Enfeksiyon Hastalıkları

299 soru

Soru 41Soru

Dört yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık iki aydır devam eden öksürük, iştahsızlık ve kilo alamama şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde sağ akciğer orta alanda raller duyulmuş, akciğer grafisinde sağ hiler lenfadenopati ve parankimal infiltrasyon saptanmıştır. Tüberkülin deri testi (PPD) 1616 mm olarak ölçülen hastada, kesin tanı için tüberküloz basili (M.tuberculosisM. tuberculosis) gösterilmek istenmektedir. Bu yaş grubundaki bir hastada bakteriyolojik inceleme amacıyla örnek toplanmasında en uygun yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üç gün üst üste sabah aç karnına mide açlık suyu (gastrik lavaj) aspirasyonu

Cevap

Üç gün üst üste sabah aç karnına mide açlık suyu (gastrik lavaj) aspirasyonu yapılması en uygun yöntemdir.
Beş yaş altındaki çocuklar genellikle balgam çıkaramazlar ve bronşial sekresyonlarını yutarlar. Bu nedenle, gece boyunca biriken bu sekresyonları toplamak amacıyla sabah aç karnına yapılan mide açlık suyu (gastrik lavaj) aspirasyonu, pediatrik popülasyonda bakteriyolojik kanıt elde etmek için en sık kullanılan ve en uygun yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve radyolojik bulgularını değerlendir
Uzun süren öksürük, kilo kaybı ve hiler LAP tüberküloz lehinedir.
Primer tüberkülozun tipik prezentasyonunu tanımak için.
2
Hastanın yaş grubunu göz önünde bulundurarak örnekleme stratejisi belirle
Dört yaşındaki çocuklar etkili balgam çıkaramazlar.
Yaş grubuna uygun tanısal yöntemi seçmek için.
3
Bakteriyolojik kanıt için altın standart yöntemi uygula
Mide açlık suyu aspirasyonu ile kültür ve ARB incelemesi yapılır.
Çocukların gece boyunca yuttukları balgamın midede birikmesi sayesinde basile ulaşılabilir.

Anahtar Kavram

Küçük çocuklarda tüberküloz tanısı için örnek toplama yöntemi
Tahmini Süre:45s
Soru 42Soru

88 yaşında bir erkek çocuk; 1515 gündür devam eden bol miktarda sulu ishal, kramp tarzında karın ağrısı ve 33 kg tartı kaybı şikayetleriyle getiriliyor. Öyküsünden yaz tatilinde düzenli olarak halka açık bir yüzme havuzuna gittiği öğreniliyor. Yapılan fizik muayenede hafif dehidratasyon bulguları saptanıyor. Gaitanın Modifiye Asit-Fast (Kinyoun) boyamasında 46μm4-6 \mu m çapında, yuvarlak, parlak kırmızı renkli ookistler saptanıyor.

Bu patojen ve klinik tablo ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken, havuz sularının standart klorlanma seviyelerine karşı yüksek düzeyde direnç gösterir.

Cevap

Etkenin klorlama gibi standart dezenfeksiyon yöntemlerine karşı yüksek düzeyde dirençli olması (Cryptosporidium karakteristik özelliği)
Cryptosporidium ookistleri, kalın ve çift katmanlı duvar yapıları sayesinde dış ortam koşullarına ve standart havuz klorlama seviyelerine karşı son derece dirençlidir. Bu durum, havuz sularının filtrasyonu düzgün yapılsa bile klor ile temizlenememesi sonucunda yaygın salgınlara yol açar. Vakadaki 'havuz öyküsü' ve 'modifiye asit-fast pozitifliği' tipik bir Cryptosporidium tablosunu işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
15 gündür süren (kronik/persistan) sulu ishal, tartı kaybı ve havuz öyküsü saptandı.
Cryptosporidium, çocuklarda persistan sulu ishalin ve rekreasyonel su (havuz) kaynaklı salgınların en önemli nedenlerinden biridir.
2
Mikroskobik bulgunun yorumlanması
Modifiye asit-fast boyamada saptanan 4-6 mikronluk ookistler Cryptosporidium tanısını kesinleştirir.
Asit-fast boyanma özelliği (Kinyoun) bu patojen için ayırt edicidir; Giardia veya virüslerde görülmez.
3
Patojenin biyolojik özelliklerinin hatırlanması
Cryptosporidium ookistlerinin kalın duvar yapısı nedeniyle klora dirençli olduğu sonucuna varıldı.
Halka açık havuzlardaki standart klor seviyeleri bu patojeni inaktive etmekte yetersiz kalır.

Anahtar Kavram

Cryptosporidiosis tanısal özellikleri (asit-fast boyanma) ve çevresel direnci (klor direnci).

Daha Fazla Pratik

İmmün yetmezliği olan çocuklarda (özellikle HIV/AIDS) Cryptosporidium'un kronik, şiddetli ishal ve malabsorbsiyon yapabileceğini, bu vakalarda Nitazoksanid tedavisinin etkinliğinin sınırlı olabileceğini unutmayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 43Soru

1212 aylık bir erkek çocuk, üç gündür devam eden 39,5C39,5^\circ C ateş şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde ateş dışında belirgin bir patolojik bulgu saptanmayan hastanın, dördüncü gün ateşi aniden düşmüş ve gövdesinde pembe renkli, basmakla solan makülopapüler döküntüler belirmeye başlamıştır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Roseola infantum (6. Hastalık)

Cevap

Yüksek ateşin düşmesiyle eş zamanlı olarak döküntünün ortaya çıkması Roseola infantum tanısını koydurur.
Roseola infantum (Exanthema Subitum), genellikle 6186-18 ay arası çocuklarda görülen, 353-5 gün süren yüksek ateşin ardından ateşin aniden düşmesi (defervesans) ve gövdede başlayan pembe makülopapüler döküntülerle karakterize bir hastalıktır. Sorudaki vakada ateşin düşmesiyle döküntünün başlaması bu tanıya özgü en önemli ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyri analiz et.
Üç günlük yüksek ateş sonrası ateşin aniden düşmesi ve ardından döküntü çıkması belirlendi.
Hastalıkların zamansal seyri ayırıcı tanıda en önemli kriterdir.
2
Döküntü karakterini ve eşlik eden bulguları değerlendir.
Gövdede pembe makülopapüler döküntü ve başka sistemik bulgu olmaması Roseola ile uyumludur.
Döküntünün yerleşimi ve ek semptomların yokluğu diğer viral ekzantemleri dışlamaya yardımcı olur.
3
Tanıyı doğrula.
Roseola infantum (Altıncı Hastalık) tanısı konuldu.
Tanımlanan seyir bu hastalık için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Roseola infantum'da (HHV-6) ateşin düşmesiyle döküntünün başlaması en tipik klinik özelliktir.

Daha Fazla Pratik

Roseola infantum etkeni olan Human Herpesvirus 6 (HHV-6) ve komplikasyon olarak febril konvülsiyon riskini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 44Soru

45 günlük bir infant, 38,9C38,9^\circ C rektal ateş ve huzursuzluk şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kalp hızı 185/dk185\text{/dk}, solunum sayısı 55/dk55\text{/dk}, kapiller dolum süresi 2 saniye2\text{ saniye} ve periferik nabızlar dolgun olarak saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 22.000/mm322.000\text{/mm}^3 (%15 çomak, %65 PNL) ve CRP 42 mg/L42\text{ mg/L} bulunuyor.

Bu hastanın klinik durumu ve yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası Pediatrik Sepsis Konsensus Konferansı (IPSCC) kriterlerine göre lökosit ve vücut sıcaklığı anormalliğine eşlik eden taşikardi ve taşipne varlığı ile SIRS tanısı alır; ampirik tedavide seftriaksonun yanına Listeria monocytogenes kapsamı için ampisilin eklenmelidir.

Cevap

Hastada ateş, taşikardi, taşipne ve lökositoz mevcut olup SIRS tanısı kriterlerini karşılamaktadır; ampirik tedavide 28. günden sonra seftriakson kullanılabilir ancak Listeria kapsamı için ampisilin eklenmesi gereklidir.
Doğru seçenek, hastanın IPSCC kriterlerine göre (ateş, taşikardi, taşipne ve lökositoz) SIRS tanısı aldığını ve 1-3 ay arası infantlarda hem neonatal hem de süt çocuğu dönemi etkenlerini kapsayan seftriakson + ampisilin kombinasyonunun en uygun yaklaşım olduğunu doğru şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaş grubuna göre IPSCC (Uluslararası Pediatrik Sepsis Konsensus Konferansı) kriterlerini değerlendirmek.
45 günlük (infant) bebekte taşikardi eşiği >180/dk>180\text{/dk}, taşipne eşiği >34/dk>34\text{/dk} ve lökositoz eşiği >17.500/mm3>17.500\text{/mm}^3 (veya <5.000/mm3< 5.000\text{/mm}^3) olarak belirlenmiştir. Hasta tüm bu değerlerin üzerindedir.
SIRS tanısı için dört kriterden (ateş, kalp hızı, solunum sayısı, lökosit sayısı) en az ikisinin varlığı gerekir ve bunlardan birinin mutlaka ateş veya lökosit anormalliği olması zorunludur.
2
Hastanın yaşına ve olası etkenlere göre ampirik antibiyotik seçimini belirlemek.
1-3 ay arası infantlarda hem neonatal (GBS, Listeria, E. coli) hem de daha büyük çocukların (S. pneumoniae, N. meningitidis) etkenleri görülebilir. Seftriakson 28. günden sonra güvenle kullanılabilir.
Seftriaksonun bilirubin ile albumin bağlama bölgeleri için rekabete girmesi (kernikterus riski) sadece yenidoğan döneminde kritiktir. Ancak seftriakson Listeria'yı kapsamadığı için bu geçiş döneminde ampisilin eklenmelidir.

Anahtar Kavram

Pediatrik SIRS Tanı Kriterleri ve İnfant Dönemi (1-3 Ay) Ampirik Antibiyotik Yaklaşımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

Çocukluk çağında ateş, sepsis ve nedeni bilinmeyen ateş (NBANBA) yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yetişkinlerde sepsis taramasında kullanılan qSOFAqSOFA kriterlerinin pediatrik uyarlaması, sepsis tanısında SIRSSIRS kriterlerine göre daha yüksek duyarlılığa (sensitivitysensitivity) sahip olduğu için ilk seçenek olarak önerilir.

Cevap

Sepsis taramasında qSOFA kriterlerinin çocuklarda SIRS'tan daha duyarlı olduğu ve ilk seçenek olarak önerildiği ifadesi yanlıştır.
Pediatrik sepsis taramasında qSOFA'nın duyarlılığı (sepsisi saptama gücü) SIRS kriterlerinden belirgin şekilde daha düşüktür. Surviving Sepsis Campaign gibi güncel kılavuzlar, çocuklarda qSOFA'nın tek başına bir tarama aracı olarak kullanılmamasını, bunun yerine yaşa özgü SIRS kriterlerinin veya daha gelişmiş skorlama sistemlerinin tercih edilmesini önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Neonatal sepsis yönetimini değerlendir.
Yenidoğanlarda seftriaksonun bilirubin displasmanı ve kernikterus riski nedeniyle kontrendike olduğu bilgisi doğrulanır.
Yenidoğan fizyolojisindeki albumin bağlanma özellikleri ve bilirubin metabolizması bu kısıtlamayı gerektirir.
2
Süt çocukluğu dönemi menenjit ve sepsis etkenlerini incele.
Listeria monocytogenes'in ilk 3 ayda hala önemli bir etken olduğu ve ampisilin gerektirdiği doğrulanır.
Yaşa özgü ampirik antibiyotik seçimi en sık görülen patojenlere (GBS, E. coli, Listeria, S. pneumoniae) yönelik olmalıdır.
3
Güncel sepsis tarama sistemlerini karşılaştır.
qSOFA'nın çocuklarda mortalite öngörüsünde yardımcı olsa da, tarama (screening) için duyarlılığının SIRS'tan daha düşük olduğu saptanır.
Çocuklarda yaşa özgü vital bulguların değişkenliği nedeniyle qSOFA sepsisi öngörmede SIRS kadar başarılı değildir.
4
NBA tanımını kontrol et.
Pediyatrik NBA süresinin klasik olarak 8 gün olduğu bilgisi teyit edilir.
Nelson Pediatri kitabındaki güncel tanımlama bu şekildedir.

Anahtar Kavram

Pediatrik sepsis yönetiminde qSOFA duyarlılığı ve yaşa özgü antibiyotik/NBA tanımları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 46Soru

33 yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık 1010 gündür devam eden hafif ateş, iştahsızlık ve halsizlik şikayetlerinin ardından son 22 gündür eklenen kusma ve sürekli uyuklama hali nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde somnolent saptanan hastanın ense sertliği, Kernig ve Brudzinski belirtileri pozitif bulunuyor. Yapılan lomber ponksiyon incelemesinde; beyin omurilik sıvısı (BOS) basıncı artmış, hücre sayısı 250/mm3250/mm^3 (%8080 lenfosit), protein 180180 mg/dLmg/dL ve glukoz 2525 mg/dLmg/dL (eş zamanlı kan glukozu: 9090 mg/dLmg/dL) olarak saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberküloz menenjiti

Cevap

Tüberküloz menenjiti
Vakada sunulan 1010 günlük subakut başlangıç ve BOS'taki lenfosit hakimiyetine rağmen düşük glukoz ile yüksek protein değerleri tüberküloz menenjiti tanısını kesinleştirmektedir. Bakteriyel menenjitler akut seyirlidir ve nötrofil hakimiyeti ile seyreder. Viral süreçlerde ise glukoz normaldir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyri değerlendir
Hastalığın 1010 gündür devam etmesi, sürecin subakut olduğunu gösterir.
Akut bakteriyel menenjitler genellikle saatler veya birkaç gün içinde ağırlaşırken, tüberküloz menenjiti haftalar süren sinsi bir başlangıç (prodromal evre) gösterir.
2
BOS hücre tipini analiz et
Hücre sayısı 250/mm3250/mm^3 ve %8080 lenfosit hakimiyeti mevcuttur.
Lenfosit hakimiyeti; tüberküloz, viral veya fungal enfeksiyonları düşündürür. Bakteriyel menenjitlerde nötrofil hakimiyeti beklenir.
3
BOS biyokimyasını analiz et
Protein yüksek (180180 mg/dLmg/dL) ve glukoz belirgin düşük (2525 mg/dLmg/dL) saptanmıştır.
Glukoz düşüklüğü lenfositik pleositoz ile birleştiğinde tüberküloz menenjiti için en güçlü laboratuvar kanıtıdır; viral menenjitlerde glukoz normaldir.

Anahtar Kavram

Tüberküloz menenjiti; subakut seyir, lenfositik BOS pleositozu, yüksek protein ve düşük glukoz ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru

44 yaşında bir erkek çocuk; 22 gündür devam eden orta dereceli ateş, şiddetli baş ağrısı, fotofobi ve halsizlik şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Özgeçmişinde özellik saptanmayan hastanın fizik muayenesinde ense sertliği ve Brudzinski belirtisi pozitif bulunuyor. Yapılan lomber ponksiyon sonrası beyin omurilik sıvısı (BOS) analizi sonuçları şu şekildedir:

ParametreSonuç
GörünümBerrak
Hücre Sayısı250/mm3250/mm^3 (%85 lenfosit hakimiyeti)
Glikoz65mg/dL65 mg/dL (Eş zamanlı kan glikozu: 100mg/dL100 mg/dL)
Protein70mg/dL70 mg/dL
Gram BoyamaEtken görülmedi

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, olası tanı için en muhtemel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enteroviruslar

Cevap

Çocukluk çağında aseptik menenjitin en sık nedeni olan Enteroviruslar
Hastanın BOS bulguları incelendiğinde; berrak görünüm, lenfosit hakimiyetindeki hücre artışı ve en önemlisi normal glikoz düzeyi (BOS/Kan oranı >0,5>0,5) tipik bir aseptik (viral) menenjit tablosunu göstermektedir. Çocukluk çağında bu tablonun en yaygın nedeni Enteroviruslardır. Klinik tablo genellikle bakteriyel menenjite göre daha hafif seyirlidir ve destek tedavisi ile düzelir.

Adım Adım Çözüm

1
BOS görünümü ve hücre tipini analiz et.
Görünüm berrak, hücre sayısı orta derecede artmış (250/mm3250/mm^3) ve lenfosit hakimiyeti var.
Bu bulgular viral (aseptik) menenjit veya tüberküloz menenjitinin erken evrelerini düşündürür.
2
BOS glikoz ve kan glikoz oranını hesapla.
65/100=0,6565/100 = 0,65 (Oran >0,5>0,5).
Normal BOS glikoz düzeyi (oranın 0,50,60,5-0,6 üzerinde olması) bakteriyel ve tüberküloz menenjitini dışlar, viral etkenleri ön plana çıkarır.
3
Klinik seyir ve en sık etken bilgisini birleştir.
Akut başlangıçlı aseptik menenjit tablosu.
Çocuklarda aseptik menenjitlerin %85-95'inden enteroviruslar (Echovirus, Coxsackievirus) sorumludur.

Anahtar Kavram

Menenjit ayırıcı tanısında BOS biyokimyası ve hücre tipinin yorumlanması

Daha Fazla Pratik

Bakteriyel menenjit şüphesinde, antibiyotik öncesi ilk doz steroid uygulamasının (özellikle Hib menenjitinde işitme kaybını önlemek için) önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

66 yaşında bir çocuk, yaklaşık 1010 gün önce yanaklarında parlak kırmızı renkli döküntüler olması nedeniyle izlenmiştir. Döküntüleri tamamen gerileyen hastanın, bugün parkta oyun oynayıp güneşe maruz kaldıktan sonra kollarında ve bacaklarında "dantel tarzında" (retiküler) yeni döküntülerin oluştuğu fark edilmiştir. Bu klinik tablo aşağıdaki hastalıkların hangisi için karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eritema infeksiyozum

Cevap

Eritema infeksiyozum (5. hastalık), döküntülerin güneş ışığı veya egzersizle tekrarlamasıyla karakterize bir viral ekzantemdir.
Eritema infeksiyozum (5. hastalık) tipik olarak üç fazda seyreder. İlk fazda yanaklarda parlak kırmızı ("tokatlanmış yanak") döküntü görülür. İkinci fazda ekstremitelerde dantel tarzında (retiküler) döküntüler oluşur. Üçüncü fazda ise bu döküntüler; güneş ışığı, egzersiz, stres veya sıcak banyo gibi nedenlerle haftalarca tekrarlayabilir (rekürrens).

Adım Adım Çözüm

1
Vignette'deki döküntü evrelerini analiz et.
İlk evredeki "parlak kırmızı yanak" (tokatlanmış yanak) görünümü ve ardından gelen "dantel tarzı" döküntü tespit edildi.
Hastalığın evrelerini belirlemek tanıyı netleştirir.
2
Döküntünün tetikleyici faktörle ilişkisini değerlendir.
Döküntünün güneş ışığı ve egzersizle tekrar belirginleştiği saptandı.
Eritema infeksiyozumun (Parvovirus B19) en karakteristik klinik özelliklerinden biri döküntülerin rekürrensidir.

Anahtar Kavram

Eritema infeksiyozum (Beşinci Hastalık) klinik seyri ve döküntü özellikleri.
Soru 49Soru

14 yaşında bir kız çocuk, son bir haftadır devam eden iştahsızlık, halsizlik ve göz aklarında sararma şikayeti ile polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde ikterik görünüm saptanıyor ve karaciğer sağ kot altında 33 cmcm palpabl, hassas olarak bulunuyor. Laboratuvar incelemelerinde elde edilen sonuçlar aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuç
ALTALT12401240 U/LU/L
ASTAST11001100 U/LU/L
HBsAgHBsAgNegatif
AntiHBsAnti-HBsNegatif
AntiHBcAnti-HBc IgMIgMPozitif
AntiHAVAnti-HAV IgMIgMNegatif

Bu bulgulara göre hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut Hepatit B enfeksiyonu (pencere dönemi)

Cevap

Akut Hepatit B enfeksiyonu (pencere dönemi)
Akut Hepatit B enfeksiyonunun seyrinde, HBsAgHBsAg serumdan temizlendikten sonra AntiHBsAnti-HBs antikorları hemen belirmeyebilir. Bu arada geçen ve her iki belirtecin de negatif olduğu sürece 'pencere dönemi' denir. Bu evrede tanı koydurucu olan temel marker AntiHBcAnti-HBc IgMIgM pozitifliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Karaciğer enzimlerini ve klinik tabloyu değerlendir
Belirgin transaminaz yüksekliği (>1000>1000 U/LU/L) ve ikter, akut viral hepatit tablosuyla uyumludur.
Hastanın klinik şikayetleri ve laboratuvar bulguları akut karaciğer hasarını işaret eder.
2
HBsAgHBsAg ve AntiHBsAnti-HBs sonuçlarını analiz et
Her iki göstergenin de negatif olması, ya enfeksiyon olmadığını ya da antijenin kaybolup antikorun henüz oluşmadığı ara dönemi gösterir.
HBsAgHBsAg akut fazın başında yükselir, iyileşme döneminde ise AntiHBsAnti-HBs ortaya çıkar.
3
AntiHBcAnti-HBc IgMIgM sonucunu yorumla
Pozitif saptanan AntiHBcAnti-HBc IgMIgM, HBsAgHBsAg negatif olsa bile mevcut tablonun akut bir HBVHBV enfeksiyonu olduğunu kanıtlar.
AntiHBcAnti-HBc IgMIgM, pencere döneminde saptanabilen tek tanısal serolojik belirteçtir.

Anahtar Kavram

Hepatit B pencere dönemi (window period), HBsAgHBsAg düzeyinin saptanamayacak kadar azaldığı ancak AntiHBsAnti-HBs düzeyinin henüz saptanabilir seviyeye ulaşmadığı dönemdir; bu dönemde tanı AntiHBcAnti-HBc IgMIgM ile konur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru

1010 yaşında bir çocuk, 2424 gündür devam eden, günde en az bir kez 38,5C38,5^\circ C ve üzerinde seyreden ateş, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın fizik muayenesinde belirgin bir odak saptanamamış; tam kan sayımı, periferik yayma, akciğer grafisi ve kan kültürü sonuçları tanı koydurucu olmamıştır. Takibinde genel durumu bozulan hastanın nabzı 140/dakika140/dakika, solunum sayısı 32/dakika32/dakika ve sistolik kan basıncı 8585 mmHgmmHg olarak ölçülmüştür. Bu hasta ile ilgili olarak pediatrik sepsis, SIRSSIRS ve Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBANBA) kavramları temel alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenidoğan döneminden farklı olarak bu hastada seftriakson kullanımı uygundur; çünkü yenidoğanda seftriakson bilirubini albüminden ayırarak kernikterus riskini artırdığı için kontraendikedir.

Cevap

Yenidoğan döneminden farklı olarak bu hastada ampirik tedavide seftriakson kullanımı uygundur ancak seftriaksonun yenidoğanlarda kernikterus riski nedeniyle kontraendike olduğu bilgisi doğrudur.
Seftriakson, yenidoğan döneminde (<28<28 gün) bilirubini albümine bağlandığı bölgelerden ayırarak serbest bilirubin düzeyini ve dolayısıyla kernikterus riskini artırdığı için kontraendikedir. Bu yaş grubunda yerine sefotaksim tercih edilir. Ancak 1010 yaşındaki bir çocukta se sepsis/şok şüphesiyle ampirik tedavide güvenle kullanılabilir. Bu seçenek, hem pediatrik farmakolojik kısıtlamaları hem de yaşa özgü yönetim farkını doğru bir şekilde yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBANBA) tanımını ve etiyolojisini değerlendir.
Hasta 33 haftadan uzun süren ateşi ve negatif başlangıç testleriyle Klasik NBANBA tanımıyla uyumludur; çocuklarda en sık neden enfeksiyonlardır.
Tanı kriterlerini doğrulamak ve yanlış etiyoloji bilgisini elemek için.
2
Pediatrik SIRSSIRS kriterlerini hastanın bulguları üzerinden analiz et.
Hastada taşikardi, taşipne ve ateş vardır. Pediatrik SIRSSIRS tanısı için ateş veya lökosit anormalliği zorunludur.
Erişkin ve pediatrik SIRSSIRS tanımları arasındaki kritik farkı belirlemek için.
3
Yaşa özel ampirik tedavi ve ilaç kontraendikasyonlarını incele.
Seftriakson yenidoğanlarda bilirubin yer değiştirmesi nedeniyle kontraendikedir (sefotaksim tercih edilir), ancak 1010 yaşında bir çocukta kullanılabilir.
Yaşa özel farmakolojik kısıtlamaları ve tedavi stratejilerini belirlemek için.
4
qSOFAqSOFA ve düşük risk kriterlerinin (Rochester) pediatrik geçerliliğini kontrol et.
qSOFAqSOFA yaşa göre ayarlanmalıdır; Rochester ise düşük riski gösterse de kesin dışlama yapmaz.
Yanlış tanısal yaklaşımları elemek için.

Anahtar Kavram

Pediatrik Sepsis Tanımları ve Yaşa Özel Antibiyotik Kontraendikasyonları

Daha Fazla Pratik

Pediatrik sepsiste erken hedef odaklı tedavi basamaklarını ve soğuk/sıcak şok ayrımını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 51Soru

33 yaşında bir kız çocuk, iki haftadır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve düşük dereceli ateş şikayetlerine son üç gündür eklenen kusma ve uykuya meyil nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede letarjik görünümde olan hastanın ateşi 38.4C38.4^\circ\text{C} ölçülüyor; ense sertliği mevcut ve sol gözünde içe kayma (66. kafa siniri felci) saptanıyor. Lomber ponksiyon ile alınan beyin omurilik sıvısı (BOS) analizinde; protein 240 mg/dL240\text{ mg/dL}, glukoz 25 mg/dL25\text{ mg/dL} (eş zamanlı kan şekeri 100 mg/dL100\text{ mg/dL}) ve hücre sayısı 200/mm3200\text{/mm}^3 ( ⁣%80\!\%80 lenfosit) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberküloz menenjiti

Cevap

Subakut seyir, kranial sinir tutulumu ve lenfositik pleositoz ile birlikte seyreden düşük glukoz/yüksek protein tablosu tüberküloz menenjitini işaret eder.
Hastanın iki haftadır süren subakut klinik tablosu, ense sertliği ve özellikle tüberküloz menenjitinde bazal eksüdanın kranial sinirleri sıkıştırmasıyla oluşan 66. kafa siniri felci varlığı tanı için çok karakteristiktir. Beyin omurilik sıvısında (BOS) saptanan lenfosit hakimiyetli hücre artışı (200/mm3200\text{/mm}^3), proteinin belirgin yüksekliği (240 mg/dL240\text{ mg/dL}) ve glukozun çok düşük olması (25 mg/dL25\text{ mg/dL}) tüberküloz menenjiti tanısını kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
İki haftalık subakut seyir, ateş, meningeal irritasyon bulguları (ense sertliği) ve bazal eksüdayı düşündüren 66. kafa siniri felci.
Tüberküloz menenjiti genellikle haftalar süren prodromal bir evreyle (Evre 11) başlar ve ardından nörolojik bulgular (Evre 22) eklenir.
2
BOS biyokimyasını ve hücre tipini analiz et.
Hücre sayısı 200/mm3200\text{/mm}^3 (lenfosit baskın), protein 240 mg/dL240\text{ mg/dL} (belirgin yüksek), glukoz 25 mg/dL25\text{ mg/dL} (belirgin düşük; BOS/Kan glukoz oranı <0.5<0.5).
Tüberküloz menenjitinde tipik BOS bulgusu lenfositik pleositoz, yüksek protein ve düşük glukozdur.
3
Ayırıcı tanı ve kesin tanıya yönel.
Bakteriyel menenjitte nötrofil hakimiyeti, viral menenjitte normal glukoz olması nedeniyle bu tanılar dışlanır; tüberküloz menenjiti tanısı konulur.
BOS bulgularının kombinasyonu tüberküloz için en spesifik profili oluşturur.

Anahtar Kavram

Tüberküloz menenjitinin tanısal BOS profili: Lenfositik pleositoz, yüksek protein ve düşük glukoz düzeyidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 52Soru

2424 aylık bir erkek çocuk; yanaklarında, kollarının ve bacaklarının ekstansör yüzlerinde ve kalça bölgesinde aniden ortaya çıkan, simetrik yerleşimli, multipl, eritematöz papüler döküntüler nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede döküntülerin özellikle diz ve dirsek bölgelerinde kümelendiği, gövde ve mukoza yüzeylerinin ise tamamen korunduğu saptanıyor. Servikal ve inguinal bölgelerde multipl küçük, hareketli lenfadenopatileri olan hastanın sistemik muayenesi ve ateş takibi normaldir. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gianotti-Crosti sendromu

Cevap

Gianotti-Crosti sendromu (Papüler akrodermatit)
Gianotti-Crosti sendromu (Papüler akrodermatit), tipik olarak 11-66 yaş arası çocuklarda görülen; yanaklar, kalça, kol ve bacakların ekstansör yüzlerinde simetrik, eritematöz papüllerle karakterize bir tablodur. En önemli ayırt edici özelliği gövdenin (trunk) ve mukoza yüzeylerinin korunmasıdır. Viral enfeksiyonlara (başta EBV ve HBV olmak üzere) karşı gelişen reaktif bir durumdur ve eşlik eden lenfadenopati tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Döküntü dağılımının ve morfolojisinin analizi
Döküntüler yanaklar, ekstremite ekstansör yüzleri (diz-dirsek) ve kalçada yoğunlaşmış; gövde ise tamamen korunmuştur.
Döküntünün 'akral' dağılımı (uç bölgeler) ve gövdenin tutulmaması, Gianotti-Crosti sendromu için en spesifik klinik bulgudur.
2
Eşlik eden bulguların değerlendirilmesi
Servikal ve inguinal lenfadenopatilerin varlığı ve ateşin olmaması saptanmıştır.
Lenfadenopati bu sendromda sık görülen bir bulgudur ve tablonun reaktif viral bir süreç (HBV, EBV vb.) olduğunu destekler.
3
Ayırıcı tanı ve kesinleşme
Klinik tablo 'Papüler Akrodermatit' (Gianotti-Crosti) tanısı ile tam uyumludur.
Diğer viral döküntülü hastalıklar (Kızamıkçık, Roseola, Beşinci Hastalık) mutlaka gövde tutulumu gösterir veya farklı morfolojik özelliklere sahiptir.

Anahtar Kavram

Gianotti-Crosti sendromu; çocuklarda yanaklar, ekstremite ekstansör yüzleri ve kalçada simetrik yerleşen papüler döküntü ve gövdenin karakteristik olarak korunması ile tanınan reaktif bir ekzantemdir.

Alternatif Yöntem

Döküntünün vücuttaki yerleşim haritasını (topografisini) analiz ederek, 'akral (uç) tutulum + trunkal (gövde) korunma' kuralını uygulamak hızlı tanı sağlar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru

Dört yaşındaki bir erkek hasta, son on beş gündür giderek artan halsizlik, düşük dereceli ateş ve karakter değişikliği öyküsüyle başvuruyor. Ailesi, hastanın son üç gündür fışkırır tarzda kusmaya başladığını ve sürekli uyumak istediğini belirtiyor. Acil servis değerlendirmesi sırasında hastada 2020 dakika süren jeneralize tonik-klonik nöbet gözleniyor.

Fizik muayenesinde belirgin ense sertliği saptanıyor ve sağ gözde dışa bakış kısıtlılığı (6.6. kranial sinir felci) dikkati çekiyor.

Yapılan lomber ponksiyon incelemesinde beyin omurilik sıvısı (BOS) basıncının arttığı görülüyor. BOS analizinde; hücre sayısı 350350/mm³ (formülde %8080 lenfosit, %2020 nötrofil), protein 250250 mg/dL (normal referans: 154515-45 mg/dL) ve glukoz 1515 mg/dL (eş zamanlı kan şekeri 9090 mg/dL) olarak saptanıyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, hastanın kraniyal manyetik rezonans görüntülemesinde (MRG) aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanma olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bazal menenjlerde yoğun kontrast tutulumu ve hidrosefali

Cevap

Bazal menenjlerde yoğun kontrast tutulumu ve hidrosefali
Hastanın 22 haftayı bulan subakut şikayetleri, şuur bozukluğu, kranial sinir felci ve BOS incelemesinde saptanan düşük glukoz, yüksek protein ile lenfositik pleositoz profili 'Tüberküloz menenjiti' ile tam uyumludur. Tüberküloz menenjitinin en karakteristik patolojik ve radyolojik bulgusu, beynin tabanındaki sisternalarda biriken yoğun jelatinöz eksüdadır. Bu kalın eksüda kraniyal sinirleri (özellikle uzun seyirli olan 6.6. siniri) sıkıştırır, kraniyal MRG'de bazal menenjlerde yoğun kontrast tutulumu olarak görülür ve BOS akım yollarını tıkayarak ileti tipli hidrosefali gelişimine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların ve süresinin değerlendirilmesi
İki haftalık subakut ilerleyen semptomlar, şuur değişikliği, nöbet ve 6. kranial sinir felci saptanır.
Hastalığın kronik/subakut doğasını ve fokal nörolojik bası bulgularını tanımlamak için.
2
Lomber ponksiyon (BOS) analizinin yorumlanması
BOS'ta lenfosit hakimiyetinde hücre artışı, çok yüksek protein ve belirgin derecede düşük glukoz saptanır.
Bu BOS profili viral (normal glukoz) ve bakteriyel (nötrofil hakimiyeti) menenjitleri dışlayarak Tüberküloz menenjitini işaret eder.
3
Tüberküloz menenjitin karakteristik radyolojik bulgusunun belirlenmesi
Tüberküloz basilinin neden olduğu kalın jelatinöz eksüda beynin tabanında birikir, bu da bazal menenjial tutulum ve hidrosefaliye yol açar.
Hastalığın patofizyolojisinde bazal sisternaların tıkanması temel klinik (kranial sinir felçleri) ve radyolojik görünümleri oluşturur.

Anahtar Kavram

Tüberküloz menenjitinin tanısal BOS profili ve karakteristik kraniyal MRG (bazal tutulum ve hidrosefali) bulguları

İpuçları

1
Şikayetlerin başlangıç süresine (2 hafta) ve BOS'taki baskın hücre tipine (lenfosit) dikkat ediniz.
2
BOS glukozunun kan glukozuna oranla çok düşük olması viral etiyolojiyi uzaklaştırmanızı sağlar.
3
Bu hastanın tablosu Tüberküloz menenjitidir. Tüberküloz basilinin beyin zarlarında oluşturduğu eksüdanın beyin tabanında (bazal bölgede) biriktiğini ve BOS dolaşımını bozduğunu hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Tüberküloz menenjitinde koruyucu olarak deksametazon kullanılmasının temel nedenlerini ve komplikasyon önleyici etkilerini gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

BOS bulgularını elediğinizde; düşük glukoz nedeniyle viraller, lenfosit hakimiyeti nedeniyle bakteriyeller elenir. Geriye kalan Tüberküloz menenjitinin en çok etkilediği beyin bölgesi bazal menenjlerdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

22 yaşında bir çocuk, üç gündür devam eden öksürük ve ateş şikayetiyle annesi tarafından polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde genel durumu orta-iyi, vücut ısısı 38.2C38.2^\circ C olarak saptanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre, radyolojik görüntüleme imkanının kısıtlı olduğu durumlarda bu çocukta pnömoni (zatürre) tanısını destekleyen en önemli klinik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşa göre artmış solunum hızı (takipne)

Cevap

Yaşa göre artmış solunum hızı (takipne)
Doğru yanıt olan seçenek, çocuklarda pnömoni tanısında en önemli klinik göstergeyi sunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), özellikle kaynakların kısıtlı olduğu bölgelerde radyolojiye ihtiyaç duymadan pnömoni tanısı koyabilmek için takipneyi temel kriter olarak belirlemiştir. 151-5 yaş arası bir çocukta solunum hızının dakikada 4040 veya üzerinde olması takipne olarak kabul edilir ve pnömoni olasılığını güçlü bir şekilde destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaş grubunu belirle
22 yaşındaki çocuk 151-5 yaş aralığındaki çocuk grubuna girer.
DSÖ takipne sınırları yaş gruplarına göre farklılık gösterir.
2
DSÖ pnömoni tanı kriterlerini hatırla
Radyoloji olmayan şartlarda 'takipne' ve 'göğüs duvarında çekilme' temel tanı kriterleridir.
Bu kriterler çocuklarda pnömoni tanısında en yüksek duyarlılığa sahiptir.
3
Takipne eşik değerini değerlendir
151-5 yaş arası çocuklar için takipne sınırı dakikada 4040 ve üzeridir.
Doğru klinik sınıflama için yaşa özel eşik değerin bilinmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Çocuklarda Pnömoni Klinik Tanısı
Tahmini Süre:45s
Soru 55Soru

1414 aylık bir çocuk; üç gündür devam eden yüksek ateş (39.5C39.5^\circ\text{C}), öksürük ve solunum güçlüğü şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde bilateral yaygın ince raller, farenjit ve konjonktivit saptanmıştır. Akciğer grafisinde bilateral yama tarzında infiltrasyonlar izlenmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenovirüs

Cevap

En olası etken, yüksek ateş, farenjit ve konjonktivit birlikteliği nedeniyle Adenovirüs'tür.
Adenovirüsler, pediatrik yaş grubunda yüksek ateş, farenjit ve konjonktivit ile karakterize 'faringokonjonktival ateş' tablosuna neden olur. Bu klinik tabloya ağır pnömoni ve akciğer grafisinde bilateral infiltrasyonların eşlik etmesi adenovirüs pnömonisini en olası tanı haline getirir. Adenovirüs pnömonisi, diğer viral pnömonilere göre daha ağır seyretme eğilimindedir ve bronşiolitis obliterans gibi sekellere yol açabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını (1414 ay) ve başvuru semptomlarını (akut yüksek ateş ve solunum güçlüğü) değerlendirin.
Süt çocuğu döneminde ağır seyirli bir alt solunum yolu enfeksiyonu tespit edildi.
Yaş grubu etken olasılıklarını daraltmak için kritiktir.
2
Ekstrapulmoner bulguları (farenjit ve konjonktivit) analiz edin.
Faringokonjonktival ateş sendromuna eşlik eden pnömoni tablosu belirlendi.
Bu bulgu birlikteliği belirli viral etkenler için tanı koydurucudur.
3
Akciğer grafisindeki bilateral yama tarzı infiltrasyonları değerlendirin.
Viral pnömoni ile uyumlu radyolojik bulgular saptandı.
Lober tutulum olmaması bakteriyel etkenlerden (özellikle pnömokok) uzaklaştırır.
4
Tüm klinik ve radyolojik verileri birleştirerek en olası etkeni seçin.
Adenovirüs tanısına ulaşıldı.
Adenovirüs, çocuklarda ağır nekrotizan pnömoniye ve ekstrapulmoner semptomlara yol açabilen önemli bir etkendir.

Anahtar Kavram

Faringokonjonktival ateş ve pnömoni birlikteliğinde adenovirüs düşünülmelidir.

Alternatif Yöntem

Etyolojide yaş ve ek bulgu (ipucu) eşleştirmesi yapmak: 11-33 ay + Ateşsiz = Chlamydia; Okul çağı + Ekstrapulmoner = Mycoplasma; Konjonktivit + Ağır tablo = Adenovirüs.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 56Soru

Hepatit C virüsü (HCV) pozitif bir anneden doğan bebeğin izlemi ve çocukluk çağı HCV enfeksiyonunun genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maternal HIV koinfeksiyonu varlığı, HCV'nin vertikal bulaş riskini yaklaşık 3-4 kat artırarak %15-20 seviyelerine çıkarır.

Cevap

Annede HIV koinfeksiyonu bulunması, HCV'nin perinatal geçiş riskini belirgin şekilde artıran temel faktördür.
Maternal HIV koinfeksiyonu bulunması, HCV'nin vertikal bulaş riskini belirgin şekilde (yaklaşık 3-4 kat) artıran en temel faktördür. HIV, annedeki HCV viral yükünü artırarak veya plasental geçirgenliği etkileyerek bulaş riskini %5-6'dan %15-20 seviyelerine çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Perinatal HCV bulaş risk faktörlerinin değerlendirilmesi.
Genel bulaş riski %5-6 iken, HIV varlığında bu risk %15-20'ye çıkar.
Maternal viral yük ve HIV varlığı geçişi kolaylaştıran en önemli unsurlardır.
2
Doğum şekli ve beslenme yöntemlerinin etkisinin incelenmesi.
Sezaryen doğumun ve emzirmenin bulaş riskini değiştirmediği bilinmektedir.
Mevcut kanıtlar vajinal doğumun veya anne sütünün bulaş riskini artırmadığını göstermektedir.
3
Tanısal testlerin zamanlamasının belirlenmesi.
Anti-HCV testi 18. aya kadar maternal antikorlar nedeniyle güvenilmezdir.
Maternal IgG geçişi nedeniyle serolojik tarama geciktirilmeli veya erken dönemde moleküler testler (HCV RNA) kullanılmalıdır.

Anahtar Kavram

HCV'nin perinatal geçişinde en önemli risk faktörü maternal HIV koinfeksiyonudur; doğum şekli ve emzirme bulaş riskini etkilemez.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 57Soru

55 aylık bir kız bebek; son 11 haftadır giderek artan nefes darlığı ve kuru öksürük şikayetiyle getiriliyor. Öz geçmişinde doğumdan itibaren kilo alımının az olduğu ve tekrarlayan ağız içinde beyaz plaklar nedeniyle tedavi aldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde; tartı ve boy gelişimi <3<3. persentil, solunum sayısı 6868/dakika, kalp hızı 160160/dakika ve SpO2SpO_2 %86\%86 (oda havasında) saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral yaygın ince ralleri mevcut olan hastanın akciğer grafisinde bilateral perihiler bölgeden yayılan interstisyel infiltrasyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pneumocystis jirovecii

Cevap

Belirtilen klinik bulgular doğrultusunda en olası etken Pneumocystis jirovecii'dir.
Doğumdan itibaren kilo alamama ve tekrarlayan oral kandidiyazis bulguları, hastada bir hücresel immün yetmezlik (HIV veya SCID) olduğunu düşündürür. Bu zemin üzerinde gelişen, akciğer grafisinde bilateral interstisyel infiltrasyonlarla seyreden ve ağır hipoksiye yol açan pnömoni tablosunun infant dönemindeki en tipik etkeni Pneumocystis jirovecii'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını sentezleme
Hastada büyüme geriliği (FTT), tekrarlayan dirençli oral kandidiyazis (pamukçuk) ve ağır hipoksik solunum sıkıntısı olduğu saptanır.
Bu kombinasyon, infant döneminde altta yatan bir immün yetmezlik (HIV veya SCID) olasılığını kuvvetle düşündürür.
2
Radyolojik bulguları değerlendirme
Bilateral perihiler interstisyel infiltrasyon saptanır.
İnterstisyel pnömoni tablosu, atipik etkenler ve fırsatçı enfeksiyonlar için tipiktir.
3
Etiyolojik tanıya ulaşma
En olası etkenin Pneumocystis jirovecii olduğu sonucuna varılır.
Pneumocystis jirovecii pnömonisi (PJP), immün yetmezliği olan çocuklarda en sık görülen ve yaşamı tehdit eden fırsatçı alt solunum yolu enfeksiyonudur.

Anahtar Kavram

İmmün yetmezlik şüphesi olan bir infantta görülen ağır hipoksik interstisyel pnömonide Pneumocystis jirovecii ilk sırada düşünülmelidir.

İpuçları

1
Hastadaki büyüme geriliği ve ağız içindeki beyaz plaklar (pamukçuk) altta yatan sistemik bir soruna işaret eder.
2
İnterstisyel tutulum ve belirgin hipoksi, atipik veya fırsatçı bir enfeksiyonu düşündürmelidir.
3
İnfantlarda HIV veya SCID gibi durumlarda en sık görülen fırsatçı akciğer enfeksiyonunu hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Pneumocystis jirovecii pnömonisinin kesin tanısında kullanılan gümüşleme boyası ve tercih edilen ilk basamak tedavi (TMP-SMX) bilgilerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

On iki yaşında bir çocuk, babasının kronik hepatit B tanısı alması nedeniyle kontrole getiriliyor. Herhangi bir şikayeti olmayan çocuğun fizik muayenesi doğal saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
HBsAgHBsAgPozitif
HBeAgHBeAgPozitif
AntiHBeAnti-HBeNegatif
AntiHBcAnti-HBc totaltotalPozitif
ALTALT2222 U/LU/L (N<40N < 40)
HBVHBV DNADNA5×1085 \times 10^8 IU/mLIU/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulguları, çocuklarda kronik hepatit B enfeksiyonunun hangi evresi ile en uyumludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmmün toleran faz

Cevap

Verilen klinik ve laboratuvar tablosu 'İmmün toleran faz' ile uyumludur.
Çocukluk çağında dikey veya erken yatay geçişle alınan hepatit B enfeksiyonlarında 'İmmün toleran faz' oldukça uzundur. Bu evrede HBsAgHBsAg ve HBeAgHBeAg pozitiftir, viral yük (HBVHBV DNADNA) çok yüksektir ancak konakçının bağışıklık sistemi virüsü tolere ettiği için hepatoselüler hasar oluşmaz ve ALTALT düzeyleri normal sınırlarda kalır.

Adım Adım Çözüm

1
HBsAgHBsAg ve AntiHBcAnti-HBc totaltotal sonuçlarını değerlendir.
Her ikisinin de pozitif olması hastanın kronik hepatit B enfeksiyonu taşıdığını doğrular.
Enfeksiyonun kronisite tayini için yüzey antijeni ve total kor antikorlarına bakılır.
2
HBeAgHBeAg ve AntiHBeAnti-HBe durumunu incele.
HBeAgHBeAg pozitifliği, viral replikasyonun aktif olduğunu gösterir.
HBeAgHBeAg varlığı, virüsün çoğalma hızının yüksek olduğunun bir göstergesidir.
3
ALTALT ve HBVHBV DNADNA düzeylerini karşılaştır.
Normal ALTALT (2222 U/LU/L) ve çok yüksek HBVHBV DNADNA (>106>10^6 IU/mLIU/mL) saptanması immün toleran fazı tanımlar.
Vücudun bağışıklık sistemi henüz virüse karşı bir sitotoksik yanıt (karaciğer hasarı) geliştirmediği için ALT normal kalır.

Anahtar Kavram

Kronik hepatit B enfeksiyonunun evreleri (Özellikle çocuklarda sık görülen immün toleran faz özellikleri)

Daha Fazla Pratik

Kronik hepatit B takibindeki bir çocukta ALTALT yükselmesi görüldüğünde, bunun immün aktif faza geçiş mi yoksa bir süperenfeksiyon (Hepatit D vb.) mu olduğunu değerlendirmek önemlidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 hafta önce başlayan karın ağrısı ve başlangıçta sulu, son 33 gündür kanlı karakterde olan dışkılama şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde hastanın belirgin soluk ve halsiz olduğu, gövdesinde yer yer peteşiler bulunduğu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.27.2 g/dL, trombosit sayısı 45.00045.000/mm³, periferik yaymada şistositler ve serum kreatinin düzeyinde belirgin artış saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enterohemorajik Escherichia coli

Cevap

HÜS triadı (mikroanjiyopatik hemolitik anemi, trombositopeni, akut böbrek yetmezliği) ve öncesindeki kanlı ishal öyküsü nedeniyle en olası etken Enterohemorajik Escherichia coli'dir.
Hastada tarif edilen klinik tablo; mikroanjiyopatik hemolitik anemi (şistositler), trombositopeni ve akut böbrek hasarı (yüksek kreatinin) ile karakterize olan Hemolitik Üremik Sendrom'dur (HÜS). Bu tablonun çocukluk çağındaki en sık nedeni, özellikle az pişmiş et tüketimiyle ilişkili olan ve Shiga toksin (Verotoksin) üreten Enterohemorajik Escherichia coli (EHEC/STEC) suşlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Hastada kanlı ishal sonrası gelişen sistemik bir tablo (peteşi, solukluk, oligüri) mevcuttur.
Başlangıçtaki gastrointestinal semptomların sistemik bir komplikasyona ilerleyip ilerlemediğini anlamak gerekir.
2
Laboratuvar verilerinin yorumlanması
Düşük hemoglobin ve trombosit değerlerine eşlik eden şistositler (miğfer hücreleri) ve kreatinin artışı saptanmıştır.
Şistosit varlığı mikroanjiyopatik hemolitik anemiyi doğrular; bu bulguların birlikteliği HÜS tanısı koydurur.
3
Etiyolojik ajanın belirlenmesi
Çocukluk çağında diyare ile ilişkili HÜS vakalarının büyük çoğunluğundan Shiga toksin üreten EHEC (özellikle O157:H7) sorumludur.
TUS sınavında kanlı ishal sonrası böbrek yetmezliği sorulduğunda akla ilk gelmesi gereken patojen EHEC'tir.

Anahtar Kavram

Hemolitik Üremik Sendrom (HÜS) Triadı ve EHEC İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Shigella dysenteriae tip 1'in de benzer şekilde Shiga toksini üzerinden HÜS tablosuna yol açabileceğini unutmayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 60Soru

66 yaşında bir erkek çocuk, ani başlayan yüksek ateş (40C40^\circ C), fışkırır tarzda kusma ve genel durum bozukluğu ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde letarjik olduğu, ense sertliğinin bulunduğu ve Brudzinski belirtisinin pozitif olduğu saptanıyor. Hastanın beyin omurilik sıvısı (BOS) inceleme sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreDeğer
Lökosit sayısı5.500/mm35.500/mm^3 (%92\text{\%}92 nötrofil)
Protein320mg/dL320 mg/dL
Glukoz12mg/dL12 mg/dL (Eş zamanlı kan glukozu: 110mg/dL110 mg/dL)
Gram boyamaGram-pozitif diplokoklar

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, başlanması gereken en uygun ampirik antibiyotik tedavisi ve bu hastada gelişme riski en yüksek olan kalıcı sekel aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vankomisin + Seftriakson --- Sensorineural işitme kaybı

Cevap

En uygun ampirik tedavi Vankomisin + Seftriakson kombinasyonudur ve en sık görülen kalıcı sekel sensorineural işitme kaybıdır.
Hastanın klinik tablosu (ateş, kusma, meningeal irritasyon) ve BOS bulguları (pleositoz, hipoglikorraşi, hiperproteinemi) akut bakteriyel menenjiti kesinleştirir. Gram boyamadaki 'Gram-pozitif diplokok' bulgusu Streptococcus pneumoniae enfeksiyonuna özgüdür. Güncel kılavuzlara göre, 1 ay-50 yaş arası sağlıklı çocuklarda dirençli pnömokok olasılığı nedeniyle ampirik tedavi Vankomisin + Seftriakson/Sefotaksim şeklinde başlanmalıdır. Pnömokok menenjiti geçiren hastaların %25-30'unda sensorineural işitme kaybı gelişir ve bu en sık görülen kalıcı sekaldir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve BOS tablosunu analiz et.
Yüksek ateş, ense sertliği ve letarji ile birlikte BOS'ta belirgin nötrofilik pleositoz, yüksek protein ve belirgin düşük glukoz seviyesi 'Akut Bakteriyel Menenjit' tanısını koydurur.
Bakteriyel menenjitte glukoz tüketilir ve inflamasyona bağlı protein artar.
2
Gram boyama sonucuna göre patojeni tanımla.
Gram-pozitif diplokoklar, çocukluk çağında en sık görülen etkenlerden biri olan Streptococcus pneumoniae'yi (Pnömokok) işaret eder.
Pnömokoklar morfolojik olarak tipik diplokok yapısındadır.
3
Yaş grubuna ve etkene yönelik tedavi belirle.
6 yaşındaki çocukta dirençli pnömokok riski nedeniyle tedavi Vankomisin ve bir 3. kuşak sefalosporin (Seftriakson veya Sefotaksim) kombinasyonu olmalıdır.
Pnömokoklarda penisilin ve sefalosporin direnci ampirik tedavide Vankomisin eklenmesini zorunlu kılar.
4
Uzun dönem sekelleri değerlendir.
Bakteriyel menenjit sonrası (özellikle pnömokoksik) en sık görülen kalıcı nörolojik sekel sensorineural işitme kaybıdır.
İnflamasyonun kokleaya yayılması veya labirentit gelişimi işitme kaybına yol açar.

Anahtar Kavram

Çocukluk çağı bakteriyel menenjitlerinde etken bazlı ampirik tedavi ve uzun dönem prognoz yönetimi.

Daha Fazla Pratik

Pnömokok menenjitinde işitme kaybı riskini azaltmak için steroidlerin (deksametazon) zamanlamasını ve endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 15Sonraki
Enfeksiyon Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin