Protein Enerji Malnütrisyonu

42 soru

Soru 1Soru

Ağır protein-enerji malnütrisyonlu (PEM) bir çocukta, belirgin periferik ödeme rağmen ödemi çözmek amacıyla diüretik kullanımının kontrendike kabul edilmesinin temel fizyopatolojik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İntravasküler volümün düşük olması ve diüretiklerin hipovolemik şoku tetikleyebilmesi

Cevap

İntravasküler volümün düşük olması ve diüretiklerin hipovolemik şoku tetikleyebilmesi
Doğru seçenek, PEM'deki sıvı dağılım bozukluğunu en net şekilde açıklar. Kwashiorkor veya marasmik-kwashiorkor tablolarında hipoalbüminemi sonucu sıvı damar içinden çıkarak doku arasına geçer. Bu durum hastanın ödemli görünmesine rağmen damar içinde kan hacminin çok az olmasına neden olur. Diüretik verilmesi, damar içindeki kısıtlı suyu daha da azaltarak hastayı şoka sokabilir. Bu nedenle WHO protokollerinde stabilizasyon fazında diüretik kullanımı kesinlikle önerilmez.

Adım Adım Çözüm

1
PEM'deki ödem mekanizmasını analiz et.
Hipoalbüminemi nedeniyle plazma onkotik basıncı düşer ve sıvı damar dışına (interstisyel alan) sızar.
Ödemin varlığı vücutta total suyun arttığını gösterse de, bu suyun yanlış kompartmanda toplandığını anlamak gerekir.
2
İntravasküler (damar içi) hacmi değerlendir.
Ödemli malnütrisyonlu çocuklarda damar içi hacim (plazma volümü) aslında azalmıştır (hipovolemi).
Sıvı dengesi bozulmuş ve dolaşım sistemi hassas bir dengeye oturmuştur.
3
Diüretik kullanımının etkisini öngör.
Zaten düşük olan damar içi hacimden sıvı çekilmeye çalışılması dolaşım yetmezliğine yol açar.
Hızlı diürez, kalbe dönen kan miktarını kritik düzeyin altına düşürerek hipovolemik şoku ve akut böbrek yetmezliğini tetikler.

Anahtar Kavram

PEM'de ödemli hastada intravasküler hipovolemi paradoksu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

1818 aylık bir erkek çocuk, ayak sırtlarında şişlik ve iştahsızlık yakınması ile polikliniğe getiriliyor. Beslenme öyküsünde anne sütünün kesilmesini takiben sadece karbonhidrat ağırlıklı lapalarla beslendiği öğreniliyor. Antropometrik ölçümlerinde boyu yaşına göre 50.50. persantilde, ağırlığı ise yaşına göre 3.3. persantilin altında saptanıyor. Fizik muayenesinde her iki bacakta gode bırakan ödem, hepatomegali ve saçlarda yer yer renk açılmaları saptanıyor.

Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kwashiorkor

Cevap

Beslenme öyküsünde protein eksikliği olan ve muayenesinde ödem saptanan bu çocukta en olası tanı Kwashiorkor'dur.
Vakada tanımlanan ödem, hepatomegali (karaciğerde yağlanmaya bağlı) ve saçlardaki renk değişiklikleri, protein eksikliğinin ön planda olduğu Kwashiorkor tablosunun klasik bulgularıdır. Özellikle anne sütünün kesilip karbonhidrat ağırlıklı beslenmeye geçilmesi bu tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analiz edilmesi
Hastada gode bırakan ödem ve hepatomegali saptanmıştır.
Ödem, Kwashiorkor tanısı için 'olmazsa olmaz' (sine qua non) klinik bulgudur.
2
Beslenme öyküsünün değerlendirilmesi
Sadece karbonhidrat ağırlıklı beslenme (protein eksikliği) belirlenmiştir.
Kwashiorkor, kalorinin göreceli olarak korunduğu ancak protein alımının çok yetersiz olduğu durumlarda gelişir.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Saçlardaki renk değişiklikleri (bayrak belirtisi) tanıyı desteklemektedir.
Bu bulgu, protein sentezindeki aksamalara bağlı olarak saçın pigmentasyonundaki değişimleri yansıtır.

Anahtar Kavram

Ödem, Kwashiorkor'u Marasmus'tan ayıran temel tanısal kriterdir.
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru

Diyetinde protein alımı ciddi şekilde kısıtlı olan ve büyüme geriliği saptanan bir çocukta, mevcut klinik tablonun malnütrisyon alt tipini (Kwashiorkor) tanımlayabilmek için fizik muayenede saptanması zorunlu olan temel bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gode bırakan yaygın ödem

Cevap

Kwashiorkor tanısı için fizik muayenede gode bırakan yaygın ödemin saptanması zorunludur.
Diyetle protein alımının ciddi oranda eksik olduğu Kwashiorkor tablosunda, karaciğerde protein sentezi bozulur ve ağır hipoalbuminemi gelişir. Bu durum plazma onkotik basıncını düşürerek gode bırakan yaygın ödeme yol açar. Ödem, Kwashiorkor tanısını koyabilmek için klinik muayenede saptanması gereken en temel ve zorunlu bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki temel besin eksikliğini belirle.
Protein alımının enerji alımına göre çok daha kısıtlı olduğu saptandı.
Bu durum Kwashiorkor klinik tablosunun temelidir.
2
Protein eksikliğinin patofizyolojik sonucunu hatırla.
Hipoalbuminemi ve buna bağlı onkotik basınç düşüşü.
Düşük albümin düzeyleri doku aralığına sıvı sızmasına neden olur.
3
Tanı için zorunlu klinik kriteri sorgula.
Gode bırakan ödem.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve klinik sınıflandırmalara göre Kwashiorkor'u Marasmus'tan ayıran temel ve zorunlu bulgu ödemdir.

Anahtar Kavram

Protein-enerji malnütrisyonu (PEM) sınıflandırmasında Kwashiorkor tanısı için ödem varlığı patognomonik ve zorunludur.

İpuçları

1
Bu malnütrisyon tipi 'ödemli protein-enerji malnütrisyonu' olarak da bilinir.
2
Protein eksikliğine bağlı karaciğerde sentezlenen ve onkotik basıncı sağlayan en önemli proteini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kwashiorkor ve Marasmus arasındaki temel farkları içeren bir karşılaştırma tablosunu inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru

1818 aylık bir erkek çocuk, büyüme geriliği ve bacaklarda şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde tartı/boy oranı <3<-3 SD, pretibial ödem (++++++) ve belirgin hepatomegali saptanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) protokolüne göre ağır akut malnütrisyon tanısıyla hospitalize edilen ve "stabilizasyon fazı" tedavisi planlanan hastada, altta yatan "redüktif adaptasyon" (reductive adaptation) süreci ve buna bağlı gelişebilecek komplikasyonlar dikkate alındığında, uygulanacak tedavi yaklaşımıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücresel sodyum/potasyum pompasının aktivitesindeki azalma nedeniyle hücre içi sodyum birikmiş olduğundan, dehidratasyon yönetiminde standart ORS yerine düşük sodyumlu ve yüksek potasyumlu ReSoMal tercih edilmelidir.

Cevap

Hücresel sodyum/potasyum pompasının aktivitesindeki azalma nedeniyle hücre içi sodyum birikmiş olduğundan, dehidratasyon yönetiminde standart sodyum miktarından daha az sodyum içeren ReSoMal solüsyonu kullanılmalıdır.
Doğru yaklaşım, hücresel sodyum/potasyum pompası işlevinin azaldığını ve hücre içinde sodyum birikimi olduğunu kabul ederek düşük sodyumlu solüsyon kullanmaktır. Ağır malnütrisyonlu çocuklarda "redüktif adaptasyon" nedeniyle sodyum pompaları verimli çalışmaz. Bu durum hücre içi sodyumun yüksek, potasyumun ise düşük kalmasına neden olur. Serum sodyumu düşük saptansa bile toplam vücut sodyumu artmış durumdadır. Bu nedenle, dehidratasyon durumunda standart ORS yerine sodyumu azaltılmış, potasyumu artırılmış olan ReSoMal solüsyonunun kullanılması kalp yetmezliği riskini önlemek için kritiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve patofizyolojik durumunu analiz etme.
Hastada Kwashiorkor (ödemli PEM) ve ağır akut malnütrisyon mevcuttur. Bu durumda vücut, enerjiyi korumak için "redüktif adaptasyon" sürecine girmiştir.
Vücut fonksiyonlarının yavaşladığı bu adaptasyon hali, tedavi stratejisini belirleyen temel unsurdur.
2
Hücresel düzeydeki elektrolit değişimlerini değerlendirme.
Hücre membranındaki Na+/K+Na^+/K^+ ATPaz pompa aktivitesi azalmıştır. Sonuç olarak hücre içine sodyum girerken, potasyum hücre dışına çıkarak idrarla kaybedilir.
Serum sodyum seviyesi düşük (dilüsyonel hiponatremi) olsa bile, hücre içi sodyum birikimi nedeniyle vücudun toplam sodyum yükü artmıştır.
3
Sodyum ve potasyum yönetimi için doğru solüsyonu belirleme.
Standart ORS (7575 mmol/L Na) bu hastalar için fazla sodyum içerir. ReSoMal (4545 mmol/L Na ve daha yüksek Potasyum/Magnezyum) kullanılmalıdır.
Yüksek sodyum yüklemesi, zaten hassas olan kardiyovasküler sistemde yüklenmeye ve kalp yetmezliğine neden olabilir.
4
Diğer stabilizasyon fazı kurallarını kontrol etme.
Demir tedavisi ertelenmeli, Vitamin A hemen verilmeli, hipoglisemi ve enfeksiyonla mücadele edilmelidir.
Yanlış zamanlanan müdahaleler (örneğin erken demir veya yüksek protein) oksidatif hasara veya karaciğer yetmezliğine yol açabilir.

Anahtar Kavram

Redüktif Adaptasyon ve PEM'de Elektrolit Yönetimi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 5Soru

Ağır protein-enerji malnütrisyonu (PEM) olan çocuklarda, vücudun kısıtlı enerji ve besin öğeleriyle hayatta kalabilmek için geliştirdiği "redüktif adaptasyon" (indirgenmiş uyum) süreci birçok organ sisteminde önemli fonksiyonel ve yapısal değişikliklere yol açar. Bu adaptasyon süreci kapsamında görülen aşağıdaki klinik ve fizyolojik değişikliklerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mide asit sekresyonu artarak ince bağırsaktaki bakteriyel yükün azalmasını sağlar.

Cevap

Mide asit sekresyonunun artması değil, aksine azalması (hipoklorhidri) redüktif adaptasyonun bir parçasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, mide asit sekresyonunun arttığını belirtmektedir. Oysa ağır protein-enerji malnütrisyonunda mide asit üretimi (HCl) belirgin şekilde azalır (hipoklorhidri veya aklorhidri). Bu durum, gastrointestinal sistemin koruyucu asit bariyerinin kaybına, ince bağırsakta bakteriyel aşırı çoğalmaya (SIBO) ve sık tekrarlayan enterik enfeksiyonlara neden olur. Diğer tüm seçenekler (kardiyak atrofi, GFR düşüşü, villöz atrofi ve bazal metabolizma hızının azalması) redüktif adaptasyonun gerçek ve beklenen bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
PEM'de redüktif adaptasyonun temel amacını belirle.
Vücut, enerji tüketimini azaltmak ve kısıtlı proteini hayati organlar için korumak amacıyla tüm sistemleri yavaşlatır.
Bu süreç, malnütrisyonlu çocuğun düşük enerji alımıyla hayatta kalmasını sağlar.
2
Gastrointestinal sistemdeki değişiklikleri değerlendir.
Mide asit (HCl) üretimi azalır ve bağırsak mukozası atrofiye uğrar.
Asit üretiminin azalması, sindirimi zorlaştırırken patojenlerin bağırsaklara geçişini kolaylaştırır.
3
Seçeneklerdeki yanlış bilgiyi saptan.
Mide asit sekresyonunun arttığını savunan ifade fizyolojiye aykırıdır.
Artmış asit sekresyonu enerji maliyeti yüksek bir süreçtir ve malnütrisyondaki 'yavaşlama' stratejisiyle çelişir.

Anahtar Kavram

Redüktif Adaptasyon (Reduced Adaptation) Patofizyolojisi

Daha Fazla Pratik

DSÖ'nün malnütrisyon tedavisindeki 10 adımını ve stabilizasyon fazında neden demir verilmediğini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 6Soru

1818 aylık bir erkek çocuk, belirgin tartı kaybı ve iştahsızlık şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede deri altı yağ dokusunun ileri derecede azaldığı, "ihtiyar adam yüzü" görünümü olduğu ve tartı/boy oranının <3<-3 standart sapma olduğu saptanmıştır. İzleminde sulu ishali gelişen ve hafif dehidratasyon bulguları (çökmüş göz küreleri, huzursuzluk) saptanan bu hastanın dehidratasyon yönetiminde en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ReSoMal (Rehydration Solution for Malnutrition) solüsyonu ile yavaş oral veya nazogastrik replasman yapılması

Cevap

ReSoMal (Rehydration Solution for Malnutrition) solüsyonu ile yavaş oral veya nazogastrik replasman yapılması
Ağır protein enerji malnütrisyonu (PEM) olan çocuklarda vücut, azalan besin öğelerine uyum sağlamak için "redüktif adaptasyon" sürecine girer. Bu süreçte Na+Na^+-K+K^+ ATPaz pompa aktivitesi azalır, bu da hücre içinde sodyum birikmesine ve potasyum kaybına yol açar. Standart ORS sodyum içeriği yüksek (7575 mmol/L) olduğu için bu çocuklarda sodyum yüklenmesi ve ardından kalp yetmezliğine neden olabilir. ReSoMal (4545 mmol/L sodyum, 4040 mmol/L potasyum) bu riskleri azaltmak için özel olarak formüle edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın malnütrisyon durumunu ve dehidratasyon derecesini değerlendir
Ağır protein-enerji malnütrisyonu (Marasmus) ve hafif dehidratasyon tespiti
PEM'li çocuklarda dehidratasyon belirtileri (göz kürelerinde çökme gibi) yağ dokusu kaybı nedeniyle maskelenebilir veya olduğundan fazla görünebilir.
2
Redüktif adaptasyon mekanizmasını göz önünde bulundurarak uygun replasman sıvısını seç
ReSoMal seçimi
PEM'de toplam vücut sodyumu yüksek, potasyumu düşüktür. Standart ORS çok fazla sodyum (7575 mmol/L) içerir; bu da kalp yetmezliği riskini artırır.
3
Sıvı uygulama hızını ve yöntemini belirle
Yavaş hızda (55-1010 ml/kg/saat) oral/NG yol
Hızlı intravenöz yüklemeler kardiyovasküler sistem üzerinde aşırı yük oluşturarak ani ölümlere yol açabilir.

Anahtar Kavram

Ağır PEM vakalarında dehidratasyon tedavisinde düşük sodyumlu, yüksek potasyumlu ReSoMal solüsyonunun yavaş hızda kullanılması hayat kurtarıcıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

2222 aylık bir erkek çocuk, son 22 haftadır devam eden ishal ve halsizlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boya göre ağırlığı <3<-3 standart sapma, alt ekstremitelerde gode bırakan ödem ve karaciğerde 44 cm büyüme saptanmıştır. Hastanın dehidratasyon bulguları (çökmüş gözler, ağız kuruluğu) olmasına rağmen şok tablosunda (periferik nabızlar dolgun, kapiller dolum zamanı <2<2 saniye) olmadığı görülmüştür. Bu hastanın Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) protokolüne göre hastaneye yatırılarak başlanan ilk basamak tedavisinde, dehidratasyonun yönetimi için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: ReSoMal (Malnütrisyona özel oral rehidratasyon sıvısı) ile yavaş rehidratasyon sağlanması

Cevap

ReSoMal (Malnütrisyona özel oral rehidratasyon sıvısı) ile yavaş rehidratasyon sağlanması
Dünya Sağlık Örgütü, ağır protein-enerji malnütrisyonu olan ve şokta olmayan dehidrate çocuklarda oral veya nazogastrik yoldan ReSoMal (Rehydration Solution for Malnutrition) sıvısının yavaş şekilde verilmesini önerir. Bu sıvı, standart ORS'ye göre daha az sodyum (4545 mmol/L vs 7575 mmol/L) ve daha fazla potasyum ile magnezyum içerir. Bu sayede malnütrisyonun temelindeki elektrolit dengesizliği kalp yetmezliği riski oluşturmadan düzeltilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve malnütrisyon derecesini değerlendir
Boya göre ağırlık <3<-3 standart sapma ve ödem varlığı, hastanın 'ağır protein-enerji malnütrisyonu' (Kwashiorkor kliniği) olduğunu gösterir.
Tedavi protokolü malnütrisyonun ağırlığına göre değişir.
2
Dehidratasyon ve şok ayrımını yap
Hastada dehidratasyon bulguları var ancak şok tablosu (kapiller dolum normal, nabızlar dolgun) yok.
Ağır malnütrisyonda sadece şok varlığında intravenöz sıvı verilir; dehidratasyonda oral yol tercih edilir.
3
Uygun rehidratasyon sıvısını seç
Ağır malnütrisyonlu çocuklar sodyumu kısıtlı, potasyum ve magnezyumu yüksek sıvıya ihtiyaç duyarlar (ReSoMal).
Standart ORS kullanımı hipernatremiye ve potasyum eksikliğinin derinleşmesine neden olabilir.

Anahtar Kavram

Ağır protein-enerji malnütrisyonu olan çocuklarda dehidratasyon yönetimi, standart pediatrik yaklaşımdan farklıdır; kalp yetmezliği riskini azaltmak için intravenöz sıvıdan kaçınılır ve sodyum içeriği düşük özel sıvılar (ReSoMal) kullanılır.

Daha Fazla Pratik

ReSoMal bulunmayan durumlarda standart ORS'nin nasıl modifiye edileceğini (su ve potasyum eklenmesi gibi) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

33 yaşında bir erkek çocuk, vücudunda şişlik ve iştahsızlık şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde jeneralize ödem, ciltte hiperpigmente ve deskuame alanlar (pullaşmış boya manzarası) ile saçlarda kolay kopma ve renk değişikliği (bayrak belirtisi) saptanıyor. Boyuna göre ağırlığı 3-3 standart sapmanın altında saptanan hastanın serum albümin düzeyi 2.2 g/dL2.2 \text{ g/dL} ölçülüyor. Bu hastanın Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) protokolüne göre stabilizasyon fazındaki (1. faz) yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum potasyum ve magnezyum düzeyleri normal sınırlarda olsa bile, toplam vücut depoları düşük olduğu için bu minerallerin desteği yapılmalıdır.

Cevap

Serum potasyum ve magnezyum düzeyleri normal olsa dahi bu minerallerin desteği yapılmalıdır.
Ağır malnütrisyonlu çocuklarda hücre içi potasyum ve magnezyum eksikliği sabittir. Serum düzeyleri normal görünse bile (psödonormalite), metabolik süreçlerin düzeltilmesi ve aritmilerin önlenmesi için bu elektrolitlerin desteği ilk günden itibaren mutlaka yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla.
Ödem, cilt bulguları ve düşük albümin Kwashiorkor (Ağır Akut Malnütrisyon) tanısını koydurur.
Yönetim stratejisi malnütrisyonun tipine ve şiddetine göre belirlenir.
2
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 10 adım stratejisini hatırla.
Stabilizasyon fazı (1-7. günler) hayati tehlike arz eden durumların (hipoglisemi, hipotermi, elektrolit bozukluğu, enfeksiyon) tedavisini içerir.
İlk fazda agresif beslenme veya demir desteği metabolik dengesizliklere yol açabilir.
3
Elektrolit dengesini değerlendir.
PEM'de toplam vücut sodyumu yüksek ancak potasyum ve magnezyum düşüktür.
Hücre içi depoların boşalması nedeniyle serum düzeyine bakılmaksızın replasman gereklidir.

Anahtar Kavram

Ağır akut malnütrisyonun stabilizasyon fazında elektrolit yönetimi ve kontrendikasyonlar.
Soru 9Soru

Ağır akut malnütrisyon (AAM) tanısıyla hastaneye yatırılan ve tedaviye alınan bir çocukta, metabolik stabilizasyonun sağlandığı "Stabilizasyon Fazı"ndan (Faz 1), hızlı kilo alımının hedeflendiği "Rehabilitasyon Fazı"na (Faz 2) geçiş için temel klinik kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İştahın geri dönmesi ve verilen özel beslenme formüllerini iştahla tüketmeye başlaması

Cevap

İştahın geri dönmesi ve verilen besinleri iştahla tüketmesi
Ağır akut malnütrisyonlu çocukların tedavisinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen 10 temel adım uygulanır. İlk aşama olan stabilizasyon fazında amaç yaşamı tehdit eden sorunları (hipoglisemi, hipotermi, dehidratasyon, elektrolit bozukluğu ve enfeksiyon) çözmektir. Bu fazdan rehabilitasyon fazına geçiş için en kritik klinik gösterge iştahın geri gelmesidir. İştahı yerine gelen çocukta beslenme kademeli olarak artırılarak yakalama büyümesi hedeflenir.

Adım Adım Çözüm

1
Ağır akut malnütrisyon yönetimindeki fazları tanımla.
Yönetim; stabilizasyon (ilk 1-7 gün), geçiş ve rehabilitasyon (2-6. haftalar) fazlarından oluşur.
Her fazın tedavi hedefleri ve kalori gereksinimleri farklıdır.
2
Stabilizasyon fazından rehabilitasyon fazına geçişin metabolik anlamını değerlendir.
Bu geçiş, vücudun akut komplikasyonlardan (hipoglisemi, dehidratasyon, enfeksiyon) kurtulduğunu ve 'yakalama büyümesi' için yüksek enerjiyi tolere edebileceğini gösterir.
Çok erken yüksek kalorili beslemeye geçmek refeeding sendromu riskini artırır.
3
Geçiş için DSÖ tarafından önerilen klinik göstergeyi belirle.
En güvenilir ve temel klinik gösterge iştahın geri dönmesidir.
İştah, karaciğer fonksiyonlarının ve hücresel metabolizmanın iyileştiğinin pratik bir yansımasıdır.

Anahtar Kavram

WHO Ağır Akut Malnütrisyon Yönetimi - Fazlar Arası Geçiş Kriterleri
Soru 10Soru

1414 aylık bir erkek çocuk, iştahsızlık, karın şişliği ve ayaklarında şişme yakınmasıyla polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden anne sütünün 4.4. ayda kesildiği ve sonrasında ağırlıklı olarak nişastalı lapalarla beslendiği öğreniliyor. Fizik muayenede yaşa göre tartısı 3-3 SD saptanan çocuğun her iki ayak sırtında basmakla iz bırakan ödem ve karaciğerde büyüme saptanıyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kwashiorkor

Cevap

Beslenme öyküsünde belirgin protein eksikliği olan ve fizik muayenesinde ödem saptanan malnütrisyonlu çocukta en olası tanı Kwashiorkor'dur.
Protein enerji malnütrisyonunda ödemin varlığı Kwashiorkor tanısı için karakteristiktir. Bu çocukta görülen protein fakiri beslenme öyküsü, tartı düşüklüğü ve ödem birlikteliği bu tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve antropometrik ölçümleri değerlendir.
Çocuğun tartısının yaşa göre düşük (3-3 SD) olduğu ve belirgin pretibial ödemi olduğu saptanmıştır.
Protein enerji malnütrisyonunun (PEM) tipini belirlemede en kritik ayırıcı bulgu ödemin varlığıdır.
2
Beslenme öyküsünü analiz et.
Anne sütünün erken kesilmesi ve protein yönünden fakir, karbonhidrat yönünden zengin (nişastalı lapalar) bir diyet belirlenmiştir.
Kwashiorkor tipik olarak proteinden fakir ama kalori alımının görece korunduğu durumlarda gelişir.
3
Ayırıcı tanı yap.
Ödemin eşlik ettiği ağır akut malnütrisyon tablosu Kwashiorkor olarak tanımlanır.
Eğer ödem olmasaydı ve 'ihtiyar adam yüzü' gibi bulgular olsaydı Marasmus düşünülürdü.

Anahtar Kavram

Kwashiorkor ve Marasmus arasındaki temel fark ödemin varlığıdır.

İpuçları

1
Malnütrisyon tiplerini ayırmak için en önemli ipucu ödemin olup olmamasıdır.
2
Çocuğun beslenme öyküsünde protein eksikliği (nişastalı beslenme) ve fizik muayenede ayaklarda şişlik (ödem) ön plandadır.

Daha Fazla Pratik

Marasmus ve Kwashiorkor'un dermatolojik bulgularını (tüylerde dökülme, döküntü tipleri) karşılaştıran tabloyu inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 11Soru

2020 aylık bir erkek çocuk, tartı alamama ve bacaklarda şişlik şikâyeti ile getiriliyor. Öyküsünden anne sütünün 66. ayda kesildiği, sonrasında ise ağırlıklı olarak nişasta bazlı mamalarla beslendiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde; boya göre ağırlık (W/H) ZZ skoru 3,4-3,4, bacaklarda ve ayak sırtında gode bırakan yaygın ödem, saçlarda kolay kopma ve yer yer renk açılmaları saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum albümin düzeyi 2,02,0 g/dL, sodyum 127127 mEq/L ve potasyum 3,13,1 mEq/L olarak bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) protokolüne göre, bu hastanın stabilizasyon fazındaki yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre içi açığı kapatmak amacıyla diyete günlük 343-4 mmol/kg potasyum eklenmelidir.

Cevap

Hücre içi potasyum eksikliğini gidermek amacıyla diyete günlük 343-4 mmol/kg potasyum eklenmelidir.
Dünya Sağlık Örgütü protokolüne göre, ağır akut malnütrisyonlu çocukların tamamında toplam vücut potasyumu ve magnezyumu eksiktir. Bu eksiklik hücre fonksiyonlarını ve metabolizmayı doğrudan etkiler. Stabilizasyon fazında günlük 343-4 mmol/kg potasyum desteği, elektrolit dengesinin sağlanması ve kardiyak fonksiyonların korunması için en kritik adımlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tipin belirlenmesi
Ödem, düşük albümin ve büyüme geriliği ile hasta Kwashiorkor (veya Marasmik-Kwashiorkor) tablosundadır.
Yönetim, bu tabloya özgü redüktif adaptasyon mekanizmalarına göre planlanmalıdır.
2
Elektrolit paradoksunun değerlendirilmesi
Serum sodyumu düşük olsa da sodyum-potasyum pompa yetersizliği nedeniyle toplam vücut sodyumu yüksektir.
Dışarıdan sodyum verilmesi, hücre içi sodyum yükünü artırarak sıvı yüklenmesine ve ölüme yol açabilir.
3
Potasyum ve magnezyum yönetimi
Toplam vücut potasyumu ve magnezyumu ciddi derecede eksiktir.
Hücre fonksiyonlarının düzelmesi için günlük 343-4 mmol/kg potasyum ve 0,40,60,4-0,6 mmol/kg magnezyum replasmanı zorunludur.

Anahtar Kavram

Ağır akut malnütrisyonun stabilizasyon fazında 'redüktif adaptasyon' nedeniyle sodyum kısıtlanmalı, potasyum ve magnezyum ise yüksek dozda yerine konulmalıdır.
Soru 12Soru

Dört yaşındaki bir çocuk; boy ve kilo değerlerinin yaşa göre 3.3. persentilin altında olması, karın şişliği ve bacaklarda basmakla iz bırakan ödem şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede saçların kuru ve kolaylıkla kopabilir olduğu, ciltte 'pullanmış boya' (flaky paint) görünümü ve belirgin hepatomegali saptanmıştır. Bu çocuktaki klinik tablo ve altında yatan patofizyolojik süreçlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğer büyümesinin (hepatomegali) temel nedeni, apolipoprotein sentezindeki yetersizlik sonucu gelişen hepatosteatozdur.

Cevap

Karaciğer büyümesinin (hepatomegali) temel nedeni, apolipoprotein sentezindeki yetersizlik sonucu gelişen hepatosteatozdur.
Vakadaki çocukta görülen ödem, hepatomegali ve dermatolojik bulgular Kwashiorkor tablosunu tanımlar. Kwashiorkor'da protein alımı çok yetersizdir. Karaciğerde protein sentezi azaldığı için trigliseridleri kandan uzaklaştıracak olan VLDL'nin protein kısmını oluşturan apolipoproteinler üretilemez. Sonuç olarak karaciğerde yağ birikimi (hepatosteatoz) ve buna bağlı büyüme gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ödem, hepatomegali ve saç/cilt bulguları hastada Kwashiorkor tipi malnütrisyon olduğunu gösterir.
Kwashiorkor, protein eksikliğinin enerji eksikliğinden daha belirgin olduğu durumlarda ortaya çıkan ödemli malnütrisyon tipidir.
2
Karaciğer büyümesinin nedeninin analizi
Protein eksikliği apolipoprotein (özellikle Apo-B100) sentezini bozar.
VLDL yapımı için gerekli olan proteinler sentezlenemediğinde, karaciğerde sentezlenen yağlar (trigliseridler) dışarı atılamaz ve hepatosteatoz gelişir.
3
Yönetim ve elektrolit prensiplerinin kontrolü
Stabilizasyon fazında demir verilmez, total sodyum yüksek kabul edilir, diüretik kullanılmaz.
Bu hastalar metabolik olarak hassastır ve yanlış sıvı-elektrolit-demir uygulamaları hayati risk taşır.

Anahtar Kavram

Kwashiorkor Patofizyolojisi ve Karaciğer Yağlanması

Daha Fazla Pratik

PEM tedavisinde kullanılan 'ReSoMal' içeriği ile standart ORS arasındaki sodyum ve potasyum farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

2020 aylık bir kız çocuk, belirgin iştahsızlık ve bacaklarda şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde tartı/boy oranı <3<-3 standart sapma (SD), her iki bacakta gode bırakan ödem, saçlarda dökülme ve hepatomegali saptanıyor. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ağır malnütrisyon protokolü kapsamında hastaneye yatırılan ve tedavinin ilk 4848 saatinde (Stabilizasyon Fazı) olan bu hasta için aşağıdakilerden hangisi uygun olmayan bir yaklaşımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir preparatlarının tedaviye hemen eklenmesi

Cevap

Demir preparatlarının tedaviye hemen eklenmesi bu hastanın yönetiminde uygun olmayan (kontrendike) bir yaklaşımdır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ağır malnütrisyon yönetim protokolüne göre demir desteği, tedavinin ilk haftasını kapsayan 'Stabilizasyon Fazı'nda kontrendikedir. Bu fazda hastanın metabolik durumu hassastır ve subklinik enfeksiyonlar mevcuttur. Demir, serbest radikal üretimini artırarak hücre hasarını alevlendirir ve bakteriyel çoğalmayı teşvik ederek mortalite riskini yükseltir. Demir desteği ancak hasta 'Rehabilitasyon Fazı'na geçtiğinde, iştahı düzeldiğinde ve kilo alımı başladığında (genellikle 2. haftada) tedaviye eklenmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik değerlendirme
Hastada tartı/boy <3<-3 SD ve ödem olması nedeniyle 'Ağır Protein-Enerji Malnütrisyonu' (Kwashiorkor) tanısı konuldu.
WHO kriterlerine göre bu tablo hastaneye yatış ve spesifik tedavi protokolü gerektirir.
2
Tedavi fazının belirlenmesi
Hastanın ilk 48 saatinde olması, hayati fonksiyonların stabilize edildiği 'Stabilizasyon Fazı'nda olduğunu gösterir.
Tedavi protokolü 10 adımda incelenir ve fazlara göre uygulamalar değişir.
3
Kontrendike olan uygulamanın tespiti
Demir desteğinin Rehabilitasyon Fazı'na (genellikle 2. haftadan sonra, iştah düzelince) kadar ertelenmesi gerektiği saptandı.
Erken demir kullanımı serbest radikal hasarını (oksidatif stres) artırır ve mevcut subklinik enfeksiyonların (bakteriyel proliferasyon) hızla yayılmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Ağır PEM yönetiminde WHO 10-adım protokolü ve faz ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

33 yaşında, ağır marasmus tablosunda olduğu için hastaneye yatırılan bir çocukta, beslenme rehabilitasyonu başlandıktan sonraki ilk 4848 saat içerisinde ani gelişen taşikardi, kalp yetmezliği bulguları, kas güçsüzlüğü ve nöbet gözleniyor. Bu klinik tablodan (refeeding sendromu) sorumlu olan temel metabolik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum fosfor düzeyinde ani düşüş (Hipofosfatemi)

Cevap

Serum fosfor düzeyinde ani düşüş (Hipofosfatemi)
Ağır marasmus gibi uzun süreli açlık durumlarında vücut enerji tasarrufu için katabolik sürece geçer. Beslenme rehabilitasyonuna geçildiğinde glikoz alımıyla birlikte insülin hızla salınır. İnsülin, glikozla birlikte fosforu (ATP sentezi ve glikoliz için), potasyumu ve magnezyumu hücre içine taşır. Zaten depoları boşalmış olan bu minerallerin hücre içine bu ani kayışı, serumda derin bir hipofosfatemiye yol açar. Bu durum ATP eksikliğine, kardiyak aritmilere ve nörolojik bozulmalara neden olan refeeding sendromunun temelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla.
Ağır malnütrisyonlu bir hastada beslenme sonrası gelişen kalp ve sinir sistemi bulguları 'Refeeding Sendromu' olarak tanımlanır.
Aniden gelişen semptomların temel nedenini belirlemek için.
2
Patofizyolojik süreci analiz et.
Beslenme ile artan glikoz, insülin salınımını uyarır. İnsülin; fosfor, potasyum ve magnezyumu hücre içine çeker.
Metabolik kaymaların yönünü anlamak için.
3
Kritik elektroliti belirle.
En dramatik ve tehlikeli düşüş fosforda (ATP sentezi için kritik) yaşanır.
Kalp yetmezliği ve nöbet gibi ağır tabloların primer sorumlusunu bulmak için.

Anahtar Kavram

Refeeding Sendromu ve Hipofosfatemi

Alternatif Yöntem

Klinik ipucu: Eğer bir malnütrisyon sorusunda 'beslenmeye başladıktan sonra' kalp yetmezliği veya nöbet deniyorsa, akla ilk gelecek olan mineral her zaman fosfor (P) olmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

Beslenme yetersizliği nedeniyle polikliniğe getirilen 11 aylık bir erkek bebekte; fizik muayenede yaygın kas yıkımı, cilt altı yağ dokusunun neredeyse tamamen kaybı ve 'ihtiyar adam yüzü' (maymun yüzü) görünümü saptanmıştır. Hastada yapılan incelemede ödem saptanmadığına göre, bu klinik tablo aşağıdakilerden hangisi ile en uyumludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marasmus

Cevap

Klinik bulguları kas ve yağ dokusu kaybı ile 'ihtiyar adam yüzü' olan ve ödem saptanmayan hastada tanı Marasmus'tur.
Marasmus, genellikle bir yaşın altındaki çocuklarda görülen, diyetle yetersiz enerji alımı sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için kendi yağ ve kas depolarını kullanır, bu da yaygın kas atrofisine, cilt altı yağ dokusunun kaybına ve yaşlı bir insanı andıran 'ihtiyar adam yüzü' görünümüne yol açar. Ödemin bulunmaması en önemli ayırt edici özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın fizik muayene bulguları analiz edilir.
Kas yıkımı, yağ dokusu kaybı ve spesifik yüz görünümü saptanmıştır.
Bu bulgular ağır enerji eksikliğine işaret eder.
2
Ödem varlığı kontrol edilir.
Hastada ödem saptanmamıştır.
Ödemin yokluğu, tanıyı protein eksikliğinden (Kwashiorkor) ziyade genel kalori eksikliğine (Marasmus) yönlendirir.
3
Bulgular protein-enerji malnütrisyonu sınıflamasına göre eşleştirilir.
Klinik tablo Marasmus ile tam uyumludur.
Marasmus'un klasik belirtileri olan kas/yağ kaybı ve ödem yokluğu mevcuttur.

Anahtar Kavram

Marasmus ve Kwashiorkor Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 16Soru

2020 aylık erkek çocuk; büyüme geriliği, karın şişliği ve bacaklarda şişlik yakınmaları ile getiriliyor. Fizik muayenesinde; ağırlık/boy oranı <3<-3 standart deviasyon (SD), batında asit, her iki alt ekstremitede gode bırakan yaygın ödem, saçlarda renk değişikliği (bayrak belirtisi) ve ciltte yer yer hiperpigmente, deskuame (soyulmuş boya) alanlar saptanıyor.

Ağır akut malnütrisyon (Kwashiorkor) tanısıyla hastaneye yatırılan ve stabilizasyon fazında izlenen bu hastanın ilk 4848 saatlik tedavisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eşlik eden anemiyi düzeltmek ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla tedavinin ilk gününde yüksek doz oral demir desteğine başlanması

Cevap

Eşlik eden anemiyi düzeltmek amacıyla ilk gün yüksek doz oral demir başlanması ifadesi yanlıştır; demir desteği sadece rehabilitasyon fazında (genellikle 1. haftadan sonra) başlanmalıdır.
Ağır akut malnütrisyonun (SAM) yönetiminde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen 10 temel adım mevcuttur. Bu adımlardan 8. madde olan 'Mikrobesinlerin Sağlanması', stabilizasyon fazında (1-7. gün) demir içermez. Demir desteği, çocuk iştahını geri kazandığında ve kilo almaya başladığında, yani rehabilitasyon fazında (genellikle 2. haftada) başlatılır. Bunun nedeni, akut fazda demirin bakteriyel büyümeyi kolaylaştırması ve halihazırda yüksek olan oksidatif stresi (serbest radikal hasarını) daha da kötüleştirerek doku hasarına yol açmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastanın Kwashiorkor (Ağır Akut Malnütrisyon - SAM) ve Stabilizasyon fazında olduğu saptandı.
Ödem, cilt bulguları ve antropolojik veriler SAM'ı; hastaneye yeni yatış ise stabilizasyon fazını işaret eder.
2
Stabilizasyon fazı (Dengeleme) ilkelerinin gözden geçirilmesi
İlk 10 adımın ilk 7'si (Hipoglisemi, Hipotermi, Dehidratasyon, Elektrolitler, Enfeksiyon, Mikrobesinler (demir hariç), Başlangıç beslenmesi) önceliklidir.
Metabolik instabiliteyi düzeltmek ve hayatta tutmak amaçlanır.
3
Mikrobesin ve demir politikasının analizi
Demir desteğinin stabilizasyon fazında verilmemesi gerektiği hatırlandı.
Akut fazda serbest demir, serbest radikal hasarını (oksidatif stres) ve bakteriyel proliferasyonu tetikler.

Anahtar Kavram

Ağır Akut Malnütrisyon (SAM) Yönetimi ve Demir Kontrendikasyonu
Soru 17Soru

2626 aylık, vücut ağırlığı yaşa göre <3<-3 standart sapma (SDSD) olan, yaygın ödem ve ciltte hiperpigmente "pullanmış boya" (flaky paint) döküntüleri bulunan bir çocuk hastaneye yatırılıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSO¨DSÖ) ağır akut malnütrisyon (AAMAAM) protokolü uyarınca bu hastanın "Stabilizasyon Fazı"ndaki yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam vücut sodyumu artmış ancak sodyum-potasyum pompa disfonksiyonu nedeniyle serum sodyumu düşük olabileceği için; sodyum kısıtlı, potasyum ve magnezyumdan zengin destek verilmelidir.

Cevap

Toplam vücut sodyumu artmış olmasına rağmen sodyum-potasyum pompa disfonksiyonu nedeniyle serum sodyumu düşük saptanabilir; bu nedenle sodyumun kısıtlanıp potasyum ve magnezyumun desteklenmesi gerekir.
Ağır akut malnütrisyonda "redüktif adaptasyon" süreci yaşanır. Sodyum-potasyum pompası verimli çalışmadığı için hücre içinde sodyum birikir, hücre dışına ise potasyum ve magnezyum sızar. Sonuçta toplam vücut sodyumu artmış olsa da serum sodyumu düşük veya normal görülebilir. Tedavide sodyumun kısıtlanması (ReSoMal gibi özel sıvılarla) ve potasyum ile magnezyumun yerine konması hayati önem taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve malnütrisyon derecesini belirlemek.
Vücut ağırlığı <3<-3 SDSD ve yaygın ödem varlığı, hastanın Ağır Akut Malnütrisyon (Kwashiorkor) tablosunda olduğunu gösterir.
Bu durum, hastanın stabilizasyon fazında özel bir yönetim gerektirdiğini doğrular.
2
Redüktif adaptasyon mekanizmalarını ve elektrolit dengesini değerlendirmek.
Hücre içi sodyum artmış, toplam vücut sodyumu artmış ancak potasyum ve magnezyum depoları azalmıştır.
Sodyum-potasyum ATPaz pompası yavaşladığı için sodyum hücre dışına pompalanamaz.
3
DSÖ protokolüne göre stabilizasyon fazı tedavi kısıtlamalarını uygulamak.
Demir verilmemeli, sodyum kısıtlanmalı, potasyum ve magnezyum eklenmeli, kalp yetmezliği riskine karşı sıvı dengesi titizlikle izlenmelidir.
Kalp kası atrofisi ve enfeksiyon yatkınlığı bu kısıtlamaları zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Ağır akut malnütrisyonda redüktif adaptasyon ve stabilizasyon fazında elektrolit/sıvı yönetimi.

İpuçları

1
Ağır malnütrisyonlu çocuklarda sodyumun nerede (hücre içi vs. hücre dışı) biriktiğini düşünün.
2
Stabilizasyon fazında hangi besin ögelerinin enfeksiyonu tetikleyebileceği için ertelendiğini hatırlayın.
3
Malnütrisyonda kalp kasının durumunu ve bunun sıvı yüklenmesi riskine etkisini değerlendirin.

Daha Fazla Pratik

Stabilizasyon fazından rehabilitasyon fazına geçiş kriterlerini ve refeeding sendromu riskini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

18 aylık erkek çocuk; büyüme geriliği, karın şişliği ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde; ağırlık/boy oranı 3 SD-3\text{ SD}'nin altında, pretibial ödem (+/+), hepatomegali (karaciğer kosta altında 4 cm4\text{ cm}), saçlarda 'bayrak işareti' ve ciltte 'boya çatlağı' (flaky paint) dermatit görünümü saptanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) protokolüne göre 'ağır akut malnütrisyon' tanısı konulan bu hastanın stabilizasyon fazındaki (ilk 171-7 gün) yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödemi çözmek amacıyla intravenöz diüretik (furosemid) tedavisi rutin olarak uygulanmalıdır.

Cevap

Kwashiorkor kliniğindeki bir hastada ödemin tedavisi için rutin olarak intravenöz diüretik uygulanması kontrendikedir; bu uygulama ağır hipovolemiye yol açabilir.
Doğru cevap, ödemi çözmek için rutin diüretik kullanılmasını öneren ifadedir çünkü bu uygulama ağır akut malnütrisyonun stabilizasyon fazında kontrendikedir. Kwashiorkor hastalarında ödem dokular arası mesafede olsa da, damar içindeki sıvı hacmi düşüktür. Diüretikler damar içindeki hacmi daha da azaltarak fatal hipovolemik şoka ve böbrek yetmezliğine neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Ödem, hepatomegali ve cilt bulguları hastada Kwashiorkor tipi ağır akut malnütrisyon olduğunu gösterir.
Yönetim stratejisi malnütrisyonun tipine ve şiddetine göre belirlenir.
2
DSÖ 10 adım protokolünü hatırla
Stabilizasyon fazında (1-7 gün) temel amaçlar hipoglisemi, hipotermi, dehidratasyon ve elektrolit bozukluklarının düzeltilmesidir.
Vücut 'redüktif adaptasyon' sürecinde olduğu için agresif tedaviler (yüksek demir, yüksek sodyum, diüretik) mortaliteyi artırır.
3
Ödem ve sıvı yönetimini değerlendir
Ödemin nedeni kalp yetmezliği değil, düşük onkotik basınç ve kapiller kaçaktır. Diüretik kullanımı dolaşan hacmi daha da azaltır.
Hastanın total vücut sodyumu yüksek olsa da efektif plazma hacmi düşüktür.

Anahtar Kavram

Kwashiorkor yönetiminde stabilizasyon fazı kısıtlamaları (diüretik ve demir kontrendikasyonu)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

2424 aylık bir erkek çocuk, vücudunda yaygın ödem, saçlarda renk açılması ve gövdede "soyulmuş boya" (flaky paint) manzarası klinik bulguları ile acil servise getiriliyor. Yapılan değerlendirmede boya göre ağırlığı <3<-3 standart sapma olarak saptanıyor. Hastanın fizik muayenesinde bilincinin bulanık olduğu, ekstremitelerinin soğuk olduğu, kapiller dolum zamanının 55 saniye ve nabızların zayıf (165/dk165/dk) olduğu gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde kan şekeri 3838 mg/dL bulunuyor. Bu hastanın acil yönetiminde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) protokollerine göre atılması gereken en uygun adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1515 mL/kg %5 Dekstroz içeren Ringer Laktat solüsyonunun 11 saatte intravenöz infüzyonla verilmesi

Cevap

Şok bulguları ve hipoglisemisi olan ağır protein-enerji malnütrisyonlu hastada, 1515 mL/kg %5 Dekstroz içeren Ringer Laktat solüsyonunun 11 saatte verilmesi en uygun yaklaşımdır.
Vaka Kwashiorkor tablosunda ağır protein-enerji malnütrisyonuna eşlik eden şok ve hipoglisemiyi sunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü protokollerine göre, bu hastalarda standart şok tedavisinden farklı olarak 1515 mL/kg sıvı 11 saatlik infüzyonla verilir. Sıvı olarak Ringer Laktat veya yarı-izotonik solüsyonların içine %5 Dekstroz eklenerek verilmesi hem hacim açığını hem de hipoglisemiyi yönetmek için idealdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın nutrisyonel durumunu ve akut tablosunu tanımla.
Ödem, boya göre ağırlık <3<-3 SD ve dermatolojik bulgular Kwashiorkor (ağır PEM) tipini, dolaşım bulguları ise şoku gösterir.
Ağır PEM tanısı alan çocuklarda metabolik ve fizyolojik adaptasyonlar nedeniyle tedavi protokolleri standart çocuklardan farklıdır.
2
Şok ve dehidratasyon ayrımını yap.
Bilinç bulanıklığı, soğuk ekstremiteler ve 55 saniyelik kapiller dolum zamanı gerçek bir dolaşım şokunu işaret eder.
PEM'li çocuklarda dehidratasyon belirtileri (göz kürelerinde çöküklük vb.) malnütrisyonun kendisine bağlı olabilir, bu yüzden şok tanısı için perfüzyon bulguları esastır.
3
Şok yönetiminde sıvı miktarını ve hızını belirle.
1515 mL/kg hacminde sıvı, 11 saatlik sürede verilir.
Standart 2020 mL/kg hızlı bolus, PEM'li çocukta miyokard yetersizliğine ve ölüme neden olabilen aşırı yüklenmeye yol açabilir.
4
Hipoglisemi ve elektrolit dengesini gözet.
Solüsyonun %5 Dekstroz içermesi sağlanır ve Ringer Laktat gibi dengeli solüsyonlar tercih edilir.
Ağır PEM'de hipoglisemi mortaliteyi artıran bir faktördür ve sıvı tedavisiyle eş zamanlı düzeltilmelidir.

Anahtar Kavram

Ağır protein-enerji malnütrisyonunda şok yönetimi, kalp yetmezliği riski nedeniyle daha az hacimli ve daha yavaş hızda sıvı verilmesini gerektirir.

Daha Fazla Pratik

Ağır PEM tedavisinin stabilizasyon fazında demir desteğinin neden kontrendike olduğunu ve rehabilitasyon fazına geçiş kriterlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 20Soru

Vücut ağırlığı yaşa göre <3<-3 standart sapma (SDSD) olan ve ağır protein enerji malnütrisyonu saptanan bir çocukta, 'Kwashiorkor' tanısını 'Marasmus'tan ayıran en karakteristik klinik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödem

Cevap

Ödem
Protein enerji malnütrisyonu sınıflamasında, ödemin varlığı Kwashiorkor tanısını koyduran en önemli kriterdir. Kwashiorkor'da protein alımı yetersizdir, bu durum karaciğerde albumin sentezinin azalmasına ve plazma onkotik basıncının düşerek interstisyel alana sıvı kaçışına (ödeme) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Protein enerji malnütrisyonu (PEM) tiplerini değerlendir.
Ağır PEM; Marasmus ve Kwashiorkor olarak ikiye ayrılır.
Tanısal yaklaşımı belirlemek için temel sınıflamayı bilmek gerekir.
2
Her iki tablonun temel klinik belirleyicilerini karşılaştır.
Kwashiorkor'da hipoalbuminemiye bağlı ödem varken, Marasmus'ta ödem görülmez.
Ödem, Kwashiorkor tanısı koyabilmek için klinik bir zorunluluktur.
3
Seçenekler arasından karakteristik olanı seç.
Ödem, Kwashiorkor için patognomonik bir farktır.
Marasmus saf bir kalori eksikliği iken, Kwashiorkor'da protein eksikliği ön plandadır ve bu da ödeme yol açar.

Anahtar Kavram

Kwashiorkor ve Marasmus arasındaki temel klinik ayrım ödem varlığıdır.
Tahmini Süre:45s
Sayfa 1 / 3Sonraki