Enfeksiyon Hastalıkları

299 soru

Soru 61Soru →

22 yaşında bir kız çocuk, bir aydır devam eden iştahsızlık, kilo kaybı ve son bir haftadır eklenen inatçı öksürük ile solunum sıkıntısı nedeniyle çocuk sağlığı ve hastalıkları polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut sıcaklığı 38.6∘C38.6^{\circ}C, yaygın mikropoliadenopati ve belirgin hepatosplenomegali saptanıyor. Dinlemekle akciğerlerde bilateral krepitan raller alınıyor. Akciğer grafisinde her iki hemitoraksta tüm akciğer alanlarına homojen yayılmış, yaklaşık 1−21-2 mm çapında çok sayıda milimetrik nodüler opasite ("kar fırtınası" görünümü) izleniyor. Bu klinik tabloya sahip bir çocuk hastada aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fundus muayenesinde saptanabilen koroid tüberkülleri, tanı için patognomonik bir bulgudur.

Cevap

Fundus muayenesinde koroid tüberküllerinin görülmesi miliyer tüberküloz için tanısal bir bulgudur.
Vakadaki klinik bulgular (ateş, kilo kaybı, HSM) ve radyolojik "kar fırtınası" görünümü tipik miliyer tüberkülozu işaret etmektedir. Miliyer tüberküloz, basillerin hematojen yolla tüm vücuda yayılmasıdır. Bu yayılımın en spesifik ve patognomonik belirtilerinden biri fundus muayenesinde görülen koroid tüberkülleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların analizi.
Uzamış ateş, hepatosplenomegali ve akciğer grafisindeki yaygın mikronodüler opasiteler miliyer tüberkülozu (hematojen yayılım) düşündürür.
Vignette'deki "kar fırtınası" görünümü miliyer tüberküloz için tipiktir.
2
Tanısal özelliklerin değerlendirilmesi.
Miliyer tüberkülozda koroid tüberkülleri fundus muayenesinde görülebilir ve tanı koydurucudur.
Hematojen yayılımın bir göstergesi olarak koroid tabakasında tüberküller oluşur.
3
Eşlik eden risklerin gözden geçirilmesi.
Bu hastalarda yüksek oranda (%20-40) tüberküloz menenjit eşliği görülür.
BOS incelemesi meningeal tutulumu dışlamak için şarttır.

Anahtar Kavram

Miliyer Tüberküloz (Dissemine Tüberküloz)
Soru 62Soru →

Hepatit B yüzey antijeni (HBsAgHBsAg) pozitif olan bir anneden doğan bebeğe, doğum sonrası ilk 1212 saat içinde Hepatit B immünglobulini (HBIGHBIG) ve Hepatit B aşısının ilk dozu uygulanmıştır. Dokuz aylık olduğunda yapılan kontrollerinde bebeğin HBsAgHBsAg pozitif, anti−HBsanti-HBs negatif, HBeAgHBeAg negatif, anti−HBeanti-HBe pozitif ve HBV−DNAHBV-DNA düzeyinin 4×106 IU/mL4 \times 10^6 \, IU/mL olduğu saptanıyor. Annenin gebelik dönemindeki tetkiklerinde de benzer şekilde HBeAgHBeAg negatifliği ve yüksek viral yük (HBV−DNA>107 IU/mLHBV-DNA > 10^7 \, IU/mL) olduğu görülüyor. Bu tabloya göre, maternal durum ve bebekteki enfeksiyon süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Annede 'precore' veya 'core' promoter mutasyonu mevcuttur ve bebekte vertikal transmisyon, yüksek maternal viral yük nedeniyle profilaksiye rağmen gerçekleşmiştir.

Cevap

Annede 'precore' veya 'core' promoter mutasyonu mevcuttur ve bebekte vertikal transmisyon, yüksek maternal viral yük nedeniyle profilaksiye rağmen gerçekleşmiştir.
Annenin gebelikteki HBeAgHBeAg negatifliğine rağmen HBV−DNAHBV-DNA düzeyinin 107 IU/mL10^7 \, IU/mL üzerinde olması, 'precore' veya 'basal core promoter' mutasyonlu bir virüs varlığını kanıtlar. Bu durumda bebekte de HBeAgHBeAg negatif, anti−HBeanti-HBe pozitif ve yüksek HBV−DNAHBV-DNA saptanması, bu mutant suşun vertikal olarak aktarıldığını gösterir. Ayrıca maternal viral yükün 2×105 IU/mL2 \times 10^5 \, IU/mL eşiğinin çok üzerinde olması, standart immünoprofilaksinin başarısız olma ihtimalini (breakthrough infection) artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Maternal serolojik profilin analiz edilmesi
Annenin HBeAgHBeAg negatif olmasına rağmen HBV−DNAHBV-DNA düzeyinin >107 IU/mL> 10^7 \, IU/mL olması, 'precore' (G1896AG1896A) veya 'basal core promoter' mutasyonuna sahip bir Hepatit B suşunu işaret eder.
Vahşi tip HBV enfeksiyonunda yüksek replikasyon genellikle HBeAg pozitifliği ile birliktedir; mutasyon varlığında HBeAg sentezlenemez ancak replikasyon devam eder.
2
Bebekteki profilaksi başarısızlığının değerlendirilmesi
Maternal HBV−DNAHBV-DNA düzeyinin 2×105 IU/mL2 \times 10^5 \, IU/mL (veya 106 copies/mL10^6 \, copies/mL) üzerinde olması, doğumda uygulanan HBIGHBIG ve aşıya rağmen vertikal geçiş riskini %10-30 seviyelerine çıkarır.
Yüksek viral yük, standart immünoprofilaksinin etkinliğini azaltan en kritik faktördür.
3
Bebek serolojisinin yorumlanması
Bebeğin 99. ayda HBsAgHBsAg ve yüksek HBV−DNAHBV-DNA pozitifliği olması, kronik enfeksiyonun yerleştiğini ve annedeki mutant suşun bebeğe aktarıldığını gösterir.
Dokuzuncu aydaki tetkikler, anneden geçen pasif antikorların temizlendiği ve aktif enfeksiyonun netleştiği dönemi yansıtır.

Anahtar Kavram

HBeAg-negatif kronik hepatit (Precore mutant) ve yüksek maternal viral yükün vertikal geçişteki rolü

Daha Fazla Pratik

Mutant Hepatit B enfeksiyonlarında görülebilecek ekstrahepatik bulguları (örneğin membranoproliferatif glomerulonefrit veya Gianotti-Crosti sendromu) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 63Soru →

On yaşındaki bir erkek çocuk, eylül ayında iki gündür devam eden ateş, baş ağrısı ve ensede sertlik şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut sıcaklığı 38.8∘C38.8^\circ C ölçülüyor; bilinci açık, koopere ve oryante olan hastada belirgin ense sertliği saptanıyor. Fokal nörolojik defisit veya cilt döküntüsü izlenmiyor. Yapılan lomber ponksiyonda beyin omurilik sıvısının (BOS) berrak olduğu görülüyor.

BOS incelemesi sonuçları şöyledir:
- Lökosit sayısı: 210/mm3210/\text{mm}^3 (%85\text{\%}85 lenfosit, %15\text{\%}15 nötrofil)
- Glukoz: 60 mg/dL60\text{ mg/dL} (eş zamanlı kan glukozu 90 mg/dL90\text{ mg/dL})
- Protein: 45 mg/dL45\text{ mg/dL}
- Gram boyama: Mikroorganizma görülmedi.

Buna göre, bu hastadaki klinik ve laboratuvar tablosuna yol açması en muhtemel etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enterovirüsler

Cevap

Verilen klinik bulgular ve BOS incelemesi viral (aseptik) menenjit tablosu ile uyumlu olduğundan en olası etken Enterovirüslerdir.
Hastanın BOS incelemesinde saptanan lenfosit hakimiyetindeki pleositoz, normal BOS glukozu ve normal sınırlardaki protein değerleri tipik bir viral (aseptik) menenjit profiline işaret etmektedir. Hastanın bilincinin açık olması ve fokal nörolojik bulgusunun olmaması ensefalit ihtimalini uzaklaştırır. Akut başlayan bu tablonun eylül ayı gibi yaz sonu/sonbahar döneminde görülmesi, çocuklarda bu dönemde en sık aseptik menenjit nedeni olan enterovirüsleri en olası etken yapmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir.
Akut başlayan ateş ve menenjismus bulguları var, ancak bilinç açık ve fokal nörolojik defisit yok.
Tablonun ensefalit (bilinç değişikliği olur) veya yavaş seyirli bir enfeksiyon mu (tüberküloz) yoksa akut bir menenjit mi olduğunu ayırt etmek için.
2
BOS parametrelerini analiz et.
Hücre sayısı hafif artmış ve lenfosit hakimiyetinde. Glukoz normal (kan şekerinin 2/3'ü oranında) ve protein normal sınırlarda.
BOS bulguları enfeksiyonun bakteriyel (düşük glukoz, nötrofil hakimiyeti), tüberküloz (düşük glukoz, lenfosit hakimiyeti) veya viral (normal glukoz, lenfosit hakimiyeti) olduğunu gösterir.
3
Klinik ve BOS bulgularını epidemiyolojik verilerle birleştir.
Eylül ayında görülen akut viral menenjit tablosu çocuklarda en sık enterovirüs enfeksiyonlarına bağlıdır.
Mevsimsellik ve yaş grubu, aseptik menenjitlerde etken tahmininde kritik öneme sahiptir.

Anahtar Kavram

Çocukluk çağında menenjit etkenlerinin BOS bulgularına göre ayırıcı tanısı ve viral menenjit epidemiyolojisi
Soru 64Soru →

İki gündür devam eden burun akıntısı ve hafif ateş sonrası gelişen hışıltılı solunum (wheezing) ve huzursuzluk şikayetleriyle acil servise getirilen 55 aylık bir erkek bebeğin fizik muayenesinde takipne, ekspiryumda uzama ve akciğer bazallerinde bilateral ince raller saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut bronşiolit

Cevap

Hastanın yaşı, viral prodrom öyküsü ve fizik muayenesindeki alt solunum yolu obstrüksiyon bulguları göz önüne alındığında en olası tanı akut bronşiolittir.
Akut bronşiolit, süt çocukluğu döneminde (22 yaş altı) en sık görülen alt solunum yolu enfeksiyonudur. Genellikle burun akıntısı ve hafif ateşle başlayan viral bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben bronşiollerdeki inflamasyon, ödem ve mukus tıkacı nedeniyle gelişen hava yolu obstrüksiyonu ile karakterizedir. Hastanın fizik muayenesindeki wheezing, ekspiryum uzaması ve bilateral raller bu tanıyla tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü değerlendir.
Viral üst solunum yolu enfeksiyonu (burun akıntısı, ateş) sonrası gelişen solunum sıkıntısı saptandı.
Akut bronşiolit tipik olarak viral bir prodromu takiben alt solunum yollarına yayılım gösterir.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Hışıltı (wheezing), takipne ve ekspiryum uzaması saptandı.
Bu bulgular küçük hava yollarındaki (bronşioller) daralma ve obstrüksiyona işaret eder.
3
Yaş ve atak sayısına göre ayırıcı tanı yap.
55 aylık bir bebekteki ilk hışıltı atağı akut bronşiolit olarak tanımlanır.
İki yaş altındaki çocuklarda ilk hışıltı atağının en yaygın nedeni akut bronşiolittir.

Anahtar Kavram

İki yaş altındaki çocuklarda viral bir prodromu takiben gelişen ilk hışıltılı (wheezing) solunum atağı aksi ispat edilene kadar akut bronşiolittir.
Soru 65Soru →

99 aylık bir süt çocuğu, üç gündür devam eden ve 39.5−40∘C39.5-40^\circ C’ye kadar çıkan yüksek ateş şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde hafif huzursuzluk dışında patolojik bulgu saptanmıyor. İzleminin dördüncü gününde ateşi aniden normale dönen hastanın, gövdesinde başlayıp boyun ve proksimal ekstremitelere yayılan, basmakla solan, pembe renkli makülopapüler döküntüleri gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Roseola İnfantum

Cevap

Klinik seyri ateşin krizle düşmesini takiben döküntü çıkması şeklinde olan Roseola İnfantum
Roseola İnfantum (Altıncı Hastalık), tipik olarak süt çocuklarında görülen, 3-5 gün süren yüksek ateşin ardından ateşin aniden düşmesiyle (kriz) karakterize pembe makülopapüler döküntülerin ortaya çıktığı bir hastalıktır. Etken genellikle Human Herpes Virus 6 (HHV-6)'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve ateş süresini değerlendir
9 aylık süt çocuğu, 3 gün süren yüksek ateş (40∘C40^\circ C)
Roseola İnfantum tipik olarak 6-15 ay arası çocuklarda görülür.
2
Ateş ve döküntü arasındaki ilişkiyi analiz et
Ateş 4. günde aniden düşüyor ve döküntü başlıyor.
Bu 'ateş düşer, döküntü çıkar' paterni Roseola İnfantum için patognomoniktir.
3
Döküntünün karakterini incele
Gövdeden başlayan, pembe renkli makülopapüler döküntü.
Roseola döküntüleri tipik olarak gövdeden başlar ve santrifügal yayılım gösterir.

Anahtar Kavram

Roseola İnfantum'da ateşin krizle düşmesi ve döküntünün başlaması arasındaki zamansal ilişki en önemli tanısal ipucudur.
Soru 66Soru →

55 yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık 33 haftadır devam eden, karında şişkinlik, kötü kokulu ve yağlı görünümlü (su yüzeyinde yüzen) dışkılama şikayetleriyle getiriliyor. Ateşi olmayan hastanın dışkısında kan veya mukus saptanmıyor. Öyküsünden, kreşteki bazı arkadaşlarında da benzer şikayetler olduğu ve hastanın Rotavirüs aşısı da dahil olmak üzere tüm çocukluk çağı aşılarının tam olduğu öğreniliyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Giardiazis

Cevap

Klinik bulgular ve epidemiyolojik öykü doğrultusunda en olası tanı Giardiazis'tir.
Giardiazis, çocuklarda özellikle kreş ve okul gibi toplu yaşam alanlarında sık görülen, yağ emilimini bozarak karakterize 'steatore' (yağlı, su yüzeyinde yüzen dışkı) ve karın şişkinliği ile seyreden subakut bir tablodur. Hastanın ateşinin olmaması ve dışkısında kan/lökosit bulunmaması invaziv olmayan karakterini destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
33 haftalık süre (subakut/kronik), pis kokulu ve yağlı dışkı (steatore) saptandı.
Giardia lamblia, ince bağırsak mukozasına yapışarak yağ emilimini bozar ve steatoreye yol açar.
2
Epidemiyolojik verilerin değerlendirilmesi
Kreş ortamında benzer vakaların olması enfeksiyöz bir salgını düşündürür.
Giardia kistleri kontamine su ve gıdalarla veya kreş gibi ortamlarda fekal-oral yolla kolayca yayılır.
3
Laboratuvar ve aşı öyküsü ile ayırıcı tanı
Dışkıda kan/lökosit olmaması invaziv etkenleri; Rotavirüs aşı öyküsü ise viral etken olasılığını azaltır.
Giardia invaziv olmayan, toksin üretmeyen ancak emilim yüzeyini mekanik olarak kapatan bir protozoondur.

Anahtar Kavram

Giardia lamblia, çocuklarda subakut/kronik seyirli, yağlı ve kötü kokulu ishalin en yaygın protozoal etkenidir.
Soru 67Soru →

33 yaşında bir kız çocuk, gövdenin sağ tarafında yoğunlaşan döküntü şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden yaklaşık 1010 gün önce hafif ateş ve burun akıntısı olduğu, döküntünün sağ aksiller bölgeden başlayarak sağ hemitoraks ve sağ uyluk proksimaline yayıldığı öğreniliyor. Fizik muayenede sağ aksilla ve gövdenin sağ tarafında eritematöz, morbiliform makülopapüler döküntü izleniyor; döküntünün vücut orta hattını belirgin şekilde geçmediği görülüyor. Sağ aksiller bölgede yaklaşık 11 cm boyutunda hareketli, ağrısız lenfadenopati saptanıyor. Diğer sistem muayeneleri doğal olan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asimetrik periflekural eksantem (Unilateral laterotorasik eksantem)

Cevap

Klinik tablo, tek taraflı ve fleksural bölgeden (aksilla) başlayan dağılımı nedeniyle asimetrik periflekural eksantem (unilateral laterotorasik eksantem) ile uyumludur.
Vakada tanımlanan döküntünün sağ aksiller bölgeden başlaması, gövdenin sağ tarafında sınırlı kalması ve döküntü tarafında bölgesel lenfadenopati eşlik etmesi, asimetrik periflekural eksantem (unilateral laterotorasik eksantem) için tipik klinik sunumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Döküntünün dağılımını değerlendir.
Döküntü vücudun sağ tarafında yoğunlaşmış ve orta hattı geçmemiştir (unilateral).
Bu dağılım tipi klasik viral döküntülü hastalıklardan ayrım için en önemli ipucudur.
2
Döküntünün başlangıç bölgesini belirle.
Döküntü sağ aksilla (fleksural bölge) kaynaklıdır.
Asimetrik periflekural eksantem tipik olarak aksilla veya kasık gibi büyük kıvrım yerlerinden başlar.
3
Eşlik eden bulguları analiz et.
Döküntünün başladığı tarafta (ipsilateral) lenfadenopati mevcuttur.
Bölgesel lenfadenopati bu hastalıkta sık görülen bir bulgudur.
4
Ayırıcı tanı yap.
Diğer döküntülü hastalıklar (Kızamıkçık, Roseola vb.) simetrik ve yaygın dağılım gösterirken, bu vaka asimetrik periflekural eksantem tanısını desteklemektedir.
Tanı konulur.

Anahtar Kavram

Asimetrik periflekural eksantem, genellikle 1−51-5 yaş arası çocuklarda görülen, tek taraflı başlayıp merkezden çevreye yayılan, ancak bir tarafta baskın kalan viral ilişkili bir döküntüdür.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 68Soru →

44 yaşında bir kız çocuk, ani başlayan 39∘C39^\circ C ateş ve yutma güçlüğü şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde genel durumu orta-iyi, farenks hiperemik olup yumuşak damak ve tonsil ön pilarları üzerinde yaklaşık 2−32-3 mm çapında, tabanı gri-beyaz, etrafı eritemli halka ile çevrili vezikülopapüler lezyonlar saptanıyor. Dudak, diş eti ve dil muayenesi doğal bulunan hastanın el ve ayak muayenesinde döküntü saptanmıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Herpanjina

Cevap

Posterior farenks yerleşimli veziküler lezyonlar ve eşlik eden yüksek ateş tablosuyla uyumlu olan tanı herpanjinadır.
Herpanjina tanısı, hastada görülen yüksek ateş ve ağız içinde özellikle yumuşak damak, uvula ve tonsil pilarları gibi posterior bölgelerde yerleşen vezikülopapüler lezyonlarla konulur. Anterior mukozanın (diş etleri, yanak) korunmuş olması bu tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların lokalizasyonunun değerlendirilmesi
Lezyonların yumuşak damak ve tonsil pilarları gibi ağzın arka kısmında (posterior) olduğu saptandı.
Ayırıcı tanıda lezyonların yerleşimi en kritik ipucudur.
2
Eşlik eden ve eksik olan bulguların analizi
Anterior mukoza (diş etleri) korunmuş ve ekstremitelerde döküntü yok.
Bu durum herpetik gingivostomatit ve el-ayak-ağız hastalığını dışlamaya yardımcı olur.
3
Etiyolojik eşleştirme
Coxsackie A virüsünün neden olduğu herpanjina tanısı konuldu.
Yüksek ateş ve posterior veziküler farenjit kombinasyonu bu hastalık için karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Herpanjina, posterior farenks yerleşimli veziküllerle karakterize, genellikle Coxsackie A virüslerinin neden olduğu viral bir üst solunum yolu enfeksiyonudur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 69Soru →

55 yaşında bir erkek çocuk; ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği şikayetleriyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde Kernig ve Brudzinski belirtileri pozitif saptanmıştır. Akut bakteriyel menenjit ön tanısıyla yapılan lomber ponksiyon (LPLP) sonucunda, beyin omurilik sıvısında (BOSBOS) görülmesi beklenen en karakteristik bulgu kombinasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pleositoz (nötrofil hakimiyetinde), düşük glukoz, yüksek protein

Cevap

Pleositoz (nötrofil hakimiyetinde), düşük glukoz ve yüksek protein kombinasyonu akut bakteriyel menenjit için en karakteristik BOS bulgularıdır.
Akut bakteriyel menenjitte inflamatuar yanıt nedeniyle BOSBOS'a nötrofil göçü olur (pleositoz), bakteriyel metabolizma ve transport bozukluğu nedeniyle glukoz düzeyi düşer (<40<40 mg/dL veya eş zamanlı kan şekerinin 1/21/2'sinden az) ve kan-beyin bariyeri hasarı ile protein düzeyi artar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Yüksek ateş, ense sertliği ve pozitif meningeal irritasyon bulguları (Kernig, Brudzinski) akut menenjiti düşündürür.
Tanıya gitmek için ilk adım klinik semptomların tanımlanmasıdır.
2
Bakteriyel menenjitin BOS biyokimyasını analiz et.
Bakterilerin glukozu tüketmesi sonucu glukoz düşer, eksüdasyon sonucu protein artar ve inflamasyon nedeniyle nötrofiller artar.
Bakteriyel enfeksiyonun sıvı üzerindeki tipik fizyopatolojik etkilerini belirlemek gerekir.
3
Bulguları seçeneklerle eşleştir.
Nötrofil hakimiyetli pleositoz + Düşük glukoz + Yüksek protein kombinasyonu en uygun seçenektir.
Elde edilen teorik bilgiyi doğru şıkla doğrulamak için son kontroldür.

Anahtar Kavram

Akut bakteriyel menenjitte BOS bulguları: Parçalı (nötrofil) hücre artışı, hipoglikorraşi (düşük şeker) ve hiperproteinoraji (yüksek protein).

Alternatif Yöntem

Bakteriyel menenjitte BOS'un makroskobik olarak bulanık (pürülan) görünmesi de hücre artışı ve enfeksiyon lehine hızlı bir ipucudur.
Tahmini Süre:45s
Soru 70Soru →

Ateş nedeniyle tetkik edilen 1010 yaşında bir çocukta, genel durumun ateşin derecesine göre alışılmadık derecede iyi olması, nabız hızı ile vücut sıcaklığı artışı arasında uyumsuzluk (rölatif bradikardi - Faget belirtisi) ve laboratuvar incelemesinde lökositozla birlikte eozinofili saptanması durumunda, ayırıcı tanıda öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlaç ateşi

Cevap

İlaç ateşi
İlaç ateşi, nedeni bilinmeyen ateş (NBA) vakalarının önemli bir kısmını oluşturur. Hastanın yüksek ateşe rağmen klinik olarak rahat görünmesi, vücut ısısındaki her 1∘C1^\circ C artış için beklenen 10−1510-15 atım/dakikalık nabız artışının gerçekleşmemesi (Faget belirtisi) ve laboratuvar tetkiklerinde eozinofili saptanması en tipik özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
İyi genel durum, rölatif bradikardi ve eozinofili saptandı.
Bu bulgu kombinasyonu pediyatrik ateş ayırıcı tanısında spesifik bir grubu işaret eder.
2
Etiyolojik karşılaştırma yapılması
Tifoid ateş (eozinopeni nedeniyle) ve maligniteler (diğer sitopenilerin yokluğu nedeniyle) dışlandı.
Rölatif bradikardi yapan enfeksiyonlarda genellikle eozinofili görülmez.
3
Tanısal eşleştirme
Tüm klinik ve laboratuvar verileri ilaç ateşi ile uyumlu bulundu.
İlaç ateşi, hastanın ateşine rağmen 'çok iyi' görünmesi ve eozinofili ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

Nedeni Bilinmeyen Ateş Ayırıcı Tanısı ve İlaç Ateşi İpuçları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 71Soru →

88 yaşında, Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısıyla idame kemoterapisi alan bir erkek çocuk; 22 gündür süren yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede ateşi 39,4∘C39,4^\circ C, kalp hızı 124/dk124/dk saptanıyor; ense sertliği ve Brudzinski belirtisi pozitif bulunuyor. Yapılan lomber ponksiyon incelemesinde Beyin Omurilik Sıvısı'nın (BOS) bulanık olduğu görülüyor. BOS laboratuvar analizinde; hücre sayısı 750/mm3750/mm^3 (%70 mononükleer hücre), glukoz 24 mg/dL24 \, mg/dL (eş zamanlı kan şekeri 105 mg/dL105 \, mg/dL) ve protein 130 mg/dL130 \, mg/dL olarak saptanıyor. Gram boyamada Gram pozitif kokobasiller görüldüğü rapor ediliyor.

Bu hasta için en uygun ampirik antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seftriakson + Vankomisin + Ampisilin

Cevap

İmmün yetmezliği olan bu hastada, BOS bulguları ve Gram boyamadaki Gram pozitif kokobasillerle uyumlu olarak Listeria monocytogenes'i de kapsayan Seftriakson + Vankomisin + Ampisilin kombinasyonu en uygun tedavidir.
Doğru yanıt olan Seftriakson + Vankomisin + Ampisilin kombinasyonu, hem toplum kaynaklı en sık etkenler olan S. pneumoniae (Vankomisin ve Seftriakson ile) ve N. meningitidis'i kapsar, hem de hastanın immün yetmezlik durumu ve Gram pozitif kokobasil bulgusuyla uyumlu olan Listeria monocytogenes'i (Ampisilin ile) hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve konak özelliklerini değerlendir
8 yaşında ALL nedeniyle kemoterapi alan (immün süpresif) bir çocukta akut menenjit tablosu mevcuttur.
Konakçının immün durumu, olası patojen yelpazesini genişletir (özellikle hücresel immünite kusurunda Listeria riski artar).
2
BOS bulgularını ve Gram boyamayı analiz et
Hücre sayısı artmış, protein yüksek, glukoz belirgin düşük (bakteriyel pattern). Ancak hücre tipi mononükleer hakimiyetli ve boyamada Gram pozitif kokobasiller mevcut.
Listeria monocytogenes, BOS'ta mononükleer hücre hakimiyeti yapabilen ve Gram boyamada kokobasil şeklinde görülen bir bakteridir.
3
Ampirik antibiyotik seçimini belirle
Standart pediatrik menenjit tedavisi (Seftriakson + Vankomisin) üzerine Listeria kapsamı için Ampisilin eklenmelidir.
Seftriakson Listeria'ya karşı etkisizdir; bu nedenle hücresel immün yetmezliği olanlarda Ampisilin mutlaka tedaviye dahil edilmelidir.

Anahtar Kavram

İmmün yetmezliği olan çocuklarda (T-hücre kusuru, steroid kullanımı, kemoterapi) bakteriyel menenjit etkenleri arasına Listeria monocytogenes eklenir ve ampirik tedaviye Ampisilin ilave edilir.

Alternatif Yöntem

Gram boyamada 'kokobasil' ifadesi görüldüğünde, eğer hasta yenidoğan değilse mutlaka immün yetmezlik ve Listeria birlikteliği sorgulanmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 72Soru →

22 aylık bir erkek çocuk, 3 gündür devam eden yüksek ateş, iştahsızlık ve fışkırır tarzda kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinden rutin çocukluk çağı aşılarının 1 yaşından sonra aksatıldığı ve Haemophilus influenzaeHaemophilus\ influenzae tip b (Hib) aşısının son dozunun yapılmadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde genel durumu orta-kötü, letarjik, ense sertliği pozitif ve fontaneli kapalı saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyon (LP) sonucunda elde edilen veriler aşağıdadır:

ParametreSonuç
GörünümBulanık
Hücre sayısı3200/mm33200/mm^3 (%90 PNL)
Protein160mg/dL160 mg/dL
Glukoz12mg/dL12 mg/dL
Eş zamanlı kan glukozu95mg/dL95 mg/dL
Gram boyamaGram negatif pleomorfik kokobasiller

Bu hasta için en olası tanıya yönelik başlanması gereken ampirik tedavi ve gelişebilecek en sık uzun dönem sekel aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seftriakson ve dekzametazon — Sensörinöral işitme kaybı

Cevap

En uygun ampirik tedavi seftriakson ve dekzametazon kombinasyonudur; en sık görülen uzun dönem sekel ise sensörinöral işitme kaybıdır.
Hastanın BOS bulguları (belirgin hipoglikoraşi, hiperproteinori ve PNL artışı) ile Gram boyamadaki pleomorfik kokobasiller tipik bir Haemophilus influenzae tip b menenjitidir. Bu etkene bağlı gelişen menenjitlerde sensörinöral işitme kaybı en sık görülen uzun dönem sekellerden biridir. Tedavide 3. kuşak sefalosporinler (seftriakson) ampirik olarak seçilirken, inflamatuar yanıtı azaltarak işitme kaybı riskini düşürmek amacıyla antibiyotikten hemen önce veya beraber dekzametazon başlanması önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
BOS ve laboratuvar bulgularını analiz et.
BOS'ta çok düşük glukoz (<40mg/dL<40 mg/dL), yüksek protein ve PNL hakimiyetinde pleositoz saptanması pürülan (bakteriyel) menenjiti gösterir.
Bakteriler glukozu tüketir ve belirgin nötrofilik yanıta neden olur.
2
Gram boyama ve klinik verilerle etkeni belirle.
Gram negatif pleomorfik kokobasiller Hib (H. influenzaeH.\ influenzae tip b) için tipiktir. Aşı eksikliği bu tanıyı destekler.
Morfolojik özellikler etken tanısında en hızlı ve spesifik ipucunu sağlar.
3
Tedavi ve sekel riskini değerlendir.
Hib menenjitinde işitme kaybı en sık sekellerden biridir. Dekzametazonun bu riski azalttığı kanıtlanmıştır.
İnflamatuar yanıtın baskılanması koklear hasarı minimize eder.

Anahtar Kavram

H. influenzae tip b menenjitinde steroid kullanımı ve işitme kaybı ilişkisi

Alternatif Yöntem

Eğer hasta 1 aydan küçük (yenidoğan) olsaydı, tedavi rejimi ampisilin ve sefotaksim olarak tercih edilirdi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 73Soru →

2828 günlük bir erkek bebek; huzursuzluk, karın şişliği ve sarılık şikayetleriyle çocuk acil servisine getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut sıcaklığı 38.4∘C38.4^\circ C, kalp hızı 165/dk165/dk, karaciğer kosta kenarını 44 cm, dalak ise 33 cm geçiyor; ayrıca yaygın mikro-lenfadenopatileri mevcut. Akciğer grafisinde her iki hemitoraksta yaygın milier infiltrasyon saptanıyor. Annenin doğum sonrası dönemde aktif tüberküloz tanısı aldığı ve tedaviye başlandığı öğreniliyor. Bu bebekteki klinik tablo ve tüberküloz patogenezi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Umbilikal ven yoluyla hematojen bulaş gerçekleşmişse, primer kompleks sıklıkla karaciğerde ve periportal lenf nodlarında yerleşir.

Cevap

Umbilikal ven yoluyla hematojen bulaş gerçekleşmişse, primer kompleks sıklıkla karaciğerde ve periportal lenf nodlarında yerleşir.
Konjenital tüberkülozda, basiller plasentadan umbilikal ven yoluyla fetusun dolaşımına katıldığında ilk durak karaciğerdir. Bu nedenle transplasental yolla bulaşan olgularda primer odak (Ghon odağı) ve ilgili lenfadenopati (primer kompleks) karaciğerde, özellikle periportal bölgede izlenir. Eğer bulaş amniyos sıvısının aspirasyonu veya yutulmasıyla olsaydı, primer odak akciğerde veya gastrointestinal sistemde oluşurdu.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ateş, hepatosplenomegali ve milier infiltrasyon bulgularının anne öyküsüyle birleşerek konjenital tüberküloz tanısına yönlendirmesi.
Yenidoğanda spesifik olmayan sepsis benzeri bulgular ve annede tüberküloz varlığı konjenital tüberküloz için tipiktir.
2
Bulaş yollarının analiz edilmesi
Konjenital tüberkülozun iki ana yolla (transplasental/umbilikal ven veya amniyos sıvısı aspirasyonu/ingestiyonu) bulaştığının belirlenmesi.
Bulaş yolu, primer kompleksin (odak ve ilgili lenf nodu) vücutta ilk nerede oluşacağını belirler.
3
Primer kompleks lokasyonunun saptanması
Umbilikal ven yoluyla gelen basillerin karaciğere ulaşarak burada (sıklıkla periportal lenf nodlarını içerecek şekilde) primer odak oluşturduğunun saptanması.
Transplasental yolla gelen kan ilk olarak karaciğere ulaştığı için akciğerden önce karaciğerde tutulum ve primer odak oluşması beklenir.

Anahtar Kavram

Konjenital tüberkülozda bulaş yoluna göre primer kompleks lokalizasyonu (Umbilikal ven -> Karaciğer; Aspirasyon -> Akciğer/GİS).

Alternatif Yöntem

Bulaş yolunu anlamak için biyopsi veya otopsi serilerinde primer kompleksin nerede olduğuna bakılır; karaciğer tutulumu varsa 'transplasental', akciğer baskınlığı varsa 'perinatal aspirasyon' düşünülür.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 74Soru →

22 yaşında erkek çocuk, 44 gündür devam eden 39.5∘C39.5^{\circ}C ateş, şiddetli öksürük ve nefes darlığı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde bilateral konjonktival hiperemi, farenkste yaygın hiperemi ve bilateral servikal lenfadenopati saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral yaygın raller duyuluyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 18.500/mm318.500/mm^3 (%7272 nötrofil), CRP 88mg/L88 mg/L saptanırken; akciğer grafisinde bilateral yama tarzında infiltrasyonlar gözleniyor. Bu hasta için en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenovirus

Cevap

En olası etken Adenovirus'tur.
Adenovirus, pediatrik yaş grubunda farenkokonjonktival ateş (ateş, farenjit, konjonktivit) tablosuna ve şiddetli alt solunum yolu enfeksiyonuna yol açabilir. En önemli laboratuvar özelliği, viral bir ajan olmasına rağmen lökosit sayısında ve CRP değerinde belirgin artışa (bakteriyel enfeksiyon benzeri tablo) neden olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezle
Yüksek ateş (39.5∘C39.5^{\circ}C), konjonktivit ve farenjit birlikteliği (Farenkokonjonktival ateş).
Bu triad Adenovirus enfeksiyonları için oldukça karakteristiktir.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Belirgin lökositoz (18.500/mm318.500/mm^3) ve yüksek CRP (88mg/L88 mg/L).
Adenovirus, viral bir etken olmasına rağmen tipik olarak bakteriyel enfeksiyonları taklit eden yüksek inflamatuar parametrelere neden olur.
3
Radyolojik bulguları değerlendir
Bilateral yama tarzında infiltrasyonlar.
Viral pnömonilerde peribronşial kalınlaşma ve interstisyel/yamalı infiltrasyonlar sık görülür.

Anahtar Kavram

Adenovirus pnömonisi; yüksek ateş, konjonktivit, farenjit ve lökositoz/CRP yüksekliği (bakteriyel taklitçi) ile karakterize bir klinik tablodur.

Daha Fazla Pratik

Adenovirus'un neden olduğu 'Bronşiolitis Obliterans' komplikasyonunu ve uzun dönem akciğer sekellerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 75Soru →

12 yaşında, annesi HBsAgHBsAg pozitif olan ve perinatal yolla bulaşan kronik Hepatit B tanısıyla izlenen bir erkek çocuğun takip verileri aşağıda sunulmuştur:

Parametre6 Ay ÖnceGüncel
HBsAgHBsAg(+)(+)
HBeAgHBeAg(+)(-)
Anti−HBeAnti-HBe(-)(+)
ALTALT (U/L)2828112112
HBV−DNAHBV-DNA (IU/mL)4×1074 \times 10^71.8×1061.8 \times 10^6

Bu hastada gözlenen serolojik ve biyokimyasal değişikliği en iyi açıklayan klinik durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pre-core veya bazal core promoter mutasyonuna bağlı HBeAgHBeAg-negatif kronik hepatit

Cevap

Pre-core veya bazal core promoter mutasyonuna bağlı HBeAgHBeAg-negatif kronik hepatit
Pre-core veya bazal core promoter mutasyonuna sahip varyantlar, HBeAg sentezini engelleyen genetik değişikliklere sahip olmalarına rağmen aktif olarak replike olmaya devam ederler. Bu hastalarda HBeAgHBeAg negatif ve Anti−HBeAnti-HBe pozitif olmasına karşın, HBV−DNAHBV-DNA düzeyleri yüksek (>2000>2000 IU/mL) seyreder ve ALTALT yüksekliği ile karakterize karaciğer hasarı devam eder. Bu tabloya 'HBeAgHBeAg-negatif kronik hepatit' denir.

Adım Adım Çözüm

1
Serolojik verilerin karşılaştırılması
Hastanın HBeAgHBeAg pozitifliğinden negatifliğine geçtiği ve Anti−HBeAnti-HBe kazandığı (serokonversiyon) görülmektedir.
Enfeksiyonun seyrindeki evre değişikliğini anlamak için serokonversiyon kritik bir basamaktır.
2
Biyokimyasal ve virolojik aktivitenin değerlendirilmesi
ALTALT düzeyinin normalden (2828 U/L) yüksek bir düzeye (112112 U/L) çıktığı ve HBV−DNAHBV-DNA düzeyinin 1.8×1061.8 \times 10^6 IU/mL gibi yüksek bir değerde kaldığı saptanmıştır.
Normal şartlarda serokonversiyon sonrası virüsün inaktif faza geçmesi ve bu değerlerin düşmesi beklenir.
3
Klinik evreleme ve mutasyon analizi
HBeAgHBeAg negatifliği ile birlikte devam eden yüksek replikasyon ve inflamasyon, 'HBeAg-negatif kronik hepatit' tanısını doğrular.
Bu durum genellikle pre-core veya bazal core promoter bölgelerindeki mutasyonlar nedeniyle virüsün HBeAg üretememesinden kaynaklanır.

Anahtar Kavram

HBeAgHBeAg-negatif kronik hepatit (Pre-core mutant)

Daha Fazla Pratik

Kronik HBV evrelerini ayırt etmek için seroloji, DNA ve ALT düzeylerini içeren bir karşılaştırma tablosu oluşturun.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 76Soru →

Çocukluk çağında "Nedeni Bilinmeyen Ateş" (NBANBA) tanısı konulabilmesi için, ateşin en az ne kadar sürmesi ve yapılan başlangıç değerlendirmelerine (ayrıntılı anamnez, fizik muayene ve temel laboratuvar testleri) rağmen odağın saptanamamış olması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 8 gün

Cevap

Çocuklarda Nedeni Bilinmeyen Ateş tanısı için ateşin en az 8 gün sürmesi ve odağının saptanamamış olması gerekmektedir.
Çocukluk çağında klasik Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBANBA) tanısı; ateşin 38.3∘C38.3^{\circ}C üzerinde olduğu, en az 8 gün sürdüğü ve hastanede veya ayaktan yapılan ilk değerlendirmelere rağmen bir odak saptanamadığı durumlar için kullanılır. Yetişkinlerde bu süre genellikle 3 hafta olarak kabul edilse de pediatrik pratikte 8 gün eşik değerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Ateşin süresini değerlendir.
Pediatrik NBA tanımı için kritik eşik belirlendi.
NBA, basit ateşli hastalıklardan süre ile ayrılır.
2
Yapılan tetkikleri kontrol et.
Anamnez, fizik muayene ve temel laboratuvar testlerinin (tam kan sayımı, CRP, idrar analizi, akciğer grafisi vb.) sonuçsuz kaldığı doğrulandı.
Sadece sürenin uzun olması değil, odağın bulunamamış olması da şarttır.
3
Süreyi diğer klinik durumlarla karşılaştır.
8 günlük süre, Kawasaki (5 gün) veya basit viral enfeksiyonlardan (3 gün) ayrımı sağlar.
Hatalı tanıları ekarte etmek için süre kriterine uyulmalıdır.

Anahtar Kavram

Pediatrik Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBA) Tanımı
Tahmini Süre:45s
Soru 77Soru →

33 yaşında bir kız çocuk, sol koltuk altı bölgesinden başlayıp gövdenin sol yanına ve sol uyluk proksimaline yayılan döküntüler nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sol aksiller bölge odaklı, eritematöz, yer yer birleşme eğilimi gösteren papüler döküntüler izleniyor. Döküntülerin vücudun sağ tarafına çok az geçtiği ancak belirgin bir asimetrinin mevcut olduğu saptanıyor. Hastanın ateşi olmadığı, genel durumunun iyi olduğu ve hafif bir kaşıntı dışında şikayeti bulunmadığı öğreniliyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çocukluğun asimetrik perifleksürel ekzantemi

Cevap

Çocukluğun asimetrik perifleksürel ekzantemi (APEC)
Döküntülerin tek taraflı (aksiller) bölgeden başlayıp gövdenin aynı yanına yayılması ve vücudun karşı tarafına geçse bile asimetrik paternini koruması 'Çocukluğun asimetrik perifleksürel ekzantemi' (Lateralize ekzantem) için tipiktir. Bu hastalık genellikle sistemik semptomlar olmadan seyreder ve kendiliğinden geriler.

Adım Adım Çözüm

1
Döküntünün başlangıç yerini ve yayılım paternini analiz et.
Döküntü tek taraflı aksiller bölgeden başlamış ve gövdenin aynı tarafına yayılmıştır.
APEC (Lateralize ekzantem) hastalığının en tipik özelliği unilateral başlangıçtır.
2
Simetri durumunu değerlendir.
Döküntü karşı tarafa geçse bile belirgin asimetri korunmaktadır.
Bu durum, simetrik seyreden diğer viral ekzantemlerden ayrım sağlar.
3
Sistemik bulguları kontrol et.
Ateş yok, genel durum iyi.
APEC genellikle prodromal dönem içermeyen, benign seyirli bir hastalıktır.

Anahtar Kavram

Çocukluğun asimetrik perifleksürel ekzantemi (APEC), genellikle 1−51-5 yaş arası çocuklarda görülen, vücudun tek tarafındaki fleksural bölgelerden (aksilla, kasık) başlayıp asimetrik bir yayılım sergileyen, etiyolojisinde viral ajanların (adenovirus, parainfluenza vb.) suçlandığı bir döküntülü hastalıktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru →

Pnömoni tanısıyla hastaneye yatırılan 1010 yaşındaki bir erkek çocuğun izlemi sırasında genel durumunun bozulduğu gözleniyor. Hastaya 11 saat içinde toplam 40 mL/kg40\text{ mL/kg} izotonik kristaloid sıvı yüklemesi yapılıyor. Resüsitasyon sonrası hastanın klinik ve laboratuvar bulguları şöyledir:

- Vücut sıcaklığı: 39,5∘C39,5^\circ C (Rektal)
- Kalp hızı: 140/dakika140\text{/dakika}
- Solunum hızı: 32/dakika32\text{/dakika}
- Kan basıncı: 92/58 mmHg92/58\text{ mmHg} (1010 yaş için 5.5. persentil sistolik kan basıncı: 90 mmHg90\text{ mmHg})
- Lökosit sayısı: 18.500/mm318.500\text{/mm}^3
- Arteriyel laktat düzeyi: 4,5 mmol/L4,5\text{ mmol/L} (Üst sınırın >2>2 katı)
- Baz açığı: −9 mEq/L-9\text{ mEq/L}

Bu tabloya göre, Uluslararası Pediyatrik Sepsis Konsensus Konferansı (IPSCC) kriterlerine dayanarak yapılabilecek en doğru klinik tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Septik Şok

Cevap

Sıvı resüsitasyonuna rağmen devam eden doku hipoperfüzyon bulguları nedeniyle hastanın tanısı Septik Şoktur.
Uluslararası Pediyatrik Sepsis Konsensus Konferansı (IPSCC) kriterlerine göre septik şok; sepsis tablosuna ek olarak, en az 40 mL/kg40\text{ mL/kg} izotonik sıvı yüklemesine rağmen devam eden kardiyovasküler disfonksiyon olarak tanımlanır. Kardiyovasküler disfonksiyon için hipotansiyon şart değildir; vazoaktif ilaç ihtiyacı veya sıvıya dirençli iki perfüzyon bulgusunun (artmış laktat, baz açığı, uzamış kapiller dolum zamanı, oligüri veya santral-periferik ısı farkı) varlığı yeterlidir. Bu vakada laktat yüksekliği ve baz açığı perfüzyon bozukluğunu kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
SIRS kriterlerini değerlendir.
Ateş (>38,5∘C>38,5^\circ C), taşikardi, takipne ve lökositoz mevcuttur. Hasta SIRS kriterlerini karşılar.
Sepsis spektrumunun başlangıç noktasıdır.
2
Enfeksiyon odağını kontrol et.
Hastada bilinen bir pnömoni odağı vardır. SIRS + Enfeksiyon = Sepsis.
Tanıyı enfeksiyon ilişkili bir sürece odaklar.
3
Organ disfonksiyonu ve perfüzyon parametrelerini incele.
Sıvı yüklemesine (40 mL/kg40\text{ mL/kg}) rağmen laktat yüksekliği (>2×>2 \times normal) ve baz açığı (>5 mEq/L>5\text{ mEq/L}) devam etmektedir.
Kardiyovasküler disfonksiyonun varlığını belirlemek için gereklidir.
4
Tanıyı kesinleştir.
Kan basıncı normal sınırlarda (normotansif/kompanse) olsa da, sıvıya dirençli perfüzyon bozukluğu varlığı 'Septik Şok' tanısı koydurur.
Pediyatrik sepsis kriterlerinde şokun sadece hipotansiyonla sınırlı olmadığını teyit eder.

Anahtar Kavram

Pediyatrik septik şok tanısında kompanse (normotansif) evre; laktat yüksekliği, metabolik asidoz veya oligüri gibi perfüzyon bulgularıyla tanımlanabilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 79Soru →

22 aylık bir süt çocuğu; son 2424 saattir olan yüksek ateş, huzursuzluk ve emmede azalma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut sıcaklığı 39∘C39^\circ\text{C}, kalp hızı 160/dakika160/\text{dakika}, ön fontanelin bombeli olduğu ve huzursuzluğunun dokunmakla arttığı saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyonda beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde; lökosit sayısı 2200/mm32200/\text{mm}^3 (%9090 polimorfonükleer lökosit), protein 210 mg/dL210\text{ mg/dL}, glukoz 15 mg/dL15\text{ mg/dL} (eş zamanlı kan glukozu 95 mg/dL95\text{ mg/dL}) bulunuyor.

Bu hasta için en olası etkenleri kapsayacak şekilde başlanması gereken ampirik antibiyotik tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ampisilin + Sefotaksim

Cevap

Ampisilin ve sefotaksim kombinasyonu
Ampisilin ve sefotaksim kombinasyonu, 2 aylık (1-3 ay arası) bir çocukta hem neonatal dönemden kalan etkenleri (GBS, E. coli, Listeria) hem de çocukluk çağı etkenlerini (S. pneumoniae, N. meningitidis) kapsaması nedeniyle en uygun seçenektir. Özellikle Listeria monocytogenes'in sefalosporinlere dirençli olması, Ampisilin kullanımını bu yaş grubu için zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
BOS bulgularının analizi
Lökosit: 2200/mm32200/\text{mm}^3 (PNL hakimiyeti), Protein: 210 mg/dL210\text{ mg/dL} (Yüksek), Glukoz: 15 mg/dL15\text{ mg/dL} (BOS/Kan oranı < 0.40.4)
Bu bulgular tipik akut bakteriyel menenjit tablosunu doğrular.
2
Hastanın yaş grubuna göre olası etkenlerin belirlenmesi
1-3 ay geçiş dönemi; S. agalactiae (GBS), E. coli, L. monocytogenes, S. pneumoniae ve N. meningitidis
Menenjitte ampirik tedavi hastanın yaşına göre en sık görülen etkenleri kapsamalıdır.
3
Uygun ampirik tedavinin seçilmesi
Ampisilin (Listeria ve GBS kapsamı) + Sefotaksim (Gram negatifler ve S. pneumoniae kapsamı)
Listeria monocytogenes sefalosporinlere doğal dirençli olduğu için tedaviye mutlaka Ampisilin eklenmelidir.

Anahtar Kavram

1-3 ay arası süt çocuklarında bakteriyel menenjit ampirik tedavisinde, Listeria riskinden dolayı standart tedaviye Ampisilin eklenmesi zorunludur.

İpuçları

1
BOS glukozunun kan glukozuna oranına ve hücre tipine bakarak hastalığın bakteriyel mi yoksa viral mi olduğuna karar verin.
2
Hastanın 2 aylık olması, ampirik tedavide hangi özel ajanın (Listeria'ya karşı) mutlaka bulunması gerektiğini hatırlatmalıdır.

Daha Fazla Pratik

BOS bulguları tüberküloz menenjit ile uyumlu olsaydı (lenfosit hakimiyeti, çok düşük şeker) ayırıcı tanıda neleri düşünürdünüz?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 80Soru →

55 yaşında orak hücreli anemi tanılı bir çocuk; 22 gündür devam eden yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı ve kanlı dışkılama şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 39∘C39^{\circ}C, nabız 110/dk110/dk, yaygın karın hassasiyeti ve splenomegali saptanıyor. Özgeçmişinde rotavirus aşılarının bebeklik döneminde tam olarak yapıldığı öğreniliyor. Bu hastada izlenen gastroenterit tablosuna eşlik etmesi en muhtemel ekstra-intestinal komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osteomiyelit

Cevap

Orak hücreli anemi hastalarında Salmonella türlerinin neden olduğu gastrointestinal enfeksiyonlara en sık eşlik eden komplikasyon osteomiyelittir.
Orak hücreli anemisi olan çocuklarda, fonksiyonel aspleni ve kompleman sistemindeki (özellikle alternatif yolak) bozukluklar nedeniyle Salmonella türlerine karşı belirgin bir yatkınlık vardır. Bu hastalarda Salmonella'nın neden olduğu gastrointestinal enfeksiyonlar sırasında gelişen bakteriyemi, kemiklerdeki oraklaşmaya bağlı mikro-infarkt alanlarına yerleşerek osteomiyelit tablosuna yol açar. Bu durum, orak hücreli anemi hastalarında osteomiyelitin en sık nedeni olarak Salmonella'nın görülmesine sebep olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın temel risk faktörünü ve klinik bulgularını değerlendirin.
Orak hücreli anemi (fonksiyonel aspleni) + Yüksek ateş + Kanlı ishal.
Orak hücreli anemi hastalarında kapsüllü bakteriler ve Salmonella türlerine karşı duyarlılık artmıştır.
2
Olası etken patojeni belirleyin.
Orak hücreli anemili bir çocukta kanlı ishal ve ateş varlığında Salmonella türleri (tifo dışı) öncelikli etkendir.
Salmonella, orak hücreli anemili hastalarda bakteriyemi yapma eğilimi yüksek bir patojendir.
3
Patojen ve konak arasındaki spesifik ilişkiyi/komplikasyonu belirleyin.
Salmonella bakteriyemisi sonrası kemik dokusuna yerleşim ve osteomiyelit gelişimi.
Orak hücreli anemi hastalarında kemiklerdeki mikro-infarkt alanları Salmonella yerleşimi için uygun bir ortam hazırlar.

Anahtar Kavram

Orak hücreli anemili çocuklarda Salmonella enfeksiyonları ve hematojen yolla gelişen osteomiyelit ilişkisi.

Daha Fazla Pratik

Salmonella türlerinin tifo (enterik ateş) ve gastroenterit formları arasındaki klinik farkları ve tanı yöntemlerini (kültür duyarlılıkları) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 15Sonraki
Enfeksiyon Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin