Klinik Enzimoloji

20 soru

Soru 1Soru

4545 yaşında bir erkek hasta, aniden başlayan ve sırta vuran şiddetli epigastrik ağrı, bulantı ve kusma şikayetleriyle acil servise başvurmuştur. Hastada akut pankreatit şüphesiyle biyokimyasal tetkikler istenmiştir. Bu hastada tanıyı desteklemek amacıyla kullanılan aşağıdaki enzimlerden hangisinin doku özgüllüğü (spesifitesi), amilaza (AMSAMS) göre daha yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lipaz

Cevap

Lipaz enzimi, pankreas dokusuna en yüksek özgüllüğü gösteren belirteçtir.
Lipaz enzimi klinik pratikte akut pankreatit tanısı için en spesifik (özgül) enzimdir. Amilaz da bu tabloda yükselmesine rağmen; parotit (kabakulak), ektopik gebelik veya bazı akciğer hastalıkları gibi pankreas dışı durumlarda da yükselebildiği için özgüllüğü daha düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Akut pankreatit şüphesi olan bir hastada kullanılan temel tanısal enzimlerin belirlenmesi.
Amilaz ve Lipaz enzimlerinin her ikisi de akut pankreatitte yükselir.
Bu iki enzim pankreasın ekzokrin fonksiyonu ile ilişkilidir.
2
Bu enzimlerin vücuttaki doku dağılımının ve özgüllüklerinin karşılaştırılması.
Amilaz; tükürük bezleri, akciğerler ve overler gibi pankreas dışı dokularda da bulunurken, lipaz neredeyse tamamen pankreasa özgüdür.
Doku özgüllüğü, bir belirtecin sadece ilgili organ hasarında yükselme eğilimidir.
3
En yüksek özgüllüğe sahip olan enzimin seçilmesi.
Lipaz, amilazdan daha özgül bir belirteçtir.
Pankreas dışı kaynakların lipaz üzerindeki etkisi yok denecek kadar azdır.

Anahtar Kavram

Klinik enzimolojide doku özgüllüğü, enzimlerin farklı dokulardaki dağılımına bağlıdır; lipaz pankreas için amilazdan daha spesifiktir.

İpuçları

1
Akut pankreatitte hem amilaz hem de lipaz yükselir, ancak hangisinin sadece pankreasa ait olduğunu düşünün.
2
Amilazın tükürük bezlerinde de yoğun olarak bulunduğunu (S-tipi izoamilaz) hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Akut pankreatit tanısında lipazın amilaza göre serumda daha uzun süre yüksek kaldığını da unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 2Soru

3232 yaşında erkek hasta, son 33 gündür devam eden iştahsızlık, bulantı ve idrar renginde koyulaşma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede sklera ve ciltte ikterik görünüm saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; AST:1250AST: 1250 U/L, ALT:1580ALT: 1580 U/L ve total bilirubin: 8,48,4 mg/dL saptanıyor. Kan örneği alındıktan sonra teknik bir aksaklık nedeniyle serum örneği laboratuvara ulaştırılamıyor ve +4C+4^\circ \text{C}'de 2424 saat bekletiliyor. Ertesi gün yapılan analizde total laktat dehidrogenaz (LDHLDH) aktivitesinin beklenenden belirgin şekilde düşük saptanması üzerine bir pre-analitik hata yapıldığı fark ediliyor.

Bu hastada, serumun soğukta bekletilmesine bağlı olarak aktivite kaybı gösteren ve laboratuvar sonucunun hatalı düşük çıkmasından sorumlu olan temel LDHLDH izoenzimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: LDH5LDH-5

Cevap

Hepatit tablosunda baskın olarak artan ve soğuğa en duyarlı olan izoenzim LDH5LDH-5'tir.
Doğru seçenek olan izoenzim, karaciğer parankim hasarında kana en çok salınan formdur. Biyokimyasal bir özellik olarak bu izoenzim soğuğa karşı aşırı duyarlıdır; örnek +4C+4^\circ \text{C}'de bekletildiğinde aktivitesini kaybeder ve bu durum total laktat dehidrogenaz değerinin klinik tabloya kıyasla yanlış düşük çıkmasına neden olur. Bu nedenle bu izoenzimi içeren örnekler oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve beklenen enzim değişikliklerini analiz etme
Hastada akut viral hepatit ile uyumlu ASTAST ve ALTALT yüksekliği mevcuttur. Bu durumda karaciğer kaynaklı olan LDH5LDH-5 izoenziminin de belirgin artmış olması beklenir.
Enzimlerin doku özgüllüğünü belirlemek tanıda kritiktir; LDH5LDH-5 karaciğer hasarının temel LDHLDH göstergesidir.
2
Pre-analitik saklama koşullarının etkisini değerlendirme
Serumun +4C+4^\circ \text{C}'de (buzdolabı ısısı) bekletildiği belirtilmiştir.
Çoğu enzimin aksine, bazı LDHLDH izoenzimleri soğukta inaktive olur.
3
LDHLDH izoenzimlerinin stabilite özelliklerini hatırlama
LDH4LDH-4 ve LDH5LDH-5 'soğuğa duyarlı' (cold-labile) iken, LDH1LDH-1 ve LDH2LDH-2 stabildir.
LDHLDH analizleri için numunelerin oda ısısında (25C25^\circ \text{C}) saklanması gerektiği bilgisini test eder.

Anahtar Kavram

Laktat dehidrogenaz izoenzimlerinin pre-analitik stabilitesi ve doku özgüllüğü.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuran 5252 yaşındaki erkek hastada, semptomların başlamasından sonraki 2.2. saatte yapılan ilk biyokimyasal değerlendirmede; total kreatin kinaz (CKCK), CKMBCK-MB (kütle) ve troponin düzeyleri referans aralıklar içerisinde saptanmıştır. Miyokard hasarını konvansiyonel belirteçlerden daha önce saptayabilen 'izoform analizi' yöntemine başvurulmuştur.

Buna göre, hastada erken dönem miyokard enfarktüsü tanısını en güçlü destekleyen laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CKMB2/CKMB1CK-MB2 / CK-MB1 oranının 1.51.5 değerinin üzerine çıkması

Cevap

CKMB2/CKMB1CK-MB2 / CK-MB1 oranının 1.51.5 üzerine çıkması akut miyokard enfarktüsünün en erken dönem göstergelerinden biridir.
Kreatin kinazın miyokarda özgü izoenzimi olan CKMBCK-MB, kanda iki izoform halinde bulunur. Doku formu olan CKMB2CK-MB2, miyokard hasarından sonraki ilk saatlerde kana geçer ve plazmada bulunan karboksipeptidaz NN enzimi tarafından lizin amino asidi koparılarak CKMB1CK-MB1 formuna dönüştürülür. Akut miyokard enfarktüsünün çok erken döneminde (ilk 242-4 saat), dokudan yeni salınan CKMB2CK-MB2 miktarı arttığı için CKMB2/CKMB1CK-MB2 / CK-MB1 oranının 1.51.5 üzerine çıkması tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
CKMBCK-MB izoformlarını tanımla.
CKMB2CK-MB2 miyokard dokusuna özgü formdur; CKMB1CK-MB1 ise plazmada karboksipeptidaz NN etkisiyle oluşan modifiye formdur.
Izoform analizi, dokudan kana yeni salınan enzim ile plazmadaki mevcut enzim arasındaki denge değişimini ölçer.
2
Hasar anındaki kinetiği analiz et.
Miyokard hücresi hasar gördüğünde, kana yoğun miktarda CKMB2CK-MB2 salınır.
Doku yıkımı gerçekleştikten sonra plazma dönüşüm hızı, salınım hızının gerisinde kalır.
3
Tanısal eşik değeri belirle.
Normalde oran 1.01.0 civarındayken, akut fazda CKMB2/CKMB1CK-MB2 / CK-MB1 oranı >1.5> 1.5 olur.
Bu oran artışı, total CKMBCK-MB aktivitesi henüz referans aralığındayken (ilk 2-4 saat) saptanabilir.

Anahtar Kavram

Miyokard hasarının erken tanısında CKMBCK-MB izoform (MB2/MB1) analizi ve karboksipeptidaz NN aracılı dönüşüm.

İpuçları

1
Miyokard hücresi içinde sentezlenen orijinal formu (doku formu) düşünün.
2
Plazmada bulunan karboksipeptidaz NN enziminin, dokudan gelen enzimi nasıl modifiye ettiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir mantığın CKMM3/CKMM1CK-MM3 / CK-MM1 oranında iskelet kası hasarı için de geçerli olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Şiddetli karaciğer hasarı ve sentrilobüler (Zon 33) nekroz gelişen bir hastada, hepatositlerdeki mitokondriyal matriks hasarını ve bu bölgedeki parankimal yıkımı yansıtmada en spesifik olan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glutamat dehidrogenaz (GLDH)

Cevap

Glutamat dehidrogenaz (GLDH), mitokondriyal matrikse lokalize olması ve karaciğerin Zon 3 bölgesinde yoğunlaşması nedeniyle sentrilobüler mitokondriyal hasarın en spesifik göstergesidir.
Glutamat dehidrogenaz (GLDH), sadece karaciğerde ve neredeyse tamamen mitokondriyal matrikste bulunan bir enzimdir. Karaciğer lobülünde, hipoksiye ve toksik hasara en duyarlı olan sentrilobüler bölgede (Zon 3) en yüksek konsantrasyondadır. Bu nedenle, GLDH seviyesindeki belirgin artış, ağır karaciğer hasarının ve derin mitokondriyal yıkımın spesifik bir işaretidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hasarın hücresel kompartmanını belirle
Mitokondriyal matriks hasarı sorgulanmaktadır.
Soruda özellikle mitokondriyal matriks hasarının derecesini yansıtan enzim sorulmuştur.
2
Hasarın anatomik lokalizasyonunu değerlendir
Karaciğerin sentrilobüler (Zon 3) bölgesi.
Zon 3 bölgesi, hepatik lobülün merkezinde (santral ven çevresinde) yer alan ve nekroza en duyarlı bölgedir.
3
Enzimlerin lokalizasyonu ile eşleştir
GLDH mitokondriyal matrikste ve Zon 3'te lokalizedir.
ALT ve LDH-5 sitozoliktir; GGT membran/mikrozomaldir. AST mitokondride bulunsa da GLDH kadar spesifik değildir.

Anahtar Kavram

Hücre içi lokalizasyonlarına göre enzimlerin klinik kullanımı (Klinik Enzimoloji)

İpuçları

1
Bu enzim, hepatosit içindeki konumu nedeniyle ağır nekroz durumlarında dolaşıma geçer.
2
İlgili enzimin %100'e yakını mitokondriyal matrikste yer alır.
3
Zon 3 (sentrilobüler) hasarı, genellikle hipoksi veya toksik metabolit birikimiyle ilişkilidir ve bu bölgeye özgü belirteç GLDH'dır.

Daha Fazla Pratik

Karaciğerde bulunan aminotransferazların (AST ve ALT) sitozolik ve mitokondriyal oranlarını karşılaştırarak klinik önemlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

Rutin bir check-up muayenesi sırasında karaciğer fonksiyonlarını değerlendirmek amacıyla tetkik istenen bir hastada; aşağıdaki enzimlerden hangisinin serum düzeyindeki artış, karaciğer parankim hasarı için en yüksek doku özgüllüğüne (spesifite) sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alanin aminotransferaz (ALT)

Cevap

Alanin aminotransferaz (ALT) karaciğer parankim hasarı için en yüksek doku özgüllüğüne sahip enzimdir.
Alanin aminotransferaz (ALT), klinik olarak karaciğer parankim (hepatosit) hasarının en özgül belirtecidir. Aspartat aminotransferaz (AST) karaciğer dışında kalp, iskelet kası, böbrek ve eritrositlerde de yüksek konsantrasyonlarda bulunurken; ALT'nin ana kaynağı karaciğerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Karaciğer hasarını gösteren aminotransferaz enzimlerinin vücut dağılımlarını karşılaştırmak.
Hem ALT hem de AST karaciğerde bulunur, ancak AST ayrıca kalp ve iskelet kasında da yüksek düzeydedir.
Bir enzimin doku özgüllüğü, o enzimin hedef doku dışındaki diğer dokularda ne kadar az bulunduğuyla doğru orantılıdır.
2
Karaciğer dokusuna en özgü olan seçeneği belirlemek.
Alanin aminotransferaz (ALT), esas olarak karaciğer sitozolünde yer alır.
ALT'nin karaciğer dışı dokulardaki aktivitesi AST'ye göre çok daha düşüktür, bu da onu karaciğer parankim hasarı için daha spesifik bir belirteç yapar.

Anahtar Kavram

Karaciğer parankim hasarında ALT'nin AST'ye göre daha yüksek doku özgüllüğüne sahip olması.

Daha Fazla Pratik

De Ritis oranı (AST/ALT) kavramını ve hangi hastalıklarda (alkolik hepatit vb.) bu oranın değiştiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 6Soru

4545 yaşında kadın hasta, rutin kontrollerinde saptanan belirgin serum amilaz yüksekliği nedeniyle değerlendiriliyor. Hastanın abdominal ağrısı veya herhangi bir sistemik şikayeti bulunmamaktadır. Fizik muayenesi tamamen normaldir. Laboratuvar tetkiklerinde; serum amilaz düzeyi 980 U/L980\ U/L (N: 25125 U/L25-125\ U/L), serum lipaz düzeyi 32 U/L32\ U/L (N: 1060 U/L10-60\ U/L) ve 2424 saatlik idrar amilaz düzeyi 45 U/gu¨n45\ U/gün (Düşük/Normal) olarak saptanıyor. Hastanın amilaz/kreatinin klirens oranı (ACCRACCR) ise %0.7\%0.7 olarak hesaplanıyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Makroamilazemi

Cevap

Verilen klinik tabloda serum amilazının çok yüksek olmasına rağmen lipazın normal olması ve idrarla amilaz atılımının kısıtlı olması (düşük ACCR), tanının makroamilazemi olduğunu göstermektedir.
Makroamilazemi tanısı; izole serum amilaz yüksekliği, normal serum lipaz düzeyi ve enzimin büyük moleküler ağırlıklı kompleksler oluşturması nedeniyle idrara geçememesi (düşük idrar amilazı ve <%1 ACCR) ile karakterizedir. Bu durum klinik olarak asemptomatiktir ve tedavi gerektirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Serum enzim profili analizi
Serum amilazı belirgin yüksek (980 U/L980\ U/L), ancak pankreas spesifik lipaz normal (32 U/L32\ U/L).
Yüksek amilazın pankreatik bir hasardan mı yoksa başka bir nedenden mi kaynaklandığını ayırt etmek.
2
Renal ekskresyon ve ACCR değerlendirmesi
İdrar amilazı düşük ve ACCRACCR oranı %1\%1'in altında (%0.7\%0.7).
Normalde amilaz düşük moleküler ağırlığı sayesinde idrara kolayca geçer. Düşük klirens, enzimin büyük bir komplekse bağlı olduğunu düşündürür.
3
Tanısal sentez
Yüksek serum amilazı + Normal lipaz + Düşük ACCR = Makroamilazemi.
Amilazın immünglobulinlerle (genellikle IgA) kompleks oluşturması sonucu oluşan zararsız bir klinik varyanttır.

Anahtar Kavram

Makroamilazemi; amilazın plazma proteinlerine bağlanarak böbrekten süzülemediği, serumda yalancı yükseklik yaratan ancak klinik önemi olmayan bir durumdur.

Daha Fazla Pratik

Makro-enzim konseptini pekiştirmek için 'Macro-CK Tip 1 ve Tip 2' farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

Akut miyokard enfarktüsü (AMI) tanısıyla izlenen bir hastada, ilk semptomların başlamasından yaklaşık 96 saat (4 gün) sonra yeni bir göğüs ağrısı şikayeti gelişmiştir. Serum düzeyinin kısa sürede (48-72 saat) normale dönmesi nedeniyle, bu hastada gelişen olası bir re-infarktüsü (tekrarlayan enfarktüs) saptamada en duyarlı olan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CK-MB

Cevap

Re-infarktüs tanısında, serum düzeyi 2-3 gün içinde normale dönen CK-MB enzimi en yararlı parametredir.
Doğru cevap olan seçenek, CK-MB enziminin miyokard hasarı sonrası serumda kalış süresinin kısa olması (48-72 saat) nedeniyle re-infarktüs vakalarında tercih edildiğini belirtmektedir. 4. günde (96. saat) serum düzeyi normale dönmüş olan CK-MB'nin tekrar yükselmesi, yeni bir nekrotik süreci kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryoyu analiz edin.
Hastada enfarktüsten 4 gün (96 saat) sonra yeni bir ağrı gelişmiştir.
Bu süre, birçok kardiyak belirtecin hala yüksek olduğu ancak bazılarının normale döndüğü kritik bir süredir.
2
Kardiyak belirteçlerin kinetiğini karşılaştırın.
LDH (10-14 gün), AST (4-5 gün) ve Troponin I (7-10 gün) yüksek kalırken, CK-MB 48-72 saatte normale döner.
Yeni bir hasarın saptanabilmesi için test edilen parametrenin bazal seviyeye inmiş olması gerekir.
3
Doğru enzim seçimini yapın.
Hızlı temizlenme özelliğinden dolayı CK-MB seçilir.
4. günde CK-MB'nin tekrar yükselmesi, ilk enfarktüsten bağımsız yeni bir hasarın (re-infarktüs) göstergesidir.

Anahtar Kavram

Enzim kinetiği ve re-infarktüs tanısı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 8Soru

Akut göğüs ağrısı şikayetiyle acil servise başvuran 6060 yaşındaki bir hastada yapılan laboratuvar incelemelerinde kardiyak troponin I (cTnIcTnI) düzeyi yüksek saptanmıştır. Miyokard enfarktüsü (AMIAMI) tanısında cTnIcTnI düzeyinin ölçülmesinin CKMBCK-MB (Kreatin kinaz MB) izoenzimine göre en önemli klinik avantajı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kardiyak doku hasarına karşı özgüllüğünün (spesifitespesifite) daha yüksek olması

Cevap

Kardiyak troponinlerin miyokard enfarktüsü tanısında en önemli avantajı, kardiyak dokuya olan yüksek özgüllükleridir.
Miyokard hasarı tanısında kardiyak troponinlerin (cTnIcTnI ve cTnTcTnT) CKMBCK-MB'ye göre en büyük üstünlüğü kardiyak spesifik olmalarıdır. Troponinlerin amino asit dizilimleri kalp ve iskelet kasında farklıdır ve laboratuvarda kullanılan antikorlar sadece kalp formuna (kardiyak spesifik) bağlanır. Bu sayede iskelet kası travması veya ağır egzersiz gibi durumlarda CKMBCK-MB yükselip kafa karıştırabilirken, troponinler yükselmez.

Adım Adım Çözüm

1
Kardiyak biyobelirteçlerin doku dağılımlarını karşılaştır.
Kardiyak troponinler (cTnIcTnI ve cTnTcTnT) sadece kalp kasına özgü protein yapılar içerirken, CKMBCK-MB az miktarda da olsa iskelet kasında bulunur.
Tanıda en önemli kriter, markerın hasarlı dokuya ne kadar spesifik olduğudur.
2
Markerların plazma kinetiklerini değerlendir.
Troponinler 363-6 saatte yükselir ve 7107-10 gün yüksek kalır. CKMBCK-MB ise 363-6 saatte yükselir ancak 487248-72 saatte normale döner.
Yarı ömrün uzun olması geç tanı için avantajken, reinfarktüs takibi için dezavantajdır.
3
Klinik kullanım amacına göre en doğru avantajı saptan.
Özgüllüğün yüksek olması, iskelet kası hasarı olan hastalarda AMI tanısının karışmasını engellediği için en temel avantajdır.
Yüksek spesifite, yalancı pozitiflik oranını düşürür.

Anahtar Kavram

Klinik enzimolojide biyobelirteçlerin doku özgüllüğü ve salınım kinetiği tanısal doğruluğu belirler.
Tahmini Süre:50s
Soru 9Soru

Halsizlik ve sarılık şikayeti ile başvuran bir hastada yapılan laboratuvar incelemelerinde; hemoglobin düzeyi düşük, indirekt bilirubin seviyesi yüksek ve haptoglobin düzeyi saptanamayacak kadar düşük bulunmuştur. Bu hastanın serum laktat dehidrogenaz (LDHLDH) izoenzim analizi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: LDH1LDH-1 ve LDH2LDH-2 düzeylerinde artış izlenir ve LDH1>LDH2LDH-1 > LDH-2 (LDHLDH flip) saptanır.

Cevap

Hemoliz durumunda eritrosit kaynaklı LDH1LDH-1 ve LDH2LDH-2 artar, bu da LDH1>LDH2LDH-1 > LDH-2 şeklinde izlenen "LDH flip" paternine yol açar.
Verilen vakadaki laboratuvar bulguları (düşük hemoglobin, yüksek indirekt bilirubin, düşük haptoglobin) net bir hemoliz tablosuna işaret etmektedir. Eritrositler LDH1LDH-1 ve LDH2LDH-2 izoenzimleri açısından oldukça zengindir. Normal insan serumunda LDHLDH izoenzimleri miktar olarak LDH2>LDH1>LDH3>LDH4>LDH5LDH-2 > LDH-1 > LDH-3 > LDH-4 > LDH-5 şeklinde sıralanır. Hemoliz (veya miyokard enfarktüsü) geliştiğinde, LDH1LDH-1 seviyesi LDH2LDH-2'nin üzerine çıkar; bu duruma 'flipped LDH' (tersine dönmüş LDH) paterni denir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları yorumla
Hastada anemi (düşük hemoglobin), indirekt hiperbilirubinemi ve düşük haptoglobin olması intravasküler hemolizi gösterir.
Hemoliz tanısını doğrulamak için karakteristik laboratuvar bulgularının birleştirilmesi gerekir.
2
Eritrositlerdeki LDHLDH izoenzim içeriğini hatırla
Eritrositler yüksek oranda LDH1LDH-1 (H4H_4) ve LDH2LDH-2 (H3M1H_3M_1) içerir.
Hasar gören hücrenin içeriği, serumda yükselecek olan enzim tipini belirler.
3
Normal ve patolojik LDHLDH paternlerini karşılaştır
Normal serumda LDH2>LDH1LDH-2 > LDH-1 iken, hemoliz veya miyokard enfarktüsü gibi durumlarda LDH1LDH-1 daha fazla artarak LDH1>LDH2LDH-1 > LDH-2 olur.
"Flipped pattern" olarak adlandırılan bu durum tanısal bir belirteçtir.

Anahtar Kavram

Laktat dehidrogenaz izoenzimlerinin doku özgüllüğü ve hemolizdeki 'flipped pattern' (LDH1>LDH2LDH-1 > LDH-2) bulgusu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

6565 yaşında, uzun süreli ağır sigara kullanım öyküsü olan bir erkek hasta; iştahsızlık, belirgin kilo kaybı ve inatçı öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan görüntüleme tetkiklerinde akciğerde santral yerleşimli bir kitle saptanıyor. Laboratuvar analizlerinde serum total kreatin kinaz (CKCK) aktivitesi 380380 U/L (N<190N < 190 U/L) olarak bulunurken, immunoinhibisyon yöntemiyle ölçülen CKMBCK-MB aktivitesi 440440 U/L olarak saptanıyor.

Bu hastadaki laboratuvar bulgularının (ölçülen CKMBCK-MB değerinin total CKCK değerinden yüksek çıkması) en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dolaşımda mitokondriyal CKCK (Makro CKCK Tip 2) varlığı

Cevap

Bu hastadaki bulguların nedeni, malignite ile ilişkili olan ve immunoinhibisyon yönteminde girişime neden olan mitokondriyal CKCK (Makro CKCK Tip 2) varlığıdır.
İmmunoinhibisyon yöntemiyle CKMBCK-MB tayininde, anti-M antikorları MM alt ünitesini inhibe eder. Serumda sadece MMMM ve MBMB olduğu varsayımıyla, inhibe olmayan BB aktivitesi 22 ile çarpılarak CKMBCK-MB hesaplanır. Ancak hastadaki akciğer kanseri gibi durumlarda dolaşıma salınan mitokondriyal CKCK (Makro CKCK Tip 2), MM alt ünitesi içermediği için antikorlardan etkilenmez. Ölçülen bu yüksek aktivite 22 ile çarpıldığında, sonuç matematiksel olarak total CKCK değerini dahi aşabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen laboratuvar değerleri arasındaki tutarsızlığı analiz et.
CKMBCK-MB (440440 U/L) > Total CKCK (380380 U/L) saptandı.
Normal şartlarda hiçbir izoenzim total aktiviteden yüksek olamaz; bu durum bir ölçüm girişimini (interference) gösterir.
2
Kullanılan ölçüm yönteminin (immunoinhibisyon) çalışma prensibini hatırla.
Anti-M antikorları MM alt ünitelerini inhibe eder; geriye kalan BB aktivitesi ölçülüp 22 ile çarpılarak CKMBCK-MB tahmin edilir.
Yöntem, serumda sadece MMMM ve MBMB bulunduğunu varsayar.
3
MM alt ünitesi içermeyen diğer formların etkisini değerlendir.
Mitokondriyal CKCK, CKBBCK-BB veya Makro CKCK formları anti-M ile inhibe olmaz.
Bu formların tüm aktivitesi ölçülen değere eklenir ve 22 ile çarpılınca sonuç yapay olarak total CKCK'yı aşar.
4
Klinik tablo (akciğer kanseri şüphesi) ile bulguları birleştir.
Malignitelerde en sık görülen atipik form Makro CKCK Tip 2'dir (mitokondriyal CKCK).
Makro CKCK Tip 1 daha çok otoimmünite ile, Tip 2 ise ağır doku hasarı ve kanserle ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Kreatin kinaz ölçümünde immunoinhibisyon yöntemi ve atipik CKCK formlarının (Makro CKCK) yol açtığı yalancı yükseklikler.
Soru 11Soru

Rutin kontrolleri sırasında serum alkalen fosfataz (ALPALP) düzeyi referans aralığının 33 katı yüksek bulunan 5555 yaşındaki bir kadın hastanın diğer karaciğer fonksiyon testleri normal sınırlarda saptanmıştır. Bu hastada ALPALP yüksekliğinin hepatobilier sistem mi yoksa kemik dokusu kaynaklı mı olduğunu belirlemek amacıyla ölçülmesi en uygun olan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gamma-glutamil transferaz (GGT)

Cevap

Gamma-glutamil transferaz (GGT) ölçümü, alkalen fosfataz yüksekliğinin kemik mi yoksa karaciğer kaynaklı mı olduğunu ayırt etmekte kullanılan en uygun testtir.
Alkalen fosfataz (ALPALP), hem karaciğer (safra yolları) hem de kemik kaynaklı olabilir. Gamma-glutamil transferaz (GGTGGT) ise kemik dokusunda bulunmayan ancak hepatobilier sistem hasarlarında duyarlı bir şekilde yükselen bir enzimdir. Bu nedenle izole ALPALP yüksekliği olan bir hastada GGTGGT düzeyinin normal bulunması, yüksekliğin kemik kaynaklı olduğunu kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
ALP enziminin doku dağılımını analiz etme
Alkalen fosfataz (ALPALP), vücutta en çok karaciğer (safra yolları kanalikülleri) ve kemik (osteoblastlar) dokusunda bulunur.
İzole ALP yüksekliğinde bu iki ana kaynağın ayırt edilmesi klinik tanı için kritiktir.
2
Ayırıcı tanıda kullanılacak ek belirteci belirleme
Gamma-glutamil transferaz (GGTGGT), safra yolu epitelinde yoğun bulunur ancak kemik dokusunda bulunmaz.
Bir enzimin bir dokuda olup diğerinde olmaması, o dokuya özgü hasarın belirlenmesinde altın standart sağlar.
3
Klinik yorum yapma
Hastanın ALPALP düzeyi yüksekken GGTGGT düzeyi normal ise yükseklik kemik kaynaklıdır; her ikisi de yüksekse hepatobilier kaynaklıdır.
Bu hastada diğer karaciğer testlerinin normal olması kemik kaynağını düşündürse de, en spesifik doğrulayıcı test GGT'dir.

Anahtar Kavram

İzole ALP yüksekliğinde GGT, kaynağın kemik veya karaciğer olduğunu ayırt eden en spesifik enzimdir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 12Soru

6262 yaşında erkek hastada pelvik ağrı ve kemik metastazı şüphesi nedeniyle yapılan tetkiklerde serum total asit fosfataz (ACPACP) düzeyi referans aralığın çok üzerinde saptanmıştır. Laboratuvarda yapılan diferansiyel inhibisyon testlerinde, enzim aktivitesinin LL-tartrat ilavesiyle %90\%90 oranında azaldığı, formaldehit ilavesiyle ise anlamlı bir değişim göstermediği gözlenmiştir. Bu laboratuvar bulguları ve ilgili enzim hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: LL-tartrat duyarlılığı artışın prostat kaynaklı olduğunu (PAPPAP) doğrular; bu izoenzim adli tıpta seminal sıvı tespiti için de kullanılan bir belirteçtir.

Cevap

L-tartrat duyarlılığı artışın prostatik asit fosfataz (PAP) kaynaklı olduğunu gösterir ve bu enzim adli tıpta seminal sıvı tespiti için kullanılır.
Laboratuvar bulgularında saptanan yüksek LL-tartrat duyarlılığı, asit fosfatazın prostatik izoenzimi (PAPPAP) için karakteristiktir. Bu enzim, prostat kanseri ve metastazlarında serumda yükselir. Ayrıca seminal sıvıda vücudun diğer bölgelerine göre binlerce kat daha yüksek konsantrasyonda bulunduğu için, şüpheli lekelerde semen varlığını kanıtlamak amacıyla adli tıp laboratuvarlarında yaygın olarak kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Toplam asit fosfataz (ACPACP) artışının kaynağını belirlemek için inhibitör sonuçlarını analiz et.
LL-tartrat ile %90\%90 inhibisyon saptanması, enzimin tartrata duyarlı (prostatik) form olduğunu gösterir.
LL-tartrat, prostatik asit fosfatazın (PAPPAP) spesifik inhibitörüdür.
2
Formaldehit inhibitör sonucunu değerlendir.
Formaldehit inhibisyonunun olmaması, eritrosit kaynaklı ACPACP kontaminasyonunu veya hemolizi dışlar.
Formaldehit, eritrosit ACPACP izoenzimini inhibe ederken prostatik formu etkilemez.
3
Klinik korelasyonu ve adli tıp ilişkisini kur.
Prostat kanseri metastazlarında PAPPAP yükselir ve bu enzim seminal sıvıda bolca bulunduğu için adli tıp testlerinde kullanılır.
PAPPAP, prostat epitelinden salgılanan ve seminal plazmanın major bileşenlerinden biri olan bir enzimdir.

Anahtar Kavram

Asit fosfataz (ACPACP) izoenzimlerinin LL-tartrat ve formaldehit inhibitörleri ile diferansiyel tanısı.

İpuçları

1
Asit fosfataz (ACPACP) izoenzimlerini ayırt etmek için inhibitörlerin etkisine odaklanın.
2
LL-tartrat prostatik formu inhibe ederken, formaldehit eritrosit formunu inhibe eder.
3
Tartrata duyarlı olan form PAPPAP'dır; metastatik prostat kanserinde artar ve adli tıpta semen tayini için altın standarttır.

Daha Fazla Pratik

Osteoklastik aktivite belirteci olan TRAP ile osteoblastik belirteç olan ALP arasındaki farkları inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 13Soru

4242 yaşında kadın hastaya elektif kolesistektomi sırasında nöromüsküler blokaj amacıyla süksinilkolin uygulanmıştır. Cerrahi işlem tamamlanmasına rağmen hastanın spontan solunumunun başlamadığı ve postoperatif 33 saat boyunca mekanik ventilasyon desteğine ihtiyaç duyduğu saptanmıştır. Hastadan alınan serum örneğinde psödokolinesteraz (BChEBChE) aktivitesi referans aralığın alt sınırına yakın bulunmuştur. Bu hastada süksinilkolin apnesine neden olan kalıtsal durumu teyit etmek amacıyla yapılan biyokimyasal analizler ve sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Atipik enzim varyantı varlığında dibukain inhibitör yüzdesi (dibukain sayısı) anlamlı derecede düşük bulunur.

Cevap

Atipik enzim varyantı varlığında dibukain inhibitör yüzdesinin (dibukain sayısı) anlamlı derecede düşük bulunması doğrudur.
Atipik psödokolinesteraz varyantı (EaEaE^a E^a), dibukain adı verilen lokal anesteziğe karşı dirençlidir. Normal enzim dibukain tarafından %80\%80 oranında inhibe edilirken (dibukain sayısı 8080), atipik varyant sadece %20\%20 oranında inhibe edilir (dibukain sayısı 2020). Bu nedenle, klinik olarak süksinilkolin apnesi görülen ve atipik varyanta sahip bireylerde dibukain sayısı anlamlı derecede düşük bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Süksinilkolin sonrası uzamış apne süresi.
Bu tablo, süksinilkolini yıkan psödokolinesteraz (BChE) enziminin eksikliğini veya fonksiyonel bir varyantını düşündürür.
2
Biyokimyasal testi belirle.
Dibukain Sayısı testi.
Enzimin genetik varyantlarını (özellikle atipik varyantı) ayırt etmek için dibukain ile inhibisyon testi kullanılır.
3
Atipik varyantın özelliklerini hatırla.
Dibukaine karşı direnç ve düşük afinite.
Atipik varyant (EaE^a), dibukain tarafından normal enzime göre daha az inhibe edilir (%20\%20 vs %80\%80).
4
Dibukain sayısını yorumla.
Düşük dibukain sayısı varyantı teyit eder.
Dibukain sayısı inhibitör yüzdesini ifade ettiğinden, düşük sayı atipik (dirençli) enzimi gösterir.

Anahtar Kavram

Psödokolinesteraz (BChE) ve Dibukain Sayısı ile Genetik Varyant Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

6060 yaşında erkek hasta, akut miyokard enfarktüsü (MIMI) tanısıyla koroner yoğun bakım ünitesinde izlenmektedir. Yatışının 5.5. gününde hastada aniden tekrar şiddetli göğüs ağrısı ve elektrokardiyografide (EKGEKG) yeni STST segment elevasyonu gelişiyor.

Buna göre, gelişen yeni bir miyokardiyal hasarı (re-enfarktüs) belirlemek için kullanılması en uygun olan laboratuvar parametresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: KreatinkinazMB(CKMB)Kreatin kinaz MB (CK-MB)

Cevap

Yeni gelişen bir miyokardiyal hasarı (re-enfarktüs) belirlemek için en uygun parametre, serum yarı ömrü kısa olan ve bazal düzeye hızlı dönen Kreatin kinaz MB (CKMBCK-MB) izoenzimidir.
Kreatin kinaz MB (CKMBCK-MB) izoenzimi, miyokard hasarından sonra 363-6 saatte yükselir, 122412-24 saatte zirve yapar ve genellikle 487248-72 saat (232-3 gün) içinde bazal seviyelere döner. Akut enfarktüs sonrası hastanede yatan bir hastada, ilk olaydan 33 günden daha uzun bir süre sonra (senaryoda 5.5. gün) gelişen yeni göğüs ağrısında Troponinler hala yüksek seyretmektedir. Bu nedenle yeni bir hasarı saptamak için normale dönmüş olması beklenen CKMBCK-MB'nin tekrar yükselmesi en güvenilir kanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik senaryoyu analiz et.
Hasta ilk MIMI üzerinden 55 gün geçtikten sonra yeni bir ağrı yaşıyor (re-enfarktüs şüphesi).
Zaman çizelgesi, hangi belirtecin bazal seviyeye dönmüş olması gerektiğini belirlemek için kritiktir.
2
Biyobelirteçlerin serumda kalma sürelerini karşılaştır.
Troponinler 7147-14 gün, LDHLDH 7107-10 gün yüksek kalırken; CKMBCK-MB 232-3 gün içinde normale döner.
Eğer bir belirteç ilk olaydan dolayı hala yüksekse, yeni bir yükselmeyi saptamak zordur.
3
Re-enfarktüs için en uygun testi seç.
CKMBCK-MB normale dönmüş olacağı için, tekrar yükselmesi yeni bir hasarı kanıtlar.
Tanısal pencere ve geri dönüş hızı re-enfarktüs tanısında belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Miyokard enfarktüsü belirteçlerinin salınım ve temizlenme kinetiği (Tanısal Pencere)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 15Soru

Genel anestezi altında elektif cerrahi planlanan 3535 yaşındaki kadın hastaya nöromüsküler blokör olarak süksinilkolin uygulanmıştır. Operasyon sonrası hastada spontan solunumun başlamaması ve apne tablosunun uzaması üzerine yapılan incelemelerde plazma kolinesteraz (psödokolinesteraz) aktivitesinin düşük olduğu saptanmıştır. Bu enzim ve klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Süksinilkolin metabolizmasından sorumlu olan bu enzim, asetilkolinesteraz ile aynı gen lokusu tarafından kodlanır.

Cevap

Süksinilkolin metabolizmasından sorumlu olan plazma kolinesterazı ile eritrositlerde bulunan asetilkolinesterazın aynı gen tarafından kodlandığı ifadesi yanlıştır; bu iki enzim farklı genler tarafından kodlanan ayrı proteinlerdir.
Doğru yanıt olan seçenek, psödokolinesteraz ve asetilkolinesterazın aynı gen lokusu tarafından kodlandığını iddia etmektedir. Oysa biyokimyasal ve genetik olarak bu iki enzim birbirinden farklıdır; psödokolinesteraz geni 3.3. kromozomda yer alırken, asetilkolinesteraz geni 7.7. kromozomda bulunur. Diğer seçeneklerde yer alan sentez yeri, dibukain sayısı ilişkisi, organofosfat inhibisyonu ve karaciğer hastalıklarındaki seyri ile ilgili bilgiler biyokimyasal olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımlama
Süksinilkolin apnesi
Süksinilkolin uygulamasından sonra uzamış apne, plazma kolinesteraz (BChE) eksikliği veya atipik varyant varlığını düşündürür.
2
Plazma kolinesterazının (BChE) özelliklerini değerlendirme
Karaciğer sentezi ve plazma lokalizasyonu
BChE karaciğerde sentezlenir ve plazmada bulunur. Asetilkolinesteraz (AChE) ise eritrosit membranında ve sinir dokusunda bulunur.
3
Genetik temeli analiz etme
Farklı gen lokusları
BChEBChE geni 3q263q26, AChEAChE geni ise 7q227q22 lokusundadır. Aynı gen tarafından kodlanmazlar.
4
Dibukain sayısı kavramını doğrulama
Düşük dibukain sayısı = Atipik enzim
Dibukain sayısı, enzimin dibukain tarafından yüzde kaç oranında inhibe edildiğini gösterir. Atipik varyant dibukaine dirençlidir.

Anahtar Kavram

Psödokolinesteraz (BChE) ve Asetilkolinesteraz (AChE) doku özgüllüğü ve genetik köken açısından birbirinden tamamen farklıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Alkol kullanım öyküsü olan 4545 yaşındaki erkek hasta, kuşak tarzında sırtına yayılan şiddetli epigastrik ağrı ve kusma şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde akut pankreatit ön tanısı üzerinde duruluyor. Bu hastada tanıyı desteklemek amacıyla bakılan, serum amilaz düzeyine göre pankreas hasarına daha özgül olan ve kanda daha uzun süre (8148-14 gün) yüksek kalan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lipaz

Cevap

Lipaz
Lipaz, akut pankreatit tanısında altın standart kabul edilen enzimlerden biridir. Serum amilazı semptomlar başladıktan 353-5 gün sonra normale dönerken, lipaz 8148-14 gün boyunca yüksek kalarak özellikle geç başvuran hastalarda tanısal değerini korur. Ayrıca pankreas dışı amilaz kaynakları (tükürük bezleri) nedeniyle lipazın özgüllüğü amilazdan daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve olası tanıyı belirlemek
Alkol öyküsü ve kuşak tarzı ağrı akut pankreatiti düşündürür.
Semptomların anatomik ve fizyolojik karşılığı enzim seçimini kısıtlar.
2
Enzimlerin doku özgüllüğünü karşılaştırmak
Lipaz, pankreas dokusu için amilazdan daha özgül bir belirteçtir.
Amilaz tükürük bezlerinde de bulunurken lipazın majör kaynağı pankreastır.
3
Enzim kinetiği ve serumda kalış süresini değerlendirmek
Amilaz 353-5 günde normale dönerken, lipaz 8148-14 güne kadar yüksek kalabilir.
Klinik enzimolojide belirteçlerin yarı ömürleri tanısal pencereyi belirler.

Anahtar Kavram

Akut pankreatitte lipazın amilaza göre daha yüksek olan doku spesifitesi ve tanısal penceresinin uzunluğu.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 17Soru

2828 yaşında, gebeliğinin 34.34. haftasında olan sağlıklı bir kadının rutin kontrollerinde serum alkalen fosfataz (ALPALP) düzeyi referans aralığın yaklaşık 33 katı yüksek bulunmuştur. Hastanın fizik muayenesi ve diğer karaciğer fonksiyon testleri (ASTAST, ALTALT, bilirubinler) normal sınırlardadır. Bu hastadaki ALPALP yüksekliğinin plasental kaynaklı fizyolojik bir artış olduğunu doğrulamak amacıyla bakılması en uygun olan, karaciğer patolojilerine daha özgü ve plasentada bulunmayan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gama-glutamil transferaz (GGTGGT)

Cevap

Gama-glutamil transferaz (GGTGGT)
Gama-glutamil transferaz (GGTGGT) karaciğer ve safra yolu epitelinde yüksek konsantrasyonda bulunur ancak plasentada bulunmaz. Bu nedenle, izole ALPALP yüksekliği olan hamile bir kadında GGTGGT düzeyinin normal olması, artışın karaciğer hasarından değil, plasentadan kaynaklanan fizyolojik bir durum olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun değerlendirilmesi
Hastanın gebeliğinin son trimesterinde olması ve izole ALPALP yüksekliği saptanması.
Gebelikte plasental ALPALP izoenzimi dolaşıma katılarak total ALPALP düzeyini fizyolojik olarak artırır.
2
Ayırıcı tanı için enzim seçimi
Gama-glutamil transferaz (GGTGGT) veya 55'-nükleotidaz enzimlerinin kontrol edilmesi.
Bu enzimler karaciğer ve safra yollarına özgüdür; kemik veya plasenta kaynaklı ALPALP artışlarında yükselmezler.
3
Sonucun yorumlanması
GGTGGT seviyesinin normal bulunması, ALPALP yüksekliğinin plasental kaynaklı olduğunu doğrular.
Gama-glutamil transferaz plasentada üretilmez ve gebelikte genellikle normal sınırlarda kalır.

Anahtar Kavram

Gebelikte (özellikle 3. trimesterde) gözlenen izole Alkalen Fosfataz (ALP) yüksekliği, plasental izoenzim kaynaklı fizyolojik bir durumdur; bu durumu hepatobiliyer hastalıklardan ayırmak için Gama-glutamil transferaz (GGT) kullanılır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 18Soru

Kemik metastazı izlenen bir hastada, osteoklastik aktivitenin değerlendirilmesi amacıyla asit fosfataz (ACPACP) ölçümü planlanmıştır. Analiz sırasında ortama LtartratL-tartrat eklendiğinde aktivitesini koruyan (inhibe olmayan) ve kemik rezorpsiyonunu yansıtan spesifik enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tartrata dirençli asit fosfataz (TRAP)

Cevap

Tartrata dirençli asit fosfataz (TRAP), kemik yıkımını (rezorpsiyon) yansıtan ve tartrat inhibisyonuna dirençli olan enzimdir.
Tartrata dirençli asit fosfataz (TRAP veya Asit Fosfataz Tip 5b), osteoklastik hücreler tarafından üretilir ve kemik rezorpsiyonu sırasında dolaşıma salınır. Klinik enzimolojide bu enzimin en önemli laboratuvar özelliği, LtartratL-tartrat ilavesine rağmen katalitik aktivitesini korumasıdır. Bu durum, prostat kaynaklı olan ve tartratla inhibe edilen asit fosfatazdan ayrımını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kemik döngüsü hücrelerini belirle
Kemik yapımından osteoblastlar, kemik yıkımından (rezorpsiyon) osteoklastlar sorumludur.
Soruda osteoklastik aktivite ve yıkım sorulmaktadır.
2
Yıkım belirteci olan enzimi seç
Asit fosfatazın (ACPACP) osteoklastik formu olan izoenzim 5b (TRAP), kemik yıkımını yansıtır.
Diğer enzimler (örneğin ALPALP) yapım sürecini yansıtır.
3
Tartrat inhibisyonu özelliğini kontrol et
Prostatik ACPACP tartrata duyarlıyken, osteoklastik ACPACP tartrata dirençlidir.
Ayırıcı tanı için kullanılan kimyasal inhibitörlere verilen yanıt enzim spesifitesini doğrular.

Anahtar Kavram

Kemik döngüsü belirteçlerinde enzimlerin kaynak hücre ve inhibisyon özelliklerine göre ayrımı (Yapım vs Yıkım)

Daha Fazla Pratik

Kemik yapım belirteçlerini (Osteokalsin, P1NP, Bone-ALP) ve yıkım belirteçlerini (TRAP, NTx, CTx) bir tablo halinde çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

7272 yaşında, küçük hücreli akciğer kanseri tanısıyla takip edilen ve yaygın karaciğer metastazı saptanan bir erkek hastanın rutin kontrollerinde; total kreatin kinaz (CKCK) aktivitesi 185 U/L185\ U/L (N: 30170 U/L30-170\ U/L), immunoinhibisyon yöntemiyle ölçülen CKMBCK-MB aktivitesi ise 220 U/L220\ U/L olarak saptanmıştır. Hastanın kardiyak şikayeti bulunmamakta, serum troponin düzeyleri referans aralığında ve elektrokardiyografisi normal sınırlardadır. Bu hastadaki laboratuvar bulgularının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dolaşımda Makro-CK tip 2 (oligomerik mitokondriyal CK) bulunması

Cevap

Dolaşımda Makro-CK tip 2 (oligomerik mitokondriyal CK) bulunması
Laboratuvarda CK-MB ölçümü için yaygın olarak kullanılan immunoinhibisyon yönteminde, numuneye anti-M antikoru eklenir. Bu antikor MM izoenzimini tamamen, MB izoenzimini ise yarı yarıya (M kısmını) inhibe eder. Kalan B aktivitesi ölçülür ve MB değerini bulmak için 2 ile çarpılır. Eğer dolaşımda anti-M antikoru tarafından inhibe edilemeyen CK-BB veya Makro-CK (tip 1 veya 2) varsa, bunların aktivitesi B aktivitesiymiş gibi ölçülür ve 2 ile çarpıldığında matematiksel olarak total CK aktivitesini geçebilir. Küçük hücreli akciğer kanseri ve karaciğer metastazı olan bu hastada, hücre içi mitokondriyal hasar sonucu ortaya çıkan oligomerik mitokondriyal CK (Makro-CK tip 2), bu tablonun en olası nedenidir ve prognozun kötü olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen laboratuvar değerlerini karşılaştır
CKMBCK-MB (220 U/L220\ U/L) > Total CKCK (185 U/L185\ U/L)
İmmunoinhibisyon yönteminde CKMBCK-MB değerinin total CKCK'dan yüksek çıkması, yöntemsel bir girişimin (interferans) varlığını gösterir.
2
Ölçüm yöntemini analiz et
Anti-M antikoru CKBBCK-BB ve Makro-CKCK formlarını inhibe edemez.
İmmunoinhibisyon yönteminde anti-M antikorları sadece M alt birimini inhibe eder. Ortamda CKBBCK-BB, Makro-CKCK tip 1 veya tip 2 varsa, bunların aktivitesi 'B' alt birimi gibi ölçülür ve sonuç 22 ile çarpıldığında total CKCK değerini aşabilir.
3
Klinik tablo ile enzim formunu eşleştir
Malignite ve karaciğer metastazı varlığında Makro-CKCK tip 2 önceliklidir.
Makro-CKCK tip 1 (IgG kompleksi) genellikle selim seyirlidir; ancak Makro-CKCK tip 2 (mitokondriyal polimer) ağır hücre hasarı ve malignite ile ilişkili olup kötü prognoz göstergesidir.

Anahtar Kavram

İmmunoinhibisyon yöntemiyle ölçülen CK-MB'nin Total CK'dan yüksek çıkması (CK-MB > Total CK), inhibe edilemeyen CK formlarını (BB veya Makro-CK) düşündürmelidir.

Daha Fazla Pratik

İzoenzim elektroforezi yapılarak dolaşımdaki spesifik CK formunun (mitokondriyal bant) teyit edilmesi önerilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

Laboratuvar tetkiklerinde serum alkalen fosfataz (ALPALP) düzeyi yüksek saptanan bir hastada, bu artışın kaynağını belirlemek amacıyla serum örneği 56C56^\circ C sıcaklıkta 10 dakika boyunca inkübe edilmiştir. İnkübasyon sonrası yapılan ölçümde, ALPALP enzim aktivitesinin başlangıç değerine göre %80\%80 oranında azaldığı (aktivitenin sadece %20\%20'sinin korunduğu) saptanmıştır. Bu bulgu, yüksek saptanan enzimin öncelikle hangi doku kaynaklı olduğunu desteklemektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik

Cevap

Kemik dokusu kaynaklı alkalen fosfataz (ALPALP), ısıya en duyarlı izoenzimdir.
Alkalen fosfatazın farklı doku kaynaklı izoenzimleri ısıya karşı farklı dirençler gösterir. Isıya dayanıklılık sırası (en dayanıklıdan en hassasa): Regan > Plasenta > Bağırsak > Karaciğer > Kemik şeklindedir. Soruda belirtilen 56C56^\circ C'de 10 dakika sonunda aktivitenin %80\%80'inin kaybedilmesi, bu enzimin ısıya en hassas izoenzim olan 'Kemik' kaynaklı olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
ALPALP izoenzimlerinin ısıya dayanıklılık özelliklerini hatırlayın.
Doğal izoenzimler arasında en dayanıklısı plasental, en hassas olanı ise kemik izoenzimidir.
Klinik biyokimyada izoenzim ayrımı için fiziksel özellikler (ısı, inhibisyon) kullanılır.
2
Soruda verilen ısı labilitesi verisini (56C56^\circ C'de %80\%80 kayıp) bu sıralama ile karşılaştırın.
Belirgin aktivite kaybı (ısıya duyarlılık), enzimin ısıya en dayanıksız form olan kemik izoenzimi olduğunu gösterir.
Karaciğer ALP'si aynı koşullarda aktivitesinin yaklaşık yarısını korurken, kemik ALP'si neredeyse tamamen inaktive olur.

Anahtar Kavram

ALP İzoenzimlerinin Isı Stabilitesi Ayrımı

İpuçları

1
ALP izoenzimlerini ayırmak için kullanılan yöntemlerden biri 'ısı stabilitesi' testidir.
2
Hangi izoenzimin 'en hassas' (ısıya en dayanıksız) olduğunu düşünün.
3
'Bone burns' (Kemik yanar) deyimi, kemik ALP'sinin ısıtıldığında aktivitesini hemen kaybettiğini hatırlatır.

Daha Fazla Pratik

ALP izoenzimlerinin L-fenilalanin ile inhibisyon farklarını da incelemeniz konuyu pekiştirecektir (İntestinal ve Plasental ALP inhibe olur).

Alternatif Yöntem

Isı stabilitesi testine alternatif olarak; karaciğer ve kemik ayrımında GGT (Gama Glutamil Transferaz) düzeyi de kullanılabilir. Eğer ALP ile birlikte GGT de yüksekse kaynak karaciğer, GGT normalse kaynakt kemiktir.
Tahmini Süre:1m 15s