Neonatoloji

406 soru

Soru 121Soru →

Özofagus atrezisi ön tanısıyla ameliyat hazırlığı yapılan, 3939 haftalık ve 3100 gram3100 \text{ gram} doğan sağlıklı bir term bebek postnatal 2424. saatini doldurmuştur. İlk gün 60 ml/kg/gu¨n60 \text{ ml/kg/gün} dozunda sadece %10\%10 dekstroz alan, fizik muayenesi ve hidrasyon durumu normal olan bebeğin izleminde idrar çıkışının olduğu kaydedilmiştir. Postnatal 22. gün (24-48. saatler) için planlanan idame parenteral sıvı ve elektrolit tedavisiyle ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıvı hızı artırılmalı, idame sıvıya sodyum ve potasyum eklenmelidir.

Cevap

İdrar çıkışı teyit edilen term bebeğin idame sıvısına postnatal 2. günden itibaren sodyum ve potasyum eklenmelidir.
Sağlıklı term yenidoğanlarda yaşamın ilk gününde (ilk 24 saat) genellikle sodyum, potasyum veya klor ihtiyacı yoktur; bu dönemde sadece %10\%10 dekstroz ile idame sıvı verilmesi yeterlidir. Ancak postnatal 24. saatten itibaren (2. gün), ekstraselüler sıvı hacminin fizyolojik daralmasını takiben sodyum ve potasyum ihtiyacı başlar. Potasyum eklenmesi için en kritik klinik kural, bebeğin idrar çıkışının olduğunun (anüri olmadığının) teyit edilmesidir. Bu vakada bebek 2. güne geçtiği ve idrar çıkışı olduğu için her iki elektrolit de idame sıvıya eklenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Postnatal yaşın değerlendirilmesi
Bebek 24 saatini doldurmuş, 2. güne (24-48 saat) girmiştir.
Yenidoğanlarda ilk 24 saatte genellikle elektrolit eklenmez; sodyum ve potasyum ihtiyacı 2. günden itibaren başlar.
2
Hidrasyon ve idrar çıkışının kontrolü
Bebeğin idrar çıkışı var ve hidrasyonu normaldir.
Potasyumun parenteral sıvıya eklenebilmesi için böbrek fonksiyonlarının yeterli olduğunun kanıtı olarak idrar çıkışının görülmesi şarttır.
3
Elektrolit dozlarının belirlenmesi
Sodyum (2-3 mEq/kg/gün) ve Potasyum (1-2 mEq/kg/gün) eklenir.
Sağlıklı term bebekte günlük idame gereksinimlerini karşılamak için bu dozlar standarttır.

Anahtar Kavram

Yenidoğan idame sıvı tedavisinde sodyum ve potasyumun başlama zamanı ve potasyum ekleme kuralı.
Soru 122Soru →

3939 haftalık, 34003400 gram, mekonyumlu amniyotik sıvı varlığında doğan bir yenidoğanın 11. dakika Apgar skoru 33, 55. dakika Apgar skoru 55 ve 1010. dakika Apgar skoru 66'dır. Doğumda kordon kanı gazında pH: 6,986,98 ve baz açığı: 1616 mmol/L saptanmıştır. Postnatal 44. saatteki muayenesinde; bebek letarjik, hafif distal fleksiyon postüründe, emme ve Moro refleksleri zayıf, pupiller miyotik ve derin tendon refleksleri hiperaktif olarak değerlendirilmiştir. Amplitüd-entegre EEG (aEEG)'de "discontinuous" (kesintili) zemin aktivitesi izlenmiştir. Bu hastanın klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, terapötik hipotermi endikasyonu ve evreleme açısından aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bebek, Sarnat Evre 22 (orta derece) ensefalopati ve metabolik kriterleri karşıladığı için ilk 66 saat içinde terapötik hipotermi başlanmalıdır.

Cevap

Bebek, Sarnat Evre 2 (orta derece) ensefalopati ve metabolik kriterleri karşıladığı için ilk 6 saat içinde terapötik hipotermi başlanmalıdır.
Vakadaki bebekte kordon kanı pH'sının 7,007,00'nin altında ve baz açığının 1616 mmol/L veya üzerinde olması metabolik kriteri (A kriteri) sağlar. Klinik olarak letarjik olması, pupillerin miyotik saptanması ve zayıf reflekslerin eşlik etmesi Sarnat Evre 2 (orta derece) ensefalopatiyi gösterir. Ayrıca aEEG'deki kesintili zemin aktivitesi de orta derece hasarı destekler. Bu klinik ve metabolik tablo, ilk 66 saatte terapötik hipotermi başlanması için kesin endikasyondur.

Adım Adım Çözüm

1
Kordon kanı gazı değerlerini kontrol et.
pH 6,986,98 (< 7,007,00) ve baz açığı 1616 mmol/L (≥16\geq 16) olarak saptandı.
Terapötik hipotermi için metabolik kriterlerin (asidemi veya ciddi baz açığı) sağlandığını teyit etmek.
2
Klinik muayene bulgularına göre Sarnat evrelemesini yap.
Letarji, miyozis ve azalmış emme/Moro refleksi Sarnat Evre 2 (Orta) ile uyumludur.
HİE'nin şiddetini belirlemek ve tedavi endikasyonunu netleştirmek.
3
aEEG bulgularını klinik verilerle birleştir.
"Discontinuous" (kesintili) zemin aktivitesi orta derece ensefalopati tanısını destekler.
Klinik evrelemenin objektif bir beyin fonksiyon izlemiyle doğrulanması.
4
Tedavi planını oluştur.
Tüm kriterleri sağlayan hastaya ilk 66 saat içinde terapötik hipotermi başlanır.
Zamanında müdahale ile nöral hasarın ikincil fazını (reperfüzyon hasarı) minimize etmek.

Anahtar Kavram

Sarnat Evrelemesi ve Terapötik Hipotermi Endikasyonları

Daha Fazla Pratik

Sarnat Evre 3 (Ağır) ensefalopatide görülen koma hali, flask tonus ve aEEG'deki 'burst-suppression' paternini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 123Soru →

Vakum yardımıyla zorlu bir doğumla 4040 haftalık gestasyon yaşında ve 36003600 gram ağırlığında doğan bir erkek bebekte, doğumdan 22 saat sonra ilerleyici solukluk, huzursuzluk ve taşikardi (180180/dakika) gelişiyor. Fizik muayenede kafa derisi üzerinde sütür hatlarını geçen, fluktuasyon veren ve kulaklara doğru yayılan yumuşak bir şişlik saptanıyor. Bu bebekte gelişen aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subgaleal kanama

Cevap

Bu bebekteki aneminin en olası nedeni, kafa derisinde sütür hatlarını geçen ve şok bulgularına yol açan subgaleal kanamadır.
Subgaleal kanama, galea aponevrotika ile periost arasındaki gevşek bağ dokusunda kan birikmesidir. Vakum yardımıyla yapılan zorlu doğumlarda sıklıkla görülür. Bu potansiyel boşluk geniştir ve bebeğin kan hacminin %40-50'sine kadar kanı barındırabilir; bu da akut anemi, taşikardi ve hipovolemik şoka yol açar. Fizik muayenede şişliğin sütür hatlarını geçmesi ve kulaklara doğru yayılması en tipik özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğum öyküsü ve fizik muayene bulgularının analizi
Vakum ile zorlu doğum sonrası kafa derisinde sütürleri geçen fluktuasyon veren şişlik saptandı.
Bu klinik özellikler kanamanın galea aponevrotika altındaki gevşek bağ dokusuna (subgaleal boşluk) olduğunu gösterir.
2
Hemodinamik durumun değerlendirilmesi
Taşikardi ve ilerleyici solukluk saptandı.
Subgaleal boşluk bebeğin toplam kan hacminin önemli bir kısmını (%40-50) barındırabilecek kadar geniş olduğundan, buraya olan kanamalar hipovolemik şoka ve şiddetli anemiye yol açar.

Anahtar Kavram

Subgaleal kanama ve sefal hematom ayırıcı tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 124Soru →

3030 haftalık, 12501250 gram olarak doğan prematüre bir bebekte postnatal 1010. günde abdominal distansiyon, safralı mide rezidüsü ve kanlı dışkılama saptanıyor. Çekilen ayakta direkt batın grafisinde (ADBGADBG) bağırsak duvarında pnömatozis intestinalis ve karaciğer üzerinde portal ven trasesine uyan dallanan radyolüsen görünümler (portal venöz gaz) izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nekrotizan enterokolit, Evre IIBIIB

Cevap

Nekrotizan enterokolit (Evre IIBIIB)
Nekrotizan enterokolit tanısı alan bir bebekte, bağırsak duvarında gaz (pnömatozis intestinalis) saptanması hastalığın 'kanıtlanmış' (Evre 22) olduğunu gösterir. Bu tabloya karaciğer üzerinde portal ven trasesinde gaz (portal venöz gaz) eşlik etmesi, Modifiye Bell sınıflamasına göre vakayı Evre IIBIIB olarak tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın risk faktörlerini değerlendir.
3030 hafta ve 12501250 gram (prematürite ve düşük doğum ağırlığı) NEC için temel risk faktörleridir.
NEC vakalarının büyük çoğunluğu prematüre bebeklerde görülür.
2
Klinik bulguları analiz et.
1010. günde ortaya çıkan distansiyon ve safralı rezidü NEC düşündürür.
NEC tipik olarak beslenmeye başlandıktan sonra postnatal 22. haftada pik yapar.
3
Radyolojik bulguları evreleme ile eşleştir.
Pnömatozis intestinalis Evre 22 olduğunu, portal venöz gaz ise bunun Evre IIBIIB olduğunu kanıtlar.
Bell sınıflamasında portal venöz gaz Evre IIA'yı IIB'ye yükselten kritik bulgudur.

Anahtar Kavram

Nekrotizan enterokolitte Bell evrelemesi ve radyolojik patognomonik bulgular.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 125Soru →

2727 gebelik haftasında, 950950 gram doğan prematüre bir bebekte postnatal 1010. günde beslenme intoleransı, safralı kusma ve abdominal distansiyon gelişiyor. Batın grafisinde yaygın pnömatozis intestinalis saptanıyor. Medikal tedaviye (NPONPO, total parenteral nütrisyon, geniş spektrumlu antibiyotikler) başlanıyor. Tedavinin 2424. saatinde hastada trombositopeni (45.000/mm345.000/mm^3), dirençli metabolik asidoz (pH:7.15pH: 7.15, HCO3:12HCO_3: 12 mEq/LmEq/L) ve batın ön duvarında ödem/eritem saptanıyor. Seri çekilen grafilerde serbest hava saptanmıyor ancak sağ alt kadranda yerleşimi ve şekli son 1212 saatte hiç değişmeyen bir bağırsak segmenti (fikse ans) dikkati çekiyor.

Bu bebek için en olası klinik durum ve yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA Nekrotizan Enterokolit (NEK); bağırsak gangreni şüphesiyle cerrahi müdahale planlanmalıdır.

Cevap

Evre IIIA Nekrotizan Enterokolit (NEK); bağırsak gangreni şüphesiyle cerrahi müdahale planlanmalıdır.
Vakada tanımlanan çocukta pnömatozis intestinalis (Evre II) ile başlayan süreç; trombositopeni, asidoz ve şok bulguları gibi sistemik yetmezlik belirtilerinin eklenmesiyle Evre III'e ilerlemiştir. Karın grafisinde serbest hava (pnömoperitonyum) izlenmediği için evreleme IIIA olarak yapılır. Ancak medikal tedaviye rağmen kliniğin kötüleşmesi, karın duvarında eritem gelişmesi ve radyolojik olarak 'fikse ans' (6-12 saat boyunca konumu değişmeyen bağırsak segmenti) saptanması bağırsak gangreninin güçlü göstergeleridir ve bu durum cerrahi müdahale (laparotomi) gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların analizi
Pnömatozis intestinalis varlığı tanıyı NEK olarak kesinleştirir. Postnatal 1010. gün olması NEK için tipik bir zamandır.
SIP ile NEK ayrımında pnömatozis ve zamanlama kritiktir.
2
Sistemik durumun değerlendirilmesi
Dirençli metabolik asidoz ve ciddi trombositopeni (<50.000/mm3<50.000/mm^3), hastalığın Evre III seviyesine (ileri NEK) ilerlediğini gösterir.
Bell sınıflamasında sistemik yetmezlik bulguları Evre III'ü tanımlar.
3
Cerrahi endikasyonların kontrolü
Pnömoperitonyum (Evre IIIB) olmamasına rağmen; fikse bağırsak ansı (sentinel loop) ve karın duvarında eritem/ödem varlığı transmural gangreni işaret eder.
Medikal tedaviye rağmen klinik bozulma ve fikse ans, NEK'te rölatif/güçlü cerrahi endikasyonlardır.

Anahtar Kavram

Modifiye Bell Sınıflaması ve NEK Cerrahi Endikasyonları

Daha Fazla Pratik

NEK'te cerrahi sonrası gelişebilecek en sık geç komplikasyonun 'bağırsak striktürleri' (özellikle sol kolon) olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 126Soru →

3131 haftalık, 14501450 gram olarak doğan bir prematüre bebekte, postnatal 55. günde beslenme intoleransı, karın şişliği ve dışkıda gizli kan saptanıyor. Bu klinik tabloyla Nekrotizan Enterokolit (NEC) düşünülen hastanın ayakta direkt karın grafisinde aşağıdaki bulgulardan hangisinin görülmesi tanı için patognomoniktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntestinal pnömatozis

Cevap

İntestinal pnömatozis
İntestinal pnömatozis, Nekrotizan Enterokolit (NEC) tanısında en karakteristik ve patognomonik radyolojik bulgudur. Bağırsak lümenindeki gazın, hasar görmüş mukoza aracılığıyla submukozal veya subserozal mesafeye geçmesiyle oluşur. Direkt grafide bağırsak ansları boyunca lineer veya kistik radyolüsensiler şeklinde görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Prematürelik, beslenme intoleransı ve batın distansiyonu NEC ön tanısını düşündürür.
NEC tipik olarak düşük doğum ağırlıklı prematürelerde enteral beslenme sonrası gelişir.
2
Radyolojik tanı kriterlerini hatırla
Ayakta direkt karın grafisinde bağırsak duvarında hava görülmesi (intestinal pnömatozis) tanı koydurucudur.
Pnömatozis, bakteriyel fermentasyon sonucu bağırsak duvarı katmanları arasında hidrojen gazı birikmesiyle oluşur.
3
Patognomonik bulguyu belirle
İntestinal pnömatozis Nekrotizan Enterokolit için spesifiktir.
Diğer seçeneklerdeki bulgular farklı cerrahi veya konjenital patolojilere aittir.

Anahtar Kavram

Nekrotizan Enterokolit Radyolojik Tanısı

Daha Fazla Pratik

Bell evreleme sistemine göre pnömatozis intestinalis'in hangi evrede (Evre 2) ortaya çıktığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 127Soru →

3939 haftalık, 42004200 gram ağırlığında, vakum ekstraksiyonu ile doğan bir yenidoğanın ilk fizik muayenesinde sağ parietal bölgede sınırları belirgin, suturaları aşmayan ve palpasyonla fluktuasyon veren bir kitle saptanıyor. Nörolojik muayenesinde Moro refleksi sırasında sağ kolda abduksiyon ve eksternal rotasyonun kısıtlı olduğu, ancak aynı tarafta yakalama (prensiz) refleksinin normal olduğu gözleniyor. Bu bebekteki fizik muayene bulguları ve klinik sınıflandırma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saptanan kafa derisi bulgusu sefal hematom olup, subperiostal kanama nedeniyle suturaları aşmaz ve nadiren alttaki lineer bir kemik kırığı ile birliktelik gösterebilir.

Cevap

Saptanan kafa derisi bulgusu sefal hematom olup, subperiostal kanama nedeniyle suturaları aşmaz ve nadiren alttaki lineer bir kemik kırığı ile birliktelik gösterebilir.
Vakada tanımlanan kitle, suturaları aşmaması ve fluktuasyon vermesi nedeniyle sefal hematomdur. Sefal hematom, kafa kemikleri ile periost arasındaki kanamadır. Periost sutura hatlarına sıkıca tutunduğu için kanama bu sınırları geçemez. Vakum ekstraksiyonu gibi travmatik doğumlarda sıklığı artar ve yaklaşık %10−25\%10-25 oranında alttaki lineer kafatası kırıklarıyla birliktelik gösterebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafa derisi kitlesinin değerlendirilmesi
Suturaları aşmayan ve fluktuasyon veren kitle sefal hematomdur.
Sefal hematom periost altındadır ve periost suturalara yapışık olduğu için kanama suturaları geçemez.
2
Nörolojik bulguların ve reflekslerin analizi
Asimetrik Moro refleksi ve korunmuş yakalama refleksi Erb-Duchenne paralizisini (C5−C6C_5-C_6) gösterir.
Moro refleksi üst pleksus hasarında bozulurken, yakalama refleksi alt pleksus (C8−T1C_8-T_1) sağlam olduğu için korunur.
3
Gestasyonel sınıflandırmanın yapılması
39 haftalık ve 4200 gram bebek, gestasyon yaşına göre iri (LGA) olarak sınıflandırılır.
Doğum ağırlığı 90. persentilin üzerinde olduğu için 'Large for Gestational Age' (LGA) tanımı kullanılır.

Anahtar Kavram

Yenidoğan doğum travmaları (Sefal hematom ve Erb-Duchenne paralizisi) ile gestasyonel sınıflandırma özellikleri.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 128Soru →

3838 haftalık gestasyon yaşında, 32003200 gram ağırlığında doğan erkek bebek, postnatal 36.36. saatinde belirgin sarılık ve solukluk nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde skleralar ikterik ve karaciğer kosta altında 11 cm palpabl saptanıyor. Annenin kan grubu AA RhRh (+), bebeğin kan grubu AA RhRh (+)'dir. Yapılan tetkiklerde hemoglobin 10.510.5 g/dL, retikülosit %9\%9, indirekt bilirubin 1717 mg/dL saptanıyor. Periferik yaymada polikromazi ve ısırılmış hücreler (bite cells) izleniyor. Bu bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glikoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği

Cevap

Glikoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği
Bebekte saptanan düşük hemoglobin, yüksek retikülosit ve indirekt hiperbilirubinemi bulguları patolojik bir hemolitik anemiyi destekler. Anne ve bebeğin kan gruplarının tamamen aynı olması (AA RhRh +), en sık görülen immün hemoliz nedenleri olan ABO ve Rh uyuşmazlıklarını dışlar. Periferik yaymada görülen 'ısırılmış hücreler' (bite cells), dalaktaki makrofajların Heinz cisimciklerini (denatüre hemoglobin) temizlemesi sonucu oluşur. Bu bulgu, özellikle Akdeniz bölgesinde sık görülen glikoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini analiz et.
Postnatal 36.36. saatte başlayan sarılık ve solukluk ile birlikte düşük Hb, yüksek retikülosit ve indirekt hiperbilirubinemi saptanması patolojik bir hemoliz tablosunu gösterir.
Hemolitik süreçlerde eritrosit yıkımı arttığı için hemoglobin düşerken kemik iliği yanıtı olarak retikülosit yükselir.
2
Anne ve bebek kan grubu uyumunu kontrol et.
Anne AA RhRh (+) ve bebek AA RhRh (+) olduğu için ABO veya Rh uyuşmazlığı dışlanır.
İmmün hemoliz için anne ve bebek arasında kan grubu antijeni farkı olmalıdır.
3
Periferik yayma bulgusunu yorumla.
Isırılmış hücreler (bite cells), oksidan hasara bağlı gelişen spesifik bir morfolojik bulgudur.
Glikoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliğinde denatüre olan hemoglobin Heinz cisimcikleri oluşturur; bu cisimcikler dalaktan geçerken makrofajlar tarafından temizlenir ve hücrede 'ısırık' benzeri bir görünüm bırakır.

Anahtar Kavram

Yenidoğanda kan grubu uyumlu hemolitik anemilerde enzim eksiklikleri (özellikle G6PD) ve periferik yayma bulgularının tanısal değeri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 129Soru →

2828 haftalık olarak 11501150 g ağırlığında doğan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen bir bebekte, yaşamının 33. gününde aniden gelişen apne atakları, tonik kasılmalar ve solunum düzensizliği gözleniyor. Fizik muayenesinde ön fontanelin gergin ve bombeli olduğu, arteriyel kan basıncının düştüğü saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hematokrit değerinin %42\%42’den %28\%28’e gerilediği görülüyor. Bu klinik tabloya göre, bebekte en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntraventriküler kanama

Cevap

Preterm bebekte ani klinik kötüleşme ve hematokrit düşüşü ile seyreden en olası tanı intraventriküler kanamadır.
Doğum ağırlığı 15001500 gramın altında olan preterm bebeklerde, periventriküler-intraventriküler kanamaların temel kaynağı germinal matrikstir (ganglionik eminens). Yaşamın ilk 7272 saatinde gelişen apne, tonik nöbet, fontanel bombeliği ve hematokrit değerindeki ani düşüş (katastrofik progresyon), ventrikül içine olan masif kanamayı doğrudan desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hasta profilini ve risk faktörlerini belirle.
2828 haftalık (çok düşük doğum ağırlıklı preterm) bebek, en büyük risk grubundadır.
Germinal matriksin henüz involüsyonu tamamlanmadığı için bu bebekler kanamaya çok duyarlıdır.
2
Klinik triadın varlığını kontrol et.
Apne/nöbet, fontanel bombeliği ve hematokrit düşüşü mevcuttur.
Bu bulgular 'katastrofik tip' intraventriküler kanamanın klasik sunumudur.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Hematokrit düşüşü kan kaybını, fontanel bulguları intrakraniyal basınç artışını gösterir.
Menenjit veya HİE gibi durumlar bu derece hızlı kan kaybını (hematokrit düşüşünü) açıklamaz.

Anahtar Kavram

Preterm bebeklerde intraventriküler kanamanın (İVK) en sık kaynağı germinal matrikstir ve katastrofik seyirde ani nörolojik yıkım ile kan kaybı bulguları görülür.

Daha Fazla Pratik

İVK'nın Papile sınıflamasına göre evrelendirilmesini ve özellikle Evre 3 ile 4 arasındaki farkları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 130Soru →

Otuz bir haftalık gebelik haftasında vajinal yolla doğan bir erkek bebekte, doğumdan 1515 dakika sonra belirgin takipne, interkostal çekilmeler ve inleme başlıyor. Çekilen akciğer grafisinde her iki akciğerde diffüz retikülogranüler görünüm (buzlu cam), hava bronkogramları ve akciğer hacminde azalma saptanıyor. Bebeğin tam kan sayımında lökopeni (4500/mm34500/mm^3), nötropeni (1200/mm31200/mm^3) ve immatür/total nötrofil oranının (I/TI/T) 0.300.30 olduğu gözleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, respiratuvar distres sendromu (RDS) ön tanısıyla birlikte öncelikle dışlanması gereken ve RDS ile benzer radyolojik bulgulara yol açan tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup B Streptokok pnömonisi

Cevap

Grup B Streptokok pnömonisi
Grup B Streptokok (GBS) pnömonisi, yenidoğanda RDS'nin en önemli ayırıcı tanısıdır. Her iki hastalık da prematüre bebeklerde diffüz retikülogranüler görünüm (buzlu cam) ve hava bronkogramları ile seyreder. Vakada sunulan nötropeni ve immatür/total nötrofil oranının 0.300.30 olması (eşik değer >0.20>0.20), altta yatan enfeksiyöz bir süreci (sepsis/pnömoni) güçlü bir şekilde destekler ve sadece sürfaktan eksikliği ile açıklanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların analizi
Otuz bir haftalık prematüre bebekte 'buzlu cam' görünümü ve hava bronkogramları ilk olarak RDS'yi düşündürür.
Bu bulgular sürfaktan eksikliğine bağlı alveoler kollapsın radyolojik yansımasıdır.
2
Hematolojik verilerin değerlendirilmesi
Nötropeni (<1500/mm3<1500/mm^3) ve immatür/total nötrofil oranının (I/T>0.20I/T > 0.20) yüksek olması neonatal sepsis veya pnömoniyi işaret eder.
Yenidoğanda enfeksiyona bağlı olarak nötrofil depolarının tükenmesi ve sola kayma bu değerlerle ölçülür.
3
Ayırıcı tanı sentezi
Grup B Streptokok pnömonisi, radyolojik olarak RDS'den ayırt edilemez.
Enfeksiyöz süreç sürfaktan üretimini bozar ve akciğerlerde benzer yaygın atelektaziye neden olur; bu nedenle laboratuvar desteğiyle dışlanmalıdır.

Anahtar Kavram

GBS pnömonisi ve RDS'nin radyolojik benzerliği (Mimicry)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 131Soru →

Gestasyonel yaşı 3838 hafta olan bir gebelikten, plasenta dekolmanı nedeniyle acil sezaryen operasyonu ile bir bebek dünyaya gelmiştir. Doğum odasında yapılan ilk değerlendirme sonrası canlandırma işlemlerine başlanan bebekte; entübasyon yapılmış, etkin göğüs kompresyonu uygulanmış ve intravenöz adrenalin verilmiştir. Canlandırmanın devamında yapılan değerlendirmede kalp hızı 50/dakika50/\text{dakika} olarak saptanmış ve fizik muayenede belirgin solukluk dikkati çekmiştir.

Bu aşamada uygulanması gereken bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 10 ml/kg10\text{ ml/kg} dozunda izotonik sodyum klorür infüzyonu

Cevap

İzotonik sodyum klorür (10 ml/kg10\text{ ml/kg}) verilmesi en uygun adımdır.
Doğum odası yönetiminde, plasenta dekolmanı gibi kan kaybı riski taşıyan bir öykü varlığında ve canlandırma basamaklarına rağmen düzelmeyen bradikardi durumunda, fizik muayenedeki solukluk hipovolemiyi destekler. NRP kılavuzları bu durumda 10 ml/kg10\text{ ml/kg} dozunda kristaloid (İzotonik sodyum klorür) verilmesini önermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve öyküyü analiz et.
Hipovolemik şok şüphesi doğar.
Plasenta dekolmanı öyküsü ve bebeğin soluk olması kan kaybını işaret eder.
2
Standart canlandırma basamaklarına (PBV, kompresyon, adrenalin) verilen yanıtı değerlendir.
Dirençli bradikardi saptanır.
Yeterli ventilasyon ve adrenalin uygulamasına rağmen kalp hızı 60/dakika60/\text{dakika} üzerine çıkmıyorsa, altta yatan volüm açığı düşünülmelidir.
3
NRP algoritmasına göre volüm genişletici uygula.
10 ml/kg10\text{ ml/kg} izotonik NaCl infüzyonu yapılır.
Şok bulguları veya akut kan kaybı olan yenidoğanlarda kalp hızını düzeltmek için volüm replasmanı gereklidir.

Anahtar Kavram

NRP (Yenidoğan Canlandırma Programı) algoritmasında, yeterli ventilasyon, göğüs kompresyonu ve adrenalin uygulamasına rağmen düzelmeyen bradikardilerde, özellikle kan kaybı öyküsü veya şok bulguları (solukluk, zayıf nabız) varsa volüm genişletici (izotonik NaCl) kullanımı endikedir.

İpuçları

1
Bebeğin öyküsündeki plasenta dekolmanı ve fizik muayenesindeki solukluk hangi duruma işaret eder?
2
NRP akış şemasında adrenalin sonrası kalp hızı hala 60/dakika60/\text{dakika} altındaysa hangi ek müdahaleler düşünülmelidir?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 132Soru →

2828 haftalık doğan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenen 1818 günlük bir prematüre bebekte, santral venöz kateterizasyon öyküsü mevcuttur. Bebeğin klinik takibinde ani gelişen apne, bradikardi, beslenme intoleransı ve abdominal distansiyon saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökopeni ve CRPCRP yüksekliği saptanan bu bebekte, geç başlangıçlı sepsis (LOSLOS) tablosundan sorumlu en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koagülaz negatif stafilokoklar

Cevap

Koagülaz negatif stafilokoklar, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde gelişen geç başlangıçlı sepsisin en yaygın etkenidir.
Geç başlangıçlı sepsis (7272 saatten sonra gelişen), genellikle hastane kaynaklı patojenlerle oluşur. Prematüre bebeklerde, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatış süresi uzadıkça ve santral venöz kateter gibi girişimsel işlemler arttıkça enfeksiyon riski artar. Koagülaz negatif stafilokoklar (KNS), bu tür hastane kaynaklı yenidoğan sepsisi vakalarında en sık saptanan etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun zamanlamasını değerlendir
1818. gününde belirti vermesi, durumun 'Geç Başlangıçlı Sepsis' (LOSLOS) olduğunu gösterir (>72>72 saat).
Sepsis etkenleri, başlangıç zamanına göre (erken vs geç) belirgin farklılık gösterir.
2
Risk faktörlerini analiz et
Prematürelik ve santral venöz kateter varlığı saptanmıştır.
Yabancı cisim varlığı, hastane kaynaklı patojenlerin kolonizasyonunu ve enfeksiyonunu kolaylaştırır.
3
En olası patojeni belirle
Bu klinik senaryoda en sık izole edilen etken Koagülaz negatif stafilokoklardır (özellikle Staphylococcus epidermidis).
Koagülaz negatif stafilokoklar, biyofilm oluşturma yetenekleri nedeniyle kateter enfeksiyonlarında birincil etkendir.

Anahtar Kavram

Geç Başlangıçlı Sepsis (LOSLOS) Patojenleri ve Risk Faktörleri

Daha Fazla Pratik

Erken başlangıçlı sepsis risk faktörlerini (PROM, maternal ateş) ve profilaksi endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 133Soru →

3232 haftalık olarak doğan ve yenidoğan ünitesinde izlenen bir prematüre bebekte, postnatal 3636. saatte yapılan tetkiklerde serum kalsiyum düzeyi 6.4 mg/dL6.4 \text{ mg/dL} saptanıyor. Bebeğin hafif irritabilitesi dışında fizik muayenesi doğaldır. Bu bebekte saptanan erken neonatal hipokalseminin fizyopatolojisinden sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Postnatal paratiroid hormon (PTH) yanıtının yetersiz olması ve uç organ direnci

Cevap

Erken neonatal hipokalsemi mekanizması, paratiroid hormon yanıtının postnatal dönemdeki yetersizliği ve kemiklerin bu hormona olan direncidir.
Postnatal paratiroid hormon (PTH) yanıtının yetersiz olması ve uç organ direnci, prematüre bebeklerde görülen erken neonatal hipokalseminin temel nedenidir. Doğumla birlikte anneden kalsiyum akışı kesilir ve serum kalsiyum seviyeleri fizyolojik olarak düşer. Sağlıklı term bebeklerde bu düşüş PTH salgısını uyarırken, prematürelerde bu yanıt gecikmiş veya yetersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zamanlamanın ve risk faktörlerinin belirlenmesi.
Bebek prematüredir ve hipokalsemi ilk 7272 saat (postnatal 3636. saat) içindedir.
Bu durum 'erken neonatal hipokalsemi' tanısını doğrular.
2
Erken neonatal hipokalsemi fizyolojisinin hatırlanması.
Doğumda kalsiyumun plasental geçişi kesilir ve serum kalsiyumu düşer. Normalde PTH salınımı artarak bunu dengeler.
Mekanizmanın hormonal kontrolünü anlamak için gereklidir.
3
Prematürelerdeki farkın analiz edilmesi.
Prematürelerde paratiroid bezi postnatal kalsiyum düşüşüne yeterli yanıtı veremez ve uç organ (kemik) direnci mevcuttur.
Temel mekanizmayı belirlemek için son aşamadır.

Anahtar Kavram

Erken neonatal hipokalsemi (ilk 7272 saat), özellikle prematüre, asfiktik veya diyabetik anne bebeklerinde (İAB) paratiroid bezinin postnatal kalsiyum düşüşüne 'künt' yanıtı ve uç organ direnci nedeniyle gelişir.

Alternatif Yöntem

Erken hipokalsemiyi (ilk 7272 saat) 'fizyolojik süreçlerin gecikmesi' olarak, geç hipokalsemiyi (1. haftadan sonra) ise 'eksternal yükler (fosfor) veya spesifik hastalıklar' olarak gruplandırmak ayırıcı tanıda yardımcıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 134Soru →

3535 haftalık, 24002400 gram olarak doğan bir erkek bebek, postnatal 6060. saatinde belirgin sarılık, beslenme güçlüğü, tiz sesle ağlama ve uyandırılamama (letarji) şikayetleri ile yenidoğan yoğun bakım ünitesine getiriliyor. Fizik muayenesinde sarılığın diz altına kadar indiği, hafif opistotonus postürü olduğu ve Moro refleksinin zayıfladığı saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; total serum bilirubin (TSB) 2020 mg/dLmg/dL, serum albümin 2.52.5 g/dLg/dL, hemoglobin 14.814.8 g/dLg/dL bulunuyor. Anne ve bebeğin kan grubu AA Rh(+)Rh(+) olup direkt Coombs testi negatiftir. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, bebek için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil kan değişimi (exchange transfüzyon) yapılması

Cevap

Bebek için en uygun yaklaşım acil kan değişimi yapılmasıdır.
Doğru seçenek olan acil kan değişimi kararı, bebeğin klinik tablosundaki akut bilirubin ensefalopatisi (ABE) bulguları ve hesaplanan Bilirubin/Albümin oranının (8.08.0) 3535 haftalık riskli bebekler için tanımlanan 6.86.8 sınırını belirgin şekilde aşması nedeniyle verilmiştir. Güncel kılavuzlara göre orta-ağır ABE bulguları olan her bebekte kan değişimi acil bir zorunluluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik risk faktörleri ve nörolojik bulguların değerlendirilmesi.
Bebekte letarji, tiz sesle ağlama ve hafif opistotonus saptanmıştır; bu bulgular akut bilirubin ensefalopatisi (ABE) evre 2'ye işaret eder.
Klinik ensefalopati bulguları, bilirubin düzeyinden bağımsız olarak acil müdahale gerekliliğini belirler.
2
Bilirubin/Albümin (B/A) oranının hesaplanması.
TSB/Albu¨min=20/2.5=8.0TSB / Albümin = 20 / 2.5 = 8.0 mg/gmg/g olarak hesaplanır.
B/A oranı, serbest bilirubini öngörmede TSB düzeyine ek olarak kan değişimi kararında kullanılan kritik bir parametredir.
3
Hesaplanan değerin gestasyonel yaşa ve risk durumuna göre eşik değerlerle karşılaştırılması.
35−3735-37 haftalık ve riskli (sepsis şüphesi, asidoz veya ABE bulguları olan) bebeklerde kan değişimi için B/A oranı sınırı 6.86.8 mg/gmg/g'dır.
Bebeğin B/A oranı (8.08.0), eşik değer olan 6.86.8'in üzerindedir ve kan değişimi kesin endikedir.

Anahtar Kavram

Kan değişimi kararı verilirken total bilirubin düzeyinin yanı sıra klinik ensefalopati bulguları ve Bilirubin/Albümin (B/A) oranı esas alınmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Bilirubin/Albümin oranının farklı gestasyonel haftalardaki (terem vs preterm) eşik değerlerini tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 135Soru →

3939 haftalık gestasyon yaşında, 32003200 gram ağırlığında doğan ve şu an 66 haftalık (4242 günlük) olan erkek bebek; ani gelişen huzursuzluk, emmeme ve bıngıldak kabarıklığı nedeniyle acil servise getiriliyor. Öyküsünden bebeğin evde doğduğu, doğum sonrası herhangi bir tıbbi bakım almadığı (K vitamini profilaksisi yapılmadığı) ve sadece anne sütü ile beslendiği öğreniliyor. Fizik muayenede fontanelin bombeli olduğu, vücudunda yaygın ekimozlar bulunduğu ve konjonktivaların belirgin soluk olduğu saptanıyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde; Hemoglobin 8.18.1 g/dL, Trombosit sayısı 280.000280.000/mm³, Protrombin zamanı (PT) ve aktive parsiyel tromboplastin zamanı (aPTT) belirgin olarak uzun bulunuyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geç vitamin K eksikliğine bağlı kanama

Cevap

Geç vitamin K eksikliğine bağlı kanama
Vakada sunulan 66 haftalık (4242 günlük) süreç, K vitamini profilaksisi almama ve sadece anne sütü ile beslenme öyküsü 'Geç vitamin K eksikliği kanaması' için tipiktir. Bu tipte en korkulan ve en sık görülen klinik sunum intrakraniyal kanamadır (fontanel bombeliği, huzursuzluk). PT ve aPTT'nin her ikisinin de uzun olması, K vitaminine bağımlı koagülasyon faktörlerinin (II, VII, IX, X) eksikliğini doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve klinik özelliklerini değerlendir
6 haftalık bebekte intrakraniyal kanama (bombeli fontanel) ve ekimozlar saptandı.
Kanamalı bir yenidoğanda semptomların başladığı zaman tanı için en kritik ipucudur.
2
Risk faktörlerini analiz et
Ev doğumu (profilaksi yok) ve sadece anne sütü ile beslenme K vitamini eksikliği için temel risklerdir.
Anne sütü K vitamini açısından fakirdir ve profilaksi yapılmaması depoların hızla tükenmesine yol açar.
3
Laboratuvar bulgularını yorumla
Trombosit sayısı normal, ancak PT ve aPTT uzundur.
K vitamini eksikliği faktör II, VII, IX ve X'u etkilediği için hem intrensek (aPTT) hem de ekstrensek (PT) yolları etkiler; trombositler ise etkilenmez.
4
Tanıyı sınıflandır
Postnatal 2-12. haftalar arası başlangıç 'Geç Tip' olarak tanımlanır.
Yenidoğanın hemorajik hastalığı zamanlamasına göre erken (0-24 saat), klasik (2-7 gün) ve geç (2-12 hafta) olarak ayrılır.

Anahtar Kavram

Yenidoğanda K vitamini eksikliğine bağlı kanamaların (hemorajik hastalık) zamansal sınıflandırması ve risk faktörleri.

İpuçları

1
Bebeğin yaşının 66 haftalık olması ve evde doğmuş olması tanı için en önemli ipucudur.

Daha Fazla Pratik

K vitamini eksikliği ile karaciğer hastalıklarına (kolestaz) bağlı emilim bozukluklarını ayırıcı tanıda düşünün.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 136Soru →

3737 haftalık, 2900 gram2900\text{ gram} ağırlığında, plasenta dekolmanı nedeniyle acil sezaryen ile doğurtulan bir yenidoğan; doğumda soluk, apneik ve hipotonik olarak değerlendiriliyor. Radyant ısıtıcı altında kurulanıp stimüle edilen bebeğin 30. saniyedeki30\text{. saniyedeki} değerlendirmesinde kalp hızı 40 vuru/dakika40\text{ vuru/dakika} olarak saptanıyor. Uygun teknikle başlanan pozitif basınçlı ventilasyonun 15. saniyesinde15\text{. saniyesinde} göğüs hareketinin olmadığı görülüyor. 'MR. SOPA' adımları ile göğüs hareketi sağlandıktan sonra 30 saniye30\text{ saniye} daha etkin ventilasyona devam ediliyor. Kalp hızı 50 vuru/dakika50\text{ vuru/dakika} saptanan bebeğe endotrakeal entübasyonu takiben %100\%100 oksijen eşliğinde 3:13:1 oranında göğüs kompresyonu başlanıyor. 60 saniye60\text{ saniye} sonraki değerlendirmede kalp hızı 55 vuru/dakika55\text{ vuru/dakika} ölçülüyor ve umbilikal venöz kateterden 0.02 mg/kg0.02\text{ mg/kg} dozunda 1:10.0001:10.000 konsantrasyonunda adrenalin uygulanıyor. Adrenalin uygulamasından 2 dakika2\text{ dakika} sonra kalp hızı halen 55 vuru/dakika55\text{ vuru/dakika} olan ve fizik muayenesinde soluk görünümü devam eden bu bebekte bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %0.9 NaCl\%0.9\text{ NaCl} (izotonik) solüsyonunu 10 mL/kg10\text{ mL/kg} dozunda 5−10 dakika5-10\text{ dakika} içinde uygulamak

Cevap

Plasenta dekolmanı öyküsü ve solukluk bulgusu eşliğinde dirençli bradikardisi olan yenidoğanda %0.9 NaCl\%0.9\text{ NaCl} ile volüm genişletilmesi en uygun adımdır.
Doğru olan seçenek, hipovolemi şüphesi durumunda %0.9 NaCl\%0.9\text{ NaCl} (izotonik) solüsyonunun 10 mL/kg10\text{ mL/kg} dozunda uygulanmasıdır. Yenidoğan NRP (8. basım) kılavuzuna göre; resüsitasyon basamaklarına (etkin ventilasyon, göğüs kompresyonu, adrenalin) yanıt alınamadığında ve eşlik eden bir kan kaybı öyküsü (plasenta dekolmanı gibi) veya şok bulgusu (solukluk, zayıf nabız) mevcutsa volüm genişletme uygulanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Bebekte bradikardi, apne ve hipovolemi düşündüren 'solukluk' ve 'dekolman' öyküsü mevcut.
Resüsitasyonun neden başarısız olduğunu anlamak için risk faktörleri ve klinik bulgular birleştirilmelidir.
2
NRP algoritmasındaki mevcut aşamayı belirle
Bebek; etkin ventilasyon, entübasyon, göğüs kompresyonu ve ilk doz intravenöz adrenali almış ancak yanıt vermemiştir.
İlaç aşamasına rağmen düzelmeyen kalp hızında 'H'ler ve 'T'ler (Hipovolemi, Tansiyon Pnömotoraks) düşünülmelidir.
3
En olası nedeni saptayarak uygun tedaviyi seç
Dekolman ve solukluk nedeniyle hipovolemi en olasıdır; bu durumda 10 mL/kg10\text{ mL/kg} izotonik kristaloid uygulanmalıdır.
Hipovolemik şok varlığında yeterli preload sağlanmadan kalp hızı ve perfüzyon düzelmez.

Anahtar Kavram

Yenidoğan canlandırmasında (NRP), yeterli ventilasyon, kompresyon ve adrenalin tedavisine rağmen düzelmeyen bradikardi durumunda hipovolemi ve pnömotoraks düşünülmelidir. Kan kaybı şüphesi varsa volüm genişletici (izotonik NaCl) endikedir.

Daha Fazla Pratik

Resüsitasyon sonrasında bebeğin stabilizasyonu ve HİE (Hipoksik İskemik Ensefalopati) açısından terapötik hipotermi kriterlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 137Soru →

Yenidoğan fizik muayenesi sırasında, bebeğin başının aniden 10−1510-15 derece arkaya düşürülmesi veya muayene masasına sertçe vurulmasıyla tetiklenen; kolların önce abduksiyon ve ekstansiyonu, ardından adduksiyon ve fleksiyonu ile karakterize olan ilkel refleks aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Moro refleksi

Cevap

Moro refleksi
Moro refleksi, bebeğin başının aniden arkaya düşürülmesiyle tetiklenen, kolların simetrik olarak açılması (abduksiyon/ekstansiyon) ve ardından gövdeye doğru kapanması (adduksiyon/fleksiyon) ile karakterize olan en önemli ilkel reflekstir. Genellikle doğumda mevcuttur ve 3−63-6. aylar arasında kaybolur.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımlanan uyaranın (başın arkaya düşürülmesi) hangi refleksi tetiklediğini belirleyin.
Bu uyaran vestibüler sistemi uyararak Moro refleksini tetikler.
Moro refleksi, yer çekimi değişikliği veya ani ses gibi uyaranlara verilen koruyucu bir yanıttır.
2
Bebeğin verdiği motor yanıtın (abduksiyon/ekstansiyon ve ardından adduksiyon/fleksiyon) tipik bir patern olup olmadığını kontrol edin.
Bu iki fazlı yanıt Moro refleksinin klasik tanımıdır.
İlk evrede kollar açılır (abduksiyon), ikinci evrede ise 'kucaklama' hareketiyle kapanır.

Anahtar Kavram

Yenidoğanda İlkel Refleksler ve Moro Refleksi

Daha Fazla Pratik

Moro refleksinin asimetrik olması durumunda düşünülmesi gereken patolojileri (klavikula kırığı, brakiyal pleksus hasarı) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 138Soru →

Normal vajinal yolla, 3400 gram3400 \text{ gram} ağırlığında ve sağlıklı bir şekilde doğan term bir bebek, yenidoğan servisinde izlenmektedir. Postnatal birinci gününde olan ve fizik muayenesi doğal saptanan bu bebeğin yaşamının ilk 2424 saati için hesaplanacak günlük idame sıvı gereksinimi yaklaşık olarak aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 60−80 ml/kg/gu¨n60-80 \text{ ml/kg/gün}

Cevap

Sağlıklı bir term yenidoğanın yaşamının ilk 24 saati için planlanması gereken günlük idame sıvı miktarı 60−80 ml/kg/gu¨n60-80 \text{ ml/kg/gün} aralığındadır.
Sağlıklı term bebeklerde ilk 24 saatte insensible su kayıpları ve sınırlı idrar çıkışını dengelemek amacıyla 60−80 ml/kg/gu¨n60-80 \text{ ml/kg/gün} sıvı verilmesi standart yaklaşımdır. Bu miktar, bebeğin hidrasyonunu korurken böbreklere aşırı yük binmesini ve erken dönemde gelişebilecek elektrolit dengesizliklerini önler.

Adım Adım Çözüm

1
Bebeğin gestasyonel yaşı ve klinik durumu değerlendirilir.
Bebek miadında (term) ve sağlıklı olarak saptanmıştır.
Sıvı gereksinimi bebeğin doğum ağırlığına ve gestasyon haftasına göre değişir.
2
Postnatal yaşam günü belirlenir.
Bebek yaşamının ilk 24 saati (birinci gün) içerisindedir.
Yenidoğanlarda sıvı gereksinimi ilk gün en düşük seviyededir ve her gün kademeli olarak artırılır.
3
Standart pediatri ve neonatoloji rehberlerine göre idame sıvı miktarı seçilir.
Term bebekler için ilk gün gereksinimi olan 60−80 ml/kg/gu¨n60-80 \text{ ml/kg/gün} değeri belirlenir.
İlk gün idrar çıkışının az olması ve doku sıvılarının mobilizasyonu nedeniyle düşük miktarda sıvı ile başlanması fizyolojiktir.

Anahtar Kavram

Yenidoğanlarda postnatal ilk gün sıvı gereksinimi, insensible kayıpları karşılayacak ve minimal renal yük oluşturacak şekilde kısıtlı (60−80 ml/kg/gu¨n60-80 \text{ ml/kg/gün}) başlanır.

İpuçları

1
Yenidoğanlarda sıvı gereksinimi yaşamın ilk gününden itibaren her gün kademeli olarak artırılır.
2
İlk gün bebeklerin idrar çıkışının az olduğunu ve vücutlarındaki fazla suyu attıklarını (fizyolojik tartı kaybı) unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Prematüre bebeklerin (özellikle <1500g) ilk gün sıvı gereksinimlerinin term bebeklere göre daha yüksek (80−100 ml/kg/gu¨n80-100 \text{ ml/kg/gün}) olduğunu gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 139Soru →

3838 haftalık gestasyon yaşında, 31003100 gram ağırlığında doğan erkek bebekte postnatal 33. saatte göbek kordonu güdüğünden sızıntı şeklinde kanama, yaygın ekimozlar ve hematemez saptanıyor. Annenin gebeliği boyunca tüberküloz tanısıyla rifampin ve isoniazid kullandığı öğreniliyor. Bebeğe doğum sonrası 11 mg intramusküler Vitamin K1K_1 uygulanmış olmasına rağmen laboratuvar bulguları aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuç
Hemoglobin1414 g/dL
Trombosit sayısı215.000215.000/mm³
Protrombin zamanı (PT)8282 saniye
Aktive parsiyel tromboplastin zamanı (aPTT)115115 saniye

Bu bebekteki klinik tablo ve yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu bebekte görülen pıhtılaşma bozukluğunu önlemek için gebeliğin son 2-4 haftasında anneye oral Vitamin K desteği verilmesi gerekirdi.

Cevap

Bu bebekteki klinik tabloyu önlemek için gebeliğin son 2-4 haftasında anneye oral Vitamin K desteği verilmesi en uygun yaklaşımdır.
Bu hastada görülen 'Erken Tip' Vitamin K eksikliği kanaması, annenin kullandığı antitüberküloz ilaçların (rifampin, isoniazid) Vitamin K bağımlı pıhtılaşma faktörlerinin aktivasyonunu bozması sonucu gelişmiştir. Bu spesifik tabloyu önlemenin en etkili yolu, gebeliğin son haftalarında anneye oral Vitamin K takviyesi yapılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ortaya çıkış zamanını değerlendir
Postnatal 3. saatte başlayan kanama 'Erken' tip Vitamin K eksikliği kanamasıdır (ilk 24 saat).
Vitamin K eksikliği kanamaları başlangıç zamanına göre erken (0-24 sa), klasik (2-7 gün) ve geç (2 hf - 6 ay) olarak ayrılır.
2
Maternal risk faktörlerini analiz et
Annenin kullandığı Rifampin ve İsoniazid, Vitamin K metabolizmasını bozarak fetal eksikliğe yol açan ilaçlardır.
Bazı antikonvülzanlar ve antitüberküloz ilaçlar plasentadan geçer ve fetal karaciğerde pıhtılaşma faktörlerinin aktivasyonunu inhibe eder.
3
Profilaksi ve önleme stratejilerini karşılaştır
Doğumda yapılan 1 mg IM Vitamin K, erken tipi önlemede yetersiz kalabilir; antenatal maternal destek gereklidir.
Erken tip kanama maternal bir süreç olduğu için önleme antenatal dönemde başlamalıdır.

Anahtar Kavram

Erken Tip Vitamin K Eksikliği Kanaması ve Maternal İlaç Etkileşimi
Soru 140Soru →

3131 haftalık, 14501450 gram ağırlığında doğan prematüre bir bebekte postnatal 1010. günde beslenme toleranssızlığı, batın distansiyonu ve gaitada gizli kan pozitifliği saptanıyor. İzleminde batın hassasiyeti gelişen hastanın direkt batın grafisinde bağırsak duvarında hava kabarcıkları (pnömatozis intestinalis) ve karaciğer gölgesi üzerinde dallanan lüsent görünümler (portal venöz gaz) izleniyor. Bu klinik tablo Bell evrelemesine göre aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bell Evre IIB (Orta NEC)

Cevap

Bell Evre IIB (Orta NEC)
Nekrotizan enterokolitte Bell evrelemesi klinik ve radyolojik bulgulara dayanır. Pnömatozis intestinalis kesin NEC tanısı koydurur (Evre II). Eğer hastada ek olarak portal venöz gaz saptanırsa bu tablo Evre IIB (Orta/Moderate NEC) olarak sınıflandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Postnatal 1010. günde başlayan beslenme intoleransı, distansiyon ve kanlı dışkı nekrotizan enterokolit (NEC) için tipiktir.
NEC genellikle prematürelerde enteral beslenme sonrası ilk 22 hafta içinde ortaya çıkar.
2
Radyolojik bulguların analizi
Grafide pnömatozis intestinalis (bağırsak duvarında hava) ve portal venöz gaz (karaciğer üzerinde hava) saptanmıştır.
Bu bulgular NEC tanısını kesinleştirir ve evrelemeyi sağlar.
3
Bell evreleme kriterlerine uygulama
Portal venöz gaz varlığı, Bell kriterlerine göre hastalığın Evre IIB olduğunu gösterir.
Pnömatozis intestinalis Evre IIA için yeterliyken, portal venöz gazın eklenmesi Evre IIB'yi tanımlar.

Anahtar Kavram

Nekrotizan Enterokolit Bell Evrelemesi

Daha Fazla Pratik

Bell Evre IIIB'deki cerrahi endikasyonları ve pnömoperitonyum bulgusunu tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 7 / 21Sonraki
Neonatoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 7 | Examkin