Subkutan Mikozlar

62 soru

Soru 1Soru

3535 yaşında bir çiçekçi, sağ elinde bir hafta önce başlayan ve iyileşmeyen küçük bir ülser şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde, el sırtındaki primer lezyondan ön kola doğru lenfanjitik bir hat boyunca uzanan, ağrısız subkutan nodüller saptanıyor. Lezyondan alınan örneğin 25C25^{\circ}C’deki kültüründe, ince hiflerin uçlarında papatya benzeri dizilim gösteren konidyumlar (daisy-like) izleniyor. Bu etkenin 37C37^{\circ}C’de veya zenginleştirilmiş besiyerinde oluşturması beklenen tipik morfolojik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Puro şeklinde maya hücreleri

Cevap

Puro şeklinde maya hücreleri
Sporothrix schenckii termal dimorfik bir mantardır. Oda sıcaklığında (25C25^{\circ}C) hifli yapı ve papatya benzeri dizilen konidyumlar oluştururken; vücut ısısında (37C37^{\circ}C) veya dokuda puro şeklinde (cigar-shaped) maya hücreleri oluşturması karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Çiçekçi (bahçıvan) öyküsü, travmatik inokülasyon ve lenfanjitik yayılım gösteren subkutan nodüller Sporotrikoz tablosunu işaret eder.
Sporothrix schenckii klasik olarak gül dikeni veya bitki travması sonrası lenfokutanöz yayılım yapar.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir
25°C'de kültürde 'daisy-like' (papatya benzeri) konidyum dizilimi Sporothrix schenckii'nin küf formudur.
Bu mantar termal dimorfik bir mantardır.
3
37°C morfolojisini belirle
Etkenin 37°C veya vücut ısısındaki (maya) formu 'puro şeklinde' (cigar-shaped) pleomorfik maya hücreleridir.
Termal dimorfizmin bir parçası olarak mantar yüksek sıcaklıkta maya formuna dönüşür.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii'nin termal dimorfizmi ve morfolojik özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Tropikal bölgede yaşayan 4040 yaşında erkek hasta, burun çevresinde ve üst dudakta yaklaşık 88 aydır devam eden, ağrısız, tahta sertliğinde ve giderek büyüyen şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede cilt bütünlüğünün korunduğu, ancak alttaki dokulara sıkıca yapışık, gode bırakmayan ödem saptanıyor. Biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde; granülomatöz inflamasyon zemininde, geniş (1010-2020 μm\mu m), ince duvarlı ve az septalı hif yapılarını çevreleyen belirgin eozinofilik materyal (Splendore-Hoeppli fenomeni) izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etkenin laboratuvar tanısında aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kültürde, üzerinde spinöz çıkıntılar bulunan karakteristik "villöz" konidyumların görülmesi

Cevap

Kültürde spinöz çıkıntılı villöz konidyumların görülmesi
Vakada tanımlanan klinik tablo (yetişkin hasta, rinofasiyal sert ödem) ve histopatolojik bulgular (geniş hifler etrafında Splendore-Hoeppli fenomeni) Conidiobolus coronatus tarafından oluşturulan rinofasiyal entomoptoromikozu işaret etmektedir. Bu mantarın laboratuvar tanısında, kültürde oluşan primer konidyumların yüzeyinden çıkan ikincil spinöz çıkıntılar (villöz konidyumlar veya "corona") patognomonik bir özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Yetişkin hasta, tropikal bölge, rinofasiyal (burun-yüz) bölgede ağrısız, tahta sertliğinde ödem.
Rinofasiyal entomoptoromikoz (Conidiobolus coronatus) yetişkinlerde bu spesifik bölgeyi tutar.
2
Histopatolojik bulguları analiz et
Geniş, az septalı hifler ve Splendore-Hoeppli fenomeni.
Bu bulgular Entomophthorales takımındaki mantarlar (Basidiobolus ve Conidiobolus) için karakteristiktir.
3
Etkeni spesifiye et ve tanı yöntemini belirle
Conidiobolus coronatus kültüründe "corona" (korona) benzeri spinöz çıkıntılar izlenir.
Basidiobolus ranarum genellikle çocuklarda ekstremiteleri tutarken, Conidiobolus yetişkinlerde yüz bölgesini tutar.

Anahtar Kavram

Subkutan Entomoptoromikoz (Zygomycosis)

Daha Fazla Pratik

Basidiobolus ranarum ve Conidiobolus coronatus arasındaki yaş ve anatomik yerleşim farklarını tablo haline getirerek çalışınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 3Soru

1212 yaşında bir çocuk hasta, uyluk bölgesinde yaklaşık 33 aydır yavaş büyüyen, ağrısız ve oldukça sert (tahta kıvamında) bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Hastanın genel durumu iyi olup, lezyon üzerinde ülserasyon, fistül ağzı veya drenaj izlenmiyor. Alınan doku biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; geniş, ince duvarlı, seyrek septalı hif yapıları ve bu hiflerin çevresinde yoğun eozinofilik, granüler radiyer bir materyal (Splendore-Hoeppli fenomeni) saptanıyor. Bu klinik ve histopatolojik bulgulara göre, en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Basidiobolus ranarum*

Cevap

Subkutan entomofitormikoz tablosu ve histopatolojik Splendore-Hoeppli fenomeni varlığında en olası etken *Basidiobolus ranarum*'dur.
Vakadaki uyluk yerleşimi, çocuk yaş grubu ve ağrısız, çok sert (tahta kıvamında) subkutan kitle tanımı, klasik bir subkutan entomofitormikoz (basidiobolomikoz) tablosudur. Histopatolojik olarak hiflerin çevresindeki belirgin eozinofilik radiyer birikim (Splendore-Hoeppli fenomeni) *Basidiobolus ranarum* için tanı koydurucu temel bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik prezantasyonu analiz et
Çocuk hasta, uyluk yerleşimi ve 'tahta sertliğinde' ağrısız subkutan kitle saptandı.
Subkutan mikozlar arasında Basidiobolus enfeksiyonu (Subkutan Entomofitormikoz) tipik olarak bu klinik tabloyla kendini gösterir.
2
Histopatolojik bulguları yorumla
Geniş, seyrek septalı hifler ve çevrelerinde eozinofilik materyal (Splendore-Hoeppli fenomeni) görüldü.
Bu fenomen, konak immün yanıtının mantar hifleri etrafında birikmesiyle oluşur ve Entomophthorales takımındaki mantarlar için karakteristiktir.
3
Ayırıcı tanı yap
Lezyonun yerleşimi (yüz yerine ekstremite) ve hastanın yaşına göre Basidiobolus, Conidiobolus'tan ayırt edildi.
Conidiobolus coronatus daha çok yetişkinlerde ve yüz bölgesinde (rinofasiyal) enfeksiyon yapar.

Anahtar Kavram

Subkutan Entomofitormikoz (Basidiobolomikoz)

İpuçları

1
Histolojideki eozinofilik radiyer birikim, 'Splendore-Hoeppli fenomeni' olarak adlandırılır.
2
Bu tablo, 'Zygomycetes' sınıfı içinde yer alan ancak klasik mukormikozdan klinik olarak ayrılan entomofitormikoz grubuna aittir.

Daha Fazla Pratik

Rinofasiyal yerleşimli benzer bir tabloyu (Conidiobolus) ve diğer subkutan mantarların karakteristik histopatolojik cisimciklerini (örn. sklerotik cisimcikler) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı nedeniyle uzun süreli sistemik kortikosteroid tedavisi alan 6262 yaşında erkek hasta, sağ el sırtında yaklaşık 44 aydır yavaş büyüyen, ağrısız, fluktuasyon veren kistik bir kitle şikayetiyle başvuruyor. Kitlenin cerrahi eksizyonu sonrası yapılan histopatolojik incelemede; kistik yapının fibröz bir kapsülle çevrili olduğu, lümen içerisinde granül oluşumu saptanmadığı, ancak Fontana-Masson boyası ile pozitif boyanan düzensiz, pigmente hif yapıları ve tomurcuklanan maya benzeri hücreler izlendiği rapor ediliyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları temel alındığında, en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Exophiala jeanselmei

Cevap

Subkutan feohifomikoz (feohifomikotik kist) tablosuna en uygun etken Exophiala jeanselmei'dir.
Verilen vakadaki klinik tablo 'subkutan feohifomikotik kist' ile uyumludur. Fontana-Masson boyasının melanin pigmentini boyaması, etkenin dematiyöz bir mantar olduğunu kanıtlar. Dokuda sklerotik cisimcikler (kromoblastomikoz) veya granüller (miçetoma) yerine pigmente hif ve tomurcuklanan hücrelerin görülmesi feohifomikoz tanısını koydurur. Exophiala jeanselmei bu tablonun en yaygın nedenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
İmmünosüpresyon (kortikosteroid kullanımı) ve travmatik inokülasyon alanında (el sırtı) kistik bir lezyon varlığı saptandı.
Subkutan kistik lezyonlar feohifomikoz için tipik bir prezantasyondur.
2
Histopatolojik ve boyanma özelliklerinin değerlendirilmesi
Fontana-Masson pozitifliği dokuda melanin varlığını (dematiyöz mantar), pigmente hif ve maya yapıları ise feohifomikozu işaret eder.
Fontana-Masson boyası melanin pigmentini spesifik olarak boyar; feohifomikozda dokuda hif yapıları korunurken, kromoblastomikozda sklerotik cisimcikler oluşur.
3
Ayırıcı tanıda diğer subkutan mikozların elenmesi
Granül yokluğu miçetomayı, sklerotik cisimcik yokluğu kromoblastomikozu eler.
Miçetomada mutlaka granül (tane) ve genellikle fistülleşme beklenir.

Anahtar Kavram

Feohifomikoz, dokuda sklerotik cisimcikler veya granüller oluşturmadan, düzensiz pigmente (dematiyöz) hifler ve maya benzeri hücreler ile karakterize bir enfeksiyondur.
Soru 5Soru

Kronik seyirli bir subkutan enfeksiyon tablosunda; etkilenen bölgede belirgin doku şişliği (tümefaksiyon), deri yüzeyine açılan sinüs yolları ve bu yollardan karakteristik granüllerin (taneciklerin) gelmesiyle tanımlanan klinik tablo aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miçetoma

Cevap

Doku şişliği, fistülize sinüs yolları ve granül çıkışı ile karakterize olan klinik tablo miçetomadır.
Miçetoma (Madura ayağı), travmatik inokülasyon sonrası gelişen kronik bir enfeksiyondur. Belirgin doku şişliği (tümefaksiyon), deri yüzeyine açılan ve granül içeren eksüdanın boşaldığı sinüs yolları hastalığın en karakteristik özelliğidir. Bu tabloya hem mantarlar (eumiçetoma) hem de aktinomisetler (aktinomiçetoma) neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada tümefaksiyon (şişlik), sinüs yolları ve granül drenajı olduğu saptandı.
Bu üçlü bulgu (triad) subkutan mikozlar arasında spesifik bir tanıya yönlendirir.
2
Bulguları hastalıklarla eşleştir.
Belirtilen triad miçetoma (Madura ayağı) için patognomoniktir.
Diğer subkutan mikozlar (sporotrikoz, kromoblastomikoz vb.) farklı morfolojik özellikler gösterir.

Anahtar Kavram

Miçetoma Tanı Triadı: Tümefaksiyon + Sinüs yolları + Granüller

İpuçları

1
Bu hastalık 'Madura ayağı' olarak da bilinir.

Daha Fazla Pratik

Eumiçetoma ve aktinomiçetoma arasındaki etken ve tedavi farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 6Soru

Tropikal bir iklimde yaşayan 4242 yaşındaki erkek hasta, yüzün orta hattında (burun ve üst dudak) yaklaşık 66 aydır devam eden, ağrısız ve giderek genişleyen sert bir şişlik ile başvurmuştur. Fizik muayenede burun mukozası ve çevre dokularda belirgin, gode bırakmayan, odunsu sertlikte ödem saptanmıştır. Lezyondan alınan derin doku biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; geniş çaplı, ince duvarlı ve nadir septalı hiflerin etrafında yoğun eozinofilik 'Splendore-Hoeppli' materyali izlenmiştir. Bu klinik tablo için en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Conidiobolus coronatus

Cevap

Yüzün orta hattında odunsu sertlikte ödem yapan ve histopatolojide eozinofilik radyasyonlarla çevrili geniş hiflerle karakterize olan etken Conidiobolus coronatus'tur.
Vakadaki klinik tablo (yüz bölgesinde odunsu sertlikte şişlik) ve histopatolojik bulgular (Splendore-Hoeppli fenomeni ile çevrili geniş hifler) klasik bir Conidiobolus coronatus enfeksiyonunu tanımlamaktadır. Bu etken, özellikle tropikal bölgelerde yetişkinlerde rinoserfasiyal (burun-yüz) tutulum ile karakterize subkutan entomoftoromikoz tablosuna neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik prezantasyonun değerlendirilmesi
Yetişkin hasta, tropikal bölge öyküsü ve yüz orta hattında (burun/dudak) odunsu sertlikte progresif şişlik saptandı.
Subkutan entomoftoromikozun iki formu (Conidiobolus ve Basidiobolus) arasındaki en temel fark anatomik yerleşim ve yaş grubudur.
2
Histopatolojik bulguların analizi
Geniş, ince duvarlı, az septalı hifler ve bu hifleri çevreleyen Splendore-Hoeppli materyali (eozinofilik sleeve) izlendi.
Zygomycetes grubundaki bu etkenlerin dokudaki tipik görünümü, çevrelerinde gelişen yoğun immün reaksiyonun göstergesi olan Splendore-Hoeppli fenomenidir.
3
Ayırıcı tanının yapılması
Gövde tutulumu/çocuk (Basidiobolus) ve lenfokutanöz yayılım (Sporothrix) elenerek yüz tutulumu (Conidiobolus) tanısına ulaşıldı.
Conidiobolus coronatus tipik olarak yetişkinlerin yüz dokularını tutar ve cerrahi ile antifungal tedavi gerektiren ciddi deformitelere yol açabilir.

Anahtar Kavram

Subkutan Entomoftoromikozlar ve Conidiobolus coronatus'un klinik-patolojik özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Subkutan mikozlarda Splendore-Hoeppli fenomeni görülen diğer durumları ve bunların ayırıcı tanısındaki morfolojik farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

4545 yaşında bir erkek hastanın sol ayağında, bahçe işleri sırasında batan bir dikenden yaklaşık 22 yıl sonra gelişen, ağrısız ve fistülize şişlikler mevcuttur. Fistül ağızlarından gelen akıntıda siyah renkli sert granüller dikkati çekmektedir. Bu granüllerin mikroskobik incelemesinde 25μm2-5 \mu m genişliğinde, septalı ve pigmentli hif yapıları saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Madurella mycetomatis

Cevap

Siyah renkli granüller ve geniş septalı hif yapıları ile karakterize eumisetoma tablosunun en olası etkeni Madurella mycetomatis'tir.
Siyah renkli granüllerle seyreden eumisetomaların (fungal misetoma) dünyada ve TUS sorularında en sık kabul edilen etkeni Madurella mycetomatis'tir. Mikroskobik incelemede saptanan 25μm2-5 \mu m çapındaki geniş hifler, tabloyu bakteriyel etkenlerden (Nocardia, Actinomadura vb.) ayırmada kritiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Kronik, fistülize, granül çıkışı olan subkutan enfeksiyon: Misetoma
Hastadaki fistüllü şişlikler ve granül varlığı misetoma tanısını koydurur.
2
Etiyolojik ayrım yap (Fungal vs Bakteriyel)
Geniş hifler (25μm2-5 \mu m) fungal (eumisetoma) kökeni gösterir.
Aktinomisetomalarda (bakteriyel) filamentler çok ince (<1μm<1 \mu m) olur.
3
Granül rengine göre etkeni belirle
Siyah granül = Madurella mycetomatis
Scedosporium gibi diğer fungal etkenler genellikle beyaz granül yapar.

Anahtar Kavram

Misetomalarda etken ayrımı: Granül rengi ve mikroskobik filament çapı.

Daha Fazla Pratik

Aktinomisetoma ve Eumisetoma ayrımında kullanılan modifiye Kinyoun asit-fast boyama özelliklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 8Soru

4242 yaşında, Amazon havzasında uzun süre balıkçılık yapmış olan bir erkek hastanın kulağında ve ön kolunda yaklaşık 88 yıldır devam eden, yavaş ilerleyen, ağrısız, yüzeyi parlak ve keloid benzeri verrüköz nodüler lezyonlar saptanıyor. Lezyon biyopsisinin histopatolojik incelemesinde çok sayıda kalın duvarlı, küre şeklinde, birbirine ince tübüler köprülerle tutunarak "zincir" veya "tespih tanesi" görünümü oluşturan maya hücreleri gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan mantar etkeni için aşağıdakilerden hangisi en karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bugüne kadar laboratuvar ortamında yapay besiyerlerinde üretilememiştir.

Cevap

Lacazia loboi, bugüne kadar yapay besiyerlerinde (in vitro) üretilememiş olmasıyla karakterize bir subkutan mikoz etkenidir.
Vakadaki klinik tablo (keloid benzeri lezyonlar) ve patolojik bulgular (birbirine köprülerle bağlı maya zincirleri) Lacazia loboi enfeksiyonunu (Lobo hastalığı) tanımlar. Bu mantarın en belirgin mikrobiyolojik özelliği, bugüne kadar laboratuvar ortamında sentetik besiyerlerinde üretilememiş olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastanın Amazon havzasında yaşaması ve kulağındaki keloid benzeri nodüller Lobo hastalığını (Lacaziosis) düşündürür.
Lobo hastalığı tipik olarak suyla temas eden veya tropikal bölgelerde yaşayanlarda görülen, keloid benzeri lezyonlarla seyreden kronik bir enfeksiyondur.
2
Mikroskobik bulguların analizi
İnce köprülerle birbirine bağlı maya hücrelerinden oluşan zincir yapısı Lacazia loboi için patognomoniktir.
Bu karakteristik görünüm (tespih tanesi), etkenin dokudaki bölünme ve yayılma biçimini yansıtır.
3
Mikrobiyolojik özelliklerin belirlenmesi
Etkenin laboratuvar kültürlerinde üretilemediği bilgisi kesin tanıyı destekler.
Lacazia loboi tıbbi mikolojide kültürü yapılamayan nadir subkutan patojenlerden biridir; tanı histopatoloji ile konur.

Anahtar Kavram

Lacazia loboi (Lobo Hastalığı/Lobomikoz)

Alternatif Yöntem

Klinik olarak 'keloid' ve mikroskobik olarak 'tespih tanesi zinciri' anahtar kelimeleri üzerinden doğrudan Lacazia loboi'ye gidilebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

3535 yaşında bir peyzaj mimarı, sol el parmağında gül dikeni batmasından yaklaşık 22 hafta sonra başlayan ve yavaşça ön koluna doğru yayılan, ağrısız nodüler lezyonlar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede nodüllerin lenfatik drenaj hattını takip ettiği izleniyor. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde, sporadik olarak "puro şeklinde maya" hücreleri ve çevresi eozinofilik ışınsal çıkıntılarla (Splendore-Hoeppli fenomeni) sarılı "asteroid cisimcikleri" saptanıyor. Bu klinik tablo ve etken ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkenin 25C25^\circ C’deki kültüründe ince konidiyoforların ucunda papatya (rozet) benzeri dizilmiş konidiyalar görülür.

Cevap

Etkenin 25C25^\circ C’deki kültüründe ince konidiyoforların ucunda papatya (rozet) benzeri dizilmiş konidiyalar görülür.
Vaka takdiminde anlatılan lenfokutanöz yayılım gösteren lezyonlar ve histopatolojideki asteroid cisimcikleri tipik bir sporotrikoz tablosudur. Bu hastalığın etkeni olan Sporothrix schenckii, termal dimorfik bir mantardır. Laboratuvar ortamında 25°C'de üretildiğinde (küf formu), narin konidiyoforların ucunda papatya veya rozet benzeri bir dizilim sergileyen mikrokonidiyalar oluşturması tanıda karakteristik bir laboratuvar bulgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Gül dikeni batması öyküsü ve lenfokutanöz yayılım (sporotrikoit yayılım) doğrudan Sporothrix schenckii enfeksiyonunu işaret eder.
Bu spesifik klinik progresyon subkutan mikozlar içinde en çok sporotrikozda görülür.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir
Asteroid cisimciği (Splendore-Hoeppli fenomeni) ve puro şeklinde maya hücreleri tanıyı doğrular.
Asteroid cisimcikleri patognomonik olmasa da sporotrikoz tanısında çok değerli bir ipucudur.
3
Etkenin laboratuvar özelliklerini hatırla
S. schenckii termal dimorfiktir; 25°C'de küf (papatya dizilimi), 37°C'de maya (puro şekli) formundadır.
Laboratuvar tanısında bu morfolojik dönüşümün gösterilmesi esastır.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii'nin termal dimorfizmi ve laboratuvar morfolojisi

Daha Fazla Pratik

Kromoblastomikoz ve Miçetoma etkenlerinin granül/cisimcik özelliklerini karşılaştıran bir tabloyu incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru

10 yaşında bir çocuk, yaklaşık iki hafta önce bir sokak kedisi tarafından tırmalanan sağ el sırtında gelişen ve proksimal yönde lenfatik bir hat boyunca uzanan ağrısız, nodüler lezyonlar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Alınan deri biyopsisinin histopatolojik incelemesinde piyojenik granülom ve santralinde maya hücresi bulunan eozinofilik ışınsal çıkıntılar (asteroid cisimciği) saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan etkenin 25C25^{\circ}C’deki kültüründe görülmesi en olası morfolojik yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnce hiflerin ucunda çiçek buketi (papatya) şeklinde dizilmiş konidiler

Cevap

İnce hiflerin ucunda çiçek buketi (papatya) şeklinde dizilmiş konidiler
Sporothrix schenckii, doğada ve oda ısısındaki (25C25^{\circ}C) kültürlerde küf formunda ürer. Bu formda ince, septalı hifler ve konidiyoforların ucunda papatya veya çiçek buketi manzarası oluşturan mikrokonidiler görülür. Klinik senaryoda tarif edilen lenfokutanöz yayılım ve dokudaki asteroid cisimciği (Splendore-Hoeppli fenomeni) Sporotrikoz için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve patoloji bulgusunu analiz et
Kedi tırmalaması öyküsü, lenfokutanöz yayılım ve dokuda asteroid cisimciği varlığı Sporotrikoz (Sporothrix schenckii) tanısını koydurur.
Sporothrix schenckii, subkutan mikozlar içinde lenfatik yayılımı ve kedi gibi hayvanlarla bulaşı en tipik olan etkendir.
2
Etkenin biyolojik özelliklerini hatırla
Sporothrix schenckii termal dimorfik bir mantardır; 25C25^{\circ}C’de küf, 37C37^{\circ}C’de maya formunda ürer.
Soruda spesifik olarak 25C25^{\circ}C’deki kültür morfolojisi sorulmaktadır.
3
Küf formu morfolojisini belirle
Oda ısısında ince, septalı hifler ve konidiyoforların ucunda papatya (rozet) şeklinde dizilmiş mikrokonidiler izlenir.
Bu görünüm mantarın laboratuvar tanısında kullanılan en karakteristik mikroskobik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii termal dimorfizm ve laboratuvar tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

Gül yetiştiriciliği ile uğraşan 3535 yaşında erkek hastanın sağ el sırtında, yaklaşık 22 ay önce gelişen, yavaş büyüyen ve ülserleşen verrüköz bir lezyon saptanıyor. Fizik muayenesinde bölgesel lenfadenopati veya lenfanjitik yayılım (nodüler dizilim) izlenmeyen hastadan alınan klinik örneğin 25C25^{\circ}C’deki kültüründe; başlangıçta krem rengi olup zamanla siyah-kahverengiye dönen koloniler, mikroskobik incelemede ise ince hiflerin ucunda rozet (papatya) tarzında dizilmiş konidyumlar görülüyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları temel alındığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fikse kutanöz sporotrikoz

Cevap

Fikse kutanöz sporotrikoz
Verrüköz lezyonla seyreden ve lenfanjitik yayılım göstermeyen bu tabloda, kültürde 25C25^{\circ}C’de (küf formu) görülen papatya/rozet benzeri konidyum dizilimi Sporothrix schenckii'yi kesinleştirir. Lenfatik yayılımın yokluğu nedeniyle tanı 'fikse kutanöz sporotrikoz'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öykü ve lezyon tipini değerlendir
Gül dikeni batması öyküsü ve verrüköz/ülseröz lezyon varlığı subkutan mikozları düşündürür.
Sporothrix schenckii genellikle travma (diken batması) yoluyla bulaşır.
2
Yayılım paternini incele
Lenfanjitik yayılımın (nodüler dizilim) olmaması tanıyı daraltır.
Lenfatik yayılımın izlenmediği, etkenin giriş yerinde kaldığı tablo 'fikse kutanöz' formdur.
3
Kültür ve mikroskobi bulgularını yorumla
25C25^{\circ}C’de rozet tarzında konidyumlar saptandı.
Bu bulgu Sporothrix schenckii için patognomonik bir laboratuvar verisidir.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii'nin fikse kutanöz formu ve rozet tarzı konidiyasyon özelliği.

İpuçları

1
Hastanın mesleği ve travma öyküsü (gül dikeni) subkutan mikozlar için klasik bir ipucudur.
2
Kültürdeki rozet tarzı dizilim, dimorfik bir mantar olan Sporothrix schenckii için ayırt edicidir.

Daha Fazla Pratik

Sporothrix schenckii'nin 37 derecedeki (maya formu) puro benzeri (cigar-shaped) maya hücrelerini ve asteroid cisimcikleri öğrenin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 12Soru

Tropikal bölgede tarım işçisi olarak çalışan 5050 yaşındaki erkek hasta, sağ bacağında yaklaşık 55 yıl önce başlayan ve yavaş gelişim gösteren siğil benzeri, karnabahar görünümlü, verrukoz bir lezyon şikayetiyle başvuruyor. Lezyondan alınan deri kazıntısının %10\%10 KOHKOH ile yapılan direkt mikroskobik incelemesinde; kalın çeperli, koyu kahverengi, yatay ve dikey septaları olan, "bakır parası" (Medlar cisimciği) görünümünde yapılar saptanıyor. Bu klinik tabloya en sık yol açan mantar etkeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fonsecaea pedrosoi

Cevap

Kromoblastomikoz kliniği ve karakteristik Medlar cisimcikleri varlığında en olası etken Fonsecaea pedrosoi'dir.
Kromoblastomikoz; koyu renkli (dematiyöz) mantarların neden olduğu, siğil benzeri lezyonlarla karakterize kronik bir enfeksiyondur. Histopatolojik incelemede veya KOH preparatlarında görülen koyu kahverengi, kalın duvarlı, bölmeli hücreler (sklerotik cisimcikler/Medlar cisimcikleri) tanıyı koydurur. Bu enfeksiyona dünya çapında en sık yol açan tür Fonsecaea pedrosoi'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Yavaş seyirli, bacak yerleşimli, verrukoz (karnabahar benzeri) lezyon kromoblastomikozu düşündürür.
Kromoblastomikoz, travmatik inokülasyon sonrası gelişen kronik bir subkutan mikozdur.
2
Mikroskobik bulguları analiz et.
Koyu renkli, septalı "bakır parası" (sklerotik/Medlar cisimcikleri) saptanmıştır.
Bu yapılar mantarın doku formudur ve kromoblastomikoz için patognomoniktir.
3
Etiyolojik ajanı belirle.
Kromoblastomikoza yol açan en yaygın ajan Fonsecaea pedrosoi'dir.
Epidemiyolojik veriler bu türün dünya genelinde dominant etken olduğunu göstermektedir.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikoz tanısında patognomonik olan sklerotik (Medlar) cisimcikleri ve en sık etken olan Fonsecaea pedrosoi.
Soru 13Soru

Deriye travmatik inokülasyonu takiben gelişen, bölgesel lenf kanallarını izleyerek proksimale doğru yayılan nodüler lezyonların histopatolojik incelemesinde, maya hücrelerinin çevresinde eozinofilik ışınsal çıkıntılarla karakterize "asteroid cisimcikleri" (Splendore-Hoeppli fenomeni) saptanması durumunda en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sporothrix schenckii

Cevap

Deri travması sonrası lenfatik yayılım gösteren ve asteroid cisimcikleri ile karakterize olan etken Sporothrix schenckii'dir.
Doğru yanıt olan mantar, dimorfik bir yapıya sahip olan ve özellikle bitki dikenleri veya toprakla temas sonucu deriye giren bir etkendir. Dokuda oluşturduğu 'asteroid cisimciği', santraldeki maya hücresinin çevresinde eozinofilik ışınsal çıkıntılar (Splendore-Hoeppli fenomeni) ile karakterizedir ve bu tablo en sık bu etkene bağlı gelişen sporotrikozda izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Travmatik inokülasyon ve lenfajitik (doğrusal) yayılımın subkutan mikozlar içinde en çok sporotrikoz ile uyumlu olduğu belirlendi.
Sporotrikoz, 'bahçıvan hastalığı' olarak da bilinir ve lenfokutanöz form en sık görülen klinik tablodur.
2
Histopatolojik bulguyu değerlendirme
Asteroid cisimciği (Splendore-Hoeppli fenomeni) varlığı teyit edildi.
Asteroid cisimciği, bir maya hücresinin etrafında biriken antijen-antikor komplekslerinin oluşturduğu eozinofilik ışınsal bir yapıdır ve Sporothrix schenckii enfeksiyonları için karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii ve Asteroid Cisimciği
Soru 14Soru

5252 yaşında erkek çiftçi, sol ayak bileğinde yaklaşık 1212 yıl önce başlayan ve zamanla tüm alt bacağa yayılan, ağrısız, karnabahar benzeri (verrüköz) hiperkeratotik bir kitle şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Lezyonun yüzeyinde çok sayıda küçük siyah noktacık izleniyor. Biyopsi materyalinin histopatolojik incelemesinde; belirgin epidermis hiperplazisi, granülomatöz inflamasyon ve dev hücrelerin içinde kahverengi renkli, kalın duvarlı, hem dikey hem de yatay düzlemde bölünme çizgileri içeren (512μm5-12 \mu m çapında) muriform yapılar gözleniyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası etken ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En sık izole edilen etken olan *Fonsecaea pedrosoi*, kültürde *Cladosporium*, *Phialophora* ve *Rhinocladiella* tipi konidiasyonları bir arada sergileyebilir.

Cevap

En sık izole edilen etken olan *Fonsecaea pedrosoi*, kültürde *Cladosporium*, *Phialophora* ve *Rhinocladiella* tipi konidiasyonları bir arada sergileyebilir.
Kromoblastomikozun en sık etkeni olan *Fonsecaea pedrosoi*, mikrobiyolojide polimorfik sporülasyon özelliği ile tanınır. Laboratuvar kültüründe aynı kolonide Cladosporium (dallanan zincirler), Phialophora (vazo benzeri fiyalitler) ve Rhinocladiella (akropetal dizilim) tipi konidiasyonların bir arada görülmesi bu tür için karakteristiktir ve diğer etkenlerden ayrımını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Uzun süreli (1212 yıl), verrüköz (karnabahar benzeri), ağrısız lezyon ve yüzeydeki 'kara benekler' kromoblastomikozu işaret eder.
Bu bulgular subkutan bir mikoz olan kromoblastomikozun klasik prezentasyonudur.
2
Histopatolojik bulguları değerlendir
Kahverengi, kalın duvarlı, enine ve boyuna bölünen muriform (sklerotik/Medlar) cisimcikler saptanmıştır.
Muriform cisimcikler, kromoblastomikoz tanısı için patognomoniktir.
3
En olası etkenin mikrobiyolojik özelliklerini belirle
Kromoblastomikozun en yaygın etkeni *Fonsecaea pedrosoi*'dir ve polimorfik sporülasyon (3 tip konidiasyon) gösterir.
*Fonsecaea* cinsini diğer etkenlerden ayıran en önemli mikrobiyolojik özellik budur.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikoz ve *Fonsecaea* türlerinin polimorfik konidiasyonu

Daha Fazla Pratik

Kromoblastomikoz etkenlerinin yavaş üremesi ve tedavide cerrahi ile birlikte yüksek doz itrakonazol/terbinafin kullanımını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

5050 yaşında bir tarım işçisi, sağ bacağında yaklaşık 33 yıldır bulunan, yavaş ilerleyen, ağrısız, karnabahar benzeri verrüköz lezyonlar nedeniyle dermatoloji polikliniğine başvuruyor. Lezyonlardan alınan doku örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile hazırlanan preparatında ve histopatolojik incelemesinde; doku içinde "bakır kuruş" (Medlar cisimcikleri) olarak tanımlanan koyu kahverengi, kalın duvarlı, septalı yuvarlak yapılar gözleniyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kromoblastomikoz

Cevap

Kromoblastomikoz
Kromoblastomikoz, Phialophora, Fonsecaea ve Cladophialophora gibi melankolik (dematiyöz) mantarların neden olduğu bir enfeksiyondur. Karakteristik klinik görünümü verrüköz/karnabahar benzeri lezyonlardır. Tanıda en önemli bulgu, doku kesitlerinde veya KOHKOH preparatlarında görülen, kalın duvarlı, koyu kahverengi, septalı (bölmeli) ve tomurcuklanma yapmayan Medlar cisimcikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumu analiz et
Tarım işçisinde kronik, ağrısız, karnabahar benzeri verrüköz lezyon saptanması subkutan bir mantar enfeksiyonunu düşündürür.
Verrüköz görünüm kromoblastomikoz için tipik bir klinik prezentasyondur.
2
Laboratuvar ve patoloji bulgularını değerlendir
Doku örneğinde "bakır kuruş" veya Medlar (sklerotik) cisimcikleri olarak adlandırılan, koyu renkli ve septalı yapıların görülmesi tanıyı kesinleştirir.
Medlar cisimcikleri, kromoblastomikoza neden olan dematiyöz mantarların dokudaki patognomonik formudur.

Anahtar Kavram

Kromoblastomikozun tanısında doku içindeki dematiyöz, septalı, yuvarlak "Medlar cisimcikleri" (sklerotik cisimcikler) patognomoniktir.
Tahmini Süre:50s
Soru 16Soru

3838 yaşında, böbrek nakli sonrası immünosupresif tedavi alan bir erkek hastanın sol ön kolunda, küçük bir travma sonrası gelişen, yavaş büyüyen ve ağrısız subkutan kistik bir kitle saptanmıştır. Kitlenin cerrahi eksizyonu sonrası yapılan histopatolojik incelemede; granülomatöz iltihap ile çevrili bir apse odağı ve bu odakta Gomori Methenamin Gümüş (GMS) boyası ile melanin pigmenti içeren, düzensiz septalı hifler ile tomurcuklanan maya benzeri yapılar gözlenmiştir. Lezyonda sklerotik cisimciklere veya granül yapılarına rastlanmamıştır. Bu klinik ve laboratuvar bulguları temel alındığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Feohifomikoz

Cevap

Melanin içeren hif yapıları ve kistik subkutan lezyon varlığı, sklerotik cisimciklerin ise yokluğu ile karakterize olan feohifomikoz, bu hasta için en olası tanıdır.
Doğru yanıt olan feohifomikoz, esmer mantarların neden olduğu ve dokuda melanin içeren septalı hif, psödohif veya maya benzeri hücrelerin görüldüğü bir enfeksiyondur. Kromoblastomikozdan en önemli farkı, dokuda sklerotik (Medlar/bakır parası) cisimciklerin bulunmamasıdır. Genellikle tek bir subkutan kist (feohifomikotik kist) şeklinde prezante olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zemini değerlendir
Hastanın immünosupresif olması ve travma öyküsü fırsatçı bir fungal enfeksiyonu düşündürür.
Subkutan mikozlar genellikle travmatik inokülasyonla bulaşır; immünosupresyon tablonun gelişimini kolaylaştırır.
2
Morfolojik bulguları analiz et
Melanin pigmenti içeren hiflerin varlığı, etkenin dematiyöz (esmer) bir mantar olduğunu gösterir.
Dematiyöz mantarlar (Fonsecaea, Cladophialophora, Exophiala vb.) hücre duvarlarında melanin sentezlerler.
3
Ayırıcı tanı kriterlerini uygula
Dokuda sklerotik cisimcik saptanmaması kromoblastomikozu, granül saptanmaması ise miçetomu dışlar.
Dematiyöz mantarların dokuda hif formunda bulunması feohifomikoz, sklerotik cisimcik formunda bulunması ise kromoblastomikoz tanısı koydurur.

Anahtar Kavram

Feohifomikoz vs Kromoblastomikoz ayırıcı tanısı

İpuçları

1
Melanin içeren (dematiyöz) mantarların subkutan dokudaki morfolojileri tanıda belirleyicidir.
2
Hücre bölünmesi gösteren kalın duvarlı yuvarlak yapılar yoksa, ancak septalı hifler varsa feohifomikoz düşünülmelidir.

Daha Fazla Pratik

Dematiyöz mantarların neden olduğu diğer tabloları (misetom, kromoblastomikoz) ve morfolojik farklarını bir tablo yaparak karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

2828 yaşında bir tarım işçisi, sağ ayağında yaklaşık 11 yıl önce bir diken batması sonrası gelişen, giderek büyüyen ağrısız şişlik ve bu şişliklerin üzerinden gelişen multipl fistül ağızlarından akıntı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede ayak sırtında multipl sinüs yolları ve bu sinüslerden gelen beyaz-sarı renkli granüller (tanecikler) saptanıyor. Bu granüllerin mikroskobik incelemesinde Gram pozitif boyanan, 1 μm1\ \mu m’den daha ince, dallanan filamentöz yapılar izleniyor. Yapılan Modifiye Erlich-Ziehl-Neelsen boyamasında ise bu filamentlerin kısmi asidorezistans özelliği gösterdiği saptanıyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nocardia brasiliensis

Cevap

Nocardia brasiliensis, aktinomiçetoma tablosunda beyaz-sarı granüller yapan ve Modifiye EZN boyasıyla kısmi asidorezistans gösteren en olası etkendir.
Vakada tanımlanan kronik şişlik, fistül oluşumu ve beyaz-sarı granüller bir 'aktinomiçetoma' tablosudur. Mikroskopide görülen ince, dallanan filamentöz yapılar etkenin bir aktinomiset olduğunu doğrular. Bu gruptaki etkenler arasında Modifiye Erlich-Ziehl-Neelsen boyası ile 'kısmi asidorezistans' (partial acid-fast) boyanma özelliği gösteren tek önemli patojen Nocardia türleridir (özellikle Nocardia brasiliensis).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Kronik şişlik, multipl fistüller ve granül çıkışı 'Miçetoma' (Madura ayağı) sendromuna işaret eder.
Bu üçlü bulgu subkutan mikozlar arasında miçetoma için klasiktir.
2
Etiyolojik ayrım (Aktinomiçetoma vs Ömiçetoma)
Mikroskopide ince (<1 μm< 1\ \mu m), dallanan filamentlerin görülmesi etkenin bir bakteri (Aktinomiset) olduğunu gösterir.
Gerçek mantarlar (ömiçetoma) çok daha geniş (26 μm2-6\ \mu m) ve septalı hifler oluşturur.
3
Özgül tanısal testin yorumlanması
Modifiye EZN boyasında asidorezistans saptanması Nocardia türlerini tanımlar.
Aktinomiçetoma yapan diğer ajanlar (Actinomadura, Streptomyces) asidorezistans değildir.

Anahtar Kavram

Miçetoma sendromunda aktinomiçetoma (bakteriyel) ve ömiçetoma (fungal) ayrımı; Nocardia'nın kısmi asidorezistans özelliği.

Daha Fazla Pratik

Nocardia'nın akciğer enfeksiyonları ve beyin absesi ile olan ilişkisini, özellikle bağışıklığı baskılanmış hastalardaki sunumunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

35 yaşında bir çiftçi, sol ayağında yaklaşık 33 yıldır yavaş ilerleyen ağrısız şişlik ve bu bölgede gelişen akıntılı fistül ağızları şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan muayenede fistüllerden pürülan bir akıntı olduğu ve akıntı içerisinde sert, siyah renkli tanecikler (granüller) bulunduğu gözleniyor. Bu taneciklerin mikroskobik incelemesinde bol miktarda septalı hif yapıları saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Madurella mycetomatis

Cevap

Madurella mycetomatis
Vakada tanımlanan kronik şişlik, fistül oluşumu ve granül varlığı tipik bir miçetoma tablosudur. Granüllerin siyah renkte olması ve mikroskobik olarak septalı hiflerden oluştuğunun saptanması, bu tablonun bir mantar tarafından oluşturulan 'Eumycetoma' olduğunu kanıtlar. Madurella mycetomatis, dünyada ve Türkiye'de siyah granüllü eumycetomanın en sık görülen etkenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Kronik seyir, şişlik (tümefaksiyon), fistül oluşumu ve granül (tanecik) varlığı 'Miçetoma' tanısını koydurur.
Miçetoma üçlüsü: Şişlik, fistül ve granül çıkışıdır.
2
Etyolojik ayrımı yap
Granüllerin mikroskobik incelemesinde 'septalı hiflerin' görülmesi, etkenin bir mantar (Eumycetoma) olduğunu gösterir.
Aktinomiçetomalarda hif değil, bakteriyel filamentler görülür.
3
Spesifik etkeni belirle
Siyah renkli granül oluşturan en yaygın eumycetoma etkeni Madurella mycetomatis'tir.
Granül rengi ve etkenin mikroskobik morfolojisi tanı için belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Miçetoma (Madura ayağı) etyolojisinde siyah granül ve septalı hif varlığı Madurella mycetomatis enfeksiyonunu (Eumycetoma) işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Aktinomiçetoma ve Eumycetoma arasındaki temel farkları (hif vs filament, antibiyotik vs antifungal tedavi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

Amazon havzasında yaşayan 3838 yaşındaki erkek hastanın sağ kulak kepçesinde 55 yıldır var olan, ağrısız, yavaş büyüyen ve keloid benzeri görünüm sergileyen nodüler lezyonlardan alınan biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde; çift duvarlı, 9129-12 μ\mu m çapında, birbirlerine ince köprü benzeri yapılarla bağlanarak zincir oluşturmuş (katenulat) yuvarlak maya hücreleri saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapay besiyerlerinde henüz üretilememiştir.

Cevap

Lobomikoz etkeni olan Lacazia loboi, günümüzde henüz yapay besiyerlerinde üretilemeyen, tanısı karakteristik histopatolojik bulgularla (zincir oluşturan maya hücreleri) konulan bir mantardır.
Verilen klinik ve histopatolojik tablo (Amazon'da keloid benzeri lezyon ve katenulat maya hücreleri) lobomikoza işaret etmektedir. Bu hastalığın etkeni olan Lacazia loboi, laboratuvar ortamında yapay besiyerlerinde henüz üretilememiş bir mantardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Amazon bölgesi, kronik seyir, kulakta keloid benzeri nodüller.
Bu tablo tipik olarak lobomikoz (Lacazia loboi enfeksiyonu) vakasını işaret eder.
2
Histopatolojik bulguların yorumlanması
İnce köprülerle bağlı zincir oluşturan maya hücreleri.
Bu 'katenulat' görünüm, Lacazia loboi için patognomonik bir bulgudur.
3
Etkenin mikrobiyolojik özelliklerinin belirlenmesi
Lacazia loboi kültürü yapılamayan bir etkendir.
Tıbbi mikrobiyolojide Rhinosporidium seeberi ile birlikte kültürü yapılamayan önemli subkutan mikoz etkenlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Lobomikoz (Lacazia loboi) tanısı ve kültürel özellikleri

Daha Fazla Pratik

Rhinosporidiosis ile Lobomycosis arasındaki tanısal benzerlikleri (kültürde ürememe) ve klinik farkları (nazal polip vs keloid) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

Bahçe işleriyle uğraşan 4242 yaşında bir erkek hasta, sol el sırtında gül dikeni batmasından yaklaşık 22 hafta sonra gelişen, ağrısız, sert ve ülsere bir nodül şikayetiyle başvurmuştur. Fizik muayenede, bu lezyondan başlayıp ön kola doğru uzanan lenfatik hat üzerinde benzer karakterde çok sayıda küçük nodüler lezyon izlenmiştir. Biyopsi örneğinin histopatolojik incelemesinde granülomatöz reaksiyon ve santralde eozinofilik "Splendore-Hoeppli" materyali ile çevrili maya hücreleri (asteroid cisimcikleri) saptanmıştır. Bu etkenin tanısını kesinleştirmek için 25C25^{\circ}C ısıda Sabouraud Dextrose Agar (SDA) besiyerinde yapılan kültürde görülmesi beklenen en tipik morfolojik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnce konidiforların ucunda papatya (rozet) benzeri dizilim gösteren mikrokonidialar

Cevap

İnce konidiforların ucunda papatya benzeri dizilim gösteren mikrokonidialar, Sporothrix schenckii'nin oda ısısındaki karakteristik küf formu bulgusudur.
Sporothrix schenckii, termal dimorfik bir mantardır. Klinik olarak lenfokutanöz yayılım (bahçıvan hastalığı) tipiktir. Laboratuvarda 25C25^{\circ}C kültüründe üretildiğinde (SDA besiyerinde), ince hiflerin ucunda papatya (rozet) şeklinde dizilmiş mikrokonidialar (sympodial conidiation) izlenmesi en karakteristik bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Travmatik inokülasyon (gül dikeni) sonrası gelişen lenfokutanöz yayılım ve histopatolojideki "asteroid cisimcikleri" bulguları, vakanın sporotrikoz olduğunu kanıtlar.
Tanının doğru konulması, etkenin özelliklerinin belirlenmesi için ilk adımdır.
2
Etkenin biyolojik özelliklerini hatırla.
Sporothrix schenckii termal dimorfik bir mantardır.
Isıya bağlı form değiştirme özelliği (dimorfizm), mikoloji sorularında en sık test edilen ayırt edici özelliktir.
3
Sorulan sıcaklıktaki (25C25^{\circ}C) morfolojiyi belirle.
25C25^{\circ}C (oda ısısı) küf formuna karşılık gelir; 37C37^{\circ}C (vücut ısısı) ise maya formuna karşılık gelir.
Dimorfik mantarların sıcaklık-form ilişkisi doğru eşleştirilmelidir.
4
Küf formuna özgü mikroskobik görüntüyü seç.
S. schenckii küf formunda ince hiflerin ucunda rozet veya papatya şeklinde dizilmiş konidialar oluşturur.
Laboratuvar tanısında bu mikroskobik görünüm patognomonik kabul edilir.

Anahtar Kavram

Sporothrix schenckii'nin termal dimorfizmi ve oda ısısındaki (25C25^{\circ}C) papatya benzeri mikrokonidial dizilimi.

Daha Fazla Pratik

Fırsatçı mantarlardan dimorfik olanları ve subkutan mikozların doku formlarındaki (Asteroid vs Medlar vs Sülfür granülü) farkları tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Tanıda dimorfizmin gösterilmesi kritiktir; küf formundan maya formuna (mold-to-yeast) dönüşümün 37C37^{\circ}C'de gösterilmesi tanıyı kesinleştirir.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 4Sonraki
Subkutan Mikozlar Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin