu blokaj sonucu yolun gerisinde kalan 1717-hidroksiprogesteron birikir ve tanı için en duyarlı göstergedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Bebekte kusma, dehidratasyon ve hiperpigmentasyon varlığı adrenal yetmezliği düşündürür.
Hiperpigmentasyon, azalmış kortizol üretimine yanıt olarak artan ACTH'nın MSH benzeri etkisinden kaynaklanır.
2
Laboratuvar verilerini yorumla.
Hiponatremi (121121), hiperkalemi (7.67.6) ve metabolik asidoz (pH:7.22pH: 7.22), mineralokortikoid eksikliğini (tuz kaybı) gösterir.
Aldosteron eksikliği böbreklerden sodyum geri emilimini azaltırken potasyum ve hidrojen atılımını bozar.
3
En olası enzimatik bloğu belirle.
Tuz kaybı ve virilizasyon/hiperpigmentasyon ile seyreden en sık neden 2121-hidroksilaz eksikliğidir.
Bu enzimin yokluğunda 1717-hidroksiprogesteron, 1111-deoksikortizole dönüşemez ve birikir.

Anahtar Kavram

2121-hidroksilaz eksikliği, konjenital adrenal hiperplazinin en sık nedenidir ve tanısal belirteci serum 1717-hidroksiprogesteron yüksekliğidir.
Sayfa 1 / 25Sonraki
Endokrinoloji ve Metabolizma Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin