Zoonotik Enfeksiyonlar

41 soru

Soru 1Soru →

Ormanlık bir alanda kamp yaptıktan yaklaşık 1010 gün sonra ateş, halsizlik ve kas ağrısı şikayetleri başlayan 2828 yaşındaki kadın hastanın fizik muayenesinde; diz arkasında (popliteal bölge) merkezinde soluklaşma olan, çevreye doğru halka şeklinde genişleyen yaklaşık 1010 cm çapında ağrısız, eritematöz bir lezyon saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lyme hastalığı

Cevap

Eritema migrans bulgusu ve uygun maruziyet öyküsü nedeniyle en olası tanı Lyme hastalığıdır.
Lyme hastalığı, Ixodes cinsi kenelerle bulaşan Borrelia burgdorferi enfeksiyonudur. Hastalığın erken lokalize evresinde (evre 1), ısırık bölgesinde merkezden çevreye doğru genişleyen, orta kısmı soluklaşarak 'hedef tahtası' veya 'öküz gözü' görünümü alan ağrısız döküntü (eritema kronikum migrans) görülür. Bu bulgu tanı için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik maruziyet öyküsünü ve semptomlarını değerlendir.
Ormanlık alan maruziyeti (kene teması riski), ateş ve halsizlik gibi non-spesifik viral benzeri semptomlar saptandı.
Zoonotik hastalıklarda epidemiyolojik öykü tanıya giden ilk adımdır.
2
Fizik muayenedeki deri lezyonunu karakterize et.
Diz arkasında halka şeklinde genişleyen, merkezi soluk 'öküz gözü' (target lesion) görünümlü eritem saptandı.
Bu lezyon (Eritema kronikum migrans), Lyme hastalığı için patognomoniktir.
3
Olası tanıları karşılaştırarak ayırıcı tanı yap.
Diğer kene kaynaklı veya zoonotik hastalıklar (KKKA, Tularemi vb.) bu spesifik döküntü paternini oluşturmaz.
Hastalığın erken evre tanısı tipik klinik bulguya dayanır.

Anahtar Kavram

Eritema kronikum migrans (Lyme hastalığı)
Tahmini Süre:45s
Soru 2Soru →

4848 yaşında erkek hasta, evinde beslediği kuşların temizliğiyle uğraştıktan yaklaşık 22 hafta sonra başlayan 39∘C39^\circ\text{C} ateş, şiddetli baş ağrısı, kuru öksürük ve yaygın kas ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 72/dak72/\text{dak} olarak ölçülüyor; batın muayenesinde splenomegali saptanıyor ve gövdesinde "Horder lekeleri" olarak adlandırılan soluk pembe renkli maküler döküntüler gözleniyor. Akciğer grafisinde bilateral yama tarzında infiltrasyonlar izlenen bu hastada tanıda en olası etken hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Chlamydia psittaci

Cevap

Chlamydia psittaci
Vakada sunulan kuş teması, atipik pnömoni tablosu, akciğer grafisindeki bilateral infiltratlar, sistemik bulgulardan splenomegali, nabız-ateş uyumsuzluğu (rölatif bradikardi) ve özellikle gövdedeki pembe maküler döküntüler (Horder lekeleri) tipik olarak Chlamydia psittaci enfeksiyonunu işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın maruziyet öyküsü ve klinik semptomlarını değerlendir.
Kuş teması öyküsü varlığı, yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve kuru öksürük atipik pnömoni düşündürür.
Psittakoz, enfekte kuşların (papağan, güvercin vb.) dışkı veya tüylerinin inhalasyonu ile bulaşır.
2
Fizik muayene bulgularındaki spesifik ipuçlarını analiz et.
Rölatif bradikardi, splenomegali ve Horder lekeleri saptandı.
Pnömoni tablosuna splenomegalinin eşlik etmesi sınırlı sayıda etkende (Psittakoz, Q ateşi, Tularemi) görülür. Horder lekeleri ise Psittakoz için karakteristik bir bulgudur.
3
Ayırıcı tanı yaparak en olası etkeni belirle.
Klinik ve epidemiyolojik veriler ışığında en olası tanı Chlamydia psittaci enfeksiyonudur.
Diğer zoonozlarda (Q ateşi, Tularemi) kuş teması ve Horder lekeleri kombinasyonu beklenmez.

Anahtar Kavram

Psittakoz (Papağan Ateşi), atipik pnömoni bulgularına ek olarak splenomegali, rölatif bradikardi ve Horder lekeleri ile karakterize olan, kuş kaynaklı bir zoonozdur.
Soru 3Soru →

5252 yaşında erkek hasta, 22 aydır devam eden subfebril ateş, halsizlik ve 6 kg6\text{ kg} zayıflama şikayetleri ile başvuruyor. Özgeçmişinde 33 yıl önce biyoprotez aort kapak replasmanı yapıldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde aort odağında yeni duyulan 2/62/6 şiddetinde diyastolik üfürüm ve splenomegali saptanıyor. Hastanede yatırılarak alınan 33 set kan kültüründe 10.10. günde henüz üreme saptanmıyor. Hastanın kırsal alanda yaşadığı ve çiğ süt tüketimi öyküsü olduğu biliniyor.

Bu hastada en olası tanıyı doğrulamak için beklenen serolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faz 11 IgGIgG titresi ≥1:1024\geq 1:1024 ve Faz 1>1 > Faz 22 olması

Cevap

Kronik Q ateşi endokarditini doğrulamak için Faz 11 IgGIgG titresinin ≥1:1024\geq 1:1024 olması ve Faz 11 titresinin Faz 22 titresinden yüksek bulunması gerekir.
Hastanın klinik tablosu (protez kapak, subakut seyir, splenomegali, üreme olmayan kan kültürleri) kültür negatif endokarditin en önemli nedenlerinden biri olan kronik Q ateşini (Coxiella burnetii) düşündürmektedir. Kronik Q ateşi endokarditinde Faz 11 IgGIgG antikorları belirgin derecede yükselir (genellikle ≥1:1024\geq 1:1024) ve Faz 22 IgGIgG düzeylerini aşar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analizi
Protez kapaklı hastada uzun süreli ateş ve kültür negatifliği (kültür negatif endokardit).
Zoonotik maruziyet (çiğ süt) ve endokardit bulguları en çok Coxiella burnetii enfeksiyonunu düşündürür.
2
Akut ve kronik Q ateşi ayrımı
Hastalığın 22 aydır sürmesi ve kapak tutulumu kronik formu işaret eder.
Akut Q ateşi genellikle kendini sınırlayan grip benzeri bir tablo veya pnömoni ile seyrederken, kronik form en sık endokardit olarak karşımıza çıkar.
3
Serolojik profilin belirlenmesi
Kronik formda Faz 11 antikorları baskındır.
Coxiella burnetii faz varyasyonu gösterir. Akut enfeksiyonda Faz 22 antikorları yükselirken, kronik enfeksiyonda Faz 11 antikorları tanısal eşiği (≥1:1024\geq 1:1024) geçer.

Anahtar Kavram

Kronik Q Ateşi (Coxiella burnetii) endokarditinde serolojik tanı kriteri: Faz 11 IgG≥1:1024IgG \geq 1:1024.
Soru 4Soru →

6262 yaşında erkek hasta; son 22 aydır devam eden subfebril ateş, gece terlemesi ve halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde 33 yıl önce biyoprotez aort kapak replasmanı öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde; aortik odak üzerinde 3/63/6 şiddetinde yeni duyulan üfürüm ve splenomegali saptanıyor. Hastadan farklı zamanlarda alınan 33 set kan kültüründe üreme saptanmıyor. Transözofageal ekokardiyografide (TEETEE) protez kapak üzerinde 1,21,2 cm'lik mobil vejetasyon izleniyor. Yapılan serolojik incelemede *Coxiella burnetii* Faz I IgG titresi 1:20481:2048, Faz II IgG titresi 1:5121:512 olarak raporlanıyor. Bu hasta için en uygun tedavi protokolü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doksisiklin + Hidroksiklorokin (18−2418-24 ay)

Cevap

Doksisiklin ve hidroksiklorokin kombinasyonunun 18−2418-24 ay süreyle kullanılması
Hastanın klinik bulguları ve serolojik sonuçları (Faz I IgG >1:800> 1:800) kronik Q ateşi endokarditi ile uyumludur. Bu tabloda doksisiklinin asidik fagozom ortamında etkisinin azalması nedeniyle, ortam pH'ını yükselten hidroksiklorokin ile kombine edilmesi zorunludur. Protez kapak enfeksiyonlarında tedavi süresi genellikle 2424 ay (veya seroloji negatifleşene kadar) olarak önerilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Protez kapak öyküsü, splenomegali ve vejetasyon varlığı 'Kültür Negatif Endokardit' tablosunu düşündürür.
Q ateşi, kültür negatif endokarditlerin en sık nedenlerinden biridir.
2
Serolojik verileri yorumla
Faz I IgG titresinin (1:20481:2048), Faz II'den (1:5121:512) yüksek olması ve 1:8001:800 eşiğinin üzerinde olması 'Kronik Q Ateşi' tanısını doğrular.
Akut enfeksiyonda Faz II antikorları, kronik enfeksiyonda ise Faz I antikorları hakimdir.
3
Güncel tedavi kılavuzlarını uygula
Kronik Q ateşi endokarditinde doksisikline eklenen hidroksiklorokin, fagozom pH'ını artırarak doksisiklinin bakterisidal etki göstermesini sağlar.
Protez kapak varlığında tedavi süresi en az 2424 aya kadar uzatılmalıdır.

Anahtar Kavram

Kronik Q Ateşi Endokarditi Tanı Kriterleri ve Tedavi Protokolü
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 5Soru →

3838 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 aydır devam eden, öğleden sonraları belirginleşen ateş, gece terlemesi ve bel ağrısı yakınmasıyla polikliniğe başvuruyor. Öyküsünden hayvancılıkla uğraştığı ve taze süt ürünleri tükettiği öğreniliyor. Fizik muayenede ateş 38,238,2 ∘^\circ C, karaciğer kosta kenarında 22 cmcm, dalak ise 33 cmcm palpabl saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökopeni ve relatif lenfositoz saptanıyor. Bu hastada ön tanıyı kesinleştirmek için kullanılan altın standart tanı yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kan veya kemik iliği kültürü

Cevap

Bruselloz tanısında altın standart yöntem, etkenin kan, kemik iliği veya doku örneklerinden kültüre edilmesidir.
Hastanın kliniği (dalgalı ateş, terleme, organomegali) ve maruziyet öyküsü tipik Bruselloz tablosudur. Bruselloz tanısında serolojik testler (Wright, Rose Bengal) pratik ve yaygın olsa da, mikrobiyolojik olarak tanıyı kesinleştiren altın standart yöntem kan veya kemik iliği kültüründe BrucellaBrucella türlerinin üretilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve öyküyü değerlendir.
Uzun süren ateş, gece terlemesi, hepatosplenomegali ve taze süt ürünü tüketimi Bruselloz (Bruselloz) tanısını düşündürür.
Bruselloz, Türkiye gibi endemik bölgelerde zoonotik enfeksiyonlar arasında öncelikli ayırıcı tanıdır.
2
Tanı basamaklarını belirle.
Tarama için Rose Bengal, doğrulama için Wright testi yapılır ancak kesin tanı kültürdür.
Mikrobiyolojik tanıda etkenin üretilmesi en özgül yöntemdir.

Anahtar Kavram

Brusellozda kesin tanı (altın standart) etkenin kültürde gösterilmesidir.
Soru 6Soru →

3232 yaşında, pirinç tarlasında çalışan erkek hasta; ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, fotofobi ve özellikle baldır kaslarında belirgin hassasiyet şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinden son bir hafta içinde tarlada çıplak ayakla ve su içerisinde çalıştığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde vücut ısısı 39.2∘C39.2^\circ\text{C}, genel durumu orta, ikterik görünüm ve her iki gözde konjonktival süfüzyon (kanlanma) saptanıyor.

Laboratuvar bulguları şu şekildedir:

ParametreDeğerReferans
Lökosit14.500/mm314.500\text{/mm}^34.000−10.0004.000 - 10.000
Trombosit92.000/mm392.000\text{/mm}^3150.000−450.000150.000 - 450.000
Total Bilirubin8.5 mg/dL8.5\text{ mg/dL}0.2−1.20.2 - 1.2
Kreatinin3.1 mg/dL3.1\text{ mg/dL}0.7−1.30.7 - 1.3
AST / ALT95/88 U/L95 / 88\text{ U/L}5−405 - 40

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Leptospiroz (Weil hastalığı)

Cevap

Leptospiroz (Weil hastalığı)
Leptospirozun ağır formu olan Weil hastalığında ateş, şiddetli kas ağrısı (baldır), sarılık, konjonktival süfüzyon ve akut böbrek yetmezliği görülür. Hastanın pirinç tarlasında çıplak ayakla çalışma öyküsü, kemirgen idrarı ile kontamine su temasını destekleyen klasik bir maruziyet hikayesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarının analizi
Hastanın çıplak ayakla pirinç tarlasında (su/çamur) çalışma öyküsü, kemirgen idrarıyla kontamine su temasına bağlı leptospiroz şüphesini doğurur.
Leptospira bakterileri kontamine su ve toprak yoluyla derideki çatlaklardan bulaşır.
2
Patognomonik bulgunun saptanması
Fizik muayenede görülen 'konjonktival süfüzyon' (eksüdasız kanlanma), leptospiroz için oldukça spesifik bir bulgudur.
Bu bulgu, hastalığın ilk fazında (leptospiremik faz) yaygın vaskülit ve kapiller hasardır.
3
Weil Sendromu triadının doğrulanması
Hastada sarılık (ikter), akut böbrek yetmezliği (kreatinin yüksekliği) ve trombositopeni/kanama eğilimi birlikteliği Weil hastalığını tanımlar.
Weil hastalığı, leptospirozun en ağır seyreden, multisistem tutulumlu formudur.

Anahtar Kavram

Weil hastalığı (Leptospiroz); konjonktival süfüzyon, sarılık ve böbrek yetmezliği triadı ile karakterize ağır zoonotik bir enfeksiyondur.

Alternatif Yöntem

Leptospiroz tanısında altın standart yöntem 'Mikroskopik Aglütinasyon Testi' (MAT) olarak bilinir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 7Soru →

19 yaşında kadın hasta, sağ koltuk altında yaklaşık 3 haftadır devam eden şişlik ve hassasiyet şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ aksillada 3×23 \times 2 cm boyutlarında, ağrılı ve mobil lenfadenopati (LAP) saptanıyor. Sağ ön kolda ise yaklaşık bir ay önce oluştuğu öğrenilen ve iyileşmeye yüz tutmuş küçük bir papül dikkati çekiyor. Hastanın öyküsünden bir ay önce sokakta bulduğu bir kedi yavrusuyla oynadığı ve kolundan tırmalandığı öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kedi tırmığı hastalığı

Cevap

Kedi tırmığı hastalığı
Kedi tırmığı hastalığı (Bartonella henselae), özellikle çocuklarda ve genç erişkinlerde bölgesel lenfadenopatinin en sık nedenlerinden biridir. Tipik olarak kedi tırmalaması veya ısırmasından 1-3 hafta sonra, drenaj bölgesindeki lenf nodlarında şişme görülür. İnokülasyon bölgesinde (tırmığın olduğu yerde) küçük, ağrısız bir papülün varlığı tanıyı güçlü bir şekilde destekleyen karakteristik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Bölgesel (aksiller) lenfadenopati, inokülasyon bölgesinde (ön kol) papül ve kedi tırmığı öyküsü saptandı.
Hastalığın başlangıç noktası ve yayılım paternini belirlemek için gereklidir.
2
Zaman çizelgesini değerlendir
Maruziyetten yaklaşık 1 ay sonra gelişen subakut bir tablo olduğu görüldü.
Akut enfeksiyonları (Pasteurella gibi) subakut tablolardan (Bartonella gibi) ayırmak için kritiktir.
3
Ayırıcı tanı yap
Tularemi, toksoplazmoz ve bruselloz gibi diğer zoonozlar maruziyet şekli ve klinik seyir açısından dışlandı.
Doğru etkeni belirlemek için benzer semptomlu hastalıkların elenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Bartonella henselae (Kedi Tırmığı Hastalığı) klinik sunumu
Soru 8Soru →

5454 yaşında besicilikle uğraşan erkek hasta; 33 hafta önce başlayan bel ağrısı, halsizlik ve geceleri artan terleme şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Öyküsünden 77 ay önce bruselloz tanısı aldığı ve 66 hafta süreyle doksisiklin + rifampisin tedavisi kullandığı, tedavi sonrası şikayetlerinin geçtiği öğreniliyor. Fizik muayenede L4L_4 vertebra üzerinde palpasyonla hassasiyet saptanıyor; nörolojik muayene doğal. Laboratuvarında; lökosit: 6.200/mm36.200/\text{mm}^3, sedimentasyon: 58 mm/saat58\text{ mm/saat}, CRP: 34 mg/L34\text{ mg/L} saptanıyor. Çekilen lomber MRG'de L4−L5L_4-L_5 mesafesinde spondilodiskit ile uyumlu görünüm izleniyor. Yapılan Standart Tüp Aglütinasyon (Wright) testi 1/401/40 titrasyonda negatif saptanıyor.

Bu hastada bruselloz nüksü veya kronik bruselloz tanısını serolojik olarak kesinleştirmek için öncelikle yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Coombs (anti-human globulin) aglütinasyon testi

Cevap

Kronik veya nüks brusellozda blokan antikorları saptamak için Coombs aglütinasyon testi yapılmalıdır.
Brusellozun kronik evresinde veya nükslerinde, özellikle spondilodiskit gibi fokal tutulumlarda, hastada aglütinasyon oluşturmayan 'blokan' antikorlar (eksik antikorlar) baskın hale gelebilir. Bu durumda Standart Tüp Aglütinasyon (STA/Wright) testi negatif veya çok düşük titreli sonuç verir. Coombs reaktifi (anti-human globulin) kullanılarak yapılan test, bu antikorların varlığını ortaya çıkararak tanının serolojik olarak kesinleşmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir (nüks riski)
Hastanın hayvancılık öyküsü, eski brusella tanısı ve vertebral tutulumu (spondilodiskit) nüks brusellozu kuvvetle düşündürmektedir.
Brusellozda tedavi sonrası ilk 6−126-12 ay içinde nüksler sık görülür ve sıklıkla fokal tutulumla seyreder.
2
Serolojik testi yorumla (STA negatifliği)
Standart tüp aglütinasyon (STA) testinin negatif olması tanıyı dışlamaz; kronik/nüks vakalarda blokan antikorlar (non-aglütinan IgG veya IgA) aglütinasyonu engelleyebilir.
Bu antikorlar antijene bağlanır ancak görünür bir çökelme (aglütinasyon) oluşturmazlar.
3
Uygun tanısal yöntemi seç
Anti-insan globulin (Coombs) reaktifi eklenerek yapılan test, bu blokan antikorlar arasında köprü kurarak aglütinasyonun gerçekleşmesini sağlar.
Coombs aglütinasyon testi, STA'nın yetersiz kaldığı kronik ve fokal tutulumlu bruselloz vakalarında duyarlılığı belirgin şekilde artırır.

Anahtar Kavram

Brusellozda Blokan Antikor Fenomeni ve Coombs Testi

Daha Fazla Pratik

Brusella spondilodiskitinde tedavi sürelerini ve nörobrusellozda BOS bulgularını (lenfositik pleositoz, düşük glukoz) gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Günümüzde Coombs aglütinasyon testi yerine daha hızlı ve pratik bir yöntem olan 'Brucella Capt' (immunocapture aglütinasyon) testi de blokan antikorları saptamak için yaygın olarak kullanılmaktadır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 9Soru →

2828 yaşında erkek hasta, bir haftadır devam eden ateş, boğaz ağrısı ve boyunda şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 39∘C39^\circ C, orofarenkste eksüdatif tonsillit ve tek taraflı belirgin, ağrılı servikal lenfadenopati saptanıyor. Hastanın öyküsünden kırsal bölgede yaşadığı ve kontrolsüz kaynak suyu içtiği, dış merkezde başlanan amoksisilin-klavulanat tedavisine yanıt vermediği öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orofarengiyal tularemi

Cevap

Orofarengiyal tularemi
Servikal lenfadenopati ve eksüdatif tonsillit ile seyreden, beta-laktam antibiyotiklere yanıt vermeyen ve kontamine su tüketimi öyküsü olan olgularda öncelikle orofarengiyal tularemi düşünülmelidir. Francisella tularensis tarafından oluşturulan bu tablo, ülkemizde özellikle kontrolsüz su kaynaklarının tüketildiği bölgelerde sıkça görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ateş, eksüdatif tonsillit ve belirgin ağrılı servikal lenfadenopati (LAP) saptanmıştır.
Hastalığın başlangıç semptomlarını ve tutulum yerini belirlemek için gereklidir.
2
Tedavi yanıtının analizi
Beta-laktam grubu antibiyotiğe (amoksisilin-klavulanat) yanıt alınamamıştır.
Tipik bakteriyel tonsillitlerin (örneğin Grup A Streptokok) dışlanması için kritiktir.
3
Epidemiyolojik verilerin birleştirilmesi
Kontrolsüz kaynak suyu tüketimi, Francisella tularensis bulaşı için önemli bir risk faktörüdür.
Zoonotik enfeksiyonlarda maruziyet öyküsü tanıda anahtar rol oynar.
4
Ayırıcı tanı ve kesinleşme
Su kaynaklı bulaş ve orofarengiyal tutulum birlikteliği tularemi tanısını doğrular.
Klinik ve epidemiyolojik verilerin kesişim kümesinde yer alan tek tanı tularemidir.

Anahtar Kavram

Tularemi (Orofarengiyal Form)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 10Soru →

4242 yaşında erkek hasta; 11 haftadır süregelen, titreme ile yükselen ateş (39,8∘C39,8^\circ C), uykusuz bırakan şiddetli frontal baş ağrısı ve hafif fotofobi şikayetleriyle başvuruyor. Özgeçmişinde hobi olarak egzotik kuş yetiştiriciliği yaptığı öğrenilen hastanın fizik muayenesinde; nabız 72/dakika72/\text{dakika}, kan basıncı 110/70 mmHg110/70 \text{ mmHg} ve solunum sayısı 22/dakika22/\text{dakika} saptanıyor. Abdominal muayenede kot kavsini 3 cm3 \text{ cm} geçen splenomegali mevcuttur. Gövde ve ekstremite proksimalinde basmakla solan, birkaç adet soluk pembe renkli maküler döküntü (Horder lekeleri) izleniyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral bazallerde raller duyuluyor. Laboratuvarında AST:84 U/LAST: 84 \text{ U/L}, ALT:72 U/LALT: 72 \text{ U/L}, lökosit 6.400/mm36.400/mm^3 ve CRP:112 mg/LCRP: 112 \text{ mg/L} saptanıyor. Akciğer grafisinde bilateral hiler dolgunluk ve alt zonlarda yama tarzında infiltrasyonlar izleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psittakoz

Cevap

Psittakoz (Papağan ateşi)
Psittakoz (Chlamydia psittaci), enfekte kuşların sekresyonlarının inhalasyonu ile bulaşan zoonotik bir enfeksiyondur. Klinik olarak yüksek ateş ve şiddetli baş ağrısı ile başlayan atipik pnömoni tablosuna; relatif bradikardi (Faget belirtisi), splenomegali ve gövdede görülen Horder lekeleri (soluk pembe maküler döküntü) eşlik eder. Hastanın kuş yetiştiriciliği öyküsü ve laboratuvarındaki hafif transaminaz yüksekliği ile normal lökosit sayısı bu tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada ateş, şiddetli baş ağrısı ve kuru öksürük ile seyreden atipik pnömoni tablosu mevcuttur.
Tanısal süreci başlatmak için ana sendromu belirlemek gerekir.
2
Spesifik fizik muayene bulgularını değerlendir
Yüksek ateşe rağmen nabzın düşük olması (relatif bradikardi/Faget belirtisi), splenomegali ve Horder lekeleri (soluk pembe maküller) saptanmıştır.
Bu bulgular atipik pnömoni etkenleri arasında ayırıcı tanı yapmamızı sağlar.
3
Epidemiyolojik maruziyet öyküsü ile birleştir
Hastanın egzotik kuş yetiştiriciliği öyküsü, Chlamydia psittaci (Psittakoz) tanısını kuvvetle destekler.
Zoonotik enfeksiyonlarda maruziyet tipi en önemli tanı kriterlerinden biridir.
4
Tanıyı sonuçlandır
Klinik, fizik muayene ve maruziyet bulguları birleştiğinde en olası tanı Psittakoz'dur.
Psittakoz, 'atypical pneumonia plus' (pnömoni + splenomegali + döküntü + bradikardi) tablosunun klasik bir örneğidir.

Anahtar Kavram

Psittakoz (Chlamydia psittaci), kuşlarla temas sonrası gelişen, atipik pnömoni bulgularına splenomegali, relatif bradikardi (Faget belirtisi) ve Horder lekelerinin eşlik ettiği sistemik bir zoonozdur.
Soru 11Soru →

Bolu’nun bir köyünde yaşayan 2828 yaşında kadın hasta; ateş, boğaz ağrısı ve boynunun sağ tarafında hızla büyüyen ağrılı bir şişlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ tonsil üzerinde ülsere psödomembran ve sağ servikal bölgede 6×46 \times 4 cm çapında, oldukça hassas, fluktuasyon veren lenfadenopati (LAP) saptanıyor. Hastanın 55 gündür kullandığı amoksisilin-klavulanat ve seftriakson tedavisine rağmen ateşinin düşmediği ve LAP boyutunun arttığı gözleniyor. Bu hasta için en olası etken ve tanısal süreçlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etken *Francisella tularensis* olup; üretilmesi için sisteinle zenginleştirilmiş besiyerleri gereklidir ve laboratuvar çalışanları için ciddi aerosol bulaş riski (BSL−3BSL-3) taşır.

Cevap

En olası etken *Francisella tularensis*'tir; kültürde üretilmesi için sisteinle zenginleştirilmiş besiyerleri (BCYE gibi) gereklidir ve laboratuvar bulaş riski nedeniyle biyogüvenlik düzeyi 33 önlemleri alınmalıdır.
Vakada tanımlanan penisiline yanıtsız eksüdatif tonsillit ve masif servikal lenfadenit tablosu, Türkiye'de (özellikle Marmara ve Batı Karadeniz'de) su kaynaklı salgınlar yapan orofarengeal tularemi için tipiktir. *Francisella tularensis* üretilmesi oldukça zor bir bakteri olup gelişmek için sistein (veya tiyoglikolat) içeren özel besiyerlerine (BCYE, sistein-glukoz-kanlı agar) ihtiyaç duyar. Ayrıca laboratuvar personeline aerosol yoluyla bulaşma riski çok yüksek olduğu için örneklerin mutlaka biyogüvenlik düzeyi 33 (BSL−3BSL-3) laboratuvarlarda çalışılması ve personelin önceden uyarılması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Endemik bölge (Bolu), penisilin ve seftriaksona dirençli membranöz tonsillit ve masif süpüratif LAP saptandı.
Bu bulgular tipik orofarengeal tularemi sunumudur.
2
Etiyolojik etkeni belirle
Etkenin *Francisella tularensis* olduğu sonucuna varıldı.
Zoonotik ajanlar arasında orofarengeal formu ve beta-laktam direncini en iyi açıklayan etkendir.
3
Laboratuvar gereksinimlerini doğrula
Sisteinli besiyeri gereksinimi ve BSL−3BSL-3 düzeyi güvenlik önlemleri gereklidir.
Etken zorunlu sistein gereksinimi duyan ve laboratuvar ortamında kolayca aerosolize olup bulaşabilen (biyoterör ajanı) bir bakteridir.

Anahtar Kavram

Orofarengeal Tularemi ve Laboratuvar Tanı Prensipleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru →

4545 yaşında erkek hasta, 1010 gündür devam eden yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve kuru öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinden bir çiftlikte hayvancılıkla uğraştığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde karaciğer kosta kenarını 22 cm geçiyor, diğer sistem muayeneleri doğal saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; AST: 110110 U/L, ALT: 125125 U/L saptanırken, lökosit sayısı ve formülü normal sınırlarda bulunuyor. Akciğer grafisinde her iki alt lobda yama tarzında infiltrasyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Q Ateşi

Cevap

Q Ateşi, hayvancılıkla uğraşanlarda görülen, atipik pnömoni ve hepatit birlikteliği ile karakterize bir zoonotik enfeksiyondur.
Q ateşi, *Coxiella burnetii*'nin neden olduğu sistemik bir enfeksiyondur. Akut enfeksiyon genellikle influenza benzeri bir tabloyla başlar. En karakteristik iki klinik prezentasyonu atipik pnömoni ve hepatittir. Soruda verilen hayvancılık öyküsü, kuru öksürük (atipik pnömoni bulgusu) ve transaminaz yüksekliği (hepatit bulgusu) bu tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın maruziyet öyküsünü değerlendir.
Çiftlik ve hayvancılık öyküsü zoonotik hastalıkları (Brusella, Q ateşi, Şarbon vb.) akla getirir.
Zoonotik enfeksiyonlarda spesifik hayvan teması tanıya giden en önemli ipucudur.
2
Klinik ve laboratuvar bulgularını sentezle.
Ateş, şiddetli baş ağrısı, akciğerde infiltrasyon (atipik pnömoni) ve yükselmiş transaminazlar (hepatit) saptandı.
Farklı organ sistemlerinin (akciğer ve karaciğer) birlikte tutulması ayırıcı tanıyı daraltır.
3
Zoonozlar arasında ayırıcı tanı yap.
Atipik pnömoni + Hepatit tablosu en çok Q ateşi (Coxiella burnetii) ile uyumludur.
Q ateşi, akut fazında bu iki sistemik bulgunun en sık birlikte görüldüğü zoonozdur.

Anahtar Kavram

Q Ateşi (Coxiella burnetii) Kliniği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru →

Zonguldak'ın kırsal kesiminde ormancılıkla uğraşan 3434 yaşında erkek hasta; 33 gündür devam eden ani başlangıçlı yüksek ateş, titreme, şiddetli retroorbital baş ağrısı, geçici görme bulanıklığı ve özellikle bel bölgesinde (kostovertebral açı hassasiyeti ile birlikte) yoğunlaşan şiddetli ağrı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde yüzde ve boyunda güneş yanığına benzer kızarıklık (flushing), konjonktivalarda yaygın enjeksiyon ve hemoraji, yumuşak damakta peteşiler saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 17,817,8 g/dL, lökosit 15.200/mm315.200/mm^3, trombosit 32.000/mm332.000/mm^3, üre 9292 mg/dL, kreatinin 2,82,8 mg/dL ve idrar analizinde 4+4+ proteinüri ile mikroskobik hematüri izleniyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hantavirüs enfeksiyonu (Böbrek sendromlu kanamalı ateş)

Cevap

Klinik ve laboratuvar bulguları (flushing, konjonktival hemoraji, geçici miyopi, akut böbrek hasarı, proteinüri ve hemokonsantrasyon) Batı Karadeniz bölgesi endemikliği ile birleştiğinde en olası tanı Hantavirüs enfeksiyonudur.
Doğru yanıt olan Hantavirüs enfeksiyonu, soruda verilen tüm spesifik ipuçlarını karşılar: Zonguldak bölgesi endemikliği, 'flushing' (yüzde güneş yanığı görünümü), geçici görme bulanıklığı (silyar cisim ödemine bağlı miyopi), hemokonsantrasyon (vasküler kaçış fazı) ve ağır proteinüri ile seyreden böbrek yetmezliği tablosu HFRS için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını analiz et.
Ateş, şiddetli bel ağrısı, yüzde kızarıklık (flushing) ve konjonktival hemoraji saptandı.
Bu bulgular vasküler sızıntı ve kapiller hasardaki artışı gösterir.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir.
Trombositopeni, yüksek hemoglobin (17,817,8 g/dL) ve proteinürili akut böbrek hasarı saptandı.
Yüksek hemoglobin, vasküler sızıntı fazındaki hemokonsantrasyonu; proteinüri ise hantavirüse özgü renal hasarı gösterir.
3
Ayırıcı tanıda coğrafi bölgeyi kullan.
Zonguldak bölgesi Türkiye'de Hantavirüs (özellikle Puumala ve Dobrava tipleri) için ana odak noktasıdır.
Zoonotik enfeksiyonlarda maruziyet yeri ve vektör ekolojisi tanısal değer taşır.

Anahtar Kavram

Hantavirüs - Böbrek Sendromlu Kanamalı Ateş (HFRS) Triadı: Ateş, Kanamalı Diatez (flushing/peteşi) ve Akut Böbrek Hasarı.

Daha Fazla Pratik

Hantavirüs enfeksiyonunun 5 klinik evresini (Febril, Hipotansif, Oligürik, Diüretik, Nekahat) ve bu evrelerde beklenen laboratuvar değişikliklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru →

4242 yaşında hayvancılıkla uğraşan erkek hasta, sağ ön kolunda yaklaşık 55 gün önce kaşıntılı bir kabarıklık olarak başlayan lezyonun giderek genişlemesi ve ortasının siyahlaşması şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede; sağ ön kolda 3 cm3\text{ cm} çapında, ağrısız, ortası siyah nekrotik bir skar (eskar) ve çevresinde belirgin non-pitting (basmakla iz bırakmayan) ödem saptanıyor. Hastanın kolunda ve koltuk altında palpasyonla ağrısız lenfadenopati mevcut. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deri şarbonu

Cevap

Deri şarbonu
Deri şarbonu, Bacillus anthracis sporlarının deri yoluyla alınmasıyla oluşur. En tipik klinik bulgusu; başlangıçta kaşıntılı bir papül olarak başlayıp hızla vezikülleşen ve ardından merkezinde ağrısız, siyah bir nekrotik doku (eskar) oluşturan lezyondur. Bu lezyonun çevresinde görülen yaygın ve belirgin ödem (malign ödem), şarbon toksinlerinin etkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mesleki maruziyetini ve klinik başlangıcını değerlendir.
Hayvancılıkla uğraşma öyküsü Bacillus anthracis için temel risk faktörüdür.
Zoonotik enfeksiyonlarda maruziyet tipi tanıda belirleyicidir.
2
Deri lezyonunun temel morfolojik özelliklerini analiz et.
Ağrısız karakter, siyah nekrotik merkez (eskar) ve belirgin perilezyonel ödem saptandı.
Şarbon toksinlerinden 'ödem faktörü' lokal olarak çok ciddi bir ödeme yol açarken, lezyonun ağrısız olması ayırt edici bir bulgudur.
3
Ayırıcı tanıdaki benzer görünümlü hastalıkları ekarte et.
Tularemi (ağrılı), Ektima (immün yetmezlikte) ve Erisipeloid (eskar yok) klinik olarak dışlandı.
Klinik tablo deri şarbonu için patognomonik özellikler sergilemektedir.

Anahtar Kavram

Deri şarbonunun klasik klinik sunumu: Ağrısız lezyon, siyah eskar ve belirgin ödem.
Soru 15Soru →

4242 yaşında hayvancılıkla uğraşan erkek hasta; yaklaşık 33 haftadır devam eden dalgalı ateş, gece terlemesi ve özellikle akşamları artan bel ağrısı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.5∘C38.5^\circ C, hepatosplenomegali ve sağ sakroiliak eklem üzerinde palpasyonla hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hafif lökopeni ve lenfositoz görülüyor. Bu hasta için en olası tanı olan Bruselloz ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanıda en duyarlı ve altın standart (gold standard) yöntem kemik iliği kültürüdür.

Cevap

Bruselloz tanısında kemik iliği kültürü en duyarlı ve altın standart yöntemdir.
Bruselloz tanısında kan kültürleri (özellikle kronik vakalarda) düşük duyarlılığa sahip olabilirken, bakterinin retiküloendotelyal sistemde (kemik iliği, karaciğer, dalak) birikmesi nedeniyle kemik iliği kültürü %85−95\%85-95 ile en yüksek duyarlılığı gösterir ve altın standart yöntem kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve epidemiyolojik bulguların analizi
Dalgalı ateş (febris undulans), HSM, sakroiliit ve hayvancılık öyküsü Brusellozu işaret eder.
Zoonotik enfeksiyonlarda hastanın mesleği ve spesifik komplikasyonlar (sakroiliit gibi) tanıya yaklaştırır.
2
Tanı yöntemlerinin karşılaştırılması
Rose Bengal tarama için, Wright testi rutin tanı için, kültür ise kesin tanı için kullanılır.
Kültür, etkenin bizzat gösterilmesini sağladığı için en kesin yöntemdir.
3
Altın standart yöntemin belirlenmesi
Kemik iliği kültürü %85-95 duyarlılıkla en güvenilir yöntemdir.
Brucella bakterileri retiküloendotelyal sistemde (kemik iliği dahil) yoğunlaştığı için burada üreme şansı kan kültüründen fazladır.

Anahtar Kavram

Bruselloz Tanı Prensipleri

Daha Fazla Pratik

Brusellozda kronikleşen vakalarda aglütinasyon testinin negatif gelmesi durumunda 'blokan antikorları' saptamak için Coombs'lu Wright testi istenmesi gerektiğini hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru →

3838 yaşında bir veteriner hekim; ani başlayan 40∘C40^\circ C ateş, titreme, yaygın miyalji ve şiddetli retroorbital baş ağrısı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökopeni (3.600/mm33.600/mm^3), trombositopeni (115.000/mm3115.000/mm^3) ve karaciğer enzimlerinde belirgin artış (ALT: 280U/L280 U/L, AST: 250U/L250 U/L) görülüyor. Akciğer grafisinde minimal interstisyel infiltrasyon izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut Q ateşi

Cevap

Vakadaki klinik bulgular ve mesleki risk göz önüne alındığında en olası tanı Akut Q ateşidir.
Akut Q ateşi, Coxiella burnetii tarafından oluşturulan bir zoonozdur. Özellikle veterinerler ve hayvancılıkla uğraşanlarda sık görülür. Klinik tabloda ani başlayan yüksek ateş, şiddetli retroorbital baş ağrısı, karaciğer enzimlerinde yükselme (granülomatöz hepatit) ve akciğer grafisinde yama tarzında atipik pnömoni infiltrasyonları karakteristik bir sunumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Yüksek ateş + Karaciğer enzim yüksekliği (hepatit) + Atipik pnömoni bulguları saptandı.
Q ateşinin akut fazında bu üçlü bulgu kombinasyonu patognomonik sayılabilecek kadar karakteristiktir.
2
Spesifik semptomların analizi
Şiddetli retroorbital baş ağrısı not edildi.
Retroorbital baş ağrısı, Q ateşi ve dang ateşi gibi spesifik enfeksiyonlarda ayırıcı tanıda önemli bir ipucudur.
3
Epidemiyolojik maruziyetin sorgulanması
Hastanın veteriner hekim olması hayvan (özellikle çiftlik hayvanları) temasını doğrular.
Coxiella burnetii enfeksiyonu genellikle enfekte hayvanların doğum materyalleri veya vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşır.

Anahtar Kavram

Akut Q ateşi (Coxiella burnetii) kliniğinde ateş, retroorbital baş ağrısı, hepatit ve atipik pnömoni birlikteliği esastır.

Alternatif Yöntem

Tanı için altın standart yöntem serolojidir (Faz II antijenlerine karşı IgM ve IgG artışı Akut Q ateşini gösterir).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru →

Bir yerleşim yerinde, kaynağı belirsiz su tüketimini takiben salgın şeklinde ortaya çıkan; ateş, boğaz ağrısı ve boyun bölgesinde ağrılı, büyüme eğiliminde olan, süpürasyon (cerahatlenme) gösterebilen lenfadenopati şikayetleri ile karakterize orofaringeal formdaki klinik tabloda en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Francisella tularensis

Cevap

Su kaynaklı salgınlarda orofaringeal form oluşturan etken Francisella tularensis'tir.
Francisella tularensis, özellikle kırsal bölgelerde kontamine suların tüketilmesi sonucu 'orofaringeal tularemi' tablosuna neden olur. Bu formda eksüdatif tonsillofarenjit ve boyunda büyük, ağrılı, süpürasyona (apseleşmeye) meyilli lenfadenopatiler görülür. Türkiye'de görülen tularemi salgınlarının en sık formu budur.

Adım Adım Çözüm

1
Bulaş yolunu analiz et
Su kaynaklı (water-borne) salgın saptandı.
Tularemi, özellikle Türkiye'de kontamine suların içilmesiyle orofaringeal formda salgınlar yapabilir.
2
Klinik bulguları değerlendir
Boğaz ağrısı ve süpüratif servikal lenfadenopati.
Orofaringeal tularemide boğazda eksüdatif farenjit ve boyunda belirgin, ağrılı, fluktuasyon veren lenfadenopatiler karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Su kaynaklı zoonotik salgınlarda ve orofaringeal lenfadenopati tablolarında ilk akla gelmesi gereken etken Francisella tularensis'tir.
Soru 18Soru →

3232 yaşında kanalizasyon işçisi olarak çalışan erkek hasta; 55 gündür devam eden yüksek ateş, titreme, şiddetli baldır ağrısı ve gözlerinde belirgin kızarıklık şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ateşi 39,239,2 ∘^{\circ} C, skleraları ikterik saptanıyor ve her iki gözde bilateral konjonktival süfüzyon izleniyor. Laboratuvar incelemesinde; total bilirubin 8,48,4 mg/dL, kreatinin 2,82,8 mg/dL, AST 120120 U/L ve ALT 110110 U/L olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Leptospiroz

Cevap

Sunulan klinik tablo (konjonktival süfüzyon, ikter, renal yetmezlik ve şiddetli miyalji) ile en olası tanı Leptospiroz'dur.
Doğru seçenek olan enfeksiyon, tipik olarak enfekte hayvanların (özellikle kemirgenlerin) idrarıyla kirlenmiş su ve toprakla temas sonucu bulaşır. Hastada görülen konjonktival süfüzyon (gözlerde damarlanma artışı ancak akıntı olmaması), şiddetli baldır hassasiyeti ve böbrek yetmezliği ile birleşen sarılık tablosu (Weil Sendromu), bu zoonozun en klasik sunumudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mesleki maruziyetini ve klinik bulgularını değerlendir.
Kanalizasyon işçiliği (rodent idrarı ile temas riski) ve yüksek ateş belirlendi.
Zoonotik enfeksiyonlarda maruziyet öyküsü tanı için kritiktir.
2
Spesifik fizik muayene bulgusu olan konjonktival süfüzyonu analiz et.
Patojenomik olmasa da leptospiroz için oldukça spesifik bir bulgu olan pürülansız konjonktival kızarıklık saptandı.
Konjonktival süfüzyon, leptospirozun septisemik fazında sık görülür.
3
İkter, renal yetmezlik ve miyalji birlikteliğini (Weil Sendromu) yorumla.
Ağır seyreden leptospiroz formu olan Weil sendromuna ulaşıldı.
Leptospira interrogans enfeksiyonunun ağır formunda hepatorenal tutulum izlenir.

Anahtar Kavram

Leptospiroz'un ikterik formu olan Weil Sendromu'nda konjonktival süfüzyon, sarılık ve akut böbrek hasarı görülür.

Daha Fazla Pratik

Leptospiroz tanısında altın standart testin Mikroskobik Aglütinasyon Testi (MAT) olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru →

3535 yaşında erkek hasta; bir pet-shopta kuş kafesi temizliği işine başladıktan 22 hafta sonra ani başlayan 39.5∘C39.5^\circ C ateş, titreme, şiddetli frontal baş ağrısı ve kuru öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde nabız 74/dakika74/dakika ölçülüyor. Batın muayenesinde splenomegali saptanıyor. Akciğer grafisinde her iki alt lobda yamasal interstisyel infiltrasyonlar izleniyor. Bu hasta için en olası tanı hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Psitakoz

Cevap

Psitakoz
Psitakoz tanısı, hastanın pet-shoptaki kuşlarla temas öyküsü, yüksek ateşe rağmen nabzın düşük olması (relatif bradikardi), atipik pnömoni bulguları ve fizik muayenedeki splenomegali ile tam uyum sağlamaktadır. Splenomegali, diğer atipik pnömoni etkenlerinden ziyade Psitakoz'da daha sık görülen ayırıcı bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın maruziyet öyküsünü değerlendir.
Pet-shopta kuş kafesi temizliği (papağan, muhabbet kuşu vb.) Psitakoz (Chlamydia psittaci) için spesifik bir risk faktörüdür.
Zoonotik enfeksiyonlarda spesifik hayvan teması tanıda en kritik ipucudur.
2
Klinik triadın varlığını kontrol et.
Atipik pnömoni + Relatif bradikardi (Faget belirtisi) + Splenomegali kombinasyonu saptandı.
Bu kombinasyon Psitakoz, Tifo ve bazı durumlarda Lejyoner hastalığı için karakteristiktir ancak kuş teması Psitakoz'u ön plana çıkarır.
3
Ayırıcı tanıda diğer zoonotik etkenleri ele.
Q ateşinde kuş yerine çiftlik hayvanı teması, Tularemide kene/tavşan teması ve hiler LAP beklenir.
Bulaş yolu ve eşlik eden sistemik bulgular tanıyı netleştirir.

Anahtar Kavram

Psitakoz, kuş teması sonrası gelişen, relatif bradikardi ve splenomegalinin eşlik edebildiği bir atipik pnömoni tablosudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru →

3838 yaşında erkek hasta; 55 gündür devam eden yüksek ateş, şiddetli kas ağrısı ve her iki göz kapağında belirgin şişlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünden yaklaşık 22 hafta önce bir av partisinde pişmemiş yaban domuzu eti yediği öğreniliyor. Fizik muayenesinde ateş 38.8∘C38.8^\circ C, bilateral periorbital ödem ve özellikle gastroknemius kaslarında belirgin hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde lökosit sayısı 15.200/μL15.200/\mu L (hemogramda %2828 eozinofili mevcut), Kreatin Kinaz (CK) düzeyi 850U/L850 U/L (Normal: <170U/L170 U/L) ve laktat dehidrogenaz (LDH) yüksekliği saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trişinelloz

Cevap

Sunulan klinik tablo (yaban domuzu eti tüketimi, periorbital ödem, ateş, miyalji) ve laboratuvar bulguları (yüksek eozinofili ve CK yüksekliği) göz önüne alındığında en olası tanı Trişinelloz'dur.
Trişinelloz, özellikle Trichinella spiralis ile enfekte olmuş domuz veya yaban domuzu etlerinin çiğ veya az pişmiş olarak tüketilmesiyle bulaşır. Hastalığın sistemik fazında larvaların kaslara göçü sırasında periorbital ödem, ateş, şiddetli kas ağrıları (özellikle gastroknemius, maseter ve interkostal kaslar) gelişir. Laboratuvarda eozinofili ve kas tutulumuna bağlı olarak CK (Kreatin Kinaz) yüksekliği patognomonik sayılabilecek kadar karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Ateş, periorbital ödem ve şiddetli kas hassasiyeti (miyalji) saptandı.
Bu üçlü bulgu, belirli parazitik ve zoonotik hastalıklar için karakteristik bir kombinasyondur.
2
Maruziyet öyküsünü analiz et
Hastanın yaban domuzu eti (vahşi av eti) tüketimi öyküsü olduğu belirlendi.
Trichinella spiralis larvalarının en önemli kaynağı iyi pişmemiş domuz veya vahşi hayvan etleridir.
3
Laboratuvar bulgularını yorumla
Belirgin eozinofili ve CK (kas yıkım enzimi) yüksekliği mevcut.
Larvaların kaslara yerleşmesi miyozite yol açarak CK yükselmesine neden olur; parazitik invazyon ise tipik olarak eozinofiliyi uyarır.
4
Ayırıcı tanı ve kesinleştirme
Trişinelloz tanısı tüm klinik ve laboratuvar bulgularıyla uyumludur.
Diğer zoonozlarda (Leptospiroz, Tularemi vb.) bu klinik triad ve maruziyet şekli bir arada görülmez.

Anahtar Kavram

Trişinelloz'da tipik klinik prezentasyon: Kontamine et tüketimi sonrası periorbital ödem, miyalji, ateş ve laboratuvarda eozinofili ile CK yüksekliğidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Zoonotik Enfeksiyonlar Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin