Nörokütanöz Sendromlar

36 soru

Soru 1Soru

Yüzün bir yarısında, trigeminal sinirin oftalmik dalı (V1V_1) dağılımına uygun yerleşimli şarap lekesi (port-wine stain) saptanan bir çocukta; aynı taraflı glokom ve leptomeningeal anjiyomatozis saptanmıştır. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sturge-Weber sendromu

Cevap

Sturge-Weber sendromu
Doğru cevap olan Sturge-Weber sendromu, yüzün bir yarısında trigeminal sinirin oftalmik (V1V_1) veya maksiller (V2V_2) dalları boyunca uzanan konjenital kapiller malformasyon (port-wine stain), ipsilateral glokom ve leptomeningeal anjiyomatozis ile karakterize non-herediter bir hastalıktır.

Adım Adım Çözüm

1
Cilt bulgusunun değerlendirilmesi
Trigeminal sinir dağılımındaki şarap lekesi (kapiller malformasyon) tanımlandı.
Bu bulgu Sturge-Weber sendromunun en önemli ve belirgin cilt belirtisidir.
2
Eşlik eden sistemik bulguların analizi
Aynı taraflı glokom ve beyin zarlarında vasküler malformasyon (leptomeningeal anjiyomatozis) saptandı.
Bu bulgular vasküler kökenli bir nörokütanöz bozukluğu işaret eder.
3
Tanının netleştirilmesi
Klinik triadın Sturge-Weber sendromuna ait olduğu belirlendi.
Belirtilen klasik triad (cilt, göz ve SSS tutulumu) bu sendrom için tanı koydurucudur.

Anahtar Kavram

Sturge-Weber sendromu klinik triadı: Port-wine stain, glokom ve leptomeningeal anjiyomatozis.
Tahmini Süre:45s
Soru 2Soru

Yenidoğan döneminde kardiyak aritmi nedeniyle yapılan ekokardiyografisinde multipl kardiyak rabdomiyom saptanan 22 yaşındaki bir erkek çocuk, rutin çocuk sağlığı izlemi için getirilmiştir. Bu hastanın fizik muayenesinde saptanma olasılığı en yüksek olan deri bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hipopigmente yaprak lekeleri

Cevap

Kardiyak rabdomiyom saptanan çocuklarda en olası tanı Tüberoz Skleroz Kompleksi olup, bu hastalığın en erken deri bulgusu hipopigmente yaprak lekeleridir.
Çocukluk çağında saptanan multipl kardiyak rabdomiyomlar Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSK) için oldukça patognomoniktir. Hipopigmente yaprak lekeleri (ash-leaf spots) ise TSK'lı hastaların %90\%90'ından fazlasında görülen ve en erken ortaya çıkan deri bulgusudur. Bu lekeler Wood ışığı muayenesi ile daha belirgin hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Kardiyak bulgu ile sendrom arasındaki ilişkiyi kurun.
Çocukluk çağında multipl kardiyak rabdomiyom saptanan hastaların yaklaşık %80\%80'inde Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSK) mevcuttur.
Kardiyak rabdomiyom, TSK'nın en erken klinik belirtilerinden biridir ve sıklıkla antenatal veya yenidoğan döneminde tanı alır.
2
TSK'nın yaşa göre deri bulgularını değerlendirin.
Hipopigmente yaprak lekeleri (ash-leaf spots) doğumda veya süt çocukluğu döneminde mevcuttur ve en erken bulgudur.
Anjiyofibromlar ve Shagreen yaması gibi diğer deri bulguları genellikle daha geç yaşlarda (okul çağı) ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

Kardiyak rabdomiyom ile Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSK) birlikteliği ve TSK'nın erken deri bulguları.

Daha Fazla Pratik

Tüberoz sklerozda gelişen renal anjiyomiyolipomlar ve SSS bulgusu olan SEGA'yı (subependimal dev hücreli astrositom) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 3Soru

55 yaşında bir erkek çocuk, sabahları belirginleşen kusma ve yürümede dengesizlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde baş çevresi 9797. persantil üzerinde saptanıyor ve el ayalarında çok sayıda toplu iğne başı büyüklüğünde punktat depresyonlar (çukurlar) dikkati çekiyor. Hastanın özgeçmişinde bebeklik döneminde 'kalp tümörü' (kardiyak fibrom) nedeniyle opere edildiği, aile öyküsünde ise babasında tekrarlayan çene kistleri olduğu öğreniliyor. Çekilen kranial MRG'de serebellumda dördüncü ventriküle bası yapan solid kitle saptanıyor. Bu hastada saptanan beyin tümörünün en olası histopatolojik tanısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Desmoplastik medulloblastom

Cevap

Gorlin sendromu (Nevoid bazal hücreli karsinom sendromu) ile karakterize olan desmoplastik medulloblastomdur.
Hastada saptanan makrosefali, frontal belirginlik, el ayasındaki punktat depresyonlar (palmar pits), yenidoğan dönemindeki kardiyak fibrom ve babadaki çene kisti öyküsü, Gorlin sendromunun (Nevoid Bazal Hücreli Karsinom Sendromu) klasik tablosudur. Bu sendromda görülen medulloblastomlar genellikle erken çocukluk döneminde ortaya çıkar ve karakteristik olarak desmoplastik varyanttadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezle
Makrosefali, palmar pitler (el ayası çukurları), bebeklik dönemindeki kardiyak fibrom ve ailedeki çene kisti öyküsü Gorlin sendromuna işaret eder.
Bu bulgular bütünü, PTCH1PTCH1 gen mutasyonu sonucu gelişen Nevoid Bazal Hücreli Karsinom Sendromu (Gorlin sendromu) için tanısal kriterleri karşılar.
2
Sendrom ile ilişkili neoplaziyi belirle
Gorlin sendromunda erken çocukluk döneminde medulloblastom riski artmıştır.
Medulloblastom, bu sendromda görülen en önemli santral sinir sistemi tümörüdür.
3
Tümörün spesifik varyantını hatırla
Desmoplastik medulloblastom.
Gorlin sendromu hastalarında gelişen medulloblastomlar tipik olarak desmoplastik histopatolojik varyanttadır.

Anahtar Kavram

Gorlin Sendromu (Nevoid Bazal Hücreli Karsinom Sendromu) Klinik Bulguları ve Tümör İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

6 yaşında bir kız çocuğu, sol gözde ilerleyici görme azlığı ve göz küresinin öne doğru belirginleşmesi (propitozis) şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gövdesinde çok sayıda, en büyüğü 15 mm15 \text{ mm} çapında olan sütlü kahve lekeleri ve her iki aksiller bölgede çillenme saptanıyor. Bu hastada görme kaybı ve propitozisin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Optik gliom

Cevap

Optik gliom, Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanısı alan çocuklarda görme kaybı ve propitozisin en muhtemel nedenidir.
Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanısı alan hastalarda en sık görülen santral sinir sistemi tümörü optik gliomdur. Bu tümörler özellikle çocukluk çağında ilerleyici görme azlığı, görme alanı defektleri ve göz küresinin dışa itilmesi (propitozis) ile klinik verir. Hastadaki sütlü kahve lekeleri ve aksiller çillenme (Crowe belirtisi) NF1 tanısı için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analiz edilmesi
Hastada saptanan 6'dan fazla sütlü kahve lekesi ve aksiller çillenme (Crowe belirtisi), Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanısını doğrular.
NF1 tanı kriterleri arasında 6 veya daha fazla sütlü kahve lekesi (prepübertal >5 mm>5 \text{ mm}, postpübertal >15 mm>15 \text{ mm}) ve aksiller/inguinal çillenme yer alır.
2
Göz bulguları ile sendromik ilişkinin kurulması
NF1 tanılı bir çocukta görülen görme kaybı ve propitozis, optik sinir boyunca uzanan bir tümöral oluşumu işaret eder.
NF1 hastalarının yaklaşık %1520\%15-20'sinde optik pathway gliomu gelişir; bu tümörler NF1'in en sık eşlik eden intrakraniyal neoplazmıdır.

Anahtar Kavram

Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) ve Optik Gliom ilişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

33 yaşındaki bir erkek çocuk, 1515. ayda başlayan ve zamanla kötüleşen yürüme dengesizliği ile sık tekrarlayan sinopulmoner enfeksiyon öyküsüyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde her iki konjonktivada ve kulak kepçelerinde belirgin vasküler genişlemeler (telenjektazi) izleniyor. Nörolojik değerlendirmesinde trunkal ataksi ve dizartri saptanan bu hastanın laboratuvar incelemelerinde saptanması en olası özgün bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyinde belirgin artış

Cevap

Serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyinde belirgin artış
Ataksi-telenjektazi (A-T), ATM genindeki mutasyonlar nedeniyle ortaya çıkan, progresif serebellar ataksi, okülokutanöz telenjektaziler ve immün yetmezlik ile karakterize otozomal resesif bir hastalıktır. 22 yaşından büyük çocuklarda serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyinin yüksek saptanması, bu hastalığın en karakteristik ve tanıya yardımcı laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Hastada ilerleyici serebellar ataksi, okülokutanöz telenjektazi ve immün yetmezlik (tekrarlayan enfeksiyonlar) triadı saptanmıştır.
Bu klasik klinik triad, Ataksi-telenjektazi (A-T) sendromu için tanı koydurucudur.
2
A-T sendromuna özgü laboratuvar belirtecinin belirlenmesi
ATM geni mutasyonu sonucu DNA çift zincir kırık onarım bozukluğu ve yüksek AFP düzeyi.
Serum AFP yüksekliği, 2 yaşından büyük çocuklarda A-T tanısı için en duyarlı ve özgün tarama testidir.

Anahtar Kavram

Ataksi-telenjektazi tanısında serum AFP yüksekliğinin özgüllüğü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

55 yaşında bir erkek çocuk, vücudundaki lekeler ve sol bacağındaki şekil bozukluğu nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gövde ve ekstremitelerde en büyüğü 22 cm olan 88 adet sütlü kahve lekesi (café-au-lait) ve her iki aksiller bölgede çillenme (Crowe belirtisi) saptanıyor. Ortopedik muayenesinde sol tibiada anterolateral eğilme izleniyor. Bu hastada tanıyı desteklemek için yapılacak oftalmolojik muayenede aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lisch nodülleri

Cevap

Lisch nodülleri
Vakadaki çocuk; 6'dan fazla sütlü kahve lekesi, aksiller bölgede çillenme (Crowe belirtisi) ve karakteristik bir kemik lezyonu (tibial displazi/anterolateral eğilme) ile Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanısı almaktadır. NF1 hastalarında iris üzerinde yerleşen iyi huylu hamartomlar olan Lisch nodülleri, yaşla birlikte sıklığı artan ve tanıyı kesinleştiren en olası oftalmolojik bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (8 adet sütlü kahve lekesi, aksiller çillenme ve anterolateral tibial eğilme) değerlendirerek olası tanıyı belirleyin.
Hasta, NIH tarafından belirlenen Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanı kriterlerinden üçünü karşılamaktadır (6+ leke, çillenme, karakteristik kemik lezyonu).
NF1 tanısı koymak için mevcut kriterlerin bilinmesi gereklidir.
2
NF1 ile en sık ilişkili olan oftalmolojik bulguyu tanımlayın.
İris üzerinde yerleşen melanositik hamartomlar olan Lisch nodülleri, NF1 tanısını destekleyen en yaygın oftalmolojik bulgudur.
Lisch nodülleri tanı kriterlerinden biridir ve hastaların büyük kısmında izlenir.

Anahtar Kavram

Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) Tanı Kriterleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 7Soru

1010 yaşındaki bir çocuk, sağ üst göz kapağında giderek büyüyen, palpasyonla "torba içinde solucan" kıvamında hissedilen yumuşak kitle ve eşlik eden ptozis şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde gövdede 1515'den fazla, en büyüğü 33 cm çapında sütlü kahve lekeleri (café-au-lait) saptanıyor. Bu hastadaki göz kapağı kitlesi için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pleksiform nörofibrom

Cevap

Pleksiform nörofibrom
Hastanın fizik muayenesinde saptanan çok sayıda café-au-lait lekesi Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanısını koydurur. NF1'de göz kapağında görülen, ptozise yol açan ve palpasyonla 'torba içinde solucan' (bag of worms) hissi veren yumuşak kitle, pleksiform nörofibromun patognomonik bir bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Göz kapağında ptozis yapan kitle ve vücuttaki çok sayıda café-au-lait lekesi, hastada Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) olduğunu gösterir.
NF1 tanısı için 6 veya daha fazla café-au-lait lekesi ve pleksiform nörofibrom varlığı temel kriterlerdendir.
2
Kitle karakteristiğinin değerlendirilmesi
Göz kapağındaki kitlenin palpasyonda 'torba içinde solucan' (bag of worms) hissi vermesi, pleksiform nörofibromun klasik klinik tanımıdır.
Bu bulgu, sinir kılıfı boyunca yayılan diffüz nörofibromatöz dokuyu temsil eder.

Anahtar Kavram

Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanı kriterleri ve pleksiform nörofibromun 'bag of worms' karakteristiği.

İpuçları

1
Café-au-lait lekeleri hangi nörokütanöz sendromun temel tanı kriteridir?
2
NF1'de görülen ve 'torba içinde solucan' olarak tanımlanan yumuşak doku tümörünü hatırlayın.
3
Göz kapağındaki bu kitle hem selim bir tümördür hem de NF1 hastalarında ptozisin en sık nedenlerinden biridir.

Daha Fazla Pratik

NF1 ve NF2 arasındaki tanı kriteri farklarını (örneğin Lisch nodülleri vs. posterior subkapsüler katarakt) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

22 aylık bir kız bebek, yüzünün sol tarafında geniş bir alanı kaplayan, segmenter dağılımlı büyük bir fasiyal hemanjiyom nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan ekokardiyografik incelemede aort koarktasyonu saptanıyor.

Bu klinik bulgular ışığında, hastada aşağıdaki santral sinir sistemi anomalilerinden hangisinin bulunma olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dandy-Walker malformasyonu

Cevap

Dandy-Walker malformasyonu, PHACE sendromunun en sık görülen nörolojik bileşenidir.
Hastada saptanan segmenter fasiyal hemanjiyom ve aort koarktasyonu, PHACE sendromu (Posterior fossa anomalileri, Hemanjiyom, Arteriyel anomaliler, Kardiyak defektler/Aort koarktasyonu, Eye/Göz anomalileri) tanısını koydurur. Bu sendromun en sık görülen nörolojik bileşeni posterior fossa malformasyonlarıdır ve bunlar arasında Dandy-Walker malformasyonu en tipik olanıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları birleştirerek sendromu tanımla.
Segmenter fasiyal hemanjiyom ve aort koarktasyonu (kardiyak anomali) birlikteliği PHACE sendromunu işaret eder.
PHACE; Posterior fossa anomalileri, Hemanjiyom, Arteriyel anomaliler, Kardiyak defektler ve Eye (göz) bulgularının akronimidir.
2
Tanımlanan sendroma özgü nörolojik bulguyu belirle.
Posterior fossa malformasyonları, özellikle Dandy-Walker malformasyonu en sık eşlik eden bulgudur.
PHACE sendromu tanısı alan hastaların yaklaşık %80-90'ında bu yapısal anomalilerden en az biri bulunur.

Anahtar Kavram

PHACE sendromu tanısı ve bileşenleri

Daha Fazla Pratik

PHACE sendromlu bir hastada serebrovasküler olay riskini değerlendirmek için istenecek en uygun görüntüleme yöntemini gözden geçirin (MR anjiyografi).
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 9Soru

Yenidoğan döneminde yapılan ekokardiyografisinde çok sayıda kardiyak rabdomiyom saptanan ve cilt muayenesinde gövdede üçten fazla hipopigmente makülü bulunan bir hastada, yapılan moleküler analizde 16p13.316\text{p}13.3 bölgesinde geniş bir delesyon saptanmıştır.

Bu hastanın klinik takibinde, klasik tuberöz skleroz olgularından farklı olarak aşağıdaki klinik tablolardan hangisinin erken yaşta görülme olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şiddetli, erken başlangıçlı otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı

Cevap

Şiddetli, erken başlangıçlı otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı
Hastada saptanan bulgular Tuberöz Skleroz Kompleksi (TSC) ile uyumludur. Kromozom 16p13.316\text{p}13.3 bölgesindeki TSC2TSC2 geni, polikistik böbrek hastalığından sorumlu PKD1PKD1 geni ile kuyruk kuyruğa (tail-to-tail) komşudur. Bu bölgedeki geniş delesyonlar her iki geni de etkilediği için (bitişik gen sendromu), hastada klasik TSC seyrinden farklı olarak yaşamın ilk yıllarında başlayan şiddetli bir polikistik böbrek tablosu gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Kardiyak rabdomiyom ve hipopigmente maküller Tuberöz Skleroz Kompleksi (TSC) tanısını düşündürür.
Bu bulgular TSC için majör tanı kriterleridir.
2
Genetik lokasyonun analizi
Kromozom 16p13.316\text{p}13.3 bölgesi TSC2TSC2 geninin bulunduğu bölgedir.
TSC olgularının yaklaşık %7080\%70-80'inde TSC2TSC2 mutasyonu veya delesyonu sorumludur.
3
Genetik komşuluk ilişkisinin saptanması
TSC2TSC2 geni ile otozomal dominant polikistik böbrek hastalığından sorumlu olan PKD1PKD1 geni yan yana yer alır.
Geniş delesyonlar her iki geni de kapsayarak 'TSC2-PKD1 bitişik gen sendromu'na (contiguous gene syndrome) neden olur.
4
Klinik sonucun belirlenmesi
Bu hastalarda TSC bulgularına ek olarak, çocukluk çağında çok erken başlayan ve agresif seyreden polikistik böbrek hastalığı görülür.
Her iki genin kaybı fenotipi ağırlaştırır.

Anahtar Kavram

TSC2 ve PKD1 genlerinin kromozom 16 üzerindeki bitişik yerleşimi (Bitişik Gen Sendromu)

Daha Fazla Pratik

Tuberöz sklerozda görülen diğer böbrek bulgusu olan renal anjiyomiyolipomların yönetimi ve mTOR inhibitörlerinin rolünü gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

Dirençli fokal nöbetleri olan 6 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde; burun çevresinde ve yanaklarda yerleşimli eritematöz papüller (fasiyal anjiyofibrom) ile lumbosakral bölgede portakal kabuğu görünümünde deriden kabarık lezyon (Shagreen yaması) saptanıyor. Ayrıntılı anamnezinde, bebeklik döneminde infantil spazm öyküsü olduğu öğreniliyor. Hastanın yapılan rutin batın ultrasonografisinde böbreklerde bilateral multipl kitleler tespit ediliyor. Buna göre, hastanın tanısı, klinik bulguları ve diğer çocukluk çağı hastalıklarından ayrımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Böbreklerde saptanan kitleler büyük olasılıkla anjiyomiyolipomdur ve radyolojik olarak Wilms tümörü veya nöroblastomdan yüksek oranda yağ dokusu içermeleriyle ayırt edilirler.

Cevap

Böbreklerde saptanan kitlelerin, radyolojik görüntülemede yüksek oranda yağ dokusu içermesiyle Wilms tümörü veya nöroblastomdan ayrılan anjiyomiyolipomlar olduğunu belirten ifadedir.
Hastadaki fasiyal anjiyofibrom, Shagreen yaması ve infantil spazm öyküsü Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSK) tanısını koydurur. TSK'da en sık görülen renal lezyon anjiyomiyolipomdur. Anjiyomiyolipomlar, içerdiği yoğun yağ dokusu sayesinde radyolojik görüntülemede diğer çocukluk çağı solid tümörlerinden (Wilms tümörü ve nöroblastom) kolayca ayırt edilebilen benign karakterli lezyonlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularının (fasiyal anjiyofibrom, Shagreen yaması, infantil spazm öyküsü) sendromik olarak değerlendirilmesi
Belirtilen dermatolojik ve nörolojik bulguların bir arada bulunması Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSK) tanısını koydurur.
TSK, çeşitli organlarda hamartomatöz lezyonlarla karakterize olan ve nörokütanöz sendromlar grubunda yer alan genetik bir hastalıktır.
2
TSK'da böbrek tutulum özelliklerinin belirlenmesi
TSK tanılı hastalarda batında saptanan bilateral multipl kitleler karakteristik olarak benign anjiyomiyolipomlardır (AML).
Bu sendromda hamartomatöz proliferasyonlar renal sistemde en sık AML ve renal kist şeklinde kendini gösterir.
3
Anjiyomiyolipomların diğer batın kitlelerinden (nöroblastom, Wilms) radyolojik ayrımının yapılması
AML'lerin yapısında damar, düz kas ve yoğun yağ dokusu bulunur; bu yağ içeriği ultrasonografi ve MRG'de karakteristik bir görünüm sağlar.
Yoğun yağ içeriği, AML'yi çocukluk çağının malign batın tümörleri olan ve yağ içermeyen Wilms tümörü ile nöroblastomdan ayırmak için en güvenilir radyolojik ipucudur.

Anahtar Kavram

Tüberoz Skleroz Kompleksi tanısı ve eşlik eden komplikasyonların (anjiyomiyolipom) ayırıcı tanısı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Vücudunda 66'dan fazla café-au-lait (sütlü kahve) lekesi ve aksiller çillenmesi saptanan 55 yaşındaki bir çocuğun göz muayenesinde saptanması beklenen, Nörofibromatozis tip 11 tanısı için yardımcı olan iris hamartomları aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lisch nodülleri

Cevap

Lisch nodülleri
Lisch nodülleri, Nörofibromatozis tip 1 hastalarının irislerinde görülen melanositik hamartomlardır. Fizik muayenede saptanan café-au-lait lekeleri ve aksiller çillenme ile birlikte NF1 tanısını destekleyen önemli bir kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Çocukta café-au-lait lekeleri ve aksiller çillenme (Crowe belirtisi) mevcut.
Bu bulgular Nörofibromatozis tip 1 (NF1) için oldukça spesifiktir.
2
NF1 tanı kriterlerini hatırla
İris hamartomları (Lisch nodülleri) tanı kriterlerinden biridir.
Tanı koymak için belirtilen klinik özelliklere ek bir bulgu gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Nörofibromatozis Tip 1 Tanı Kriterleri

Daha Fazla Pratik

Nörofibromatozis tip 1'in diğer tanı kriterlerini (optik glioma, sfenoid kanat displazisi, nörofibromlar) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru

17 yaşında bir erkek hasta, son aylarda progresif hale gelen dengesizlik ve görme kaybı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Nörolojik muayenesinde serebellar dismetri ve disdiyadokokinezi saptanıyor. Oftalmolojik muayenesinde retinada kapiller hemanjioblastom ile uyumlu vasküler lezyon izleniyor. Kraniyal MR görüntülemesinde serebellumda kistik yapıda, duvarında kontrast tutan solid nodülü bulunan bir kitle saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin düzeyi 18,5 g/dL18,5 \text{ g/dL} ve hematokrit düzeyi %56\%56 olarak ölçülüyor. Bu hastanın tanısı düşünüldüğünde, hastalıkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Böbrek tutulumu karakteristiktir; ancak eşlik eden en olası malignite Wilms tümörüdür.

Cevap

Böbrek tutulumu karakteristiktir; ancak eşlik eden en olası malignite Wilms tümörüdür.
VHL sendromunda böbrek tutulumu çok sıktır (kistler ve tümörler), ancak görülen malignite berrak hücreli renal hücreli karsinomdur (RCC). Wilms tümörü, 11p kromozomu (WT1 geni) ile ilişkili olup genellikle çok daha erken çocukluk döneminde görülür ve VHL sendromunun bir parçası değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadın tanımlanması
Serebellar hemanjioblastom + Retinal hemanjioblastom + Sekonder polisitemi
Bu bulgular Von Hippel-Lindau (VHL) sendromu için patognomoniktir.
2
Moleküler mekanizmanın analizi
VHL gen mutasyonu sonucu HIF (Hypoxia-Inducible Factor) birikimi
VHL proteini normalde HIF'i yıkar; eksikliğinde biriken HIF, VEGF ve EPO artışına neden olur.
3
Eşlik eden visseral tümörlerin değerlendirilmesi
Renal Hücreli Karsinom (RCC) ve Feokromasitoma riski
VHL sendromunda en sık görülen renal malignite Wilms tümörü değil, renal hücreli karsinomdur.

Anahtar Kavram

Von Hippel-Lindau sendromu tanısı ve karakteristik renal/vasküler neoplazm birlikteliği.
Soru 13Soru

Yenidoğan bir kız bebekte, gövde ve ekstremitelerin lateralinde Blaschko çizgilerine uygun dağılım gösteren, grupe vezikülobüllöz döküntüler saptanmıştır. Kan sayımında belirgin periferik eozinofili saptanan hastanın annesinin özgeçmişinde iki adet erkek düşük öyküsü mevcuttur. Bu hastalıkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IKBKG (NEMO) geni mutasyonu sonucu gelişir ve X'e bağlı dominant kalıtım nedeniyle erkek fetüsler için genellikle letaldir.

Cevap

IKBKG (NEMO) geni mutasyonu sonucu gelişen ve X'e bağlı dominant kalıtım nedeniyle erkek fetüslerde genellikle letal seyreden Incontinentia Pigmenti tablosudur.
Vaka sunumu, Incontinentia Pigmenti'nin (IP) ilk evresi olan veziküler evreyi tarif etmektedir. IP, X'e bağlı dominant (X-LD) kalıtılan, IKBKG (NEMO) genindeki mutasyonların neden olduğu bir nörokütanöz sendromdur. X-LD kalıtım nedeniyle erkek fetuslar için genellikle prenatal dönemde letaldir, bu da vaka öyküsündeki erkek düşüklerle uyumludur. Hastalığın ilk evresinde (0-4 ay) görülen veziküller ve periferik eozinofili tanıyı destekleyen en önemli bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka sunumundaki klinik ipuçlarını (Blaschko çizgilerini izleyen veziküller, eozinofili) analiz etmek.
Tablonun Incontinentia Pigmenti (IP) Evre 1 (Veziküler Evre) ile uyumlu olduğu saptanır.
Yenidoğan bir kız bebekte eozinofili ile birlikte görülen Blaschko çizgilerine uygun veziküler döküntüler IP için patognomoniktir.
2
Aile öyküsündeki erkek düşük verisini değerlendirmek.
Hastalığın X'e bağlı dominant (X-LD) kalıtıldığı ve erkeklerde letal olduğu doğrulanır.
IP, X'e bağlı dominant geçişi nedeniyle erkek fetuslarda yaşamla bağdaşmaz ve tekrarlayan düşük öyküsü bu kalıtım modelini destekler.
3
Hastalığın genetik temelini belirlemek.
IKBKG (NEMO) genindeki mutasyonun sorumlu olduğu tanımlanır.
NF-kappa-B sinyal yolağında rol oynayan NEMO geni IP'nin genetik nedenidir.

Anahtar Kavram

Incontinentia Pigmenti'nin (IP) klinik evreleri, X'e bağlı dominant kalıtımı ve IKBKG (NEMO) gen mutasyonu ile ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

Doğumdan itibaren bacaklarında Blaschko çizgilerini takip eden lineer vezikülobüllöz lezyonları olan kız bebekte, 4 aylıkken bu lezyonların yerini verrüköz hiperkeratotik plakların aldığı izlenmiştir. Fizik muayenesinde konik dişler ve yamalı alopesi saptanan, laboratuvarda ise neonatal dönemde belirgin eozinofili öyküsü olan bu hastada, görme kaybına yol açabilen en önemli oftalmolojik komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Retinal vasküler proliferasyon ve dekolman

Cevap

Retinal vasküler proliferasyon ve buna bağlı gelişen retinal dekolman, İnkontinentia Pigmenti hastalarında görme kaybının en önemli nedenidir.
Verilen klinik vaka (lineer veziküler döküntülerin verrüköz plaklara dönüşmesi, konik dişler, alopesi ve periferik eozinofili) İnkontinentia Pigmenti (IP) tanısını koydurur. IP'de retina damarlarında iskemi sonucu gelişen vasküler proliferasyon ve buna bağlı traksiyonel retinal dekolman en ağır göz komplikasyonudur ve erken tanı/lazer tedavisi gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezle
İnkontinentia Pigmenti (Bloch-Sulzberger sendromu) tanısı
Blaschko çizgilerini takip eden vezikülo-verrüköz evreler, konik dişler, alopesi ve neonatal eozinofili bu sendrom için klasiktir.
2
Tanıya özgü oftalmolojik riskleri hatırla
Retinal vasküler proliferasyon riski
Bu sendromda retina damarlarında prematüre retinopatisine (ROP) benzer şekilde iskemik değişiklikler ve proliferasyon görülür.
3
Doğru komplikasyonu seç
Retinal dekolman
Proliferatif değişiklikler tedavi edilmezse retinal dekolmana ve kalıcı görme kaybına yol açar.

Anahtar Kavram

İnkontinentia Pigmenti'de evreler (veziküler, verrüköz, hiperpigmente, atrofik), eozinofili, dental anomaliler (konik diş) ve retinal vasküler komplikasyonlar.

Alternatif Yöntem

Hastalığın X'e bağlı dominant kalıtıldığını ve erkek fetuslarda letal olduğunu (annedeki düşük öyküsü) hatırlamak tanıyı doğrulamada yardımcı olur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

Sağ bacağında fark edilen eğrilik şikayetiyle polikliniğe getirilen 33 yaşındaki erkek çocuğun fizik muayenesinde; gövdesinde en büyüğü 22 mm22 \text{ mm} çapında olan 88 adet sütlü kahve (café-au-lait) lekesi ve aksiller bölgede çillenme saptanıyor. Bu hastada en olası tanı için aşağıdaki iskelet bulgularından hangisi spesifik bir tanı kriteridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sfenoid kanat displazisi

Cevap

Sfenoid kanat displazisi
Sfenoid kanat displazisi, Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) için tanımlanmış yedi ana tanı kriterinden biridir. Hastada saptanan 88 adet café-au-lait lekesi ve aksiller çillenme zaten iki kriteri doldurmakta olup, iskelet sistemine ait spesifik bir lezyonun (sfenoid displazi veya uzun kemik korteks incelmesi/pseudoartroz) varlığı tanıyı destekleyen en spesifik kemik bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Hastada 6'dan fazla café-au-lait lekesi ve aksiller çillenme (Crowe belirtisi) mevcuttur.
Bu bulgular öncelikle Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) tanısını düşündürür.
2
NF1 tanı kriterlerini hatırla
NF1 tanısı için 7 kriterden en az 2'si gereklidir.
Tanı kriterleri arasında cilt bulguları, göz bulguları (Lisch nodülleri, optik glioma) ve spesifik kemik lezyonları bulunur.
3
İskelet sistemine özgü kriteri belirle
Sfenoid kanat displazisi veya uzun kemik korteksinde incelme (tibia pseudoartrozu gibi) spesifik kriterdir.
Verilen seçenekler arasında sfenoid kanat displazisi bu tanımı tam olarak karşılar.

Anahtar Kavram

Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) Tanı Kriterleri

Daha Fazla Pratik

NF1'in diğer tanı kriterlerini (Lisch nodülleri, optik glioma, nörofibromlar) tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 16Soru

12 yaşında, öz geçmişinde infantil spazm öyküsü ve dirençli nöbetleri bulunan bir hasta; ani başlayan şiddetli sağ yan ağrısı, baş dönmesi ve halsizlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde malar bölgede papülonodüler lezyonlar, sırtta pürüzlü deri görünümü (şagren yaması) ve gövdede hipopigmente maküller izleniyor. Hastanın kan basıncı 80/5080/50 mmHg, nabız 130130/dakika olup hemoglobin değeri 77 g/dL saptanıyor. Bu hastada gelişen klinik tabloya neden olan en olası patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Renal anjiyomiyolipom rüptürüne bağlı retroperitoneal kanama

Cevap

Doğru cevap, renal anjiyomiyolipom rüptürüne bağlı retroperitoneal kanama seçeneğidir.
Hastada saptanan yüzde anjiyofibromlar, hipopigmente maküller, şagren yaması ve infantil spazm öyküsü Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSC) için karakteristiktir. TSC hastalarında en sık görülen böbrek tutulumu olan renal anjiyomiyolipomlar, damar (anjiyo), düz kas (miyo) ve yağ (lipom) dokusundan oluşan hamartomlardır. Bu kitleler büyüdükçe (özellikle >4 cm) içlerindeki anormal damarların rüptürü sonucu akut, şiddetli yan ağrısı ve retroperitoneal kanama ile seyreden 'Wunderlich Sendromu' tablosuna yol açabilirler. Hastadaki hipotansiyon, taşikardi ve hemoglobin düşüklüğü bu akut kanamayı doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezle
İnfantil spazm, anjiyofibrom ve şagren yaması varlığı Tüberoz Skleroz Kompleksi (TSC) tanısını koydurur.
TSC, nörokütanöz sendromlar içinde multiorgan tutulumu ile karakterize bir hastalıktır.
2
Akut gelişen semptomları değerlendir
Ani yan ağrısı ve hemorajik şok bulguları (hipotansiyon, taşikardi, düşük hemoglobin) internal bir kanamayı gösterir.
TSC'li hastada böbrekler en sık etkilenen viseral organdır.
3
Patolojiyi tanımla
TSC'li hastaların %80'inde görülen renal anjiyomiyolipomlar (AML), damarsal yapıdan zengindir ve rüptüre meyleder.
4 cm'den büyük AML'ler spontan retroperitoneal kanama (Wunderlich sendromu) için yüksek risk taşır.

Anahtar Kavram

Tüberoz sklerozda renal tutulum ve anjiyomiyolipom rüptürü riski.

Daha Fazla Pratik

TSC hastalarında böbrek anjiyomiyolipomlarının tedavisinde mTOR inhibitörlerinin (örneğin Everolimus) rolünü gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

Yüzünde doğumdan itibaren mevcut olan ve "şarap lekesi" (port-wine stain) olarak adlandırılan kapiller malformasyonu bulunan bir çocukta, Sturge-Weber sendromu (ensefalotrigeminal anjiyomatozis) riski ile en güçlü ilişkisi bulunan yerleşim bölgesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trigeminal sinirin oftalmik (V1V_1) dalı dağılım alanı

Cevap

Trigeminal sinirin oftalmik (V1V_1) dalı dağılım alanı
Doğru yanıt olan seçenek, Sturge-Weber sendromu riskinin en yüksek olduğu anatomik bölgeyi belirtmektedir. Bu sendromun klasik kütanöz bulgusu olan şarap lekesi, trigeminal sinirin oftalmik (V1V_1) ve maksiller (V2V_2) dalları boyunca yerleşir. Özellikle göz kapaklarını ve alın bölgesini içeren V1V_1 tutulumu, santral sinir sistemi tutulumunun (leptomeningeal anjiyom) en güçlü göstergesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguyu tanımla.
Doğuştan gelen yüzdeki şarap lekesi (port-wine stain), bir kapiller malformasyondur.
Bu leke, Sturge-Weber sendromunun en önemli kütanöz belirtecidir.
2
Riskli anatomik bölgeyi belirle.
Lekenin trigeminal sinirin oftalmik dalı (V1V_1) trasesinde yerleşmesi kritiktir.
Çalışmalar, V1V_1 dermatomunun tutulumunun ipsilateral leptomeningeal anjiyomatozis ve glokom ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir.

Anahtar Kavram

Sturge-Weber sendromunda (ensefalotrigeminal anjiyomatozis) kütanöz bulgunun trigeminal sinirin oftalmik (V1V_1) dalı dağılımında yerleşmesi tanısal ve prognostik öneme sahiptir.

İpuçları

1
Bu sendromun bir diğer adı da 'ensefalotrigeminal anjiyomatozis'tir.
2
Deri lezyonu, adını aldığı sinirin göz çevresini ve alnı besleyen dalı üzerindedir.
3
Gözdeki glokom riski ve beyindeki kalsifikasyonlar genellikle V1V_1 dermatomundaki leke ile aynı taraftadır.

Daha Fazla Pratik

Sturge-Weber sendromunda görülen radyolojik 'tram-track' kalsifikasyonlarını inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 18Soru

Yüzünün sol yarısında, trigeminal sinirin V1V_1 ve V2V_2 dermatomlarına uyan bölgede nevus flammeusu (şarap lekesi) bulunan 1414 aylık bir erkek çocuk, sağ tarafında aniden gelişen güçsüzlük şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ hemiparezi saptanıyor. Kraniyal MR görüntülemesinde sol serebral hemisferde leptomeningeal kontrastlanma ve ipsilateral kortikal atrofi izleniyor. Bu hastada gelişen akut nörolojik tablonun patofizyolojisinde temel rol oynayan mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Leptomeningeal vasküler malformasyonlara bağlı venöz staz ve sekonder serebral iskemi

Cevap

Sturge-Weber sendromundaki akut nörolojik defisitlerin temel mekanizması leptomeningeal vasküler malformasyonlara bağlı gelişen venöz staz ve sekonder serebral iskemidir.
Leptomeningeal vasküler malformasyonlara bağlı venöz staz ve sekonder serebral iskemi seçeneği doğrudur. Sturge-Weber sendromunda, leptomeningeal anjiyomun bulunduğu bölgede venöz drenaj yetersizdir. Bu durum venöz hipertansiyona, staza ve sonuçta kronik serebral hipoksiye yol açar. Bu patofizyolojik süreç, hastada aniden gelişen hemiparezi gibi 'strok-benzeri' (stroke-like) atakların temel nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezleyin.
Trigeminal V1V_1-V2V_2 yerleşimli nevus flammeus ve karşı tarafta hemiparezi varlığı Sturge-Weber Sendromu (SWS) tanısını koydurur.
SWS, yüzdeki vasküler leke ile aynı taraflı leptomeningeal anjiyomatozisin birlikteliğiyle karakterizedir.
2
MR bulgularını yorumlayın.
Leptomeningeal kontrastlanma ve atrofi, serebral kan akımının bozulduğunu ve kronik doku kaybını gösterir.
Anormal venöz damarlar kanı etkin drene edemez, bu da venöz hipertansiyona ve staza yol açar.
3
Akut nörolojik atağın (strok benzeri atak) nedenini belirleyin.
Venöz staz, dokuda laktik asidoza ve metabolik krize yol açarak 'strok-benzeri' klinik tablolara neden olur.
Bu tablonun temelinde arteriyel bir tıkanıklıktan ziyade venöz drenaj yetersizliği ve buna bağlı kronik serebral iskemi yatar.

Anahtar Kavram

Sturge-Weber Sendromu'nda nörolojik komplikasyonların patofizyolojisi

Daha Fazla Pratik

Sturge-Weber sendromunda gözlenen glokomun mekanizmasını ve tedavide kullanılan cerrahi yöntemleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

8 yaşındaki bir erkek çocuk, vücudundaki lekeler ve sağ bacağındaki şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede; gövdesinde çapları 15 mm15 \text{ mm}'den büyük 8 adet café-au-lait lekesi, her iki aksiller bölgede belirgin çillenme ve sağ bacağında palpasyonla 'bir torba solucan' (bag of worms) hissi veren, hiperpigmente, sınırları net seçilemeyen yumuşak bir kitle saptanıyor. Bu hastada saptanan kitle için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pleksiform nörofibrom

Cevap

Tarif edilen kitle, Nörofibromatozis Tip 1 hastalarında karakteristik bir bulgu olan pleksiform nörofibromdur.
Doğru yanıt olan pleksiform nörofibrom, Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) hastalarında görülen ve tanı kriterleri arasında yer alan derin yerleşimli bir sinir kılıfı tümörüdür. Palpasyonda 'bir torba solucan' (bag of worms) hissi vermesi, üzerindeki cildin hiperpigmente ve bazen hipertrikozlu (kıllanma artışı) olması en karakteristik özellikleridir. Malign periferik sinir kılıfı tümörüne (MPNST) dönüşme riski taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını (café-au-lait lekeleri ve aksiller çillenme) değerlendirin.
Bu bulgular hastada Nörofibromatozis Tip 1 (NF1) olduğunu doğrular.
NF1 tanısı için 6 veya daha fazla café-au-lait lekesi ve aksiller/inguinal çillenme temel kriterlerdendir.
2
Sağ bacaktaki kitlenin karakteristik özelliğini ('bir torba solucan' hissi) analiz edin.
Bu tanımlama, pleksiform nörofibromun klinik sunumu ile tam olarak örtüşür.
Pleksiform nörofibromlar, diffüz yayılım gösteren sinir kılıfı tümörleridir ve bu kıvama sahip olmaları ayırıcı tanıda değerlidir.

Anahtar Kavram

Nörofibromatozis Tip 1'de görülen pleksiform nörofibromlar, 'bir torba solucan' hissi veren pathognomonik yumuşak doku kitleleridir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

18 yaşındaki bir hasta, her iki kulakta ilerleyici işitme kaybı ve çınlama şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan kraniyal manyetik rezonans (MR) görüntülemede bilateral vestibüler schwannom (akustik nörom) saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nörofibromatozis Tip 2

Cevap

Nörofibromatozis Tip 2
Bilateral vestibüler schwannom (akustik nörom) saptanması, Nörofibromatozis Tip 2 (NF2) için en ayırt edici ve tanı koydurucu bulgudur. NF2'nin genetik defekti 22. kromozom üzerindeki merlin proteinini kodlayan gendedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Hastadaki ana bulgu bilateral vestibüler schwannomdur.
İşitme kaybı ve çınlama, 8. kraniyal sinir (vestibülokohlear sinir) üzerindeki tümör baskısını gösterir.
2
Tanı kriterlerini hatırla
Bilateral vestibüler schwannom varlığı NF2 için tanı koydurucudur.
NF2 tanısı genellikle kraniyal MR ile saptanan bilateral vestibüler schwannomlar veya birinci derece akrabada NF2 varlığına ek olarak tek taraflı vestibüler schwannom ile konur.

Anahtar Kavram

Nörofibromatozis Tip 2 (NF2), bilateral akustik nöromlar (vestibüler schwannomlar) ile karakterize otozomal dominant geçişli bir nörokütanöz sendromdur.

Daha Fazla Pratik

Nörofibromatozis Tip 2'de eşlik edebilen diğer santral sinir sistemi tümörleri (menenjiyomlar ve ependimomlar) ile juvenil posterior subkapsüler katarakt varlığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Sayfa 1 / 2Sonraki