Vaskülitler ve Behçet Hastalığı

61 soru

Soru 41Soru

22 yaşında erkek hasta, bir hafta önce başlayan boğaz ağrısı şikayetinin gerilemesinden sonra, bacaklarında mor renkli döküntüler, şiddetli karın ağrısı ve her iki ayak bileğinde şişlik şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede alt ekstremitelerde palpabl purpura ve batın muayenesinde diffüz hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kreatinin 1.1 mg/dL, idrar mikroskopisinde her sahada 15-20 eritrosit ve granüler silindirler görülüyor. Akciğer grafisi normal olarak değerlendirilen hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IgA Vasküliti (Henoch-Schönlein Purpurası)

Cevap

IgA Vasküliti (Henoch-Schönlein Purpurası)
Hastada tarif edilen tablo klasik IgA Vasküliti (eski adıyla Henoch-Schönlein Purpurası) tetradını oluşturmaktadır: 1) Palpabl purpura (trombositopeni olmaksızın), 2) Gastrointestinal semptomlar (kolik tarzı karın ağrısı), 3) Artrit/Artralji, 4) Renal tutulum (hematüri/proteinüri). Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkar. Küçük çaplı, immün kompleks birikimi ile giden bir lökositoklastik vaskülittir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları özetle
Genç erkek hasta, ÜSYE sonrası başlayan palpabl purpura, karın ağrısı, artrit (ayak bileği şişliği) ve nefrit (hematüri, silindirler) tablosu.
Vaskülit tiplerini ayırt etmek için tutulan organ sistemlerini belirlemek gerekir.
2
Damar çapı ve tipine göre ayırıcı tanı yap
Cilt (purpura) ve böbrek (glomerülonefrit) tutulumu küçük çaplı damar vaskülitini işaret eder. PAN orta çaplı olduğu için elenir.
Glomerülonefrit varlığı genellikle orta ve büyük çaplı vaskülitleri dışlar.
3
Spesifik sendrom bulgularını eşleştir
Purpura + Karın Ağrısı + Artrit + Renal tutulum dörtlüsü (tetrad) IgA Vasküliti için tipiktir. Akciğer tutulumunun olmaması MPA ve EGPA'dan uzaklaştırır.
IgA vasküliti (HSP), özellikle enfeksiyon sonrası tetiklenen ve gastrointestinal semptomların belirgin olduğu bir immün kompleks vaskülitidir.

Anahtar Kavram

IgA Vasküliti (Henoch-Schönlein Purpurası) kliniği: Palpabl purpura, karın ağrısı, artralji/artrit ve renal tutulum tetradı ile karakterize, sıklıkla ÜSYE sonrası gelişen küçük damar vaskülitidir.
Soru 42Soru

6868 yaşında kadın hasta; yaklaşık 22 aydır devam eden tek taraflı, şiddetli temporal baş ağrısı, yemek yerken çene kaslarında yorulma ve sağ gözünde ara ara gelişen geçici görme kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ temporal arterde nabız azalmış ve palpasyonla hassas bulunuyor. Laboratuvar tetkiklerinde eritrosit sedimentasyon hızı 105105 mm/saat ve CC-reaktif protein (CRPCRP) 4848 mg/L (N<5N < 5) olarak saptanıyor. Bu hastanın klinik tablosu ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi *yanlıştır*?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastalığın remisyon ve aktivasyon takibinde serumda pANCAp-ANCA ve cANCAc-ANCA düzeylerinin izlenmesi en güvenilir yöntemdir.

Cevap

Hastalığın remisyon ve aktivasyon takibinde serumda pANCAp-ANCA ve cANCAc-ANCA düzeylerinin izlenmesi en güvenilir yöntemdir ifadesi yanlıştır.
Dev hücreli arterit (GCAGCA), aort ve onun kraniyal dallarını tutan bir büyük damar vaskülitidir. pANCAp-ANCA ve cANCAc-ANCA gibi antikorlar ise granülomatoz polianjitis (GPAGPA), mikroskobik polianjitis (MPAMPA) gibi küçük damar vaskülitlerinin tanı ve takibinde kullanılır. GCAGCA aktivite takibinde en güvenilir parametreler eritrosit sedimentasyon hızı ve CRPCRP gibi akut faz reaktanlarıdır. Bu nedenle ANCAANCA düzeylerinin izlenmesi gerektiği yönündeki ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
İleri yaş (>50>50), tek taraflı baş ağrısı, çene kladikasyosu ve geçici görme kaybı (amaurosis fugax) Dev Hücreli Arterit (GCA) için tipiktir.
Hastanın semptomları ve yüksek sedimentasyon hızı tanısal olarak GCA'yı işaret eder.
2
Vaskülit sınıflandırmasını hatırla
GCA, büyük damar vaskülitleri (Aort ve ana dalları) grubundadır.
Hangi laboratuvar parametrelerinin hangi vaskülit grubuyla ilişkili olduğunu belirlemek için bu sınıflandırma kritiktir.
3
Laboratuvar belirteçlerini değerlendir
ANCAANCA (cANCAc-ANCA ve pANCAp-ANCA) küçük damar vaskülitleri (GPAGPA, MPAMPA, EGPAEGPA) için bir belirteçtir. GCA takibinde kullanılmaz.
Büyük damar vaskülitlerinde (GCA, Takayasu) temel takip parametreleri akut faz reaktanları olan ESHESH ve CRPCRP'dir.

Anahtar Kavram

Dev hücreli arterit (GCA), bir büyük damar vaskülitidir ve tanı/takibinde ANCAANCA düzeylerinin bir yeri yoktur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 43Soru

2828 yaşında erkek hasta, son 33 haftadır giderek artan dengesizlik, unutkanlık ve kişilik değişiklikleri şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ataksi ve dizartri saptanıyor. Özgeçmişinde son birkaç yıldır tekrarlayan ağrılı oral aftlar ve genital bölgede sikatris (nedbe) bırakarak iyileşen ülserler olduğu öğreniliyor. Kranial MR incelemesinde mezensefalon ve talamus yerleşimli, T2T2 ağırlıklı serilerde hiperintens lezyonlar izleniyor. Bu hastadaki nörolojik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu tablo parankimal nöro-Behçet olarak adlandırılır ve prognozu vasküler tutuluma (dural sinüs trombozu) göre daha kötüdür.

Cevap

Mezensefalon ve talamus tutulumu ile karakterize parankimal nöro-Behçet tablosunun prognozu, dural sinüs trombozuna göre daha kötüdür.
Hastada saptanan ataksi, dizartri ve mezensefalon/talamus yerleşimli MR lezyonları, Behçet hastalığının parankimal nörolojik tutulumuna (parankimal nöro-Behçet) işaret eder. Parankimal tutulum, dural venöz sinüs trombozu ile seyreden vasküler forma göre daha yaygın görülmesine rağmen, daha ağır nörolojik sekellere ve daha kötü bir prognoza sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların analizi
Ataksi, dizartri ve MR'da beyin sapı/talamus lezyonları saptandı.
Hastanın nörolojik tutulum tipini belirlemek için yerleşim yeri kritiktir.
2
Nöro-Behçet alt tiplerinin ayrımı
Bu bulgular parankimal tutuluma (%80) işaret eder; dural sinüs trombozu (%20) dışlandı.
Vasküler tutulum genellikle kitle etkisi yaratmayan kafa içi basınç artışı ile seyreder.
3
Prognoz ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi
Parankimal tutulumda BOS'ta inflamatuar bulgular beklenir ve prognoz daha ciddidir.
Parankimal hasar kalıcı sekellere ve daha yüksek mortaliteye yol açar.

Anahtar Kavram

Nöro-Behçet parankimal tutulumu en sık beyin sapını etkiler, inflamatuar BOS bulguları ile seyreder ve vasküler (sinüs trombozu) tutuluma göre prognozu daha kötüdür.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

2424 yaşında kadın hasta; son 33 aydır devam eden halsizlik, baş ağrısı ve sol kolunda hareketle ortaya çıkan ağrı (kladikasyo) şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ radial nabız normal, sol radial nabız ise zayıf palpe ediliyor. Kan basıncı sağ kolda 155/95155/95 mmHg, sol kolda 105/70105/70 mmHg ölçülüyor. Oskültasyonda sol subklavyen arter üzerinde sistolik üfürüm duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı (7272 mm/saat) ve C-reaktif protein (3434 mg/L) yüksek saptanıyor.

Takayasu arteriti tanısı düşünülen bu hasta ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut faz reaktanlarının normal sınırlarda olması, hastalığın histopatolojik olarak remisyonda olduğunu kesin olarak kanıtlar.

Cevap

Akut faz reaktanlarının (ESH ve CRP) normal olması, hastalığın histopatolojik olarak remisyonda olduğunu kesin olarak göstermez; çünkü hastaların önemli bir kısmında laboratuvar normalliğine rağmen aktif damar inflamasyonu devam edebilir.
Akut faz reaktanlarının (ESH ve CRP) normal olması, hastalığın remisyonda olduğunu kesin olarak kanıtlamaz. Takayasu arteritinde klinik olarak aktif kabul edilen veya biyopsiyle damar duvarı inflamasyonu kanıtlanan hastaların yaklaşık dörtte birinde laboratuvar değerleri normal bulunabilmektedir. Bu durum tedavinin izlenmesinde sadece laboratuvara güvenilmemesi gerektiğini vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme
Genç kadın hasta, kladikasyo, kollar arası nabız ve tansiyon farkı (5050 mmHg) ile yüksek akut faz reaktanları saptanmıştır.
Bu bulgular Chapel Hill sınıflandırmasına göre büyük damar vasküliti olan Takayasu Arteriti ile tam uyumludur.
2
Sistemik bulguların analizi
Hastada saptanan 155/95155/95 mmHg değerindeki hipertansiyonun (nabız alınan koldan ölçülen), Takayasu'daki en sık neden olan renal arter tutulumu ile ilişkili olduğu belirlenmiştir.
Takayasu arteriti renal arterleri tutarak renovasküler hipertansiyona yol açan önemli bir nedendir.
3
Laboratuvar ve patoloji korelasyonunun incelenmesi
Sedimentasyon ve CRP'nin hastalık aktivitesiyle her zaman korele olmadığı bilgisi hatırlanmalıdır.
Literatürde operasyon veya biyopsi ile aktif vaskülit saptanan hastaların %2020-3030'unda laboratuvar değerlerinin tamamen normal olabildiği bildirilmiştir.

Anahtar Kavram

Takayasu Arteritinde Klinik-Laboratuvar Dissosiasyonu

Daha Fazla Pratik

Takayasu arteritinin evrelerini (pre-pulseless ve pulseless faz) ve ayırıcı tanıda Dev Hücreli Arterit ile yaş sınırını tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

3131 yaşında erkek hasta, tekrarlayan ağrılı oral aftlar ve son bir haftadır sağ dizinde gelişen şişlik ve ağrı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ dizde belirgin efüzyon saptanıyor, ancak eklem üzerinde ısı artışı veya eritem (kızarıklık) gözlenmiyor. Skrotumunda iyileşmiş ülser skarı saptanan ve paterji testi pozitif sonuçlanan bu hastadaki eklem tutulumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eklem tutulumu genellikle asimetrik, büyük eklemleri tutan ve deformite bırakmayan özelliktedir.

Cevap

Eklem tutulumunun asimetrik olması, büyük eklemleri tercih etmesi ve deformite/erozyon bırakmaması Behçet artriti için karakteristiktir.
Behçet hastalığında eklem tutulumu hastaların yaklaşık yarısında görülür. En sık diz, ayak bileği ve dirsek gibi büyük eklemleri tutan asimetrik bir oligoartrit veya monoartrit tablosu izlenir. Bu artrit genellikle epizodiktir (ataklar halinde gelir), erozif değildir ve sekel bırakmadan iyileşme eğilimindedir. Sinovyal sıvı inflamatuar karakterde olsa da nötrofil hakimiyeti tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları sentezleyin.
Oral aftlar, genital ülser skarı ve paterji pozitifliği hastada Behçet hastalığı tanısını kesinleştirir.
Uluslararası Behçet Hastalığı Kriterleri'ne (ICBD) göre bu bulgular tanı için yeterli puanı sağlar.
2
Eklem tutulum paternini değerlendirin.
Behçet'te artrit %50 oranında görülür ve en sık diz eklemi tutulur.
Hastalığın muskuloskeletal tutulumu genellikle monoartrit veya asimetrik oligoartrit şeklindedir.
3
Ayırıcı tanı kriterlerini kontrol edin.
Romatoid Artrit'in aksine, Behçet artriti non-erozif ve non-deformandır.
Sinovyal inflamasyon karakteri farklıdır ve kalıcı hasar (erozyon) gelişimi beklenmez.

Anahtar Kavram

Behçet Hastalığı Artrit Karakteristiği

Daha Fazla Pratik

Behçet hastalığında vasküler tutulum (DVT, arter anevrizması) tedavisi ve antikoagülasyonun yerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 46Soru

34 yaşında erkek hasta, ani başlayan ağızdan taze kan gelmesi (hemoptizi) ve nefes darlığı şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde son 5 yıldır ağzında tekrarlayan ağrılı yaralar olduğu ve 2 yıl önce sağ bacakta derin ven trombozu nedeniyle tedavi aldığı öğreniliyor. Fizik muayenede sırtta çok sayıda papülopüstüler lezyon ve skrotumda hipopigmente skar dokusu saptanıyor. Çekilen kontrastlı toraks bilgisayarlı tomografisinde (BT) sağ alt lob pulmoner arter dalında anevrizmatik genişleme ve çevresinde buzlu cam görünümü izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Behçet hastalığı

Cevap

Behçet hastalığı
Behçet hastalığı; tekrarlayan oral/genital ülserler, deri bulguları (eritema nodozum, papülopüstüler lezyonlar) ve vasküler tutulumla (hem arteriyel hem venöz) karakterizedir. Pulmoner arter anevrizması, Behçet'in en korkulan komplikasyonudur ve genellikle genç erkek hastalarda görülür. Anevrizma rüptürü masif hemoptiziye yol açabilir. Eşlik eden DVT öyküsü ve mukokutanöz bulgular tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları birleştir
Genç erkek hasta + Tekrarlayan oral aftlar + Skrotal skar (eski genital ülser) + Papülopüstüler (akneiform) lezyonlar + DVT öyküsü + Hemoptizi.
Sistemik bir vaskülit veya enflamatuar süreci işaret eden çoklu sistem tutulumu mevcut.
2
Akciğer görüntülemesini yorumla
Pulmoner arter anevrizması.
Pulmoner arter anevrizması, Behçet hastalığının akciğer tutulumunda görülen en karakteristik ve mortalitesi yüksek bulgusudur (Hughes-Stovin sendromu ile ilişkili).
3
Ayırıcı tanıyı yap
Wegener (GPA) kavite ve nodül yapar; Takayasu stenoz yapar. Hemoptizi + DVT + Anevrizma üçlüsü özellikle Behçet'i gösterir.
Behçet hastalığı, pulmoner arter anevrizması yapan nadir nedenlerden biridir ve bu durum masif hemoptizi riskini taşır.

Anahtar Kavram

Pulmoner arter anevrizması, Behçet hastalığının göğüs hastalıkları pratiğindeki en önemli ve ölümcül komplikasyonudur. Genellikle genç erkeklerde görülür ve derin ven trombozu ile birliktelik gösterir.

İpuçları

1
Hastanın hem venöz (DVT) hem de arteriyel (pulmoner anevrizma) sistemi etkileyen bir hastalığı var.
2
Tekrarlayan oral aftlar ve skrotal skar (iyileşmiş genital ülser) spesifik bir sistemik vasküliti işaret eder.
3
Genç erkek, hemoptizi ve DVT üçlüsü, özellikle pulmoner arter anevrizması varlığında Behçet hastalığı (Hughes-Stovin sendromu) için patognomoniktir.

Daha Fazla Pratik

Behçet hastalığında pulmoner arter anevrizması olan bir hastada hangi tedavinin (antikoagülanlar) kontrendike olabileceğini araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru

2828 yaşında erkek hasta, yılda en az 44-55 kez tekrarlayan ağrılı oral aftlar ve skrotal bölgede iyileşmiş ülser skarları nedeniyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde sağ gözde hipopiyon ve bilateral vitreus bulanıklığı (posterior üveit) saptanıyor. Bu hastada görme prognozunu düzeltmek ve nüksleri önlemek amacıyla başlanması gereken en uygun sistemik tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Azatioprin ve sistemik kortikosteroid

Cevap

Posterior üveit saptanan Behçet hastasında en uygun tedavi azatioprin ve sistemik kortikosteroid kombinasyonudur.
Behçet hastalığında posterior üveit, kalıcı görme kaybını önlemek amacıyla agresif tedavi gerektiren bir durumdur. EULAR (European Alliance of Associations for Rheumatology) önerilerine göre, posterior segment tutulumu olan hastalarda azatioprin, siklosporin A, interferon-alfa veya anti-TNF ajanların sistemik kortikosteroidlerle birlikte kullanılması birinci basamak yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Tekrarlayan oral aft, genital ülser skarı ve hipopiyonlu üveit birlikteliği saptandı.
Bu bulgular Uluslararası Behçet Hastalığı Tanı Kriterleri (ICBD) uyarınca kesin Behçet hastalığı tanısı koydurur.
2
Tutulumun ciddiyetini ve tedavi gerekliliğini belirle.
Posterior segmenti tutan üveit, görme kaybı riski yüksek olan ciddi bir organ tutulumudur.
Behçet hastalığında tedavi yaklaşımı tutulan organın ciddiyetine göre belirlenir.
3
Güncel kılavuzlara (EULAR) göre tedavi seçimi yap.
Azatioprin ve sistemik kortikosteroid kombinasyonu seçildi.
EULAR önerilerine göre posterior segment tutulumunda azatioprin, siklosporin A veya anti-TNF ajanlar gibi güçlü sistemik immünsüpresifler kullanılmalıdır.

Anahtar Kavram

Behçet hastalığında organ tutulumuna göre tedavi planlaması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 48Soru

2929 yaşında erkek hasta; son bir yıldır tekrarlayan ağrılı oral aftlar, skrotumda iyileşirken iz bırakan ülserler ve her iki bacak ön yüzünde ağrılı kırmızı nodüler döküntüler şikayetiyle romatoloji polikliniğine başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde ayrıca ön kolda yüzeyel gezici tromboflebit ile uyumlu kord benzeri palpabl ven saptanıyor. Hastaya yapılan paterji testi pozitif sonuçlanıyor.

Bu klinik tabloya göre en olası tanı olan Behçet hastalığı, Chapel Hill 2012 vaskülit sınıflamasına göre aşağıdaki gruplardan hangisinde yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değişken damar vasküliti

Cevap

Behçet hastalığı, Chapel Hill 2012 sınıflamasına göre "Değişken Damar Vasküliti" grubunda yer almaktadır.
Behçet hastalığı, Chapel Hill 2012 Konsensus Konferansı sınıflamasında, vücuttaki her çapta damarı (küçük, orta ve büyük) etkileyebilmesi ve hem arterleri hem de venleri tutabilmesi nedeniyle 'Değişken Damar Vasküliti' (Variable Vessel Vasculitis) grubuna dahil edilmiştir. Bu gruptaki diğer bir örnek ise Cogan sendromudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezlenmesi
Tekrarlayan oral ve genital ülserler, eritema nodozum, yüzeyel tromboflebit ve pozitif paterji testi varlığı Behçet hastalığı tanısını koydurur.
Uluslararası Behçet Hastalığı Çalışma Grubu kriterlerine göre bu bulgular tanısal değer taşır.
2
Vasküler tutulum tipinin belirlenmesi
Behçet hastalığı hem arterleri (örneğin pulmoner arter anevrizması) hem de venleri (örneğin DVT, yüzeyel tromboflebit) tutabilir. Ayrıca büyük, orta ve küçük çaplı damarların tümünü etkileyebilir.
Hastalığın patognomonik özelliği vasküler tutulumda çap sınırlaması olmamasıdır.
3
Sınıflandırma sistemine yerleştirme
Chapel Hill 2012 sınıflaması, bu tip heterojen damar tutulumu gösteren hastalıkları "Değişken Damar Vasküliti" olarak kategorize eder.
Sınıflandırma, tutulan damar çapı ve tipine göre standardize edilmiştir.

Anahtar Kavram

Behçet hastalığı, her çapta arter ve veni tutabilen, özgün bir 'değişken damar vasküliti'dir.

Daha Fazla Pratik

Behçet hastalığında vasküler tutulumun arteriyel anevrizmalar ve venöz trombozlar şeklinde karşımıza çıkabileceğini, özellikle pulmoner arter anevrizmalarının yüksek mortalite ile ilişkili olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 49Soru

2626 yaşında erkek hasta; her iki bacakta basmakla solmayan ağrılı döküntüler, dizlerinde ağrı ve kramp tarzında karın ağrısı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede alt ekstremitelerde palpabl purpuralar saptanıyor. Deri biyopsisinde küçük damarları tutan lökositoklastik vaskülit ve immünfloresan incelemede damar duvarında belirgin depolanmalar izleniyor. Bu klinik tablo ve biyopsi bulguları ile en olası tanı olan hastalık, Chapel Hill 20122012 sınıflamasına göre aşağıdaki grupların hangisinde yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmmün kompleks ilişkili küçük damar vasküliti

Cevap

İmmün kompleks ilişkili küçük damar vasküliti
Hastada tarif edilen palpabl purpura, artralji ve karın ağrısı semptomları IgA vasküliti (Henoch-Schönlein purpurası) ile tam uyumludur. Biyopside saptanan immün depolanmalar, bu hastalığın Chapel Hill 20122012 sınıflamasına göre 'İmmün kompleks ilişkili küçük damar vasküliti' grubunda yer aldığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin analizi
Genç bir erkekte palpabl purpura, artralji ve abdominal ağrı varlığı IgA vaskülitini (Henoch-Schönlein Purpurası) düşündürür.
Bu semptomlar hastalığın klasik klinik triadıdır.
2
Biyopsi bulgularının değerlendirilmesi
Lökositoklastik vaskülit ve damar duvarında immün depolanma (karakteristik olarak IgA), tanıyı destekler.
HSP'de damar duvarında immünoglobulinlerin depolanması patognomoniktir.
3
Sınıflandırma sistemine yerleştirme
HSP, Chapel Hill 20122012 sınıflamasında immün kompleks aracılı küçük damar vaskülitleri kategorisindedir.
Küçük damarları tutması ve 'pauci-immün' olmayan yapısı bu grubun temel özellikleridir.

Anahtar Kavram

IgA vasküliti (Henoch-Schönlein Purpurası), damar duvarında IgA içeren immün komplekslerin depolandığı bir küçük damar vaskülitidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru

Son 1010 yıldır tekrarlayan ağrılı oral aft ve genital ülser öyküsü olan 3434 yaşındaki erkek hasta; ani başlayan masif hemoptizi ve ilerleyici nefes darlığı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ bacakta kronik venöz yetmezlik bulguları ve her iki bacak ön yüzünde eritema nodozum ile uyumlu lezyonlar saptanıyor. Toraks bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografisinde sağ pulmoner arterin alt lob dalında 3.53.5 cmcm çapında sakküler anevrizma ve çevresinde parankimal kanama alanları izleniyor. Bu hastanın klinik tablosu ve tanısal bulguları değerlendirildiğinde, en uygun tedavi yaklaşımı ve vasküler tutulumun özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vasküler tutulumun bu formu yüksek mortalite ile ilişkilidir; tedavide yüksek doz kortikosteroid ve siklofosfamid kombinasyonu tercih edilmeli, anevrizma rüptür riski nedeniyle antikoagülanlardan sakınılmalıdır.

Cevap

Behçet hastalığında masif hemoptiziye neden olan pulmoner arter anevrizmalarının tedavisinde yüksek doz kortikosteroid ve siklofosfamid kombinasyonu uygulanmalı, rüptür riski nedeniyle antikoagülan tedaviden kaçınılmalıdır.
Behçet hastalığında pulmoner arter anevrizmaları (PAA), vasküler inflamasyonun bir sonucudur ve masif, ölümcül hemoptizilerin en önemli nedenidir. Bu tablo 'vasküler Behçet' fenotipinin en ağır formudur. Tedavide temel amaç, inflamasyonu hızla kontrol altına alarak anevrizmanın küçülmesini sağlamaktır; bu nedenle yüksek doz kortikosteroid ve siklofosfamid kombinasyonu (veya dirençli vakalarda TNF-alfa antagonistleri) ilk seçenek olarak önerilir. Pulmoner arter anevrizması olan hastalarda, eşlik eden derin ven trombozu olsa dahi, rüptür ve fatal kanama riski nedeniyle antikoagülan tedavi kontrendikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların sentezi
Oral-genital ülser, eritema nodozum ve derin ven trombozu öyküsü hastada Behçet hastalığını doğrular.
Tanısal kriterlerin (ICBD veya klasik kriterler) karşılanması.
2
Vasküler komplikasyonun tanımlanması
Hemoptizinin nedeninin pulmoner arter anevrizması (PAA) olduğu saptandı.
PAA, Behçet vaskülitinin en mortal seyreden formudur ve sıklıkla Hughes-Stovin sendromu benzeri bir tabloyla DVT'ye eşlik eder.
3
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Yüksek doz steroid ve siklofosfamid (gerektiğinde anti-TNF ajanlar) başlanması kararlaştırıldı.
Vasküler inflamasyonun hızla baskılanması, anevrizmanın gerilemesini sağlayan temel mekanizmadır.
4
Risk yönetimi (Kontrendikasyon analizi)
Antikoagülan tedavinin reddedilmesi.
Behçet vaskülitinde pulmoner arter anevrizmaları ince duvarlı ve frajildir; antikoagülan kullanımı ölümcül rüptür ve masif hemoptizi riskini dramatik şekilde artırır.

Anahtar Kavram

Behçet Hastalığında Pulmoner Arter Tutulumu ve Tedavi Paradoksu (PAA vs DVT)

Daha Fazla Pratik

Behçet hastalığında vasküler tutulumun diğer bir formu olan Budd-Chiari sendromunun klinik ve prognostik özelliklerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 51Soru

5858 yaşında erkek hasta; son bir haftadır gelişen nefes darlığı, öksürük, ağızdan kan gelmesi (hemoptizi) ve idrar miktarında azalma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede basmakla solmayan, palpabl purpurik döküntüler saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; üre 8484 mg/dL, kreatinin 3.23.2 mg/dL saptanırken, idrar tetkikinde bol eritrosit ve eritrosit silendirleri görülüyor. Serolojik incelemede p-ANCA (anti-miyeloperoksidaz) pozitifliği saptanan hastanın böbrek biyopsisinde immün birikim içermeyen (pauci-immune) nekrotizan glomerülonefrit izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikroskobik polianjitis

Cevap

Mikroskobik polianjitis
Vaka sunumundaki hastada görülen akciğer-böbrek sendromu (hemoptizi ve glomerülonefrit), palpabl purpura, p-ANCA pozitifliği ve böbrek biyopsisindeki pauci-immune nekrotizan glomerülonefrit bulguları Mikroskobik Polianjitis (MPAMPA) tanısı için klasiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomları ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Hastada akciğer tutulumu (hemoptizi), böbrek tutulumu (glomerülonefrit) ve deri tutulumu (palpabl purpura) mevcuttur.
Multiorgan tutulumu sistemik bir vasküliti düşündürür.
2
Spesifik serolojik ve histopatolojik bulguları değerlendir.
p-ANCA (anti-MPO) pozitifliği ve böbrekte immün birikim saptanmayan (pauci-immune) nekrotizan glomerülonefrit saptanmıştır.
Pauci-immune glomerülonefrit ve ANCA pozitifliği, ANCA ilişkili vaskülitlerin (MPA, GPA, EGPA) ayırt edici özelliğidir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Üst solunum yolu tutulumu ve c-ANCA olmaması nedeniyle GPA, astım ve eozinofili olmaması nedeniyle EGPA, immün birikim olmaması nedeniyle Anti-GBM ve IgA vasküliti dışlanır.
Elde edilen bulgular kombinasyonu en çok Mikroskobik Polianjitis (MPA) ile uyumludur.

Anahtar Kavram

Mikroskobik polianjitis (MPAMPA), p-ANCA pozitifliği ve böbrekte nekrotizan pauci-immune glomerülonefrit ile seyreden küçük damar vaskülitidir.
Soru 52Soru

3434 yaşında erkek hasta; ani başlayan masif hemoptizi şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinden tekrarlayan ağrılı oral aftlar ve hipopiyonlu üveit nedeniyle takip edildiği, 22 yıl önce de dural sinüs trombozu nedeniyle hastanede yattığı öğreniliyor. Çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde (BTBT) sol pulmoner arterde 33 cm çapında sakküler anevrizmatik genişleme saptanıyor. Bu klinik tablo aşağıdaki vaskülitlerden hangisi için en karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Behçet hastalığı

Cevap

Behçet hastalığı
Behçet hastalığı, Chapel Hill 2012 sınıflamasına göre 'Değişken Damar Vasküliti' grubunda yer alır; yani hem arterleri hem de venleri, her çapta tutabilir. Pulmoner arter anevrizmaları, Behçet hastalarında (özellikle genç erkeklerde) masif hemoptizinin en karakteristik nedenidir. Hastada ayrıca oral aftlar, üveit ve dural sinüs trombozu (Nöro-Behçet) olması tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Oral aft, hipopiyonlu üveit ve dural sinüs trombozu birleşimi 'Değişken Damar Vasküliti' olan Behçet hastalığını işaret eder.
Bu bulgular Behçet hastalığının mukokutanöz, oküler ve nörolojik tutulum kriterlerini karşılar.
2
Radyolojik bulguyu değerlendir
Pulmoner arter anevrizması Behçet hastalığının en spesifik ve ölümcül vasküler komplikasyonlarından biridir.
Vaskülitler içinde pulmoner arter anevrizması denildiğinde akla ilk gelmesi gereken hastalık Behçet'tir.
3
Tanıyı netleştir
Klinik tablo ve radyoloji Behçet hastalığı tanısı ile tam uyumludur.
Genç erkek hastalarda hemoptizinin bu klinik arka planla görülmesi tanıyı doğrular.

Anahtar Kavram

Behçet hastalığında pulmoner arter anevrizması ve vasküler tutulum özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru

On yıldır astım tanısıyla takip edilen 45 yaşında erkek hasta, son dönemde artan öksürük, nefes darlığı ve sağ el bileğinde düşüklük şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde sık tekrarlayan sinüzit atakları ve nazal polip operasyonu öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede akciğer oskültasyonunda yaygın ronküsler, alt ekstremitelerde palpabl purpura tarzında döküntüler ve sağ n. ulnaris trasesinde duyu kaybı saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit 16.000/mm³, eozinofil oranı %28 ve IgE düzeyi belirgin yüksek bulunuyor. Akciğer grafisinde ise yamalı ve gezici infiltrasyonlar izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eozinofilik Granülomatoz Polianjiitis (EGPA)

Cevap

Eozinofilik Granülomatoz Polianjiitis (EGPA)
Soruda tarif edilen vaka, Eozinofilik Granülomatoz Polianjiitis (EGPA, eski adıyla Churg-Strauss Sendromu) için tipik olan 'alerjik faz' (astım, rinit), 'eozinofilik faz' (kanda ve dokuda eozinofili) ve 'vaskülitik faz' (purpura, nöropati) bulgularını sergilemektedir. Özellikle astım öyküsü, periferik eozinofili, gezici pulmoner infiltratlar ve mononöritis multipleks birlikteliği bu tanıyı koydurur. Diğer küçük damar vaskülitlerinde (GPA, MPA) astım ve bu derece belirgin eozinofili görülmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada astım, kronik sinüzit/nazal polip, periferik eozinofili (%28), gezici akciğer infiltratları, cilt vasküliti (purpura) ve nöropati (mononöritis multipleks) var.
Bu bulgular sistemik bir vasküliti, özellikle de eozinofilik tutulumlu bir formu işaret etmektedir.
2
Ayırıcı tanı yap
Astım ve eozinofili varlığı, diğer ANCA ilişkili vaskülitlerden (Wegener ve MPA) ayrımı sağlar. PAN ise akciğer parankimini tutmaz.
Astım öyküsü, EGPA'nın (eski adıyla Churg-Strauss) en ayırt edici özelliğidir ve vakaların %95'inden fazlasında görülür.
3
Tanıyı kesinleştir
Amerikan Romatoloji Koleji (ACR) kriterlerine göre astım, eozinofili (>%10), nöropati, pulmoner infiltratlar, paranazal sinüs anomalileri ve biyopside eozinofilik vaskülit varlığı tanıyı koydurur.
Sunulan vakada bu kriterlerin neredeyse tamamı mevcuttur.

Anahtar Kavram

Eozinofilik Granülomatoz Polianjiitis (Churg-Strauss) Tanı Kriterleri

İpuçları

1
Vaskülit tiplerini ayırırken hastanın özgeçmişindeki kronik hastalığa (astım) dikkat edin.
2
Akciğer grafisindeki 'gezici infiltrasyonlar' ve kan tablosundaki yüksek eozinofil oranı en önemli ipucudur.

Daha Fazla Pratik

ANCA ilişkili vaskülitlerin antikor paternlerini (c-ANCA vs p-ANCA) karşılaştıran bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

2828 yaşında erkek hasta; son iki haftadır gelişen kişilik değişiklikleri, uykuya meyil ve sağ tarafında güçsüzlük şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın özgeçmişinde tekrarlayan ağrılı oral aftlar ve her iki gözde panüveit nedeniyle takip edildiği, kolşisin ve azatioprin kullandığı öğrenilmiştir. Nörolojik muayenesinde dizartri, sağ hemiparezi ve emosyonel labilite saptanmıştır. Beyin MR görüntülemesinde mezensefalondan talamusa uzanan, T2T2 ve FLAIRFLAIR sekanslarında hiperintens sinyal özelliği gösteren parankimal lezyon izlenmiştir. Beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) analizinde 55/mm355/mm^3 lökosit (hakimiyet nötrofillerde) ve protein artışı saptanmıştır. Bu klinik tablo için en olası tanı ve en uygun başlangıç tedavisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parankimal Nöro-Behçet; Nabız metilprednizolon takiben azatioprin veya siklofosfamid

Cevap

Parankimal Nöro-Behçet tanısı konularak nabız metilprednizolon ve ardından azatioprin veya siklofosfamid ile tedavi başlanmalıdır.
Hastada saptanan oral aft ve üveit öyküsü Behçet hastalığına işaret eder. Akut gelişen dizartri, hemiparezi ve kişilik değişiklikleri ile MR'daki mezensefalon-talamus yerleşimli lezyonlar 'Parankimal Nöro-Behçet' için klasiktir. BOS'taki nötrofilik pleositoz bu tanıyı destekleyen çok spesifik bir bulgudur. Bu tablonun tedavisi yüksek doz (nabız) glukokortikoid sonrası azatioprin, siklofosfamid veya dirençli vakalarda anti-TNF ajanlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et
Oral aft, üveit ve nörolojik bulguların (hemiparezi, dizartri) varlığı Behçet hastalığı zemininde Nöro-Behçet'i düşündürür.
Behçet hastalığı sistemik bir vaskülit olup sinir sistemini de etkileyebilir.
2
Görüntüleme ve BOS bulgularını yorumla
Beyin sapı (mezensefalon) ve talamus yerleşimli parankimal lezyonlar ile BOS'ta nötrofilik pleositoz saptanması parankimal tutulumu kesinleştirir.
Nöro-Behçet'te parankimal tutulum en sık beyin sapını etkiler ve akut dönemde nötrofilik pleositoz tipiktir.
3
Ayırıcı tanı yap
Fokal defisitlerin varlığı venöz sinüs trombozundan (non-parankimal) ayrımı sağlar.
Sinüs trombozunda daha çok diffüz kafa içi basınç artışı bulguları ön plandadır.
4
Tedavi protokolünü belirle
Yaşamı veya organ fonksiyonunu tehdit eden vaskülitlerde yüksek doz glukokortikoid (nabız steroid) ve idame immünsüpresif (azatioprin/siklofosfamid) gerekir.
Parankimal Nöro-Behçet kötü prognozludur ve agresif tedavi şarttır.

Anahtar Kavram

Parankimal Nöro-Behçet, Behçet hastalığının en ciddi komplikasyonlarından biri olup en sık beyin sapını tutar ve akut dönemde BOS'ta nötrofilik pleositoz ile seyreder; tedavisi agresif immünsüpresyondur.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 55Soru

52 yaşında kadın hasta, her iki bacakta yaygın mor döküntüler, halsizlik ve diz eklemlerinde ağrı şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden intravenöz madde bağımlılığı geçmişi olduğu ve kronik Hepatit C enfeksiyonu tanısı aldığı öğreniliyor. Fizik muayenede alt ekstremitelerde palpabl purpuralar ve pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Serum C42 mg/dL2\text{ mg/dL}1545 mg/dL15-45\text{ mg/dL}
Romatoid Faktör (RF)320 IU/mL320\text{ IU/mL}<20 IU/mL<20\text{ IU/mL}
Serum Kreatinin1.8 mg/dL1.8\text{ mg/dL}0.71.2 mg/dL0.7-1.2\text{ mg/dL}
Tam İdrar Tetkiki++++ Proteinüri, Bol dismorfik eritrositNegatif

Bu hastanın klinik tablosu ve olası tanısı göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Chapel Hill 2012 sınıflamasına göre orta çaplı damarları tutan vaskülitler kategorisinde sınıflandırılır.

Cevap

Chapel Hill 2012 sınıflamasına göre orta çaplı damarları tutan vaskülitler kategorisinde sınıflandırılması ifadesi yanlıştır; çünkü bu hastalık küçük damar vaskülitleri grubundadır.
Chapel Hill 2012 sınıflamasına göre, kriyoglobulinemik vaskülit 'İmmün Kompleks Küçük Damar Vaskülitleri' grubunda yer alır. Orta çaplı damar vaskülitleri grubunda ise sadece Poliarteritis Nodosa (PAN) ve Kawasaki hastalığı bulunmaktadır. Hastanın kliniği (purpura, renal tutulum) küçük damar tutulumunu destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Hepatit C öyküsü, palpabl purpura, artralji (Meltzer triadı), hipokomplementemi ve renal tutulum saptandı.
Bu bulgular mikst kriyoglobulinemik vaskülit için tanısal niteliktedir.
2
Vaskülit sınıflandırmasının değerlendirilmesi
Kriyoglobulinemik vaskülit, Chapel Hill 2012 kriterlerine göre immün kompleks aracılı küçük damar vaskülitidir.
Damar çapına göre sınıflandırma, vaskülitlerin ayırıcı tanısında ve isimlendirilmesinde temeldir.
3
Patogenez ve laboratuvar korelasyonu
HCV etkisiyle oluşan immün komplekslerin (IgM ve IgG) RF aktivitesi göstermesi ve klasik yolu tüketmesi doğrulandı.
RF pozitifliği ve aşırı düşük C4 düzeyleri bu mekanizmayı açıklar.

Anahtar Kavram

Hepatit C ile ilişkili Mikst Kriyoglobulinemik Vaskülit, Chapel Hill sınıflamasına göre bir 'Küçük Damar Vasküliti'dir.
Soru 56Soru

7272 yaşında kadın hasta; yaklaşık üç haftadır devam eden tek taraflı şiddetli baş ağrısı, saç taranırken kafa derisinde ağrı ve yemek yerken çenesinde yorulma (çene kladikasyosu) şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede temporal arter trasesinde hassasiyet ve nabız dolgunluğunda azalma saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde eritrosit sedimentasyon hızı 110110 mm/saat tespit ediliyor. Bu hastada kalıcı görme kaybı gibi ciddi iskemik komplikasyonları önlemek amacıyla yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vakit kaybetmeden yüksek doz sistemik glukokortikoid tedavisi başlanmalıdır

Cevap

Vakit kaybetmeden yüksek doz sistemik glukokortikoid tedavisi başlanması en uygun yaklaşımdır.
Dev hücreli arterit, ileri yaşlılarda görülen ve kalıcı görme kaybına yol açabilen bir büyük damar vaskülitidir. Çene kladikasyosu ve temporal bölge hassasiyeti gibi tipik klinik bulgular varlığında, biyopsi planlanırken tedavide gecikme yaşanmaması için hemen yüksek doz glukokortikoid başlanması standart acil yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (ileri yaş, çene kladikasyosu, skalp hassasiyeti) ve laboratuvar verilerinin (yüksek sedimentasyon) değerlendirilmesi
Hastada güçlü bir Dev Hücreli Arterit (Horton arteriti) şüphesi oluşur
Bu bulgular büyük damar vasküliti olan dev hücreli arterit için oldukça karakteristiktir.
2
Komplikasyon risk analizi yapılması
Hastanın kalıcı görme kaybı (iskemik optik nöropati) riski altında olduğu belirlenir
Oftalmik arter ve dallarının tutulumu hızlıca körlüğe yol açabilir.
3
Acil tedavi kararı verilmesi
Tanısal biyopsi planlanırken eş zamanlı olarak yüksek doz glukokortikoid başlanır
Tedavideki gecikme geri dönüşümsüz iskemik hasara neden olabileceği için biyopsi sonucu beklenmez.

Anahtar Kavram

Dev Hücreli Arterit Yönetimi ve Acil Tedavi Endikasyonu
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 57Soru

3030 yaşında erkek hasta, tekrarlayan oral aft, genital ülserasyonlar ve üveit öyküsü nedeniyle Behçet hastalığı tanısıyla takip edilmektedir. Hasta, son 22 gündür giderek artan nefes darlığı ve bugün aniden gelişen yaklaşık 300300 ml miktarında parlak kırmızı renkli hemoptizi şikayetiyle acil servise başvuruyor. Çekilen kontrastlı toraks BT incelemesinde sol pulmoner arterde anevrizmatik dilatasyon ve lümen içi trombüs saptanıyor. Bu hastada mevcut vasküler komplikasyona eşlik etme olasılığı en yüksek olan diğer klinik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alt ekstremite derin ven trombozu

Cevap

Alt ekstremite derin ven trombozu seçeneği doğrudur çünkü Behçet hastalığında pulmoner arter anevrizmaları ile venöz trombozlar (özellikle DVT) arasında Hughes-Stovin sendromunu andıran çok güçlü bir klinik birliktelik vardır.
Behçet hastalığında görülen pulmoner arter anevrizmaları (PAA), venöz tromboembolik olaylarla, özellikle de alt ekstremite derin ven trombozu (DVT) ile %9090 gibi çok yüksek bir oranda birliktelik gösterir. Bu durum klinik olarak Hughes-Stovin sendromu ile benzerlik gösterir. Masif hemoptizisi olan bir Behçet hastasında altta yatan ana neden genellikle bu anevrizmaların rüptürüdür ve bu hastalarda venöz tutulum arteriyel tutulumdan genellikle daha önce gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç erkek, bilinen Behçet tanısı, masif hemoptizi ve pulmoner arter anevrizması (PAA).
Behçet hastalığında PAA, en ciddi ve ölümcül vasküler komplikasyonlardan biridir.
2
Vasküler tutulum birlikteliklerini değerlendir
Behçet hastalarında arteriyel tutulum (PAA gibi) hemen daima venöz tutulumla (DVT gibi) birliktelik gösterir.
Bu hastalıkta trombüslerin damar duvarına sıkı yapışık olması nedeniyle pulmoner emboli nadirdir; masif hemoptizinin nedeni emboli değil, anevrizma rüptürü veya anevrizma içi trombüstür.
3
Ayırıcı tanıdaki diğer vaskülit bulgularını dışla
Glomerulonefrit, çene klodikasyonu ve tespih tanesi görünümü Behçet için tipik değildir.
Hastalık Chapel Hill 2012 sınıflamasına göre 'Değişken Damar Vasküliti'dir ancak spesifik organ tutulum paternleri diğer vaskülitlerden ayrılır.

Anahtar Kavram

Behçet Hastalığında Vasküler Tutulum Birlikteliği
Soru 58Soru

4545 yaşında kadın hasta; her iki bacakta tekrarlayan, basmakla solmayan kırmızı-mor döküntüler, el bileği ve diz eklemlerinde ağrı ile belirgin halsizlik şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 1515 yıl önce bir cerrahi operasyon sırasında kan transfüzyonu öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede alt ekstremitelerde palpabl purpuralar ve hafif hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; AST:54AST: 54 U/L, ALT:62ALT: 62 U/L, romatoid faktör (RF)(RF) pozitifliği (120(120 IU/mL )), kompleman C4C4 düzeyinde ileri derecede düşüklük saptanırken, idrar analizinde 2+2+ proteinüri ve her sahada 152015-20 eritrosit izleniyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kriyoglobulinemik vaskülit

Cevap

Meltzer triadı, düşük kompleman C4 düzeyi, RF pozitifliği ve HCV risk faktörü olan hastada en olası tanı Kriyoglobulinemik vaskülittir.
Kriyoglobulinemik vaskülit; palpabl purpura, artralji ve halsizlikten oluşan Meltzer triadının görüldüğü, kompleman C4 düzeyinin çok düşük olduğu ve sıklıkla HCV enfeksiyonu zemininde gelişen bir küçük damar vaskülitidir. Hastadaki transfüzyon öyküsü ve karaciğer enzim yüksekliği bu tanıyı destekleyen güçlü bir etiyolojik veridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Hastada saptanan palpabl purpura, artralji ve halsizlik (asteni) 'Meltzer Triadı'nı oluşturur.
Bu triad kriyoglobulinemik vaskülit için tipik klinik sunumdur.
2
Laboratuvar bulgularının analizi
Belirgin düşük C4 düzeyi ve pozitif RF saptanmıştır.
Kriyoglobulinler immün kompleks yapısında olup RF aktivitesi gösterirler ve klasik yolu aktive ederek C4'ü tüketirler (C4 genellikle C3'ten çok daha düşüktür).
3
Etiyolojik bağlantının kurulması
Transfüzyon öyküsü ve yüksek karaciğer enzimleri Hepatit C (HCV) enfeksiyonuna işaret eder.
Mikst kriyoglobulinemi vakalarının %90'ından fazlası kronik HCV enfeksiyonu ile ilişkilidir.
4
Ayırıcı tanı ve damar çapı sınıflandırması
Hastadaki hematüri ve proteinüri küçük damar tutulumuna (glomerulonefrit) işaret eder.
Chapel Hill sınıflandırmasına göre bu tablo bir 'İmmün Kompleks Aracılı Küçük Damar Vasküliti'dir.

Anahtar Kavram

Kriyoglobulinemik vaskülit, sıklıkla HCV ile ilişkili olan, düşük C4 ve RF pozitifliği ile karakterize immün kompleks aracılı bir küçük damar vaskülitidir.

Daha Fazla Pratik

Kriyoglobulinemik vaskülit ile ANCA ilişkili vaskülitlerin böbrek biyopsisi bulguları arasındaki farkları (pauci-immün vs immün kompleks) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 59Soru

52 yaşında erkek hasta; son üç aydır devam eden yaygın karın ağrısı, kilo kaybı ve yeni gelişen şiddetli hipertansiyon şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede livedo reticularis saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde HBsAgHBsAg pozitifliği ve proteinüri (non-nefrotik) saptanırken; anjiyografide renal ve mezenterik arterlerde çok sayıda mikroanevrizma ("tespih tanesi" görünümü) izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliarteritis nodosa (PAN)

Cevap

Poliarteritis nodosa (PAN)
Poliarteritis nodosa (PAN), orta boy damar vaskülitlerinin prototipidir. Vaka senaryosunda sunulan livedo reticularis, renal arter tutulumuna bağlı hipertansiyon, visseral (abdominal) iskemi ve özellikle HBsAgHBsAg birlikteliği tipiktir. Anjiyografide saptanan mikroanevrizmalar tanı için altın standart bulgulardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Livedo reticularis, visseral iskemik karın ağrısı ve yeni gelişen hipertansiyon saptandı.
Bu semptomlar sistemik bir vaskülit, özellikle orta boy damar tutulumunu işaret eder.
2
Etyolojik faktör ve laboratuvarın analizi
HBsAgHBsAg pozitifliği tespit edildi.
PAN vakalarının yaklaşık %1030\%10-30'u Hepatit B enfeksiyonu ile ilişkilidir.
3
Radyolojik (Anjiyografi) bulguların yorumlanması
Mezenterik ve renal arterlerde mikroanevrizmalar saptandı.
Orta boy arterlerin duvar zayıflığı sonucu oluşan 'tespih tanesi' görünümü PAN için patognomonik kabul edilen bir radyolojik bulgudur.

Anahtar Kavram

Poliarteritis nodosa (PAN), orta boy müsküler arterlerin nekrotizan vasküliti olup, glomerülleri ve kapillerleri tutmaz (bu yönüyle MPA'dan ayrılır).

İpuçları

1
Hastadaki HBsAgHBsAg pozitifliği ile vaskülit tablosu arasındaki ilişkiyi düşünün.
2
Anjiyografideki 'tespih tanesi' (mikroanevrizma) görünümü hangi damar çapındaki vaskülitlerde izlenir?
3
Orta boy arterlerin tutulduğu, glomerülonefritin eşlik etmediği ve Hepatitis B ile sık ilişkilendirilen vasküliti hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

PAN ve Mikroskobik Polianjitis arasındaki temel histopatolojik farkları (kapiller/glomerül tutulumu) karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 60Soru

5252 yaşında erkek hasta; son 44 aydır devam eden iştahsızlık, yaygın miyalji ve 1010 kg kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden yemeklerden yaklaşık 3030 dakika sonra başlayan şiddetli karın ağrısı (abdominal anjina) olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 170/105170/105 mmHg saptanıyor ve her iki bacakta ağrılı subkutan nodüller izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde sedimentasyon hızı 8585 mm/saat saptanırken, ANCA testleri negatif sonuçlanıyor ve idrar sedimenti normal bulunuyor. Çölyak arter anjiyografisinde segmental arterlerde multipl mikroanevrizmalar ve yer yer darlıklar (tesbih tanesi görünümü) saptanıyor. Bu klinik tablo ve radyolojik bulgular eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliarteritis Nodosa (PAN)

Cevap

Poliarteritis Nodosa (PAN)
Vakadaki klinik bulgular (kilo kaybı, abdominal anjina, hipertansiyon, subkutan nodüller) ve özellikle anjiyografide saptanan segmental arterlerdeki mikroanevrizmalar (tesbih tanesi görünümü), orta çaplı damarları tutan Poliarteritis Nodosa (PAN) tanısı için klasiktir. PAN'ın akciğerleri tutmaması ve ANCA negatifliği ayırıcı tanıda önemli ipuçlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın sistemik semptomlarını ve organ tutulumlarını analiz et.
Belirgin kilo kaybı, miyalji, abdominal anjina (visseral arter tutulumu) ve hipertansiyon (renal arter tutulumu) saptandı.
Sistemik vaskülitlerin ayırıcı tanısında tutulan organ sistemleri ve damar çapı kritiktir.
2
Laboratuvar ve serolojik verileri değerlendir.
ANCA negatifliği ve normal idrar sedimenti (glomerülonefrit yokluğu) küçük damar vaskülitlerinden uzaklaştırır.
PAN, ANCA negatif olması ve böbrekte glomerülleri değil, renal arterleri tutmasıyla MPA/GPA'dan ayrılır.
3
Görüntüleme bulgularını yorumla.
Anjiyografideki mikroanevrizmalar ve 'tesbih tanesi' görünümü orta çaplı damar vasküliti olan PAN için karakteristiktir.
Chapel Hill sınıflandırmasına göre PAN, orta çaplı müsküler arterlerin nekrotizan vaskülitidir.

Anahtar Kavram

Poliarteritis Nodosa (PAN), orta çaplı arterleri tutan, ANCA negatif, akciğer tutulumu ve glomerülonefrit yapmayan, visseral mikroanevrizmalarla karakterize bir vaskülittir.

Daha Fazla Pratik

PAN tanısı alan bir hastada mutlaka taranması gereken viral enfeksiyonu (Hepatit B) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 4Sonraki
Vaskülitler ve Behçet Hastalığı Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin