Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4841Soru

Ateşten tîğını çekince güneş
Göklerin sînesi kan ağlar her gün

Bu beyitteki söz sanatları ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "Göklerin sînesi" tamlamasında benzeyen, benzetilen, benzetme yönü ve edatı bir arada kullanıldığı için tam teşbih sanatı yapılmıştır.

Cevap

Dizede 'göklerin sînesi' ifadesi tam teşbih değil, kişileştirme yoluyla yapılmış bir kapalı istiaredir.
Doğru olmayan yargı, 'göklerin sînesi' tamlamasının tam teşbih olduğunu iddia eden seçenektir. Bu ifadede gökyüzü, bir insana benzetilmiştir ancak 'insan' kelimesi geçmemektedir. Sadece benzeyenin (gök) ve benzetilenin bir özelliğinin (sine) kullanıldığı bu tür sanatlara kapalı istiare denir. Tam teşbih olması için 'Gökler bir insan gibi sînelidir' şeklinde dört öğeyi de içeren bir yapı kurulması gerekirdi.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitteki teşhis ve kapalı istiareleri belirlemek.
Güneşin kılıç (tîğ) çekmesi ve göğün 'sînesinin' olması teşhis (kişileştirme) sanatıdır. Teşhisin olduğu her yerde benzeyenin (güneş/gök) söylenip benzetilenin (insan) söylenmemesi durumu olduğu için kapalı istiare de mevcuttur.
Kişileştirilen varlıklar insana benzetilir ancak 'insan' kelimesi metinde geçmez.
2
Hüsnütalil sanatını incelemek.
Göklerin 'kan ağlaması' ifadesi, şafak veya gün batımı kızıllığının gerçek fiziksel sebebi yerine güneşin 'kılıç çekmesi'ne bağlanmıştır.
Gerçek bir sebebin (ışığın kırılması) yerine edebi/hayalî bir sebep gösterilmesi hüsnütalildir.
3
Benzetme unsurlarını analiz ederek 'tam teşbih' kontrolü yapmak.
Tam teşbih için 'gibi, kadar' gibi edatların ve dört öğenin bulunması gerekir. 'Göklerin sînesi' ifadesinde ne benzetme edatı vardır ne de benzetilen (insan) açıkça söylenmiştir.
Öğrenci, benzetme içeren her ifadeyi tam teşbih sanma hatasına düşmemelidir.

Anahtar Kavram

İstiare ile teşbih arasındaki temel farklar (öğelerin kullanımı).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4842Soru

Aşağıdaki numaralanmış dizelerde öne çıkan edebi sanatları, yanlarında harflerle verilen kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

NoDizeHarfEdebi Sanat
IYeni bir şevk ile kalbin her atışı / Bir gümüş laledir açar gecede.AHüsnütalil
IIGüzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar.BTeşbih
IIIŞakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?CAçık İstiare
IVBir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!DTecahülüarif

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yeni bir şevk ile kalbin her atışı / Bir gümüş laledir açar gecede.
Güzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler sırasıyla Teşbih (I-B), Hüsnütalil (II-A), Tecahülüarif (III-D) ve Açık İstiare (IV-C) sanatları ile eşleşmektedir.
Dizelerin analizinde; birinci mısrada tam bir benzetme yapıldığı, ikinci mısrada doğa olayının manevi bir sebebe bağlandığı, üçüncü mısrada ironik bir bilmezden gelme olduğu ve dördüncü mısrada 'güneş' metaforuyla istiare yapıldığı net bir şekilde görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki temel unsurları (benzeyen, benzetilen, neden-sonuç ilişkisi) analiz edin.
Birinci dizede hem kalp atışı hem lale mevcuttur. İkinci dizede sebep-sonuç ilişkisi kurgusaldır. Üçüncü dizede soru yoluyla bilmezden gelme vardır. Dördüncü dizede ise bir kavramın yerine başka bir kavram kullanılmıştır.
Edebi sanatları belirlemek için ifadelerdeki anlam kaymalarını ve mecaz yapılarını tespit etmek gerekir.
2
Benzetme sanatı içeren dizelerde unsurların varlığını kontrol edin.
Kalp atışı ve gümüş lalenin bir arada olması 'Teşbih' olduğunu; güneşin tek başına asker yerine kullanılması ise 'İstiare' olduğunu kanıtlar.
Benzeyen ve benzetilenin birlikte olup olmaması teşbih ile istiare arasındaki en temel farktır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlarda Benzetme ve Anlam İlişkileri
Soru 4843Soru

Aşağıdaki dizelerde öne çıkan edebi sanatları, sağ sütunda verilen sanat isimleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl / Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su
Merkez-i hâke atsalar da bizi / Kürre-i arzı patlatır çıkarız
Gülmek ol goncaya münasibdir / Ağlamak bu bülbül-i nâlâna
Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım / Kurbanın olam var mı benim bunda günâhım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler ve sanatlar şu şekilde eşleşmektedir: Suyun akışının sevgilinin ayağının tozuna ulaşma isteğine bağlanması Hüsnütalil; yer küreyi patlatıp çıkma ifadesi Mübalağa; gülmek ve ağlamak kelimelerinin kullanımı Tezat; aşık olmanın sorumluluğunu sorguluyormuş gibi yaparak durumu bilmezden gelme ise Tecahülüarif sanatıdır.
Eşleştirmeler, Divan şiiri geleneğindeki yaygın mazmunlar ve sanat tanımları çerçevesinde yapılmıştır. Suyun akışı (Hüsnütalil), imkansız derecede güç gösterisi (Mübalağa), karşıt durumlar (Tezat) ve bilinenin soru yoluyla bilmezden gelinmesi (Tecahülüarif) dizelerdeki temel yapı taşlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin anlamca çözümlenmesi
Dizelerdeki imgelerin gerçek anlamları ile şairin yüklediği edebi anlamlar ayırt edilir.
Söz sanatlarını tespit edebilmek için metnin imgesel arka planını anlamak gerekir.
2
Edebi sanatların tanımlarıyla karşılaştırılması
Hüsnütalil (güzel neden bulma), Mübalağa (abartma), Tezat (zıtlık) ve Tecahülüarif (bilmezden gelme) tanımları dizelerdeki kullanımlarla eşleştirilir.
Her beyitte birden fazla sanat bulunabilse de (örneğin ilk beyitte teşhis de vardır) soruda 'öne çıkan' ve seçeneklerle uyumlu olan sanatı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4844Soru

Benzetme sanatının temel ögelerinden olan "benzeyen" ve "kendisine benzetilen"den yalnızca "kendisine benzetilen" kullanılarak yapılan edebî sanata "açık istiare" denir.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde açık istiare sanatı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir hilâl uğruna yâ Rabb, ne güneşler batıyor!

Cevap

Mehmet Akif Ersoy'a ait 'Bir hilâl uğruna yâ Rabb, ne güneşler batıyor!' dizesinde açık istiare sanatı bulunmaktadır.
Açık istiarede benzeyen söylenmez, sadece kendisine benzetilen söylenir. 'Bir hilâl uğruna yâ Rabb, ne güneşler batıyor!' dizesinde 'güneşler' sözüyle kastedilen 'şehitler'dir. Şehitler benzeyen, güneş ise kendisine benzetilendir. Şehit kelimesi dizede geçmediği için bu kullanım açık istiaredir.

Adım Adım Çözüm

1
Terimin tanımını analiz etme
Açık istiare olması için benzetme yapılan unsurlardan sadece kendisine benzetilenin (güçlü olan taraf) dizede yer alması gerekir.
Sorunun kökünde verilen tanımı doğru uygulamak için kavramsal sınırları belirlemek şarttır.
2
Seçeneklerdeki söz sanatlarını belirleme
'Güneşler' ifadesinin 'şehitler' yerine kullanıldığı, 'şehit' kelimesinin ise dizede geçmediği saptanır.
Benzetilen unsurun (güneş) dizede olup benzeyen unsurun (şehit) dışarıda bırakılması açık istiarenin temel özelliğidir.
3
Diğer seçenekleri eleme
Kaldırımlar-anne dizesinde her iki öğe de olduğu için teşbih-i beliğ; can-kuş dizesinde sadece benzeyen olduğu için kapalı istiare tespit edilerek elenir.
Çeldiricilerin hangi sebeple istiare veya açık istiare olmadığını netleştirmek yanlış yapma riskini ortadan kaldırır.

Anahtar Kavram

İstiare (Eğretileme) ve Türleri
Soru 4845Soru

Aşağıdaki dizelerde kullanılan edebî sanatları, sağdaki kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Âteşten kaba bir kâğıttır gönül / Yanar da tütmez dumanı
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i / Bedr'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl / Başını taştan taşa urup gezer âvâre su

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: 1. dize Teşbih-i Beliğ, 2. dize Tecahülüarif, 3. dize Telmih ve 4. dize Hüsnütalil sanatıyla eşleşmelidir.
Verilen eşleşmelerde her dize, taşıdığı anlam derinliği ve kullanılan figüratif dil doğrultusunda ilgili sanatla birebir uyuşmaktadır. Gönül-kâğıt benzetmesi doğrudanlık bakımından teşbih-i beliğ; saçın beyazlamasını kar yağmasına yoran soru tecahülüarif; Bedir Savaşı göndermesi telmih ve suyun akış nedeninin değiştirilmesi hüsnütalildir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki benzetme unsurlarını belirleme
Gönül ve kâğıt arasındaki ilişki saptandı.
'Âteşten kaba bir kâğıttır gönül' ifadesinde iki temel unsur (benzeyen-benzetilen) bir arada kullanılarak Teşbih-i Beliğ yapılmıştır.
2
Şairin 'bilmezlik' tutumunu analiz etme
Sorulu ifadelerdeki tecahülüarif fark edildi.
Şairin 'Şakaklarıma kar mı yağdı?' sorusu, bildiği gerçeği sanatsal bir amaçla bilmezlikten geldiğini gösterir.
3
Tarihî veya dinî atıfları saptama
Bedir Savaşı'na yapılan telmih bulundu.
'Bedr'in arslanları' ifadesi, okuyucunun zihninde tarihî bir olayı canlandırdığı için telmih sanatıdır.
4
Doğa olaylarının nedenini yorumlama
Suyun akışındaki hüsnütalil tespit edildi.
Suyun başını taşlara vurması (doğal olay), sevgilinin toprağına ulaşma çabasına (poetik neden) bağlanmıştır.

Anahtar Kavram

Edebî Sanatlarda Anlam ve İmge İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Divan edebiyatı beyitlerinde birden fazla sanatın iç içe (leffünneşr, tezat, vb.) kullanıldığı karma soruları çözerek analitik becerini artırabilirsin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4846Soru

I. Gül hasretinle yollara tutsun kulağını
II. Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor!
III. Can kafeste durmaz uçar, bir gün olur ten çürür
IV. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda
V. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?

Yukarıdaki numaralanmış dizelerin hangisinde yapılan edebî sanat, ayraç içindeki açıklamayla uyuşmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Kendisine benzetilen ögesi olan 'gül' söylenip benzeyen ögesi olan 'insan' söylenmediği için açık istiare yapılmıştır.

Cevap

Birinci dizede yapılan açıklama yanlıştır çünkü dizede kendisine benzetilen değil, benzeyen ögesi söylenmiş ve insana ait bir özellik verilerek kapalı istiare yapılmıştır.
Doğru cevap olan seçenekte 'gül' sözcüğünün kendisine benzetilen olduğu ve sanatın açık istiare olduğu iddia edilmiştir. Oysa dizede 'gül' benzeyendir, kendisine benzetilen ise söylenmeyen 'insan' kavramıdır. Bir dizede sadece benzeyen söylenip kendisine benzetilene ait bir özellik (kulak tutmak) verilirse bu sanat 'açık istiare' değil, 'kapalı istiare' (aynı zamanda teşhis) olur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizeyi analiz etme
Gül (benzeyen), insan (kendisine benzetilen - söylenmemiş), kulağını tutmak (benzetme yönü/insani özellik).
Teşhis (kişileştirme) sanatının olduğu her yerde kapalı istiare vardır.
2
İkinci dizeyi analiz etme
Güneşler (kendisine benzetilen), şehitler (benzeyen - söylenmemiş).
Sadece kendisine benzetilen söylendiği için açık istiaredir.
3
Üçüncü dizeyi analiz etme
Can (benzeyen), kuş (kendisine benzetilen - söylenmemiş), uçmak (benzetme yönü).
Benzeyen söylenip benzetilen söylenmediği için kapalı istiaredir.
4
Dördüncü dizeyi analiz etme
Cennet (benzetilen), vatan (benzeyen).
Yalnızca temel öğelerle yapılan benzetme teşbih-i beliğdir.
5
Beşinci dizeyi analiz etme
Şair yaşlılık belirtilerini (çizgili yüz, beyaz saç) biliyor ama soru sorarak bilmezlikten geliyor.
Bilinen bir durumun zarafetle bilmezlikten gelinmesi tecahülüarif sanatıdır.

Anahtar Kavram

İstiare ve Teşbih-i Beliğ Ayrımı

Daha Fazla Pratik

İstiare ve teşbih-i beliğ arasındaki farkı pekiştirmek için tek öğeli ve çift öğeli benzetme yapılarını karşılaştıran örnekleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4847Soru

Aşağıdaki numaralanmış dizelerde öne çıkan edebi sanatları, karşılarında verilen kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl / Başını taşlara urup gezer âvâre su
Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor!
Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım / Kurbanın olam var mı benim bunda günâhım
Merkez-i hâke atsalar da bizi / Kürre-i arzı patlatır çıkarız.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla Hüsnütalil, İstiare, Tecahülüarif ve Mübalağa şeklindedir.
Verilen dizelerin her biri, edebiyat geleneğimizde yaygın olan sanatlı anlatımlara dayanmaktadır. 'Su' örneğinde nedensellik (Hüsnütalil), 'güneş' örneğinde benzetme (İstiare), 'günah' sorgusunda bilmezlikten gelme (Tecahülüarif) ve 'dünyayı patlatma' örneğinde ise abartı (Mübalağa) öne çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki anlam katmanlarını analiz etmek.
Birinci dizede suyun akışı sevgilinin peşinden gitmeye, ikinci dizede güneş kahraman askere, üçüncü dizede suçsuzluk iddiası bilmezliğe, dördüncü dizede ise yerin merkezinden çıkma iddiası aşırı bir güce işaret eder.
Edebi sanatları tespit edebilmek için dizedeki sözcüklerin gerçek anlamlarının dışına çıkıp çıkmadığına bakılmalıdır.
2
Tespit edilen anlam olaylarını teknik terimlerle eşleştirmek.
Doğal olayları başka sebebe bağlama Hüsnütalil, benzetme öğelerinden biriyle yapılan sanat İstiare, bilineni bilmezlikten gelme Tecahülüarif, abartma ise Mübalağa olarak adlandırılır.
Edebi terimlerin tanımları, sanatın dizedeki uygulamasıyla örtüşmelidir.

Anahtar Kavram

Divan ve Tanzimat şiirinde anlamı derinleştirmek için kullanılan söz sanatları (edebi sanatlar).
Soru 4848Soru

Edebî sanatlarda benzetme (teşbih), aralarında ilgi bulunan iki unsurdan nitelikçe zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir. Eğer bu benzetmenin temel unsurlarından (benzeyen ve benzetilen) sadece biri kullanılarak sanat yapılırsa buna "istiare" (eğretileme) denir.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde ayraç içinde verilen edebî sanatın örneği yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: "Yârin dudağından getirilmiş / Bir katre alevdir bu karanfil" (Açık İstiare)

Cevap

Dizelerdeki 'karanfil' benzeyen, 'alev' ise benzetilen unsurlarıdır. Her iki temel unsurun bir arada kullanıldığı bu sanat 'teşbih-i beliğ' (yalın benzetme) olarak adlandırılır. İstiare olabilmesi için bu unsurlardan yalnızca birinin bulunması gerekir.
Doğru cevap olan dizelerde hem benzeyen (karanfil) hem de benzetilen (alev) unsurlarına yer verilmiştir. Edebiyat kurallarına göre, benzetmenin bu iki temel unsurunun bir arada kullanılması 'teşbih-i beliğ' sanatını oluşturur. İstiare (eğretileme) sanatında ise unsurlardan sadece birinin bulunması şarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki söz sanatlarını temel unsurları üzerinden analiz et.
Benzetme unsurlarının hangilerinin mevcut olduğunu belirlemek.
Teşbih ve istiare arasındaki farkın temel unsurların varlığına bağlı olduğunu hatırlamak.
2
Benzetme temelli olan A, B ve C seçeneklerini karşılaştır.
Güneş (A) ve Can-Uçmak (B) örneklerinde tek unsurun, Karanfil-Alev (C) örneğinde iki unsurun olduğunu görmek.
Soru kökünde verilen tanıma göre istiare ile teşbihi birbirinden ayırt etmek.
3
Hatalı eşleştirmeyi tespit et.
Karanfil dizelerinin açık istiare değil, teşbih-i beliğ olduğunu saptamak.
Benzeyen ve benzetilenin bir arada olduğu durumların istiare sayılamayacağını netleştirmek.

Anahtar Kavram

İstiare (Eğretileme) ve Teşbih (Benzetme) Ayrımı
Soru 4849Soru

Gül hasretinle yollara tutsun kulağını
Nergis rükûa varsa görüp sâyebânını

Bâkî’ye ait bu beyit ve beyitte kullanılan söz sanatlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyitteki teşhis sanatlarında, benzeyen (cansız varlık) söylenip kendisine benzetilen (insan) söylenmediği için açık istiare yapılmıştır.

Cevap

Beyitteki teşhis sanatları kapalı istiare örneğidir, açık istiare değildir.
Doğru yanıt, teşhis sanatının türüyle ilgili yanlış bilgi içermektedir. Edebi sanatlarda teşhis (kişileştirme) yapıldığında, benzeyen (cansız varlık veya hayvan) cümlede yer alırken, kendisine benzetilen (insan) söylenmez; sadece insana ait özellikler (kulak tutmak, rükû etmek gibi) verilir. Bu yapı, tanımı gereği bir 'kapalı istiare' oluşturur. Açık istiarede ise tam tersine benzeyen söylenmez, sadece kendisine benzetilen söylenir. Bu nedenle, beyitteki teşhislerin açık istiare olduğu yönündeki yargı teorik olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitteki sanatsal ifadeleri belirleme
Gülün kulak tutması ve nergisin rükû etmesi insani özelliklerdir (teşhis). Nergisin eğriliği sevgiliye duyulan saygıya bağlanmıştır (hüsn-i talil). Gül ve nergis bir aradadır (tenasüp).
Söz sanatlarının tespiti, seçeneklerin doğruluğunu kontrol etmek için temel adımdır.
2
Teşhis ve istiare arasındaki ilişkiyi analiz etme
Teşhis sanatında 'benzeyen' (gül/nergis) verilmiş, 'kendisine benzetilen' (insan) verilmemiştir.
Teşhis sanatı, doğası gereği kendisine benzetilen olan insanı açıkça söylemediği için her zaman kapalı istiare kapsamında değerlendirilir.
3
Seçenekleri değerlendirme
Dördüncü seçenekte teşhisin açık istiare olduğu iddia edilmiştir, oysa bu bir kapalı istiaredir.
Kavramsal tanım hatasını saptayarak yanlış olan yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Teşhis ve Kapalı İstiare İlişkisi
Soru 4850Soru

Aşağıda verilen dizeleri, içerdikleri en belirgin edebi sanatlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sular mı yandı? Neden tunca benzedi mermer?
Ateşten elbiseler giydirdik rûhumuza / Yanarken bile serinlik kattık ufkumuza.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? / Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
Bir hilâl uğruna yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler ve sanatlar şu şekilde eşleşmektedir: 1-Tecahülüarif, 2-Tezat, 3-Mübalağa, 4-Açık İstiare.
Eşleştirme, dizelerdeki temel imgelerin söz sanatları literatüründeki karşılıklarıyla tam uyum içindedir. 'Sular mı yandı?' dizesinde sanatçı gün batımını bildiği hâlde sormaktadır. 'Ateş' ve 'serinlik' zıt kutupları temsil eder. 'Tarihe sığmamak' açık bir mübalağadır. 'Güneşler' ise askerlerin yerini tutan bir benzetme öğesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin anlamlarını ve şairin amacını analiz edin.
Dizelerde kullanılan anahtar kelimeler belirlenir: 'Sular mı yandı' (soru/bilmezlik), 'Ateş/Serinlik' (zıtlık), 'Sığmazsın' (abartı), 'Güneşler' (metafor).
Edebi sanatları tespit etmek için kelime düzeyinde ipuçları ve bağlamsal anlam gereklidir.
2
Tespit edilen kavramları edebi sanat tanımlarıyla karşılaştırın.
Güneş ifadesinin asker yerine kullanılması açık istiareye; yanma ve serinlik ifadeleri tezata; soru yoluyla bilmezden gelme tecahülüarife; sığmama durumu mübalağaya götürür.
Sanatların teknik tanımları (benzeyen/benzetilen ilişkisi, karşıtlık, abartı vb.) doğru sınıflandırmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Şiirde anlamı güçlendirmek ve imgeler oluşturmak amacıyla kullanılan söz sanatlarının (teşbih, istiare, tezat vb.) tespiti ve sınıflandırılması.

Daha Fazla Pratik

İstiare sanatının 'Kapalı İstiare' türü ile ilgili örnekleri inceleyerek aradaki farkı pekiştiriniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4851Soru

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

Fuzulî’ye ait bu beyitle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şair, bildiği bir gerçeği estetik bir amaçla bilmezden gelerek tecahülüarif sanatına yer vermiştir.

Cevap

Beyitte şairin bildiği bir durumu bilmezden geldiği bir anlatım (tecahülüarif) bulunmamaktadır.
Tecahülüarif sanatının bulunmamasının nedeni, beyitte şairin bildiği bir gerçeği nükte yapmak amacıyla bilmiyormuş gibi yansıttığı bir ifadenin yer almamasıdır. İkinci dizede geçen "kim" sözcüğü günümüz Türkçesindeki soru zamiri olan 'kim' değil, 'çünkü/zira' anlamına gelen bir bağlaçtır. Dolayısıyla beyitte bir soru sorma veya bilmezden gelme durumu söz konusu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitteki sözcüklerin anlamlarını analiz et.
"Eşk" (gözyaşı), "od" (ateş), "kim" (çünkü) anlamlarına gelir.
Edebi sanatları doğru teşhis etmek için kelime dağarcığının bilinmesi gerekir.
2
Kişileştirme ve nida sanatlarını kontrol et.
"Ey göz" ifadesinde göze hitap edilmesi hem nida hem de teşhistir.
İnsana ait seslenme ve muhatap alma özelliklerinin doğaya/eşyaya aktarılmasıdır.
3
İstiare türünü belirle.
"Od" (ateş) ile aşk kastedilmiştir. Benzeyen (aşk) yok, benzetilen (ateş) var.
Sadece güçlü unsurun kullanıldığı benzetmelere açık istiare denir.
4
Tecahülüarif sanatının varlığını sorgula.
Beyitte şairin bilip de bilmezden geldiği bir soru veya durum yoktur. İkinci dizedeki "kim" sorusu değil, gerekçe bildiren bir bağlaçtır.
Tecahülüarif için şairin nükte yaparak bir gerçeği inkar etmesi veya bilmemesi gerekir.

Anahtar Kavram

Divan şiirinde birden fazla edebi sanatın iç içe kullanımı ve istiare-teşbih ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Fuzulî'nin Su Kasidesi'nden diğer beyitleri inceleyerek mecazımürsel ve mübalağa gibi sanatları pratik edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4852Soru

Aşağıdaki dizelerde ağır basan edebi sanatları, sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir hilâl uğruna yâ rab ne güneşler batıyor
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl / Başını taşlara vurup gezer âvâre su
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla; asker yerine kullanılan 'güneşler' kelimesiyle açık istiare, suyun akışını sevgiliye ulaşma çabasına bağlayan hüsnütalil, aynadaki görüntüyü tanımazdan gelen tecahülüarif ve Hz. Davut'a yapılan telmih olarak eşleşmelidir.
Verilen dizelerdeki söz sanatları, şiirdeki imgesel dilin temelini oluşturur. 'Güneşler' benzetmesi benzeyenin söylenmemesiyle açık istiare, suyun hareketinin öznel bir nedene bağlanması hüsnütalil, yaşlılık çizgilerinin tanınmazdan gelinmesi tecahülüarif ve Hz. Davut isminin geçmesi telmih sanatını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dizedeki kelime mecazlarını analiz etmek
'Güneşler' sözcüğünün şehit olan askerleri temsil ettiği belirlenmiştir.
Benzetme ögelerinden sadece kendisine benzetilenin (güneş) kullanılması sanatı belirlememizi sağlar.
2
İkinci dizedeki nedensellik ilişkisini incelemek
Suyun taşlara çarpmasının nedeni, dini/duygusal bir amaca (Hz. Peygamber'e ulaşma) dayandırılmıştır.
Doğal bir olayın kurmaca ve güzel bir sebebe bağlanması Hüsnütalil sanatıdır.
3
Üçüncü dizedeki soru ve anlam ilişkisini sorgulamak
Şairin bildiği bir gerçeği (yaşlılık) soru sorarak bilmiyormuş gibi yansıttığı görülmüştür.
Bilinip de bilmezlikten gelme sanatı Tecahülüarif'tir.
4
Dördüncü dizedeki özel isim ve referansları kontrol etmek
Hz. Davut'un sesine dair tarihi/dini bir hatırlatma yapıldığı saptanmıştır.
Herkesçe bilinen bir olaya veya kişiye atıfta bulunma sanatı Telmih'tir.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatların Şiir Çözümlemedeki İşlevi
Soru 4853Soru

Edebî sanatlar, ifadelerin etkisini artırmak ve anlatıma derinlik katmak amacıyla kullanılır. Bu sanatların tespiti için dizelerdeki anlam katmanlarını ve sözcüklerin hangi ilgilerle kullanıldığını analiz etmek gerekir.

Aşağıdaki dizelerin hangisinde ayraç içerisinde verilen edebî sanat yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haliç’te bir çizgidir senin altın saçların / Gözlerin iki zümrüt, sanki birer yangın

Cevap

Dizelerin hangisinde ayraç içindeki sanatın bulunmadığı sorusunda, doğru seçenek altın saçların çizgiye ve gözlerin zümrüte benzetildiği teşbih sanatını içeren dizelerdir.
Doğru seçenekte yer alan 'altın saçlar' ve 'iki zümrüt göz' ifadeleri, benzeyen ve benzetilen unsurlarının bir arada kullanıldığı 'teşbih-i beliğ' (güzel benzetme) örnekleridir. Mecazımürsel sanatında ise bir sözcüğün benzetme amacı gütmeden parça-bütün, iç-dış, yazar-eser gibi bir ilgiyle başka bir sözcük yerine kullanılması gerekir. Bu dizelerde sadece benzerlik ilişkisi olduğundan mecazımürsel sanatı yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki dizelerin temel ve yan anlamlarını, imgesel yapılarını incelemek.
Dizelerde hangi kavramların hangi amaçla kullanıldığı belirlendi.
Edebî sanatları doğru teşhis edebilmek için sözcükler arası ilgi tipini (benzerlik, parça-bütün, sebep vb.) saptamak gerekir.
2
Benzetme yoluyla yapılan sanatlar (teşbih, istiare) ile diğerlerini (mecazımürsel, teşhis, hüsnütalil) ayırt etmek.
Saçların ve gözlerin başka nesnelere benzetildiği, benzerlik ilgisinin kurulduğu görüldü.
Mecazımürsel sanatı olması için benzetme amacı gütmeden bir sözün başka bir söz yerine kullanılması gerekir; oysa bu dizelerde doğrudan 'benzerlik' (teşbih) kurulmuştur.
3
Ayraç içindeki sanatlarla dizeleri karşılaştırarak sağlamasını yapmak.
Gözlerin zümrüte benzetilmesi bir ad aktarması değil, teşbih-i beliğdir.
Saç ve göz gibi unsurlar sadece benzerlik yönüyle zenginleştirildiği için mecazımürsel tanımına uymamaktadır.

Anahtar Kavram

Benzetme Temelli Sanatlar (Teşbih, İstiare) ve İlişki Temelli Sanatlar (Mecazımürsel) Ayrımı
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 4854Soru

Edebî sanatlarda iki kavram arasında "benzerlik" ilgisi kuruluyorsa teşbih veya istiare; benzerlik ilgisi olmaksızın bir sözün başka bir söz yerine kullanılması durumunda (parça-bütün, iç-dış, yazar-eser vb.) ise mecazımürsel sanatı ortaya çıkar.

Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde ayraç içinde verilen edebî sanatın örneği yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gönlümde her gün doğan bir güneşsin sen / Karanlıklarımı aydınlatan, yol gösteren (Mecazımürsel)

Cevap

Gönlümde her gün doğan bir güneşsin sen / Karanlıklarımı aydınlatan, yol gösteren dizelerinde mecazımürsel değil, teşbih sanatı vardır.
Doğru cevap olan seçenekte sevgili güneşe benzetilmiştir. Şiirde hem benzeyen (sen) hem de kendisine benzetilen (güneş) bir arada kullanılarak bir teşbih yapılmıştır. Mecazımürsel sanatında ise kavramlar arasında benzerlik ilişkisi bulunmaz, örneğin 'Ankara bu olaya şaşırdı' derken Ankara şehri insana benzetilmez, şehir söylenip halk kastedilir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki temel anlam ilişkisini belirlemek.
D seçeneğinde "sen" (sevgili) ve "güneş" arasında bir ilişki kurulmuştur.
Söz sanatının türünü belirlemek için kavramlar arasındaki ilginin yönünü anlamak gerekir.
2
Kavramlar arasındaki ilginin 'benzerlik' olup olmadığını kontrol etmek.
Sevgili, aydınlatma ve yol gösterme yönünden güneşe benzetilmiştir.
Benzetme amacı varsa sanat teşbih veya istiare olur; benzetme amacı yoksa mecazımürsel olur.
3
Ayraç içindeki sanatla eşleşmeyi kontrol etmek.
Mecazımürsel (ad aktarması) benzerlik dışı ilişkilerde (parça-bütün, iç-dış vb.) görülür ancak burada açık bir benzerlik vardır.
Tanıma uymayan eşleşme yanlış seçeneği verir.

Anahtar Kavram

İstiare/Teşbih ile Mecazımürsel arasındaki temel fark (benzerlik ilgisi).
Soru 4855Soru

Aşağıdaki dizelerde yer alan baskın edebî sanatları, sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

DizeEdebî Sanat
I. Gül gülse dâim ağlasa bülbül acep değül / Zîrâ kimine ağla demişler kimine gül1. Tecahülüarif
II. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?2. Kapalı İstiare
III. Can kafeste durmaz uçar / Dünya bir han, konan göçer3. Hüsnütalil
IV. Âteş-i gamda yakma dil-i nâ-murâdımı / Ey tıfl-ı nev-resîde kerem kıl emân aman4. Nida

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gül gülse dâim ağlasa bülbül acep değül / Zîrâ kimine ağla demişler kimine gül
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Can kafeste durmaz uçar / Dünya bir han, konan göçer
Âteş-i gamda yakma dil-i nâ-murâdımı / Ey tıfl-ı nev-resîde kerem kıl emân aman

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: I - 3 (Hüsnütalil), II - 1 (Tecahülüarif), III - 2 (Kapalı İstiare), IV - 4 (Nida).
I. dizede gül ve bülbülün durumunun ilahi bir buyruğa bağlanması Hüsnütalil; II. dizede beyaz saçların kar sanılması Tecahülüarif; III. dizede canın kuşa benzetilip kuşun söylenmemesi Kapalı İstiare; IV. dizede 'ey' ünlemiyle seslenilmesi ise Nida sanatıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerdeki anlam katmanlarını ve söz sanatlarını tespit edin.
Dizelerde doğa olaylarının açıklanması, soru sorma yoluyla bilmezlikten gelme, benzetme ve hitap unsurları saptanmıştır.
Söz sanatlarını belirlemek için şairin dil kullanımındaki mecazî sapmaları ve sanatsal amaçları anlamak gerekir.
2
Birinci dizedeki neden-sonuç ilişkisini analiz edin.
Gülün gülmesi (açması) ve bülbülün ağlaması (ötmesi) doğal süreçlerdir; ancak şair bunu 'kimine ağla demişler kimine gül' diyerek kadersel bir emre bağlamıştır. Bu, hüsnütalil sanatıdır.
Hüsnütalil, bir olayın gerçek nedenini bırakıp onu daha güzel ve hayali bir nedene bağlamaktır.
3
Üçüncü dizedeki benzetme ilişkisini çözün.
'Can' (benzeyen) bir kuşa (kendisine benzetilen) benzetilmiştir. Dizelerden anlaşılan 'uçmak' eylemi kuşa aittir ancak dizede 'kuş' kelimesi geçmez. Bu kapalı istiaredir.
Kapalı istiarede sadece benzeyen söylenir ve benzetilenin bir özelliği (uçmak gibi) hissettirilir.
4
İkinci ve dördüncü dizelerdeki belirgin sanatları eşleştirin.
İkinci dizede bilineni bilmezden gelme (kar mı yağdı?) tecahülüarif; dördüncü dizede ise 'ey' ünlemiyle seslenme nidadır.
Tecahülüarif anlamı derinleştirmek, nida ise coşkuyu artırmak için kullanılan yaygın sanatlardır.

Anahtar Kavram

Edebi Sanatların Şiir Çözümlemedeki İşlevi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4856Soru

Aşağıdaki dizelerin hangisinde, ayraç içerisinde verilen edebî sanat yoktur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurban olam kurban olam / Beşikte yatan kuzuya (Teşbih)

Cevap

Dizelerde 'kuzu' sözcüğüyle kastedilen bebek dizede açıkça yer almadığı için bu bir istiare sanatıdır; teşbih sanatı için her iki temel unsurun da bulunması gerekir.
Doğru cevap olan dizelerde bir bebek 'kuzu'ya benzetilmiştir. Ancak bu benzetmede benzeyen unsur (bebek) söylenmemiş, sadece benzetilen unsur (kuzu) söylenmiştir. Edebî sanatlarda benzeyen veya benzetilen temel unsurlarından sadece biri kullanılarak yapılan sanata istiare denir. Teşbih (benzetme) sanatı için ise hem benzeyenin hem de benzetilenin dizede birlikte bulunması şarttır. Bu nedenle ayraç içindeki 'teşbih' ifadesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki dizelerin anlamlarını ve kullanılan söz sanatlarını analiz et.
Dizelerdeki benzetme unsurlarını ve şairlerin ifade amaçlarını belirle.
Söz sanatlarını doğru tespit edebilmek için dize içeriğine hakim olunmalıdır.
2
Teşbih ve İstiare farkını hatırla.
Teşbihte benzeyen ve benzetilen bir arada bulunur; istiarede ise bu temel unsurlardan sadece biri kullanılır.
Soruda verilen dizelerden hangisinin ayraç içindeki tanımla çeliştiğini bulmak için bu temel kural kritiktir.
3
'Beşikte yatan kuzu' ifadesini incele.
Burada kastedilen bebektir, ancak 'bebek' kelimesi geçmemektedir. Sadece 'kuzu' (benzetilen) vardır.
Tek unsurla yapılan bu sanatın teşbih değil, açık istiare olduğu ortaya çıkar.

Anahtar Kavram

İstiare ile Teşbih Arasındaki Farklar

Daha Fazla Pratik

İstiare türlerini (Açık ve Kapalı) pekiştirmek için 'Can kafeste durmaz uçar' gibi örnekleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4857Soru

Aşağıdaki dizelerde ağır basan edebi sanatları, sağ sütunda verilen kavramlarla uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!
Can kafeste durmaz uçar / Dünya bir han konan göçer
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? / Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Güzel şeyler düşünelim diye / Yemyeşil oluvermiş ağaçlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizelerdeki edebi sanatlar sırasıyla Açık İstiare, Kapalı İstiare, Tecahülüarif ve Hüsnütalil şeklinde eşleşmelidir.
Eşleştirme sonucunda her dize, taşıdığı temel edebi sanatla doğru şekilde tanımlanmıştır: 'Güneşler' benzetmesiyle açık istiare, 'canın uçması' ile kapalı istiare, yaşlılığı bilmezlikten gelme ile tecahülüarif ve ağaçların yeşermesini güzel düşüncelere bağlama ile hüsnütalil sanatları tam uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dizedeki temel unsuru belirleme
Güneşler = Askerler
İstiare türünü belirlemek için benzeyen ve benzetilen unsurlardan hangisinin dizede yer aldığını tespit etmek gerekir.
2
İkinci dizedeki benzetme ilişkisini çözümleme
Can (benzeyen) mevcut, Kuş (benzetilen) eksik.
Sadece benzeyenin kullanıldığı ve benzetilenin özelliklerinin (uçmak) verildiği sanatı bulmak için bu analiz gereklidir.
3
Üçüncü dizedeki soru sorma amacını sorgulama
Bilinen bir gerçeği bilmezlikten gelme durumu.
Tecahülüarif sanatının temel özelliği şairin bildiği bir şeyi sanatsal bir amaçla bilmiyormuş gibi yansıtmasıdır.
4
Dördüncü dizedeki neden-sonuç ilişkisini inceleme
Doğa olayının insani/duygusal bir sebebe bağlanması.
Hüsnütalil sanatı, bir olayın gerçek sebebinin dışında, güzel ve hayali bir sebebe bağlanmasıyla oluşur.

Anahtar Kavram

İstiare (Eğretileme) ve Anlam Sanatları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4858Soru

Divan edebiyatı nazım şekilleri ve özellikleri üzerine araştırma yapan bir öğrenci, üç farklı şiirden alınan aşağıdaki beyitleri incelemiştir:

I.
*Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd eder ihsân*
*Niçün kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı*

II.
*Miyân-ı gûft u gûda minnet-i feryâdı neylersin*
*Ecel cellâdına şemşîr-i bî-imdâdı neylersin*

III.
*Tâhir Efendi bana kelb demiş*
*İltifâtı bu sözde zâhirdir*

Bu beyitlerin kafiye örgüleri, yapısal özellikleri ve ait oldukları nazım şekilleri dikkate alındığında, yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. beyit kendi arasında kafiyeli (musarra) olduğu için bir mesnevinin herhangi bir beyiti veya bir gazelin matla beyiti olabilirken; I. beyit musarra olmadığı için bir gazelin matla beyiti olamaz.

Cevap

II. beyitin kendi arasında kafiyeli (musarra) olması nedeniyle mesnevi beyiti ya da gazel/kaside matla beyiti olabileceğini, I. beyitin ise musarra olmaması sebebiyle gazel/kaside matla beyiti olamayacağını belirten seçenek doğrudur.
Doğru olan değerlendirme, kendi arasında kafiyeli olan (musarra) beyitlerin hem mesnevi beyiti hem de gazel/kaside matla beyiti olabileceğini, kendi arasında kafiyeli olmayan beyitlerin ise gazel/kaside matla beyiti olamayacağını belirten ifadedir. II. beyit 'feryâdı neylersin / imdâdı neylersin' sözleriyle kendi arasında kafiyelidir (aa) ve bu yapısal durum onu bir mesnevi beyiti veya gazel matla beyiti yapabilir. I. beyit ise 'ihsân / sanmaz mı' sözleriyle kendi arasında kafiyeli değildir (musarra değildir) ve bu yüzden gazelin/kasidenin ilk beyiti (matla) olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin sonundaki ses benzerliklerini inceleyerek kafiye şemalarını belirlemek.
I. beyitte 'ihsân' ve 'sanmaz mı' kafiyeli değildir (ab). II. beyitte 'feryâdı neylersin' ve 'imdâdı neylersin' kendi arasında kafiyelidir (aa). III. beyitte 'demiş' ve 'zâhirdir' kafiyeli değildir (ab).
Beyitlerin yapısal özelliklerini ve şiir içindeki konumlarını bulmak için öncelikle kafiye örgülerini (musarra olup olmadıklarını) tespit etmek gerekir.
2
Divan edebiyatı nazım şekillerinin beyit düzeni kurallarını uygulamak.
Gazel ve kasidelerin ilk beyiti (matla) kendi arasında kafiyeli (aa) olmak zorundadır. Mesnevilerin ise bütün beyitleri kendi arasında kafiyelidir (aa, bb, cc...).
Kafiye örgüsü ile nazım şekillerinin yapısal kuralları arasındaki doğrudan ilişkiyi kurarak olasılıkları değerlendirmek gerekir.
3
Belirlenen şemaları kurallarla eşleştirerek kesin yargıya ulaşmak.
II. beyit kendi arasında kafiyeli (aa) olduğundan gazel/kaside matlası veya mesnevi beyiti olabilir. I. beyit kendi arasında kafiyeli olmadığından (ab) gazel/kaside matla beyiti veya mesnevi beyiti olamaz.
Kafiye yapısı 'aa' olan musarra beyitlerin ve 'ab' olan gayr-ı musarra beyitlerin taşıyabileceği yapısal rolleri doğru şekilde sınıflandırmak gerekir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatı beyit birimli nazım şekillerinde (gazel, kaside, mesnevi, kıta) kafiye örgüsünün yapısal işlevleri ve beyit konumlarının tespiti.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4859Soru

"Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su"
(Fuzulî)

Bu beyitteki edebî sanatlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyitte "su" sözcüğü, kendisine benzetilen "insan" unsuru söylenmeden sadece insana ait özellikler yardımıyla verildiği için açık istiare yapılmıştır.

Cevap

Beyitte 'su' sözcüğü, kendisine benzetilen 'insan' unsuru söylenmeden sadece insana ait özellikler yardımıyla verildiği için açık istiare yapılmıştır ifadesi yanlıştır; çünkü bu yapı kapalı istiareyi tanımlar.
Seçeneklerde belirtilen 'su' sözcüğünün benzetilen (insan) söylenmeden sadece özellikleriyle verilmesi durumu, edebiyatımızda 'kapalı istiare' olarak adlandırılır. Açık istiarede ise tam tersine benzeyen söylenmez, sadece benzetilen söylenir. Bu nedenle söz konusu seçenekte verilen teknik açıklama kapalı istiareye ait olmasına rağmen, sanatın ismi yanlış (açık istiare) olarak belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitteki temel anlam kurgusunu çözümlemek
Şair, suyun akışını Hz. Peygamber'in ayağının tozuna (hâk-i pây) ulaşma çabası olarak açıklamaktadır.
Söz sanatlarını tespit edebilmek için metnin düz anlamı ile şairin yüklediği anlamı ayırt etmek gerekir.
2
Hüsn-i talil ve kinaye sanatlarını kontrol etmek
Suyun akışı fiziksel bir olayken şair bunu kutsal bir amaca bağlamıştır (Hüsn-i talil). 'Başını taştan taşa vurmak' hem fiziksel çarpma hem de büyük bir çaba/pişmanlık anlamı taşıdığı için kinayedir.
Belirgin sanatların doğruluğunu teyit ederek yanlış seçeneği daraltmak gerekir.
3
İstiare türünü belirlemek
Beyitte 'su' (benzeyen) vardır, ancak benzetildiği 'insan' (benzetilen) söylenmemiştir. Sadece insana ait 'âvâre gezmek, bir şey demek (amaçlamak)' gibi özellikler verilmiştir.
Benzeyen ve benzetilen unsurlarından hangisinin kullanıldığı, istiarenin açık mı yoksa kapalı mı olduğunu belirler.

Anahtar Kavram

İstiare (Eğretileme) Türleri: Açık ve Kapalı İstiare Ayrımı
Soru 4860Soru

Bir araştırmacı, incelediği saz şairinin edebi kişiliğini şu sözlerle aktarmaktadır:

"...Hem heceyi hem aruz ölçüsünü başarıyla kullanmış, iyi bir medrese eğitimi almıştır. Klasik şiire duyduğu ilgi nedeniyle bir Divan oluşturmuş; ancak asıl gücünü heceyle yazdığı, içtenlik dolu koşma ve destanlarında göstermiştir. Başından geçen trajik ve komik olayları hicivli bir üslupla aktardığı otobiyografik mesnevisi ile halk hikayeciliğine yeni bir soluk getiren mensur-manzum eseri, onun edebiyat tarihindeki özgün yerini pekiştirmiştir."

Buna göre, araştırmacının bahsettiği sanatçıya ait olan dörtlük aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sakiler meclisten çekmiş ayağı

Cevap

Bayburtlu Zihni'ye ait olan ve 'Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş' dizesiyle başlayan dörtlük doğru cevaptır.
Parçada edebi kişiliği ve eserleri (Sergüzeştname mesnevisi ve Kitab-ı Hikâyet-i Garibe adlı mensur-manzum eseri) betimlenen şair 19. yüzyıl sanatçısı Bayburtlu Zihni'dir. 'Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş' dizesiyle başlayan dörtlük, Bayburtlu Zihni'nin Rus işgali sonrasında memleketi Bayburt'un harap halini görerek hece ölçüsüyle kaleme aldığı en ünlü koşma-ağıt örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen edebi özellikleri ve eser tanımlarını çözümlemek
Tanıtılan şairin hem hece hem aruz kullandığı, Divan sahibi olduğu, otobiyografik bir mesnevi (Sergüzeştname) ile halk hikayesi tarzında mensur-manzum bir eser (Kitab-ı Hikâyet-i Garibe) yazdığı belirlenmiştir.
Bu ipuçları bizi doğrudan 19. yüzyıl şairi Bayburtlu Zihni'ye götürür.
2
Seçeneklerde verilen şiirlerin üslup ve şair aidiyetlerini kontrol etmek
Seçeneklerdeki dörtlüklerin sırasıyla Bayburtlu Zihni, Seyrani, Dadaloğlu, Karacaoğlan ve Erzurumlu Emrah'a ait olduğu tespit edilmiştir.
Şairin kimliğiyle doğru şiiri eşleştirmek.
3
Bayburtlu Zihni'ye ait olan meşhur eseri belirlemek
'Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş' dizesiyle başlayan ve Rus işgalini konu alan koşma/ağıt formundaki şiirin Bayburtlu Zihni'ye ait olduğu netleştirilmiştir.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Temsilcileri ve Eser Eşleştirmesi
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 243 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin