Özofagus ve Mide Hastalıkları

379 soru

Soru 81Soru →

Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) ve cerrahi yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anti-reflü cerrahisi (fundoplikasyon), Barrett özofagusu zemininde gelişmiş olan yüksek dereceli displaziyi (HGD) tamamen geriletir ve endoskopik takip gereksinimini ortadan kaldırır.

Cevap

Anti-reflü cerrahisinin Barrett özofagusu zeminindeki yüksek dereceli displaziyi geriletmediği ve takip zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı ifadesi yanlıştır.
Anti-reflü cerrahisi, Barrett özofagusu olan hastalarda reflü semptomlarını kontrol altına alsa da, displazi (özellikle yüksek dereceli displazi) varlığında bu değişikliğin gerilemesini sağlamaz. Yüksek dereceli displazi saptanan hastalar kanser gelişimi açısından yüksek risk altındadır ve cerrahi sonrasında da endoskopik sürveyans (takip) zorunludur. Bu hastalarda displastik alanların endoskopik ablasyonu veya rezeksiyonu birincil tedavi hedefleri arasındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Barrett özofagusu ve displazi kavramlarını değerlendir.
Barrett özofagusu prekanseröz bir durumdur; displazi (özellikle yüksek dereceli displazi - HGD) ise adenokarsinom riskinin en yüksek olduğu aşamadır.
Cerrahi müdahalenin histolojik değişiklikler üzerindeki etkisini anlamak için temel bilgidir.
2
Anti-reflü cerrahisinin (fundoplikasyon) hedefini ve sınırlarını analiz et.
Cerrahi, mekanik bir bariyer oluşturarak patolojik reflüyü engeller, ancak mevcut olan genetik ve hücresel değişiklikleri (HGD) geri döndürmez.
Cerrahi tedavinin onkolojik limitlerini belirlemek gerekir.
3
HGD saptanan hastalarda güncel yönetim algoritmasını hatırla.
HGD saptanan olgularda endoskopik mukozal rezeksiyon (EMR), radyofrekans ablasyon (RFA) veya seçilmiş vakalarda özofajektomi düşünülmelidir; sadece fundoplikasyon yeterli değildir ve takip mutlaka devam etmelidir.
Yanlış olan yönetim stratejisini belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Anti-reflü cerrahisi reflü semptomlarını ve özofajiti kontrol altına almada çok başarılı olsa da, Barrett özofagusu zeminindeki yüksek dereceli displazinin (HGD) regresyonunu sağlamaz ve adenokarsinom riskini tamamen sıfırlamaz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 82Soru →

Mide adenokarsinomu nedeniyle küratif cerrahi uygulanan bir hastada, aşağıdaki lenf nodu istasyonlarından hangisinin diseksiyona dahil edilmesi, yapılan işlemin D1D_1 yerine D2D_2 lenfadenektomi olarak sınıflandırılmasını sağlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çölyak arter çevresi lenf nodları

Cevap

Çölyak arter çevresi lenf nodları (İstasyon 99), D2D_2 lenfadenektomi kapsamında çıkarılması gereken arteriyel istasyonlardan biridir.
Mide kanseri cerrahisinde Japon sınıflamasına göre İstasyon 1−61-6 arası perigastrik nodlar olarak adlandırılır ve D1D_1 diseksiyonun parçasını oluşturur. İstasyon 7−127-12 arasındaki arteriyel seyir gösteren nodların (sol gastrik, ana hepatik, çölyak arter, dalak hilusu, splenik arter ve hepatoduodenal ligaman) çıkarılması ise girişimi D2D_2 lenfadenektomi sınıfına dahil eder. Çölyak arter çevresi nodlar (İstasyon 99) bu grubun en kritik noktalarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Diseksiyon seviyelerini ve kapsamlarını tanımla.
Mide kanseri cerrahisinde lenf nodu istasyonları Japon Gastrik Kanser Birliği (JGCA) tarafından 11'den 1616'ya kadar numaralandırılmıştır.
Diseksiyonun genişliğini belirlemek için perigastrik ve arteriyel istasyon ayrımını yapmak gerekir.
2
D1D_1 ve D2D_2 diseksiyon sınırlarını belirle.
D1D_1 diseksiyon mideye komşu olan perigastrik lenf nodlarını (İstasyon 1−61-6) kapsarken; D2D_2 diseksiyon bunlara ek olarak ana arteriyel dallar çevresindeki nodları (İstasyon 7−127-12) kapsar.
Cerrahi sınıflandırma, çıkarılan lenf nodu gruplarının anatomik yerleşimine göre yapılır.
3
Seçeneklerdeki istasyonları numaralandır ve eşleştir.
Çölyak arter çevresi İstasyon 99 olarak sınıflandırılır ve bu istasyon D2D_2 grubuna dahildir.
İstasyon 99'un çıkarılması, perigastrik sınırın ötesine geçilerek ana arteriyel köke ulaşıldığını gösterir.

Anahtar Kavram

Mide kanseri cerrahisinde D2D_2 lenfadenektomi, perigastrik nodlara (1−61-6) ek olarak sol gastrik (77), ana hepatik (88), çölyak (99), splenik hiler (1010), splenik arter (1111) ve hepatoduodenal (1212) arteriyel istasyonların çıkarılmasını kapsar.

Daha Fazla Pratik

Total gastrektomi ile distal subtotal gastrektomi arasındaki D2 istasyon farklılıklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 83Soru →

55 yaşında kadın hasta, boyun bölgesinde dolgunluk ve ilerleyici yutma güçlüğü şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde kesici dişlerden 1818 cm uzaklıkta, özofagus lümenini %70 oranında daraltan ülserovejetan kitle saptanıyor. Biyopsi sonucu 'skuamöz hücreli karsinom' olarak raporlanan ve yapılan evreleme tetkiklerinde (toraks/batın BT ve PET-CT) uzak metastaz saptanmayan bu hasta için en uygun primer tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Küratif (definitif) kemoradyoterapi

Cevap

Servikal özofagus yerleşimli skuamöz hücreli karsinomda primer tedavi küratif kemoradyoterapidir.
Küratif kemoradyoterapi seçeneği doğrudur; çünkü servikal özofagus (dişlerden 15−2015-20 cm uzaklık) tümörlerinde cerrahi işlem laringektomi ve farenjektomi gibi çok geniş ve yaşam kalitesini ciddi bozan rezeksiyonlar gerektirir. Güncel yaklaşımlarda kemoradyoterapi, bu bölge tümörlerinde cerrahi ile benzer kür oranları sağlayan standart primer tedavi yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kitle yerleşiminin anatomik bölgesini belirlemek
Kesici dişlerden 1818 cm uzaklık, anatomik olarak 'servikal özofagus' (15−2015-20 cm arası) bölgesine karşılık gelir.
Özofagus kanserlerinde tedavi stratejisi kitlenin dişlerden olan uzaklığına göre değişir.
2
Servikal özofagus kanserleri için standart tedavi protokolünü değerlendirmek
Servikal özofagusta cerrahi (laringo-farenjö-özofajektomi) çok morbid bir işlemdir ve larenks kaybına yol açar.
Kemoradyoterapi, organ koruyucu bir yaklaşım olarak cerrahiye benzer sağkalım sonuçları sağlar.
3
Hastanın evresine göre uygun seçeneği belirlemek
Uzak metastazı olmayan (lokalize) servikal karsinomda definitif kemoradyoterapi ilk seçenektir.
Cerrahi genellikle kemoradyoterapi sonrası nüks eden veya yanıt vermeyen (salvage) vakalar için saklanır.

Anahtar Kavram

Servikal özofagus tümörlerinin (üst 1/31/3 kesim) yönetiminde organ koruyucu yaklaşım gereği cerrahi yerine kemoradyoterapi önceliklidir.

Daha Fazla Pratik

Servikal özofagus kanserlerinde hangi durumda cerrahiye (salvage cerrahisi) başvurulduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 84Soru →

4848 yaşındaki erkek hasta, aşırı alkol alımını takiben geçirdiği şiddetli kusma atakları sonrası aniden başlayan keskin retrosternal ağrı ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde taşikardi (110/dk110/dk), takipne (24/dk24/dk) ve boyun bölgesinde palpasyonla krepitasyon (cilt altı amfizem) saptanıyor. Akciğer grafisinde sol plevral efüzyon ve pnömomediastinum izlenen ve Mackler triadı ile uyumlu klinik tablo sergileyen bu hastada, tanıyı kesinleştirmek için izlenmesi gereken en uygun radyolojik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk basamakta suda çözünen iyotlu kontrast madde kullanılmalı, perforasyon saptanamazsa baryumlu grafi ile tetkik tekrarlanmalıdır.

Cevap

Özofagus perforasyonu şüphesinde radyolojik tanı süreci, önce suda çözünen iyotlu kontrast maddelerin (Gastrografin) kullanılması, eğer bu tetkik negatif çıkarsa daha hassas olan baryumlu grafiklerin çekilmesi şeklinde olmalıdır.
Doğru yaklaşım, önce güvenli olan suda çözünen kontrast maddelerin kullanılmasıdır. Gastrografin'in duyarlılığı yaklaşık %70\%70 civarındadır. Eğer bu yöntemle perforasyon gösterilemezse, duyarlılığı %90\%90'ın üzerinde olan ancak mediastinit riski taşıyan baryumlu grafilere geçilmesi standart protokol olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik şüphenin Mackler triadı (kusma, göğüs ağrısı, cilt altı amfizem) ile doğrulanması.
Boerhaave sendromu (spontan perforasyon) ön tanısı konur.
Klinik tabloyu doğru tanımlamak tetkik önceliğini belirler.
2
Suda çözünen kontrast madde (iyotlu ajanlar) ile özofagografi çekilmesi.
Perforasyon saptanırsa tanı kesinleşir; saptanamazsa duyarlılık kısıtlılığı akılda tutulur.
Suda çözünen maddeler mediastende kimyasal irritasyona veya granülom oluşumuna yol açmaz.
3
İlk tetkik negatifse baryum sülfat ile tetkikin tekrarlanması.
Küçük perforasyonların daha yüksek duyarlılıkla saptanması sağlanır.
Baryumun mukozaya yapışma özelliği daha iyidir ve sızıntıları daha net gösterir.

Anahtar Kavram

Özofagus perforasyonu tanısında kontrastlı özofagogram 'altın standart' kabul edilir. Algoritma; güvenli ancak az duyarlı olan Gastrografin'den, riskli ancak çok duyarlı olan Baryum'a doğru ilerler.

Daha Fazla Pratik

Perforasyon yönetiminde sürenin (<24<24 saat vs >24>24 saat) cerrahi strateji üzerindeki etkisini (primer onarım vs diversiyon) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 85Soru →

Alkol kullanımını takiben gelişen şiddetli öğürme ve zorlu kusma sonrası aniden başlayan, retrosternal bölgede yırtılır tarzda şiddetli ağrı ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise başvuran 4242 yaşında erkek hastanın fizik muayenesinde; taşikardi (118/dk118/dk), ateş (39.1∘C39.1^\circ C), takipne ve boyun bölgesinde krepitasyon (cilt altı amfizem) saptanıyor. Olayın üzerinden yaklaşık 3030 saat geçtiği ve hastanın genel durumunun septik seyrettiği belirleniyor. Bu hastada Mackler triadı varlığı temelinde şüphelenilen tanı için uygulanacak tanısal süreç ve cerrahi yönetim ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı için öncelikle suda eriyen kontrastlı madde ile özofagogram yapılmalı, perforasyon gösterilemezse baryumlu grafi ile devam edilmelidir; 2424 saati aşkın süre geçen ve sepsis tablosundaki bu hastada özofageal diversiyon ve dışlama en uygun yaklaşımdır.

Cevap

Tanı için suda eriyen kontrastlı madde (Gastrografin) ardından gerekirse baryum kullanılmalı; 24 saati geçen septik olgularda ise diversiyon ve dışlama uygulanmalıdır.
Boerhaave sendromu şüphesinde tanısal standart, suda eriyen kontrastlı madde ile yapılan özofagogramdır. Eğer bu tetkik negatifse, daha hassas olan baryumlu inceleme mutlaka yapılmalıdır. Cerrahi yönetimde 'altın saat' ilk 24 saattir; bu süreden sonra başvuran ve sepsis bulguları gösteren hastalarda primer onarım başarısızlık riski (dehissans) çok yüksektir. Bu nedenle diversiyon, dışlama ve drenaj gibi hasar kontrol yaklaşımları proksimal kontrolü sağlamak için en uygun yöntemlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Mackler triadı (zorlu kusma, göğüs ağrısı, cilt altı amfizem) saptanarak Boerhaave sendromu (spontan özofagus perforasyonu) tanısı önceliklendirildi.
Anamnez ve fizik muayene bulguları yüksek oranda perforasyonu işaret etmektedir.
2
Tanısal görüntüleme seçimi
Öncelikle suda eriyen kontrast madde (Gastrografin) ile özofagogram istendi.
Gastrografin mediastende irritasyon yapmaz ancak duyarlılığı baryuma göre düşüktür; güvenlik için ilk sırada tercih edilir.
3
Negatif Gastrografin sonucu sonrası yaklaşım
Eğer Gastrografin ile sızıntı görülmezse baryum sülfat ile tetkik tekrarlanmalıdır.
Baryum, küçük perforasyonları saptamada daha yüksek duyarlılığa sahiptir.
4
Tedavi stratejisinin belirlenmesi
Vaka 30. saatte (geç başvurulu) ve septik olduğu için özofageal diversiyon, proksimal esofagostomi ve distal drenaj kararı verildi.
24 saatten sonra mediastinal inflamasyon ve doku nekrozu nedeniyle primer onarımın dikiş hattı güvenliği düşüktür; sepsis varlığında hayat kurtarıcı yöntem diversiyondur.

Anahtar Kavram

Boerhaave sendromunda tanısal sekans ve zamana göre cerrahi yönetim.

Daha Fazla Pratik

İyatrojenik özofagus perforasyonlarında tanısal yaklaşım ve stent endikasyonlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 86Soru →

6363 yaşında kadın hasta, 3030 paket-yıl sigara ve alkol kullanımı öyküsü ile son 33 aydır giderek artan katı gıdalara karşı yutma güçlüğü şikayetiyle başvuruyor. Yapılan endoskopide kesici dişlerden itibaren 25.25. cm'de lümeni sirküler tarzda daraltan vejetan bir kitle saptanıyor; biyopsi sonucu yassı hücreli karsinom (SCCSCC) olarak raporlanıyor. Evreleme amacıyla çekilen Pozitron Emisyon Tomografisinde (PET−BTPET-BT); midthorasik özofagusta adventisyayı aşan kitle ve iki adet paraözofageal lenf nodu ile uyumlu patolojik FDGFDG tutulumu saptanıyor. Ayrıca sağ supraklaviküler bölgede 1.51.5 cm çapında, SUVmax:8.4SUV_{max}: 8.4 olan patolojik FDGFDG tutulumlu lenf nodu izleniyor. Başka uzak metastaz saptanmayan bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Palyatif kemoradyoterapi ve disfajiyi gidermeye yönelik stent uygulaması

Cevap

Palyatif kemoradyoterapi ve disfajiyi gidermeye yönelik stent uygulaması en uygun yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan palyatif kemoradyoterapi ve stent uygulaması, hastanın metastatik evrede (M1M1) olması nedeniyle seçilmiştir. Torasik özofagus (üst, orta veya alt segment) kanserlerinde supraklaviküler bölgedeki lenf nodu tutulumları bölgesel lenf nodu istasyonu olarak değil, sistemik metastaz (M1M1) olarak kabul edilir. Bu durum hastayı Evre IVBIVB yapar ve cerrahi veya neoadjuvan küratif protokollerden çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Tümör lokalizasyonunu ve histolojisini belirle.
Kesici dişlerden 2525 cm uzaklık (orta/midthorasik özofagus) ve yassı hücreli karsinom (SCCSCC).
Evreleme kuralları özofagusun anatomik bölgelerine göre değişir.
2
Lenf nodu tutulumunu bölgesel/uzak ayrımı açısından analiz et.
Torasik özofagus tümörü için supraklaviküler lenf nodu tutulumu uzak metastaz (M1M1) olarak sınıflandırılır.
AJCC evrelemesine göre supraklaviküler nodlar sadece servikal özofagus için bölgesel (NN), torasik segmentler için uzaktır (MM).
3
Hastalığın evresine göre tedavi hedefini belirle.
Hasta Evre IVBIVB (T3N1M1T3N1M1) olarak değerlendirilir ve küratif şansı yoktur.
Uzak metastaz varlığında tedavi prensibi yaşam kalitesini artırmaya yönelik palyatiftir.
4
Palyatif yöntemler arasından en uygun olanı seç.
Disfajiyi gidermek için stent ve lokal kontrol/semptom yönetimi için palyatif kemoradyoterapi.
Stent uygulaması obstrüktif semptomları hızla giderirken kemoradyoterapi tümör progresyonunu yavaşlatır.

Anahtar Kavram

Torasik özofagus tümörlerinde supraklaviküler lenf nodu tutulumu uzak metastaz (M1M1) kabul edilir ve tedavi palyatiftir.

Daha Fazla Pratik

Servikal özofagus tümörlerinde supraklaviküler lenf nodu tutulumunun evrelemeyi nasıl etkilediğini ve bu bölge tümörlerinde cerrahinin neden ilk seçenek olmadığını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 87Soru →

5252 yaşında kadın hasta, son 66 aydır devam eden ve katı gıdalara karşı belirginleşen yutma güçlüğü ile genel cerrahi polikliniğine başvuruyor. Hastanın tıbbi öyküsünde 1010 yıldır devam eden tedavi edilmemiş gastroözofageal reflü ve 44 yıl önce endoskopik taramada saptanan ancak takibi yapılmayan Barrett özofagusu bulunmaktadır. Yapılan üst GİS endoskopisinde kesici dişlerden 3535 cm ile 3939 cm arasında lümeni daraltan ve gastroözofageal bileşkeye (GO¨BGÖB) kadar uzanan vejetan kitle saptanıyor. Biyopsi sonucu 'adenokarsinom' olarak raporlanıyor. Endosonografi (EUSEUS) ve PET/BTPET/BT ile yapılan evrelemede kitle cT3N1M0cT3N1M0 (Siewert Tip I) olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Neoadjuvan kemoradyoterapiyi takiben transtorasik özofajektomi

Cevap

Neoadjuvan kemoradyoterapiyi takiben transtorasik özofajektomi en uygun yaklaşımdır.
Siewert Tip I tümörler, anatomik gastroözofageal bileşkenin 1−51-5 cm proksimalinde yer alan ve özofagus kökenli olan adenokarsinomlardır. Klinik evresi T3N1T3N1 olan bu lokal ileri evre vakalarda, CROSS çalışması ile kanıtlandığı üzere, neoadjuvan kemoradyoterapi uygulanması ve ardından yapılan transtorasik özofajektomi (örneğin Ivor-Lewis) en güncel ve küratif tedavi yaklaşımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün anatomik yerleşimi ve histolojik tipini belirle.
Distal özofagus (Siewert Tip I) ve adenokarsinom.
Cerrahi yaklaşım ve metastaz paternini belirlemek için yerleşim ve tip kritiktir.
2
Klinik evreyi değerlendir.
cT3N1M0cT3N1M0 (Lokal ileri evre).
T3T3 (adventisyaya invazyon) ve N1N1 (lenf nodu pozitifliği) sistemik veya neoadjuvan tedavi endikasyonudur.
3
Tedavi stratejisini belirle.
CROSS protokolü uyarınca neoadjuvan kemoradyoterapi sonrası cerrahi.
Lokal ileri evre özofagus kanserlerinde neoadjuvan tedavi sonrası cerrahi, tek başına cerrahiye göre sağkalımı anlamlı derecede artırmaktadır.

Anahtar Kavram

Lokal ileri evre (T3−4T3-4 veya N+N+) özofagus kanserlerinde multidisipliner yaklaşım gereği neoadjuvan kemoradyoterapi sonrası cerrahi (özofajektomi) altın standarttır.

Daha Fazla Pratik

Siewert klasifikasyonundaki her üç tip için cerrahi sınırları ve tercih edilen ameliyat türlerini (Gastrik çekim vs. Kolon interpozisyonu gibi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 88Soru →

Kostik madde yaralanmaları ve özofagus perforasyonları şüphesiyle takip edilen hastaların klinik süreçleri ve tanısal yaklaşımları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orofarenks muayenesinde yanık saptanmaması, özofagusta klinik olarak anlamlı bir kostik yaralanma riskini kesin olarak ekarte ettirir.

Cevap

Orofarenks muayenesinde yanık saptanmaması özofagus hasarını dışlamaz; bu nedenle orofarenksin normal olması endoskopi ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Kostik madde içimlerinde orofarengeal mukoza ile özofagus mukozası arasındaki hasar korelasyonu zayıftır. Orofarenksin tamamen normal görünmesi, özofagusta derin nekrotizan (Zargar evre 2 veya 3) bir yanık oluşmadığını garanti etmez. Bu nedenle klinik şüphe varsa (yutma güçlüğü, ağrı, aşırı salivasyon veya madde tipi riskli ise) mutlaka endoskopik değerlendirme yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kostik yaralanma şüphesinde orofarenks bulguları ile özofagus hasarı arasındaki korelasyonu değerlendir.
Orofarengeal yanıkların yokluğu, özofagustaki ciddi (evre 2-3) yanıkları dışlamada yetersizdir.
Ağız mukozası ve özofagus epitelinin maddeye maruziyet süresi ve tipi farklılık gösterebilir.
2
Özofagus perforasyonu şüphesinde radyolojik tetkik sırasını belirle.
Önce Gastrografin (suda eriyen), negatifse Baryum sülfat kullanılır.
Baryumun mediastene sızması granülomatöz mediastinite yol açarken, Gastrografin mediastende güvenlidir (ancak akciğerde ödem yapabilir).
3
Boerhaave sendromu için karakteristik klinik bulguları hatırla.
Mackler triadı: Kusma + Göğüs ağrısı + Subkutan amfizem.
Bu triad, post-emetik perforasyonun (Boerhaave) patognomonik olmayan ancak güçlü destekleyici klinik işaretidir.

Anahtar Kavram

Özofagus yaralanmalarında tanısal doğruluk ve zamanlama yönetimi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 89Soru →

5858 yaşında kadın hasta, epigastrik ağrı ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpusunda geniş tabanlı, ülsere bir kitle saptanıyor. Endoskopik biyopsi sonucu "Diffüz büyük B hücreli lenfoma" (DLBCL) olarak raporlanıyor ve *Helicobacter pylori* negatif bulunuyor. Sistemik taramada patoloji mideye sınırlı (Evre IE) olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistemik kemoterapi (R-CHOP protokolü)

Cevap

Hastalığın tipi (DLBCL) ve evresi göz önüne alındığında, en uygun yaklaşım R-CHOP protokolü ile sistemik kemoterapidir.
Mide, ekstranodal lenfomaların en sık görüldüğü yerdir. Primer gastrik lenfomaların tedavisinde paradigma değişmiş ve cerrahinin rolü azalmıştır. 'Diffüz Büyük B Hücreli Lenfoma (DLBCL)', agresif seyirli bir lenfoma türüdür ve birincil tedavisi sistemik kemoterapidir (genellikle Rituksimab + CHOP). Cerrahi ancak kanama, perforasyon gibi komplikasyonlar gelişirse veya tedaviye yanıtsızlık durumunda düşünülür.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı ve histolojik alt tipi belirle
Hasta Diffüz Büyük B Hücreli Lenfoma (DLBCL) tanısı almıştır.
Tedavi protokolü histolojik tipe (MALT vs DLBCL) göre değişir.
2
Hastalığın yaygınlığını ve etiyolojik faktörleri değerlendir
Evre IE (mideye sınırlı) ve H. pylori negatiftir.
Lokalize hastalıkta bile yüksek dereceli lenfomada sistemik tedavi esastır.
3
Tedavi seçeneklerini karşılaştır
Cerrahi (gastrektomi) morbiditesi yüksek olduğu ve yaşam süresine katkısı kemoterapiye üstün olmadığı için artık ilk seçenek değildir.
Primer gastrik lenfomaların çoğu kemoradyoterapiye iyi yanıt verir.

Anahtar Kavram

Primer gastrik lenfomaların tedavisinde cerrahinin yeri sınırlıdır; Diffüz Büyük B Hücreli Lenfoma (DLBCL) için standart tedavi R-CHOP kemoterapisidir.

İpuçları

1
Hastanın tanısı bir karsinom değil, lenfomadır. Bu tümörlerin tedavi prensipleri temelden farklıdır.
2
Lenfomalar genellikle kemoradyoterapiye duyarlı tümörlerdir ve cerrahi (gastrektomi) morbiditesi yüksektir.
3
Düşük dereceli MALT lenfoma olsaydı eradikasyon, GIST olsaydı wedge rezeksiyon düşünülürdü. Agresif (DLBCL) lenfoma için sistemik tedavi gerekir.

Daha Fazla Pratik

MALT lenfoma tanısı alan ve t(11;18) translokasyonu pozitif olan bir hastada tedavi yaklaşımının nasıl değiştiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 90Soru →

5858 yaşında erkek hasta, 33 yıl önce duodenal ülser nedeniyle trunkal vagotomi + distal gastrektomi + Billroth II rekonstrüksiyonu uygulanmıştır. Hasta son 66 aydır yemeklerden yaklaşık 30−6030-60 dakika sonra başlayan, sağ üst kadranda dolgunluk ve şiddetli kolik tarzda ağrıdan şikayetçidir. Ağrının zirve yaptığı noktada fışkırır tarzda, içinde gıda artığı bulunmayan, bol miktarda safralı kusma gerçekleşmekte ve kusma sonrası hastanın ağrısı tamamen geçmektedir. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kronik afferent loop sendromu

Cevap

Kronik afferent loop sendromu
Kronik afferent loop sendromu, Billroth II rekonstrüksiyonu sonrası getirici arkın kısmi tıkanıklığı sonucu gelişir. Yemekten sonra biriken safra ve pankreas salgıları loop'u gererek ağrıya (özellikle sağ üst kadran) neden olur. Basınç bir noktada tıkanıklığı yener ve biriken içerik fışkırır tarzda, gıda içermeyen safra olarak kusulur. Bu durum loop'u boşaltarak ağrıyı tamamen dindirir.

Adım Adım Çözüm

1
Ameliyat tipini ve anatomik yapıyı analiz et
Billroth II rekonstrüksiyonu, afferent loop sendromu için temel gerekliliktir.
Afferent loop (getirici ark) sadece Billroth II ve benzeri rekonstrüksiyonlarda bulunur.
2
Kusmanın içeriğini ve karakterini değerlendir
Kusma safralıdır ve gıda içermez.
Afferent loop içinde safra ve pankreas salgıları birikir; gıdalar efferent loop'tan geçtiği için getirici arkta gıda bulunmaz.
3
Ağrı ve kusma ilişkisini yorumla
Kusma sonrası ağrının geçmesi, tıkanıklığın mekanik olarak boşaldığını gösterir.
Gerilen loop'un boşalması intralüminal basıncı düşürerek ağrıyı anında dindirir.

Anahtar Kavram

Billroth II sonrası fışkırır tarzda safralı kusma ve ağrının geçmesi kronik afferent loop sendromu için patognomoniktir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 91Soru →

Mide adenokarsinomu nedeniyle küratif amaçlı distal subtotal gastrektomi uygulanan hastalarda, postoperatif dönemde alkalen reflü gastrit gelişimini ve buna bağlı uzun dönem güdük mide kanseri (stump cancer) riskini en aza indiren rekonstrüksiyon yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Roux-en-Y gastrojejunostomi

Cevap

Safranın mide güdüğüne temasını engelleyen Roux-en-Y gastrojejunostomi
Roux-en-Y gastrojejunostomi, safrayı mide güdüğünden en az 40-60 cm uzağa (jejunuma) boşaltarak duodenogastrik (alkalen) reflüyü en etkin şekilde önleyen yöntemdir. Alkalen reflü, mide mukozasında kronik hasara ve displaziye yol açarak 'güdük mide kanseri' riskini artırır. Bu nedenle, özellikle yaşam beklentisi uzun olan veya reflü riski yüksek hastalarda tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastaya uygulanan cerrahiyi analiz et
Mide kanseri için distal subtotal gastrektomi yapılmış.
Midenin distal kısmı ve pilor çıkarıldığı için sfinkter mekanizması kaybolmuştur.
2
Komplikasyon mekanizmasını değerlendir
Alkalen reflü gastrit, duodenal içeriğin (safra ve pankreas sıvısı) mideye geri kaçmasıyla oluşur.
Bu durum kronik inflamasyona, metaplaziye ve uzun dönemde kalan midede (güdük) kanser gelişimine yol açar.
3
Rekonstrüksiyon yöntemlerini karşılaştır
Billroth I ve II yöntemlerinde safra mide ile temas halindedir. Roux-en-Y yönteminde ise safra getiren bacak (afferent loop) mideye değil, jejunuma bağlanır.
Roux bacağı (40-60 cm) sayesinde safra mide güdüğünden uzaklaştırılır ve reflü önlenir.

Anahtar Kavram

Mide kanseri cerrahisi sonrası rekonstrüksiyon seçimi ve alkalen reflü gastritin önlenmesi

İpuçları

1
Cevap, safranın (safra ve pankreas sıvısı) mideye hiç uğramadan bağırsağın ileri kısımlarına dökülmesini sağlayan 'Y' şeklindeki yöntemdir.
2
Billroth yöntemlerinin aksine, bu teknikte mide ile safra yolları arasında uzun bir bağırsak segmenti (Roux bacağı) bulunur.

Daha Fazla Pratik

Post-gastrektomi sendromlarından 'Dumping Sendromu'nun tedavisi ve diyet önerileri hakkında bir soru çözülmesi önerilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 92Soru →

38 yaşında kadın hasta, son 2 yıldır hem katı hem de sıvı gıdalara karşı olan ilerleyici yutma güçlüğü ve regürjitasyon şikayetleri ile başvuruyor. Baryumlu özofagus grafisinde distal özofagusta düzgün sınırlı daralma ve proksimalde dilatasyon ("kuş gagası" görünümü) saptanıyor. Bu hastada kesin tanıyı koymak için yapılması gereken altın standart tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özofagus manometrisi

Cevap

Kesin tanı için yapılması gereken altın standart tetkik özofagus manometrisidir.
Akalazya bir motilite (hareket) bozukluğudur. Özofagus manometrisi, özofagus içindeki basınç değişikliklerini ve sfinkter fonksiyonlarını doğrudan ölçtüğü için bu grubun tanısında altın standart kabul edilir. Akalazyada AÖS dinlenim basıncı artmış olabilir ancak temel bulgu yutma sonrası sfinkterin tam gevşememesi ve gövdede dalgaların olmamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve radyolojik bulgularını analiz et.
Hem katı hem sıvı disfajisi olması ve baryumlu grafideki 'kuş gagası' görünümü öncelikle akalazyayı düşündürür.
Akalazya, motilite bozuklukları arasında en karakteristik radyolojik bulguya sahip olan hastalıktır.
2
Ön tanı konulan hastalık için kesin tanı (altın standart) yöntemini belirle.
Özofagus manometrisi seçilir.
Manometri, özofagus gövdesindeki aperistaltizmi ve alt özofagus sfinkterindeki (AÖS) gevşeme kusurunu objektif olarak gösteren tek yöntemdir.

Anahtar Kavram

Akalazya tanısında altın standart yöntem özofagus manometrisidir; tipik bulguları AÖS'nin yutma sonrası yetersiz gevşemesi ve özofagus gövdesinde aperistaltizmdir.

Alternatif Yöntem

Vakada direkt tanı sorulsaydı 'Akalazya' cevabı verilirdi; ancak 'altın standart tetkik' sorulduğu için patofizyolojiyi gösteren manometriye gidilmelidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 93Soru →

4545 yaşında kadın hasta, yaklaşık 1010 yıldır devam eden ve son zamanlarda proton pompası inhibitörü (PPI˙PPİ) tedavisine yanıt vermeyen retrosternal yanma ve acı su gelmesi şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem (GI˙SGİS) endoskopisinde 'Grade B' özofajit ve 33 cmcm'lik aksiyel hiatus hernisi saptanıyor. 2424 saatlik pHpH-metrede DeMeesterDeMeester skoru 4242 olarak ölçülüyor. Özofagus manometrisinde ise alt özofagus sfinkter (AO¨SAÖS) basıncı 66 mmHgmmHg ve özofagus gövde peristaltizmi %60\%60 oranında yetersiz (inefektif) olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toupet fundoplikasyonu

Cevap

Toupet fundoplikasyonu
Toupet fundoplikasyonu, özofagusun arka kısmını 270270 derece çevreleyen parsiyel bir sargıdır. Özofagus gövde peristaltizmi zayıf olan (inefektif motilite) hastalarda, sargının oluşturduğu direnç daha az olduğu için ameliyat sonrası disfaji (yutma güçlüğü) riski 360360 derecelik Nissen sargısına göre çok daha düşüktür. Bu nedenle bu vakada en uygun seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve tanısal verileri değerlendir.
Hastada tipik reflü semptomları, endoskopik özofajit ve patolojik pHpH-metre skoru (DeMeesterDeMeester >14.7> 14.7) ile gastroözofageal reflü hastalığı (GO¨RHGÖRH) tanısı kesinleşmiştir.
Cerrahi endikasyonu koymak için hastalığın varlığını objektif olarak doğrulamak gerekir.
2
Özofagus manometri bulgularını analiz et.
Özofagus gövde peristaltizminin %60\%60 oranında yetersiz (inefektif) olduğu saptanmıştır.
Manometri, yapılacak fundoplikasyonun tipini (tam veya parsiyel) belirlemede en kritik testtir.
3
Motilite profiline göre en uygun cerrahi tekniği seç.
Disfaji riskini önlemek adına 270270 derecelik Toupet fundoplikasyonu seçilmelidir.
Peristaltik dalgaları zayıf olan bir özofagus, 360360 derecelik (Nissen) sargının oluşturduğu direnci yenemez ve ameliyat sonrası yutma güçlüğü gelişir.

Anahtar Kavram

Gastroözofageal reflü cerrahisinde fundoplikasyon tipi seçilirken, özofagusun peristaltik gücü (manometri) dikkate alınmalıdır; peristaltizm bozuksa parsiyel sargı (Toupet) tercih edilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 94Soru →

48 yaşında erkek hasta, son 3 aydır devam eden yemek sonrası şişkinlik ve epigastrik ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan üst GİS endoskopisinde mide antrumunda, pilora 2 cm2\ cm mesafede, 3 cm3\ cm çapında ülserovejetan bir kitle izleniyor. Biyopsi sonucu 'taşlı yüzük hücreli karsinom' (Lauren diffüz tip) olarak raporlanıyor. Uzak metastaz saptanmayan ve evreleme tetkiklerinde mide duvarında serozal invazyon şüphesi (cT3N1) olan bu hasta için en uygun cerrahi tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total gastrektomi + D2 lenfadenektomi

Cevap

En uygun tedavi total gastrektomi ve D2 lenfadenektomi uygulamasıdır.
Lauren diffüz tip mide adenokarsinomları, submukozal lenfatikler boyunca yayılma eğilimindedir. Bu nedenle mikroskobik negatif cerrahi sınır elde edebilmek için intestinal tipteki 3−5 cm3-5\ cm sınır yerine en az 8 cm8\ cm proksimal sınır bırakılmalıdır. Vakada tümör antrumda (2 cm2\ cm distalde) olsa bile, 8 cm8\ cm proksimal sınır mide korpusunu kapsayarak fundus seviyesine ulaşır, bu da total gastrektomiyi zorunlu kılar. TUS pratiğinde mide kanseri cerrahisinde standart lenfatik diseksiyon ise D2'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün histopatolojik tipini değerlendir.
Lauren diffüz tip (taşlı yüzük hücreli) saptandı.
Diffüz tip karsinomlar, intestinal tipe göre çok daha geniş submukozal yayılım gösterirler.
2
Gerekli güvenli cerrahi sınırı belirle.
Proksimal sınırın en az 8 cm8\ cm olması gereklidir.
Onkolojik güvenliği sağlamak ve nüksü önlemek için diffüz tipte geniş sınır (8 cm8\ cm) zorunludur.
3
Tümörün lokalizasyonu ile cerrahi sınırı karşılaştır.
Antrum yerleşimli tümörde 8 cm8\ cm proksimal sınır, mide korpusunu aşarak fundusa ulaşmaktadır.
Midenin anatomik boyutu ve diffüz tipin yayılım özelliği nedeniyle antrum yerleşiminde bile total gastrektomi endikedir.
4
Lenfadenektomi düzeyini seç.
D2 lenfadenektomi eklenmelidir.
TUS ve güncel cerrahi kılavuzlara göre mide kanserinde küratif cerrahinin standardı D2 lenfadenektomidir.

Anahtar Kavram

Lauren sınıflamasına göre diffüz tip mide kanserlerinde submukozal yayılım nedeniyle proksimal cerrahi sınırın 8 cm8\ cm olması gerekir; bu durum çoğu vakada total gastrektomi endikasyonu doğurur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 95Soru →

Morbid obezite polikliniğine cerrahi tedavi talebiyle başvuran aşağıdaki hastaların hangisi, standart kabul edilen (NIH ve güncel ulusal cerrahi kılavuzları) endikasyon kriterlerine göre bariatrik cerrahi için uygun bir aday değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 5252 yaşında, VKI˙:32kg/m2VKİ: 32 kg/m^2 olan ve ilaçla kontrol altında esansiyel hipertansiyonu bulunan erkek

Cevap

Standart endikasyonlara göre vücut kitle indeksi 35 kg/m²'nin altında olan ve kontrolsüz diyabeti bulunmayan hastalar bariatrik cerrahi için uygun aday değildir.
Standart NIH (1991) ve güncel cerrahi kılavuzlarına göre, bariatrik cerrahi endikasyonları şu şekildedir: 1) VKI˙≥40kg/m2VKİ \geq 40 kg/m^2 olması, 2) VKI˙≥35kg/m2VKİ \geq 35 kg/m^2 olup eşlik eden en az bir obezite ilişkili hastalığın (hipertansiyon, tip 2 diyabet, uyku apnesi vb.) olması. VKI˙VKİ değeri 30−35kg/m230-35 kg/m^2 arasında olan hastalarda ise cerrahi ancak 'metabolik cerrahi' kapsamında ve özellikle medikal tedavi ile kontrol altına alınamayan Tip 2 Diyabet varlığında düşünülür. Esansiyel hipertansiyonu olan ancak VKI˙VKİ değeri 32kg/m232 kg/m^2 olan bir hasta, standart bariatrik cerrahi kriterlerini karşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın VKİ değerini ve eşlik eden hastalıklarını değerlendir.
VKİ 32 kg/m² ve ek hastalık esansiyel hipertansiyon.
Bariatrik cerrahi endikasyonları VKİ eşikleri ve komorbidite varlığına göre belirlenir.
2
VKİ 30-35 kg/m² aralığındaki güncel cerrahi kriterlerini hatırla.
Bu aralıkta cerrahi genellikle sadece 'Metabolik Cerrahi' kapsamında ve özellikle kontrolsüz Tip 2 Diyabet varlığında önerilir.
Diyabet dışındaki hipertansiyon, hiperlipidemi veya uyku apnesi gibi durumlar için geleneksel sınır 35 kg/m²'dir.
3
Seçenekler arasında kriterleri karşılamayanı belirle.
VKİ 32 olan hipertansiyon hastası uygun aday değildir.
Hastanın VKİ değeri standart bariatrik cerrahi sınırı olan 35'in (komorbidite ile) veya 40'ın (komorbiditesiz) altındadır.

Anahtar Kavram

Bariatrik cerrahi endikasyonları için temel eşikler VKİ >= 40 (yalnız başına) veya VKİ 35-40 (eşlik eden hastalık varlığında) şeklindedir.
Soru 96Soru →

Regürjitasyon, halitozis (ağız kokusu) ve noktürnal öksürük şikayetleri ile başvuran bir hastada, Killian üçgeninden kaynaklandığı saptanan Zenker divertikülü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özofagus duvarının tüm katmanlarını içerdiği için anatomik olarak gerçek (true) divertikül sınıfında yer alır.

Cevap

Zenker divertikülünün özofagus duvarının tüm katmanlarını içerdiği ve gerçek bir divertikül olduğu ifadesi yanlıştır; çünkü bu divertikül muskularis propria tabakasını içermeyen bir psödodivertiküldür.
Zenker divertikülü, mukozanın farenks kas lifleri arasındaki bir açıklıktan (Killian üçgeni) dışarıya doğru fıtıklaşmasıdır. Bu fıtıklaşan kese muskularis tabakasını içermez, sadece mukoza ve submukozadan oluşur. Bu nedenle histopatolojik olarak gerçek bir divertikül değil, bir psödodivertikül (yalancı divertikül) olarak sınıflandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve anatomik bölgeyi değerlendir.
Halitozis ve regürjitasyon gibi semptomlar ile Killian üçgeni lokalizasyonu Zenker divertikülünü işaret eder.
Tanıyı netleştirmek için karakteristik anatomik noktayı ve kliniği eşleştirmek gerekir.
2
Divertikülün oluşum mekanizmasını (patofizyolojisini) incele.
Divertikülün pulsiyon (itilme) tipi bir mekanizma ile oluştuğu doğrulanır.
Mekanizmayı bilmek, divertikülün duvar yapısı hakkında bilgi verir.
3
Histolojik duvar yapısını ve divertikül sınıflandırmasını karşılaştır.
Zenker divertikülünün sadece mukoza ve submukozadan oluştuğu, muskularis tabakasını içermediği belirlenir.
Sadece mukoza ve submukoza içeren divertiküller 'yalancı' (psödodivertikül), tüm katmanları içerenler ise 'gerçek' divertikül olarak adlandırılır.
4
Seçeneklerdeki yanlış bilgiyi tespit et.
Divertikülün 'gerçek divertikül' olduğunu iddia eden ifade yanlıştır.
Tanımlanan anatomik ve histolojik özellikler psödodivertikül yapısı ile uyumludur.

Anahtar Kavram

Zenker divertikülü bir pulsiyon tipi psödodivertiküldür.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 97Soru →

5454 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır yemeklerden sonra belirginleşen göğüs kafesinde dolgunluk, nefes darlığı ve çarpıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar tetkikleri normal saptanıyor. Çekilen baryumlu üst gastrointestinal sistem grafisinde; gastroözofageal bileşkenin (GEB) diyafram seviyesinin üzerine çıktığı, buna ek olarak mide fundusunun da özofagusun yanında toraks içine doğru fıtıklaştığı izleniyor. Bu radyolojik bulgular ışığında, hastada saptanan hiatus hernisi tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip III (Miks tip) hiatus hernisi

Cevap

Miks tip (Tip III) hiatus hernisi, radyolojik olarak hem gastroözofageal bileşkenin diyafram üzerine çıktığı hem de mide fundusunun özofagus yanında toraksta yer aldığı durumdur.
Miks tip (Tip III) hiatus hernisi, hiatus hernileri içinde hem kayma tipi (sliding) hem de paraözofageal komponentin bir arada bulunduğu tiptir. Vakada belirtilen gastroözofageal bileşkenin diyafram üzerine çıkması 'kayma' komponentini, mide fundusunun özofagusun yanında fıtıklaşması ise 'paraözofageal' komponenti temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Gastroözofageal bileşkenin (GEB) pozisyonunu değerlendir.
GEB diyaframın üzerine çıkmıştır (Aksiyel/Kayma komponenti).
Tip I ve Tip III hernilerde GEB yukarı kayar.
2
Midenin (fundusun) özofagusla olan komşuluğunu değerlendir.
Mide fundusu özofagusun yanında toraks içindedir (Paraözofageal komponent).
Tip II ve Tip III hernilerde paraözofageal herni mevcuttur.
3
Bulguları birleştirerek sınıflandırmayı yap.
Hem GEB hem fundus toraksta olduğu için 'Miks Tip' (Tip III) tanısı konur.
Miks tip her iki herni mekanizmasını da içerir.

Anahtar Kavram

Hiatus hernilerinin anatomik sınıflandırması (Tip I-IV).

İpuçları

1
Gastroözofageal bileşkenin (GEB) fıtık kesesi içindeki konumuna dikkat edin.
2
Eğer GEB yukarıda ve mide de onun yanında fıtıklaşmışsa, bu durum iki farklı tipin karışımıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru →

4545 yaşında erkek hasta, 1010 yıldır devam eden gastroözofageal reflü şikayetleri nedeniyle günde iki kez 40 mg40\ mg proton pompası inhibitörü (PPI˙PPİ) kullanmaktadır. Son bir yıldır tedaviye rağmen retrosternal yanma şikayetlerinin geçmediğini belirtmektedir. Bir yıl önceki endoskopisinde "Grade B özofajit" saptanan hastanın, PPI˙PPİ tedavisi altında yapılan güncel tetkiklerinde şu bulgular elde edilmiştir:

* Üst GİS Endoskopisi: Normal özofagus mukozası, 2 cm2\ cm aksiyal hiatus hernisi.
* Özofageal Manometri: Normal alt özofagus sfinkteri (AO¨SAÖS) gevşemesi ve normal gövde peristaltizmi.
* **PPI˙PPİ Altında 2424 Saatlik pH-Empedans Monitörizasyonu:**
* Asit maruziyet süresi (AETAET): %0,6\%0,6 (Normal < %4\%4)
* Toplam reflü epizodu: 6262 (Normal < 4040)
* Semptom ilişkilendirme olasılığı (SAPSAP): %98\%98 (Non-asit reflü atakları ile ilişkili)
* Ortalama gece bazal empedans değeri (MNBIMNBI): 1650 Ω1650\ \Omega (Normal > 2292 Ω2292\ \Omega)

Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Laparoskopik antireflü cerrahisi uygulanması

Cevap

Laparoskopik antireflü cerrahisi uygulanması en uygun yönetimdir.
Hasta Lyon 2.0 kriterlerine göre 'kanıtlanmış GÖRH' (geçirilmiş Grade B özofajit) tanısına sahiptir. PPİ tedavisi altında asit maruziyeti (AET %0,6) kontrol edilmiş olsa da, toplam reflü sayısının artmış olması (62), semptomların non-asit reflü atakları ile %98 olasılıkla ilişkili çıkması ve düşük MNBI değeri, şikayetlerin 'asit dışı volüm reflüsü' kaynaklı olduğunu kanıtlar. Bu durumda asit baskılanmasını artırmak fayda sağlamaz; reflü içeriğinin özofagusa kaçışını fiziksel olarak engelleyecek olan antireflü cerrahisi (Nissen fundoplikasyonu) en uygun tedavi adımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın objektif reflü tanısı doğrulanır.
Grade B özofajit öyküsü, Lyon 2.0 kriterlerine göre 'kesin GÖRH' tanısı koydurur.
Refrakter reflü yönetiminde ilk adım tanının gerçekliğini (objektif kanıtını) teyit etmektir.
2
Tedavi altında (on-PPI) yapılan pH-empedans verileri analiz edilir.
Asit maruziyet süresi (%0,6) normal bulunmuş, ancak toplam reflü sayısı (62) artmış ve semptomlarla korelasyon (SAP %98) gösterilmiştir.
PPİ tedavisine rağmen devam eden şikayetlerin kaynağının 'non-asit volüm reflüsü' olduğu saptanır.
3
Mukozal bütünlük parametresi (MNBI) değerlendirilir.
Düşük MNBI değeri (1650 ohm), asit kontrolüne rağmen mukoza geçirgenliğinin/hasarının devam ettiğini doğrular.
Düşük MNBI, semptomların sadece aşırı duyarlılık değil, kronik reflü maruziyeti kaynaklı olduğunu destekler.
4
Cerrahi endikasyonu netleştirilir.
Mekanik reflüyü (volüm reflüsü) engelleyecek olan fundoplikasyon önerilir.
PPİ'nin asidi kestiği ancak içeriğin geri kaçışını (regürjitasyonu) engelleyemediği kanıtlanmış reflü vakalarında cerrahi başarı oranı yüksektir.

Anahtar Kavram

Lyon 2.0 Konsensüsü'ne göre kanıtlanmış GÖRH'de PPİ'ye dirençli non-asit reflü yönetimi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 99Soru →

1515 yıldır tipik gastroözofageal reflü semptomları (retrosternalretrosternal yanma ve asit regürjitasyonu) olan 5858 yaşındaki erkek hastanın şikayetleri proton pompası inhibitörü (PPİ) tedavisi ile kısmi olarak kontrol altına alınabilmektedir. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde distal özofagusta proksimale doğru 44 cmcm uzanan kadifemsi kırmızı (somon pembesi) mukoza adacıkları saptanıyor. Bu bölgeden alınan biyopsilerin histopatolojik incelemesinde "yüksek dereceli displazi" (high−gradehigh-grade dysplasiadysplasia) raporlanıyor. Endoskopik ultrasonografide (EUS) submukozal invazyon veya lenf nodu tutulumu saptanmıyor. Bu hasta için günümüzde önerilen en uygun yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endoskopik mukozal rezeksiyon (EMR) ve ardından radyofrekans ablasyon (RFA)

Cevap

Yüksek dereceli displazi saptanan Barrett özofagusu vakalarında, görünür lezyonlar için endoskopik mukozal rezeksiyon ve kalan Barrett segmenti için radyofrekans ablasyon günümüzdeki en uygun yönetim stratejisidir.
Güncel klinik uygulama kılavuzlarına göre, invaziv kanser bulgusu olmayan yüksek dereceli displazili Barrett özofagusu hastalarında, endoskopik mukozal rezeksiyon (EMR) ve radyofrekans ablasyon (RFA) kombinasyonundan oluşan endoskopik eradikasyon tedavisi ilk tercih edilmelidir. Bu yöntem, özofajektomiye göre daha düşük morbidite ile benzer onkolojik sonuçlar sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Patolojiyi tanımla
Uzun süreli reflü zemininde Barrett özofagusu ve yüksek dereceli displazi (HGD) gelişmiş.
Tedavi planı, displazinin derecesine ve invazyon varlığına göre belirlenir.
2
Kanser riskini değerlendir
HGD, Barrett hastalarında adenokarsinom gelişiminden önceki son evredir ve müdahale gerektirir.
HGD saptanan hastaların takibinde gizli kanser odağı bulunma veya kansere ilerleme riski yüksektir.
3
Tedavi yöntemlerini karşılaştır
Anti-reflü cerrahisi (Nissen) sadece reflüyü durdurur, displaziyi tedavi etmez. Özofajektomi ise yüksek komplikasyon riskine sahiptir.
Endoskopik eradikasyon tedavileri (EET), cerrahiye benzer kür oranları sağlarken çok daha düşük morbidite sunar.
4
Güncel algoritmayı uygula
EMR ile patolojik evreleme netleştirilir ve ardından RFA ile tüm riskli epitel temizlenir.
EMR/RFA kombinasyonu HGD yönetiminde güncel rehberlerde (SAGES, ACG, ASGE) ilk seçenek olarak önerilmektedir.

Anahtar Kavram

Barrett özofagusunda displazi yönetimi ve endoskopik eradikasyon tedavilerinin (EMR/RFA) yeri.

Daha Fazla Pratik

Barrett özofagusunda endoskopik ablasyon sonrası nüksleri önlemek için mutlaka etkin bir anti-reflü kontrolü (medikal veya cerrahi) sağlanmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 100Soru →

Zenker divertikülü tanısı alan bir hastada, divertikül oluşumuna neden olan yüksek intraluminal basıncı ortadan kaldırmak ve nüksü önlemek amacıyla cerrahide uygulanması gereken temel işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Krikofaringeal miyotomi

Cevap

Zenker divertikülünün cerrahi tedavisinde, altta yatan basınç artışını gidermek için krikofaringeal miyotomi uygulanmalıdır.
Zenker divertikülü, faringoozofageal bölgedeki krikofaringeal kasın hipertonisitesi veya gevşeme kusuru sonucu oluşan bir pulsiyon divertikülüdür. Bu nedenle cerrahi tedavide divertikülün büyüklüğüne göre yapılan divertikülektomi veya divertikülopeksi işlemlerine mutlaka krikofaringeal miyotomi eşlik etmelidir; aksi takdirde nüks kaçınılmazdır.

Adım Adım Çözüm

1
Divertikülün tipini belirle.
Zenker divertikülü bir pulsiyon (psödo) divertikülüdür.
Tedavi stratejisi divertikülün oluşum mekanizmasına göre belirlenir.
2
Patofizyolojik odağı tanımla.
Üst özofagus sfinkterini oluşturan krikofaringeal kasta yüksek basınç mevcuttur.
Divertikül, bu kasın üzerindeki zayıf bölgeden (Killian üçgeni) dışarı doğru fıtıklaşır.
3
Basıncı düşürecek cerrahi işlemi seç.
Krikofaringeal miyotomi yapılması gerekir.
Sadece divertikülün çıkarılması (divertikülektomi) altta yatan basınç sorununu çözmez ve nükse neden olur.

Anahtar Kavram

Zenker divertikülü tedavisinde krikofaringeal miyotomi, patofizyolojik neden olan yüksek basıncı gidermek için zorunludur.

Daha Fazla Pratik

Zenker divertikülünün anatomik sınırlarını (Killian üçgeni) ve kesin tanı yöntemini (Baryumlu özofagus grafisi) tekrar etmeniz önerilir.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 5 / 19Sonraki
Özofagus ve Mide Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 5 | Examkin