Göğüs Hastalıkları ve Alerji

218 soru

Soru 1Soru

3030 aylık bir kız çocuk, iki hafta önce üzüm yerken aniden başlayan kısa süreli bir morarma ve öksürük atağı öyküsü ile getirilmiştir. Şikayetleri kendiliğinden gerileyen hastanın, son 33 gündür tekrarlayan öksürük ve ateş şikayeti başladığı öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde sağ hemitoraks bazalinde solunum seslerinde azalma ve lokalize ekspiratuar hışıltı (wheezingwheezing) saptanmıştır. Ekspiratuar akciğer grafisinde mediastenin sola yer değiştirdiği ve sağ akciğerde hava hapsi (obstru¨ktifobstrüktif amfizemamfizem) olduğu görülmüştür. Bu hastada kesin tanı ve tedavi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rijit bronkoskopi uygulanması

Cevap

Klinik ve radyolojik olarak yabancı cisim aspirasyonu (YCA) şüphesi yüksek olan bu hastada, hem kesin tanı hem de tedavi için zaman kaybetmeden rijit bronkoskopi uygulanmalıdır.
Rijit bronkoskopi, çocuklarda yabancı cisim aspirasyonlarında havayolu kontrolünü en iyi sağlayan, yabancı cismin direkt görülmesine ve uygun ekipmanla çıkarılmasına olanak tanıyan hem tanısal hem tedavi edici altın standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküdeki kritik bulguları analiz et.
Ani başlayan boğulma atağı ve ardından gelen 'asemptomatik evre' yabancı cisim aspirasyonu için tipiktir.
Yabancı cisim havayoluna yerleştikten sonra irritasyon azalır ve hasta bir süre şikayetsiz kalabilir (asemptomatik evre), bu durum tanıda gecikmeye yol açabilir.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguları birleştir.
Lokalize hışıltı ve ekspiratuar grafide saptanan hava hapsi (obstrüktif amfizem), tek taraflı parsiyel bronşiyal obstrüksiyonu gösterir.
Yabancı cisim 'check-valve' (çek-valf) mekanizması ile havayı içeri alır ancak dışarı çıkmasını engeller, bu da etkilenen tarafta hava hapsine ve mediastinal şifte neden olur.
3
En uygun yönetim stratejisini belirle.
Rijit bronkoskopi altın standarttır.
Çocuklarda havayolu güvenliğini sağlamak ve yabancı cismi kontrollü bir şekilde çıkarmak için rijit bronkoskopi tek kesin çözümdür.

Anahtar Kavram

Yabancı cisim aspirasyonlarında (YCA) 'asemptomatik evre' olması tanıyı ekarte ettirmez; lokalize fizik muayene bulguları ve radyolojik hava hapsi varlığında rijit bronkoskopi endikedir.

Alternatif Yöntem

Eğer rijit bronkoskopi imkanı yoksa veya tanı çok şüpheliyse, stabil hastalarda BT anjiyo/sanal bronkoskopi tanıda kullanılabilir; ancak klinik şüphe yüksekse doğrudan rijit bronkoskopiye geçilmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

1010 aylık bir erkek bebek; 44 gündür devam eden 39,5C39,5^\circ \text{C} ateş, öksürük ve solunum güçlüğü şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde; her iki gözde konjonktival hiperemi, farenjit, burun kanadı solunumu ve subkostal çekilmeler saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda yaygın raller ve hışıltı (wheezing) duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 22.000/mm322.000/\text{mm}^3 (\%75 nötrofil), CRP 115 mg/L115 \text{ mg/L} bulunuyor. Akciğer grafisinde bilateral yamalı infiltrasyonlar ve sağ üst lobda segmental atelektazi izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adenovirüs

Cevap

Bu klinik tabloya neden olan en olası etken Adenovirüs'tür.
Adenovirüs pnomonisi, özellikle süt çocukluğu döneminde yüksek ateş, şiddetli solunum sıkıntısı ve 'faringokonjonktival ateş' (farenjit ve konjonktivit) birlikteliği ile karakterizedir. Viral bir etken olmasına rağmen lökosit sayısı ve CRP değerlerini belirgin şekilde yükselterek bakteriyel pnomoniyi taklit etmesi en ayırt edici özelliklerinden biridir. Akciğer grafisinde bilateral tutulum ve atelektazi alanları sıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin analizi
Hastada yüksek ateş, konjonktivit ve farenjit bulgularının olması 'faringokonjonktival ateş' tablosunu gösterir.
Adenovirüs enfeksiyonlarının en karakteristik sunumlarından biri budur.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Yüksek lökosit (22.000/mm322.000/\text{mm}^3) ve yüksek CRP (115 mg/L115 \text{ mg/L}) değerleri saptanmıştır.
Adenovirüs, viral bir etken olmasına rağmen bakteriyel enfeksiyonları taklit eden yüksek enflamatuar belirteçlere neden olabilir.
3
Radyolojik değerlendirme
Bilateral yamalı infiltratlar ve atelektazi izlenmesi.
Bu bulgular viral pnömonilerde, özellikle de nekrotizan seyredebilen adenovirüs pnömonisinde sık görülür.

Anahtar Kavram

Adenovirüs pnömonisi, yüksek ateş ve konjonktivit/farenjit eşliği ile bakteriyel laboratuvar bulgularını taklit edebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

2121 aylık bir erkek çocuk, yaklaşık iki saat önce evde oyun oynarken aniden başlayan şiddetli öksürük ve kısa süreli morarma şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde genel durumu orta-iyi, solunum sayısı 34/dak34/dak, kalp hızı 110/dak110/dak ve vücut ısısı 36.8C36.8^\circ C olarak ölçülüyor. Dinlemekle sağ akciğer orta-alt alanlarda lokalize ekspiratuar hırıltı (wheezing) ve solunum seslerinde azalma saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ hemitoraksta havalanma artışı (hiperlüsensi) ve ekspiryumda mediastenin sola doğru yer değiştirdiği gözleniyor. Bu hasta için en uygun tanısal ve tedavi edici yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rijit bronkoskopi ile hava yolundaki yabancı cismin çıkarılması

Cevap

Rijit bronkoskopi ile hava yolundaki yabancı cismin çıkarılması
Hastada tarif edilen ani başlangıçlı öksürük ve morarma atağı ile fizik muayenedeki lokalize wheezing ve solunum seslerinde azalma, yabancı cisim aspirasyonu için oldukça karakteristiktir. Akciğer grafisinde görülen tek taraflı havalanma artışı ve mediastinal şift, yabancı cismin bronşta oluşturduğu 'check-valve' (çek-valf) mekanizmasını (havanın girmesine izin verip çıkmasını engelleme) gösterir. Bu klinik tabloda rijit bronkoskopi hem kesin tanı sağlar hem de cismin güvenle çıkarılmasına olanak tanıdığı için en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve öyküyü değerlendir
Yabancı cisim aspirasyonu şüphesi
Ani başlangıçlı öksürük, morarma öyküsü ve fizik muayenede lokalize hırıltı/ses azalması yabancı cismi işaret eder.
2
Radyolojik bulguları analiz et
Hava hapsi (check-valve mekanizması)
Tek taraflı hiperlüsensi ve mediastinal şift, yabancı cismin havayı içeri alıp dışarı çıkmasına engel olduğu 'check-valve' mekanizmasını gösterir.
3
En uygun yönetim planını belirle
Rijit bronkoskopi kararı
Klinik ve radyolojik bulguların birleştiği durumlarda altın standart hem tanı hem de yabancı cismin çıkarılması için rijit bronkoskopidir.

Anahtar Kavram

Çocuklarda ani başlayan lokalize solunum bulguları ve akciğer grafisinde tek taraflı havalanma artışı, aksi kanıtlanana kadar yabancı cisim aspirasyonu olarak kabul edilmeli ve acil rijit bronkoskopi planlanmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

Tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonları ve kronik sinüzit nedeniyle takip edilen 88 yaşındaki bir erkek çocukta çekilen yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide (HRCT) bronşektazi saptanıyor. Bu hastada altta yatan primer patolojinin kistik fibrozis olduğunu, ayırıcı tanıda yer alan primer siliyer diskineziden (Kartagener sendromu) ayırt etmede en yardımcı olan bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekzokrin pankreas yetmezliği ve steatore

Cevap

Ekzokrin pankreas yetmezliği ve steatore bulgusu, kistik fibrozisi primer siliyer diskineziden ayıran en önemli sistemik farktır.
Kistik fibroziste CFTRCFTR proteinindeki bozukluk, pankreas gibi ekzokrin bezlerin salgılarını koyulaştırarak kanallarda tıkanmaya ve progresif fibrozise neden olur. Bu durum hastaların yaklaşık %85-90'ında ekzokrin pankreas yetmezliği ve yağ malabsorbsiyonuna (steatore) yol açar. Primer siliyer diskinezide ise sadece siliyer motilite bozulmuş olup, gastrointestinal sistemde bu tür bir malabsorbsiyon tablosu beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta tekrarlayan enfeksiyonlar ve bronşektazi ile başvurmuş; hem kistik fibrozis (KF) hem de primer siliyer diskinezi (PSD) bu tabloya neden olabilir.
Her iki hastalık da kronik sinopulmoner hastalık grubundadır.
2
Ekstrapulmoner (akciğer dışı) bulguları karşılaştır
KF'de CFTR mutasyonu sonucu pankreas kanallarında tıkanma ve yetmezlik gelişir. PSD'de ise silier yapı bozukluğu vardır ancak pankreas etkilenmez.
Sistemik tutulum farklarını belirlemek tanıda kritiktir.
3
Ayırıcı tanı kriterlerini uygula
Steatore ve büyüme geriliğine yol açan ekzokrin pankreas yetmezliği kistik fibrozis lehine bir bulgudur.
Pankreatik yetmezlik KF hastalarının büyük çoğunluğunda tanı anında veya izlemde saptanır.

Anahtar Kavram

Kistik fibrozis ve primer siliyer diskinezi ayırıcı tanısında pankreatik tutulumun yeri.
Soru 5Soru

88 haftalık bir erkek bebek; yaklaşık 22 haftadır giderek artan, arka arkaya kesik kesik (staccato) tarzda öksürük şikayetiyle getirilmiştir. Özgeçmişinde vajinal doğumla dünyaya geldiği ve 22 haftalıkken her iki gözünde çapaklanma ve kızarıklık olduğu öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde; ateş 36.8C36.8^\circ \text{C}, solunum sayısı 68/dak68/\text{dak} ve her iki akciğerde inspiratuar ince raller saptanmış olup hışıltı (wheezing) duyulmamıştır. Karaciğer kot altında 22 cm\text{cm} ele gelmektedir. Laboratuvar incelemesinde; lökosit sayısı 14.200/mm314.200/\text{mm}^3, eozinofili %1515 olarak bulunmuştur. Akciğer grafisinde bilateral interstisyel infiltrasyonlar ve belirgin havalanma artışı izlenmiştir. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ChlamydiaChlamydia trachomatistrachomatis

Cevap

En olası etken, klinik ve laboratuvar bulguları ile uyumlu olan Chlamydia trachomatis'tir.
Chlamydia trachomatis, 1-3 aylık süt çocuklarında görülen 'ateşsiz pnömoni' tablosunun en tipik etkenidir. Hastada saptanan staccato öksürük (makinalı tüfek gibi kesik öksürük), periferik eozinofili (>400/mm3>400/\text{mm}^3), akciğer grafisindeki interstisyel tutulum ve havalanma artışı ile özgeçmişteki konjonktivit öyküsü tanıyı kesinleştirir. Fizik muayenede wheezing duyulmaması RSV gibi viral etkenlerden ayırıcı tanıda değerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Bebekte ateşin olmaması (afebrile), kesik öksürük (staccato) ve yenidoğan döneminde konjonktivit öyküsü saptandı.
1-3 aylık bebeklerde Chlamydia trachomatis'in klasik triadı; afebrile pnömoni, staccato öksürük ve eozinofilidir.
2
Laboratuvar bulgularını analiz et.
%15 eozinofili (mutlak eozinofil sayısı > 400/mm³) saptandı.
Klamidya pnömonisinde eozinofili en önemli laboratuvar göstergesidir.
3
Radyolojik ve fizik muayene bulgularını yorumla.
Wheezing olmaması, rallerin varlığı ve grafide havalanma artışı (interstisyel tutulum) görüldü.
Klamidya pnömonisinde hava hapsine bağlı diyafram düzleşmesi karaciğerin aşağı itilmesine (psödo-hepatomegali) neden olabilir.

Anahtar Kavram

Süt çocuğunun ateşsiz pnömonisi (Afebrile pneumonia of infancy)
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 6Soru

Öncesinde bilinen bir hastalığı olmayan 55 yaşındaki kız çocuk, üç gündür devam eden hafif burun akıntısı, ses kısıklığı ve kaba öksürük şikayetleriyle dış merkeze başvurmuş ve 'krup' tanısıyla oral deksametazon verilerek eve gönderilmiştir. Ancak son 88 saat içinde ateşinin 40.2C40.2^\circ C'ye yükselmesi, solunum güçlüğünün artması ve yutma güçlüğü gelişmesi üzerine acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde; ajite ve toksik görünümde olan hastanın belirgin inspiratuar stridoru mevcuttur. Yapılan nebülize adrenalin uygulamasına klinik yanıt alınamamıştır. Laboratuvar incelemesinde lökositoz (22.000/mm322.000/mm^3) ve sola kayma saptanmıştır. Hastanın aşılama öyküsünün tam olduğu (beşli karma aşı dahil) bilinmektedir.

Bu hasta için en olası tanı ve bu tanıyı kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakteriyel trakeit - Ameliyathanede bronkoskopi ile trakeal lümen içinde pürülan membranların görülmesi

Cevap

Bakteriyel trakeit; tanıyı kesinleştirmek ve hava yolu güvenliğini sağlamak amacıyla ameliyathane şartlarında bronkoskopi yapılarak pürülan membranların görülmesi ve aspire edilmesidir.
Bakteriyel trakeit (psödomembranöz krup), tipik olarak 3103-10 yaş arası çocuklarda görülür ve genellikle viral bir krup tablosunu takiben gelişen bakteriyel süperenfeksiyondur (S.aureusS. aureus en sık etkendir). Hastalarda viral prodrom sonrası aniden yükselen ateş, toksik görünüm ve adrenaline yanıtsız stridor görülür. Kesin tanı, ameliyathane şartlarında yapılan bronkoskopi ile subglottik bölgede ve trakeada pürülan, yapışkan membranların görülmesi ile konur. Bu işlem aynı zamanda tıkayıcı sekresyonların temizlenmesini sağladığı için tedavi edicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik seyri analiz et.
Bifazik seyir saptandı (3 günlük hafif viral prodrom sonrası ani toksik tablo).
Bakteriyel trakeit tipik olarak viral krup zemininde gelişen bakteriyel bir süperenfeksiyondur.
2
Tedaviye yanıtı değerlendir.
Nebülize adrenaline yanıt alınamadı.
Viral krupun aksine, bakteriyel trakeitte obstrüksiyon ödemden ziyade pürülan membranlara bağlıdır, bu nedenle adrenalin etkisizdir.
3
Ayırıcı tanıda aşı ve laboratuvar verilerini kullan.
Tam aşılı hastada Epiglottit (HiB) olasılığı düşüktür; belirgin lökositoz bakteriyel süreci destekler.
Aşılanmış çocuklarda akut epiglottit insidansı belirgin azalmıştır ve epiglottit genellikle prodromsuz başlar.
4
Kesin tanı yöntemini belirle.
Bronkoskopi veya direkt laringoskopi.
Hava yolu güvenliği için kontrol altında (ameliyathane) lümen içindeki kalın sekresyonların görülmesi ve temizlenmesi hem tanısal hem terapötiktir.

Anahtar Kavram

Bakteriyel trakeit (psödomembranöz krup), viral krup kliniğinde olan bir hastanın aniden yüksek ateşle toksikleşmesi ve adrenaline yanıt vermemesi durumunda akla gelmesi gereken en önemli tanıdır.

Alternatif Yöntem

Radyolojik olarak 'shaggy trachea' (pürüzlü trakea) belirtisinin görülmesi bakteriyel trakeit için uyarıcıdır, ancak klinik kötüleşme varsa radyoloji için vakit kaybedilmeden hava yolu kontrolü (bronkoskopi/entübasyon) sağlanmalıdır.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 7Soru

Doğumdan sonraki ilk saatlerde solunum sıkıntısı saptanan bir günlük erkek bebeğin yapılan kontrastlı toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT); sol akciğer alt lobu ile diyafram arasında, visseral plevradan bağımsız, kendine ait ayrı bir plevral kılıfı olan solid bir kitle saptanıyor. Kitlenin arteryel beslenmesinin çölyak arterden, venöz drenajının ise azigos venine olduğu belirleniyor.

Bu hastada saptanan anomali ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En sık eşlik eden anomali konjenital diyafram hernisidir.

Cevap

Ekstralobar pulmoner sekestrasyonlarda en sık eşlik eden anomali konjenital diyafram hernisidir.
Doğru seçenek, ekstralobar pulmoner sekestrasyonun en önemli klinik özelliklerinden birini belirtmektedir. Ekstralobar tip, visseral plevradan bağımsızdır, sistemik arter-sistemik ven bağlantısına sahiptir ve sıklıkla (%60 oranında) konjenital diyafram hernisi, kalp anomalileri veya abdominal defektler gibi diğer anomalilerle birlikte görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Vasküler yapıları analiz et.
Arteryel beslenmenin çölyak arter (sistemik), venöz drenajın azigos veni (sistemik) olduğu belirlendi.
Sistemik arter-sistemik ven paterni ekstralobar sekestrasyonu, sistemik arter-pulmoner ven paterni ise intralobar sekestrasyonu düşündürür.
2
Anatomik yerleşimi değerlendir.
Kitlenin visseral plevradan bağımsız ve ayrı bir kılıf içinde olduğu görüldü.
Visseral plevradan bağımsız yerleşim ekstralobar tipin ayırt edici özelliğidir.
3
Klinik prezantasyonu ve ilişkili anomalileri sorgula.
Tanı ekstralobar pulmoner sekestrasyondur.
Ekstralobar tipte yenidoğan döneminde solunum sıkıntısı ve konjenital diyafram hernisi gibi anomalilerle birliktelik sıktır.

Anahtar Kavram

Ekstralobar pulmoner sekestrasyon, sistemik arteryel beslenme ve sistemik venöz drenaja sahip, visseral plevradan bağımsız bir akciğer dokusudur ve sıklıkla diğer konjenital anomalilerle (en sık diyafram hernisi) birliktedir.
Soru 8Soru

Beş aylık bir kız bebek, iki gündür süren burun akıntısı ve hapşırık sonrası başlayan hızlı nefes alma ve hırıltı şikayetiyle acil servise getirilmiştir. Fizik muayenesinde vücut ısısı 37.2C37.2^\circ C, solunum sayısı 55/dakika55/dakika ve oksijen saturasyonu %94\%94 olarak saptanmıştır. Dinlemekle akciğerlerde yaygın ekspiratuar vizing (hırıltı) ve ince raller duyulmaktadır. Akut bronşiolit tanısı konulan ve genel durumu iyi, beslenmesi yeterli olan bu hastanın yönetiminde en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nazal dekonjesyon, hidrasyonun desteklenmesi ve yakın izlem

Cevap

Akut bronşiolit yönetiminde en uygun yaklaşım nazal dekonjesyon, hidrasyonun sağlanması ve hastanın solunum sıkıntısı açısından izlenmesidir.
Akut bronşiolit tanılı süt çocuklarında yönetimin temel taşı destekleyici bakımdır. Nazal pasajın temizlenmesi (dekonjesyon), hidrasyonun korunması ve hastanın solunum durumu ile oksijen saturasyonu açısından yakın takibi en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir.
Süt çocuğunda viral üst solunum yolu enfeksiyonunu takip eden alt solunum yolu bulguları (vizing, raller, takipne) saptandı.
Bu tablo tipik bir akut bronşiolit kliniğidir.
2
Tanıyı netleştir ve tedavi kılavuzlarını hatırla.
Tanı akut bronşiolittir ve tedavinin temelini destekleyici bakım oluşturur.
Güncel kılavuzlar (AAP gibi) rutin bronkodilatör, steroid veya antibiyotik kullanımını önermemektedir.
3
Hastanın klinik durumuna göre müdahaleyi belirle.
Saturasyonu %94\%94 ve beslenmesi iyi olan hastada destek tedavisi yeterlidir.
Oksijen saturasyonu %9092\%90-92 altına düşmeyen ve dehidratasyonu olmayan hastalarda invaziv olmayan izlem esastır.

Anahtar Kavram

Akut bronşiolit yönetiminde destek tedavisi (hidrasyon, nazal temizlik, oksijen desteği) esastır; rutin ilaç tedavilerinin (antibiyotik, steroid, bronkodilatör) yeri yoktur.

Daha Fazla Pratik

Bronşiolit tanılı bir hastada hangi durumlarda hastaneye yatış endikasyonu doğacağını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

6 yaşında bir kız çocuk, 5 gündür devam eden yüksek ateş, öksürük ve sağ yan ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede genel durumu orta, takipneik, sağ akciğer alt zonda solunum sesleri alınamıyor ve perküsyonla matite saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde sağ tarafta plevral efüzyon görünümü izleniyor. Yapılan ultrasonografide sıvının serbest akışkan olduğu görülüyor. Tanısal amaçlı yapılan torasentezde plevral sıvı analizi sonuçları şöyledir:

ParametreSonuç
GörünümBulanık/Pürülan
pH7.10
Glukoz32 mg/dL
LDH1500 IU/L
Gram BoyamaGram pozitif diplokoklar

Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göğüs tüpü takılması (tüp torakostomi) ve uygun antibiyotik tedavisi

Cevap

Doğru yaklaşım göğüs tüpü takılması (tüp torakostomi) ve antibiyotik tedavisidir.
Plevral sıvı analizinde pH < 7.20, Glukoz < 40 mg/dL olması veya Gram boyamada/kültürde bakteri görülmesi 'Komplike Parapnömonik Efüzyon' veya 'Ampiyem' olarak adlandırılır. Bu durumda antibiyotik tedavisine ek olarak mutlaka drenaj (göğüs tüpü) gereklidir. Sıvı serbest akışkan olduğu için ilk seçenek tüp torakostomidir.

Adım Adım Çözüm

1
Plevral sıvı analizini yorumla
pH 7.10 (<7.20), Glukoz 32 mg/dL (<40-60 mg/dL), LDH yüksek ve bakteri mevcut.
Bu değerler 'Komplike Parapnömonik Efüzyon' veya 'Ampiyem' tanısını koydurur.
2
Tedavi algoritmasını belirle
Basit efüzyonlarda sadece antibiyotik yeterliyken, komplike efüzyonlarda drenaj şarttır.
Sıvı pürülan ve biyokimyasal olarak komplike olduğu için boşaltılmalıdır.
3
En uygun drenaj yöntemini seç
Sıvı serbest akışkan (loküle değil) olduğu için ilk tercih tüp torakostomidir.
Cerrahi (VATS/Dekortikasyon) tüp drenajının başarısız olduğu veya çoklu lokülasyon durumlarında düşünülür.

Anahtar Kavram

Komplike Parapnömonik Efüzyon Yönetimi
Soru 10Soru

44 yaşında bir erkek çocuk, büyükbabasına iki hafta önce kaviteli akciğer tüberkülozu tanısı konulması nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Çocuğun herhangi bir şikayeti bulunmuyor ve fizik muayenesi tamamen normal saptanıyor. Çocuğun daha önce yapılmış olan BCG aşısı skarı mevcut. Yapılan tüberkülin deri testi (TDT) 12 mm12\ mm, akciğer grafisi ise normal olarak değerlendiriliyor. Bu çocuk için en uygun izlem ve tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzoniyazid ile 696-9 ay süreyle latent tüberküloz enfeksiyonu tedavisi başlanmalıdır

Cevap

İzoniyazid ile 696-9 ay süreyle latent tüberküloz enfeksiyonu tedavisi başlanmalıdır.
Vakada aktif tüberküloz hastası (büyükbaba) ile yakın temas mevcuttur. Çocuğun semptomsuz olması ve akciğer grafisinin normal olması aktif hastalığı dışlar; ancak TDT sonucunun 12 mm12\ mm olması (temaslılarda sınır 10 mm10\ mm'dir) hastanın basille karşılaştığını ve enfekte olduğunu gösterir. Bu tablo 'Latent Tüberküloz Enfeksiyonu' olarak adlandırılır ve çocuklarda aktif hastalığa ilerleme riskini azaltmak için İzoniyazid ile profilaktik tedavi verilmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun değerlendirilmesi
Hasta semptomsuz ve fizik muayene normal.
Aktif hastalık ile latent enfeksiyon ayrımı yapmak için ilk adımdır.
2
Radyolojik inceleme
Akciğer grafisi normal.
Akciğer tutulumu olmadığını teyit ederek aktif akciğer tüberkülozunu dışlamak gerekir.
3
TDT sonucunun yorumlanması
12 mm12\ mm TDT sonucu pozitiftir.
Tüberküloz temaslısı çocuklarda BCG aşısından bağımsız olarak 10 mm10\ mm ve üzeri TDT sonucu pozitif kabul edilir.
4
Tanı ve tedavi planı
Latent Tüberküloz Enfeksiyonu (LTBE) tanısı konur.
Semptomsuz, grafisi normal ancak TDT'si pozitif olan temaslılarda LTBE tedavisi (genellikle İzoniyazid monoterapisi) başlanmalıdır.

Anahtar Kavram

Çocuklarda latent tüberküloz enfeksiyonu tanısı; pozitif TDT sonucu, normal akciğer grafisi ve aktif hastalık bulgularının yokluğu ile konur; tedavisi genellikle İzoniyazid ile yapılır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

55 aylık bir bebek; son bir haftadır devam eden iştahsızlık, kilo alamama, halsizlik ve emmede azalma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Hikayesinden bebeğin sadece anne sütü aldığı, kusma veya ishalinin olmadığı ve son günlerde hava sıcaklığının aşırı arttığı öğreniliyor. Fizik muayenede; vücut ağırlığı 1010. persentilin altında, deri turgoru azalmış ve ön fontaneli hafif çökük saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum sodyum: 128 mEq/L128 \text{ mEq/L}, potasyum: 3,0 mEq/L3,0 \text{ mEq/L}, klor: 82 mEq/L82 \text{ mEq/L}, kan gazında pH:7,55pH: 7,55, HCO3:34 mEq/LHCO_3: 34 \text{ mEq/L} ve idrar kloru: 8 mEq/L8 \text{ mEq/L} (referans: >20 mEq/L>20 \text{ mEq/L}) olarak bulunuyor. Bu bebek için en olası ön tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik fibrozis

Cevap

Kistik fibrozis (Pseudo-Bartter tablosu)
Kistik fibrozisli bebeklerde, özellikle sadece anne sütü aldıkları dönemde (anne sütünün tuz içeriği düşüktür) ve sıcak havalarda terle aşırı sodyum ve klor kaybı meydana gelir. Bu durum sekonder hiperaldosteronizme yol açarak potasyum ve hidrojen atılımını artırır, sonuçta hiponatremi, hipokloremi, hipokalemi ve metabolik alkaloz ile karakterize 'Pseudo-Bartter Sendromu' gelişir. İdrar klorunun düşük olması (<20 mEq/L<20 \text{ mEq/L}) kistik fibrozisi, renal kaynaklı olan gerçek Bartter sendromundan ayıran en kritik laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metabolik tablonun tanımlanması
Hipokloremik, hipokalemik metabolik alkaloz ve hiponatremi.
Hastanın kan gazı ve elektrolit değerleri bu spesifik tabloyu işaret etmektedir.
2
Klor kaybının kaynağının belirlenmesi
Düşük idrar kloru (8 mEq/L8 \text{ mEq/L}), kaybın böbrek dışı olduğunu gösterir.
İdrar klorunun 20 mEq/L20 \text{ mEq/L} altında olması, vücudun kloru korumaya çalıştığını ve kaybın ter veya mide içeriği gibi başka bir yolla olduğunu kanıtlar.
3
Klinik ipuçlarının birleştirilmesi
Kusma yokluğu, sıcak hava maruziyeti ve büyüme geriliği.
Kusma olmadığı için mide kaybı elenir; sıcak havada terle aşırı tuz kaybı yaşayan kistik fibrozisli bebeklerde Pseudo-Bartter tablosu tipiktir.

Anahtar Kavram

Pseudo-Bartter Sendromu

Daha Fazla Pratik

Kistik fibrozisli hastalarda ter testi sınır değerlerini ve mutasyon sınıflarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Doğumdan sonraki ilk 4848 saat içinde dışkı çıkaramama, safralı kusma ve karın şişliği şikayetleri olan bir yenidoğanda yapılan fizik muayene ve radyolojik incelemeler sonucunda mekonyum ileusu tanısı konulmuştur. Bu klinik tabloya eşlik etme olasılığı en yüksek olan genetik hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kistik fibrozis

Cevap

Kistik fibrozis, mekonyum ileusu saptanan yenidoğanlarda en olası altta yatan tanıdır.
Mekonyum ileusu, kistik fibrozisin (KF) en erken klinik belirtisidir. KF'li yenidoğanların yaklaşık %1520\%15-20'sinde görülür ve terminal ileumun anormal derecede yoğun ve yapışkan mekonyum ile tıkanması sonucu oluşur. Mekonyum ileusu tanısı alan bir bebekte altta yatan hastalığın kistik fibrozis olma ihtimali çok yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Yenidoğanda ilk 4848 saatte dışkı çıkışının olmaması (distal intestinal obstrüksiyon) ve mekonyum ileusu varlığı tespit edildi.
Mekonyum ileusu, kistik fibrozisin patognomonik sayılabilecek en erken belirtisidir.
2
Diferansiyel tanıyı gözden geçir.
Mekonyum ileusu saptanan bebeklerin %8090\%80-90'ında altta yatan neden kistik fibrozistir.
Kistik fibroziste ekzokrin pankreas yetmezliği nedeniyle barsak lümenindeki mekonyum aşırı koyu ve yapışkan hale gelir.
3
En olası tanıyı belirle.
Kistik fibrozis.
Diğer seçenekler yenidoğan döneminde mekanik barsak tıkanıklığı (mekonyum ileusu) ile ilişkili değildir.

Anahtar Kavram

Mekonyum ileusu saptanan her yenidoğan, aksi kanıtlanana kadar kistik fibrozis yönünden araştırılmalıdır.
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

Aşağıdaki tabloda, tüberkülozlu bir erişkin ile temas sonrası poliklinikte değerlendirilen iki çocuğun bulguları yer almaktadır:

Klinik ve Laboratuvar BulgularıÇocuk AÇocuk B
ŞikayetYokÖksürük, gece terlemesi
Fizik MuayeneNormalDinlemekle krepitan raller
TDT (PPD) Sonucu1717 mm1919 mm
Akciğer GrafisiNormalSağ orta lobda infiltrasyon

Buna göre, Çocuk A için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Latent tüberküloz enfeksiyonu

Cevap

Çocuk A için en olası tanı latent tüberküloz enfeksiyonudur.
Latent tüberküloz enfeksiyonu (LTBE), tüberküloz basili (Mycobacterium tuberculosis) ile enfekte olmuş ancak aktif hastalık bulgusu olmayan kişileri tanımlar. Çocuk A'da tüberküloz deri testinin (TDT) 1717 mm olması enfekte olduğunu gösterir. Ancak semptomlarının olmaması, fizik muayenesinin normal olması ve en önemlisi akciğer grafisinin normal saptanması, bu tablonun aktif bir akciğer hastalığına dönüşmediğini, yani latent aşamada olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın semptom ve fizik muayene bulgularını değerlendirin.
Çocuk A'nın hiçbir şikayeti yoktur ve fizik muayenesi tamamen normaldir.
Aktif hastalık ile latent enfeksiyonu ayırmak için klinik durumun sorgulanması gerekir.
2
Laboratuvar ve radyoloji sonuçlarını analiz edin.
TDT sonucu 1717 mm (pozitif) iken, akciğer grafisi normal saptanmıştır.
Enfeksiyonun varlığını kanıtlayan deri testi pozitifliği ile organ tutulumu olmadığını gösteren radyoloji birleştirilmelidir.
3
Tanı kriterlerini uygulayın.
TDT (+) + Semptom (-) + Radyoloji (Normal) = Latent Tüberküloz Enfeksiyonu.
Basilin vücuda girdiğini ancak henüz aktif bir hastalığa yol açmadığını tanımlayan kriterler karşılanmıştır.

Anahtar Kavram

Latent tüberküloz enfeksiyonu ile tüberküloz hastalığının ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru

77 aylık bir süt çocuğu, annesine yeni yayma pozitif akciğer tüberkülozu tanısı konulması üzerine temaslı taraması amacıyla polikliniğe getiriliyor. Bebeğin fizik muayenesi normal, akciğer grafisinde herhangi bir patolojik bulgu saptanmıyor ve sol omuzda bir adet BCG aşı skarı mevcut. Yapılan tüberkülin deri testi (TDT) sonucu 22 mm olarak ölçülüyor. Bu aşamada bebek için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İzoniyazid ile profilaksi başlanması ve 3 ay sonra TDT tekrarı

Cevap

5 yaş altındaki çocuklarda yayma pozitif temas öyküsü varsa, ilk TDT negatif olsa dahi İzoniyazid profilaksisi başlanmalı ve 3 ay sonra TDT tekrarlanmalıdır.
Tüberküloz temaslısı olan 55 yaş altı çocuklarda (özellikle süt çocuklarında), temas sonrası TDT'nin pozitifleşmesi için geçen sürede (pencere dönemi) disemine tüberküloz gelişme riski çok yüksektir. Bu nedenle, fizik muayene ve radyolojisi normal olsa bile, ilk TDT sonucu negatif çıkan bu çocuklara hemen İzoniyazid profilaksisi başlanmalı ve 33 ay sonra TDT tekrarlanmalıdır. Eğer 33 ay sonraki TDT hala negatifse profilaksi kesilebilir; pozitifleşmişse tedavi süresi tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Temas riskini ve klinik durumu değerlendir
Anne yayma pozitif (yüksek risk), bebek asemptomatik, grafi normal (hastalık dışlandı).
Yönetim stratejisini belirlemek için aktif hastalık ile latent enfeksiyon/temas durumunu ayırmak gerekir.
2
Yaş kriterine göre profilaksi gerekliliğini kontrol et
7 aylık bebek 5 yaş altı grubundadır.
Küçük çocuklarda hücresel immünite tam gelişmediği için tüberkülozun yayılma riski çok yüksektir.
3
Pencere dönemi (window period) kavramını uygula
TDT negatif (22 mm) olmasına rağmen İzoniyazid başlanır.
TDT'nin pozitifleşmesi için gereken 2122-12 haftalık süre boyunca bebeği korumasız bırakmamak amaçlanır.
4
Takip planını oluştur
3 ay sonra TDT tekrarı planlanır.
3 ay sonraki test sonucuna göre profilaksinin kesilmesine veya tedaviye tamamlanmasına karar verilir.

Anahtar Kavram

5 yaş altı çocuklarda tüberküloz temaslı yönetimi ve pencere dönemi profilaksisi.

Daha Fazla Pratik

Latent tüberküloz enfeksiyonu ile aktif tüberküloz hastalığı arasındaki radyolojik ve klinik farkları tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık iki haftadır devam eden huzursuzluk, çabuk yorulma ve çevresine karşı ilgisizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Ailesi çocuğun son günlerde uyku düzeninin bozulduğunu, iştahının azaldığını ve eskisi gibi oyun oynamak istemediğini belirtmektedir. Fizik muayenesinde vücut ısısı 37.6C37.6^\circ\text{C} olup, nörolojik muayenesi (ense sertliği dahil) tamamen normaldir. Akciğer grafisinde sağ hiler lenfadenopati izlenmiştir. Bu hastada en olası tanı ve tanıya yönelik planlanması gereken ilk adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüberküloz menenjiti (Evre 1) - Beyin omurilik sıvısı (BOS) analizi

Cevap

Tüberküloz menenjiti (Evre 1) düşünülerek beyin omurilik sıvısı (BOS) analizi yapılmalıdır.
Tüberküloz menenjiti çocuklarda genellikle sinsi başlar. Evre 1 (prodromal evre) yaklaşık 1-2 hafta sürer ve irritabilite, kişilik değişikliği, iştahsızlık, halsizlik ve düşük dereceli ateş ile karakterizedir. Bu aşamada henüz ense sertliği veya kafa çifti felçleri gibi spesifik nörolojik bulgular gelişmemiştir. Akciğer grafisindeki hiler lenfadenopati (primer kompleksin bir parçası) tanıyı güçlü bir şekilde destekler. Bu aşamada yapılacak BOS analizi; lenfositik pleositoz, düşük glukoz ve yüksek protein saptayarak erken tanı konulmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların süresini ve niteliğini değerlendir.
İki haftadır süren sinsi başlangıçlı kişilik değişikliği ve irritabilite, santral sinir sisteminin kronik enfeksiyonlarını (özellikle tüberküloz) düşündürür.
Tüberküloz menenjiti tipik olarak üç evrede ilerler ve ilk evre non-spesifik psikososyal belirtilerle seyreder.
2
Fizik muayene ve görüntüleme bulgularını birleştir.
Nörolojik muayenenin normal olması (ense sertliği yokluğu) tüberküloz menenjiti Evre 1 ile uyumludur; akciğer grafisindeki hiler lenfadenopati ise primer tüberküloz odağını işaret eder.
Çocukluk çağı tüberkülozunda akciğer bulguları ile ekstrapulmoner yayılım (menenjit gibi) sıklıkla birliktelik gösterir.
3
Tanısal önceliği belirle.
En olası tanı olan tüberküloz menenjiti için altın standart ve ilk yapılması gereken işlem lomber ponksiyondur.
Erken tanı (Evre 1'de yakalama), mortaliteyi ve uzun dönemli nörolojik sekelleri önlemede en kritik faktördür.

Anahtar Kavram

Tüberküloz menenjitinin klinik evrelemesi (Evre 1: Prodromal faz)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

Sekiz aylık bir erkek bebek, üç gündür devam eden burun akıntısı ve hafif ateş şikayetlerinin ardından başlayan hırıltılı solunum ve hızlı nefes alma nedeniyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde solunum sayısı 58/dakika58/\text{dakika}, oksijen satürasyonu %93\%93 ölçülmüş; dinlemekle akciğerlerde yaygın ekspiratuar vizing (hırıltı) ve ince raller saptanmıştır. Bu bebekte klinik olarak en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut bronşiolit

Cevap

Sekiz aylık bir bebekte ÜSYE sonrası gelişen vizing, takipne ve raller ile karakterize bu tablonun en olası tanısı akut bronşiolittir.
Akut bronşiolit, 2 yaş altındaki süt çocuklarında en sık görülen alt solunum yolu enfeksiyonudur. Genellikle burun akıntısı, hapşırık ve hafif ateşle (ÜSYE bulguları) başlar; birkaç gün içinde takipne, ekspiratuar vizing ve rallerle karakterize solunum sıkıntısı tablosuna ilerler. Vakadaki 8 aylık bebek, kış mevsimi ve tipik fizik muayene bulguları bronşiolit tanısını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve klinik öyküsünü değerlendirin.
8 aylık bebekte 3 günlük ÜSYE prodromu sonrası alt solunum yolu bulguları gelişmiş.
Akut bronşiolit tipik olarak 2 yaş altındaki çocuklarda prodromal bir dönemi takiben gelişir.
2
Fizik muayene bulgularını analiz edin.
Takipne (58/dakika58/\text{dakika}), vizing ve raller saptanmış.
Küçük hava yollarındaki inflamasyon ve obstrüksiyon vizing ve solunum sıkıntısı bulgularına yol açar.
3
Ayırıcı tanıyı değerlendirin.
Kış mevsimi, yaş uygunluğu ve tipik seyir bronşiolit tanısını destekler.
RSV en sık etkendir ve klinik tablo tanı koydurucudur.

Anahtar Kavram

Akut bronşiolit tanısı klinik olarak konulur; 2 yaş altı çocuklarda ÜSYE sonrası gelişen ilk vizing atağı en önemli özelliğidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

55 yaşında bir erkek çocuk; ani başlayan yüksek ateş, üşüme, titreme ve öksürük şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede ateş 39.4C39.4^\circ \text{C}, solunum sayısı 44/dakika44/\text{dakika} saptanıyor. Sağ akciğer bazalinde oskültasyonda tübary sufl (bronşiyal solunum) ve ince krepitan raller duyuluyor. Akciğer grafisinde sağ alt lobda hava bronkogramlarının eşlik ettiği homojen dansite artışı izleniyor. Bu klinik tabloya yol açan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Streptococcus pneumoniaeStreptococcus \ pneumoniae

Cevap

Streptococcus pneumoniaeStreptococcus \ pneumoniae
Doğru cevap olan Streptococcus pneumoniaeStreptococcus \ pneumoniae, çocuklarda tipik bakteriyel pnömoninin ve lobar konsolidasyonun en sık nedenidir. Hastanın yaşına uygun olarak ani başlayan yüksek ateş, titreme, fizik muayenede saptanan konsolidasyon bulgusu (tübary sufl) ve radyolojik olarak izlenen lobar tutulum ile hava bronkogramları pnömokokal pnömoni için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik başlangıç ve yaş analizi
5 yaşındaki hastada ani başlayan yüksek ateş ve titreme bakteriyel (tipik) pnömoniyi düşündürür.
Viral ve atipik etkenler genellikle daha sinsi başlangıçlı ve düşük ateşli seyretme eğilimindedir.
2
Fizik muayene bulgularının yorumlanması
Tübary sufl (bronşiyal solunum) duyulması, akciğer dokusunun hava içeriğini kaybedip katılaşması (konsolidasyon) anlamına gelir.
Ses, katılaşmış dokuda (konsolide akciğer) daha iyi iletildiği için bronşiyal sesler periferde duyulur hale gelir.
3
Radyolojik bulguların değerlendirilmesi
Sağ alt lobda homojen dansite artışı ve hava bronkogramları lobar pnömoni tanısını kesinleştirir.
Hava bronkogramı, parankim dolarken bronşların hava ile dolu kalmasıyla oluşur ve tipik pnömoninin radyolojik işaretidir.
4
En olası etkenin belirlenmesi
Çocukluk çağında toplumdan edinilmiş lobar pnömonilerin en sık nedeni Streptococcus pneumoniaeStreptococcus \ pneumoniae'dir.
Pnömokoklar, her yaş grubunda (yenidoğan dönemi hariç) primer pnomoni etkeni olarak ilk sırada yer alır.

Anahtar Kavram

Çocuklarda lobar pnömoni kliniği ve en sık etkeni olan Streptococcus pneumoniaeStreptococcus \ pneumoniae.
Soru 18Soru

44 yaşında bir kız çocuk, evde havuç yerken aniden başlayan şiddetli öksürük ve geçici morarma sonrası acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ hemitoraksta solunum sesleri azalmış olup lokalize ekspiratuar hışıltı duyuluyor. Akciğer grafisinde sağ akciğerde hiperaerasyon ve ekspiryumda mediastenin sola yer değiştirdiği izleniyor. Bu hastada kesin tanı ve tedavi için yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rijit bronkoskopi

Cevap

Rijit bronkoskopi yapılması en uygun yaklaşımdır.
Rijit bronkoskopi, çocuklarda yabancı cisim aspirasyonlarında havayolu kontrolünü sağlaması, geniş lümeni sayesinde yabancı cismin forsepslerle güvenle çıkarılmasına olanak tanıması nedeniyle altın standarttır. Vakadaki ani başlangıç, lokalize hışıltı ve radyolojideki 'check-valve' (çek valf) mekanizmasına bağlı havalanma artışı tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykünün değerlendirilmesi
Yeme sırasında aniden başlayan öksürük ve morarma öyküsü yabancı cisim aspirasyonunu (YCA) düşündürür.
YCA vakalarının çoğunda tipik bir 'penetrasyon sendromu' öyküsü vardır.
2
Fizik muayene bulgularının analizi
Tek taraflı solunum seslerinde azalma ve lokalize hışıltı saptandı.
Yabancı cisim havayolunu kısmen tıkadığında asimetrik dinleme bulgularına yol açar.
3
Radyolojik bulguların yorumlanması
Tek taraflı hiperaerasyon ve mediastinal shift (check-valve mekanizması) görüldü.
Yabancı cisim havanın girmesine izin verip çıkmasına engel olarak obstrüktif amfizem oluşturur.
4
Tedavi planının oluşturulması
Rijit bronkoskopiye karar verildi.
Pediatrik yaş grubunda yabancı cisim çıkarılmasında rijit bronkoskopi hem tanısal hem de tedavi edici altın standarttır.

Anahtar Kavram

Ani başlayan solunum sıkıntısı ve asimetrik akciğer bulguları olan çocukta aksi kanıtlanana kadar yabancı cisim aspirasyonu düşünülmeli ve rijit bronkoskopi planlanmalıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 19Soru

44 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 33 saat önce odasında oyun oynarken aniden başlayan şiddetli öksürük ve kısa süreli morarma öyküsüyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ akciğer alt alanlarda solunum seslerinde azalma ve lokalize ekspiratuar vizing (hışıltı) saptanıyor. Çekilen ekspiryum akciğer grafisinde sağ akciğerde hiperlusensi (havalanma artışı) ve mediastenin sola doğru yer değiştirdiği izleniyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel anestezi altında rijit bronkoskopi uygulanması

Cevap

Hastanın klinik ve radyolojik bulguları sağ ana bronşta yabancı cisim aspirasyonunu desteklediği için en uygun yaklaşım genel anestezi altında rijit bronkoskopi yapılmasıdır.
Hastanın öyküsündeki ani başlangıçlı öksürük ve morarma, fizik muayenedeki lokalize solunum sesi azalması ve radyolojideki mediastinal şift ile hiperlusensi bulguları 'check-valve' (çek-valf) mekanizmasına bağlı yabancı cisim aspirasyonunu kesinleştirir. Bu durumda hem kesin tanı koymak hem de cismi güvenle çıkarmak için rijit bronkoskopi en uygun seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü değerlendir
Ani başlayan öksürük ve morarma öyküsü yabancı cisim aspirasyonu için tipiktir.
Yabancı cisim aspirasyonları genellikle dramatik bir başlangıç gösterir.
2
Fizik muayene ve radyolojik bulguları yorumla
Tek taraflı solunum sesi azalması ve grafide ekspiratuar havalanma artışı (check-valve mekanizması) saptandı.
Yabancı cisim havayı içeri alıp dışarı çıkışını engelleyerek obstrüktif amfizeme yol açar.
3
Tedavi planını belirle
Rijit bronkoskopi ile yabancı cismin çıkarılması.
Rijit bronkoskopi, çocuklarda yabancı cisim çıkarılmasında hem hava yolu güvenliği hem de teknik imkanlar açısından altın standarttır.

Anahtar Kavram

Çocuklarda ani başlayan solunum sıkıntısı ve tek taraflı lokalize fizik muayene/radyoloji bulguları varlığında yabancı cisim aspirasyonu düşünülmeli ve rijit bronkoskopi planlanmalıdır.
Soru 20Soru

44 yaşında bir kız çocuk, bebeklik döneminden itibaren tekrarlayan sağ akciğer enfeksiyonları ve hafif efor dispnesi nedeniyle çocuk göğüs hastalıkları polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenede kalp seslerinin sağ hemitoraksta daha belirgin duyulduğu (dekstropozisyon) ve sağ akciğer bazalinde dinlemekle raller olduğu saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde sağ hemitoraksın sola göre daha küçük olduğu, kalbin ve mediastinal yapıların sağa yer değiştirdiği, sağ parakardiyak bölgeden diyaframa doğru kavisli seyreden tübüler bir vasküler opasite (pala belirtisi) izleniyor. Bu klinik tablo ve radyolojik bulgularla ön tanısı konulan hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkilenen akciğer dokusuna sıklıkla abdominal aortadan köken alan bir sistemik arteriyel beslenme eşlik eder.

Cevap

Scimitar sendromunda (Hipogenetik akciğer sendromu), etkilenen hipoplazik akciğer dokusuna abdominal aortadan köken alan bir sistemik arteriyel beslenme sıklıkla eşlik eder.
Doğru cevap olan ifade, Scimitar sendromunun karakteristik bir özelliğini tanımlar. Scimitar sendromu; sağ akciğer hipoplazisi, kalbin sağa yer değiştirmesi (dekstropozisyon) ve sağ akciğer pulmoner venöz dönüşünün inferior vena kava'ya (veya bazen portal vene/sağ atriyuma) anormal drenajı (pala veni) ile karakterizedir. Bu sendroma %70-80 oranında eşlik eden bir diğer önemli vasküler bulgu, etkilenen akciğer lobuna abdominal aortadan veya çölyak arterden gelen anormal bir sistemik arteriyel beslenmedir. Bu durum pulmoner sekestrasyon ile embriyolojik bir ortaklık olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et.
Sağ akciğer hipoplazisi, dekstropozisyon ve grafideki 'pala' (scimitar) belirtisi saptandı.
Bu bulgular üçlüsü tipik olarak Scimitar sendromuna işaret eder.
2
Scimitar sendromunun anatomik bileşenlerini hatırla.
Hipoplastik sağ akciğer, inferior vena kava'ya açılan anormal pulmoner ven ve dekstropozisyon belirlendi.
Anomalinin temelini parsiyel anormal pulmoner venöz dönüş oluşturur.
3
Eşlik eden anomalileri ve vasküler özellikleri değerlendir.
Scimitar sendromunda sıklıkla abdominal aortadan gelen sistemik arteriyel beslenme (sekestrasyon benzeri) ve ASD birlikteliği olduğu hatırlandı.
Bu kompleks vasküler yapı sendromun karakteristik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Scimitar Sendromu (Hipogenetik Akciğer Sendromu) Bileşenleri ve Birliktelikleri

Alternatif Yöntem

Vakadaki 'pala belirtisi' (scimitar sign) ve 'sağ akciğer hipoplazisi' anahtar kelimelerini kullanarak direkt olarak Hipogenetik Akciğer Sendromu (Scimitar Sendromu) tanısına ulaşılabilir ve bu sendromun vasküler birliktelikleri (sistemik arter, ASD) taranabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 11Sonraki