Lösemiler (ALL ve AML)

32 soru

Soru 1Soru

6 yaşında bir kız çocuk, son 3 gündür vücudunda giderek artan morluklar ve tekrarlayan burun kanaması şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde yaygın ekimoz ve peteşiler saptanıyor; ancak lenfadenopati veya organomegali saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde şu sonuçlar elde ediliyor:

TetkikSonuç
Hemoglobin7.8 g/dL7.8 \text{ g/dL}
Lökosit14.200/mm314.200 \text{/mm}^3
Trombosit18.000/mm318.000 \text{/mm}^3
PT / aPTT18 sn (Uzamıs¸)/48 sn (Uzamıs¸)18 \text{ sn (Uzamış)} / 48 \text{ sn (Uzamış)}
Fibrinojen110 mg/dL (Du¨s¸u¨k)110 \text{ mg/dL (Düşük)}

Periferik yayma incelemesinde sitoplazmasında demetler halinde çok sayıda Auer çubuğu içeren blastlar (faggot cells) izleniyor. Bu klinik tablo ve morfolojik bulgularla en olası tanı ve ilişkili sitogenetik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut promiyelositik lösemi - t(15;17)t(15;17) (PML-RARA)

Cevap

Akut promiyelositik lösemi - t(15;17)t(15;17) (PML-RARA)
Hastada saptanan kanama diyatezi, koagülasyon testlerindeki bozukluk (DİK tablosu) ve periferik yaymadaki çok sayıda Auer çubuğu içeren blastlar (faggot cells) tipik bir Akut Promiyelositik Lösemi (AML M3) sunumudur. Bu lösemi alt tipinde görülen karakteristik sitogenetik bozukluk t(15;17)t(15;17) (PML-RARA) translokasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Belirgin kanama bulguları, düşük fibrinojen ve uzamış koagülasyon testleri (PT, aPTT) hastada Disemine İntravasküler Koagülasyon (DİK) olduğunu gösterir.
AML alt tipleri arasında DİK ile en güçlü ilişki AML M3 (Akut Promiyelositik Lösemi) alt tipindedir.
2
Morfolojik bulguların değerlendirilmesi
Blastlar içerisinde demetler halinde görülen Auer çubukları (faggot cells) tanımlanmıştır.
Bu morfolojik bulgu AML M3 tanısı için patognomoniktir.
3
Sitogenetik korelasyon
AML M3 tanısı ile ilişkili karakteristik translokasyon saptanmıştır.
Akut promiyelositik lösemide t(15;17)t(15;17) sonucunda PML-RARA füzyon geni oluşur ve bu durum ATRA (tüm-trans retinoik asit) tedavisine yanıtı belirler.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi (AML M3) tanısında DİK tablosu, Auer çubukları (faggot cells) ve t(15;17)t(15;17) birlikteliği.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Pediatrik yaş grubunda en sık karşılaşılan lösemi tipinde, kemik iliği aspirasyon yaymasında saptanan blastlarda görülmesi beklenen histokimyasal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği

Cevap

Periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği
Çocukluk çağının en sık malignitesi olan akut lenfoblastik lösemi (ALL) tanısında, kemik iliği yaymasında görülen blastların histokimyasal boyanması ayırıcı tanıda değerlidir. Lenfoblastlar tipik olarak Periyodik asit-Schiff (PAS) boyası ile sitoplazmalarında kaba granüller veya bloklar oluşturacak şekilde pozitif boyanma gösterirler. Bu özellik, onları PAS negatif olan veya ince granüler boyanan diğer hücrelerden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
En sık görülen çocukluk çağı lösemisinin belirlenmesi
Çocukluk çağında en sık görülen lösemi tipi Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL)'dir.
Soru kökünde bahsedilen 'en sık karşılaşılan lösemi tipi' tanımına uygun hastalığın belirlenmesi gerekir.
2
Lenfoblastların histokimyasal özelliklerinin hatırlanması
Lenfoblastlar PAS ile blok şeklinde pozitif boyanırken, MPO ve Sudan Black B ile negatif sonuç verirler.
Lösemi tiplerinin ayırıcı tanısında histokimyasal boyanma özellikleri kritik öneme sahiptir.
3
Miyeloid ve onkolojik belirteçlerin elenmesi
MPO, Auer cisimciği ve Sudan Black B miyeloid seriyi; rozetler ise nöroblastomu işaret eder.
Çelişkili bulguların elenerek lenfoid seriye özgü olan bulgunun seçilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Lösemi blastlarında histokimyasal ayırıcı tanı (PAS vs MPO)
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru

6 yas¸ında6\text{ yaşında} bir kız çocuk; yaklaşık 3 haftadır3\text{ haftadır} devam eden kemik ağrısı, halsizlik ve vücudunda morluklar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde solukluk, servikal lenfadenopati ve kot kavisini 3 cm3\text{ cm} geçen hepatosplenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.8 g/dL7.8\text{ g/dL}, trombosit 32.000/mm332.000\text{/mm}^3 ve lökosit 88.000/mm388.000\text{/mm}^3 bulunuyor. Periferik yayma ve kemik iliği incelemesi sonucunda Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısı konulan hastanın sitogenetik analizinde t(12;21)t(12;21) saptanıyor. Bu hastanın klinik seyri ve prognozu ile ilgili en olası ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En sık görülen sitogenetik anomalidir ve iyi prognoz ile ilişkilidir.

Cevap

Saptanan sitogenetik anomali çocukluk çağı ALL'sinde en sık görülen ve iyi prognozla ilişkili olan t(12;21) translokasyonudur.
Vakada saptanan t(12;21)t(12;21) (TEL-AML1) translokasyonu, çocukluk çağı ALL vakalarında en sık görülen sitogenetik anomalidir ve çok iyi bir prognozla ilişkilidir. Bu hastaların kemoterapiye yanıtı genellikle mükemmeldir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Halsizlik, kemik ağrısı, HSM, LAP ve lökositoz eşliğinde pansitopeni tablosu Akut Lenfoblastik Lösemi'yi (ALL) desteklemektedir.
Pediatrik yaş grubunda kemik iliği yetmezliği bulguları ve organomegali en sık lösemiyi düşündürür.
2
Saptanan t(12;21) sitogenetik anomalisinin önemini değerlendir.
t(12;21) (TEL-AML1), çocukluk çağı ALL vakalarında %25 oranında saptanan en sık translokasyondur.
Risk sınıflaması yapabilmek için sitogenetik markerların bilinmesi gereklidir.
3
Sitogenetik bulgu ile prognoz ilişkisini kur.
Bu translokasyon varlığı hastanın 'iyi risk' grubunda olduğunu ve tedaviye yanıtın yüksek olacağını gösterir.
t(12;21) varlığı klinik olarak en iyi prognostik markerlardan biridir.

Anahtar Kavram

Çocukluk çağı ALL'sinde en sık görülen iyi prognostik sitogenetik anomali t(12;21) (TEL-AML1) translokasyonudur.

Daha Fazla Pratik

Diğer sitogenetik anomalilerden t(9;22) (Philadelphia kromozomu) ve t(4;11) (MLL düzenlenmesi) varlığının kötü prognozla ilişkili olduğunu tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

55 yaşındaki bir kız çocuk; yaklaşık iki haftadır devam eden halsizlik, bacak ağrısı ve aralıklı ateş şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde solukluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşiler ve kot kavisini 33 cm geçen ağrısız splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 8.28.2 g/dL, lökosit 14.000/mm314.000/mm^3 ve trombosit 35.000/mm335.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada ve kemik iliği aspirasyonunda %80\%80 oranında lenfoblastlar izleniyor. Yapılan sitogenetik analizde t(12;21)t(12;21) (ETV6RUNX1ETV6-RUNX1) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı ve prognozla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saptanan t(12;21)t(12;21) (ETV6RUNX1ETV6-RUNX1) translokasyonu, çocukluk çağı B-öncül ALL vakalarında en sık görülen yapısal anomali olup prognozu olumlu etkiler.

Cevap

Saptanan t(12;21)t(12;21) (ETV6RUNX1ETV6-RUNX1) translokasyonu, çocukluk çağı B-öncül ALL vakalarında en sık görülen yapısal anomali olup prognozu olumlu etkiler.
Hastada saptanan t(12;21)t(12;21) (ETV6RUNX1ETV6-RUNX1) translokasyonu, pediatrik B-hücreli öncül ALL vakalarının yaklaşık %25\%25'inde görülerek en sık rastlanan yapısal kromozomal anomaliyi oluşturur ve klinik olarak mükemmel tedavi yanıtı ve sağkalım ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Halsizlik, bacak ağrısı, peteşi ve splenomegali bulguları Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) için tipiktir.
Tanı basamağında klinik ipuçlarını birleştirmek gerekir.
2
NCI Risk kriterlerini uygula
Hasta 55 yaşında (191-9 yaş arası) ve lökosit sayısı 14.000/mm314.000/mm^3 (<50.000/mm3<50.000/mm^3) olduğu için "Standart Risk" grubundadır.
Tedavi protokolünü ve prognozu belirlemek için risk sınıflaması şarttır.
3
Sitogenetik anomaliyi yorumla
t(12;21)t(12;21) translokasyonu B-hücreli ALL'de en sık görülen ve prognozu en iyi olan anomalidir.
Moleküler markerlar modern lösemi yönetiminde altın standarttır.

Anahtar Kavram

Çocukluk çağı ALL'de NCI risk kriterleri ve en sık görülen iyi prognostik sitogenetik anomali (t(12;21)t(12;21)).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

Down sendromlu çocuklarda, özellikle yaşamın ilk 33 yılı içerisinde gelişen ve bu hasta grubunda diğer çocuklara oranla belirgin şekilde daha sık görülen akut miyeloid lösemi (AML) alt tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut megakaryoblastik lösemi (AML-M7)

Cevap

Down sendromlu çocuklarda ilk 3 yaş içerisinde en sık görülen ve karakteristik olan AML alt tipi Akut megakaryoblastik lösemi (AML-M7)'dir.
Down sendromlu çocuklarda yaşamın ilk 33 yılında gelişen lösemilerde Akut megakaryoblastik lösemi (AML-M7) prevalansı oldukça yüksektir. Bu yaş grubundaki Down sendromlu hastalarda AML-M7'nin prognozu, Down sendromu olmayan çocuklara göre çok daha iyidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın genetik zeminini ve yaşını analiz et.
Down sendromu ve 00-33 yaş aralığı.
Down sendromu lösemi riskini 10-20 kat artırır; yaş ise görülen lösemi tipini belirlemede kritiktir.
2
Down sendromu ile ilişkili lösemi tiplerini karşılaştır.
Genel toplamda en sık ALL görülse de, ilk 3 yaşta AML (özellikle M7) sıklığı normal çocuklara göre çok daha yüksektir.
M7 alt tipi bu yaş grubunda Down sendromlu çocuklarda yaklaşık 500 kat daha sık görülür.

Anahtar Kavram

Down sendromu ve lösemi ilişkisi (Yaşa göre tip ayrımı)

İpuçları

1
Down sendromunda yaşa göre lösemi tipi değişebilir.

Daha Fazla Pratik

Down sendromlu hastalarda lösemi tedavisinde ilaç doz ayarlamalarının (özellikle antrasiklinler ve sitarabin) neden farklı olduğunu araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 6Soru

1010 aylık bir kız bebek; yaygın lenfadenopati, hepatosplenomegali ve 250.000/mm3250.000/\text{mm}^3 lökosit sayısı ile başvuruyor. Yapılan kemik iliği aspirasyon incelemesinde blastların immünofenotiplemesinde CD10 (CALLA) negatifliği saptanırken, myeloid ilişkili bir antijen olan CD15 ekspresyonu pozitif izleniyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları doğrultusunda, hastada saptanması en muhtemel sitogenetik anomali ve beklenen klinik gidişat ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11q2311q23 bölgesindeki 'MLL' gen düzenlenmesi (t(4;11)t(4;11) gibi) en olası bulgudur ve prognoz oldukça kötüdür.

Cevap

11q23 bölgesindeki 'MLL' gen düzenlenmesi (t(4;11) gibi) en olası bulgudur ve prognoz oldukça kötüdür.
Bebeklik dönemi lösemileri (1 yaş altı), genellikle çok yüksek lökosit sayıları ve erken B hücreli (pro-B) fenotipi (CD10 negatifliği) ile seyreder. Bu vakaların yaklaşık %75\%75-%80\%80'inde 11q2311q23 bölgesindeki MLL (KMT2A) geninin düzenlenmesi saptanır. En sık görülen partner kromozom 4q214q21 olup t(4;11)t(4;11) translokasyonu oluşur. Bu hastalar santral sinir sistemi tutulumuna çok eğilimlidir ve prognozları standart risk grubuna göre oldukça kötüdür. CD15 pozitifliği gibi myeloid antijenlerin varlığı da bu genetik gruba özgü 'mixed lineage' özelliğini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve ilk başvuru bulgularını değerlendir.
10 aylık bir bebekte (1 yaş altı) çok yüksek lökosit sayısı (250.000/mm3250.000/\text{mm}^3) ve belirgin organomegali infantil ALL tanısını ön plana çıkarır.
İnfantil lösemiler, pediatrik lösemiler içinde farklı bir biyolojik kategori oluşturur.
2
Blastların immünofenotipik özelliklerini analiz et.
CD10 (CALLA) negatifliği ve myeloid antijen (CD15) pozitifliği 'Pro-B ALL' (L1) alt tipini tanımlar.
CD10 negatifliği, blastların çok erken bir evrede (pro-B) takıldığını gösterir ve bu durum bebeklik lösemilerinde karakteristiktir.
3
Klinik ve immünofenotipik tabloyu sitogenetik verilerle birleştir.
Bu kombinasyon pediatrik yaş grubunda en yüksek oranda 11q2311q23 bölgesindeki 'MLL' (Mixed Lineage Leukemia) gen düzenlenmesi ile ilişkilidir.
MLL gen düzenlenmeleri (en sık t(4;11)t(4;11)), santral sinir sistemi tutulum riski yüksek ve tedaviye dirençli kötü bir prognoz sergiler.

Anahtar Kavram

İnfantil ALL'de MLL (11q23) Gen Düzenlenmesi ve Prognoz
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

5 yas¸ında5\text{ yaşında} bir erkek çocuk; yaklaşık bir aydır devam eden iştahsızlık, bacak ağrısı, halsizlik ve vücudunda morluklar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde solukluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor. Batın muayenesinde kosta yayını 3 cm3\text{ cm} geçen karaciğer ve 4 cm4\text{ cm} geçen dalak palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}, trombosit 18.000/mm318.000/\text{mm}^3, lökosit 35.000/mm335.000/\text{mm}^3 bulunuyor. Periferik yaymada %75\%75 oranında dar sitoplazmalı lenfoblastlar izleniyor. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek için yapılacak kemik iliği aspirasyonunda görülmesi beklenen en olası histokimyasal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Blastlarda Periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği

Cevap

Blastlarda Periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği
Hastanın klinik sunumu (solukluk, morluk, hepatosplenomegali, kemik ağrısı) ve periferik yaymadaki lenfoblast varlığı Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısını koydurur. ALL'de blastların histokimyasal boyanmasında Periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği en karakteristik ve beklenen bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada pansitopeni (anemi, trombositopeni), hepatosplenomegali ve bacak ağrısı mevcuttur.
Bu tablo pediatrik yaş grubunda öncelikle Akut Lenfoblastik Lösemi'yi (ALL) düşündürür.
2
Laboratuvar ve yayma bulgularının analizi
Periferik yaymada izlenen lenfoblastlar ve klinik tablo ALL tanısını desteklemektedir.
Tanıyı kesinleştirmek için kemik iliği aspirasyonunda lenfoblastların morfolojik ve histokimyasal özellikleri incelenmelidir.
3
Histokimyasal ayırıcı tanının yapılması
Lenfoblastlar PAS (+) boyanırken, AML'de görülen miyeloblastlar MPO (+) boyanır.
PAS boyası ALL'de tanısal bir ipucudur ve lenfoblastların glikojen içeriği nedeniyle bloklar halinde pozitiflik verir.

Anahtar Kavram

Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısında lenfoblastlar Periyodik asit-Schiff (PAS) ile pozitif, Miyeloperoksidaz (MPO) ile negatif boyanır.

İpuçları

1
Çocuklarda pansitopeni ve organomegali ile seyreden en sık maligniteyi düşünün.
2
Lenfoblastlar ile miyeloblastların histokimyasal ayırıcı tanısında kullanılan boyaları hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Akut lösemilerde risk sınıflandırmasını belirleyen t(12;21)t(12;21) ve t(9;22)t(9;22) gibi sitogenetik anomalileri gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 8Soru

Fizik muayenesinde belirgin diş eti hipertrofisi (gingival hiperplazi) saptanan ve yapılan tetkikler sonucunda akut miyeloid lösemi (AML) tanısı alan bir çocukta, bu klinik bulgu aşağıdaki AML alt tiplerinden hangisi için en karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut monoblastik lösemi (AML-M5)

Cevap

Akut monoblastik lösemi (AML-M5), monositik seriden köken alan blastların diş eti gibi yumuşak dokulara infiltrasyonu sonucu oluşan diş eti hipertrofisi ile karakterizedir.
Akut monoblastik lösemi (AML-M5), monositik seriye ait blastların yüksek infiltrasyon kapasitesi nedeniyle sıklıkla diş eti hipertrofisi, deri lezyonları ve hepatosplenomegali ile karakterize bir klinik tablo sunar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastadaki spesifik klinik bulguyu tanımlayın.
Bulgu: Diş eti hipertrofisi (gingival hiperplazi).
Lösemi tiplerini ayırt etmede ekstramedüller (ilik dışı) tutulum yerleri önemli bir ipucudur.
2
Diş eti tutulumu ile ilişkili hücre serisini hatırlayın.
Monositik hücre serisi (monoblastlar) doku infiltrasyonuna en yatkın seridir.
Monositik diferansiyasyon gösteren lösemilerde diş eti, deri (lösemi kutis) ve SSS tutulumu sıktır.
3
Uygun FAB (French-American-British) sınıflamasını eşleştirin.
AML-M4 (Miyelomonoblastik) ve AML-M5 (Monoblastik) tipleri monositik bileşen içerir.
Seçenekler arasında bu özelliği taşıyan en spesifik tip Akut monoblastik lösemidir (M5).

Anahtar Kavram

AML-M4 ve M5 alt tiplerinde blastların diş eti, deri ve santral sinir sistemine infiltrasyonu (ekstramedüller tutulum) karakteristiktir.
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

77 yaşında bir kız çocuk, sol gözde yaklaşık bir haftadır giderek artan dışa doğru büyüme (proptozis) ve halsizlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde orbital bölgede sert, hareketsiz kitle saptanıyor. Tam kan sayımında lökosit sayısı 48.000/mm348.000/mm^3, hemoglobin 7.9g/dL7.9 g/dL ve trombosit sayısı 55.000/mm355.000/mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yayma incelemesinde sitoplazmasında tekil Auer cisimcikleri içeren miyeloblastlar görülüyor. Bu hastada görülmesi en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(8;21)t(8;21)

Cevap

AML olgularında orbital klorom (granülositik sarkom) ile en sık ilişkilendirilen sitogenetik anomali t(8;21)t(8;21)'dir.
Vakada tanımlanan proptozis ve orbital bölgedeki kitle, akut miyeloid lösemide (AML) görülen granülositik sarkomun (klorom) tipik sunumudur. AML-M2 (matürasyon gösteren miyeloblastik lösemi) alt tipinde saptanan t(8;21)t(8;21) anomalisi, özellikle çocuklarda orbital klorom ile en sık ilişkilendirilen sitogenetik bulgudur ve genellikle iyi prognostik bir faktör olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını sentezle.
Hastada sitopeniler, lökositoz ve Auer cisimcikli blastlar (AML tanısı) ile birlikte orbital kitle (klorom) mevcuttur.
Tanısal ipuçlarını birleştirerek spesifik lösemi alt tipine yönelmek gerekir.
2
Klorom (granülositik sarkom) varlığında spesifik sitogenetik ilişkileri hatırla.
Çocukluk çağında proptozis ile prezente olan kloromların en sık t(8;21)t(8;21) pozitif AML-M2 olgularında görüldüğü belirlenir.
TUS sınavında AML sitogenetik-klinik eşleşmeleri sıkça sorgulanan yüksek verimli (high-yield) konulardır.

Anahtar Kavram

AML'de orbital klorom varlığı ve t(8;21)t(8;21) birlikteliği.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 10Soru

66 yaşında bir çocuk, yaklaşık üç haftadır devam eden ve özellikle geceleri artan bacak ağrısı ile aralıklı ateş şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde eklemlerde şişlik veya kızarıklık saptanmamış, ancak her iki tibiada dokunmakla hassasiyet olduğu görülmüştür. Karaciğer ve dalak büyüklüğü saptanmayan hastanın laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.87.8 g/dL, lökosit 2.8002.800/mm³, trombosit 62.00062.000/mm³, eritrosit sedimentasyon hızı 8585 mm/saat ve LDH düzeyi 1.2001.200 U/L (N: <450) bulunmuştur. Bu klinik tabloya göre, en olası ön tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut lenfoblastik lösemi

Cevap

Akut lenfoblastik lösemi, pansitopeni, yüksek LDH ve gece artan kemik ağrısı ile karakterize en olası tanıdır.
Çocukluk çağında akut lenfoblastik lösemi (ALL), kemik iliğinin infiltrasyonuna bağlı olarak pansitopeni ve kemik ağrısı ile prezante olur. Özellikle gece uykudan uyandıran ağrı ve LDH düzeyinin normalin çok üzerinde olması, lösemi gibi malign süreçlerin tipik göstergesidir. Fizik muayenede hepatosplenomegali olmaması lösemi tanısından uzaklaştırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
Hastada ateş, bacak ağrısı (gece artan) ve tibia hassasiyeti mevcuttur.
Kemik ağrısının gece artması ve kemik hassasiyeti, kemik iliğinin blastlarla infiltrasyonunu düşündürür.
2
Laboratuvar bulgularının yorumlanması
Hastada pansitopeni (Hb, lökosit ve trombosit düşüklüğü) ve yüksek LDH mevcuttur.
Pansitopeni kemik iliği yetmezliğini, yüksek LDH ise maligniteye bağlı hızlı hücre döngüsünü gösterir.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Organomegali olmaması lösemiyi dışlamaz; romatolojik hastalıklar ve aplastik anemi pansitopeni/LDH yüksekliği nedeniyle dışlanır.
Lösemili çocukların yaklaşık %25'inde tanı anında organomegali saptanmayabilir.

Anahtar Kavram

Çocukluk çağı lösemilerinde (özellikle ALL) klinik maskeleme (artrit benzeri tablo) ve laboratuvar ipuçları (LDH, pansitopeni).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

22 yaşında Down sendromlu bir çocuk; son 11 haftadır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve bacaklarında morluklar şikayetiyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde hepatosplenomegali ve yaygın peteşileri saptanan hastanın tam kan sayımında hemoglobin 77 g/dL, lökosit 35.000/mm335.000/mm^3 ve trombosit 20.000/mm320.000/mm^3 bulunuyor. Periferik yaymasında %40\%40 oranında blast saptanıyor. Bu hastanın durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hastada en olası tanı Akut Megakaryoblastik Lösemi (AML-M7)'dir ve bu tip Down sendromlu çocuklarda, Down sendromu olmayanlara göre çok daha iyi bir prognoza sahiptir.

Cevap

En olası tanı Akut Megakaryoblastik Lösemi (AML-M7)'dir ve Down sendromlu hastalarda bu tipin prognozu Down sendromu olmayanlara göre daha iyidir.
Down sendromlu çocuklarda ilk 33 yaş içerisinde görülen lösemilerin çoğu Akut Miyeloid Lösemi (AML), özellikle de Megakaryoblastik (M7) tiptedir. Bu çocukların lösemi hücreleri sitozin arabinozid (Ara-C) isimli kemoterapi ilacına karşı oldukça duyarlı olduklarından, Down sendromlu bu hastaların prognozu oldukça yüz güldürücüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın demografik ve klinik verilerini analiz et.
Hasta 22 yaşında ve Down sendromludur; pansitopeni, hepatosplenomegali ve periferde %40\%40 blast saptanmıştır.
Bu bulgular pediatrik yaş grubunda akut lösemiyi (ALL veya AML) işaret eder.
2
Down sendromu ile lösemi tipi arasındaki yaşa bağlı ilişkiyi değerlendir.
33 yaş altındaki Down sendromlu çocuklarda AML-M7 tipi, ALL'den daha sık görülür.
Down sendromunda hematopoetik kök hücrelerdeki GATA1 mutasyonu AML-M7 gelişimine yatkınlık sağlar.
3
Prognoz ve tedavi yanıtını belirle.
Down sendromlu AML-M7 hastaları kemoterapiye (Ara-C) çok iyi yanıt verir.
Paradoksal olarak bu hastalar, Down sendromu olmayan yaşıtlarına göre çok daha yüksek sağkalım oranlarına sahiptir.

Anahtar Kavram

Down sendromlu çocuklarda yaşa göre değişen lösemi insidansı ve AML-M7'nin prognozu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Halsizlik, yaygın vücut ağrısı ve diş eti kanaması şikayetleriyle getirilen 1414 yaşındaki bir erkek hastanın yapılan fizik muayenesinde; solukluk, çok sayıda peteşi ve ekimoz saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin: 8g/dL8 g/dL, lökosit: 3.500/mm33.500/mm^3, trombosit: 18.000/mm318.000/mm^3 olarak bulunuyor. Koagülasyon testlerinde PTPT ve aPTTaPTT sürelerinde uzama, fibrinojen düzeyinde belirgin düşüklük ve DdimerD-dimer yüksekliği izleniyor. Kemik iliği aspirasyonunda sitoplazmasında çok sayıda Auer cisimciği içeren promiyelositlerin hakimiyeti saptanıyor. Bu hastada en olası tanı ve bu tanı ile en güçlü ilişkili genetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut promiyelositik lösemi (AML-M3) – t(15;17)t(15;17)

Cevap

Akut promiyelositik lösemi (AML-M3) – t(15;17)t(15;17) seçeneği, klinik ve laboratuvar bulguları ile tam uyumludur.
Akut promiyelositik lösemi (AML-M3), promiyelositik granüllerin salınımı nedeniyle gelişen yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) ve blastlarda görülen çok sayıda Auer cisimciği ile karakterizedir. Bu alt tipte temel genetik anomali t(15;17)t(15;17) translokasyonudur; bu da PMLPML ve RARARARA genlerinin birleşmesine yol açarak hücrelerin olgunlaşmasını engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et.
Pansitopeni (anemi, lökopeni, trombositopeni) ve kanama bulguları mevcuttur.
Hastanın temel şikayetleri ve laboratuvar değerleri kemik iliği yetmezliğini işaret eder.
2
Koagülasyon parametrelerini değerlendir.
Düşük fibrinojen ve yüksek DdimerD-dimer ile birlikte PT/aPTTPT/aPTT uzaması, yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) tablosunu doğrular.
Lösemiler arasında DIC en sık AML-M3 alt tipinde görülür.
3
Morfolojik bulguları yorumla.
Auer cisimcikleri içeren promiyelositlerin varlığı AML-M3 tanısını kesinleştirir.
Bu morfoloji AML-M3 (Akut Promiyelositik Lösemi) için patognomoniktir.
4
Genetik ilişkiyi belirle.
AML-M3 ile ilişkili karakteristik anomali t(15;17)t(15;17) translokasyonudur.
Bu translokasyon PMLRARAPML-RARA füzyon genini oluşturur ve ATRA tedavisine yanıtı belirler.

Anahtar Kavram

AML-M3 (Akut Promiyelositik Lösemi), şiddetli DIC tablosu ve t(15;17)t(15;17) translokasyonu ile karakterize bir pediatrik onkoloji acilidir.

İpuçları

1
Koagülasyon testlerindeki DIC bulguları (düşük fibrinojen) löseminin hangi alt tipinde en sıktır?
2
Blastlarda görülen 'Auer cisimcikleri' hangi hücre serisinin (lenfoid mi, miyeloid mi) göstergesidir?

Daha Fazla Pratik

AML-M3 tedavisinde kullanılan ve diferansiyasyon sendromuna yol açabilen ilacı gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

66 aylık bir erkek bebek; huzursuzluk, karın şişliği ve vücudunda döküntü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde bilateral servikal ve inguinal multipl lenfadenopatiler; dalak kot kavsini 88 cm, karaciğer ise 55 cm geçen masif hepatosplenomegali saptanmıştır. Ciltte morumsu, infiltratif nodüller izlenmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 6,26,2 g/dL, lökosit 420.000/mm3420.000/mm^3 ve trombosit 14.000/mm314.000/mm^3 olarak bulunmuştur. Kemik iliği aspirasyonunda izlenen blastların CD10CD10 negatif, CD19CD19 pozitif ve TdTTdT pozitif olduğu saptanmıştır.

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, hastada saptanması en olası sitogenetik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(4;11)t(4;11)

Cevap

Bebeklik çağı (infant) lösemilerinde en olası sitogenetik anomali t(4;11)t(4;11) translokasyonudur.
Doğru seçenek olan t(4;11)t(4;11) translokasyonu, bebeklik çağı (infant) ALL hastalarının yaklaşık %7080\%70-80'inde görülür ve KMT2AKMT2A (MLLMLL) gen düzenlenmesi ile ilişkilidir. Bu vakalar klinik olarak masif organomegali, çok yüksek lökosit sayıları, santral sinir sistemi tutulumu ve lösemi kutis (blueberry muffin görünümü) ile karakterizedir. İmmünfenotipik olarak genellikle pro-B (CD10CD10 negatif) özellik gösterirler ve prognozları oldukça kötüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını (<1<1 yaş), lökosit sayısını (>50.000/mm3>50.000/mm^3) ve klinik bulgularını (masif organomegali, lösemi kutis) analiz et.
Bu bulgular tipik bir 'infant lösemisi' (bebeklik çağı lösemisi) tablosunu göstermektedir.
Bebeklik döneminde lösemiler genellikle yüksek tümör yükü ve agresif seyirle prezente olur.
2
İmmünfenotipik özellikleri (CD10CD10 negatif, TdTTdT pozitif) değerlendir.
CD10CD10 negatifliği (pro-B ALL), infant ALL vakalarının büyük çoğunluğunda görülen bir fenotiptir.
CD10CD10 (CALLA) pozitifliği genellikle daha iyi prognozla ilişkili olup infantlarda nadirdir.
3
Bebeklik çağı ALL ile en güçlü ilişkili sitogenetik anomaliyi belirle.
t(4;11)t(4;11) (KMT2A/MLLKMT2A/MLL gen düzenlenmesi) bu yaş grubundaki en karakteristik ve en kötü prognozlu anomalidir.
Genetik belirteçler yaşa göre spesifik dağılım gösterir; infantlarda MLLMLL gen düzenlenmesi baskındır.

Anahtar Kavram

İnfant lösemisi (bebeklik çağı lösemisi) ve t(4;11)t(4;11) (MLL gen düzenlenmesi) ilişkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 14Soru

1515 yaşındaki bir erkek çocuk; ani başlayan diş eti kanaması, burun kanaması ve gövdesinde yaygın peteşi-ekimoz şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Laboratuvar tetkiklerinde pansitopeni, belirgin hipofibrinojenemi ve yüksek D-dimer düzeyleri saptanıyor. Kemik iliği aspirasyon yaymasında sitoplazmasında çok sayıda Auer çubuğu (faggot cell) bulunan promiyelositler izleniyor. Yapılan moleküler sitogenetik incelemede t(11;17)(q23;q21)t(11;17)(q23;q21) saptanıyor ve *PLZF-RARA* füzyon geni gösteriliyor.

Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: All-trans retinoik asit (ATRA) tedavisine klinik yanıtın zayıf olması beklenir.

Cevap

All-trans retinoik asit (ATRA) tedavisine klinik yanıtın zayıf olması beklenir.
Hastada saptanan t(11;17)(q23;q21)t(11;17)(q23;q21) ve buna bağlı oluşan *PLZF-RARA* füzyon geni, klasik t(15;17)t(15;17)'den farklı olarak ATRA tedavisine direnç gösterir. Bu durum, hastanın standart tedavi protokollerine (ATRA ve Arsenik Trioksid) yanıt vermeyeceğini ve daha agresif bir kemoterapi yaklaşımı gerektirdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve Morfolojik Değerlendirme
Pansitopeni, koagülopati (DİK) ve kemik iliğinde 'faggot cell' (çok sayıda Auer çubuğu içeren hücreler) varlığı Akut Promiyelositik Lösemi (AML-M3) tanısını koydurur.
Bu bulgular M3 alt tipi için patognomoniktir.
2
Sitogenetik Analiz
t(11;17)(q23;q21)t(11;17)(q23;q21) ve *PLZF-RARA* füzyonunun saptanması.
Klasik M3'te t(15;17)t(15;17) (PML-RARA) görülürken, bu hastada nadir görülen bir varyant saptanmıştır.
3
Tedavi Yanıtının Öngörülmesi
*PLZF-RARA* füzyonunun ATRA ve Arsenik Trioksid (ATO) direncine neden olduğunun belirlenmesi.
PLZF proteini, korepresörleri (HDAC) PML proteinine göre çok daha güçlü bağladığı için farmakolojik dozda ATRA bu bağı çözemez ve hücre farklılaşması sağlanamaz.

Anahtar Kavram

Akut Promiyelositik Lösemi'de (AML-M3) t(11;17)t(11;17) (PLZF-RARA) varyantı ATRA tedavisine dirençlidir ve kötü prognozludur.

Daha Fazla Pratik

Varyant AML-M3 translokasyonlarını (t(11;17)t(11;17), t(5;17)t(5;17) vb.) ve ATRA duyarlılıklarını karşılaştıran bir tabloyu gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 15Soru

1818 aylık bir erkek çocuk; diş etlerinde belirgin şişlik, kanama ve boyunda kitle şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gingival hipertrofi, bilateral servikal lenfadenopati ve kot kavsini 44 cm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7.57.5 g/dL, lökosit 92.00092.000/mm3mm^3 ve trombosit 38.00038.000/mm3mm^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada bol sitoplazmalı, katlantılı nükleuslu ve belirgin nükleollü blastlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve bu tanıyı destekleyen laboratuvar bulgusu aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut monositik lösemi (AML M5) - Blastlarda non-spesifik esteraz (NSE) pozitifliği

Cevap

Akut monositik lösemi (AML M5) tanısında blastlarda non-spesifik esteraz (NSE) pozitifliği saptanması beklenir.
Vakadaki çocukta görülen gingival hipertrofi (diş eti büyümesi) ve splenomegali, monositik seriden köken alan lösemiler için karakteristiktir. AML M5 (Akut Monositik Lösemi) tanısında blastlar morfolojik olarak geniş sitoplazmalı ve katlantılı nükleuslu olup, sitokimyasal olarak non-spesifik esteraz (NSE) ile güçlü pozitif boyanma gösterirler. Bu boyanma sodyum florür ile inhibe edilebilir özelliktedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Gingival hipertrofi (diş eti büyümesi), akut miyeloid löseminin monositik bileşeni olan alt tipleri (AML M4 ve M5) için oldukça spesifik bir fizik muayene bulgusudur.
Lösemi hücrelerinin doku infiltrasyonu, monositik lösemilerde diş eti, cilt (lösemi kutis) ve santral sinir sisteminde daha sık görülür.
2
Morfolojik ve sitokimyasal analiz
Bol sitoplazmalı, katlantılı/serebriform nükleuslu blastlar monositik seriyi işaret eder; bu blastlar non-spesifik esteraz (NSE) boyası ile güçlü pozitif boyanırken, miyeloperoksidaz (MPO) genellikle negatif veya zayıf pozitiftir.
NSE boyası, sodyum florür ile inhibe edilen monositik diferansiasyonun temel sitokimyasal belirtecidir.

Anahtar Kavram

AML M5 (Akut Monositik Lösemi) klinik olarak gingival hipertrofi ve ekstramedüller tutulumla, laboratuvar olarak ise NSE pozitifliği ile karakterizedir.
Soru 16Soru

5 yas¸ında5\text{ yaşında} bir erkek çocuk; yaklaşık üç haftadır devam eden halsizlik, bacak ağrısı, solukluk ve sık tekrarlayan ateş şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde yaygın servikal lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7,2 g/dL7,2\text{ g/dL}, trombosit 35.000/mm335.000/\text{mm}^3 ve lökosit 24.000/mm324.000/\text{mm}^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada lenfoblastlar izlenmesi üzerine Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısı konulan bu hastanın klinik yönetimi ve prognozu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması ve hastanın 191-9 yaş aralığında bulunması iyi prognostik faktörlerdir.

Cevap

Tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması ve hastanın 191-9 yaş aralığında bulunması iyi prognostik faktörlerdir.
Çocukluk çağı ALL vakalarında prognozu belirleyen en önemli iki faktör tanı anındaki yaş ve lökosit sayısıdır. 11 yaş altı (infantil lösemi) ve 1010 yaş üstü tanı almak kötü prognoz göstergesiyken, 191-9 yaş arası en iyi sonuçların alındığı gruptur. Ayrıca lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması 'standart risk' grubuna girmeyi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve laboratuvar verilerini değerlendir.
Hastada pansitopeni (anemi, trombositopeni) ve periferik yaymada blastlar mevcuttur. Bu tablo çocukluk çağının en sık malignitesi olan ALL ile uyumludur.
Lösemi tanısı klinik (solukluk, ateş, kemik ağrısı) ve laboratuvar (blast varlığı) bulgularına dayanır.
2
Prognozu belirleyen NCI (National Cancer Institute) risk kriterlerini hatırla.
Yaşın 191-9 arası olması ve lökosit sayısının <50.000/mm3<50.000/\text{mm}^3 olması 'Standart Risk' (iyi prognoz) kriterleridir.
Bu iki parametre, tedavinin başarısını ve nüks riskini öngörmede kullanılan en temel epidemiyolojik verilerdir.

Anahtar Kavram

ALL'de NCI Risk Sınıflandırması
Soru 17Soru

1212 yaşında kız çocuk, son 22 haftadır artan halsizlik, bacak ağrısı ve diş eti kanaması şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde yaygın peteşi ve purpuraları, 4 cm4\text{ cm} splenomegalisi saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 6.8 g/dL6.8\text{ g/dL}, lökosit 110.000/mm3110.000/\text{mm}^3 (parçalı %5\%5, lenfosit %15\%15, blast %80\%80), trombosit 18.000/mm318.000/\text{mm}^3 olarak bulunuyor. Kemik iliği aspirasyonunda %90\%90 oranında L1L_1 morfolojisinde blastlar saptanıyor.

Bu hastanın klinik ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, prognoz ve yönetimle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tedavinin indüksiyon fazı sonunda saptanan minimal rezidüel hastalık (MRD) düzeyi, günümüzde en güçlü bağımsız prognostik gösterge kabul edilmektedir.

Cevap

Minimal rezidüel hastalık (MRD) düzeyi, günümüzde lösemi tedavisinde en önemli bağımsız prognostik göstergedir.
Modern pediatrik onkoloji pratiğinde, tedavinin başlangıç aşamalarında (genellikle 15. veya 33. günlerde) bakılan minimal rezidüel hastalık (MRD) düzeyi, hastanın tedaviye verdiği biyolojik yanıtı en hassas şekilde yansıtan ve prognozu belirleyen en güçlü bağımsız değişkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar verilerini NCI risk kriterlerine göre analiz et.
Hasta 1212 yaşında ve BK >100.000/mm3> 100.000/\text{mm}^3 olduğu için 'Yüksek Risk' (High Risk) grubundadır.
NCI kriterleri yaş (19.991-9.99 yaş) ve lökosit sayısı (<50.000/mm3< 50.000/\text{mm}^3) üzerinden standart ve yüksek risk ayrımı yapar.
2
Lösemi tiplerini ayırt eden histokimyasal boyanma özelliklerini değerlendir.
ALL'de PAS pozitifliği beklenirken, MPO negatifliği karakteristiktir.
MPO miyeloid seriye özgü bir enzimdir.
3
En güçlü prognostik faktörü belirle.
Minimal rezidüel hastalık (MRD) düzeyi seçilir.
Tedavi yanıtı (MRD), başlangıçtaki klinik özelliklerden daha belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Pediatrik ALL'de Risk Sınıflandırması ve MRD Önemi

Daha Fazla Pratik

ALL'de kötü prognozla ilişkili sitogenetik anomaliler (t(9;22), t(4;11), hipodiploidi) ve bunların tedaviye etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 18Soru

Çocukluk çağında en sık görülen lösemi türü olan Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanılı hastalarda, tedavi yoğunluğunu belirleyen risk sınıflandırması tanı anındaki bazı klinik ve laboratuvar kriterlerine göre yapılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi ALL tanılı bir çocukta 'standart risk' (iyi prognoz) kriterlerinden biri olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı anındaki lökosit (WBC) sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması

Cevap

Tanı anındaki lökosit (WBC) sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olması, ALL'de standart risk (iyi prognoz) kriterlerinden biridir.
Çocukluk çağı ALL'de standart risk (düşük risk) kriterleri; hastanın tanı anında 19 yas¸1-9\text{ yaş} aralığında olması ve periferik kan lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 altında olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Risk gruplarının temel bileşenlerini hatırla.
ALL risk sınıflamasında yaş ve lökosit sayısı en temel iki parametredir.
Tedavi yoğunluğu hastanın bu risk kriterlerine göre belirlenir.
2
Standart risk sınırlarını hatırla.
Yaş için 19 yas¸1-9\text{ yaş} arası, lökosit sayısı için ise <50.000/mm3<50.000/\text{mm}^3 standart risk sınırlarıdır.
Bu sınırlar istatistiksel olarak daha iyi sağkalım sonuçları ile ilişkilendirilmiştir.
3
Diğer seçeneklerin risk durumunu değerlendir.
İnfant dönemi, ileri çocukluk yaşı (>10>10) ve Philadelphia kromozomu gibi sitogenetik anomaliler yüksek risk göstergesidir.
Yüksek riskli hastalar daha yoğun tedavi protokollerine ihtiyaç duyar.

Anahtar Kavram

ALL Risk Sınıflandırması (NCI/Rome Kriterleri)

Daha Fazla Pratik

ALL ve AML ayrımında kullanılan sitogenetik belirteçlerin tam listesini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 19Soru

3 yas¸ında3\text{ yaşında} bir erkek çocuk; yaklaşık 10 gu¨ndu¨r10\text{ gündür} devam eden halsizlik, bacak ağrısı, solukluk ve ateş şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede yaygın servikal lenfadenopati ve kostal marjı 4 cm4\text{ cm} geçen splenomegali saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 7 g/dL7\text{ g/dL}, lökosit sayısı 45.000/mm345.000\text{/mm}^3 ve trombosit sayısı 25.000/mm325.000\text{/mm}^3 olarak bulunmuştur. Kemik iliği aspirasyonunda görülen blastlarda periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği saptanmıştır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut lenfoblastik lösemi (ALL)

Cevap

Akut lenfoblastik lösemi (ALL)
Çocukluk çağının en sık görülen malignitesi olan Akut lenfoblastik lösemi (ALL), tipik olarak 25 yas¸2-5\text{ yaş} arasında pik yapar. Kemik ağrısı, hepatosplenomegali ve lenfadenopati en sık başvuru bulgularıdır. Tanıda histokimyasal olarak blastlarda periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği izlenmesi ALL için oldukça karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Halsizlik, bacak ağrısı, solukluk, ateş, lenfadenopati ve splenomegali varlığı.
Bu bulgular çocukluk çağında kemik iliği infiltrasyonu ve maligniteyi (özellikle lösemi) güçlü şekilde düşündürür.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Hemoglobin 7 g/dL7\text{ g/dL} (anemi), trombosit 25.000/mm325.000\text{/mm}^3 (trombositopeni) ve lökosit 45.000/mm345.000\text{/mm}^3 (lökositoz).
Pansitopeni veya sitopenilere eşlik eden lökositoz tablosu akut lösemi ön tanısını destekler.
3
Spesifik tanısal belirteci tanımla
Blastlarda periyodik asit-Schiff (PAS) pozitifliği saptanması.
PAS pozitifliği akut lenfoblastik lösemi (ALL) için karakteristik bir histokimyasal bulgudur.

Anahtar Kavram

Çocukluk çağında akut lösemi ayırıcı tanısında PAS ve MPO boyanma paternlerinin kullanımı.
Soru 20Soru

Bacak ağrısı, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle getirilen 7 yas¸ındaki7\text{ yaşındaki} erkek hastanın fizik muayenesinde solukluk, yaygın servikal lenfadenopati ve kot kavsini 3 cm3\text{ cm} geçen hepatosplenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.8 g/dL7.8\text{ g/dL}, trombosit 32.000/mm332.000/\text{mm}^3 ve lökosit 62.000/mm362.000/\text{mm}^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada %70 oranında lenfoblastlar görülüyor. Kemik iliği aspirasyonunda blastların terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT) ve periyodik asit-Schiff (PAS) pozitif, miyeloperoksidaz (MPO) negatif olduğu saptanıyor.

Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi kötü prognostik faktörlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 ve üzerinde olması

Cevap

Tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 ve üzerinde olması
Çocukluk çağı ALL'de National Cancer Institute (NCI) kriterlerine göre tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 ve üzerinde olması, hastayı yüksek risk grubuna dahil eden önemli bir kötü prognostik faktördür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Hastada pansitopeni bulguları (anemi, trombositopeni), lenfadenopati, hepatosplenomegali ve yüksek lökosit sayısı ile birlikte periferik yaymada lenfoblastlar mevcuttur. TdT(+) ve PAS(+) olması tanıyı Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) olarak kesinleştirir.
Tanı basamaklarını netleştirmek için.
2
Risk sınıflamasını (NCI kriterleri) uygula
NCI (National Cancer Institute) kriterlerine göre; yaşın 1101-10 dışı olması veya lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 üzerinde olması hastayı 'Yüksek Risk' grubuna sokar.
Hastanın prognozunu belirleyen temel kriterleri hatırlamak için.
3
Seçeneklerdeki prognostik faktörleri karşılaştır
Hastanın yaşı (7 yas¸7\text{ yaş}) iyi prognozludur, ancak lökosit sayısı (62.000/mm362.000/\text{mm}^3) 50.000 eşiğini geçtiği için kötü prognostik bir faktör olarak öne çıkar.
Doğru yanıtı belirlemek için.

Anahtar Kavram

ALL'de NCI Risk Sınıflaması ve Prognostik Faktörler

Daha Fazla Pratik

B-ALL ve T-ALL ayrımında kullanılan immünofenotipik belirteçleri ve mediastinal kitle varlığının prognostik önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 2Sonraki